Promo Çevirisi: Eddie Kingston ve CM Punk Birbirine Giriyor


The Rainmaker

Zen Nihon
Katılım
3 Tem 2023
Konular
696
Mesajlar
1,027
Beğeni sayısı
204
PG Nakit
8,590
Favori Güreşçi
Tomohiro Ishii





[Reklam arasından sonra geri dönülür. CM Punk ringde kısa bir tur atar.]


CM Punk:

“Sadece evde izleyen herkesin benim üç buçuk dakikadır ringde tur attığımı düşünmesini istedim.
Tanrım, St. Louis’e geri dönmek çok güzel.
Bunu, asıl konuya geçmeden önce söylemek istedim.
Biraz dramamız ve halletmemiz gereken bir husumet var.
Eddie Kingston’la yüz yüze gelmem gerekiyormuş.
O yüzden, lafı fazla uzatmadan, Eddie Kingston’ı ringime davet ediyorum.”


[Eddie’nin müziği çalar, ama ortada görünmez.]


“Tamam. Belki Eddie burada değil.
Çarşamba günü de yoktu.
Ama geçen hafta Cuma Rampage’de kesinlikle buradaydı, Tony Schiavone ile konuşurken beni bölmüştü.
Belki de biraz daha konuşmam gerekiyor, çünkü biriyle kaba şekilde konuşmak daha rahatına geliyor ki böylece araya girip--
[Eddie belirir ve ringe doğru ilerler.]
İşte, dediğim gibi. Tam zamanında!”


[İkisi ringin karşılıklı köşelerinde durur.]




Eddie Kingston:
“Bir özür mü istiyorsun?
İstediğin şey buydu, Çarşamba günü söylediğin de buydu, değil mi?
Ben konuşurken cevap ver bana!
Ha, hoşuna gitmedi değil mi?”


CM Punk:
“Bayılıyorum. Bak, bir adamdan özür istemek biraz küçümseyici gelebilir, farkındayım.
Ama sen beni böldün dostum.
Beni kötü adam gibi gösterme.
Beni sen böldün.”


Eddie Kingston:
“Evet, CM Punk gibi büyük bir ismi böldüm.
Aman Tanrım.
Özür dileyeceğim.
Biliyor musun? Haklısın.
Haklısın.
Özür dileyeceğim çünkü hastaydım evde, COVID olmuş olabileceğimi düşündüm.
İki kez test yaptırmak zorunda kaldım, buraya gelip-- Tanrı korusun-- arkadaşım Munky’yi hasta etmeyeyim diye.
O da çocuklarını hasta etmesin diye.
Ama biliyor musun? Bunlar önemli değil çünkü özür dilemem gerekiyor, değil mi?
Çünkü biliyorsunuz arkadaşlar, siz CM Punk vs. Orange Cassidy maçını alamadınız.
Özür dilerim.
Ve senin için: Bu dünyanın en küçük kemanı ve senin ufak *** için çalıyor.
[Minik keman çalma hareketi yapar.]
O yüzden sana özür borçluyum.
[Seyirciye dönerek]
Tanrım.
[Punk’a elini sallayarak küçümser şekilde]
Sen kimsin?
Sen kimsin ha?
Bana bir dakika ver, bir dakika.
Sen kimsin?
Söyle bana, sen kimsin!”


CM Punk:
“Bu çok da samimi bir özür gibi gelmiyor kulağa.
Kim olduğumu gayet iyi biliyorsun.”


Kingston:
“Biliyorum.
Biliyorum.
Sana söylüyorum, CM Punk’ı biliyorum, evet, evet. Bildik işte.”


Punk:
“Bırak kendini Eddie. Bırak gitsin.
Sen kim olduğumu biliyorsun, St. Louis de kim olduğumu biliyor.
O yüzden dikkatli ol.”


Kingston:
“Umurumda değil. Hiç umurumda değil.
Herkese gerçeği anlatacağım, kim olduğunu söyleyeceğim.
Hanımefendiler, beyefendiler, bana bir saniye verin.
Bu adam bir zamanlar benim kahramanımdı.
Ben bu işte yeni olduğumda, Samoa Joe, Homicide, Amazing Red gibi adamlar bağımsız sahnede bana ilham verdiler, kahramanlarımdı.
Ama sen, sen aşağılık, iki yüzlü, narsist bir or*spu çocuğusun.
Sen!
Bana bir saniye ver.
Sen beni yargıladın.
Ben o soyunma odasına özgürleşmek için geldim.
Zihinsel pisliklerden, sokaklardan kurtulmak için geldim.
O soyunma odasına kardeşlik için geldim.
Ama sen ne yaptın?
Beni yargıladın.
Neden?
Şişman olduğum için mi?
Yemek yemeyi sevdiğim için mi?
Herkesin oyununu oynamadığım için mi?
Kıç yalayıp booker’la arkadaş olmadığım için mi?
Diğerlerini ezip kendi yerimi açmadığım için mi?
Yani ben mi yanlıştım?
Hayır, sen yanlıştın.
Sen yanlıştın.
Bunu çok iyi biliyorum. Nokta bu.”


Punk:
“Şu an duyduğum ne biliyor musun?
Bana bir sürü yük yüklüyorsun, ama orada birkaç başka ismi daha andın.
Ve eğer gerçeği bilmek istiyorsan:
Gerçek şu ki, seni yargılayan sadece ben değildim.
Ben, Homicide...
[Kingston: 'Onun adını anma.']
...Joe’ydu. Danielson’dı.
Ve bak, bu yutması zor bir lokma ama biz seni yargıladık.
Sende gördüğümüz potansiyele göre değerlendirdik.
Sen o seviyeye ulaşamadın.
Beni suçlayabilirsin.
Ringin ortasında Bryan Danielson gibi birine yenilip arka alana gidip suçu bana atabilirsin.
Ama bu benim hatam değil.
15 yıl önce sende bir büyüklük gördüğüm için hata yapmadım.
Ama seni hâlâ o seviyeye çıkaracağını sanmakla gerçekten aptallık ettim.
Çünkü sen bir serserisin.”


Kingston:
“Serseriymişim.
Serseriymişim ha.
Bir serseri Full Gear’da ana maça çıkar mı?
Pandemi yüzünden evini satmak zorunda kalan ama hâlâ savaşmaya devam eden biri serseri mi?
Tek gerçek profesyonel güreş şirketine ulaşan biri serseri mi?
Bu mu serseri?
Sizden şunu anlamanızı istiyorum.
[Punk’a dönerek]
Ve senin de kulağını açıp beni dinlemeni istiyorum.
Kimse seni burada istemiyor, asla da istemedi.
O soyunma odasında herkes korkuyor bunu söylemeye.
Ben değil.
O yüzden defol git!
Ve geçen günkü gibi bana sırıtmayı kes.
Yoksa suratındaki o sırıtışı silerim.
Ne oldu? Ne oldu?
Biraz sinirleniyorsun galiba.
O zaman neden benimle 13’ünde dövüşmüyorsun?
Neden benimle Full Gear’da dövüşmüyorsun?”


Punk:
“Full Gear’da Eddie Kingston’la dövüşmek mi?
Dürüst olacağım St. Louis, Eddie Kingston’la dövüşmeden buradan ayrılmak gibi bir niyetim yoktu.
Ama Eddie, Full Gear mı?
Senin için biraz yüksek bir seviye o.
Ben daha çok Elevation ya da Dark gibi bir şey düşünüyordum.
Senin hızına daha uygun.”


Kingston:
“Aman Tanrım.
[alaycı bir şekilde güler]
Korkaksın!
Korkaksın!
Dövüş benimle!
Dövüş benimle! Dövüş benimle!
[Punk onu iter]
Yapma.
Dövüş benimle! Full Gear’da dövüş benimle!”


Punk:
“St. Louis’deki dostlarıma soruyorum:
CM Punk ile Eddie Kingston’ın Full Gear’da dövüştüğünü görmek ister misiniz?
[Seyirciden büyük alkış ve tezahürat]
13’ünde görüşürüz.”


[Punk ringden ayrılmak ister.]


Kingston:

“Dur, dur, dur, dur!
Gitmeden önce şunu bil:
Full Gear’da kazanmak veya kaybetmek umurumda değil.
Tek istediğim seni dövmek.
Ve seni dövdükten sonra bana bir iyilik yap:
Bir daha bırak bu işi.
Ve yine yedi yıl kaybol.
Ve--”
[Punk ona bir kafa atar, arbede başlar. Hakemler ve görevliler ikisini ayırır.]
 
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi