RPG #RememberTheRumble


Ensiferum

amcaoğlu
Katılım
4 Tem 2023
Konular
140
Mesajlar
9,349
Beğeni sayısı
2,289
PG Nakit
550
RPG Karakteri
Bray Wyatt


PGW arenasındayız. Phoenix'te yapılacak olan Royal Rumble şovunun müziği arenada yankılanırken, coşkulu bir atmosfer bizi karşılıyor. Spiker masasındayız.

JBL: Son bir hafta Michael, heyecanlı mısın? Bütün bahislerin ortaya konduğu, favorilerle dolu bir Royal Rumble maçı!

Michael Cole: Yılın bu zamanı beni her zaman heyecanlandırmıştır John. Bu seneki maçımız tam bir yıldızlar geçidi olacak.. PGW Universe'ün cevabını aradığı soru şu: Rumble'ı kim kazanacak? Şu isimlere bir bak: Val Venis, Tony D'Angelo, Dark STG, Bray-

WYATT!

Işıklar sönüyor.



Far From Any Road eşliğinde girişte elinde gaz lambasıyla Bray Wyatt, sağında Braun Strowman ve solunda Erick Rowan ile beraber girişte görünüyor. Wyatt Family ilerlerken son PAYBACK'te yaşananları hatırlıyoruz. Kameralar bir yandan Wrestlemania logosunu çekerken Bray ringe giriyor. Lambaya üfleyerek ışıkları geri getirdiğinde yuhalamalar ve küfürlerle karşılanıyor.

bdv3a79.png


İki silahşör birbirleriyle bir düello yapmaya karar verdiği zaman, mesele basittir. Taraflar ileri doğru üçer adım atarlar, verilen işaretle beraber arkalarını dönerler ve hayatla ölüm arasında yalnızca tek bir merminin bulunduğu küçük bir oyun oynarlar. Bir kazanan olur, bir de kaybeden. Kurallarıyla, taraflarıyla dünyanın en basit sistemidir düello. O günden bugüne, Kolezyum'un Dünyanın zirvesi olduğu gladyatörler çağından bu yana insanoğlu, iki tarafın birbiriyle çarpışmasından zevk alır. (Wyatt seyirciye bakıyor) Ancak bazen, işler çok daha karmaşık hale gelir. İki ordu, birbirinin karşısına çıkar. Başta her şey yerli yerindedir, öten borazanlardan, parlayan sancaklardan ve orduların zırhlarından kimin hangi taraftan olduğunu anlayabilirsiniz. Ve savaş başladıktan sonraki o kısa zaman zarfında, bilinciniz yerinde bir şekilde cenk edebilirsiniz. Ama sonrasında, savaş sizi yutar. Öten borazanların sesi susmuştur, yerini atının altında ezilmiş ve çığlık çığlığa bağıran adamların feryatları alır. Kimin hangi sancak altında savaştığını bilemezsiniz, bütün o bayraklar kanlı meydanda ayakların altında sürünmektedir zira. Artık zırhların rengini ayırt edemezsiniz, zira savaşta belli bir süre sonra insanlar isteseler de istemeseler de kırmızı giymek zorunda kalırlar. (Wyatt usulca gülümsüyor) İşte buna "düello" değil, "meydan savaşı" adı verilir. Mücadele ilerledikçe karşınıza çıkan adamın dost mu düşman mı olduğunu anlayamazsınız, sadece önünüzdeki o kan ve et yığınını parçalara ayırmaktan ibarettir amacınız. Ve günün sonunda, bir can pazarının yaşandığı o meydandan sağ ve tek parça olarak ayrılabilmek için her şeyi yapabilecek kıvama gelirsiniz. Bir süre sonra kaslarınız tatlı tatlı yanmaya başlar, düşmanlarınıza ölüm yağdırmanın vermiş olduğu zevkle hiç bir acı ve hiç bir korku barındırmadan savurursunuz kılıcınızı. Ozanlar bunun adına "savaş humması" derler ve bir kez o hummaya kapıldığınız zaman anlarsınız gerçek erkeklerin düellolarda değil meydan savaşlarında hayatta kaldığını. Phoenix, bizim meydan savaşımız. 30 adamın tek bir gaye uğruna birbirlerine kıymaya hazır olduğu bir meydan savaşı. Orada kurallar olmayacak, orada diskalifiye olmayacak. Rakibine ne yaparsan yap, hiç bir üniformalı araya zıplayıp seni durdurmaya çalışmayacak. Tek isteğin, pençelerini geçirebildiğin adamı o iplerin üzerinden fırlatmak olacak: Ölü ya da diri. Diğer 29 delikanlının cevaplaması gereken asıl soru ise şu: Royal Rumble'ı kazanmak için ölmeye razı mısınız? Zira cevap hayırsa, çoktan kaybettiniz demektir.. Bu sadece iki ayağın zemine değmesi meselesi değil madamlar ve mösyöler. Bu, midenin katliamı kaldırıp kaldırmamasıyla alakalı bir mesele. Ve ben diyorum ki, Wrestlemania yolunda postunu önüme sermeye hazır olan kim varsa hepsinden birer ısırık almaya hazır bir şekilde bekliyorum. Nitekim, PAYBACK'te bunun bir örneğini gördük, birbirleriyle kurdukları suni ortaklıklarla yol yürümeye çalışan aymazlar; bir soytarı kumpanyasını, bir sirki andırır manasız bir kavganın içine tutuştular. Onların enstrümanlarıyla yarattıkları anlamsız kakafoniyi Bray amcalarının sesi bitirebilirdi ancak. Ki assolist bir kez daha sahne aldı ve diğer oğlanların gürültüsüne bir son verdi.

Bray başını sallıyor ve seyirciye bakıyor.

Ya siz evlatlarım? Sizler kimden yanasınız? Eğer hala Bray amcanız kalbinize sirayet edemediyse bir şeyi iyi anlamamışsınız demektir: Bu, 30 adamın savaşı değil. Bu, iki tarafın savaşı. Işık var, ve karanlık. Gündüz var, ve gece. Ya Bray Wyatt bu savaşı zaferle kapatarak PGW'yi üzerine çökmüş olan geceden kurtaracak... ya da PGW belirsizliklerin ve yozlaşmanın kol gezdiği gecenin içinde sessiz uykusuna devam edecek.. Ve ben diyorum ki: İsteseniz de istemeseniz de size Bitmeyen Yaz'ı getireceğim. Beni yuhalamaya, adımı lanetle anmaya ve çok sevdiğiniz kıymetli Velveteen'inizi astığım için bana küfürler savurmaya devam edin. Bunların beni yolumdan alıkoyacağını düşünüyorsanız-

Wyatt'ın sözü çok ani bir şekilde kesiliyor.

@Kras Mazov @American Psycho @god is an astronaut @Akashi @Broken Dreams @Gloom @RDT @Hülya Avşmaz @GBB @KALKTI!!!! @Netuno

OUT: Müsaitliği olup Rumble maçında yer alan herkes gelebilir beyler

 
Oynadığınız Karakterin Adı
Bray Wyatt

jusweque

tdh
Katılım
2 Tem 2023
Konular
24
Mesajlar
3,587
Beğeni sayısı
1,209
PG Nakit
100
RPG Karakteri
John Cena


the-miz-on-turning-the-wwe-logo-upside-down-on-his-mics.webp


AWEEEESOME! I Came To Play çalarken herkes şaşırarak girişe bakıyor. Bray Wyatt herkesten daha şaşkın. The Miz girişte görünüyor, tauntlarını atıyor. Kendisi Royal Rumble'ye katılacak! Takım elbisesi ile şık bir ring girişi yapıyor kendisi. Sonra da içeriye giriyor ve Wyatt'ın karşısına dikiliyor. Mikrofonuyla konuşmaya başlıyor.

1e6b6d2111f945590ecba08c6a485c6928e7dd6deb2ff086534f1e726abc8325.jpg


The Miz: İçinden şunları dediğini görebiliyorum Bray: Really? Really? Really? Really? Evet! I am most-must-see PGW superstar for all time! Bu yüzden tüm muhteşemliğimle buradayım! Gerçekten buradayım adamım. Diğerleri götünü kaldırıp buraya gelene kadar yemeğin soğumasını istemedim. Bu sefer büyük bir kazanda koca bir aş pişiyoruz ve tahmin edersin ki ölçüsünü iyi ayarlamamız lazım. (Gülümsüyor Miz). Bakışlarından beni küçümsediğini görebiliyorum Amca. Üzgünüm Bray, bu "Amca" muhabbetine çok gülüyorum. Sürreal bir insansın. Doğulu ailelerin yapısı farklıdır, orada yaşayan biri için kendisinden küçük olup amcası olabilecek çocuk adamlar vardır. Senin durum da biraz bu muhabbete benziyor. Oysa senin güneyden geldiğini düşünürdüm, ama fikriyat tamamen tarih öncesi dönemde kalmış görünüyor. Aynı türünün de tarihi döneme geçişteki en köklü ve en moron Neandarteller'den olduğu gibi. Evet Bray, bunlar gerçekler. Modern bir çağda yaşıyoruz ve inan bana senin gibilerinin günümüz Amerika'sında ne işi olduğunu gerçekten anlamıyorum. Senin ve ailenin bir an önce sınır dışı edilmeni umuyorum. Günümüz hükumeti buna yatkın. Umarım azalarak bitersiniz. Fakat bu geceki konumuz ne yazık ki siyaset değil. İkimiz de PGW çatısı altında bu ringe emek veren birer güreşçiyiz. Doğal olarak Royal Rumble gecesi için rakiplerinden biri de benim ve bakışlarından anladığım kadarıyla sandığından daha da tehlikeliyim. Kabul edelim; senin gibi eli kanlı bir adam hiçbir zaman olmadım, bu konuda kesinlikle kapışamayız. Ben bir köy çocuğu değilim ve şu zamana kadar canlı bir tavuğu bile kesmişliğim yok. Fakat sizler adam bile kesebilecek seviyede doğada yaşayan insana en yakın vahşi yaratıklardansınız. Sanıyorum ki insan formunun tam olarak dönüştüğü süreçlerde, ara formlardan biri olarak yaşamımızda yer alıyorsun. Sana günümüz dünyasını anlatmama izin ver Bray. Bu türlerde beynin olabildiğinde küçük olduğunun farkındayım, ama sana bir şans vermek istiyorum. Daha önceleri WrestleMania ana olayında mücadele etmiş, sayısız Royal Rumble serüvenine tanıklık etmiş biri olarak söylemeliyim ki kimsenin kimseyi öldüreceği falan yok. Bu maç güneyde gerçekleşmeyecek dostum ve Tanrıya sonsuz şükürler olsun ki roster'ın vefat sebebiyle azalmayacağını umuyorum. 30 adam, tek bir kural var: En üstteki ipten rakibini dışarıya at. Sihirli bir maç Bray. Bu maç için herkesin eşit fırsatı olduğunu biliyorum. Her güreşçi, rakibini en üst ipten fırlatıp atabilir. İnan bana, Enzo Amore bile bunu başarabilir dostum! Belki bunu söylemek benim de canımı sıkıyor fakat; hepimiz eşit güce sahibiz. O yüzden şimdi o küçümseyici ve üstten bakışlarını DERHAL DÜZELT VE KARŞINDAKİ ADAMA SAYGILI DAVRAN! (The Miz bağırmaya başlıyor, seyircilerden boo gelirken Miz elini kaldırıyor ve gözlerini kapatıyor). WHEN MY HAND GOES UP, YOUR MOUTH GOES SHUT!!!!!! (Boo devam ediyor, The Miz bir süre sesin kesilmesini bekliyor. Biraz sonra sinirden kıpkırmızı olmuş suratını düzeltirken elini indirip Bray'e dönüyor ve devam ediyor). Aylardır arka alanda bu şirketi yönetirken gayet iyi ve yeterli bir şekilde dinlendim ve artık ringde, gerçek anlamda bir başarı elde etmek için hazırım. Geliyorum, Royal Rumble ve WrestleMania ana olayı için buradayım Bray. Yıllar önce WWE'de tattığım o muhteşem yemeğin kokusu burnumda tütüyor. Bugün de ringe çıkarken bu kokuyu alarak çıktım. İnan bana adamım, harika bir aşçı olduğumu hepiniz göreceksiniz. BECAAAUUUSEEEEEEE I'M THE MİZ AND I'MMMM-

Bu sırada birisi onu bölüyor.​
 

KALKTI!!!!

Ne Zaman?
Katılım
2 Tem 2023
Konular
78
Mesajlar
19,099
Beğeni sayısı
6,409
PG Nakit
2,415
Favori Güreşçi
John Cena
GAVAAATTTT!



The Miz'i bölen kişi kocası Val Venis. Girişten mikrofonla geliyor.

val-venis-smirk.gif


Val Venis: Arka alanda sarışın bir Fransızı bitirirken sözlerinizi işittim beyler. Maalesef görmezden gelemedim. Konumuz ne? Royal Rumble mı? Bunun ne demek olduğu hakkında bir fikriniz var gibi durmuyorsunuz. Onu kazanacak kişinin WrestleMania'ya gideceğinden haberiniz var mı? Avare suratlarınıza baktığımda bu seviyenin yanından bile geçmeyen iki kişi görüyorum. Lanet olsun adamım, daha götündeki boynuzların izi geçmemiş. Bana burada Royal Rumble'ı kazanacağından bahsediyorsun. Miz, Miz, Miz. Seninle ne yapacağım ben? Dolgun göğüslü karını çaldım diye yapmadığın kalmadı. Biliyorum yalnız olmak zor. İnsanı işkolik hale getirir. Ben, dersin. Ben. En önemli şey önünde sonunda benim. Benden başka kimse değil. Bir kadının şehvetli arzusunu deneyimleyememiş her gururlu erkeğin tesellisidir bunlar. Fakat problem yükseliş planları inşa ettiğin kariyerinin bu ringlerden çok uzakta başka bir alanda olması. Değerlendirmeye tabii olabilecek bir süre genel müdürlük yaptın. Ben bir şey demeyeceğim Miz. Sen söyle. Fight Club'ta yarrak kafalı Rock'ın açıklamaları sence de senin bir maskottan öteye gidemediğini kanıtlamadı mı? Bir paravandın. Orada ön planda bir şeyleri yönetir gibi görünen takım elbiseli boş bir adam. Konuşur konuşur konuşur ve şovunu yapar ama etki alanı sıfır. Karını bile yönetemezken koca bir kadroyu yönetebileceğini sana düşündürten neydi sahi? Bana kalırsa her şeye rağmen genel müdürlük performansın ring içi kariyerinden daha iyiydi. Zira PGW, isim yaptığın diğer yerlere benzemiyor. Arka alan orospu çocuğundan geçilmiyor Mike. Görmüyor musun? Senin eskimiş şebekliklerin burada sökmez. Bunu yakında göreceksin.

Wyatt'a dönüyor.

Val Venis: Wyatt. Seninle hiç karşılaştık mı biz? Tuhaf. Buranın demirbaşlarındanız. Bir kez bile karşı karşıya gelmiyor oluşumuzu talihine bağlıyorum. Ürkütücü biri olduğunu itiraf etmeliyim. Sen hep böyleydin. Gizemlerle dolu. Sadece izin verdiğin ölçüde tanıdığımız. Mistik. Fakat senin bilmediğimiz yanların neler? Bunu sana meydan okuyanlardan anlayabilirim. Velveteen Dream.

İsim zikredildiğinde yüksek destek alıyor.

Val Venis: Takım işlerinden kafamı kaldırmadım Wyatt. Bir ekipteki güç dengelerinin ilişkilere yansımasını benden iyi bilen yoktur. Fikrimi sormadın ama söyleyeyim. Velveteen haklıydı. Sen kıskanç megalomanın tekisin. İşlerin iyi gitmesinin senin için bir anlamı yok. İşlerin senin planladığın şekilde gitmesini isteyen güç bağımlısı bir kaybedensin. Bu yüzden hiç birincil bir unvan taşıyamadın. Rumble bir Kolezyum değil Wyatt. Bir cenk de değil. Orası Fırsatlar Ülkesi. Sadece güçle onu kazanamazsınız. Öyle olsaydı geçen sene Velveteen Dream onu kazanamazdı. Sadece zekayla onu kazanamazsınız. Sadece şansla, imkanı yok. Bunların hepsini karşılayan komple bir güreşçi bunu başarabilir ve o kişi "The Penis" Val Venis. Bu erotik kas yığınının geçen sene başına gelenleri hatırlatayım. Royal Rumble'da Bryan Danielson'ın karşısına şampiyon olarak çıktı. Tek bir hayali vardı. O da WrestleMania ana gösterisine gitmek. Şampiyon olarak. Bryan'ı geçti. Fakat No Way Out... Belki de Miz'i fazla itin götüne soktum. Şansım yaver gitmedi. Çünkü tarihin en kötü genel müdür kararlarından biri tarafından mağdur edildim ve hayalim ellerimden çalındı. Rahat göründüğüm için insanlar umursamadığımı zannediyorlar. Hayır Wyatt. İstiyorum. En çok konuşanınızdan, en çok dillendireninizden, en çok havlayanınızdan bile fazla. WrestleMania ana olayını istiyorum. Geçen sene olmadı ama bu sene.

İmalı bir şekilde kafasını sallıyor.

Val Venis: Royal Rumble için epey iddialı isimler var ha öyle değil mi? SİKİMDE BİLE DEĞİL. Tanrı şahidimdir ki istediğimde neler yapabileceğimi iyi biliyorum ve bunu yaparken bir yardıma ihtiyacım yok. Ben bu şirketin ilk Grand Slam şampiyonuyum ve siz, küçük Venis'i bir kez bile tebrik etmediniz.
 

American Psycho

mr.lucha underground
Katılım
15 Tem 2023
Konular
430
Mesajlar
7,354
Beğeni sayısı
2,232
PG Nakit
1,530
Favori Güreşçi
Stephanie Vaquer
RPG Karakteri
Dark STG
black-screen_39.png

Karanlık! Arena karanlığa gömülüyor.


Tamamen kararmış arenada ekrana bir video yansıyor. Seyirciler olayı anlamaya çalışırken


Strange Days! Dark STG'nin müziği arenaya yayılmaya başlıyor. Karanlık, bir hastalık gibi arenayı kaplarken Dark STG rampada gözüküyor.

e6qp20x.jpg

Karanlığın ortasında bir başına yürüyerek ringe giriyor. Rakiplerini süzüyor ve seyircilere dönerek konuşmaya başlıyor


8kivq74.jpg

Dark STG karşınızda, iblis karşınızda, Izdırap Tanrısı karşınızda ve siz ona biat etmiyor musunuz faniler? Eğin boynunuzu zavallılar. Ringdeki bu taht kölelerine ve sahte tanrılara tapmaktan boynunuz dik duramaz hale gelmiş. Acınası halinize bakıyor ve gülüyorum. Tarih boyunca kendinizi kandıracak bir lider bulmuş ve onun koyunları olarak can vermiş sahtekarlar! Sesinizi duyamıyorum. Aylardır açları anlama yalanı ile oyun mu oynuyordunuz? Yoksa efendilerinizin ayaklarını yalamaktan nefessiz mi kaldınız? Dark STG arenaya karanlığı getirdiğinde diz çökeceksiniz! Sizler sahtekar, ikiyüzlü insanlarsınız. Karşımda duran bu soytarılara bakıyor ve fotoğraf çekilme sırasına giriyorsunuz. Ringe çıktıklarında ise yuhalayıp şişe fırlatıyorsunuz. Önderlerine yakışır toplumlar bu dünyayı mahvetti. Onu karanlık ile yeniden şekillendireceğim. Karanlığın sarıp sarmaladığı herkes safkan bir vücut haline gelecek. Artık yalan olmayacak, artık şekillendirilmiş zihinler olmayacak. Kara Kitap'ın sunduğu tüm doğruları göreceksiniz. Önceden karşılaştığım Bray'i dışarıda tutuyorum burada iki yeni yüzümüz var. İkinize bakıyorum ve gördüğüm tek şey yok oluş. Bir tanesi sahtekar karısı yüzünden hayatı mahvolmuş bir zavallı diğeri ise o sahtekarlığın kökü. İkiniz bir bütünsünüz evlatlarım, bu dünyanın gerçek yüzlerisiniz. Aşk, aile, şehvet, ihabet, intikam. Sizler bu dünyanın yarattığı kaoslarısınız. Geçmişinizde neler yaptıklarınızı oturup okumak beni korkutacak bir aksiyon değil. Taktığınız maskeler asla gerçekleri örtemez. İkinizde de korkunun kokusunu alabiliyorum. Önemli olan şu ki savaşa hazır mısınız? Karşınızdaki bu dev adama karşı koyacak motivasyonunuz var mı? Meşhur The Miz söylesene bana savaş naralarını duyduğunda nereye kaçacaksın? Sana ihanet eden kadın için yapman gereken tek şey onu karanlığa teslim etmek ve onu saf, kusursuz bir faniye dönüştürmekti. Zihni sadece seni ve gündelik hayatlarda olacaktı fakat o ne yaptı? İhanet! Kara Kitap'ta ihanet, hırs gibi kavramlar bulunmaz. Karanlık saftır, temizdir. Sizler gibi hikayesinde türlü hançeri barındıran ihanetler bizde bulunmaz. Tüm bunlara baktığımda yüzünde hala bir nefret görüyorum The Miz. Venis senin asıl hedefin. Savaş meydanında teklik yoktur. Karşında Dark STG de olacak! Şükranlar sunduğun tanrın seni kurtaramaz. O, şu an kitlelerin zihinlerini yıkamak ve uyuşturmakla yükümlü görevliler atamakla meşgul. Ne sen ne de diğer sıradan insanlar hiçbir zaman onun umrunda olmadınız.

aiwy2id.jpg

Dark STG yavaşça Val Venis'e dönüyor ve gülüyor.

Bu ringdeki hikayen bir Fransız'dan ibaret. Savaş meydanına taşıyabilecek misin o küçük, sarışın silahını? Onu bana ver Venis. Aklını yıkadığın zavallıyı karanlığa boğacağım. Maryse, Miz'e ait. İhanetlerden pek hoşlanmam Venis. Kara Kitap ait olduğuna döndürecektir onu. Buraya gelip geçmişindeki değersiz altınlardan bahsedip duruyorsun. Tebrik mi bekliyorsun gerçekten? Tarihin tozlu sayfalarında kaybolup gidecek değersiz altın parçasına sahip olan bu zavallı faniyi tebrik mi edeceğim? Dünya senin etrafında dönmüyor evlat. Benim arzuladığım tek şey savaş. Rumble gecesini bu motivasyonla bekliyorum ve anlaşılan o ki sen de bu savaştan nasibini alacaksın. Seni ayrı, Maryse'i ayrı kıracağım. Öyle bir dağıtacağım ki uzun süre arka alanda birbirinizin suratına bakamayacaksınız. Belki de kendinize emeklilik sonrası için bir orman evi bakmaya başlamışsınızdır. Sen, bu savaşta bir hiç niteliğindesin. Küçük dostun Breeze ile arana dikkat etsen iyi olur. Kara Kitap bu konu hakkında bazı kehanetler fısıldamaya çoktan başladı. O gururlar baktığın geçmişin aslında senin finalini hazırlıyor. Bu savaşa gerçekten var mısın Val? Seni idol olarak görenler için bir kahraman olarak mı veda edeceksin yoksa herkes senden nefret mi edecek? Dünya ve zaman asla durmaz, sürekli ilerler. Yaptığın her hareket, verdiğin her karar geleceğini şekillendirir. İster efsane ol, ister savaşçı ol fark etmez. Karanlığa direnmeye çalışan herkes düşecek. Karanlık bir kez daha evrene hüküm sürecek. Dünya bizlerin olacak ve siz, geçmişiyle övünenler, geleceğin getirecekleri karşısında çaresizce karanlığa diz çökeceksiniz.
 
Katılım
3 Tem 2023
Konular
123
Mesajlar
9,355
Beğeni sayısı
2,473
PG Nakit
1,330
Favori Güreşçi
Mini Cane
RPG Karakteri
Ludwig Kaiser


63gc0de.png


REALEZA! Müziğin ilk saniyeleriyle beraber gelen büyük bir yuhalamayla birlikte Alberto Del Rio girişte gözüküyor, kendisinin üstünde siyah, şık bir takım elbise var. Sanki tüm bu yuhalamalardan keyif alıyormuşçasına ringin yolunu tutuyor zaman kaybetmeden, ardından ringdeki tüm üyeleri süzüyor baştan aşağıya. Devamında konuşmaya başlıyor.

8fo3uon.png


Alberto Del Rio: Chicos… chicos… Buna bayılıyorsunuz. Süslü betimlemeler, manasız sözcükler ve hiçbir yere varmayan o hikaye. PGW’nun ilk gününden beri bunları duyuyorum ama bana bunu duyuranlar… sadece kaybedenler. Tanrıya şükür ki, ben sizlerden birisi değilim. İşte size gerçeğin en sade, en yalın hali: Royal Rumble’ı ben kazanacağım, çünkü… çünkü bu benim kaderim! (boo) Tıpkı bu şirketin gelmiş geçmiş en büyük güreşçisi olmam gibi, Royal Rumble’ı kazanmak… benim kaderim! Çünkü bunu önemsiyorum, çünkü bunun için çabalıyorum. Çünkü… yarım kalmış bir hikayem var ve ben hiçbir hikayeyi yarım bırakmam. Tüm bunları yaptığımda burada olanla ve olmayanlarınız için kısa bir özet geçeyim çocuklar, Garza’larla olan hikayemi tamamladım ve şu an ikisi de bu ringlere çok… ama çok uzak. John Cena’yla olan hikayemi tamamladım ve ona unutamayacağı bir ders verdim, cidden… onu o günden sonra bir daha güreşirken gören oldu mu? Belki başka bir ghettoda duvarlara söz yazıyordur, umarım daha parlak bir kariyeri olur. Titus O’Neil ile olan hikayemi tamamladım ve bu şirketi kurtardım. Bir kez daha! O maçta kaç kişiyi elediğimi hatırlamıyorum bile, 3? 4? Ama hatırladığım bir şey var Venis, onlardan birisi sendin! Jey Uso ile olan hikayemi bitirdim ve tam 3. kez bu şirketin ana şampiyonu oldum ve günün sonunda yapmadığım neredeyse tek bir şey kaldı. O da geçen sene avucumun içinden kaydı ve gitti… ancak bu sene buna izin vermeyeceğim! Çünkü bunun için çabalıyorum perdedores! Bu şirketi bunun için kurtardım! Bu şirketi Titus’tan bu yüzden kurtardım! Çünkü onun başından beri doğru adam olmadığını biliyordum, senin aksine Venis. Çünkü tüm bunlara rağmen, sen onun tarafındaydın. Ve günün sonunda, tüm bu olanlara rağmen insanların karşısına çıkıp konuşacak yüzü buluyorsun. Utanman olmadığını biliyorum, ancak benim de yok amigo. Eğer tüm bu pembe dramalara sebep olan kız arkadaşını ringde görürsem, ona daha önce yaptığımın aynısını yaparım. Boynuna, bugüne kadar hiç yemediği kadar sert bir tekme! Sonrasında ışıklar kapanır compañero. Ve bunu engelleyemezsin, çünkü bunu Alexa Bliss’e yaptığımda kimse engelleyemedi. O benim için bir hedef olmaktan öteye gidemedi, bana zayıflık getirdi. İnsanlar beni onunla etkileyebileceğini düşündü, günün sonunda böyle bir şey olmayacağını bizzat ben gösterdim. Bunu sen de yapabilirsin Venis, yapmalısın da. Bir kez olsun doğru olanı yap, bana güven Venis. Bu ringlerde bir kadın demek, belanın diğer anlamı. Ve emin ol… Bu sana Rumble’dan fazlasına mal olacak. (Miz’e dönüyor) Tıpkı sen gibi Mikey. Gerçi sen de fırsatları harcama konusunda en az Venis kadar tecrübelisin. Çünkü bu şirketin altın günlerini sana teslim etmek istedik. Dwayne ve ben! Sen ise ne yaptın… decepción! Sen busun Miz. Büyük bir hayal kırıklığından başka hiçbir şey değilsin! Bunu becerebileceğini düşündük! Yapman gereken tek şey göze batmamak ve kadrodaki güreşçi yerine nazaran daha şişkin olan maaşının tadını çıkartmaktı. Fakat görüyorum ki… karısına bile sahip çıkamayan bir adama şirketi emanet etmek, aldığımız en kötü kararmış. (boo) Ama ne derler bilirsin, a buen hambre, no hay pan duro. Yani Miz, aç olduğunda kötü ekmek diye bir şey yoktur. Sen açtın ve biz sana ekmek verdik. Fakat bunu kötü hale sen getirdin! İçinde olduğumuz her şey senin suçun ve bunun intikamını senden alacağım. Her şeyi eline yüzüne bulaştırdığın günden beri, işler daha kötüye gidiyor. Günden güne, günden güne… Her şey daha kötüye gidiyor. Ama bu gidişatı bitireceğim. Royal Rumble’ı kazanacağım ve bu şirketi eski altın günlerine bir kez daha ben döndüreceğim. Çünkü bu… bu benim kaderim!

42iyctf.png


Alberto Del Rio: Ve siz… siz ikiniz. Size baktığımda tüylerim ürpermiyor, kanım da çekilmiyor. Hissettiğim tek şey sadece mide bulantısı. Kendinizi öncü gibi görüyorsunuz, belki bir lider. Fakat günün sonunda sizinle karşılaşabileceğim tek yer peynir kapanı. Çünkü belli ki, önceliklerimiz farklı. Umursadığımız, uğruna savaştığımız şeyler farklı. Ve eğer benim uğruna savaştığım şey, sizin çıkarlarınıza karşı gelmiyorsa günün sonunda asla karşı karşıya gelmiyoruz. Tıpkı siz ikiniz gibi. Söylesene Wyatt, yıllardır bu şirketteyiz ve bir kez bile yolumuz kesişmedi. Bunun sebebi ne? Uzun bir aranın ardından şampiyonluk için şansını denediğin tek an ise benim şampiyonluğu kaybettiğim an. Bilmiyorum… Yapbozun tüm bu parçalarını birleştirdiğimde, benim çıkarımım… benden korkuyorsun amigo. Karşıma çıkmak istemiyorsun, benden çekiniyorsun! Bugüne kadar ana kemer şampiyonu olamamanın bir sebebi var, çünkü ben sürekli bu potanın içindeydim! Benim olmadığım tek bir anı değerlendirdin ve onda da sonuç belli, hüsran. Bir kez daha! Durum bundan ibaret Wyatt ve bundan sonra da değişmeyecek. Karşında ben olduğum hiçbir an hayal ettiğine kavuşamayacaksın. Çünkü senin hayallerin güney kadar sınırlı Wyatt ve ben… ben daha güneydenim! Senin aklının hayalinin alamayacağı kadar güney, San Luis Potosi! Ve eminim orada beş dakika bile hayatta kalamazsın! Bu yüzden sana bir tavsiyem var, ben olduğum sürece… yola çıkma! Tıpkı herkesin yapması gerektiği gibi! Çünkü ben varken kimsenin şansı yok! Benim adım Alberto del Rio! Ben güçlüyüm, zenginim, yakışıklıyım… ben bu ringdeki herkesin olmak istediği şeyim! Ve bir hafta sonra, sadece bir hafta sonra bu ringdeki herkesin olmak isteyeceği bir şey daha olacağım. Royal Rumble 2025 galibi! Tıpkı senin de isteyeceğin gibi STG. Umarım böyle dememde bir sakınca yoktur. Çünkü seni uzun süredir tanımıyorum, bunu samimiyetimin bir göstergesi olarak alabilirsin. Aslında anlattığın şeyler ilgimi çekiyor, tüm bu kitap, karanlık durumları falan yani. Kısa sürede yaptığın şeyler de oldukça dikkat çekici, en son ne yaptın? Carlito’yu falan mı yenmiştin. Veya Johnny’i müritlerinden birisi haline mi getirmiştin? Vay canına. Cidden etkilendim dostum. Fakat aylardır yapmaya uğraşıp, toplamaya çalıştığın o ekibin iki katını tek bir telefonumla toplayabilirim. Baksana Tama Tonga ve Tanga Loa son nefeslerini benim için verdiler. Canım evlatlarım… Eminim ki senin elinde birer savaş makinesine dönüşürlerdi, ama işte hayat böyledir… Senin uğruna çabalamaktan yorgun düştüğün şeyi bir başkası bir anlık heves için kullanır. Belki tüm bu durum… metotlarımızdan dolayı böyledir. Belki yeterince ikna edici değilsindir veya… kullandığın tüm bu dil… yanlıştır. Bazen çoğu şeyi, daha basit bir şey çözer. Elbette amigo… PARA! O yüzden sana bir teklifim var, Royal Rumble’da bana yardımcı ol ve sana istemediğin kadar maskeli güreşçi ayarlayayım, eminim ki Carlito ve Johnny’den fazla işini görürler. Mesela… mesela Mistico’ya ne dersin? Amerika kariyeri onun için pek iyi gitmedi ama hala kanıtlayabileceği bir şeyler olduğunu düşünüyor. Veya Penta? Hem senin kafana da yakın, tüm bu karanlık işleri yani. Eminim ki bunu düşünürsün, kararını verdiğinde beni ara. Fakat tüm bu tekliflerime rağmen, karşımda olmayı tercih edeceksen… Üzgünüm amigo, senin sonun da Wyatt’ınkinden farklı olmayacak. Bir şeyler kazanmak için, benim orada olmadığım zamanları deneyeceksin. Ve bunun için sadece 5 günün var! Çünkü Royal Rumble’dan sonra ben tekrar oralarda olacağım! Geçen sene yapamadığımı yapıp o Rumble’ı kazanacağım ve şovların en büyüğünde; Meksika’da hakkım olan kemeri bir kez daha kazanacağım! Üzülmeyin çocuklar, hepinize bir bilet ayarlayabilirim; tabii Rumble’dan sağ çıkabilirseniz. Ne de olsa Wyatt’ın dediği gibi, bu bir “düello” değil, bir “meydan savaşı” ola-…​
 
Son düzenleme:
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi