RPG Konu Biz Değiliz


GBB

👑
Katılım
2 Tem 2023
Konular
62
Mesajlar
9,292
Beğeni sayısı
2,877
PG Nakit
625
d5xhs3q.png


Kameralar bir süre ringin dışında bulunan ve bu hafta sonu sahibini bulacak olan Seattle Cup'ı çekiyor. Ardından bir müzik duyuluyor.


7jhrhki.png


No Surprises duyuluyor ve Finn Balor girişte gözüküyor. Balor ağır adımlarla ringe doğru ilerliyor. Kendisine olumlu tepkiler var. Çelik basamakları geçiyor ve ringe giriyor. Zaman kaybetmeden kenardan mikrofon alıyor.

Finn Balor: Kariyerim boyunca birçok lakaba sahip oldum. Bazen beni bir prens olarak çağırdılar, bazen de iblis dediler. Ama son birkaç yıldır kimsenin yüksek sesle yüzüme söylemeye cesaret edemediği başka bir sıfatım daha var. "Kıl payı kaçıran adam." Buraya Judgment Day ile birlikte ilk adım attığım zamanı hatırlıyorum. Bambaşka hayaller ile yola çıkmıştım. İstediğimiz gibi olmadı. Survivor Series 2024 gecesini hatırlıyor olmalısınız. Gecenin ana olayında Judgment Day ve karşısında Wyatt Family. O ringin ortasında, o kaosun içinde ayakta kalan tek adam olmaya sadece saniyeler uzaktaydım. Bir nefes kadar yakındım. Ama Bray Wyatt bir çıkış yolu buldu ve zaferi benim parmak uçlarımdan söküp aldı. Aslında o gece başladı bu lanet... Devamı ise bildiğiniz üzere ip söküğü gibi geldi. Peki ya sonra? Ben sadakat dedikçe, ben aile dedikçe bu sektör benden parçalar koparmaya devam etti. O çantayı, içindeki o altın bileti tutup Dominik’in avuçlarına bıraktım. Kendi geleceğimi, kendi hayallerimi o çocuğun önüne serdim. Çünkü bazen ailen için fedakarlık yapman gerekir. Fakat ben fedakarlık yaptıkça üstüme eklenen o yük üzerime öyle bir bindi ki ruhumun ezildiğini hissettim. Ve kabul ediyorum... Yenildim. O gün bu şirketten, bu ringlerden, sizlerden arkama bakmadan çekip gittim. Karanlık bir boşluğa düştüm. Hayatımın en kötü zamanları olarak nitelendirebileceğim bir yıl geçirdim.

Balor iplere yaslanıyor.

Finn Balor: Ardından geri geldim. Sanki hiçbir şey olmamış gibi. En azından öyle davranmak istedim. Öyle davranırsam bazı şeyleri daha kolay atlatabilirim diye düşündüm. Önce kendimi inandırırsam diğerlerini inandırmama gerek kalmaz diye düşündüm. Fakat öyle olmadı. Keşke öyle olsaydı ama olmadı. Bir yıl önce nasıl bıraktıysam aynı şekilde devam etti. Kalanını zaten çok iyi biliyorsunuz. Anlatmama gerek var mı? Ardı arkası kesilmeyen mağlubiyetler ve bitmek bilmeyen bir aşağılanma. Bunun nasıl gerçekleştiğinin bir önemi yok. Bazen dikenli bir ayakkabıyla, bazen bir muştayla, bazen bir yok sayılmayla veya bazen kendi kendini ringin dışına yollayarak... Fakat burada daha fazla bahane saymayacağım. O noktayı çoktan geçtik. Bahanelere sığınacak durumda değilim. Değilim çünkü işin sonunda yine sadece ama sadece kıl payı kaçıran adamım. Bir şampiyon, kazanan veya galip değilim.

Balor biraz geriye doğru gidiyor.

s19qxai.png


Finn Balor: Ama biliyor musunuz No Way Out gecesi Venis o demir parçasını suratıma indirdiğinde o metalin soğukluğunu dişlerimde hissettiğimde... Acı çekmedim. Güldüm. Çünkü o an her şey berraklaştı. Ben bu şirkete sadakat verdim ve karşılığında ihanet aldım. Ben fedakarlık verdim ve karşılığında aşağılanma aldım. Ben sustum ve onlar bittim sandı. WrestleMania'da o Seattle Cup maçı için o ringe girdiğimde karşınızda o tırnaklarıyla kazıyan, o çabalayan, o neredeyse kazanan adam olmayacak. Oraya iki yıllık birikmiş bir kinle, bir yıllık sessizliğin gürültüsüyle geleceğim. Sami ve Val... Onlar WrestleMania'nın ana olayında, spot ışıklarının altında o kemer için vals yaparken gölgelerden çıkıp bir karabasan gibi üstlerine çökeceğim. İşte o zaman "gerçek" hikaye tamamlanmış olacak.

