Katılmıyorum orti. Nasıl ki senin kaçak yollarla Belçika'ya gidip oradaki halkın normlarını değiştirmeye hakkın yoksa aynı şey buradaki kaçaklar için de geçerli. Onlara göre yaşamak zorunda değiliz başından beri de istemedik. Emanet olarak bir ülkeye sığınıyorsan oraya adapte olmak zorundasın, değiştirmek haddine değil, yediği kaba sıçmak denir o hadsizliğe. Kimse de burada zorla tutmuyor zaten, madem istemiyorsunuz e buyrun baba yol sizin, klişe ama bu dilemmanın çözümü bu kadar basit aslında.onlar bize göre biz de onlara göre yaşamak zorundayız.
“Geri gönderilmelerini istemek ırkçılıktır entegre edilmeliler” diye goygoy çeviren liberaller (yani köktendinci müslümanlar) yakında entegrasyonu da asimilasyonla özdeşleştirip buna da ırkçılık diyecek ve günün sonunda Türk halkına en zararlı opsiyon neyse onun arkasında kümelenecekler, eskaza suriyeliler kriminal veya terörist bir organizasyon kurarsa da suçlu yine Türkler ilan edilecektir.Tasvip edip etmediğiniz, uygun görüp görmemeniz size kalmış ama bu ülkede uygulanan bir kural sonuçta milli marş okumak. Zorla kimse kimseye bir şey okutamaz, Suriyeli bir çocuğa zorla İstiklal Marşı okutan bir hocaya ne derece karşıysam, bu videoyu paylaşan ve isyan edip, ağlayan veliye de o derece karşıyım.
Zorla güzellik olmaz beyler, eğer gitmezler ise aramızda yaşayacaklar onlar bize göre biz de onlara göre yaşamak zorundayız. Ben de büyük kısmının gitmesi taraftarıyım ancak şu an buradalar ve gideceklerine de pek ihtimal vermiyorum. Seve seve ya da s.. s.. yorumları pek mantıklı değil.
En başta gelenler olarak onlar buraya göre yaşayacak zaten. Bize düşen ise kendi halinde zararsız burada yaşayanlara müdahale etmemek, bir nevi saygı duymak aslında onu kast ettim. Sırf sığınmacı diye terslenen, zorbalığa uğrayan çok kişi var. Özellikle küçük yaşlarda okullarda, kulağıma çok sık geliyor bu durum. 10 yaşındaki Suriyeli bir çocuğun ne suçu günahı var?Katılmıyorum orti. Nasıl ki senin kaçak yollarla Belçika'ya gidip oradaki halkın normlarını değiştirmeye hakkın yoksa aynı şey buradaki kaçaklar için de geçerli. Onlara göre yaşamak zorunda değiliz başından beri de istemedik. Emanet olarak bir ülkeye sığınıyorsan oraya adapte olmak zorundasın, değiştirmek haddine değil, yediği kaba sıçmak denir o hadsizliğe. Kimse de burada zorla tutmuyor zaten, madem istemiyorsunuz e buyrun baba yol sizin, klişe ama bu dilemmanın çözümü bu kadar basit aslında.
Zorbalık, müdahele etmek apayrı durumlar tabii ama kısaca benim dediğim kendi normlarımızı misafirler için değiştiremeyiz idi anlamışsındır zaten.En başta gelenler olarak onlar buraya göre yaşayacak zaten. Bize düşen ise kendi halinde zararsız burada yaşayanlara müdahale etmemek, bir nevi saygı duymak aslında onu kast ettim. Sırf sığınmacı diye terslenen, zorbalığa uğrayan çok kişi var. Özellikle küçük yaşlarda okullarda, kulağıma çok sık geliyor bu durum. 10 yaşındaki Suriyeli bir çocuğun ne suçu günahı var?