- Katılım
- 3 Tem 2023
- Konular
- 696
- Mesajlar
- 1,027
- Beğeni sayısı
- 204
- PG Nakit
- 8,590
- Favori Güreşçi
- Tomohiro Ishii
--Geçen sefer, ikinci IWGP şampiyonluk dönemin boyunca yaptığın ilk kemer savunmasından, 11 Kasım 2007'de Ryogoku’da Hirooki Goto’ya karşı yaptığın maçtan bahsetmiştik. Aynı gece, Shinsuke Nakamura da sakatlıktan dönüş yaptı ve Giant Bernard’la birlikte Yuji Nagata ve Manabu Nakanishi’ye karşı takım maçı yaptı. Nakamura maçı kazandı ve seni hedef aldı, ama Togi Makabe araya girince, 9 Aralık’ta Nagoya’da bir numaralı adaylık maçı yapıldı.
Tanahashi: Wrestle Kingdom 1’de Taiyo Kea ile yaptığım maç ana maçtan önceydi, yani 4 Ocak 2008, IWGP Heavyweight Şampiyonu olarak Tokyo Dome ana etkinliğinde yer aldığım ilk sefer olacaktı. O dönem ben, Goto, Nakamura ve Makabe için "NJPW’nin dört direği" deniliyordu.
--Nagata ve onun kuşağından sonraki yeni jenerasyonun taşıyıcılarıydınız.
Tanahashi: İlginç bir dönemdi. Şirket için bir dönüm noktasıydı ve benim kendi adıma da gelişim açısından önemliydi. Gerçekten de, bu dönemde artık her maçın etrafındaki durumu daha iyi okuyup ona göre bir plan yapmaya başladım.
--Yani bir performansçı olarak da ileri bir adım attın.
Tanahashi: Mesela, Temmuz 2005’te NOAH Tokyo Dome şovunda Takeshi Rikio ile yaptığım maçta, ring dışındaki durumu okuyamamıştım. Başkasının evinde konuk gibiydim, ama yine de her zamanki gibi elimden geleni yaparsam insanların bana destek vereceğini sanmıştım. Ama maç bu yüzden bayağı kötü geçmişti. İkinci şampiyonluk dönemime geldiğimizde ise, artık her maçın anlamını ve etrafındaki atmosferi daha iyi görebiliyordum.
--9 Aralık’ta sen Giant Bernard ile maç yaparken Nakamura da Makabe’yi yendi. Gecenin sonunda seni resmen meydan okuyarak Wrestle Kingdom ana maçı kesinleşti: Tanahashi vs Nakamura. 2005’in 4 Ocak’ındaki ana maçın rövanşı ama bu kez IWGP Heavyweight kemeri ortadaydı.
Tanahashi: Aradan geçen üç yılda ikimiz de çok değişmiştik ama sanırım ben daha çok değişmiştim.
--Doğru. Sen ikinci şampiyonluk dönemindeydin, ama Nakamura 2004’te kemeri sakatlık nedeniyle bıraktıktan sonra IWGP sahnesine hiç dönememişti.
Tanahashi: Benden sonra gelen Nakamura kariyerinin başında beni geçmişti, ama bizde hep bir “kaplumbağa ile tavşan” hikayesi vardı. O hızlı çıkış yaptı ama ben yavaş yavaş öne geçmiştim; şimdi tavşan tekrar koşmaya başlıyordu.
--Bugün seninle özdeşleşen bir hareket, Tokyo Dome rampasında seke seke ringe gitmen, ilk kez bu maçta görülmüştü.
Tanahashi: Hiç de old-school bir şey değil aslında, değil mi? Böyle ciddi bir anın, dövüş ruhunun ön planda olduğu bir atmosferde insanların ringe dimdik yürüdüğü beklentisi varken ben sekerek gidiyorum. Bir anlamda "Sen New Japan değilsin" diyenlere nanik yapmak gibiydi. Ayrıca giriş anının seni tek bakışta tanıtması gerektiğine inanıyorum. Bu hareket, benim diğer güreşçilerden farklı olduğumu gösteriyordu. Yani sadece kafa dağıtmak için yapılmış bir şey değildi (gülüyor).
--Demek ki planlı bir şeymiş! Maçta Nakamura'nın omzuna odaklandığın çok netti.
Tanahashi: Nagata’nın onu sakatladığı o üst ipten Exploder Suplex’i ben de kullandım. Bir de oldukça nadiren kullandığım Tiger Suplex’i yaptım.
--Tiger Suplex’i Nakamura daha çok kullanırdı. Aslında siz maçlarınızda birbirinizin hareketlerini çok sık kullanıyordunuz.
Tanahashi: Evet. Bu da yine maçın hikayesini tanımaktan ve o rekabeti seyirciye yansıtmaktan geçiyor. Bu, Goto ile olan Kasım maçından çok farklıydı; bu sefer muhtemelen çok fazla yuhalanmayacağımı biliyordum ve maçı buna göre yapılandırdım. Nakamura ile olan maçlarda hep yeni bir şeyler yaratmaya çalışırdık. Bu maçların hepsi birbirleriyle karşılaştırılırdı, bu yüzden kendimizi aşma baskısı vardı.
--Ve o büyük, ana maç rekabeti yaratma baskısı.
Tanahashi: Nakamura geçenlerde dedi ki, “Tanahashi ile yaptığım her maç özeldi,” ben de aynı şekilde düşünüyorum. Bu maçta ise, Nakamura’nın her şeyini ortaya koyması gerekiyordu, yaptığı her harekette o çaresizlik vardı.
--O dönemde Nakamura çok büyük sonuçlar almamıştı, o yüzden kaybederse ne olur diye sorular vardı. Ama sonunda maçı kazandı ve ilk kez üst ipten yaptığı Landslide hareketiyle bunu başardı.
Tanahashi: Bayağı yüksekti o hamle! (gülüyor) Maçı sonradan izlediğimde bile irkildim. Onun güvenli bir versiyonu yoktu zaten.
--NJPW World’den maçı izleyenler görebilir, gerçekten çok sertti.
Tanahashi: O hareket yapıldığında bir kadının çığlık attığını hatırlıyorum. “Üst ipten Landslide” deyince bile kulağa acıtıcı geliyor.
--Bu galibiyetle Nakamura ikinci IWGP şampiyonluk dönemine başladı. Ayrıca ikinizin bire bir karşılaşmalarında üstünlüğü 3-2-1 yaptı.
Tanahashi: Evet, o noktaya kadar başa baştık. Ama onunla ilgili mesele sadece kazanmak değil. O dönem Nakamura’yı taraftarlar tam anlamıyla kabul etmemişti. Yani kemerin onu yukarı çektiği bir durumdu. Bense o dönem artık kemerim olsa da olmasa da tek başıma alkış veya yuhalama alabilecek bir noktadaydım.
--Nakamura’nın gerçekten o karizmasını ve kendine has stilini tam anlamıyla yakalaması 2011’i buldu.
Tanahashi: Aynen öyle. Bu noktada ben ondan daha olgun bir güreşçiydim bence.
--Kemerle sadece üç aylık bir dönemdi ama yine de önemli bir dönem miydi?
Tanahashi: Kesinlikle. Bu dönemde kendimi çok daha sağlam bir şekilde kabul ettirdim. Goto ile harika bir maç yaptım, Dome’un ana maçında kemerle yer aldım. O dönem bir şeyler inşa ediyor gibi hissediyorduk.
--Maçtan sonra “Kemer olsun ya da olmasın parlayacak bir yol bulurum” dedin.
Tanahashi: Evet, bunun birazı da moral vermek içindi tabii. Ama gerçekten de kemeri kaybetmenin benim için bir son olmadığını göstermek istiyordum. Kemerle de parlarım ama öyle bir güreşçiydim ki, o kemere ihtiyaç duymadan da merkezde olabilirdim. Artık kendime daha çok güveniyordum.
Tanahashi: Wrestle Kingdom 1’de Taiyo Kea ile yaptığım maç ana maçtan önceydi, yani 4 Ocak 2008, IWGP Heavyweight Şampiyonu olarak Tokyo Dome ana etkinliğinde yer aldığım ilk sefer olacaktı. O dönem ben, Goto, Nakamura ve Makabe için "NJPW’nin dört direği" deniliyordu.
--Nagata ve onun kuşağından sonraki yeni jenerasyonun taşıyıcılarıydınız.
Tanahashi: İlginç bir dönemdi. Şirket için bir dönüm noktasıydı ve benim kendi adıma da gelişim açısından önemliydi. Gerçekten de, bu dönemde artık her maçın etrafındaki durumu daha iyi okuyup ona göre bir plan yapmaya başladım.
--Yani bir performansçı olarak da ileri bir adım attın.
Tanahashi: Mesela, Temmuz 2005’te NOAH Tokyo Dome şovunda Takeshi Rikio ile yaptığım maçta, ring dışındaki durumu okuyamamıştım. Başkasının evinde konuk gibiydim, ama yine de her zamanki gibi elimden geleni yaparsam insanların bana destek vereceğini sanmıştım. Ama maç bu yüzden bayağı kötü geçmişti. İkinci şampiyonluk dönemime geldiğimizde ise, artık her maçın anlamını ve etrafındaki atmosferi daha iyi görebiliyordum.
--9 Aralık’ta sen Giant Bernard ile maç yaparken Nakamura da Makabe’yi yendi. Gecenin sonunda seni resmen meydan okuyarak Wrestle Kingdom ana maçı kesinleşti: Tanahashi vs Nakamura. 2005’in 4 Ocak’ındaki ana maçın rövanşı ama bu kez IWGP Heavyweight kemeri ortadaydı.
Tanahashi: Aradan geçen üç yılda ikimiz de çok değişmiştik ama sanırım ben daha çok değişmiştim.
--Doğru. Sen ikinci şampiyonluk dönemindeydin, ama Nakamura 2004’te kemeri sakatlık nedeniyle bıraktıktan sonra IWGP sahnesine hiç dönememişti.
Tanahashi: Benden sonra gelen Nakamura kariyerinin başında beni geçmişti, ama bizde hep bir “kaplumbağa ile tavşan” hikayesi vardı. O hızlı çıkış yaptı ama ben yavaş yavaş öne geçmiştim; şimdi tavşan tekrar koşmaya başlıyordu.
--Bugün seninle özdeşleşen bir hareket, Tokyo Dome rampasında seke seke ringe gitmen, ilk kez bu maçta görülmüştü.
Tanahashi: Hiç de old-school bir şey değil aslında, değil mi? Böyle ciddi bir anın, dövüş ruhunun ön planda olduğu bir atmosferde insanların ringe dimdik yürüdüğü beklentisi varken ben sekerek gidiyorum. Bir anlamda "Sen New Japan değilsin" diyenlere nanik yapmak gibiydi. Ayrıca giriş anının seni tek bakışta tanıtması gerektiğine inanıyorum. Bu hareket, benim diğer güreşçilerden farklı olduğumu gösteriyordu. Yani sadece kafa dağıtmak için yapılmış bir şey değildi (gülüyor).
--Demek ki planlı bir şeymiş! Maçta Nakamura'nın omzuna odaklandığın çok netti.
Tanahashi: Nagata’nın onu sakatladığı o üst ipten Exploder Suplex’i ben de kullandım. Bir de oldukça nadiren kullandığım Tiger Suplex’i yaptım.
--Tiger Suplex’i Nakamura daha çok kullanırdı. Aslında siz maçlarınızda birbirinizin hareketlerini çok sık kullanıyordunuz.
Tanahashi: Evet. Bu da yine maçın hikayesini tanımaktan ve o rekabeti seyirciye yansıtmaktan geçiyor. Bu, Goto ile olan Kasım maçından çok farklıydı; bu sefer muhtemelen çok fazla yuhalanmayacağımı biliyordum ve maçı buna göre yapılandırdım. Nakamura ile olan maçlarda hep yeni bir şeyler yaratmaya çalışırdık. Bu maçların hepsi birbirleriyle karşılaştırılırdı, bu yüzden kendimizi aşma baskısı vardı.
--Ve o büyük, ana maç rekabeti yaratma baskısı.
Tanahashi: Nakamura geçenlerde dedi ki, “Tanahashi ile yaptığım her maç özeldi,” ben de aynı şekilde düşünüyorum. Bu maçta ise, Nakamura’nın her şeyini ortaya koyması gerekiyordu, yaptığı her harekette o çaresizlik vardı.
--O dönemde Nakamura çok büyük sonuçlar almamıştı, o yüzden kaybederse ne olur diye sorular vardı. Ama sonunda maçı kazandı ve ilk kez üst ipten yaptığı Landslide hareketiyle bunu başardı.
Tanahashi: Bayağı yüksekti o hamle! (gülüyor) Maçı sonradan izlediğimde bile irkildim. Onun güvenli bir versiyonu yoktu zaten.
--NJPW World’den maçı izleyenler görebilir, gerçekten çok sertti.
Tanahashi: O hareket yapıldığında bir kadının çığlık attığını hatırlıyorum. “Üst ipten Landslide” deyince bile kulağa acıtıcı geliyor.
--Bu galibiyetle Nakamura ikinci IWGP şampiyonluk dönemine başladı. Ayrıca ikinizin bire bir karşılaşmalarında üstünlüğü 3-2-1 yaptı.
Tanahashi: Evet, o noktaya kadar başa baştık. Ama onunla ilgili mesele sadece kazanmak değil. O dönem Nakamura’yı taraftarlar tam anlamıyla kabul etmemişti. Yani kemerin onu yukarı çektiği bir durumdu. Bense o dönem artık kemerim olsa da olmasa da tek başıma alkış veya yuhalama alabilecek bir noktadaydım.
--Nakamura’nın gerçekten o karizmasını ve kendine has stilini tam anlamıyla yakalaması 2011’i buldu.
Tanahashi: Aynen öyle. Bu noktada ben ondan daha olgun bir güreşçiydim bence.
--Kemerle sadece üç aylık bir dönemdi ama yine de önemli bir dönem miydi?
Tanahashi: Kesinlikle. Bu dönemde kendimi çok daha sağlam bir şekilde kabul ettirdim. Goto ile harika bir maç yaptım, Dome’un ana maçında kemerle yer aldım. O dönem bir şeyler inşa ediyor gibi hissediyorduk.
--Maçtan sonra “Kemer olsun ya da olmasın parlayacak bir yol bulurum” dedin.
Tanahashi: Evet, bunun birazı da moral vermek içindi tabii. Ama gerçekten de kemeri kaybetmenin benim için bir son olmadığını göstermek istiyordum. Kemerle de parlarım ama öyle bir güreşçiydim ki, o kemere ihtiyaç duymadan da merkezde olabilirdim. Artık kendime daha çok güveniyordum.
