PGW: SummerSlam 2025
23 Ağustos, Cumartesi - 22.00
Suncorp Stadium
Brisbane, Queensland
THEN...
NOW...
FOREVER...
TOGETHER!
LIVE FROM BRISBANE— AUSTRALIA!
PYROLAR... PYROLAR HARİKA BİR GÖSTERİ EŞLİĞİNDE, GÖKYÜZÜ İLE BULUŞUYOR VE ADETA ONU YIRTARAK PATLAMAYA BAŞLIYOR! BRISBANE'DE HERKES, BURADA BİR ŞEYLER OLDUĞUNU ANLIYOR ÇÜNKÜ ARENADAKİ GÜRÜLTÜ YERİ-GÖĞÜ İNLETECEK CİNSTEN! PYROLARIN PATLADIĞI SIRADA, ŞOVUN TEMA MÜZİĞİ OLAN ŞARKIYI DA İŞİTİR OLUYORUZ! PYROLARLA BİRLİKTE, SOUTH ARCADE'DEN 2005 ŞARKISI ÇALMAYA BAŞLIYOR!
Yarımkürenin gururu olan Avustralya'da, yazın en büyük etkinliği an itibarıyla başladı! Güneş yavaş yavaş batarken, gökyüzü kızıl ve turuncu renge boyanıyor— ama bu gece burada parlayan asıl ışık, ringin ta kendisi olacak! Brisbane'in kalbinde, dev stadyumda bir araya gelinilmiş durumda. Tribünlerden yükselen tezahüratlar, Pasifik okyanusunun dalgaları gibi kabarıyor, tüm Avustralya topraklarında yankılanıyor! Boomerangların gökyüzünü keskin bir şekilde süslediği gibi, bu gece de modern gladyatörlerin çarpışmaları tarihe kazınacak! Aborjin kültürünün köklü mirasından, kıtanın asi ruhundan ve halkının sarsılmaz enerjisinden güç alan bu gece… Sadece bir güreş şovu değil— bir kıtanın onurunun, bir milletin tutkusu ve bütün dünyanın gözlerinin birleştiği küresel bir fenomen! Mariachi yerine bu kez didgeridoo ezgileri yükseliyor, koalaların ve kanguruların diyarında ringin ortasında dünya yıldızları karşı karşıya geliyor! Her adımda, her darbede, Avustralya topraklarının sertliği hissediliyor! O zaman, bu unutulmaz gece başlasın!
SUMMERSLAM 2025 - BRISBANE, AUSTRALIA
John Bradshaw Layfield: Burada olmak çok özel hissettiriyor Michael.
Michael Cole: Çok haklısın!
Arka alandan gelen kişi Tony D'Angelo'dan başkası değil! Şovu, Tony açacak! Takım elbisesini giymiş, kafasında da şapkası takılı bir şekilde gelmiş. Hazırlıklı bir şekilde burada. Stage'de uzun bir müddet durduktan sonra, kahkahasını atarak elindeki kağıdı, ne olduğunu belirleyemediğimiz bir kağıt bu, kaldırıyor! Seyirciler onu yuhalayarak karşılıyorlar, memnun değiller. Tony ise kendisine yöneltilen reaksiyonlarla çatışmadan, onları umursamadan ringin yolunu tutuyor. Ağır adımlarla ringe varan Tony, direkt olarak çelik basamaklara doğru gidiyor ve basamaklardan teker teker çıktıktan sonra kendisini Apron'da buluyor. Apron üzerinde biraz ilerledikten sonra iplerin arasından geçerek ringe giriyor. Ringin sırayla dört bir tarafına da dönerek, kahkahasını atıyor. Bu sırada iplerin arasından kendisine uzatılan mikrofonu fark ediyor. Mikrofonu aldıktan sonra ringin ortasına geçiyor. Mikrofonu ağız seviyesine doğru kaldırdıktan sonra konuşmasına başlıyor.
Tony D'Angelo: Burası, burada, bir ilk. (Direkt olarak yuhalanmaya başlıyor, uğultuya rağmen konuşuyor Tony) Başlamanıza gerek yok, içinizde kelebeklerin uçuştuğunu çok net bir şekilde biliyorum. Bu gece, bu arenada, Suncorp Stadium'da, sizin küçücük, güneşten kavrulmuş olan kıtanız... Nihayet gerçek bir mucizeye kavuşuyor! Şunun farkındayım ki, şu anda burada bulunma ayrıcalığına sahip olduğunuz için içten içe minnettarsınız. Çünkü tam olarak karşınızda duran adam, bu planetin en güçlü, en nüfuzlu otoritesini temsil ediyor! O otoritenin adı, o markanın adı, o damganın adı PAYBACK Grand Wrestling! (Yuhalanmasının şiddeti iyice yükseliyor) Biz, bu endüstriyi yöneten elleriz. Biz, kimlerin yükseleceğine, kimlerin yok olacağına karar veren masayız ve bu gece, sizin bu kum fırtınası tadındaki memleketinize, (Bastırarak söylüyor) bizim yarattığımız en büyük şovu getirdik: SummerSlam 2025! (Yuhalanıyor) Hadi, hadi, bağırın! Nefretinizi yüzümde hissetmek, bana keyif veriyor; ne kadar doğru adımlar attığımı anlamamı sağlıyor. (Seyircilerden bir tanesini işaret parmağıyla gösteriyor) Sen! Evet, sen! Bana bakmayı kes çünkü gözlerindeki korkuyu buradan görebiliyorum. Hepiniz aynı gerçeği kabullenmek zorundasınız: Biz buraların en büyük güçleriyiz ve sizin sevdiğiniz kahramanlarınız… Bizim önümüzde bir hiçtir!
Kısa bir süre sessiz kalan Tony, farklı bir moda giriyor sessiz kaldığı sırada. Farklı bir konu ile devam ediyor, konuşmasına.
Tony D'Angelo: Biliyor musunuz, insanlar genellikle zamanı ileriye doğru akan bir nehir sanırlar. Oysa ben geçen hafta öğrendim ki... Zaman bazen geriye doğru da akış eğilimi gösterebilir. Çünkü geçen hafta, PAYBACK'te, yüzüme atılan o yumruk, bana çocukluğumdan kalma değerlere geri götürdü. Sokaklarda büyüdüm ben, arkadan bıçaklanmayı, köşede pusuya düşürülmeyi, yüzüne bakmaya cesareti olmayan adamların gölgesini görmeyi çok iyi bilirim. O gece yaşadığım şey, bana bir gerçeği yeniden fısıldadı: Bu işte onur, sadakat ya vardır ya yoktur. Ortası yoktur. (Seyircileri süzdükten sonra devam ediyor) Evet Wes, senin adın ortada. Oradaydın, bunu yaptın. Şunu unutma, ben aptal değilim. Ben bu oyunu senden önce çokça kez oynamıştım. Yumruğunun temposunun altında, bir kişinin değil; birkaç kişinin izi yatıyordu. Sen sadece bir piyon, sadece bir figürsün. Ama satrançta piyonlar geriye yürüyemez, değil mi? Piyonlar hep ileri sürülür ve sonunda ya harcanır… Ya da vezir yapılır. Senin kaderin belli Wes. Ama ben? Ben bu tahtanın şahıyım. PAYBACK tahtasının. PAYBACK GRAND WRESTLING TAHTASININ!
İyice yükseliyor Tony, gerginleşiyor! Korkunç bir yuhalama söz konusu! Kulakları çınlatacak bir ses şiddeti bu! Boo'luyorlar, hakaretler ediyorlar! O ise kollarını açarak gülüyor, eğleniyor. Bu iş uzun bir süre sürüyor, Tony de anca kaldığı yerden devam edebiliyor konuşmasına.
Tony D'Angelo: Sanırım asıl olarak gelmek istediğim noktaya, çok etrafında dolanmadan ilerleyeceğim. İşin özüne... Alberto... Burada kontratlarla, kağıtlarla, mühürlerle hayatımı şekillendirdiğimi mi düşünüyorsun? Bilmediğin bir şeyi sana hatırlatmak isterim ki, kağıt kolay yanar. Bir çakmakla birlikte kül olur. Bugün buradasın, biliyorum, Avustralya'ya kadar geldin. O yüzden sana direkt olarak sesleniyorum. Eğer yaptıklarını bana itiraf edecek kadar ciddi bir davan varsa, çık karşıma. Haykır, konuş. Fallen Starboy'una yaptırdığını, kendin yapabilecek kadar güçlüysen, bunu gel ve yap. Çık buraya. Kontratını (Elindeki kontratı havaya kaldırıyor) yırtıp yakmamdan önce, son bir defa gözümün içine bak. Seni bekliyorum. Al-ber-to... Kendini zorla, adam ol ve buraya gel.
Seyircilerin şaşırma sesleri üst üste biniyor, hemen sonrasında da boo'ya dönüyor! Yuhalanıyor, tepkiler ile bir kez daha karşılaşıyor Tony!
UZUN BİR ARADAN SONRA TEKRARDAN GİRİŞİNİ GERÇEKLEŞTİRİYOR ALBERTO DEL RIO! ALBERTO DEL RIO BURADA! ŞARKISININ DUYULMASI VE ONUN ARKA ALANDAN, STAGE'YE GELMESİ İLE BİR DESTEK YIĞINI OLUŞUYOR ADETA! HERKES DELİYE DÖNÜYOR, ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA KALIYOR! KORKUNÇ BİR ŞİDDET İLE ALBERTO'YU KARŞILIYOR, DESTEKLİYOR, BRISBANE'DEKİ SEYİRCİ TOPLULUĞU! ALBERTO, STAGE'İN İKİ TARAFINA DA GİDEREK SEYİRCİLERİ SELAMLIYOR! SONRASINDA ELİNDEKİ MİKROFONLA BİRLİKTE RİNGE DOĞRU İLERLİYOR. KISA SÜRE İÇERİSİNDE RİNGE VARAN ALBERTO, ÇELİK BASAMAKLARI KULLANARAK APRON'A ÇIKTIKTAN SONRA DİREKT OLARAK İPLERİN ARASINDAN GEÇİYOR VE RİNGE GİRİYOR. TAM OLARAK TONY'NİN KARŞISINA GEÇİYOR VE KONUŞUYOR.
Alberto Del Rio: Dios mío... Ne kadar zaman geçtiğini bile unuttum! Bu atmosfer, bu ses... Prestige Grand Wrestling'de olmaya bayılıyorum! (Alberto sırıtırken, seyirciler onun adını tezahürat ediyorlar) İşte bunun için geri döndüm! Ama ironik olan nedir, biliyor musunuz? Beni buraya çeken şey, nefret oldu. Evet Tony, doğru duydun. Beni Amerika Birleşik Devletleri'nden, Avustralya'ya kadar getiren; arka alandan, buraya getiren nefret oldu. Senin adına içimde biriken bu öfke, beni bu noktanın üzerine getirdi! (Cheer alıyor) Bana karşı sayısız kez oyun oynadın, kontratlarla, kirli taktiklerle, kurnazlıkla yol almaya çalıştın. Ben senden nefret ediyorum Tony. Ama… (Duraksıyor, yüz ifadesi değişiyor) İtiraf etmeliyim ki bu sefer yanılıyorsun. Evet… Geçen hafta yaşanan saldırıya zevkten dört köşe olarak izledim lakin bu saldırının arkasında ben yoktum. Wes'i oraya gönderen, katiyen ben değildim! Daha fazlasını anlatmamı ister misin, huh?
Kafasını sallıyor Tony, Alberto devam ediyor.
Alberto Del Rio: O gece, benimle konuştu. Wes, planını bana anlattı, benimle konuştu. İnanır mısın, ona yalvardım! Bunu yapmamasını söyledim. Bunun hata olacağını söyledim. Bu şekilde olmayacağını söyledim, onu ikna etmeye çalıştım. Ama Wes... Wes bana sırtını döndü, söylediklerimin hiçbirini kabul etmedi. Söylediği, bunun onun planı olduğu, bunun onun yolu olduğunu ve hiçbir şeyin, benim bile, bunu değiştiremez olduğuydu. Yani Tony... Benim sana karşı sonsuz ve her geçen saniye büyüyen bir nefretim olabilir ama geçen hafta yaşananların sorumlusu asla ben değilim. Ben, Wes'i durdurmayı denedim fakat o kendi yolunu seçti.
Alberto'nun geri adım atmadığını gören Tony, konuşmayı devralıyor; kendisi konuşmaya başlıyor, anlatıyor.
Tony D'Angelo: Ahh Alberto... Sen hep doğruları anlatmaya çalışırsın, değil mi? Ama doğruların da bir mizacı vardır. Bazen sana gerçeği gösterir, bazen ise sadece istediğini hissettirir. İstersen ben de sana… Küçük bir hatırlatma göstereyim. Bunu bilmeye hakkın var.
Dev ekrana, titantron'a bir görüntü giriyor... Bir hastaneyi dışarıdan görüyor, sonrasında görüntü hastane koridorlarına ve en sonunda bir odanın içerisine geçiyor. Hasta yatağında, her tarafı alçı içerisinde olan birisi ile karşılaşıyoruz. Kameralar farklı perspektiflerden görüntüledikçe, bu kişinin aslında Wes olduğunu rahatlıkla seçebilir hâle geliyoruz! Wes, hastanede, yatağında, acı içerisinde, alçılar içerisinde, öylece uzanıyor! Bu inanılır gibi değil! Bu akıl alır bir şey değil! Yan tarafa çevrildiğinde, refakatçi olarak oturan, The Family'nin avukatı olan, Luca Crusifino'yu görüyoruz! Luca, Wes'i çekmeye devam etme girişimindeki kamerayı, kendisine doğru zorla tutuyor ve konuşuyor, lense bakarak.
Luca Crusifino: Bunu sizlere nasıl açıklayacağımı inanın, bilmiyorum. Şirketimizin değeri, genç dostumuz, Wes... İşte böyle, yatakta... Siz de merak ediyorsunuzdur, anlatmak isterim. Çok basit. Geçtiğimiz şov, saldırı yaptıktan sonra apar topar bir şekilde Wes'in arenamızdan ayrıldığı sırada, erm... Ayağı kaydı ve merdivenlerden şiddetli bir şekilde yuvarlanarak düştü! Çok dramatik ve acı verici görüntüler, hassasiyet açısından kamuoyuna sunulmayacaktır lakin Starboy'umuzun her zaman yanında durulacaktır. Kendisine iyileşme sürecinde bol şans ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Luca gülerek kamerayı ittiriyor, görüntüler burada son buluyor. Yuhalama devam ediyor, şiddetli bir şekilde yuhalanmaya, tepkinin odağı olmaya devam ediyorlar. Tony konuşuyor.
NOW...
FOREVER...
TOGETHER!
LIVE FROM BRISBANE— AUSTRALIA!
PYROLAR... PYROLAR HARİKA BİR GÖSTERİ EŞLİĞİNDE, GÖKYÜZÜ İLE BULUŞUYOR VE ADETA ONU YIRTARAK PATLAMAYA BAŞLIYOR! BRISBANE'DE HERKES, BURADA BİR ŞEYLER OLDUĞUNU ANLIYOR ÇÜNKÜ ARENADAKİ GÜRÜLTÜ YERİ-GÖĞÜ İNLETECEK CİNSTEN! PYROLARIN PATLADIĞI SIRADA, ŞOVUN TEMA MÜZİĞİ OLAN ŞARKIYI DA İŞİTİR OLUYORUZ! PYROLARLA BİRLİKTE, SOUTH ARCADE'DEN 2005 ŞARKISI ÇALMAYA BAŞLIYOR!
Yarımkürenin gururu olan Avustralya'da, yazın en büyük etkinliği an itibarıyla başladı! Güneş yavaş yavaş batarken, gökyüzü kızıl ve turuncu renge boyanıyor— ama bu gece burada parlayan asıl ışık, ringin ta kendisi olacak! Brisbane'in kalbinde, dev stadyumda bir araya gelinilmiş durumda. Tribünlerden yükselen tezahüratlar, Pasifik okyanusunun dalgaları gibi kabarıyor, tüm Avustralya topraklarında yankılanıyor! Boomerangların gökyüzünü keskin bir şekilde süslediği gibi, bu gece de modern gladyatörlerin çarpışmaları tarihe kazınacak! Aborjin kültürünün köklü mirasından, kıtanın asi ruhundan ve halkının sarsılmaz enerjisinden güç alan bu gece… Sadece bir güreş şovu değil— bir kıtanın onurunun, bir milletin tutkusu ve bütün dünyanın gözlerinin birleştiği küresel bir fenomen! Mariachi yerine bu kez didgeridoo ezgileri yükseliyor, koalaların ve kanguruların diyarında ringin ortasında dünya yıldızları karşı karşıya geliyor! Her adımda, her darbede, Avustralya topraklarının sertliği hissediliyor! O zaman, bu unutulmaz gece başlasın!
SUMMERSLAM 2025 - BRISBANE, AUSTRALIA
John Bradshaw Layfield: Burada olmak çok özel hissettiriyor Michael.
Michael Cole: Çok haklısın!
Arka alandan gelen kişi Tony D'Angelo'dan başkası değil! Şovu, Tony açacak! Takım elbisesini giymiş, kafasında da şapkası takılı bir şekilde gelmiş. Hazırlıklı bir şekilde burada. Stage'de uzun bir müddet durduktan sonra, kahkahasını atarak elindeki kağıdı, ne olduğunu belirleyemediğimiz bir kağıt bu, kaldırıyor! Seyirciler onu yuhalayarak karşılıyorlar, memnun değiller. Tony ise kendisine yöneltilen reaksiyonlarla çatışmadan, onları umursamadan ringin yolunu tutuyor. Ağır adımlarla ringe varan Tony, direkt olarak çelik basamaklara doğru gidiyor ve basamaklardan teker teker çıktıktan sonra kendisini Apron'da buluyor. Apron üzerinde biraz ilerledikten sonra iplerin arasından geçerek ringe giriyor. Ringin sırayla dört bir tarafına da dönerek, kahkahasını atıyor. Bu sırada iplerin arasından kendisine uzatılan mikrofonu fark ediyor. Mikrofonu aldıktan sonra ringin ortasına geçiyor. Mikrofonu ağız seviyesine doğru kaldırdıktan sonra konuşmasına başlıyor.
Tony D'Angelo: Burası, burada, bir ilk. (Direkt olarak yuhalanmaya başlıyor, uğultuya rağmen konuşuyor Tony) Başlamanıza gerek yok, içinizde kelebeklerin uçuştuğunu çok net bir şekilde biliyorum. Bu gece, bu arenada, Suncorp Stadium'da, sizin küçücük, güneşten kavrulmuş olan kıtanız... Nihayet gerçek bir mucizeye kavuşuyor! Şunun farkındayım ki, şu anda burada bulunma ayrıcalığına sahip olduğunuz için içten içe minnettarsınız. Çünkü tam olarak karşınızda duran adam, bu planetin en güçlü, en nüfuzlu otoritesini temsil ediyor! O otoritenin adı, o markanın adı, o damganın adı PAYBACK Grand Wrestling! (Yuhalanmasının şiddeti iyice yükseliyor) Biz, bu endüstriyi yöneten elleriz. Biz, kimlerin yükseleceğine, kimlerin yok olacağına karar veren masayız ve bu gece, sizin bu kum fırtınası tadındaki memleketinize, (Bastırarak söylüyor) bizim yarattığımız en büyük şovu getirdik: SummerSlam 2025! (Yuhalanıyor) Hadi, hadi, bağırın! Nefretinizi yüzümde hissetmek, bana keyif veriyor; ne kadar doğru adımlar attığımı anlamamı sağlıyor. (Seyircilerden bir tanesini işaret parmağıyla gösteriyor) Sen! Evet, sen! Bana bakmayı kes çünkü gözlerindeki korkuyu buradan görebiliyorum. Hepiniz aynı gerçeği kabullenmek zorundasınız: Biz buraların en büyük güçleriyiz ve sizin sevdiğiniz kahramanlarınız… Bizim önümüzde bir hiçtir!
Kısa bir süre sessiz kalan Tony, farklı bir moda giriyor sessiz kaldığı sırada. Farklı bir konu ile devam ediyor, konuşmasına.
Tony D'Angelo: Biliyor musunuz, insanlar genellikle zamanı ileriye doğru akan bir nehir sanırlar. Oysa ben geçen hafta öğrendim ki... Zaman bazen geriye doğru da akış eğilimi gösterebilir. Çünkü geçen hafta, PAYBACK'te, yüzüme atılan o yumruk, bana çocukluğumdan kalma değerlere geri götürdü. Sokaklarda büyüdüm ben, arkadan bıçaklanmayı, köşede pusuya düşürülmeyi, yüzüne bakmaya cesareti olmayan adamların gölgesini görmeyi çok iyi bilirim. O gece yaşadığım şey, bana bir gerçeği yeniden fısıldadı: Bu işte onur, sadakat ya vardır ya yoktur. Ortası yoktur. (Seyircileri süzdükten sonra devam ediyor) Evet Wes, senin adın ortada. Oradaydın, bunu yaptın. Şunu unutma, ben aptal değilim. Ben bu oyunu senden önce çokça kez oynamıştım. Yumruğunun temposunun altında, bir kişinin değil; birkaç kişinin izi yatıyordu. Sen sadece bir piyon, sadece bir figürsün. Ama satrançta piyonlar geriye yürüyemez, değil mi? Piyonlar hep ileri sürülür ve sonunda ya harcanır… Ya da vezir yapılır. Senin kaderin belli Wes. Ama ben? Ben bu tahtanın şahıyım. PAYBACK tahtasının. PAYBACK GRAND WRESTLING TAHTASININ!
İyice yükseliyor Tony, gerginleşiyor! Korkunç bir yuhalama söz konusu! Kulakları çınlatacak bir ses şiddeti bu! Boo'luyorlar, hakaretler ediyorlar! O ise kollarını açarak gülüyor, eğleniyor. Bu iş uzun bir süre sürüyor, Tony de anca kaldığı yerden devam edebiliyor konuşmasına.
Tony D'Angelo: Sanırım asıl olarak gelmek istediğim noktaya, çok etrafında dolanmadan ilerleyeceğim. İşin özüne... Alberto... Burada kontratlarla, kağıtlarla, mühürlerle hayatımı şekillendirdiğimi mi düşünüyorsun? Bilmediğin bir şeyi sana hatırlatmak isterim ki, kağıt kolay yanar. Bir çakmakla birlikte kül olur. Bugün buradasın, biliyorum, Avustralya'ya kadar geldin. O yüzden sana direkt olarak sesleniyorum. Eğer yaptıklarını bana itiraf edecek kadar ciddi bir davan varsa, çık karşıma. Haykır, konuş. Fallen Starboy'una yaptırdığını, kendin yapabilecek kadar güçlüysen, bunu gel ve yap. Çık buraya. Kontratını (Elindeki kontratı havaya kaldırıyor) yırtıp yakmamdan önce, son bir defa gözümün içine bak. Seni bekliyorum. Al-ber-to... Kendini zorla, adam ol ve buraya gel.
Seyircilerin şaşırma sesleri üst üste biniyor, hemen sonrasında da boo'ya dönüyor! Yuhalanıyor, tepkiler ile bir kez daha karşılaşıyor Tony!
UZUN BİR ARADAN SONRA TEKRARDAN GİRİŞİNİ GERÇEKLEŞTİRİYOR ALBERTO DEL RIO! ALBERTO DEL RIO BURADA! ŞARKISININ DUYULMASI VE ONUN ARKA ALANDAN, STAGE'YE GELMESİ İLE BİR DESTEK YIĞINI OLUŞUYOR ADETA! HERKES DELİYE DÖNÜYOR, ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA KALIYOR! KORKUNÇ BİR ŞİDDET İLE ALBERTO'YU KARŞILIYOR, DESTEKLİYOR, BRISBANE'DEKİ SEYİRCİ TOPLULUĞU! ALBERTO, STAGE'İN İKİ TARAFINA DA GİDEREK SEYİRCİLERİ SELAMLIYOR! SONRASINDA ELİNDEKİ MİKROFONLA BİRLİKTE RİNGE DOĞRU İLERLİYOR. KISA SÜRE İÇERİSİNDE RİNGE VARAN ALBERTO, ÇELİK BASAMAKLARI KULLANARAK APRON'A ÇIKTIKTAN SONRA DİREKT OLARAK İPLERİN ARASINDAN GEÇİYOR VE RİNGE GİRİYOR. TAM OLARAK TONY'NİN KARŞISINA GEÇİYOR VE KONUŞUYOR.
Alberto Del Rio: Dios mío... Ne kadar zaman geçtiğini bile unuttum! Bu atmosfer, bu ses... Prestige Grand Wrestling'de olmaya bayılıyorum! (Alberto sırıtırken, seyirciler onun adını tezahürat ediyorlar) İşte bunun için geri döndüm! Ama ironik olan nedir, biliyor musunuz? Beni buraya çeken şey, nefret oldu. Evet Tony, doğru duydun. Beni Amerika Birleşik Devletleri'nden, Avustralya'ya kadar getiren; arka alandan, buraya getiren nefret oldu. Senin adına içimde biriken bu öfke, beni bu noktanın üzerine getirdi! (Cheer alıyor) Bana karşı sayısız kez oyun oynadın, kontratlarla, kirli taktiklerle, kurnazlıkla yol almaya çalıştın. Ben senden nefret ediyorum Tony. Ama… (Duraksıyor, yüz ifadesi değişiyor) İtiraf etmeliyim ki bu sefer yanılıyorsun. Evet… Geçen hafta yaşanan saldırıya zevkten dört köşe olarak izledim lakin bu saldırının arkasında ben yoktum. Wes'i oraya gönderen, katiyen ben değildim! Daha fazlasını anlatmamı ister misin, huh?
Kafasını sallıyor Tony, Alberto devam ediyor.
Alberto Del Rio: O gece, benimle konuştu. Wes, planını bana anlattı, benimle konuştu. İnanır mısın, ona yalvardım! Bunu yapmamasını söyledim. Bunun hata olacağını söyledim. Bu şekilde olmayacağını söyledim, onu ikna etmeye çalıştım. Ama Wes... Wes bana sırtını döndü, söylediklerimin hiçbirini kabul etmedi. Söylediği, bunun onun planı olduğu, bunun onun yolu olduğunu ve hiçbir şeyin, benim bile, bunu değiştiremez olduğuydu. Yani Tony... Benim sana karşı sonsuz ve her geçen saniye büyüyen bir nefretim olabilir ama geçen hafta yaşananların sorumlusu asla ben değilim. Ben, Wes'i durdurmayı denedim fakat o kendi yolunu seçti.
Alberto'nun geri adım atmadığını gören Tony, konuşmayı devralıyor; kendisi konuşmaya başlıyor, anlatıyor.
Tony D'Angelo: Ahh Alberto... Sen hep doğruları anlatmaya çalışırsın, değil mi? Ama doğruların da bir mizacı vardır. Bazen sana gerçeği gösterir, bazen ise sadece istediğini hissettirir. İstersen ben de sana… Küçük bir hatırlatma göstereyim. Bunu bilmeye hakkın var.
Dev ekrana, titantron'a bir görüntü giriyor... Bir hastaneyi dışarıdan görüyor, sonrasında görüntü hastane koridorlarına ve en sonunda bir odanın içerisine geçiyor. Hasta yatağında, her tarafı alçı içerisinde olan birisi ile karşılaşıyoruz. Kameralar farklı perspektiflerden görüntüledikçe, bu kişinin aslında Wes olduğunu rahatlıkla seçebilir hâle geliyoruz! Wes, hastanede, yatağında, acı içerisinde, alçılar içerisinde, öylece uzanıyor! Bu inanılır gibi değil! Bu akıl alır bir şey değil! Yan tarafa çevrildiğinde, refakatçi olarak oturan, The Family'nin avukatı olan, Luca Crusifino'yu görüyoruz! Luca, Wes'i çekmeye devam etme girişimindeki kamerayı, kendisine doğru zorla tutuyor ve konuşuyor, lense bakarak.
Luca Crusifino: Bunu sizlere nasıl açıklayacağımı inanın, bilmiyorum. Şirketimizin değeri, genç dostumuz, Wes... İşte böyle, yatakta... Siz de merak ediyorsunuzdur, anlatmak isterim. Çok basit. Geçtiğimiz şov, saldırı yaptıktan sonra apar topar bir şekilde Wes'in arenamızdan ayrıldığı sırada, erm... Ayağı kaydı ve merdivenlerden şiddetli bir şekilde yuvarlanarak düştü! Çok dramatik ve acı verici görüntüler, hassasiyet açısından kamuoyuna sunulmayacaktır lakin Starboy'umuzun her zaman yanında durulacaktır. Kendisine iyileşme sürecinde bol şans ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Luca gülerek kamerayı ittiriyor, görüntüler burada son buluyor. Yuhalama devam ediyor, şiddetli bir şekilde yuhalanmaya, tepkinin odağı olmaya devam ediyorlar. Tony konuşuyor.
Tony D'Angelo: Bakın bakın… Wes, bana geçen hafta terbiyesizlik yaptı. Bana, PAYBACK'in sahibine, saygısızlık etti. Ama ne oldu? Kader dediğin şey onu hastane yatağına yatırdı ve ben? Ben büyüklüğümü göstereceğim. Çünkü biz aile işi yaparız, biz intikamı şatafatla değil, zarafetle alırız. O yüzden… Hastane masraflarını PAYBACK Grand Wrestling olarak biz ödeyeceğiz! (Gülüyor) Yanlış duymadınız. O çocuk… Bana yumruk atan elleriyle değil, bana borçlu olduğu faturalarıyla hatırlanacak! Merak edilmesin, ben ondan bunun parasını almayacağım ama o her zaman borçluluğuyla bilinecek!
Sinirden 32 dişini de kıracak olan Alberto, saldırmamak için kendisini zor frenliyor. Her an, Tony'nin üstüne atlayabilecek bir kıvama gelmiş hâlde ama bunu yapmamak için kendisini zorluyor. Onun bu konuda kıvrandığını gören Tony de, Alberto'ya dönerek devam ediyor.
Tony D'Angelo: İşte... Farkımız burada Alberto. Sen duygularına yenik düşersin... Ben ise oyunu soğukkanlı oynarım. Sen saldırmak istersin ama ben seni bekletirim. Çünkü acelen yok, değil mi? Seninle daha çok eğleneceğiz. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) Alberto... Elimde tuttuğum şey sadece bir kontrat değil. Bu, senin varlığın. Senin burada nefes almanın nedeni ve ben bu kağıdı... Tek bir hamlede, işte böyle... (Tony ise son anda duruyor, vazgeçiyor, kağıdı buruşturur ama yırtmıyor. Kameraya dönüp sırıtarak devam ediyor) Hayır... Hayır, daha zamanı var. Çünkü ben daha üçüncü adamını bulacağım ve o zamana kadar, Alberto, sen buradan bir yere gitmeyeceksin. Bundan sonra her şovda burada olacaksın. Çünkü seninle... Çok eğleneceğiz.
Tony, elindeki mikrofonu yavaş bir şekilde yere bırakıyor ve Alberto'ya göz kırptıktan sonra ringi terk ediyor. Arkasına bile dönmeden arka alana gittiği sırada, Alberto'nun ona aşırı sert bir ifade ile baktığını görüyoruz. Bu görüntülerin sonrasında kameralar arka alana çevriliyor.
Sinirden 32 dişini de kıracak olan Alberto, saldırmamak için kendisini zor frenliyor. Her an, Tony'nin üstüne atlayabilecek bir kıvama gelmiş hâlde ama bunu yapmamak için kendisini zorluyor. Onun bu konuda kıvrandığını gören Tony de, Alberto'ya dönerek devam ediyor.
Tony D'Angelo: İşte... Farkımız burada Alberto. Sen duygularına yenik düşersin... Ben ise oyunu soğukkanlı oynarım. Sen saldırmak istersin ama ben seni bekletirim. Çünkü acelen yok, değil mi? Seninle daha çok eğleneceğiz. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) Alberto... Elimde tuttuğum şey sadece bir kontrat değil. Bu, senin varlığın. Senin burada nefes almanın nedeni ve ben bu kağıdı... Tek bir hamlede, işte böyle... (Tony ise son anda duruyor, vazgeçiyor, kağıdı buruşturur ama yırtmıyor. Kameraya dönüp sırıtarak devam ediyor) Hayır... Hayır, daha zamanı var. Çünkü ben daha üçüncü adamını bulacağım ve o zamana kadar, Alberto, sen buradan bir yere gitmeyeceksin. Bundan sonra her şovda burada olacaksın. Çünkü seninle... Çok eğleneceğiz.
Tony, elindeki mikrofonu yavaş bir şekilde yere bırakıyor ve Alberto'ya göz kırptıktan sonra ringi terk ediyor. Arkasına bile dönmeden arka alana gittiği sırada, Alberto'nun ona aşırı sert bir ifade ile baktığını görüyoruz. Bu görüntülerin sonrasında kameralar arka alana çevriliyor.
Arka alanda son hazırlıklarını yapan Val Venis'i görüyoruz.
Val Venis: Her şey geride kaldı. Evet, bir süredir iyi değildim. Güven, dostluk, inanç... Bu kavramları kaybetmiştim ama sen bunu değiştirdin oğlum. Sana çok şey borçluyum. İşte bu yüzden bugün tarih yazacağız. Önce takım kemerlerini alacağız, sonrasında da World Heavyweight Championship'i. O Tag Team kemerlerini aldıktan sonra İnan Ağırsiklet kemerini hangimizin aldığının önemli olmayacak. Bu şirkette onca adamla arkadaşlık kurdum, onca adamı kanatlarım altına aldım ancak hiçbiri en kötü günümde yanımda olmadı. Sen onlardan değilsin. Sen benim kardeşimsin.
Val Venis: Her şey geride kaldı. Evet, bir süredir iyi değildim. Güven, dostluk, inanç... Bu kavramları kaybetmiştim ama sen bunu değiştirdin oğlum. Sana çok şey borçluyum. İşte bu yüzden bugün tarih yazacağız. Önce takım kemerlerini alacağız, sonrasında da World Heavyweight Championship'i. O Tag Team kemerlerini aldıktan sonra İnan Ağırsiklet kemerini hangimizin aldığının önemli olmayacak. Bu şirkette onca adamla arkadaşlık kurdum, onca adamı kanatlarım altına aldım ancak hiçbiri en kötü günümde yanımda olmadı. Sen onlardan değilsin. Sen benim kardeşimsin.
Kamera onun yanındaki kişiye çevriliyor, bu elbette Jey Uso!
Jey Uso: Biliyorum uce, biliyorum. Bundan iki sene önce babam buradayken yollarımız kesiştiğinde senin de onun gibi huysuz bir ihtiyar olduğunu anlamıştım. Belki de bu yüzden kıçını tekmelemek için çok uğraştım. (gülüyor) Ama artık bunlar geride kaldı değil mi? Artık ortada ne "The Sex" var ne de "Father & Seed"... Biz kaldık Val. Yalnızca biz kaldık.
Jey, Venis'in omuzuna elini koyuyor. Tam da bu sırada Venis aydınlanmış gibi kalakalıyor. Jey ne olduğunu anlamıyor. Venis gülümsüyor.
Jey Uso: Biliyorum uce, biliyorum. Bundan iki sene önce babam buradayken yollarımız kesiştiğinde senin de onun gibi huysuz bir ihtiyar olduğunu anlamıştım. Belki de bu yüzden kıçını tekmelemek için çok uğraştım. (gülüyor) Ama artık bunlar geride kaldı değil mi? Artık ortada ne "The Sex" var ne de "Father & Seed"... Biz kaldık Val. Yalnızca biz kaldık.
Jey, Venis'in omuzuna elini koyuyor. Tam da bu sırada Venis aydınlanmış gibi kalakalıyor. Jey ne olduğunu anlamıyor. Venis gülümsüyor.
Val Venis: Haklısın oğlum. Ortada The Sex diye bir şey kalmadı. Kalması için çok uğraştım, yıllar boyu çabaladım ama kalmadı... Ortada kalan şey sadece (Jey'i gösteriyor) döl ve (kendini gösteriyor) seks!
Jey Uso da gülüyor.
Jey Uso da gülüyor.
Jey Uso: Hiç fena değil. Hem de hiç.
İkili birbirlerine bakıyorlar ve kafalarını sallayıp yumruklarını tokuşturuyorlar. Girişlerini yapmaya hazırlanırlarken biz de ringe dönüyoruz.
Kameralar açıldığında ringi boş görüyoruz. Herkes şovun ilk maçını sabırsızlıkla beklerken, bu merakı giderek bir gelişme oluyor çünkü PGW Tag Team Championship'in etrafında gerçekleşen olaylara yönelik bir Promo izliyoruz. Dirty Goats (Dominik Mysterio & Jack Perry) (c) vs. Seed & Sex (Jey Uso & Val Venis) maçının Promo'su etraflıca bir şekilde ele alınmış görüntülerle dolu ve maçın motivasyonu iyice gösterilmiş. Bu görüntülerin ardından kameralar tekrar ringe dönüyor ve meydan okuyan takımın üyeleri geliyorlar.
Val Venis, stage'de beliriyor. Yavaş adımlarla pis pis bakışlar ata ata geliyor. Ardından dansına başlıyor. Dans ede ede havlusunu çıkartıyor ve yere atıyor. Ardından kollarını iki yana açıyor ve havaya kaldırarak seyirciyi ateşliyor.
FEIN! Seyirciler coşuyor! Jey Uso gazlı bir şekilde girişte beliriyor. İkilimiz tokalaşıyor. Ardından yavaş adımlarla ringe doğru yürüyorlar. Çelik merdivenlerden çıkmadan önce Val Venis, Jey Uso'ya önce sen çık diyor. Ardından Jey Uso hızla çelik merdivenlerden çıkıp Top Rope'ta tauntunu atıyor. Val Venis ise peşine çelik merdivenlerden çıkarak ringe giriyor. Jey Uso tauntunu atarken seyirci FEIN! FEIN! FEIN! diye coşuyor. Val Venis ise kafasını sallayarak şarkıya eşlik ediyor. Jey Uso Top Rope'tan iniyor. İkili tekrardan tokalaşıyorlar ve stage'e dönerek rakiplerini bekliyorlar.
Ekranda, dev ekranda 'DIRTY GOATS' YAZISI BELİRİYOR VE— ARKA ALANDAN PGW TAG TEAM ŞAMPİYONLARI DOMINIK MYSTERIO İLE JACK PERRY GELİYOR! DOMINIK'İN DİĞER ELİNDE MONEY IN THE BANK BRIEFCASE'İ VAR, JACK'İN BELİNDE DE WORLD HEAVYWEIGHT CHAMPIONSHIP'İ VAR! Bu ikili, Stage'de duraksıyorlar ve epey ciddi bir süre boyunca yalnızca bakışıyorlar. Ardından kafalarını sallayarak kemelerini havada birleştiriyorlar, tokuşturuyorlar. Bunun sonrasında ringe doğru yol aldıklarını görüyoruz. Kısa süre içerisinde ringe varan ikilinin, çelik basamakları kullanarak Apron'a çıkmak yerine, ringin güneyine gittiklerini ve sıçrayarak Apron'a çıktıklarını görüyoruz. Ellerindekilerini kaldırıyorlar, sergiliyorlar. Sonrasında ringe giriyorlar, köşelere çıkarak bunu yineliyorlar. Jack, ring içerisinde kendisine doğru yaklaşan kameranın lensine bakarak konuşuyor. "Teşekkürler Tony D’Angelo, bu çok önemliydi. Sayende bir olmamız gerektiğini anladık." diyor. Köşelerine yerleşiyorlar sonrasında.
Anonslar ile başlanıyor. Meydan okuyanlar, anonsları sırasında Taunt'larını gerçekleştiriyorlar. Şampiyonlarımız ise PGW Tag Team Championship'lerini havaya kaldırıyorlar. Hakem şampiyon olan isimlerden kemerleri aldıktan sonra ringin güney tarafına doğru dönüyor ve kemerleri havaya kaldırıyor! Bunun sonrasında şampiyon olan isimlerden, çanta ve diğer kemeri de alıyor ve hepsini ringi terk eden anonsöre teslim ediyor. Şimdi hakemin kontrollerini gerçekleştirdiğini ve ringin ortasına geri döndüğünü görüyoruz. Takımlar son toplantılarını yapıyorlar ve maça, takımları adına kimlerin başlayacaklarına karar veriyorlar. Bir taraftan Dominik, diğer taraftan da Jey ringin içerisinde kalıyor. Hakem göz ucuyla, bakışıyla son bir kontrol ettikten sonra elini havaya kaldırıyor ve işareti veriyor. Bununla eş zamanlı olarak zil sesi işitiliyor, bu da maçın başladığına işaret ediyor!
PGW Tag Team Championship
Dirty Goats (Dominik Mysterio & Jack Perry) (c) vs. Seed & Sex (Jey Uso & Val Venis)
Dominik ile Jey, ringin merkezine doğru temkinli adımlarla ilerliyorlar ve Lock-up'a giriyorlar. Üstün gelen Dominik, rakibini Headlock'a bağlıyor. Bir süre böyle kalıyorlar, Jey'in kurtulmaya yönelik girişimleri sonuç vermiyor— ta ki ters adımlarla iplere doğru gidip, rakibinin sırtını iplere yasladıktan sonra onu karşı tarafa doğru ittirmesine kadar. Jey karşı taraftaki iplere doğru giderken, rakibinin ringin ortasına geçtiğini görüyoruz. Dominik ring matına uzanıyor, Jey üzerinden atlıyor ve koşmaya devam ediyor, iplere doğru. Onun iplere gittiği sırada Dominik ayağa kalkıyor, Jey iplerden geri dönüyor ve bu sefer de Dominik'in havaya sıçradığını görüyoruz. Jey altından eğilerek geçiyor, koşmaya devam ediyor. İplerden sekiyor ve ilk hamle geliyor, Dominik'ten Dropkick! Bu hareketin ardından Jey'in göğsünü tutarak yerde uzandığını görüyoruz, Dominik ise direkt olarak Jack'in bulunduğu köşeye giderek Tag veriyor. Birlikte yerdeki Jey'i kaldırıyorlar ve Double Suplex vuruyorlar, bunun üzerine bir tuş denemesi görüyoruz. 1... KICKOUT GELDİ! Jack, Jey'in kendi kendine ayağa kalktığı müddette, onun kafasını ayağıyla ittiriyor; rakibini bu yolla tahrik ediyor. Jey ayağa kalktığında onu iplere gönderiyor, Jey iplerden sektikten sonra güzel bir Clothesline yapıyor! Hayır, Jack eğilerek bu hareketten kurtuluyor ve arkasında olduğu rakibini direkt olarak German Suplex'e bağlıyor!
Bu hareketin sonrasında Jack'in ring matından hemen kalkmadığını, oturur pozisyona geçerek güldüğünü görüyoruz. Bir süre önce kendi ayağa kalkıyor, sonra da rakibini kaldırıyor. Onu omzuna alıyor— Jack hamlesini yapamadan, Jack'in çırpınarak ring matına indiğini görüyoruz. Jack arkasına döndüğünde ise... Enzuigiri! Bu hareketin sonrasında iki isim de kendisini yerde buluyor. Jey, Tag almak üzere elini uzatan rakibe doğru sürükleniyor, Jack'in de onun ayağını tutmaya çalıştığını görüyoruz. Jack tutamıyor, Jey Tag'ini veriyor ve Val hızla içeri giriyor! Yumruklar, üst üste, art arda! Jack sersemlemiş bir vaziyette duruyor, Val ise iplere koşuyor ve iplerden sektikten sonra rakibine Big Boot'undan tattırıyor. Bu kadar da değil, iplere doğru gittiğini görüyoruz. İplerden hızlanarak geri döndükten sonra bir Elbow Drop gerçekleştirdiğini fark ediyoruz. Dirseğini rakibinin üzerinden kaldırmıyor, hakem sayıyor. 1... KICKOUT! Val, maçın temposunu aşağıya çekmeden Jack'le birlikte kalkıyor ve onu köşeye gönderiyor. Rakibinin karşısındaki köşeye kadar çekiliyor ve ona doğru koşmaya başlıyor, akabinde güzel bir Corner Body Avalanche geliyor! Val'un rakibini ensesinden iplere doğru ittirdiğini, kendisinin de ringin ortasına yerleştiğini görüyoruz. Jack iplerden geri dönüyor...
Jack iplerden dönmüyor, kollarını ipe sararak durmayı biliyor! Bunu gören Val, direkt olarak rakibine doğru harekete geçiyor ve ona Clothesline yapıyor! Başarılı değil, Jack'in en üstteki ipi aşağıya doğru çekerek eğildiğini görüyoruz; bunun neticesinde Val, ringin dışarısına düşüyor. Jey'in direkt olarak Apron'dan indiğini, zeminde olan partneriyle ilgilenmeye başladığını görüyoruz. Bu sırada Dominik'in ringin içerisine girdiğini görüyoruz, Jack ring dışarısındaki isimleri işaret ediyor; bakışarak anlaşıyorlar ve Dominik arkasında kalan iplere doğru hareketleniyor. İplerden döndükten sonra karşı tarafa kadar koşusunu sürdürüyor ve Suicide Dive ile ring dışarısındaki ikilinin üzerine atlıyor! Oradaki herkes yerde, saniyeler içerisinde Dominik'in tekrardan ayaklandığını, yerden kaptığı Val'u ringin içerisine geri gönderdiğini seyrediyoruz. Val iki elini ring matına koyarak, kendisini ufak ufak kalkma halinde. İki dizinin üstünde durmakta. İstediği pozisyonu bulmuş olan Jack'in, Val'a doğru koşuyor ve planını gerçekleştiriyor: Glass Jaw Knee Strike! Bu hareket tam anlamıyla başarılı, Glass Jaw Knee Strike geldi! Bunun üstüne Jack, rakibinin tek bacağını havaya kaldırıyor ve hakemin ring matına vurarak saymaya başladığını görüyoruz. 1... 2...
KICKOUT! HÂLÂ MAÇIN İÇERİSİNDE! Jack kafasını ellerinin arasına alıyor, maçın bitmemiş olmasına hayret ediyor. Dominik'in de hayıflanarak Apron'a döndüğü, Jack'in de ona Tag verdiği görülüyor. Dominik ringin içerisine girdikten sonra rakibini kaldırdığını görüyoruz. Val'un kafasını koluyla sarmaladıktan sonra bir DDT ile onu tekrardan ring matıyla buluşturuyor. Bu hareketin sonrasında rakibini bir kez daha ayağa kaldırdığını fark ediyoruz. Val'u ensesinden tutarak, köşeye doğru götürüyor ve onun kafasını Turnbuckle Pad'ine vuruyor. Val yüzünü tutarak, sırtını köşeye yaslıyor. Dominik rakibini kaldırıyor ve onu Top-rope'a oturtuyor. Sonrasında onun ayaklarını iplerin üzerinden geçiriyor, kendisi de Second-rope'a çıkıyor. Hayır, Top-rope'a çıkıyor ve Hurricanrana yapıyor— Ne? Val'u oradan koparamıyor ve bacakları onun boynuna sarılıyken ters bir şekilde asılı kalıyor! Val onu düzeltiyor, kaldırıyor ve bulundukları noktadan, ringin içerisine doğru Powerbomb ile fırlatıyor! Dominik acı içinde sırtını tutarken, Val bir seyircilere, bir de rakibine bakıyor. Ayaklarını en üst iplere koyduktan sonra bulunduğu noktada ayağa kalkıyor ve rakibinin üstüne doğru bir atlayış gerçekleştiriyor. Uso Splash! USO SPLASH İLE DOMINIK'İN ÜZERİNE ATLIYOR, RAKİBİNİN ÜZERİNDEN ÇEKİLMİYOR VE HAKEM SAYMAYA BAŞLIYOR! 1... 2...
Jack bozdu, Jack bozdu! Jey biraz ağır kalıyor, nitekim anca tuş geldikten sonra Jack'i ringin dışarısına atarak onu bertaraf edebiliyor. Jey, Val'un sırtına birkaç kez destek vurmaları yaparak ona Tag vermesini söylüyor. Apron'a geçiyor, Val sürüklenerek köşeye geçiyor ve Jey'e Tag veriyor! Jey direkt ringe giriyor ve köşeye geçerek Dominik'in ayaklanmasını bekliyor. Belli bir sürenin ardından Dominik ayağa kalkıyor, Jey'den; Dominik'e sağlam bir Superkick! Öyle ki, Dominik köşeye kadar savruluyor ve sırtını köşeye çarptıktan sonra oturur pozisyona geçerek köşeye yaslanıyor. Jey onun karşısındaki köşeye geçiyor, elleriyle ağzını çevirerek "Uce!" diye bağırıyor, seyirciler de ona eşlik ediyorlar. Şimdi Jey koşmaya başlıyor ve Running Hip Attack yapıyor! Çekildi, Dominik çekildi ve Jey korkunç bir şiddetle köşeye tosluyor! Dominik kendi köşesine doğru sürükleniyor ve sıçrayarak Jack'in içeriye girmesini legalleştiriyor. Jack hızla ringe giriyor ve kendisini karşılayan Jey'e bir Clothesline vuruyor. Jey yere düştükten sonra hızla ayaklanıyor ve bir Clothesline daha! Jey ayağa kalktığında, bu sefer kendisi Clothesline'lıyor! Jack eğilerek kurtuluyor ve arkasına geçmiş olduğu rakibine Double Knee Backbreaker yapıyor! Bunun üstüne bir tuş izliyoruz, sayılıyor. 1... 2...
ATTI, JEY BUNU ATTI! Jack elini ring matına yumruk yaparak defalarca kez vuruyor, bu sonuca isyan ediyor. Bir süre bu şekilde oyalandıktan sonra bir Glass Jaw Knee Strike gerçekleştirmek üzere köşeye geçiyor, rakibini bekliyor. Bu sırada Val'un ring dışında bir aksiyon yarattığını fark ediyoruz. Dominik'i ayağından çekerek zemine düşürüyor ve bunun neticesinde Dominik kafasını Apron'a vuruyor. Dominik yüzünü tutarak zeminde uzanırken, Val onun Money in the Bank Briefcase'ini alıyor. Dominik'in gözüne soka soka, onu manipüle etmeye çalışıyor. Çantayı, Dominik'e gösteriyor; bir de Jack'i işaret ediyor. Dominik ise bir Val'un gözlerinin içine, bir de Briefcase'ine bakıyor... Sonuç olarak, elini çantaya atıyor ve çantasını alıyor! Ring içerisindeki aksiyonunu bırakarak bunları izleyen Jack, şoke oluyor, hayal kırıklığına uğruyor! Ne hazin ama, partneri çantayı seçti! Elindeki çantayı tutuyor—
Ve onu bir Val'a doğru attıktan sonra Val'un üzerine atlıyor! Ona yumruklar sallamaya atmaya başlıyor, ne yaptığı, nasıl yaptığı belli değil; tamamen rastgele yumruklar bunlar! Lakin, Val anlık bir şekilde işi lehine çeviriyor ve Dominik'i çelik basamaklara doğru atıyor! Çelik basamağa çarpan Dominik, üstteki küçük parçanın ileriye doğru hareketine sebep açıyor, acı içerisinde yerde uzanıyor! Bu sırada Val'un ring dışarısındaki aktivitesi, hakemin onu uyarmasına sebep oluyor. Bu olanları ellerini ipe koyarak takip eden Jack'in bir hayli canını sıkmış olmalı...
Bir anda kameralar Jack'in yüzüne zoom atıyor. Onun ağzından bir şeyler çıkıyor, yakından çeken aksiyon kameraları bu söylenenleri net bir şekilde seçmemizi sağlıyorlar. Jack'in söylediği, "I-IĞ! AĞH! O... O-ROSPU ÇOCUĞU!" şeklinde. Ne oldu, ne oluyor? Kamera geniş açıdan aldığında, bu olanlar sırasında kendisini toparlamış olan Jey'in; hakemin görmediği sırada Jack'e Low Blow atmasını görüyoruz! Jack elini özel bölgesini götürerek arkasına dönüyor ve üstüne bir de Superkick ile yüzleşiyor! Hakem bunu görmedi!
Acıdan renk değiştiren Jack, yere devriliyor. Fırsat doğan Jey ise direkt olarak iplere yöneliyor, iplerin arasından geçerek Apron'da buluyor kendisini. Vakit kaybetmeden Top-rope'a tırmanan Jey, ayağa kalkıyor ve USO SPLASH İLE RAKİBİNİN ÜSTÜNE ATLIYOR!
USOOOOO SPLAAAAAAAAAAAAAASH! OLDU! OLDU! TAM ANLAMIYLA BAŞARILI! VAL İPLERİN ALTINDAN YUVARLANARAK RİNGİN İÇERİSİNE GİRİYOR, BİR TARAFTAN DA KAHKAHA ATIYOR! HAKEM İSE RAKİBİNİN TEK BACAĞINI HAVAYA KALDIRAN JEY'İN YANI BAŞINDA EĞİLEREK, RİNG MATINA VURUYOR! SEYİRCİLER HAKEMİN SAYMASINA BİR AĞIZDAN EŞLİK EDİYORLAR! 1... 2...
İkili birbirlerine bakıyorlar ve kafalarını sallayıp yumruklarını tokuşturuyorlar. Girişlerini yapmaya hazırlanırlarken biz de ringe dönüyoruz.
Kameralar açıldığında ringi boş görüyoruz. Herkes şovun ilk maçını sabırsızlıkla beklerken, bu merakı giderek bir gelişme oluyor çünkü PGW Tag Team Championship'in etrafında gerçekleşen olaylara yönelik bir Promo izliyoruz. Dirty Goats (Dominik Mysterio & Jack Perry) (c) vs. Seed & Sex (Jey Uso & Val Venis) maçının Promo'su etraflıca bir şekilde ele alınmış görüntülerle dolu ve maçın motivasyonu iyice gösterilmiş. Bu görüntülerin ardından kameralar tekrar ringe dönüyor ve meydan okuyan takımın üyeleri geliyorlar.
Val Venis, stage'de beliriyor. Yavaş adımlarla pis pis bakışlar ata ata geliyor. Ardından dansına başlıyor. Dans ede ede havlusunu çıkartıyor ve yere atıyor. Ardından kollarını iki yana açıyor ve havaya kaldırarak seyirciyi ateşliyor.
FEIN! Seyirciler coşuyor! Jey Uso gazlı bir şekilde girişte beliriyor. İkilimiz tokalaşıyor. Ardından yavaş adımlarla ringe doğru yürüyorlar. Çelik merdivenlerden çıkmadan önce Val Venis, Jey Uso'ya önce sen çık diyor. Ardından Jey Uso hızla çelik merdivenlerden çıkıp Top Rope'ta tauntunu atıyor. Val Venis ise peşine çelik merdivenlerden çıkarak ringe giriyor. Jey Uso tauntunu atarken seyirci FEIN! FEIN! FEIN! diye coşuyor. Val Venis ise kafasını sallayarak şarkıya eşlik ediyor. Jey Uso Top Rope'tan iniyor. İkili tekrardan tokalaşıyorlar ve stage'e dönerek rakiplerini bekliyorlar.
Ekranda, dev ekranda 'DIRTY GOATS' YAZISI BELİRİYOR VE— ARKA ALANDAN PGW TAG TEAM ŞAMPİYONLARI DOMINIK MYSTERIO İLE JACK PERRY GELİYOR! DOMINIK'İN DİĞER ELİNDE MONEY IN THE BANK BRIEFCASE'İ VAR, JACK'İN BELİNDE DE WORLD HEAVYWEIGHT CHAMPIONSHIP'İ VAR! Bu ikili, Stage'de duraksıyorlar ve epey ciddi bir süre boyunca yalnızca bakışıyorlar. Ardından kafalarını sallayarak kemelerini havada birleştiriyorlar, tokuşturuyorlar. Bunun sonrasında ringe doğru yol aldıklarını görüyoruz. Kısa süre içerisinde ringe varan ikilinin, çelik basamakları kullanarak Apron'a çıkmak yerine, ringin güneyine gittiklerini ve sıçrayarak Apron'a çıktıklarını görüyoruz. Ellerindekilerini kaldırıyorlar, sergiliyorlar. Sonrasında ringe giriyorlar, köşelere çıkarak bunu yineliyorlar. Jack, ring içerisinde kendisine doğru yaklaşan kameranın lensine bakarak konuşuyor. "Teşekkürler Tony D’Angelo, bu çok önemliydi. Sayende bir olmamız gerektiğini anladık." diyor. Köşelerine yerleşiyorlar sonrasında.
Anonslar ile başlanıyor. Meydan okuyanlar, anonsları sırasında Taunt'larını gerçekleştiriyorlar. Şampiyonlarımız ise PGW Tag Team Championship'lerini havaya kaldırıyorlar. Hakem şampiyon olan isimlerden kemerleri aldıktan sonra ringin güney tarafına doğru dönüyor ve kemerleri havaya kaldırıyor! Bunun sonrasında şampiyon olan isimlerden, çanta ve diğer kemeri de alıyor ve hepsini ringi terk eden anonsöre teslim ediyor. Şimdi hakemin kontrollerini gerçekleştirdiğini ve ringin ortasına geri döndüğünü görüyoruz. Takımlar son toplantılarını yapıyorlar ve maça, takımları adına kimlerin başlayacaklarına karar veriyorlar. Bir taraftan Dominik, diğer taraftan da Jey ringin içerisinde kalıyor. Hakem göz ucuyla, bakışıyla son bir kontrol ettikten sonra elini havaya kaldırıyor ve işareti veriyor. Bununla eş zamanlı olarak zil sesi işitiliyor, bu da maçın başladığına işaret ediyor!
PGW Tag Team Championship
Dirty Goats (Dominik Mysterio & Jack Perry) (c) vs. Seed & Sex (Jey Uso & Val Venis)
Dominik ile Jey, ringin merkezine doğru temkinli adımlarla ilerliyorlar ve Lock-up'a giriyorlar. Üstün gelen Dominik, rakibini Headlock'a bağlıyor. Bir süre böyle kalıyorlar, Jey'in kurtulmaya yönelik girişimleri sonuç vermiyor— ta ki ters adımlarla iplere doğru gidip, rakibinin sırtını iplere yasladıktan sonra onu karşı tarafa doğru ittirmesine kadar. Jey karşı taraftaki iplere doğru giderken, rakibinin ringin ortasına geçtiğini görüyoruz. Dominik ring matına uzanıyor, Jey üzerinden atlıyor ve koşmaya devam ediyor, iplere doğru. Onun iplere gittiği sırada Dominik ayağa kalkıyor, Jey iplerden geri dönüyor ve bu sefer de Dominik'in havaya sıçradığını görüyoruz. Jey altından eğilerek geçiyor, koşmaya devam ediyor. İplerden sekiyor ve ilk hamle geliyor, Dominik'ten Dropkick! Bu hareketin ardından Jey'in göğsünü tutarak yerde uzandığını görüyoruz, Dominik ise direkt olarak Jack'in bulunduğu köşeye giderek Tag veriyor. Birlikte yerdeki Jey'i kaldırıyorlar ve Double Suplex vuruyorlar, bunun üzerine bir tuş denemesi görüyoruz. 1... KICKOUT GELDİ! Jack, Jey'in kendi kendine ayağa kalktığı müddette, onun kafasını ayağıyla ittiriyor; rakibini bu yolla tahrik ediyor. Jey ayağa kalktığında onu iplere gönderiyor, Jey iplerden sektikten sonra güzel bir Clothesline yapıyor! Hayır, Jack eğilerek bu hareketten kurtuluyor ve arkasında olduğu rakibini direkt olarak German Suplex'e bağlıyor!
Bu hareketin sonrasında Jack'in ring matından hemen kalkmadığını, oturur pozisyona geçerek güldüğünü görüyoruz. Bir süre önce kendi ayağa kalkıyor, sonra da rakibini kaldırıyor. Onu omzuna alıyor— Jack hamlesini yapamadan, Jack'in çırpınarak ring matına indiğini görüyoruz. Jack arkasına döndüğünde ise... Enzuigiri! Bu hareketin sonrasında iki isim de kendisini yerde buluyor. Jey, Tag almak üzere elini uzatan rakibe doğru sürükleniyor, Jack'in de onun ayağını tutmaya çalıştığını görüyoruz. Jack tutamıyor, Jey Tag'ini veriyor ve Val hızla içeri giriyor! Yumruklar, üst üste, art arda! Jack sersemlemiş bir vaziyette duruyor, Val ise iplere koşuyor ve iplerden sektikten sonra rakibine Big Boot'undan tattırıyor. Bu kadar da değil, iplere doğru gittiğini görüyoruz. İplerden hızlanarak geri döndükten sonra bir Elbow Drop gerçekleştirdiğini fark ediyoruz. Dirseğini rakibinin üzerinden kaldırmıyor, hakem sayıyor. 1... KICKOUT! Val, maçın temposunu aşağıya çekmeden Jack'le birlikte kalkıyor ve onu köşeye gönderiyor. Rakibinin karşısındaki köşeye kadar çekiliyor ve ona doğru koşmaya başlıyor, akabinde güzel bir Corner Body Avalanche geliyor! Val'un rakibini ensesinden iplere doğru ittirdiğini, kendisinin de ringin ortasına yerleştiğini görüyoruz. Jack iplerden geri dönüyor...
Jack iplerden dönmüyor, kollarını ipe sararak durmayı biliyor! Bunu gören Val, direkt olarak rakibine doğru harekete geçiyor ve ona Clothesline yapıyor! Başarılı değil, Jack'in en üstteki ipi aşağıya doğru çekerek eğildiğini görüyoruz; bunun neticesinde Val, ringin dışarısına düşüyor. Jey'in direkt olarak Apron'dan indiğini, zeminde olan partneriyle ilgilenmeye başladığını görüyoruz. Bu sırada Dominik'in ringin içerisine girdiğini görüyoruz, Jack ring dışarısındaki isimleri işaret ediyor; bakışarak anlaşıyorlar ve Dominik arkasında kalan iplere doğru hareketleniyor. İplerden döndükten sonra karşı tarafa kadar koşusunu sürdürüyor ve Suicide Dive ile ring dışarısındaki ikilinin üzerine atlıyor! Oradaki herkes yerde, saniyeler içerisinde Dominik'in tekrardan ayaklandığını, yerden kaptığı Val'u ringin içerisine geri gönderdiğini seyrediyoruz. Val iki elini ring matına koyarak, kendisini ufak ufak kalkma halinde. İki dizinin üstünde durmakta. İstediği pozisyonu bulmuş olan Jack'in, Val'a doğru koşuyor ve planını gerçekleştiriyor: Glass Jaw Knee Strike! Bu hareket tam anlamıyla başarılı, Glass Jaw Knee Strike geldi! Bunun üstüne Jack, rakibinin tek bacağını havaya kaldırıyor ve hakemin ring matına vurarak saymaya başladığını görüyoruz. 1... 2...
KICKOUT! HÂLÂ MAÇIN İÇERİSİNDE! Jack kafasını ellerinin arasına alıyor, maçın bitmemiş olmasına hayret ediyor. Dominik'in de hayıflanarak Apron'a döndüğü, Jack'in de ona Tag verdiği görülüyor. Dominik ringin içerisine girdikten sonra rakibini kaldırdığını görüyoruz. Val'un kafasını koluyla sarmaladıktan sonra bir DDT ile onu tekrardan ring matıyla buluşturuyor. Bu hareketin sonrasında rakibini bir kez daha ayağa kaldırdığını fark ediyoruz. Val'u ensesinden tutarak, köşeye doğru götürüyor ve onun kafasını Turnbuckle Pad'ine vuruyor. Val yüzünü tutarak, sırtını köşeye yaslıyor. Dominik rakibini kaldırıyor ve onu Top-rope'a oturtuyor. Sonrasında onun ayaklarını iplerin üzerinden geçiriyor, kendisi de Second-rope'a çıkıyor. Hayır, Top-rope'a çıkıyor ve Hurricanrana yapıyor— Ne? Val'u oradan koparamıyor ve bacakları onun boynuna sarılıyken ters bir şekilde asılı kalıyor! Val onu düzeltiyor, kaldırıyor ve bulundukları noktadan, ringin içerisine doğru Powerbomb ile fırlatıyor! Dominik acı içinde sırtını tutarken, Val bir seyircilere, bir de rakibine bakıyor. Ayaklarını en üst iplere koyduktan sonra bulunduğu noktada ayağa kalkıyor ve rakibinin üstüne doğru bir atlayış gerçekleştiriyor. Uso Splash! USO SPLASH İLE DOMINIK'İN ÜZERİNE ATLIYOR, RAKİBİNİN ÜZERİNDEN ÇEKİLMİYOR VE HAKEM SAYMAYA BAŞLIYOR! 1... 2...
Jack bozdu, Jack bozdu! Jey biraz ağır kalıyor, nitekim anca tuş geldikten sonra Jack'i ringin dışarısına atarak onu bertaraf edebiliyor. Jey, Val'un sırtına birkaç kez destek vurmaları yaparak ona Tag vermesini söylüyor. Apron'a geçiyor, Val sürüklenerek köşeye geçiyor ve Jey'e Tag veriyor! Jey direkt ringe giriyor ve köşeye geçerek Dominik'in ayaklanmasını bekliyor. Belli bir sürenin ardından Dominik ayağa kalkıyor, Jey'den; Dominik'e sağlam bir Superkick! Öyle ki, Dominik köşeye kadar savruluyor ve sırtını köşeye çarptıktan sonra oturur pozisyona geçerek köşeye yaslanıyor. Jey onun karşısındaki köşeye geçiyor, elleriyle ağzını çevirerek "Uce!" diye bağırıyor, seyirciler de ona eşlik ediyorlar. Şimdi Jey koşmaya başlıyor ve Running Hip Attack yapıyor! Çekildi, Dominik çekildi ve Jey korkunç bir şiddetle köşeye tosluyor! Dominik kendi köşesine doğru sürükleniyor ve sıçrayarak Jack'in içeriye girmesini legalleştiriyor. Jack hızla ringe giriyor ve kendisini karşılayan Jey'e bir Clothesline vuruyor. Jey yere düştükten sonra hızla ayaklanıyor ve bir Clothesline daha! Jey ayağa kalktığında, bu sefer kendisi Clothesline'lıyor! Jack eğilerek kurtuluyor ve arkasına geçmiş olduğu rakibine Double Knee Backbreaker yapıyor! Bunun üstüne bir tuş izliyoruz, sayılıyor. 1... 2...
ATTI, JEY BUNU ATTI! Jack elini ring matına yumruk yaparak defalarca kez vuruyor, bu sonuca isyan ediyor. Bir süre bu şekilde oyalandıktan sonra bir Glass Jaw Knee Strike gerçekleştirmek üzere köşeye geçiyor, rakibini bekliyor. Bu sırada Val'un ring dışında bir aksiyon yarattığını fark ediyoruz. Dominik'i ayağından çekerek zemine düşürüyor ve bunun neticesinde Dominik kafasını Apron'a vuruyor. Dominik yüzünü tutarak zeminde uzanırken, Val onun Money in the Bank Briefcase'ini alıyor. Dominik'in gözüne soka soka, onu manipüle etmeye çalışıyor. Çantayı, Dominik'e gösteriyor; bir de Jack'i işaret ediyor. Dominik ise bir Val'un gözlerinin içine, bir de Briefcase'ine bakıyor... Sonuç olarak, elini çantaya atıyor ve çantasını alıyor! Ring içerisindeki aksiyonunu bırakarak bunları izleyen Jack, şoke oluyor, hayal kırıklığına uğruyor! Ne hazin ama, partneri çantayı seçti! Elindeki çantayı tutuyor—
Ve onu bir Val'a doğru attıktan sonra Val'un üzerine atlıyor! Ona yumruklar sallamaya atmaya başlıyor, ne yaptığı, nasıl yaptığı belli değil; tamamen rastgele yumruklar bunlar! Lakin, Val anlık bir şekilde işi lehine çeviriyor ve Dominik'i çelik basamaklara doğru atıyor! Çelik basamağa çarpan Dominik, üstteki küçük parçanın ileriye doğru hareketine sebep açıyor, acı içerisinde yerde uzanıyor! Bu sırada Val'un ring dışarısındaki aktivitesi, hakemin onu uyarmasına sebep oluyor. Bu olanları ellerini ipe koyarak takip eden Jack'in bir hayli canını sıkmış olmalı...
Bir anda kameralar Jack'in yüzüne zoom atıyor. Onun ağzından bir şeyler çıkıyor, yakından çeken aksiyon kameraları bu söylenenleri net bir şekilde seçmemizi sağlıyorlar. Jack'in söylediği, "I-IĞ! AĞH! O... O-ROSPU ÇOCUĞU!" şeklinde. Ne oldu, ne oluyor? Kamera geniş açıdan aldığında, bu olanlar sırasında kendisini toparlamış olan Jey'in; hakemin görmediği sırada Jack'e Low Blow atmasını görüyoruz! Jack elini özel bölgesini götürerek arkasına dönüyor ve üstüne bir de Superkick ile yüzleşiyor! Hakem bunu görmedi!
Acıdan renk değiştiren Jack, yere devriliyor. Fırsat doğan Jey ise direkt olarak iplere yöneliyor, iplerin arasından geçerek Apron'da buluyor kendisini. Vakit kaybetmeden Top-rope'a tırmanan Jey, ayağa kalkıyor ve USO SPLASH İLE RAKİBİNİN ÜSTÜNE ATLIYOR!
USOOOOO SPLAAAAAAAAAAAAAASH! OLDU! OLDU! TAM ANLAMIYLA BAŞARILI! VAL İPLERİN ALTINDAN YUVARLANARAK RİNGİN İÇERİSİNE GİRİYOR, BİR TARAFTAN DA KAHKAHA ATIYOR! HAKEM İSE RAKİBİNİN TEK BACAĞINI HAVAYA KALDIRAN JEY'İN YANI BAŞINDA EĞİLEREK, RİNG MATINA VURUYOR! SEYİRCİLER HAKEMİN SAYMASINA BİR AĞIZDAN EŞLİK EDİYORLAR! 1... 2...
3!
Kazanan ve Yeni PGW Tag Team Şampiyonları Olanlar: Seed & Sex (Jey Uso & Val Venis)
YENİ ŞAMPİYONLARIMIZ VAR! YENİ ŞAMPİYONLAR! SEED & SEX EKİBİNİN YANİ JEY İLE VAL'UN YENİ PGW TAG TEAM ŞAMPİYONLARI OLDUKLARININ ANONSU GEÇİLİYOR! BİR TARAFTAN ŞARKI ÇALINMAYA BAŞLARKEN, ARENADA KORKUNÇ BİR YUHALAMA İLE KARŞILAŞIYORLAR! SEYİRCİLER BOO'LUYORLAR! BU ŞEKİLDE BİR GALİBİYET, HERKES TARAFINCA TEPKİYLE KARŞILANIYOR! ONLAR TARAFINI, YENİ HALLERİNİ HERKESE GÖSTERDİLER! HAKEM TARAFINDAN KEMER KENDİLERİNE GETİRİLİYOR, HAKEM ONLARIN ELİNİ HAVAYA KALDIRMAYA ÇALIŞIYOR FAKAT YENİ ŞAMPİYONLAR BUNU EN KABA ŞEKİLDE REDDEDİYORLAR; KEMERLERİ ÇEKİŞTİREREK ALIYORLAR! BİR KÖŞEYE VAL, DİĞER KÖŞEYE JEY ÇIKIYOR VE KEMERLERİNİ HAVAYA KALDIRIYORLAR! SEVİNÇLERİNİ YAŞIYORLAR! YAN YANA DURUYORLAR VE KEMERLERİNİ HAVAYA KALDIRIYORLAR! RİNGİN ORTASINDA KEMERLERİNİ TOKUŞTURDUKTAN SONRA ARKA ALANIN YOLUNU TUTUYORLAR, BU SIRADA DOMINIK'İN ACI İÇERİSİNDE RİNGE GİRDİĞİNİ FARK EDİYORUZ...
DOMINIK, DİREKT OLARAK JACK'E DOĞRU GİDİYOR VE ONUN DURUMUNU KONTROL EDİYOR. ACI İÇERİSİNDEKİ JACK'İN KOLUNU TUTUYOR VE ONU AĞIR BİR ŞEKİLDE AYAĞA KALDIRIYOR! AYAĞA KALDIRILAN JACK, ÖFKELİ BİR ŞEKİLDE DOMINIK'İ İTTİRİYOR! BU SIRADA BİR ŞEYLER BAĞIRDIĞINI FARK EDİYORUZ, ŞİDDETLE BAĞIRIYOR DOMINIK'E. YAKINDAN ÇEKEN KAMERALAR SAYESİNDE NE GEÇİYOR, RAHATLIKLA SEÇEBİLİYORUZ. "İSTEDİĞİN OLDU MU, HUH? ORADA NE YAPTIĞINI GÖRDÜM, PARTNERİNİ DEĞİL; BRIEFCASE'İNİ SEÇTİN. ARTIK ŞAMPİYONLAR DEĞİLİZ, BİZİ BİRBİRİMİZE BAĞLAYAN KEMERLERİMİZ DE YOK. TAKIM DEĞİLİZ, ŞU SİKTİĞİMİN ÇANTASINI KAFAMA GEÇİR VE CASH-IN YAPIP RAHATLA!". BU SÖZLER KARŞISINDA DOMINIK ASIK BİR SURAT İFADESİ İLE SESSİZ KALIYOR SADECE. HİÇBİR KARŞILIK, YANIT VERMİYOR. WORLD HEAVYWEIGHT CHAMPIONSHIP'İNİ ALAN JACK, SİNİRLİ BİR ŞEKİLDE ARKA ALANA GİDİYOR. DOMINIK RİNGDE ÜZGÜN BİR ŞEKİLDE TEK BAŞINA KALIRKEN, KAMERALAR KAPANIYOR VE REKLAMLAR GİRİYOR; ŞOVUMUZA ARA VERİYORUZ.
Kazanan ve Yeni PGW Tag Team Şampiyonları Olanlar: Seed & Sex (Jey Uso & Val Venis)
YENİ ŞAMPİYONLARIMIZ VAR! YENİ ŞAMPİYONLAR! SEED & SEX EKİBİNİN YANİ JEY İLE VAL'UN YENİ PGW TAG TEAM ŞAMPİYONLARI OLDUKLARININ ANONSU GEÇİLİYOR! BİR TARAFTAN ŞARKI ÇALINMAYA BAŞLARKEN, ARENADA KORKUNÇ BİR YUHALAMA İLE KARŞILAŞIYORLAR! SEYİRCİLER BOO'LUYORLAR! BU ŞEKİLDE BİR GALİBİYET, HERKES TARAFINCA TEPKİYLE KARŞILANIYOR! ONLAR TARAFINI, YENİ HALLERİNİ HERKESE GÖSTERDİLER! HAKEM TARAFINDAN KEMER KENDİLERİNE GETİRİLİYOR, HAKEM ONLARIN ELİNİ HAVAYA KALDIRMAYA ÇALIŞIYOR FAKAT YENİ ŞAMPİYONLAR BUNU EN KABA ŞEKİLDE REDDEDİYORLAR; KEMERLERİ ÇEKİŞTİREREK ALIYORLAR! BİR KÖŞEYE VAL, DİĞER KÖŞEYE JEY ÇIKIYOR VE KEMERLERİNİ HAVAYA KALDIRIYORLAR! SEVİNÇLERİNİ YAŞIYORLAR! YAN YANA DURUYORLAR VE KEMERLERİNİ HAVAYA KALDIRIYORLAR! RİNGİN ORTASINDA KEMERLERİNİ TOKUŞTURDUKTAN SONRA ARKA ALANIN YOLUNU TUTUYORLAR, BU SIRADA DOMINIK'İN ACI İÇERİSİNDE RİNGE GİRDİĞİNİ FARK EDİYORUZ...
DOMINIK, DİREKT OLARAK JACK'E DOĞRU GİDİYOR VE ONUN DURUMUNU KONTROL EDİYOR. ACI İÇERİSİNDEKİ JACK'İN KOLUNU TUTUYOR VE ONU AĞIR BİR ŞEKİLDE AYAĞA KALDIRIYOR! AYAĞA KALDIRILAN JACK, ÖFKELİ BİR ŞEKİLDE DOMINIK'İ İTTİRİYOR! BU SIRADA BİR ŞEYLER BAĞIRDIĞINI FARK EDİYORUZ, ŞİDDETLE BAĞIRIYOR DOMINIK'E. YAKINDAN ÇEKEN KAMERALAR SAYESİNDE NE GEÇİYOR, RAHATLIKLA SEÇEBİLİYORUZ. "İSTEDİĞİN OLDU MU, HUH? ORADA NE YAPTIĞINI GÖRDÜM, PARTNERİNİ DEĞİL; BRIEFCASE'İNİ SEÇTİN. ARTIK ŞAMPİYONLAR DEĞİLİZ, BİZİ BİRBİRİMİZE BAĞLAYAN KEMERLERİMİZ DE YOK. TAKIM DEĞİLİZ, ŞU SİKTİĞİMİN ÇANTASINI KAFAMA GEÇİR VE CASH-IN YAPIP RAHATLA!". BU SÖZLER KARŞISINDA DOMINIK ASIK BİR SURAT İFADESİ İLE SESSİZ KALIYOR SADECE. HİÇBİR KARŞILIK, YANIT VERMİYOR. WORLD HEAVYWEIGHT CHAMPIONSHIP'İNİ ALAN JACK, SİNİRLİ BİR ŞEKİLDE ARKA ALANA GİDİYOR. DOMINIK RİNGDE ÜZGÜN BİR ŞEKİLDE TEK BAŞINA KALIRKEN, KAMERALAR KAPANIYOR VE REKLAMLAR GİRİYOR; ŞOVUMUZA ARA VERİYORUZ.
Kameralar arka alana çevriliyor, kameramızın çektiği yerde ise Prestige Grand Wrestling için çok anlam ifade eden, bu şirketin önemli spotlarından birisi olan ve anlık PGW World Television şampiyonu Will Ospreay'i görüyoruz. Kendisinin güreşmeye hazır bir şekilde giyindiğini, üzerine girişi için özel bir şekilde hazırlanmış giysisi bulunuyor. Artık sadece maç öncesinde bileğini sarmak kalıyor, kendisinin bileğine bandaj sardığını fark ediyoruz. MJF ile gerçekleştireceği maça dakikalar kaldı, o da son hazırlıklarını gerçekleştiriyor bu kıran kırana maça çıkmadan önce.
Bu sırada odanın dışarısına çevriliyor kameralar. Elinde bir naylon poşet, içerisinde suda bir balık. Bu "Broken" Matt Hardy! "Broken" Matt'in gözleri kapalı, balıkla 'konuşarak' arka alanda ilerliyor. "Hissediyorum, böyle gitmem lazım." diyor, bir yerleri arıyor. Kısa bir süre sonra bir kapının önünde dikiliyor ve gözlerini açıyor. Karşısındaki kapının üzerinde 'Will Ospreay' yazıyor, burası Will'in hazırlıklarını gerçekleştirdiği oda, bu şov için ona ayrılmış oda. "Broken" Matt'in kapıyı açtığını ve içeriye girdiğini görüyoruz. Arkası dönük olan Will'in "Odayı terk edin!" diye bağırdığını görüyoruz ama "Broken" Matt ona selam vererek herhangi bir adam olmadığını hissettiriyor. Arkasını dönen Will'in, karşısında gördüğü adamdan haz etmediği belli, haliyle geriliyor ve kavgaya hazır bir hâle geliyor. "Broken" Matt, onu sakinleştirmek durumunda kalıyor ve konuşmasına başlıyor.
"Broken" Matt Hardy: Just DELETE that anger William! HahHAHAHAHahahahaHAH! DE-LETE! Buraya kavga etmeye gelmedim, sakin ol, sandığının aksine sana bir saldırıda bulunmayacağım! A-HAHAHAH! Bak... Baksana, (Elindeki içi su dolu naylon poşeti kaldırıyor) Elimde tuttuğum ufak dostumu görüyor musun, huh? İçinde titreyen, nefes için çırpınan ufak bir varlık... Belki de oksijen almakta zorlanıyordur? Sanki, kırılmış bir akvaryumdan kurtarılmış, evrenin sonsuz denizinde kaybolmuş bir RUuuH parçası! Bu poşet, yaşam ile yok oluşun arasında asılı duran KI-RILGAN bir kozzmoOos! OHOOHOHOHOHOHO! Tıpkı senin Jeff'le kurduğun gibi, bir zamanlar ellerinde ışıklar vardı ama sen o ışığı karanlığın ÇÜ-RÜK sularına boğdun! Merak etme, arenadan birazdan ayrılacağım, evet ama önce... Önce sana bu varoluşun çarpık, eğri büğrü aynasını göstereceğim. Çünkü bu balık— ah, senin vicdanının camdan kabuğuna çarpıp çarpıp kırılan, sonsuza dek yankılanan bir hayalet şarkısıdır! AHA-HAHAHAAHAH!
"Broken" Matt'in kahkaha atmaya başladığı anlarda, Will'in suratını ekşittiğini ve sinir halinden kaçamadığını gözlemliyoruz. Yine böyle bir an oluşuyor, Will bu durumun sonunu getirmek için konuşmaya yelteniyor fakat onun bu hamlesini fark eden "Broken" Matt'in elini onun omzuna koyduğunu ve hızlı bir şekilde konuşmasına kaldığı yerden devam ettiğini görüyoruz. Will'in söylemek istedikleri onda kalıyor, en azından şimdilik. "Broken" Matt devam ediyor.
"Broken" Matt Hardy: Tarih mi? Tarih, SENİN yüzünden parrramparça oldu! Ben, Julius Caesar'ın hayaletiyle otururken; bana ihanetin tadını anlattı. Sokrates bana kupasından BİL-GELİK sunarken, 'sorgulanmamış bir zafer, kaybolmuş bir ruh ile aynıdır' dedi. Napoleon, zaferin ve çöküşün aynı kadehte içildiğini fısıldarken kulağıma— OH-OHOHOHOHOOH, gördüm ki... Jeff'in yokluğunun TEK, YEGANE sorumlusu sensin! Eğer sen, William, biraz olsun Marcus Auerlius gibi gibi kalbinde ışık taşısaydın... Eğer sen, Shakespeare'le geceleyin şiirler mırıldanırken anladığım gibi göl-gelerden ders çıkarabilseydin… Jeff asla bu karanlığın içine çekilmezdi! Senin egon, Kleopatra’nın tuzakları kadar SİNSİ, Tesla’nın çılgın kıvılcımları gibi KONTROLSÜZ; senin ihtişam arzun, Baaaabil’in kuleleri kadar yüksek ve aynı zamanda çürük! O-OHOHOHOHH! Sen yalnızca ringde değil, insanların ruhlarında da yaralar açıyorsun. Ve o yaralar— HAHAHAHAHAHAHAH, SON-SUZLUK boyunca kapanmayacak çünkü ben onların yankısını Mozart’la birlikte duyuyorum, gökyüzünde Beethoven’ın çekiçlediği notalarla hissediyorum ve Dostoyevski’nin karanlık kaleminden damlayan MÜREKKEP ile görüyorum!
Bu konuşmanın sonrasında nihayet söz sırası Will'e geçiyor. "Broken" Matt, konuşma sırasını bırakıyor ve dinleme haline geçiyor. Will ise konuşmaya başlıyor.
Will Ospreay: Ah— yo, bruv, az önce ne dinledim ben? Gerçekten ağzından çıkanları... Hayır, buna ağzından saçılanları demeliyim ki, kendimi masal sayfalarının arasında kaybolmuş gibi hissettim. Caesar mı, Dostoyevski mi, Mozart mı, Tesla mı... Ütopyanda, hayaletleriyle sohbet etmiş gibisin. Ama burası kitap okuma kulübü değil, felsefe kulübü de. (Sırıtıyor) Şiir defterinin satırlarını uzatmayı sonlandır çünkü 2025 Yaz'ının en büyük etkinliğindesin ve bu büyük gösteri için büyük bir okyanus aşarak farklı bir kıtaya, Avustralya'ya geldik! (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Sen geçmişin tozlu sayfalarında hayali dostlarınla yemek masası kuruyorsun, ben ise bugünün gerçekliğinde ringin ortasında zaferler inşa ediyorum. Geçmiş… Geçmişte kaldı Matt. Jeff’in takıntıları… Ben onunla hesaplaştım, onu yendim, işi bitirdim. Nokta! Senin bu deli felsefen kulağa Dostoyevski’nin karanlık romanları gibi geliyor ama benim dünyamda bu yalnızca bir uğultudan ibaret, rüzgarın taş duvarlarda kaybolan yankısı gibi. Benim önümde yeni bir tarih var, tıpkı Survivor Series 2023’te yaptığım gibi, yine tarih yazacağım! Because I am Will Ospreay! Today's champion, tomorrow's architect! (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Gürültücüsün Matt… Yalnızca boş, anlamsız bir gürültü yaratıyorsun! Senin varoluşsal dostların benim alkışlarımın gölgesinde kayboluyor; kahkahaların ise benim zaferimin çığlıkları karşısında kısılıyor. Ne kadar çok isim sayarsan say, benim ismim hepsinin üstüne yazılacak. Çünkü tarih, Matt, delilerin fısıltısıyla değil, şampiyonların zaferleriyle yazılır!
Will, "Broken" Matt'in uzun süren konuşmasına bu şekilde yanıt vermiş oluyor. Kendisinin gözünden kararlılık akıyor, dik dik bakıyor "Broken" Matt'e. "Broken" Matt'in ise sırıtarak, karşısında bir komedi varmışçasına Will'i seyrettiğini, dinlediğini görüyoruz. Ortamda bir süreliğine hakim olan sessizliğin yerini, "Broken" Matt'in; Will'e yanıt vermesi bölüyor. "Broken" Matt konuşuyor.
"Broken" Matt Hardy: Yanılıyorsun William, tarih yalnızca kanla, gözyaşlarıyla ve kırılmış keeeeemiklerin senfonisiyle yazılır— OOOHOHOHH-OHOHHOHOOHOH, Onu, Jeff'i, yendin, evet ama onun RU-HUNU asla DELETE'leyemedin. Onun yokluğu, parmaklıkların arasına sıkışmış canını sıkmıyor mu? Tıpkı karanlık bir ayin gibi, senin adının yanında herkesin fısıldadığı lanetli bir dua olacak— 'William, Jeff Hardy'nin sonunu getiren "dostu"'. (Kemeri gösteriyor) PGW W-orld Television Championship'ini taşırken, o fısıltı senin omuzlarına yapışacak, tııııııpkı arkandan seni takip eden gölgen gi-bi! Her alkışın içinde yankılanacak, her ışık patlamasında kul-ağını tırmalayacak. O ses, seni sonsuzluğa kadar kemirecek, uyurken rüyalarını, uyanıkken NEFESİNİ kesecek, şampiyonluk yürüyüşünde ayak bileğine dolanan zincir olacak. Çünkü tarihin yükü yalnızca şampiyonlukla değil, taşıdığın günahlarla da ölçülür! Ve sen profesyonel güreş dün-yasının en büyük GÜNAHKARISIN William. AH-HAHAHAHAHAHAHAH! Yıldızlarla konuştum, göklerin melekleri bana sırlar fısıldadı, cehennemin iblisleri bana kahkahalarını armağan etti. Hepsi bana tek bir şeyi söyledi: Senin adın şampiyonluk sayfalarına değil, lanetli hikayelerin dipnotlarına yazılacak! HEH-EHEHEHEHEHE! Orada, zamanın kumları tükenirken, yalnızca bir yankı kalacak WIIIIIILLLLYYYY!
Will'in buna daha fazla katlanası gelmiyor gibi gözüküyor. Derin bir nefes alıyor ve veriyor, burnundan soluyor adeta. Konuşuyor bu haliyle.
Will Ospreay: Neden bunu yapıyorum ki bruv? Savaşı burada seninle yapmayacağım Matt. Şimdi gitmem gerekiyor. Benim yolum ringe çıkmak, savaşı orada vermek.
Will'in son sözünü söyledikten sonra Matt'in karşısından çekildiğini ve arka alanı, stadyumun içerisine bağlayan koridoruna doğru ilerlediğini görüyoruz. Son hazırlıklarını tamamlamış olan Will, maça çıkmak üzere Matt'in bulunduğu noktayı terk ediyor ve gerekli bölgeye doğru gidiyor. Will'in oradan uzaklaştığı sırada, Matt'in ona bir şey bağırdığını fark ediyoruz, "Just DELETE that anger William!" diyor, elindeki balıkla birlikte. Will ise gür bir sesle, arkasına dönmeden "Stadyumu terk ederken, odamın kapısını kapatmayı unutma!" diye bağırıyor. Bu görüntülerin ardından kameralar ringe çevriliyor.
Orkestral bir müzik arena boyunca ağır temposuyla yankılanmaya başlıyor ve ışıklar yavaş yavaş kararmaya başlıyor. Girişte ise beyaz bir ışık hüzmesi fark ediliyor. Sonrasında bir platformun girişte doğru yaklaştığını görüyoruz. Bu platformun üstünde bir tahtta oturan maskeli bir kişi görüyoruz ve bu kişinin belinde PGW Pure şampiyonluk kemeri bulunuyor. Bu MJF! Orkestral müzik aniden sonlanıyor ve Dig Deep arena boyunca yankılanmaya başlıyor.
MJF maskesini çıkartıp tahttan kalkıyor ve platformdan aşağı iniyor. Seyircilerin karışık tepkileri eşliğinde kendine has tavırlarıyla ringe doğru ilerliyor. Ringe girdikten sonra ceketini çıkartıp ringin dışına atıyor ve köşeye çıkıp kemerini havaya kaldırıyor. Sonrasında kemeri Robinson'a teslim edip rakibini beklemeye başlıyor.
Işıklar kırmızı yanmaya başlıyor ve bütün arena kırmızıya boyanıyor adeta. Bir müzik ağır tonda arenayı doldururken girişte bir sürü kapüşonlu kimseler belirmeye başlıyor. Bir süre sonrasında bunların arasından Will Ospreay çıkıyor. Ospreay kafasında kapüşon belinde World Television kemeriyle birlikte girişte yerini alırken müzik kesiliyor ve ışıklar kararıyor.
VE ELEVATED ARENA BOYUNCA YANKILANMAYA BAŞLIYOR! SEYİRCİLER ÇILDIRIYOR! IŞIKLAR YEŞİLE DÖNERKEN OSPREAY DE KAPÜŞONUNU ÇIKARTIYOR! SEYİRCİLERİN BU MUAZZAM TEPKİSİ KARŞISINDA MJF SİNİRDEN KÖPÜRÜYOR! OSPREAY BELİNDE KEMERİYLE SEYİRCİLERİN DESTEĞİ İLE RİNGE ATLIYOR! KEMERİNİ HAKEME TESLİM EDİP CEKETİNİ ÇIKARTIYOR VE KÖŞEYE ÇIKIP POZUNU DA KESİYOR!
Bu sırada odanın dışarısına çevriliyor kameralar. Elinde bir naylon poşet, içerisinde suda bir balık. Bu "Broken" Matt Hardy! "Broken" Matt'in gözleri kapalı, balıkla 'konuşarak' arka alanda ilerliyor. "Hissediyorum, böyle gitmem lazım." diyor, bir yerleri arıyor. Kısa bir süre sonra bir kapının önünde dikiliyor ve gözlerini açıyor. Karşısındaki kapının üzerinde 'Will Ospreay' yazıyor, burası Will'in hazırlıklarını gerçekleştirdiği oda, bu şov için ona ayrılmış oda. "Broken" Matt'in kapıyı açtığını ve içeriye girdiğini görüyoruz. Arkası dönük olan Will'in "Odayı terk edin!" diye bağırdığını görüyoruz ama "Broken" Matt ona selam vererek herhangi bir adam olmadığını hissettiriyor. Arkasını dönen Will'in, karşısında gördüğü adamdan haz etmediği belli, haliyle geriliyor ve kavgaya hazır bir hâle geliyor. "Broken" Matt, onu sakinleştirmek durumunda kalıyor ve konuşmasına başlıyor.
"Broken" Matt Hardy: Just DELETE that anger William! HahHAHAHAHahahahaHAH! DE-LETE! Buraya kavga etmeye gelmedim, sakin ol, sandığının aksine sana bir saldırıda bulunmayacağım! A-HAHAHAH! Bak... Baksana, (Elindeki içi su dolu naylon poşeti kaldırıyor) Elimde tuttuğum ufak dostumu görüyor musun, huh? İçinde titreyen, nefes için çırpınan ufak bir varlık... Belki de oksijen almakta zorlanıyordur? Sanki, kırılmış bir akvaryumdan kurtarılmış, evrenin sonsuz denizinde kaybolmuş bir RUuuH parçası! Bu poşet, yaşam ile yok oluşun arasında asılı duran KI-RILGAN bir kozzmoOos! OHOOHOHOHOHOHO! Tıpkı senin Jeff'le kurduğun gibi, bir zamanlar ellerinde ışıklar vardı ama sen o ışığı karanlığın ÇÜ-RÜK sularına boğdun! Merak etme, arenadan birazdan ayrılacağım, evet ama önce... Önce sana bu varoluşun çarpık, eğri büğrü aynasını göstereceğim. Çünkü bu balık— ah, senin vicdanının camdan kabuğuna çarpıp çarpıp kırılan, sonsuza dek yankılanan bir hayalet şarkısıdır! AHA-HAHAHAAHAH!
"Broken" Matt'in kahkaha atmaya başladığı anlarda, Will'in suratını ekşittiğini ve sinir halinden kaçamadığını gözlemliyoruz. Yine böyle bir an oluşuyor, Will bu durumun sonunu getirmek için konuşmaya yelteniyor fakat onun bu hamlesini fark eden "Broken" Matt'in elini onun omzuna koyduğunu ve hızlı bir şekilde konuşmasına kaldığı yerden devam ettiğini görüyoruz. Will'in söylemek istedikleri onda kalıyor, en azından şimdilik. "Broken" Matt devam ediyor.
"Broken" Matt Hardy: Tarih mi? Tarih, SENİN yüzünden parrramparça oldu! Ben, Julius Caesar'ın hayaletiyle otururken; bana ihanetin tadını anlattı. Sokrates bana kupasından BİL-GELİK sunarken, 'sorgulanmamış bir zafer, kaybolmuş bir ruh ile aynıdır' dedi. Napoleon, zaferin ve çöküşün aynı kadehte içildiğini fısıldarken kulağıma— OH-OHOHOHOHOOH, gördüm ki... Jeff'in yokluğunun TEK, YEGANE sorumlusu sensin! Eğer sen, William, biraz olsun Marcus Auerlius gibi gibi kalbinde ışık taşısaydın... Eğer sen, Shakespeare'le geceleyin şiirler mırıldanırken anladığım gibi göl-gelerden ders çıkarabilseydin… Jeff asla bu karanlığın içine çekilmezdi! Senin egon, Kleopatra’nın tuzakları kadar SİNSİ, Tesla’nın çılgın kıvılcımları gibi KONTROLSÜZ; senin ihtişam arzun, Baaaabil’in kuleleri kadar yüksek ve aynı zamanda çürük! O-OHOHOHOHH! Sen yalnızca ringde değil, insanların ruhlarında da yaralar açıyorsun. Ve o yaralar— HAHAHAHAHAHAHAH, SON-SUZLUK boyunca kapanmayacak çünkü ben onların yankısını Mozart’la birlikte duyuyorum, gökyüzünde Beethoven’ın çekiçlediği notalarla hissediyorum ve Dostoyevski’nin karanlık kaleminden damlayan MÜREKKEP ile görüyorum!
Bu konuşmanın sonrasında nihayet söz sırası Will'e geçiyor. "Broken" Matt, konuşma sırasını bırakıyor ve dinleme haline geçiyor. Will ise konuşmaya başlıyor.
Will Ospreay: Ah— yo, bruv, az önce ne dinledim ben? Gerçekten ağzından çıkanları... Hayır, buna ağzından saçılanları demeliyim ki, kendimi masal sayfalarının arasında kaybolmuş gibi hissettim. Caesar mı, Dostoyevski mi, Mozart mı, Tesla mı... Ütopyanda, hayaletleriyle sohbet etmiş gibisin. Ama burası kitap okuma kulübü değil, felsefe kulübü de. (Sırıtıyor) Şiir defterinin satırlarını uzatmayı sonlandır çünkü 2025 Yaz'ının en büyük etkinliğindesin ve bu büyük gösteri için büyük bir okyanus aşarak farklı bir kıtaya, Avustralya'ya geldik! (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Sen geçmişin tozlu sayfalarında hayali dostlarınla yemek masası kuruyorsun, ben ise bugünün gerçekliğinde ringin ortasında zaferler inşa ediyorum. Geçmiş… Geçmişte kaldı Matt. Jeff’in takıntıları… Ben onunla hesaplaştım, onu yendim, işi bitirdim. Nokta! Senin bu deli felsefen kulağa Dostoyevski’nin karanlık romanları gibi geliyor ama benim dünyamda bu yalnızca bir uğultudan ibaret, rüzgarın taş duvarlarda kaybolan yankısı gibi. Benim önümde yeni bir tarih var, tıpkı Survivor Series 2023’te yaptığım gibi, yine tarih yazacağım! Because I am Will Ospreay! Today's champion, tomorrow's architect! (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Gürültücüsün Matt… Yalnızca boş, anlamsız bir gürültü yaratıyorsun! Senin varoluşsal dostların benim alkışlarımın gölgesinde kayboluyor; kahkahaların ise benim zaferimin çığlıkları karşısında kısılıyor. Ne kadar çok isim sayarsan say, benim ismim hepsinin üstüne yazılacak. Çünkü tarih, Matt, delilerin fısıltısıyla değil, şampiyonların zaferleriyle yazılır!
Will, "Broken" Matt'in uzun süren konuşmasına bu şekilde yanıt vermiş oluyor. Kendisinin gözünden kararlılık akıyor, dik dik bakıyor "Broken" Matt'e. "Broken" Matt'in ise sırıtarak, karşısında bir komedi varmışçasına Will'i seyrettiğini, dinlediğini görüyoruz. Ortamda bir süreliğine hakim olan sessizliğin yerini, "Broken" Matt'in; Will'e yanıt vermesi bölüyor. "Broken" Matt konuşuyor.
"Broken" Matt Hardy: Yanılıyorsun William, tarih yalnızca kanla, gözyaşlarıyla ve kırılmış keeeeemiklerin senfonisiyle yazılır— OOOHOHOHH-OHOHHOHOOHOH, Onu, Jeff'i, yendin, evet ama onun RU-HUNU asla DELETE'leyemedin. Onun yokluğu, parmaklıkların arasına sıkışmış canını sıkmıyor mu? Tıpkı karanlık bir ayin gibi, senin adının yanında herkesin fısıldadığı lanetli bir dua olacak— 'William, Jeff Hardy'nin sonunu getiren "dostu"'. (Kemeri gösteriyor) PGW W-orld Television Championship'ini taşırken, o fısıltı senin omuzlarına yapışacak, tııııııpkı arkandan seni takip eden gölgen gi-bi! Her alkışın içinde yankılanacak, her ışık patlamasında kul-ağını tırmalayacak. O ses, seni sonsuzluğa kadar kemirecek, uyurken rüyalarını, uyanıkken NEFESİNİ kesecek, şampiyonluk yürüyüşünde ayak bileğine dolanan zincir olacak. Çünkü tarihin yükü yalnızca şampiyonlukla değil, taşıdığın günahlarla da ölçülür! Ve sen profesyonel güreş dün-yasının en büyük GÜNAHKARISIN William. AH-HAHAHAHAHAHAHAH! Yıldızlarla konuştum, göklerin melekleri bana sırlar fısıldadı, cehennemin iblisleri bana kahkahalarını armağan etti. Hepsi bana tek bir şeyi söyledi: Senin adın şampiyonluk sayfalarına değil, lanetli hikayelerin dipnotlarına yazılacak! HEH-EHEHEHEHEHE! Orada, zamanın kumları tükenirken, yalnızca bir yankı kalacak WIIIIIILLLLYYYY!
Will'in buna daha fazla katlanası gelmiyor gibi gözüküyor. Derin bir nefes alıyor ve veriyor, burnundan soluyor adeta. Konuşuyor bu haliyle.
Will Ospreay: Neden bunu yapıyorum ki bruv? Savaşı burada seninle yapmayacağım Matt. Şimdi gitmem gerekiyor. Benim yolum ringe çıkmak, savaşı orada vermek.
Will'in son sözünü söyledikten sonra Matt'in karşısından çekildiğini ve arka alanı, stadyumun içerisine bağlayan koridoruna doğru ilerlediğini görüyoruz. Son hazırlıklarını tamamlamış olan Will, maça çıkmak üzere Matt'in bulunduğu noktayı terk ediyor ve gerekli bölgeye doğru gidiyor. Will'in oradan uzaklaştığı sırada, Matt'in ona bir şey bağırdığını fark ediyoruz, "Just DELETE that anger William!" diyor, elindeki balıkla birlikte. Will ise gür bir sesle, arkasına dönmeden "Stadyumu terk ederken, odamın kapısını kapatmayı unutma!" diye bağırıyor. Bu görüntülerin ardından kameralar ringe çevriliyor.
Orkestral bir müzik arena boyunca ağır temposuyla yankılanmaya başlıyor ve ışıklar yavaş yavaş kararmaya başlıyor. Girişte ise beyaz bir ışık hüzmesi fark ediliyor. Sonrasında bir platformun girişte doğru yaklaştığını görüyoruz. Bu platformun üstünde bir tahtta oturan maskeli bir kişi görüyoruz ve bu kişinin belinde PGW Pure şampiyonluk kemeri bulunuyor. Bu MJF! Orkestral müzik aniden sonlanıyor ve Dig Deep arena boyunca yankılanmaya başlıyor.
MJF maskesini çıkartıp tahttan kalkıyor ve platformdan aşağı iniyor. Seyircilerin karışık tepkileri eşliğinde kendine has tavırlarıyla ringe doğru ilerliyor. Ringe girdikten sonra ceketini çıkartıp ringin dışına atıyor ve köşeye çıkıp kemerini havaya kaldırıyor. Sonrasında kemeri Robinson'a teslim edip rakibini beklemeye başlıyor.
Işıklar kırmızı yanmaya başlıyor ve bütün arena kırmızıya boyanıyor adeta. Bir müzik ağır tonda arenayı doldururken girişte bir sürü kapüşonlu kimseler belirmeye başlıyor. Bir süre sonrasında bunların arasından Will Ospreay çıkıyor. Ospreay kafasında kapüşon belinde World Television kemeriyle birlikte girişte yerini alırken müzik kesiliyor ve ışıklar kararıyor.
VE ELEVATED ARENA BOYUNCA YANKILANMAYA BAŞLIYOR! SEYİRCİLER ÇILDIRIYOR! IŞIKLAR YEŞİLE DÖNERKEN OSPREAY DE KAPÜŞONUNU ÇIKARTIYOR! SEYİRCİLERİN BU MUAZZAM TEPKİSİ KARŞISINDA MJF SİNİRDEN KÖPÜRÜYOR! OSPREAY BELİNDE KEMERİYLE SEYİRCİLERİN DESTEĞİ İLE RİNGE ATLIYOR! KEMERİNİ HAKEME TESLİM EDİP CEKETİNİ ÇIKARTIYOR VE KÖŞEYE ÇIKIP POZUNU DA KESİYOR!
Bu esnada hakem Charles Robinson iki kemeri de havaya kaldırıyor ve sonrasında kemerleri görevliye teslim ettikten sonra maçın başlaması için gerekli talimatı veriyor.
Winner Takes All
PGW Pure Championship and PGW World Television Championship
MJF (c–Pure) vs. Will Ospreay (c–World Television)
Timekeeper elindeki tokmağı zile vuruyor ve zilin çalmasıyla maç resmen başlıyor. İki isim ringin ortasında birbirlerini süzüyor. Seyirciler Ospreay'in ismini haykırıyorlar. İkili bir süre sonrasında birbirlerine yaklaşıp Collar & Elbow Tie Up yapıyorlar ringin ortasında. İkili birbirini tartmaya çalışıyor. MJF, Ospreay'i iplere atmaya çalışıyor fakat Ospreay, MJF'i iplere atıyor. MJF bir Clothesline sallıyor ama ıska geçiyor ve Ospreay'den bir Chop geliyor. MJF de bir Chop ile karşılık veriyor. Sonradan tekrardan birbirlerine Collar & Elbow Tie Up yapıyorlar. Bu kez MJF bir Snapmare ile Ospreay'i önüne katıyor ve sonrasında bir Sleeper Hold bağlıyor. Ospreay iplere gitmeye çalışıyor ama ikili ringin ortasında. Ospreay bir süre sonra ayağa kalkmayı başarıyor ve kilidi bozuyor. Ospreay, MJF'in karnına bir dirsek atıp onu üzerinden atıyor ve iplerden sekiyor ama MJF'ten bir Big Boot!
MJF, Ospreay'in yere düştüğünü görüyor ve ona sırtını dönerek seyircilere poz kesmeye başlıyor. Seyirciler onu yuhalayarak karşılıyor. Bu esnada Ospreay ayaklanıyor ve MJF'in üzerine atlıyor. İkili iplerin üzerinde birbirini yumruklamaya başlıyor ve köşeye yuvarlanıyorlar. Ospreay köşede MJF'e üstünlük kuruyor ve sert yumruklar atıyor. Sonrasında hakem araya girip ikiliyi ayırıyor. Bu esnada MJF, Ospreay'e tokat atıyor. Ospreay bir Snapmare ile MJF'i yere düşürüyor ve ensesine doğru bir Dropkick çakıyor! MJF ensesini tutarak yerde yuvarlanıyor ve iplere tutunarak ayağa kalkıyor. Ospreay kendisine doğru koşuyor fakat MJF'ten sert bir Clothesline geliyor! Ospreay hızlıca ayaklanıyor ama MJF'ten bir Arm Drag geliyor. Ospreay ayaklanınca MJF ona doğru koşuyor fakat bu sefer de Ospreay'den bir Arm Drag geliyor. MJF ayaklanınca Ospreay'den bir Enziguiri geliyor ve MJF'i yere seriyor. Ospreay tuşa gidiyor. 1-2-
Kickout! Ospreay bu kickout'u fazla üstelemiyor ve MJF'i yavaş yavaş ayağa kaldırıyor. Tiger Driver '97 için MJF'in kollarını sıkıca kavrıyor ve onu havaya kaldırıyor fakat MJF çırpınıyor ve ayaklarını yere indirmeyi başarıp Ospreay'e bir Back Body Drop yapıyor ama Ospreay ayakları üzerine düşüyor. Ospreay iplerden sekiyor ama MJF altından geçiyor. Ospreay bir kez daha iplerden sekerken MJF de aynı anda iplerden sekiyor ve ikili ringin ortasında birbirlerine Crossbody yapıp çarpışıyorlar. İkili ringin ortasına düşüyor. İkili karşı iplere yuvarlanıp ipleri tutarak ayağa kalkıyorlar. Sonrasında tekrardan birbirlerine yöneliyorlar. MJF, Ospreay'in karnına bir tekme atıyor ve DDT ile onu yere seriyor. Fakat Ospreay bir anda ayaklanıyor ve MJF'i yumruklamaya başlıyor. Onu yumruklayarak iplere doğru götürüyor ve sonrasında MJF etkisizleştiğinde onu iplerin üzerinde bırakıyor ve sonrasında iplerden sekip bir Clothesline vurarak onu ringin dışına uçuruyor.
MJF yere düşüyor. Ospreay ise ringin dışına çıkmak yerine MJF'in ayaklanmasını bekliyor. MJF aprona tutunarak ayaklanınca Ospreay, Suicide Dive için iplerden sekiyor fakat tam atlarken MJF sert bir yumrukla Ospreay'i engelliyor ve onu ringin ortasına geri uçuruyor! Ospreay ringin ortasında yatarken MJF yeniden seyircilere dönüyor ve eliyle kafasını gösteriyor. Bu esnada Ospreay ayaklanıyor ve MJF'e doğru koşuyor... HIDDEN BLADE! OSPREAY İPLERİN ARASINDAN UÇARAK MJF'İN ENSESİNE DOĞRU HIDDEN BLADE'İ ÇAKIYOR! İki isim de ringin dışında yerde. Ospreay hızlıca ayağa kalkıyor ve MJF'i de ayağa kaldırıyor. MJF'i ringe attıktan sonra kendisi de ringe giriyor. MJF hareket etmiyor. Bu Hidden Blade onu sağlam bir şekilde eritti. Ospreay, MJF'in ayaklanmasını bekliyor. MJF zar zor dizleri üzerine kalkıyor bir süre sonra ve Ospreay bu esnada ikinci bir Hidden Blade için koşuyor fakat MJF aniden ayaklanıyor ve Ospreay'i hızlıca yakalıyor! DOUBLE CROSS! MJF'ten sürpriz bir Double Cross geliyor! MJF tuşa gidiyor! 1-2-
Kickout! MJF oldukça sinirli bir şekilde ellerini yere vuruyor sonrasında da hakem ile tartışmaya başlıyor. Hakemin yavaş saydığını düşünüyor. Ama tartışmayı kısa tutuyor ve Ospreay'i ayağa kaldırıyor. Onu köşeye götürüyor ve tepeye oturtuyor. Sonrasında kendisi de onun tepesine çıkıyor ve yumruklamaya başlıyor. 1-2-3-4-5- MJF altıncı yumruğu atacağı sırada Ospreay, MJF'i kavrıyor ve Avalanche Powerbomb için hazırlanıyor fakat MJF son anda hareketi çeviriyor ve SUPER HURRICANRANA! Ospreay ringin ortasına çakıldığı gibi sırtını tutarak ayağa kalkıyor ve iplere doğru tutunuyor. MJF ise hızlıca ona doğru koşuyor ve onu aprona geçiriyor. HeatSeeker için hamle yapıyor fakat Ospreay, MJF'i Back Body Drop ile ringin dışına atıyor. Sonrasında ringin dışına inip MJF'i ringe atıp kendisi de hızlıca ringe giriyor. Sonrasında hızlıca hamle yapmak istiyor fakat MJF onu aniden yakalıyor ve BRAINBUSTER! Ospreay aprona doğru yuvarlanıyor ama MJF onu ringin içinde bırakarak kendisi aprona geçiyor. Sonrasında onu yakalıyor ve REVERSE HEATSEEKER! Ospreay ringin içine doğru geri geri giderken MJF de ringe giriyor ama OSPREAY ANINDA İPLERDEN SEKİYOR VE HIDDEN BLADE! OSPREAY'DEN NO SELL VE HIDDEN BLADE! OSPREAY TUŞA GİDİYOR! 1-2-
KICKOUT! MJF SON ANDA TUŞU ATMAYI BAŞARIYOR! Ospreay dirsekliğini düzeltiyor ve MJF'i ringin ortasında bırakıp köşeye doğru geçiyor. Ospreay bir Hidden Blade daha vurmak istiyor ve MJF'i bekliyor. MJF ayaklanmaya çalışıyor fakat nefesi tükenmiş bir halde. Ospreay, Hidden Blade için koşmaya başlarken MJF ringin ortasına geri düşüyor. Ospreay, MJF'i yakalıyor ve ayağa kaldırıp Stormbreaker için havaya kaldırıyor fakat MJF kolunu son anda kurtarıyor ve Ospreay'i bir Arm Drag ile köşeye doğru atıyor. Sonrasında ayaklanıp Ospreay'e doğru koşuyor ve Front Chop Block yapıp Ospreay'in dizini hedef alıyor. Ospreay yere düşüyor ve dizini tutuyor. MJF hızlıca ayağa kalkıp Ospreay'i yakalıyor ve Powerbomb Backbreaker! MJF, Ospreay'i yere düşmeden yakalıyor ve DOUBLE CROSS! MJF, OSPREAY'İ TUTARAK TEKRARDAN AYAĞA KALDIRIYOR VE BRAINBUSTER! MJF ÜST ÜSTE BİTİRİCİ HAREKETLERİNİ OSPREAY'E BOCA EDİP FİŞİ ÇEKİYOR! MJF TUŞA GİDİYOR! 1-2-
Winner Takes All
PGW Pure Championship and PGW World Television Championship
MJF (c–Pure) vs. Will Ospreay (c–World Television)
Timekeeper elindeki tokmağı zile vuruyor ve zilin çalmasıyla maç resmen başlıyor. İki isim ringin ortasında birbirlerini süzüyor. Seyirciler Ospreay'in ismini haykırıyorlar. İkili bir süre sonrasında birbirlerine yaklaşıp Collar & Elbow Tie Up yapıyorlar ringin ortasında. İkili birbirini tartmaya çalışıyor. MJF, Ospreay'i iplere atmaya çalışıyor fakat Ospreay, MJF'i iplere atıyor. MJF bir Clothesline sallıyor ama ıska geçiyor ve Ospreay'den bir Chop geliyor. MJF de bir Chop ile karşılık veriyor. Sonradan tekrardan birbirlerine Collar & Elbow Tie Up yapıyorlar. Bu kez MJF bir Snapmare ile Ospreay'i önüne katıyor ve sonrasında bir Sleeper Hold bağlıyor. Ospreay iplere gitmeye çalışıyor ama ikili ringin ortasında. Ospreay bir süre sonra ayağa kalkmayı başarıyor ve kilidi bozuyor. Ospreay, MJF'in karnına bir dirsek atıp onu üzerinden atıyor ve iplerden sekiyor ama MJF'ten bir Big Boot!
MJF, Ospreay'in yere düştüğünü görüyor ve ona sırtını dönerek seyircilere poz kesmeye başlıyor. Seyirciler onu yuhalayarak karşılıyor. Bu esnada Ospreay ayaklanıyor ve MJF'in üzerine atlıyor. İkili iplerin üzerinde birbirini yumruklamaya başlıyor ve köşeye yuvarlanıyorlar. Ospreay köşede MJF'e üstünlük kuruyor ve sert yumruklar atıyor. Sonrasında hakem araya girip ikiliyi ayırıyor. Bu esnada MJF, Ospreay'e tokat atıyor. Ospreay bir Snapmare ile MJF'i yere düşürüyor ve ensesine doğru bir Dropkick çakıyor! MJF ensesini tutarak yerde yuvarlanıyor ve iplere tutunarak ayağa kalkıyor. Ospreay kendisine doğru koşuyor fakat MJF'ten sert bir Clothesline geliyor! Ospreay hızlıca ayaklanıyor ama MJF'ten bir Arm Drag geliyor. Ospreay ayaklanınca MJF ona doğru koşuyor fakat bu sefer de Ospreay'den bir Arm Drag geliyor. MJF ayaklanınca Ospreay'den bir Enziguiri geliyor ve MJF'i yere seriyor. Ospreay tuşa gidiyor. 1-2-
Kickout! Ospreay bu kickout'u fazla üstelemiyor ve MJF'i yavaş yavaş ayağa kaldırıyor. Tiger Driver '97 için MJF'in kollarını sıkıca kavrıyor ve onu havaya kaldırıyor fakat MJF çırpınıyor ve ayaklarını yere indirmeyi başarıp Ospreay'e bir Back Body Drop yapıyor ama Ospreay ayakları üzerine düşüyor. Ospreay iplerden sekiyor ama MJF altından geçiyor. Ospreay bir kez daha iplerden sekerken MJF de aynı anda iplerden sekiyor ve ikili ringin ortasında birbirlerine Crossbody yapıp çarpışıyorlar. İkili ringin ortasına düşüyor. İkili karşı iplere yuvarlanıp ipleri tutarak ayağa kalkıyorlar. Sonrasında tekrardan birbirlerine yöneliyorlar. MJF, Ospreay'in karnına bir tekme atıyor ve DDT ile onu yere seriyor. Fakat Ospreay bir anda ayaklanıyor ve MJF'i yumruklamaya başlıyor. Onu yumruklayarak iplere doğru götürüyor ve sonrasında MJF etkisizleştiğinde onu iplerin üzerinde bırakıyor ve sonrasında iplerden sekip bir Clothesline vurarak onu ringin dışına uçuruyor.
MJF yere düşüyor. Ospreay ise ringin dışına çıkmak yerine MJF'in ayaklanmasını bekliyor. MJF aprona tutunarak ayaklanınca Ospreay, Suicide Dive için iplerden sekiyor fakat tam atlarken MJF sert bir yumrukla Ospreay'i engelliyor ve onu ringin ortasına geri uçuruyor! Ospreay ringin ortasında yatarken MJF yeniden seyircilere dönüyor ve eliyle kafasını gösteriyor. Bu esnada Ospreay ayaklanıyor ve MJF'e doğru koşuyor... HIDDEN BLADE! OSPREAY İPLERİN ARASINDAN UÇARAK MJF'İN ENSESİNE DOĞRU HIDDEN BLADE'İ ÇAKIYOR! İki isim de ringin dışında yerde. Ospreay hızlıca ayağa kalkıyor ve MJF'i de ayağa kaldırıyor. MJF'i ringe attıktan sonra kendisi de ringe giriyor. MJF hareket etmiyor. Bu Hidden Blade onu sağlam bir şekilde eritti. Ospreay, MJF'in ayaklanmasını bekliyor. MJF zar zor dizleri üzerine kalkıyor bir süre sonra ve Ospreay bu esnada ikinci bir Hidden Blade için koşuyor fakat MJF aniden ayaklanıyor ve Ospreay'i hızlıca yakalıyor! DOUBLE CROSS! MJF'ten sürpriz bir Double Cross geliyor! MJF tuşa gidiyor! 1-2-
Kickout! MJF oldukça sinirli bir şekilde ellerini yere vuruyor sonrasında da hakem ile tartışmaya başlıyor. Hakemin yavaş saydığını düşünüyor. Ama tartışmayı kısa tutuyor ve Ospreay'i ayağa kaldırıyor. Onu köşeye götürüyor ve tepeye oturtuyor. Sonrasında kendisi de onun tepesine çıkıyor ve yumruklamaya başlıyor. 1-2-3-4-5- MJF altıncı yumruğu atacağı sırada Ospreay, MJF'i kavrıyor ve Avalanche Powerbomb için hazırlanıyor fakat MJF son anda hareketi çeviriyor ve SUPER HURRICANRANA! Ospreay ringin ortasına çakıldığı gibi sırtını tutarak ayağa kalkıyor ve iplere doğru tutunuyor. MJF ise hızlıca ona doğru koşuyor ve onu aprona geçiriyor. HeatSeeker için hamle yapıyor fakat Ospreay, MJF'i Back Body Drop ile ringin dışına atıyor. Sonrasında ringin dışına inip MJF'i ringe atıp kendisi de hızlıca ringe giriyor. Sonrasında hızlıca hamle yapmak istiyor fakat MJF onu aniden yakalıyor ve BRAINBUSTER! Ospreay aprona doğru yuvarlanıyor ama MJF onu ringin içinde bırakarak kendisi aprona geçiyor. Sonrasında onu yakalıyor ve REVERSE HEATSEEKER! Ospreay ringin içine doğru geri geri giderken MJF de ringe giriyor ama OSPREAY ANINDA İPLERDEN SEKİYOR VE HIDDEN BLADE! OSPREAY'DEN NO SELL VE HIDDEN BLADE! OSPREAY TUŞA GİDİYOR! 1-2-
KICKOUT! MJF SON ANDA TUŞU ATMAYI BAŞARIYOR! Ospreay dirsekliğini düzeltiyor ve MJF'i ringin ortasında bırakıp köşeye doğru geçiyor. Ospreay bir Hidden Blade daha vurmak istiyor ve MJF'i bekliyor. MJF ayaklanmaya çalışıyor fakat nefesi tükenmiş bir halde. Ospreay, Hidden Blade için koşmaya başlarken MJF ringin ortasına geri düşüyor. Ospreay, MJF'i yakalıyor ve ayağa kaldırıp Stormbreaker için havaya kaldırıyor fakat MJF kolunu son anda kurtarıyor ve Ospreay'i bir Arm Drag ile köşeye doğru atıyor. Sonrasında ayaklanıp Ospreay'e doğru koşuyor ve Front Chop Block yapıp Ospreay'in dizini hedef alıyor. Ospreay yere düşüyor ve dizini tutuyor. MJF hızlıca ayağa kalkıp Ospreay'i yakalıyor ve Powerbomb Backbreaker! MJF, Ospreay'i yere düşmeden yakalıyor ve DOUBLE CROSS! MJF, OSPREAY'İ TUTARAK TEKRARDAN AYAĞA KALDIRIYOR VE BRAINBUSTER! MJF ÜST ÜSTE BİTİRİCİ HAREKETLERİNİ OSPREAY'E BOCA EDİP FİŞİ ÇEKİYOR! MJF TUŞA GİDİYOR! 1-2-
KICKOUT! OSPREAY TUŞU ATIYOR! MJF İNANAMIYOR! MJF ÇILDIRIYOR! MAÇIN BİTTİĞİNE İNANIYORDU! MJF AYAĞA KALKIP HAKEM ROBINSON İLE TARTIŞMAYA BAŞLIYOR! OSPREAY İSE İPLERE DOĞRU SÜRÜNEREK AYAĞA KALKMAYA ÇALIŞIYOR! MJF ile Robinson hala tartışıyor. Ospreay'in ayağa kalktığı sırada MJF, Robinson'u yakasından tutuyor ve onu sert bir yumruk atıp ringin dışına doğru itiyor! Robinson, Ospreay'e çarpıp yere düşüyor. Ospreay de dengesini kaybediyor bu esnada ama hızlıca toparlayıp ringin içine geri düşüyor. Robinson aşağı yuvarlanırken MJF, elini donuna sokup yüzüğünü çıkartıyor ve yüzüğünü parmağına takıp Ospreay'e bir yumruk sallıyor ama ıska geçiyor ve OSCUTTER!
BAŞARILI! MJF HIZLICA AYAKLANIYOR VE OSPREAY DE KÖŞEYE ÇIKIYOR. OSPREAY PIP PIP CHEEIRO İÇİN ATLIYOR AMA ISKA GEÇİYOR! MJF, OSPREAY AYAĞA KALKAR KALKMAZ BİR KEZ DAHA RING PUNCH DENİYOR AMA OSPREAY, MJF'İN KOLUNU YAKALYARAK ONA ENGEL OLUYOR VE KARNINA TEKME ATTIKTAN SONRA ONU KAVRIYOR VE STORM DRIVER '93! OSPREAY HIZLICA MJF'İ TEKRAR KALDIRIYOR VE STYLES CLASH! OSPREAY TUŞA GİDİYOR! 1-
BAŞARILI! MJF HIZLICA AYAKLANIYOR VE OSPREAY DE KÖŞEYE ÇIKIYOR. OSPREAY PIP PIP CHEEIRO İÇİN ATLIYOR AMA ISKA GEÇİYOR! MJF, OSPREAY AYAĞA KALKAR KALKMAZ BİR KEZ DAHA RING PUNCH DENİYOR AMA OSPREAY, MJF'İN KOLUNU YAKALYARAK ONA ENGEL OLUYOR VE KARNINA TEKME ATTIKTAN SONRA ONU KAVRIYOR VE STORM DRIVER '93! OSPREAY HIZLICA MJF'İ TEKRAR KALDIRIYOR VE STYLES CLASH! OSPREAY TUŞA GİDİYOR! 1-
2-
3!
-4-5- BİTMEDİ ÇÜNKÜ TUŞU SEYİRCİLER SAYIYOR! HAKEM CHARLES ROBINSON RİNGİN DIŞINDA HALA BAYGIN HALDE! OSPREAY ÖFKE VE TELAŞLA ETRAFINA BAKIYOR. ŞİMDİ GÜCÜNÜ TOPLAYIP KENDİNİ KÖŞELERE ATIYOR. SÜRÜKLENEREK ANCA HAREKET EDEN MJF'E BAKIYOR. BU SIRADA KALAN SON GÜCÜYLE GİRİŞ KISMINA DOĞRU BAĞIRIP HAKEM GELMESİNİ İSTİYOR...
ŞİMDİ GERİLİYOR VE HIDDDDDDDEENNNNNNN BLADEEEE! MJF HAREKETSİZ, BAŞARILI! OSPREAY KENDİNİ MJF'IN ÜSTÜNE BIRAKIYOR. VE SONUNDA GİRİŞTE BİR HAREKETLİLİK OLUYOR... YENİ HAKEM KOŞARAK RİNGE İLERLİYOR! SEYİRCİLERDEN İNANILMAZ BİR UĞULTU VAR... HAKEM RİNGE DALIYOR VE TUŞU SAYMAYA BAŞLIYOR! 1-
ŞİMDİ GERİLİYOR VE HIDDDDDDDEENNNNNNN BLADEEEE! MJF HAREKETSİZ, BAŞARILI! OSPREAY KENDİNİ MJF'IN ÜSTÜNE BIRAKIYOR. VE SONUNDA GİRİŞTE BİR HAREKETLİLİK OLUYOR... YENİ HAKEM KOŞARAK RİNGE İLERLİYOR! SEYİRCİLERDEN İNANILMAZ BİR UĞULTU VAR... HAKEM RİNGE DALIYOR VE TUŞU SAYMAYA BAŞLIYOR! 1-
2-
HAKEM 3'Ü VURMUYOR?!! ELİNİ YERE VURMUYOR!
KAMERA HAKEMİN YÜZÜNE DÖNÜYOR... BU JEFF HARDY! RİNGE GİREN HAKEM JEFF HARDY! JEFF SAYMAYI BIRAKIYOR VE OSPREAY'E DOĞRU SIRITARAK ELİYLE İKİ İŞARETİ YAPIYOR! SEYİRCİLER İNANAMIYORLAR!
OSPREAY DE İNANAMIYOR! AŞIRI SİNİRLİ BİR ŞEKİLDE VE AĞIR BİR ŞEKİLDE AYAKLANIYOR VE JEFF HARDY İLE YÜZ YÜZE GELİYOR! OSPREAY SALDIRMAK İÇİN HAMLE YAPIYOR AMA JEFF, OSPREAY'İN HAYALARINA BİR TEKME ATIYOR VE TWIST OF FATE! JEFF, OSPREAY'İ İNDİRİYOR! HARDY AYAĞA KALKIYOR VE RİNGİN DIŞINA ÇIKIYOR! HARDY SEYİRCİLERİN YOĞUN YUHALAMASI EŞLİĞİNDE ARKA ALANIN YOLUNU TUTARKEN ÜZERİNDEKİ HAKEM TİŞÖRTÜNÜ ÇIKARTIYOR VE SEYİRCİLERE FIRLATIYOR! HARDY AĞIR ADIMLARLA İLERLERKEN ATTIĞI TİŞÖRT İADE EDİLİYOR! HARDY BİR KEZ DAHA SEYİRCİLERE TİŞÖRTÜ FIRLATIYOR VE ARKASINA BAKMADAN GİRİŞ KISMINDAN ARKA ALANIN YOLUNU TUTUYOR.
MJF SÜRÜNÜYOR VE KOLUNU OSPREAY'İN ÜZERİNE ATIYOR! ROBINSON RİNGE GİRMEYİ BAŞARIYOR VE BİR YANDAN KAFASINI TUTARKEN AĞIR BİR ŞEKİLDE SAYMAYA BAŞLIYOR! 1-
KAMERA HAKEMİN YÜZÜNE DÖNÜYOR... BU JEFF HARDY! RİNGE GİREN HAKEM JEFF HARDY! JEFF SAYMAYI BIRAKIYOR VE OSPREAY'E DOĞRU SIRITARAK ELİYLE İKİ İŞARETİ YAPIYOR! SEYİRCİLER İNANAMIYORLAR!
OSPREAY DE İNANAMIYOR! AŞIRI SİNİRLİ BİR ŞEKİLDE VE AĞIR BİR ŞEKİLDE AYAKLANIYOR VE JEFF HARDY İLE YÜZ YÜZE GELİYOR! OSPREAY SALDIRMAK İÇİN HAMLE YAPIYOR AMA JEFF, OSPREAY'İN HAYALARINA BİR TEKME ATIYOR VE TWIST OF FATE! JEFF, OSPREAY'İ İNDİRİYOR! HARDY AYAĞA KALKIYOR VE RİNGİN DIŞINA ÇIKIYOR! HARDY SEYİRCİLERİN YOĞUN YUHALAMASI EŞLİĞİNDE ARKA ALANIN YOLUNU TUTARKEN ÜZERİNDEKİ HAKEM TİŞÖRTÜNÜ ÇIKARTIYOR VE SEYİRCİLERE FIRLATIYOR! HARDY AĞIR ADIMLARLA İLERLERKEN ATTIĞI TİŞÖRT İADE EDİLİYOR! HARDY BİR KEZ DAHA SEYİRCİLERE TİŞÖRTÜ FIRLATIYOR VE ARKASINA BAKMADAN GİRİŞ KISMINDAN ARKA ALANIN YOLUNU TUTUYOR.
MJF SÜRÜNÜYOR VE KOLUNU OSPREAY'İN ÜZERİNE ATIYOR! ROBINSON RİNGE GİRMEYİ BAŞARIYOR VE BİR YANDAN KAFASINI TUTARKEN AĞIR BİR ŞEKİLDE SAYMAYA BAŞLIYOR! 1-
2-
3!
Kazanan, Hâlâ PGW Pure Şampiyonu ve Yeni PGW World Television Şampiyonu Olan: MJF
MAÇ BİTİYOR! MJF PGW WORLD TELEVISION KEMERİNİ DE KAZANIYOR! İKİ İSİMDE YERDE CESET GİBİ YATIYOR! MJF AYAKLANMAYA ÇALIŞIYOR AMA BAŞARAMIYOR! RİNGE MEDİKAL GÖREVLİLER GELİYOR! MJF'İ AYAĞA KALDIRIYORLAR VE ONA OKSİJEN VERMEYE ÇALIŞIYORLAR. MJF İKİ KEMERİ DE TESLİM ALIYOR VE HAVAYA KALDIRMAYA ÇALIŞIYOR AMA DÜŞÜRÜYOR!
Kazanan, Hâlâ PGW Pure Şampiyonu ve Yeni PGW World Television Şampiyonu Olan: MJF
MAÇ BİTİYOR! MJF PGW WORLD TELEVISION KEMERİNİ DE KAZANIYOR! İKİ İSİMDE YERDE CESET GİBİ YATIYOR! MJF AYAKLANMAYA ÇALIŞIYOR AMA BAŞARAMIYOR! RİNGE MEDİKAL GÖREVLİLER GELİYOR! MJF'İ AYAĞA KALDIRIYORLAR VE ONA OKSİJEN VERMEYE ÇALIŞIYORLAR. MJF İKİ KEMERİ DE TESLİM ALIYOR VE HAVAYA KALDIRMAYA ÇALIŞIYOR AMA DÜŞÜRÜYOR!
