RPG 𝐏𝐀𝐘𝐁𝐀𝐂𝐊 #𝟖𝟑


PGW: Son Eklenen Parta Git

Boss

𝐩𝐫𝐞𝐬𝐭𝐢𝐠𝐞.
Katılım
21 Tem 2023
Konular
516
Mesajlar
1,412
Beğeni sayısı
3,671
PG Nakit
0
PAYBACK #83
11 Ekim Cumartesi, 22:00 - C
Simmons Bank Arena
North Little Rock, Arkansas


PAYBACK #83'Ü TAKİP ETMEK İÇİN 5 NEDEN!

1- PAYBACK gerçek gününe- Cumaya geri dönüyor!

2- Tony D'Angelo, bir başka şovun daha açılışını gerçekleştiriyor!

3- Tükendim.

4- Im so done with that bruvDE-LETE!

5- Main Event: The Wyatt Family (Braun Strowman & Bray Wyatt) vs. Edge & Randy Orton


qsnxq8a.jpg


PYROLAR, NEFES KESİCİ BİR GÖSTERİ EŞLİĞİNDE, İTALYA'NIN BAYRAK RENKLERİNİ BARINDIRACAK TONLARLA PATLAMAYA BAŞLIYOR! BÖYLELİKLE, PRESTIGE GRAND WRESTLING'İN SUNDUĞU PAYBACK SERİSİNİN 83. ŞOVU, AYAĞA KALKMIŞ OLAN SEYİRCİLERİN ÇIĞLIKLARI ARASINDA BAŞLIYOR!

odfsldz.jpg


Şovun başlamasının ardından kameralar ilk olarak spiker masasına gidiyor. Spikerlerimiz, şovu yorumluyorlar, şovda gerçekleşeceği duyurulanları değerlendiriyorlar. Bunun takibinde, tüm arena boyunca yankılanan bir tema müziğinin çalmaya başladığını fark ediyoruz. Bu şarkının çalmaya başlaması ile birlikte, arenada yer alan bütün herkes ayağa kalkıyor negatif reaksiyonlar ile gelen ismi karşılıyorlar. Bu—


ouxylr2.png


Arka alandan gelen isim TONY D'ANGELO! Suratına bakıldığında, hiç olmadığı kadar gergin, asabi, huzursuz. Bu şekilde ringin yolunu tutuyor, rampa boyunca ilerliyor. Onun ringe ilerlediği sırada, arkasından iki adet ismin de onu takip ettiğini görüyoruz. Bunlar—

8rvih4q.jpg
km1msp0.jpg


JEY USO VE TRAVIS SCOTT! Önden Tony, arkasından Jey ve Travis olacak şekilde ringin yolunu tutuyorlar. Jey odaklanmış bir ifade sergilerken; Travis'in oldukça rahat bir izlenim verdiğini söyleyebiliyoruz. Kısa süre içerisinde ringe varıyor Tony, direkt ringe giriyor. Ondan 10 saniye sonrasında da, Jey ile Travis ringe giriyor. Jey, iplerin arasından edindiği mikrofonu Tony'e uzatıyor ve o da konuşma yapmaya başlıyor.

85yhdi9.jpg


Tony D'Angelo: Ne var, beni hedef almaya devam mı ediyorsunuz, huh? Beni hedef almaya devam mı? (Yuhalanıyor) Evet, evet, bağırın! BAĞIRIN! Sesinizi yükseltin, ciğerlerinizi yırtın! Sesiniz yükseldikçe, kalplerinizdeki korku kendisini daha da ortaya çıkartıyor! (Gülüyor) Ben artık ben değilim— her sabah ailesiyle yemek yiyen, insanlara (Vurguluyor) iyilikle yaklaşan, sadakatle yaşayan adamı... O adam toprağa karıştı! (Birkaç saniyeliğine sessizleşiyor) Biliyor musunuz- bir krallık çökmez aslında, kendi buhranında boğulur. Her alkış, bir lanetin habercisi olur. Yapayalnız, sessizliğin içerisinde kaldığında, kendi günahlarının daha da içinde olur insan— ve ben, ailemin benden uzaklaştığını o sessizlikte anladım. O kahrolası boşlukta fark ettim ki, bazen en çok sevdiklerin, seni ilk terk edenler oluyormuş... Ama ben artık sessizliği duymuyorum. Çünkü her gece, Bad Blood'ı bir daha yaşıyorum. Aklım-fikrim orada.

Seyircilerden karışık reaksiyonlar geliyor, bir süre dinlenen Tony ise devam ediyor.

qbtdjj6.jpg


Tony D'Angelo: Hâlâ aynı odada bulunabilirsin, ama söz hakkın, yetkilerin— kısıtlanmıştır. Tamamen bitmez, kısıtlanır. İnsanın sesi vardır ama titreşimi alınır elinden. Birileri bunu yaptı, aile kurumu adı altında. Halbuki o 'çocuk' dizlerimin dibine oturduktan sonra, ailenin ne demek olduğunu benden öğrenmişti! Ben ona sadakatin ellerini kirlettiğinde bile temiz kalmayı öğretmiştim! Şimdi o, kapalı kapıların ardında anlaşmalar yapmış hâlde. Ben o imzayı görmedim ama kokusunu aldım- o tür ihanetin kokusu paslı demir gibidir; kanla karışır, ciğerine işler. Şunu belirtmek isterim ki, benim gibi başarılı adamların her zaman bir B planı vardır. (Travis'e dönüyor) Travis... O planların en başta gelenlerindendi. Ama o plan, yalnızca bir adamla değil, bir inançla, bir öfkenin tohumuyla başladı. Çünkü ailem benden uzaklaştığında, ben yalnızlığın nasıl koktuğunu öğrendim. Sadakat dediğin şey, bir gün bile düşünmeden seni bıçaklayabiliyormuş. O yüzden... (Mikrofonu sıkıyor) Yeniden kurmam gerekti o düzeni. Ama bu defa aileyle değil— ateşle, kanla, intikamla. Çünkü sevgiyle inşa ettiğim şey yıkıldı; şimdi sırada korkuyla kurulan bir düzen var. (Seyirci sessizleşiyor) O düzen... Öyle bir düzen olacak ki, kimse bana sırtını dönmeye cesaret edemeyecek! Kimse bir daha Tony D’Angelo’nun sesini susturamayacak! (Gözleri Travis’e dönüyor) Ve sen Travis... Sen o sessizliği ateşe çevirdin. (Gülümsüyor) Şimdi o ateşle, herkes yanacak! HER-KES YA-NA-CAK!

Uzun bir süre yuhalanıyor Tony, tepkiyle karşılaşıyor. O buna çok aldanmıyor, surat ifadesi pek değişmiyor. Kaldığı yerden devam ediyor bir süre sonra.

q67h26w.jpg


Tony D'Angelo: Önümüzde, çok önemli bir dönemeç yer alıyor. Ama bu sadece bir tarih, sadece bir gece değil... O gece, herkesin kim olduğunu hatırladığı, maskelerin düştüğü, ittifakların kanla yazıldığı gece olacak! (Ellerini yana doğru açıyor) O gece ben, kaybettiklerimin hesabını sormaya gelmiyorum çünkü kaybettiklerim artık bana ait değil. O gece, bem— yeni bir sayfa değil, yeni bir kitap açmaya geliyorum! Kaybettiğim güçleri geri almaya gelmiyorum, hayır. Çünkü gücü geri almak yetmez, onu yeniden tanımlamak gerekir. Güç dediğin şey, sana verildiği sürece senin değildir. Ben, o gücü kimseye borçlu kalmadan geri almaya geliyorum. Artık birinin masasında oturmayacağım. O masayı, o sandalyeleri, o kuralları tamamen ben inşa edeceğim! Bu sadece bir meydan okuma değil... Bu bir fetih bildirisi! Şirketin temellerine kadar ineceğim; duvarlarını, ofislerini, arka koridorlarını, yönetim odalarını... Hepsini kendi düzenimle boyayacağım! Artık bu yer benim için bir iş değil— bir mülk! PGW’yi alacağım! Sadece ringini değil... Adını, tarihini, kanını, iliklerine kadar. Burası bir federasyon değil artık... Benim imparatorluğum olacak! Şimdi ise, buraya gelmemin sebebini sizlere açıklamak istiyorum. Lakin bunu yapmadan önce, iki kişiyi burada görmem gerekiyor. Dirty Goats— Dominik Mysterio ve Jack Perry'den yaptıkları işleri bırakmalarını ve buraya gelmelerini istiyorum!

Tony şiddetle yuhalanırken, arenada bir şarkının çalmaya başladığını fark ediyoruz. Ayağa kalkan seyirciler, giriş tarafına doğru yöneliyorlar ve arka alandan gelecek olan kişileri ellerinde tuttukları telefonlarla çekmeye, görüntülemeye çalışıyorlar.


byy2ygb.jpg
emv3gbg.jpg


DIRTY GOATS BURADA! DOMINIK MYSTERIO VE JACK PERRY BURADA! Dominik, gerçekten çok üzgün duruyor. Yıkılmış bir şekilde önden ilerliyor. Dokunsan ağlayacak kıvamda. Jack ise kemeri beline sarılı bir şekilde, onu arkadan takip ediyor. Kısa süre içerisinde önce Dominik, sonra Jack olacak şekilde ringe varıyorlar ve tam da Tony'nin karşısında olacak şekilde konumlanarak onun söylemek istediklerini dinlemeye başlıyorlar.

dvcud9s.png


Tony D'Angelo: Dominik... Geçmiş olsun, bunu sana söylemek istiyorum. Başına gelen her şey için üzgünüm. (Duruyor, bakışları ciddileşiyor) Ama... (Gözlerini kısmaya başlıyor) Bir şey var. Kendi elinle hakeme bozdurmadığın bir çantayı... Kaybedemezsin.

qze0gi7.png


Seyircilerin sesi yükseliyor, herkes bu sözler karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor. Dominik'e baktığımızda ise heyecanlandığını, gözlerinin kocaman açıldığını, şaşırdığını ve sonrasında gülmeye, sevinmeye başladığını görüyoruz. Adeta depresyona, bunalıma girmiş olan Dominik'in suratı gülmeye başlıyor! Tony konuşmasını sürdürüyor.

ai1j9df.jpg


Tony D'Angelo: Teknik olarak, o gece gerçekleşen Cash-in geçerli değildi. Hakem maçı Triple Threat’e çevirdi belki ama o karar, benim yetkim dışında alınmış bir karardı. Bu şirketin bürokrasisi bile hâlâ benim gölgemle yaşıyor Dominik. Yazılı Money in the Bank Briefcase kuralları... Benim masamda, benim kalemimle şekillendi. O yüzden o inisiyatifin hâlâ kimde olduğunu biliyor musun? (Parmağını göğsüne bastırıyor) Hâlâ bende! Ben istersem o çantayı sana geri verebilirim Dominik. Çünkü o çanta sadece altından yapılmış bir anahtar değildir... O, fırsatın, yeniden doğuşun sembolüdür ve şu anda... O fırsat senin elinden haksızca alındı. Ve Jack Perry... Sen de aynı masalın parçasısın. Senin sakatlığın seni ringden uzak tutabilir... Ama unvanın kalbinden değil. Sakatlığın geçene kadar, teknik olarak World Şampiyonu olarak anılabilirsin. Tabii... Bunun karşılığında tek bir şey istiyorum. Bu savaşta benimle olun, Survivor Series'te benimle birlikte durun, bana katılın. PGW’yi birlikte ele geçirelim. Yeni düzenin parçası olun.

Bu sözlerin sonrasında, Travis ile Jey'in kucaklarını açtıklarını ve sarılmayı beklediklerini görüyoruz. Dominik ile Jack ise şaşkınlıkla bakıyorlar, öylece kalakalıyorlar. Bir süre böyle kalmalarının sonrasında, Dominik'in iplere doğru gittiğini ve ring dışarısındaki görevlilerin bir tanesinden bir adet mikrofon almaya yeltendiğini görüyoruz— o buna yeltenirken, Tony konuşma yapıyor; bir şeyler söylüyor.

Tony D'Angelo: Acele etmeyin, bunu şimdi yapmak zorunda değilsiniz. Haftaya... Bu ringde, cevabınızı bekliyor olacağım.

o60b0bi.jpg
r45ztwc.jpg


Bu yaşananların sonrasında, herkesin yüzü gülüyor. Özellikle Travis'in ve Jey'in zevkten dört köşe olmuş olmaları dikkatlerden kaçmıyor. Dominik ile Jack ise duyduklarının şokunu yaşamaya devam ediyorlar. Bu yaşananların sonrasında kameralar kapanıyor ve şov kaldığı yerden devam ediyor.

4hioqql.gif


m256e0k.png


Kısa süren reklamların sonrasında, şovumuz kaldığı yerden devam ediyor. Kameraların açıldığı yer, şovun gerçekleştirildiği arenadaki arka alandan başka bir yer değil. Şovun açılışını gerçekleştirmiş olan Tony D'Angelo karşımızda ve arka alandaki koridor boyunca ilerlemeyi sürdürüyor. İlerlediği sırada, çalışanlarla etkileşime girdiğini- talimatlar verdiğini fark ediyoruz. Bu ilerleme hali, bir müddet sürüyor ve sonrasında koridorun sonunda döndüğünü fark ediyoruz. Döndükten sonra ilerlemeyi sürdürüyor— hayır, karşısına birisi çıkıyor ve Tony sağa çekilerek devam ediyor... Hayır, karşısındaki kişi de onunla birlikte kayıyor, onun karşısına geçiyor. Tony ilerleyemiyor ve bu sefer diğer tarafa doğru çekiliyor- devam ediyor... Hayır, karşısındaki kişi de onunla birlikte hareket ediyor. Tony öfkeleniyor ve kafasını kaldırarak karşısındaki kişinin suratına bakıyor, çok tanıdık bir isim karşısında! Bu—

Steve Gibki! Steve Gibki, Tony'nin tam olarak karşısında konumlanmış olan kişi! Tony'nin sert ifadesi, onu gördükten sonra yumuşuyor elbette. Steve'i gözlemlediğimizde ise, bir hayli gergin bir ruh halinin içerisinde kendisini bulduğunu anlayabiliyoruz. Steve, fazla vakit kaybetmeden- doğrudan konuşmaya başlıyor.

ehr6rfs.png


Steve Gibki: Ah, Tony, biliyor musun... Bad Blood'da Dominik araya girmeseydi, bugün PGW Championship benim ellerimde olurdu. Ama hayat bu— hep bir şekilde adaleti büküyor, değil mi? Adalet, siz PAYBACK'in başına geldikten sonra bir mit, bir efsane haline geldi. Bu savaş öncesinde, ring içerisinde yaptığın konuşmaları duydum. Yüzün gülüyor, ama gözlerinin ardında çürüyen bir gerçek var; ben ise hâlâ o gecenin yarattığı bunalımın içerisinde boğuluyorum. Her sabah kafamın içinde çalkalanıyor o an- çaresizlik. Bazen tam da kazandığını düşünürsün ama aslında sadece daha büyük bir bataklığa saplanırsın. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) O çantayı tekrardan gündeme aldın, çantayla birlikte ruhunu da onlara ipotek edeceksin. Dominik'in önüne bir kemik atıyorsun, değil mi, huh? Herkesin gözünün önünde başarısız bir Cash-in gerçekleştirmiş olmasına rağmen, hangi şekilde bunu tersine çevireceksin— tahtını koruma pahasına her şeyi geriye saracaksın? Planların oldukça cömert ve hesaplı- gücü kaybeden adam, sadakati satın almaya çalışır. Sen sadakati satın almaya çalışıyorsun çünkü hiç kimsenin kalbinde sana yer kalmadı!

Steve, tükenmişliğini-bıkmışlığını rahatlıkla anlaşılır kılacak konuşmasını tamamladıktan sonra sıra Tony'e geçiyor. Tony, bir süre kafasında bir şeyleri toparladıktan sonra konuşmaya, Steve'e yanıt vermeye başlıyor.

fn8853d.jpg


Tony D'Angelo: Sen benim vizyonumu, beni hiçbir zaman anlamamışsın Steve. (Şapkasını çıkartıyor, elinde tutuyor) Bu dünyada, bizim dünyamızda kazanan yoktur- geceyi bir şekilde sonlandırabilen, ayakta kalan adam vardır. Ama senin gibi adamlar, o anın lanetini bilmezler— çünkü asla oraya kadar dayanamazlar. Sadakati satın aldığımı söylüyorsun... (Derin bir nefes verdikten sonra devam ediyor) Hayır, ben sadakati satın almam. Sadece insanlara farklı perspektifler kazandırmak adına, onlara bir ayna tutarım. Kimileri o aynada mantık bulur, gururunu görür; kimileri de en büyük korkusuyla karşılaşır. Dominik'e yaptığım teklif, seni bir hayli rahatsız etmiş gibi görünüyor. Ben, onun bedelini sordum sadece— bu dünyada herkesin bir fiyatı vardır. Seninki ise sadece bir inat, fakat unutma- inat da bir para birimidir. Sadece değeri, harcandığında anlaşılır. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) Sen bitmedin, devam ediyorsun- sadece yönünü kaybettin. Belki de işe yararsın, huh. Eğer bizden biri olmak istersen, o sistemin içerisinde yerini bulman için kapıyı aralayıp bırakırım. Benim masama oturmak, oyunun kurallarını yeniden öğrenmek anlamına geliyor. Ne dersin?

Tony, bu sözlerinin sonrasında elini Steve'e doğru uzatıyor. Steve ise gülüyor, bunu ciddiye bile almadan onun elini, elinin tersiyle ittiriyor. Tony, bu tutum karşısında şaşkınlığını gizleyemezken, Steve oldukça yükseliyor- gerginleşiyor. Bu ruh haliyle konuşmaya girdiğini, bir şeyler anlattığını fark ediyoruz.

bhm4h0g.png


Steve Gibki: Ben bu yalanın parçası olamam Tony— oyunlarının, sahte düzeninin, maskeli dünyanın parçası değilim! Bana sadakatten bahsediyorsun ama beklentindeki sadakat, yalnızca senin çıkarlarına işaret ediyor! İnsanları her zaman kandırdın, zayıf noktalarından faydalanmayı tercih ettin. Sistem dizlerinin üzerine çökerken izledin, sonra onun enkazına taht kurdun! Hayır, ben asla yönümü kaybetmeden Tony- ben yönümü senin gölgenden uzak tutmak için, yönümü değiştirdim çünkü senin ışığın bile kirli! (Bir süre duraksadıktan sonra, kaldığı yerden devam ediyor) Herkese kafanda biçtiğin bir fiyat var, değil mi? Ya sen- kendi ruhuna biçtiğin fiyat ne kadar? Kaç paraya kendini kötülüğe sattın Tony? Kaç tane profesyonelin sırtına basarak geldin buraya? Şu anda yaşıyor olmayı kendine kazanç olarak biliyorsun— yaşam bir crown değil, bazen sadece borcun ertelemiş halidir. Bu cömert hareketlerin... Hayır, o sadece zincirleri altınla parlatmak- köleliğe ihtişam kazandırmaktan başkası değil! Senin masanda oturmak, kendi varlığıma, Prestige Grand Wrestling'e en büyük ihanet olurdu!

Steve, ağır konuşmalar gerçekleştirmeye devam ediyor. Tony ise sadece ekşi bir surat ifadesiyle, gerilerek, kasılarak, yutkunarak durumu idare etme tutumunu sürdürüyor. Konuşma sırası, Tony'e geçiyor. Nitekim o da konuşmasını gerçekleştiriyor, yanıt veriyor.

2eg9yf9.png


Tony D'Angelo: (Şapkasını tekrardan kafasına geçiriyor) Bazen kelimeler, savaşlardan daha ağır gelir, biliyor musun? Senin söylediklerin o kadar kesin ki, kılıç gibi. Ama kılıç, sahibini de keser sonunda. Eskiden böyle bir konuşmanın sonrasında çoktan bir karar vermiş olurdum. Şimdi ise yalnızca dinliyorum. Çünkü bazen güç, emir vermekte değil; sessiz kalmayı seçmekte gizlidir, huh. Sadakat, masa, güç— hepsi belki de bir yanılsama. Ben gücümü, insanların beni dinlemesinden değil; anlaşılıyor olmamdan alıyorum. (Steve gülüyor) Sen beni anlamamışsın Steve, çünkü beni içten içe her zaman düşman olarak gördün. Oysa belki de biz, aynı yerden yola çıktık- aynı korkunun, aynı hırsın çocuklarıyız. Ben sistemin enkazına taht kurmadım, o enkazın içinde yaşamayı öğrendim— PAYBACK Grand Wrestling'i yeniden inşa ettim. (Bir süre sessiz kaldıktan sonra, devam ediyor) Ruhuma biçtiğim fiyat, belki de düşündüğünden ucuzdur. Ama bazen ucuz olan şeyler bile hayatta kalır Steve. Çünkü hayatta kalmak, pahalı bir lüks ve senin bu kadar öfkeli olman… Bu kadar kırık olman, bana bir şey gösteriyor: İçindeki ateş sönmemiş. Belki de o yüzden sana kızamıyorum. (Şapkasını tekrardan çıkartıyor) Bazen düşmanını yanına almak, kendini affetmenin tek yoludur.

Tony, konuşmasını gerçekleştirdikten sonra elini Steve'in omzuna atıyor. Steve, bunu direkt olarak reddediyor ve ivedi bir şekilde onun kolunu, kendi omzundan indiriyor. Tony, bu hamle karşısında bozulmuş bir şekilde görünüyor- Steve ise tavrını sürdürüyor, bir adım bile geriye atmadan ilerliyor. Şimdi ise, kendisinin, yüksek bir tonla konuşmaya başlamasını seyrediyoruz.

nuxq7l4.jpg


Steve Gibki: Senin planlarının sonrasında, sayende Dominik çantasına kavuşurken; ben ise yenilen hakkımla baş başa kaldım! Şimdi de kalkmış, bir masadan bahsediyorsun. O masa artık çürüdü adamım! Artık kimse seni ciddiye almıyor, bunu sen de çok net bir şekilde biliyorsun. Eskiden varlığınla, etrafa gözdağı verirken; şimdi bakışların duvara çarpıp geri dönüyor! Artık kimseyi bu şirketten birisini kovmak bile yetki alanına girmiyor, bunu duydum. Gülünç, değil mi? (Steve şiddetli bir ses tonuyla kahkaha atıyor, Tony bir hayli huzursuz görünüyor) Bir zamanlar tüm kapıları sen kapatırdın, şimdi ise bütün kapılar suratına kapanıyor! Kısaca— (Tüm gücüyle bağırıyor) SEN BENİ KOVAMAZSIN TONY! AĞZIMDAN ÇIKAN LAFLARI DİNLERSİN, DİNLERSİN- FAKAT HİÇBİR ŞEY YAPAMADAN SADECE YUTKUNURSUN! ÇÜNKÜ SENİN ELLERİN BAĞLI, DUDAKLARIN SESSİZ; GÖZLERİN İSE ÇARESİZ! (Bir süre durmasının sonrasında, devam ediyor) VE İŞTE TAM BU YÜZDEN, BEN ARTIK BU OYUNUN OYUNCUSU DEĞİLİM. TESLİM OLMUYORUM— SADECE ÇEKİLİYORUM TONY. BU KADAR VE BURAYA KADAR. I QUIT!

qyc6wk6.jpg


Steve sözlerini tamamladıktan sonra, ağzındaki balgamı doğrudan Tony'nin ayağına tükürüyor! Onun ayağına tükürdükten sonra, Tony'nin gözlerinin içerisine bakıyor ve ondan bir reaksiyon göstermeyeceğini, gösteremeyeceğini bildiği hâlde bekliyor. Karşılık alamayan Steve, arkasını dönerek oradan uzaklaşıyor. Steve'in şiddetli bir şiddetiyle kahkaha atarak, konuşmanın gerçekleştirildiği alandan uzaklaşmasını gözlemlerken; kameralar bir taraftan da Tony'i görüntülüyor. Tony, ayakkabısına baktıktan sonra, Steve'e içini doldurmuş bir ifade ile baktığını görüyoruz. Tony bir dışavurum gerçekleştirmemiş olsa da, içi içini yiyor ve sadece gergin bir ifade ile onun gidişini izliyor- yüzünde ekşi bir ifade mevcut. Bu yaşananların sonrasında kameralar kapanıyor ve şovumuz yerini reklamlara bırakıyor.

4hioqql.gif



01jyhngk677zw8hvjfsq.jpg


John Cena girişte görünüyor. Önceki hallerinden eser yok gibi. Seyirciler coşkuyla John Cena'nın şarkısını söylerken Cena ringe koşmaya başlıyor. Oldukça gergin bir şekilde ringin yolunu tutuyor. Ringe girer girmez müziği kesiliyor ve başka bir müzik duyulmaya başlıyor.


intro-1728227421.jpg


Bron Breakker girişte görünüyor. Seyirciler Bron Breakker'a karışık tepkiler gösteriyor. Bron Breakker bir anda ringe koşmaya başlıyor ve John Cena tişörtünü çıkartamadan ringe dalıp ona saldırmaya başlıyor. Hakem bunu görünce anında ringe atlıyor ve maçı başlatacak işareti veriyor.

Bron Breakker vs. John Cena

maxresdefault.jpg


Zil çaldığı esnada Breakker, Cena'yı köşede yumruklamaya devam ediyor. Cena karşılık vermeye çalışıyor fakat bu karşılık gard almaktan öteye gidemiyor. Breakker, Cena'yı köşede iyice yorduktan sonra Cena'nın tepkisizleştiğini fark ediyor. Sonrasında karşı köşeye doğru koşup tekrardan Cena'nın üzerine koşuyor fakat Cena bir anda kendine gelip Breakker'ı bacağından yakalıyor ve onu sırtlayıp ringin ortasına getiriyor. Attitude Adjustment için hamle yapıyor fakat Breakker, Cena'nın kafasına birkaç dirsek attıktan sonra Cena'nın sırtından inmeyi başarıyor ve iplere doğru hamle yapıyor. Fakat Cena kendisine doğru koşan Breakker'ı bir Shoulder Tackle ile yakalıyor. Breakker ayağa kalkar kalkmaz bir Shoulder Tackle daha. Breakker tekrardan Cena'ya hamle yapıyor fakat Cena, Breakker'ı yakalıyor ve Spin-Out Powerbomb! Cena elini havaya kaldırıyor fakat You Can't See Me hareketini yapmadan iplere gidiyor ve Five Knuckle Shuffle yerine basit bir Fist Drop bırakıyor. Breakker hızlıca ayağa kalkıyor ve Cena anında onu sırtlıyor ve ATTITUDE ADJUSTMENT!

hq720.jpg


BAŞARISIZ! Breakker bir anda Cena'nın sırtından aşağıya iniyor ve Cena'yı tişörtünden tutup ringin dışına doğru itiyor ve Cena ringin dışına düşüyor. Cena ayaklanmaya çalışırken Breakker da ringin dışına çıkıyor. Breakker spiker masasına yakin yere iniyor ve rampa tarafındaki basamakların önünde olan Cena'ya Spear çakmak için koşmaya başlıyor. Tam Spear için atlayacağı sırada Cena, Breakker'ın karnına bir yumruk atıp onu durduruyor ve sonrasında onu ringin önünde yumruklamaya başlıyor. Hakem bu sırada sayıyor. 1-2-3-4-5-6- Cena, Breakker'ı tutuyor ve basamaklara doğru fırlatıyor. Sonrasında ringe atlıyor. Seyirciler Cena'ya yoğun bir destek gösteriyorlar. Fakat Cena umursamıyor gibi. Cena, Breakker ayaklanmaya çalışırken iplerden sekiyor fakat dışarı atlayacağı sırada yavaşlıyor ve duruyor. Hakem Breakker için yediyi sayarken Cena tekrardan ringin dışına çıkıyor ve sayımı tekrardan başlatıyor. Cena, Breakker'ı tutuyor ve kafasını aprona vurduktan sonra onu ringe atıyor. Sonrasında seyircilere bakıyor fakat pek etkilenmiş gibi gözükmüyor. Gergin bir ruh halinde. Ardından kendisi de ringe giriyor.

035_015_035_RAW_05272024CA_26788--a013550a7b637a4377cccac41cb7d475.jpg


Cena ringe girdiği sırada Breakker çabuk ayaklanıyor ve Cena'ya bir yumruk sallıyor. Sonrasında bir tane daha sallıyor. Üçüncüsünü de sallıyor fakat iska geçiyor ve Cena karşı bir yumruk atıyor. Bir yumruk daha atıyor. Sonrasında karnına bir tekme atıyor ve bir Gourdbuster patlatıyor. Breakker hemen ayaklanıyor ama Cena hızlıca onu yakalıyor ve bir tane de Fisherman Suplex çakıyor. Cena tuşa gidiyor. 1-2- Kickout! Breakker tuşu atar atmaz Cena'yı yere doğru çekiyor ve üstüne çıkıp onu yumruklamaya başlıyor. Cena direniyor ve geri çekilmeyi başarıyor. İki isim de birlikte ayaklanıyor. Cena'dan sert bir yumruk ve Breakker yere düşüyor. Cena tekrardan Breakker'ı ayağa kaldırıyor ve Attitude Adjustment için sırtlıyor. Fakat Breakker tekrardan aşağıya iniyor. Cena bir Shoulder Tackle vuruyor ve ikincisini vurmak için iplerden sekiyor fakat SPEAR! BRON BREAKKER GAFİL AVLIYOR! TUŞA GİDİYOR! 1-2-

c866d7dc93b7c032-600x338.jpg


John Cena tuşu atmayı başarıyor. Breakker ise hakemle tartışma halinde. Cena kendini iplere doğru yuvarlıyor. Cena iplere tutunarak ayağa kalkarken yüzünde gergin bir ifade oluşuyor. Ringe girişini yaparken takındığı ifade yüzünü ele geçirmiş gibi. Seyirciler onun adını haykırıyor fakat Cena kulağını seyircilere vermiyor. Bu esnada Breakker kendisine doğru koşuyor ve bir Clothesline ile Cena'yı ringin dışına yolluyor. Sonrasında kendisi de çıkmak istiyor ama Hakem ona engel olmaya çalışıyor. Breakker bu durum karşısında ringin içinde beklemeye başlarken Cena'da aprona tutunarak ayaklanıyor ve ringe giriyor. Ringe girer girmez Breakker onu yakalıyor ve Belly To Belly Suplex vuruyor. Cena iplere tutunarak ayağa kalkarken Breakker bir anda Cena'yı sırtlıyor ve Gorilla Press pozisyonuna geçiyor ve GORILLA PRESS POWERSLAM!

John%20Cena%20Roman%20Reigns%20SummerSlam%202021%20STF.jpg


Cena son anda Breakker'ın kolun yakalıyor ve Arm Drag yaparak hareketten kurtuluyor ve Bron'u önüne katıyor. Bron ayağa kalkar kalkmaz Cena'nın üzerine koşuyor fakat Cena bir Drop Toe Hold yapıyor ve Breakker iplerin üzerine düşüyor. Breakker ayaklanırken Cena onu hızlıca sırtlıyor ve ATTITUDE ADJUSTMENT! CENA TUSA GİTMEK YERİNE BREAKKER'I TERS ÇEVİRİYOR VE STEPOVER FACELOCK! NAM-I DİĞER STF-U! CENA ÇOK SIKI BAĞLIYOR! BREAKKER İPLERE UZANMAK İÇİN HAMLE YAPIYOR FAKAT CENA BİR ANDA AYAKLANIP BREAKKER'I RİNGİN ORTASINA GETİRİYOR VE TEKRAR KİLİDİ BAĞLIYOR! BREAKKER İPLERE YETİŞEMİYOR!

VE PES EDİYOR!

Kazanan: John Cena

john-cena-summerslam.jpg


Maç sona eriyor. John Cena maçı kazanmayı başarıyor. Seyirciler John Cena'nın adını haykırıyor. Hakem Cena'nın elini kaldırıyor fakat Cena seyircinin coşkusuna eşlik etmek yerine kısa bir süre ringte bekledikten sonra hızlıca ringin dışına çıkıyor ve ringe nasıl geldiyse o şekilde arka alana geri gidiyor. Bu sırada reklamlara gidiyoruz.

4hioqql.gif


Kameralar tekrardan açılıyor ve şovumuz kaldığı yerden devam ediyor. Kameraların açıldığı noktada, karşı karşıya duran iki kişinin olduğunu görüyoruz. Birisi PAYBACK'i yöneten ekipten olan Adriana Rizzo iken, diğeri de Will Ospreay... Adriana'nın, direkt olarak Will'e bir şeyler anlatmaya başladığını görüyoruz ve kulak veriyoruz.

4pqalyl.jpg


Adriana Rizzo: Will gelmemin nedeni belli, bunu az-çok anlayabiliyorsundur. Yönetime ilettiğin belge, tarafımıza ulaştı. İstifa etmek, bu işi sonlandırmak istiyorsun. Yönetim olarak, istifanı kabul etmeden önce durumunun sözleşmene göre hareket ederek değerlendirilmesi gerektiğini söyleyebiliriz. Teknik olarak... Bizimle sözleşmeli olma halin devam ediyor. Ama masaya bıraktığın o istifa kağıdı— tam olarak neyi ifade etmekte biliyor musun? Bir başkaldırıyı mı, yoksa bir teslimiyeti mi? Bu tür jestler, şirketimiz tarihine düşülen romantik bir not olur; lakin hukuksal alanda sadece bir evrakı ifade ediyor. Yine de, şunu bilmeni isterim ki- bu istifayı okurken ben yalnızca bir belge değil, bir deklarasyon gördüm. Senin kelimelerinde kırgınlık kadar felsefe de var. Ama unutmaman gereken şey şu— kelimeler kalır, kararlar bağlar ve şu anda ikisi de aynı sayfada yazılı. Bu yüzden söylüyorum; o masaya bıraktığın kağıt, seni bizden özgür kılmadı. O, seni bu sistemin içine daha da mühürledi. Gitmeye çalışsan da, imzan hâlâ burada, bizimle. Biz seni duygusal bir isyanla değil, hukuksal bir kimlikle tanıyoruz, burada barındırıyoruz ve bu kimlik, sen 'bitti' desen de bitmiyor.

Adriana bu sözlerini tamamladıktan sonra bir adım geriye çekiliyor. Karşı tarafındaki Will'e baktığımızda, gözlerinin büyüdüğünü fark ediyoruz. Bu şekilde, yüksek adrenalinle, konuşuyor, Adriana'ya yanıt veriyor.

a9ev6aw.png


Will Ospreay: Bu mu yani, buradan gideceğimi söylediğimde bile beni malınız olarak değerlendirmeye devam mı edeceksiniz? Adımı, yüzümü, bu şirkette yaptıklarımı... Bir kağıt parçasına sığdırdınız- bütün özellikleri, kıymetleri yok ettiniz bruv. Evet, her şeyi o sözleşmeye bağladınız lakin ruhumu değil Adriana. Ben o kağıdı masanıza bırakırken, sadece bir imzayı değil— kafamdaki zincirleri bıraktım! Bad Blood'da Jeff'le olan maçı izledin, değil mi? Ben o maça en başından beri çıkmak istemedim ve bunu açık bir şekilde senin nezdinde yönetime bildirdim. Hikaye dediniz. Bir profesyonelin kararlarını, beni, bir hikayeye kurban ettiniz! Başıma Skewers saplandığında, fışkıran-akan şeyler kan sahte değildi. O kan, sizin senaryonuzun mürekkebine karıştı. Ve o an, içimde bir şey koptu— benim için o maç, (Bastırarak söylüyor) bağlayıcılığın bittiği andı. O anda, ne sözleşme, ne de protokol kalmıştı. Siz kağıtlara madde eklediniz, ben kendi derime yara kazıdım. Şimdi bana diyorsun ki gitsem bile hâlâ sizdenim? Hayır Adriana— o kanla birlikte ben sizden çıktım. O akşamdan sonra bu yerin beni temsil etmesine izin veremem. Artık hiçbir şeyiniz değilim.

Adriana bu sözlerin sonrasında ne söyleyeceğini bilemiyor gibi görünüyor, tıkanıyor. Will'e yanıt vermesi bir müddet sürüyor lakin nihayetinde konuşuyor.

shuv4s2.jpeg


Adriana Rizzo: Kimsenin seni zincirlediği yok Will.. Bu sadece bir protokol. İstifanın geçerli olması için, yerine gelmesi gereken hükümler var. Tazminat, telif, medya hakları— hepsi tanımlı. PAYBACK Grand Wrestling olarak seni bir düşman olarak değil, yükümlülüklerini takip eden ve sorumluluklarının bilincinde olan bir profesyonel olarak görmek istiyoruz. Yasal açıdan hiç de basit değil. Senin o gece, Jeff'le verdiğin savaşı izledim. Evet, kabul ediyorum, yaşadıkların hiç de basit değildi. Lakin şunu sana aktarmalıyım ki— sistemimiz, kanı görmez; yalnızca ıslak imzayı görür. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) Ne kadar reddetsen de, bizimle imzaladığın bir sözleşme var ve o, geçerliliğini koruyor. Hukuk, duygulara yer bırakmaz. Bizim dünyamızda, 'istememek' bir gerekçe değildir. Ha, yine de gitme kararlılığını göstermeyi sürdürürsen- bu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmiş olursun ve bu da farklı sonuçları doğurur. Yürürlükteki anlaşmana göre, tek taraflı fesih hâlinde ödeyeceğin tazminat, korkunç bir miktar. Rakamlarla değil, hayatla ölçülür. Sadece maaş değil; itibar, hak, temsil... Hepsi gider. Bunu göze—

Will, bu sözlerin tamamlanmasını bekleyemeden araya giriyor çünkü aynı kapıya çıkan, farklı sözleri işitmek onu fazlasıyla bunaltmış görünüyor. Bıkkın, düşük bir tonla konuşuyor.

gjr2qt7.jpg


Will Ospreay: Im so done with that bruv. That’s finalIve done everything I can.

1vo5xfp.jpg


Adriana'nın bayıcı sözlerine daha fazla dayanamayan Will, bu şekilde bir şekilde finalini yapıyor ve onun arkasından bağırışlarını işitmeden ilerliyor. Will'in, arkasını bile dönmeden sadece orta parmağını kaldırarak oradan uzaklaştığı sırada, Adriana'nın aynı sözleri bağırarak tekrarladığını fark ediyoruz. Tazminattan, telif ve medya haklarından bahsetmeye devam ediyor lakin bu sözlerin alıcısı yok- Will onu umursamadan uzaklaşıyor. Bir süre sonra, kameralar Adriana-Will konuşmalarının gerçekleştiği alandan ayrılıyor, Will'le devam ediyor. Will, şovun gerçekleştirildiği arenanın, otoparkına doğru gidiyor ve aracına doğru giderek ayrılmayı amaçlıyor. Onun bunu gerçekleştirdiği sırada, birisiyle karşılaştığını anlıyoruz— kısa süre içerisinde karşısındakine odaklanan kameralar, bu ismin MJF'ten başkası olmadığını kanıtlıyor. Will, onun omzundaki kemerlere uzun uzun baktıktan sonra, karşısında duraksayan adamın gözlerinin içine bakıyor. Bir süre boyunca, hiçbir şey demeden bakışmalarının takibinde, birbirlerinden sıyrılıyorlar ve başka yönlere doğru devam ediyorlar...

mmibi00.png


Kameralar, hemen başka bir yöne çevriliyor arka alanda. Hemen karşımızda, bir drone (?) bulunuyor. Pervaneleri onu havada tutuyor ve hatta ileriye doğru götürüyor. Adeta kodlanmış gibi, bu cihaz bir doğrultuyu takip ediyor. Arkasından onu görüntüleyen kamerayı, kameramanı kendisine takip ettiriyor. Bu takip etme süreci bir süre sürüyor ve bu varlığın bir odanın içerisine girdiğini görüyoruz. İçerisine girdiğimiz odada, Jeff Hardy ile "Broken" Matt Hardy'nin karşı karşıya olduğunu ve toplantı haline olduklarını görüyoruz. Odaya Vanguard I'in girmesiyle birlikte, konuşmaları yarıda kesiliyor ve birlikte ona doğru dönüyorlar. "Broken" Matt, onu gördüğüne aşırı sevinmiş gibi görünüyor; Jeff ise gözünü ona doğru çevirerek bir yaşam belirtisi gösteriyor. Şimdi ise Vanguard I'in bir şeyler yansıttığını, onlara bir şey izletmeye başladığını görüyoruz.

s0cg6p7.png


Bu görüntüler, Will ile Jeff'in danışmanlık seansından çıktığı anlara ait. Onlardan sonra odaya birisinin girdiğini, bunun "Broken" Matt olduğunu görüyoruz. "Broken" Matt'in bir danışan olarak girdiği bu süreçte, zamanla karşısındaki danışmanı manipüle ettiğini ve onu tesiri altına aldığını fark ediyoruz- tabiri yerindeyse beyniyle oynuyor adeta. Öyle ki, Prestige Grand Wrestling yetkililerine verdiği raporu bile düzenliyor, düzenlettiriyor "Broken" Matt— normal bir şekilde maça çıkması raporlanan bu iki ismin, Hell in a Cell'de maça çıkmasına ön ayak oluyor, bunu sağlıyor. Kademeli uzaklaşmayı, 'kim kimi bitirirse' olarak güncelliyor. Jeff bu görüntüleri kafasını sallayarak, olan biteni anlayarak takip ederken; "Broken" Matt ise kahkaha atarak reaksiyon gösteriyor. Bunun sonrasında, Jeff'in karşısındaki "Broken" Matt'e doğru konuşmaya başladığını görüyoruz.

rzxmru2.png


Jeff Hardy: Demek öyle, huh? Bazen kelimelerin, rüzgar gibi esiyor ama ben hâlâ anlamını avuçlarımda tutmaya çalışıyorum— kayıp bir melodi gibi, havada süzülüyorlar. Sözcüklerin arasına gizlenmiş bir niyet var gibi, ama o niyet bana mı, yoksa senin bilinçaltının yankısı mı- bilmiyorum. O görüntüler, o kararlar, o danışman— Sotiris… Hepsi birer gölge gibi dans ediyor zihnimin duvarlarında. Beni mi yönlendirdin, yoksa beni kendime mi yönelttin? Seni suçlamak istemiyorum çünkü seni kaybetmek, gökyüzünü renksiz bırakmak gibi olurdu. Bazen insan, anlamadan affedemez, değil mi, huh? Kafesin demirleri dışımda değil, içimde. Belki sen bana sadece onları göstermek istedin. Belki de zincirlerin aslında özgürlüğün ta kendisi olduğunu göstermek istedin. Peki Matt, bir insan içindeki kafesi fark ettiğinde özgürleşir mi, yoksa o demirleri daha mı sıkı kavrar? Bilmiyorum… Ama içimde tuhaf bir huzur var, sanki acı bir nefes biçimi olmuş. Belki de artık sessizliğe değil, o sessizliğin içinde yankılanan yankıma kulak veriyorum— kim bilir, belki de o yankı senin sesinden kalan bir parça.

b0fj12b.png


"Broken" Matt Hardy: Ha-HAHAHAHAHAH— ah, Bro-ther Ne-ro... Sen hâlâ acının sebebini, niyetini çözmeye çalışıyorsun. A-ama, acı... Acı sadece bir ARAÇTIR! Bir ANAHTARDIR! HAAAHOHOHOHOHOHOH-OHHH! Ben sadece- KADERİN ka-pısına ufak bir dokunuş yaptım! Sessizliğin, seeeni öldürüyordu; ben sana o sessizliğin YANKISINI— RU-HUN çığlığını verdiiiim! Ruhundaki çığlığı duyman için seni titrettim! Kafes... HAHAHAHAHAH! O bir ha-pishane değil, aksine bir do-ğumhaaanee! Çelik duvarlar deeğil, doğum SANCISININ yankısı! Hahahahahahah! Ah, ah, bunu hissedebiliyor musun? ÇELİK damarlarından geçen kı-vılcımı? Çelik damarlarında kıvılcımlar dolaşıyor, o kıvılcımlar seni yeniden şekillendiriyor! HAAH-AHAHHAHAHHAHA! Ben DELİLİĞİN içinde aklı buldum; sen de ka-ranlığının içinden aydınlığı çııııkaracaksııın! Ben YAKANIM, sen ise YANAN— biiirlikte bu kü-lün içerisinden bir VAARLIK oluşturacağız! HAAAHAHA-HAHAHHAHAHHAHAHAH!

tagfskw.jpg


Jeff Hardy: Tüm bu söylediklerin kafamda yankılanıyor ama hâlâ bir cevap arıyorum. Her sözün bir bilmece, her gülüşün bir kapı gibi. Belki de o kapının ardında beni bekleyen şeyi görmekten korkuyorum. Ama artık korkunun da bir anlamı yok, değil mi? Bu kadar yanmışken, alevden korkmak neye yarar? Bunca şeyin ardından, tek bir soru kaldı aklımda… Sırada ne var Matt? Ne için bu doğum sancısı, ne için bu çelik duvarlar? Bu hikayenin bir sonu mu var, yoksa biz hâlâ başlangıcın içinde miyiz? Bilmiyorum ama biliyorum ki bu kez o yolu birlikte yürümeye hazırım. Ne çıkarsa karşımıza— kan, küller ya da sessizlik... Artık hiçbirinden kaçmayacağım. Çünkü kaçış da bir kafes ve ben artık o kafesi kırmaya değil, onun içinde nefes almaya çalışacağım.

24tbggx.jpg


"Broken" Matt Hardy: Gööölgeler... Göl-geler hizaya giriyor! Işık ve karanlık... Birbirineee karışıyor! Ve o ÇİZGİ... O ince ÇİZGİ... Evet, orada— bir taç pa-rlıyorrr! HAAAHAHA-HAHAHHAHAHHAHAHAH! İKİ GÖLGE... TEK BEDEN! Birlik ama— EŞİT değil! Biri fı-sıldayacak… Diğeri hükmedecek! Ve DDÜÜÜNYA... Dün-ya bunun ANLAMINI— şimdi değil, sonra- çok sonra anlayacak! Biz sadece TOHUMLARI ekiyoruz, Brother NEEE-ROO... O tohum... İki kalple, bir tek iradeyle filizlenecek! HAHAHAHHAHAHHAHA! O varlık... Yankıyı da— sessizliği de yönetecek! HAAAAHAHAHAHAHAHA! Zaman geldiğinde... Herkes bilecek... Neden bu an başlangıcın SONU! O zaman… Tek bir isim bile gerekmeden, her şey ÇİFTE yankılanacak! DELETE! DELETE! DELETEEEE!

Jeff, "Broken" Matt'i izlerken, o 'delete'lemeye devam ediyor. Bu yaşananların, konuşmaların sonrasında kameralar kapanıyor ve şovumuz yerini reklamlara bırakıyor.

4hioqql.gif


Kameraların açıldığı yöne baktığımızda, arka alanı görüyoruz. Burası, şovun gerçekleştirildiği arenadaki bir soyunma odasına ait. Soyunma odasının içerisine göz atıldığında, içerisinde yalnız bir şekilde birisinin oturduğunu fark ediyoruz. Biraz yakına gelindiğinde, bu kişinin Val Venis olduğunu rahatlıkla seçebiliyoruz! Elleri kafasında, yere bakan bir Val var ve tek başına oturuyor- kim bilir neler geçiyor aklından... Bir süre sonra, ayak sesleri işitiyoruz. Üstüne kapı da kapanıyor. Kameralar içeri gelen isimlere odaklandığında, bunların Alberto Del Rio ve Humberto'dan başkası olmadığını fark ediyoruz! Direkt olarak, Val'u görüyorlar ve ona doğru yöneliyorlar. Val, kim olduklarına bakmıyor bile— durumunu ve pozisyonunu koruyor. Alberto, doğrudan konuşmaya başlıyor.

6txslw9.jpg


Alberto Del Rio: Val o ringde olanları gördün. Tony, Travis ve Jey— aynı hattı takip ederek, dirsek temasıyla ilerliyorlar- aynı hedefe, kendi insanlıklarını çiğneyerek. Zehirlenmiş olan güç, onları bir büyü gibi sarıp-sarmalamış; her adımları onları bataklığın içerisinde daha aşağı çekiyor. Bunu, elimiz-kolumuz bağlı bir şekilde izlemeye devam edemeyiz. Biz, o düzenin parçası olmayacağız. Onların karanlığında, insan kendisini kaybeder- biz ise o kayboluşa asla teslim olmayacağız. Biz, dayatılanların aksine bir yol açmaya çalışıyoruz. Belki de savaşımız, sadece onlarla değildir— kendi içimizdeki korkularla ve ihanete uğradığımız anlarladır. Tam da güvenini kazandıkları anda, seni yalnız bıraktılar ve bu uğradığın başka bir ihanetti. Yaralısın, can çekişiyorsun; bunu biliyorum ama o yangından kurtulan sağ tarafına ihtiyacımız var. Sen yandın lakin külün hâlâ sıcak. (Bir süre duraksadıktan sonra, devam ediyor) Onlara karşı duracağız, bunu sadece intikam almak için değil; tekrardan var olabilmek için, Prestige Grand Wrestling için yapacağız. Bunu yaparken, senin gibi birine değil; senin gibi bir (Vurguluyor) ruha ihtiyacımız var. Sensiz olmaz, birbirimize ihtiyacımız var.

Alberto'nun konuşmasının sonrasında, Humberto direkt olarak devreye giriyor ve destek veriyor.

2h1jvu4.jpg


Humberto: Büyük savaş yaklaşıyor ese. Tony can kaybetmiş olsalar da, imparatorluğunun yıkılmaz; güçlerinin bitmez olduğunu düşünüyor. Bu işin sonunu, kendi kibriyle getireceğini hepimiz çok iyi bir şekilde biliyoruz. Biz, onların gölgesinde yaşamak istemiyoruz- bu şirket onların altında nefes almayı sürdüremez. Bu savaş, tamamen unuttuklarımızı yeniden hatırlamakla ilgili— kim olduğumuzu, neden başladığımızı, nereye ait olduğumuzu... İnsan unuttuğu şeye dönüşür, hatırladığı şeyle yeniden doğar. (Val'dan herhangi bir konuşma girişimi görmediği için, devam ediyor) Seninle aynı dili konuşmuyor olabiliriz, bir şeyler yaşamış olabilir de; ama aynı acıyı hissettik adamım. Onlar bize ihanet etti, seni yaktılar; beni de susturdular. Ama küller, bazen toprağı daha verimli kılar. Her yanış, bir yeniliğin habercisidir, her yara bir uyanışın sesi. Biz o küllerden bir isyan, bir umut, bir yol inşa etmek istiyoruz. Güç için değil- anlam için savaşıyoruz. Yozlaştırılan anlamlarımız için... Buna karşı duyarlı olacağını biliyorum.

Humberto'nun konuşmasının sonrasında ortamda bir sessizlik oluşuyor. Kafası önünde, yere bakmakta olan Val bir anda kafasını kaldırıyor ve yüksek bir tonla konuşmaya başlıyor, Alberto ile Humberto ise dikkatlice onu dinliyorlar- anlamaya çalışıyorlar.

opyfhzx.jpeg


Val Venis: What— benimle işbirliği mi yapmak istiyorsunuz? (Acı bir şekilde gülümsüyor) Ne kadar ironik. Eskiden benimle çarpışmak, bir kariyerin zirvesiydi. Şimdi, aynı adamlarla yan yana yürümek bir kurtuluş mu olacak? (Alberto'ya dönerek konuşuyor) Alberto, hatırlıyor musun Lockdown 2024'te ne olduğunu, huh? O gece, karşı karşıya gelmiştik- sana meydan okuyan bendim. Beni yıktın, dizlerimin üstüne getirdin. Her darbende yılların birikmiş ağırlığını hissettim. O an anladım: Bazen kazanan, aslında en çok kaybedendir çünkü o gece sadece ben değil, biz de bir şey yitirdik— o ringde inandığımız her şeyi. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor, Humberto'ya dönerek konuşuyor) Humberto... WrestleMania I'i asla unutmadım— ben o gece seni yalnızca yendim demek kolay olurdu, ama gerçekte bir sayfayı kapattım: Senin hikayeni. O maç senin güreşçilik kariyerinin sonu oldu ama benim için de bir başlangıcın bittiği yerdi. Ben seni bitirirken aslında kendi içimdeki sesi de öldürdüm. O günden beri hiçbir zaferin tadı olmadı, hiçbir alkış kulağıma ulaşmadı; her tezahürat sadece bir yankıdan ibaretti. (Duruyor bir süre) Bir zamanlar benimle çarpışıyordunuz amına koyayım... Şimdi gelip dostça konuşmaya mı geldiniz? Ne değişti? Beni yalnız bırakın!

Val'un keskin tavrının sonrasında konuşan Alberto oluyor, o da bıkkın bir hâle bürünmüş gibi görünüyor.

hv4v74q.jpg


Alberto Del Rio: (Humberto'ya dönerek konuşuyor) Burada boşuna zaman kaybediyoruz amigo. Burada değiştirilecek bir şey mevcut değil, gidelim.

Alberto oradan uzaklaşmaya çalışıyor fakat Humberto onu tutarak buna engel oluyor. Humberto, gözlerini Val'dan ayırmadan konuşmaya başlıyor.

8k6e7sq.jpg


Humberto: Biz düşman değiliz Val. Seninle ayrı ayrı, bir zamanlar savaşmış da olsak; bu savaş hiçbirimizi öldürmedi, sadece gözlerimizi açtı. Biz, hâlâ o ringin anılarını taşıyoruz— o kurumuş kan kokusunu ve alkışların uğultusunu. O gece seni karşımda gördüğümde sonumun geldiğini biliyordum ama içimde garip bir huzur vardı çünkü o ringde yitip gitsem de karşımda saygı duyduğum bir adam vardı. Bugün seni burada görmek, o gecenin bir yankısı gibi. Yenildim ama o yenilgi bana bir şey öğretti: Bazen düşmek, yeniden ayağa kalkabilmek için tek yoldur. Biz sadece doğru olanı yapmaya çalışıyoruz Val. O zaman bana sonumu getiren adamdın; şimdi belki kurtuluşuma, kurtuluşumuza öncülük edebilirsin. Hadi ama adamım, öylece duramazsın!

Humberto'nun bu sözlerinden sonra, Val öfkesini daha fazla yönetemiyor, tutamıyor ve bağırarak yanıt veriyor.

jj3axbd.png


Val Venis: (Öfkesinden kuduruyor adeta, o şekilde konuşuyor) Söylediklerinizi dinledim, tamam mı? Her bir kelimenizi… Ama artık yeter! Siz geçmişin hayaletlerisiniz, ben de o geçmişi çoktan gömdüm. (Sinirle elini kaldırıyor, parmağıyla kapıyı işaret ediyor) Şimdi, defolun gidin! Siktirin gidin önümden! Beni kurtaramazsınız, çünkü ben kurtulmak istemiyorum! Benim kurtulacak bir şeyim bile yok!

Val, onları en kaba şekilde kovuyor ve oradan gönderiyor! Alberto ve Humberto, kendi aralarında bir süre bakışmalarının sonrasında ısrarı uzatmıyorlar ve hayal kırıklığı eşliğinde Val'un yanından uzaklaşmaya karar veriyorlar. Val'un oturduğu soyunma odasının kapısına doğru hareketleniyorlar ve kapının eşiğinden geçtikten sonra koridor boyunca hareket ederek gözler önünden kayboluyorlar. Onların odayı terk ettikleri sırada, objektifin bir yarısı da Val'u gösteriyordu. Val, onların gidişini seyrediyordu. Bu bakışlar yorumlanacak olduğunda, bir nebze de olsun pişmanlık içeriyor. O da bu tutumundan memnun değil gibi— sadece yaşadıkları ona böyle davrandırtıyor olabilir. Bu yaşananların sonrasında kameralar kapanıyor ve şovun devam ettiği yön, ringimiz oluyor.

4hioqql.gif


maxresdefault.jpg


Edge stage'de beliriyor! Seyircileri ateşliyor ve kendisi de gaza geliyor. Ardından yerinde zıplayarak biraz ısındıktan sonra tauntunu yapıyor ve pyroları patlatıyor! Pyrolar patladıktan sonra..


Randy-Orton.jpg


Randy Orton! Stage'de beliriyor! Eski partnerini karşılıyor! İkili birbirleriyle tokalaşıyorlar sonrasında sarılıyorlar! Ardından yavaş adımlarla ringe yürüyorlar. Randy Orton'ın gözlerinde öfke var. Çelik merdiveni tokatlıyor ardından hızla çelik merdivenden çıkıyor. Sonrasında Edge'te ringin altından kayarak giriyor! Randy Orton Top Rope'a çıkarken Edge'te iplere çıkıyor. İkili birlikte taunt atıyorlar. Sonrasında..


4bb9432dec4d5297524ad138513d2704.jpg


Wyatt Family yavaşça stage'de beliriyor. Bray Wyatt lambasıyla ilerlerken arkasından Erick Rowan ve Braun Strowman onu takip ediyor. Bray Wyatt, yavaşça çelik merdivenden çıkıyor ve ringe giriyor. Ardından Braun Strowman çıkıyor ve ringe giriyor. Köşelerine geçiyorlar ve kimin başlayacağını kararlaştırıyorlar.

Edge & Randy Orton vs. The Wyatt Family (Braun Strowman & Bray Wyatt)

Edge-v-Eddie-Guerrero-Unforgiven-2002-Cropped.jpg


Maç başladı. Bray Wyatt ile Randy Orton içeri de başlıyor. İkili yavaşça birbirlerine yaklaşıyor. Orton bir gut kick sallıyor fakat Bray bunu havada yakalayıp bir Throat Thrust! Orton sersemleyerek kalkıyor. Wyatt'tan bir tane daha! Sonrasında Orton'ı ayaklanırken hızla headlocka alıyor. Fakat Orton aniden Wyatt'ı üstünden itiyor. Fakat Bray iplerden sekerken hızla Braun'a tagi veriyor. Orton sinirleniyor! Braun tagi alır almaz ringe dalıyor ve shoulder blockla Randy'i yıkıyor! Tuş 1... KICKOUT. Braun hızla Orton'ı kaldırıyor ve irish whipe yolluyor. Gelişine midesine sağlam bir yumruk vuruyor! Orton acıyla yerde kıvranırken Edge'e tag vermek istiyor fakat Braun, Orton'ın ensesinden sertçe tutuyor. O da ne! Orton, Braun'un boşluğunu yakalayıp kafasına sağlam bir dirsek vuruyor! Ardından bir anda Eye Poke! Sonrasında hızla tepesine biniyor ve Sleeper Hold! Braun'un tepesinde Braun'u kıstırdı! Braun kurtulmaya çalışıyor! Braun bir süre sonra hızla geri geri Orton'ı köşeye çarptırıyor! Braun bu şekilde kurtulmayı başarı.. hayır! Orton second rope'ta tersten Braun'un boğazından kıstırıyor! Boğazına boğazına yumruklar! Braun boğazını tutarken Orton oradan iniyor. Hızla iplerden sekiyor ve bir Clothesline! Ardından bir tane dah.. hayır! Braun bunu Powerslame çeviriyor fakat Orton bundan kurtuluyor ve Braun'u köşeye itiyor. Ardından Edge'e tag veriyor! Edge içerde! Edge hızla top rope'a çıkıyor ve Missile Dropkick! Tuş 1...

Draping+DDT.jpg


Braun tekte Edge'i üstünden fırlatıyor! Hızla ayaklanıyor fakat Edge kalkışta daha hızlı! Dizlerinin üstündeyken Braun'un kafasına sağlam bir Big Boot! Ardından Braun'u Chinlock'a alıyor! Braun bir süre sonra kalkmayı başarıyor ve Edge'i üstünden fırlatıyor. Sonrasında hızla kalkıp Big Bootu oturtuyor. Ardından hızla iki eliyle Edge'in boğazına yapışıyor fakat Edge bundan kurtuluyor ve ring dışına kaçıyor! Braun hızla onu kovalamaya başlıyor. Fakat o da ne!? Orton aniden Braun'un karşısına çıkıyor ve bacağına bir Dropkick vurarak Braun'u düşürüyor! Edge ile Orton hızla yerde Braun'u yumrukluyorlar! Ardından Braun'u kaldırıp ringe sokuyorlar! Edge hızla ringe giriyor ve Braun'u tutuyor. Edgecation! Hayır! Braun bundan kurtuluyor ve Edge'i yere çarpıyor! Fakat o sırada Orton, Braun'u çevirip hotshot! Ardından Edge hızla yumruklar savuruyor ve Braunu köşeye sıkıştırıyor! Sonrasında Orton'a tag veriyor! Orton hizla ringe giriyor ve Braun'un tepesine çıkıp seri yumruklar! Üst üste yumruklar atıyor! Ardından Braun'u tutuyorlar ve Edge ile birlikte aprona yolluyorlar! Orton oradan hızla çekiyor ve Edge'in de bacaklarından tutarak yardımcı olmasıyla SPIKE DDT! Orton hızla Tuşa gidiyor! 1... 2... KICKOUT!

edge-spear.jpg


Orton hızla Braun'a stomplar atıyor! Braun'un kafasına kafasına vurmaya devam ediyor! Ardından hızla geri geri çekiliyor ve bir Knee Drop yapıyor. Yerde seri bir şekilde yumruklamaya devam ediyor. Sonrasında bırakıyor ve yeniden Edge'e tag veriyor! Edge hızla top rope'a çıkıyor. Orton, Braun'u kaldırıyor. Edge double axe handle ile atlıyor! Edge hızla Braun'u yerde yumrukluyor! Hızla kaldırıyor ve Edgecation! Tuş 1... 2... KICKOUT! Edge hızla Spear için köşeye geçiyor! Braun yavaşça ayaklanıyor! Edge gaza geliyor! Edge hızla üstüne koşuyor ve SPEARRR!

Braun-Strowman-Chokeslam-Cropped.jpg
hq720.jpg


Fakat o da ne!? Braun bir anda Edge'in boğazına yapışıyor! Chokeslam! Edge, yerde kıvranıyor! Braun sendeleye sendeleye Tag'e gidiyor! Bray Tagi aldı! Hızla Edge'in üstüne koşuyor ve Short Arm Lariat! Ardından hızla kolundan tutuyor ve köşeye doğru fırlatıyor. Peşine koşuyor ve Body Avalanche! Ardından çekiyor ve SISTER ABIGAIL! Hayır! Edge, bunu çevirip School Boy Roll Up! 1... 2... KICKOUT! Edge hızla iplerden sekiyor fakat Bray'den aniden Uranage! Edge ring dışına kaçıyor! Bray hızla onu yakalıyor ve Uranageyle tutuyor! Spiker masasına vuruyor! Ardından hızla ringe sokuyor! Peşine kendisi de giriyor. Hızla Senton için iplerden sekiyor ve Senton! Fakat Edge bundan kaçarak kurtuluyor! Hızla Bray'i Sleeper Hold'a alıyor! Bray kıvranmaya başlıyor! Edge hızla sıkmaya devam ediyor! Bray bundan kurtuluyor ve Swinging Gutbuster'la Edge'i yatırıyor! Ardından yerde Edge'e hızla yumruklar savuruyor! Sonrasında Edge'i hızla kaldırıyor. Bir kez daha Uranage! Hemen arkasından iplerden sekiyor ve Running Senton! Tuş! 1... 2... KICKOUT!

4.gif


Bray, Edge'i hızla yerden kaldırıyor fakat Edge'den seri yumruklar! Sonrasında hızla iplerden sekiyor fakat Bray sağlam bir Throat Thrust! Edge yeri öperken Bray hızla iplerden sekiyor. Sonrasında karşı iplere de koşuyor ardından Running Crossbody! Fakat Edge bundan kaçıyor! Bray boşa atlıyor! Bray sendeleyerek kalkarken Edge bir anda arkasından kavrıyor ve EDGE O-MATIC! TUŞ! 1... 2... KICKOUT! Edge hızla ayaklanıyor ve Bray'in bacağından tutup Edgecator'e almak istiyor fakat Bray bundan kurtuluyor ve Edge'i bacaklarıyla köşeye doğru itiyor! Ardından hızla kalkıyor ve köşede Edge'e tekrardan BODY AVALANCHE! Sonrasında hızla iplerden sekiyor ve RUNNING CROSSBODY! FAKAT O DA NE!? EDGE'TE BUNA SPEAR'LA KARŞILIK VERİYOR! HAVADA ÇARPIŞIYORLARRRR! İKİSİ DE YERDE! ORTON VE BRAUN, KÖŞELERİNDE HIZLA TAG İSTİYORLAR! EDGE VE BRAY YERDE ACIYLA KIVRANIYORLAR! BRAY YAVAŞÇA KÖŞESİNE YÖNELİYOR! EDGE'TE AYNI ŞEKİLDE! ÖNCE BRAY, SONRA EDGE TAG'İ VERİYORLAR! BRAUN VE RANDY LEGAL!

26218-16629996187959-1920.jpg


İkili hızla ringe dalıyorlar! Orton, Braun'un üstüne koşuyor. Braun bir anda bir yumruk sallıyor fakat Orton bundan eğiliyor! Braun'un kafasına kafasına yumruklar! Braun sersemliyor. Bir yumruk daha sallıyor fakat Orton bundan da eğiliyor ve sağlam bir Dropkick'i oturtuyor! Braun kalkmaya çalışırken bir DDT ile Braun'u yere seriyor! Braun yine kalkmaya çalışıyor. Orton seyirciye dönüyor ve seyirciyi ateşliyor!!! RKO TIMEEEEEE!!! ORTON KOLLARINI AÇIYOR! SEYİRCİ ATEŞLENİYOR! ARKASINI DÖNÜP TAUNTUNU ATIYOR! BRAUN YAVAŞÇA KALKIYOR! ORTON BİR RKO!! HAYIR! BRAUN BUNU POWERSLAM'E ÇEVİRİYOR! RUNNING POWERSLAMM!! HAYIR! ORTON'DA BUNDAN KURTULUYOR VE BRAUN'U RINGPOST'A POSTALIYOR! BRAUN RİNGİN DEMİRLERİNE GİRİYOR! ORADAN ÇIKIYOR! YAVAŞÇA ORTON'A GELİYOR VE RRR-KKK-OOOOOOOOO!!!! TUŞA GİDİYOR! 1... 2....

RAW-06292009jg-0304_2326796.jpg


KICKOUTTT!!! ORTON İYİCE DELİRİYOR! HIZLA KÖŞEYE GEÇİYOR! PUNT KICK İÇİN HAZIRLANIYOR! BRAUN YAVAŞÇA KALKIYOR! O SIRADA EDGEE!! BİR ANDA ORTON'IN SIRTINDAN TAG ALIYOR! ORTON ŞAŞIRIYOR! EDGE HIZLA RİNGE GİRİYOR! SERİ BİR ŞEKİLDE İPTEN SEKİYOR VE SPEARRR!!

DiJ8ZOgWAAEKfkF.jpg


FAKAT O DA NE!? BRAUN BİR ANDA EDGE'İ POWERSLAM ŞEKLİNDE TUTUYOR VE RUNNING POWERSLAMMM!!! ARDINDAN ORTON'A DA SAĞLAM BİR BIG BOOT! HEMEN TUŞ DENİYOR! 1... 2...

3!!

Kazanan: The Wyatt Family (Braun Strowman & Bray Wyatt)

040_RAW_04042016hm__0093--3c875ab10ffd594b2d0759b2ba1fa121.0.0.1459960739.jpg


Bray Wyatt ringe giriyor ve dizlerinin üstüne çöküp kollarını iki yana açıyor! Erick Rowan'ın da ringe girmesiyle birlikte etraf kararıyor ve taunt atıyorlar.

HAYIR! O sırada Edge'i görüyorlar!! Kendisi ipleri tutarak kalkmaya çalışıyor! Rowan ve Braun seri bir şekilde Edge'e saldırıyor! Edge'i yere yatırıp hunharca yumrukluyorlar! Edge acıyla yerde kıvranırken Rowan ve Braun resmen tüm streslerini Edge'ten çıkartana kadar stompluyorlar Edge'i! Bray Wyatt ise onları seyrediyor. Ardından Edge'i yavaşça kaldırıyorlar..

maxresdefault.jpg


FAKAT O DA NE!? RANDY ELİNDE BİR SANDALYEYLE RİNGE DALIYOR! SANDALYEYİ BRAUN'UN SURATINA GEÇİRİYOR! BRAUN SERSEMLİYOR! BİR KERE DAHA VURUYOR! BRAUN YERE YIKILIYOR! O SIRADA ORTON'IN ELİNDEN ROWAN SANDALYEYİ ALIYOR! FAKAT ORTON'DAN BİR EYE POKE! ARDINDAN R-K-OOOOOO!!!! ORTON YERDEKİ SANDALYEYİ ALIYOR VE BRAY WYATT'I SÜZÜYOR! BRAY DİREKT OLARAK RİNG DIŞINA ÇIKIYOR!

Bray Wyatt ile Randy Orton uzaktan face to face atarlarken Bray kemeriyle birlikte yavaş yavaş geri çekiliyor. Randy Orton, Edge'i kaldırıyor ve el sıkışıyorlar!

RATED-RKO

Sonrasında birlikte iplere doğru yöneliyorlar ve ringin dışarısında onları seyreden Bray'e bakıyorlar... Bray'in gözlerinin içine bakıyorlar. Edge bağırıyor hatta.

cary2pf.jpg


Edge: (Kemeri işaret ediyor) O kemeri senden alacağım!

Bu yaşananların sonrasında şov son buluyor—

pjsl91j.jpg


RKO! EDGE'E RKO!

RATED-RKO

mau5vs0.jpg


Randy bunu yaparak, kemeri bırak- kemer maçını bile kimseyle bölüşmek istemediğini ve o kemeri kafaya koyduğunu gösteriyor! Yılan gibi Randy ile kahkaha atan Bray uzaktan bakışırken şov bitiyor.

𝐏𝐆𝐖 𝐏𝐀𝐘𝐁𝐀𝐂𝐊 #𝟖𝟑
Prestige Grand Wrestling LLC ™ 2025
All Rights Reserved
 
Anasayfa Üst Alt