RPG Avcı Sandığın Av


anti-hero

let us fall.
Katılım
3 Kas 2024
Konular
27
Mesajlar
3,589
Beğeni sayısı
988
PG Nakit
220
Konum
İstanbul
RPG Karakteri
Sami Zayn


Müziğin duyulmasıyla olumlu tepkiler yükseliyor ve kısa bir süre sonra Sami Zayn'i girişte görüyoruz. Omzunda duran Television Championship'i düzelttikten sonra yavaş adımlarla ringe ilerliyor. Alışık olduğumuz Sami'nin aksine yüzünde mimiksiz bir ifade var. Ringe girdikten sonra etrafına bakınıyor ama sanki kimseyi görmüyor gibi. Ama gözlerinde bir şey var: yeni bir kararlılık, yeni bir öfke ve belki de yeni bir gerçeklik.

1fbibv0.jpg


Sami Zayn: Hayat bazen bir fırtınaya dönüşür. O rüzgarı hissedersiniz. Yüzünüzü yakan, nefesinizi kesen, sizi savuran bir rüzgar… Ve o rüzgar sizi nereye götürmek istiyorsa, oraya sürükler. Ama bazılarınız buna direnir, değil mi? Kendi yolunuzdan gitmek için savaşırsınız fakat sonunda yere serilirsiniz. İşte gerçek şu ki, rüzgarın yönünü değiştiremezsiniz. Ne yaparsanız yapın, o estiği yöne esmeye devam edecek. Ama asıl mesele bu değil. Asıl mesele… Yelkenlerinizi o rüzgara göre ayarlayıp ayarlayamayacağınızdır. (Sami ringde sakince volta atarken bir yandan da konuşmasına devam ediyor) Ben bu sektöre girdiğimde, hep aynı hatayı yaptım. Rüzgara karşı durmaya çalıştım. Benim için belirlenmiş olan yolu takip etmedim, hep kendi yolumu kazmaya çalıştım. Ama gerçek şu ki… O yol, hiçbir yere çıkmıyordu! Beni defalarca yere serdiler, her seferinde geri kalktım. Ama neden kalktım? Neden savaştım? Sizin için mi? Seyirciler için mi? Her şeyin sonunda, benim için hiçbir anlam ifade etmeyen bir zafer için mi? Eğer bir savaşın içinde olacaksam, neden kendi kurallarımı yazmıyorum? Neden kendi rüzgarımı estirmiyorum? Neden, bu oyunu kazanmıyorum? (Yüzüne alaycı bir gülümseme yerleşirken başını iki yana sallar) Çünkü bu işin gerçeği şu, değil mi? Bize neyin doğru olduğu öğretiliyor. Kimin kahraman, kimin kötü olduğu… Kimin kazanmayı hak ettiği, kimin asla o zirveye ulaşamayacağı… Ama bunları kim belirliyor? Şirket mi? Patronlar mı? Arkada benim yüzüme gülüp sonra sırtımdan bıçaklayanlar mı? Beni arka planda tutmak için ellerinden geleni yapan, bana ''Sami Zayn olarak sadece bu kadar olabilirsin'' diyenler mi? (Gözleri hırsla parlıyor) İşte en büyük yalan bu! Bizi manipüle ediyorlar. Seyircileri, güreşçileri, hepimizi… Ama ben artık o eski Sami değilim. Ben artık size ihtiyacı olan adam değilim. Beni destekleyin ya da desteklemeyin, umurumda değil! Çünkü ben bu ringde her şeyimi verdim, hayatımı verdim ve karşılığında ne aldım? Birkaç alkış mı? Üzerime para kazanıp beni kenara atan adamların sırtımı sıvazlaması mı? Artık yok! Artık kendi kaderimi kendim yazıyorum! Bana neyi doğru yapmam gerektiğini, neyi yanlış yapmam gerektiğini öğrettiler. Patronlar, şirketler, menajerler... Hepimiz, onlara hizmet etmek için varmışız gibi gösterildik. Ama hayır! Artık size söylüyorum: Benim yolum, benim kararım! Bu sektördeki herkesin ne kadar çürüdüğünü, ne kadar kirli olduğunu gördüm. Her şey, o meşhur ''doğru'' adamlara gitsin diye tasarlanmış. Ama işin gerçeği, o doğru adamlar bu sisteme nasıl hizmet edebileceğini bilenler, sadece buna uyanlardır!

Bir hışımla kafasındaki şapkayı fırlatıp bir süre bekliyor ve gelen reaksiyonları dinliyor. Agresif tavırlarına rağmen büyük bir çoğunluktan destek almaya devam ediyor.

61d6spd.jpg


Sami Zayn: Ve Leo Kruger.Senden sıkıldım. Söylediklerinden, tehditlerinden, o hasta ruh halinden... Hepsinden! Beni bir av olarak görüyorsun, öyle mi? Ah, ah… Zavallı Leo. Kafanda bir dünya kurmuşsun, ama o dünyada kimin avcı, kimin av olduğunu bilmiyorsun. Sana anlatayım! Ben buraya geldiğimde herkes bana iyi adam dedi. Bana güçlü bir yürek dediler, asla pes etmez dediler. Ama sen? Sen, Leo Kruger... Sen beni daha farklı biri yaptın. Çünkü sen bana, içimdeki şeyi hatırlattın! Sana ne olduğumu söyleyeyim mi, Leo? Ben bir savaşçıyım. Ben bir dövüşçüyüm. Senin gibi karanlık köşelerde sinsice bekleyen bir leş avcısı değilim. Ben yumruğumu savurduğumda bir daha kalkamazsın! Ben dizimi suratına geçirdiğimde geri dönüş şansın olmaz! Sen, Leo Kruger, benim kan kokusunu aldığımı söylüyorsun... Sen benim gözlerime hiç baktın mı?! Ben artık sadece kazanmayı istemiyorum. Ben yok etmek istiyorum! Royal Rumble'da seninle işim bitecek. Ve sana söz veriyorum. O gece kimsenin unutmamak isteyeceği bir kabus olacak! O gün, Leo Kruger için bir son olacak. Çünkü avcı sandığın av...

SENSİN!

@god is an astronaut
 
Son düzenleme:

god is an astronaut

anti evergreen luster
Katılım
3 Tem 2023
Konular
35
Mesajlar
6,437
Beğeni sayısı
998
PG Nakit
65
RPG Karakteri
Max Caster


Only Shallow! Sami Zayn cümlesini bitirdiği gibi arenanın her yerinde yankılanmaya başlıyor, bunun ne anlama geldiği konusunda seyircilerin fikirleri varmışçasına sesleri artarken girişte gördükleri isimle daha da yükseliyor. Bu..

1741610839507.png

Leo Kruger! Elinde bir mikrofon, gözlerindeyse oldukça anlamlı bakışlar. Gerçekten anlamlı, Kruger; Sami gibi doğrudan öfke saçmıyor gözleriyle. Tam Tersine, huzur dolu bir ifadesi var. Leo Kruger ringe doğru yürüyecekmiş gibi adımlar atmıyor, birkaç tane oldukça ufak adımın ardından yere bağdaş kurarak oturuyor. Sami ringin içerisinden ona sinirle bakarken, Kruger'ın müziği yavaşça kesiliyor ve konuşmaya başlıyor.