Balor ringin dışında bulunan Seattle Cup'a bakıyor.

Finn Balor: Fakat dürüst olalım... Eğer Seattle’da o kupa ellerimde yükselmezse bilin ki Finn Balor için bu yolun sonuna gelinmiş demektir. Eğer bu sefer de "neredeyse" dersem, bir daha asla "buradayım" diyemem. Daha fazla sabrım ve direncim kalmadı. Bu bir tehdit değil, bu bir vaat de değil. Bu son nefesini vermek üzere olan bir adamın son kumarı. Eğer o gün o ringde yeniden hayal kırıklıkları içinde yerde yatacaksam bu kapıdan son kez çıkıp giderim ve bir daha-

3obl41v.png


Fakat bir müzik Balor'ın konuşmasını bölüyor.​
 
Oynadığınız Karakterin Adı
Finn Balor
Son düzenleme:

Hacken

Bret Hart
Katılım
2 Tem 2023
Konular
37
Mesajlar
10,520
Beğeni sayısı
2,801
PG Nakit
765
Favori Güreşçi
Bret Hart
RPG Karakteri
Maxwell Jacob Friedman
Dig Deep!!!




MJF, stage’de göründükten sonra reaksiyon veren seyirciyi süzüyor. İki üç adım volta attıktan sonra konuşmaya başlıyor:


629275793_1500304665436185_1285608820228261848_n.jpg



Maxwell Jacob Friedman: “Almost” Finn Balor... Güreşseverlerin sana takmak isteyeceği lakabı onlara vermişsin Finn. Burada herkes çok şey yaşıyor. Seninkiler sadece fazla dramatik. Bak bana; şirkete adımımı attım, yükselerek devam ettim. Önce geçen sene Mexico City Cup'ı kazandım. İki kemere meydan okuma hakkı elde ettim. Dark STG’yi yenip sağ omuzuma Pure Championship’ı; ardından Ospreay’i yenip sol omzuma da TV Championship'i koydum. Güç gösterisi yaptım, hem kemerleri hem PGW’yu yükselttim. Ama sonra ne oldu? Bir gecede iki maça çıkarıldım ve kemerlerimi kaybettim. Sakatlandım, yine güçlü bir şekilde döndüm. Zamanında güreşin kurtulmasını sağlayan fakat şu günlerde batık bir gemi olan Ring Of Honor’da maça çıktım, hiç gocunmadan. ROH World Championship’i kazandım. Bray Wyatt mitine kafa tuttum, kimsenin önemsemediği şirketin ana kemeri için meydan okumasını sağladım ve onu yendim Finn. PGW kemerini ondan söküp almak için mücadele ederken, güreşe ve buraya verdiği zararın kalıcı olarak önüne geçmeye karar verdim. Büyük oynadım ve mağlup oldum. Fark etmez, nasıl kazandığını herkes gördü. Zaten ondan sonra da dikiş tutturamadı. Kemeri kaybetti. Bir gün arayla yine maça çıkartıldım ve ROH kemerini kaybettim. Öfkelendim, çünkü bana saygı duyulmadığını hissettim. PGW tarafında ise Wyatt’ın başka bir sürümü olan Dark STG’ye karşı mücadele ettim. Asla Wyatt kadar güçlü değildi. Güle oynaya bir galibiyete gittim. Saçma sapan hileler ve büyüler gibi şeylerin olduğu anlamsız bir maçın ortasında zaferim gasp edildi. Kazanmıştım, her zaman kazanırım. Sonra ne oldu peki? Matt Morgan denilen iş bilmez herif önüme bir engel daha çıkardı. O süreçte bu kemeri (belindeki ROH kemerini gösteriyor) geri kazandım. ROH’a bir şans daha verdim. Yaptıkları rezilliği bir kez daha yapmaları hâlinde şirketin kapasına kilit vuracaklarının bilincindeler. Şimdi ise belimde ROH kemeri, elimde Seattle Cup, arenadan ayrılmak için saatleri sayıyorum. Senin aksine ben, bunun olacağını biliyorum. “Olmazsa şunu yaparım, olmazsa buradan giderim” tarzı cümleleri kurmak, şüphesiz ki şu an bulunduğun noktaya gelmen sebep olan ana şey.


(Ringe doğru yürüyerek konuşmasını sürdürüyor)


MJF-promo.jpg



Maxwell Jacob Friedman: Burası The O.C. seti olsaydı, senin drama hikâyelerinin bir gücü olurdu Finn. Sen, 2014 yılındaki Daniel Bryan değilsin, dünya çapında şov düzenleyerek babasının kemerini destansı bir şekilde kazanan Cody Rhodes değilsin. Sen Rock’NRolla Finn’din. Ülkenden on bin kilometre ötede devrim gerçekleştiren bir güreşçiydin. Fakat konuşmalarından anlıyorum ki: Bir ailenin yolda gördüğünde karşı kaldırıma geçeceği adam hâline gelmişsin. Bunu korkudan veya paspal olduğundan yapmazlar, sana acırlar. Eğer ki sen de bu acıtasyondan keyif alıyorsan haberin olsun; Mickey Rourke, aynı karakter ile Oscar’ı rol yaparak kazandı. Sen ise bunu gerçekten yaşıyorsun. Ve bu, seni özel yapmıyor Finn; bir kaybeden yapıyor.



(Konuşma esnasında ringe girmiş olan MJF, konuşması bitince Finn’e yaklaşıp gözlerinin içine bakıyor.)


@GBB
 

GBB

👑
Katılım
2 Tem 2023
Konular
62
Mesajlar
9,292
Beğeni sayısı
2,877
PG Nakit
625
Balor, MJF’in gözlerinin tam içine bakarken yüzünde ne bir öfke ne de bir şaşkınlık belirtisi var. MJF gözlerini ayırmadan Balor'a bakıyor bir süre boyunca. Balor bir adım geriliyor ve yüzünde neredeyse ürpertici bir gülümseme beliriyor. Mikrofonu yavaşça dudaklarına götürüyor.

ti61dt4.png


Finn Balor: Maxwell... Kariyerini bir alışveriş listesi gibi okuman gerçekten etkileyici. Kaç kemer kazandığını, kaç kişiyi devirdiğini hepimiz biliyoruz. Ama senin anlamadığın bir şey var. Sen başarılarını sayarken ben kaybettiğim her saniyenin hesabını tutuyordum. Bu bir oyun değil. Bu bir hikaye değil. Az önce hikaye dediğime bakma. Ben Sami Zayn değilim. Bu bir ölüm kalım savaşı. Ben Val Venis değilim. Ben MJF değilim. Sen veya diğerleri spot ışıkları altında yürürken ben o karanlıkta tırnaklarımla duvarları kazıyordum. En başından beri! En başından beri. 20 yıl önce de şimdi de! "Real Rock 'n' Rolla" ha? Bu sana ve senin gibi o dönemi izlemiş hayranlara bir şeyler ifade ediyor olabilir. Benim için ise sadece başarısızlık ve kabullenmeyi ifade ediyor. Siktiğimin şirketinde ana olaydan ana olaya koşmam gerekirken gerçekten Jr. Heavyweight potasında olmayı mı hak ediyordum? Fakat ben pes etmedim. Hiçbir zaman etmedim. Bana acıdıklarını mı söylüyorsun? Güzel. Bırak acısınlar. Çünkü bir insana acıdığında gardını düşürürsün. Seattle’da o ringe girdiğimizde şu an belini süsleyen o parlak cilalı kemerin veya istatistiklerin benim öfkem karşısında hiçbir işe yaramayacak. Sen kazanacağını biliyorsun Maxwell ama kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış bir adamın neler yapabileceğini bilmiyorsun. O kupa ellerimde yükseldiğinde senin o kibirli suratındaki ifadenin tek bir adı olacak...

Balor yavaşça MJF'e doğru yaklaşıyor ve fısıldar gibi ama tüm arenanın duyacağı bir tonda sesleniyor.

Finn Balor: Kıl payı kaçıran adam.

c3m1edp.png


Balor mikrofonu yere bırakıyor. Balor'ın giriş müziği duyuluyor. İki isim WrestleMania öncesi Seattle Cup'ın gölgesinde birbirlerine bakmaya devam ediyor. Ringdeki gerilim arenadaki uğultuyla birleşirken kameralar bu görüntülerle kapanıyor.​
 
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi