PAYBACK #96 - St. Valentine's Day
14 Şubat Cumartesi, 22:00 - C
M&S Bank Arena
Liverpool, England, United Kingdom
PAYBACK #96 - ST. VALENTINE'S DAY'İ TAKİP ETMEK İÇİN 5 NEDEN!
1- Royal Rumble 2026 öncesindeki son PAYBACK şovu!
2- Açılış: Kazuchika Okada vs. "The Final Boss" The Rock— Kazuchika Okada kaybederse, Royal Rumble Match'e katılamayacak!
3- PGW Tag Team Championship
Carlito & Finn Bálor (c) vs. Major Players (Brian Myers & Matt Cardona)
4- Jackie Redmond mikrofonu Val Venis'e uzatıyor olacak- ondan dinleyeceğiz!
5- Ana Olay: ROH World Championship
Bray Wyatt vs. MJF (c)
EXCLUSIVE
The Rock: Seni ağırlamak ve kafandaki soru işaretlerini gidermek iyi oldu. Unutma, "The Final Boss"un kapısı sana her zaman açık olacak, bir sonrakinde görüşürüz.
[kapı kapanma sesi]
Kamera o noktayı görüntülemeye başlıyor ve bu konuşmanın "The Final Boss" The Rock tarafından, ROH Pure şampiyonu Dustin Rhodes'a söylendiği rahatlıkla anlaşılır hâle geliyor. Rock, güzel bir şekilde Dustin'i uğurladıktan sonra odasının kapısını kapattı ve Dustin koridorda kendi kendine kaldı. Ruh halinin hiç iyi olmadığını, darlık yaşadığını seçiyoruz. Gözü seyiriyor, kendisini kontrol etmekte güçlük yaşıyor- bu çok açık, çok net! O başına yıkılan dünyasıyla kendi başına baş etmeye çalışırken, elini duvara atıyor ve bu şekilde hızlı nefes alışverişlerine başlıyor. Bu sırada kendisine yaklaşan bir kişinin varlığını anlıyor, kafasını kaldırıyor ve bu onu iyice tetikliyor. Bu—
Sami Zayn'den başkası değil! Sami, ona doğru yaklaşıyor, bunu gözlemleyen Dustin ise omzunda duran ROH Pure Championship'iyle birlikte ondan uzaklaşmaya başladığını görüyoruz. Dustin, onunla konuşmak istemiyor ve bununla birlikte uzaklaşmayı tercih ediyor. Bacakları sargılı olan Sami ise, acı çekmesine ve bunu sürdürmekte zorluk çekmesine rağmen Dustin'i takip ettiğini görüyoruz- Val onun bacaklarına geçen hafta ciddi bir saldırı gerçekleştirmişti. Bu arada yanında PGW Pure Championship'inin yer almadığını da eklemek gerekir. Her neyse, Sami bu şekilde onu yakalayamayacağını anlıyor ve bu sebeple ona arkadan seslenmeye başlıyor, başka bir seçeneği yok çünkü.
Sami Zayn: Dustin! Hey, Dustin— dur lütfen! Bütün bir hafta boyunca sana ulaşmaya çalıştım ama bütün iletişim kanallarımızı engelledin- telefonlarımı açmadın, mesajlarıma da dönmedin. Neler olduğunu konuşmamız gerekiyor. (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Seni Rock'ın odasından çıkarken gördüm... Oraya, o odaya Val’un söylediği yalanların hesabını sormaya girdin, değil mi? Rock aracılığıyla onun nasıl bir manipülatör olduğunu anladın mı? Çünkü onun hayatı yalanlar ve iftiralar üzerine kurulu, biliyorsun.
Dustin'in durduğunu, durakladığını ve bıkmış bir ruh halinin içerisinde bulunarak dingin bir öfkeyle yanıt verdiğini gözlemliyoruz.
Dustin Rhodes: Konuşulacak bir şey kalmadı Sami. Kısa ve net— PURE-Men buraya kadardı. O ringde karşıma çıkmadığın sürece bir daha seni görmek istemiyorum.
Sami Zayn: Konuşulacak bir şey kalmadı mı? PURE-Men bu kadar ve buraya kadar mıydı? Ciddi olamazsın Dustin. Neler olduğunu, neden böyle davrandığına hiçbir anlam veremiyorum ama senden cevap alana kadar peşini bırakmaya niyetim yok! Dustin, bak bana... Şu halime bak. (Bacağındaki sargıyı işaret ediyor) Bacağımdaki bu sargılar, çektiğim bu acı... Hepsi Val’un o haince saldırısının sonucu. Ben o darbeyi bizim için, senin için aldım! Oraya, o odaya Val’un yalanlarını anlamak, Rock’tan gerçekleri almak için girdin, biliyorum. Ama lütfen, içeride ne duyduysan, ne gördüysen... Bunların hepsi birer illüzyon! Val’un bu binanın her köşesinde, prodüksiyon odasında, ofislerde dalkavukları var. Seni benden koparmak için her türlü tezgahı kurarlar. Kurduğumuz bu bağı böyle bir belirsizliğe kurban edemezsin. Dustin, arkana bakmadan gitme. Lütfen... Sadece anlat bana, orada ne oldu? Rock sana ne dedi? Her neyse beraber çözeriz, ama gitme!
Dustin'in kafasını çevirerek kaslarını rahatlattığını, sonrasında da yanıt vermek maksadıyla konuşmaya başladığını görüyoruz.
Dustin Rhodes: Ofiste ne gördüm, huh? (Başını öne eğerek kendi kendine gülüyor, birden öfkeli bir şekilde kafasını kaldırıyor ve yüksek bir tonla konuşuyor) Ofiste ne mi gördüm— oraya girdiğimde Val’un o sinsi fısıltılarını, o ucuz manipülasyonlarını ya da senin her sabah uyandığında uydurduğun o meşhur 'komplo teorilerinden' birini daha duymayı bekliyordum. Ama hayır! Gördüğüm şey çok daha gerçekti, çok daha can yakıcıydı! Altında bizzat senin imzanın, senin planlarının olduğu o resmi evrak- PGW x ROH: Global Wars United Kingdom için hazırlanmış bir PURE-Unification Match taslağı! Bu sadece bir maç eşleşmesi değil Sami, bu benim bu sektördeki 40 yıllık kanımın, terimin ve gözyaşımın üzerine atılmış bir çarpı işaretiydi! Sen, o kapalı kapılar ardında benim bittiğimi, artık miadımı doldurduğumu ve o 'sönmeye yüz tutmuş ateşimden' kendi meşaleni yakacağını planlamışsın! İstediğin bu kemer miydi- evet, onu da alıp Unified Pure Championship'i getirecektin!
Sami Zayn: (Şaşkınlığını giremeyerek lafa atlıyor) Ne?
Dustin Rhodes: Open Challenge fikrini ortaya atmanın sebebi de buydu zaten- kendi maçını tamamladıktan sonra benim kemerim için gelecektin! (Bir süre sessizlik oluşuyor) Unified Pure Championship... Kulağa harika geliyor, değil mi Sami? Bu unvan adının yanına ne kadar da yakışırdı doğrusu! Kulağıma senin ne kadar sinsi olduğun, beni sadece bir basamak olarak kullandığın fısıldanıyordu ama ben bunlara hiçbir zaman inanmamıştım. Seni kardeşim bildim, seni savundum! Ama Val yalan söylemiyormuş! Meğer her kelimesi doğruymuş! Sen gerçekten de benim kariyerimin üzerine bir kariyer inşa etmeyi planlıyormuşsun- Dustin Rhodes’u bir kenara itip onun küllerinden kendine bir taht inşa etmeye çalışmışsın! Yazıklar olsun sana, yazıklar! Ne söyleyebilirsin ki— hepsini Rock da onayladı!
Sami kafasını sağa-sola sallıyor, beden diliyle bunu reddediyor. Şaşkın, üzgün, öfkeli... Bütün duyguları iç içe girmiş durumda çünkü böyle bir durum karşısında nasıl bir reaksiyon göstermesi gerektiğini bilmiyor. Sadece haksızlığa uğradığını hissediyor ve bu da onun sırtındaki yükü ağırlaştırıyor. Sami, Dustin'in sitem konuşmalarının tamamlanmasından sonra oluşan sessizliği, saniyeler içerisinde geçersiz kılıyor- direkt olarak yanıt vermeye başlıyor.
Sami Zayn: Bu bir komplo Dustin! Göremiyor musun— Val bu şirketin her hücresine sızmış bir virüs gibi! Yıllardır burada... Prodüksiyon ekibinde, ofislerde, o koridorların karanlık köşelerinde onunla çalışacak, onun bir işaretiyle o kağıdı oraya yerleştirecek onlarca adamı var. Bu sadece bizi birbirimize düşürmek, bizi içeriden yıkmak için kurgulanmış bir tiyatro! O imza sahte, o plan sahte, o masada gördüğün her şey senin zihnini zehirlemek için oraya konuldu! Rock'ı da bir şekilde kandırmış olmalı! Ben senin mirasına el uzatmam Dustin, ben o mirası sırtımda taşımaya çalışıyorum!
Dustin, Sami’nin bu sözlerine rağmen ikna olmamış bir şekilde arkasını dönüp uzaklaşmaya yelteniyor lakin Sami, haksızlığa uğramış olmanın verdiği o dayanılmaz ağırlıkla son bir cümle kuruyor, ama bu sefer sesi çaresizliğin ötesinde, zehir zemberek bir hal almış bir vaziyette.
Sami Zayn: Gidiyor musun gerçekten? Val’un kurduğu bu ucuz tuzağa düşüp çekip gidiyor musun? (Bir süre sessiz kalıyor, karşısında bir karşılık görmediği için daha farklı bir tonla devam ediyor) Belki de Val haklıdır Dustin! Belki de o kadar yaşlandın ve o kadar acizleştin ki, artık kimin dostun kimin düşmanın olduğunu bile ayırt edemiyorsun! Belki de gerçekten miadın dolmuştur ve ben sadece seni ayakta tutmaya çalışan bir aptalımd—
THAT SLAP! DUSTIN, İNANILMAZ BİR ŞİDDETLE TOKADI VURUYOR! BU TOKATIN ŞİDDETİ GERÇEKTEN ÇOK YÜKSEKTİ- KORİDORDA YANKILANIYOR ADETA! BUNA ŞAMAR BİLE DENEBİLİR! DUSTIN VURDUĞU TOKATIN ARDINDAN DİREKT OLARAK ORADAN UZAKLAŞIYOR, BİR AN BİLE ARKASINA BAKMADAN. SAMI'NİN SURATINDA KIZARMALAR BAŞLIYOR AMA O ELİNİ YÜZÜNÜ GÖTÜRMÜYOR; SADECE KORİDOR BOYUNCA İLERLEYEREK ARENADAN AYRILAN DUSTIN'İN GİDİŞİNİ ÖFKELİ BİR SURAT İFADESİ EŞLİĞİNDE TAKİP EDİYOR. KAMERA KARARIR-GÖRÜNTÜLER SON BULURKEN, YAKIN MESAFEDEN GÖRÜNTÜLENMEKTE OLAN SAMI'NİN AĞZINDAN BİR ŞEYLER ÇIKIYOR...
Sami Zayn: (Derin bir nefes veriyor) Val Venis... Seni orospu çocuğu...
Liverpool’da, M&S Bank Arena dışarıdan geniş ve görkemli açılarla gösteriliyor— hemen ardından kameralar içeriye, tribünlerin tam kalbine inerek seyircilerin arasında kısa bir tur atıyor. İğne atsan yere düşmeyecek bir yoğunlukla, PAYBACK #96 - St. Valentine's Day için arenayı hıncahınç dolduran kalabalığın yarattığı o muazzam enerji ekranlara yansırken, bu sekansın hemen sonrasında tüm mercekler gecenin fitilinin ateşleneceği Stage'e çevriliyor..
BİR HAYLİ UZUN SÜREN BEKLEME SÜRECİNİN SONRASINDA, BEKLENEN AN GELİYOR— PYROLAR, KIRMIZI VE PEMBE TONLARIN HÂKİM OLDUĞU GÖZ ALICI BİR ŞÖLEN EŞLİĞİNDE PATLAMAYA BAŞLIYOR! BUNUN ETKİSİYLE KALPLERİ HIZLANDIRAN BİR ATMOSFER ORTAYA ÇIKIYOR! PYRO GÖSTERİSİ, GÖZ KAMAŞTIRICI BİR SENKRONİZASYONLA BÜTÜN ARENAYI AYDINLATIRKEN, PRESTIGE GRAND WRESTLING’İN EFSANELEŞEN HAFTALIK SERİSİ PAYBACK’İN ST. VALENTINE'S DAY'E ÖZEL 96. ŞOVU, LIVERPOOL’DAKİ M&S BANK ARENA’YI DOLDURAN SEYİRCİLERİN KULAKLARI SAĞIR EDEN TEZAHÜRATLARIYLA RESMEN BAŞLIYOR! LIVERPOOL’UN GECESİ BAŞLIYOR!
Kameralar ring etrafındaki bariyerlere doğru kayıyor ve ön sırada dikkat çeken üç özel ismi ekrana getiriyor. Liverpool’un yıldız futbolcuları Florian Wirtz, Harvey Elliott ve Cody Gakpo, ringin hemen kenarında, bariyerin en ön sırasında yan yana oturmuş şekilde şovu izliyorlar. Seyircilerin tezahüratları bu görüntüyle birlikte bir kat daha yükselirken, üçlü kameranın kendilerini gösterdiğini fark ediyor. Florian, Harvey ve Cody, yüzlerinde gülümsemelerle ayağa kalkıyor ve yanlarında getirdikleri özel Prestige Grand Wrestling x Liverpool iş birliği kemerleriyle birlikte kameraya doğru poz veriyorlar. Işıkların altında parlayan o özel tasarım kemerler, tribünlerdeki Liverpool taraftarlarını coştururken, arenayı dolduran kalabalık üçlüye büyük bir alkış ve tezahüratla karşılık veriyor. Kamera, futbolcuların verdiği bu pozun ardından yorumcuların masasına geçiş yapıyor.
Nihayetinde yorumcuların masasına geçiş yapıyoruz. Yorumcularımız, ilk olarak günün öneminden söz ediyorlar. Herkes için bu günü kutluyorlar ve sonrasında Liverpool seyircisinin muazzamlığını ele alıyorlar. Bunun sonrasında da şovu yorumluyorlar ve şovun öncesinde gerçekleştirileceği duyurulan olaylara-maçlara değerlendirmelerde bulunuyorlar. Şovun, Kazuchika Okada ile The Rock arasındaki maç ile başlayacağını- bu maçı Kazuchika'nın kaybetmesi hâlinde 30-Man Royal Rumble Match'e katılamayacağı vurgulanıyor. Gecenin ilerleyen saatlerinde PGW Tag Team Championship maçı, Val Venis'in röportajı ve gecenin sonunda- ana olayında ROH World Championship'in ortada olduğu bir maç gerçekleştirilecekmiş. Bu şov için güzel bir hype yaratılıyor. Onların bu konuşması sırasında arena boyunca yankılanan bir tema müziği duyulur oluyor! Bütün arena ayağa kalkıyor ve cheer'larla, desteklerle onu karşılıyor!
coin drop
Para ağaçtan yetişmiyor— GÖKTEN YAĞIYOR! Bozuk paranın düşmesiyle birlikte başta arenanın giriş kısmı olmak üzere tribünlere ve ringe kağıt paralar yağmaya başlıyor ve bu paraların arasından bütün ihtişamıyla Kazuchika Okada beliriyor! Seyircilerin inanılmaz desteğiyle karşılaşan Kazuchika, kollarını iki yana açarak 'Rainmaker' pozunu yaptıktan sonra önce bir pyro atışı oluyor sonrasında para yağışı hızlanıyor! Kazuchika oldukça kararlı ve odaklı bir şekilde ringe doğru emin adımlarla ilerliyor. Ringe ilerlediği sırada hem maçın, hem de Kazuchika'nın anonsu yapılıyor. Kazuchika ring basamaklarından aprona çıkmayı tercih ediyor ve aprona çıktıktan sonra ringe girmeden önce seyircilere dönüp tekrardan 'Rainmaker' pozunu veriyor. Bu sırada para yağışı yavaşlıyor. Kazuchika iplerin arasından geçip ringe girdikten sonra köşeye çıkıyor ve bir kez de köşede poz veriyor ve tekrardan para yağışı başlıyor. Bu kez kısa süreli yapılıyor ve Kazuchika robdöşambrını çıkartıp ring kenarına bırakıyor ve rakibini beklemeye başlıyor.
Kazuchika'nın tema müziği kesildikten sonra ışıklar kararıyor ve bir süre sonra... IF YOU SMELL... WHAT THE ROCK... IS COOKING!? Electrifying arena boyunca yankılanmaya başladıktan sonra ışıklar yerine yavaş yavaş gelmeye başlıyor ve Titantron'da kocaman "FINAL BOSS" yazısını görmeye başlıyoruz! Bu esnada önce girişte sonra da ring köşelerinde alevli pyrolar müziğe eşlik etmeye başlıyor. Kısa bir süre sonra da birkaç kez gök gürültüsü duyuyoruz ve Prestige Grand Wrestling'in patronu "The Great One", "The Final Boss" The Rock oldukça görkemli kıyafetlerle birlikte girişte görünüyor! Seyircilerin tepkileri karmaşık olsa da Kazuchika'ya kıyasla çok daha gürültülü bir giriş yapıyor Rock. Rock oldukça sakin ve heybetli bir şekilde ringe doğru adımlarken kameralar bir an için Kazuchika'yı gösteriyor ve Kazuchika'nın sinirinin yüzünden okunmasına rağmen bunu çok belli etmemeye çalıştığı gözüküyor. Ringe ilerlediği sırada anonsu da yapılıyor. Rock da ring basamaklarını kullanarak Apron'a çıktıktan sonra doğrudan köşeye çıkıyor ve meşhur pozunu verdikten sonra girişte pyro atışları yapılmaya başlıyor. Sonrasında kendisi ringe iniyor ve doğruca karşı köşeye geçiyor ve önce ortamı koklayıp tüm havayı içine çektikten sonra tekrardan pozunu veriyor ve bir kez daha pyro atışları yapılmaya başlanıyor. Rock ringe indikten sonra üzerindeki kıyafetleri bir anda yırtıyor ve seyircilere doğru fırlatıyor ve ring kıyafeti açığa çıkıyor. Ardından Rock ring kıyafetinin içinden dirsekliklerini çıkartıyor ve kollarına geçiriyor.
Para ağaçtan yetişmiyor— GÖKTEN YAĞIYOR! Bozuk paranın düşmesiyle birlikte başta arenanın giriş kısmı olmak üzere tribünlere ve ringe kağıt paralar yağmaya başlıyor ve bu paraların arasından bütün ihtişamıyla Kazuchika Okada beliriyor! Seyircilerin inanılmaz desteğiyle karşılaşan Kazuchika, kollarını iki yana açarak 'Rainmaker' pozunu yaptıktan sonra önce bir pyro atışı oluyor sonrasında para yağışı hızlanıyor! Kazuchika oldukça kararlı ve odaklı bir şekilde ringe doğru emin adımlarla ilerliyor. Ringe ilerlediği sırada hem maçın, hem de Kazuchika'nın anonsu yapılıyor. Kazuchika ring basamaklarından aprona çıkmayı tercih ediyor ve aprona çıktıktan sonra ringe girmeden önce seyircilere dönüp tekrardan 'Rainmaker' pozunu veriyor. Bu sırada para yağışı yavaşlıyor. Kazuchika iplerin arasından geçip ringe girdikten sonra köşeye çıkıyor ve bir kez de köşede poz veriyor ve tekrardan para yağışı başlıyor. Bu kez kısa süreli yapılıyor ve Kazuchika robdöşambrını çıkartıp ring kenarına bırakıyor ve rakibini beklemeye başlıyor.
Kazuchika'nın tema müziği kesildikten sonra ışıklar kararıyor ve bir süre sonra... IF YOU SMELL... WHAT THE ROCK... IS COOKING!? Electrifying arena boyunca yankılanmaya başladıktan sonra ışıklar yerine yavaş yavaş gelmeye başlıyor ve Titantron'da kocaman "FINAL BOSS" yazısını görmeye başlıyoruz! Bu esnada önce girişte sonra da ring köşelerinde alevli pyrolar müziğe eşlik etmeye başlıyor. Kısa bir süre sonra da birkaç kez gök gürültüsü duyuyoruz ve Prestige Grand Wrestling'in patronu "The Great One", "The Final Boss" The Rock oldukça görkemli kıyafetlerle birlikte girişte görünüyor! Seyircilerin tepkileri karmaşık olsa da Kazuchika'ya kıyasla çok daha gürültülü bir giriş yapıyor Rock. Rock oldukça sakin ve heybetli bir şekilde ringe doğru adımlarken kameralar bir an için Kazuchika'yı gösteriyor ve Kazuchika'nın sinirinin yüzünden okunmasına rağmen bunu çok belli etmemeye çalıştığı gözüküyor. Ringe ilerlediği sırada anonsu da yapılıyor. Rock da ring basamaklarını kullanarak Apron'a çıktıktan sonra doğrudan köşeye çıkıyor ve meşhur pozunu verdikten sonra girişte pyro atışları yapılmaya başlıyor. Sonrasında kendisi ringe iniyor ve doğruca karşı köşeye geçiyor ve önce ortamı koklayıp tüm havayı içine çektikten sonra tekrardan pozunu veriyor ve bir kez daha pyro atışları yapılmaya başlanıyor. Rock ringe indikten sonra üzerindeki kıyafetleri bir anda yırtıyor ve seyircilere doğru fırlatıyor ve ring kıyafeti açığa çıkıyor. Ardından Rock ring kıyafetinin içinden dirsekliklerini çıkartıyor ve kollarına geçiriyor.
İki güreşçi de karşılıklı köşelerde yer alıyorlar, anonslar da tamamlandı- artık maçın başlaması için önümüzde hiçbir engel kalmadı! Birbirlerine öfkeyle karşılıklı köşelerden bakıyorlar, bakışıyorlar. Bu sırada hakemin kontrollerini gerçekleştirmeye başladığını görüyoruz. Önce Kazuchika'ya gidiyor, kontrollerini tamamlıyor ve sonrasında da Rock'a giderek kontrollerini gerçekleştiriyor. Kontrolleri tamamladıktan sonra, hakem ringin merkezine dönüyor ve eliyle işaret verdikten sonra maçın başlangıcını ifade eden zil sesi çalıyor! Seyirciler direkt çığlık atmaya, bağırmaya başlıyorlar- inanılmaz bir heyecan var!
If Okada Loses, He Is Barred From The 30-Man Royal Rumble Match
Kazuchika Okada vs. "The Final Boss" The Rock
Zil sesinin duyulmuş olmasına rağmen, iki ismin de köşelerinden ayrılmadıklarını görüyoruz- bir süre boyunca bulundukları köşelerden, sert ifadelerle birbirlerini süzüyorlar. Nihayetinde bu süreç son buluyor ve ringin merkezine doğru ilerliyorlar, direkt olarak Test of Strength'e girmelerini seyrediyoruz. Kazuchika'nın sağlam bir direnç göstermesine rağmen, zamanla Rock'ın daha sağlam durduğunu ve rakibini, onun arkasında kalan iplere kadar götürebildiğini görüyoruz. Kazuchika'nın sırtının iplere değmesiyle birlikte hakem araya giriyor, Rock'tan geriye çekilmesini istiyor. Hemen akabinde Lock-up'a giriyorlar, bir süre sonra Rock'ın Headlock'a çevirdiğini görüyoruz- rakibinin kafasını sımsıkı bir şekilde sıkıyor. Kazuchika rakibini ittirerek ondan kurtulmaya çalışıyor fakat henüz başarıya ulaşan bir girişimi söz konusu değil, ta ki ters adımlarla rakibini iplere kadar götürdükten sonra; onun sırtını iplerle temas ettirip karşı tarafa ittirene kadar. Rock karşı tarafa doğru giderken, Kazuchika'nın ringin merkezine doğru yerleşmekte olduğunu gözlemliyoruz. Rock iplerden dönüyor ve Kazuchika'dan harikulade bir Dropkick seyrediyoruz! Bunun hemen üstüne tuşa gitmek yerine rakibini hızla ayağa kaldırıyor ve bir de Emerald Flowsion vuruyor! Bu hareketin hemen sonrasında rakibinin üstüne yerleşiyor, maçın hakemi de ring matına vurararak saymaya başlıyor. 1...
KICKOUT! Onu bu maçtan koparmak bu kadar kolay olamazdı zaten! Rock ağır ağır ayağa kalkıyor ve sonrasında Kazuchika'yı saçından tutarak kaldırıyor. Bunun sonrasında onu köşeye doğru sağlam bir şekilde attığını seyrediyoruz. Kazuchika sırtını köşeye çarptıktan sonra oraya yaslanarak dinlenme fırsatı ediniyor. Eş zamanlı olarak Rock'ın, onun tam karşısındaki köşenin önünde konumlandığını ve harekete geçmek için gerilmekte olduğunu görüyoruz. Şimdi ise koşmaya başlıyor ve rakibine Body Avalanche yapıyor! Bunun sonrasında Rock'ı ensesinden iplere doğru ittiriyor. Rock iplerden dönerken, Rock ringin merkezine yerleşiyor ve kendisine doğru gelen rakibine bir Flapjack vuruyor! Rock hemen ayağa kalkıyor, Kazuchika da göğsünü tutarak ayağa kalkıyor ve Rock ona yumruk atıyor! Rock, doğrudan yumruk atıyor! Hakem direkt Rock'a doğru koşuyor ve onu durdurmaya çalışıyor— Rock durmuyor, yumruklar atmaya devam ediyor! Hakeme onu diskalifiye etmekten başka bir şey kalmıyor!
If Okada Loses, He Is Barred From The 30-Man Royal Rumble Match
Kazuchika Okada vs. "The Final Boss" The Rock
Zil sesinin duyulmuş olmasına rağmen, iki ismin de köşelerinden ayrılmadıklarını görüyoruz- bir süre boyunca bulundukları köşelerden, sert ifadelerle birbirlerini süzüyorlar. Nihayetinde bu süreç son buluyor ve ringin merkezine doğru ilerliyorlar, direkt olarak Test of Strength'e girmelerini seyrediyoruz. Kazuchika'nın sağlam bir direnç göstermesine rağmen, zamanla Rock'ın daha sağlam durduğunu ve rakibini, onun arkasında kalan iplere kadar götürebildiğini görüyoruz. Kazuchika'nın sırtının iplere değmesiyle birlikte hakem araya giriyor, Rock'tan geriye çekilmesini istiyor. Hemen akabinde Lock-up'a giriyorlar, bir süre sonra Rock'ın Headlock'a çevirdiğini görüyoruz- rakibinin kafasını sımsıkı bir şekilde sıkıyor. Kazuchika rakibini ittirerek ondan kurtulmaya çalışıyor fakat henüz başarıya ulaşan bir girişimi söz konusu değil, ta ki ters adımlarla rakibini iplere kadar götürdükten sonra; onun sırtını iplerle temas ettirip karşı tarafa ittirene kadar. Rock karşı tarafa doğru giderken, Kazuchika'nın ringin merkezine doğru yerleşmekte olduğunu gözlemliyoruz. Rock iplerden dönüyor ve Kazuchika'dan harikulade bir Dropkick seyrediyoruz! Bunun hemen üstüne tuşa gitmek yerine rakibini hızla ayağa kaldırıyor ve bir de Emerald Flowsion vuruyor! Bu hareketin hemen sonrasında rakibinin üstüne yerleşiyor, maçın hakemi de ring matına vurararak saymaya başlıyor. 1...
KICKOUT! Onu bu maçtan koparmak bu kadar kolay olamazdı zaten! Rock ağır ağır ayağa kalkıyor ve sonrasında Kazuchika'yı saçından tutarak kaldırıyor. Bunun sonrasında onu köşeye doğru sağlam bir şekilde attığını seyrediyoruz. Kazuchika sırtını köşeye çarptıktan sonra oraya yaslanarak dinlenme fırsatı ediniyor. Eş zamanlı olarak Rock'ın, onun tam karşısındaki köşenin önünde konumlandığını ve harekete geçmek için gerilmekte olduğunu görüyoruz. Şimdi ise koşmaya başlıyor ve rakibine Body Avalanche yapıyor! Bunun sonrasında Rock'ı ensesinden iplere doğru ittiriyor. Rock iplerden dönerken, Rock ringin merkezine yerleşiyor ve kendisine doğru gelen rakibine bir Flapjack vuruyor! Rock hemen ayağa kalkıyor, Kazuchika da göğsünü tutarak ayağa kalkıyor ve Rock ona yumruk atıyor! Rock, doğrudan yumruk atıyor! Hakem direkt Rock'a doğru koşuyor ve onu durdurmaya çalışıyor— Rock durmuyor, yumruklar atmaya devam ediyor! Hakeme onu diskalifiye etmekten başka bir şey kalmıyor!
"The Final Boss" The Rock: Buna sakın kalkışma! Buna sakın girişme! Kovulursun!
Hakem bunun sonrasında siniyor, hiçbir şey yapamıyor! Seyirciler yuhalıyorlar! Rock, rakibini tutuyor ve onu iplere gönderiyor. Kazuchika iplerden sekiyor ve Rock'tan gelen bir diğer hareket Spinebuster oluyor! Kazuchika hareketsiz bir şekilde ring matı üzerinde uzanırken, Rock onun ayaklarını tutuyor ve onu Spinebuster'a bağlıyor! Rock rakibini Spinebuster'a bağlıyor ve bağırarak, tüm gücüyle onu tutuyor- acı çekmesini amaçlıyor! Kazuchika acı çekiyor, dayanmakta zorluk çekiyor! Çektiği korkunç acıya rağmen direnmeyi sürdürüyor, iki elinin üzerinde durarak iplere yanaşmaya çalışıyor... Dayanabilecek mi, iplere kadar dayanabilecek mi?
İplere kadar karşı direnci korudu ve en sonunda elini ipe atarak Rope-break'i sağladı! Herkes onu var gücüyle alkışlıyor! Rock ise öfkesiyle hakeme gidiyor ve onunla tartışmaya başlıyor, bu süreçte de Kazuchika'nın dinlenme fırsatı bulduğunu görüyoruz! Rock belli bir süre kaybediyor lakin bu süre, Kazuchika'nın ayağa kalkmasına yetmiyor- Rock onu kaldırıyor ve ensesinden kavrayarak köşeye götürüyor. Kazuchika'nın kafasını Turnbuckle Pad'ine vurduktan sonra onu kaldırıyor ve Top-rope'a oturtuyor. Rakibinin bacaklarını iplerin üstünden geçirdikten sonra kendisi de Second-rope'a çıkıyor ve Kazuchika'ya Superplex yapıyor! Hayır, Kazuchika buna fırsat tanımıyor; ayaklarıyla sımsıkı sarılıyor köşeye! Şimdi ise Rock'ın karnına yumruklar atmaya ve onun dengesini yitirmesine yol açmaya başlıyor! Bu tam anlamıyla başarılı oluyor— Rock, kontrolsüz bir şekilde ring matına düşüyor! Kazuchika bir süre dinlendikten sonra atlayış gerçekleştirmiyor, oradan iniyor ve rakibini Money Clip'e bağlıyor! Rock inanılmaz bir ağrıyla baş başa kalıyor! Pes etmemek için mücadele verme sırası ona geçiyor!
Araya uzun bir süre giriyor, Rock'ın pes etmeyeceğini anlayan Kazuchika onu kasıtlı bir şekilde kendisi bırakıyor. Bunun sonrasında sıra Kazuchika'ya geçiyor. Rock'ı kel kafasından tuttuktan sonra var gücüyle köşeye gönderiyor. Rock aşırı sert bir şekilde köşeye çarpmış olmasına rağmen kendisini ring matında uzanırken bulmuyor, diğer taraftan Kazuchika'nın ona doğru koşmakta olduğunu görüyoruz. Yaptığı hamle Rock'a misilleme oluyor- Body Avalanche geliyor! Bunun sonrasında benzer şekilde devam ediyor, Rock'ı ensesinden iterek köşeye gönderiyor. Rock iplerden sekerken, Kazuchika ringin ortasına geçiyor ve kendisinin üzerine doğru gelen rakibine Flapjack vuruyor! Rock göğsünü tutarak ayağa kalkıyor ve Kazuchika'nın üzerine doğru gidiyor. Kazuchika'nın sıradaki adımı, Heavy Rain yapmak oluyor— hayır, Rock çırpınıyor ve rakibinin omzundan iniyor. Güzel bir Forearm Smash vuruyor, Kazuchika yüzünü tutuyor. Bunun sonrasında Rock'ın iplere koştuğunu görüyoruz, iplerden sekiyor ve Clothesline yapıyor! Başarılı değil, Kazuchika eğiliyor ve arkasında olduğu rakibini German Suplex'e bağlıyor! İnanılmaz bir pop geliyor! Bunun sonrasında ayağa kalkan Kazuchika, rakibinin başında dikiliyor ve 'Rainmaker' pozunu veriyor! Arenadaki herkes onu cheer'lıyor! Kazuchika, Rock'ın ayağa kalktığı sırada, ona doğru eğilerek bir şeyler söylüyor. Yakından çeken kameralar sayesinde, söylenenleri anlayabiliyoruz.
Kazuchika Okada: OI-OI-OI! "The Final Boss" bu muymuş? Tüm yapacakların bu kadar mıydı Rock? Direncin, Okada Kazuchika'yla bu kadar kısa bir süre boyunca mı aynı ringi paylaşmaya yetti, huh? Maji de?
Rock sonunda ayakta, Kazuchika onu arkadan yakalıyor; kolunu tutuyor ve finalini gerçekleştiriyor— RAINMAKER! RAIIIIIIIIINMAAAAAKAAAAAAAAA! OLDU! EVET, TAM ANLAMIYLA BAŞARILI OLUYOR BU GİRİŞİM! BU HAREKETİN SONRASINDA ROCK'IN SADECE RİNG MATINDA UZANDIĞINI GÖRÜYORUZ, HIZLI HIZLI NEFES ALIŞVERİŞİ GERÇEKLEŞTİRİYOR. KAZUCHIKA ONUN BU HALİNİ GÖRÜYOR VE ÜZERİNE YERLEŞİYOR. HAKEMİN ELİNİ RİNG MATINA VURARAK SAYMAYA BAŞLIYOR. AMA BUNU SADECE KENDİSİ DEĞİL, BÜTÜN ARENA YAPIYOR- TÜM ARENA, HAKEMLE BİR OLARAK SAYMAYA BAŞLIYOR! 1... 2...
3!
Kazanan: Kazuchika Okada
Kazuchika bu maçı kazandı! Bu maçı kazanması, onun 30-Man Royal Rumble Match'e girme hakkının korunduğuna işaret ediyor! Evet, o maçta mücadele etme hakkını başarıyla koruyan bir Kazuchika var karşımızda! Sonucun resmen ilan edilmesi ve Kazuchika'nın galip geldiğinin anonsunun gerçekleştirilmesinin sonrasında, hakemin onun yanına geldiğini ve onun elini havaya kaldırdığını görüyoruz. Bununla eş zamanlı olarak kendisinin tema müziği de çalınmaya başlıyor. Bütün arena inanılmaz bir şekilde ona desteğini sunuyor, o da eğilerek teşekkürünü onlara gösteriyor. Hakemin, yerdeki Rock'la ilgilendiği sırada Kazuchika'nın köşeye gittiğini, Second-rope'a çıktığını ve 'Rainmaker' pozunu bir kez de orada verdiğini görüyoruz! Arena yıkılacak gibi oluyor!
Bir süre sonra oradan indiğini görüyoruz, şimdi karşı tarafındaki iplere doğru gidiyor ve iplerin arasından geçerek ringi terk etmeyi amaçlıyor... Bunu gerçekleştirmek üzere olduğu sırada, kendisini anca toparlamış olan Rock'ın ona seslendiğini görüyoruz, onu çağırıyor. Kazuchika'nın buna anlam veremediğini lakin sağına-soluna baktıktan sonra gelen olumlu reaksiyonlardan sonra ona doğru gittiğini görüyoruz. Ringin ortasında, karşı karşıya geliyorlar ve birbirlerinin gözlerinin içine içine bakıyorlar. Bir gerginliğin olduğu rahatlıkla anlaşılabiliyor. Rock, istemediğini açık bir şekilde beden diliyle gösterse de; elini Kazuchika'ya uzatıyor ve bununla birlikte bir el sıkışmayı teklif ediyor! Kazuchika, bir kendisine uzatılan ele, bir de seyircilere bakıyor. Onun elini sıkacak mı- herkes bunu fazlasıyla merak ediyor!
Hakem bunun sonrasında siniyor, hiçbir şey yapamıyor! Seyirciler yuhalıyorlar! Rock, rakibini tutuyor ve onu iplere gönderiyor. Kazuchika iplerden sekiyor ve Rock'tan gelen bir diğer hareket Spinebuster oluyor! Kazuchika hareketsiz bir şekilde ring matı üzerinde uzanırken, Rock onun ayaklarını tutuyor ve onu Spinebuster'a bağlıyor! Rock rakibini Spinebuster'a bağlıyor ve bağırarak, tüm gücüyle onu tutuyor- acı çekmesini amaçlıyor! Kazuchika acı çekiyor, dayanmakta zorluk çekiyor! Çektiği korkunç acıya rağmen direnmeyi sürdürüyor, iki elinin üzerinde durarak iplere yanaşmaya çalışıyor... Dayanabilecek mi, iplere kadar dayanabilecek mi?
İplere kadar karşı direnci korudu ve en sonunda elini ipe atarak Rope-break'i sağladı! Herkes onu var gücüyle alkışlıyor! Rock ise öfkesiyle hakeme gidiyor ve onunla tartışmaya başlıyor, bu süreçte de Kazuchika'nın dinlenme fırsatı bulduğunu görüyoruz! Rock belli bir süre kaybediyor lakin bu süre, Kazuchika'nın ayağa kalkmasına yetmiyor- Rock onu kaldırıyor ve ensesinden kavrayarak köşeye götürüyor. Kazuchika'nın kafasını Turnbuckle Pad'ine vurduktan sonra onu kaldırıyor ve Top-rope'a oturtuyor. Rakibinin bacaklarını iplerin üstünden geçirdikten sonra kendisi de Second-rope'a çıkıyor ve Kazuchika'ya Superplex yapıyor! Hayır, Kazuchika buna fırsat tanımıyor; ayaklarıyla sımsıkı sarılıyor köşeye! Şimdi ise Rock'ın karnına yumruklar atmaya ve onun dengesini yitirmesine yol açmaya başlıyor! Bu tam anlamıyla başarılı oluyor— Rock, kontrolsüz bir şekilde ring matına düşüyor! Kazuchika bir süre dinlendikten sonra atlayış gerçekleştirmiyor, oradan iniyor ve rakibini Money Clip'e bağlıyor! Rock inanılmaz bir ağrıyla baş başa kalıyor! Pes etmemek için mücadele verme sırası ona geçiyor!
Araya uzun bir süre giriyor, Rock'ın pes etmeyeceğini anlayan Kazuchika onu kasıtlı bir şekilde kendisi bırakıyor. Bunun sonrasında sıra Kazuchika'ya geçiyor. Rock'ı kel kafasından tuttuktan sonra var gücüyle köşeye gönderiyor. Rock aşırı sert bir şekilde köşeye çarpmış olmasına rağmen kendisini ring matında uzanırken bulmuyor, diğer taraftan Kazuchika'nın ona doğru koşmakta olduğunu görüyoruz. Yaptığı hamle Rock'a misilleme oluyor- Body Avalanche geliyor! Bunun sonrasında benzer şekilde devam ediyor, Rock'ı ensesinden iterek köşeye gönderiyor. Rock iplerden sekerken, Kazuchika ringin ortasına geçiyor ve kendisinin üzerine doğru gelen rakibine Flapjack vuruyor! Rock göğsünü tutarak ayağa kalkıyor ve Kazuchika'nın üzerine doğru gidiyor. Kazuchika'nın sıradaki adımı, Heavy Rain yapmak oluyor— hayır, Rock çırpınıyor ve rakibinin omzundan iniyor. Güzel bir Forearm Smash vuruyor, Kazuchika yüzünü tutuyor. Bunun sonrasında Rock'ın iplere koştuğunu görüyoruz, iplerden sekiyor ve Clothesline yapıyor! Başarılı değil, Kazuchika eğiliyor ve arkasında olduğu rakibini German Suplex'e bağlıyor! İnanılmaz bir pop geliyor! Bunun sonrasında ayağa kalkan Kazuchika, rakibinin başında dikiliyor ve 'Rainmaker' pozunu veriyor! Arenadaki herkes onu cheer'lıyor! Kazuchika, Rock'ın ayağa kalktığı sırada, ona doğru eğilerek bir şeyler söylüyor. Yakından çeken kameralar sayesinde, söylenenleri anlayabiliyoruz.
Kazuchika Okada: OI-OI-OI! "The Final Boss" bu muymuş? Tüm yapacakların bu kadar mıydı Rock? Direncin, Okada Kazuchika'yla bu kadar kısa bir süre boyunca mı aynı ringi paylaşmaya yetti, huh? Maji de?
Rock sonunda ayakta, Kazuchika onu arkadan yakalıyor; kolunu tutuyor ve finalini gerçekleştiriyor— RAINMAKER! RAIIIIIIIIINMAAAAAKAAAAAAAAA! OLDU! EVET, TAM ANLAMIYLA BAŞARILI OLUYOR BU GİRİŞİM! BU HAREKETİN SONRASINDA ROCK'IN SADECE RİNG MATINDA UZANDIĞINI GÖRÜYORUZ, HIZLI HIZLI NEFES ALIŞVERİŞİ GERÇEKLEŞTİRİYOR. KAZUCHIKA ONUN BU HALİNİ GÖRÜYOR VE ÜZERİNE YERLEŞİYOR. HAKEMİN ELİNİ RİNG MATINA VURARAK SAYMAYA BAŞLIYOR. AMA BUNU SADECE KENDİSİ DEĞİL, BÜTÜN ARENA YAPIYOR- TÜM ARENA, HAKEMLE BİR OLARAK SAYMAYA BAŞLIYOR! 1... 2...
3!
Kazanan: Kazuchika Okada
Kazuchika bu maçı kazandı! Bu maçı kazanması, onun 30-Man Royal Rumble Match'e girme hakkının korunduğuna işaret ediyor! Evet, o maçta mücadele etme hakkını başarıyla koruyan bir Kazuchika var karşımızda! Sonucun resmen ilan edilmesi ve Kazuchika'nın galip geldiğinin anonsunun gerçekleştirilmesinin sonrasında, hakemin onun yanına geldiğini ve onun elini havaya kaldırdığını görüyoruz. Bununla eş zamanlı olarak kendisinin tema müziği de çalınmaya başlıyor. Bütün arena inanılmaz bir şekilde ona desteğini sunuyor, o da eğilerek teşekkürünü onlara gösteriyor. Hakemin, yerdeki Rock'la ilgilendiği sırada Kazuchika'nın köşeye gittiğini, Second-rope'a çıktığını ve 'Rainmaker' pozunu bir kez de orada verdiğini görüyoruz! Arena yıkılacak gibi oluyor!
Bir süre sonra oradan indiğini görüyoruz, şimdi karşı tarafındaki iplere doğru gidiyor ve iplerin arasından geçerek ringi terk etmeyi amaçlıyor... Bunu gerçekleştirmek üzere olduğu sırada, kendisini anca toparlamış olan Rock'ın ona seslendiğini görüyoruz, onu çağırıyor. Kazuchika'nın buna anlam veremediğini lakin sağına-soluna baktıktan sonra gelen olumlu reaksiyonlardan sonra ona doğru gittiğini görüyoruz. Ringin ortasında, karşı karşıya geliyorlar ve birbirlerinin gözlerinin içine içine bakıyorlar. Bir gerginliğin olduğu rahatlıkla anlaşılabiliyor. Rock, istemediğini açık bir şekilde beden diliyle gösterse de; elini Kazuchika'ya uzatıyor ve bununla birlikte bir el sıkışmayı teklif ediyor! Kazuchika, bir kendisine uzatılan ele, bir de seyircilere bakıyor. Onun elini sıkacak mı- herkes bunu fazlasıyla merak ediyor!
YES! NO!
YES! NO!
YES! NO!
Kazuchika sırıtıyor, gülüyor ve sonrasında arkasına dönerek iplerin arasından geçiyor ve ringi terk ediyor—
YES! NO!
YES! NO!
Kazuchika sırıtıyor, gülüyor ve sonrasında arkasına dönerek iplerin arasından geçiyor ve ringi terk ediyor—
Tam da bunu gerçekleştireceği arenanın tamamındaki ışıkların kesildiğini görüyoruz. Her taraf karanlığın içerisinde buluyor kendisini. Çığlıklar yükseliyor reaksiyon olarak. Kimse ne olduğunu anlayabilmiş değil, ne bu— prodüksiyonel bir hata mı? Tam bu sırada, Titantron'a bir görüntü girdiğini fark ediyoruz. Herkes oraya doğru bakıyor, ekranları başında şovu takip eden milyonlar da tam ekran olarak karşılarında buluyorlar bu görüntüleri, ve iki adet kişinin- ya da silüetin bizi orada karşıladığını görüyoruz! Bunlar bize hiç de yabancı olmayan bir iki isim- Dark STG ve Zio Zagan! Korkutucu bir ortamdan bağlanıyorlar buraya, yan yana durarak. Zio'nun konuşmaya başladığını görüyoruz.
Zio Zagan: (Ekran kararmış olsa da sesindeki o soğukluk arenanın her köşesine sızıyor. Yüzü yarı karanlıkta, gözleri doğrudan Kazuchika Okada’ya odaklanmış şekilde konuşuyor) Bakışlarını bizden ayırma Kazuchika... Az önce kazandığın o küçük zaferin, o sahte alkışların ve parıldayan ışıkların seni kurtarabileceğini mi sanıyorsun? 'Rainmaker' pozun, yaklaşan mutlak karanlığın yanında sadece sönen bir mum alevinden ibaret. Sen orada zaferini kutlarken, biz burada kaderin en karanlık, en düğümlü ilmiğiyle birbirimize bağlandık. Bray... O, bizim için bir Challenge kurgulamıştı- hatırlıyor musun? Bir düello! Ama bu senin o bildiğin kurallı, teknik ve steril maçlara benzemez. Bu, Royal Rumble’ın o kaotik çukurunda kimin daha fazla ruhu iplerin üzerinden cehenneme göndereceğiyle ilgili bir hesaplaşma! Bray'in kuralı basit ama bir o kadar da vahşi: Royal Rumble maçında kim daha fazla adamı eleyip ringi bir mezbahaya çevirirse, No Way Out’ta Bray'le yüzleşme hakkını, PGW Championship'in sahibi olma şansını elde edecek. Biz bu sapkın sınav için hazırız Kazuchika; çünkü bizim için o ring bir spor alanı değil, insanlığın tüm zayıflıklarının döküldüğü bir arınma havuzudur!
Zio, sözlerini tamamladıktan sonra bir adım sağına doğru çekiliyor. D-STG'nin ise bir adım önce çıktığını, kameranın da onun yüzüne doğru yakınlaştığını görüyoruz. D-STG, ürkütücü bir ifade eşliğinde kameraya doğrudan bakarak kapanışı gerçekleştirecek olan konuşmayı yapmaya başlıyor.
Dark STG: Az önce duyduklarını sadece birer kelime mi sanıyorsun Kazuchika? O ringin ortasında, o ter kokan bedeninle "Rainmaker!" diye haykırırken, aslında kendi mezarının toprağını havalandırdığının farkında değil misin, huh? Bugün Rock karşısında aldığın o galibiyet, kaderin sana sunduğu son bir merhamet kırıntısından başka bir şey değil! Sen biletini aldın Kazuchika— ama o bilet, seni bir zafere değil, benim ellerimle inşa edeceğim o muazzam mezarlığa götürecek! Bray’in ortaya attığı o zar, senin fildişi kulelerini yerle bir edecek olan fırtınanın ta kendisi. 30-Man Royal Rumble Match başladığında, o 30 kişi senin için birer rakip olabilir; ama benim için onlar sadece istatistikten ibaret. Her birini o iplerin üzerinden atarken, sadece onları değil, senin o parlak geleceğini de karanlığa gömeceğim! Kim daha fazla ruhu o ringden söküp atarsa, No Way Out... Ve hatta WrestleMania III kapıları onun için aralanacak! Kendini kandırma... Sen parıltılı ışıkların, sahte alkışların ve steril başarıların adamısın. Ben ise o ışıkların söndüğü yerde başlayan ebedi kabusum! (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Royal Rumble gecesi o ringe adım attığında, arkana bakma; çünkü orada ne bir "Rainmaker" göreceksin ne de bir kurtuluş yolu! Sadece benim bıraktığım o devasa enkazı ve senin hayallerinin küllerini göreceksin. WrestleMania'nın Main Event yolu, karanlığı kucaklayanların yoludur! Hazırlan Kazuchika... Çünkü o gece yağacak olan tek şey yağmur değil, senin mutlak (Vurguluyor) çöküşün olacak!
Bu olanların video paketinin sonrasında görüntüler son buluyor ve tekrardan ringe dönüyoruz. Bununla eş zamanlı olarak ışıklar düzeltiliyor ve Kazuchika'nın sert bir ifade ile Titantron'a bakmaya devam ettiğini, Rock'ın da şoke olarak Kazuchika'ya baktığını görüyoruz. Bunun hemen sonrasında göz göze geliyorlar ve birbirlerine bakarak öylece duruyorlar. Bütün bu yaşananların sonrasında kameralar kararmaya ve şovumuzun yerini, bir hayli uzun süreceği tahmin edilen reklamlara bıraktığını gözlemliyoruz.
Şovun açılışında gerçekleştirilen maç ve sonrasında geçenlerin sonrasında şovumuz, yerini reklamlara bırakmıştı. An itibarıyla reklamlar bitmiş durumda ve kaldığımız yerden devam ediyoruz. Objektifimize göz atılacak olduğunda kendimizi şovun gerçekleştirildiği arenanın Parking Lot'ında olduğunu fark ediyoruz. Bir müddet farklı açılardan bu alanı görmemizin, seyretmemizin sonrasında görüntülerin bir noktada sabitlendiğini görüyoruz. Bu sırada bir araba sesinden ziyade, ayak seslerinin gelmeye başladığını ve saniyeler geçtikçe bu seslerin daha yüksek bir şiddetle geldiğini fark ediyoruz. Bir süre sonra bu ses duruyor, kameramız ise ani bir şekilde farklı bir yöne doğru çevriliyor. Karşımızda yer alan kişi, oldukça tanıdık! Bu kişi—
Zio Zagan: (Ekran kararmış olsa da sesindeki o soğukluk arenanın her köşesine sızıyor. Yüzü yarı karanlıkta, gözleri doğrudan Kazuchika Okada’ya odaklanmış şekilde konuşuyor) Bakışlarını bizden ayırma Kazuchika... Az önce kazandığın o küçük zaferin, o sahte alkışların ve parıldayan ışıkların seni kurtarabileceğini mi sanıyorsun? 'Rainmaker' pozun, yaklaşan mutlak karanlığın yanında sadece sönen bir mum alevinden ibaret. Sen orada zaferini kutlarken, biz burada kaderin en karanlık, en düğümlü ilmiğiyle birbirimize bağlandık. Bray... O, bizim için bir Challenge kurgulamıştı- hatırlıyor musun? Bir düello! Ama bu senin o bildiğin kurallı, teknik ve steril maçlara benzemez. Bu, Royal Rumble’ın o kaotik çukurunda kimin daha fazla ruhu iplerin üzerinden cehenneme göndereceğiyle ilgili bir hesaplaşma! Bray'in kuralı basit ama bir o kadar da vahşi: Royal Rumble maçında kim daha fazla adamı eleyip ringi bir mezbahaya çevirirse, No Way Out’ta Bray'le yüzleşme hakkını, PGW Championship'in sahibi olma şansını elde edecek. Biz bu sapkın sınav için hazırız Kazuchika; çünkü bizim için o ring bir spor alanı değil, insanlığın tüm zayıflıklarının döküldüğü bir arınma havuzudur!
Zio, sözlerini tamamladıktan sonra bir adım sağına doğru çekiliyor. D-STG'nin ise bir adım önce çıktığını, kameranın da onun yüzüne doğru yakınlaştığını görüyoruz. D-STG, ürkütücü bir ifade eşliğinde kameraya doğrudan bakarak kapanışı gerçekleştirecek olan konuşmayı yapmaya başlıyor.
Dark STG: Az önce duyduklarını sadece birer kelime mi sanıyorsun Kazuchika? O ringin ortasında, o ter kokan bedeninle "Rainmaker!" diye haykırırken, aslında kendi mezarının toprağını havalandırdığının farkında değil misin, huh? Bugün Rock karşısında aldığın o galibiyet, kaderin sana sunduğu son bir merhamet kırıntısından başka bir şey değil! Sen biletini aldın Kazuchika— ama o bilet, seni bir zafere değil, benim ellerimle inşa edeceğim o muazzam mezarlığa götürecek! Bray’in ortaya attığı o zar, senin fildişi kulelerini yerle bir edecek olan fırtınanın ta kendisi. 30-Man Royal Rumble Match başladığında, o 30 kişi senin için birer rakip olabilir; ama benim için onlar sadece istatistikten ibaret. Her birini o iplerin üzerinden atarken, sadece onları değil, senin o parlak geleceğini de karanlığa gömeceğim! Kim daha fazla ruhu o ringden söküp atarsa, No Way Out... Ve hatta WrestleMania III kapıları onun için aralanacak! Kendini kandırma... Sen parıltılı ışıkların, sahte alkışların ve steril başarıların adamısın. Ben ise o ışıkların söndüğü yerde başlayan ebedi kabusum! (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Royal Rumble gecesi o ringe adım attığında, arkana bakma; çünkü orada ne bir "Rainmaker" göreceksin ne de bir kurtuluş yolu! Sadece benim bıraktığım o devasa enkazı ve senin hayallerinin küllerini göreceksin. WrestleMania'nın Main Event yolu, karanlığı kucaklayanların yoludur! Hazırlan Kazuchika... Çünkü o gece yağacak olan tek şey yağmur değil, senin mutlak (Vurguluyor) çöküşün olacak!
Bu olanların video paketinin sonrasında görüntüler son buluyor ve tekrardan ringe dönüyoruz. Bununla eş zamanlı olarak ışıklar düzeltiliyor ve Kazuchika'nın sert bir ifade ile Titantron'a bakmaya devam ettiğini, Rock'ın da şoke olarak Kazuchika'ya baktığını görüyoruz. Bunun hemen sonrasında göz göze geliyorlar ve birbirlerine bakarak öylece duruyorlar. Bütün bu yaşananların sonrasında kameralar kararmaya ve şovumuzun yerini, bir hayli uzun süreceği tahmin edilen reklamlara bıraktığını gözlemliyoruz.
Şovun açılışında gerçekleştirilen maç ve sonrasında geçenlerin sonrasında şovumuz, yerini reklamlara bırakmıştı. An itibarıyla reklamlar bitmiş durumda ve kaldığımız yerden devam ediyoruz. Objektifimize göz atılacak olduğunda kendimizi şovun gerçekleştirildiği arenanın Parking Lot'ında olduğunu fark ediyoruz. Bir müddet farklı açılardan bu alanı görmemizin, seyretmemizin sonrasında görüntülerin bir noktada sabitlendiğini görüyoruz. Bu sırada bir araba sesinden ziyade, ayak seslerinin gelmeye başladığını ve saniyeler geçtikçe bu seslerin daha yüksek bir şiddetle geldiğini fark ediyoruz. Bir süre sonra bu ses duruyor, kameramız ise ani bir şekilde farklı bir yöne doğru çevriliyor. Karşımızda yer alan kişi, oldukça tanıdık! Bu kişi—
An itibarıyla şirketin ana kemer şampiyonlarından, World Heavyweight Championship'in sahibi olan John Cena! "Big Match John" burada! Arenanın içerisinde yükselen 'OOOOH!' sesleri bu noktaya bile ulaşıyor! Kamerayı kendisine çevirmesinin sonrasında ufak bir tebessümün yüzünde yer aldığını rahatlıkla seçebiliyoruz. John omzundaki kemeri düzelttikten sonra fazla oyalanmıyor ve kameraya doğrudan bakarak konuşmaya, bir şeyler anlatmaya başlıyor.
John Cena: Hey, Liverpool! Bu sizin World Heavyweight Şampiyonu'nuz, sizin John Cena'nız! (Arena içerisindeki çığlık sesleri, Parking Lot'tan bile duyuluyor) Biliyorum, hepiniz önümüzdeki hafta için bir hayli heyecanlısınız. Takvimlerinizde o gün işaretli, uykularınız kaçıyor... Çünkü herkesin gözü o devasa, o kaotik 30-Man Royal Rumble Match’te olacak! Şimdi, dürüst olalım... Benim bu sene maç kartında resmi bir eşleşmem yok. Savunmam gereken bir rakibim, karşımda duran bir düşmanım henüz yok. Ama bu, John Cena'nın o gece evinde oturup televizyon izleyeceği anlamına gelmez! Royal Rumble gecesi tam orada, o efsanevi Wembley Stadium’da ben de olacağım! Wembley’in o devasa atmosferini, 90 bin kişinin yarattığı o sarsıntıyı hissetmek için sabırsızlanıyorum. Tarih yazılırken orada olmak istiyorum. Çünkü o gece, birisi 'ömürlük bir fırsat' yakalayacak. Birisi 29 diğer ismi o iplerin üzerinden atacak ve WrestleMania’nın Main Event biletini cebine koyacak. Herkes kimin o parmağını logoya doğrultacağını... Ve belki de John Cena'nın, WrestleMania III'nin ana olayındaki rakibini merak ediyor... Yalan yok- ben de öyle!
"Big Match John", omzunda durmakta olan World Heavyweight Championship'ini eline alıyor ve onu yüzünün seviyesine kadar kaldırdıktan sonra, onun da kadraja alındığı bir şekilde konuşmasına devam ediyor.
John Cena: Odaklanma ve Sakarlık. Look, ringde devasa adamlar gördüm; çok güçlü, çok hızlı adamlar... Ama birçoğunun ortak bir zayıf noktası vardı: Baskı altında beceriksizleşmek- kaosun ortasında ne yapacağını şaşırıp, kendi ayaklarına dolanmak. Ve bu beni, son zamanlarda adımı ağzından düşürmeyen birine getiriyor— El Grande Americano... Buradan sana selam yolluyorum dostum! Umarım bir gün, kendi iplerini kendi eline alabileceğin bir kıvama gelirsin ve senin için sıradaki statü 'baskı altında beceriksiz birisi' olur! (Eliyle selam çakıyor, gülüyor) Planlarını duydum- Royal Rumble'ı sonuna kadar götürmeyi, kazanmayı ve kazandıktan sonra da rakip olarak beni seçmeyi düşünüyormuşsun. Bunu gerçekten ama gerçekten merakla bekliyorum man! Benimle WrestleMania'da, o devasa ışıkların altında yüzleşmeni, o ringe benimle çıkma cesaretini göstermeni izlemek için can atıyorum! (John bir adım öne çıkıyor, sesi artık buz gibi) Ancak bir sorun var. Ben seni tanıyorum Americano. Senin o maskenin arkasında, en kritik anda hata yapan o sakar adamı görebiliyorum. Sen beceriksizsin! İşler ciddiye bindiğinde, o 29 kişi üzerine çullandığında zihnin darmadağın olacak- biliyorum. Sen o karmaşanın içinde ayakta kalamazsın çünkü programına bu kodlanmadı. Senin background'unda sadece birilerinin arkasını temizlemek var fakat artık arkasından toparlayacağın birisi de kalmadı! (Arenadan 'OOHHHHHH!' sesi yükseliyor) Kendine ait bir dengen yokken, sahiden de o ringden sağ çıkabileceğine gerçekten inanıyor musun, huh? Ben senin o gece başarısız olacağından, o ringin zeminine çakılacağından ve o büyük hayallerinin birer enkaz yığınına dönüşeceğinden adım kadar eminim! Sen şampiyonluk için değil, sadece o ringde bir yer kaplamak için orada olacaksın! That's all.
John Cena: Hey, Liverpool! Bu sizin World Heavyweight Şampiyonu'nuz, sizin John Cena'nız! (Arena içerisindeki çığlık sesleri, Parking Lot'tan bile duyuluyor) Biliyorum, hepiniz önümüzdeki hafta için bir hayli heyecanlısınız. Takvimlerinizde o gün işaretli, uykularınız kaçıyor... Çünkü herkesin gözü o devasa, o kaotik 30-Man Royal Rumble Match’te olacak! Şimdi, dürüst olalım... Benim bu sene maç kartında resmi bir eşleşmem yok. Savunmam gereken bir rakibim, karşımda duran bir düşmanım henüz yok. Ama bu, John Cena'nın o gece evinde oturup televizyon izleyeceği anlamına gelmez! Royal Rumble gecesi tam orada, o efsanevi Wembley Stadium’da ben de olacağım! Wembley’in o devasa atmosferini, 90 bin kişinin yarattığı o sarsıntıyı hissetmek için sabırsızlanıyorum. Tarih yazılırken orada olmak istiyorum. Çünkü o gece, birisi 'ömürlük bir fırsat' yakalayacak. Birisi 29 diğer ismi o iplerin üzerinden atacak ve WrestleMania’nın Main Event biletini cebine koyacak. Herkes kimin o parmağını logoya doğrultacağını... Ve belki de John Cena'nın, WrestleMania III'nin ana olayındaki rakibini merak ediyor... Yalan yok- ben de öyle!
"Big Match John", omzunda durmakta olan World Heavyweight Championship'ini eline alıyor ve onu yüzünün seviyesine kadar kaldırdıktan sonra, onun da kadraja alındığı bir şekilde konuşmasına devam ediyor.
John Cena: Odaklanma ve Sakarlık. Look, ringde devasa adamlar gördüm; çok güçlü, çok hızlı adamlar... Ama birçoğunun ortak bir zayıf noktası vardı: Baskı altında beceriksizleşmek- kaosun ortasında ne yapacağını şaşırıp, kendi ayaklarına dolanmak. Ve bu beni, son zamanlarda adımı ağzından düşürmeyen birine getiriyor— El Grande Americano... Buradan sana selam yolluyorum dostum! Umarım bir gün, kendi iplerini kendi eline alabileceğin bir kıvama gelirsin ve senin için sıradaki statü 'baskı altında beceriksiz birisi' olur! (Eliyle selam çakıyor, gülüyor) Planlarını duydum- Royal Rumble'ı sonuna kadar götürmeyi, kazanmayı ve kazandıktan sonra da rakip olarak beni seçmeyi düşünüyormuşsun. Bunu gerçekten ama gerçekten merakla bekliyorum man! Benimle WrestleMania'da, o devasa ışıkların altında yüzleşmeni, o ringe benimle çıkma cesaretini göstermeni izlemek için can atıyorum! (John bir adım öne çıkıyor, sesi artık buz gibi) Ancak bir sorun var. Ben seni tanıyorum Americano. Senin o maskenin arkasında, en kritik anda hata yapan o sakar adamı görebiliyorum. Sen beceriksizsin! İşler ciddiye bindiğinde, o 29 kişi üzerine çullandığında zihnin darmadağın olacak- biliyorum. Sen o karmaşanın içinde ayakta kalamazsın çünkü programına bu kodlanmadı. Senin background'unda sadece birilerinin arkasını temizlemek var fakat artık arkasından toparlayacağın birisi de kalmadı! (Arenadan 'OOHHHHHH!' sesi yükseliyor) Kendine ait bir dengen yokken, sahiden de o ringden sağ çıkabileceğine gerçekten inanıyor musun, huh? Ben senin o gece başarısız olacağından, o ringin zeminine çakılacağından ve o büyük hayallerinin birer enkaz yığınına dönüşeceğinden adım kadar eminim! Sen şampiyonluk için değil, sadece o ringde bir yer kaplamak için orada olacaksın! That's all.
John Cena sözlerini tamamlıyor ve kemerini direkt kameranın lensine değdiriyor. Bunun sonrasında omzuna attığı kemer ile farklı bir yöne doğru dönüyor ve kameranın konumlandığı noktadan uzaklaşıyor. Bu konuşmanın sonrasında kamera kapanıyor ve şov farklı bir noktadan devam—
HAYIR! JOHN FAZLA UZAKLAŞMADAN EL GRANDE AMERICANO, WORLD HEAVYWEIGHT ŞAMPİYONU JOHN CENA'YA SALDIRIYOR! ONU ARKADAN VURUYOR VE ÖNCELİKLE YERE DÜŞMESİNE SEBEP OLUYOR, BUNUNLA KALMIYOR— ONU STOMP'LAMAYA, TEKMELER ATMAYA BAŞLIYOR! EL GRANDE AMERICANO'NUN NEFRETİ, ÖFKESİ BİR AN BİLE OLSUN DURACAK GİBİ DEĞİL; ÖYLE Kİ, JOHN'IN ÜZERİNE GEÇİYOR VE ONA DEFALARCA KEZ, ÜST ÜSTE VE ART ARDA YUMRUKLAR ATMAYA BAŞLIYOR! HAZIRLIKSIZ YAKALANAN JOHN, KARŞILIK VERME KONUSUNDA YETERSİZ KALIYOR VE TESLİM OLUYOR! EL GRANDE AMERICANO ATTIĞI YUMRUKLARIN ARDINDAN ACI İÇERİSİNDE YERDE UZANAN JOHN'IN ÜZERİNDEN KALKIYOR. BAKIŞLARI BİR YERDE DURAN WORLD HEAVYEWEIGHT CHAMPIONSHIP'E, SONRA DA JOHN'A BAKIYOR... AYAĞINI ONUN ÜZERİNE KOYUYOR, ONU İYİCE AŞAĞILIYOR. BU SIRADA KAMERAMAN ONU DAHA YAKINDAN GÖRÜNTÜLEMEYE BAŞLIYOR, O DA KAFASINI KALDIRARAK BAKIŞLARININ YÖNÜNÜ KAMERANIN LENSİNE ÇEVİRİYOR VE ÖFKELİ BİR ŞEKİLDE KONUŞMAYA BAŞLIYOR.
El Grande Americano: Beceriksiz miyim? Hata mı yapacağım? (John'a dönüyor) John, şu hâline de bir bak! Şu anda bulunduğun yer, senin yeni gerçeğin. (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Artık ringlerin yeni bir kural koyucusu var- Royal Rumble o ringe girdiğim an benim için sadece bir antrenman olacak. O ringe 30 kişi girecek ama sadece bir canavar ayakta kalacak. O 30 kişinin içinden sağ çıkan, herkesin cesetlerini iplerin üzerinden dışarı atan tek kişi ben olacağım! Wembley Stadium'da, senin gibi benden şüphe duyan, beni küçümseyen her bir ruhun sesini sonsuza dek keseceğim! (Yerdeki World Heavyweight Championship'i alıyor ve John'a göstererek konuşuyor) Bu sadece bir başlangıç John, daha ısınmadım bile! Royal Rumble’ı kazandığımda, o büyük WrestleMania logosunu işaret ettiğimde, herkesin bildiği o kaçınılmaz son başlayacak— Main Event koltuğu benim için çoktan ayrıldı ve o koltuğa oturmak için senin üzerinden geçmem gerekiyorsa, bunu hayatımdaki en büyük zevkle yaparım!
HAYIR! JOHN FAZLA UZAKLAŞMADAN EL GRANDE AMERICANO, WORLD HEAVYWEIGHT ŞAMPİYONU JOHN CENA'YA SALDIRIYOR! ONU ARKADAN VURUYOR VE ÖNCELİKLE YERE DÜŞMESİNE SEBEP OLUYOR, BUNUNLA KALMIYOR— ONU STOMP'LAMAYA, TEKMELER ATMAYA BAŞLIYOR! EL GRANDE AMERICANO'NUN NEFRETİ, ÖFKESİ BİR AN BİLE OLSUN DURACAK GİBİ DEĞİL; ÖYLE Kİ, JOHN'IN ÜZERİNE GEÇİYOR VE ONA DEFALARCA KEZ, ÜST ÜSTE VE ART ARDA YUMRUKLAR ATMAYA BAŞLIYOR! HAZIRLIKSIZ YAKALANAN JOHN, KARŞILIK VERME KONUSUNDA YETERSİZ KALIYOR VE TESLİM OLUYOR! EL GRANDE AMERICANO ATTIĞI YUMRUKLARIN ARDINDAN ACI İÇERİSİNDE YERDE UZANAN JOHN'IN ÜZERİNDEN KALKIYOR. BAKIŞLARI BİR YERDE DURAN WORLD HEAVYEWEIGHT CHAMPIONSHIP'E, SONRA DA JOHN'A BAKIYOR... AYAĞINI ONUN ÜZERİNE KOYUYOR, ONU İYİCE AŞAĞILIYOR. BU SIRADA KAMERAMAN ONU DAHA YAKINDAN GÖRÜNTÜLEMEYE BAŞLIYOR, O DA KAFASINI KALDIRARAK BAKIŞLARININ YÖNÜNÜ KAMERANIN LENSİNE ÇEVİRİYOR VE ÖFKELİ BİR ŞEKİLDE KONUŞMAYA BAŞLIYOR.
El Grande Americano: Beceriksiz miyim? Hata mı yapacağım? (John'a dönüyor) John, şu hâline de bir bak! Şu anda bulunduğun yer, senin yeni gerçeğin. (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Artık ringlerin yeni bir kural koyucusu var- Royal Rumble o ringe girdiğim an benim için sadece bir antrenman olacak. O ringe 30 kişi girecek ama sadece bir canavar ayakta kalacak. O 30 kişinin içinden sağ çıkan, herkesin cesetlerini iplerin üzerinden dışarı atan tek kişi ben olacağım! Wembley Stadium'da, senin gibi benden şüphe duyan, beni küçümseyen her bir ruhun sesini sonsuza dek keseceğim! (Yerdeki World Heavyweight Championship'i alıyor ve John'a göstererek konuşuyor) Bu sadece bir başlangıç John, daha ısınmadım bile! Royal Rumble’ı kazandığımda, o büyük WrestleMania logosunu işaret ettiğimde, herkesin bildiği o kaçınılmaz son başlayacak— Main Event koltuğu benim için çoktan ayrıldı ve o koltuğa oturmak için senin üzerinden geçmem gerekiyorsa, bunu hayatımdaki en büyük zevkle yaparım!
El Grande Americano sözlerini tamamladıktan sonra kemeri yerde uzanmakta olan John'ın üzerine bırakıyor ve olay yerini terk etmek üzere, bir yöne doğru yürümeye başlıyor. Onun saniyeler içerisinde objektiften çıktığını gözlemliyoruz, diğer taraftan da John'ın yerde kalışını ve onun gidişini seyredişini. Bu yaşananların sonrasında kameralar kapanıyor ve Prestige Grand Wrestling'in haftalık olarak sunduğu PAYBACK serisinin St. Valentine's Day'e özel bölümü hız kesmeden devam ediyor- ringe dönüyoruz.
The following contest is scheduled for one fall— and it is for the PGW Tag Team Championship!
Öncelikli gelen Brian Myers ve hemen arkasından Matt Cardona sahneye çıkıyor. İkili etraflarını süzüp sonrasında ringe doğru yürüyorlar. Myers ringin altından kayarak ringe giriyor. Cardona çelik merdivenden çıkıyor ardından da Top Rope'a çıkarak tauntunu atıyor. Sonrasında ringden iniyor ve rakiplerini beklemeye başlıyorlar.
Tag Team Şampiyonları Finn Balor ve Carlito stage'de beliriyorlar! Bellerinde kemerleriyle yavaşça ringe doğru yürüyorlar. Finn Balor iplere sıçrıyor. Carlito'da çelik merdivenden çıkıyor. Finn Balor apronda bir süre seyirciyi süzüyor. Carlito ise ringe giriyor ve Second Rope'a oturuyor. Finn Balor'da Carlito'nun peşine Top Rope'a çıkıyor ve ikilimiz kemerlerini havaya kaldırıyorlar. Ardından ikisi de köşeden iniyor. Hakeme kemerlerini teslim ediyorlar.
Hakem kemerleri havaya kaldırıyor. Son hazırlıkları tamamlıyor. Ardından işareti veriyor. Görevliler zili çalıyor.
PGW Tag Team Championship
Carlito & Finn Bálor (c) vs. Major Players (Brian Myers & Matt Cardona)
Maç başladı. Carlito ile Myers içeride başlıyor. İkili birbirlerine yavaşça yaklaştıktan sonra Carlito'dan ani bir Gut Kick geliyor ve sonrasında Myers'ı headlock'la kitliyor. Myers yavaşça iplere dayanıyor ve Carlito'yu üstünden fırlatıyor. Carlito iplerden sekip bir Shoulder Block'la Myers'ı yatırıyor ve hızla Tuşa gidiyor. 1.. Myers tekte atıyor fakat Carlito seri bir şekilde rakibini Side Headlock'a alıyor. Myers bir süre sonra yavaşça kalkıyor. Carlito'nun karnına karnına yumruklar vuruyor. Ardından hızla iplerden sekiyor fakat Carlito gelişine bir Dropkick'i oturtuyor. Myers sersemleyerek kalkıyor. Carlito hızla Back Stabber'a gitmek istiyor fakat Myers hızla iplere tutunarak bundan kurtulmayı başarıyor. Myers hızla bir Clothesline vurarak Carlito'yu yere yıkıyor. Ardından tekrardan iplerden sekiyor fakat Carlito hızla bir Spinning Back Elbow'u geçiriyor. Myers köşesine geçiyor ve yavaşça kalkıyor. Carlito hızla üstüne koşuyor ve köşeye forearmla atlıyor fakat Myers bundan kaçıyor! Cardona'ya tag veriyor.
Cardona hızla bir Hotshot Myers'tan da bir Back Suplex! Cardona içeri Myers dışarı. Cardona hızla rakibini Tuşluyor. 1... 2... KICKOUT! Cardona seri bir şekilde rakibini kaldırıyor. Suplex'e almak istiyor fakat Carlito bundan kurtuluyor ve hızla bir Small Package denemesi 1... fakat Cardona tekte atıyor ve ikili hızla kalkıyor. Cardona seri yumruklarla Carlito'yu köşeye doğru taşıyor. Köşede hızla yumruklarla devam ediyor! Hakem bir süre sonra ayırıyor. Carlito bu boşluktan faydalanarak Cardona'ya bir Eye Poke! Sonrasında Cardona'yı köşeye alıyor ve seri yumruklar! Hakem bu seferde Carlito'yu ayırıyor. Carlito bir süre bekledikten sonra tekrar Cardona'nın üstüne yürüyor fakat Cardona'dan ani bir gut kick! Sonrasında seri yumruklar! Ardından hızla tutup irish whipe yolluyor. Carlito hızla ipleri tutuyor. Cardona biraz gözlerini ovuşturduktan sonra hızla Carlito'nun üstüne koşuyor fakat Carlito ipi çekiyor ve Cardona'yı ring dışına düşürüyor. Cardona ringin dışında ayaklanır ayaklanmaz Finn Balor'dan Penalty Kick!
Myers bunu görür görmez hemen ringe fırlıyor ve Finn Balor'ı sağlam bir yumrukla aprondan düşürüyor! Tam Carlito'ya da saldıracakken hakem Myers'a müdahale ediyor. Myers bir süre sinirle itiraz ettikten sonra köşesine geçiyor. Carlito ring dışına çıkıyor ve Cardona'yı kaldırıyor. Hızla çelik merdivenlere doğru fırlatıyor fakat Cardona bunu tersine çeviriyor! Carlito bodozlama bir şekilde çelik merdivene giriyor! Ardından Cardona, Carlito'yu bacaklarından kavrıyor ve Catapult'la aprona vuruyor! Sonrasında hızla ringe atıyor. Peşine ringe giriyor. Hızla Top Rope'a çıkıyor ve Missile Dropkick'le atlıyor! Carlito hızla yakında olduğu için kendi köşesine sürünüyor ve Finn Balor'a tag veriyor! Balor legal! Cardona yerden kalkıyor. Kalkar kalkmaz Balor bir Running Forearm'ı geçiriyor! Ardından hızla iplerden sekiyor ve bir tane daha! Sonrasında Cardona'yı tutuyor ve irish whipe yolluyor fakat Cardona bunu tersine çeviriyor. Balor gelişine bir Slingblade! Ardından hızla köşeye geçiyor Shotgun Dropkick için hazırlanıyor. Hızla Cardona'nın üstüne koşuyor fakat Cardona aniden Balor'ın bacaklarını havada yakalıyor ve Jackknife Pin! 1... 2... KICKOUT! Finn Balor dönüp Backslide Pin'e çeviriyor! 1... 2... KICKOUT! İkili hızla ayaklanıyorlar! Balor'dan bir Clothesline fakat hayır! Cardona bundan eğiliyor ve iplerden sekiyor. RADIO SILENCE!
Fakat hayır! Balor bunu Sitout Powerbomb'la karşılıyor! Hızla Tuş deniyor. 1... 2... KICKOUT! Finn Balor ters takla atarak seri bir şekilde kalkıyor ve Low Dropkick'i Cardona'nın suratına oturtuyor. Ardından seri bir şekilde Double Foot Stomp! Sonrasında bir tane daha! Üst üste stomplar vurarak devam ediyor. Cardona sürünerek ring dışına çekiliyor. Balor hızla aprona sıçrıyor ve koşarak bir Penalty Kick daha! Fakat hayır! Cardona bacağından kavrıyor ve Balor'ı yüzüstü aprona çakıyor! Sonrasında hızla kaldırıyor ve çelik merdivene doğru fırlatıyor! Hemen ardından tutuyor ve bariyerlere doğru fırlatıyor ve en sonunda ringe atıyor. Peşine kendisi de giriyor. Balor, Cardona ile Myers'ın köşesine oturuyor! Ringin ortasına geliyor ve tauntunu atıyor. Woo! Woo! Woo! Seyirciden desteği aldıktan sonra hızla karşı köşeye koşuyor ve önce Carlito'ya bir Forearm Smash vurup ardından köşeden hızla koşarak bir Broski Boot! Ardından seri bir Tuş denemesi! 1... 2...
KICKOUT! Cardona hızla kalkıyor ve Myers'a tag veriyor. Myers top rope'a çıkıyor. Double Axe Handle ile Balor'ın üstüne atlıyor! Seri bir tuş denemesi. 1... 2... KICKOUT! Myers, Balor'ın tepesine çıkıp üst üste yumruklar savurarak devam ediyor. Ardından hızla Balor'ı kaldırıyor fakat Balor kalkar kalkması seri yumruklarla Myers'ın elinden kurtuluyor. Hızla iplerden sekiyor. Myers'ın üstüne koşuyor. Myers gelişine sırtlayıp Samoan Drop'la yatırıyor! Balor sırtını tutarak yavaşça kalkıyor. Myers hızla DDT pozisyonuna alıyor fakat Balor iplere doğru çekilip Back Body Drop şeklinde Myers'ı aprona postalıyor. Myers aprona tutunuyor ve Balor'ın kafasına sağlam bir yumruk oturuyor fakat Balor arkasını dönüp hızla Pele Kick'i oturtuyor! Myers ringden düşüyor. Balor hazırlanıyor ve ipten sekiyor. Top Con Hilo! Myers'ın üstüne uçuyor! Ardından gövde gösterisi yapıyor.
Bu gövde gösterisi sonrası Myers'ı ringe atıyor. Ardından aprona çıkıyor ve oradan da Top Rope'a çıkıyor. Hazırlığını yapıyor ve COUP DE GRACE!
Fakat hayır! Myers bundan kaçıyor! Balor hızla Myers'a doğru koşuyor fakat Myers ani bir Gut Kick ve sonrasında seri bir DDT! İkili yerde! Cardona ile Carlito Hot Tag için ellerini uzatıyorlar! Myers ve Balor kendi köşelerine doğru sürünüyorlar! Seyirciler alkış tutuyor! Myers Cardona'ya Balor ise Carlito'ya Tag'i vermeyi başarıyor! Carlito ile Cardona Legal! İkili hızla ringe dalıyor! Cardona sağlam bir Forearm'ı geçiriyor! Ardından yerde hızla Carlito'yu yumruklamaya başlıyor! Fakat Carlito onu üstünden atıyor! Carlito ayaklanıyor. Cardona hızla Carlito'nun üstüne doğru koşuyor. Carlito gelişine bir Sleeper Hold! Cardona bundan kurtulmaya çalışıyor! Bir süre sonra kurtulmayı başarıyor! Kilidi çözüyor ve sağlam bir dirsek! Ardından Carlito'nun üstüne koşuyor. Carlito bir yumruk sallıyor fakat Cardona bundan eğiliyor. İplerden sekiyor ve RADIO SILENCE!
Fakat o da ne!? O sırada ışıklar kararıyor! İKİ KİŞİ SEYİRCİLERİN ARASINDA BELİRİYOR! Bir tanesi ağzında sigarayla beliriyor ve sigaradan bir fırt atıp yere atışıyla kamera yanındaki adamı da alınca bunların kim oldukları belli oluyor. BUNLAR HARDYLER! HARDYLER GERİ DÖNDÜ!
The following contest is scheduled for one fall— and it is for the PGW Tag Team Championship!
Öncelikli gelen Brian Myers ve hemen arkasından Matt Cardona sahneye çıkıyor. İkili etraflarını süzüp sonrasında ringe doğru yürüyorlar. Myers ringin altından kayarak ringe giriyor. Cardona çelik merdivenden çıkıyor ardından da Top Rope'a çıkarak tauntunu atıyor. Sonrasında ringden iniyor ve rakiplerini beklemeye başlıyorlar.
Tag Team Şampiyonları Finn Balor ve Carlito stage'de beliriyorlar! Bellerinde kemerleriyle yavaşça ringe doğru yürüyorlar. Finn Balor iplere sıçrıyor. Carlito'da çelik merdivenden çıkıyor. Finn Balor apronda bir süre seyirciyi süzüyor. Carlito ise ringe giriyor ve Second Rope'a oturuyor. Finn Balor'da Carlito'nun peşine Top Rope'a çıkıyor ve ikilimiz kemerlerini havaya kaldırıyorlar. Ardından ikisi de köşeden iniyor. Hakeme kemerlerini teslim ediyorlar.
Hakem kemerleri havaya kaldırıyor. Son hazırlıkları tamamlıyor. Ardından işareti veriyor. Görevliler zili çalıyor.
PGW Tag Team Championship
Carlito & Finn Bálor (c) vs. Major Players (Brian Myers & Matt Cardona)
Maç başladı. Carlito ile Myers içeride başlıyor. İkili birbirlerine yavaşça yaklaştıktan sonra Carlito'dan ani bir Gut Kick geliyor ve sonrasında Myers'ı headlock'la kitliyor. Myers yavaşça iplere dayanıyor ve Carlito'yu üstünden fırlatıyor. Carlito iplerden sekip bir Shoulder Block'la Myers'ı yatırıyor ve hızla Tuşa gidiyor. 1.. Myers tekte atıyor fakat Carlito seri bir şekilde rakibini Side Headlock'a alıyor. Myers bir süre sonra yavaşça kalkıyor. Carlito'nun karnına karnına yumruklar vuruyor. Ardından hızla iplerden sekiyor fakat Carlito gelişine bir Dropkick'i oturtuyor. Myers sersemleyerek kalkıyor. Carlito hızla Back Stabber'a gitmek istiyor fakat Myers hızla iplere tutunarak bundan kurtulmayı başarıyor. Myers hızla bir Clothesline vurarak Carlito'yu yere yıkıyor. Ardından tekrardan iplerden sekiyor fakat Carlito hızla bir Spinning Back Elbow'u geçiriyor. Myers köşesine geçiyor ve yavaşça kalkıyor. Carlito hızla üstüne koşuyor ve köşeye forearmla atlıyor fakat Myers bundan kaçıyor! Cardona'ya tag veriyor.
Cardona hızla bir Hotshot Myers'tan da bir Back Suplex! Cardona içeri Myers dışarı. Cardona hızla rakibini Tuşluyor. 1... 2... KICKOUT! Cardona seri bir şekilde rakibini kaldırıyor. Suplex'e almak istiyor fakat Carlito bundan kurtuluyor ve hızla bir Small Package denemesi 1... fakat Cardona tekte atıyor ve ikili hızla kalkıyor. Cardona seri yumruklarla Carlito'yu köşeye doğru taşıyor. Köşede hızla yumruklarla devam ediyor! Hakem bir süre sonra ayırıyor. Carlito bu boşluktan faydalanarak Cardona'ya bir Eye Poke! Sonrasında Cardona'yı köşeye alıyor ve seri yumruklar! Hakem bu seferde Carlito'yu ayırıyor. Carlito bir süre bekledikten sonra tekrar Cardona'nın üstüne yürüyor fakat Cardona'dan ani bir gut kick! Sonrasında seri yumruklar! Ardından hızla tutup irish whipe yolluyor. Carlito hızla ipleri tutuyor. Cardona biraz gözlerini ovuşturduktan sonra hızla Carlito'nun üstüne koşuyor fakat Carlito ipi çekiyor ve Cardona'yı ring dışına düşürüyor. Cardona ringin dışında ayaklanır ayaklanmaz Finn Balor'dan Penalty Kick!
Myers bunu görür görmez hemen ringe fırlıyor ve Finn Balor'ı sağlam bir yumrukla aprondan düşürüyor! Tam Carlito'ya da saldıracakken hakem Myers'a müdahale ediyor. Myers bir süre sinirle itiraz ettikten sonra köşesine geçiyor. Carlito ring dışına çıkıyor ve Cardona'yı kaldırıyor. Hızla çelik merdivenlere doğru fırlatıyor fakat Cardona bunu tersine çeviriyor! Carlito bodozlama bir şekilde çelik merdivene giriyor! Ardından Cardona, Carlito'yu bacaklarından kavrıyor ve Catapult'la aprona vuruyor! Sonrasında hızla ringe atıyor. Peşine ringe giriyor. Hızla Top Rope'a çıkıyor ve Missile Dropkick'le atlıyor! Carlito hızla yakında olduğu için kendi köşesine sürünüyor ve Finn Balor'a tag veriyor! Balor legal! Cardona yerden kalkıyor. Kalkar kalkmaz Balor bir Running Forearm'ı geçiriyor! Ardından hızla iplerden sekiyor ve bir tane daha! Sonrasında Cardona'yı tutuyor ve irish whipe yolluyor fakat Cardona bunu tersine çeviriyor. Balor gelişine bir Slingblade! Ardından hızla köşeye geçiyor Shotgun Dropkick için hazırlanıyor. Hızla Cardona'nın üstüne koşuyor fakat Cardona aniden Balor'ın bacaklarını havada yakalıyor ve Jackknife Pin! 1... 2... KICKOUT! Finn Balor dönüp Backslide Pin'e çeviriyor! 1... 2... KICKOUT! İkili hızla ayaklanıyorlar! Balor'dan bir Clothesline fakat hayır! Cardona bundan eğiliyor ve iplerden sekiyor. RADIO SILENCE!
Fakat hayır! Balor bunu Sitout Powerbomb'la karşılıyor! Hızla Tuş deniyor. 1... 2... KICKOUT! Finn Balor ters takla atarak seri bir şekilde kalkıyor ve Low Dropkick'i Cardona'nın suratına oturtuyor. Ardından seri bir şekilde Double Foot Stomp! Sonrasında bir tane daha! Üst üste stomplar vurarak devam ediyor. Cardona sürünerek ring dışına çekiliyor. Balor hızla aprona sıçrıyor ve koşarak bir Penalty Kick daha! Fakat hayır! Cardona bacağından kavrıyor ve Balor'ı yüzüstü aprona çakıyor! Sonrasında hızla kaldırıyor ve çelik merdivene doğru fırlatıyor! Hemen ardından tutuyor ve bariyerlere doğru fırlatıyor ve en sonunda ringe atıyor. Peşine kendisi de giriyor. Balor, Cardona ile Myers'ın köşesine oturuyor! Ringin ortasına geliyor ve tauntunu atıyor. Woo! Woo! Woo! Seyirciden desteği aldıktan sonra hızla karşı köşeye koşuyor ve önce Carlito'ya bir Forearm Smash vurup ardından köşeden hızla koşarak bir Broski Boot! Ardından seri bir Tuş denemesi! 1... 2...
KICKOUT! Cardona hızla kalkıyor ve Myers'a tag veriyor. Myers top rope'a çıkıyor. Double Axe Handle ile Balor'ın üstüne atlıyor! Seri bir tuş denemesi. 1... 2... KICKOUT! Myers, Balor'ın tepesine çıkıp üst üste yumruklar savurarak devam ediyor. Ardından hızla Balor'ı kaldırıyor fakat Balor kalkar kalkması seri yumruklarla Myers'ın elinden kurtuluyor. Hızla iplerden sekiyor. Myers'ın üstüne koşuyor. Myers gelişine sırtlayıp Samoan Drop'la yatırıyor! Balor sırtını tutarak yavaşça kalkıyor. Myers hızla DDT pozisyonuna alıyor fakat Balor iplere doğru çekilip Back Body Drop şeklinde Myers'ı aprona postalıyor. Myers aprona tutunuyor ve Balor'ın kafasına sağlam bir yumruk oturuyor fakat Balor arkasını dönüp hızla Pele Kick'i oturtuyor! Myers ringden düşüyor. Balor hazırlanıyor ve ipten sekiyor. Top Con Hilo! Myers'ın üstüne uçuyor! Ardından gövde gösterisi yapıyor.
Bu gövde gösterisi sonrası Myers'ı ringe atıyor. Ardından aprona çıkıyor ve oradan da Top Rope'a çıkıyor. Hazırlığını yapıyor ve COUP DE GRACE!
Fakat hayır! Myers bundan kaçıyor! Balor hızla Myers'a doğru koşuyor fakat Myers ani bir Gut Kick ve sonrasında seri bir DDT! İkili yerde! Cardona ile Carlito Hot Tag için ellerini uzatıyorlar! Myers ve Balor kendi köşelerine doğru sürünüyorlar! Seyirciler alkış tutuyor! Myers Cardona'ya Balor ise Carlito'ya Tag'i vermeyi başarıyor! Carlito ile Cardona Legal! İkili hızla ringe dalıyor! Cardona sağlam bir Forearm'ı geçiriyor! Ardından yerde hızla Carlito'yu yumruklamaya başlıyor! Fakat Carlito onu üstünden atıyor! Carlito ayaklanıyor. Cardona hızla Carlito'nun üstüne doğru koşuyor. Carlito gelişine bir Sleeper Hold! Cardona bundan kurtulmaya çalışıyor! Bir süre sonra kurtulmayı başarıyor! Kilidi çözüyor ve sağlam bir dirsek! Ardından Carlito'nun üstüne koşuyor. Carlito bir yumruk sallıyor fakat Cardona bundan eğiliyor. İplerden sekiyor ve RADIO SILENCE!
Fakat o da ne!? O sırada ışıklar kararıyor! İKİ KİŞİ SEYİRCİLERİN ARASINDA BELİRİYOR! Bir tanesi ağzında sigarayla beliriyor ve sigaradan bir fırt atıp yere atışıyla kamera yanındaki adamı da alınca bunların kim oldukları belli oluyor. BUNLAR HARDYLER! HARDYLER GERİ DÖNDÜ!
Cardona kafasını oraya çeviriyor. Hardy'ler yavaş adımlarla ringe yürüyor. Bariyerlerin oradan geçiyorlar. Matt Cardona, Finn Balor ve Brian Myers onlara bakıyor. Fakat onlara bakmayan biri var! BU CARLITO! HIZLA CARDONA'YI ARKASINDAN KAVRIYOR VE OKLAHOMA ROLL!! 1... 2...
CARDONA BUNU TERSİNE ÇEVİRİYOR! 1... 2...
CARLITO TEKRAR TERSİNE ÇEVİRİYOR! TERSTEN ŞEKİLDE KALDIRIYOR VE BACKSTABBERRRR!!!! TUŞ! 1... 2...
CARLITO TEKRAR TERSİNE ÇEVİRİYOR! TERSTEN ŞEKİLDE KALDIRIYOR VE BACKSTABBERRRR!!!! TUŞ! 1... 2...
3!
Kazanan ve Hâlâ PGW Tag Team Şampiyonları Olan: Carlito & Finn Bálor
Finn Balor ve Carlito kemerlerini havaya kaldırırlarken Matt ile Jeff bir anda ringe dalıyor ve arkalarından saldırıyor! İkiliyi yerde dövüyorlar! Sonrasında kafalarını Cardona'ya çeviriyorlar! Hardyler, Matt Cardona'ya yavaşça yürüyor.
O da ne!? Brian Myers hızla ringe dalıyor! İkilinin üstüne koşuyor! Matt Hardy'den ani bir Gut Kick! Sonrasında Twist Of Fate! Jeff Hardy'de hiç bekleme yapmadan Top Rope'a çıkıyor ve Swanton Bombbb!! Ardından Jeff Hardy hızla ring dışına çıkıyor ve görevliden mikrofon istiyor. Ardından TV Şampiyonluk kemerini de eline alıyor ve havaya kaldırıyor.
Jeff Hardy: Liverpool! Jeff Hardy geri döndü! Yokluğumda prestijine leke sürdüğünüz PGW World Television Championship için olan rövanş hakkımı ise... Haftaya, Royal Rumble'da kullanacağım. (Carlito ve Cardona'ya bakıyor) Londra'da görüşürüz.
Yoğun bir reaksiyon alıyor. Ardından ringe giriyor ve kemeri rakipleri Carlito ve Matt Cardona'nın tepesinde kaldırıyor! Bu görüntülerle kameralar kapanıyor.
Arka alana döndüğümüzde arenaya giriş yapmış olan Dominik Mysterio'yu görüyoruz. Geçen hafta World Heavyweight Championship için rövanş hakkını kullanmıştı ve talihsiz bir şekilde başarılı olamamıştı. Kendisinin keyfinin hiç yerinde olmadığını görüyoruz. Koridorda ilerlerken "B— bu şirketi sikeyim!" diye sayıklayıp duruyor. Tam odasına geçeceği sırada odanın önünde onu bekleyen birisi var!
Kazanan ve Hâlâ PGW Tag Team Şampiyonları Olan: Carlito & Finn Bálor
Finn Balor ve Carlito kemerlerini havaya kaldırırlarken Matt ile Jeff bir anda ringe dalıyor ve arkalarından saldırıyor! İkiliyi yerde dövüyorlar! Sonrasında kafalarını Cardona'ya çeviriyorlar! Hardyler, Matt Cardona'ya yavaşça yürüyor.
O da ne!? Brian Myers hızla ringe dalıyor! İkilinin üstüne koşuyor! Matt Hardy'den ani bir Gut Kick! Sonrasında Twist Of Fate! Jeff Hardy'de hiç bekleme yapmadan Top Rope'a çıkıyor ve Swanton Bombbb!! Ardından Jeff Hardy hızla ring dışına çıkıyor ve görevliden mikrofon istiyor. Ardından TV Şampiyonluk kemerini de eline alıyor ve havaya kaldırıyor.
Jeff Hardy: Liverpool! Jeff Hardy geri döndü! Yokluğumda prestijine leke sürdüğünüz PGW World Television Championship için olan rövanş hakkımı ise... Haftaya, Royal Rumble'da kullanacağım. (Carlito ve Cardona'ya bakıyor) Londra'da görüşürüz.
Yoğun bir reaksiyon alıyor. Ardından ringe giriyor ve kemeri rakipleri Carlito ve Matt Cardona'nın tepesinde kaldırıyor! Bu görüntülerle kameralar kapanıyor.
Arka alana döndüğümüzde arenaya giriş yapmış olan Dominik Mysterio'yu görüyoruz. Geçen hafta World Heavyweight Championship için rövanş hakkını kullanmıştı ve talihsiz bir şekilde başarılı olamamıştı. Kendisinin keyfinin hiç yerinde olmadığını görüyoruz. Koridorda ilerlerken "B— bu şirketi sikeyim!" diye sayıklayıp duruyor. Tam odasına geçeceği sırada odanın önünde onu bekleyen birisi var!
?: Tantunim.
BU LIV MORGAN! LIV MORGAN ÇOK UZUN ZAMAN SONRA PRESTIGE GRAND WRESTLING EKRANLARINDA! DOMINIK ONU GÖRÜNCE BİRKAÇ SANİYELİĞİNE ŞOK GEÇİRİYOR VE YÜZÜNDE SALAK BİR GÜLÜMSEMEYLE ONA BAKA KALIYOR. SONRASINDA BU GÜLÜMSEMEYİ GİZLİYOR. LIV MORGAN ONA DOĞRU YAKLAŞIYOR, DOMINIK İSE HALEN ŞAŞKINLIĞINI GİZLEYEMEYECEK BİR HALDE.
Dominik Mysterio: Hey, Liv. Bu-bu cidden garip oldu. Tekrar karşılaşacağımızı bekleme-
Liv Morgan: Evet ben de beklemezdim. Aşk temalı bir özel şova davet almayı da beklemezdim by the way. Tıpkı senin en zor zamanlarında yanında olduktan sonra ilişkimizi sikip atmanı beklemediğim gibi.
BU LIV MORGAN! LIV MORGAN ÇOK UZUN ZAMAN SONRA PRESTIGE GRAND WRESTLING EKRANLARINDA! DOMINIK ONU GÖRÜNCE BİRKAÇ SANİYELİĞİNE ŞOK GEÇİRİYOR VE YÜZÜNDE SALAK BİR GÜLÜMSEMEYLE ONA BAKA KALIYOR. SONRASINDA BU GÜLÜMSEMEYİ GİZLİYOR. LIV MORGAN ONA DOĞRU YAKLAŞIYOR, DOMINIK İSE HALEN ŞAŞKINLIĞINI GİZLEYEMEYECEK BİR HALDE.
Dominik Mysterio: Hey, Liv. Bu-bu cidden garip oldu. Tekrar karşılaşacağımızı bekleme-
Liv Morgan: Evet ben de beklemezdim. Aşk temalı bir özel şova davet almayı da beklemezdim by the way. Tıpkı senin en zor zamanlarında yanında olduktan sonra ilişkimizi sikip atmanı beklemediğim gibi.
Liv Morgan bu cümleyi kurarken gülmeye devam ediyor. Dominik'in ise iyice yüzü kızarıyor.
Dominik Mysterio: Biliyorum çok boktan duruyor fakat bununla gurur duymuyorum. Dediğin gibi, en zor zamanlarımda yanımdaydın evet... Ama buna devam etmeni istemedim. Sakatlığı yüzünden kariyerini geri kazanmaya çalışan bir çocuğa bakıcılık yapmak zorunda değildin Liv, hele o çocuk tekrar sakatlandığı yere dönme riskini göze aldıysa... Belki bunu sana adam gibi açıklayabilirdim ama kaçtım çünkü-
Dominik Mysterio: Biliyorum çok boktan duruyor fakat bununla gurur duymuyorum. Dediğin gibi, en zor zamanlarımda yanımdaydın evet... Ama buna devam etmeni istemedim. Sakatlığı yüzünden kariyerini geri kazanmaya çalışan bir çocuğa bakıcılık yapmak zorunda değildin Liv, hele o çocuk tekrar sakatlandığı yere dönme riskini göze aldıysa... Belki bunu sana adam gibi açıklayabilirdim ama kaçtım çünkü-
Liv Morgan: Çünkü korktun.
Dominik Mysterio: Çünkü seni seviyordum ve ne yapacağımı bilemedim.
Liv Morgan buna cevap vermiyor ve kısa bir sessizlik oluyor. Birkaç saniyenin ardından konuyu değiştirecek şekilde konuşmaya devam ediyor.
Liv Morgan: Cash-in'ini izledim. Gerçekten tarihiydi. World Heavyweight kemeri ile olan serüvenin de... Fakat yokluğumda bana en komik gelen neydi biliyor musun? Sen ve Jack. Senin gibi birinin gerçekten birini seveceğini, bir dost edineceğini düşünemezdim. Beni şaşırttın Dom, Reddit'de ikinize gay ship yapacak kadar beni etkiledin.
Dominik Mysterio: Çünkü seni seviyordum ve ne yapacağımı bilemedim.
Liv Morgan buna cevap vermiyor ve kısa bir sessizlik oluyor. Birkaç saniyenin ardından konuyu değiştirecek şekilde konuşmaya devam ediyor.
Liv Morgan: Cash-in'ini izledim. Gerçekten tarihiydi. World Heavyweight kemeri ile olan serüvenin de... Fakat yokluğumda bana en komik gelen neydi biliyor musun? Sen ve Jack. Senin gibi birinin gerçekten birini seveceğini, bir dost edineceğini düşünemezdim. Beni şaşırttın Dom, Reddit'de ikinize gay ship yapacak kadar beni etkiledin.
Dominik Mysterio: Dost mu? Jack'e ne yaptığımı görmedin mi? Orospu evladının kariyerini bitirdim Liv. Ondan nefret ettiğini biliyorum ve ben de en az senin kadar ondan nefret ediyorum.
Liv Morgan: İşte komik olan şey de tam olarak bu Dom. Sevdiğini söylediğin kadına bir açıklama bile yapamadan ortadan kayboluyorsun ama nefret ettiğini söylediğin adamın kariyerini bitirirken bile ona milyonlarca neden yağdırıyorsun. Bu beni çok düşündürdü. Belki de uyum denilen şey gerçekten bizde en başından beri yoktu.
Dominik Mysterio: Liv, saçmalıyorsun.
Liv Morgan: Hey, şşt. Kendini yorma.
Liv Morgan: İşte komik olan şey de tam olarak bu Dom. Sevdiğini söylediğin kadına bir açıklama bile yapamadan ortadan kayboluyorsun ama nefret ettiğini söylediğin adamın kariyerini bitirirken bile ona milyonlarca neden yağdırıyorsun. Bu beni çok düşündürdü. Belki de uyum denilen şey gerçekten bizde en başından beri yoktu.
Dominik Mysterio: Liv, saçmalıyorsun.
Liv Morgan: Hey, şşt. Kendini yorma.
Dominik Mysterio: Özür dilerim. Her şey için. Seni sevi-
Dom konuşacakken Liv ona izin vermiyor.
Dom konuşacakken Liv ona izin vermiyor.
Liv Morgan: Artık önemi yok. Umarım ihtiyacın olan huzuru bulursun Dominik. Bu şirkette durduğun her bir saniye o huzura kavuşmanı zorlaştırsa bile... Umarım.
Liv bu sözleri tamamladıktan sonra ortamda bir sessizlik oluşuyor. Liv orada fazla kalmadan gidiyor, Dominik'in ona bir şeyler söylediğini ama kelimeleri ağzından çıkarmakta zorlandığını ve bunu yapamamasından ötürü kafasını ellerinin arasına aldığını görüyoruz. Kahroluyor, yıkılıyor, üzülüyor. Onun için her şey üst üste geliyor ve belli ki bunlarla baş etmekte zorluk çeken bir Dominik var. Tek yapabildiği izlemek- o da öyle yapıyor, sadece Liv'in gidişini izleyebiliyor...
Liv bu sözleri tamamladıktan sonra ortamda bir sessizlik oluşuyor. Liv orada fazla kalmadan gidiyor, Dominik'in ona bir şeyler söylediğini ama kelimeleri ağzından çıkarmakta zorlandığını ve bunu yapamamasından ötürü kafasını ellerinin arasına aldığını görüyoruz. Kahroluyor, yıkılıyor, üzülüyor. Onun için her şey üst üste geliyor ve belli ki bunlarla baş etmekte zorluk çeken bir Dominik var. Tek yapabildiği izlemek- o da öyle yapıyor, sadece Liv'in gidişini izleyebiliyor...
HA-HA-HA-HA-HA!
Ne oluyor? Bu sesi çıkartan da kim?
Bu sesi çıkartmış olan da, Dominik'in karşısında dikilen kişi de Dragon T'den başkası değil! Dragon T, inanılmaz bir daralmanın içerisindeki Dominik'in karşısına geçiyor. Dominik'e göz atılacak olduğunda, onu burada görmüş olmaktan ötürü pek memnun görünmüyor- öyle ki, yüzü ekşiyor; tadı kaçıyor. Onun omzuna şakacı bir tavırla vurmasının sonrasında burada olmasının nedenini açıklıyor, bir şeyler anlatmaya başlıyor.
Dragon T: ¡Ay ay ay! Bakıyorum da hava biraz bulutlu Dominik! (Gülüyor) O güzel kadın, karşına çıktı ve tüm dünyayı başına yıkarak seni burada yalnız başına mı bıraktı? Bunun için üzgünüm ese, gerçekten üzücü- kalbim senin için paramparça oldu! Qué lástima. Ama hey, suratını asma. Moralini bozma. Belki de şu berbat gününü güzelleştirecek bir şeye ihtiyacın vardır. Bak ne diyeceğim; Royal Rumble için sınırlı sayıda kura çekimleri resmen başladı. Orada, kaderlerini o kutunun içinden çeken bazı isimler var. Ben kendi sıramı çektim bile ve inan bana, la suerte bugün kesinlikle benim yanımda! (Dominik'e iyice yaklaşıyor) Bunu kaçırmak istemezsin, sen de oraya giderek bir numara çek. Belki çektiğin o sayı, kaybettiğin neşenle birlikte o ellerinden kaçırdığın World Heavyweight Championship için sana yeni bir kapı açar, huh? Ne dersin? ¿Estás listo? Git ve kaderini seç!
Bu sözlerin geçmesinin sırasında Dominik'e yanıt vermek düşüyor. Sessiz kalıyor, onunla muhatap dahi olmak istemiyor. Fakat nihayetinde kendisine hakim olamıyor- onun beden diline bakılacak olduğunda sinirinden kudurmasına ramak kaldığını rahatlıkla anlayabiliyoruz. Bu hâliyle, Dragon T'nin gözlerinin içerisine bakarak yanıt veriyor.
Dominik Mysterio: ¡Cállate! Kes sesini artık! Sen cidden benimle dalga mı geçiyorsun? Arkana bakmadan o ringden kaçman gerekirken gelmiş bana akıl mı veriyorsun? (Dominik, Dragon T’nin üzerine doğru bir adım atıyor, aralarındaki mesafe iyice kısalmış durumda) Bak, bana iyi bak— Ben senin gibi alt seviye bir adamla aynı yere adım atmam. Ben kariyerimi şans kutularına, çarklara veyahut tesadüflere bırakmam. Ve en önemlisi... Senin gibi jobberlardan tavsiye almıyorum!
Dominik'in ağzından çıkanlardan sonra Dragon T'ye baktığımızda garip bir reaksiyon ile karşılaşıyoruz— Dragon T, gülmeye ve hatta kahkaha atmaya başlıyor. Dominik'in bu sözleri onu eğlendirmiş gibi oluyor. Dominik'e göz atılacak olduğunda da bunun sebebini anlayamıyor ve garipser bir ifade ile onu izliyor. Aradan geçen 15 saniyenin sonrasında Dragon T'nin eskisi gibi dinginleştiğini ve daha fazla kıkırdamadan konuşabildiğini görüyoruz- anlatıyor.
Dragon T: HA-HA-HA-HA-HA! ¡Increíble! Gerçekten inanılmazsın Dommy. Hala o yüksek atından inmemişsin. Biraz önce "Jobber" mı dedin bana? (Dragon T, işaret parmağıyla Dominik’in göğsüne sertçe dokunuyor ve ses tonu alaycıdan çok iğneleyici bir hâl alıyor) Sen tam bir soytarısın Dominik, gerçekten. Prestige Grand Wrestling tarihindeki en büyük yanılsamasın. O ringe çıktığında bu gerçeği bir farklı addediyorsun ama hepimiz gerçeği biliyoruz- eğer o nefret ettiğin, küçümsediğin maskeliler olmasaydı... Ve hatta senin de ardında tuttuğun o maskeli adamlar senin arkanda durup kıçını kollamasaydı, sen bu şirketin gördüğü en kötü, en yetersiz ve en acınası World Heavyweight Şampiyonu olarak tarihe geçerdin! (Dragon T, Dominik'in öfkeden titreyen suratına bakıp sırıtmaya devam ediyor) Kendi başına hiçbir şeysin. Maskesiz bir hiçsin, maskeliler varken de sadece onların gölgesindeki bir gölgesin! İnan bana Dommy, seni o iplerin üzerinden aşağı fırlatırken alacağım zevk, senin o sahte kemer saltanatından çok daha gerçek olacak! (Aşağıdan yukarıya doğru ona bakıyor) Belki de aşk, kariyer ve insanlarla olan ilişkilerinde bu kadar başarısız olmayı hak ediyorsundur!
Dominik'in bu sözlerden sonra ellerini yumruk yaparak, dişlerini sıkarak ve vücudunu kasarak karşısındaki Dragon T'yi dinlemeyi sonlandırdığını görüyoruz. Bunu rahatlıkla anlayabiliyoruz ki, Dominik için kullandığı bu cümleler, özellikle en son ettiği o cümle, bardağı taşıran son damla oluyor! Dominik bağıra bağıra, etraftakilerin tuhaf bakışlarını hiçbir şekilde umursamadan karşısındaki Dragon T'ye yanıt vermekte olduğunu görüyoruz.
Dominik Mysterio: ¡Basta! ¡Ya es suficiente, hijo de puta! Kapa o lanet olası çeneni! Kimin ne olduğunu, kimin arkasında kimin durduğunu sana o ringde, o kanlı zeminde öğreteceğim! (Dominik, işaret parmağını Dragon T’nin gözüne sokarcasına sallıyor) Bana bak cabrón, numara çekmeme falan gerek yok! Benim kaderimi o saçma sapan şans oyunu belirleyemez. Ama senin gibi bir jobber’ı sokmam gereken, tam da senin o ucuz kariyerine layık bir pozisyon var kafamda. Madem bu kadar kendine güveniyorsun, madem benim şampiyonluğuma dil uzatacak, o pis ağzına sakız edecek kadar yürek yedin... O zaman hazırlan! Hazırlan! Sen ve ben! Hemen şimdi, o ringe çıkıyoruz ve karşı karşıya geliyoruz- kaçmak yok, bahane yok! Ve bu maçın tek bir kuralı var, o küçük beynine iyi kazı: Kaybeden, 30-Man Royal Rumble Match'e 1. sıradan girecek! O ringe ilk saniyeden itibaren o maskeli suratının dağılmasını, canın çıkana kadar dövülmeni ve her saniye "Keşke onunla bu şekilde bir iletişim şeklini tercih etmeseydim." diye yalvarmanı izlemekten büyük bir zevk alacağım! ¡Te voy a destruir! Seni yok edeceğim! Seni bitireceğim! ¿Entiendes, idiota?
Dragon T: ¡Eso es! İşte görmek istediğim o küçük köpek yavrusu öfkesi! Tamam Dominik, madem bunu bu kadar çok istiyorsun... Kabul ediyorum! #1 olarak o maça kim girecekmiş dünyaya hep beraber gösterelim. ¡Nos vemos en el ring!
Dragon T bu sözlerini tamamlamasının sonrasında arkasına dönüyor ve direkt olarak soyunma odasına doğru yol alıyor, maç öncesi hazırlıklarını gerçekleştirecek olmalı. Bu sırada Dominik'in gözlerinin seyirdiğini fark ediyoruz. Sinirine hakim olamadan Dragon T'yi seyrediyor. Bu yaşananların, geçen konuşmaların sonrasında ekranın alt tarafına ufak bir grafik çıkıyor ve şovun sırada ne şekilde devam edeceği gösteriliyor, eş zamanlı olarak kamera kararıyor ve şovumuz yerini reklamlara bırakıyor.
Ne oluyor? Bu sesi çıkartan da kim?
Bu sesi çıkartmış olan da, Dominik'in karşısında dikilen kişi de Dragon T'den başkası değil! Dragon T, inanılmaz bir daralmanın içerisindeki Dominik'in karşısına geçiyor. Dominik'e göz atılacak olduğunda, onu burada görmüş olmaktan ötürü pek memnun görünmüyor- öyle ki, yüzü ekşiyor; tadı kaçıyor. Onun omzuna şakacı bir tavırla vurmasının sonrasında burada olmasının nedenini açıklıyor, bir şeyler anlatmaya başlıyor.
Dragon T: ¡Ay ay ay! Bakıyorum da hava biraz bulutlu Dominik! (Gülüyor) O güzel kadın, karşına çıktı ve tüm dünyayı başına yıkarak seni burada yalnız başına mı bıraktı? Bunun için üzgünüm ese, gerçekten üzücü- kalbim senin için paramparça oldu! Qué lástima. Ama hey, suratını asma. Moralini bozma. Belki de şu berbat gününü güzelleştirecek bir şeye ihtiyacın vardır. Bak ne diyeceğim; Royal Rumble için sınırlı sayıda kura çekimleri resmen başladı. Orada, kaderlerini o kutunun içinden çeken bazı isimler var. Ben kendi sıramı çektim bile ve inan bana, la suerte bugün kesinlikle benim yanımda! (Dominik'e iyice yaklaşıyor) Bunu kaçırmak istemezsin, sen de oraya giderek bir numara çek. Belki çektiğin o sayı, kaybettiğin neşenle birlikte o ellerinden kaçırdığın World Heavyweight Championship için sana yeni bir kapı açar, huh? Ne dersin? ¿Estás listo? Git ve kaderini seç!
Bu sözlerin geçmesinin sırasında Dominik'e yanıt vermek düşüyor. Sessiz kalıyor, onunla muhatap dahi olmak istemiyor. Fakat nihayetinde kendisine hakim olamıyor- onun beden diline bakılacak olduğunda sinirinden kudurmasına ramak kaldığını rahatlıkla anlayabiliyoruz. Bu hâliyle, Dragon T'nin gözlerinin içerisine bakarak yanıt veriyor.
Dominik Mysterio: ¡Cállate! Kes sesini artık! Sen cidden benimle dalga mı geçiyorsun? Arkana bakmadan o ringden kaçman gerekirken gelmiş bana akıl mı veriyorsun? (Dominik, Dragon T’nin üzerine doğru bir adım atıyor, aralarındaki mesafe iyice kısalmış durumda) Bak, bana iyi bak— Ben senin gibi alt seviye bir adamla aynı yere adım atmam. Ben kariyerimi şans kutularına, çarklara veyahut tesadüflere bırakmam. Ve en önemlisi... Senin gibi jobberlardan tavsiye almıyorum!
Dominik'in ağzından çıkanlardan sonra Dragon T'ye baktığımızda garip bir reaksiyon ile karşılaşıyoruz— Dragon T, gülmeye ve hatta kahkaha atmaya başlıyor. Dominik'in bu sözleri onu eğlendirmiş gibi oluyor. Dominik'e göz atılacak olduğunda da bunun sebebini anlayamıyor ve garipser bir ifade ile onu izliyor. Aradan geçen 15 saniyenin sonrasında Dragon T'nin eskisi gibi dinginleştiğini ve daha fazla kıkırdamadan konuşabildiğini görüyoruz- anlatıyor.
Dragon T: HA-HA-HA-HA-HA! ¡Increíble! Gerçekten inanılmazsın Dommy. Hala o yüksek atından inmemişsin. Biraz önce "Jobber" mı dedin bana? (Dragon T, işaret parmağıyla Dominik’in göğsüne sertçe dokunuyor ve ses tonu alaycıdan çok iğneleyici bir hâl alıyor) Sen tam bir soytarısın Dominik, gerçekten. Prestige Grand Wrestling tarihindeki en büyük yanılsamasın. O ringe çıktığında bu gerçeği bir farklı addediyorsun ama hepimiz gerçeği biliyoruz- eğer o nefret ettiğin, küçümsediğin maskeliler olmasaydı... Ve hatta senin de ardında tuttuğun o maskeli adamlar senin arkanda durup kıçını kollamasaydı, sen bu şirketin gördüğü en kötü, en yetersiz ve en acınası World Heavyweight Şampiyonu olarak tarihe geçerdin! (Dragon T, Dominik'in öfkeden titreyen suratına bakıp sırıtmaya devam ediyor) Kendi başına hiçbir şeysin. Maskesiz bir hiçsin, maskeliler varken de sadece onların gölgesindeki bir gölgesin! İnan bana Dommy, seni o iplerin üzerinden aşağı fırlatırken alacağım zevk, senin o sahte kemer saltanatından çok daha gerçek olacak! (Aşağıdan yukarıya doğru ona bakıyor) Belki de aşk, kariyer ve insanlarla olan ilişkilerinde bu kadar başarısız olmayı hak ediyorsundur!
Dominik'in bu sözlerden sonra ellerini yumruk yaparak, dişlerini sıkarak ve vücudunu kasarak karşısındaki Dragon T'yi dinlemeyi sonlandırdığını görüyoruz. Bunu rahatlıkla anlayabiliyoruz ki, Dominik için kullandığı bu cümleler, özellikle en son ettiği o cümle, bardağı taşıran son damla oluyor! Dominik bağıra bağıra, etraftakilerin tuhaf bakışlarını hiçbir şekilde umursamadan karşısındaki Dragon T'ye yanıt vermekte olduğunu görüyoruz.
Dominik Mysterio: ¡Basta! ¡Ya es suficiente, hijo de puta! Kapa o lanet olası çeneni! Kimin ne olduğunu, kimin arkasında kimin durduğunu sana o ringde, o kanlı zeminde öğreteceğim! (Dominik, işaret parmağını Dragon T’nin gözüne sokarcasına sallıyor) Bana bak cabrón, numara çekmeme falan gerek yok! Benim kaderimi o saçma sapan şans oyunu belirleyemez. Ama senin gibi bir jobber’ı sokmam gereken, tam da senin o ucuz kariyerine layık bir pozisyon var kafamda. Madem bu kadar kendine güveniyorsun, madem benim şampiyonluğuma dil uzatacak, o pis ağzına sakız edecek kadar yürek yedin... O zaman hazırlan! Hazırlan! Sen ve ben! Hemen şimdi, o ringe çıkıyoruz ve karşı karşıya geliyoruz- kaçmak yok, bahane yok! Ve bu maçın tek bir kuralı var, o küçük beynine iyi kazı: Kaybeden, 30-Man Royal Rumble Match'e 1. sıradan girecek! O ringe ilk saniyeden itibaren o maskeli suratının dağılmasını, canın çıkana kadar dövülmeni ve her saniye "Keşke onunla bu şekilde bir iletişim şeklini tercih etmeseydim." diye yalvarmanı izlemekten büyük bir zevk alacağım! ¡Te voy a destruir! Seni yok edeceğim! Seni bitireceğim! ¿Entiendes, idiota?
Dragon T: ¡Eso es! İşte görmek istediğim o küçük köpek yavrusu öfkesi! Tamam Dominik, madem bunu bu kadar çok istiyorsun... Kabul ediyorum! #1 olarak o maça kim girecekmiş dünyaya hep beraber gösterelim. ¡Nos vemos en el ring!
Dragon T bu sözlerini tamamlamasının sonrasında arkasına dönüyor ve direkt olarak soyunma odasına doğru yol alıyor, maç öncesi hazırlıklarını gerçekleştirecek olmalı. Bu sırada Dominik'in gözlerinin seyirdiğini fark ediyoruz. Sinirine hakim olamadan Dragon T'yi seyrediyor. Bu yaşananların, geçen konuşmaların sonrasında ekranın alt tarafına ufak bir grafik çıkıyor ve şovun sırada ne şekilde devam edeceği gösteriliyor, eş zamanlı olarak kamera kararıyor ve şovumuz yerini reklamlara bırakıyor.
UP NEXT...
Loser Enters Royal Rumble Match at #1
Dominik Mysterio vs. Dragon T
¡Sucka-dor! ¡Sucka-dor!
¡Sucka-dor! ¡Sucka-dor!
¡Sucka-dor! ¡Sucka-dor!
Dragon T müziğinin çalmasıyla birlikte girişte belirirken seyirciler ¡Sucka-dor! chantleriyle arenayı inletiyorlar. Dragon T klasik hareketleri eşliğinde seyircileri de gazlayarak ringin yolunu tutuyor. Dragon T ringe girdikten sonra ellerini iki yana açıyor ve seyircilerin sesi yükseliyor. Bir süre sonra da müzik kesilirken T ceketini çıkartıyor. Bu esnada da başka bir müzik duyuluyor ve arena yıkılıyor.
Arenanın yıkılması seyircilerin yuhalamasından kaynaklanıyor çünkü ringe ilerleyen isim eski Dünya Ağırsiklet Şampiyonu "Dirty" Dominik Mysterio! Dominik girişte oldukça gergin bir şekilde belirdikten sonra ağır adımlarla ringe ilerliyor ve seyircilerin yuhalaması hiç eksik olmuyor. Dominik ringe girdikten sonra ceketini çıkartıp seyircilere doğru atıyor. Sonrasında da hakem iki ismi kontrol ediyor ve maçın başlaması için gerekli işareti zaman tutucuya veriyor.
Loser Enters Royal Rumble Match at #1
Dominik Mysterio vs. Dragon T
Loser Enters Royal Rumble Match at #1
Dominik Mysterio vs. Dragon T
¡Sucka-dor! ¡Sucka-dor!
¡Sucka-dor! ¡Sucka-dor!
¡Sucka-dor! ¡Sucka-dor!
Dragon T müziğinin çalmasıyla birlikte girişte belirirken seyirciler ¡Sucka-dor! chantleriyle arenayı inletiyorlar. Dragon T klasik hareketleri eşliğinde seyircileri de gazlayarak ringin yolunu tutuyor. Dragon T ringe girdikten sonra ellerini iki yana açıyor ve seyircilerin sesi yükseliyor. Bir süre sonra da müzik kesilirken T ceketini çıkartıyor. Bu esnada da başka bir müzik duyuluyor ve arena yıkılıyor.
Arenanın yıkılması seyircilerin yuhalamasından kaynaklanıyor çünkü ringe ilerleyen isim eski Dünya Ağırsiklet Şampiyonu "Dirty" Dominik Mysterio! Dominik girişte oldukça gergin bir şekilde belirdikten sonra ağır adımlarla ringe ilerliyor ve seyircilerin yuhalaması hiç eksik olmuyor. Dominik ringe girdikten sonra ceketini çıkartıp seyircilere doğru atıyor. Sonrasında da hakem iki ismi kontrol ediyor ve maçın başlaması için gerekli işareti zaman tutucuya veriyor.
Loser Enters Royal Rumble Match at #1
Dominik Mysterio vs. Dragon T
