- Katılım
- 15 Tem 2023
- Konular
- 429
- Mesajlar
- 7,344
- Beğeni sayısı
- 2,230
- PG Nakit
- 1,530
- Favori Güreşçi
- Stephanie Vaquer
- RPG Karakteri
- Dark STG
BİLİNMEYEN BİR ÇAĞ, BİLİNMEYEN BİR MEKAN, BİLİNMEYEN BİR SES
Gece yarısı ormanlığın içindeyiz. Nefes nefese kalmış bir genci dinlenmek için bir ağaca tutunurken görüyoruz. Belli belirsiz ışıklar görünüyor. "Nerede o", "İblisi bulun, kaçmasına izin vermeyiz". Genç bu sesleri işittikten sonra tekrardan ayaklanıyor. Boynunda asılı bir çanta var. O çantaya sıkı sıkı tutunuyor ve tekrardan koşmaya başlıyor. Gecenin sessizliğinde ayak sesleri duyuluyor. Bunu duyan köy halkı ellerindeki ışıklarla son sürat peşinden koşmaya başlıyor. Genç adam çaresizce kaçarken ayağı takılıyor ve yere düşüyor. Bu sert darbe ile birlikte yere kapaklanıyor. Yere düşmenin etkisi ile birlikte çantası bir ağacın dibine savruluyor. Genç adam ayağındaki kana aldırmadan kalkıp çantaya ulaşmaya çalışırken köy halkı onu fark ediyor. "Yakalayın onu". Köy halkı olan gücü ile gencin tepesine çöküyor.
X: Hareket etme iblis.
Genç: Benden ne istiyorsunuz?
Y: O kitap nerede? Ona ne yaptın? Onu okudun mu?
Genç: H-Hayır. Neden o kitabın peşindesiniz?
Z: Yalan söylüyor! Onu asalım!
X: Bize kitabı ver. Onu yok etmeliyiz. Yalancı pislik!
Genç: Neyden bahsettiğinizi anlam-
Y: Kapa çeneni yalancı iblis!
Genç çaresizce köy halkı tarafından götürülürken çığlık sesleri bütün köyde yankılanıyor. O sırada ağacın dibinde çantanın dağıldığını görüyoruz. Bir ağacın köküne yakın bir yerde belirsiz bir cisim var. Yaklaştıkça bir fısıltı duyuluyor
"Başarısız aptal"
YAKIN BİR TARİH
Bağımsız güreş federasyonlarında çaresizce hayatta kalma savaşı vardır. O savaşçılardan biri de Steve Gibki. İnançlı bir dostunun ısrarı ile kiliseye gidiyorlar. Kiliseye yaklaştığını görüyoruz fakat o sırada kafasının içinde türlü türlü fısıltılar duyuyoruz. Bu fısıltılar dayanılmaz bir hal alıyor. Arkadaşını geride bırakarak bir banka kendini atıyor. Bankta kara bir gül ile karşılaşıyor. Fısıltılar daha da yükseliyor. Bana gel. Ormanın derinliklerinde. Steve Gibki bu fısıltılara artık dayanamıyor ve istemsizce koşuyor. Arkadaşı arkasından seslenmesine rağmen onu duymuyor gibi. Gibki'nin bilinci yerine geldiğinde kendini ormandaki bir ağacın dibinde buluyor. Yakınız. Bir bütünün iki yarısı. İçindeki gücü serbest bırak. O sırada Gibki bulunduğu ağacın dibinde kara kaplı bir kitap fark ediyor. Kitap'ı aç. Steve Gibki merakına yenik düşüyor ve kitabı eline alıyor. Kitap'ı aç. Kitap'ı oku.
Gece Yarısı
Günümüz
Size demiştim. Karanlık yükselirken elinizden gelen hiçbir şey yok. Kara Kitap'ın yükselişi nihayet yükseldi. Dark STG istediğini aldı ve şimdi önümde bundan çok daha fazlası var. Belimdeki altını şan, şöhret için kullanmaya gönüllü birçok genç görüyorum. Oysa bu bana güç katacak. Sizin gibi altın meraklısı faniler gelecek ve gözlerini karartarak bana saldıracaklar. Zavallılar. Bu çaresiz planlarınız beni daha da güçlendirecek. Zavallı Drew. Kendini güçlü ve durdurulamaz sanıyordu. Dark STG ile tanışana kadar. Kara Kılıç onu yerle bir etti. İki sahtekar ayaklarımın dibinde kıvranırken tepede ben vardım. Sahte tanrılarınız sizi kurtaramadı mı? Tepede ben varım. Krallarınız sizi oyalarken piyonlarını ayaklarımın altında ezdim. Kara Kitap çağlar sonra bir kez daha yükseldi. Şimdi savaş zamanı. Rumble sizin için bir kayıptı, benim için ise bir kazanç. Her zamankinden çok daha güçlü bir forma eriştim. Avuçlarımın içinde evrenin enerjisini hissediyorum. Çaresiz insanların sağa sola koştuğunu, amaçlarını bilmeden sonuca ulaşma çabalarını keyifle izliyorum. Izdırap Tanrısı tepedeyken sizi motive edecek inanç nedir? Kimin uğruna savaşacak, kimin uğruna beni indirmek isteyeceksiniz? Sizler için bir derman kalmadı. Faniler bir kez daha kaybetti. Koşun ve kendi kahramanınızı yaratmak için kafa yorun. Artık tek hedefiniz kaldı o da Dark STG. Gücünü kanıtlamak isteyen akılsız faniler bana kafa tutmaya çalışacak. Ne zaman nerede olacağımı bilemezsiniz. Bir gece kabuslarınızı süslerken diğer gece kemiklerinizi kırabilirim. Ben savaşa aç bir savaşçıyım, ben karanlığın elçisiyim, ben kıyametin habercisiyim. Krallarınızın tahtını parçalamaya geliyorum. Beni durdurmak isteyen buyursun karşıma çıksın. Kaçınılmaz olandan kurtulamayacaksınız. Her daim kapım siz fanilere açık. Sizlerin bana sunabileceği tek şey o zayıf bedenlerinizin Kara Kitap için armağan edeceği ızdırap. Bu henüz başlangıç. Bundan çok daha fazlası ile sınanacak, çekmediğiniz acılarla, görmediğiniz karanlıkla boğulacaksınız.
Kameralar Dark STG ve atmosferi çekiyor. Pure Kemeri köşeye atılmış dururken Dark STG'nin elinde Kara Kılıç'i görüyoruz.
Kara Kılıç nihayet kendini göstermeye başladı. Kara Kılıç çağlar öncesinde kalma kadim kılıç. Geçmişin ruhları bu kılıcın içinde çaresizce çığlık atıyor. Çağlar öncesinden kalma zavallı ruhlar serbest bırakılmak için yalvarıyor. Aldığım zavallı ruhların perişan hallerini dün gibi hatırlıyorum. Çoğu sizin çok bağlı olduğunuz akıllı telefonları bile bilmiyor. Hayatları küçük köylerinde hayvan bakmakla , birbirlerine ahlak dersi vermekle geçiyordu. Ahlak, din, krallar gelişmemiş toplumlar için birer pranga. Kontrol edemeyecekleri topluluklara önderlik etmek için uydurulan sahte vaatler. Onları çizgileri içinde tutmak için söylenen yalanlar ile şekillendi toplumlar. Doğru ve yanlış diye ayırdılar. İyilik ve kötülük olarak fanileri sınıflandırdılar. Bizler söylerken yalan, onlar söylerken vaat oldu. Fanilerin yalan üzerine inşa ettiği bu evreni nihayet karanlık ile ele geçiriyorum. Daha fazla yalan yok, daha fazla ayrımcılık yok. Tek bir zihin, tek bir amaç: Izdırap Tanrısı Dark STG önderliğinde yükselecek bir gerçeklik. Fanileri prangalarından kurtarıp karanlığın ihtişamı, karanlığın gerçekliği ile tanıştırmak için inimdeyim. Planlarım adım adım ilerledi. Sonuca ulaşmak üzereyken bir anlığına düşündüm fakat bunu yapmalıydım. Bu kemer de benim olmalıydı. Onları ezip geçebilirdim fakat daha fazla zarar vermeliydim. Hayallerindeki başarılarına da el koymalıydım. Bu çok sevdiğiniz kemeri karanlık dünyama çektim. Şimdi onu benden almak mı istiyorsunuz? Karanlığa girmek zorundasınız. Gelin ve benim evrenımde bana meydan okuyun. Daha fazla acı, daha fazla ızdırap sizi bekliyorum. Dark STG durmadı, durmayacak. Savaş kapıda. Artık renkli partiler, altınla geçirilen geceler yok. Eğer bunu istiyorsanız gelin ve karşıma çıkın. Beni durdurabilecek bir güç yok. Şimdi daha fazlası için geliyorum. İster kaçın, ister saklanın. Izdırap Tanrısı sizi er ya da geç bulur.
Dark STG bu sözlerin ardından gülerken kameralarımız karanlığa gömülüyor.
- Oynadığınız Karakterin Adı
- Dark STG