Leo Kruger: Sami.. Minik Kuşum.. Belki de sana yaratık dememeliydim. İncinmiş duruyorsun, sesinden bana geçen içgüdüsel bir öfke fakat sen bu öfkenin kaynağını da hedefini de oluşturabilmişe benzemiyorsun. Anlatıyorsun.. Anlatıyorsun.. Ormanda annesini kaybetmiş bir ceylan gibisin, sağa sola ürkek çığlıklar atarak koşuyorsun. Anneni arıyorsun, ancak annenin ne görüntüsüne ne gürültüsüne ulaşabilecek konumda değilsin. Bu senin ürkek seslerinin dozajını giderek arttırıyor, sesin giderek inceliyor ve çığlıkların gittikçe daha içten bir hal alıyor. Sonunda kendini şu ringin ortasına atıyorsun, artık anneni aramıyorsun; ancak annenin neden gittiğine bir sebep bulmak istiyorsun. Senin anneni senden kim aldı Sami? Sistem mi, başındakiler mi, yoksa o sisteme uyan köleler mi? Hangisi? Sen hangisine düşmansın Sami? Cevabını ister misin? Hiçbirine. Minik kuşum, sırtına iki tane kanat koydukları için direkt uçabileceğini sanmışsın. Ne kadar hayalperest, ne kadar çocuksu, şefkate muhtaç bir çocuğunkinden. Önce anne şefkati, sonra öz şefkat. Sen ikincisini sağlamaya çalışıyorsun ama birincisi olmadan ikincisini gerçekleştirsen bile alacağın sadece yarım yamalak bir his. Yardım çığlıklarını duyuyorum Sami, muhtaç olduklarını ve bu muhtaçlıktan ötürü bazen ne söylediğinin farkında olmadığını da. Bu yüzden, anneme ve bana karşı söylediğin hadsiz cümlelerini bağışlayacağım. Fırtına ve rüzgar gibi, annemin iki adet lütfunu şu çarpık kentleşmeler diyarınıza atfetmeye çalışmanı da; bana karşı yaptığın aşağılamaları da.. İkisini de affediyorum Sami.

Leo Kruger oturduğu yerden kalkıyor ve ringe doğru yürümeye başlıyor, Sami Zayn; Kruger yaklaştıkça gardını alıyor ve onu bekleyişe geçiyor. Leo Kruger ringin içerisine yuvarlanarak girdikten sonra, Sami Zayn'i gördüğü şekilden ötürü ufak bir gülümsüyor ve elini kaldırıp ona doğru uzatıyor. Ancak Sami Zayn, Kruger'ın uzattığı eli konuşması kadar agresif bir biçimde itiyor. Leo Kruger bu tepkinin üstüen birkaç adım geri gidiyor ve iplere yaslanıyor, konuşmasına bu şekilde devam ediyor:

Leo Kruger: Sana dokunmamdan korkma minik kuşum. Bu ormanda avcılar, avlarını aslında oldukça bencil bir biçimde çıkarları doğrultusunda kovalarlar ancak; ben kendimden dahi beklemeyeceğim kadar anlaşılır sebepler sunuyorum annemin huzuruna. Duyduğum yardım çığlıkların Sami, Bu çığlıklarını dindirmeme müsaade et. Sana dokunmamdan korkma, (Leo Kruger bu kısımdan sonra daha fazla gülümsemeye başlıyor.) Sana atacağım her yumrukta, bedenin çaresiz bir biçimde yerde kıvranırken benden yiyeceğin her tekmede, aslında senden bir şeyler alacağım. Bunu söylediğimde aklına şampiyonluğun gelmesin. Emin ol şu omzundaki kemer, senden alacaklarımın arasında en önemsizi. Senden öfkeni alacağım, nereye gittiğini bilmediğin anlamsız çığlıklarını alacağım, sana savaşçı olduğunu düşündürten saçmalıklar silsilesi dürtülerini, yüzünden akan negatifliğini, aklına ne gelirse! Senden o kambur bedeninle taşıyamadığın her şeyi alacağım Sami. Royal Rumble, bütün bunları aldıktan sonra seni özgür bırakacağım. Omzuna taktıkları kanatların, hiç olmadığı kadar anlam kazanacak. Benim minik kuşum, ormanda birilerine tehdit yaratabilecek bir avcı olabilecek. Gözlerime baktığında gördüğün ve imrendiğin ne varsa Sami, her ne kadar aynısı olmasa bile bir benzerine sahip olabileceksin. Bunun için sadece.. Sadece kendini bana teslim etmen gerekiyor. Ellerini aç ve beni kucakla, ve bırak gerisini tarih yazsın. Benim hükümdarlığımın yanında, huzur dolu geçireceğin bir gelecek yazsın. Hadi Sami, seni bekliyorum. Seni bekliyoruz.

Leo Kruger ellerini iki yana açıyor ve aynı gülümsemeyle Sami Zayn'e bakıyor; Zayn ise bakışlarından henüz bir şey kaybetmemiş biçimde Kruger'ı ve onun yaptıklarını izliyor.
 
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi