RPG 𝐏𝐀𝐘𝐁𝐀𝐂𝐊 #𝟗𝟕


PGW: Son Eklenen Parta Git

Boss

𝐩𝐫𝐞𝐬𝐭𝐢𝐠𝐞.
Katılım
21 Tem 2023
Konular
516
Mesajlar
1,412
Beğeni sayısı
3,671
PG Nakit
0
JO5Ym5O.jpeg


PAYBACK #97
1 Mart Pazar, 22:30 - C
Paycom Center
Oklahoma City, Oklahoma


PAYBACK #97'i TAKİP ETMEK İÇİN 3 NEDEN!

1- Açılış: "2026 Royal Rumble Winner" Sami Zayn ringde!

2- The Rock, yeni "Şef"i ile alanda! No Way Out Chamber'ları açıklanıyor!

3- Ana Olay: PGW Championship ile 300 güne doğru...


XijHEfG.png
n48RdlP.png


Oklahoma City'nin bir müddet boyunca görüntülenmesinin, kuş bakışı açıyla gösterilmesinin sonrasında bu şehrin silüetinde yükselen Paycom Center, gökyüzüne uzanan modern ve heybetli mimarisiyle dışarıdan geniş, panoramik açılarla ekrana geliyor. Hemen ardından kameralar seri bir geçişle malûm arenanın içerisine, tribünlerin en ateşli noktasına, adeta bir insan denizinin tam ortasına dalış yapıyor. Oklahoma’da yer yerinden oynuyor— Prestige Grand Wrestling'in sunduğu PAYBACK #97 için bu arenayı hıncahınç dolduran kalabalığın yarattığı o sağır edici uğultu ve elektrikli atmosfer, ekran başındakileri anında içine çekerken; bu görsel şölenin hemen akabinde tüm ışıklar ve mercekler, gecenin ilk kıvılcımının çakılacağı o devasa Stage’e odaklanıyor...


2oz77zq.png


BİR HAYLİ UZUN SÜREN BEKLEME SÜRECİNİN SONRASINDA, BEKLENEN AN GELİYOR— PYROLAR, PAYBACK MAVİSİNİN HÂKİM OLDUĞU GÖZ ALICI BİR ŞÖLEN EŞLİĞİNDE PATLAMAYA BAŞLARKEN FONDA SAAD BAGHDADI & ANAS EL-SAYED’DEN SAYYED AHMAD AL-RIFAʽI TAJ AL-AQTÂB ÇALIYOR VE KALPLERİ HIZLANDIRAN O ATMOSFER EŞLİĞİNDE PYRO GÖSTERİSİ, GÖZ KAMAŞTIRICI BİR SENKRONİZASYONLA BÜTÜN ARENAYI AYDINLATIYOR! PRESTIGE GRAND WRESTLING’İN EFSANELEŞEN HAFTALIK SERİSİ PAYBACK’İN 97. ŞOVU, OKLAHOMA CITY’DEKİ PAYCOM CENTER’I DOLDURAN SEYİRCİLERİN KULAKLARI SAĞIR EDEN TEZAHÜRATLARIYLA RESMEN BAŞLARKEN PAYCOM CENTER’IN UNUTULMAZ GECESİ DE BÖYLECE START ALIYOR!

smackdown-jbl-michael-cole.jpg


Şov öncesi gerçekleştirilenlerin sonrasında kameralarımızın çevrildiği yön yorumcularımızın yer almakta olduğu masa oluyor. Onların aralarında konuşmaları sırasında, şovun başlangıcından bu yana çalmakta olan şarkının kesintisiz bir şekilde devam ettiğini fark ediyoruz. Yorumcularımız, ilk olarak Prestige Grand Wrestling'in koca bir Birleşik Krallık turundan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne döndüğünden bahsediyorlar. Bunun sonrasında da şovu yorumluyorlar ve şovun öncesinde gerçekleştirileceği duyurulan olaylara-maçlara değerlendirmelerde bulunuyorlar. Bu şov Royal Rumble 2026'dan sonraki ilk PAYBACK şovuymuş ve dolayısıyla açılışı 2026 Royal Rumble galibi Sami Zayn yapacakmış. Bunun sonrasında The Rock'ın odasından bağlantı yapılacağını ve şovun finalinde de Bray'in ringde olacağı aktarılıyor. Bu şov için güzel bir hype yaratılıyor. Onların bu konuşması sonrasında sözü ring içerisinde yer almakta olan anonsör Greg Hamilton'a bıraktıklarını görüyoruz.

plyk7dr.jpg


Greg Hamilton: Ladies and gentlemen, please welcome... 2026 ROYAL RUMBLE WINNER..."THE UNTOUCHABLE"... SAMIIIIII... ZAYYNNNNNNN!


أسد الله

g90shGX.png


Londra'da aldığı o unutulmaz galibiyetin sonrasında burada- 2026 Royal Rumble Winner'ı Sami Zayn burada! Onun arka alandan çıkışıyla bütün arena ayağa kalkıyor ve onu alkışlamaya başlıyor. Kafasındaki geleneksel keffiyeh'iyle bu reaksiyonları seyreden Sami, kelimenin tam anlamıyla büyülenmiş gibi gözüküyor. Pyro'ların patladığı sırada bile öylece kalakalarak seyircileri seyrediyor. Bununla vakit kaybetmesinin sonrasında ringe doğru ilerlemeye başlıyor. Bir süre sonra ringe varan Sami, çelik basamakları kullanarak Apron'a çıktıktan sonra ringe girmiyor, köşeye çıkıyor ve orada Taunt'unu yapıyor! Keffiyeh'ini çıkartarak seyircilere fırlatmayı ihmal etmiyor! Seyirciler onu cheer'larken, o bir süre orada kalıyor ve bunun sonrasında ringin içerisine atlıyor. Ringin içerisine girdikten sonra kendisine reaksiyonlar gösteren seyircileri, ringin içerisinde dönerek seyrediyor. Bunun sonrasında iplerin arasından uzatılan bir mikrofonu alıyor ve onunla ringin merkezine yerleştikten sonra konuşmasını gerçekleştirmek üzere mikrofonu ağzına doğru götürüyor.

fvj2pv1.png


Sami Zayn: Wow, Oklahoma, bu gerçekten rüya gibi! (Alkışlanıyor) Oklahoma City... (Derin bir nefes veriyor) Vay canına, sesinizi duymak gerçekten de harika! Biliyorsunuz, koca bir ay boyunca Ada'da, yollardaydık. İngiltere turu gerçekten inanılmazdı, oradaki enerji çılgıncaydı. Ama dürüst olmam gerekirse... Amerika toprağına ayak basıp, bu arenaya gelip şu coşkuyu hissetmek— evde olmak gibisi yok! (Cheer'lanıyor) O tura nasıl son noktayı koyduğumu hepiniz gördünüz, değil mi? Wembley Stadium, 90.000'den fazla insan, Prestige Grand Wrestling tarihinin en büyük gecelerinden biri... O ringe girdiğimde, dürüst olayım, üzerimde sadece benim değil, son on yılımın yükü vardı. Kimse Sami Zayn’in o ringden son kalan kişi olarak çıkacağını düşünmüyordu. "Sami çok duygusal." dediler, "Sami sadece bir underdog." dediler... Ama o gece Wembley'de, (Suratı ekşiyor) Val'u atarak onu elediğimde... Tüm o şüpheler yok oldu. Çünkü artık karşınızda 'Underdog' Sami Zayn yok- karşınızda sizin Royal Rumble Winner'ınız var! (İnanılmaz bir pop oluşuyor, tepedeki WrestleMania logosunu işaret ederek devam ediyor) Şimdi önümde tek bir durak kaldı. Oraya giden yolun ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ama Wembley’de o kadar insanın önünde başardıysam, dünyanın en büyük sahnesinde, WrestleMania: Seattle'da neler yapabileceğimi hayal bile edemezsiniz! Bu sadece benim galibiyetim değil Oklahoma; bu, bizim galibiyetimiz! Ve biz daha yeni başlıyoruz— YALLAH!

SAMI! SAMI!
SAMI! SAMI!
SAMI! SAMI!

Arenada inanılmaz bir pop oluşuyor, seyircilerin büyük bir bölümü alkışlayarak Sami'nin adını haykırırken; ufak bir bölümünün de onu yuhaladıklarını fark ediyoruz. Sami kendisine yöneltilen bütün reaksiyonları sadece izlemekle yetiniyor, seyircilerin tekrardan dizginlemesini bekliyor ve doğru an geldikten sonra elinde tutmakta olduğu mikrofonu tekrardan ağız seviyesine kadar kaldırdıktan sonra saniyeler önce yarım bıraktığı konuşmasına kaldığı yerden devam sağlıyor.

muo5HYH.png


Sami Zayn: Duyuyorum... (Gülüyor) Bazılarınız hala orada, o şüphe dolu sesleri çıkarıyor. Bazılarınız hala benim o ringin ortasında durup bu logoyu işaret etmemi sindiremedi, değil mi? Bu bir İslam fobisi mi, yoksa Sami Zayn karşıtlığı mı? Bilmiyorum- sadece "Sami Zayn mi? Gerçekten mi?" dendiğini görebiliyorum. Bakın, Wembley'de şey sadece bir kupa ya da bir başarı değil. Kazandığım şey, bu sektördeki en güçlü hak- WrestleMania: Seattle şovunda bir kemer maçı! (Alkışlanıyor) On yıl boyunca sıramı bekledim. On yıl boyunca "Sami sadece burada olduğu için mutlu." diyenlere gülümsedim. Ama artık o devir kapandı. Artık sadece 'takdir edilen' o adam olmak bana yetmiyor. Artık sadece 'underdog' hikayeleriyle insanları duygulandırmak istemiyorum. Ben artık somut bir şey istiyorum. En tepedeki adam olmak istiyorum, ya da böyle olduğunu herkese göstermek! (Cheer'lanıyor) O sempatik adam sizi eğlendirdi ama asla zirveye çıkamadı. Şu an karşınızda duran bu 2026 Royal Rumble Winner'ı ise, Seattle’a gitmekle yetinmeyecek— oraya kafasına koyduğu kemeri söküp almak için, önüne çıkan herkesi, her şeyi yakıp yıkmak için gidecek! (İnanılmaz bir destek oluşuyor) İster saygı duyduğum biri olsun, ister nefret ettiğim- hiç fark etmez. Çünkü Seattle'da o ringe girdiğimde, karşınızda hakkı olanı almaya gelmiş, gözü dönmüş bir adam bulacaksınız! Hazır olsanız iyi edersiniz, çünkü bu yolun sonunda kaderin beni peşinden sürüklediği kemer benim olacak!

Seyirciler onun bu motivasyonuna alkışlayarak reaksiyon gösteriyorlar, desteklerini sunuyorlar. Sami kafasını sallayarak kendisine destek olan topluluğa şükranını gösteriyor. Seyircilerin reaksiyon göstermeleri, kısa da olsa Sami'nin dinlenme fırsatı edineceği bir mola oluşturuyor. Bu sürenin sonuna gelindiğinde, Sami'nin elinde tuttuğu mikrofonu tekrardan ağzına doğru kaldırdığını ve konuşmaya devam ettiğini gözlemliyoruz.

aOfTe9d.png


Sami Zayn: Artık Sami Zayn, hor görülemez! Artık Sami Zayn, yıldırılamaz! Artık bana yaklaşamazlar, artık beni görmezden gelemezler, artık beni incitemezler! Kimse benim WrestleMania gidişatımı engelleyemez, kimse benim kaderimi değiştiremez! (Yüksek bir tonla bağırmaya başlıyor) I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! (Kıpkırmızı olmuş durumda) I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOUCHABLE"! I AM "THE UNTOU—

SO YOU THINK YOU'RE UNTOUCHABLE?

BİR SANİYE— WHAT? BU SES DE NEREDEN GELDİ? HER NEREDEN GELDİYSE GELSİN, SAMI'NİN KONUŞMASININ YARIDA KESİLMESİNE ONUN HAYRET İÇERİSİNDE ETRAFA BAKINMASINA SEBEP OLUYOR! ARENANIN İÇERİSİNDEKİ BİNLERCE İNSANIN BU SESİN KAYNAĞI ARAMAK MAKSADIYLA ETRAFINA BAKINDIĞINI FAKAT GÖRÜNÜRDE HİÇ KİMSENİN OLMADIĞINI VE BUNUNLA BERABER BU SÖZLERİ SARF EDENİN KİM OLDUĞUNU BELİRLEYEMEDİKLERİ BİR DURUM OLUŞUYOR. BU SIRADA BÜTÜN SORU İŞARETLERİNİ GİDERECEK BİR GELİŞME YAŞANIYOR- ARENA BOYUNCA KULAKLARDA YANKILANACAK BİR TEMA MÜZİĞİ ÇALMAYA BAŞLIYOR!


UHnHUDT.png


NE? BU JOHN CENA, AMA BİR FARKLI, BİRAZ DA ESKİ DURUYOR! World Heavyweight Şampiyonu burada! Kendisinin girişi sırasında kullanılan tema müziğine dikkat edilecek olduğunda, "Doctor of Thuganomics" zamanlarında kullandığı tema müziği ile güncel tema müziğinin mix'lendiği fark ediliyor. Kendisinin dış görünüşü ise 2002-2004 arasındaki halleriyle birebir uyuşuyor! Omzunda World Heavyweight Championship'i olan John, ringe koşmak yerine elinde tuttuğu mikrofonu eşliğinde ringe doğru ağır adımlarla ilerlemeye-yol almaya başlıyor. Sami kaşlarını çatarak onu öylece seyrederken, saniyeler içerisinde ringe varan John'ın; çelik basamakları kullanarak Apron'a çıkmasının sonrasında iplerin arasından geçerek ringin içerisine girmesini seyrediyoruz. John ringe girer girmez omzundaki kemerini eline alıyor ve onu ringin güney tarafına doğru dönerek havaya kaldırıyor! Seyirciler inanılmaz bir pop eşliğinde destek gösterirlerken, John elinde tuttuğu mikrofonla Sami'nin karşısına konumlanıyor ve onun gözlerinin içerisine bakarak ağzına doğru götürdüğü mikrofona konuşmaya başlıyor.

cnTl51Q.png


John Cena: Yo, yo, yo! (Alkışlanıyor) Sami, dostum, ciddi misin? "The Untouchable" mı dedin? Cümleyi bitirmene izin vermedim çünkü bu kelimeyi bu ringde, bu mikrofonla telaffuz edebilecek tek bir adam var; o da tam şu an karşında duruyor! (Cheer'lanıyor) Wembley'de bir mucize gerçekleştirdin, bunu kimse senden alamaz. 90.000 kişinin önünde 2026 Royal Rumble Winner'lığı unvanını sonuna kadar hak ederek aldın. Ama Oklahoma’ya gelip, omuzlarını dikleştirip "Kimse bana dokunamaz!" dersen... İşte orada büyük bir hata yaparsın. Çünkü dokunulmazlık kavramını bu endüstriye ben öğrettim! (Sami'yi tepeden tırnağa süzdükten sonra devam ediyor) Sen o WrestleMania logosuna bakıp hayaller kurarken, ben o logoyu ana etkinlikte temsil edecek olan adamım! Ben senin on yıl boyunca sırasını beklediğin sıranın oluşmasına sebep olan adamım- yıllar boyunca sadece bana ulaşmak için bu maratonun içerisinde yer aldın! (Seyircilerden 'ooooOOH!' sesi yükseliyor) Oklahoma seni seviyor, Wembley seni bağrına bastı, underdog imajınla herkesin gönlünü kazandın... Ama burası "Doctor of Thuganomics"in oyun alanı ve burada sadece gerçekler konuşur! (Omzunda durmakta olan World Heavyweight Championship'ini alıyor ve Sami'ye doğru kaldırıyor) Şuna da bir bak Sami— Seattle’daki o devasa etkinlik ve milyonların izlediği o spot ışıklarının altındaki ring... Hepsi kulağa çok hoş geliyor, değil mi? Ama "The Untouchable" olduğunu iddia ediyorsan, önce dokunulmazlığı bizzat inşa eden adamı aşman gerekecek!

Arena yıkılacak adeta! John'ın tamamladığı bu sözlerin sonrasında bütün arena ona inanılmaz bir destek gösteriyorlar, o yalnızca birkaç saniye boyunca yutkunduktan sonra konuşmasına hız kesmeden-kaldığı yerden devam ediyor. Seyirciler alkışlamayı sürdürüyorlar, o konuşmaya devam ederken.

v4LGTSg.png


John Cena: Bir gerçeği atlıyorsun, hem de çok büyük ve görmezden gelinemeyecek bir gerçeği! Wembley’de o ringin ortasında elin havaya kalktığında herkes sevindi, herkes "Sami başardı!" dedi. Ama dürüst olalım... O gece o ringde 30 kişi vardı ama bir kişi eksikti! O gece o ringde "The Franchise" yoktu! O gece o ringde "The Doctor" yoktu! (Cheer'lanıyor) Bana 'dokunulmaz'ım oyununu oynama Sami, çünkü senin henüz dokunamadığın o zirvede ben yıllardır kamp kuruyorum! Madem o kadar cesursun, madem o 'iyi çocuk' maskesini attın ve 'gerçek' bir adam olduğunu iddia ediyorsun... İşte sana fırsat! WrestleMania: Seattle'da... (Arenada inanılmaz bir gürültü oluşuyor, herkes çıldırıyor) O bilet senin elinde, bu kemer ise benim omzumda! (Bağırarak konuşmaya başlıyor) Eğer gerçekten de "The Untouchable" olduğunu kanıtlamak istiyorsan, o hakkını bende kullan! Bana gel Sami! Seçimini yap! Seattle’da tüm dünya görsün; sen gerçekten bir şampiyon adayı mısın, yoksa sadece ben orada olmadığım için parlamasına izin verilmiş geçici bir kıvılcım mı? Unutma; "The Doctor" muayenehaneyi açtı ve reçetende sadece acı yazıyor! Word Life!

BÜTÜN ARENA AYAKTA! HERKES! JOHN İNANILMAZ KONUŞTU! BÜTÜN ARENA AYAKTA VE SAMI'NİN YANITINI BEKLERKEN BAĞIRMAYA BAŞLIYOR!

90zsrco.jpg


YES! YES!
YES! YES!
YES! YES!

ncxxit2.jpg


Sami Zayn: Ama ortada çok büyük bir sorun var ve kimse bunu dillendirmiyor— sen bana "Bana gel!" diyorsun ama John... Seattle'a daha çok yolumuz var. Takvime bir bak. Haftalar var... Ve benim asıl merak ettiğim şey şu: Sen o güne kadar bu kemeri omzunda tutabilecek misin? (Arena buz kesiyor, John da. Sami, John'ın omzundaki kemeri işaret ediyor) "The Doctor" muayenehaneyi açmış olabilir ama yaşlandın John. Bu tempo, bu baskı... Wembley'de eşleşmesiz kalarak ve 30-Man Royal Rumble Match'e de çıkmayarak fırtınadan kaçtın... Sahiden de Seattle'a şampiyon olarak varabileceğinden kim emin olabilir ki? (İnanılmaz bir pop oluşuyor) Reçeteyi Seattle'da bana verecek kadar takatin va—

Sami'nin lafı bir kez daha bölündü, başka bir tema müziğiyle! Bu—


stBaozC.png


F X X X

FINN BÁLOR! Yüzünde maskesiyle birlikte depresif tema müziğiyle Stage'de beliriyor! Stage'de bir süre boyunca duraklamasının sonrasında elleriyle yüzünü kapatmakta olan maskeyi çıkarttığını ve onu yere bırakarak ringe doğru ilerlediğini görüyoruz. Ring içerisindeki iki isimlerin onun ringe geldiği sırada, onu seyrettiğini görüyoruz. Finn'in suratında bir yara izi var ve yüzü hiç gülmüyor- aksi, ruhsuz ve depresif duruyor. Bir süre sonra ringe varan Finn, direkt olarak ringe girmeyi yeğlemek yerine ringin etrafında tur atmaya başladığını görüyoruz. Time Keeper'ın olduğu noktadan bir mikrofon kaptıktan sonra çelik basamakları kullanarak önce Apron'a çıkıyor, sonrasında da iplerin arasından geçerek ringin içerisine giriyor. İkiliyi de karşısına aldıktan sonra elindeki mikrofonu ağzına doğru tutuyor ve konuşmaya başlıyor.

rq669ku.png


Finn Bálor: O maçı kazandın ve başına yıkılmış olan o dünya, artık etrafında dönmeye başladı, değil mi Sami? Bu bana oldukça tanıdık geldi. Wembley'deki o konfetiler, o alkışlar... Hepsi senin içindi. Ama o ringde, o iplerin arasında... Benim neler hissettiğim hakkında en ufak bir fikrin var mı? (Sami'ye bir adım yaklaşarak konuşmasına devam ediyor) O gece Wembley'de, binlerce seyircinin uğultusu beynimin içinde bir fırtınaya dönüştüğünde... Tek bir amacım vardı. Seni o iplerden aşağı atmak. Seni yok etmek. Seni o ringden kazımak için tüm hırsımla üzerine geldim. Çünkü o an... Tam o an, her şeyin yoluna gireceğini sandım. Eğer o maçı kazanırsam, içimdeki bu karanlığın dağılacağını, her şeyin düzeleceğini zannettim. (Yüzünde bir acı ifade oluşuyor) Ama ne oldu biliyor musun— kendi nefretimin kurbanı oldum. Kendi hırsım beni o iplerin üzerinden aşağı, zemine fırlattı. Kendi kendimi eledim Sami, kendi kendime... Her şeyi bir kez daha berbat ettim! Kazanmaya o kadar yakındım ki, o zaferin kokusunu alabiliyordum. "Bu sefer olacak!" dedim. "Bu sefer Finn Bálor her şeyi geri alacak!" dedim, bütün kaybettiklerini, geçmişini de. Ama olmadı... Yine olmadı... Yine her şey paramparça oldu... Sen o güne ulaştın çünkü ben kendi içimdeki canavara yenildim... Kendi canavarıma...

Finn'in bu sözleri bütün arenanın ruhunu emiyor ve neredeyse bütün arena içerisindeki seyircileri boğuyor-buhrana sokuyor. Bu sırada Finn'in bir adım geriye çekildiğini, bakışlarının yönünü John'a döndürdüğünü ve onun gözlerinin içerisine bakarak konuşmaya devam ettiğini görüyoruz.

3SpK0Jg.png


Finn Bálor: Ve sen John... Omuzunda parlayan o altın kemerle burada durup 'dokunulmazlık' dersi veriyorsun, değil mi? O kemeri nasıl kazandığını ne çabuk unuttun— Dominik... O ve onun kirli oyunları... O gece seni köşeye sıkıştırmıştı. Hileyle, o ucuz numaralarıyla o kemeri bir kez daha almamanı sağlamak üzerelerdi. Ama ne oldu? Kim oradaydı John? Carlito ve ben! Biz oradaydık! O hilenin önüne biz geçtik. O kemeri senin omuzlarına biz yerleştirdik! Senin o 'büyük şampiyonluk' anını biz temin ettik! (Finn, John'a iyice yaklaşarak devam ediyor) Eğer birazcık adam olsaydın John... Eğer arkana aldığın onur ve sadakat kelimelerinin senin için bir anlamı olsaydı; senin galibiyetini sağlayan adama, bana, bir şans verirdin- bana bir Title Shot verirdin! Ama sen ne yaptın— beni o 30 kişilik cehennemin içine, o 30-Man Royal Rumble Match'in içine attın! Beni o kurtlar sofrasına meze ettin! (Bir süre sessz kaldıktan sonra devam ediyor) Sana o kemeri ben verdim ama sen bana sadece daha fazla acı verdin. Sen locanda oturup viskini yudumladın. Ben Wembley’de o iplerin üzerinden düşüp kendi karanlığımda boğulurken sen neredeydin? "The Doctor" mu— sen sadece bir nankörsün John! Beni o maça mahkum ettin ve ben orada her şeyimi, ruhumu, umudumu kaybettim...

Finn'in bu laflarından sonra herkes John'dan bir yanıt bekliyor. O bir süre beklemesinin sonrasında ancak yanıtını vermeye başlıyor.

GwIRqfr.png


John Cena: Yo, bu gerçekten de bana geçen bir duyguya sahipti adamım! Bana o kemeri senin kazandırdığını mı sanıyorsun? Dostum, sen o gece ringe Dominik’ten nefret ettiğin için çıktın, bana iyilik yapmak için değil- bunu ne kadar da çabuk unutmuşsun. Ama madem bir teşekkür bekliyorsun, bunu seve seve yaparım— hey, teşekkürler Finn! (Seyircilerin arasında yuhalayanlar var) Sayende bu kemer hala ait olduğu yerde! (Gülüyor) Ama sadakatten, onurdan ve 'hak etmekten' bahsediyorsan... Gel sana bir "Doctor" tavsiyesi vereyim. Mesele ne biliyor musun? Sana o Title Shot’ı vermedim çünkü Finn... Dürüst olalım, senin o Main Guy olabileceğine dair içimde en ufak bir inanç yok. Seni izliyorum ve gördüğüm tek şey, her an dağılmaya hazır, kendi gölgesinden korkan bir adam. Şirketi sırtlayacak bir lider değil, sadece iyi bir yardımcı oyuncu!

Finn bu sözlerin sonrasında adeta deliye dönüyor! Kendisinin kıpkırmızı olduğunu, gözlerinin içinin bile kanlandığını görüyoruz. Gözleri seğiriyor ve nefes alışverişleri hızlanıyor. John'la birbirlerine bakıştıkları sırada Sami'nin lafa girdiğini görüyoruz.

KA6oUuW.png


Sami Zayn: Mide bulandırıcı bir kibrin var ve bu seni ortadan kaldırma konusunda inanılmaz motive edici!

Sami'nin araya girdiğini gören John, gülerek yanıt veriyor.

hFrM3bG.png


John Cena: Whoa-whoa-whoa— sakin ol Sami, derin bir nefes al dostum! Bu kadar motivasyon kalbine zarar, daha Seattle’a giden yolda çok ter dökeceksin. Acele etme, o büyük ışıkların altında zaten spot ışıkları senin üzerinde olacak, tadını çıkar. (Tekrardan Finn'e dönerek konuşmaya devam ediyor) Hemen parlama! Madem o kadar hırslısın, madem içindeki o canavar seni yiyip bitiriyor... Önümüzde No Way Out var. Belki de bu nefretini No Way Out elemelerini geçerek kendini kemerlerden bir tanesi için gerçekleştirilecek olan Elimination Chamber Match'lerden bir tanesine atarak orada kullanırsın!

0jNmsdE.png
46k0f4s.jpg


John bu sözlerinin sonrasında inanılmaz bir pop alıyor, bütün arenanın gözleri onun üzerindeyken o omzunda durmakta olan World Heavyweight Championship'ini alıyor ve onu havaya kaldırıyor. Ringin içerisindeki Finn ile Sami'nin öfkeli bakışlarla onu seyrettiğini gören John, onlara doğru Taunt'unu yapmayı da ihmal etmiyor. Ringin içerisinde yaşanan olayların, gerçekleştirilen bu konuşmaların sonrasında Prestige Grand Wrestling'in sunduğu PAYBACK #97 şovu arka alandan devam ediyor.

4hioqql.gif


Ring içerisindeki yüzleşmenin, gerçekleştirilen konuşmaların ve deyimi yerindeyse yapılan hesaplaşmanın sonrasında kameralar kapanmıştı ve kameralar arka alana çevrilmişti.

[sprey boya sallama sesi]

Bu da kim?

E0ydeKE.png


Karşımızda yer alan Dominik Mysterio'dan başkası değil elbette! Şovun gerçekleştirildiği arenanın içerisine kurulmuş teşkilatın içerisinde, dar bir koridorda kendi kendine bir şeyler karıştırmakta olduğunu rahatlıkla seçebiliyoruz. Tekerlekli ekipman kasalarının bolca olduğu bu tenha noktada elinde sprey boya olan Dominik, elindeki boyanın tükenmekte olmasından kaynaklıdır ki; onu sallıyor. Kamera onu farklı bir perspektiften, farklı bir açıdan görüntülemeye başlayınca ne yapmakta olduğu ekranları başından bu görüntüleri seyreden milyonlar için daha belirgin oluyor- önündeki kasanın üzerine PGW Pure Championship kemerini koymuş olan Dominik, elindeki spreyle kemerin üzerine boya fışkırtıyor; onu boyuyor! Bunu da kendi başına kalabileceği bir noktada yapıyor!

Birden olay yerine birisinin yaklaştığını ve bu metalden oluşturulmuş olan ekipman kasalarından bir tanesinin dış yüzeyine tekme atıyor. Bundan hareketle ortamda oluşan doygun metal sesi, diken üstünde bir şekilde kemerin üzerinde oynamalar yapan Dominik'in suçüstü yakalanmasına, irkilmesine ve sanki fark edilmemişçesine boyayı bıraktıktan sonra kemerini arkasına almasına sebep oluyor. Dominik, kasanın üzerinde duran kemeri hızla kaptıktan sonra arkasına atıyor ve onu vücudunun arkasında saklamaya başlıyor. Bu sırada karşısında dikilen kişiyi de görmüş oluyor bu vesileyle, karşısında gördüğü kişiden sonra kaşlarının çatıldığını fark edebiliyoruz. Bu—

EJGOsUF.png


Aralarında yaşananların birkaç cümleyle özetlenemeyeceği kadar yoğun olduğu, aralarındaki nefretin bundan sonra hiçbir şekilde dinmeyeceği "Scapegoat" Jack Perry! Jack, ona doğrudan saldırmak yerine pasif agresif bir şekilde ona yaklaşıyor- öyle ki ekipman kutusuna tekme atarak onun dikkatini çekmeyi tercih etmişti. Dominik öfkeyle ona bakarken, diğer taraftan da onun saldırmasını bekliyor ama Dominik'in kendisine ihanet ettiği sırada bile, çektiği acıyı gülümsemeyle karşılayan Jack'in ona sadece uzun uzun baktığını görüyoruz. Ne yaptığını bilmiyormuş gibi soruyor, ondan bir şeyler duymak istiyor belli ki.

Jack Perry: İrkilme. Seni öldürmek istesem geçen hafta öldürürdüm. Ne bok yiyorsun?

jgUwT9p.png


Dominik Mysterio: Hiçbir şey. Rumble'da şovunu yapmak istedin, onu da yüzüne gözüne bulaştırdın. Şimdi beni rahat bırak. Siktir git. Hadi- Defol cabrón!

Jack Perry: Aynısın- hiç değişmemişsin. Yalan söylediğini rahatlıkla anlayabilecek kadar yakından tanıdım seni. Yaptıklarının üzerine bir yalan ekleyebilecek kadar aynısın ama ne var biliyor musun Dominik? Seni, senden bile iyi tanıyorum.

Dominik Mysterio: İstediğin şey nedir, hu

Jack onun üzerine yürüyor ve yakasına yapışıyor, kemerinin Jack'in eline geçmesini istemeyen Dominik ise kemerini vücudunun arkasında saklamaya başlıyor. Bir süre sonra aralarındaki bu itişme-kakışmanın, daha ciddi bir hâl aldığını ve profesyonel güreşçilikten ziyade iki çocuk gibi boğuşmaya başladıklarını görüyoruz! Birbirlerine yapışıyorlar ve kemer için birbirlerini hırpalamaya başlıyorlar!

4JegG25.png


JACK KEMERİ KAPIYOR VE ELİNDEKİ KEMERE UZUN UZUN BAKIYOR- ELİNDE DURMAKTA OLAN KEMERİN PGW PURE CHAMPIONSHIP OLDUĞUNU ANLIYOR AMA ONA BAKTIĞINDA, KEMERİ TANIYAMIYOR! DOMINIK KEMERİ SADECE BOYAMAKLA KALMAMIŞ, ÜZERİNDE CİDDİ BİR ŞEKİLDE ÇALIŞMIŞ! BUNUN DOMINIK TARAFINDAN GİZLİ-HABERSİZ BİR ŞEKİLDE YAPILDIĞINI ANLAYAN JACK, ŞOKE OLMUŞ BİR ŞEKİLDE GÖZLERİNİ DİKTİĞİ DOMINIK'E SORUYOR, BAĞIRARAK!

Jack Perry: What the fuck did you do?

8yhwtkX.png


Dominik Mysterio: None of your fucking business!

[sprey sesi]

Dominik elindeki spreyle Jack'in suratına boya fışkırtıyor! Suratı boya içerisinde kalan Jack'in gözleri açılamıyor, kapalı bir şekilde kalıyor! O genzine kaçan boyaların etkisiyle öksürmeye başlarken, etrafına yumruklar sallamaya başlıyor fakat bu rastgele yumrukların hiçbirisi isabet etmezken, Dominik'in onun üzerine atladığını ve onun yere düşmesini sağladıktan sonra onun üzerine geçerek yumruklar atmaya başladığını görüyoruz! Dominik, ona defalarca kez yumruk atıyor- defalarca kez, art arda ve üst üste! Jack'in reaksiyon veremediğini fark ediyoruz, Dominik bunu çok beklenmedik bir şekilde yaptı! Şimdi ise acımasız bir şekilde ona vuruyor!

Bir süre sonra bu yaptığına bir son veriyor ve saniyeler önce yere düşen kemeri alıyor, kemerini sıkı bir şekilde tuttuktan sonra Jack'e bağırarak-yüksek bir ses tonu eşliğinde bir şeyler söylemeye başlıyor; bunu yaparken dişlerini sıktığını ve ağzından çıkan tükürüklere hakim olamadığını rahatlıkla seçebiliyoruz.

5yump9J.png


Dominik Mysterio: PGW Pure mu? Hayır J.P.— artık buralarda öyle bir norm yok! Buna gelince... Meraklı duruyordun; söyleyeyim— PGW Impure Championship, tanışsan iyi olur! O eskisine kıyasla 'sadece' biraz... (Gülümsüyor) Kirli!

Bu yaşananların sonrasında Dominik'in onun üzerinden ayrıldığını ve arka alan boyunca ilerlemeye başladığını görüyoruz. Bu sırada Dominik bağırıyor...

Dominik Mysterio: İŞİMİZ BİTTİ JACKIE! ÇOK UZUN ZAMAN ÖNCE. ŞİMDİ SİKTİR GİT. SİKTİR GİT.

Olay yerinin bir hayli tenha olmasındandır ki, kimse Jack'in içerisinde yer aldığı durumdan haberdar olamıyor- dolayısıyla yardımcı da olamıyor. Bu gerçekleşenlerin sonrasında ekranın kapandığını ve bundan bir süre sonra da kameraların kapandığını görüyoruz. Şovumuz ringimizden devam ediyor olacak- o noktaya geçiş sağlanıyor.

PGW IMPURE?

4hioqql.gif



hq720.jpg
l-intro-1737257203.jpg


Penta stage'de beliriyor. Prestige Grand Wrestling'in neşe kaynağı girişte. Gazlı bir şekilde seyircilere dönüyor ve Zero Miedo yapıyor! Seyirciler ona her zamanki gibi sıfır tepki veriyorlar. Kendini tokatlayarak gaza geliyor ve motive bir şekilde ringe yürüyor. Motivasyon kaynağı belli. Artık kötü gidişatına son vermek istiyor! Ringe girmeden önce birkaç kez çelik merdivene vuruyor ve ateşli bir şekilde çelik merdivene sıçrıyor! Oradan aprona geçiyor ve eliyle seyirciyi ateşlemeye çalışıyor. Sonrasında ringe giriyor. İplerden sekerek ısınıyor. Ardından rakibini beklemeye başlıyor.


akudtkb.jpg


RAKİBİ STG! Dark STG'nin şarkısı duyuluyor! Seyirciler ayaklanıyorlar. STG'nin, Penta'yı mideye indirmesi herkesi coşturmuş olsa gerek. Fakat büyük bir sıkıntı var çünkü gelen giden yok. Ne Zio Zagan, Ne Dark STG'nin kendisi burada! Penta meraklı gözlerle halen girişe bakarken birkaç saniyeliğine arenanın ışıkları gidip duruyor ve ekranda bir görüntü oynuyor!

a82fbv6.gif


no
more?


Görüntü bu sesle sona eriyor. Kimse ne olduğunu anlamış değil! Penta sinirlenip mikrofon isterken spiker masasında hararetli bir konuşma gerçekleşiyor.

4hay7MK.png


John "Bradshaw" Layfield: Sanırım Dark STG, Penta'yı ringe çıkacak kadar bile değerli bulmuyor.

Michael Cole: Belki de artık kendisini bu ringe layık görmüyordur. Duyumlar doğru olabilir JBL. Bence Royal Rumble, STG'yi son görüşümüzdü.

495848343_1248954313904556_4400575557065511051_n.jpg


Penta: Dark STG... ¿En serio? ¿Realmente crees que puedes jugar conmigo?" Bu gece buraya bir dövüş için geldim. Bu gece buraya senin kemiklerini kırmak, o karanlık ruhunu parçalara ayırmak için geldim! Ama sen... sen bir korkaksın! ¡Eres un cobarde! Karanlıktan geldiğini söylüyorsun, gölgelerin efendisi olduğunu iddia ediyorsun. Ama gerçek şu ki; ışıklar yandığında ve karşına Penta El Zero Miedo dikildiğinde, o çok övündüğün karanlığın seni kurtarmaya yetmedi. Korktun! İçindeki o sahte cesaret, benim karşıma çıkmaya yetmedi!

u6ELrSu.png


Penta: Bak bana Dark STG! Ben yapay zekanın ustasıyım. Bu ring benim evim, bu seyirciler benim şahidim. Sen maça gelmeyerek sadece beni değil, bu insanları da aşağıladın. Ama en büyük hatayı kendine yaptın. Çünkü artık bu sadece bir maç değil, bu bir av! Kaçabilirsin, saklanabilirsin... ama Penta her zaman bulur. Ben bu terbiyesizliğe asla göz yummam asla! ¡CERO... MIEDO!


l-intro-1715757551.jpg


MAX CASTER? Yakın zamanda Ring of Honor'ın haftalık şovlarında debut yapan Caster şimdi de Prestige Grand Wrestling'de! Seyirciler onu gördüklerine fazla sevinmiş gibiler. Caster elindeki mikrofona birkaç kere vurduktan sonra ringdeki Penta'ya bakıyor...

Max Caster: A-Yo! Penta, o maskenin arkasında ne saklıyorsun?
Bir ay ortadan kaybolup squash yedin diye ağlamak mı istiyorsun?

Max%20Caster%20November%202023%20rapping.jpg
9EK1f1S.png


Max Caster: Karanlıkların efendisi mi? Hayır, sen sikimin efendisisin
Yapay zekasız yaşayamayan yavşağın tekisin
Vignette kevaşeliği yapmayı ve squash yemeyi çok seversin-
Bu sefer de Max Caster ile tanışıp sikilmeye ne dersin?

SEYİRCİYİ ŞİMDİDEN ARKASINA ALDI CASTER! PENTA BU SÖZLERE ÇOK SİNİRLENİYOR! Caster şimdi onunla dalga geçmeye devam ederek ringe giriyor. Hakeme dönüyor ve kendisinin bu maçta yer alabileceğini söylüyor. Sinirden kuduran Penta da bunu istiyor- Max Caster'ı karşısında istiyor! Hakem spikere dönüp maçın duyurusunu yaptıracakken- MAX CASTER ELİNDEKİ MİKROFONU PENTA'YA GEÇİRDİ! Şimdi hiçbir şey olmamış gibi maça hazırlanma taklidi yapıyor. Hakem arkasını döndüğünde ne olduğunu anlayamazken Max Caster ona "Bu salak daha ayakta duramıyor" diyor. Hakem Penta'nın yanına yaklaşırken Penta maça devam edeceğini söylüyor! Hakem zili çalıyor.

Max Caster vs. Penta

TacesOi.png


Penta şimdi alnını tutarak ayağa kalkmak istiyor ancak CASTER ÇOKTAN KÖŞELERE FIRLAMIŞ HALDE- MIC DROP! VURDU VE TUŞA GİDİYOR 1........2.......

3!

Kazanan: Max Caster

KGFlApx.png


Max Caster, PGW debut'unu başarıyla yapıyor! Penta yerde acı içinde kıvranırken Caster'ın destek aldığını görüyoruz. Şimdi ringin kenarına bıraktığı kulaklığını alıyor ve tekrar taktıktan sonra arka alanın yolunu tutuyor. Bu görüntülerle kısa bir reklam arasına gidiyoruz.

4hioqql.gif


Ring içerisinde gerçekleştirilen maçın akabinde Prestige Grand Wrestling'in haftalık serisi olan PAYBACK'in 97. bölümünde kameralar kapanmıştı. Kapanan kameralar saniyeler içerisinden tekrardan açılıyor, açıldığı noktaya göz atıldığında ise buranın The Rock'ın ofis odası olduğunu rahatlıkla seçebiliyoruz. Detaylıca-etraflıca bir şekilde temizlenmiş olan bu iç mimarlık harikası bir tasarımla donatılmış bu odanın ardında iki kişinin yer almakta olduğunu görüyoruz. Gözlemlendiğinde; masanın ardında bir kişinin otururken, diğer bir şahsın da ayakta durarak ellerini önünde birleştirdiğini görüyoruz. Kameranın bir süre boyunca odayı görüntülemesi ve bunun sonrasında sabit bir çekim noktasından devam edilmesi ile oturmakta olan kişinin Prestige Grand Wrestling'in "Final Boss"ı olan The Rock'tan başkası olmadığını fark edebiliyoruz! Üzerinde gömleği var, gözlüğü ise takılı. Kamera bir müddet yukarıyı görüntülemeye başladığında yanında dikilmekte olan kişinin kim olduğunu belirleyebiliyoruz. Evet, bu—

ewJNtFy.png


MATT MORGAN! Bir zamanlar New Order Wrestling'in General Manager'lığını yapmış olan ve Prestige Grand Wrestling'deki son görünümü Royal Rumble 2026 şovunda gerçekleştirilen 30-Man Royal Rumble Match'te yapmış olan Matt Morgan, an itibarıyla takım elbisenin içerisine bürünmüş, el pençe divan durmuş bir şekilde şirketin en tepesindeki adamın yanında. Rock, kameraya ikisinin de bir arada görüntülenebildiği bir açıya geçiş yapıldığı sırada, konuşması yönünde kameranın arkasındaki çalışanlardan işareti almasıyla birlikte kameranın lensine doğrudan bakarak konuşmaya-anlatmaya başlıyor.

4m05p6h.png


The Rock: Prestige Grand Wrestling Universe, The Rock'ın ofisindesiniz! (Kafasını Matt'e çevirip ona baktıktan sonra devam ediyor) Şu ana kadar gördüklerinizi unutun. Çünkü Royal Rumble... O geceyi sadece bir profesyonel güreş etkinliği, rastgele bir güreş şovundan çok daha ötesi olduğunu bütün dünyanın gözlerinin önüne serdik. Prestige Grand Wrestling tarihinin yeniden yazıldığı, güç dengelerinin kökünden sarsıldığı bir dönüm noktasıydı- inanılmaz bir geceydi. Aramıza yeni katılanlar, o ringe geri dönenler... Şu an karşınızda duran bu yapı, eskisinden çok daha güçlü, çok daha yıkıcı ve çok daha dominant. (Matt kafasını sallayarak bunu onayladığını gösteriyor) Ve sakın... (Yüksek sesle, vurgulayarak konuşuyor) Sakın ola kimse gelip de The Rock’a vizyondan bahsetmeye kalkmasın; profesyonel güreş endüstri içerisindeki otoritelerin küçük dünyalarında hayal bile edemedikleri, akıllarının uçlarından dahi geçiremedikleri o profesyonelleri gider, alır ve buraya getiririm! Kimsenin ulaşamadığına ben dokunurum, kimsenin getiremediğini ben getiririm. Çünkü vizyon dediğiniz şey, The Rock'ın iki dudağının arasından çıkan gerçektir, bunu sakın unutmayın.

Rock bu sözleri tamamlamasının sonrasında masanın üzerinde durmakta olan pet şişeyi eline alıyor. Onu içerisi boş olan bardağın içerisine boşalttıktan sonra suyunu içiyor. Bu eylemini tamamladıktan sonra yarım bıraktığı konuşmasına kaldığı yerden, hız kesmeden devam ediyor.

7qj99ln.png


The Rock: Şimdi ise önümüze bakma zamanı, öyle değil mi, huh? Road to WrestleMania Ⅲ... Bu yolun ne kadar engebeli, bir o kadar da acımasız olduğu herkes tarafınca biliniyor. Bir yol ayrımına geldik ama sakın bu nefes kesici sürecin sonuna yaklaştığımızı sanmayın- aksine, fırtına yeni başlıyor. Çünkü önümüzde No Way Out var! (Eliyle havada kafes çizer gibi hareket ettiriyor) 28 Mart gecesi... Tonlarca ağırlığındaki o çelik hapishanenin kapıları kapandığında, içerideki hava değişir. Oraya girdiğinizde işler çok farklı yürür- kaçacak hiçbir yerin olmadığı o dehşet anı... No Way Out’ta gerçekleştirilecek olan maçlar, şirketimizin için bir hayli kritik rol oynayan kemerler üzerinde olacak: World Heavyweight Championship ve PGW World Television Championship... Altın burada, güç burada! (Yanı başındaki Matt'i işaret ediyor ve gülümseyerek konuşuyor) Lakin bu sefer... The Rock’ın bu maçların hazırlanışında çok daha farklı, çok daha yıkıcı bir planı var. Yanımda duran bu adama bakın. "Chief" Matt Morgan... Matt bana inanılmaz bir projeyle geldi, bir şaheserle! Normalde The Rock her şeyi kendi planlamayı sever ama Matt'in sunduğu bu teklif... Buna kelimenin tam anlamıyla hayran kaldım. Matt, The Rock'ın ne istediğini, bu şirketin neye ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyor. O gerçekten çok zeki bir adam, bununla bu sektörde tutunduğunu bir kez daha kanıtladı. (Matt'e bakarak konuşuyor) Bu planları aktarmamdan önce söylemek istediğin bir şeyler var mı Matt?

Rock'ın bunları ifade etmesinden sonra Matt'in önünde birleştirdiği ellerini ayırdığını, takım elbisesini düzenlediğini ve bunları yapmış olmasının sonrasında kendisini görüntülemekte olan kameraya doğrudan bakarak, diğer taraftan da gülümseyerek, konuşmasına başlıyor. Heyecanlı olduğu izleyenler tarafından rahatlıkla seçilebilir nitelikte, yine de bozuntuya vermemeye çalışan birisi karşımızda bulunmakta.

QrBaG87.png


Matt Morgan: Teşekkürler Mr. Johnson, öncelikle Prestige Grand Wrestling'in kaderi için önemli bir yol ayrımı niteliğinde olan bu stratejik hamlede bana güvendiğin ve bu fırsatı tanıdığın için minnettarım. Ama dürüst olalım— The Rock gibi bir "Final Boss", yanına sıradan birini almazdı. Sektördeki herkes bilir ki, Matt Morgan sadece fiziksel bir güç değil, aynı zamanda bu endüstrinin gördüğü en keskin zihinlerden biridir. General Manager'lık yaptığım dönemlerden bu yana, kaosu nasıl yöneteceğimi ve en büyük potansiyeli nasıl açığa çıkaracağımı defalarca kanıtladım. Prestige Grand Wrestling şu anda profesyonel güreşin zirvesi ve böylesine devasa bir yapının, sıradan maç eşleşmeleriyle vakit kaybetmeye lüksü yok— işte bu inancımla, böyle bir sisteme hayat verdim. "Chief" olarak buradayım, çünkü satranç tahtasındaki hamleleri herkesten üç adım önce görüyorum. Hazırladığım bu proje, Prestige Grand Wrestling tarihindeki en adil ama aynı zamanda en acımasız eleme sistemi olacak! (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Zekamı bu şirketin emrine verdim çünkü bu çatı, dünyanın en iyisini hak ediyor. Ve şimdi... Dahiyane planın detaylarını, o aç kurt gibi bekleyen güreşçilere ve tüm dünyaya açıklayalım— kimlerin o devasa Chamber yapısına ne şekilde gireceğine dair kararın nasıl verileceğini bilsinler!

Matt kendisine sunulan konuşma fırsatını iyi bir şekilde değerlendirdikten sonra ilk hâline, el pençe divan durmaya kaldığı noktadan devam etmeye başladığını fark ediyoruz. Bununla birlikte Rock'ın da konuşmaya girdiğini, anlatamaya başladığını gözlemliyoruz.

aif4vm6.png


The Rock: İşte bu yüzden seni yanıma aldım Matt, işte bu yüzden seni New Order Wrestling'in feshinden sonra böyle bir fırsat edindin— biliyordum; bir gün bu şekilde geleceğini biliyordum. Bu enfes fikirinden sonra senin öylece gitmene izin veremezdim- bundan hareketle artık "Chief"sin man, Rock gelişigüzel kararlar vermez! (Bir süre duraklamasının sonrasında devam ediyor) Projemiz şu şekilde... Matt, bu sene Prestige Grand Wrestling kadrosu içinden en çok gözüne kestirdiklerini, en çok beğendiklerini ve bu şirketin en güçlü, en yıkıcı isimlerini bir araya getirdi. Onları tarttı, ölçtü ve ortaya inanılmaz eşleşmeler çıkardı. Ama buradaki kilit nokta, o ringe çıktıklarında omuzlarındaki yükün ağırlığı! (Boğazını temizledikten sonra devam ediyor) Bu eşleşmelerin sonunda kazananlar, No Way Out 2026’da World Heavyweight Championship için gerçekleştirilecek olan o devasa Elimination Chamber Match'e doğrudan bilet alacaklar! Zirveye giden yol, zaferden geçiyor. Bu özel eşleşmelerde kaybeden isimlerse, PGW World Television Championship için gerçekleştirilecek olan diğer Elimination Chamber Match'e gidecekler! Matt’in bu dehası, Road to WrestleMania Ⅲ'yi hiç olmadığı kadar kanlı ve prestijli bir hale getirdi. Rock, bu duyuruların finalinde sizlerle belirlenen maçları paylaşmak istiyor. (Masanın üzerinde duran kağıdı eline alıyor ve okumaya başlıyor)

DUAL-ELIMINATON CHAMBER QUALIFYINGS...

Finn Bálor vs. Seth Rollins

Bobby Lashley vs. Jeff Hardy
Dragon T vs. "Broken" Matt Hardy— TONIGHT
El Grande Americano vs. Matt Cardona— TONIGHT

Brian Myers vs. Val Venis


Rock'ın sözlerini sarf etmesi ve bununla eş zamanlı olarak duyurulan-belirlenen eşleşmelerin grafiklerinin ekranın bir bölümünde sunulmasının sonrasında masanın ardında görüntülemekte olan bu ikilinin birbirine baktıklarını ve el sıkıştıklarını görüyoruz. Bütün bu olanların, gerçekleştirilen konuşmaların sonrasında ekranın yavaş bir şekilde karardığını ve bunun finalinde kameranın kapandığını görüyoruz. Oklahoma'da yer alan Paycom Center'da gerçekleştirilen bu şov, ring içerisindeki bir başka aksiyon ile devam ediyor olacak- kameralar o yöne doğru döndürülüyor, çevriliyor.

4hioqql.gif


Tekrardan ringe dönüyoruz. Kameralar bir süre seyircileri çektikten sonra ışıklar kararıyor ve seyircilerden bir merak uğultusu geliyor.


rJ5D1-.gif


Müzik yavaştan girmeye başlarken girişte bir spot ışığı yansıyor. Sonrasında kameranın bir kişinin ayaklarını çektiğini fark ediyoruz. Kamera yukarı kalktıktan sonra Bobby Lashley'in silueti ortaya çıkıyor ve seyircilerden acayip bir reaksiyon alıyor. Işıkların açılmasıyla müzik de hızlanıyor ve Lashley ağır adımlarla ringe doğru ilerlemeye başlıyor. Royal Rumble'daki inanılmaz performansından sonra yıkıcı dominasyonunu devam ettirmek üzere Lashley ringe giriyor ve beklemeye başlıyor.


john-morrison-johnny-drip-drip.jpg


Johnny Mayhem girişte görünüyor. Seyirciler kendisine iyi bir reaksiyon gösteriyor. Mayhem girişte klasik pozunu kestikten sonra vücudunu göstere göstere ringe geliyor. Mayhem ringe girdikten sonra ceketini atıyor ve Lashley'e el uzatıyor ama Lashley dik dik ona bakmaya başlıyor. Bu esnada başka bir müzik duyuluyor.


TpMMVes.png


Metalingus arena boyunca yankılanmaya başlıyor ve Rated-R Superstar Edge uzun bir süre sonra PGW'ya geri dönüş yapıyor. Edge dumanların arasından geçip rampaya doğru ilerliyor ve rampada bekledikten sonra klasik pozunu veriyor ve pyrolar patlıyor. Sonrasında Edge ringe doğru koşuyor ve kayarak ringe giriyor. Bu esnada kendi müziği kesiliyor ve başka bir müzik arenada yankılanıyor.


01kg52a88yqtx6s70ytw.jpg


Çalan müzikle birlikte seyirciler havaya uçuyor. Psycho Killer Tommaso Ciampa, PGW'da! Tommaso Ciampa seyircilerin inanılmaz reaksiyonuyla birlikte girişte beliriyor ve sonrasında oldukça odaklı bir şekilde ringe doğru ilerlemeye başlıyor. Ciampa ringe girdikten sonra Edge ile birlikte kendi köşelerine geçiyorlar. Sonrasında hakem tarafları kontrol ediyor.

Tag Team Match
Bobby Lashley & Johnny Mayhem vs. Edge & Tommaso Ciampa


maxresdefault.jpg
,

Zil çalıyor ve maç resmen başlıyor. Mayhem ile Edge köşelere geçerken Lashley ile Ciampa ringte kalıyor. İkili bir süre birbirlerini süzüyorlar fakat Lashley hızlıca Ciampa'ya doğru koşuyor ve üzerine atlayıp onu köşeye yapıştırıyor. Sonrasında boğazından tutup ringin ortasına doğru fırlatıyor. Lashley koşarak bir Clothesline deniyor ama ıska geçip iplerden sekiyor. Sonrasında Ciampa bir tekme atarak Lashley'i durduruyor fakat çok işe yaramıyor ve Lashley anında Ciampa'yı yakalıyor ve bir One Hand Spinebuster ile onu yere seriyor. Lashley, Ciampa'yı kaldırıp kendi köşesine doğru fırlatıyor. Sonrasında koşarak bir Clothesline vuruyor. Ardından Mayhem'e tag verip tekrardan Ciampa'yı havaya kaldırıyor ve One Hand Spinebuster yapıyor. Aynı anda Mayhem de bir Backstabber yapıyor ve ikili bu hareketleri kombolamış oluyor. Mayhem yere düşen Ciampa'yı kaldırıyor ve boştaki bir köşeye bırakıyor. Sonrasında karşı köşeye gidiyor ve ona doğru koşuyor ama Ciampa da bir anda ona doğru koşuyor ve Running Knee!

__F_XA6dVwI.jpg


İki isim de yere düşüyor. Ciampa daha hızlı hareket ediyor ve Edge'e tag vermeyi başarıyor fakat Mayhem tag vermek için hareketleneceği sırada Edge tarafından yakalanıyor ve Edge, Mayhem'in sırtına bir Elbow Drop ile iniyor. Sonrasında Edge, Mayhem'i ringin ortasına çekiyor ve bir Sharpshooter bağlıyor. Mayhem direnmeye çalışıyor. İplere uzanmaya çalışıyor ama Edge bir süre sonra Mayhem'i tekrardan ringin ortasına çekiştirip tekrar kilidi bağlıyor. Bu sırada Lashley ringe giriyor ve Edge'e Big Boot atıp kilidi bozuyor. Ciampa da bu esnada ringe giriyor ve Lashley'in üzerine atlıyor. İkili boğuşmaya başlıyor ve boğuşurken ringin dışına düşüyorlar. Edge ile Mayhem aynı anda ayağa kalkıyor. Edge, Mayhem'e doğru yürüyor ama Mayhem'den bir Capoeira Kick geliyor ve ikili tekrar yere düşüyor. Bu esnada Lashley dışarıda, Ciampa'ya Spear yapmak için koşuyor ama Ciampa çekilince ring basamaklarına çakılıyor. Ciampa da kendi köşesine geçiyor.

John_Morrison_act.jpg


Ciampa kendi köşesine geçtikten sonra Edge kendisine doğru geliyor ve tag veriyor. Ciampa ringe giriyor ve Mayhem'i ayağa kaldırıyor ama Mayhem bir anda Ciampa'yı iplere doğru atıyor ve Ciampa iplerden sektikten sonra bir Capoeira Kick vuruyor. Sonrasında onun karnına bir tekme atıp onu oturur pozisyona getiriyor. Sonrasında iplerden sekiyor ve Running Knee! Sonrasına Mayhem iplerden sekiyor ve bir Standing Shooting Star Press vuruyor. Tuşa gidiyor. 1-2-Kickout! Ciampa ayağa kalkıp Edge'e ulaşmaya çalışıyor fakat Mayhem onu yakalayıp kaldırıyor ve Bir Suplex vuruyor. Ciampa tekrardan ayağa kalkıyor ve bu sırada Lashley bir anda ringe giriyor ve Ciampa'ya doğru koşuyor fakat Ciampa sıyrılıyor ve Lashley, Edge'e doğru uçuyor ama Edge de bir diz atıp onu durduruyor.

hq720.jpg


Mayhem, Ciampa'yı yakalıyor ama Ciampa, Mayhem'i önce iplere itiyor. Sonrasında da Kitchen Sink yapıyor. Sonrasında bir Side Headlock ile Mayhem'i kilitliyor. Mayhem ayağa kalkıp kilidi bozuyor ve bir yumruk atarak köşesine doğru çekiliyor. Sonrasında Ciampa onu yumrukluyor ama Mayhem kurtulup aprona atlıyor. Bu esnada Lashley köşesine gelip Mayhem'den tag alıyor ama Ciampa koşarak Mayhem'e bir Big Boot vuruyor ve onu aprona tam düşürüyor. Lashley ringe giriyor ve Ciampa'yı bir Clothesline ile yere seriyor. Sonrasında Ciampa'yı kaldırıp bir Pendulum Backbreaker için hamle yapıyor. Tam bu sırada Mayhem kendine gelip tag alıyor ve Lashley hareketi tamamladıktan sonra Ciampa'nın üzerine Leg Drop ile atlıyor. Lashley, Mayhem'e bakıyor öncesinde ama sonrasında Ciampa'yı kaldırıyor ve Flatliner pozisyonunda tutuyor. Mayhem de köşeye çıkıp bir Dropkick vuruyor ve ikisi yeni bir kombo yapıyor. Sonrasında Mayhem, Ciampa'yı ayağa kaldırıyor.

wwe-raw-results-bobby-lashley-wins-fatal-4-way-cl.jpeg


Ciampa bu sırada Mayhem'e sert bir yumruk atarak onu sarsıyor. Sonrasında onu Powerbomb pozisyonunda kaldırıyor fakat bu esnada Lashley tekrardan tag alıyor ve hızlıca ringe giriyor. Mayhem'i yere indirip Ciampa'ya bir dirsek atıyor. Ardından Mayhem de bir Capoeira Kick vuruyor. Sonrasında Lashley, Edge'e koşuyor ve Edge'i ringin dışına uçuruyor. Sonrasında hızlıca Ciampa'ya doğru koşuyor ve SPEAR! LASHLEY HIZLICA TUŞA GİDİYOR! 1-2-

3!

Kazananlar: Bobby Lashley & Johnny Mayhem

bobby-lashley-january-4-a.jpg
r654833_1200x675_16-9.jpg


Maç sona eriyor. Lashley kendi adına tuşu bularak maçı kendisi ile Mayhem'e kazandırıyor. Lashley'in müziği çalarken İki isim de farklı köşelere çıkıp galibiyet pozlarını veriyor. Aynı esnada Ciampa ile Edge de ringi terk ediyorlar. Maçın son anlarını tekrar izliyoruz.

y7gJe59.png


Tekrarlar sona erdikten sonra Mayhem ile Lashley ringe iniyorlar. Lashley gitmek için hamle yapıyor ama Mayhem bir anda Lashley'in önünü kesiyor. Lashley'e bir şeyler anlatıyor ve ona sarılmak için kollarını açıyor. Mayhem, Lashley ile kalıcı bir şekilde takım olmak istiyor.

jofmhm9.jpg
80t6ffu.jpg


Lashley bir süre bekledikten sonra Mayhem'i iterek ringin diğer tarafına uçuruyor. Mayhem ayağa kalkmaya çalışıyor fakat anında Spear yiyor Lashley'den! Lashley aşırı sinirli görünüyor. Lashley bir süre bekledikten sonra Mayhem'i kaldırıyor ve iplerin üzerinden ringin dışına sallıyor. Lashley aşırı sinirli bir şekilde ringin diğer tarafından çıkarak uzaklaşıyor.

eqaemqt.jpg


Lashley ringten dışarı indikten sonra rampaya doğru yöneliyor fakat bir anda yön değiştiriyor ve ayaklanmaya çalışan Mayhem'e doğru koşarak bir Spear daha vuruyor! Lashley ayağa kalkıyor ve Mayhem'i yeniden ayağa kaldırıyor ve sonra tutup ringe fırlatıyor. Ardından Lashley ringe giriyor ve Mayhem'i ayağa kaldırıp Hurt Lock bağlıyor! Lashley kilidi bir süre bağladıktan sonra Mayhem bayılıyor ve Lashley, Mayhem'i bırakarak arka alanın yolunu tutuyor. Kamera son kez baygın olan Mayhem'i çekerken kapanıyor.

4hioqql.gif


Ring içerisinde yaşananların sonrasında kameralar kapanmıştı ve kameralar farklı bir yöne dönerek şovun devamı sağlanıyor. Objektifimizde yer alan nokta, Prestige Grand Wrestling'in Backstage'inde bir nokta. Koridorun ortasından alındığı işaretle birlikte kameramanın ilerlediğini, sağa-sola gittiğini görüyoruz. Bir süre boyunca arka alanda bir süre geziyoruz, alanı görüyoruz. Bu arka alandaki tur sırasında bir koridordan devam edildiğini fark ediyoruz. Odaların yanından teker teker geçiliyor, saniyelik bir şekilde içleri gösteriliyor. Hızlı bir şekilde odalar geçilirken, geçilen bir odanın sonrasında kameramızın geri döndüğünü fark ediyoruz.

Odanın içerisinde iki kişinin karşılıklı bir şekilde yer almakta olduğunu, bunların da The Broken Hardys'in üyeleri olan Jeff Hardy ile "Broken" Matt Hardy olduğunu görüyoruz. Kendilerine tahsil edilen odanın içerisinde duruyorlar ve dakikalar sonra "Broken" Matt'in çıkacağı maç için son toplantılarını gerçekleştiriyorlar- bu bir gelenek gibi, bir maç öncesinde daha toplantı yapma halindeler! Kameramız onlara doğru yaklaşıyor ve konuştuklarına dahil oluyor, dinliyoruz.

jdJodQV.png


Jeff Hardy: Yeah Matt... Birazdan Dual-Elimination Chamber Qualifying Match için ringe giriyor olacaksın. Oraya adımını attığında, o ringin içerisine girdiğinde neyle karşılaşacağını çok belirgin bir şekilde biliyorsun çünkü bu Dragon T ile ilk karşılaşman değil- onunla Money in the Bank Ladder Match'te karşılaşmıştın. Dragon T'nin seyircilerle birleşerek oluşturacağı pop ile bu maçı ivmelendirebileceğini aklından çıkarma. Yetkililer, eleme süreci boyunca herkesi Ringside'dan yasakladı ve bu, bu maçta senin yanında olamayacağıma işaret ediyor. Tamamen yalnızsın. Kendi içindeki o yankılanan sesleri, zihnini meşgul eden, seni ana odaktan saptıran bütün o gereksiz gürültüleri susturmak zorundasın. Kısacası— sadece karşında duracak olan Dragon T'ye odaklan. Ringe çıktığında aklında sadece ayın sonunda içerisinden World Heavyweight Şampiyonu olarak ayrılacağın koca metal yığınını getir. Aklında sadece hedefin olsun. Başka hiçbir şeyin önemi yok.

"Broken" Matt kıkırdayarak, gülerek konuşmaya başlıyor; karşısındaki kardeşine yanıt vermeye başlıyor.

PH9BAJg.png


"Broken" Matt Hardy: Ahhhhh Brother Nero! Bah-settiğin o METAL yığını... HA-HAHAHAHAH! Benim ÖNGÖRÜLERİM şimdiden o çeliğin sooğuğunu hissediyor! YEEEAAAH— merdivenlerin tepesinde, unutulmaz Money in the Bank Ladder Match'te onun ne kadar İ-NATÇI, ne kadar VAAHŞİ olabileceğine şahitlik etmiştik! Dragon-no T o kalabalığın yarattığı muazzam pop dalgasını bir RÜZ-GAR gibi arkasına alıp üzerime gelmeye çalışacaktır, bunu biliyorum! HAHAHAHAHAHAHAH! Ve yetkililerin o AN-LAM-SIZ, o SE-FİL kararı... Ringside’dan yasaklı olman... Buna yalnızlık mı diyorsun, huh? Benim ruhum asırlardır bu evrenin en karanlık, en iii-zole köşelerinde tek başına DANS ediyor! Yalnızlık benim kadim dostumdur MY NERRRROOOOOOOO! (Birden duraksıyor, yüzündeki o tuhaf kahkahalar bir anda derin bir acıya ve hiddete dönüşüyor. Jeff’in dibine kadar giriyor, gözlerini onun gözlerine dikerek konuşuyor) Ama ZİH-İN-İM-DE-Kİ gürültüden bahsediyorsun ya— o gürültü, Dragon T’a ithaf edilen "¡Sucka-dor!" chant'leri değil! O gürültü, uğursuz Royal Rumble 2026 gecesinin kulakları TIRMALAYAN yank...

Konunun nereye gittiğini anlayan Jeff, direkt olarak lafa giriyor, "Broken" Matt'in sözlerini tamamlamasını beklemeden.

Jeff Hardy: Hadi ama Matt— bunu bu kadar içselleştirmediğini zannediyordum!

m9ELuqr.png


"Broken" Matt Hardy: O ringden aşağı, o SO-ĞUK zemine çakıldığımda ruuuuuhumun (Vurguluyor) parçalara ayrılışını hissettim! Ve sen... Benim kadim yol arkadaşım, benim kanımdan olan varlık... SADAKATSİZLİĞİNLE beni o uçurumun kenarından AŞŞŞAĞI ittin! Şimdi ise karşımda dikilmiş, hiçbir şey olmamış gibi o metal YI-ĞI-NI ve ay sonunda takacağım World Heavyweight Championship'ten bahsediyorsun, huh? Hâlâ bir ÖÖÖÖ-ZÜR bile dilemedin! Tek bir PİŞMANLIK kelimesi, tek bir AF dileyiş bile dökülmedi o mü-hürlenmiş dudaklarından! Bana bir yabancıymışım gibi, sanki sırtıma o HAAAAAAANÇERİ saplayan sen değilmişsin gibi konuşma tribindesin! Ruhumun bu Broken hali bir özür için haykırırken, sen bana sadece STRATEJİ fısıldıyorsun- bu ne büyük bir KÜS-TAHLIK! Bana (Vurguluyor) ihanet etmişsin gibi konuşmamı istemiyor musun— o halde, ruhumun yaralarını iyileştirecek o kelimeleri sarf et! Karşımda öylece dikilme and do it Jeff!

Jeff kafasını öne eğiyor, bir süre boyunca yeri seyrederek öylece kalakalıyor. Araya saniyeler girdikten sonra Jeff'in kafasını kaldırdığını, bakışlarının yönünü tekrardan "Broken" Matt'in gözlerinin içerisi olduğunu ve bu şekilde konuşmaya, yanıt vermeye başladığını görüyoruz.

VqZUskp.png


Jeff Hardy: Bunda ciddi olamazsın... O bir 30-Man Royal Rumble Match'ti. Bu tür bir maçın gerçekleştirileceği ringin iplerinden içeri girdiğin an, dış dünyadaki her şey anlamını yitirir. Kan bağı, sadakat... Hepsi o iplerin dışında kalır. ("Broken" Matt'in suratında bir hayal kırıklığı ifadesi mevcut) Anlamıyor musun— yanlışlıkla elesem bile herkes tek başına Matt; yanlışlıkla elesem bile herkes tek başına! O ringde babam olsa yine o iplerin üzerinden aşağı atmak zorunda kalırdım çünkü o maçın doğası bu! (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) Bana sanki sırtına kasten hançer saplamışım, sanki seni yok etmek için yemin etmişim gibi davranma- bu bir komplo değil, sadece işin bir parçasıydı. Yani bana bir hainmişim gibi bakmayı bırak. Seni elediysem eledim, bu beni kötü adam yapmaz; sadece o an hayatta kalmaya çalışan biri yap ("Broken" Matt'in surat ifadesi sebebiyle sözünü yarıda kesiyor)... Ah, Matt... You are alwfuck, anyway... I am sorry Matt. Yaşanan için özür dilerim. Evet— özür dilerim.

"Broken" Matt, Jeff'in sözlerini tamamlamasından sonra onaylar nitelikte kafasını sallıyor ve elini onun omzuna atıyor. Bu sırada soyunma odasının kapısına bir arka alan görevlisinin tıklattığını ve sırada "Broken" Matt'in maçının olduğunu ifade ediyor. Bunun üzerine de onun gitmesi durumu icap ediyor. "Broken" Matt direkt olarak arkasına dönerek kapıya doğru ilerledikten sonra, kapının eşiğinden geçiyor ve odayı bu şekilde terk etmiş oluyor. Jeff, kardeşinin odanın içerisindeki ilerleyişini ve gidişini seyrediyor. Bu yaşananların sonrasında kamera kararmaya ve buradan aktarılan görüntülerin sona erdiğini görüyoruz.

4hioqql.gif


mqdefault.jpg


!SUCKA-DOR! Dragon T girişte görünüyor ve seyircilerden inanılmaz bir reaksiyon alıyor. T ringe koşarak giriyor ve köşeye çıkıp seyircilere pozunu kesiyor. Seyircilerin tezahüratı eşliğinde ringe geri iniyor ve hızlıca rakibini beklemeye başlıyor.


intro-1713766815.jpg


Dragon T'nin rakibi olarak Broken Matt Hardy geliyor. Matt ringe Delete pozunu keserek ilerliyor. Sonrasında yavaşça ringe giriyor ve ceketini çıkartıp dışarıya atıyor ve hakemin maçı başlatmasını bekliyor.

Dual-Elimination Chamber Qualifying Match
Dragon T vs "Broken" Matt Hardy


dchiwwe_mainevent698_01_ntwk.jpg


Zil çalıyor ve mücadele başlıyor. İki isim birbirlerini kısa bir süre süzdükten sonra ağır adımlarla birbirlerine yaklaşıyorlar ve sonrasında Collar and Elbow Tie Up ile birlikte birbirlerini bağlıyorlar. Sonrasında Matt, T'nin kolunu yakalıyor ve onun arkasına geçiyor. T bir süre sonra kolunu kurtarıyor ve bir takla attıktan sonra Hardy'nin bacağına bir tekme atıyor. Sonrasında karnına doğru bir Superkick vuruyor. Sonrasında iplerden sekiyor ve bir Tornado Kick vuruyor ve Matt Hardy'i düşürüyor. Sonrasında iplerden sekiyor ve Springboard Moonsault vuruyor. T hızlıca aprona geçiyor ve Springboard Hangover Leg Drop vuruyor! T, Hardy'i yerden kaldırmaya çalışıyor ve Hardy bu esnada kendine gelmeye çalışıyor. Hardy, T'yi iplere atıyor ama T iplere zıplayıp bir Springboard Crossbody vuruyor ve tuşa gidiyor. 1-2-

wsJT3V.gif


Kickout! Hardy tuşu attıktan sonra T onu ayağa kaldırmaya çalışıyor ama Hardy bir anda T'yi yakalıyor ve Side Effect! İki isim de yerde kalıyor. Bir süre ikili yerde kaldıktan sonra Hardy iplere sürünerek ayağa kalkmayı başarıyor. Hardy, T'yi ayağa kaldırıyor ve onun karnına bir tekme atıyor. Sonrasında tutup köşeye doğru fırlatıyor. Sonrasında bir Corner Clothesline vuruyor. Sonrasında da Bulldog ile kombosunu tamamlıyor. Ardından yavaşça köşeye çıkıyor Diving Leg Drop yapmak için fakat T bu esnada ayaklanıyor ve Matt Hardy bir Diving Elbow Strike ile atlıyor. T yere düşüyor. Matt tekrardan köşeye çıkmak için hamle yapıyor ama Dragon T de bir anda köşeye zıplıyor. Spanish Fly için hamle yapıyor ama başaramıyor ve Matt Hardy'den Avalanche Side Effect geliyor! Matt tuşa gidiyor! 1-2-

061_NXT_08222023AK_25864--eabbbcb479cd3d82bc2ba53d688168b2.jpg


Kickout! T tuşu atmayı başarıyor. Matt Hardy, T'nin üzerine çıkıp onu yumruklamaya başlıyor ama birkaç yumruktan sonra T, Hardy'i yuvarlıyor ve onun üzerine çıkıp onu yumruklamaya başlıyor. Hardy kısa bir süre sonra T'yi üzerinden atıyor ve iplere tutunarak ayağa kalkıyor. Dragon T, Hardy'e doğru koşuyor ve bir Flatliner vurmayı başarıyor. Hardy ringin ortasına düşüyor. Dragon T ağır adımlarla köşeye çıkıyor ve sonrasında bir Dragon Hangover yapıyor! Sonrasında tuşa gidiyor. 1-2-Kickout! Dragon T, Hardy'i ayağa kaldırıyor ama Hardy birkaç yumruk vuruyor ve Dragon T'i iplere atıyor. T iplerden sekiyor ve bir Hurricanrana yapıyor! Hardy hızlıca ayağa kalkıyor ama T tekrardan ona doğru koşup bir Hurricanrana yapıyor. Hardy bu kez köşeye yuvarlanıyor ve Dragon T ona doğru koşuyor ve Monkey Flip yapıyor!

images


Hardy ringin ortasına düştükten sonra ayağa kalkıyor. Dragon T kendisine doğru koşuyor ama Matt aniden onun karnına bir tekme vuruyor ve sonrasında bir Suplex yapıyor. Sonrasında Hardy iplerden sekiyor ve bir Leg Drop vuruyor. Sonrasında Hardy köşeye çıkıyor ve Diving Leg Drop vuruyor! Matt Hardy, Dragon T'yi yerden kaldırıyor ve iplere atıyor. T iplerin üzerine atlıyor ve Matt Hardy'nin üzerine uçuyor ve Tornado DDT için hamle yapıyor ama Hardy son anda T'yi yakalıyor ve onu kaldırıp ringin ortasına bırakıyor. Sonrasında onun karnına bir tekme atıyor ve TWIST OF FATE!

dchiraw1641_08_ntwk--bd4b1f56e1573b14ee7e24f274a13bda.jpg


HAYIR! DRAGON T SON ANDA MATT HARDY'İ İTİYOR VE TWIST OF FATE'TEN KURTULUYOR! T BİR ANDA MATT'E KOŞUYOE VE OPERATION DRAGON T! DRAGON T HIZLICA TUŞA GİDİYOR! 1-2-

3!

Kazanan ve World Heavyweight Championship Elimination Chamber Match'e Katılacak Olan: Dragon T

Kaybeden ve PGW World Television Championship Elimination Chamber Match'e Katılacak Olan: "Broken" Matt Hardy

image


Dragon T maçı kazanmayı başarıyor ve adını World Heavyweight Championship için düzenlenecek Chamber maçına yazdırıyor. Dragon T köşeye çıkıp galibiyetini kutlarken maçın son anlarını tekrar izliyoruz.

rneji5u.png


Tekrarlar bittikten sonra Dragon T'yi arka alana doğru yürürken görüyoruz. Seyircilere dönüp bir galibiyet pozu daha veriyor. Bu esnada ringte yerde olan Matt Hardy ise World Television Championship kemeri için yapılacak Elimination Chamber maçına yerini ediniyor. Matt yerde kendine gelmeye çalışırken kameralar kapanıyor.

4hioqql.gif


Görüntü zifiri karanlık bir boşlukla açılıyor. Mekanın sınırları belli değil; ne bir duvar ne de bir zemin seçilebilir hâlde. Hiçbir şey tarafımızca belirgin değil. Sadece derinden gelen, ritmik bir metalik çınlama sesi yankılanmakta- sanki bir saat geri sayıyor ya da bir kalp metalik bir kafeste atıyor gibi... Birdenbire objektifimize, yukarıdan soğuk ve keskin bir ışık hüzmesi düşüyor. Işığın altında, siyah bir paltonun içinde, omuzları hafifçe çökmüş ama heybetini yitirmemiş bir figür oturmakta- bunu seçebiliyoruz. Kamera yavaşça yüze yaklaşırken karşımızdaki bu kişinin kim olduğunu, kimliğini belirleyebiliyoruz. Bunun—

Seth Rollins olduğunu görüyoruz! Seth bu karanlığın içerisinde, kendisine göre bir noktaya konumlanmış olmasının sonrasında uzaklara bakarak konuşmaya-anlatmaya başlıyor.

XVSKJ5y.png


Seth Rollins: İnsanlar... Ah... (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Bitiş çizgisinin çok gürültülü olacağını hayal ederler... Oysa o çatıdan süzülürken, zamanın damarlarında nasıl durduğunu hissettim. Arabanın tavanıyla buluşmadan saniyeler önce, havada kalan o mutlak sessizlik... Varlığımın ağırlığının benden kopup gittiğini gördüm; bir yansımanın, gerçekliğin içinde yer kaplamaya çalışması gibi... Her şeye rağmen Yukarıdaki... Senaryonun bu kadar erken, bu kadar sıradan noktalanmasına izin vermedi. Tam o mutlak karanlığa, o geri dönüşü olmayan sessizliğe gömülecekken; bir el uzandı. O son boşlukta elimden tutan şey bir lütuf, bir ödül ya da bir merhamet değildi. O bir görevdi. Her şeye rağmen Prestige Grand Wrestling'in Seth Rollins'i oldum ve uçtum... Tanrı beni o çatıdan düşerken havada tuttu çünkü bu dünyadaki alacağım henüz tahsil edilmemişti. Faturalar birikmişti ve Prestige Grand Wrestling denen bu devasa bahçede, tek yabani otun Cody olduğunu sanmak benim en büyük, en naif yanılgımdı.

Seth burada susuyor, gözlerini yavaşça kapatıyor ve derin bir nefes alıyor. Ellerini, dizlerinin üzerinde birleştiriyor ve parmaklarını sanki görünmez bir piyano çalıyormuş gibi ritmik bir şekilde hareket ettiriyor. Birkaç saniye süren bu rahatsız edici sessizlikten sonra, gözlerini aniden açıyor ve direkt olarak konuşmaya devam ediyor.

WkJF3me.png


Seth Rollins: Bahçıvanın makası sadece bir dalı kesti, bir semptomu yok etti... Ama köklerdeki o iltihap? O hâlâ orada. Toprağın en karanlık katmanlarında gizleniyor, sahte bir ışıltıyla parlıyor ve bu bahçenin her hücresine sessizce zehir saçıyor. (Derin bir nefes veriyor) Otuz adamın beyhude hırsı ve mide bulandırıcı ter kokusu arasında elçinin gözleri sadece tek bir şeyi arıyordu. O devasa gürültünün tam merkezinde, sessizce çürüyen o kadim lekeyi... Ve sonunda, tam karşımda buldum onu- kaderin o en çıplak, en midesi bulandırıcı anında göz göze geldik. (Duruyor-duraklıyor ve sanki o anı tekrar yaşıyormuş gibi gözlerini kısarak konuşmaya devam ediyor) Günahların en iğrenciyle, insanlık tarihinin ilk kanıyla lekelenmiş bir adam... Kendi kanına, kendi kardeşine duyduğu o sinsi ve yıkıcı HASETLE kavrulmuş bir ruh. Bir Kabil mirası... Jeff Hardy. Cody bir illüzyondu, bir yol ayrımıydı. Ama Jeff? Jeff Hardy’nin içinde kurtarılacak bir kırıntı, bir umut ışığı bile kalmamış; o, saf kötülüğün bu dünyadaki ete kemiğe bürünmüş hali.

Arkasına yaslanıyor, yüzünde tiksintiyle karışık bir 'anlama' ifadesi beliriyor. Kendi kendine çok kısık sesle, neredeyse duyulmayacak bir tonda gülümsediğini fark edebiliyoruz. Bu gülüş neşeli değil; daha çok bir cerrahın, kesip atacağı uru gördüğü andaki o soğuk tatmini gibi. Bir süre sonra Seth'in devam ettiğini gözlemliyoruz.

qGKNL8c.png


Seth Rollins: Altınları, o dökme demirden başarıları kendine sığınacak bir mabet; ruhundaki o devasa, o karanlık boşluğu kapatacak birer kutsal emanet sanıyor. Jeff, zaferlerini tanrılaştırmış bir fani... Benim temsil ettiğim o ilahi Vizyon'un, o göklerden gelen Elçilik makamının tam tezatı olan bir hiçlik. (Parmakları titriyor) Fakat elçinin bu seferki lütfu, bir celladın soğukluğuyla gelmeyecek— adalet her zaman kanla yazılmaz, bazen bir bağı koparmak en büyük şifadır. (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Benim kurtaracağım adam bu sefer kurbanım olmayacak. Bu kez yıkmak için değil, arındırmak için buradayım. (Anlaşılır bir tonla fısıldayarak konuşuyor) Matt... O, bir parazitin ihtirasları uğruna sönmeye yüz tutmuş, her gün biraz daha karanlığa gömülen broken bir ruh. Jeff, ise kardeşinin kanını emen, onun ışığını kendi cılız karanlığını beslemek için kullanan bir kara delik. Onu senden kurtaracağım Jeff... Çünkü senin yüzüne sürdüğün boyanın altında sakladığın tek bir gerçek, her şeyi başlatan o ilk ve en midesi bulandırıcı günah var—

JEALOUSY

CYRgqAe.png


4hioqql.gif



78479cce2d54ca98d9c98ddea3a81718


Matt Cardona stage'de beliriyor. Belirdikten sonra olduğu yerde hırslı bir şekilde ısınıyor. Ardından gazlı bir şekilde hızlı adımlarla ringe doğru yürüyor. Sonrasında koşarak çelik merdivene sıçrıyor ve paralel iplerden ringe giriyor. Ardından Top Rope'a çıkıp taunt atıyor. Oradan inip rakibini beklemeye başlıyor.


hq720.jpg


El Grande Americano döne döne stagede beliriyor. Bir süre çevresine bakıyor. Sonrasında hızlı adımlarla özgüvenli bir şekilde ringe doğru yürüyor. Ardından çelik merdivenden çıkıyor ve seyirciye dönüp taunt atıyor. Sonrasında ringe girip ringin etrafında koşuşturup köşesine geçiyor. Her şey hazır hakem hiç beklemeden zili çalıyor.

Dual-Elimination Chamber Qualifying Match
El Grande Americano vs. Matt Cardona


el-grande-americano-wwe-GettyImages-2260290578-copy.jpg


Maç başladı. İkili bir süre ringin ortasında döndükten sonra Test Of Strength için birbirlerine yaklaşıyorlar ve bağlıyorlar. Bir süre sonra Americano üstünlük kuruyor ve koltuk altının arasından geçiyor. Hızla Cardona'yı Headlock'a alıyor. Cardona bundan kurtuluyor. İplere doğru fırlatıyor. Americano gelişine bir Shoulder Block'la yatırıyor. Hızla Tuş 1... seri Kickout. Americano hiç beklemeden Chinlock! Cardona bundan çok zorlanmadan kalkıyor ve Americano'nun karnına karnına yumruklar savuruyor. Kilidi çözdükten sonra hızla Headlock'a alıyor. Headlock Takedown'la yatırıyor. Bir süre sonra Americano bacaklarını Cardona'nın boynuna atıyor. Bacağıyla Cardona'yı kitliyor. Fakat Cardona bunu bir anda çeviriyor ve Electric Chair'a alıyor! Americano hızla kafasına kafasına vurarak bundan kurtuluyor! Ardından kafasından tutarak Cardona'yı ring dışına postalıyor!

057_SD_01162026JM_18558_0.jpg


Sonrasında seyircilere dönüyor ve taunt atıyor! Cardona bu sırada hızla ayağa kalkıyor ve ringe giriyor. Americano arkasına döndüğünde bir Gut Kick! Ardından tekrardan Headlocka alıyor! Americano iplere dayanıyor ve Cardona'yı iplerden atıyor! Cardona hızla iplerden sekiyor. Americano yere yatıyor. Cardona üstünden sıçrıyor ve tekrar iplerden sekmeden önce iplere tutunuyor. Ardından seri bir Clothesline sallıyor fakat Americano bundan eğiliyor ve bir Arm Drag'le Cardona'yı yatırıyor ve sonrasında seri bir Arm Lock bağlıyor. Bir süre sonra Cardona bundan ayaklanıyor. Üst üste yumruklar atıyor. Americano sersemledikten sonra kolundan tutup hızla Irish Whipe yolluyor. Fakat Americano bunu tersine çeviriyor. Gelişine bir Hip Toss fakat Cardona bunu tersine çeviriyor ve Americano'yu Hip Toss'la yere çakıyor! Ardından fazla bekletmeden seri bir Dropkick oturtuyor. Americano köşeye çekiliyor.

bHCOrfZlGIQyvJ-s.jpg


Cardona hızla üstüne çıkıyor ve Americano'nun kafasına kafasına seri yumruklar vurmaya başlıyor. Fakat Americano bir yerden sonra bunu Powerbomb'la tutuyor ve yere Powerbomb'la çakıyor! Fakat hayır! Vuramadan Cardona'dan seri bir Frankensteiner! Ardından hızla Arm Drag! Sonrasında Americano'nun kolunu Arm Lock'la kitliyor. Americano bir süre direndikten sonra hızla ayaklanıyor ve bundan kurtulup hızla kolunu çeviriyor. Fakat Cardona seri bir Gut Kick. Sonrasında Irish Whipe yolluyor ve gelişine bir Sleeper Hold! Americano pes mi edecek!? Americano direnmeye çalışıyor! Bir süre sonra bundan kurtuluyor ve hızla Back Suplex'e çevirip Cardona'yı yatırıyor! Sonrasında ringin etrafında dönerek seyirciye doğru taunt atıyor! Cardona sinirli bir şekilde elini yere vuruyor ve ayaklanıyor! Ani bir Clothesline'la Americano'yu yere seriyor! Americano sersemliyor. Cardona üst üste seri yumruklarla Americano'yu köşeye doğru götürüyor! Ardından seri yumruklara köşede devam ediyor. İyice sersemleyene kadar yumrukluyor. Americano köşede yere oturuyor. Cardona hiç beklemeden geri geri çekilip REBOOT! Ardından Tuş! 1... 2... KICKOUT! Cardona sinirleniyor ve köşeye geçiyor. Radio Silence için hazırlığa başlıyor! Seyirciden yeterli desteği gördükten sonra hızla koşuyor. RADIO SILENCE!

El-Grande-Americano.jpg


Fakat hayır! Americano bunu Sitout Powerbomb'la karşılıyor! Hızla Tuş denemesi 1... 2... KICKOUT! Americano hızla kalkıyor. Cardona'ya ani bir SUPERKICK! Sonrasında hızla Top Rope'a dönüyor. Hızla Top Rope'a çıkıyor ve DIVING SPLASH! Fakat hayır! Cardona bundan kaçıyor! Americano karnını tutarak kalkıyor. Cardona ani bir Big Boot! Americano sendeleyerek ring dışına düşüyor! Orada kalkıyor. Cardona hızla ring dışına çıkıyor ve kolundan tutarak Americano'yu çelik merdivene fırlatıyor! Ardından çelik merdivenin orada seri stomplar! Bir süre vurduktan sonra yavaşça kaldırıyor fakat Americano bir anda Cardona'yı bariyerlere doğru itiyor! Cardona çok sert çarpıyor! Americano hızla Cardona'yı ringe fırlatıyor. Ardından aprona çıkıyor ve oradan da Top Rope'a geçiyor. Hızla Double Axe Handle! Fakat Cardona bunu ani bir Dropkick'le karşılıyor! Cardona hızla Top Rope'a çıkıyor! Diving Elbow Drop'la atlıyor fakat Americano bundan kaçıyor ve seri bir Tuş deniyor! 1... 2...

tulsa-oklahoma-el-grande-americano-with-a-moonsault-to-aj-styles-and-cm-punk-during-monday.jpg


KICKOUT! Cardona atıyor. Americano yavaşça kaldırıyor fakat Cardona bir anda seri yumruklar vuruyor! Üst üste yumruklarla Americano'yu iyice sersemletiyor. Sonrasında iplere gidecekken Americano koluna asılıyor ve onu kendine çekip bir DDT ile yatırıyor! Tuş 1... 2... KICKOUT! Tepesine çıkıyor ve Cardona'ya üst üste yumruklar! Ardından ayağa kalkıyor ve hızla stomplarla devam ediyor. Sonrasında bırakıp Tuş deniyor! 1... 2... KICKOUT! Americano hızla Second Rope'a çıkıyor ve Senton'la Cardona'nın üstüne atlıyor! Fakat Cardona bunu dizleriyle engelliyor! Americano sırtını tutarak kalkıyor. Cardona bir Gut Kick ve üstüne Neckbreaker'la yatırıyor! Tuş 1... 2... KICKOUT! Cardona, Americano'yu yavaşça kaldırıyor ve köşeye doğru götürüyor. Top Rope'a çıkartıyor. Ardından Superplex'e alıyor fakat Americano bundan iterek kurtuluyor! MOONSAULT! Hızla Tuşa gidiyor! 1... 2...

HBI_9g7akAMS1Ce.jpg


KICKOUT! Americano sinirle Cardona'nın tepesine çıkıyor ve üst üste yumruklar atıyor! Defalarca yumrukluyor. Ardından hızla kaldırıyor fakat Cardona ani bir yumruk! Buna karşılık Americano'dan da bir yumruk! Cardona bir yumruk daha! Americano bir yumruk daha! Cardona bir Back Chop! Americano'dan da buna karşılık bir back chop! Cardona üst üste yumruklar atıyor. Fakat bir süre sonra bu yumrukların birinden eğilip bir German Suplex! Tuş 1... 2... KICKOUT! İkili hızla kalkıyor. Cardona hafif sendelese de aradan bir Gut Kick'i oturtuyor ve IMPALER DDT! TUŞ! 1... 2... KICKOUT! Americano bu Kickout sonrası ring dışına çekiliyor. Cardona yavaşça kalkıyor. Americano'nun kalkmasını bekleyip Hızla iplerden sekiyor ve Wrecking Ball Dropkick! Fakat o da ne!? Americano bunu havada yakalıyor ve Cardona'yı bacaklarından ring dışına çekiyor! BARİYERLERE DOĞRU CATAPULT! FAKAT HAYIR! Cardona bacaklarıyla Americano'yu ittiriyor! Americano sırtını sertçe bariyerlere tosluyor! Cardona hızla kalkıyor ve sağlam bir Russian Legsweep ile Americano'yu bariyerlere çakıyor! Ardından hızla rakibini ringe atıp peşine de kendisi ringe giriyor! Hızla koşuyor ve RADIO SILENCEEEEE!!! TUŞ! 1... 2...

SON ANDA KICKOUT! WTF! CARDONA ŞOKTA! AMERICANO ACIYLA YERDE KIVRANIYOR! CARDONA BUNA İNANAMIYOR! ARDINDAN HIZLA BİR RADIO SILENCE DAHA VURMAK İÇİN HAZIRLANIYOR! VE RADIO SILENCE! FAKAT HAYIR! AMERICANO BUNDAN EĞİLEREK KAÇIYOR VE O'CONNOR ROLL!! TUŞ! 1... 2...

CARDONA TERSİNE ÇEVİRİYOR! 1... 2...

AMERICANO TEKRAR TERSİNE ÇEVİRİYOR! 1... 2...

3!!!

Kazanan ve World Heavyweight Championship Elimination Chamber Match'e Katılacak Olan: El Grande Americano

Kaybeden ve PGW World Television Championship Elimination Chamber Match'e Katılacak Olan: Matt Cardona

El-Grande-Americano-WWE.jpg


El Grande Americano kazanıyor! Matt Cardona şokta! Seyirciler şokta! El Grande Americano Top Rope'a çıkıyor ve taunt atıyor. Sonrasında kameralar kapanıyor.

4hioqql.gif



f98lw15.gif


DERP!

oyOwg6v.png


DERP'ten sonra Bray'in ringin içerisinde olduğunu görüyoruz! PGW ŞAMPİYONU BURADA! Elindeki mikrofonu ağzına doğru tuttuktan sonra yerinden kalkıyor ve ayağa kalkmış bir şekilde seyircilere hitap etmeye, konuşmaya-anlatamaya başlıyor.

2sjCJbb.png


Bray Wyatt: Zamanın parmaklarımın arasından gidişini, süzülüşünü yalnızca seyrediyorum... Hissediyor musunuz— ben evet, onunla birlikte yaşamayı, onun çürütücü nefesini ensemde bir dost gibi karşılamayı çok iyi öğrendim. İnsanlar, bir dağın zirvesine ulaştıklarında bulutların ötesini göreceklerini, ilahi bir ışıkla yıkanacaklarını sanırlar. Oysa oraya vardıklarında karşılaştıkları tek şey, ciğerlerini yakıp kavuran o keskin, o haysiyetsiz ve boş soğuktur. Tam üç yüz gündür... Üç yüz kez güneşin doğuşunu ve her seferinde daha büyük bir hüsranla batışını izledim bu tepeden. Üç yüz gündür bu dağın ardını görmeye çalıştılar; beni, ailemi, arkamızdaki o uçsuz buçaksız gölgeyi keşfetmek istediler. Ama olmadı. Çünkü orası sadece keskin ve bir o kadar da soğuk! Onlar sıcak bir zaferin hayalini kurarken, ben onlara buzdan bir gerçeklik sundum!

zRRF8PV.png


Bray Wyatt: Üç yüz gün... Bir fani için bu sadece bir takvim yaprağıdır, bir rakamdır. Ama benim için, bu PGW Championship omuzlarımda ağırlaşırken geçen her saniye, ruhun bedenden ayrılıp yeniden şekillenmesidir. Bu kemer, bir altın parçası değil; bu, sizin tüm korkularınızın, tüm bastırılmış çığlıklarınızın ete kemiğe bürünmüş hali! Ben bu tahtta otururken sadece bir şampiyonluk yaşamadım; ben bir reign değil, bir din inşa ettim. Sizin kahraman dedikleriniz, o parlak ışıkların altında dans edenler, bu 300 günlük kışın karşısında birer birer donup kaldılar. Hatırlıyor musunuz- Ring of Honor'ın yüzü olan MJF'i, hırsıyla dünyayı yakabileceğini sanıyordu. Royal Rumble 2026 gecesi, gözlerindeki o ateşi söndürürken, ona aslında neyi fısıldadım biliyor musunuz? "Zirve, sadece düşmeyi bilenler içindir." O, bu PGW Championship için dövüştüğünü sanıyordu, oysa o sadece kendi kibrinin mezarını kazıyordu. İnsanlar bir şampiyonun düşmesini bekler, çünkü kendi hayatlarındaki düşüşleri ancak böyle meşrulaştırabilirler. Ama ben düşmem... Ben sadece daha derine inerim. Daha derine...

zrzLmVa.png


Bray Wyatt: Bu 300 günlük süreçte bana hile dediler, kural dışı dediler... Oysa doğanın kuralları yoktur, sadece sonuçları vardır. Bir aslan, avını boğazlarken ona etik kurallardan bahseder mi? Bir fırtına, evleri yıkarken adalet mi arar? Ben bu ringin ortasında duran o fırtınayım ve fırtına 300 gündür dinmedi. Aksine, her geçen gün daha da karanlık, daha da sağır edici bir hal alıyor! (Gülüyor) Şimdi bakıyorum da, bu soğuk havada yeni bir koku var... Uzaklardan gelen, denizin tuzuyla harmanlanmış, yabancı ama bir o kadar da davetkar bir koku. Birileri yine o dağın zirvesine tırmanmaya çalışıyor. Birileri yine o keskin soğukta ciğerlerini yakmak için can atıyor. Bilmiyorlar ki; ben o dağın kendisiyim. Ben o soğuğun ta kendisiyim! Ve bu title defewhat's happening?

Arenanın karanlığını bir yoğun ışık yansıması alıyor, bu Bray'in gözünü rahatsız ediyor. Işığın geldiği yöne- arenanın giriş bölümüne baktıktan sonra orada bir spot ışığının yuvarlak bir şekilde bir noktayı aydınlattığını görüyoruz. Bu spot ışığının aydınlattığı noktada da birisini görüyoruz- bir hayli tanıdık bir ismi!

coin drop


112r86r.jpg


Tema müziğinin çalmaya başlamasıyla birlikte arenanın ışıkları düzeltiliyor ve Kazucika Okada'nın varlığı daha da belirginleşiyor! Suratı gerilmiş bir şekilde duran Kazuchika, gergin bir ifade eşliğinde ringin yolunu tutuyor. Onun ringe ilerlediği sırada, ringin içerisindeki Bray'in onu kahkahalar ile izlediğini-takip ettiğini görüyoruz. Bir süre sonra ringe varan Kazuchika, ipi tutarak Apron'a çıkıyor ve iplerin arasından geçerek ringin içerisine giriyor. Ringe girer girmez hiçbir gösteri yapmıyor; sadece Bray'in karşısına geçiyor ve onun gözlerinin içerisine bakarak söylemek istediklerini tek tek söylüyor.

9smdq2l.jpg


Kazuchika Okada: Bu kadar laf kalabalığı yeter Bray! O ağzından dökülen felsefi safsataları kes çünkü artık bu arenada kimse seni dinlemek, o bayatlamış masallarına inanmak istemiyor! Kendini bir dağın zirvesinde, bir tanrı gibi hayal ediyorsun ama gerçek şu ki— insanlar senin o şikeli, hileli ve pamuk ipliğine bağlı reign'ini izlemekten yoruldu. 300 gün boyunca bu dağı sen inşa etmedin, sen sadece bu dağın gölgesine saklandın! Ama şunu hiçbir zaman aklından çıkarma ki, sen beni hiçbir şekilde yenemedin. Sen sadece Dark STG isimli yaratığı yendin. Sadece şanslısın.

Bray gözlerini kısarak Kazuchika'ya bakıyor, Kazuchika ise yüksek sesle devam ediyor.

dzp8oe3.jpg


Kazuchika Okada: Yarattığın o saçma, karanlık küçük oyunu ben kazandım. Senin zihin oyunların benim üzerimde sökmedi. Eğer o korkak Dark STG, bir eziklik örneği sergileyip beni kural dışı bir şekilde maçın dışına çekmeseydi, şu an burada sadece bir rakip olarak değil, 30-Man Royal Rumble Match kazananı olarak da duruyor olacaktım. Benim hakkım olanı, senin zehirlediğin o karanlık gölgen çaldı. Ama yolun sonuna geldik. O ince ip artık kopmak üzere. Maskelerin, fenerlerin ve o boş felsefen seni benden koruyamayacak. Finali ben yazacağım... No Way Out'ta seni bitireceğim ve omuzlarındaki o PGW Championship'i ait olduğu ışığa geri döndüreceğim!

Kazuchika kafasını sağa-sola sallıyor. Challenge'ın galibi olarak Bray'in ağzından çıkacak olan cümleleri bekliyor. Bray'in suratında önce bir gülümseme oluşuyor, sonrasında bu gülümsemeler kahkahaya dönüşüyor! Bray dalga geçiyor, Kazuchika da ne olduğunu anlamaya çalışırcasına ona bakıyor! Bir süre sonra ciddileşen Bray, Kazuchika'ya yanıt vermeye başlıyor. Kazuchika onu dinliyor, anlamaya çalışıyor.

r0wryoy.jpg


Bray Wyatt: Ah... zavallı evladım! Gözlerindeki o hırslı parıltıyı, ONUR denilen prangaya ne kadar sıkı sarıldığını görüyorum. Ne kadar trajik, ne kadar masum... Sen buraya bir adalet arayışıyla, bir sözün peşinden koşan yaralı bir kahraman gibi geldin. Ama anlamadığın bir şey var Kazuchika— bu dünya bir mahkeme salonu değil, burası vahşi bir orman! (Sırıtıyor) Ben ne yaptım biliyor musun? Ben sadece doğanın kaçınılmaz kanunlarını biraz hızlandırdım. Sen ve o diğeri... Sizin gibi fıtratları gereği birbirinin boğazına yapışması, birbirini parçalaması kaçınılmaz olan iki aç köpeğin kavgasını biraz daha hararetlendirmek istedim sadece. (Yuhalanıyor) O ateşe bir parça odun attım ve kenara çekilip sizin o hayvanca içgüdülerinizle birbirinizi yok etmenizi izledim! Bu bir oyun değildi, bu bir aynaydı ve sen o aynaya baktığında sadece kendi zayıflığını gördün! Bana bir 'sözden' bahsediyorsun. Bir ahit, bir sadakat, bir dürüstlük... Sizin o kadim topraklarınızda, o tozlu ve eski onur kitaplarınızda ne yazar bilmem ama burası benim krallığım! Burada kelimeler gerçeği anlatmak için değil, sadece zayıf ruhları uyutmak için söylenen ninnilerdir. O yüzden o hayal kırıklığını bir kenara bırak çünkü gerçek şu ki... (Kahkaha atarak konuşuyor) Siz çekik gözlülerin aksine, benim sözüm senet değildir!

FUCK YOU WYATT! FUCK YOU WYATT!
FUCK YOU WYATT! FUCK YOU WYATT!
FUCK YOU WYATT! FUCK YOU WYATT!

94onyna.jpg


BRAY BU SÖZLERİNİN SONRASINDA KAHKAHAYI BASARKEN, ARENA İÇERİSİNDEKİ BÜTÜN SEYİRCİLER ONA EN AĞIR KÜFÜRLERİ ETMEYE BAŞLIYOR! YUHALIYORLAR, KÜFÜR EDİYORLAR! ARENADA İNANILMAZ BİR YOĞUNLUK OLUŞUYOR, BRAY İNANILMAZ BİR NEFRET TOPLUYOR! KANDIRILDIĞINI ÖĞRENEN KAZUCHIKA İSE ÖFKELERİNE-SİNİRİNE VE İNTİKAM HİSSİNİ DAHA FAZLA BASTIRMIYOR VE BRAY'E HAML—

dig deep


xjStNWf.png


RING OF HONOR'IN ANA KEMER ŞAMPİYONU BURADA! ROH WORLD ŞAMPİYONU MJF STAGE'DE! Kemeri beline sarılı, elinde mikrofonu var ve ağzındaki sakızı çiğneyerek hızlı adımlarla ringe doğru ilerliyor. Kısa süre içerisinde ringe varan MJF, çelik basamakları kullanarak Aporn'a çıktıktan sonra iplerin arasından geçerek ringe girişini sağlıyor. Beline sarılı kemeri çözüp, onu omzuna attıktan sonra elindeki mikrofonu ağzına doğru tutuyor ve karşısına aldığı Bray'le Kazuchika'ya bakarak konuşmaya başlıyor.

O8w2Z4H.png


MJF: Bakın şu manzaraya... Bir yanda karanlık masallar anlatıp kendini tanrı sanan bir kaçık, diğer yanda ise onur ve hak kelimelerini ağzından düşürmeyen bir samuray artığı! Kesin şu saçmalığı! Çünkü hepiniz biliyorsunuz ki, bu binanın içindeki tek gerçek güç şu an tam önünüzde duruyor. (Bray'e dönerek konuşuyor) Sakın lafımın üstüne laf etmeye kalkma çünkü bu Prestige Grand Wrestling ringinde seni gerçekten sarsabilen, senin o sarsılmaz sandığın dünyanı başına yıkan tek bir adam oldu: O da benim! (Cheer'lanıyor) Hafızanızı tazeleyeyim mi? PAYBACK #96 - St. Valentine's Day gecesini hatırlayın. Herkes "Bray Wyatt yenilmez." derken, kimse onun en son ne zaman sırtının yere geldiğini bile hatırlamazken; ben seni o ringin ortasına gömdüm! Seni ben tuşladım Bray! Senin o mistik perdeni yırtıp altındaki korkak adamı tüm dünyaya gösteren bendim!

Seyirciler ona inanılmaz bir destek verirken, MJF konuşmaya devam ediyor.

dHjhaAy.png


MJF: Ve gelelim Royal Rumble 2026'ya... O gece o PGW Championship kemeri benim belimde olmalıydı. Ama sen ne yaptın? Her zamanki gibi ucuz numaralarına, o hileli ve korkakça oyunlarına sığındın. Beni hakkınla değil, hileyle alt edebildin. Ben bu şansı edinmeme rağmen senin kadar adi bir şekilde bunu yapmadım. Eğer senin bu Challenge davetin bir yalandan, bir göz boyamadan ibaretse— o zaman burada boş boş konuşmayı kesin. Çünkü o Title Shot'ı gerçekten hak eden, o kemeri senin omuzlarından söküp alacak tek adam Maxwell Jacob Friedman'dır!

Bray sinirli bir şekilde lafa giriyor.

3dhr2fe.jpg


Bray Wyatt: Kendi açlığınızla beslenin... Avucunuzun içine düşen o ter damlalarını yalayın ve onun metalik tadında bir zafer arayın! Çünkü elinizde kalacak tek şey, ulaşılamamış hayallerin o acı tadı olacak! (Seyirciler boo'luyorlar) Bakın etrafınıza... Bu ringe, bu ışıklara, bu insanlara... Ben sadece bir isim değilim. Ben bu şirketin, Prestige Grand Wrestling tarihinin gelmiş geçmiş en büyük, en kadim şampiyonuyum! (Yuhalanıyor) Ben 300 gündür sadece bir kemer taşımıyorum; ben bu dünyanın tüm günahlarını, sizin tüm hayal kırıklıklarınızı ve bu endüstrinin tüm ağırlığını omuzlarımda taşıyorum! Atlas gibi, gökyüzünü sırtımda tutuyorum ki sizin o küçük dünyanız tepenize yıkılmasın. Ama Atlas bile yorulur... Ah... Atlas bile bazen dizlerinin üzerine çökmek ister. İşte No Way Out... O gece benim için bir savaş olmayacak. O gece benim için bir defence olmayacak. O gece, dünyayı sırtında taşımanın o muazzam, o ruhu tüketen yorgunluğunu giderme vaktim olacak. O gece orada sadece... Yatacağım. Ama bu bir yenilgi değil— bu, fırtınanın ortasındaki o mutlak sessizlik olacak. Ben dinlenirken, siz benim yarattığım o cehennemin içinde birbirinizi yiyerek yok olacaksınız!

SEYİRCİLER ONA ARTIK HANGİ KÜFÜRÜ ETMELİLER- BİLMİYORLAR! HERKES BİR BÜTÜN OLARAK ONA OLAN NEFRETİNİ ÇEŞİTLİ KÜFÜRLER EDEREK DIŞA VURUYORLAR, BRAY İSE BUNLARDAN ZEVK ALIYORMUŞÇASINA KAHKAHA ATIYOR VE HATTA PGW CHAMPIONSHIP KEMERİNİ HAVAYA KALDIRARAK EĞLENİYOR! MJF İLE KAZUCHIKA ÖFKELİ BİR ŞEKİLDE BUNU GERÇEKLEŞTİREN BRAY'İ SEYREDERLERKEN, PRESTIGE GRAND WRESTLING'İN SUNDUĞU PAYBACK #97 ŞOVUNUN SONUNA GELİNİYOR—

HOLD ON A SECOND


Stage'de beliren birisi var, BU "CHIEF" MORGAN! MATT MORGAN BURADA! ELİNDE MİKROFONU OLAN TAKIM ELBİSELİ BU UZUN-ŞIK ADAM, KONUŞMAYA BAŞLIYOR!

HRk9zzq.png


Matt Morgan: Wyatt! Senin boş bir sözle insanları umutlandırmandan hiç memnun değilim. Buraya çıkıp saatlerce konuşabilirsin ama gerçeklerden kaçamazsın. Sen, Kazuchika ile D-STG'ye bir söz verdin fakat bu sözü yerine getirmiyorsun. Görüyorum ki, MJF'e yaptığın gibi hileyle maç kazanmak senin için bir alışkanlık olmuş. Ama artık senin için böyle bir kaçış olamaz! (Cheer'lanıyor) Burada bir mağduriyet var ve ben bu mağduriyeti görüyorum- şimdi her ikinize de söyleyeceklerimi iyi dinleyin— ikinizi doğrudan maça sokamam, bu çok basit ve iddiasız olur. Ancak birinizi sonuca götürecek bir şey yapabilirim. (Seyirciler alkışlıyorlar) Haftaya ikiniz bu ringde karşı karşıyasınız ve bu maçı kazanan, No Way Out'ta resmi olarak #1 Contender olacak! Bu kadar da değil— Bray, eğer senin bu maça en ufak bir müdahalen olursa, bu maç No Way Out'ta otomatik olarak bir Triple Threat maçına dönüşür! Söyleyeceklerim bu kadar!

RİNG İÇERİSİNDEKİ HERKES ŞOKE OLUYOR! KAZUCHIKA İLE MJF'İN BİRBİRLERİNE VE BRAY'E ÖFKELİ BİR ŞEKİLDE BAKTIKLARINI GÖRÜYORUZ, BRAY İSE YAPILAN BU DUYURUDAN ÖTÜRÜ BİR HAYLİ BOZULMUŞ GÖRÜNÜYOR. ŞOV, İNANILMAZ BİR MATT MORGAN DOMİNASYONUYLA SON BULUYOR VE EVET, BU SEFER GERÇEKTEN DE PRESTIGE GRAND WRESTLING'İN HAFTALIK SERİSİ OLAN PAYBACK ŞOVUNUN 97. BÖLÜMÜNÜN SONUNA GELİNİYOR!

𝐏𝐆𝐖 𝐏𝐀𝐘𝐁𝐀𝐂𝐊 #𝟗𝟕
Prestige Grand Wrestling LLC ™ 2026

All Rights Reserved
 
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi