Çeviri: Ace's High #54


The Rainmaker

Zen Nihon
Katılım
3 Tem 2023
Konular
696
Mesajlar
1,027
Beğeni sayısı
204
PG Nakit
8,590
Favori Güreşçi
Tomohiro Ishii
--2006’da IWGP Ağırsiklet Şampiyonluğu’nun ilk kemer savunmana odaklanalım. Bu, 9 Ekim’de Ryogoku’da G1 galibi Hiroyoshi Tenzan’a karşıydı. Bu maça giden süreçte oldukça sert söz düelloları yaşandı. Tenzan, G1 sırasında yeterli sonuçları alamadığını söyleyip seni “zayıf bir şampiyon” olmakla eleştirmişti; sen ise Tenzan’ın “şirketin imajını zayıflattığını” söyleyerek karşılık vermiştin.


Tanahashi: Evet, şimdi dönüp bakınca, bu söylediklerim oldukça sertmiş gerçekten.


--Tenzan o zamana kadar dört kez şampiyon olmuştu ama üç kez kemeri şirket dışından gelen güreşçilere kaptırmıştı. Bu sözlerinin arka planı da buydu.


Tanahashi: Ahh, doğru. Sanırım o sözlerle Tenzan’ı babyface olarak konumlandırmaya çalışıyordum. Ben yukarı çıkarken o zirvede mücadele ediyordu ve inanılmaz bir emek veriyordu. Yani bu, ona karşı bir nefret ifadesi değildi, daha çok bu maç için bir ortam yaratma çabasıydı. Ayrıca Tenzan’ın Ryogoku’da neredeyse yenilmez gibi bir imajı vardı.


--Doğru, orada hep güçlü bir figürdü ve çok seviliyordu. İki yıl önce de G1 finalinde sen ve Tenzan yine Ryogoku’da karşı karşıya gelmiştiniz ve seyirci tamamen Tenzan’ın yanındaydı. Ama bu kez onu High Fly Flow ile yendin.


Tanahashi: O önceki karşılaşmamızda daha Slingblade’i bile kullanmıyordum, High Fly Flow da yoktu. Bu maçta ise daha geniş bir yelpazem vardı, diyebiliriz. Ama yani... Tenzan... O zaman henüz ciddi sakatlıklar yaşamamıştı ve onu çözmek gerçekten zordu.




--Üçüncü nesil güreşçilerle kıyasladığında Tenzan hakkında ne düşünüyorsun?


Tanahashi: Çok farklı bir tarzı var. Nagata ya da Nakanishi’ye kıyasla Tenzan’la güreşe bakış açımız daha benzer bence. Ring dışında da daha iyi birini bulamazsın.


--Hiç hikâyen var mı onunla ilgili?


Tanahashi: Belki inanması zor gelir ama üniversitedeyken, ikinci ya da üçüncü yılımda, bizim okulun profesyonel güreş kulübü Tenzan’ı okul festivaline konuşma yapmak için davet etmişti. O zaman büyük bir heel’dı ama festivale gelirken de sahneye çıkarken de müthiş bir enerjiyle gelmişti. Ben de gönüllü olup onu alıp okula götürmeyi teklif etmiştim.


--Festivalin organizatörü senin üniversiteden üst sınıf arkadaşındı; ileride komedyen ve güreşçi olacak RG. Ve HG ile ilk orada tanışmıştı.


Tanahashi: Tenzan’ı alıp taksiyle okula götürdüm. O taksi yolculuğunda epey muhabbet ettik. Okul, Tenzan’ın büyüdüğü yere epey yakındı, bu yüzden çocukluğundan falan konuştuk. Bir hayran olarak benim için çok özel bir deneyimdi. Ama saçımla dalga geçmişti; o zaman kısa bob kesim saçım vardı, peruk gibi göründüğünü söylemişti (gülüyor).


--Vay canına.


Tanahashi: Taksiciye yanlış yol tarif etmiştim, Tenzan da ‘hey, burası okul değil ki!’ deyince paniklemiştim! Sonra dojoya geldiğimde o festivali hatırlattım, bayağı gülmüştü!




--15 Ekim’de, üç yıl aradan sonra ilk G1 Tag League başladı. O dönem IWGP Junior Heavyweight şampiyonu olan Koji Kanemoto ile takım oldun; yani iki şampiyon birlikteydiniz.


Tanahashi: Evet, Eylül ayında Osaka’da birbirimize karşı şampiyon vs şampiyon maçı yapmıştık. Kanemoto o dönem çok iyiydi. İki şampiyonun takım olması fikri de havalıydı. Bugünlerde pek rastlamıyoruz; ağır sıklet ve junior’ların birlikte Tag League’e katıldığı takımlar nadir.


--Zor bir başlangıç yaptınız; Giant Bernard ve Travis Tomko’ya yenildiniz, ardından Tenzan ve Jyushin Thunder Liger ile berabere kaldınız. Ama sonra Toru Yano & Tomohiro Ishii ile Manabu Nakanishi & Naofumi Yamamoto’yu yendiniz. Tenzan ve Liger’le birlikte blokta ikinciliği paylaştınız. Playoff sisteminde onları yendiniz, ardından Takashi Iizuka ve Yuji Nagata’yı da geçerek finale kaldınız. Finalde Masahiro Chono ve Shinsuke Nakamura’ya kaybederek ikinci oldunuz.


Tanahashi: O gece Korakuen’de üç maç yaptık. Ama sadece ben değildim o tempoyu yaşayan. Nakamura da o dönem çok şey geçiriyordu, değil mi?


--Doğru. 2006 başında Brock Lesnar’a yenildikten sonra yurt dışına gitti; fiziğini geliştirmek ve yeni bir stil bulmak için. 9 Ekim’de geri döndü, Chono ile takım olup Nakanishi ve Riki Choshu’yu yendiler, sonra direkt Tag League’e girdi.


Tanahashi: Döner dönmez fark ettim zaten. Daha kısa taytlar giyiyordu, bacaklarını göstermek için ve ciddi hacim kazanmıştı. Duyduğuma göre—bu kesin bilgi değil ama—Amerika’da günlük 10.000 kalorilik bir diyet yapıyormuş. Normal bir insanın dört katı. Ama o da o zamanlar kim olduğunu bulmaya çalışıyordu, bolca deneme yanılma içindeydi.


--Peki Kanemoto ile takım olmak nasıldı?


Tanahashi: Benim için çok rahattı. Kanemoto’nun maçlara kamikaze gibi dalan bir tarzı vardı. Kendini fırlatır, bir açıklık yaratırdı. O zamanlar ona ‘aniki’ lakabı takılmıştı.


--‘Abi’ anlamında ama yakuza jargonunda da saygı içeren ama tehditkâr bir anlamı var.


Tanahashi: Aynen, ama tam da öyle güreşirdi. Direkt, sert, pat diye dalan bir stili vardı.


--Ring dışında nasıldı? O dönemlerde oldukça mesafeli olduğu, Riki Choshu ile de pek anlaşamadığı söylenir.


Tanahashi: Açıkçası, çok kolay geçinilecek biri değildi. İş ve özel hayatı çok net ayırmak istiyordu sanki. Diğer güreşçilerle vakit geçirmezdi. Onlarla aynı otobüste bile gitmezdi, hep ring kurulum ekibiyle ve kamyonla seyahat ederdi. Ama bana her zaman iyi davranmıştır. Ben yeni yeni yükselirken özellikle yanıma gelir, o kısık sesiyle konuşurdu. Kota Ibushi ile takım olmadan önce hep bir uyumsuzluk vardı benim tag partner’larımda ama geriye dönüp bakınca, sanırım o Kanemoto ile olan takımımız kalıcı olabilecek türdenmiş.
 
Konuyu ziyaret edenler (Toplam: 2)
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi