Ben daha yeni izleme fırsatı buldum. Bir yandan yıllardır WWE izleyicisi olarak arkaplanla ilgili bu kadar şey görmekten memnun kaldım ama WWE'nin bu kadar kötü yönetildiğini görmek (zaten tahmin ediyordum) üzdü. “Vay be, perde arkasında neler dönüyormuş” diyorsun. Prodüksiyon, kreatif süreç, karakter inşası… Bunları görmek gerçekten keyifli. Diğer yandan her kafadan bir ses çıkıyor maşallah.
WWE’nin kötü yönetildiği aslında ekranda da belliydi, belgesel sadece şüpheleri doğruladı. Özellikle bir güreşçinin haftalarca build edilip tek bir kararla harcanması… Bunu izleyici olarak görüyorduk, belgeselde netleşiyor. Son dakika script değişiklikleri, tutarsız karakter yönleri vs.
Bence asıl can acıtan nokta şu:
WWE daha iyisini yapabilecek güçte, ama çoğu zaman kendi kendini sabote etmiş. Özellikle Ed Koskey denen kıl bi herif var. Tam ağzına meşe odunuyla vurmalık.
Her şeye rağmen Vince McMahon belgeseli gibi bu da çok hoşuma gitti. Malum böyle yapımlar bizim için nimet. İkisini de tek solukta bitirdim. 2. sezonu merakla bekliyorum.