"Will, senden cidden utanıyorum."
Will Ospreay bir anda fırlayıp çıkıyor dışarı. Bu lafı kendisine söyleyen eski PGW güreşçisi Mark Davis. İkili tartışırken Davis kapıyı vurup çıkıyor. Ospreay de peşinden çıkıyor.
Will Ospreay: DUR ULAN DUR! HEPİNİZ KONUŞMAYA ÇOK MERAKLISINIZ! Bir kere beni dinleyen oldu mu? Söylesene Davis, buraya sadece bana laf söylemek için mi geldin? Sadece seni utandırdığımı söylemek için mi geldin? Ne oldu Davis, hani biz arkadaştık? İki yıl sonra karşıma çıktığında dediğin lafa bak amına koyayım. Hayır, ben konuşacağım, sen dinleyeceksin. Beni vazgeçmekle suçlayamazsın. Zirveyi bıraktığım için beni suçlayamazsın. Sen oraya çıkmadın bile. Sen ben ve Fletcher. Hani üçümüz de zirvede olacaktık? İlk fırsatta beni terk ettiniz. Sizin başaramadığınızı yapıp takımlar kemerini bile kazandım. Bir kere gelip bana destek oldunuz mu Davis? Ben çabaladım. Ben gerçekten de uğraştım. Ancak ben de insanım anlıyor musun? Aynı sen ve Fletcher gibi. Siz vazgeçtiğinizde sizi aşağıladım mı? Siz vazgeçtiğinizde, sizin arkanızdan vurdum mu? Her gün çabaladım ulan her gün. Ancak ben vazgeçince suçluyum değil mi? Ben vazgeçince satmış oldum, değil mi? Seni satmış oldum. İnandığımız şeyi ben satmış oldum. Tek suçlusu benim değil mi? Her şeyin suçlusu benim Davis. Bütün PGW'nün suçlusu benim. At, sen de suçu bana at. Niye güreşmediğimi de merak etme sonra. Benim yanımda kimse kalmamasına rağmen, bana destek olacak kimse kalmamasına rağmen beni suçlayın.
Mark Davis: Ben senin kardeşindim Will. Fletcher da öyle. Ancak sen bizi kullandın. Biz senin için zirveye çıkmanı sağlayacak basamaktık. MAYHEM de öyleydi. Kendini kral gibi görebildiğin, yapmacık krallığındı. Onu kaybettiğinde ise hiç arkana dönüp bakmadın. PAYBACK'i kucakladın. Ancak işler senin beklediğin gibi gitmedi, değil mi? Küçümsediğin Meksikalılara yenildin. Sonra ise aşağıladığın Jeff Hardy'e yenildin. Kimsenin sikine takmadığı bir adam olunca da kontratım bitiyor diye ağladın. Yine kimse sikine takmadı seni. Gittin ve utanmadan geri geldin. İstenmediğin yere geldin. Küçük gördüğün Jeff sana yol gösterdi. Sen ne yaptın? Onu da sattın. Sonrasında yenilgi ve bir yenilgi daha ve bir yenilgi daha. Şimdi ise karşımda bir parodisin amına koyayım.
Will Ospreay: Bana tarih dersi vermene gerek yok Davis. Hatta bu konuşmayı yapmamıza da gerek yok. Ben vazgeçtim tamam mı, bitti.
Mark Davis: Bitti mi, bitti mi? Bittiyse niye hala hayattasın Will. Niye hala nefes alıyorsun, niye hala yaşıyorsun? Kendin için savaşmaktan mı bıktın, iyi savaşma. Orada bazı insanlar var. Bazı insanlar seni bekliyor. Bazı insanlar senin bir şey yapmanı bekliyor. Ancak sen hala aynı egoist piç kurususun. Sadece kendini düşünüyorsun.
Will Ospreay: Neyin boşunu yapıyorsun ki Davis. Regal bitti şimdi sen mi kafamı sikmeye geldin. Şimdi sen mi bana yol göstermeye geldin. Ben tükendim. Artık yapamıyorum. Artık gücüm kalmadı. İki yıl önceki adamı oynamaktan bıktım. Artık o adam değilim. Öyle bir hırsım yok. Artık o iplerin arasından geçtiğimde sevinç duyamıyorum. Artık bir zafere heveslenemiyorum. Artık bir kemere heyecanlanamıyorum. Fakat hepiniz bir histeriye inandırmışsınız kendinizi. Benim o adam olduğuma inanıyorsunuz. Herkese yol göstermesi gereken adam olduğuma inanıyorsunuz. Ben kendimi biliyorum. Ben öyle birisi değilim. Kendin de saydın Davis, ben bu hikayedeki iyi adam değilim. Hiçbir zaman olmadım. Artık kötü adam da olmak istemediğim için kendimi hikayeden bir bıçakla kesip çıkarttım. Yaralarımın kanaması durdu. Şimdi özgürüm. Özgürüm ama karşıma gelip benimle hala konuşuyorsun Davis. Bırakın beni ya, rahat bırakın abi... Bırakın kendi kazdığım çukurda çürüyeyim.
Mark Davis: Anlamıyorsun değil mi, bir türlü kalın kafana sokamıyorsun. Bir hikaye yok Will. Sadece gerçekler var. Ancak sen onlarla yüzleşmekten korkuyorsun. Aslında kim olduğundan korkuyorsun. Götün biri olduğunu kabul edip değişebilirsin. Sana bir şans sunuluyor. Kimseye sunulmayan sana sunuluyor ama bunu göremeyecek kadar körsün Will. Boşa konuşuyorum değil mi, bunların hiç anlamı yok. Will madem bitti diyorsun, tamamen bitir. Velveteen'in yanına bir mezar kaz ve herkesi bu çileden kurtar.
Davis arkasını dönüp giderken Ospreay olduğu yerde kalıyor...
Will Ospreay bir anda fırlayıp çıkıyor dışarı. Bu lafı kendisine söyleyen eski PGW güreşçisi Mark Davis. İkili tartışırken Davis kapıyı vurup çıkıyor. Ospreay de peşinden çıkıyor.
Will Ospreay: DUR ULAN DUR! HEPİNİZ KONUŞMAYA ÇOK MERAKLISINIZ! Bir kere beni dinleyen oldu mu? Söylesene Davis, buraya sadece bana laf söylemek için mi geldin? Sadece seni utandırdığımı söylemek için mi geldin? Ne oldu Davis, hani biz arkadaştık? İki yıl sonra karşıma çıktığında dediğin lafa bak amına koyayım. Hayır, ben konuşacağım, sen dinleyeceksin. Beni vazgeçmekle suçlayamazsın. Zirveyi bıraktığım için beni suçlayamazsın. Sen oraya çıkmadın bile. Sen ben ve Fletcher. Hani üçümüz de zirvede olacaktık? İlk fırsatta beni terk ettiniz. Sizin başaramadığınızı yapıp takımlar kemerini bile kazandım. Bir kere gelip bana destek oldunuz mu Davis? Ben çabaladım. Ben gerçekten de uğraştım. Ancak ben de insanım anlıyor musun? Aynı sen ve Fletcher gibi. Siz vazgeçtiğinizde sizi aşağıladım mı? Siz vazgeçtiğinizde, sizin arkanızdan vurdum mu? Her gün çabaladım ulan her gün. Ancak ben vazgeçince suçluyum değil mi? Ben vazgeçince satmış oldum, değil mi? Seni satmış oldum. İnandığımız şeyi ben satmış oldum. Tek suçlusu benim değil mi? Her şeyin suçlusu benim Davis. Bütün PGW'nün suçlusu benim. At, sen de suçu bana at. Niye güreşmediğimi de merak etme sonra. Benim yanımda kimse kalmamasına rağmen, bana destek olacak kimse kalmamasına rağmen beni suçlayın.
Mark Davis: Ben senin kardeşindim Will. Fletcher da öyle. Ancak sen bizi kullandın. Biz senin için zirveye çıkmanı sağlayacak basamaktık. MAYHEM de öyleydi. Kendini kral gibi görebildiğin, yapmacık krallığındı. Onu kaybettiğinde ise hiç arkana dönüp bakmadın. PAYBACK'i kucakladın. Ancak işler senin beklediğin gibi gitmedi, değil mi? Küçümsediğin Meksikalılara yenildin. Sonra ise aşağıladığın Jeff Hardy'e yenildin. Kimsenin sikine takmadığı bir adam olunca da kontratım bitiyor diye ağladın. Yine kimse sikine takmadı seni. Gittin ve utanmadan geri geldin. İstenmediğin yere geldin. Küçük gördüğün Jeff sana yol gösterdi. Sen ne yaptın? Onu da sattın. Sonrasında yenilgi ve bir yenilgi daha ve bir yenilgi daha. Şimdi ise karşımda bir parodisin amına koyayım.
Will Ospreay: Bana tarih dersi vermene gerek yok Davis. Hatta bu konuşmayı yapmamıza da gerek yok. Ben vazgeçtim tamam mı, bitti.
Mark Davis: Bitti mi, bitti mi? Bittiyse niye hala hayattasın Will. Niye hala nefes alıyorsun, niye hala yaşıyorsun? Kendin için savaşmaktan mı bıktın, iyi savaşma. Orada bazı insanlar var. Bazı insanlar seni bekliyor. Bazı insanlar senin bir şey yapmanı bekliyor. Ancak sen hala aynı egoist piç kurususun. Sadece kendini düşünüyorsun.
Will Ospreay: Neyin boşunu yapıyorsun ki Davis. Regal bitti şimdi sen mi kafamı sikmeye geldin. Şimdi sen mi bana yol göstermeye geldin. Ben tükendim. Artık yapamıyorum. Artık gücüm kalmadı. İki yıl önceki adamı oynamaktan bıktım. Artık o adam değilim. Öyle bir hırsım yok. Artık o iplerin arasından geçtiğimde sevinç duyamıyorum. Artık bir zafere heveslenemiyorum. Artık bir kemere heyecanlanamıyorum. Fakat hepiniz bir histeriye inandırmışsınız kendinizi. Benim o adam olduğuma inanıyorsunuz. Herkese yol göstermesi gereken adam olduğuma inanıyorsunuz. Ben kendimi biliyorum. Ben öyle birisi değilim. Kendin de saydın Davis, ben bu hikayedeki iyi adam değilim. Hiçbir zaman olmadım. Artık kötü adam da olmak istemediğim için kendimi hikayeden bir bıçakla kesip çıkarttım. Yaralarımın kanaması durdu. Şimdi özgürüm. Özgürüm ama karşıma gelip benimle hala konuşuyorsun Davis. Bırakın beni ya, rahat bırakın abi... Bırakın kendi kazdığım çukurda çürüyeyim.
Mark Davis: Anlamıyorsun değil mi, bir türlü kalın kafana sokamıyorsun. Bir hikaye yok Will. Sadece gerçekler var. Ancak sen onlarla yüzleşmekten korkuyorsun. Aslında kim olduğundan korkuyorsun. Götün biri olduğunu kabul edip değişebilirsin. Sana bir şans sunuluyor. Kimseye sunulmayan sana sunuluyor ama bunu göremeyecek kadar körsün Will. Boşa konuşuyorum değil mi, bunların hiç anlamı yok. Will madem bitti diyorsun, tamamen bitir. Velveteen'in yanına bir mezar kaz ve herkesi bu çileden kurtar.
Davis arkasını dönüp giderken Ospreay olduğu yerde kalıyor...
