İkinci izleyişimde milletin niye 2. sezondan sonra koptuğunu anlayabiliyorum. Çok fazla oturup bu niye böyle oldu diye açıklama yapıyorlar üçüncü sezonda. İlk iki sezonda olay içinde ne olduysa anlatılıyor. Üçüncü sezon ağırlıklı olarak diyaloglar üzerinden geçiyor. Bu beni bozan bir durum değil ama serinin ilk iki sezonundaki aksiyon düzeyine alışan seyirci için büyük eksi. Ayrıca ilk iki sezondaki kamera açılarının kalitesi yok üçüncü sezonda. Dördüncü sezonda toparlıyorlar ama kopan o zamana kadar kopmuş oluyor.
Bu tamamen doğru senin benim gibileri bozmaz ama "racon" tayfayı baya bozdu. Çevremde vadiyi övenlerin bir çoğu tamamen bitirmemiş, sorduklarımdan hep çakır öldükten sonrası sarmadı ya lafını duyuyorum. Ha bu dizinin efsaneliğinden birşey kaybettirir mi hayır ama halkın belli bi kesimi tarafından yanlış anlaşıldığını doğrular. Ve bence dizi sürekli 2. Sezondaki full aksiyonlu haliyle gitseydi bu efsaneliği yakalayamazdı.
Ayrıca Oktay'ın mafya yakınlığı yüzünden diziden erken çıkarıldığı belli. Polat ile Çakır'ın ikinci sezonda karşı karşıya gelmesi ve Polat'ın böyle daha ciddi kişiliğine bürünmesi lazımdı. Aslan amca ikisinin arasını bozmalıydı. Belki de Çakır, Polat'ın kim olduğunu öğrenmeliydi. Bu yüzden Çakır'ı kendi öldürmeliydi. Aslan amca ile de bu yüzden karşı karşıya gelmeliydi. Ama Aslan amcayı yine de doğru kişi öldürdü.
Bu alternatif senaryo cidden çok iyi. Hatta ben bunun yapılacağını ama vazgeçildiğini düşünüyorum. Polatın Çakırla ters düştüğü birkaç an olmuştu hapishane dönemlerinde. Belki de bu plan düşünülüyordu ama sonrasında Memati'yi ve diğerlerini kendine nasıl bağlayacağı (ki bağlamak zorundaydı, ilerdeki bütün hikaye akışında yanındaki adamların önemi var) dostluk ve mertlik üzerine kurulu olan bu iki karakterden (mematiyle 3) birisinin diğerine ihanet etmiş durumuna düşmesi seyircide tepki uyandırır diye de vazgecilmis olabilir. Maalesef bunları hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. Usta Osman Sınav'a Allah rahmet eylesin.
Kirve kadar abartılan bir karakter yok ya. O kadar hype kasıyorlar sanki baronmuş gibi. Kirvenin değeri Hüsrev kadar. Ne devletten büyük ne de barondan.
Kirvenin abartıldığına çokta katılmıyorum. Kendisinden hiçbir zaman en büyük hissini alamadık, o konuda haklısın ama hikayeye bakarsak Hüsrevin ülkeye mal sokup çıkarmasını Kirve sağlıyor. Hüsrevin mallar yakalanıyor Kirvenin adamları mallarını ona geri veriyor. Halo ülkede iş yapmaya çalışınca kirve rahatça engel oluyor. Elçi arabasını aratabiliyor falan filan. Gözümde Samuel ile eşdeğer konumda. Hatta silahlı gücü ve yaşlı kurt olmasından kaynaklı ondan bi tık önde, barondan bi tık aşağıdadır. Hala karakterinde bi eksiklik var dediğin gibi ama o eksikliği 3. İzleyişimde bile çözemedim.