- Katılım
- 2 Tem 2023
- Konular
- 20
- Mesajlar
- 1,484
- Beğeni sayısı
- 650
- PG Nakit
- 195
- Favori Güreşçi
- katip
- RPG Karakteri
- Seth Rollins
Mart ayını yavaş yavaş bitiriyorken, şehirde rüzgarların fısıldamaya devam ettiği bir akşama açılıyoruz. Seth Rollins, No Way Out sonrası evine dönmüştü. Karman çorman, birçok şeyin yaşandığı bir akşamdı. Ne akşamdı ama? Rollins'in kafası oldukça karışıktı. Rüzgarlar evin pencerelerine soğuk soğuk vuruyorken ev de tam tersine sessizdi. Becky, bir aile büyüğünün hasta yatağında geçirdiği son günlerinde onun yanında olmak için şehir dışındaydı. Seth ise işinin başında olmak için şehirde kalmıştı. İşinin başında olmak derken, Roux'dan bahsediyorum. Çünkü onun için bu hayatın yegane anlamı kızıydı. Onun dışında "güreşiyordu" işte. Odadaki sessizliği bozmak için oturduğu yerden kalktı, antika pikabına doğru yöneldi ve en sevdiği plaklardan birini seçip başlattı oynatmaya. Az önce oturuyor olduğu koltuğuna geri döndü. Şöminede harıl harıl yanan ateşi izlerken şarkı çalmaya başladı.
Şarkı odayı doldururken Seth tamamen şömineye kitlenmiş durumdaydı. Bir süre sonra gözlerini kapattı, ritme ayak uydurdu, belki de ritme "teslim" oldu. Belki de eski savaşlarını zihninin içinde yeniden yaşıyordu. Yeniden ve yeniden. Sonsuz bir hesaplaşma gibiydi, bir yandan aslında herhangi bir akşamdı onun için. Bu sırada içeriden hafif bir gıcırtı duydu. Gözlerini açtı, salonun girişinde Roux'u gördü.
Seth Rollins: "Tatlım, neden hala ayaktasın?"
Diyerek kızına seslendi Seth. Ses tonu en az dinlediği müzik kadar yumuşaktı bunu söylerken.
Roux: "Uykum yok. Uyuyamıyorum baba....ama belki sen bana bir masal anlatırsan uykum gelir..."
Diyerek karşılık verdi Roux. Biraz yorgun, biraz da şımarık bir biçimde söyledi bunu. Tatlılar tatlısıydı. Esnedi bunun üzerine. Seth gülümsedi, pikabın sesini masala fon müziği olacakmışcasına kıstı, Roux yanına uzandı, Seth bacaklarına bir yastık koydu, o da kafasını babasının bacaklarına yasladı.
Seth Rollins: "Pekala şampiyon. Bu güzel, tatlı suratına rağmen sana şampiyon diyorum çünkü annen seni tam olarak bir "prenses" ilan etmeme izin vermiyor. Kendisi gibi güçlü olmanı da istiyor...bilirsin...annen biraz..."
Seth & Roux aynı anda: "Güçlüdür.."
Seth Rollins: "Bir zamanlar, çoook uzak diyarlarda ismi güneş krallığı olan muhteşem bir krallık varmış. Bu krallık müzikle yaşıyormuş. Bu diyarda herkesin hayran olduğu, sesi gök gürültüsü kadar güçlü, çelik gibi sert ama bir o kadar da merhametli bir kral varmış. Kral...kral...Solon. Kral Solon. Bütün krallığın melodisini Solon belirlermiş. Düzeni ve huzuru sağlarmış. Herkes mutluymuş Solon'un krallığında. Bir gün, krallığın sınırlarından içeri üzerinde ışık gibi parıldayan gümüş bir pelerini olan genç bir prens girmiş. Coda. Prens Coda. Bu prens, gezgin bir prensmiş ve gittiği her yerde insanlara eskiden elinde çok güzel bir şarkı olduğunu, o şarkının onun elinden alındığını ve şarkısını tamamlamaya geldiğini anlatıyormuş. Ve diyormuş ki, o krallığın müziği ona ait olmalıymış. Ama bu prens, aslında sadece insanların onun müziğine alkış tutmasını ve aynı o havalı pelerini gibi parıldamayı seviyormuş. Gerçek bir şarkının nasıl tınılaması gerektiğini ise bilmiyormuş. Kral Solon, Prens Coda'ya bakmış ve ona yarım kalmış bir şarkısı varsa, o şarkıyı tamamlayabilmek için önce o şarkının acısını çekmesi gerektiğini söylemiş. Ancak bu şekilde alkışları ve parıltıyı hak edebilirdi prens. Kral, bu gezgin prens ile bir düelloya tutuşmuş. Prens ne kadar parıldıyor olsa da, Kral'ın gücü karşısında o gümüş pelerini bile gölgeler altında kalmış. Sonunda prens, gerçek hakimin kim olduğunu anlamış ve kendi sessizliğine gömülmüş. Kral da huzurlu bir uyku uyumak için yatağına çekilmiş. İnsanlar kralın son zaferini kazandığını ve tahtını bırakarak geri dönmemek üzere uyumaya gittiğini düşünmüş.
Seth Rollins: "Fakat kral'ın savaşı henüz bitmemiş. Prens geri çekildikten sonra krallığın üzerine bu sefer karanlık bir gölge düşmüş. Bu huzurlu sessizlik, uzak diyarlardan gelen garip bir gürültüyle bozulmuş. Dağların ardında güneşin önüne geçerek gündüzü erteleyen, suratı egzotik çiçeklerin renkleriyle bezenmiş, ruhu dizginlenemez, tehlikeli bir yabancı gelmiş. Bir gezginmiş. Jezra. Jezra, prens gibi tahtı arzulamıyormuş. İstediği şey krallık değilmiş. Krallıktaki bütün notaları birbirine karıştırmak, herkesi ritimsiz bir kargaşaya çekmek istiyormuş. En yüksek kulelerin tepesine tırmanır, kendini dibi görünmeyen boşluklara bırakırmış. Sanki yükseklerden atlamak özgürlüğü temsil ediyormuş gibi. Kral, Jezra'nın ortaya çıkarttığı bu karışıklığı öğrenince uykusundan bir anda uyanıvermiş. "Krallığımda buna izin veremem" demiş. Kral, Jezra'yı durdurmak ve halkını kurtarmak için onun kurduğu merdivenlerin en tepesine çıkmış. Göz göze gelmişler. Yükseklerden atlayıp özgürleşen Jezra, yeniden aşağı düşmenin hayalini kurarken gülümsemiş Kral'ın yüzüne. Kral, onu kendi kurduğu merdivenden aşağıya doğru göndermiş. Bu, onun son "özgürleşmesi" olmuş. Kral, diyarın o asil müziğini bir kere daha kurtarmış. Dağların ardında perdelenen güneş yeniden açığa çıkmış, herkes yeniden çok mutlu olmuş..."
Seth, bu sırada uyuyakalan Roux'un saçlarını okşadı. Gözleri çoktan kapanmıştı.
Seth Rollins: "İşte böyle, şampiyon. Prensler hikayelerini bitirmeyi, çılgınlar ise müziği dindirmeyi ister. Ama baban, doğru olan neyse onu koruyacak. Seni de koruyacak."
Seth, Roux'u kucakladı ve onu odasına götürüp yatağına taşıdı. Alnına bir öpücük kondurduktan sonra üstünü örttü.
- Oynadığınız Karakterin Adı
- Seth Rollins
