- Katılım
- 2 Tem 2023
- Konular
- 62
- Mesajlar
- 9,295
- Beğeni sayısı
- 2,878
- PG Nakit
- 625
Arenada sessizlik hakimken bir anda giriş kısmından hafif hafif beyaz dumanlar çıkmaya başlıyor. Led ekranda büyük bir yazı görülüyor.
Giriş müziğinin ilk notaları duyuluyor. Etrafa yayılan beyaz duman dağılmaya başlıyor ve aynı bu dağılan duman gibi led ekrandaki yazı da yavaş yavaş dağılıyor. Şarkı ilerlemeye devam ederken arenadaki ışıklar azalıyor. Yalnızca loş bir ışığın aydınlattığı yarı karanlığın içinden maskeli bir adam çıkıyor.
Ağır adımlarla müzik eşliğinde ringe doğru ilerliyor. Suratında bulunan dikenli maske her ne kadar yüzünü gizliyor olsa da ringe ilerlerken sergilediği vücut hareketleri ve duruşundan Finn Balor'un modunun düşük olduğu net bir şekilde görülüyor. Seyircilerin bir bölümünden PAYBACK 89'daki geri dönüşünün ardından ufak ufak destekler gelse de büyük bir bölümü bu girişin ardından nasıl bir reaksiyon göstereceğini bilemiyor gibi gözüküyor. Balor ringe giriyor ve bir süre daha müziğin sürmesini tepkisiz ve maskeli bir şekilde bekliyor.
Müziğin sesi yavaş yavaş kesilirken Balor tepkisiz bir şekilde durmaya devam ediyor. Ardından müzik sesi tamamen bitiyor ve Balor seyircilerin mırıldanma sesleri ile başbaşa kalıyor. Eli maskesinin bağcığına gidiyor.
Maskeyi tamamen çözüyor ve 2024 yılı boyunca PGW şovlarından alışık olduğumuz o surattan çok daha farklı bir surat çok daha farklı bir ifade bizi karşılıyor.
Balor bir süre etrafına bakıyor ve ardından kenardan kendisine uzatılan mikrofonu alıp konuşmasına başlıyor.
Finn Balor: Nasıl başlayacağım tam olarak bilmiyorum. Çok uzun zaman oldu. Çok şey değişti. Burası 1 yıl önce bıraktığımdan çok farklı. Bu geçen 1 yıl içinde burada her şey değişmiş.
Balor bir süre duruyor ve bir anlam ararmışcasına ring iplerine dokunuyor bir süre boyunca iplere bakmaya devam ederek devam ediyor.
Finn Balor: Ama ben de değiştim.
Balor sakin bir şekilde başını kaldırıyor ve seyircilere bakarak devam ediyor.
Finn Balor: Aslında bakarsanız neden şu an buradayım bilmiyorum. Dwayne ve PGW yetkilileri bana bir teklifle geldi ve hiç düşünmeden bir anda kendimi imza atar durumda buldum. Eğer birkaç saniye bunu düşünmek için yeltenseydim muhtemelen şu an burada olmazdım. Fakat artık bunun bir önemi yok. Hayat devam ediyor. Her zaman böyle derler değil mi? Son 1 yıldır benim için bu pek geçerli olmasa da... Bu sanırım doğru. En azından şu an öyle olduğuna inanmak istiyorum. Buna inanmaya ihtiyacım var. Artık daha fazla düşünmek istemiyorum. Çünkü uzun bir süredir sadece düşünüyorum. Kafamda ihtimaller, hatalar ve sorular tekrarlanıp duruyor. Fakat günün sonunda yine kendimi aynı noktada buluyorum. Bazen sorular değişiyor bazen ise hatalar fakat sonuç her zaman aynı. Her zaman başladığım noktaya dönüyorum ve hiçbir sorumu cevaplayamıyorum. Bana kalanlar ise baş ağrısı ve hayal kırıklığı oluyor. Çok fazla detaylandırmak istemiyorum fakat iyi değildim. Hala da değilim. Fakat iyileşmek istemiyorum. Zaten bu pek mümkün de görünmüyor. Sadece ilerlemek istiyorum.
Seyircilerin bazılarından alkışlar yükseliyor.
Finn Balor: İşte bu nedenle uzun bir süre sonra ilk defa düşünmeden hareket ettim ve şu an karşınızda duruyorum. En azından bunu daha olumlu karşılamanız güzel. Bir zamanlar "kardeşim" dediğim o adamın suratını hepiniz gördünüz. Hayalet görmüşten farksızdı. Belki de haklı olabilir belki de şu an bir hayaletten farksızım. Fakat o hayalet ona geçen sene tam bu zamanlar altın bir tepside bir çanta sundu. Bir zamanlar aynı bize dediği şekilde ailem dediği başka bir adamın suratında parçaladığı o çantayı... Şu an böbürlenerek Prestige Grand'in zirvesinden kemerleri ile tepeden bakabilmesinin tek sebebi olan o çantayı... Evet, geçen sene bunu yaptım. Çünkü o çocuğun ailemin bir parçası olduğuna inanmıştım. Ben burada olmasam dahi işleri yolunda tutacağını, dostları için gerektiği zaman fedakarlık yapacağını ve aylar boyunca uğraştığımız bütün her şeyin bir anlamı olduğunu herkese gösterebilecek bir adam olduğunu düşünmüştüm. Yanılmışım. Hem de çok büyük yanılmışım. Geçen sene buradan isteyerek ayrılmadım. Kim yaptığı ve yapabileceği her şeyi ardında bırakıp ayrılmak ister ki? Fakat ayrılmam gerektiğini biliyordum. Kendim için olmasa da Judgment Day için ailem için bunu yapmam gerektiğini biliyordum. Eğer bunu birisi yapmasa ortada "aile" diye bir şey kalmayacağının farkında olan taraf ben oldum ve bunu yaptım. Bu kararı verdiğim zamanı hatırlıyorum. Huzursuzdum, çünkü bu kararımla kendimden, kariyerimden ve tüm geleceğimden feragat ediyordum. Fakat içim yine de rahattı. Çünkü geride bıraktığım ailenin bir arada olduğunu ve hiç olmadığı kadar başarılı bir şekilde olmaya devam edeceğini görmek içimi rahatlatıyordu. En azından boş yere kürek çekmemiş olduğumuzu fark etmek beni teselli ediyordu. Fakat bunların hepsinin bir hiç uğruna olduğunu görmek beni hayal kırıklığına uğrattı. Geri dönmek ve her şeyi onarmak istedim. Fakat bu kararı verdiğim günden itibaren hiçbir şey yolunda gitmedi. Bir zamanlar her ne koşulda olursa olsun onları savunmaya söz verdiğim dostlarım için geri dönmek ve her şeye tekrardan başlamak istedim fakat ne bu fırsat bana sunuldu ne de ben buna adım atabildim. Çünkü bu kararı verdiğim andan itibaren sadece ailem değil tüm hayatım tepetaklak oldu. Tüm bu geçen 1 yılın ardından ise zamanla geriye geçmişi kafasında yüzlerce ihtimallerle birlikte tekrar tekrar yaşayan bir hayaletten başka bir şey kalmadı.
Finn Balor: Fakat artık elimden geldiğince canlı bir şekilde karşınızdayım. Pişmanlıklar, sorular ve ihtimalleri daha fazla düşünmekten uzak bir şekilde. Dominik... Şunu hiçbir zaman unutma: Zaten her şeyini kaybetmiş bir adamın kaybedeceği hiçbir şey yoktur. Haftaya görüşürüz, chico.
Kameralar bu görüntüler ile kapanıyor.
Giriş müziğinin ilk notaları duyuluyor. Etrafa yayılan beyaz duman dağılmaya başlıyor ve aynı bu dağılan duman gibi led ekrandaki yazı da yavaş yavaş dağılıyor. Şarkı ilerlemeye devam ederken arenadaki ışıklar azalıyor. Yalnızca loş bir ışığın aydınlattığı yarı karanlığın içinden maskeli bir adam çıkıyor.
Ağır adımlarla müzik eşliğinde ringe doğru ilerliyor. Suratında bulunan dikenli maske her ne kadar yüzünü gizliyor olsa da ringe ilerlerken sergilediği vücut hareketleri ve duruşundan Finn Balor'un modunun düşük olduğu net bir şekilde görülüyor. Seyircilerin bir bölümünden PAYBACK 89'daki geri dönüşünün ardından ufak ufak destekler gelse de büyük bir bölümü bu girişin ardından nasıl bir reaksiyon göstereceğini bilemiyor gibi gözüküyor. Balor ringe giriyor ve bir süre daha müziğin sürmesini tepkisiz ve maskeli bir şekilde bekliyor.
Müziğin sesi yavaş yavaş kesilirken Balor tepkisiz bir şekilde durmaya devam ediyor. Ardından müzik sesi tamamen bitiyor ve Balor seyircilerin mırıldanma sesleri ile başbaşa kalıyor. Eli maskesinin bağcığına gidiyor.
Maskeyi tamamen çözüyor ve 2024 yılı boyunca PGW şovlarından alışık olduğumuz o surattan çok daha farklı bir surat çok daha farklı bir ifade bizi karşılıyor.
Balor bir süre etrafına bakıyor ve ardından kenardan kendisine uzatılan mikrofonu alıp konuşmasına başlıyor.
Finn Balor: Nasıl başlayacağım tam olarak bilmiyorum. Çok uzun zaman oldu. Çok şey değişti. Burası 1 yıl önce bıraktığımdan çok farklı. Bu geçen 1 yıl içinde burada her şey değişmiş.
Balor bir süre duruyor ve bir anlam ararmışcasına ring iplerine dokunuyor bir süre boyunca iplere bakmaya devam ederek devam ediyor.
Finn Balor: Ama ben de değiştim.
Balor sakin bir şekilde başını kaldırıyor ve seyircilere bakarak devam ediyor.
Finn Balor: Aslında bakarsanız neden şu an buradayım bilmiyorum. Dwayne ve PGW yetkilileri bana bir teklifle geldi ve hiç düşünmeden bir anda kendimi imza atar durumda buldum. Eğer birkaç saniye bunu düşünmek için yeltenseydim muhtemelen şu an burada olmazdım. Fakat artık bunun bir önemi yok. Hayat devam ediyor. Her zaman böyle derler değil mi? Son 1 yıldır benim için bu pek geçerli olmasa da... Bu sanırım doğru. En azından şu an öyle olduğuna inanmak istiyorum. Buna inanmaya ihtiyacım var. Artık daha fazla düşünmek istemiyorum. Çünkü uzun bir süredir sadece düşünüyorum. Kafamda ihtimaller, hatalar ve sorular tekrarlanıp duruyor. Fakat günün sonunda yine kendimi aynı noktada buluyorum. Bazen sorular değişiyor bazen ise hatalar fakat sonuç her zaman aynı. Her zaman başladığım noktaya dönüyorum ve hiçbir sorumu cevaplayamıyorum. Bana kalanlar ise baş ağrısı ve hayal kırıklığı oluyor. Çok fazla detaylandırmak istemiyorum fakat iyi değildim. Hala da değilim. Fakat iyileşmek istemiyorum. Zaten bu pek mümkün de görünmüyor. Sadece ilerlemek istiyorum.
Seyircilerin bazılarından alkışlar yükseliyor.
Finn Balor: İşte bu nedenle uzun bir süre sonra ilk defa düşünmeden hareket ettim ve şu an karşınızda duruyorum. En azından bunu daha olumlu karşılamanız güzel. Bir zamanlar "kardeşim" dediğim o adamın suratını hepiniz gördünüz. Hayalet görmüşten farksızdı. Belki de haklı olabilir belki de şu an bir hayaletten farksızım. Fakat o hayalet ona geçen sene tam bu zamanlar altın bir tepside bir çanta sundu. Bir zamanlar aynı bize dediği şekilde ailem dediği başka bir adamın suratında parçaladığı o çantayı... Şu an böbürlenerek Prestige Grand'in zirvesinden kemerleri ile tepeden bakabilmesinin tek sebebi olan o çantayı... Evet, geçen sene bunu yaptım. Çünkü o çocuğun ailemin bir parçası olduğuna inanmıştım. Ben burada olmasam dahi işleri yolunda tutacağını, dostları için gerektiği zaman fedakarlık yapacağını ve aylar boyunca uğraştığımız bütün her şeyin bir anlamı olduğunu herkese gösterebilecek bir adam olduğunu düşünmüştüm. Yanılmışım. Hem de çok büyük yanılmışım. Geçen sene buradan isteyerek ayrılmadım. Kim yaptığı ve yapabileceği her şeyi ardında bırakıp ayrılmak ister ki? Fakat ayrılmam gerektiğini biliyordum. Kendim için olmasa da Judgment Day için ailem için bunu yapmam gerektiğini biliyordum. Eğer bunu birisi yapmasa ortada "aile" diye bir şey kalmayacağının farkında olan taraf ben oldum ve bunu yaptım. Bu kararı verdiğim zamanı hatırlıyorum. Huzursuzdum, çünkü bu kararımla kendimden, kariyerimden ve tüm geleceğimden feragat ediyordum. Fakat içim yine de rahattı. Çünkü geride bıraktığım ailenin bir arada olduğunu ve hiç olmadığı kadar başarılı bir şekilde olmaya devam edeceğini görmek içimi rahatlatıyordu. En azından boş yere kürek çekmemiş olduğumuzu fark etmek beni teselli ediyordu. Fakat bunların hepsinin bir hiç uğruna olduğunu görmek beni hayal kırıklığına uğrattı. Geri dönmek ve her şeyi onarmak istedim. Fakat bu kararı verdiğim günden itibaren hiçbir şey yolunda gitmedi. Bir zamanlar her ne koşulda olursa olsun onları savunmaya söz verdiğim dostlarım için geri dönmek ve her şeye tekrardan başlamak istedim fakat ne bu fırsat bana sunuldu ne de ben buna adım atabildim. Çünkü bu kararı verdiğim andan itibaren sadece ailem değil tüm hayatım tepetaklak oldu. Tüm bu geçen 1 yılın ardından ise zamanla geriye geçmişi kafasında yüzlerce ihtimallerle birlikte tekrar tekrar yaşayan bir hayaletten başka bir şey kalmadı.
Finn Balor: Fakat artık elimden geldiğince canlı bir şekilde karşınızdayım. Pişmanlıklar, sorular ve ihtimalleri daha fazla düşünmekten uzak bir şekilde. Dominik... Şunu hiçbir zaman unutma: Zaten her şeyini kaybetmiş bir adamın kaybedeceği hiçbir şey yoktur. Haftaya görüşürüz, chico.
Kameralar bu görüntüler ile kapanıyor.
- Oynadığınız Karakterin Adı
- Finn Balor
