RPG (nice dream)


jaques

clk
Katılım
2 Tem 2023
Konular
69
Mesajlar
6,951
Beğeni sayısı
2,728
PG Nakit
320
Konum
Antalya
RPG Karakteri
Dirty Dom
uLy3whF.jpeg


Kameralar açıldığında Dominik'i uzun bir sürenin ardından tanıdık bir odanın içinde görüyoruz. Yüzündeki yaralar, gözündeki morluk biraz olsun iyi duruyor. Aynı şeyi bu kulüp odası için söylemek ise imkansız... Tozlanmış kanepede sessizce oturmasına rağmen kafasının içindeki gürültü kameralardan bile duyulabilecek kadar sesli. Dominik en son buraya aylar önce gelmişti... Evet, Jack Perry'nin yüzünden Money in the Bank çantasını elinden kaçırdığı gece. Her şeyin bittiğini sanıp kendini bu odaya atmıştı ancak Jack'in yardımıyla bu odadan çıkıp yoluna devam etmişti ve hikayenin sonunda kaybettiğini sandığı şeyi geri kazanmıştı. Peki ya şimdi? Ortada onu kaldıracak biri kalmış mıydı sahiden? Sanırım hayır. Bu seferki ziyaret cenaze içindi. Kendi cenazesi. En azından bunun farkında olması yüzüne buruk bir gülümseme ve vücuduna tarifi güç bir rahatlık ekliyordu. İki koca senedir yaşadıklarını düşündü. Bu odaya ilk adım attığı günü... Abileriyle pek de mutluydu aslında. Sevdiği kadın da yanındaydı. Tek derdi çocukluğunda kabuslar görmesine neden olan CM Punk idi ve şimdi düşündüğünde onun aslında hiç de o kadar "korkutucu" olmadığını anlıyor gibiydi. Sonrasında Jack ile tanıştığı günü hatırladı. Piç kurusundan hiç de haz etmemişti ama bir hikayelerinin olacağını ilk karşılaştığında hissetmişti. JD'yi düşündü- zavallı çocuk. Finn'i düşündü, Carlito'yu düşündü ve ikisi aklına geldiğinde bu sefer içinde öfke yoktu. Mahcupluk muydu? Pek de sayılmaz. Anlamlandıramadı. Money in the Bank çantasını ilk ellerine anı hatırladığında ise gözlerini kapattı. Belki de en mutlu olduğu geceydi. Çünkü onun için hiçbir zaman mevzu başarılı olup olmamak değildi... Sadece kendini, kendine kanıtlamaktı. Çanta belki de hayatındaki en önemli anın mimarıydı. Birkaç ay sonra boynuna yediği darbeyle bir daha güreşemeyeceği ise... Buraları pek de hatırlamak istemedi sanki. Hastane odalarında geçen haftaları, Liv'in sulu gözünü- bir anlığına ondan tiksindiğini hissetti. Bunu hissettiği anda da kendine daha çok sinirlendi. Liv'i seviyordu, ya da sevdiğini sanıyordu. Şu noktada bile bunu düşünüyor olması ne kadar iğrenç bir adam olduğunu kanıtlamaz mıydı? Bir anlığına her şeyin sorumlusunu düşündü. Jack Perry. Eğer Jack ile karşılaşmamış olsaydı şu an bu noktada olur muydu sahiden? Belki kariyeri bitme noktasına gelmezdi, belki Liv'i kaybetmezdi... Ama yine o yeri biri doldururdu. Kendine bir tane daha "günah keçisi" bulurdu belki de. Her zaman korkarak, insanların ne dediğini düşünerek geçmiş bir ömür. Kendine güldü. Artık nefret bile edemiyordu. Sorumluluğu alamayacak kadar pısırık olmaktan sıkılmıştı. Aslında halen kaybedeceği çok şey vardı. Çoğunun aksine... Fakat artık olay bir şeyler kazanmak isteyip istememesiydi. Seattle'da Bray Wyatt'ı kötürüm bırakınca bu değişecek miydi? Emin olamadı. Daha yaşı gençti. PGW gibi bir şirkette halen başaracağı çok şey vardı aslında. Bu şirketteki kariyerini riske atması pek de akıl kârı değildi. Seattle'da kaybederse ne yapacağını düşündü. Hayatının geri kalanında Indy'lerde sürünmek utanç verici olacaktı. Rey'in başarısız oğlu olarak anılmak belki de acısını sonlandırmak için bardaktaki son damla olabilirdi. Direkt bu macerayı sonlandırmayı da düşündü. Indy'lerde sürünmektense botlarını dolaba atıp bir daha giymememek... En güzel son bu gibi geldi. Hem kim 29 yaşında emekli olabiliyor ki? Zirvede bırakmak bu olurdu. Güreşin Elvis'i olacaktı. Yüzündeki aptal tebessüm tekrar belirirken kendini silkeleme ihtiyacı duydu. Bunları düşünmemesi gerekiyordu çünkü Seattle'a gittiğinde tek ihtimalin Wyatt'ın kaybetmesi olmalıydı. Ondan korkmuyordu. Geçmişteki tüm korkularına baktığında Wyatt'ın ne kadar da küçük olduğunu gördü. Onun küçüklüğünü hissettikçe kendi göğsü kabarmaya başladı. Hissediyordu. Ona yapacaklarını düşündükçe kafasının içinde şimşekler çakıyordu. Bunun düşüncesi bile zevk veriyordu. Her şeyin sonunda, hecenin sonunda Liv'e kavuşuşunu hayal etti. Onu-

Gördü.

Yüzü pek de net değildi ama...

Hatırladı. Ve evet, onun gülümsemesini çok net hatırladı.

"Ne güzel bir hayal."
...


mA3aAQ6.jpeg
 
Oynadığınız Karakterin Adı
Dirty Dom

GBB

👑
Katılım
2 Tem 2023
Konular
62
Mesajlar
9,292
Beğeni sayısı
2,877
PG Nakit
625
97de84m.png


"Finn bir süre kapının önünde duruyor. 1 yıldan uzun zamandır kabuslarından çıkmayan tüm olumsuzluklar silsilesinin belki de başlamasına sebep olan ve tohumlarının ekildiği o odanın kapısının önünde bir süre boyunca bekliyor. Aklı bir anlık geçmişe gidiyor. Bu kapının ardında çok fazla anı var. Olumlu ve olumsuz çok fazla anı... JD'in kahkaha seslerini bir anlığına duyuyor gibi oluyor. Ardından başka bir ses onu bölüyor. Carlito'nun o melankolik bakışlarının ardından bir anda sinirlenip etrafa ve özellike JD'e savurduğu küfürler sanki şu an yanında ediliyormuş gibi kulağına çınlıyor. Finn bir anlık sırıtıyor ve kafasını kapıya dayıyor. O an sadece geçmişe geri dönmek istediğini fark ediyor. Doğrusu veya yanlışıyla mutlu olduğu zamanlara... Kafasını kapıya dayamış bir şekilde tüm dünyası bir anda karanlığa bürünürken aklına bir hatıra daha geliyor ve tüm karanlık kayboluyor. O çocuk... Onun yüzü gözünün önüne geliyor. Finn bir anlık ne hissetmesi gerektiğini bilemiyor. Mide bulantısı mı yoksa özlem mi? Gerçekten o piçi bile özlüyor mu? Buraya geri gelme nedeni olan ve hayatının mahvolmaya başladığı dönemin başlamasının nedenlerinden biri olan o çocuğa? Fakat bir zamanlar onu da sevdiğini anımsıyor. Kendi gençliğini onda gördüğünü ve hiçbir zaman sahip olamadığı küçük erkek kardeşi olarak gördüğünü. Fakat şu an neden bunları düşündüğünü anlayamıyor. Bunları düşünmek yerine mental olarak kendisini maçına hazırlaması gerektiğini hatırlıyor. Belki de gerçekten artık son şansı olan o maça. Ama yine de zihnine hükmedemediği bir şekilde ayakları onu buraya getiriyor. Kafasını kaldırıyor kapıdan ve kapının kolunu tutuyor. Yine de duruyor. İçindeki bu burukluğun neden olduğunu anlamaya çalışıyor. Resmen kendisine sinirleniyor. Çünkü böyle hissetmemesi gerektiğine inanıyor. Onlar olmasa belki de hiçbir zaman bu kadar sefil bir durumda olmayacağını kendisine kabul ettirmeye çalışıyor. O zaman neden buruk hissediyor? Bir anlık belki de tüm bunlar kendi başarısızlıklarının bir bahanesi olabilir diye düşünüyor. Fakat ısrarla bunu kabul etmek istemiyor. Çünkü bu onun için bir yalan. Fakat biraz daha düşününce ne Dominik ne de diğerlerinin onun başarısız olması için aslında olumsuz hiçbir şey yapmadığını düşünüyor. Ama bir anda bunun bir yalan olduğunu kabul ediyor yeniden. Kendisinin yaptığı onlarca fedakarlık gözlerinin önünden geçiyor. O, onları düşünmesine rağmen onlar her zaman onu ayağından bir adım daha geriye çekmediler mi? O küstah piç yüzünden bu şirketten ayrılmak zorunda kalmadı mı? Ya diğerleri? Carlito? Hala arkadaşı gibi davranan o şerefsiz de yine kendi çıkarları uğruna onu en önemli zamanda yalnız bırakmıyor mu? Şu an zihninde karmaşık olarak dönen tüm duyguları köreltmeye çalışıyor. Duyguları ile hareket ettiği zaman her şeyini kaybettiğini kendisine hatırlatıyor bir kez daha. Tüm itibarı, tüm yakınları, tüm varlığı ve o..."

"Aklına bir anlık Vero geliyor... Fakat birkaç saniye daha düşünürse orada o an kafayı sıyırabileceğini fark ediyor ve hemen unutmaya çalışıyor."

Daha fazla düşüncelere kapılmamak için içerisinin boş olduğuna emin bir şekilde sertçe kapıyı açıyor. Çünkü neden içeride birisi olsun ki? Fakat karşısında gördüğü isim karşısında şok oluyor.

oa8pxuh.png
 

jaques

clk
Katılım
2 Tem 2023
Konular
69
Mesajlar
6,951
Beğeni sayısı
2,728
PG Nakit
320
Konum
Antalya
RPG Karakteri
Dirty Dom
V6cQLnB.png


Dirty Dom: Buraya tek uğrayan benim sanıyordum.

Finn cevap vermiyor. Düşünceli bir şekilde durmaya devam ediyor.

Dirty Dom: Bak... Birkaç gün sonra ne olacak bilmiyorum ama geride yarım kalmış bir şeyler bırakmak istemiyorum. Sana, Carlito'ya hele JD'ye yaptıklarımı özürle düzeltemeyeceğimin farkındayım. En azından skoru eşitlediğinizin verdiği rahatlıkla yoluma devam edebiliyorum. Bir şeyleri yarım bırakmana neden oldum ama yarım kalan hikayeni bitirmen için sana bir neden de oldum. Artık geriye kalan tek şey kendi ellerinle bıraktığın o fırsatı geri almak.

efmf9ag.png


Dirty Dom:
Seattle'da başarılar Finn.​
 

GBB

👑
Katılım
2 Tem 2023
Konular
62
Mesajlar
9,292
Beğeni sayısı
2,877
PG Nakit
625
Balor düşünceli bir şekilde bir süre boyunca Dom'un dediklerini idrak etmeye çalışıyor. Şu an ne hissettiğini ve ne demesi gerektiğini bilmez bir ifadeyle ağzından birkaç kelime dökülüyor.

Finn Balor: Sana da.

Dominik başını hafifçe sallıyor.

Dominik Mysterio: Seni yalnız bırakayım.

fctf2t0.png


Hala ne hissetmesi gerektiğini bilemeyen Balor gözlerini onaylar gibi kapatıyor. Dominik, Judgment Day clubhouse'dan ayrılırken Balor arkasından bakıyor sadece. Bir süre boyunca ifadesiz bir şekilde bakmasının ardından tekrardan dönüp odayı incelerken kameralar kapanıyor.​
 
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi