RPG 1994


Ensiferum

amcaoğlu
Katılım
4 Tem 2023
Konular
140
Mesajlar
9,348
Beğeni sayısı
2,289
PG Nakit
550
RPG Karakteri
Bray Wyatt
lafayette, Louisiana
???

Kararmış ve yanmış bir kilise iskeletini görüyoruz. Kamera kalitesinden, etraftaki şekilleri seçmek zor olsa da uzayarak giden mısır tarlaları göze çarpıyor. El kamerasını taşıyan kişi görüntüyü titreterek ilerlerken gördüğümüz şeylerin günümüzden olmadığını anlıyoruz. Açıklık bir alanda, otlardan örülü devasa bir çarmıh ve bu çarmıhın üzerine gerilmiş bir korkuluk var. Yaşları 8 ila 14 arasında değişen erkek ve kız çocukları çimenlerde çökmüş vaziyette dinlerken, mavi gözlü ve elinde kara bir kitap tutan oğlan çocuğu diğerlerine bakarak aralarında yürüyor.

csu0zji.jpg


.....bugün acı kaybın beşinci yılı. Tam beş yıl. Bu topraklara farklı yerlerden geldik, tavernacıların, fahişelerin ve kamyon sürücülerinin çocukları olarak geldik. Farklı inançlardan, farklı topraklardan geldik. Bir arada durduk ve geçmişlerimize bir sünger çektik. O'nun rehberliğinde büyüdük, yetiştirdik, hasat ettik ve yedik. Bunu yapmaya gücümüz olmasına rağmen hiç bir zaman komşularımızdan çalmadık, yediğimizin artıklarını daha küçüklerimizle paylaştık. Ticaret nedir bilmezdik, bizim para yerine elmalarımız, mısırlarımız ve takas edebileceğimiz yiyeceklerimiz vardı. Ama o adamlar buraya geldiğinde bunun bize hiç bir faydası olmadı. "Bizim ağacımız" dediler, "artık buradan elma alamazsın". Bizim topraklarımız dediler, buraya kulübeni inşa edemezsin. Kendi elimizle, kendi emeğimizle inşa ettiğimiz her şeyi teker teker söktüler ve bununla da yetinmediler. Onlar, rahibemizi öldürdüler. Sadece onların dozerlerinin önünde durduğu için, sadece bu yerden para kazanmalarına engel olduğu için onu öldürdüler.. Aramızda rahibemizin mezarının yerini bilen kimse yok.. çünkü işleri bitip de buraları ateşe verdiklerinde onun başlattığı işi devam ettirmemizi istemediler. Ama aramızda, öyle değil mi? Sizler de benim gibi uykuya yattığınızda rahibemizin sesini duyuyor musunuz? Sizler de, onun bize vermiş olduğu öğütleri hatırlıyor musunuz? Paylaşmamızı, öldürmememizi ve elimizden geldiğince yaptığımız her şeyi yaşatmak için yapmamızı söyledi bize. Ve haklıydı. Ama onun hesap edemediği şey, bizler bu topraklarda güzel şeyleri yeşertirken dışımızdaki topraklarda her şeyin ne kadar çürük olduğu. Ve biz gittik, gidip orada yaşayan insanları gördük. Bize ait olan ve şimdi kararmış bir iskeletten ibaret kiliseye bir bakın, ve insanların gaddarlığına şahit olun. Ya O'nun bize öğütlediği her şey doğru değilse? Ya ateşten yanmamanın tek yolu, ateşle karşılık vermekten geçiyorsa?

Çocuk konuşmasına hararetle devam ederken diğerleri onu izliyor. Çocuk, mısırlardan yaptığı saplı bir haç göstererek izleyicilerine hitap etmeye devam ediyor.

5je7ti7.png


Hepimiz, farklı hikayelerin buluştuğu noktayız. Ama burada, çocukluğumuzdan beri arayıp da bulamadığımız yuvaya sahip olduk. Anne ve baba olarak bildiklerimiz, bir berduş yatağı olduğunu düşündüğü bu kiliseye sürdüler bizi. Bazılarımız ise anne ve babalarımızı hiç görmedik bile. Ama artık, yuvamızın yerinde yeller esiyor. Ben de sizler kadar korkuyorum. Ben de sizin kadar endişeleniyorum ama bize söylediği şeyi hatırlayın. Bir binanın temeli sağlamsa, duvarlarının yıkılmasından fazlası gerekir. Bizler, bu evin temeliyiz. Bizler, bundan seneler sonra dönüp baktıklarında; şehirde yaşayan ve bizim nasıl yaşayacağımıza karar veren adamların en büyük pişmanlıkları olacağız. Elimizden zorla alınan her şeyi geri alacağız. Ve bunu dualarla, iyi niyetle, temennilerle yapmayacağız; onlara, kendi dillerinden konuşacağız. Kendi ebeveynlerim, bana bir isimden başka bir şey bahşetmediler. Eğer bir kardeşim olduysa bile, onu hiç tanımadım. Benim kardeşlerim, sizlersiniz. Birbirimizle beraber büyüyecek, birbirimizle beraber güçleneceğiz.. Ve onlar, bu yanmış kiliseyi yıkıp o çok istedikleri tesisleri inşa etmek istediklerinde; karşılarında merhamet için yalvaran bir avuç iyi niyetli genç değil, ailesi için her şeyi yapmaya hazır inançlı bir aile bulacaklar. Sadece bununla yetinmeyelim derim, bizden aldıkları gibi; her şeyi zorla ellerinden alalım. Değirmenler, bağ evleri, baz istasyonları.. Her şey. Bizden korkmuyorlar, bizi komik buluyorlar ve bize ait topraklara istedikleri gibi girip çıkıyorlar. Peki aramızdan kaçı bir şeyler yapmaya cesaret edebiliyor? Hanginizde onlara karşı koyabilecek cesaret var?

Çocuk, önünde duran yaşıtlarına göz gezdiriyor ve gülümsüyor.

Biraderlerim ve bacılarım, ben, sizin cesaretiniz olacağım. Sizin yansıtamadığınız öfkeniz olacağım. Sizin bitip tükendiğiniz yerde, ben başlayacağım. Hepiniz, tutunacak güç bulamadığınızda sırtınızı bana yaslayabilirsiniz. Takip etmeniz gereken adamlar, şerifin ofisindeki memurlar ya da sizi ıslahevine sürüklemeye çalışan üniformalılar değil. Üç hafta sonra, evimizden geriye kalanları yıkmak için gelecekler. Kazmalarla, iş makineleriyle, yetişkin adamlarla.. ve yaşlı adamı duydunuz: ihtiyaç duyarlarsa şerif ofisindekilerle beraber buraya gelecekler. Onlara bizden, Abigail Wyatt'ın "ailesi"nden korkmaları için bir sebep verelim!

deixy20.png


Çocukların onaylayan bağırışlarıyla beraber kamera çocuğun suratına yaklaştığında, çocuğun arkadaşlarının sesleri arasında kameraya odaklandığını görüyoruz.

i4mcjos.png



Kamera görüntüsü değişiyor, tarih tekrardan günümüze geri dönüyor. Bray Wyatt'ın ağaçların arasında, çimenlere hüzünle baktığını gözlemliyoruz. Bir sürelik sessizlikten sonra kameralar kapanıyor.
 
Oynadığınız Karakterin Adı
Bray Wyatt
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi