- Katılım
- 3 Tem 2023
- Konular
- 696
- Mesajlar
- 1,027
- Beğeni sayısı
- 202
- PG Nakit
- 8,590
- Favori Güreşçi
- Tomohiro Ishii
--Geçen sefer 2008 New Japan Cup zaferinizden ve ardından Shinsuke Nakamura ile yaptığınız IWGP Ağırsiklet Şampiyonası maçından bahsetmiştik. Kaybettiniz ama All Japan Champion Carnival'a doğru ilerlerken motivasyonunuz yerindeydi.
Tanahashi: O Champion Carnival için gerçekten heyecanlıydım. O dönemde, evet bu 'Keiji Muto'nun All Japan'ıydı, ama federasyonda hala Giant Baba'nın havası vardı ve orada tam bir yabancı olduğumu hissediyordum.
--Carnival, her biri beş güreşçiden oluşan iki bloktan oluşuyordu ve siz A bloğundaydınız. Grup maçlarınız başlamadan önce, 5 Nisan'da Suwama ve Manabu Soya ile takım maçında karşılaştınız. Yanınızda çok genç bir Tetsuya Naito'yu getirdiniz.
Tanahashi: Bu Naito için iyi bir tecrübeydi sanırım. Gendiydi, New Japan'a tonlarca sevgi ve sadakati vardı, başka bir şirkete karşı değerini göstermek istiyordu. O senaryoda iyi bir partnerdi.
--Naito, o maçta rakiplerinden çok sizin farkında olduğunuzu söylemişti.
Tanahashi: Bunu ilk kez duyuyorum! O zaman bir handicap maçı gibiymiş!
--Kazandıktan sonra, turnuvada 'erken zafer partisi' ilan edip 'I love you!' repliğinizi söyleyerek epey tepki topladınız.
Tanahashi: Doğru. Daha önce ortamı okumaktan bahsetmiştim, işte bu da oydu. Ben yabancıydım ve cazibe de burada, böyle bir durumdaki kimya. Ana turnuvadaki yabancı adam. Bu yüzden olabildiğince çok yuhalanmak istedim.
--Onları avucunuzun içine almıştınız.
Tanahashi: Oh insanlar benden nefret ediyordu. Arkadaşım, şovmen Yurioka ChotoQ bile orada bir fan olarak vardı. Yuhalamıyordu, ama kendi kendine 'Tanahashi, hiç şansın yok...' derken yakalandı. Ama evet. Bu sefer tüm bunları seviyordum. Ne kadar tepki o kadar iyi.
--A bloğunda Taiyo Kea, Satoshi Kojima, Keiji Muto ve Toshiaki Kawada ile birlikteydiniz. Yani hepsi eski Triple Crown Şampiyonu ve hepsi o sırada gerçekten ev sahibi takımı temsil ediyordu.
Tanahashi: Tüm o maçlar çok eğlenceliydi.
--6 Nisan'daki Kea ile ilk maçınız bir High Fly Flow ile bitti, ama ondan önce bir low blow yaptınız. Bir yıl önce Tokyo Dome'daki maçtan çok farklı bir tarzdı.
Tanahashi: Tam o low blow'dan önce, çok sert bir backdrop suplex yedim. Boynuma çok kötü geldi, ama bu bana 'tamam, bu sefer işler farklı' dedirtti ve içimde bir ateş yaktı. O eski usul All Japan head drop ortamında olmak bir çeşit ateşle sınavdan geçmek gibiydi.
--Kea Baba döneminden geliyordu, bu yüzden hala o King's Road stilini saygıyla uyguluyordu.
Tanahashi: Ve low blow da, rakibimin belirlediği tempoyu bozma girişimiydi. O head drop turne boyunca beni gerçekten mahvetti, ama o egoist yanımı sergilemek zorundaydım, bu yüzden göstermemeye çalıştım.
--Ertesi gece, Keiji Muto ile 30 dakikalık berabere kaldınız. Onunla 2005'teki ve sizin tamamen bitik düştüğünüz maçınızla karşılaştırıldığında çok farklı bir senaryoydu.
Tanahashi: Gerçekten 30 dakika gibi gelmedi, ki bu da maçın kalitesinin göstergesi bence. Muto ile ilgili mesele şu, onun en büyük güçleri herkesin zayıflığıdır. Ne olursa olsun, onun maçları her zaman 'Muto maçları'dır. 2005 maçında kesinlikle durum buydu. Ama bence Carnival'dan önce Mart ayında yaptığımız takım maçı, beni ciddiye almaya başladığı andı ve bu, bu maçta zihinsel olarak dağılmadığım anlamına geliyor.
--Mart ayında Muto ile o poz verme yarışı durumu yaşamıştınız. Sizce bu, ikinizi bu maça daha eşit şartlarda getirdi.
Tanahashi: Ama o maçın son üç dakikasında temposu gerçekten arttı, gerçekten hükmetti. Asıl çıkarım şuydu; eğer maş bir iki dakika daha uzun sürseydi, Muto alırdı.
--Çan, Muto Moonsault'u yapmak üzereyken çaldı.
Tanahashi: Çan tarafından kurtarıldım, heh. Yani yıllar öncesine göre daha eşit şartlardaydık, ama mesaj açıktı: Muto, hesaba katılması gereken güçtü.
--Maçtan sonra Muto'nun yorumu 'Tanahashi gerçekten büyük ilerleme kaydetti, bunu söylemekten memnun olduğum için değil' şeklindeydi.
Tanahashi: Ondan gelen bu bir övgüdür. Biliyorsunuz, sonuçta karşınızda bu kadar güçlü bir kişilik ve varlık varken, eğer diğer tarafta kendi aurınız kısmen sağlam çıkabiliyorsanız, bu bir kazançtır.
Tanahashi: O Champion Carnival için gerçekten heyecanlıydım. O dönemde, evet bu 'Keiji Muto'nun All Japan'ıydı, ama federasyonda hala Giant Baba'nın havası vardı ve orada tam bir yabancı olduğumu hissediyordum.
--Carnival, her biri beş güreşçiden oluşan iki bloktan oluşuyordu ve siz A bloğundaydınız. Grup maçlarınız başlamadan önce, 5 Nisan'da Suwama ve Manabu Soya ile takım maçında karşılaştınız. Yanınızda çok genç bir Tetsuya Naito'yu getirdiniz.
Tanahashi: Bu Naito için iyi bir tecrübeydi sanırım. Gendiydi, New Japan'a tonlarca sevgi ve sadakati vardı, başka bir şirkete karşı değerini göstermek istiyordu. O senaryoda iyi bir partnerdi.
--Naito, o maçta rakiplerinden çok sizin farkında olduğunuzu söylemişti.
Tanahashi: Bunu ilk kez duyuyorum! O zaman bir handicap maçı gibiymiş!
--Kazandıktan sonra, turnuvada 'erken zafer partisi' ilan edip 'I love you!' repliğinizi söyleyerek epey tepki topladınız.
Tanahashi: Doğru. Daha önce ortamı okumaktan bahsetmiştim, işte bu da oydu. Ben yabancıydım ve cazibe de burada, böyle bir durumdaki kimya. Ana turnuvadaki yabancı adam. Bu yüzden olabildiğince çok yuhalanmak istedim.
--Onları avucunuzun içine almıştınız.
Tanahashi: Oh insanlar benden nefret ediyordu. Arkadaşım, şovmen Yurioka ChotoQ bile orada bir fan olarak vardı. Yuhalamıyordu, ama kendi kendine 'Tanahashi, hiç şansın yok...' derken yakalandı. Ama evet. Bu sefer tüm bunları seviyordum. Ne kadar tepki o kadar iyi.
--A bloğunda Taiyo Kea, Satoshi Kojima, Keiji Muto ve Toshiaki Kawada ile birlikteydiniz. Yani hepsi eski Triple Crown Şampiyonu ve hepsi o sırada gerçekten ev sahibi takımı temsil ediyordu.
Tanahashi: Tüm o maçlar çok eğlenceliydi.
--6 Nisan'daki Kea ile ilk maçınız bir High Fly Flow ile bitti, ama ondan önce bir low blow yaptınız. Bir yıl önce Tokyo Dome'daki maçtan çok farklı bir tarzdı.
Tanahashi: Tam o low blow'dan önce, çok sert bir backdrop suplex yedim. Boynuma çok kötü geldi, ama bu bana 'tamam, bu sefer işler farklı' dedirtti ve içimde bir ateş yaktı. O eski usul All Japan head drop ortamında olmak bir çeşit ateşle sınavdan geçmek gibiydi.
--Kea Baba döneminden geliyordu, bu yüzden hala o King's Road stilini saygıyla uyguluyordu.
Tanahashi: Ve low blow da, rakibimin belirlediği tempoyu bozma girişimiydi. O head drop turne boyunca beni gerçekten mahvetti, ama o egoist yanımı sergilemek zorundaydım, bu yüzden göstermemeye çalıştım.
--Ertesi gece, Keiji Muto ile 30 dakikalık berabere kaldınız. Onunla 2005'teki ve sizin tamamen bitik düştüğünüz maçınızla karşılaştırıldığında çok farklı bir senaryoydu.
Tanahashi: Gerçekten 30 dakika gibi gelmedi, ki bu da maçın kalitesinin göstergesi bence. Muto ile ilgili mesele şu, onun en büyük güçleri herkesin zayıflığıdır. Ne olursa olsun, onun maçları her zaman 'Muto maçları'dır. 2005 maçında kesinlikle durum buydu. Ama bence Carnival'dan önce Mart ayında yaptığımız takım maçı, beni ciddiye almaya başladığı andı ve bu, bu maçta zihinsel olarak dağılmadığım anlamına geliyor.
--Mart ayında Muto ile o poz verme yarışı durumu yaşamıştınız. Sizce bu, ikinizi bu maça daha eşit şartlarda getirdi.
Tanahashi: Ama o maçın son üç dakikasında temposu gerçekten arttı, gerçekten hükmetti. Asıl çıkarım şuydu; eğer maş bir iki dakika daha uzun sürseydi, Muto alırdı.
--Çan, Muto Moonsault'u yapmak üzereyken çaldı.
Tanahashi: Çan tarafından kurtarıldım, heh. Yani yıllar öncesine göre daha eşit şartlardaydık, ama mesaj açıktı: Muto, hesaba katılması gereken güçtü.
--Maçtan sonra Muto'nun yorumu 'Tanahashi gerçekten büyük ilerleme kaydetti, bunu söylemekten memnun olduğum için değil' şeklindeydi.
Tanahashi: Ondan gelen bu bir övgüdür. Biliyorsunuz, sonuçta karşınızda bu kadar güçlü bir kişilik ve varlık varken, eğer diğer tarafta kendi aurınız kısmen sağlam çıkabiliyorsanız, bu bir kazançtır.
