Çeviri: Ace's High #52


The Rainmaker

Zen Nihon
Katılım
3 Tem 2023
Konular
696
Mesajlar
1,027
Beğeni sayısı
204
PG Nakit
8,590
Favori Güreşçi
Tomohiro Ishii
--Geçen sefer ilk IWGP Ağırsiklet Şampiyonluğu zaferinden bahsetmiştik. O sonuçla birlikte şirketin yüzü haline geldin. O an senin için gerçek gibi geldi mi?


Tanahashi: Yani, NJPW o dönemde dünyayı ateşe vermiyordu belki ama aldığım röportaj sayısında net bir fark vardı. Ana akım medyada daha fazla yer bulmaya başladım. O kemer, başka bir ilgi seviyesine geçiş bileti gibiydi. Güreş hakkında hiçbir fikri olmayan insanlar bile bana bakıp “her ne yapıyorsa, o işte şampiyon bu herif” diyordu. Bu da bana daha fazla fırsat getirdi.


--Kemer için üçüncü denemende, altı yıl dokuz aylık bir çabanın sonunda ulaştın.


Tanahashi: Zamanlama açısından bence tam yerindeydi; ne çok erken ne çok geç. Garip olan şu ki, Lesnar IWGP kemerinin üçüncü jenerasyon tasarımına sahipti ama ayrıldığında fiziksel kemeri yanında götürdü. Ben ise ikinci nesil kemeri geçici olarak kullandım. O kemer benim için Shinya Hashimoto’yla çok güçlü bir şekilde bağdaşıyordu, bu yüzden arada tuhaf bir Gifu’lu hemşeri bağı vardı sanki.


--Ardından ilk G1 Climax turnuvana şampiyon olarak katıldın. 2005’te 16 katılımcı varken, 2006 turnuvasında sadece 10 kişi yer aldı. Bu da dönemin zor şartlarını gösteriyor.


Tanahashi: Bugün 20 kişilik gruplarla oynanan turnuvaları düşündüğünde —hatta 2020’de pandemide bile öyleydi— bu çılgınca geliyor. Ama daha az katılımcı, daha sıkışık bir takvim demekti; oldukça zorluydu.


--Turnuva 6 Ağustos’ta Manabu Nakanishi’yi yenerek başladı senin için. İki gün sonra Yokohama’da Jyushin Thunder Liger’a karşı 2-0 oldun. Ama ertesi gece Giant Bernard’a ve 10 Ağustos’ta Aichi’de hâlâ AJPW’yi temsil eden Satoshi Kojima’ya yenildin. Turnuvayı 2-2 tamamladın ve finale çıkamadın. Hangi maçlar senin için öne çıktı?


Tanahashi: Kesinlikle Kojima büyük bir izlenim bıraktı. O maçı kazansaydım finale çıkıyordum, ama bir “outsider”a (dışarıdan gelene) kaybetmek, hardcore (sıkı) taraftarların gözünde imajımı zedeledi sanırım. Zaten beni NJPW’yi temsil eden bir isim olarak görmeyen bazı taraftarlardan yuhalanıyordum. Bu kayıp da o algıyı besledi. Stilim de yardımcı olmadı; hâlâ alttan güreşen bir karakterdim, insanları tuşlarla veya ağır dayak yedikten sonra ani geri dönüşlerle yenen biriydim. Güçlü, ikna edici bir şampiyon gibi görünmüyordum.


--Kojima, bir Slingblade hamlesini havada yakalayarak Lariat ile karşıladı, sonra bir tane daha çakıp kazandı.


Tanahashi: Kaybetmeyi göze alamayacağın maçı kaybettim. Şampiyonsan ve dışardan gelen birine yeniliyorsan, o zaman en sadık Tanahashi taraftarlarını bile hayal kırıklığına uğratmışsındır. G1’da bu tür durumlar olur zaten.




--Tam bu dönemlerde High Fly Flow’u (Yüksekten Uçan Akış) bitirici hareket olarak kullanmaya başladın. Daha önce Slingblade ve Dragon Suplex kullanıyordun.


Tanahashi: Doğru. O yılın Haziran ayında High Fly Flow ismini koydum sanırım. İlk kez biriyle bu hareketle galip geldiğim maç, Toru Yano’ya karşı olandı.


--17 Haziran Yamato’da, Yuji Nagata’yla birlikte Yano ve Tomohiro Ishii’ye karşı mücadele ettiniz. Neden High Fly Flow’u bitirici olarak seçtin?


Tanahashi: Daha önce de arada sırada tepeden splash (vücut atlayışı) yapıyordum, ama neden başladım tam hatırlamıyorum. Bitirici olarak kullanma fikri, güreşi yeni izleyenlerin ilgisini çekmekle ilgiliydi. Etkileyici bir görüntü çünkü. 100 kilonun üzerindeki bir adamın, en yüksekten atlayarak rakibinin üzerine çakılması —güreşi ilk kez izliyorsan bile bu hareketin can yaktığını anlayabilirsin. Belki bazıları ‘yeterince havalı değil’ diyordu ama mesele hardcore izleyiciye değil, daha geniş kitlelere ulaşmaktı.


--Biraz “dünyaya karşı Tanahashi” gibi bir hava da vardı.


Tanahashi: Evet, öyleydi. Ayrıca bitiricinin her rakibe karşı kullanılabilir olması gerektiğini düşünüyorum. Eğer birini yere serebilirsem, High Fly Flow’u vurabilirim. Tıpkı Shawn Michaels’ın Sweet Chin Music’inin herkesi nakavt etmesi gibi.


--Tabii bu tarz frog splash’leri ilk kullanan sen değilsin. Kimi örnek aldın?


Tanahashi: En büyük ilhamım Eddie Guerrero’ydu. Hareketin o mükemmel formu... Özellikle Brock Lesnar’ı yenmek için o hareketi kullandığı an, benim için kalıcı bir etki yarattı.


--Ametalk! TV programında güreş konulu bölümde, senin High Fly Flow’unu, Kotetsu Yamamoto’nun geçmişteki splash’ine benzettiler ve formunuz neredeyse birebir aynıydı.


Tanahashi: Onu görmüştüm. Tarihi düşünmek ilginç. Ben her ne kadar eski kuşak izleyiciler için NJPW’yi temsil etmeyen biri olarak görülsem de, Yamamoto Antonio Inoki ile birlikte Strong Style’ın sembolüydü. Ama o da splash kullanıyordu.


--Peki “High Fly Flow” ismi nereden çıktı? Hani o “akışta olmak” duygusu gibi mi?


Tanahashi: Evet, biraz öyle. Maçın o noktaya gelişindeki ritimle ilgili aynı zamanda. Aslında ismi çok da düşünerek koymadım, bir anda geldi ama kulağa hoş geliyor ve hareketin ne olduğunu hemen anlıyorsun. Inoki’nin Cobra Twist’i gibi düşün —Japonca’da “Mannoji Gatame” denir ve bu isim, iki bedenin birbirine dolanıp bir Budist svastikasına benzemesinden gelir. O tür isimlendirmeler, yani marka yaratmak önemli bence.


--Ocak ayında TNA'de güreşmiştin ve seni “high flying star” (yüksekten uçan yıldız) diye anons etmişlerdi. Bu, High Fly Flow ismini etkiledi mi?


Tanahashi: Aa, o dönem bunu hiç düşünmemiştim. Neden öyle bir lakap taktıklarına dair hiçbir fikrim yok; öğrendiğimde “Ben ne zaman uçtum ki?” demiştim (gülüyor).
 
Konuyu ziyaret edenler (Toplam: 2)
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi