- Katılım
- 3 Tem 2023
- Konular
- 696
- Mesajlar
- 1,027
- Beğeni sayısı
- 204
- PG Nakit
- 8,590
- Favori Güreşçi
- Tomohiro Ishii
--En son, 4 Ocak 2007 tarihli ilk Wrestle Kingdom ve Taiyo Kea ile yaptığın maç hakkında konuşmuştuk. Ardından Şubat ayında Ryogoku'da Koji Kanemoto ile karşılaştın. Kanemoto bir junior heavyweight’ti, ama yine de bir önceki yılın G1’inde ilk dörde girmişti ve bu junior heavyweight gururunu IWGP Heavyweight kemerine meydan okurken de taşıdı. Kendisine neden böyle bir meydan okuma yaptığı sorulduğunda ise sadece “Çünkü Tanahashi şampiyon,” demişti.
Tanahashi: Bilirsin, o zamanlar hâlâ bu şampiyonluk işini öğrenme aşamasındaydım. İlk saltanatım olduğu için hâlâ deneme yanılma sürecindeydim. Ama sanırım Kanemoto, elimden gelenin en iyisini yaptığımı fark etti ve bu onu bir şekilde etkiledi.
--2013’te Prince Devitt, Kazuchika Okada’ya meydan okudu. 2020’de Hiromu Takahashi, EVIL’a çift IWGP kemeri için meydan okudu, El Desperado ve Kota Ibushi Anniversary’de karşılaşıp ilk IWGP World Heavyweight Şampiyonu olma hakkı için dövüştü. Ama bu tarz ilk meydan okuma buydu.
Tanahashi: Tarihî bir an değil miydi? Elbette geçmişte Jyushin Thunder Liger, Shinya Hashimoto ile karşılaşmıştı ama o zaman kemer ortada değildi. Şimdi bile bir junior ile heavyweight arasında tekli bir maç nadirdir, ama o zamanlar, hele ki kemer için, bu gerçekten olağanüstüydü.
--Bu, Kanemoto'nun o dönemde ne kadar popüler ve ne kadar yetenekli bir güreşçi olduğunu gösteriyor.
Tanahashi: Kesinlikle. Ve sanırım benim o dönemde salonun tamamı tarafından yuhalanmam da yardımcı oldu (gülüyor). İlk saltanatım, üçüncü nesil güreşçilerin yeniden ilgi görmeye başladığı bir dönemdi. Seyircilerin onlara olan desteği artmıştı. Bu durum, hikâye açısından da önemli bir etkendi bence.
--Maçla ilgili neler hatırlıyorsun?
Tanahashi: Onun darbe ve vuruşlarının hızı ve isabeti gerçekten etkileyiciydi. Kanemoto’nun, sahip olduğu dövüş ruhuyla olduğundan daha büyük görünmesini sağlayan bir yeteneği vardı. Ben ne kadar baskı kurmaya çalışsam, o da o kadar ateşleniyordu.
--O maçta açık el tokatlarını kullandın ve Kanemoto'nun Facewash hareketini yedin. Hem Tetsuya Naito hem de Shinsuke Nakamura senin açık el tokatlarının inanılmaz güçlü olduğunu söylediler.
Tanahashi: O benim gizli silahım! Son zamanlarda sol eli daha çok kullanıyorum ama iki elimle de kombinasyonlar yapabiliyorum. Tabii ki kendime vurmadım ama etkili olduklarını biliyorum. Çeneye düzgün bir darbe atarsan ciddi bir sersemletme etkisi yaratabilir.
--O maç için aranızdaki fiziksel farkı göstermek adına beş kilo almayı planlamıştın ama hastalanıp tekrar kilo verdin, doğru mu?
Tanahashi: Tam anlamıyla komedi! (gülüyor) Ama benim kilom hep dalgalanır. Yakın geçmişime bakarsan görürsün zaten.
--Üçüncü nesille olan mücadelen, 13 Nisan’da Osaka’da devam etti. New Japan Cup’ı kazanan Yuji Nagata ile karşılaştın.
Tanahashi: O dönemde üçüncü nesilden en ateşli olan Nagata’ydı. Gittiğimiz her salonda büyük "Nagata!" tezahüratları vardı. Geleneksel taraftarlar beni “gerçek NJPW’yi temsil etmiyor” diye görürken, Nagata onlar için “Bay Strong Style” idi. Beni yenip kemeri alacak kişi olarak ona bakıyorlardı.
--Nagata, o dönemde “çamura batmış olsam da taraftarlar hâlâ beni destekliyordu” demişti.
Tanahashi: Yuhalamalara karşı yüzümde cesur bir ifade vardı ama içten içe “Neden hâlâ ne kadar iyi olduğumu göremiyorlar?” diye kendime soruyordum. Bu tepkileri hâlâ anlayamıyordum. Ama Nagata’nın o dönemki havası çok büyüktü.
--Nagata, tarihî V10 şampiyonluk serisinin ardından zor zamanlar geçirmişti. Sana ve Nakamura’ya geçit veren bir isim gibi görülüyordu, biraz kaybolmuş gibiydi. Ama taraftarların desteği onu hem New Japan Cup zaferine hem de dört yıl sonra seni yenerek yeniden şampiyonluğa taşıdı. İki taraf için de büyük bir irade testiydi. Maçtan ne hatırlıyorsun?
Tanahashi: Gerçekten keyifli bir maçtı. Son dönemlerdeki hızlı tempolu, cilalı ana etkinliklere pek benzemiyordu ama duygu açısından çok yüklüydü ve seyirciyi içine çekmeyi başarmıştı. Yakın zamanda tekrar izledim ve “evet ya, güzel maçmış,” dedim.
--Yer oyunu yönüyle öne çıkan bir maçtı.
Tanahashi: Nagata’nın kuşağındaki adamlar hep rakibinden açık ara üstün olduklarını ispat etmeye çalışır. Bu eski okul yaklaşımıdır; Üç Silahşörler de öyleydi, özellikle Keiji Muto. Nagata ile yakın zamanda konuşmuştum, Muto'nun antrenmanlarda onu sırtına alıp hiç kıpırdatmadığını anlatmıştı.
--Sonunda Nagata, sol yüksek tekmesi ve ardından Backdrop Suplex ile seni tuş etti. Maç boyunca “New Japan” tezahüratları duyuldu ki bu Japonya’da çok nadirdir.
Tanahashi: Sadece “Nagata” değil, maç ve bizim için tezahürat yapıyorlardı. Düşününce, belki de seyircinin bana yeniden ısınmasının başlangıcı buydu. Toprağa atılan ilk tohumlar gibiydi.
--Sen ve Nagata, o dönem büyük ilgi gören bir eşleşmeydiniz.
Tanahashi: Kesinlikle. Güreşte seyircileri içine çeken üç ana unsur vardır: Takım ve grup savaşları, kuşaklar arası rekabet ve birebir rakiplikler. Bence NJPW, bir dönem bu üçünden de uzaklaştı. Büyük resme dair bir hikâye yerine, sadece “bir maç daha” mantığıyla kartlar hazırlanıyordu. Ben şampiyon olduktan sonra yavaş yavaş kartlar daha anlamlı hale gelmeye başladı. Her şeyi ben başlattım demek istemem ama bu sürece katkım olduysa ne mutlu bana.
--Ne yazık ki, 1 Mayıs’ta Korakuen’deki Wrestle Land etkinliğinde TARU ve Manabu Nakanishi ile yaptığın üçlü maçta sağ diz bağını incittin.
Tanahashi: Aslında o sakatlık Nagata maçında oldu. Maçtan sonra bir kutlama yemeğine gitmiştim, taksiden inince bir şeylerin ters olduğunu anladım. MCL, vücudun üst kısmının ağırlığını yumuşatmaya yarar, dolayısıyla orada bir hasar varsa gerçekten fark edersin. Sonunda bağın yarısını almak zorunda kaldılar. Birkaç hafta içinde hem MCL’imi hem de şampiyonluğumu kaybetmek zor bir darbe olmuştu, heh.
Tanahashi: Bilirsin, o zamanlar hâlâ bu şampiyonluk işini öğrenme aşamasındaydım. İlk saltanatım olduğu için hâlâ deneme yanılma sürecindeydim. Ama sanırım Kanemoto, elimden gelenin en iyisini yaptığımı fark etti ve bu onu bir şekilde etkiledi.
--2013’te Prince Devitt, Kazuchika Okada’ya meydan okudu. 2020’de Hiromu Takahashi, EVIL’a çift IWGP kemeri için meydan okudu, El Desperado ve Kota Ibushi Anniversary’de karşılaşıp ilk IWGP World Heavyweight Şampiyonu olma hakkı için dövüştü. Ama bu tarz ilk meydan okuma buydu.
Tanahashi: Tarihî bir an değil miydi? Elbette geçmişte Jyushin Thunder Liger, Shinya Hashimoto ile karşılaşmıştı ama o zaman kemer ortada değildi. Şimdi bile bir junior ile heavyweight arasında tekli bir maç nadirdir, ama o zamanlar, hele ki kemer için, bu gerçekten olağanüstüydü.
--Bu, Kanemoto'nun o dönemde ne kadar popüler ve ne kadar yetenekli bir güreşçi olduğunu gösteriyor.
Tanahashi: Kesinlikle. Ve sanırım benim o dönemde salonun tamamı tarafından yuhalanmam da yardımcı oldu (gülüyor). İlk saltanatım, üçüncü nesil güreşçilerin yeniden ilgi görmeye başladığı bir dönemdi. Seyircilerin onlara olan desteği artmıştı. Bu durum, hikâye açısından da önemli bir etkendi bence.
--Maçla ilgili neler hatırlıyorsun?
Tanahashi: Onun darbe ve vuruşlarının hızı ve isabeti gerçekten etkileyiciydi. Kanemoto’nun, sahip olduğu dövüş ruhuyla olduğundan daha büyük görünmesini sağlayan bir yeteneği vardı. Ben ne kadar baskı kurmaya çalışsam, o da o kadar ateşleniyordu.
--O maçta açık el tokatlarını kullandın ve Kanemoto'nun Facewash hareketini yedin. Hem Tetsuya Naito hem de Shinsuke Nakamura senin açık el tokatlarının inanılmaz güçlü olduğunu söylediler.
Tanahashi: O benim gizli silahım! Son zamanlarda sol eli daha çok kullanıyorum ama iki elimle de kombinasyonlar yapabiliyorum. Tabii ki kendime vurmadım ama etkili olduklarını biliyorum. Çeneye düzgün bir darbe atarsan ciddi bir sersemletme etkisi yaratabilir.
--O maç için aranızdaki fiziksel farkı göstermek adına beş kilo almayı planlamıştın ama hastalanıp tekrar kilo verdin, doğru mu?
Tanahashi: Tam anlamıyla komedi! (gülüyor) Ama benim kilom hep dalgalanır. Yakın geçmişime bakarsan görürsün zaten.
--Üçüncü nesille olan mücadelen, 13 Nisan’da Osaka’da devam etti. New Japan Cup’ı kazanan Yuji Nagata ile karşılaştın.
Tanahashi: O dönemde üçüncü nesilden en ateşli olan Nagata’ydı. Gittiğimiz her salonda büyük "Nagata!" tezahüratları vardı. Geleneksel taraftarlar beni “gerçek NJPW’yi temsil etmiyor” diye görürken, Nagata onlar için “Bay Strong Style” idi. Beni yenip kemeri alacak kişi olarak ona bakıyorlardı.
--Nagata, o dönemde “çamura batmış olsam da taraftarlar hâlâ beni destekliyordu” demişti.
Tanahashi: Yuhalamalara karşı yüzümde cesur bir ifade vardı ama içten içe “Neden hâlâ ne kadar iyi olduğumu göremiyorlar?” diye kendime soruyordum. Bu tepkileri hâlâ anlayamıyordum. Ama Nagata’nın o dönemki havası çok büyüktü.
--Nagata, tarihî V10 şampiyonluk serisinin ardından zor zamanlar geçirmişti. Sana ve Nakamura’ya geçit veren bir isim gibi görülüyordu, biraz kaybolmuş gibiydi. Ama taraftarların desteği onu hem New Japan Cup zaferine hem de dört yıl sonra seni yenerek yeniden şampiyonluğa taşıdı. İki taraf için de büyük bir irade testiydi. Maçtan ne hatırlıyorsun?
Tanahashi: Gerçekten keyifli bir maçtı. Son dönemlerdeki hızlı tempolu, cilalı ana etkinliklere pek benzemiyordu ama duygu açısından çok yüklüydü ve seyirciyi içine çekmeyi başarmıştı. Yakın zamanda tekrar izledim ve “evet ya, güzel maçmış,” dedim.
--Yer oyunu yönüyle öne çıkan bir maçtı.
Tanahashi: Nagata’nın kuşağındaki adamlar hep rakibinden açık ara üstün olduklarını ispat etmeye çalışır. Bu eski okul yaklaşımıdır; Üç Silahşörler de öyleydi, özellikle Keiji Muto. Nagata ile yakın zamanda konuşmuştum, Muto'nun antrenmanlarda onu sırtına alıp hiç kıpırdatmadığını anlatmıştı.
--Sonunda Nagata, sol yüksek tekmesi ve ardından Backdrop Suplex ile seni tuş etti. Maç boyunca “New Japan” tezahüratları duyuldu ki bu Japonya’da çok nadirdir.
Tanahashi: Sadece “Nagata” değil, maç ve bizim için tezahürat yapıyorlardı. Düşününce, belki de seyircinin bana yeniden ısınmasının başlangıcı buydu. Toprağa atılan ilk tohumlar gibiydi.
--Sen ve Nagata, o dönem büyük ilgi gören bir eşleşmeydiniz.
Tanahashi: Kesinlikle. Güreşte seyircileri içine çeken üç ana unsur vardır: Takım ve grup savaşları, kuşaklar arası rekabet ve birebir rakiplikler. Bence NJPW, bir dönem bu üçünden de uzaklaştı. Büyük resme dair bir hikâye yerine, sadece “bir maç daha” mantığıyla kartlar hazırlanıyordu. Ben şampiyon olduktan sonra yavaş yavaş kartlar daha anlamlı hale gelmeye başladı. Her şeyi ben başlattım demek istemem ama bu sürece katkım olduysa ne mutlu bana.
--Ne yazık ki, 1 Mayıs’ta Korakuen’deki Wrestle Land etkinliğinde TARU ve Manabu Nakanishi ile yaptığın üçlü maçta sağ diz bağını incittin.
Tanahashi: Aslında o sakatlık Nagata maçında oldu. Maçtan sonra bir kutlama yemeğine gitmiştim, taksiden inince bir şeylerin ters olduğunu anladım. MCL, vücudun üst kısmının ağırlığını yumuşatmaya yarar, dolayısıyla orada bir hasar varsa gerçekten fark edersin. Sonunda bağın yarısını almak zorunda kaldılar. Birkaç hafta içinde hem MCL’imi hem de şampiyonluğumu kaybetmek zor bir darbe olmuştu, heh.
