Kameralarımız bir soyunma odasında açılıyor, belden aşağısı havluyla kaplı Mark Henry'yi görüyoruz. Elinde telefon, tatlı tatlı konuşuyor.
Ha, ha... Tabii hemen açacaksın güzelim ben arıyorum seni... Neyse, geliyor musun yarın bu taraflara, bir görüşelim diyecektim. Biliyorum biliyorum ama...