RPG Rüzgarın Tesellisi


KALKTI!!!!

Ne Zaman?
Katılım
2 Tem 2023
Konular
78
Mesajlar
19,083
Beğeni sayısı
6,402
PG Nakit
2,415
Favori Güreşçi
John Cena
16 Haziran Pazartesi
WrestleMania'dan 1 Gün Sonra

Gösterişli kruvaziyerin en ücra köşesine çekilmiş, insanlardan uzak, sessizce kendini dinliyordu. Hayat tuhaf... Daha bir gün önce, tam da bu saatlerde, eşiyle birlikte Hawaii’ye giden bir uçağın koltuğunda olacağını sanıyordu. Oysa şimdi, son birkaç ayını çalan gerzek telaşların ardından yorgun düşmüş halde, devasa bir gemide yapayalnız evine dönüyordu. Denizi bilerek seçmişti. Ne zaman hayat karmakarışık hale gelse, o sonsuz maviye bakmak iyi geliyordu. Korkutucuydu belki, ama onu hep kendine getirirdi. Ona kim olduğunu hatırlatırdı yeniden, tekrar, ve tekrar. O bir gemiciydi. Tıpkı babası gibi… İki liman arasında, belirlenen rotadan sapmadan ilerleyen, dev dalgaların hırpalamasına direnen; su alsa da batmayan, ve yolda kalırsa onu kurtaracak ikinci bir şansı olmayan bir gemici. Bunu unutmuştu bir süredir. Şimdi fark ediyordu. Birine bağlanmak, bir anlamda kendinden uzaklaşmak demekti. Hele ki kara, denizden çok daha tehlikeli canavarları barındırıyorken... Burası daha iyiydi. Daha güvenliydi. Mavi örtü onu hiç yarı yolda bırakmamıştı. İnsanlarsa... Ah, o insanlar… İyi ki gökyüzünde uçamıyor, suyun altında nefes alamıyorlardı. Yoksa, onlardan ve bencil tuzaklarından nasıl kaçılırdı?

krbl58f.jpg


Bir gölgenin yaklaşmakta olduğunu fark etti Venis. Başını çevirdiğinde annesini gördü. Az önce biraz olsun yerine gelen keyfi, yeniden dağılıverdi. Hiçbir şey söylemedi. "Hoş geldin" demedi. Yüzüne bile bakmadı. Maya, suçsuzluğunu ispatlayamayacağını bilen biri gibi usulca yanına oturdu. Sessizce, birlikte manzarayı izlemeye başladılar. Deniz biraz kabarmıştı. Ufukta köpükler yükseliyor, dalgalar kıyıya hırçınca vuruyordu. Belki de, bu köpüklerin arkasında onları izleyen, Venis’in rahmetli babası, belki de onlara dalgalanmalarını fısıldayan oydu.

Maya Morley: Biliyorum, sana çok yanlış geliyorum şu an. Belki de öyleyim. Ama ne olursa olsun, bugün olmazsa yarın dağılacak bir aileyi kurmana göz yumamazdım.

Val Venis: Babam, onu senden kurtaracak kadar şefkatli bir anneye sahip olamadığı için şanssızdı, öyle değil mi? Zavallı, göz göre göre hata yaptı.

Maya Morley: Haklısın.

Venis, bir an için annesine döndü. Maya'nın bakışlarından ciddiyet akıyordu.

Maya Morley: Keşke hiç evlenmeseydik. Keşke oyalanmasaydık. Keşke birbirimize ait olmadığımızı daha erken anlayabilseydik. Keşke O da beni aldatmasaydı.

Venis beyninden vurulmuş gibi tekrar annesine döndü.

Maya Morley: Küçüktün Val, ne olduğunu anlayamayacak kadar küçüktün. Erkekler... Şu yalan işini pek beceremiyorlar. Babanın aylar süren yolculukları benim için ne kadar zorluysa onun için de öyleydi. Onu kaç defa yalan söylerken yakaladım. Farklı limanlarda sürekli gittiği kadınlar vardı... Sen de biliyorsun.

Venis cevap vermedi.

Maya Morley: Güven tek taraflı değildir... Onu severdim fakat güvenimi parçaladıktan sonra... Devam edemezdim. Bu, kendime yapacağım en büyük saygısızlık olurdu.

Val Venis: Ve sen de, onunla beraber bizi de terk ettin? İki küçük çocuğu öldürmek için yeterli gerekçe gerçekten.

Maya Morley: Pişmanım. Bunu sana anlatmaya çalıştım, sen o darmadağın barda, gözü dönmüş adamla dövüşürken bile. Hayatımın sonuna kadar da çabalarım. Babana duyduğum öfke yüzünden sizleri cezalandırmak... Bu kötülüğü hak etmiyordunuz. Kendimi hiç affetmeyeceğim.

Val Venis: Ne var biliyor musun Maya? Ne dersen de, kimseye güvenmiyorum. Sikiyim. Kimseye güvenmiyorum. Hepiniz küçük şeyler için büyük günahlar işlemiş berbat insanlarsınız. Sebep olduğunuz acıların gerçekliğinden bihaber koccccca bir ömür sürüyorsunuz. Sadece, büyük bir bok yediğini anlayacak kadar uzun yaşayanlarınız günün sonunda ortaya çıkıp eski defterleri açıyor. Ama o acıyı yaşayan sen değilsin Maya. Onu yaşayan ben bile değilim... 8-9 yaşlarındaki o küçük Val. Bunu bana anlatmak kolay. Hadi bir de tüm bunları o çocuğa anlat. Bu dehşeti 40 yıl boyunca taşıdığı kalbine, dokunabiliyorsan dokunmayı dene. Onun beynine gir, ikna et. Ama yapamazsın. Çünkü dünkü orospu ve diğer orospucuklar, bir kez daha gösterdi ki, bu dünya bir gram sadakati hak etmeyen orospularla dolu boktan bir dünya. Ahahaha, evet! Eserinizle gurur duyun. Bir paranoyak olduğumu mu düşünüyorsun? Sence paranoyak mıyım? Bana bir paranoyakmışım gibi bakıyorsun? Bir paranoyak mıyım? Hayır yani sence abartıyor muyum?

Maya endişelendi.

Val Venis: Ne düşünürsen düşün. Yıllar sonra en alakasız anlarımda karşıma çıktın. İki kuru özürle seni affetmemi mi bekliyorsun? Annesiz geçirdiğim o uzuuuun yıllar, eğer seni affedecek olursam, bana küserler. Bana küfrederler Maya! Sen de nasibini alırsın. Çünkü beni ben yapan o yıllardı. Yalnız hissettiğimde, sıkılıp bunaldığımda, yolumu kaybettiğimde... Başımı bu güvertenin şefkatli ahşap korkuluklarına yasladım. Beni teselli eden tek ses...

Venis işaret parmağını tehditvari bir şekilde sallayarak konuşuyordu. Konuşmanın alevi arttıkça elleri titremeye başladı. Sessizlikte, Maya'yla göz göze geldiğinde, nemlenmiş gözlerinin fark edilmesine aldırmadan devam etti.

Val Venis: Bu mavi toprağın üstünde özgürce esip gürleyen rüzgardı... Bu yüzden... Bana, günahlarından kurtulmuş bir bilgeymiş gibi vaaz verme. Bırak bunu yine senin yerine, rüzgar yapsın.

Ardına bakmadan güvertede ilerlediğinde yağmur da başlamıştı.
 
Oynadığınız Karakterin Adı
Val Venis
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi