Çeviri: Ace's High #31


The Rainmaker

Zen Nihon
Katılım
3 Tem 2023
Konular
696
Mesajlar
1,027
Beğeni sayısı
204
PG Nakit
8,590
Favori Güreşçi
Tomohiro Ishii
—Haydi 2004 yılından bahsetmeye başlayalım.
Tanahashi:
Tamamdır.




—Yıla 4 Ocak’ta IWGP U-30 Şampiyonluğu için Yutaka Yoshie ile yaptığın maçla başladın. O gece ana etkinlikte Shinsuke Nakamura, Yoshihiro Takayama ile IWGP ve NWF Ağırsiklet Şampiyonluklarının birleştirildiği maçta karşılaştı. Sen de kendi maçının ardından Nakamura'nın belindeki kemeri istediğini söylemiştin. Bu noktada aranızdaki rekabetin resmen başladığı söylenebilir.


Tanahashi:
Yaş, kariyer tecrübesi, her açıdan bakıldığında Nakamura o dönemde benden küçüktü ama bana göre çok daha ilerdeydi. Aramızda devasa bir uçurum vardı; en azından duygularımı açıkça ifade etmem gerektiğini hissettim.




—Bir anlamda aceleye getirilmiş hissi yaşadın mı?


Tanahashi:
Hayır, acele ettirildiğimi düşünmedim. Zirveye giden bu yolda kendi yöntemime gerçekten inanıyordum.




—Senin yaklaşımın Nakamura’dan farklıydı.


Tanahashi:
Evet, yavaş ve istikrarlı. Tam anlamıyla “kaplumbağa tavşanı yener” hikayesi değil ama durmadığım, pes etmediğim sürece oraya ulaşacağıma inanıyordum. Bu biraz hesapçı tarafımdı belki; bence bu yaklaşım, taraftarları arkamda toplamak için en iyi yoldu.




—Bu da seni taraftarlar için daha ilişki kurulabilir biri yapıyordu elbette.


Tanahashi:
Yani, bir Makabe’nin kariyerine bak mesela. Sürekli başarısızlıklar, sonra sonunda G1’e ve IWGP kemerine uzanan bir yolculuk… İşte bu, insanların arkasında durabileceği bir hikâye.




—Bir “halk şampiyonu” gibi.


Tanahashi:
Aynen öyle. Yani Nakamura karşısında paniğe kapılmadım ama aramızdaki farkın da çok farkındaydım.




—Sonunda haklı olduğunu kanıtladın.


Tanahashi:
O dönemde de aynı şekilde hissediyordum. Ama sonra inişlerimiz çıkışlarımız oldu, karşılıklı gidip geldik, sonunda ikimizin de yürüdüğü yol kendimize uygundu.




—Ve sadece altı gün sonra, 10 Ocak’ta Nippon Budokan’da güreştin. Merhum büyük usta Mitsuharu Misawa ve Yoshinari Ogawa’ya karşı GHC Takım Şampiyonluğunu savundun. Misawa’yla ringi paylaştığın tek karşılaşmaydı. Bu deneyim nasıldı?


Tanahashi:
Çok büyük bir olaydı. Uzun yıllar boyunca güreş hayranı olduktan sonra, Misawa dirseğinin gerçekten nasıl hissettirdiğini öğrenmek… bambaşka bir şeydi (gülüyor).




—Onun dirseği diğer güreşçilerden farklı kılan neydi?


Tanahashi:
Kafanı titreten bir şeydi, o sesin salona yayılması… Ringde “NJPW’yi hafife alamazsın!” havasıyla girdim ama o dirseği ilk yediğimde içimden “tamam, ben oldum galiba” dedim (gülüyor).




—O kadar sert yani.


Tanahashi:
Yani, Misawa, (Toshiaki) Kawada ve (Kenta) Kobashi’nin 90’lardaki tüm savaşlarına bak; hepsi yüksek darbeli hareketlerle doluydu ama maçların sonunu getiren hep tek bir dirsek darbesi olurdu. O dirseğin neden bitirici olduğunu ilk elden deneyimledim.




—Misawa hakkında başka düşüncelerin var mı?


Tanahashi:
Onun kariyeri… bence taraftarlarla o kadar çok anı biriktirmişti ki. Bu da onlarda çok derin bir güven ve bağlılık yaratıyordu, başka hiç kimsede olmayan bir şekilde. Onunla güreştiğimde fiziksel durumu…




—Zaten kendisi de formunun zirvesinde olmadığını söylüyordu.


Tanahashi:
Ama yine de, taraftarların ona olan inancı sarsılmazdı.




—Tıpkı günümüzde taraftarların sana olan inancı gibi.


Tanahashi:
Bu tamamen taraftarla paylaştığın anlarda gizli. Misawa’yı izleyen hayranlar zamanında onun Jumbo Tsuruta’ya kafa tuttuğunu gördü ve içlerinden “Misawa başardıysa, ben de başarırım” dediler. O anılar hayranlarının zihninde hep yaşayacak. Az önce “halk şampiyonu” demiştin ya… işte onun vücut bulmuş hali oydu.
 
Konuyu ziyaret edenler (Toplam: 2)
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi