Dom ve Zayn, hesaplar ödenirken yaşanan ufak çaplı kavganın ne olduğuna bakmaya kafalarını çeviriyorlar.
"İki gözükmedik diye ederimiz mi düştü baba çay çay değil zift amk"
Zayn'in duygu durum değişikliği olmasa da Dom bıyık altından sırıtıyor, ağzıyla eforsuz ama güçlü bir ıslık çalıp masaya davet ediyor.
Jack Perry: Yok daha neler, Balıkçı Zeki'nin (Dom'u kaşlarıyla işaret ederek) ikimize özel olduğunu sanıyordum, iyice man cave yapmışsınız. Gerçi Cope'a haksızlık mı yaptım?
Dirty Dom: Letterboxd hesaplarımıza bakıyorduk.
Perry telefonu eline alıp arama çubuğuna "le" yazıyor, en üstte çıkan letterboxd.com/dirtyoç bağlantısına tıklıyor ve listeyi açıyor.
Jack Perry: Trainspotting dışında 5 yıldız yok ama 2. 5 yıldızın hangi filme çıkacağını biliyorum. Başrolleri de bu masada.
Zayn de Dom da pek oralı olmuyor ama Perry ahmak ahmak sırıtmaya devam ediyor.
Jack Perry: Ne fark etti ki Dom? Yenilmeye zaten alışıksın. O yüzden, darılmadım, inan bana. Kaybetmeye alışmış iki adam (Zayn'i de kast ederek) gayet tabi anlaşabilir. Huylu huyundan vazgeçmez. Gerçekten, anlıyorum.
Perry Dom'u ateşlemeye çalışsa da Zayn de Dom da bayat çaylarını yudumlarlarken olabildiğine tepkisizler. Perry bir süre masanın sessizliği bozulsun diye beklese de sonunda derin bir nefes alıp veriyor.
Jack Perry: Eee amk? Ne yapıyoruz şimdi? Yapamadığımız, gerçekleştiremediğimiz potansiyel, küçükken "herkesten farklı" olan, annesinin küçük prensleri, size stand up çekeyim diye mi çağırdınız? (Dom'a sırtını dönüp Zayn'e doğru dizlerine dirseğini koyarak bakıyor) Aynı şeyleri tekrarlamaktan sıkıldım. Turşu oldunuz amk. Demek herkesin istediği o kahraman olmayacaksın, öyle mi? Kim senden bir kahraman olmanı istedi ki? Ailen Suriye'den Kanada'ya göçmeseydi kaderin Beylikdüzü'nde sigortasız bir alt kat mobilyacıda usta olmaktı, Quebec'te yediğin soğuğa mı vurmamız lazım bu üşütüklüğü? İnsan ne yaşadığını bilir. O yüzden yapıp yapamayacaklarını da kestirebilir. Ve senin gibi 40'ına kadar gerçekleşmeyecek hayallere tutunup Amerika'yı yeniden keşfetmiş gibi triplenen tipleri görünce tahammülüm azalıyor. (Dom'u işaret ediyor) Şu adama bak. Şu bıyık ve mulletten ne olur? Çok şey olur ama ne olmayacağını söyleyeyim: kendini aylarca izole edip aile adlettiği adamların lafıyla iş yapmaz.
Perry Dom'a gereksiz dokundursa da Dom devrik bakışlar atarak çayını yudumlamaya devam ediyor. Perry ona bir süre başını çevirip tepki beklese de geri Zayn'e dönüyor.
Jack Perry: Bizim zamanımız var. Bizim hata yapma şansımız var. Sürpriz orospu çocuğu, gelecek biziz. Dom'a bunları rahatça diyorum çünkü geçmişini kendine pranga yapıp ilerlemekten çekinmiyor. Hatalarıyla dalga geçiyor. Yufka yürekli olmanın, destekleyici sözler söylemenin bizi ilerletmediğini biliyoruz. Her an enseme çantayı vuracakmış gibi hissetmeme rağmen sırtımı dönüyorum çünkü sen ve senin gibilerden farkım da bu: sen kendini dalgalara bırakırsın, bense o dalganın kendisi olurum. Bana 1 vurana hep 10'uyla dönmedim mi? Aksini söyle. İddaa et. Çarpıt. İnkar et. Beyan beyan am. Ağzım bozuk çünkü canım öyle istedi. Aylardır senin yaş grubundaki herkesi kucağıma aldım çünkü CANIM ÖYLE İSTEDİ. Bay kahraman, senden kahraman olmanı istememiş olabilirler ama bunun bir önemi yok. Özne sen değilsin. Hiç olmadın. Madem kendini denizin dalgalarına bıraktın, kariyerinin sonuna yakışır şekilde Bad Blood için dev bir manşet vereceğim sana. Ve insanlar şöyle diyecek: JACK PERRY ÖYLE İSTEDİ. Anladıysan, bana müsad-
@anti-hero