PAYBACK #99
14 Mart Cumartesi, 22.00 - C
Rio Rancho Events Center
Rio Rancho, New Mexico
PAYBACK #99'U TAKİP ETMEK İÇİN 3 NEDEN!
1- Açılış: "Chief" Matt Morgan şovu açıyor, PAYBACK100 için bizi ne bekliyor?
2- "World Heavyweight Champion" John Cena şova duyuruldu!
3- Ana Olay: Elimination Chamber elemelerinde sona geliniyor— Dual-Elimination Chamber Qualifying Match
Seth Rollins vs. Finn Bálor
Uzun süren reklamların sonrasında Rio Rancho’nun uçsuz bucaksız manzarası kuş bakışı bir açıyla ekranlara geliyor. Bu panoramik kadrajın odağında Rio Rancho Events Center, çölün ortasında parlayan bir vaha gibi modern mimarisi ve geceyi aydınlatan ışıklarıyla tüm görkemiyle yükseliyor. Şovun gerçekleştiriliyor olacağı bu yapıyı, bir süre boyunca karşımızda buluyoruz. Bunun hemen ardından kameralar arenanın derinliklerine, binlerce insanın oluşturduğu o elektrik yüklü ve büyüleyici atmosferin tam kalbine adeta bir şimşek gibi dalıyor. Rio Rancho adeta sarsılıyor— Prestige Grand Wrestling’in sabırsızlıkla beklenen PAYBACK #99 şovu için tribünleri hıncahınç dolduran kalabalığın yarattığı o muazzam enerji ve bitmek bilmeyen haykırışlar, izleyicileri saniyeler içinde aksiyonun içine hapsediyor. Bu görsel fırtınanın odak noktasında ise tüm projektörler ve objektifler, gecenin ilk büyük patlamasının yaşanacağı Stage’e kilitleniyor...
İŞTE O AN GELDİ— PYROLAR, PAYBACK MAVİSİNİN GÖZ KAMAŞTIRAN IŞIĞIYLA PATIR PATIR PATLAMAYA BAŞLIYOR! BU MUHTEŞEM PATLAMALAR TÜM ARENAYI BÜYÜLÜYOR- ADRENALİNİN DORUK NOKTAYA ULAŞTIĞI, NEFESLERİN KESİLDİĞİ O EŞSİZ ATMOSFER HER YANI SARIYOR! SPOT IŞIKLARININ VE ALEVLERİN DANSI EŞLİĞİNDE, PRESTIGE GRAND WRESTLING'İN EFSANEVİ HAFTALIK ŞOVU OLAN PAYBACK'İN 99 NUMARALI ŞOVU, NEW MEXICO’DAKİ RIO RANCHO EVENTS CENTER’I TIKLIM TIKLIM DOLDURAN COŞKULU KALABALIĞIN YERİ GÖĞÜ İNLETEN TEZAHÜRATLARIYLA RESMEN BAŞLIYOR! RIO RANCHO’NUN TARİHE GEÇECEK BU DEV GECESİ ŞİMDİ START ALIYOR!
Pyro gösterisinin sonrasında kameraların döndüğü ilk nokta, yorumcu ekibimizin yer aldığı masanın başı oluyor. Bir klasik— bizleri Michael Cole ile John "Bradshaw" Layfield karşılıyor! Michael'ın gerçekleştirdiği güzel bir açılış-karşılama konuşmasından sonra Rio Rancho'dan ve bu şovdan konuşuyorlar, bir süre boyunca ele alıyorlar. Bir süre diyalog kurmalarının sonrasında Michael tek devam ediyor ve bugüne duyurulanları anlatmaya başlıyor. Bugün şovun açılışında "Chief" Matt Morgan ile karşılaşıyor olacakmışız. Edinilen bilgilerden yola çıkılarak PAYBACK100 şovu hakkında da bir şeyler belirtmesi bekleniyormuş. Bunun sonrasında Michael'ın söylediği Prestige Grand Wrestling'in World Heavyweight şampiyonu olan John Cena'nın bu şova duyurulduğuymuş. Konuşmasının sonuna yaklaşırken de Elimination Chamber eleme sürecinin bu geceyle birlikte son bulacağını; bunun da şovun ana olayında gerçekleştirilecek olan Finn Bálor vs. Seth Rollins maçıyla olacağını söylüyor. Michael ile John aralarında değerlendirmeye devam ediyorlar ve bunun bir müddet devam etmesinin sonrasında ikisinin muhabbetini-değerlendirme halini sona erdirecek bir gelişme yaşanıyor!
Bu "Chief"in tema müziği! Evet, saniyeler içerisinde Prestige Grand Wrestling Backstage'inden, Stage'e gelen isim "Chief" Matt Morgan oluyor! Çiçeği burnunda olan "Chief" Matt Morgan alanda! Kendisinin gelişini bir hayli pozitif reaksiyonlarla karşılayan seyircileri bir taraftan gülerek seyrederken, diğer taraftan da seyircileri alkışlayarak hızlı adımlarla ringe doğru yol aldığını gözlemliyoruz. Kısa bir süre içerisinde kendisini ringin önünde bulan "Chief" Morgan'ın gülümseme ifadesini sonlandırdığını görüyoruz. Kendisine kadraja girmeyen bir kişi tarafından, sağ taraftan mikrofon uzatılıyor ve "Chief" Morgan, mikrofon edinmesinden sonra sol tarafına dönüyor ve çelik basamaklara doğru devam ediyor. Çelik basamaklar vasıtasıyla Apron'a çıkmasının sonrasında sağ elini en üstteki ipin üstüne atıyor ve bir müddet Apron üzerinde ilerlemesinin takibinde iplerin arasından geçerek ringe girişini gerçekleştiriyor. Ringe girdikten sonra hiçbir gösteri eyleminde bulunmadığını, direkt olarak ringin merkezine geçerek tema müziğinin sonlandırılmasını bekliyor. Bu isteği de yerine geldikten sonra başlaması icap ediyor, o da elindeki mikrofonu ağzına doğru götürerek konuşmaya başlıyor.
"Chief" Matt Morgan: Bayanlar ve baylar... Rio Rancho— New Mexico! İnanılmazsınız— şuna da bir bakın! (Seyircileri eliyle selamlıyor, yükselen tezahüratlara hafif bir gülümsemeyle karşılık veriyor) Sizlere bakılacak olduğunda, bu topraklara neden "Land of Enchantment" dendiği daha belirgin hale geliyor- şu an bu binanın içindeki o saf, katıksız enerjiyi gördüğümde bu ismin ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha anlıyorum! New Mexico’nun bu sert ama mağrur coğrafyasında bu ülkenin, bu endüstrinin gerçek bel kemiklerinden bir tanesisiniz ve biz de Prestige Grand Wrestling heyecanını buraya tekrardan, sizin için getirdik! (Cheer'lanıyor) Biliyor musunuz, neredeyse iki yıl boyunca... New Mexico, altında durarak sağanak yağmurdan kaçmamızı sağlayan çatının o paha biçilmez mark'ı olan PAYBACK’in o sarsılmaz gücünden ve adaletinden mahrum bırakıldı. "Oraya gitmeye gerek yok." diyenler vardı ve onlar bu bakış açısıyla bu logoyu, bu eyaletin kapısından içeriye sokmadılar. Ama inanın bana, onların tam anlamıyla yanıldığını görmekten fazlasını yapan; bunu tam anlamıyla anlayan, bir adam var burada— (Sesi iyice yükseliyor) Matt Morgan, Prestige Grand Wrestling'in "Chief"i olduğu sürece New Mexico unutulamaz, New Mexico görmezden gelinemez! Rio Rancho... PAYBACK #99'a hoş geldiniz!
Bu sahiden de harika- "Chief" Morgan'ın gerçekleştirdiği bu konuşma, seyirciler tarafınca son derece olumlu-pozitif reaksiyonlarla karşılanıyor. Bütün arenanın bir olarak onu alkışladığını ve ona yönelik güzel reaksiyonlarını ortaya çıkardıklarını rahatlıkla söyleyebiliyoruz. "Chief" Morgan bir süre sessiz kalarak insanları seyrediyor, bunun takibinde ise elindeki mikrofonu tekrardan ağız seviyesine kadar kaldırdıktan sonra konuşmasına devam ediyor.
"Chief" Matt Morgan: (Gülümsemesi ciddileşiyor, başını hafifçe iki yana sallayarak ringde kısa bir tur atıyor) Ama bugün buraya sadece zafer turu atmaya gelmedim. Dürüst olalım... Geçen hafta yaşananlar tam bir felaketti- bunu kabul ediyorum. Hatta... Rezaletti! Başka bir kelime bulamıyorum. "Chief" olarak benim yönetimimde her zaman düzen, disiplin ve dürüstlük esastır. Ama geçen şovda gördüklerimiz... Bizim kurmaya çalıştığımız o muazzam yapıya yapılmış bir saldırıydı! (Karışık reaksiyonlar mevcut) Bakın, bir planımız vardı. Çok net, çok adil bir plan. Dedik ki; eğer Bray Wyatt o maça burnunu sokarsa, bu iş No Way Out 2026’da bir Triple Threat Match'e döner. Şartlar masadaydı. Ama ne oldu? Onun yerine, gölgelerin arasından kimsenin beklemediği, benim bile öngöremediğim o... Dark STG denilen kaos figürü ortaya çıktı! (Uğultular mevcut) Believe me, bu öngörülemeyen bir 'sistem hatası'ydı. Kazuchika Okada... Bir kez daha mağdur edildi. Kurallara uyan, işini yapan bir adam, bir kez daha karanlık oyunların kurbanı oldu. Prestige Grand Wrestling yönetiminin, yani bizlerin canı bu duruma çok sıkkın. Tabii ki de kaos istemiyoruz, şaibeli sonuçlar istemiyoruz! Bu olanlar, Rio Rancho’dan herkese sözünü veriyorum ki; cezasız kalmayacak— ben radikal kararların adamıyım ve bu karmaşayı kökünden kazıyacağım!
"Chief" Morgan'ın tansiyonu bir hayli yükselmiş durumda- ona göz atıldığında bu rahatlıkla anlaşılır bir halde ortada. Seyirciler Kazuchika Okada için tezahüratlara başlıyorlar, "OKADA! OKADA! OKADA!" diye bağırmaya başlıyorlar. Kazuchika'nın adının haykırıldığı sırada "Chief" Morgan'ın derin bir nefes alarak soluklanma fırsatı bulduğunu görüyoruz. Araya giren sürenin sonrasında seyirciler nihayet duruyorlar, "Chief" Morgan ise elindeki mikrofonu ağzına doğru tutarak konuşmasına devam ediyor.
"Chief" Matt Morgan: Kazuchika Okada şu an sadece hayal kırıklığıyla değil, çok ciddi bir sakatlıkla boğuşuyor ve durum sandığınızdan daha vahim! (Uğultular başlıyor) Prestige Grand Wrestling olarak ona ulaşmaya çalışıyoruz. Elimizde çek defterleriyle, en iyi doktorlarla bekliyoruz. Ama Amerika Birleşik Devletleri'ndeki misafirimiz... O, telefonlarımızı açmıyor; kapıları tamamen yüzümüze kapatmış durumda! (Boo'lamalar var) Hastane masraflarını ödememize bile izin vermiyor, adeta sisteme küsmüş durumda. Bu sadece üzücü değil, bu aynı zamanda bizim kurmaya çalıştığımız bu muazzam yapı için bir kayıp. Biz ona yardım etmek istiyoruz ama o bize bu fırsatı vermiyor! (Bir süre duraklamasının sonrasında devam ediyor) Bakın, önümüzde PAYBACK100 var. Tarihin en büyük, en görkemli, en ses getiren şovlarından bir tanesi olmak zorunda! Ben oraya sıradan maçlar değil, 'dev' eşleşmeler yazmak istiyorum. O yüzden buradan doğrudan ona sesleniyorum Kazuchika— eğer beni şu an bir hastane odasında ya da evinde izliyorsan... Eğer içindeki savaşçı ruhu henüz sönmediyse... O telefonu aç! (Arenada inanılmaz bir cheer'lama başlıyor) Ringe geri dön, mağduriyetini bir kenara bırak ve "Chief"in sana sunduğu bu muazzam fırsatı değerlendir. Eğer geri dönersen, o çok istediğin ve sonuna kadar hak ettiğin Title Shot'ı, bizzat ben PAYBACK100 için sana vereceğim! Bu rastgele bir vaat değil, sözü senet olan bir liderin sözü! Gel ve hakkın olanı al, sistemin yanında dur ve birlikte tarih yazalım!
"Chief" Morgan gerçekten de tarihe geçecek sözler sarf etti. Baştan beri dedikleri seyirciler tarafından hayran kalınacak bulundu; öyle ki, çılgınlarca çığlık atmaya ve diğer taraftan da onu alkışlamaya başlıyorlar! "Chief" Morgan ise haftalardır sürdürdüğü otoriter duruşunu, karizmasını sürdürmek maksadıyla elindeki mikrofonu sert bir şekilde ring matına çarpıyor ve bunun sonrasında ringi terk etmek üzere iplere doğru yer alıyor—
"Chief" Matt Morgan: (Gülümsemesi ciddileşiyor, başını hafifçe iki yana sallayarak ringde kısa bir tur atıyor) Ama bugün buraya sadece zafer turu atmaya gelmedim. Dürüst olalım... Geçen hafta yaşananlar tam bir felaketti- bunu kabul ediyorum. Hatta... Rezaletti! Başka bir kelime bulamıyorum. "Chief" olarak benim yönetimimde her zaman düzen, disiplin ve dürüstlük esastır. Ama geçen şovda gördüklerimiz... Bizim kurmaya çalıştığımız o muazzam yapıya yapılmış bir saldırıydı! (Karışık reaksiyonlar mevcut) Bakın, bir planımız vardı. Çok net, çok adil bir plan. Dedik ki; eğer Bray Wyatt o maça burnunu sokarsa, bu iş No Way Out 2026’da bir Triple Threat Match'e döner. Şartlar masadaydı. Ama ne oldu? Onun yerine, gölgelerin arasından kimsenin beklemediği, benim bile öngöremediğim o... Dark STG denilen kaos figürü ortaya çıktı! (Uğultular mevcut) Believe me, bu öngörülemeyen bir 'sistem hatası'ydı. Kazuchika Okada... Bir kez daha mağdur edildi. Kurallara uyan, işini yapan bir adam, bir kez daha karanlık oyunların kurbanı oldu. Prestige Grand Wrestling yönetiminin, yani bizlerin canı bu duruma çok sıkkın. Tabii ki de kaos istemiyoruz, şaibeli sonuçlar istemiyoruz! Bu olanlar, Rio Rancho’dan herkese sözünü veriyorum ki; cezasız kalmayacak— ben radikal kararların adamıyım ve bu karmaşayı kökünden kazıyacağım!
"Chief" Morgan'ın tansiyonu bir hayli yükselmiş durumda- ona göz atıldığında bu rahatlıkla anlaşılır bir halde ortada. Seyirciler Kazuchika Okada için tezahüratlara başlıyorlar, "OKADA! OKADA! OKADA!" diye bağırmaya başlıyorlar. Kazuchika'nın adının haykırıldığı sırada "Chief" Morgan'ın derin bir nefes alarak soluklanma fırsatı bulduğunu görüyoruz. Araya giren sürenin sonrasında seyirciler nihayet duruyorlar, "Chief" Morgan ise elindeki mikrofonu ağzına doğru tutarak konuşmasına devam ediyor.
"Chief" Matt Morgan: Kazuchika Okada şu an sadece hayal kırıklığıyla değil, çok ciddi bir sakatlıkla boğuşuyor ve durum sandığınızdan daha vahim! (Uğultular başlıyor) Prestige Grand Wrestling olarak ona ulaşmaya çalışıyoruz. Elimizde çek defterleriyle, en iyi doktorlarla bekliyoruz. Ama Amerika Birleşik Devletleri'ndeki misafirimiz... O, telefonlarımızı açmıyor; kapıları tamamen yüzümüze kapatmış durumda! (Boo'lamalar var) Hastane masraflarını ödememize bile izin vermiyor, adeta sisteme küsmüş durumda. Bu sadece üzücü değil, bu aynı zamanda bizim kurmaya çalıştığımız bu muazzam yapı için bir kayıp. Biz ona yardım etmek istiyoruz ama o bize bu fırsatı vermiyor! (Bir süre duraklamasının sonrasında devam ediyor) Bakın, önümüzde PAYBACK100 var. Tarihin en büyük, en görkemli, en ses getiren şovlarından bir tanesi olmak zorunda! Ben oraya sıradan maçlar değil, 'dev' eşleşmeler yazmak istiyorum. O yüzden buradan doğrudan ona sesleniyorum Kazuchika— eğer beni şu an bir hastane odasında ya da evinde izliyorsan... Eğer içindeki savaşçı ruhu henüz sönmediyse... O telefonu aç! (Arenada inanılmaz bir cheer'lama başlıyor) Ringe geri dön, mağduriyetini bir kenara bırak ve "Chief"in sana sunduğu bu muazzam fırsatı değerlendir. Eğer geri dönersen, o çok istediğin ve sonuna kadar hak ettiğin Title Shot'ı, bizzat ben PAYBACK100 için sana vereceğim! Bu rastgele bir vaat değil, sözü senet olan bir liderin sözü! Gel ve hakkın olanı al, sistemin yanında dur ve birlikte tarih yazalım!
"Chief" Morgan gerçekten de tarihe geçecek sözler sarf etti. Baştan beri dedikleri seyirciler tarafından hayran kalınacak bulundu; öyle ki, çılgınlarca çığlık atmaya ve diğer taraftan da onu alkışlamaya başlıyorlar! "Chief" Morgan ise haftalardır sürdürdüğü otoriter duruşunu, karizmasını sürdürmek maksadıyla elindeki mikrofonu sert bir şekilde ring matına çarpıyor ve bunun sonrasında ringi terk etmek üzere iplere doğru yer alıyor—
LIGHTS-OUT
deity of affliction
"Chief" Morgan tam da ringi terk edecekken, ışıklar karartılmıştı ve o ringi terk etmemişti. Titantron'da bir korkunç bir Dark STG siüeti belirmesinin sonrasında onun tema müziği çalmaya başlamıştı! "Chief" Morgan ring matında duran mikrofonu alarak geriye çekilirken, Stage'de beliren iki isim mevcut- Dark STG ve onun Zio Zagan'ı! Onlar yan yana durarak beklemelerinin sonrasında ringe doğru yol almaya başlıyorlar. Rampanın üzerine geldiklerinde Zio Zagan ağırlaşıyor ve onun önden gitmesini sağlıyor. Kısa süre içerisinde ringe varan ikili, sırasıyla çelik basamakları kullanmalarının ardından iplerin arasından geçerek ringe girişlerini gerçekleştiriyorlar. "Chief" Morgan'ın onlara sorgulayıcı ve hatta kızgın diyebileceğimiz bir ifade ile baktığını söyleyebiliriz. Bu sırada Zio iplerin arasından kendisine uzatılan mikrofonu tuttuktan sonra onunla konuşmuyor, bir adım önünde yer almakta olan D-STG'ye teslim ediyor ve o da elinde aldığı mikrofonu ağız seviyesine kadar kaldırdıktan sonra konuşmaya-anlatmaya başlıyor.
Dark STG: "Chief" Morgan... Sen gerçekten de bu şirketin harikasısın- muazzam vaatlerin, (Vurguluyor) Cumhuriyetçi tavırların eminim ki The Rock tarafından memnuniyetle karşılanıyordur! (Karışık reaksiyonlar geliyor) Peki ben ne mi görüyorum— hepsi sadece parlatılmış birer illüzyondan ibaret. (Yuhalanıyor) Sizler, bu spot ışıklarının altında gerçeği değil, sadece insanların görmek istediği o sahte altını satıyorsunuz. Ama ışık ne kadar parlaksa, gölge o kadar derinleşir. Ve ben, o gölgenin ta kendisiyim! (Ringin içerisinde yavaşça tur atmaya başlıyor) Kazuchika Okada’dan bahsediyorsun... Onu bir kahraman, bir mağdur olarak pazarlamaya çalışıyorsun. Ama yanılıyorsun 'Chief'. Kazuchika bir kahraman değil; o, bu sistemin yarattığı en büyük zehirdi. O, başarısızlıklarının faturasını kadere kesen, her düştüğünde ağlayan bir sahte bir idolden başka bir şey değildi. İnsanlara umut veriyordu, değil mi? Ama umut, sadece acıyı uzatan bir işkencedir- ben ise ona acı değil, hakikati verdim!
Zio çatlak sesle kahkaha atmaya başlıyor, "Chief" Morgan ise karşısında konumlanmış olan bu ikiliye öfkeli bir ifade ile bakmaya devam ediyor. D-STG tekrardan stabil hale gelerek, Zio'nun önünde durarak elindeki mikrofonu tekrardan ağzına doğru götürüyor ve saniyeler önce ara verdiği konuşmasına kaldığı noktanın üzerinden devam ediyor.
Dark STG: Siz bu organizasyonu, Prestige Grand Wrestling şirketini 'daha büyük' yapmayı bir an bile ağızlarınızdan eksik etmiyorsunuz. Ama bir şeyi inşa etmek için önce enkazı temizlemeniz gerekir. Kazuchika ise o enkazın kalbiydi. O, Prestige Grand Wrestling’in bünyesine sızmış, her geçen gün yayılan bir kanser hücresiydi. Ben onu o gece sadece müdahale etmedim Matt... Onu bu sahtelikten arındırdım. Ona sert bir şekilde toslayarak, bu ringin kirli kanını akıttım. (Daha düşük bir tonla devam ediyor) Çek defterlerinden, hastane masraflarından, doktorlardan bahsetmeye gerek yok- ne kadar dünyevi, ne kadar sığ düşüncelerin içindesin böyle! Kazuchika'nın yaraları bedensel değil, ruhsal. Ben onun o kibrini, o sarsılmaz sandığı dünyasını yıktım. O telefonları açmıyor çünkü artık sesini duyacağı tek şey kendi içindeki o boşluk. O sonsuz boşluğu da ben yarattım! (Yuhalanıyor) Şimdi burada durmuş, benim yarattığım bu temiz sayfanın üzerinde otorite kurmaya çalışıyorsun. Bana ceza vereceğini söylüyorsun. Halbuki biliyorsun ki ("Chief" Morgan’ın göğsüne doğru işaret parmağını uzatıyor) içten içe, o fildişi kulelerinde oturan sen ve senin o ekibin, benim yaptığıma muhtaçsınız! Kirli ellerinizi yıkamanız için gereken suyu ben sundum- Kazuchika'yı bu sistemden söküp atarak size saf bir güç alanı bıraktım! Eleştirilmeyi değil, bu ringin saflığını koruduğum için bir teşekkürü, hatta bir takdiri hak ediyorum! Çünkü sen politikalar üretirsin; çünkü bunu yapmak için programlandın... Ama senin aksine ben, bu karanlık dünyayı arındırırım!
Seyirciler var güçleriyle onu boo'luyorlar, tepkilerini gösteriyorlar. Bu negatif reaksiyonlar bir süre sürüyor, seyirciler de artık "Chief" Morgan'ın yanıt vermesini bekliyorlar. D-STG'nin tepki topladığı sırada reaksiyonsuz kaldığı bölümde, seyirciler tepkilerini gösterdiler ve artık "Chief" Morgan'ın konuşması için bir fırsat oluşturuluyor. "Chief" Morgan da elindeki mikrofonu ağzına doğru kaldırarak fırsatı değerlendiriyor, yanıt vermeye başlıyor.
"Chief" Matt Morgan: Teşekkür mü? Siz gerçekten de buna inanarak buraya geldiniz ve sen de benden bir teşekkür, bir takdir mi bekliyorsun? Benden bir takdir bekliyorsan, çok yanlış kapıya geldin. Bu düzende, benim kitabımda senin gibi düzen bozuculara yer yok. Sen geçtiğimiz hafta, o gece ringlerimizi, şirketimizi arındırdığını iddia ediyorsun fakat aslında sadece kendi sonunu hazırlıyorsun. Daha önce de söylediğim gibi; "Chief" Matt Morgan, bu kaosun üzerine bir çizgi çekecek! Teşekkür değil, sen benden sadece ve sadece accountability alacaksın! (Sesi çok yükseliyor) Ve benim tuttuğum kalemin kömüründen alacağın ceza... İnan bana, senin o hayal bile edemeyeceğin kadar ağır olacak!
"Chief" Morgan'ın bu söylediklerinin sonrasında seyirciler tekrardan pozitif reaksiyonlar göstermeye, destek sunmalarına devam ediyorlar! "Chief" Morgan kafasını yukarı-aşağı sallayarak bu desteği, kendisi için iteleyici bir güç olarak kullandığını açık açık gösteriyor. D-STG'nin ise gülmeye, kahkaha atmaya başladığını görüyoruz... Bir süre sonra Zio da ona eşlik ediyor! Kimse onların bu tavırlarına bir anlam veremezken, D-STG'nin saniyeler içerisinde ciddileştiğini ve konuşmaya girdiğini görüyoruz.
Dark STG: Hesap verebilirlik diyorsun, öyle değil mi, huh? Senin o bürokratik jargonunla parlattığın ceza tehditlerin... Ne kadar da öngörülebilir! Ama şunu da eklemeliyim ki, sizler sadece tabeladaki rakamlarla ilgilenen, ruhsuz istatistikçilersiniz! (Negatif reaksiyonlar var) O vasıfsız MJF’i No Way Out’a bizzat ben yolladım! Onu o ringin içinde bir piyon gibi kullandım ki sahadaki fazlalıklar temizlensin. Ve (Sesini daha derinden, adeta tüm arenayı suçlar gibi yükseltiyor) şimdi PAYBACK100 için, o en büyük sahne için karşıma Bray Wyatt dikilecek! Neden biliyor musun— çünkü sen ve senin o reyting meraklısı, açgözlü fani ekibiniz; Prestige Grand Wrestling tarihinin en önemli gecelerinden bir tanesi olacak o şovda, kitlelerin ilgisini en çok çekecek olanın ne olduğunu çok iyi biliyorsunuz! (Karışık reaksiyonlar oluşuyor) Sizler görkem istersiniz, sizler sansasyon istersiniz. Bu şirketin en değerli hazinesi PGW Championship için savaşılırken; halkın o doymak bilmeyen merakını ancak biz dindirebiliriz, bunu biliyorsunuz! Benimle Bray Wyatt arasında tam dokuz aydır süregelen, kanla ve karanlıkla yazılmış o hikaye... Nihayet bir sonu hak ediyor. Dokuz ay boyunca bu şirketin damarlarında bir zehir gibi dolaştık ve şimdi o zehri en büyük sahnede etrafa sıçratma zamanı! (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) Bana ceza vereceğini mi söylüyorsun? Senin cezaların benim Kara Kalem'le yazılmış kaderimin yanında sadece birer dipnot kalır, bunu da görmenin ötesinde; (Kıkırdıyor) tam anlamıyla anlamalısın!
D-STG ile Zio aralarında gülüşmeye devam ediyorlar, "Chief" Morgan ise kafasını öne eğerek bir süre boyunca kalıyor. Bunu yaptığı süreçte kafasında cümleleri, fikirleri toparlıyor olmalı; öyle ki, bir süre sonra kafasını kaldırıyor ve gözlerini tekrardan D-STG'nin üzerine dikerek onlara yanıt vermeye başlıyor.
"Chief" Matt Morgan: Şirketteki operasyonlarıma başlamadan önce buralardaki isimleri daha yakından tanıdığım bir tanıtım toplantısında yer aldım ama senden bahsedilirken söylendiği kadar cüretkar olduğuna ihtimal vermiyordum. Şuna da bir bakın, bu ne cüretkarlık! Bu adamlar buraya gelmiş, kendi kendilerine kontrat imzalıyorlar. "Chief" Morgan’ın otoritesini, bu muazzam yönetim mekanizmasını hiçe sayıp kendine PAYBACK100 için ana maç ayarladığını sanıyorlar! Bu söylediğinizin öylece yerine geleceğini mi sanıyorsunuz? (Cheer'lanıyor) Eğer bugün burada birilerine kemer maçına çıkma hakkı, bir Title Shot dağıtacak olsaydım; o kişi tabii ki de sen olmazdın! O hak, terinin son damlasına kadar savaşan, dürüstçe mücadele eden Kazuchika Okada’nın olurdu... (Alkışlanıyor) Ama... Ama Okada şu an burada değil. Kazuchika telefonları açmıyor çünkü senin o 'arındırma' dediğin barbarlık yüzünden bir hastane odasında hayata tutunmaya—
deity of affliction
"Chief" Morgan tam da ringi terk edecekken, ışıklar karartılmıştı ve o ringi terk etmemişti. Titantron'da bir korkunç bir Dark STG siüeti belirmesinin sonrasında onun tema müziği çalmaya başlamıştı! "Chief" Morgan ring matında duran mikrofonu alarak geriye çekilirken, Stage'de beliren iki isim mevcut- Dark STG ve onun Zio Zagan'ı! Onlar yan yana durarak beklemelerinin sonrasında ringe doğru yol almaya başlıyorlar. Rampanın üzerine geldiklerinde Zio Zagan ağırlaşıyor ve onun önden gitmesini sağlıyor. Kısa süre içerisinde ringe varan ikili, sırasıyla çelik basamakları kullanmalarının ardından iplerin arasından geçerek ringe girişlerini gerçekleştiriyorlar. "Chief" Morgan'ın onlara sorgulayıcı ve hatta kızgın diyebileceğimiz bir ifade ile baktığını söyleyebiliriz. Bu sırada Zio iplerin arasından kendisine uzatılan mikrofonu tuttuktan sonra onunla konuşmuyor, bir adım önünde yer almakta olan D-STG'ye teslim ediyor ve o da elinde aldığı mikrofonu ağız seviyesine kadar kaldırdıktan sonra konuşmaya-anlatmaya başlıyor.
Dark STG: "Chief" Morgan... Sen gerçekten de bu şirketin harikasısın- muazzam vaatlerin, (Vurguluyor) Cumhuriyetçi tavırların eminim ki The Rock tarafından memnuniyetle karşılanıyordur! (Karışık reaksiyonlar geliyor) Peki ben ne mi görüyorum— hepsi sadece parlatılmış birer illüzyondan ibaret. (Yuhalanıyor) Sizler, bu spot ışıklarının altında gerçeği değil, sadece insanların görmek istediği o sahte altını satıyorsunuz. Ama ışık ne kadar parlaksa, gölge o kadar derinleşir. Ve ben, o gölgenin ta kendisiyim! (Ringin içerisinde yavaşça tur atmaya başlıyor) Kazuchika Okada’dan bahsediyorsun... Onu bir kahraman, bir mağdur olarak pazarlamaya çalışıyorsun. Ama yanılıyorsun 'Chief'. Kazuchika bir kahraman değil; o, bu sistemin yarattığı en büyük zehirdi. O, başarısızlıklarının faturasını kadere kesen, her düştüğünde ağlayan bir sahte bir idolden başka bir şey değildi. İnsanlara umut veriyordu, değil mi? Ama umut, sadece acıyı uzatan bir işkencedir- ben ise ona acı değil, hakikati verdim!
Zio çatlak sesle kahkaha atmaya başlıyor, "Chief" Morgan ise karşısında konumlanmış olan bu ikiliye öfkeli bir ifade ile bakmaya devam ediyor. D-STG tekrardan stabil hale gelerek, Zio'nun önünde durarak elindeki mikrofonu tekrardan ağzına doğru götürüyor ve saniyeler önce ara verdiği konuşmasına kaldığı noktanın üzerinden devam ediyor.
Dark STG: Siz bu organizasyonu, Prestige Grand Wrestling şirketini 'daha büyük' yapmayı bir an bile ağızlarınızdan eksik etmiyorsunuz. Ama bir şeyi inşa etmek için önce enkazı temizlemeniz gerekir. Kazuchika ise o enkazın kalbiydi. O, Prestige Grand Wrestling’in bünyesine sızmış, her geçen gün yayılan bir kanser hücresiydi. Ben onu o gece sadece müdahale etmedim Matt... Onu bu sahtelikten arındırdım. Ona sert bir şekilde toslayarak, bu ringin kirli kanını akıttım. (Daha düşük bir tonla devam ediyor) Çek defterlerinden, hastane masraflarından, doktorlardan bahsetmeye gerek yok- ne kadar dünyevi, ne kadar sığ düşüncelerin içindesin böyle! Kazuchika'nın yaraları bedensel değil, ruhsal. Ben onun o kibrini, o sarsılmaz sandığı dünyasını yıktım. O telefonları açmıyor çünkü artık sesini duyacağı tek şey kendi içindeki o boşluk. O sonsuz boşluğu da ben yarattım! (Yuhalanıyor) Şimdi burada durmuş, benim yarattığım bu temiz sayfanın üzerinde otorite kurmaya çalışıyorsun. Bana ceza vereceğini söylüyorsun. Halbuki biliyorsun ki ("Chief" Morgan’ın göğsüne doğru işaret parmağını uzatıyor) içten içe, o fildişi kulelerinde oturan sen ve senin o ekibin, benim yaptığıma muhtaçsınız! Kirli ellerinizi yıkamanız için gereken suyu ben sundum- Kazuchika'yı bu sistemden söküp atarak size saf bir güç alanı bıraktım! Eleştirilmeyi değil, bu ringin saflığını koruduğum için bir teşekkürü, hatta bir takdiri hak ediyorum! Çünkü sen politikalar üretirsin; çünkü bunu yapmak için programlandın... Ama senin aksine ben, bu karanlık dünyayı arındırırım!
Seyirciler var güçleriyle onu boo'luyorlar, tepkilerini gösteriyorlar. Bu negatif reaksiyonlar bir süre sürüyor, seyirciler de artık "Chief" Morgan'ın yanıt vermesini bekliyorlar. D-STG'nin tepki topladığı sırada reaksiyonsuz kaldığı bölümde, seyirciler tepkilerini gösterdiler ve artık "Chief" Morgan'ın konuşması için bir fırsat oluşturuluyor. "Chief" Morgan da elindeki mikrofonu ağzına doğru kaldırarak fırsatı değerlendiriyor, yanıt vermeye başlıyor.
"Chief" Matt Morgan: Teşekkür mü? Siz gerçekten de buna inanarak buraya geldiniz ve sen de benden bir teşekkür, bir takdir mi bekliyorsun? Benden bir takdir bekliyorsan, çok yanlış kapıya geldin. Bu düzende, benim kitabımda senin gibi düzen bozuculara yer yok. Sen geçtiğimiz hafta, o gece ringlerimizi, şirketimizi arındırdığını iddia ediyorsun fakat aslında sadece kendi sonunu hazırlıyorsun. Daha önce de söylediğim gibi; "Chief" Matt Morgan, bu kaosun üzerine bir çizgi çekecek! Teşekkür değil, sen benden sadece ve sadece accountability alacaksın! (Sesi çok yükseliyor) Ve benim tuttuğum kalemin kömüründen alacağın ceza... İnan bana, senin o hayal bile edemeyeceğin kadar ağır olacak!
"Chief" Morgan'ın bu söylediklerinin sonrasında seyirciler tekrardan pozitif reaksiyonlar göstermeye, destek sunmalarına devam ediyorlar! "Chief" Morgan kafasını yukarı-aşağı sallayarak bu desteği, kendisi için iteleyici bir güç olarak kullandığını açık açık gösteriyor. D-STG'nin ise gülmeye, kahkaha atmaya başladığını görüyoruz... Bir süre sonra Zio da ona eşlik ediyor! Kimse onların bu tavırlarına bir anlam veremezken, D-STG'nin saniyeler içerisinde ciddileştiğini ve konuşmaya girdiğini görüyoruz.
Dark STG: Hesap verebilirlik diyorsun, öyle değil mi, huh? Senin o bürokratik jargonunla parlattığın ceza tehditlerin... Ne kadar da öngörülebilir! Ama şunu da eklemeliyim ki, sizler sadece tabeladaki rakamlarla ilgilenen, ruhsuz istatistikçilersiniz! (Negatif reaksiyonlar var) O vasıfsız MJF’i No Way Out’a bizzat ben yolladım! Onu o ringin içinde bir piyon gibi kullandım ki sahadaki fazlalıklar temizlensin. Ve (Sesini daha derinden, adeta tüm arenayı suçlar gibi yükseltiyor) şimdi PAYBACK100 için, o en büyük sahne için karşıma Bray Wyatt dikilecek! Neden biliyor musun— çünkü sen ve senin o reyting meraklısı, açgözlü fani ekibiniz; Prestige Grand Wrestling tarihinin en önemli gecelerinden bir tanesi olacak o şovda, kitlelerin ilgisini en çok çekecek olanın ne olduğunu çok iyi biliyorsunuz! (Karışık reaksiyonlar oluşuyor) Sizler görkem istersiniz, sizler sansasyon istersiniz. Bu şirketin en değerli hazinesi PGW Championship için savaşılırken; halkın o doymak bilmeyen merakını ancak biz dindirebiliriz, bunu biliyorsunuz! Benimle Bray Wyatt arasında tam dokuz aydır süregelen, kanla ve karanlıkla yazılmış o hikaye... Nihayet bir sonu hak ediyor. Dokuz ay boyunca bu şirketin damarlarında bir zehir gibi dolaştık ve şimdi o zehri en büyük sahnede etrafa sıçratma zamanı! (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) Bana ceza vereceğini mi söylüyorsun? Senin cezaların benim Kara Kalem'le yazılmış kaderimin yanında sadece birer dipnot kalır, bunu da görmenin ötesinde; (Kıkırdıyor) tam anlamıyla anlamalısın!
D-STG ile Zio aralarında gülüşmeye devam ediyorlar, "Chief" Morgan ise kafasını öne eğerek bir süre boyunca kalıyor. Bunu yaptığı süreçte kafasında cümleleri, fikirleri toparlıyor olmalı; öyle ki, bir süre sonra kafasını kaldırıyor ve gözlerini tekrardan D-STG'nin üzerine dikerek onlara yanıt vermeye başlıyor.
"Chief" Matt Morgan: Şirketteki operasyonlarıma başlamadan önce buralardaki isimleri daha yakından tanıdığım bir tanıtım toplantısında yer aldım ama senden bahsedilirken söylendiği kadar cüretkar olduğuna ihtimal vermiyordum. Şuna da bir bakın, bu ne cüretkarlık! Bu adamlar buraya gelmiş, kendi kendilerine kontrat imzalıyorlar. "Chief" Morgan’ın otoritesini, bu muazzam yönetim mekanizmasını hiçe sayıp kendine PAYBACK100 için ana maç ayarladığını sanıyorlar! Bu söylediğinizin öylece yerine geleceğini mi sanıyorsunuz? (Cheer'lanıyor) Eğer bugün burada birilerine kemer maçına çıkma hakkı, bir Title Shot dağıtacak olsaydım; o kişi tabii ki de sen olmazdın! O hak, terinin son damlasına kadar savaşan, dürüstçe mücadele eden Kazuchika Okada’nın olurdu... (Alkışlanıyor) Ama... Ama Okada şu an burada değil. Kazuchika telefonları açmıyor çünkü senin o 'arındırma' dediğin barbarlık yüzünden bir hastane odasında hayata tutunmaya—
"Chief" Morgan'ın kendi kendine durduğunu ve kafasını kaşıyarak öne eğdiğini görüyoruz. Bir süre boyunca sessiz kalıyor, düşünüyor. Diğer taraftaki isimlerin, D-STG ve Zio'nun da sinsi ifadeleri eşliğinde pis pis sırıttıklarını görüyoruz. Evet, şimdi ise "Chief" Morgan kafasını kaldırıyor ve konuşmasına kaldığı noktadan devam ediyor.
"Chief" Matt Morgan: Bak... Senden nefret ediyorum. Senin yöntemlerinden, o hastalıklı felsefenden nefret ediyorum! Ama ben bir liderim ve bir lider, bazen istemediği kararları, davasının ve bu şirketin bekası için almak zorundadır.
Yüksek sesle, mikrofona doğru bağırarak devam ediyor.
NEXT WEEK...
PGW Championship
Bray Wyatt (c) vs. Dark STG
D-STG ile Zio bunu şimdiden kutlamaya başlıyorlar! İstediklerini aldılar, bir kemer maçı hakkı edindiler ve bunu gülüşerek karşılıyorlar!
NEXT WEEK...
PGW Championship
Bray Wyatt (c) vs. Dark STG
D-STG ile Zio bunu şimdiden kutlamaya başlıyorlar! İstediklerini aldılar, bir kemer maçı hakkı edindiler ve bunu gülüşerek karşılıyorlar!
AMA BİR ŞARTLA!
WHAT? WHAT?
WHAT? WHAT?
WHAT? WHAT?
Bunu söyleyen "Chief" Morgan'dan başkası değildi adeta! Bütün arena buz kesiyor, donakalıyor! D-STG ile Zio'nun da sevinmeyi kestiklerini görüyoruz, "Chief" Morgan'a dönüyorlar; ona odaklanıyorlar. O ise, mikrofona doğru anlatmaya devam ediyor.
"Chief" Matt Morgan: Durun— hemen sevinmeye başlamayın! Çünkü inanın bana, benim dünyamda bedava yemek yoktur! (Arena çığlık çığlığa oluyor) Bizim yönetimimizde başarı hak edilir ve her büyük fırsatın, her muazzam teklifin bir bedeli vardır. Biz burada handout yapmıyoruz! (Cheer'lanıyor) Madem o 'Kara Kalem'le kaderinin yazıldığını iddia ediyorsun... Madem o dokuz aylık karanlığın bir sonu hak ettiğini söylüyorsun, o zaman o kalemi masaya koyma vakti geldi. Madem o kadar eminsin, o zaman her şeyini riske atmaya da hazırsındır! (D-STG ile Zio anlayamamış bir şekilde ona bakıyorlar) Haftaya, o ringde PGW Championship kemeri için Bray Wyatt’ın karşısına çıkacaksın. Ama... (İşaret parmağını sallayarak vurguluyor. Bağırarak devam ediyor) EĞER SEN... DARK STG BU MAÇI KAYBEDERSE; KARİYERİ BOYUNCA BİR DAHA ASLA, AMA ASLA PGW CHAMPIONSHIP İÇİN MEYDAN OKUMA YAPAMAYACAK!
YES! YES!
YES! YES!
YES! YES!
BÜTÜN ARENA AYAKTA, HERKES ÇILGINLARCA SEVİNİYOR! "CHIEF" MORGAN OTORİTESİNİ TEKRARDAN GÖSTERDİ, GÜCÜNÜ TEKRARDAN GÖSTERDİ VE ŞİMDİ DE GÜLEREK BAKMA SIRASI KENDİSİNE GEÇTİ! D-STG'NİN ŞOKE OLDUĞUNU, SONRA DA SURAT İFADESİNİN BOZULDUĞUNU VE MORALİ BOZULMUŞ BİR ŞEKİLDE ÖNÜNE BAKTIĞINI GÖRÜYORUZ. GELİNEN NOKTA KARŞISINDA BİR HAYLİ DÜŞÜNCELİ GÖRÜNÜYOR, YANINDA YER ALMAKTA OLAN ZIO İSE ONU KENDİSİNE GETİRMEYE-MORALLENDİRMEKLE MEŞGUL OLUYOR! BÜTÜN ARENADA "CHIEF" MORGAN'IN TEMA MÜZİĞİ ÇALINIRKEN, ONUN ELİNİ HAVAYA KALDIRDIĞINI GÖRÜYORUZ! BU YAŞANANLARIN, GERÇEKLEŞTİRİLEN KONUŞMALARIN SONRASINDA PRESTIGE GRAND WRESTLING'İN HAFTALIK SERİSİ OLAN PAYBACK'İN 99 NUMARALI ŞOVU; YERİNİ REKLAMLARA BIRAKIYOR VE HIZ KESMEDEN DEVAM EDİLMEDEN ÖNCE KISA BİR ARA VERİLİYOR!
WHAT? WHAT?
WHAT? WHAT?
WHAT? WHAT?
Bunu söyleyen "Chief" Morgan'dan başkası değildi adeta! Bütün arena buz kesiyor, donakalıyor! D-STG ile Zio'nun da sevinmeyi kestiklerini görüyoruz, "Chief" Morgan'a dönüyorlar; ona odaklanıyorlar. O ise, mikrofona doğru anlatmaya devam ediyor.
"Chief" Matt Morgan: Durun— hemen sevinmeye başlamayın! Çünkü inanın bana, benim dünyamda bedava yemek yoktur! (Arena çığlık çığlığa oluyor) Bizim yönetimimizde başarı hak edilir ve her büyük fırsatın, her muazzam teklifin bir bedeli vardır. Biz burada handout yapmıyoruz! (Cheer'lanıyor) Madem o 'Kara Kalem'le kaderinin yazıldığını iddia ediyorsun... Madem o dokuz aylık karanlığın bir sonu hak ettiğini söylüyorsun, o zaman o kalemi masaya koyma vakti geldi. Madem o kadar eminsin, o zaman her şeyini riske atmaya da hazırsındır! (D-STG ile Zio anlayamamış bir şekilde ona bakıyorlar) Haftaya, o ringde PGW Championship kemeri için Bray Wyatt’ın karşısına çıkacaksın. Ama... (İşaret parmağını sallayarak vurguluyor. Bağırarak devam ediyor) EĞER SEN... DARK STG BU MAÇI KAYBEDERSE; KARİYERİ BOYUNCA BİR DAHA ASLA, AMA ASLA PGW CHAMPIONSHIP İÇİN MEYDAN OKUMA YAPAMAYACAK!
YES! YES!
YES! YES!
YES! YES!
BÜTÜN ARENA AYAKTA, HERKES ÇILGINLARCA SEVİNİYOR! "CHIEF" MORGAN OTORİTESİNİ TEKRARDAN GÖSTERDİ, GÜCÜNÜ TEKRARDAN GÖSTERDİ VE ŞİMDİ DE GÜLEREK BAKMA SIRASI KENDİSİNE GEÇTİ! D-STG'NİN ŞOKE OLDUĞUNU, SONRA DA SURAT İFADESİNİN BOZULDUĞUNU VE MORALİ BOZULMUŞ BİR ŞEKİLDE ÖNÜNE BAKTIĞINI GÖRÜYORUZ. GELİNEN NOKTA KARŞISINDA BİR HAYLİ DÜŞÜNCELİ GÖRÜNÜYOR, YANINDA YER ALMAKTA OLAN ZIO İSE ONU KENDİSİNE GETİRMEYE-MORALLENDİRMEKLE MEŞGUL OLUYOR! BÜTÜN ARENADA "CHIEF" MORGAN'IN TEMA MÜZİĞİ ÇALINIRKEN, ONUN ELİNİ HAVAYA KALDIRDIĞINI GÖRÜYORUZ! BU YAŞANANLARIN, GERÇEKLEŞTİRİLEN KONUŞMALARIN SONRASINDA PRESTIGE GRAND WRESTLING'İN HAFTALIK SERİSİ OLAN PAYBACK'İN 99 NUMARALI ŞOVU; YERİNİ REKLAMLARA BIRAKIYOR VE HIZ KESMEDEN DEVAM EDİLMEDEN ÖNCE KISA BİR ARA VERİLİYOR!
Bir hayli uzun süren reklamların sonrasında bu gece kaldığı noktadan devam ediyor! Kameralar açıldığında objektifimizde yer alan noktanın ringimiz olmadığını görüyoruz, an itibarıyla Prestige Grand Wrestling'in Backstage'indeyiz ve üzerinde "MJF Locker Room" yazan bir odanın kapısının bitişiğinde, Prestige Grand Wrestling'in muhabirlerinden bir tanesi olan Jackie Redmond'ın yer aldığını görüyoruz. Bir hayli güzel ve özenle hazırlandığı onun ekranımıza geldiği ilk saniyeden itibaren anlaşılan Jackie'nin; kamera arkasındaki ekip arkadaşından aldığı işaretin sonrasında kameranın lensine doğru bakarak konuşmaya, sunumunu gerçekleştirmeye başladığını gözlemliyoruz.
Jackie Redmond: Hello everyone, this is Jackie Redmond! (Suratında, içleri ısıtacak bir gülümseme oluşuyor) PAYBACK #99’da belli ki heyecan bir an olsun dinmeyecek; aksiyon ringde olduğu kadar, şu an bulunduğumuz Backstage'de de tüm elektriğiyle hissedilecek! önemli bir yol ayrımı olan PAYBACK100'e sayılı günler, No Way Out 2026'ya da yalnızca iki hafta kalmışken buralardaki bütün profesyonellerin gözü tek bir noktada- herkes en zirveyi hedefliyor! Ve şimdi, yanımda konuşulacak çok şeyi olan, oldukça özel bir konuğum var— Ladies and gentlemen, please welcome my guest at this time… ROH World Championship'in sahibi olan "Big Hebrew" MJF!
Jackie açılış-sunum konuşmasını gerçekleştirdikten, tamamladıktan sonra kameranın zoom out yaptığını ve bununla birlikte daha geniş bir açıyla kayıt almayı sürdürdüğünü gözlemliyoruz. Bunun gerçekleşmesiyle birlikte röportajın gerçekleştirildiği noktada MJF'in de yer aldığını görüyoruz! Jackie yan tarafında yer almakta olan MJF'e doğru vücudunu çeviriyor, kafasını havaya doğru kaldırarak onun gözlerinin içerisine doğru bakıyor ve mikrofonu öncelikle kendi ağız seviyesine kaldırarak ilk sorusunu sormaya başlıyor. Jackie sorusunu sorarken, MJF'in omzunda durmakta olan kemerini düzelttiğini görüyoruz.
Jackie Redmond: Öncelikle tebrikler MJF, No Way Out 2026 şovunda Bray Wyatt'la PGW Championship maçına çıkmaya hak kazandın. Fakat ben geçtiğimiz hafta North Little Rock’ta gerçekleşen PAYBACK #98 şovunda yaşananları sormadan geçemeyeceğim. Kazuchika Okada maçın sonunu getirmeye çok yakınken ışıklar bir anda gitmişti ve tekrardan maça dönüldüğünde senin onun üzerine geçerek maçı sonuçlandırdığını gördük. İnsanlar karşılarında buldukları manzaraya bakarak, Dark STG'nin bu maça ve sonucuna tesir ettiğini düşünüyorlar- maçın sonrasında Kazuchika'nın kariyerini sonlandırmayı kafasına koymuşçasına saldırması da bu düşünceleri güçlendirir nitelikte. Peki sen bu görüş karşısında ne düşünüyorsun, sence Dark STG sayesinde mi No Way Out 2026'da Bray Wyatt'ın karşısında olacaksın?
MJF'in bu soru sorulurken tahrik olduğunu, rahatsız olduğunu suratında oluşan ifadeden yola çıkılarak rahatlıkla söyleyebiliyoruz. O, ekşimiş bir surat ile Jackie'ye bakıyor, Jackie ise onun yanıt vermesi üzerine mikrofonun seviyesini biraz daha havaya kaldırarak MJF'in ağzına doğru tutuyor. Araya giren birkaç saniyenin sonrasında MJF'in yanıt vermeye başlamasını, düşüncelerini anlatmaya başlamasını seyrediyoruz.
MJF: Bunlar daha çok senin görüşün gibi duruyor Jackie (Jackie garipser bir ifade ile ona bakarken MJF devam ediyor), gerçekten bu 'dahice' soruyu sormak için mi o kadar hazırlık yaptın? Eğer böyle bir soru ile karşılaşacağımı bilseydim, kapımı tıklattığında içeride olduğumu anlamaman için çıt çıkarmazdım! (Sırıtıyor) Bak bana, şu yüzüme bak. Sence benim, o bodrum katında yaşayan, (Vurguluyor) ışık düğmeleriyle oynamayı marifet sanan Dark STG gibi bir ucube yardımına ihtiyacım var mı? Ben ROH World Şampiyonu'yum Jackie, şu kemeri görebiliyor musun? (Alaycı bir tonla konuşuyor) Kazuchika Okada’nın beni yeneceğine gerçekten inanan o zavallının, evinde cips yiyip internetin bir yerlerinde ağzından akan salyalarla birlikte yorum yapan kitleyle aynı seviyede olmadığını umuyordum. Yanılmışım. (Gülüyor, sonrasında ciddileşiyor) O, sadece kaçınılmaz olan sonu hızlandırdı. Ben o ringde her halükarda Kazuchika'yı paketleyip evine yollayacaktım. D-STG’nin tek yaptığı, maçın süresini biraz kısaltmak ve insanların benim muazzam performansımı birkaç dakika daha az izlemesine sebep olmak oldu. Sonuç değişmeyecekti Jackie, sadece kronometre biraz erken durdu.
MJF kafasını kameraya doğru çeviriyor ve resmen 32 dişini birden göstererek sırıtmaya başlıyor. Bu sırada yanıtın tamamlandığını anlayan Jackie'nin mikrofonu tekrardan kendi ağız seviyesine doğru yaklaştırdığını ve MJF'in üzerinden bakışlarını bir an bile olsun ayırmadan konuşmaya, bir diğer sorusunu sormaya başladığını görüyoruz.
Jackie Redmond: Anlıyorum... Demek sana göre geçen hafta sadece bir zaman daralmasıydı- her ne olursa olsun Kazuchika'yı yeneceğini ve Dark STG'nin tek yaptığının bu maçın süresini kısaltmak olduğunu ifade ediyorsun. (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Peki ya önümüzdeki hafta? Biliyorsun, önümüzde PAYBACK100 saniyesi var... Dakikalar önce bu binada yaşananları da hepimiz gördük; Dark STG, "Chief" Matt Morgan'la yaptığı konuşmanın sonrasında PAYBACK100 için o Title Shot'ı elde etmeyi başardı. Şu an herkes onun bu ivmeyle Bray Wyatt karşısında bir mucize yaratıp yaratamayacağını konuşuyor. Sence Dark STG, Bray Wyatt’ın bir yıl olmasına ramak kalmış PGW Championship Reign'inin sonunu getirebilir mi?
Jackie'nin sorusunu sorduktan sonra mikrofonu bir kez daha MJF'in ağzına doğru uzatmasını, "Big Hebrew"un da omzundaki ROH World Championship kemerini düzelttikten sonra direkt olarak yanıt vermeye başlamasını seyrediyoruz; tekrardan ondan dinlemeye başlıyoruz.
MJF: Mucize mi? (Başını iki yana sallıyor) Ben bu saçmalıkları takip etmem Jackie. Biliyorum; sen ve senin gibiler için masallara inanmak daha kolay geliyor fakat ben sadece gerçeklere inanırım. D-STG, "Chief" Morgan'dan bir Title Shot edindi fakat bunu iyi değerlendirememesi durumunda yaşanacaklardan ötürü hiç de memnun değilmiş gibi görünüyor. O, bunun baskısıyla o maça çıkacak ve belki de her şeyi eline-yüzüne bulaştıracak. Her neyse ne, ben işi sonuca götürme konusunda buralarda Bray Wyatt'tan daha iyisini görmedim. O adam bir şeyler yapar, gerekirse hile yapar ama bir şekilde maçı kazanır- benim karşımda ezikçe hile yaptığında bunu öğrenmiştim... D-STG'nin, Bray gibi bir psikopatın karşısında onun en ufak bir şansı bile yok. Sıfır. Yok denecek kadar az bile değil, direkt olarak yok- Bray, o yaratığı sadece yenmekle kalmayacak, onu profesyonel güreş haritasından silecek! (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Eğer bu şirkette Bray'in karanlık imparatorluğunu yerle bir edecek, onu gerçekten diz çöktürecek bir adam varsa, o da tam karşında duruyor Jackie. Onu ben tuşladım, benim kadar kimse onu sarsamadı— yoksa bunu unutuyor musun? (Kafasını bir anlığına yukarıya kaldırıyor) Bray Wyatt’ı, o yenilmezlik aurasıyla etrafta dolaşan canavarı, ROH World Championship için bile olsa mağlup eden, onun sırtını o ringin zeminine yapıştıran tek adam benim! Ben onun (Vurguluyor) PANZEHİRİYİM! Ben onun zihnindeki o karanlık dehlizlerin tek sahibiyim!
MJF'in yanıtını tamamladıktan sonra, Jackie'nin sımsıkı bir şekilde elinde tuttuğu mikrofonu bir diğer sorusunu sormak üzere kendi ağzına doğru tuttuğunu görüyoruz... Hayır, öyle bir şey yaşanmıyor çünkü MJF'in elini; Jackie'nin elinin üstüne koyarak onun mikrofonu uzaklaştırmasına engel olduğunu ve mikrofonu kendi ağzına doğru yaklaştırdığını görüyoruz! MJF, hız kesmeden daha yüksek bir tonla devam ediyor!
MJF: Yeni bir soruya gerek yok Jackie, bunu ben kendi kendime yapmaya devam ederim— sen sadece mikrofonu tutmaya devam et. (Sırıtıyor) Herkesin şunu bilmesini istiyorum: Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan ROH: Showdown in the Sun için sadece hazır değilim; ben o şovun bizzat kendisiyim! O gece ringe çıktığımda, Shane Taylor'ı mağlup ederek o ringden yine şampiyon olarak, yine en iyisi olmaya devam ederek ayrılacağım. Şu kemer benim omzumda bir aksesuar değil, benim bu sektördeki mutlak hakimiyetimin bir kanıtı- bunu herkes kabul ediyor. Ama asıl mesele ne biliyor musun Jackie? Asıl mesele tarih yazmak- No Way Out 2026'da Bray'i devirip PGW Championship'i de kazandığımda, bu sektörde kimsenin hayal bile edemeyeceği bir şeyi başaracağım. İki farklı şirketin en prestijli ana kemerlerini aynı anda taşıyan ilk adam olarak tarihe geçeceğim! İnsanlar yıllar sonra geriye dönüp baktıklarında, profesyonel güreşin altın çağını bir ilahın başlattığını görecekler. O gün geldiğinde, hem Ring of Honor hem de Prestige Grand Wrestling benim kanatlarımın altında olacak! Çünkü ben Maxwell Jacob Friedman'ım ve ben... (Jackie'nin elini yavaşça bırakıyor ve kameraya bakarak konuşmasına devam ediyor) I'm better than you, and you know it!
MJF'in kendi sözlerini tamamladıktan sonra Jackie'nin yeni bir soru sormasını bir kenara, bir şey demesini beklemeden kendisine tahsil edilen Locker Room'un içerisine girdiğini görüyoruz. Kapıyı sert bir şekilde çarpması görüntüleri kameramız tarafınca görüntülendikten sonra, eski açıya, sol tarafa doğru dönüyoruz ve ekrana şaşkın bir şekilde kalmış olan güzeller güzeli Jackie'nin yansıtılmasını seyrediyoruz. O, çaresizce bir şekilde kameraya bakmaya devam ederken; ekranın kararmaya ve en sonunda da alandan bağlantı sağlayan kameraların kapandığını görüyoruz. Prestige Grand Wrestling'in PAYBACK #99 şovu elbette ki son bulmuyor, farklı bir noktadan, ringimizden, devam ediyor.
Müzik çalıyor ve PGW Tag Team şampiyonlarımız Finn Balor ile PGW World Television şampiyonu Carlito girişte görünüyor. Seyircilerin çoğu kendilerini destekliyor. İkili ringe yan yana ilerliyor. İkili çok uzatmadan ringe giriyor ve seyircilere tekrardan poz kesip rakiplerini beklemeye başlıyor.
Mascara müziği çalar çalmaz seyircilerden inanılmaz bir yuhalama geliyor ve El Grande Americano girişte görünüyor. Seyircilerin çoğu kendisini yuhalasa da Americano pozunu kesip ringe ilerlerken bazı seyirciler kendisiyle etkileşime giriyor. El Grande Americano ringe ilerlerken bir anda müziği kesiliyor ve başka bir müzik duyuluyor!
My Time Is Now'un çalmasıyla birlikte PGW World Heavyweight Şampiyonu John Cena girişte görünüyor. El Grande Americano'nun partneri olacak olan Cena onun girişini bölerek alana geliyor. Cena cebindeki bezi kameraya gösterdikten sonra ringe doğru koşmaya başlıyor. Sonrasında ringe atlıyor. Americano da bayağı bozularak ringe giriyor. Cena kemerini kenara bırakıp tişörtü ile şapkasını seyircilere attıktan sonra hazır olduğunu hakeme bildiriyor. Finn Balor da ringte kalırken hakem maçı başlatıyor.
Tag Team Match
Carlito & Finn Bálor vs. El Grande Americano & John Cena
Zilin çalmasıyla birlikte El Grande Americano, John Cena'dan tag alıyor. Cena'nın yüzünde alaycı bir tebessüm oluşuyor ve kenara geçiyor. Americano ile Balor ringte. İki isim birbirlerini kısa bir süre süzdükten sonra tam yaklaşacakları sırada John Cena da tag alıyor ve ringe giriyor. Americano ise ringten çıkmak yerine Cena ile tartışıyor. İkili bir süre tartıştıktan sonra Americano geri adım atıyor ve ringe çekiliyor. Bu esnada Balor hala bekliyor. Cena, Americano ile tartışmayı bırakıp ringe odaklanır odaklanmaz Finn Balor'dan bir Shotgun Dropkick geliyor ve Cena köşeye çakılıyor! Americano, Balor'a çaktırmadan tag alıyor. Balor ise Cena'yı kaldırıp bir Final Cut Elbow vuruyor! Sonrasında ayağa kalkıyor ve Cena'yı tekrardan ayağa kaldırıyor ve bir de Inverted Suplex vuruyor! Ama tam bu sırada Americano ringe giriyor ve bir Dropkick ile Balor'u yere seriyor!
Balor hızlıca ayağa kalkıyor ve Americano'ya bir Sling Blade vuruyor. Sonrasında Shotgun Dropkick için hamle yapıyor ama Americano çekiliyor ve Balor boşa atlıyor. Americano hızlıca Balor'u yakalıyor ve bir Belly To Belly Suplex vuruyor! Balor ayağa kalkar kalkmaz Americano tekrardan onu yakalıyor ve bir Belly To Belly Suplex daha vuruyor! Americano tekrardan Balor'u yakalıyor ve bu kez de German Suplex vuruyor. Sonrasında bir Ankle Lock bağlayıp Balor'u ringin ortasına çekiyor. Balor çırpınmaya başlıyor. İplere uzanmaya çalışıyor ama yaklaştığı anda Americano onu ringin ortasına çekiyor. Balor bu esnada yüzünü Americano'ya dönüp ayaklarıyla onu ittiriyor fakat Americano, Balor'un bileğini bırakmıyor ve ayağa kalkıp kilidi bağlamaya devam ediyor. Balor tekrardan iplere uzanmaya çalışıyor ve iplere doğru yaklaşıyor!
Americano tekrardan Balor'u ringin ortasına çekmek isterken Balor aniden tag vermeyi başarıyor ve Carlito tag alıp ringe atlıyor. Hızlı bir Clothesline ile Americano'yu yere seriyor. Americano hızlıca ayağa kalkıyor ve bir yumruk sallıyor ama Carlito onun elini tutup karnına bir tekme atıyor. Sonrasında elini bırakmadan köşeye çıkıyor ve sonrasında üzerine atlayıp bir Tornado DDT vuruyor! Americano yere serilirken Carlito hızlıca ayağa kalkıyor ve iplere atlayıp bir Springboard Moonsault vuruyor. Carlito sonrasında köşeye çıkıyor. Cena kendisini izliyor. Americano ayağa kalkmaya çalışıyor. Carlito atlıyor ama Americano onu havada yakalıyor ve German Suplex ama Carlito inanılmaz bir şekilde ayaklarının üzerinde duruyor ve iplerden sekip bir Clothesline daha vuruyor. Americano ring zeminine düşüp kendi köşesine çekiliyor ve Cena'ya tag veriyor.
Cena tag aldıktan sonra Carlito ile göz göze geliyor. Carlito onu ringe çağırırken gayet öfkeli görünüyor. Cena ise bu öfkeye tebessüm ile karşılık veriyor ve alaycı bir tavırla ringe yavaşça giriyor. Cena, Carlito ile göz göze geliyor ama bir hamle yapmıyor. Öylece Carlito'nun suratına bakıyor. Americano iyice kendine geldikten sonra Cena'ya bir şeyler yapmasını söylüyor ve bağırıp çağırıyor. Cena ise sen işine bak der gibi el kol yapıyor arkasına doğru. Suratına bile bakmıyor Americano'nun. Cena yavaşça Carlito'ya yaklaşacakken Carlito'dan ani bir Dropkick geliyor ve Cena iplere düşüyor. Cena iplerden sekiyor ama Carlito'dan bir Dropkick daha geliyor ve Cena yere düşüyor. Cena düştükten sonra hızlıca ayağa kalkıyor ve Carlito iplerden sekip bir Jumping Shoulder Tackle vuruyor. Carlito iplerden sekiyor ve bir tane daha Shoulder Tackle vuruyor. Seyircilerden "ooo" sesleri yükselmeye başlıyor. Cena ayağa kalkıp bir yumruk sallıyor ve ıska geçiyor fakat Carlito onu Spin-Out Powerbomb için ayağa kaldıracağı sırada kendisini onun arkasına atıyor ve onu kaldırıp bir Protobomb vuruyor!
Carlito, Protobomb'u yer yemez Balor'a doğru yuvarlanıyor ve tag veriyor. Balor iplerin üzerine atlıyor ve Cena'ya doğru bir atlayış gerçekleştiriyor fakat Cena onu havada yakalıyor ve bir anda sırtına alıyor ve Attitude Adjustment için hamle yapıyor fakat Balor ayakları üzerine düşüp Cena'nın karnına bir Sole Kick vuruyor. Sonrasında iplerden sekerek bir Dropkick vuruyor ve Cena'yı yere seriyor. Balor hızlıca köşeye çıkıyor ve Coup De Grace için atlıyor fakat Cena son anda çekiliyor ve Balor ring zeminine atlıyor. Ayağa kalktığı anda da Jumping Shoulder Tackle geliyor John Cena'dan! Cena iplerden sekiyor ve ayağa kalkan Balor'a bir Jumping Shoulder Tackle daha vuruyor. Americano bu esnada tag istiyor bağırarak ama Cena oralı olmuyor ve Balor'u havaya kaldırıp eliyle de Carlito'ya "bak böyle yapacaksın kaynanası fallik" der gibi bir Spin-Out Powerbomb'u patlatıyor! Sonrasında elini havaya kaldırıyor ve "You Can't See Me!" diyerek iplerden sekiyor ama Five Knuckkle Shuffle'ı boşa vuruyor. Balor son anda çekiliyor. Balor hızlıca bir Sling Blade patlatıyor. Sonrasında Shotgun Dropkick için koşuyor ama Cena bir Dropkick patlatıyor! İki isim de yerde kalıyor. Cena, Americano'ya yakın olduğu için elini uzatıyor tag vermek için.
Fakat Americano tag vermeye yanaşmıyor. Elini uzatmıyor. Cena ayaklanacağı sırada ringin dışına iniyor. Cena ayaklanıp Americano ile tartışmaya başlıyor. Americano ise oralı olmuyor. Cena arkasını döndüğü gibi Balor ona doğru koşuyor ama Cena, Balor'u bir anda sırtına alıyor ve Attitude Adjustment için hazırlanıyor ama Balor, Cena'ya bir dirsek atıyor. Sonrasında ring zeminine inmeyi başarıyor. Ama Cena, Balor'u itekleyip tekrardan Americano'ya odaklanıyor. Americano sinirli bir şekilde aprona geri çıkıyor ikili tartışmaya başlıyor. Cena bir süre sonra yine onu umursamıyor ve ringe odaklanıyor. Balor tekrardan Cena'ya odaklanıyor ama Cena'dan bir de Fisherman Suplex yiyor bu sefer!
Cena ayağa kalkar kalkmaz Americano ringe giriyor ve RUNNING HEADBUTT! El Grande Americano, John Cena'yı avlıyor! Americano takım arkadaşını satıyor. Americano ringin dışına çıkıyor ve arka alanın yolunu tutuyor.
Bu sırada Carlito, Finn Balor'dan tag alıyor ve ringe giriyor. Yerdeki John Cena'yı ayağa kaldırıyor ve BACKSTABBER! CARLITO TUŞA GİDİYOR! 1-2-
Jackie Redmond: Öncelikle tebrikler MJF, No Way Out 2026 şovunda Bray Wyatt'la PGW Championship maçına çıkmaya hak kazandın. Fakat ben geçtiğimiz hafta North Little Rock’ta gerçekleşen PAYBACK #98 şovunda yaşananları sormadan geçemeyeceğim. Kazuchika Okada maçın sonunu getirmeye çok yakınken ışıklar bir anda gitmişti ve tekrardan maça dönüldüğünde senin onun üzerine geçerek maçı sonuçlandırdığını gördük. İnsanlar karşılarında buldukları manzaraya bakarak, Dark STG'nin bu maça ve sonucuna tesir ettiğini düşünüyorlar- maçın sonrasında Kazuchika'nın kariyerini sonlandırmayı kafasına koymuşçasına saldırması da bu düşünceleri güçlendirir nitelikte. Peki sen bu görüş karşısında ne düşünüyorsun, sence Dark STG sayesinde mi No Way Out 2026'da Bray Wyatt'ın karşısında olacaksın?
MJF'in bu soru sorulurken tahrik olduğunu, rahatsız olduğunu suratında oluşan ifadeden yola çıkılarak rahatlıkla söyleyebiliyoruz. O, ekşimiş bir surat ile Jackie'ye bakıyor, Jackie ise onun yanıt vermesi üzerine mikrofonun seviyesini biraz daha havaya kaldırarak MJF'in ağzına doğru tutuyor. Araya giren birkaç saniyenin sonrasında MJF'in yanıt vermeye başlamasını, düşüncelerini anlatmaya başlamasını seyrediyoruz.
MJF: Bunlar daha çok senin görüşün gibi duruyor Jackie (Jackie garipser bir ifade ile ona bakarken MJF devam ediyor), gerçekten bu 'dahice' soruyu sormak için mi o kadar hazırlık yaptın? Eğer böyle bir soru ile karşılaşacağımı bilseydim, kapımı tıklattığında içeride olduğumu anlamaman için çıt çıkarmazdım! (Sırıtıyor) Bak bana, şu yüzüme bak. Sence benim, o bodrum katında yaşayan, (Vurguluyor) ışık düğmeleriyle oynamayı marifet sanan Dark STG gibi bir ucube yardımına ihtiyacım var mı? Ben ROH World Şampiyonu'yum Jackie, şu kemeri görebiliyor musun? (Alaycı bir tonla konuşuyor) Kazuchika Okada’nın beni yeneceğine gerçekten inanan o zavallının, evinde cips yiyip internetin bir yerlerinde ağzından akan salyalarla birlikte yorum yapan kitleyle aynı seviyede olmadığını umuyordum. Yanılmışım. (Gülüyor, sonrasında ciddileşiyor) O, sadece kaçınılmaz olan sonu hızlandırdı. Ben o ringde her halükarda Kazuchika'yı paketleyip evine yollayacaktım. D-STG’nin tek yaptığı, maçın süresini biraz kısaltmak ve insanların benim muazzam performansımı birkaç dakika daha az izlemesine sebep olmak oldu. Sonuç değişmeyecekti Jackie, sadece kronometre biraz erken durdu.
MJF kafasını kameraya doğru çeviriyor ve resmen 32 dişini birden göstererek sırıtmaya başlıyor. Bu sırada yanıtın tamamlandığını anlayan Jackie'nin mikrofonu tekrardan kendi ağız seviyesine doğru yaklaştırdığını ve MJF'in üzerinden bakışlarını bir an bile olsun ayırmadan konuşmaya, bir diğer sorusunu sormaya başladığını görüyoruz.
Jackie Redmond: Anlıyorum... Demek sana göre geçen hafta sadece bir zaman daralmasıydı- her ne olursa olsun Kazuchika'yı yeneceğini ve Dark STG'nin tek yaptığının bu maçın süresini kısaltmak olduğunu ifade ediyorsun. (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Peki ya önümüzdeki hafta? Biliyorsun, önümüzde PAYBACK100 saniyesi var... Dakikalar önce bu binada yaşananları da hepimiz gördük; Dark STG, "Chief" Matt Morgan'la yaptığı konuşmanın sonrasında PAYBACK100 için o Title Shot'ı elde etmeyi başardı. Şu an herkes onun bu ivmeyle Bray Wyatt karşısında bir mucize yaratıp yaratamayacağını konuşuyor. Sence Dark STG, Bray Wyatt’ın bir yıl olmasına ramak kalmış PGW Championship Reign'inin sonunu getirebilir mi?
Jackie'nin sorusunu sorduktan sonra mikrofonu bir kez daha MJF'in ağzına doğru uzatmasını, "Big Hebrew"un da omzundaki ROH World Championship kemerini düzelttikten sonra direkt olarak yanıt vermeye başlamasını seyrediyoruz; tekrardan ondan dinlemeye başlıyoruz.
MJF: Mucize mi? (Başını iki yana sallıyor) Ben bu saçmalıkları takip etmem Jackie. Biliyorum; sen ve senin gibiler için masallara inanmak daha kolay geliyor fakat ben sadece gerçeklere inanırım. D-STG, "Chief" Morgan'dan bir Title Shot edindi fakat bunu iyi değerlendirememesi durumunda yaşanacaklardan ötürü hiç de memnun değilmiş gibi görünüyor. O, bunun baskısıyla o maça çıkacak ve belki de her şeyi eline-yüzüne bulaştıracak. Her neyse ne, ben işi sonuca götürme konusunda buralarda Bray Wyatt'tan daha iyisini görmedim. O adam bir şeyler yapar, gerekirse hile yapar ama bir şekilde maçı kazanır- benim karşımda ezikçe hile yaptığında bunu öğrenmiştim... D-STG'nin, Bray gibi bir psikopatın karşısında onun en ufak bir şansı bile yok. Sıfır. Yok denecek kadar az bile değil, direkt olarak yok- Bray, o yaratığı sadece yenmekle kalmayacak, onu profesyonel güreş haritasından silecek! (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Eğer bu şirkette Bray'in karanlık imparatorluğunu yerle bir edecek, onu gerçekten diz çöktürecek bir adam varsa, o da tam karşında duruyor Jackie. Onu ben tuşladım, benim kadar kimse onu sarsamadı— yoksa bunu unutuyor musun? (Kafasını bir anlığına yukarıya kaldırıyor) Bray Wyatt’ı, o yenilmezlik aurasıyla etrafta dolaşan canavarı, ROH World Championship için bile olsa mağlup eden, onun sırtını o ringin zeminine yapıştıran tek adam benim! Ben onun (Vurguluyor) PANZEHİRİYİM! Ben onun zihnindeki o karanlık dehlizlerin tek sahibiyim!
MJF'in yanıtını tamamladıktan sonra, Jackie'nin sımsıkı bir şekilde elinde tuttuğu mikrofonu bir diğer sorusunu sormak üzere kendi ağzına doğru tuttuğunu görüyoruz... Hayır, öyle bir şey yaşanmıyor çünkü MJF'in elini; Jackie'nin elinin üstüne koyarak onun mikrofonu uzaklaştırmasına engel olduğunu ve mikrofonu kendi ağzına doğru yaklaştırdığını görüyoruz! MJF, hız kesmeden daha yüksek bir tonla devam ediyor!
MJF: Yeni bir soruya gerek yok Jackie, bunu ben kendi kendime yapmaya devam ederim— sen sadece mikrofonu tutmaya devam et. (Sırıtıyor) Herkesin şunu bilmesini istiyorum: Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan ROH: Showdown in the Sun için sadece hazır değilim; ben o şovun bizzat kendisiyim! O gece ringe çıktığımda, Shane Taylor'ı mağlup ederek o ringden yine şampiyon olarak, yine en iyisi olmaya devam ederek ayrılacağım. Şu kemer benim omzumda bir aksesuar değil, benim bu sektördeki mutlak hakimiyetimin bir kanıtı- bunu herkes kabul ediyor. Ama asıl mesele ne biliyor musun Jackie? Asıl mesele tarih yazmak- No Way Out 2026'da Bray'i devirip PGW Championship'i de kazandığımda, bu sektörde kimsenin hayal bile edemeyeceği bir şeyi başaracağım. İki farklı şirketin en prestijli ana kemerlerini aynı anda taşıyan ilk adam olarak tarihe geçeceğim! İnsanlar yıllar sonra geriye dönüp baktıklarında, profesyonel güreşin altın çağını bir ilahın başlattığını görecekler. O gün geldiğinde, hem Ring of Honor hem de Prestige Grand Wrestling benim kanatlarımın altında olacak! Çünkü ben Maxwell Jacob Friedman'ım ve ben... (Jackie'nin elini yavaşça bırakıyor ve kameraya bakarak konuşmasına devam ediyor) I'm better than you, and you know it!
MJF'in kendi sözlerini tamamladıktan sonra Jackie'nin yeni bir soru sormasını bir kenara, bir şey demesini beklemeden kendisine tahsil edilen Locker Room'un içerisine girdiğini görüyoruz. Kapıyı sert bir şekilde çarpması görüntüleri kameramız tarafınca görüntülendikten sonra, eski açıya, sol tarafa doğru dönüyoruz ve ekrana şaşkın bir şekilde kalmış olan güzeller güzeli Jackie'nin yansıtılmasını seyrediyoruz. O, çaresizce bir şekilde kameraya bakmaya devam ederken; ekranın kararmaya ve en sonunda da alandan bağlantı sağlayan kameraların kapandığını görüyoruz. Prestige Grand Wrestling'in PAYBACK #99 şovu elbette ki son bulmuyor, farklı bir noktadan, ringimizden, devam ediyor.
Müzik çalıyor ve PGW Tag Team şampiyonlarımız Finn Balor ile PGW World Television şampiyonu Carlito girişte görünüyor. Seyircilerin çoğu kendilerini destekliyor. İkili ringe yan yana ilerliyor. İkili çok uzatmadan ringe giriyor ve seyircilere tekrardan poz kesip rakiplerini beklemeye başlıyor.
Mascara müziği çalar çalmaz seyircilerden inanılmaz bir yuhalama geliyor ve El Grande Americano girişte görünüyor. Seyircilerin çoğu kendisini yuhalasa da Americano pozunu kesip ringe ilerlerken bazı seyirciler kendisiyle etkileşime giriyor. El Grande Americano ringe ilerlerken bir anda müziği kesiliyor ve başka bir müzik duyuluyor!
My Time Is Now'un çalmasıyla birlikte PGW World Heavyweight Şampiyonu John Cena girişte görünüyor. El Grande Americano'nun partneri olacak olan Cena onun girişini bölerek alana geliyor. Cena cebindeki bezi kameraya gösterdikten sonra ringe doğru koşmaya başlıyor. Sonrasında ringe atlıyor. Americano da bayağı bozularak ringe giriyor. Cena kemerini kenara bırakıp tişörtü ile şapkasını seyircilere attıktan sonra hazır olduğunu hakeme bildiriyor. Finn Balor da ringte kalırken hakem maçı başlatıyor.
Tag Team Match
Carlito & Finn Bálor vs. El Grande Americano & John Cena
Zilin çalmasıyla birlikte El Grande Americano, John Cena'dan tag alıyor. Cena'nın yüzünde alaycı bir tebessüm oluşuyor ve kenara geçiyor. Americano ile Balor ringte. İki isim birbirlerini kısa bir süre süzdükten sonra tam yaklaşacakları sırada John Cena da tag alıyor ve ringe giriyor. Americano ise ringten çıkmak yerine Cena ile tartışıyor. İkili bir süre tartıştıktan sonra Americano geri adım atıyor ve ringe çekiliyor. Bu esnada Balor hala bekliyor. Cena, Americano ile tartışmayı bırakıp ringe odaklanır odaklanmaz Finn Balor'dan bir Shotgun Dropkick geliyor ve Cena köşeye çakılıyor! Americano, Balor'a çaktırmadan tag alıyor. Balor ise Cena'yı kaldırıp bir Final Cut Elbow vuruyor! Sonrasında ayağa kalkıyor ve Cena'yı tekrardan ayağa kaldırıyor ve bir de Inverted Suplex vuruyor! Ama tam bu sırada Americano ringe giriyor ve bir Dropkick ile Balor'u yere seriyor!
Balor hızlıca ayağa kalkıyor ve Americano'ya bir Sling Blade vuruyor. Sonrasında Shotgun Dropkick için hamle yapıyor ama Americano çekiliyor ve Balor boşa atlıyor. Americano hızlıca Balor'u yakalıyor ve bir Belly To Belly Suplex vuruyor! Balor ayağa kalkar kalkmaz Americano tekrardan onu yakalıyor ve bir Belly To Belly Suplex daha vuruyor! Americano tekrardan Balor'u yakalıyor ve bu kez de German Suplex vuruyor. Sonrasında bir Ankle Lock bağlayıp Balor'u ringin ortasına çekiyor. Balor çırpınmaya başlıyor. İplere uzanmaya çalışıyor ama yaklaştığı anda Americano onu ringin ortasına çekiyor. Balor bu esnada yüzünü Americano'ya dönüp ayaklarıyla onu ittiriyor fakat Americano, Balor'un bileğini bırakmıyor ve ayağa kalkıp kilidi bağlamaya devam ediyor. Balor tekrardan iplere uzanmaya çalışıyor ve iplere doğru yaklaşıyor!
Americano tekrardan Balor'u ringin ortasına çekmek isterken Balor aniden tag vermeyi başarıyor ve Carlito tag alıp ringe atlıyor. Hızlı bir Clothesline ile Americano'yu yere seriyor. Americano hızlıca ayağa kalkıyor ve bir yumruk sallıyor ama Carlito onun elini tutup karnına bir tekme atıyor. Sonrasında elini bırakmadan köşeye çıkıyor ve sonrasında üzerine atlayıp bir Tornado DDT vuruyor! Americano yere serilirken Carlito hızlıca ayağa kalkıyor ve iplere atlayıp bir Springboard Moonsault vuruyor. Carlito sonrasında köşeye çıkıyor. Cena kendisini izliyor. Americano ayağa kalkmaya çalışıyor. Carlito atlıyor ama Americano onu havada yakalıyor ve German Suplex ama Carlito inanılmaz bir şekilde ayaklarının üzerinde duruyor ve iplerden sekip bir Clothesline daha vuruyor. Americano ring zeminine düşüp kendi köşesine çekiliyor ve Cena'ya tag veriyor.
Cena tag aldıktan sonra Carlito ile göz göze geliyor. Carlito onu ringe çağırırken gayet öfkeli görünüyor. Cena ise bu öfkeye tebessüm ile karşılık veriyor ve alaycı bir tavırla ringe yavaşça giriyor. Cena, Carlito ile göz göze geliyor ama bir hamle yapmıyor. Öylece Carlito'nun suratına bakıyor. Americano iyice kendine geldikten sonra Cena'ya bir şeyler yapmasını söylüyor ve bağırıp çağırıyor. Cena ise sen işine bak der gibi el kol yapıyor arkasına doğru. Suratına bile bakmıyor Americano'nun. Cena yavaşça Carlito'ya yaklaşacakken Carlito'dan ani bir Dropkick geliyor ve Cena iplere düşüyor. Cena iplerden sekiyor ama Carlito'dan bir Dropkick daha geliyor ve Cena yere düşüyor. Cena düştükten sonra hızlıca ayağa kalkıyor ve Carlito iplerden sekip bir Jumping Shoulder Tackle vuruyor. Carlito iplerden sekiyor ve bir tane daha Shoulder Tackle vuruyor. Seyircilerden "ooo" sesleri yükselmeye başlıyor. Cena ayağa kalkıp bir yumruk sallıyor ve ıska geçiyor fakat Carlito onu Spin-Out Powerbomb için ayağa kaldıracağı sırada kendisini onun arkasına atıyor ve onu kaldırıp bir Protobomb vuruyor!
Carlito, Protobomb'u yer yemez Balor'a doğru yuvarlanıyor ve tag veriyor. Balor iplerin üzerine atlıyor ve Cena'ya doğru bir atlayış gerçekleştiriyor fakat Cena onu havada yakalıyor ve bir anda sırtına alıyor ve Attitude Adjustment için hamle yapıyor fakat Balor ayakları üzerine düşüp Cena'nın karnına bir Sole Kick vuruyor. Sonrasında iplerden sekerek bir Dropkick vuruyor ve Cena'yı yere seriyor. Balor hızlıca köşeye çıkıyor ve Coup De Grace için atlıyor fakat Cena son anda çekiliyor ve Balor ring zeminine atlıyor. Ayağa kalktığı anda da Jumping Shoulder Tackle geliyor John Cena'dan! Cena iplerden sekiyor ve ayağa kalkan Balor'a bir Jumping Shoulder Tackle daha vuruyor. Americano bu esnada tag istiyor bağırarak ama Cena oralı olmuyor ve Balor'u havaya kaldırıp eliyle de Carlito'ya "bak böyle yapacaksın kaynanası fallik" der gibi bir Spin-Out Powerbomb'u patlatıyor! Sonrasında elini havaya kaldırıyor ve "You Can't See Me!" diyerek iplerden sekiyor ama Five Knuckkle Shuffle'ı boşa vuruyor. Balor son anda çekiliyor. Balor hızlıca bir Sling Blade patlatıyor. Sonrasında Shotgun Dropkick için koşuyor ama Cena bir Dropkick patlatıyor! İki isim de yerde kalıyor. Cena, Americano'ya yakın olduğu için elini uzatıyor tag vermek için.
Fakat Americano tag vermeye yanaşmıyor. Elini uzatmıyor. Cena ayaklanacağı sırada ringin dışına iniyor. Cena ayaklanıp Americano ile tartışmaya başlıyor. Americano ise oralı olmuyor. Cena arkasını döndüğü gibi Balor ona doğru koşuyor ama Cena, Balor'u bir anda sırtına alıyor ve Attitude Adjustment için hazırlanıyor ama Balor, Cena'ya bir dirsek atıyor. Sonrasında ring zeminine inmeyi başarıyor. Ama Cena, Balor'u itekleyip tekrardan Americano'ya odaklanıyor. Americano sinirli bir şekilde aprona geri çıkıyor ikili tartışmaya başlıyor. Cena bir süre sonra yine onu umursamıyor ve ringe odaklanıyor. Balor tekrardan Cena'ya odaklanıyor ama Cena'dan bir de Fisherman Suplex yiyor bu sefer!
Cena ayağa kalkar kalkmaz Americano ringe giriyor ve RUNNING HEADBUTT! El Grande Americano, John Cena'yı avlıyor! Americano takım arkadaşını satıyor. Americano ringin dışına çıkıyor ve arka alanın yolunu tutuyor.
Bu sırada Carlito, Finn Balor'dan tag alıyor ve ringe giriyor. Yerdeki John Cena'yı ayağa kaldırıyor ve BACKSTABBER! CARLITO TUŞA GİDİYOR! 1-2-
3!
Kazananlar: Carlito & Finn Bálor
Maç sona eriyor! World TV Şampiyonu Carlito, World Heavyweight şampiyonu Cena'yı tuş etmeyi başarıyor! Maçı takımına bu şekilde kazandırıyor. Hakem, Carlito'nun elini havaya kaldırıyor. Balor da ringe giriyor ve galibiyeti birlikte kutluyorlar. Maçın son anları ekrana geliyor. Tekrarlar bittikten sonra Balor ringin dışına çıkıyor. Carlito ise ringte kalıyor.
Carlito tam ringten çıkacakken John Cena ayaklanıyor ve Carlito'yu kendisine doğru çekip sırtına alıyor ve ATTITUDE ADJUSTMENT! JOHN CENA, CARLITO'YU DÜŞÜRÜYOR!
Finn Balor, Cena'ya saldırmak üzere tam ringe girdiği sırada John Cena bir mikrofon alıyor ve Balor ile göz göze geliyor.
Kazananlar: Carlito & Finn Bálor
Maç sona eriyor! World TV Şampiyonu Carlito, World Heavyweight şampiyonu Cena'yı tuş etmeyi başarıyor! Maçı takımına bu şekilde kazandırıyor. Hakem, Carlito'nun elini havaya kaldırıyor. Balor da ringe giriyor ve galibiyeti birlikte kutluyorlar. Maçın son anları ekrana geliyor. Tekrarlar bittikten sonra Balor ringin dışına çıkıyor. Carlito ise ringte kalıyor.
Carlito tam ringten çıkacakken John Cena ayaklanıyor ve Carlito'yu kendisine doğru çekip sırtına alıyor ve ATTITUDE ADJUSTMENT! JOHN CENA, CARLITO'YU DÜŞÜRÜYOR!
Finn Balor, Cena'ya saldırmak üzere tam ringe girdiği sırada John Cena bir mikrofon alıyor ve Balor ile göz göze geliyor.
John Cena: Orada dur küçük şeytan seni. Her şeyin altından çıkan bir çapanoğlu. Orada dur. Sen beni akılsız mı zannediyorsun? O küçük egon seni herkesten daha mı zeki olduğunu düşündürüyor? Yoksa sen de başkalarının yaptığı hataya mı düşüyorsun? (Carlito'ya bakıyor.) Carly'nin senin yönlendirmenle bu hale geldiğini biliyorum. Benim kadar zeki olan herkes bunu rahatlıkla görebilir. Benim bu herifi ciddiye almadığımı ise herkes rahatlıkla görebilir. Onun kariyeri benim tarafımdan ezilmekle geçti. Beni hiç bir zaman temiz yenemedi. Şimdi olduğu gibi. O yüzden onu niye ciddiye alayım ki? Carly'i ciddiye aldırabilecek tek şey senin yaptığın kurnazlık. Kardeşini önüme yem olarak atanı elbette daha fazla ciddiye alırım ve o kişi de karşımdaki küçük şeytandan başkası değil.
John Cena: Carlito'yu gazlayacaksın, bunu biliyorum. PAYBACK100'deki maçı kazanmasını sağlayacaksın. John Cena'yı küçük düşüreceksin ve de Carly'nin elindekilerle yetinmesini bekleyeceksin. Ne plan ama!? Carly maalesef bunu anlayacak kadar akıllı değil ama geçen yıllar onu daha mert bir insan yapmış bunu görebiliyorum. Yem olarak önüme sürüldüğünü anlamamış olabilir ama karşıma doğruca çıktı. Hedefini seçti ve doğrudan söyledi. Küçük şeytan gibi başkası üzerinden plan kurmadı. Ama bu kötü planı bozmak benim için çocuk oyuncağı olacak. Çünkü bu planı şimdi değil önümüzdeki hafta bozacağım. Planını kurgulamaya devam edebilirsin seni küçük şeytan. Buna devam et. Ama senin için işleri biraz daha zorlaştırayım. Yemeğine güzel bir baharat da ben katayım. PAYBACK100'deki Champion vs Champion maçında kemerimi ortaya koyuyorum. The Greatest of All Time, PGW World Heavyweight Champion John Cena kemerini PGW World Television Champ Carlito'ya karşı koruyacak!
John Cena: Bunu yaparak hem küçük şeytanın küçük egosunu biraz daha zor bir teste tabii tutacağım hem de beni mertçe hedef tahtasına koyan Carlito için güzel bir fırsat sunacağım. İşini kolaylaştıracağım. Yolunu açacağım. Çünkü dostunu kullanarak bir şeyleri elde etmeye çalışan küçük şeytanın değil, en yakın arkadaşının ondan önce ana kemer şampiyonu olması ihtimali bile o küçük egonun sönmesine kanının donmasına yetecektir. Carlito! Haftaya görüşürüz.
John Cena sözlerini bitirdikten sonra kemeri arkasına bağlayarak ringten çıkıyor. John Cena arka alana doğru ilerlerken müziği çalmaya başlıyor. Finn Balor da sinirle arkasından bakarken kameralar kapanıyor.
John Cena: Carlito'yu gazlayacaksın, bunu biliyorum. PAYBACK100'deki maçı kazanmasını sağlayacaksın. John Cena'yı küçük düşüreceksin ve de Carly'nin elindekilerle yetinmesini bekleyeceksin. Ne plan ama!? Carly maalesef bunu anlayacak kadar akıllı değil ama geçen yıllar onu daha mert bir insan yapmış bunu görebiliyorum. Yem olarak önüme sürüldüğünü anlamamış olabilir ama karşıma doğruca çıktı. Hedefini seçti ve doğrudan söyledi. Küçük şeytan gibi başkası üzerinden plan kurmadı. Ama bu kötü planı bozmak benim için çocuk oyuncağı olacak. Çünkü bu planı şimdi değil önümüzdeki hafta bozacağım. Planını kurgulamaya devam edebilirsin seni küçük şeytan. Buna devam et. Ama senin için işleri biraz daha zorlaştırayım. Yemeğine güzel bir baharat da ben katayım. PAYBACK100'deki Champion vs Champion maçında kemerimi ortaya koyuyorum. The Greatest of All Time, PGW World Heavyweight Champion John Cena kemerini PGW World Television Champ Carlito'ya karşı koruyacak!
John Cena: Bunu yaparak hem küçük şeytanın küçük egosunu biraz daha zor bir teste tabii tutacağım hem de beni mertçe hedef tahtasına koyan Carlito için güzel bir fırsat sunacağım. İşini kolaylaştıracağım. Yolunu açacağım. Çünkü dostunu kullanarak bir şeyleri elde etmeye çalışan küçük şeytanın değil, en yakın arkadaşının ondan önce ana kemer şampiyonu olması ihtimali bile o küçük egonun sönmesine kanının donmasına yetecektir. Carlito! Haftaya görüşürüz.
John Cena sözlerini bitirdikten sonra kemeri arkasına bağlayarak ringten çıkıyor. John Cena arka alana doğru ilerlerken müziği çalmaya başlıyor. Finn Balor da sinirle arkasından bakarken kameralar kapanıyor.
Ring içerisinde gerçekleştirilen maç ve o maçın sonrasında yaşanan kaotik olayların sonrasında kameralar kapanmıştı. Kapanan kameralar saniyeler içerisinde geri açılıyor, Prestige Grand Wrestling Backstage'inden görüntülerle devam ediliyor. Arka alan farklı açılardan görüntülendikten sonra bir şarkı sesinin geldiğini duyuyoruz. Bu ses gitgide arka alanı görüntüleyen kamera tarafınca daha yüksek bir sesle algılanmaya başlıyor- bu aynı zamanda bu sesin kaynağını da belirlememize sebep oluyor. Bu—
Geçtiğimiz günlerde Prestige Grand Wrestling'deki ilk görünümünü yapmış olan Ring of Honor güreşçisi Max Caster'dan başkası değildi elbette! Kendisiyle birlikte sürüklediği Trolley Speaker'ıyla birlikte arka alanda ilerliyordu ve bir taraftan da rap söylüyordu. Trolley Speaker'ından bir arka plan çalarken, o rap söyleyerek insanları kendisiyle birlikte hype'lamaya girişmekteydi fakat arka alandaki görevlilerin koşuşturmacası ve herkesin meşgul olması sebebiyle kendisine eşlik edecek kimseyi bulamıyor... Max'in buna rağmen ruh halinin etkilenmediğini, eğlenmeyi sürdürdüğünü ve etrafındaki insanlara kendisine katılma konusunda davetler ederek ilerlemeyi devam ettirdiğini görüyoruz.
Max Caster: ♫ Yo... Yo... Listen!
Prestige Grand Wrestling, sahneye yeni bir soluk geldi,
Arka alan karışmış, sanki herkes akıl çeldi.
Görevliler koşturur, ellerinde bin tane dosya
Ama Max buradaysa, her saniye büyük bir foya!
Ring of Honor'dan geldim, burayı biraz renklendirmeye,
Kimsenin vakti yok mu iki çift laf dinlemeye? (Alkışlıyor)
Kamera burada, ışıklar üzerimde yanıyor,
Rakiplerim ise köşede korkudan donuyor!
Kafiyelerim keskin, sanki bir jilet gibi,
Buradaki ortamın ben olacağım sahibi!
Kimse eşlik etmiyor mu? Tamam, sorun değil,
Çünkü benim olduğum her yer, en büyük sa—
Geçtiğimiz günlerde Prestige Grand Wrestling'deki ilk görünümünü yapmış olan Ring of Honor güreşçisi Max Caster'dan başkası değildi elbette! Kendisiyle birlikte sürüklediği Trolley Speaker'ıyla birlikte arka alanda ilerliyordu ve bir taraftan da rap söylüyordu. Trolley Speaker'ından bir arka plan çalarken, o rap söyleyerek insanları kendisiyle birlikte hype'lamaya girişmekteydi fakat arka alandaki görevlilerin koşuşturmacası ve herkesin meşgul olması sebebiyle kendisine eşlik edecek kimseyi bulamıyor... Max'in buna rağmen ruh halinin etkilenmediğini, eğlenmeyi sürdürdüğünü ve etrafındaki insanlara kendisine katılma konusunda davetler ederek ilerlemeyi devam ettirdiğini görüyoruz.
Max Caster: ♫ Yo... Yo... Listen!
Prestige Grand Wrestling, sahneye yeni bir soluk geldi,
Arka alan karışmış, sanki herkes akıl çeldi.
Görevliler koşturur, ellerinde bin tane dosya
Ama Max buradaysa, her saniye büyük bir foya!
Ring of Honor'dan geldim, burayı biraz renklendirmeye,
Kimsenin vakti yok mu iki çift laf dinlemeye? (Alkışlıyor)
Kamera burada, ışıklar üzerimde yanıyor,
Rakiplerim ise köşede korkudan donuyor!
Kafiyelerim keskin, sanki bir jilet gibi,
Buradaki ortamın ben olacağım sahibi!
Kimse eşlik etmiyor mu? Tamam, sorun değil,
Çünkü benim olduğum her yer, en büyük sa—
Bir saniye, Max Caster free-style yapmayı kendi kendine durduruyor çünkü yanından geçtiği birisini fark ediyor. Hemen geri adımlarla geri döndükten sonra yanında Tommaso Ciampa'yı görüyor! Tommaso da geçtiğimiz haftalarda uzun süre sonra Prestige Grand Wrestling'de tekrardan görünmüştü! Max, uzun uzun Tommaso'ya baktıktan sonra onu inceliyor. Tommaso'ya bakılacak olduğunda arka alandaki teşkilatlanmanın içerisinde yer almakta olan tekerlekli ekipman kasalarının bir tanesinin üzerinde oturduğunu ve elinde salladığı Sledgehammer'la bu kasaya yavaş yavaş vurarak metal sesi çıkardığını gözlemliyoruz. Max'ın yanı başına dikilmesiyle birlikte bakışlarının yönünü onun üzerine çeviriyor, Max ise free-style yapmaya başlıyor, Tommaso'ya bakarak.
Max Caster: ♫ Yo... Yo... Listen!
Bakın burada kim var, Prestige Grand Wrestling'in en sert abisi,
Ama suratı asık, sanki kaçmış bütün neşesi!
Elinde koca bir çekiç, vurup duruyor metale,
Dışarıdan baksan sanırsın düşmüş büyük bir melale!
Sledgehammer elinde, bu poz tanıdık geliyor,
Sanki birileri H.H.H. olmaya can atıyor!
Kayınpederin mi öğretti bu çekiç tutma işini?
Yoksa o mu ayarladı senin bu sert girişini?
Kafan parlıyor Tommaso, sanki bir bilardo topu,
Seni gören sanır ki yemişsin hayatın boyunca kopu!
O sakalların içinde kimbilir neler saklı,
Belki de Goldie'den başka bir şey yok, kafası taklı!
Biliyorum o çekici neden bu kadar çok sevdin,
Çünkü ringde değil, ancak yatakta onla devdin!
Sert çocuk rolleri, her yerin bandaj ve kan,
Ama karın evde beklerken sen çekicinle yatan! ♫
Bu free-style'ın sonrasında Tommaso'nun elindeki Sledgehammer'ıyla birlikte kalktığını görüyoruz! Onun bu şekilde üzerine geldiğini gören Max bir hayli geriliyor ve hatta bir-iki adım geriye basıyor. Yine de Tommaso'nun tek eliyle onun boğazına yapışmasından kurtulamıyor. Tommaso dişlerini sıkarak, öfkeyle karşısındaki Max'e bakarken; Max'in ona hızlı bir şekilde konuşarak açıklama yapmaya çalıştığını, onu yatıştırmaya çalıştığını görüyoruz.
Max Caster: ♫ Yo... Yo... Listen!
Bakın burada kim var, Prestige Grand Wrestling'in en sert abisi,
Ama suratı asık, sanki kaçmış bütün neşesi!
Elinde koca bir çekiç, vurup duruyor metale,
Dışarıdan baksan sanırsın düşmüş büyük bir melale!
Sledgehammer elinde, bu poz tanıdık geliyor,
Sanki birileri H.H.H. olmaya can atıyor!
Kayınpederin mi öğretti bu çekiç tutma işini?
Yoksa o mu ayarladı senin bu sert girişini?
Kafan parlıyor Tommaso, sanki bir bilardo topu,
Seni gören sanır ki yemişsin hayatın boyunca kopu!
O sakalların içinde kimbilir neler saklı,
Belki de Goldie'den başka bir şey yok, kafası taklı!
Biliyorum o çekici neden bu kadar çok sevdin,
Çünkü ringde değil, ancak yatakta onla devdin!
Sert çocuk rolleri, her yerin bandaj ve kan,
Ama karın evde beklerken sen çekicinle yatan! ♫
Bu free-style'ın sonrasında Tommaso'nun elindeki Sledgehammer'ıyla birlikte kalktığını görüyoruz! Onun bu şekilde üzerine geldiğini gören Max bir hayli geriliyor ve hatta bir-iki adım geriye basıyor. Yine de Tommaso'nun tek eliyle onun boğazına yapışmasından kurtulamıyor. Tommaso dişlerini sıkarak, öfkeyle karşısındaki Max'e bakarken; Max'in ona hızlı bir şekilde konuşarak açıklama yapmaya çalıştığını, onu yatıştırmaya çalıştığını görüyoruz.
Max Caster: Yo, man, come on! Bu sadece eğlence amaçlı!
Bir süre boyunca bu şekilde kalıyorlar, bakışıyorlar ve en sonunda Tommaso'nun onu rahat bıraktığını görüyoruz. Max derin bir nefes vererek üzerini düzeltiyor. Tommaso'nun da elindeki Sledgehammer'ı kasaların bir tanesinin üzerine koyduktan sonra arkasına döndüğünde ve Max'in Trolley Speaker'ından gelen sesi durdurduktan sonra bir şeyler söylemeye başladığını görüyoruz, gergin bir ifade sergilemeye devam ediyor.
Tommaso Ciampa: Kafiyelerin... Zayıftı. Ama ritmin fena değil.
Max bir hayli şaşırıyor, bir hayli gergin olan Tommaso'dan böyle bir yaklaşım edinmeyi beklemiyordu. 'Gerçekten mi' diyen gözlerle Tommaso'ya bakmaya devam ederken, onun tam karşısında konumlanmaya devam eden Tommaso'nun anlatmaya devam ettiğini görüyoruz.
Tommaso Ciampa: Bana "dede" dedin. Bana "parlayan kafa" dedin. Hatta o çekicin geçmişinden bahsettin... Ama unuttuğun bir şey var Max. Yaşlı adamlar bazen çok gürültücü çocuklardan sıkılırlar ve o çocukların oyuncaklarını ellerinden alırlar.
Tommaso yavaşça eğiliyor, Max’in az önce yaka-paça olduğu sırada cebinden düşürdüğü güneş gözlüklerini yerden alıyor. Onlara, gözlüklere bir an bakıyor. Sonra beklenmedik bir şekilde gözlükleri kendi kafasına takıyor! Bu gerçekten inanılır gibi değil ama oldu, Tommaso'nun parti gözlüklerini kafasına geçirdiğini görüyoruz- sert ifadesiyle, güneş gözlüklerini alnına yerleştirmiş durumda!
Bir süre boyunca bu şekilde kalıyorlar, bakışıyorlar ve en sonunda Tommaso'nun onu rahat bıraktığını görüyoruz. Max derin bir nefes vererek üzerini düzeltiyor. Tommaso'nun da elindeki Sledgehammer'ı kasaların bir tanesinin üzerine koyduktan sonra arkasına döndüğünde ve Max'in Trolley Speaker'ından gelen sesi durdurduktan sonra bir şeyler söylemeye başladığını görüyoruz, gergin bir ifade sergilemeye devam ediyor.
Tommaso Ciampa: Kafiyelerin... Zayıftı. Ama ritmin fena değil.
Max bir hayli şaşırıyor, bir hayli gergin olan Tommaso'dan böyle bir yaklaşım edinmeyi beklemiyordu. 'Gerçekten mi' diyen gözlerle Tommaso'ya bakmaya devam ederken, onun tam karşısında konumlanmaya devam eden Tommaso'nun anlatmaya devam ettiğini görüyoruz.
Tommaso Ciampa: Bana "dede" dedin. Bana "parlayan kafa" dedin. Hatta o çekicin geçmişinden bahsettin... Ama unuttuğun bir şey var Max. Yaşlı adamlar bazen çok gürültücü çocuklardan sıkılırlar ve o çocukların oyuncaklarını ellerinden alırlar.
Tommaso yavaşça eğiliyor, Max’in az önce yaka-paça olduğu sırada cebinden düşürdüğü güneş gözlüklerini yerden alıyor. Onlara, gözlüklere bir an bakıyor. Sonra beklenmedik bir şekilde gözlükleri kendi kafasına takıyor! Bu gerçekten inanılır gibi değil ama oldu, Tommaso'nun parti gözlüklerini kafasına geçirdiğini görüyoruz- sert ifadesiyle, güneş gözlüklerini alnına yerleştirmiş durumda!
Tommaso Ciampa: Bir dahaki sefere... Kafiyelerini benim Goldie için neler yapabileceğimi anlatmak için kullan. Ama nakarat kısmına kendi yardım çığlıklarını eklemeyi unutma. Çünkü bu dünyada ritmi ben belirlerim, sen sadece o ritme uygun şekilde düşersin.
Tommaso, Max'e son bir bakış attıktan sonra Sledgehammer'ıyla birlikte arka alanın farklı bir yönüne doğru yola koyuluyor, ilerliyor. Bu sırada Max'in kamerayı kendisine çevirdiğini ve kameranın arkasındaki kameramana bakarak ona bir soru yönelttiğini görüyoruz.
Max Caster: Bunu kestik mi? Umarım çekmişsinizdir! (Diğer tarafa dönüyor) Hey Tommaso! (Kıkırdıyor, şakalaşıyor— en azından o öyle biliyor) Gözlükler hediyem olsun, fatura adresini menajerime gönderirim!
Kamera bu sözlerin sonrasında Tommaso'ya dönüyor, onun bir taraftan uzaklaşırken, diğer taraftan da orta parmak göstererek bir karşılık vermesini seyrediyoruz.
Tommaso, Max'e son bir bakış attıktan sonra Sledgehammer'ıyla birlikte arka alanın farklı bir yönüne doğru yola koyuluyor, ilerliyor. Bu sırada Max'in kamerayı kendisine çevirdiğini ve kameranın arkasındaki kameramana bakarak ona bir soru yönelttiğini görüyoruz.
Max Caster: Bunu kestik mi? Umarım çekmişsinizdir! (Diğer tarafa dönüyor) Hey Tommaso! (Kıkırdıyor, şakalaşıyor— en azından o öyle biliyor) Gözlükler hediyem olsun, fatura adresini menajerime gönderirim!
Kamera bu sözlerin sonrasında Tommaso'ya dönüyor, onun bir taraftan uzaklaşırken, diğer taraftan da orta parmak göstererek bir karşılık vermesini seyrediyoruz.
Tommaso Ciampa: (Bağırıyor) FUCK OFF!
HE-EEEEY! DOSTUM, GÖZLÜĞÜMÜ GERİ VERMEYECEK MİSİN?
[koşma sesleri]
Ekran kararıyor, kameralar kapanıyor ve şovumuz ringden devam ediyor.
Müzik çalıyor ve Impure Şampiyonu Dominik Mysterio seyircilerin müthiş yuhalamaları eşliğinde girişte görünüyor. Dominik oldukça gergin bir şekilde girişte beliriyor. Kemeri beline bağladıktan sonra kulaklarını kapatarak ringe doğru yavaşça ilerliyor. Ringe doğru ilerlerken de seyircileri kontrol ediyor. Önceki hafta yaşadığı olayların tekrar etmesini istemiyor. Dominik bu gergin havasını üzerinden atamıyor. Dominik ringe girdikten sonra kemerini ring kenarına bırakıyor ve rakibini beklemeye başlıyor.
Dragon T müziğinin çalmasıyla birlikte tezahüratlar eşliğinde girişte beliriyor ve arkasından da amcası Rey Mysterio gelip kendisine eşlik ediyor. İki isim birlikte ringe doğru ilerliyor. Seyircilerden kendilerine yoğun bir destek oluyor. İkili ringe yaklaşınca Rey kenarda beklerken Dragon T ise ringe giriyor. Dominik iki ismi de fazlasıyla süzüyor. İki isim de hazır olduktan sonra hakem maçın başlaması için gerekli işareti zaman tutucuya veriyor.
Non-Title Match
Dominik Mysterio vs. Dragon T
Zil çalıyor ve maç başlıyor. İki isim hızlıca birbirlerine doğru koşuyorlar ve birbirlerine aynı anda bir yumruk atıyorlar ve iki isim de sarsılıyor. Sonrasında iki isim de iplerden sekip yeniden birbirlerine doğru koşuyorlar. Bu sefer Dragon T, Dominik'e doğru atlıyor ve hızlı bir Hurricanrana ile Dominik'i savuruyor. Dominik ayağa kalkıp tekrardan Dragon T'ye yöneliyor ama Dragon T'den yine bir Hurricanrana geliyor. Dominik bu sefer köşeye kadar savruluyor. Dominik köşeye tutunarak ayağa kalkarken Dragon T kendisine doğru koşuyor ve onun üzerine atladıktan sonra bir Monkey Flip yapıyor. Dominik sırtını tutarak ayağa kalkarken Dragon T hızlıca ayaklanıp köşeye atlayıp bir Springboard Crossbody deniyor ama Dominik onu havada yakalıyor ve Facebuster yapıyor. Sonrasında hızlıca Dragon T'yi ayağa kaldırıyor ve iplere atıyor. Sonrasında iplerden seken Dragon T'yi yakalıyor ve Tlit-A-Whirl Backbreaker patlatıyor. Ardından hızlıca Dragon T'yi ayağa kaldırıyor ve bir de Brainbuster patlatıyor! Dominik tuşa gidiyor. 1-2-
Kickout! Dragon T tuşu atmayı başarıyor. Dominik hızlıca Dragon T'nin üstüne çıkıyor ve onu yumruklamaya başlıyor. Bir yandan kenardan maçı takip eden babası Rey Mysterio'ya da bir şeyler söylüyor. Dominik birkaç yumruktan sonra duraksıyor ve ayağa kalkıp birkaç tane de Stomp vuruyor. Sonrasında Rey Mysterio'ya doğru yöneliyor. Dominik ile Rey tartışırken Dragon T yavaşça ayaklanıyor ve kendine gelmek için yeterince zaman elde ediyor. Sonrasında Dominik'e doğru koşuyor ve School Boy Roll-Up! 1-2-Kickout! Dominik tuşu atıyor ama tuşu atar atmaz dizlerinin üstünde kalıyor ve Dragon T hızlıca ayaklanıp iplerden sekiyor ve Dominik'e sert bir Basement Dropkick patlatıyor. Dominik yere düşüyor. Dragon T de hızlıca ayağa kalkıyor ve bir Standing Shooting Star Press patlatıyor. Sonrasında köşeye yöneliyor ve alt iplerden zıplayıp bir Moonsault vuruyor. Sonrasında ayağa kalkıyor ve orta iplerden atlayıp bir Moonsault daha vuruyor! Dragon T tekrardan ayağa kalkıyor ve bu sefer en üst iplere zıplıyor ve bir daha MOONSAULT!
HAYIR! Dominik son anda dizlerini karnına çekiyor ve Dragon T, Dominik'in dizlerine düşüyor. Böylece hasarı kendisi alıyor. Dragon T karnını tutarak kenara çekilirken Dominik ise iplere tutunarak ayağa kalkıyor ve aprona geçiyor. Bu esnada Rey Mysterio, Dominik'e doğru yaklaşıyor ama herhangi bir hamlede bulunmuyor. Yine de Dominik odağını bir anlığına kaybediyor ve bu durum Dragon T'ye bir avantaj sağlıyor ve çabucak kendine gelen Dragon T koşmaya başlıyor ve iplerin üzerinden Dominik'in üzerine atlıyor ve bir Hurricanrana patlatıyor. İki isim de dışarıya uçuyor ve sert bir şekilde zemine çarpıyorlar. İki isim de yerde kalıyor. Rey Mysterio hızlıca Dragon T'nin yanına gidiyor ve durumunu kontrol ediyor. Bu esnada hakem saymaya başlıyor. 1-2-3- Dragon T yavaşça ayağa kalkmaya başlıyor. Dominik ise basamaklara doğru sürünüyor. Dragon T ayaklandıktan sonra Dominik'e yöneliyor ve onu yavaşça kaldırmaya çalışıyor. Hakem de saymaya devam ediyor. 4-5-6-7- Dragon T, Dominik'i ringe yuvarladıktan sonra kendisi de aprona çıkıyor ve sonrasında da köşeye çıkıyor. Ardından SHOOTING STAR PRESS!
HAYIR! Dominik bir kez daha dizlerini karnına çekiyor ve Dragon T kafa üstü Dominik'in dizlerine çakılıyor. İki isim de yerde kalıyor. Rey Mysterio kenardan aprona vurarak Dragon T'yi ayağa kaldırmaya çalışıyor. Dominik ise ring zeminine doğru sürünüyor. Dominik iplere tutunarak ayağa kalkmayı başarırken Dragon T'ye hızlıca gidiyor ve onu kaldırıp ringin ortasına getiriyor. Sonrasında bir Brainbuster vuruyor. Dragon T sert bir şekilde kafa üstü ring zeminine çakılıyor. Dominik tekrardan Dragon T'yi ayağa kaldırmaya çalışıyor. Bu esnada Dragon T kendine geliyor ve Dominik'e yumruk atmaya başlıyor. Birkaç yumruktan sonra Dragon T tamamen ayağa kalkıyor ama Dominik son yumruktan sıyrılıyor ve Dragon T'yi bir Dropkick ile orta iplere düşürüyor. Sonrasında hızlıca iplerden sekiyor ve 619! Dominik doğrudan kendini Dragon T'nin üzerine atıyor ve tuşa gidiyor! 1-
[koşma sesleri]
Ekran kararıyor, kameralar kapanıyor ve şovumuz ringden devam ediyor.
Müzik çalıyor ve Impure Şampiyonu Dominik Mysterio seyircilerin müthiş yuhalamaları eşliğinde girişte görünüyor. Dominik oldukça gergin bir şekilde girişte beliriyor. Kemeri beline bağladıktan sonra kulaklarını kapatarak ringe doğru yavaşça ilerliyor. Ringe doğru ilerlerken de seyircileri kontrol ediyor. Önceki hafta yaşadığı olayların tekrar etmesini istemiyor. Dominik bu gergin havasını üzerinden atamıyor. Dominik ringe girdikten sonra kemerini ring kenarına bırakıyor ve rakibini beklemeye başlıyor.
Dragon T müziğinin çalmasıyla birlikte tezahüratlar eşliğinde girişte beliriyor ve arkasından da amcası Rey Mysterio gelip kendisine eşlik ediyor. İki isim birlikte ringe doğru ilerliyor. Seyircilerden kendilerine yoğun bir destek oluyor. İkili ringe yaklaşınca Rey kenarda beklerken Dragon T ise ringe giriyor. Dominik iki ismi de fazlasıyla süzüyor. İki isim de hazır olduktan sonra hakem maçın başlaması için gerekli işareti zaman tutucuya veriyor.
Non-Title Match
Dominik Mysterio vs. Dragon T
Zil çalıyor ve maç başlıyor. İki isim hızlıca birbirlerine doğru koşuyorlar ve birbirlerine aynı anda bir yumruk atıyorlar ve iki isim de sarsılıyor. Sonrasında iki isim de iplerden sekip yeniden birbirlerine doğru koşuyorlar. Bu sefer Dragon T, Dominik'e doğru atlıyor ve hızlı bir Hurricanrana ile Dominik'i savuruyor. Dominik ayağa kalkıp tekrardan Dragon T'ye yöneliyor ama Dragon T'den yine bir Hurricanrana geliyor. Dominik bu sefer köşeye kadar savruluyor. Dominik köşeye tutunarak ayağa kalkarken Dragon T kendisine doğru koşuyor ve onun üzerine atladıktan sonra bir Monkey Flip yapıyor. Dominik sırtını tutarak ayağa kalkarken Dragon T hızlıca ayaklanıp köşeye atlayıp bir Springboard Crossbody deniyor ama Dominik onu havada yakalıyor ve Facebuster yapıyor. Sonrasında hızlıca Dragon T'yi ayağa kaldırıyor ve iplere atıyor. Sonrasında iplerden seken Dragon T'yi yakalıyor ve Tlit-A-Whirl Backbreaker patlatıyor. Ardından hızlıca Dragon T'yi ayağa kaldırıyor ve bir de Brainbuster patlatıyor! Dominik tuşa gidiyor. 1-2-
Kickout! Dragon T tuşu atmayı başarıyor. Dominik hızlıca Dragon T'nin üstüne çıkıyor ve onu yumruklamaya başlıyor. Bir yandan kenardan maçı takip eden babası Rey Mysterio'ya da bir şeyler söylüyor. Dominik birkaç yumruktan sonra duraksıyor ve ayağa kalkıp birkaç tane de Stomp vuruyor. Sonrasında Rey Mysterio'ya doğru yöneliyor. Dominik ile Rey tartışırken Dragon T yavaşça ayaklanıyor ve kendine gelmek için yeterince zaman elde ediyor. Sonrasında Dominik'e doğru koşuyor ve School Boy Roll-Up! 1-2-Kickout! Dominik tuşu atıyor ama tuşu atar atmaz dizlerinin üstünde kalıyor ve Dragon T hızlıca ayaklanıp iplerden sekiyor ve Dominik'e sert bir Basement Dropkick patlatıyor. Dominik yere düşüyor. Dragon T de hızlıca ayağa kalkıyor ve bir Standing Shooting Star Press patlatıyor. Sonrasında köşeye yöneliyor ve alt iplerden zıplayıp bir Moonsault vuruyor. Sonrasında ayağa kalkıyor ve orta iplerden atlayıp bir Moonsault daha vuruyor! Dragon T tekrardan ayağa kalkıyor ve bu sefer en üst iplere zıplıyor ve bir daha MOONSAULT!
HAYIR! Dominik son anda dizlerini karnına çekiyor ve Dragon T, Dominik'in dizlerine düşüyor. Böylece hasarı kendisi alıyor. Dragon T karnını tutarak kenara çekilirken Dominik ise iplere tutunarak ayağa kalkıyor ve aprona geçiyor. Bu esnada Rey Mysterio, Dominik'e doğru yaklaşıyor ama herhangi bir hamlede bulunmuyor. Yine de Dominik odağını bir anlığına kaybediyor ve bu durum Dragon T'ye bir avantaj sağlıyor ve çabucak kendine gelen Dragon T koşmaya başlıyor ve iplerin üzerinden Dominik'in üzerine atlıyor ve bir Hurricanrana patlatıyor. İki isim de dışarıya uçuyor ve sert bir şekilde zemine çarpıyorlar. İki isim de yerde kalıyor. Rey Mysterio hızlıca Dragon T'nin yanına gidiyor ve durumunu kontrol ediyor. Bu esnada hakem saymaya başlıyor. 1-2-3- Dragon T yavaşça ayağa kalkmaya başlıyor. Dominik ise basamaklara doğru sürünüyor. Dragon T ayaklandıktan sonra Dominik'e yöneliyor ve onu yavaşça kaldırmaya çalışıyor. Hakem de saymaya devam ediyor. 4-5-6-7- Dragon T, Dominik'i ringe yuvarladıktan sonra kendisi de aprona çıkıyor ve sonrasında da köşeye çıkıyor. Ardından SHOOTING STAR PRESS!
HAYIR! Dominik bir kez daha dizlerini karnına çekiyor ve Dragon T kafa üstü Dominik'in dizlerine çakılıyor. İki isim de yerde kalıyor. Rey Mysterio kenardan aprona vurarak Dragon T'yi ayağa kaldırmaya çalışıyor. Dominik ise ring zeminine doğru sürünüyor. Dominik iplere tutunarak ayağa kalkmayı başarırken Dragon T'ye hızlıca gidiyor ve onu kaldırıp ringin ortasına getiriyor. Sonrasında bir Brainbuster vuruyor. Dragon T sert bir şekilde kafa üstü ring zeminine çakılıyor. Dominik tekrardan Dragon T'yi ayağa kaldırmaya çalışıyor. Bu esnada Dragon T kendine geliyor ve Dominik'e yumruk atmaya başlıyor. Birkaç yumruktan sonra Dragon T tamamen ayağa kalkıyor ama Dominik son yumruktan sıyrılıyor ve Dragon T'yi bir Dropkick ile orta iplere düşürüyor. Sonrasında hızlıca iplerden sekiyor ve 619! Dominik doğrudan kendini Dragon T'nin üzerine atıyor ve tuşa gidiyor! 1-
DOMINIK AYAKLARINI İPLERE ATIYOR! HAKEM FARK ETMEDİ! 2-
