RPG Fight Club 2025 - Episode II


PGW: Son Eklenen Parta Git

Boss

𝐩𝐫𝐞𝐬𝐭𝐢𝐠𝐞.
Katılım
21 Tem 2023
Konular
516
Mesajlar
1,412
Beğeni sayısı
3,671
PG Nakit
0
3dvys08.png


PGW: Fight Club 2025
22 Şubat Cumartesi - 20:00 - CANLI

Live on Netflix

Bray, İsviçre'nin büyük bir liman kasabası. Normalde bir tatil kasabası olarak planlanan Bray, hafifçe sanayi açısından gelişmiştir ve sahip olduğu Dublin & Kingston Demiryolu ile de ulaşımı kolaydır. Zamanında İngilizlerin sömürü altında kalmış bu kasaba, hem onların izlerini, hem de destanları hala taşımaktadır. Tabii ki bunların şimdilik bizim için bir anlamı yok. Çünkü kasaba bir süre önce tamamen sessizliğe büründü. Kasabanın her zaman bu eski, tarihi yapılarından dolayı lanetli olduğu, yerel halk tarafından söylenir. Ancak lanetlere kim inanır ki?

old-railway-station.jpg


Bray'in sakinleri de inanmadı tabii ki. Belki kibir, belki kendini abartma ama şu anda bildiğimiz tek şey, Bray'in başı belada. Kameralarımız ise Dublin & Kingston İstasyonunda açılıyor. Bray'in öz evladı Jordan Devlin, yanında yine memleketinden dostu Noah ve Amerika'da tanıştığı garip bir adam olan Carlito ile trenden iniyor. Normalde adım atmaya yer bulamayacağı istasyon bomboş. Sadece kargalar onu karşılıyor.

Noah: Bıraktığımdan daha kötü halde.

altstadt-view-winter.jpg


Jordan Devlin bir şey diyecek gibi oluyor ama vazgeçiyor. Üçlü ağır adımlarla istasyondan ayrılıyorlar ve kasabanın içine doğru ilerlemeye başlıyorlar. İlerledikçe, kasabadaki evlerin camlarında ışık, bacalarında duman görüyorlar.

Carlito: Belki de korktuğumuz gibi bir şey yoktur. Baksana her evin ışığı yanıyor. Belki sadece millet götü soğuktan donmasın diye dışarıya çıkmak istemiyordur. Hatta bak, kanıtlayayım size.

carlito-emphatically-proves-he-quit-the-lwo-after-heel-turn-04.jpg


Carlito hevesle en yakındaki evin kapısına tıklıyor. Ancak kapıya vurduğu gibi ışıklar sönüyor. Carlito evin etrafında dolanıyor ama ne ışık, ne de açık pencere var. Tüten baca ise tamamen sönmüş bir halde. Carlito'nun ağzından bir sözler çıktığını görüyoruz ama kısık sesle olduğu için duyamıyoruz. Fakat Carlito'yu birazcık tanıyan birisi varsa, bunların küfürden başka bir şey olmadığını tahmin etmiştir. Fakat Carlito onlara güven vermek için başka bir evi deniyor. Ancak bu evin de ışıkları sönüyor. Bir evi daha deniyor ve sonuç yine aynı.

Jordan Devlin: Boşuna yorma kendini. Piç kurusu yapacağını çoktan yapmış. Sadece bizimle oynamak istiyor. Sadece onu saklandığı delikten çıkartmamız gerekiyor.

"Saklandığımı kim söyledi?"

Ses arkalarından geliyor. Jordan arkasını dönüyor ama karşısında olan şey bir karga sürüsü. Bütün göğü kaplıyorlar sanki. Üçlü hayretle kuşlara bakarken bir şeyi fark ediyorlar. Burası biraz fazla mı soğuk. Ağızlarından çıkan dumandan fark ediyorlar durumu. Sonrasında kuşların uçtuğu yerden bir ses geliyor. Yoğun bir rüzgar sesi. Bir fırtına geliyor. Bunu anladıkları gibi koşmaya başlıyorlar. Ancak koştukça etraftaki evlerin ışıkları sönüyor. Fırtına geliyor. Sanki karanlık bir şey onları çekip alacak gibi. Çareleri tükeniyor derken bir evin ışığının sönmediğini fark ediyorlar. Noah hızlanarak öne geçiyor ve kapıya omuz atıp kırıyor. Kendisi acıyla yerde kolunu tutarken, Jordan ve Carlito da peşinden girip hemen kırık kapıyı tutuyorlar. Carlito yandaki komidini alıp kapının arkasına koyarak siper alıyor. Fırtına evi sarsacak gibi oluyor ve ancak geçiyor.

mqdefault.jpg


Carlito: Neden havanın böyle olduğunu haber vermedin amına koyayım. Bilsem ona göre bir şeyler alırdım.

Jordan Devlin: Bu normal değil. İrlanda elbette soğuk bir yer ama böyle değil. Bu normal değildi.

Carlito: Orospu çocuğu şimdi doğayı da mı kontrol ediyor. Harika amına koyayım.

Noah: Beyler... Bu nedir?

devilish-woman-appears-from-dark-and-kisses.jpg


Şöminenin aydınlattığı odaya şöyle bir göz gezdiriyorlar. Evin karanlık köşesinden bir çift gözün onları izlediğini fark ediyorlar. Fısıltıların eşliğinde karanlıkta gözler onları izliyor. Noah refleks ile kolunu uzatıyor. Birden karanlığın içinden bir adam çıkıyor ve Noah'a saldırmaya başlıyor. Saldırganın damarları patlayacak gibi gözüküyor. Gözleri kıpkırmızı. Vücudu bakımsızlıktan bembeyaz kesilmiş. Üstündeki kıyafetler birkaç günlük, belki de haftalık. Zayıf, titrek parmaklarında kurumuş kan izleri var. Aynı izler çenesinde de var. Şöminenin zor aydınlatan ışığından bunları seçebiliyorlar sadece. Adam, Noah'ın üstüne atlayarak boğazına yapışıyor. Zayıf ve bakımsız haline rağmen, insan üstü bir gücü var. Carlito hızlı bir hareketle adamı itiyor. Adam boynunu duvarın köşesine vuruyor ve hareketsiz kalıyor. Jordan panikle adama yaklaşıp nabzına bakıyor.

Carlito: Ne yapıyorsun ese! Bir de bunları mı kontrol edeceğiz.

Jordan Devlin: Bunlar hala insan Carlito. Bunlar benim kardeşlerim, ailem.

going-down-to-spooky-basement.jpg


Adamın nabzı kala atıyor. Jordan rahatlamış bir şekilde geri çekiliyor. Diğer taraftan da Noah kalkmaya çalışıyor ama kolu kan revan içinde. Kırdığı kapıdan büyük bir parça omzuna saplanmış bir biçimde. Kolunu sarmaya çalışıyorlar Carlito ile. Kolunu, evden buldukları rastgele bir paçavra ile sarıyorlar. Yerdeki adama bakıp derin bir nefes çekiyorlar ancak o sırada fırtına kendini hatırlatıyor ve sağlam bir rüzgar, evdeki şömineyi söndürüyor. Ne yapacağız diye birbirlerine baktıkları sırada, altlarından ses gelmeye başlıyor. Durdukları yerde bir bodrum kapağı olduğunu fark ediyorlar. Çekimser bir şekilde ayaklarını çeker çekmez bir çığlık kopuyor.

"¡SႶ ԀꞀƎH ƎSⱯƎꞀԀ"

evil-man-on-dark-stairs-transition-to-black.jpg


Kapak bir anda patlayarak açılıyor ve içinden bir kadın ve bir çocuk çıkıyor. Aynı adam gibi, gözleri kızarmış ve damarları şişmiş durumdalar. Kadının kolu sarılı ve sargısı kıpkırmızı. Çocuğun ise ağzı kan içinde. Ancak kendi kanı değil, bir şeyi ısırırken bulaşmış bir kan. Yerdeki adam da kalkmaya çalışıyor. Noah kadından kaçmaya çalışıyor. Jordan ise ani bir hareketle kadını kollarından tutup zapt ediyor. İkili yoğun bir arbede içindeyken, yerdeki adam Devin'in ayağını tutuyor ve ikisi de yere düşüyor. Kadın hengamede bodruma geri yuvarlanıyor ve orada hareketsiz kalıyor. Carlito ise çocuğa vurmamaya çalışıyor. Ancak çocuk üstüne atlıyor. Carlito ile boğuştukları arada, Carlito kazayla şöminenin maşasını eline alıp çocuğa geçiriyor. Sonra da çocuğu bodruma itiyor. "¡ƎNOᗡ ႶO⅄ ƎɅⱯH ꓕⱯHM" diye yerdeki adam kalkıyor ama onu da zapt ediyorlar. Üçlünün kavgası sonucu, adam da yerde hareketsiz kalıyor. Üçü panikle kendilerini dışarıya atıyor.

"¡SᖈƎᖈƎᗡᖈႶƜ ƎᖈⱯ ႶO⅄"

360_F_953806937_QCAlRkeg6OA1UwOPUZFCo2MtTt5C87iJ.jpg


Bir anda böyle bir çığlık duyuyorlar. Ne olduğunu anlayamıyorlar. Ancak iyi bir şey olmadığı kesin. Çünkü diğer evlerin kapısı açılmaya başlıyor. İçerisinden Bray halkı çıkıyor. Ya da onlardan geriye ne kaldıysa artık. Kavga edebilecekleri bir sayı değil. Kaçmaya başlıyorlar. Ancak her baktıkları yerden bir başkası çıkıyor. Carlito koşarken bir tane süpürge alıyor duvara dayalı olan. Önlerine çıkmış olan yaratıklardan birisine geçiriyor. Bir tanesi Jordan'ı arkadan yakalıyor ama Jordan hızlıca üstündeki ceketi çıkartarak yırtıyor. Koşturup duruyorlar ama bir sonu gelmiyor gibi. Artık mecalleri tükeniyor. Hızlıca bir şey düşünmeleri gerekiyor.

Noah: Siz ilerlemeye devam edin, ben onları oyalayacağım.

Jordan Devlin: Saçmalama, seni canlı canlı yerler.

Noah: Nasıl olsa o yavşağı yenmeyecek misiniz, bunun için bu fedakarlığı yapabilirim.

heres-johnny-pvb1m6wwllgt0ras.gif


Noah geri dönüyor ve kalabalığa doğru koşuyor. Jordan geri dönecek gibi oluyor ama Carlito onu kolundan tutuyor. Koşması için zorluyor. Ama Jordan ondan kurtuluyor ve Noah'ı yakalamış olanlardan birisinin üstüne koşup tekmeyi vuruyor. Noah boşta kalıyor. Onu çekip kaldırıyor ve koşması için bağırıyor. İkisi koşarken Carlito onlara doğru sesleniyor. Seslendiği yerde bir ahır var. Ahıra doğru koşuyorlar. Onlar içeri girer girmez, Carlito kapıyı kapatıyor. Üçü kapının arkasına geçerek yaslanıyor. Kapıyı tutmaya çalışıyorlar. Bütün kalabalık üstlerine doğru geliyor. Kapıyı zorlamaya çalışıyorlar ama olmuyor. Carlito rahatlayacak gibi olduğu anda, bir balta kapının içinden geçiyor. Bir an aklı çıkıyor. Yarıktan bir el geliyor ve birini yakalıyor.

"¡SႶ ⅁NIꞀꞀⱯϽ SI ƎH"

360_F_825457775_82cHRCSnhcLDriH3jVsQ4D2fWw8s451X.jpg


Bir anda kalabalık duruyor. Ne oluyor diye Jordan kapıdaki yarıktan baktığında, uzaklaştıklarını görüyor. Kapıyı açıp baktığında, hepsinin bir yere doğru ilerlediğini görüyor. Kilisenin çanları çalıyor ve bütün yaratıklar oraya doğru gidiyor. Jordan kiliseye doğru dikkatle baktığında, siyah kapüşonlu birisini görüyor. Kapüşonlunun kilisenin içine girdiğini görünce, o da oraya doğru ilerliyor. Yaratığın bıraktığı baltayı Carlito kapıp peşinden koşuyor. Noah da peşlerinden gidiyor.

"¡⅁NIƜOϽ SI ƎH"

OBEX-Still3.jpeg


Kilisenin içinde, yaratıklaşmış insanların, kilise sıralarında huzurlu bir şekilde oturduklarını görüyoruz. Kürsüde ise arkası dönük kapüşonlu birisi duruyor. Elinde kara kitabı görüyoruz. Sessiz bir şekilde kitaptan bir kısım okurken, kapı açılıyor ve içeriye Jordan ile ekibi giriyor. Kapüşonlunun yanına yaklaşıyorlar. Kapüşonlu ise kitabı kapatarak, cebine koyuyor. Arkasını dönerek Jordan'a bakıyor. Kapüşonunu indiriyor ve onu görüyorlar.

maxresdefault.jpg


Dark JM: Efendimi aradınız sanırım. Onu görmeyi hak etmiyorsunuz. Ancak merak etmeyin, ölmeden önce onu göreceksiniz. Ben sadece sizi hazırlamak için buradayım. Aynı kasabanı hazırladığım gibi. Buradaki herkese doğru yolu gösterdiğim gibi. Şaşırdın mı? Bunlar benim eserim. Efendimin bana verdiği güç ile, tüm kasabanı beyinsiz hizmetkarlara çevirdim. Anneni de burada görmek isterdim ama kendisi çok zayıftı.

Jordan Devlin: Orospu çocuğu.

images


Jordan yumruğunu savuruyor. Ancak Dark JM basitçe kurtuluyor yumruktan. Sonrasında Jordan'ın karnına basit bir yumruk vuruyor ama Jordan dizlerinin üstüne çöküyor. Carlito elindeki baltayı, Dark JM'ye sallıyor ama onu da havada tutuyor Dark JM. İkisi baltayı çekiştirirken, Carlito kafayı gömüyor. Dark JM darbenin etkisi ile sarsılıyor ve elinden bırakıyor baltayı. Carlito tüm gücüyle baltayı sallıyor üstüne ancak Dark JM eğiliyor. Carlito kendini toparlayarak bir kere daha saldırmayı deniyor ancak yavaş kalıyor ve Dark JM'den suratına sağlam bir yumruk yiyor ve balta elinden düşüyor. Noah ile Jordan üstüne atlıyor Dark JM'nin. Onu zapt etmeye çalışıyorlar. Carlito yerden baltasını alıyor ve tekrar saldırıyor. Dark JM'yi ortadan ikiye yaracak!

"¡H⅁ႶONƎ S,ꓕⱯHꓕ"

1.jpg


Arkadan gelen el, basit bir hareketle Carlito'nun elinden baltayı alıyor. Dizine bir tekme atarak onu dizinin üstüne düşürüyor. Dizinin üstündeki Carlito'ya, bir yumruk atarak yere düşürüyor. Noah koşarak yumruk atmayı deniyor ancak onun da kolunun sakat kısmını tutuyor ve bastırıyor. Noah acı içinde kıvranıyor. Jordan dostunu kurtarmak için koşuyor fakat onu da basit bir şekilde boynundan tutarak yakalıyor. Jordan elini, onu yakalayan adama doğru uzatıyor ancak dokunamadan, kafasını duvara vuruyor onu yakalayan el. Üçünün de bilinci kapanıyor. Dark JM yerden kalkıyor. Onu kurtaran adam kapıdan ilerleyip, kilisenin arka bahçesine doğru ilerliyor. Dark JM kolunu kaldırıyor ve yaratıklar, yerdeki üç adamı tutup sürüklemeye başlıyorlar.

Bana seslendi. "O geldi." Kocaman gülümsedi. Bana her zaman ondan nefret ettiğini söylerdi. Bu esaretin sebebi O'nun ta kendisiydi. İrlanda'ya ve halka güvenmeyen bu nüfuzlu adam, şehrini İngilizlere satmıştı. Fakat halk buna müsaade etmemiş ve direniş göstermişti. İngilizler de bu direnişle beraber William adındaki bu adamı suçlamış hatta onu esir bile almışlardı. Böyle özgürce dolaştığına göre artık esaret bitmiş görünüyordu.

"O bir hain," dedim anneme. Döndüm ve kızarak sordum. "Onun gelişine neden seviniyorsun?"

Annem sakince yanıtladı. "Bu esareti bitirebilecek tek kişi o, Leonie. Doğaüstü güçleri olan bir adamın bizim yanımızda olması savaşı kazanacağımızı gösterir."

Stone-crosses-and-gravest-011.jpg


Jordan ayılmaya başlamıştı. Elleri arkasından bağlanmıştı. Dizlerinin üstündeydi. Bütün gün kaçtığı canavarlar etrafındaydı. Ancak bu sefer sakince duruyorlardı. İki tanesi omuzlarından onu yere bastırıyordu. Etrafına bakmaya çalıştı. Carlito ve Noah'ın baygın bir şekilde onunla yan yana durduğunu gördü. Etrafına biraz daha baktı. Önünde devasa bir çukur gördü. Yerden altı adım alttaydı. Belki biraz daha fazla. Kalkmaya çalışıyor ama engel oluyorlar. Jordan bağırıyor ama çare yok. Dark JM'yi görüp ona küfürler ediyor. Dark JM gülerek onu izlerken, onun arkasından o geliyor. Jordan tüm bu kabusun sebebi ile karşı karşıya geliyor.

5kfprg9.gif


Dark STG: Sevgili JD, beni özlediğini görmek güzel. Benim için buraya kadar gelmen ne kadar hoş. Seni daha iyi koşullarda karşılamak isterdim ama bunu yapmayacağımızı ikimiz de biliyoruz. Oysa ki her şey farklı olabilirdi. Bir böcek gibi yerlerde gezmene gerek yoktu. Bir kral gibi seni göklerde gezdirebilirdim. Sana istediğin her şeyi verebilirdim. Ancak sen bunu hak etmeyecek bir aptalsın. Bunun bir tuzak olduğunu bilerek buraya geldin. Hangi aptal merminin önüne kendini atar ki? Ancak senden bunları bekliyordum. Çünkü bunların hepsi yazılıydı JD. Kara kitap, hepsini yazmıştı. Olacak her şey, başından belliydi ama sen bunu göremeyecek kadar kördün. Hikayen burada bitiyor JD. Artık geri dönmeni sağlayacak bir şey yok. Ailen yok. Arkadaşlarını görüyor musun! Seni bırak, kendilerini savunamayacak haldeler. Af dilemek de artık bir seçenek değil. Seni kurtaracak bir mucize yok. Sadece karanlık var.

cddf1fbf-grave.jpg


Jordan'ı tutup kaldırıyor Dark STG. Jordan çırpınmaya çalışıyor ama ne çare. Onu kaldırıp çukura atıyor.

Onun ölümsüz olduğunu düşünenler vardı. İnsanüstü bir varlık olarak biliniyordu. Cehennemden atıldığını iddia edenler de olmuştu. Ateşi bükebilmesini buna bağlıyorlardı. Her ne olursa olsun bu adam bir kahraman olarak görünüyordu. Bu uğursuz adam yüzünden esaretin gerçekleştiğini bilen ve onu sevmeyen bir topluluk da bulunmuyor değildi. Fakat ne olursa olsun yıllar boyu halk tarafından konuşuldu. En çok da 13 yıl sonra, o tarihi akşamda...

Jordan Devlin: Hayır...

Bu sıralarda William, her ne kadar diğer insanlardan farklı olduğu düşünülse de, herkes gibi evinin döşeğinde uzanmaktaydı. Sigarasını tüttürürken odasının camından Bray'in manzarasını öylece izliyordu. Biraz sonra kapısının önünde bir ses duyduğunu zannetti. İrkildi. Neler olduğunu anlamak için ayaklanmak istedi. Fakat bu mantıklı değildi. Önce sesi dinlemek gerekiyordu. Eğer bir düşman varsa kendini belli edecekti. Uzun bir süre sessizce kaldı, öylece bekledi. Dışarıdan bir daha ses gelmemişti. Kuruntu yaptığını düşündü. Kısa bir süre sonra rahat moduna geçti.

Jordan Devlin: İstemiyorum...

Fakat birileri onu avlamak için oradaydı! William sigarasını söndürdükten sonra uyku yavaş yavaş bastırmaya başladı. Kasabanın sessizliği ve havanın serinliği sayesinde sakince içi geçiverdi. Düşman bu sırada içeride daldı! Bu bir İngiliz çetesiydi! William bir anda ayaklanırken çete çoktan üstüne çökmüştü! Oracıkta yediği kılıç darbeleri ile hayatını kaybetti. Artık ölümsüz olmadığı biliniyordu.

Jordan Devlin: Bitsin istemiyorum...

Lakin Bray kasabasında aynı sırada farklı bir doğum meydana geldi. Leonie, yani ben, Fintan'dan olan çocuğum Fergal'i o gece kucağımıza almıştık. William göçüp giderken Fergal aramıza katılıyordu. Ağlıyordu. Hiç durmadan ağlayan bir bebekti Fergal. O gece sabaha kadar zırlamaktan başka bir şey yapmadı. Sadece gaz lambasını yaklaştırdığım zaman biraz olsun dikkati dağılıyordu, sonrası yine ölümüne bağırmaktı. Zor bir bebek büyütme dönemi yaşayacağımı düşünüyordum. Gaz lambası ile güldürmeye çalışıyorduk. Ne kadar da saçmaydı?

Jordan Devlin: Onun geleceğine inanmak istiyorum...

Ertesi gün büyük bir ahıt yakıldı. Halkın kahramanı haince öldürülmüştü. Onun anısına, kendisi ile özdeşleşmiş büyük bir ateş Bray'in meydanına alevlendi. Fergal, Fintan, annem ve ben de o sırada ateşin etrafındaydık. İlginçtir ki doğduğundan beri hiç susmadan ağlayan bu huysuz oğlan ilk defa sessizce duruyordu. Fergal, diğerlerinin aksine sabaha kadar ağladıktan sonra sakince ateşi izledi. Etraftaki diğer insanlar ise William'ın arkasından hüngür hüngür ağlıyordu.

Jordan Devlin: Lütfen bir hikayeden fazlası ol...

O gün kahraman olsun ya da olmasın, Bray'in en popüler adamı gözlerini yummuştu. Onun adı William Ifreannach idi.

William Ifreannach!


images


Jordan'ın gözleri kapanıyordu. Ancak sesler onun gözlerini yummasına izin vermemişti. İlk kez sıcak hissediyordu. Normal bir sıcaklık değil, bir ateş. Gözlerini araladı. Dumanların yükseldiğini görüyordu. Kendini kaldırmaya çalıştı. Ancak elleri hala bağlıydı. Ayağa kalksa da, mezarın içinde sıkışıp kalmıştı. Sonrasında bir elin yükseldiğini gördü. Jordan eli tuttu ve kendini yukarıya çekti. Beklediği Carlito'ydu ama onu karşılayan başka birisiydi.

Finn-Balor.jpg


Finn "Ifreannach" Balor: Seni gördüğüme sevindim eski dostum.

Jordan Devlin: Finn, senin burada ne işin var.

Dark STG: Senin burada olmaman gerekiyordu! Kitapta bu yoktu! Senin burada ne işin var?

images


Finn: "Ifreannach" Balor: Çünkü bu senin hikayen değil. Sen kendi dogmatik hikayeni, insanlara zorla dayamaya çalışan birisin. Fakat farkında bile olmadığın şey, özgür bir iraden bile olmadığı. Sen güç olarak nitelendiriyor olabilirsin ancak elindeki o kitap, senin kontrolünü ele geçiren şey. Sen, şeytanın piyonlarından birisin sadece. Bu karanlığı evime getirdin. Evimin koruyucusu olarak, ben karşındayım. Senin-

Dark JM: Efendimiz karşısında ne hadle sesini çıkartırsın, yerini bil!

fire-power.gif


Dark JM üstüne koşuyor. Yumruk atmaya çalışıyor fakat Ifreannach basit bir çelme takarak Dark JM'yi düşürüyor. Sonrasında onu saçından tutup kaldırıyor. Dizlerinin üstüne koyduktan sonra baş parmağını alnına bastırıyor. Dark JM acı çekerek bağırıyor. Hareket etmeye çalışıyor ama başaramıyor. Ateşlerin yükseldiğini görüyoruz. Vücudu ateşler içerisinde kalıyor. Ancak vücudunda yanıklar gözükmüyor. Jordan ve Carlito panik içinde izliyor olanları. Ifreannach parmağını çektiğinde alevler de diniyor ve Dark JM bayılıyor.

hxtgf71.jpg


Finn "Ifreannach" Balor: JD, buradan sonrasını bana bırakın.

Dark STG: Sen gerçekten bu gücünün bana yetebileceğine mi inanıyorsun?

Finn "Ifreannach" Balor: Jordan, sen benim kardeşimsin. Hepiniz benim kardeşimsiniz. Bu yüzden bu savaşı bana bırakın. Şeytanın tohumunu burada yakacağım. Onu da alın ve gidin. Limana koşun. Orada bıraktığım bir bot var. Merak etme, ben hemen arkanızda olacağım. Şimdi koşun.

images


Ifreannach'ın sözlerinin ardından Jordan ve Carlito, yerdeki JM'nin kollarına girerek onu götürmeye başlıyorlar. Noah da peşlerinden gidiyor. Dark STG üstlerine gidecekken Ifreannach kolunu uzatıyor ve alev yükseliyor. Jordan ilerlerken bir saniyeliğine arkasını dönüp baktığında, Dark STG ve Ifreannach'ın kavgasını, karanlık ordunun yandığını görüyor. Dişini sıkarak JM'yi sürüklemeye devam ediyorlar. Kasaba alevler altındayken, limana doğru varıyorlar. JM'yi bota yerleştiriyorlar. Carlito motoru kontrol ederken, Jordan da ipleri sökmeye çalışıyor. Ancak arkasında bir şey hissediyor. Döndüğünde bir çift el boğazına yapışıyor.

images


Noah: Kurtulabileceğini mi sandın Jordan. Efendim senden intikamını almamışken, buradan kaçabileceğini mi sandın? Sen bir aptalsın. Bana inandın, hala dostun olduğuma inandın? Ancak bunların sorumlusu sensin. Beni, aileni, herkesi bırakıp gittin. Arkadaşların, ailen, kardeşlerin acı çekerken, bizi terk ettin. Sen bir kurtarıcı değilsin. Sen kıyameti bize getiren kişisin. Ancak buna son vereceğim. Bu botla sadece birimiz ayrılacak. O da JD McDonagh olacak. Ancak o kişi sen değilsin, benim. Senin hak etmediğin hayatı, senden alacak kişi benim. O yüzden şimdi hayatında ilk kez işe yarayan biri ol ve öl. GEBER JORDAN GEBER! GEBER PİÇ KURUSU!

4.jpg


Jordan Devlin kıpkırmızı kesiliyor havasızlıktan. Son gücüyle elini Noah'a uzatıyor. Yüzünü tutuyor ve okşuyor. Gözlerinden yaşlar süzülüyor. Noah'ın ise yüzü öfkeden kızarmış, damarları patlayacak gibi bir seviyeye gelmiş durumda. Gözleri kan çanağı.

Jordan Devlin: Özür dilerim... Yeterince güçlü değildim...

Noah bunu duyunca gözlerinden yaş süzülüyor. Dark STG'nin etkisi altında olduğunu ikisi de biliyor. Artık çok geç olduğunu biliyor. Bunun karşısında vücudunda kendi kontrol edebildiği tek şeyi yapıyor. Ağlıyor. Jordan'ın boğazını sıkmaya devam ederken, ağlıyor. Göz damlaları Jordan'ın üstüne düşüyor. Jordan eli ile Noah'ın gözyaşlarını siliyor. Ancak gücü bitene kadar yapıyor. En sonunda nefesi tükeniyor ve eli düşüyor.

Noah: Özür diler-

maxresdefault.jpg


Noah bir anda kendini yerde buluyor. Jordan son anda nefesi içine çekiyor. Kendisini kurtarana bakıyor. JM'nin ona elini uzattığını görüyor. Çekimser bir şekilde de olsa eli tutuyor ve ayağa kalkıyor. Noah'ın yanına gitmek istiyor ama değişimin tamamlandığının farkında. Çaresizce bota biniyorlar. Bray kasabası alevler altında kalmışken, Jordan, Carlito ve JM botta ilerliyor.

Jordan Devlin: Beni neden kurtardın?

JM: Ya enişte, en son Venis ile döner ekmek yiyorduk amına koyim. Ben nasıl düştüm buraya.

20211216_NXTUK_devlin--82e35a795b2e37541823e4503593cd78.jpg


Jordan Devlin: Cidden hatırlamıyor musun? Kara kitabın etkisi altında kaldığını, Dark JM oluşunu.

JM: Vallahi ne madde kullanıyorsan, kafası güzelmiş hacı. En son hatırladığım, Venis ile takımlar şampiyonuyduk.

Jordan Devlin: Peki adını hatırlıyor musun.

JM: Tabii ki hatırlıyorum. Benim adım...

Johnny Mayhem: Adım Johnny Mayhem.

JD, kahkahayı patlatıyor bunu duyunca. Sinirleri bozuluyor. JD'nin kahkahaları ve Bray kasabasının alevler altında kalışı ile görüntüler sonlanıyor...

İŞİMİZ ASLA BİTMEZ!

sl6047w.gif


Bray kasabası alevlerle yanıp biterken, sahilde o beliriyor. Yerde çırpınıp duran kölesine bakıp ayağı ile kafasını eziyor.

15tauvl.jpg


Dark STG: Bir dahaki sefer olmayacak...

187bofu.gif


Tyler-Durden.Fight-Club.webp


Merdiven altında, bu sert zeminde maçlar devam ediyordu. Angel'e baktım. Bayağı keyif aldığını görüyordum. Sıradaki maçın gelmesini heyecanla bekliyordu. Bu adam gerçekten de inanılmaz biriydi. Nasıl da etrafına bir sürü adam toplamıştı? İnsan yönetmeyi bilen, onları organize edebilenlere hayrandım. Ben kendimi dahi yönetemiyordum. Angel büyük bir lider.

RAW_05272019cm_0365--40a47846223105959113307dd351f917.jpg


Ben bunları düşünürken ateşli kalabalığın ortasına Kofi Kingston geçti. Her ne kadar gecenin başındaki gibi bir ateş olmasa da heyecan yine de yüksekti. Dayak yiyip oturanların keyfi biraz daha düşük iken kazananlar da nispeten yorgundu. Dominik'in maçtan sonra pek de hevesli olmadığını görüyordum. Sanki bir an önce siktir olup gitmek istiyor gibiydi. Liv Morgan'ın da onu darladığına yemin edebilirdim. Kofi Kingston ortaya geçtiğinde onu yalanda da olsa alkışladı.

keith-lee.jpg


Biraz sonra kimse kalmayınca ortaya Keith Lee geçti. Artık bu zorunlu bir maç gibiydi, çünkü dövüşecek pek de adam kalmamıştı. Keith Lee, olağanca karizması ve cüssesi ile herkesi heyecanlandırıyordu. Kalabalığa resmen taze kan gibi geldi.

İkili birbirine bakarken maç da Angel'in onayıyla başladı.

Fight Club Match
Keith Lee vs. Kofi Kingston

kofikingstontroubleanimated.gif


Bir süre birbirlerini kestiler. Keith Lee, Kofi'yi yiyecek gibi bakıyordu. Cüssesiyle birlikte sanki onu küçümsüyor gibiydi. Keith üstüne doğru giderken Kofi bu koca adamın önce bir bacağına vurdu. Lee şaşırırken Kofi hızla diğer bacağına da vurdu. Sonra da suratına bir yumruk! Lee kilitlenmiş gibi ona bakıyordu. Geriye doğru düştü, sonra da koşarak Kofi'ye geldi ve LARIAT! Kofi yerdeydi. Biraz sonra Lee onu kaldırdı. Fakat Kofi'den önce sert bir yumruk geldi, sonra da Trouble In Paradise!!!!

keith-lee-dominik-dijakovic-nxt.gif


Lee tekme sonrası yere düşer gibi oldu. Fakat dizlerinin üstüne çöktü. Kofi az uzakta onun kalkmasını beklerken Lee ona harika bir Uppercut geçirdi! Kofi çenesi çıkacakmış gibi sıçradı. Yere düştü. Ağır ağır kalkacakken Keith Lee bir anda zıpladı ve Splash ile yerdeki Kofi'yi presledi! Kofi bir kağıt gibi büzülüyordu! Karnını tutarak acı içinde kıvrandı. Lee de bu sırada dinleniyordu. Biraz sonra ikisi de ağır ağır kalkmaya başladı. Keith Lee de Kofi de birbirine karşı öfkeliydi. Sinirle ayaklanırken bakıştılar.

keith-lee-dominik-dijakovic-head-smash.gif


Biraz sonra Lee'nin sert bir yumrukla Kofi'yi yere serdiğini gördüm. Lee gerçekten acımasızdı. Sonra da Kofi'yi yavaşça kaldırdı. Çemberin dışına, merdivenlere doğru ilerledi. Fight Club'ı terk edeceklerini sandık. Angelico müdahale için hazırlanırken Lee, Kofi'nin kafasından tuttu. Sonra da merdivene çarptırmak için fırlatıp attı! Kofi'nin alnında bir kanama başladı.

Iv7U.gif


Angel'in talimatıyla Lee, biraz sonra Kofi'yi çembere getirdi. Angel kuralcı bir adamdı, daha fazlasına müsaade etmezdi. İçeriye girdiler. Lee ağır ağır kalkan Kofi'yle konuşuyordu. Onun rezil bir adam olduğunu, hatta bir müsvette olduğunu söyledi. Son PAYBACK şovunda aralarında yaşananları bilmiyordum, ama bir mazileri olduğunu dövüşten anlamıştım. Biraz sonra Kofi ağır ağır kalkarken bir anda Lee'yi sırtladı! Bu koca adamı taşıdığına inanamıyordum! Sonrasında onu fırlattı ve karnına Double Knee ile saldırdı! Lee acı içinde karnını tutarak yerde kıvranıyordu.

keith-lee-aew.gif


Kofi de Lee de yerde yatıyorlardı. Angel saymaya başladı. 1.....2.....3.....4.... Bu sayma işlemi 9'a kadar ilerledi ama ikisi de aynı anda kalkmayı başardı. Kofi Lee'ye doğru koştu. Fakat Lee onu sıkıca tuttu. Sonra da halkanın en ucundan bir maymun gibi fırlatıp diğer uca attı! BIEL! Kofi kafasını yere çarparak öylece yatıyordu. Keith Lee gülümsedi. Bu iş kolay olacaktı!

I5kf.gif


Lee Kofi'yi biraz sonra ağır ağır kaldırdı. Kofi kalkarken Lee gülümsüyordu. Sırtladı onu, bitirici hareketini yapmak üzere fırlatacaktı ama Kofi bir anda reversal yaptı. Aşağıya indi, hareketi çevirdi ve S.O.S! S.O.S GELDİ! Bu sert zeminde ikisi için de zor bir hareket. Lee belini tutarak acı içinde kıvranırken Kofi de acı çekmiyor değildi. İkisi de kendini yere bıraktı. Bir süre dinleniyorlardı.

NvCP.gif


Biraz sonra ikisi de ağır ağır ayağa kalktı. Yoksa Angel süreden dolayı maçı bitirecekti. Lee de Kofi de bakıştı. Kofi, Lee'nin üstüne doğru koştu. Lee eğildi. Kofi sıçradı ve arkasına düştü. Lee arkasını döndüğü anda TROUBLE IN PARADISE! Bir kez daha geldi! Bu sefer kafasına sağlam oturdu hamle. Lee bayılır gibi yere düştü. Kofi ise ayaktaydı. Angel saymaya başladı. 1.....2.....3......4..... Bizler de sayıyorduk. 5....6...7.....8.....9....

10! Keith Lee kalkamadı. Maç bitti!

Kazanan: Kofİ Kingston

01je8v429xsyv0f8x2vk.jpg


Kofi Kingston, bu zorlu mücadelede kazanan taraf oldu. Menajeri Xavier Woods koşarak geldi ve onu tebrik ediyordu. Çemberin etrafındakiler de alkışladı. Woods ile Kofi öfkeli bakışlarla tokalaştılar. Sonra da çembere dahil oldular. Keith Lee de yavaştan kenara geçti. Oturdu, dinlenmesi gerekiyordu.

6-27-2013+1-09-22+PM.jpg


Leo Kruger'in çemberin ortasına geçtiğini gördüm. Kruger gülümseyerek etrafa bakıyordu. Sıradaki maça geçmek istiyordu. Herkesi tek tek süzdü. En sonunda tüm bakışlarını bana toparladı. Ben de ona bakıyordum.

11670334.jpg


Sonra da halkanın ortasına geçtim.

187bofu.gif


ouhg7vu.png



Bir malikanenin önündeyiz. Bu şatafatlı evi herkes iyi biliyor. Özellikle de Will Ospreay'in bir dönem uğrak mekanı olan bir yer. Roman Reigns ve Enzo Amore'un bu evin önünde Vito'dan indiğini görüyoruz. Paul Heyman ise Vito'nun içerisinde, hareket etmeden onlara sesleniyor. Roman, Wiseman'dan son talimatları alıyor. Bunların ne olduğunu duyamıyoruz. Sonrasında Vito'nun kapısı kapanıyor.

onwkxot.png


Burası Alberto Del Rio'nun evi tabii ki de. Roman ve Enzo, hiçbir güvenliğe takılmadan elini kolunu sallayarak içeriye giriyor. Çünkü malikanedeki herkes onu bekliyor. Yürümeye devam ediyorlar. Güzel bir bahçeyi ve yazın sıcaklığında serinlik sağlayan o keyifli havuzu geride bıraktıktan sonra evin kapısına ulaşıyorlar. Roman tam kapıya tıklarken kendiliğinden açılıveriyor.

jp4nki5.png
1xsgjs9.png


İçeriye giriyorlar. Orada tanıdık bir yüz ile karşılaşıyorlar. Ricardo orada! Kendisi Alberto'ya sesleniyor. Oturma odasında bulunan Del Rio, tüm ihtişamıyla ayağa kalkıyor ve girişe geliyor. Misafirine itici gözlerle bakıyor. Roman Reigns ona halen bitmemiş bir öfkeyle bakmaya devam ederken Alberto Del Rio da oldukça sinirli.

Alberto Del Rio: Rica ederim, Hijo de puta.

Roman Reigns: Biliyor musun Alberto? Dwayne bir kez bile evime gelip misafir olmadı. Bana yazdığın notta onun burada olduğunu okudum. Şaşırmadım ama üzüldüm. Çünkü bu gece özbeöz kuzenimle bir daha açılmamak üzere o dostluk defterlerini kapatacağız. Ne yazık... Biz bir aileyiz Alberto, her ne kadar kavga edip birbirimizden uzaklaşsak da gün gelir barışırız. En azından şu ana kadar böyle düşünüyordum. Jey Uso ile bile barışacağıma eminim mesela. Ama Dwayne ile artık o günün gelmeyeceğini biliyorum. Bu gece tüm hesapları kapatıyoruz. Ya o ya da ben. Birimizi ayakta kalacak. Bu bir savaş ilanıdır.

Alberto Del Rio: Yavaş ol, Samoa piçi. Dwayne'den önce senin defterini ben düreceğim. Boşuna seni mapustan çıkartmadım. Değil mi? (Göz kırpıyor Del Rio, sonra da gülüyor). Bizler güreşçiyiz Roman. Eğer konuşarak anlaşamıyorsak dövüşürüz. Polis ile sorunlarımızı çözmeye gerek olduğunu düşünmüyorum. Belki Dwayne PGW arenasına daha fazla zarar gelmesin diye o gece seni durdurmak için farklı bir yöntem denemiş olabilir. Daha modern bir metot ve kendine yakışır bir şekilde seni oradan uzaklaştırdı. Kuzen tam bir beyefendi. Ama bu gece, bu evi istediğimiz kadar dağıtabiliriz. Aynı evden 500 tane inşaa edecek kadar param var. İstersek bu evi de araziyi de komple havaya uçurabiliriz. Çünkü bana yaptıklarına bakarsak intikamımı alırken bundan daha aşağı hareket edemeyeceğimi biliyorum. Senin de elinden geldiğince sert olmanı istiyorum. İşini bitirdiğim zaman her şeyi denediğine emin olmalısın Roman. Tüm çabalarına rağmen bir sürtük gibi yerleri yaladığını biliyor olmalısın.

Roman Reigns: Bana bak Alberto. Will Ospreay senin hikayende nerede ise; sen de benim hikayem için o konumdasın. Kimsenin dokunamadığı o adamı ikinci kez egale etmeyi başardım. Sana ait tahtı çoktan devirdim. Benim için sadece kuzenime ait bir piyonsun. Daha fazlası değil. O yüzden bana Dwayne'i ver. Kenara çekil.

mmw5c2c.png


Alberto Del Rio: Dwayne üst katta, hermano ile bilardo oynuyor. Eğer beni geçebilirsen ona ulaşabilirsin perro.

Alberto "La Cara" Del Rio kollarını açıyor ve bekliyor. Roman Reigns üzerine yürüyor.

jhxy5ep.png


DERKEN DEL RIO'DAN SERT BİR YUMRUK GELİYOR! KAVGA BAŞLADI!

m09bptb.png


Enzo irkilerek onlara bakarken Roman koşuyor ve rebound niteliğinde bir yumruk da o vuruyor. Alberto Del Rio yere yığıldı bile. Roman Reigns yerdeki Del Rio'ya doğru hareket edecekken RICARDO RODRIGUEZ'DEN RUNNING BICYCLE KICK! Roman da yere düşüyor. Alberto da Roman da yerde, ikisi de ağır ağır ayağa kalkıyor. Bu sırada Enzo ile Ricardo'nun bakıştığını görüyoruz. Sarı civciv koşuyor ve Roman'a yapılan saldırı sonrası Ricardo'nun karnına sert bir tekme vuruyor. Sonra da üst üste yumruklarla onu yere sermeye çalışıyor. Fakat Ricardo da sert bir tekme ile karşılık veriyor. Enzo karnını tutarken Ricardo onu ittiriyor ve SUPER KICK!

cf4bvky.png


HAYIR! Enzo eğiliyor ve tutup Neckbreaker ile onu yere seriyor! Ricardo yerde! Sarı civciv ayağa kalkıyor. Kaslarını göstererek nedensiz yere taunt atıyor derken Del Rio'dan Running Enzuigiri! Tekrar yere düşüyor. Bu sırada Roman Del Rio'yu tutuyor ve fırlatıp oturma grubuna doğru atmak istiyor. Ama Del Rio, Roman'ın hayalarına vuruyor! Roman yere düşerken Del Rio gerilip bir Super Kick çakıyor. Roman yerde. Del Rio onun saçlarından tutup kaldırıyor. Sonra da tam kafasından tutuyor Roman'ı ve kocaman televizyona doğru fırlatıp atıyor! Roman televizyonla bir oldu! Ekran kırıldı. Roman yerde.

Derken arkadan Alberto'nun sırtına atlayan bir Enzo Amore var. Enzo onu boğazından sıkıyor ve bayıltana kadar beklemek istiyor. Fakat Del Rio eşek arısından kaçar gibi Enzo'yu fırlatmaya çalışıyor. Biraz sonra çareyi bulamayınca geri geri hızla koşuyor ve duvara çarptırıyor onu. Biraz sonra kafasından tutuyor Enzo'yu ve karşı duvara fırlatıp atmak istiyor ama Enzo onun kolundan tutuyor ve duvara yapıştırıyor! Alberto yerde!

gua6f1t.png


Biraz sonra Alberto ağır ağır kalkarken Roman koşuyor ve SUPERMAN PUNCH! Alberto bir kez daha yere kapaklanırken aynı anda koşarak onlara gelen Ricardo Rodriguez'e de Enzo Amore bir Superman Punch çakıyor! İkili resmen bir aile gibi hareket ediyor. Roman bu hareket sonrası gülümsüyor. Yerdeki Ricardo Rodriguez'in kafasından tutuyor, sonra da onu bahçeye açılan büyük pencere camına fırlatıyor. CAMLAR KIRILDI! Ricardo da camlarla beraber dışarıya fırlıyor. Kafasından akan ufak tefek kanlarla beraber yerde öylece yatıyor. Biraz sonra Roman, Alberto'yu kafasından tutuyor ve aynı tarifeyi ona da uygulamak istiyor. Koşturuyor onu ve diğer bahçe kapısına koşuyorlar. Roman, Alberto'yu da fırlatıp dışarıya atıyor. Alberto kanlarla beraber yerde yatıyor.

eo5eno9.png


Biraz sonra Roman dışarıya çıkıyor. Rock'tan önce Alberto'yu halletmesi lazım. Kaldırıyor onu ve havuza doğru fırlatmak üzere koşmaya çalışıyor. Fakat Alberto mukavemet gösteriyor. Sonra da Roman'ı kolundan çekiyor, LARIAT!! Roman yere düşerken Enzo bu sefer koşmaya çalışıyor ama Alberto'dan Super Kick! İki adam da yerde. Alberto Roman'ı kaldırıyor biraz sonra ve evin duvarına doğru fırlatıyor. Roman kafasını sağlam çarparken yere düşüyor ve yatmaya devam ediyor. Alberto onu kaldırıyor ve yere Double Underhook DDT çakıyor! Roman'ın kafası kanamaya başlıyor. Alberto gülerek onu üstünden atıyor. Yerdeki Roman'a bakıyor ve konuşmaya başlıyor.

Alberto Del Rio: Beni ilk defa sabote ettiğinde, bunu görmezden gelmeye çalıştım ese. Bir ringde en popüler adam sen isen düşmanların da doğal olarak bol olur. Hele bir de patronun en sevdiği adam sen isen... Ama ikinci kez kemer kaybetmeme sebep oldun. Bu kabul edilemez. Kimse beni iki kez üst üste sabote edemez. Bu gece bundan emin olmalıyım. Senin daha fazla ayak bağı olmayacağını bilmeliyim. Bu gece PGW'deki son gecen dostum. Bunun şerefine bir kadeh içmez miyiz?

Alberto, Roman'ı kaldırıyor ve kendisinin dışarıya fırlatıldığı pencereden içeriye gönderiyor onu. Alkol bölümünün olduğu yere gidiyor. Sağlam ve büyük bir şişe alıyor. Sonra da Roman yavaşça kalkarken onun kafasına geçiriyor. Roman bir kez daha yere düşerken Alberto gülümsüyor. Sonra da yerdeki içkiyi Roman'ın emmesi için onun kafasını bastırıyor. Yerleri resmen yalatıyor. Roman, perişan olmuş bir şekilde. Oldukça öfkeli. Bu sırada...

t0oyfna.png


Enzo Amore orada! Enzo resmen uçan tekme vuruyor! Alberto yere düşüyor. Sonra da Enzo, büyük bir öfke ile yerdeki Alberto'nun üstüne çıkıyor ve seri yumruklar atıyor. Üst üste ve hiç durmadan! Enzo hiç bu kadar sinirli olmamıştı! Buna kendisi dahi inanamıyor. Alberto'nun suratını dağıtana kadar vurmaya devam ediyor. Del Rio tepki vermeye çalışıyor ama nafile. Çaresizce yatıyor. Enzo yumruklara devam ediyor.

Enzo Amore: Bu yalnızca Roman'ın hikayesi değil. Sen sabote edildiysen biz de aynısına maruz kaldık. Senin yüzünden kemerlerimize el konuldu. Orospu evladı!

Enzo ilk defa doğru cümleler kuruyordu. Roman buna şaşırıyor. Biraz sonra Enzo ayağa kalkıyor. Del Rio kendisine gelmeye çalışırken gözüne Slammy Awards 2023 ve 2024 ödülleri çarpıyor. Enzo 2023 ödülünü alıyor ve ayaklanan Del Rio'ya doğru koşuyor, sertçe suratına vuruyor! Del Rio'nun kafasının köşesi kanıyor. Hatta kısmen içeriye bile göçtü diyebiliriz. Biraz sonra Enzo 2024 ödülü de alıyor ve alkol bölümüne fırlatıyor. Bazı şişeler kırılıyor. Bu sırada Roman Reigns'in kalktığını görüyoruz. Şaşırarak Enzo'ya bakıyor. Onun içinden resmen bir canavar çıktı! Gülümsüyor Roman. Alberto Del Rio ayağa kalkarken koşuyor ve...

o7najgl.png


SPEEEAARRRR!!!! ALBERTO YERDE! Roman, Alberto'ya en etkili hareketini yapıyor. Del Rio karnını tutarak yerde kıvranıyor. Roman sonrasında onu tutuyor ve koşarak dışarıya çıkıyor, havuza doğru bir mancınık gibi fırlatıp atıyor! Del Rio havuza lönk diye girerken kafasını duvara ters bir şekilde çarpıyor. Bilincini kaybediyor.

hfszc0w.png


Biraz sonra Roman onun arkasından bakıyor. Enzo da hemen yanında. Kalan işi tamamlamak üzere içeriye girip merdivenlere doğru ilerliyorlar. Alberto'yu hiç umursamıyorlar. Basamakları ağır ağır çıkıyorlar. The Rock ile yüzleşme vakti geldi de geçiyor bile. Üst kata çıktıklarında...

The Rock'u görüyorlar. O gerçekten de bilardo oynuyor! Elinde bilardo ıstakası ile öylece onlara bakarken yanındaki isim...

h7w5343.png


JEFF HARDY! Hardy orada. Roman gözlerine inanamıyor. Ne alaka amk?

The Rock (alaycı bir tavırla): Hoş geldin kuzen. Rocky seni burada görmekten memnun. Davetime icabet ettiğin için minnettarım.

Roman ve Enzo şaşırarak onlara bakıyor. The Rock hafifçe gülümserken ıstakayı alıyor ve beyaz topa doğrultuyor. Hamlesini yapıyor. Tam önündeki mavi çizgili topu vururken, hemen yanındaki çizgili turuncu ve kırmızı toplar da hareket ediyor. Mavi top tam karşıdaki deliğe giderken kırmızı ile turuncu ise kenardaki ve diğer köşedeki deliklere gidiyor! Tek hamlede 3 puan! Dwayne gülümsüyor. Istakasını dik bir şekilde yere dokundurarak tutuyor ve Roman'a bakıyor.

The Rock: Söylesene Roman. Beyaz top Alberto Del Rio ise kırmızı, turuncu ve mavi toplar kimlerdir?

Roman Reigns: Bilmece çözmeye ge-

bmzka2m.png


Enzo Amore: Roman Reigns, Jey Uso, Will Ospreay.

The Rock ve Roman bir anda Enzo'ya dönüyor. İkisi de şaşırarak ona bakarken Jeff Hardy gülümsüyor. The Rock da sonra gülüyor. Kafasını sallayarak Enzo'nun bilmeceyi çözdüğünü söylüyor. Bu en basit olandı!

Enzo Amore: Fakat bunların hiçbir önemi yok. Önemli olan ıstakanın kim olduğu. Bu da sensin Dwayne.

The Rock: Hayır Enzo. Hiçbir zaman ıstaka ben olmadım. Bu The Miz'di. Bazen de başkaları oldu.

Enzo Amore: Istaka The Miz ise sen her zaman o ıstakayı tutan ve topu fırlatan oldun. Haklısın, bu daha mantıklı. Toplara ve ıstakaya o kadar odaklandık ki, kimin bu atışı yaptığını görememiştik.

kh0at2r.png


The Rock: Bingo. Bugün yalan makinesinin anti tezi olarak davranıyorsun sarı civciv. Senden hiç beklemediğim bir performans. (Roman'a dönüyor) Kuzen. Seninle olan savaşımız bu bilardo arenası gibi. Ben 8 top bilardo oynamak istersen sen 3 topluk bir oyun hayal ediyordun. Ben kuralları daha basit bir düzen kurmaya çalışırken sen en zor oyunu seçiyordun. Seninle farklı düşünüyorduk Roman. İsteklerimiz de hayallerimiz de oldukça farklı. Sen kalabalık bir grubu arkana toplayıp PGW'yi domine etmek istedin. Kadromu kısırlaştırmaya ve tekleştirmeye çalıştın. Ama ben çok oyunculu hikayeleri daha çok severim. Buna müsaade edemezdim. Kanımdan, canımdan biri olsan da buranın şefi olduğunu kabul edemezdim. Çünkü o kişi...

The Rock: Karşında duruyor Roman. O kişi benim! Sana daha önce de söyledim. Her ne kadar güreşi bırakıp bir şirket satın alsam, onu yönetmeye çalışsam da kenara çekilmiş sayılmam. Hatta güreştiğim dönemden daha aktifim. Ama sen bunun farkında bile değilsin. Ben hep buradaki Şef unvanındaki kişiydim kuzen. Üzgünüm, sen hiçbir zaman Tribal Chief olamadın. Ben varken asla da olamayacaksın.

Roman Reigns öfkeyle ona bakıyor. The Rock kaşlarını çatarak Roman'ı izlerken Hardy'e dönüyor. Sonra da Enzo'ya.

mvti9fx.png


The Rock: Jeff ve Enzo. Bu aile kavgasında sizin yeriniz yok. Şimdi alt kata inin ve buradan kimin sağ çıkacağını görmek üzere bekleyin. Sonra da tüm dünyaya duyurun. Tarih kitaplarına yazın. Çünkü bu gece bu aileden biri eksilecek. Diğeri ise tüm kuvveti kendisinde toparlayarak belki de dünyanın en güçlü adamlarından biri olacak.

Jeff Hardy aldığı talimatla beraber yavaşça Enzo'ya doğru ilerliyor. Alt kata inmek üzere merdivenlere gitmeyi gözleriyle teklif ediyor. Enzo onaylıyor. Sonra da arkasını dönüyor. Hardy önden Enzo arkadan yürüyor.

tae3x75.png


DERKEN ENZO AMORE, JEFF HARDY'İ İTTİRİYOR! ONU İTTİRDİ! HARDY KAFASINI YERDEKİ SERT ZEMİNE ÇARPA ÇARPA MERDİVENLERDEN AŞAĞIYA İNİYOR. EN ALT KATA BİR PASPAS GİBİ YAPIŞTI! ENZO AMORE ÖFKELİ BİR ŞEKİLDE ONA BAKIYOR.

Sonra da arkasını dönüyor ve The Rock'a bakıyor.

Enzo Amore: Sen ve Roman bir aile değilsiniz. Sadece kan bağı olan iki adamsınız. Roman'ın ailesi benim. Can bağı, kan bağından büyüktür Dwayne. Bunu sana bu gece kanıtlayacağım. Bu kavgada ben de olacağım.

k86ucv1.png


The Rock gülümsüyor. Sonra da bilardo sopasını hızla alıyor ve bir ok gibi onu tutup Enzo'ya fırlatıyor! KAVGA BAŞLADI BİLE!

3l5s77k.png


Enzo üstüne gelen sopadan kaçamıyor. Ne ara bile geldiğini fark etmedi. Geç kaldı! Boğazından ve kısmen omzundan vuruyor ıstaka. Neredeyse delik geçecek hızda! Ama neyse ki bu gerçekleşmiyor. Öksüre öksüre yere düşüyor Enzo. Bu sırada Roman çok sinirlendi. Gidiyor ve gülen Dwayne'e doğru yaklaşıyor. O giderken Dwayne'den sert bir tekme geliyor karnına. Fakat Roman hemen bir uppercut çakıyor. The Rock sinirlendi. Çenesini kontrol ederek Roman'a bakarken üstüne gidiyor ama Roman karnına tekmeyi basıyor, sonra da Back Elbow'ları kafasına geçiriyor. Belinden tutuyor ve döndürüyor, bilardo masasına German Suplex!

ixk93sz.png


The Rock yerde. Roman onu kaldırıyor. Enzo Amore bu sırada öksürme nöbeti sonrası Roman'ın yanına geliyor. Roman ona halledeceğini söyleyecekken Enzo üst üste stomplarla yerdeki Rock'a saldırıyor. Sonra da zıplayıp üstüne çıkıyor ve yumruklarla onu sersemletmeye çalışıyor. Fakat The Rock döndürüyor onu ve bu sefer Enzo yerde. The Rock sert birkaç yumruk çakıyor. Enzo'nun yüzüne doğru çalışırken Roman onu tutuyor ve kaldırıyor. Fakat The Rock'tan Back Elbow! Ayağa kalkan The Rock, koşarak gelen Roman'ı tutuyor, sonra da döndürüyor ve THE ROCK BOTTOM! HEM DE ENZO AMORE'UN ÜSTÜNE!

12kfl17.png


Enzo da Roman da yerde. İkisi de sıkışık konumda. The Rock üstündekileri çıkartıyor. Sonra da ıstakalardan birini alıyor. Ağır ağır kalkmaya çalışan Roman'a bakıyor ve ona geçirmek için beklerken yerdeki Enzo, bilardo masasındaki toplardan birini alıyor ve yerden Rock'a doğru fırlatıyor. Rock'un tam da suratına! Rock elindeki ıstakayı düşürürken sarsılıyor. Roman bu sırada yerden başka bir top alıyor ve Rock'un hayalarına fırlatıyor. Rock acı içinde dizlerinin üzerine çöküyor. Bu sırada Enzo gidiyor ve DDT ile sert zeminin üzerine onu yere seriyor.

jk5mqfg.png


The Rock yerde öylece yatıyor. Roman onu kaldırıyor ve kenarda duran gardroba fırlatıp atıyor. Sonra da kolundan tutup çekiyor ve bir kez daha gardroba fırlatmak istiyor. Ama Rock'tan reaksiyon geliyor! Reversal yaptı ve Roman'ı gardroba yapıştırıyor. Bu sırada Enzo Amore koşarak geliyor ve SPEEEARRRR!! ENZO AMORE'DAN THE ROCK'A SPEAR! BU NASIL BİR NEFRET! Roman Reigns şaşırarak ona bakıyor. Enzo ise öfkeli bir şekilde yerdeki Rock'u süzüyor. Kemerini boşa çıkartmıştı. Aldığı intikam aslında bunun için. Roman bunu fark ediyor o sırada. Yine de Roman'ı da savunduğunu biliyor. Enzo gerçekten de Anoa'i ailesinden de daha bağlıydı ona. Gülümsüyor Roman.

Roman Reigns biraz sonra The Rock'u tutuyor. Ağır ağır kaldırıyor. Enzo da ona bakıyor. Etrafı süzüyor Roman. Alt kat ile aynı hizada bir pencere var. Duvar boyunca kaplı olan bu pencere onun için çok uygun! Roman Reigns tutuyor The Rock'u ve koşarak o pencereye doğru fırlatıp atıyor! The Rock, birinci kattan bahçedeki zemine yapışıyor. Öylece yerde yatıyor. Bu sırada havuza bakan Enzo ve Roman orada bir detay fark ediyorlar!

ALBERTO DEL RIO ORADA YOK! Del Rio, kanlar içerisinde bıraktığı havuzu bir şekilde terk etmiş. Roman ve Enzo birbirlerine bakıp durumu anlamaya çalışıyorlar. Fakat nafile. Biraz sonra yerde ve ağır ağır kalkan Rock'a bakıyorlar.

j6wfys3.png


Roman Reigns sağ kolunu hazırladı. Yere vuruyor, sonra da zıplayarak atlamak üzere hazırlanıyor. Roman Reigns ağır ağır kalkan The Rock'un...

n3byipk.png


Üzerine atlıyor ve BİRİNCİ KATTAN SUPERMAN PUNCH! ABART ROMAN REIGNS! The Rock öylece yerde yatıyor.

djzs01k.png


ENZO AMORE DA ATLAYACAK! ATLAMAK İÇİN ROMAN'A BAKIYOR! ONAYI ALDI! ENZO AMORE ATLIYOOORRRRR....

s2u7l6i.png


BİRİNCİ KATTAN FROG SPLASH! THE ROCK KARNINI ACI İÇİNDE TUTUYOR! YERDE RESMEN KIVRANIYOR!

Üç adam yerde ve yan yana yatıyor. Bitik durumdalar. Bahçede The Rock öylece kıvranırken Enzo çok yorgun. Roman da başındaki sağlam ağrı ile kendini bırakıyor ve yerde öylece uzanıyor. Biraz sonra Roman kalkıyor ve The Rock'a bakıyor. Rocky ayaklanıyor. Bahçe duvarına yaslanarak oturuyor. Yorgun bir şekilde nefesini ayarlamaya çalışıyor. Konuşmaya başlıyor.

ecbf61v.png


The Rock: Kontrol etmek istedim. Sürekli etrafta görünüp antipatik olmayı istemem. Ekonominin görünmez eli misali PGW'deki taşları sinsice yerinden oynattım. Alberto benim sayemde PGW Championship'i kazandı. Guerillas of Destiny benim emirlerimle onun gardiyanları oldu. The Miz ise kendi fikirleri olsa da yönetimin sözünden çıkamayan bir kukla yöneticiydi. Her şeyi idare eden bendim. Fakat bu kadar olduğunu mu sanıyorsun? Dinle. Sana en başından anlatayım.

Roman şaşırarak dinliyor. Enzo da ayaklanıyor.

The Rock: Bloodline'ın kurulacağını ama Jey Uso'nun senden bağımsız hareket edeceğini, senin ise onun peşinden koşacağını çok iyi biliyordum. WrestleMania'dan hemen sonra, PGW Championship'i kazanması için Alberto'yu devreye soktum. Jey Uso'yu da seni de paketleyebileceğini söyledi. Ama destek istiyordu. Bu yolda önüne engeller çıkabilirdi. En başta Val Venis'i durdurdum.

Enzo oldukça şaşırmıştı.

The Rock: O adam önceki yılın en büyük güreşçilerinden biriydi. WrestleMania ana olayına imza atmış çok başarılı bir isimdi. Humberto'nun kariyerini bitirdi. Tehlikeliydi. Alberto'nun yoluna taş koymaması için bir plan yapmalıydım. Onu eski takım arkadaşlarıyla sınamaya karar verdim. Venis'in zaten dağınık olan mentali, Mayhem ve Bate'i gördükçe iyice dağılacaktı. Hatırlıyor musun Roman? SummerSlam'e giden yolda, PGW Championship 1 numaralı adaylık maçı vardı. Maça Venis, Mayhem ve Bate'i beraber koydum. Planlarım başarılı bir şekilde gerçeğe dönüştü. Alberto 1 numaralı aday olarak geceyi kapatırken Val Venis yerdeydi.

İlgiyle dinlemeye devam ettiler.

ioz7nlf.png


The Rock: Venis'in güçlü olmasını hiçbir zaman istemedim. Yaratacağım yeni düzen için her daim büyük bir tehditti. Bu yüzden onu her türlü eleme maçında eski takım arkadaşlarıyla birlikte sahaya sürdüm. Mental olarak toparlanmasını ve ön plana çıkmasını istemiyordum. Prince of PGW eleme maçında da benim stratejim sayesinde Val Venis ilk turu geçemedi. Belki Lockdown döneminde Alberto'ya saldırdı, hatta Del Rio'ya ayarladığım reklam çekimini sabote bile etti. Bu yüzden Alberto ile büyük bir maça bile imza attılar. Ama Val Venis bilmeden "La Cara" adlı efsanenin doğmasına sebep oldu. Onu bir tek o gece için durdurmadım. Çünkü bu işi, hikayesi yeni baştan yazılan Del Rio'nun yapabileceğine emindim.

The Rock: Kasetler... Maryse ile Val Venis'i herkesten önce ben öğrendim. Elime geçen videoyu ileride kullanmak üzere sakladım. Eğer Venis düzeni bozmaya kalkarsa onu tepetaklak edecektim. Keza bunu yapmak zorunda kaldım. Prince of PGW'deki Takımlar Şampiyonluğu maçı öncesi Wes Lee'yi devreye soktum. O benim adamım değil Roman, ama onu bir piyon gibi hareket ettirecek bir adam ve kadına sahibim: Dominik Mysterio ve Liv Morgan... O kaseti Dominik'e ben aktardım. O da Wes Lee'ye verdi ve The Miz görüntülerden sonra bir anda alev aldı. Zaten Alberto ile olan yakınlığımı herkes biliyordu. Fakat Maryse'in görüntülerine ne demeli? Miz'in Takımlar Şampiyonluğu maçını iptal etmesini ve Venis'i mağduriyete uğratmasını beklerdim. Miz Brookes'a saldırdı ve benim düşündüğüm yolda ilerledi. Fakat sen ilk defa büyük bir fırsattan istifade ederek o kemerlere uzandın. Beklemediğim bir müdahaleydi kuzen. Val Venis'i engellediğin için teşekkür ederim. Çünkü burada mevzu sen değildin.

gcui3p6.png


The Rock: PGW'de yükselişini önlediğim başka isimler de var. Bunların en başında Bryan Danielson geliyor. Lockdown gecesi Chris Jericho'yu yenmesine ramak kala Dominik'i ve ekibini devreye soktum. Bryan'ı bir kenara fırlatıp atarlarken oldukça keyif almıştım. Üzgünüm Danielson, bu şirketin bir tane yüzü olmalıydı. O da sen değilsin.

fcb0fpm.png


The Rock: Bir diğer büyük engel Will Ospreay'in ta kendisiydi. O PGW'nin Tanrısı gibiydi. Geçen yıl onun kadar başarılı bir adam oldu mu, inan bilmiyorum. Kendisini sabote etmek için önce Nigel McGuinness'i PGW'ye geri getirdim. Sağ olsun, Nigel görevini layıkıyla tamamladı. Ardından Jeff Hardy'i kovduran Don Callis'e bayrağı teslim etti. Ne zannediyorsun? Don da benim için çalıştı. Ospreay'i yakından takip etmem gerekiyordu. Nigel'ın müdahalesinde sonra Ospreay yanlışlıkla da olsa ana kemer yoluna doğru ilerledi. Alberto'nun ayağının altına dolaşmaması için Ospreay'i engellemeliydim. Günün sonunda, kovulan Jeff Hardy ile yeniden sözleşme imzalayarak Ospreay'i zihinsel sorunlu biri haline getirmeyi başardım. Will bir daha asla toparlanamaz. Hardy'i de bir öyle bir böyle kullanarak bir çöp poşeti haline getirdim. İkisi de geçen sezonun en iyileriydi. Bu sezon ise Rocky'nin istedikleri adam olamadılar ve elendiler.

p752nwy.png


The Rock: Yalnızca güçlü olmak önemli değil, kuzen. Önemli olan gücünün farkında olan insanların etrafta olması. Sen Bloodline'ı kurarken bu prensip ile yola çıkmıştın. Hatta Jey Uso sana itaat etmediği zaman ona çok kızdın. Belki de bu duruma bu kadar takılmasaydın Alberto şampiyon bile olamayabilirdi. Fakat seni tanıyorum Roman. Komplekslerinden dolayı Jey ile olan mevzuyu büyüteceğini anlamıştım. Fakat seni tanıyamadığım bir nokta var. Lockdown'daki olaydan sonra döneceğini tahmin etmiyordum. PAYBACK 50 dönüşün, sonrasında ana kemer talep etmen gibi önemli olayları canlı olarak takip ettim. Wes Lee'yi PGW'ye geri döndürerek aslında senin önünü bir kez daha kesmeyi hedefledim. Kaset olaylarıyla bunu da ciddi anlamda başardığımı oldukça iyi biliyorsun. O gece ana kemer mücadelesine çıkamadın bile.

bikgfhf.png


The Rock: Hepsini ben tasarladım kuzen. Hikayeyi ben yazdım, sizlere ise oynamak kaldı.

Roman Reigns ciddi bir şekilde ona bakıyor. Önüne çıkan her engel, diğer güreşçilerin yaşadığı ve yaşattıkları her şey The Rock'a aitti. O PGW'nin kaderini baştan sona yazmıştı. Haklıydı. The Rock'un haklı olması onda büyük bir öfke yarattı. Biraz sonra...

s6jmc2t.png


Roman Reigns Rock'u kaldırıyor. Koşuyor ve onu havuzun kenarındaki mermere doğru fırlatıp atıyor! Aynı Alberto Del Rio gibi, The Rock da mermere kafasını çarparak havuza düşüyor. Sonra da öylece yatıyor. Akan kanlar Roman Reigns'in içindeki öfkeyi de boşaltırken Enzo Amore şaşırarak patrona bakıyor.

c6amib1.png


Biraz sonra ikili, ağır ağır yürüyerek orayı terk ediyorlar. Kapıdaki Vito'ya binip giderlerken kameralar geniş açıdan havuzda yatan The Rock'a yaklaşıyor.

187bofu.gif


Leo Kruger ile göz göze geliyorum. Çemberin ortasındayız. Artık bu son maç, ana olay, kapanış! Angel bana bakıyor. Bu sefer işi bitireceğimden emin. Leo Kruger da beni avlayacağından çok emin. Göz göze konuşmaya devam ederken...

4lgjkg9.png


Merdivenlerin orada bir hareketlilik ile karşılaşıyoruz. Bodrum katının girişinden beyaz bir ışık geliyor. İki adamın sakince aşağıya indiğini görüyoruz. Bu adamlar da kim böyle? Herkesin kafasındaki soruyu Angel yöneltiyor.

Angelico: Sen de kimsin?

d2zzb56.png


Lou: Ben kim miyim? Ön kapıda bir yazı var: "Lou'nın Yeri." Ben de o lanet olası Lou'yum! Asıl sen kimsin?

Angelico şaşırmıştı. Ben de adama bakarken durumu garipsedim. Angel'in konuştuğu müdür, patronundan habersiz olarak bize burayı kiralamış olmalıydı. Yoksa bu gelişen olayların başka bir anlamı olamazdı. Angel de böyle düşünüyordu. Patrona soruyu yöneltti.

Angelico: Benim kim olduğumun bir önemi yok. Ama çok merak ediyorsan Kargaşa Proje'sinin bir üyesiyim. Topluluk, bu gece için sizden bu alanı kiraladı.

Kargaşa Projesi de neydi? Hiçbir şey anlamamıştım. Lou ile aynı seviyede bilgiye sahiptim. O da şaşırarak yanıtladı.

Lou: Serseri bir grupsunuz yani. Sizin en son profesyonel güreşçi olduğunuzu hatırlıyorum. Ama birileri tarafından kıçınız tekmelenmiş belli ki. Her ne sikim olduğunuz beni ilgilendirmiyor. Aptal bar müdürüm bir hata yapıp size burayı kiralamış olabilir. Ben ise bu yanlışı geri alıyorum. Siktir olun gidin şimdi buradan! DERHAL!

2ajy0mh.png
m4b9evd.png


Angel çok sinirlendi. Verilen emir sonrası merdivenlere doğru yürümeye başladı. Patronun arkasındaki lavuk durumu çakozlayıp patronun önüne geçti ve Angel ile yüz yüze geldi. Fakat yapabileceği bir şey yoktu. Angel koşarak yumruğu yapıştırdı. Lavuk o kaslı vücuda rağmen yediği yumruk ile direkt olarak zemine, kolunun üzerine düştü. Acı içinde bağırıyordu. Lou bu saldırı sonrası çaresizce Angel'e bakıyordu.

Angelico onu kolundan çekip merdivenlerden yuvarladı. Patron da biraz sonra zemini yalıyordu. Spor yapmayan, ham bir vücudu devirmek işte bu kadar kolaydı! Hem de her gün dövüşe katılan bir adam için çocuk oyuncağıydı. İkisi de yerde yatarken Angel cebinden bir sigara çıkartıp hemen yaktı. Keyif sigarasıydı bu. Biraz sonra bir şey fark etti. O da lavuğun yavaş yavaş yerinden kalktığıydı. Koştu ve...

MzIfht.gif


RKO!!!! ANGELICO'NUN İLK DEFA RKO VURDUĞUNU GÖRÜYORDUM! LAVUK UZUN BİR SÜRE KALKMAMAK ÜZERE YERE KAPAKLANDI. ANGEL İSE BELİNİ TUTARAK AYAĞA KALKTI. BU OLDUKÇA CANINI YAKMIŞTI. Gerçek bir zeminde RKO çekmek oldukça zorluydu. Bunu iyi biliyordum. Artık Angel de biliyordu.

6__KPNvlc6kQzKz_8IGeCgJCWDF2dIBlga0ih-zDHuQ.jpg
hq720.jpg


Bu küçük aksiyon sonrası Angel yerine geçti. Leo Kruger ile ben son kez bakıştık. Bu maç her şeye rağmen gerçekleşecekti! Bar üstümüze yıkılana kadar devam edeceğimize yemin etmiş gibiydik. Biraz sonra Angelico ikimiz için de konuşmaya başladı. Nihayet merakla beklediğim Kargaşa Projesi'ni kısmen de olsa açıklıyordu.

Angelico: Evet, duydunuz beyler. Birkaç haftadır bu barda toplanıyorduk. Hemen hemen her akşam arka kapının önünde dövüştük. Belki resmi olarak bu akşam bir isim belirlemiş olabiliriz: Fight Club... Bu destansı dövüş şenliğini anlatan harika gecenin adı. Ama bu buluşmalar, siz yokken Randall ile gerçekleştirdiğimiz ideolojik sohbetler ve nihayetinde toplandığımız Fight Club gecesi... Bunların hepsi büyük bir projenin alt adımlarıydı: Project Mayhem!

Güreşçiler arasında homurdanmalar başladı. Project Mayhem, Kargaşa Projesi ne demekti?

Angelico: Kafanızda bir sürü soru işareti olduğunu biliyorum. Ancak Project Mayhem'in ilk kuralı şudur ki, soru soramazsınız!

1DnP.gif


Angelico: İkinci kural, Project Mayhem'in hiçbir üyesi özel değildir. Bu yüzden biraz sonra gerçekleşecek karşılaşma yalnızca iki adamın mücadelesi olarak tarihe geçecek. Adlarınızı bir kenara bırakın ahmaklar! Çünkü artık onlara ihtiyacınız yok. Daha önce de söylediğim gibi, sizler özel insanlar değilsiniz. Sizler güzel veya eşsiz kar taneleri de değilsiniz. Sizler bir maymun gibi uzaya fırlatılmaya hazır birkaç adamsınız. Space Monkeys! Haydi çocuklar, birbirinizi ölüme giden ışığı görene kadar dövün. Çünkü bu maç gecenin son maçı ve bu çılgın vahşeti görmeyi hak ediyoruz!

Angel'in son sözleriyle beraber etraftaki güreşçiler kendi aralarında konuşmaya başlıyor. Kimse özel olmadığını kabul etmez. Angel'in felsefesi bu sefer kalabalığa ters geliyor. Onun adına üzülüyorum. Bu grup onunla beraber toplanmayı başarmıştı. Angel'in fikirleri ile Fight Club ortaya çıktı. Nihayetinde kalabalığın uzaklaşması bunca emeğin boşa gitmesi demekti. Angel ne planlıyordu, bilmiyordum ama adama ihtiyacı olduğunu konuşmasından anlamıştım. Fakat bu şekilde konuşmaya devam ederse, en azından PGW güreşçileri kendisi ile yan yana olmak istemeyecekti.

186d043507b3637093e28a3ccab53340_700_380.webp


William Regal ile Dario Cueto ise bu sırada kalabalığı sakinleştirmek adına öne çıkıyor. William Regal konuşmaya başlıyor.

William Regal: Baylar, son mücadeleden sonra Project Mayhem ile ilgili tarihi bir açıklamamız olacak. Lütfen şimdilik maça odaklanın. Çünkü inanıyorum ki, bu maçtan sonra uzun süredir yürütülen çalışma artık tamamlanmış olacak.

Konuşma sonrası kalabalık bize odaklanıyor. Leo Kruger ile ben... Çemberin ortasındayız. Angel'in konuşmasına dair olumsuz etki yavaşça sönerken maç başlıyor!

Fight Club Match
İki Adamın Mücadelesi


maxresdefault.jpg


Hayali gong sesi ile beraber Leo Kruger ile bakışıyorum. Bana doğru yaklaşıyor. Ben de ona yaklaşıyorum. Sağlam bir uppercut geçirerek başlıyorum! Kruger şaşırıyor, maça sert başladım. O da yaklaşıyor, biraz sonra karnıma vurduğu sert tekme sonrası dirseğini kafama geçiriyor. Başım resmen zonkluyor. Sonra tutuyor beni ve sağlam bir Suplex ile yere seriyor! Bir Suplex'in bu kadar canımı yakacağını düşünmemiştim. Zaten ağrıyan belim iyice ağrımaya başlıyor. Acı çekiyorum. Ayağa kalkarken Leo Kruger gülüyor. Sonra da sağlam bir uppercut geçiriyor.

TUJSBn.gif


Maça kötü başladım. Toparlamam lazım. Koşuyor ve Clothesline ile onu yere seriyorum. Kruger bu atağı benden beklemiyor, şaşırarak yere devriliyor. Hızlıca ayağa kalkarken bu sefer de o kalkmadan DDT çakıyorum. Kruger yeri yalıyor. Kafasındaki kanlar belirmeye başladı bile. Keyif alıyorum. Soğuk bakışlarla onu süzerken gerçekten de mutluyum. Fakat gülmüyorum. Bir yılan gibi sinsice ona bakıyorum. Kruger yerde. Teker teker ona tekme atıyorum. Önce sağ bacağına, sonra sol. Kollara geçiyorum, önce sağ kola sonra da sol kola. En sonunda zıplıyor ve dizimle kafasına vuruyorum.

3fc081aa8f17cb4b-600x338.gif


Bu gerçekten onun canını yaktı! Kafası içine göçtü diyebilirim. Kruger yerde yatarken Angel beni hayranlıkla izliyor. Başaracağıma emin. Biraz sonra geriliyorum. RKO vurmak belimi ağrıtabilir, bu yüzden diğer bitirici hareketimi gerçekleştirmek için bekliyorum. Punt Kick! Bu gece Leo'nun cenazesi de buradan çıkabilir. Bilmiyorum ama bu tekmeyi vurmak için sabırsızlanıyorum. Seyirciler de benim ne yapacağımı anladığı için merakla bekliyorlar. Leo hafiften kalkar gibi oluyor. Hırsla onu bekliyorum, koşuyorum ve...

0dd8021341d5d4391f01c4798e37b365453220d2_00.gif


Iska! Leo kafasını çekiyor. Sonra da hızımı alamayıp Dario Cueto ile çarpışıyorum. Cueto yere düşerken ben de hızla kalkıyorum. Çembere geri dönerken Kruger çoktan kalkmış bile. Üstüne gidiyorum ama Kruger'dan sert bir Big Boot! Gerçekten bot giymiş olan bu adam kafamı kanattı. Yerde bu kana bakarken Kruger beni aniden kaldırıyorum. Maçın kontrolünü bir anda ele geçirdi resmen: Kruger's End! Facebuster ile yüzümü yere çarptırıyor. Bu gerçekten canımı yaktı. Öylece yerde yatıyorum.

NXT_202_Photo_50-2


Pes etmediğim için Kruger kızgın. Maça devam edip etmeyeceğimi sorduğunda edeceğimi söylüyorum. Biraz sonra Kruger tam ben kalkmadan GC3 adlı kilidini bağlıyor! Kilit sonrası Kruger o kadar hype'lı ki bağırıyor. Pes etmem için beni teşvik ediyor. Bu adam gerçekten de bir avcı! Ben de kendime avcı derdim fakat bu adam benim sınırlarımı zorlamaya sebep oluyor. Özellikle kolumu çok acıtan bu kilit karşısında ne yapacağımı bilemiyorum. Biraz sonra elimi havaya kaldırıyorum.

168969.gif


Ama yere vurmaktansa kalkmak için zeminden güç alıyorum. Kruger'un pozisyonunu bozarak kalkmaya çalışırken Kruger hareketi bir anda bırakıyor. Sonra da ben kalkarken bir yumruk vuruyor suratıma. Acı içinde yere düşüyorum. Kruger karşıma geçiyor. Ağır ağır kalkıyorum. Etrafımdaki herkes heyecanlı. Angelico herkesten daha heyecanlıydı. Fakat onları gecenin başında olduğu gibi tam seçemiyorum. Gözlerim bulanık görüyor. Daha doğrusu bir gözüm. Diğeri hakkında fikrim yok. Sağ göz kapağım aşağıya indi. Sadece sol gözümle etrafı seçebiliyorum. Odak noktam yalnızca Leo Kruger. O adam karşımda ve beni öldüreceğine yemin edebilirim. Son yediğim yumruktan sonra zor ayaklandım. Belki de tek hamle ile işim bitebilir. Bu sefer kaybetmemeliyim. Angel'e karşı mahcup olmamam lazım.

CodCTH.gif


Sağ kroşe! Leo Kruger'in acıması yok. Yere düşüyorum. Sonra da yüzüme sert bir tekme atıyor. Bu adam doğada dövüşmek için doğmuş. Yerde yatıyorum. Galiba maçı tamamlayamayacağım. Yeniden kaybediyorum, üzgünüm Angel. Bu sırada tek gözümle çevreye bakıyorum. Angelico orada ve kalkmam için bağırıyor. Bu adam nasıl gerçek değil? Basbayağı orada. Ama şu an bunu düşünebilecek halim bile yok. Etraftaki kalabalık oldukça ateşli. Edge sinirli bir şekilde kalkmam için bağıran bir diğer isim. William Regal de bana destek veriyor. Sonra da göremediğim ama seslerini duyduğum birkaç adam daha. Fakat...

_64d93966-77dc-11ea-9ef9-f1be7341055a.jpg


Yapamıyorum. Gözlerimi öylece kapatıyorum.

0dd8021341d5d4391f01c4798e37b365453220d2_00.gif


Derken kaldırıyor beni Kruger, bir kez daha Kruger's End için zemini hazırlıyor. Kafamı şiddetli bir şekilde bir kez daha vurursam beyin hücrelerim tamamen ölecek. Kruger boynumdan tutuyor ve...

tumblr_mqakpsh7oE1qd4mvdo1_500.gif


RKOO!!!!!! DÖNER DÖNMEZ RKO'YU YAPIŞTIRIYORUM! Kruger'in burnundan ağzından komple kan geliyor. Yerde öylece yatıyor Kruger. Ben de yatıyorum. Etraftaki seyirci saymaya başlıyor. Önderlik William Regal'de. 1........2.........3.........4.......

b4545cded053937f-600x338.jpg


5........6........7...... İkimiz de yerdeyiz! 8.........9....... AYAĞA KALKIYORUM!

MV5BYmJlNGU2M2UtZmZjOS00ZGE5LTk0MmQtYzFlZjEwMjA2ZWQ4XkEyXkFqcGc@._V1_.jpg


10! KRUGER HALA YERDE! Kazanıyorum!

ngyuocd.png


Ama bir önemi yok, çünkü Angel'e göre kimin kazandığı mühim değil. İkimiz de özel biri değiliz. Kazanan Project Mayhem'in ta kendisi. Daha doğrusu, projenin asıl oluşum amacı: MAYHEM şovu. Bir anda bildiğimi fark ediyorum. Angel'in uzun süren çabaları sonrası dönmesi planlanan o büyük etkinlik MAYHEM'in ta kendisi.

Kazanan: MAYHEM

iVCFWuqh4ArthoKghSMb31Bcgpv4AQxwRgGn5LHTcsM.png


Şaşırıyorum. Ben biliyorsam Angel biliyor, o zaman Angel biliyorsa ben de biliyordum. Kazandığım mücadele sonrası kendimi yere bırakıyorum. Hemen yanıma gelen Angelico oturuyor. Deli bakışlarla onu süzüyorum. Angel ise her zaman olduğu gibi sakince sigara içiyor. Bilemediğim, hatırlayamadığım kısımları bana anlatıyor. Çünkü anlatması gerektiğini iyi biliyor.

Angelico: RAW. İstediğin bu, değil miydi Randy? Apex Predator veya The Viper olarak anıldığın dönemler. Her ne sikimse. Umutsuzca 2009 yılına dönmek istiyordun. Diğer hiçbir güreşçinin önemli olmadığı, hatta bir Space Monkey kadar değersiz olduğu yıllar. Randy Orton'un ise tarih yazdığı o muhteşem günler. Çünkü güreş hayatının prime dönemlerinden biriydi. En parladığın dönem olmasa da belki de en keyif aldığın sene olabilir. Gerçekten yaşadığını hissettiğin yıllar...

Ona bakıyordum. Haklıydı, beni çok iyi tanıyordu. Devam etti.

s-l1200.jpg


Angelico: RAW şovunda yer alıyordun. Yine bu günleri, yine aynı şovda yaşamak istiyorsun. Fakat artık bunu yapabilmek mümkün değil. İşin üstatları ile konuştum. RAW'ın isim hakkını almak milyon dolarlara bedel. Bunu yapmak hem para hem de zaman anlamında oldukça maliyetli. Bu kadar kaynağa sahip değilsin. Bekleyemezdin. Kendini kaybetmiş bir adam olarak oradan oraya sürükleniyordun. Bir an önce o umut ışığını bulamazsan Wyatt veya Velveteen'in uşağı olarak hayatına devam edecektin. En istemediğin senaryo... Her gün bu kabusa uyanmak yerine William Regal'in önerisini dinledim. MAYHEM... Senin için onu geri getirdim Randall.

Çok şaşırdım. Angel benim için uzun süredir uğraşıyordu demek. Kendimi tuhaf hissediyordum.

Angelico: Sana ait olabilecek tek şov o. PGW'nin RAW'u MAYHEM'dir Randall. O kapatılmadan önce düzenin bu şekilde olduğunu herkes iyi biliyor. Fury ya da PAYBACK şovu eğer Smackdown ise; MAYHEM de RAW'un ta kendisidir. Sana 2009'u geri getirdim dostum. Apex Predator'u gösterebileceğin, The Viper olabileceğin tek yer burası. MAYHEM is Orton!

Oldukça şaşkındım. Angel'in konuşmalarında her cümlenin bir anlamı olduğunu daha da iyi anlamıştım. Ona minnettardım.

intro-1671518834.jpg


Biraz sonra William Regal'in yerdeki Leo Kruger'i kaldırdığını görüyorum. Kruger ağır adımlarla çemberdeki yerine geçerken William Regal bana bakarak konuşmaya başlıyor. O tarihi anonsu gerçekleştiriyor.

William Regal: Baylar. PGW'ye döndüğüm günden beri gerçekleşmesini beklediğim tek bir hayalim var: O da MAYHEM'i yeniden inşaa etmek. Her ne kadar bunu William Ospreay'den beklesem de şaşırtıcı bir şekilde bu masalı benimle birlikte yeniden yazmak isteyen ilk ve tek isim Randy Orton oldu. (William'a bakıyorum. Bu sırada Angel'in de ona baktığını fark ediyorum. Aslında onun olmadığını kabullenmeye çalışıyorum. Angel diye biri yok). İçimde ukte kalan bir projeydi MAYHEM. Hayat böyledir. Yarım kaldığınız her hikaye ilerleyen günleriniz için yaşama amacınız oluverir. Bu kutlu günün gelmesi için inanın aylarca bekledim. İşte o gece, bu gecedir dostlarım!

Etraftaki tüm güreşçiler heyecanlı. Ben de keyifle onu dinliyorum.

William Regal: Eğer ki PGW güreşçilerini toparlayıp bir sokak dövüşü organize edebiliyorsam MAYHEM'i de kurmak için elimden geleni yapacaktım. Eski nüfuzumun PGW'de olduğunu, hatta daha da büyük saygınlığa sahip olduğumu bu gece ile birlikte fark ettim. Elbette doğru ittifaklar da kurarak (Cueto'ya ve Orton'a bakıyor) hayalimin gerçekleşmesi için çabaladım. Önümüzdeki ilk PAYBACK'te, MAYHEM'i geri getirmek için patron The Rock'a çağrıda bulunacağım. Bunu hep birlikte yapmalıyız! O gece yanımda olun ve Randy Orton'un da önderliğinde bu kutlu şovu PGW'ye kazandırarak MAYHEM'i yeniden, hep birlikte inşaa edelim.

Herkes olumlu görünüyor. Kimse MAYHEM'in dönmemesi için bir sebep söyleyemez. Özellikle Leo Kruger'in istekli olduğunu görüyoruz.

01670cb0-william-regal-wwe.jpg


William Regal: Size söz veriyorum. MAYHEM 11. şovuyla yeniden başlayacak. Fakat bir farkla. Onunla bitti ama onunla başlamayacak!

Regal son cümlelerini söylüyor. Bu tarihi konuşma ile beraber herkesin tüyleri diken diken oluyor. Biraz sonra, konuşmanın etkisi azalırken tüm güreşçiler yavaş yavaş merdivenleri tırmanmaya başlıyor. Dışarıya çıkıyoruz. Barın önüne geldiğimizde derin bir nefes alıyorum. Sonra da veriyorum. Ciddi olarak düşünüyorum. MAYHEM dönüyor. Ben de böylece PGW'ye geri dönüyorum. Her ne kadar olmasa da Angel ile birlikte...

187bofu.gif


4q4bouv.png
2akqmvp.png


Ahırın içi rutubet ve çürümüş saman kokusuyla dolu. Tavandan sarkan solgun ampul, ahşap duvarlara titrek gölgeler düşürüyor. Köşede, paslı zincirlerle bağlanmış devasa bir siluet soluk alıp veriyordu: Braun Strowman. Kaslı kolları geriye çekilmiş, bilekleri kalın kelepçelerle sıkıca bağlanmış. Bray Wyatt, yüzünde huzursuz edici bir gülümsemeyle, yavaşça ona yaklaşıyor.

Bray Wyatt: Kardeşim... Söyle bana, sana ne yapayım? Benim yerimde olsaydın ateşe mi verirdin, yoksa zincirleri mi sökerdin?

Yanında duran Erick Rowan sessiz, ama elindeki paslı kürekle tahtalara vurarak korkutucu bir ritim tutturuyor. Strowman, zincirlerini gererek kurtulmaya çalışıyor ama ahırın karanlığı onun gücünü yavaşça yutuyor. O sırada dışarıda kurtlar ulumaya başlıyor. Anlaşılan bu gece uzun olacak.

smz7331.png


Bray Wyatt: Aile kanla bağlanmaz. Aile, acıyla sınanır kardeşim. Sadakatle, fedakârlıkla, korkusuzlukla... Ve Braun... Sen bizim büyük, kudretli devi, bir zamanlar bu ailenin omurgasıydın. Ama yakın tarihte talihsiz bir seçim yaptın. Sana olan güvenimizi aldın... ve çamurun içine attın.

Wyatt, en başından beri sallanan sandalyesini durduruyor. Ayağa kalkıp Braun'a yanaşıyor.

Bray Wyatt: Son bir şans: Aileni hatırla, geri dön ya da... Domuzlarımın haftalık öğünü ol. Seçim senin.

Wyatt gülerek Braun'un saçı sakalını okşuyor. Bir babayla oğulun vedalaşması misali. Hasır şapkasını kafasına geçirip ahırdan çıkıyor.

cosz957.png


Gece çoktan çökmüş. Ay, ahırın ardında solgun bir hayalet gibi yükseliyor, rüzgâr, kurumuş yaprakları verandanın çürümüş tahtalarında dans ettiriyor. Bray Wyatt, bir elinde titrek bir gaz lambasıyla ahırın yanı başında başlayan korkutucu orman yoluna dalıyor... Gözleri, karanlık patikaya dikili. Ufukta bir siluet belirdiğinde dudaklarının kenarı kıvrılıyor. Yavaşça gaz lambasını havaya kaldırıyor.

Bray Wyatt: Kimler gelmiş, kimler... Hoş geldin melek. Sefalar getirdin.

5bmmd21.png
d8m7ybm.png


Karanlığın içinden kendine has ışıltılı mor kıyafetlerle çıkan Velveteen, hoş bulmuşa benzemiyor. Uzaktan bir süre bakışıyorlar. Birbirlerini tartıyorlar. Belki de hafızalarını zorluyor, geçmişe gidiyorlar. Çünkü beraber geçirdikleri süre hiç de az değil.

Bray Wyatt: Amcana bir merhaba demeyecek misin?

Velveteen Dream: Boş lafları geç. Ailemi kurtarmak için buradayım.

Bray Wyatt bir kahkaha patlatıyor.

Bray Wyatt: Bizlerden bahsediyorsan, biz... Kendini yalnız hissetmemek için kafanda kurduğun hayali aileniz Vel. İlaçlarını mı aksatıyorsun?

Velveteen Dream: Kendini güçsüz hissetmemek için kafasında kurduğu hayali kişiliğe bağımlı biri için ironik bir şaka, Husky.

8laa7ur.png


Wyatt gülüyor ancak bu, pek hayra alamet bir gülüş değil. Aniden Velveteen'in üzerine koşuyor. Velveteen hazırlıklı olsa da iyi bir karşılık veremiyor. İkili deliler gibi yumruklaşmaya başlıyor. Kısa, cılız ama seri yumruklarla birbirlerini hedef alıyorlar. Velveteen, Bray'in karnına bir diz geçiriyor. Hangman's Neckbreaker. Bir de olduğu yerden Elbow'la hasar veriyor Wyatt'a. Ayağa kalkıp kafasını çevirdiğinde, küller içindeki çiftlik evinin en son nasılsa o şekilde durduğunu görüyor. Küçük muhtelif yapılar hariç buranın yaşama elverişli bir çiftlik olduğu söylenemez. Velveteen'in gözüne takılan şey, ayakta kalan en büyük yapı, birkaç metrekarelik ahır. Velveteen ahırın henüz göremediği tek kapısına doğru yürümeye başlıyor. O sırada eliyle yapıya dokunuyor. Yan duvarda bazı yazılar dikkatini çekiyor.

oenl1k4.png
myxcfkx.png


Velveteen yazıları okurken duraksıyor. Duvar bittiğinde ön kapının hafif aralık olduğunu fark ediyor. O aralıktan göz ucuyla Braun'u görebiliyor. Arkası dönük olan Braun başını önüne eğmiş kaderini kabullenmiş bir şekilde oturmakta. Velveteen, onu görünce sabırsızlığı artıyor. Sessizce kapı eşiğine yaklaşıp içeriyi süzmeye yeltendiğinde kapı aniden açılıyor. Erick Rowan elindeki kalın zinciri Velveteen'in boynuna doluyor. Debelenince yere düşüyorlar. Velveteen tekmelerle Rowan'ı zorlasa da koca adama karşı koyamıyor. Zincirler boynunu sıkıyor, nefesini kesiyor. Velveteen zor durumda. Yerde debelenirken ahırın zeminini oluşturan samanları avucunda toplayıp Rowan'ın suratına atıyor. İnce saman parçaları Rowan'ın gözlerine girince Velveteen'i bırakmak zorunda kalıyor.

Dream+Valley+Driver.gif


VELVETEEN HEMEN KALKIP ROWAN'I SIRTLIYOR. DREAM VALLEY DRIVER!

ACI5vKgF3V.png


Velveteen Dream koşarak Braun'un karşısına geçiyor. Ailesi olan tek kişi... Braun'u o halde, eli kolu bağlı halde, kaderine terk edilmiş görmek Velveteen'i duygulandırıyor. Braun'un elindeki iri zincirlere hayretle bakıyor.

Velveteen Dream: Ailem.

Braun Strowman: Önlük... Anahtar Rowan'ın önlüğünde.

pnnp4ge.png
hz5bjx4.png


Velveteen hemen ahırın girişindeki Rowan'a yöneliyor. Hala yerde kıvrınmakta olan Rowan'ın önündeki kasap önlüğüne elini daldırıyor. Kısa bir yoklamanın ardından küçük anahtarı çıkarıyor. Braun hemen bileklerini hazırlıyor kolayca sökmesi için. Velveteen birkaç saniye içinde zorlanmadan kilidi açıyor. An itibariyle özgürlüğüne kavuşan Braun bir süredir kullanmadığı bilekleri ve avuçlarını ısındırıyor. Karıncalanmış olmalılar. Öfkeli bakışlarını ahırın kapısına yöneltiyor, Rowan'a. Fakat orada sadece Rowan yok. Bray Wyatt'la beraber ahırın kapısında durmuş, onları seyrediyorlar.

7kc60ik.png


Velveteen ve Braun, kaçmak istiyorsa önce bu ikilinin bedenlerini çiğnemeli. Yaklaşıyorlar birer adım. Sonra Velveteen bir adım atıyor öne. Rowan ve sonra Braun... Sırayla bir adım, bir adım yaklaşıyorlar ve beklenen gerçekleşiyor. Ahırın tam ortasında yumruklaşmaya başlıyorlar. Bray - Velveteen, Rowan - Braun eşleşmeleriyle deliler gibi yumruklaşıyorlar. Israrlı tekrarlardan sonra ilk düşen Velveteen oluyor. Wyatt ona bir de Headbutt hediye ediyor. Ardından kavrıyor, samanların üzerine Side Slam! Fakat bir problem var. Arkasında bir boğanın nefes alışını hissediyor. Ensesini rahatsız eden bu hisse son vermek için ardına döndüğünde Rowan'ı çoktan yere yıkmış Braun'la karşılaşıyor. Bray onu görünce gülümsüyor. Sidewalk Slam! Aynı samanların üzerine yapışan bu sefer Bray Wyatt oluyor ve tabii gönüller de seyran.

2qpa347.png


Braun önce Rowan'a, ardından Wyatt'a bakıyor... Ve Wyatt'ı seçiyor! Onu iki sert yumrukla iyice afallatıp sırtlıyor. Powerslam pozisyonuna alıp ahırdan çıkıyor. Biraz aşağıya doğru ilerlemeye başlıyor, ormanın zıt tarafına doğru. Orası, orası bu yaz Rowan'la beraber teknede yanıp tutuştuğu yer! Fakat bugün şartlar biraz daha farklı. Soğuktan yüzeyin buz tuttuğunu çekiyor kameralar. Gölün üzeri cam gibi, dümdüz. Braun, Bray'i Fallaway Slam pozisyonuna alıyor şimdi ve arkasını dö-

4o7jujd.png
c040l9y.png


ROWAN HAYVANİ BİR DARBEYLE BRAUN'A UÇUYOR! GÖLÜ DELİYORLAR! ROWAN'IN GELDİĞİNİ GÖREN BRAUN SON ANDA WYATT'I BIRAKIP GARD ALMAK İSTEDİĞİNDE GEÇ KALMIŞ OLUYOR VE BUNUN BEDELİNİ BUZ GİBİ HAVADA BUZ GİBİ SUYA GİREREK ÖDÜYOR!!! BRAUN VE ROWAN'DAN SES SEDA YOK! GÖLDEKİ BUZ TABAKASINDA KÜÇÜK BİR ÇATLAK OLUŞTU VE EĞER ŞANSLILARSA ÇIKIŞ KAPISINI BULACAKLAR!!

q6xowhv.png


Henüz ne kadar şanslı olduğunun farkında olmayan Wyatt, yavaş yavaş kendine geliyor ve biraz önce yaşananları tahmin edebiliyor. Surat ifadesinden bunu anlıyoruz. Ayağa kalktığında göle bakıyor. Arkasındaki çimlerden gelen adım seslerini duyuyor ama arkasını dönmüyor. Wyatt son derece sakin, konuşmaya başlıyor.

Bray Wyatt: Yani? Kaldın yapayalnız. Koca iri adamı da kaybettin. Söyle bana, tek başına Dream Family olduğunu iddia edebilecek misin?

Velveteen Dream: ...

Bray Wyatt: Ben yalnızken de Wyatt Family'im Vel. Çünkü ben, tek kişilik bir aileyim. Söyle bana, kendine bile katlanamazken bir aileyi idare edebileceğini nasıl iddia edebilirsin? Akıl sağlığını korumak için başkalarının ilgisine muhtaç biri kendini Dünyaların Yiyicisi'yle nasıl olur da kıyaslar? Bu aile, dünya benim doğumumla lanetlendiğinden beri var. PAYBACK 50'ye damga vuruşumuz ve sonraki güllük gülistanlık nice PAYBACK'ler... Bünyesi alışık olmayanlara ağır geldi. Vasatlık gibi başarının da fazlası zarar. Bu gerçeği vakti zamanında evlatlarıma çok iyi öğrettim. Sen hariç... Sen benim tek hatamsın. Gücü hissettiğinde sallanan tahtıma gözünü dikeceğini biliyordum. Fakat o senin yüzünden ilk kez sallanmadı Vel, o hep öyleydi.

Velveteen Dream: Gücü hissettiğinde neden herkes seni terk ediyor Bray? Bu konuda hiç kendine dürüst oldun mu? Kenny Omega seni niye terk etti, üstelik ona burada kötü şeyler yaşattığın konuşuluyorken? Belki de zannettiğin kadar korkunç, manipülatör ya da her neyse... O bok değilsindir. Peki ya Dark STG? Onu ikna eden sendin. Eğer sana güvenip bizi sağlama almayacak olsaydım Survivor Series'te ne yapmayı planlıyordun? Randy Orton'a ne demeli? Senin en sadık evlatlarındandı Wyatt, unutma. Maziniz hiçbirimizle olmadığı kadar derin, fakat aile yemeğini şu an burada yiyorsak, sebebi mabedini ateşe veren Orton'dır. Evlatlarından biriyle kavgalı olsaydın, belki sana inanabilirdim. Sen tüm evlatlarıyla kanlı bıçaklı başarısız bir babasın.

Bray Wyatt: Üzücü... Her cümlende beni ne kadar az tanıdığını sindirerek anlıyorum. Wyatt Family, Vel... Wyatt Family'nin ana amacı, dört başı mamur iç ısıtıcı bir aile hüviyetine kavuşmak değil, bulunduğu yere hükmetmektir. Beni terk eden evlatlarım varsa, kapı açık. Benim hegemonyama hizmet etmek isteyene olduğu gibi... Yanılgın, sirkülasyon değil Vel. Yanılgın bu ailede demokrasi olması gerektiğine inanman. Hiçbir zaman bunu vadetmedim. PGW, benim monarşim. Bu yüzden, diğer demokratik masallarda olduğu gibi, beni konuşarak ikna edebileceğini sanıyorsan yanılıyorsun.

skggh0f.png


Wyatt gardını alarak Velveteen'e yaklaşıyor. Velveteen hafif tepede olmanın verdiği avantajla Dropkick'le uçuyor. Wyatt ustaca bir hareketle sıyrılıp Velveteen'i yere ayaklarından çekerek yere düşürüyor. Boğazına yapışıp onu boğmaya çalışıyor. Çetin bir mücadele yaşanıyor aralarında. Velveteen'in boğazını yeteri kadar sıkan Wyatt, onun doğrularak öğürüp gitmesine izin veriyor. Velveteen biraz önce alamadığı nefeslerin acısını çıkarır gibi solurken, bir eliyle de boğazını tutuyor. Çiftlikte nereye koştuğunu bilmeden öylece adımlıyor. Wyatt ise sakince arkasından takip ediyor onu. Velveteen bir an durup bir duvara tutunuyor, hayır hayır, bu bir tabela.

kc9c5kd.png


Velveteen tabelaya bakıyor bir an. Sonra arkasında Wyatt'ın iyice yaklaştığını görünce koşmaya devam ediyor. Fakat nereye? Eskiden çiftlik evinin bulunduğu, şimdiyse yerini karamelize bir yıkıntının aldığı yerden geçiyor. Yerdeki tahtalara takılıp düşecek gibi olurken bir tanesini koparıp alıyor. Arkasına doğru sallayarak döndüğünde Wyatt'ın da bir tane kaptığını görüyor. İki isim yanıp kül olmuş ailelerini sembolize eden evin üzerinde, ellerindeki uzun tahtayı birbirine tehditkar havayla sallıyorlar. Bir ışın kılıcı gibi dikkatle tutuyorlar silahlarını. Ve ortada çarpışıyorlar. İki tahta parçası birbirine değiyor, bir kazanan çıkmıyor. Velveteen bir başka saldırı daha gerçekleştiriyor, Wyatt savunmada başarılı. Velveteen bir de kafaya sallıyor. Nafile... Wyatt savunmada olduğu kadar atakta da becerikli. Savurduğu sopa Velveteen'in omzunu buluyor. Velveteen kendi sopasını düşürünce diğer koluna ve bacağına inen darbelere engel olamıyor. Fakat o da ne?

Superkick+%252B+Dream+DDT.gif


WYATT'IN SAVURDUĞU TAHTAYI KOLTUK ALTINA ALARAK BLOKLAYAN VELVETEEN, BİR HEADBUTT'LA ONU SAVUŞTURUYOR. ARDINDAN SUPERKICK, DURMADAN DREAM DDT! DREAM DDT! TAHTALARIN ÜZERİNE!!



Wyatt yüz üstü kapaklanıyor yere. Canı yanmış olmalı. Çünkü zemin homojen değil ve epey sert. Velveteen soluklanıp etrafı kontrol ediyor. Gözleri büyümüş. Zenci burnuyla aldığı nefes bile az geliyor öfkesinden. Wyatt'a berbat bir suratla bakıyor. Dudağının ucuyla sessiz hakaretler ettiğini görüyoruz. Hemen yanında umumi tuvaletleri andıran küçük bir yer var, kiler işlevi gören. Velveteen tek hamlede onun tepesine çıkıyor ve... Ve Bray Wyatt'a doğru dönüyor. PUUUUURRPPLLEE RAINMAKAAAAAAA-

t1p0w6k.png


BAŞARILI AMA KENDİ CANI DA ÇOK PİS ACIYOR! Koluna batan kıymıkları çıkarıyor Velveteen. Çıkan kıymıkların yerinden kanlar fışkırıyor şimdi. Wyatt'tan ise ses seda yok. Ürkütücü bir hareketsizlik içinde... Velveteen kıvrana kıvrana kalkıyor ayağa. Şöyle bir etrafı süzüyor yine. Az ötede in cin top oynanan bir orman, sol tarafında küçük bir trafonun aydınlattığı ahır, ayağının altındaysa kömürleşmiş bir döküntü ve hareketsiz bir adam... Hayatı sorgular gibi bakınırken kafasını sol tarafa çeviriyor. Birkaç dakika önce Braun ve Rowan'ın kaybolup gittiği göle. Oraya koşuyor şimdi. Gölün dibine giriyor ve bağırıyor. Braun'un adını haykırıyor boşluğa doğru ve doğayı incelemeye koyuluyor. Ses yok, hareket yok, en ufak bir yaşam belirtisi yok... Velveteen endişeleniyor, fakat bir ses duyuyor.

The Dream: Braun'u bırak. Wyatt'ı öldür.

Velveteen: İşime karışmayacaktın.

The Dream: Hala oyalanıyorsun.

Velveteen: Sen karışana kadar her şey iyi gidiyordu. Susarsan i-

The Dream: WYATT'I ÖLDÜR DEDİM SANA.

Velveteen: Bana emir ve-

The Dream: SUUUUUUUUSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSSS!

kxehjra.png


The Dream'in bakışları değişiyor. Braun için telaşı, yerini salt nefrete bırakıyor. Burnundan soluyarak çiftlik evinin oraya geliyor. Wyatt hala usulca uzanıyor. The Dream biraz önce atlayış yaptığı küçük yapının kapısını açıyor. Burası türlü alet edevatların saklandığı küçük bir depo. The Dream kudurmuş bakışlarında bir ışık beliriyor. Şeytani bir fikrin ışığı... Kırmızı bir benzin bidonu gözüne çarpıyor. Onu alıp ihtirasla ahır evini tavaf etmeye başlıyor! THE DREAM, WYATT FAMILY'İ ATEŞE VERECEK! AHIRIN DÖRT DUVARINI TEPEDEN TIRNAĞA ISLATIYOR! Tırnak ucu kadar kuru bir yer kalmadığına emin olduğunda ön tarafa geçip Wyatt'ı sürüklüyor. OH, HAYIR! BUNU YAPAMAZ! THE DREAM, WYATT'I AHIRIN İÇİNE BIRAKIP DIŞARI ÇIKIYOR VE CEBİNDEN ÇIKARDIĞI ÇAKMAĞI YAKIYOR. YANIK ÇAKMAĞI AHIRA FIRLATIYOR!!!

7pp9kez.png


İÇİNDE WYATT'IN OLDUĞU AHIR SANİYELER İÇİNDE YANIYOR! CAYIR CAYIR TUTUŞUYOR!! THE DREAM GÖZÜNÜ BİLE KIRPMADAN WYATT'I YAKIYOR!!! THE DREAM, GÖZLERİNDEN YANSIYAN ALEVLER EŞLİĞİNDE KAHKAHALARA BOĞULUYOR. O KADAR İÇTEN GÜLÜYOR Kİ KATLANMAYA BAŞLIYOR. ELLERİYLE YÜZÜNÜ KAPATIP YERE, DİZLERİNİN ÜZERİNDE OTURUYOR. KAHKAHALARI GÜNEY'İN KIYILARINDA YANKILANIYOR VE ŞİMDİ, ELLERİNİ SURATINDAN ÇEKTİĞİNDE GÜLMEKLE AĞLAMAK ARASI SURAT İFADESİNİ GÖZYAŞLARI TAMAMLIYOR. THE DREAM GÜLÜYOR MU AĞLIYOR MU? BİLMİYORUZ AMA AHIRIN BİR DAKİKA İÇİNDE KÖRÜKLENEN YANGINDAN ÇÖKMEK ÜZERE OLDUĞUNU FARK EDİYORUZ. THE DREAM BURNUNDAN AKAN YAŞLARI ELİNİN TERSİYLE SİLİP ARKASINI DÖNÜYOR.

nuqh3ht.gif


ROSE MARY? THE DREAM BİR AN İÇİN SISTER ABIGAIL'İ GÖRDÜĞÜNÜ ZANNEDİYOR? FAKAT İKİNCİ SEFERDE BAKTIĞINDA, ORADA KİMSE OLMADIĞINI ANLIYOR. TAM RAHATLAYACAKKEN BİR ULUMA İŞİTİYOR. ÇOK YAKINLARDAN. THE DREAM TOPAKLANMIŞ İRİ SAMANLARIN BULUNDUĞU YERDEN GELDİĞİNİ DÜŞÜNDÜĞÜ SESE DOĞRU YAKLAŞMAYA BAŞLIYOR. GİDERKEN YERDEN BİR DE TAHTA PARÇASI ALMAYI İHMAL ETMİYOR. ELİNDE SIKICA TUTTUĞU PARÇAYLA ADIM ADIM, SES ÇIKARMADAN SAMAN BALYALARININ YANINA VARIY-

mdhqw83.png


Hiçbir şey yok. The Dream şu anda buradaki tek kurt olabilir. Tüm algılarını sonuna kadar kullanıyor ama ne bir şey duyuyor ne de görüyor. Sadece yerde bir anormal manzara dikkatini çekiyor. Ayağının dibinde başlayıp boylu boyunca uzanan bir tırtıl konvoyu. The Dream'in dikkatini çekiyorlar. Dream eğilerek yakından bakıyor onlara. Ağır ağır ama hizayı bozmayan bir disiplinle bir bilinmeze doğru ilerliyorlar. Dream, bir ayağını sürünün sağına, diğerini soluna koyup onların götürdüğü yere ilerlemeye başlıyor. Bu esnada bir kurt daha uluyor, uzaklardan. Dream'in konsantrasyon anlık olarak bozulsa da uzaklardan gelmesi nedeniyle umursamıyor. Biraz daha takip ediyor konvoyu ve küçük bir yapıya varıyor: Kelebek Kulübesine.

3313k76.png


Yüzlerce kozanın tek tek sıralandığı büyüleyici bir manzarayla karşılaşıyor. Yüksek bir yere konumlanmış küçük tüplü televizyon çalışmaya başlıyor aniden.

Tüplü Televizyon (Ses): Dünyada hayal kurabilen iki canlı vardır: Biri insan, diğeri tırtıl... Tırtılların %70'inin yapısında hayalci genler bulunur ve yalnızca hayalci genleri olan tırtıllar kelebeğe dönüşebilir.

34tvo3i.png


Bray Wyatt: Velveteen... Mor kelebeğim...

The Dream irkilerek arkasını dönüyor. Üzerindeki korlar hala yanan Wyatt'ı gördüğünde göz bebekleri büyüyor. Wyatt, ellerini yanlara açarak kulübeyi gösteriyor.

Bray Wyatt: Burayı sana hep göstermek istemiştim ama... Sanırım sen çoktan gezdin bitirdin. Harikalar, öyle değil mi?

The Dream: ...

Bray Wyatt: Tırtıllar ve kelebekler, harika canlılar. Aslında ikisi de aynı şey. Bir inzivanın insanı hangi mertebelere çıkarabileceğinin hüzünlü bir örneği.

Tırtıl: Hüzünlü mü?

Bray Wyatt: Koza evresine girmeden önce tırtılların ne kadar yaşadığını biliyor musun? 4 - 5 hafta arası... Koza süresi ortalama 2 hafta... Sonra harika parıltılı, cazibeli, narin birer kelebeğe dönüşüyorlar. Yaklaşık 7 haftada harika bir sonuç. Peki ya sonra? Birkaç günlük bir ömür. Güzelliğin israfı sence de üzücü değil mi Vel? Sonun... Üzücü değil mi?

Kelebek: Benim sonum olmayacak.

Bray Wyatt bir kahkaha patlatıyor.

awmu0t7.png


Bray Wyatt: SummerSlam'de, Meksika'daki otel odasında yapayalnız, korku ve üzüntüden bitkin halde her şeye son vermek istediğinde seni tutanın ne olduğunu tam olarak tarif edemediğini hatırlıyor musun? Çünkü ne yaşadığını tam olarak sen de bilmiyordun. Öte tarafa gidip gelenlerin anlattığı türden mistik bir seyahat tarifi... Bu yanlıştı. Boynuna geçirdiğin şey halat değildi. O, seni kelebek yapacak olan kozanın özüydü. Çünkü sen Velveteen, sen çok yaratıcıydın ve artık parlamanın vakti gelmişti. Senden haz etmese de The Dream de bana bu konuda hak verecektir.

q64gwir.jpg
l06ecef.png
s2cqmfg.jpg


Bray Wyatt: Yanımdayken tattığın başarılar... Sen Dünya Şampiyonu oldun Vel. Bir adım geriye çekilip seni öylece izledim. Kanatlanmış uçuyordun. Kimsenin ne söylediği umurunda bile değildi. Kendi rotanda ilerliyordun. Aile... Evet, aileyi sahiplendin. Bunu inkar edemem. Fakat bu ani yükselişin sonunda keskin bir son vardı, bunu bir tek ben biliyordum. Sallanan sandalye Vel, onu sen itmedin. O zaten sallanıyordu. Tırtıllar, rakipsiz yaratıcılıklarını kullanarak herhangi bir canlının gerçekleştirebileceği en hızlı evrimi gerçekleştirirdi zaten. Bu senin kaderindi Vel... Ve kelebekler... O masum, ışıltılı, cezbedici kelebekler, Vel... Onlar kozadan çıktıklarında bundan sonrasının hep öyle gideceğini düşünür, güzellikleriyle övünürler. Övünç kibre dayanır ve sonra...

1zss5yf.png


Bray Wyatt: Sonrası israf...

Wyatt histerik kahkahalar attıktan sonra birden sonlandırıp üzerinde yanan kıyafeti çıkarıp The Dream'e fırlatıyor. Dream eğilince kor halindeki kumaş bir dizi koza denk gelip yakıyor. Cayır cayır eridiklerini görüyor Dream onların. En az 20 tırtıl, kelebek olmanın hayalini kurdu ve bu kadar yaklaşmışken bir soykırıma uğramış oldu. Dream bir yumruk vuruyor Wyatt'a. Wyatt da cevap veriyor. Dream şimdi bir Discus Clothesline'la üzerine uçuyor. Fakat Wyatt onun elini yakalayıp ters çeviriyor. Arm lock'a alıyor. Kilidi fazla sürdürmeden Dream'i ensesinden de ittirme suretiyle kozalara doğru fırlatıyor. Dream bir sıra kozalağa çarparak onların yere düşmelerine, özetle hayattan kopmalarına sebep oluyor. Bu, hiç de yaratıcı bir ölüm değildi.

gecyieo.png


Dream öfkelenerek kalkıyor. Tavanlardaki tahtalara tutunarak sert bir Shotgun Dropkick! Wyatt yere düşmemek için gösterdiği çabayla birkaç kozanın daha ölümüne sebep oluyor. Dream vakit kaybetmeden Wyatt'a sert tekmeler atıyor. Kafasını tahtalara çarptırıp zaten var olan kanamasını katmerliyor. Dream Wyatt'a bir Uppercut vururken tüplü televizyon tekrar açılıyor. Velveteen cızırtıların arkasında belirip giden Rose Mary'i fark ettiği gibi yumrukla camı kırıyor! ELLERİ, BİLEKLERİ CAM İÇİNDE!! ONU GÖREN WYATT GÜLMEYE BAŞLIYOR.

Bray Wyatt: İyice paranoyaklaştığının farkında mısın?

Velveteen: Wyatt da bir kelebek. Husky'nin hayal gücüyle yarattığı...

Wyatt'ın kahkahası yerini ani bir soğuk ifadeye bırakıyor. Bu, hiçbir zaman konuşmak istediği bir konu olmadı.

Bray Wyatt: Hayır.

Velveteen: Koza dönemin ne zamandı? Nexus'tan sonra ortalıkta görünmediğin o buhranlı dönem? Aha, evet. Sonrasını hepimiz biliyoruz değil mi? Fakat unutturamazsın.

The Dream: Sen geçmişini unutsan da, insanlar unutmaz Wyatt. Tırtılla barış, Husky'le.

Velveteen: Ve onunla bütünleş.

The Dream: Belki ancak o zaman...

Velveteen Dream: Tek başına bir aile olmaktan bahsedebilirsin.

e8nxnrk.png


Bray Wyatt: Dilinden düşmeyen o isim… Hahaha… Zavallı, küçük, unutulmuş bir fısıltı. Onu kazıp çıkarmaya çalışıyorsun, sanki hâlâ bir anlamı varmış gibi. Ama sana bir sır vereyim… O ölü. O hiçbir zaman güçlü değildi. Onu- Onu boğdum. O ismi dudaklarının arasından çıkarırken bile kendini güçlü hissediyorsun, değil mi? Sanki beni küçültebilirmişsin, sanki beni eski halime geri döndürebilirmişsin... Bir hayaletin adını fısıldayarak beni korkutacağını sanıyorsan yanılıyorsun ibne.

Wyatt, Velveteen Dream'e doğru yaklaşmaya başlıyor.

Bray Wyatt: O, bir çocuktu… Şişman, saf, güçsüz bir çocuk. Ama çocuklar ya büyür, ya da ölür. Onu öldürerek büyüyen bendim. Ben kanla beslendim, acıyı tattım, ben ölümün içinden yürüdüm ve daha güçlü döndüm! Geçmişi kazmaya devam et Vel. Ama unutma... Toprağın altına inersen, oradan sağ çıkamazsın.

tuqhj03.png


Wyatt'tan, karnına tekme atan Velveteen Dream'e sert bir Swinging Gutbuster. Yerde yatan Velveteen Dream'in üzerine Running Senton. Şimdi onu kaldırıyor ayağa... SISTER ABIGAIL!!!

Wyatt, Velveteen Dream'in üzerine eğiliyor.

Bray Wyatt: Salıncak sallanmak ister misin?

Wyatt, Velveteen Dream'i kaldırarak kulübeden çıkıyor. Yerde adeta sürüklenen mor kelebeğini taşımak onun gibi cüsseli birine bile zor geliyor. Onu kucağına alıp daha önce gördüğümüz ve görmediğimiz yerlerden geçerek bir yere varıyor. Burayı tanıyoruz. Burası, geçen hafta Wyatt'la Rowan'ın rehin aldıkları Braun'u salıncakta salladıkları yer. Ormanın girişinde, bin yıllık bir ağacın çıplak dalları altında... Ve şimdi Rowan yine orada. Önündeki boş salıncağı sallıyor. Wyatt, onu görünce gülümseyerek baygın haldeki Velveteen Dream'in kulağına fısıldıyor.

Bray Wyatt: Braun geçen hafta buna bayılmıştı.

t44obyi.png


Rowan, üstü başı su içinde ama üşümüyor. En ufak bir üşüme belirtisi yok hayvan herifte. Koşar adım Wyatt'a yardım ediyor. Beraber oturtuyorlar Velveteen Dream'i salıncağa. Rowan arkasına, Wyatt karşısına geçiyor. Rowan, Velveteen Dream'in bileklerini arkada birleştirip bağlıyor. Bir yarım dakika kadar falan sürüyor bu merasim. Fakat sonunda bağlıyor. Şimdi arkada Rowan, önde Wyatt, yavaş yavaş kendine gelmeye başlayan Velveteen Dream'i sallamaya başlıyorlar. Bu tuhaf görüntü birkaç dakika böyle devam ediyor.

Bray Wyatt: Vakit geldi kelebeğim. Uçma vakti.

Velveteen Dream kendine iyice geliyor. Olayın absürtlüğünü anlamasıyla kendini kurtarmaya çalışması bir oluyor. Ikınıyor mıkınıyor, kem küm ediyor fakat, hayır... Olmuyor. Vücudunu saran urgan, kaçmasına olanak tanımıyor. Aklına gelen tek fikir bağırmak. Ama o da, anlamsız... Rowan onu salıncaktan ittirip yere düşürüyor. Velveteen Dream yüz üstü düşüyor yere. Canı bayağı bir acıyor. Suratını koruyamadı. Rowan salıncağı söküp urganla oynuyor. Oraya yeni bir düzenek kuruyor.

qoi3hqk.png


Velveteen Dream kendisi için hazırlanan bu idam düzeneğinden rahatsız oluyor. Kaçmaya çalışıyor ancak bir adım attıktan sonra tekrar yere düşüyor. Çünkü ayakları da bağlı ve bunu şu ana dek fark etmemişti.

Bray Wyatt: Şu çaresizliğini öngöremedin mi Vel? O küçük beyninle bana tuzaklar kurup yerime geçebileceğini mi sandın? Senden önce de çoğu, bu yanılgıya kapılmıştı. Oh, hayır ben bir tırtıl değilim. Ben.. Bir insan da değilim. İnsandan fazlasıyım. KIRILAN KEMİKLER, DÖKÜLEN KANLARLA YOĞRULMUŞ BİR KABUSUM. BUNLARI TAHT OYUNU ZANNEDİYORSUN, ÖYLE Mİ? BENİM İÇİN BU BİR OYUN DEĞİL. VAROLUŞUN KENDİSİ... BEN BİR MİTİM, VEL. EFSANEMİ KULAKTAN KULAĞA YAYANLAR, ELBET BİR GÜN BU MİTİN BİR PARÇASI OLUR. FAKAT ŞİMDİLİK UZAKTAN, BİRBİRİNE KORKU HİKAYELERİ ANLATMAK, HİÇ BAŞLARINA GELMEYECEĞİ GİBİ SAFTİRİK BİR HEZEYANLA, ONLARA HEYECANLI GELİR.

jgudfc9.png


Wyatt'ın tiradını bölen sesler Braun'un ayaklarından geliyor. Rowan hemen gardını alıp bekliyor. Bray ise dümdüz bir ifadeyle Braun'a bakıyor. Braun Strowman soğuk bir ifadeyle Rowan ve Wyatt'a bakıyor. Kamera aşağılara indiğinde Braun'un yumruklarını sıktığını fark ediyoruz. Özellikle Rowan'la birbirlerine öldürücü bakışlar atıyorlar. Braun yavaş yavaş onlara yaklaşıyor. Yaklaşıyor. O yaklaştığında Rowan'ın tepinmeleri sıklaşıyor. Birden Rowan-

Wyatt'ın birkaç adım geriye gittiğini görüyor. Anlamaya çalışan gözlerle Wyatt'a bakıyor. Fakat Wyatt onda değil, Braun'da... Rowan da şimdi birkaç adım geriye gidiyor. Velveteen Dream yerde Braun'un onu bir an önce kurtarmasını bekliyor. Braun'un koca ayakları, Velveteen Dream'in burnunun dibinde bittiğinde Braun bakışlarını Rowan'dan çekmiyor.

cpmetw6.png


BİRDEN VELVETEEN DREAM'İN BOĞAZINA YAPIŞIYOR VE SIKMAYA BAŞLIYOR!! BRAUN STROWMAN VELVETEEN DREAM'E HESAP SORUYOR!!! VELVETEEN DREAM'İN SURATINDAKİ DEĞİŞİM YAZLA KIŞ GİBİ. NEFES ALAMIYOR. SİYAHİ ADAM NEFESSİZLİKTEN PANCAR GİBİ KIPKIRMIZI KESİLİYOR SANİYELER İÇERİSİNDE!!! INVERTED FACELOCK FOREARM SMASH!!!

eplma8y.png


VELVETEEN DREAM KALBİNE İNEN DARBEYLE YIĞILIYOR. HEM FİZİKİ HEM İHANETİN DARBESİYLE TEKRARDAN YERE YAPIŞIYOR. FAKAT BRAUN İZİN VERMİYOR. WYATT'IN KAHKAHALARINI DUYUYORUZ.

gi1e0uy.png
h5jvze2.png
69m7r1k.png


VELVETEEN DREAM'İ TEK ELİYLE BOĞAZINDAN TUTARAK BOYNUNA HALATI GEÇİRİYOR!

Kalın halatın buz gibi soğukluğu ile Velveteen Dream'in vücudundaki sıcaklık... Biraz sonra yaşanacak olay öncesi vücudu alevler içinde yanıyor. Tüm sistem ayakta. Alarmlar çalıyor. Beklenen son gerçekleşecek. Bunu saçındaki en ince tel bile biliyor. Çok üzgün Velveteen Dream. Hatta en çok üzüldüğü anlardan biri olabilir. Ama bir huşu çöküyor son dakikalarında.

The Dream: İhanet... Sırtından bıçaklandın adamım. Ama bu sefer hakkını yiyemem. Yapabildiğinin en iyisiydi.

Velveteen: Denedim. Denedik The Dream. Ama hayat bizi bu adamlar kadar duygusuz ve vahşi yaratmadı.

fycbsv2.png


Velveteen: Aslında onunla bitsin istiyordum. O gittikten sonra... Sadece hayat devam ettiği için öylece ilerliyordum. Boş bir tutunma çabasıydı belki de. Zorlamamalıydım. Bazen böyle düşünüyorum. Yanlış olduğunu biliyorum ama şu anki hüzün beni ona teşvik ediyor.

The Dream: Mantıklı ol Vel. Barıştığımızı gör. Gerçek manada bizi artık birbirimizden kimse ayıramaz. Daniels gittikten sonra da yine kavgalıydık. Uzun bir toparlanma süreci yaşadık. Ama artık bitti. Sen ve ben... Artık bir ve özgürüz.

Velveteen: Haklısın. Özgürüz, değil mi?

2kb6ko2.png


BRAUN STROWMAN, VELVETEEN DREAM'İ ASIYOR!!!

fo810od.png


Gökyüzüne bakan Velveteen Dream, o sonsuz semaya dalarken gözlerini kapatamıyor. Açık bir şekilde öylece havayı izliyor. Biraz sonra gözler öylece dalıp gidiyor. Artık hareket edemez bir halde. Az sonra bir ışık parıltısı ile karşılaşıyor. Parlayan ışığa doğru hızla çekildiğini hissediyor. İlerledikçe bir şeyi fark ediyor.

2051acd3692b4befb5e6b4834d8b7be3.gif


BU O! CHRISTOPHER DANIELS! DANIELS ORADA! Bu ışık onun ta kendisiymiş!

Christopher Daniels: Hoş geldin Velveteen Dream. Bayağı geç kaldın, seni daha erken bekliyordum.

Velveteen Dream: Chris... Bu gerçekten sen misin? Sonunda... Sonunda kavuştuk mu? Ah... Gerçek ailem!

Christopher Daniels: Bitti dostum. Kavuştuk. Artık aramızda kimse yok. Sadece sen ve ben... Son dansımızı burada gerçekleştireceğiz. Haydi, hazır mısın?

Velveteen Dream, Daniels'a doğru yol alıyor. İkisi de birbirlerine doğru ilerliyor ve kavuşuyorlar.

tumblr_ppii9iHHP91s24yedo2_400.gifv


Bir fırça darbesi… Ve boş bir tuval sanat eserine dönüşür. Bir fikir… Ve bir adam efsaneye evrilir. Gösterdiği her şey, bir hayalin dokunuşundan doğdu… Ve o hayalin adı, Velveteen Dream'di.

5ttjyts.png


Işıklar ve parıltı onun ulaşılmaz aurasının temel parçalarıydı. Kendi kendilerine doğmadılar. Onların filizlendiği yer işte bu soğuk odaydı.

ayalb7g.png


Zor zamanlar güçlü insanlar yaratır. Zor yerler ise güçlü hayaller... Dördüncü duvar bir kilitle açıldığında, elinde sadece iki şey vardı: Birisi öfke, birisi rüyası. Gerçek benliğini arıyordu. Çünkü şu anda olduğu kişi değildi, rahatsız edici düşünceler fısıldayan The Dream... O hiç değildi. O bütünleşik bir Velveteen Dream'i arıyordu.

srmrc8v.png


Ve rüyasını o kadar gizli tutuyordu ki... Onun gerçekleşmesinin buna bağlı olduğuna inanıyordu. The Dream her an planı baltalayabilirdi. Öte yandan tekrar ringlere dönmek güzeldi. Yetenekleri gerilemeseydi...

3u4pEvB.gif


Farklı isimlerle mücadelelere girdi. Fakat en büyük savaşı yine kendiyleydi. Kendinden uzaklaşmak istese de bunu başaramadı. Ama bir kişi vardı ki, ona tüm sorunlarını unutturdu. Onun kim olduğunu hepimiz iyi biliyoruz.

scwh0tw.jpg


Düşmüş Melek, onun iç çatışmalarını bastırmasını sağladı. İsteyerek mi yaptı, yoksa istemeyerek mi? Velveteen için bu önemsizdi. O, sadece içsel huzurunu arıyordu. Düşmüş Melek, ona oyalanacağı yeni dertler verdi. Harika, pırıl pırıl dertler.

4fwAErP.jpeg


Ve onu pırıl pırıl zaferler takip etti.

i5am5pg.png


Işıltılı ayrılıklar.

8mejnmd.png


Ayrılıklar, yeni boşluklar yarattı. Soğuk, renksiz ve sönük.

kn6zhom.png


Acının dibine varıldığında daha ötesinin olmadığını öğrendi tırtıl. Yaratıcılığını kullandı. Kozadaydı şimdi.

n4yqbbg.png


Ve sonra kelebek, kabuğunu kırdı. Özgürdü, uçuyordu, beynini uyuşturan gürültüler artık ona uğramıyordu. Dünya, onun etrafında dönüyordu, evet. Ailesiyle sonsuza dek yaşayabilirdi. Yaşama sevinci arttı, ölümü isteyen adam, ondan korkar hale geldi.

pq0zuoc.png


Ve sonra ailevi sıkıntılar baş gösterdi. Liderlik çatışması, Velveteen'in iç çatışmasını andırıyordu. Hayat onun en büyük zaafını biliyor, her seferinde üzerine oynuyordu. Onunla dalga geçiyordu hayat. Kendini gerçekleştiren kehanetin pençesinden bir türlü kurtulamıyordu. Bray Wyatt'la düşman oldu. Son düşmanı. Onu öldürten adam.

pmdwnuv.png


Yine de hiç kimse ona kendisi kadar zarar vermedi.

bzo3efs.gif


O'nun adı Velveteen Dream!.. Velveteen veya The Dream değil.

eray-gif-1.gif


Her zaman değil belki ama... Son günlerinde hayatının kontrolünü eline aldı. Velveteen ve The Dream barıştı: Velveteen Dream doğdu. Gerçek benliği...

lektz46.png


Bayanlar ve baylar, Velveteen rüyasını gerçekleştirdi. Ve bu, canına mal oldu.

nme5sqn.png


VELVETEEN DREAM

abif8kh.png


IS

ze840kq.png


OVER


jdcth7s.png


1995 - ♾️

Fight Club 2025 - Episode II
Prestige Grand Wrestling LLC ™ 2025
All Rights Reserved ©
 
Son düzenleme:
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi