- Katılım
- 2 Tem 2023
- Konular
- 1,221
- Mesajlar
- 9,643
- Beğeni sayısı
- 1,473
- PG Nakit
- 2,200
- Favori Güreşçi
- Yota Tsuji
- RPG Karakteri
- "Broken" Matt Hardy
1
15 Haziran (Pazar) yaklaşırken, Osaka-jō Hall’da düzenlenecek DOMINION 6.15 in OSAKA-JO HALL turnuvası artık kapıya dayandı. Bu günün Main Event’inde IWGP World Heavyweight Championship için mücadele edecek isim Shingo Takagi; semi-final’de ise IWGP Global Heavyweight Championship'ini savunacak olan Yota Tsuji... L.I.J’nin fiilen dağılmasıyla birlikte, şu anda Hiromu Takahashi ile birlikte ''unit’siz'' olduklarını ilan eden bu iki isim, yılın ilk yarısının kader noktası olan büyük mücadele öncesinde özel bir söyleşide bir araya geldi!
■ Shingo Takagi: ''(Dağıldığımızı) En çok hissettiğim an, Los Ingobernables LINE grubundan çıktığım andı galiba.''
— 5.4 Fukuoka’da Los Ingobernables de Japón fiilen dağıldı ve o günden bu yana biraz zaman geçti. Bu konuda bir şeyler hissetmeye başladınız mı?
Shingo Takagi: En çok hissettiğim an, Los Ingobernables’ın LINE grubundan çıkmak oldu galiba. “Artık tamamdır herhalde” diye düşündüm (gülerek).
Yota Tsuji: Ben hâlâ gruptan çıkmadım. Açıkçası sadece üşendiğim için (gülerek).
Shingo Takagi: Ben titiz bir adamımdır (gülerek). LINE’yi düzenlerken düşündüm ki, artık Naito (Tetsuya) ya da BUSHI’ye bir şey diyeceksem bireysel olarak yazabilirim. Yani çok da derin düşünmeden çıktım o gruptan.
— Peki Tsuji, sen L.I.J’nin dağılmasını ne kadar hissettin?
Yota Tsuji: Açıkçası pek hissetmedim. BEST OF THE SUPER Jr. sırasında maçlara çıktığımda, Hiromu-chan ya da Titán’la takım olmaya devam ettim. Zaten eskiden de özel hayatımda üyelerle çok vakit geçiren biri değildim. O yüzden hâlâ ''Los Ingobernables dağılmış ha'' hissine sahip değilim.
— BEST OF THE SUPER Jr. daha çok Junior’ların katıldığı bir seriydi. Belki de ilerideki turnelerde soyunma odasında her zaman yanında olan isimleri görmeyince bunu daha çok hissedersin.
Yota Tsuji: Belki öyle olur. BEST OF THE SUPER Jr.’da bir de ''bağımsızlar'' için özel bir soyunma odası hazırlanmıştı bu arada.
Shingo Takagi: Diğer unit’lerde bizden daha kıdemli güreşçiler oluyor ya da yabancı güreşçilere konuk gibi davranıldığından mıdır nedir, Los Ingobernables’in soyunma odası hep garip bir yerde olurdu. Salonun en ücra köşesinde, depo gibi bir yerde falan mesela (acı acı gülerek).
Yota Tsuji: Evet evet, Los Ingobernables’ın soyunma odası genelde böyle kenara atılmış olurdu (gülerek).
— Bu arada, 5.4 Fukuoka’da Naito ve BUSHI’nin New Japan’daki son maçından bu röportajın yapıldığı tarihe (30 Mayıs) kadar, o ikisiyle herhangi bir iletişiminiz oldu mu?
Yota Tsuji: Hayır, olmadı. Takagi-san, sen iletişime geçtin mi?
Takagi: Yok. Aslında ''Son kez hep birlikte Wrestling Dontaku’dan önce bir yemek yiyelim'' gibi bir muhabbet olmuştu ama bir türlü fırsat olmadı. Sonra da ''O zaman Dontaku bittikten sonra görüşürüz'' gibi oldu ama buraya kadar gelince artık o da olmayacak gibi.
Yota Tsuji: Şu saatten sonra ne konuşacağımızı da pek bilmiyorum açıkçası.
Shingo Takagi: Güncel durum paylaşsak bile bir anlamı olmaz gibi. Tabii ki ikisinin de durumunu önemsiyorum, sosyal medyadan takip ediyorum da.
— 5.4 Fukuoka’da ring dışında son bir etkileşim oldu mu?
Yota Tsuji: Hep birlikte fotoğraf çektirdik.
Shingo Takagi: Ben de zaten Animal Hamaguchi Dojo’dan bağlantım olan Naito ve BUSHI oradaydı, L.I.J’ye girmemin sebeplerinden biri de oydu. O yüzden maçtan önce ''Hep birlikte bir fotoğraf çekilelim'' diye rica ettim. Başta Naito’nun böyle şeylerden hoşlanmayacağını düşündüğüm için farklı bir bahaneyle çağırdım, o arada da… Böyle denk geldi işte (gülerek).
Yota Tsuji: Ahahahah!
— Maç öncesi ve sonrası, BUSHI daha duygusal görünüyordu.
Yota Tsuji: Evet, BUSHI-san’ın o kadar kolay gözyaşı dökeceğini hiç düşünmemiştim.
Shingo Takagi: Değil mi? Ben de onu daha soğukkanlı biri sanıyordum. Aklıma geldi şimdi, dağılma hissini gerçekten yaşadığım anlardan biri de buydu: 11 Mayıs’ta Iwanuma’da Hiromu’yla takım olduğumuzda, gong çalmadan önce eskiden yaptığımız rutini refleksle yapacak gibi oldum (göğsünü işaret ediyor), sonra ''Ha, doğrudan köşeye geçmem yeterli'' diye fark ettim (gülerek).
— Yumrukları tokuşturma pozundan bahsediyorsunuz.
Shingo Takagi: Evet. Taraftarlar bile çıkarken yumruğunu uzatıyor hâlâ ama ben özellikle karşılık vermemeyi tercih ettim. Gerçi ''asla yapmam'' gibi bir şey değil ama yani…
■ Yota Tsuji: ''Naito-san’ın olduğu Los Ingobernables’te kalsam, artık bundan daha yukarı çıkmamın zor olacağını bir şekilde hissediyordum...''
— Bazı medya organlarında da yer aldı, Naito ve BUSHI’nin ayrılık kararına dair L.I.J içinde geçen yılın sonlarından itibaren görüşmelerin yapıldığı söyleniyor. Sizin New Japan’da kalma nedeniniz neydi?
Shingo Takagi: Kendi 20 yıllık kariyerime baktığımda, bu kadar uzun süre yer aldığım başka bir unit hiç olmadı. Dürüst olmak gerekirse, ''Acaba hep L.I.J’de kalmak iyi mi?'' diye birkaç yıl öncesinden beri düşünüyordum. O yüzden bu unit'e çok sıkı sıkıya bağlı değildim. Ayrıca, ayrılsak bile ''bir gün, bir şekilde tekrar bir araya geliriz'' diye de düşünüyordum.
— Ne de olsa yollar ayrılsa bile, profesyonel güreş dünyasında ''yeniden buluşma'' pek de nadir bir şey değil.
Shingo Takagi: BUSHI konusunda da şöyle düşünüyorum; ''Eğer Naito bırakıyorsa, ben de bırakırım'' gibi onun kendince bir bağlılığı vardı herhalde. Çünkü Tetsuya Naito ile ringe çıkmadan önceki dönemlerden beri arkadaşlıkları vardı ve ona karşı özel bir bağlılığı olduğunu hissediyorum.
— Tsuji’nin de eninde sonunda L.I.J’den ayrılmayı düşündüğü söyleniyordu.
Yota Tsuji: Evet, doğru. Naito-san’ın olduğu Los Ingobernables’te kalsam, artık buradan daha yukarı çıkmamın zor olacağını hissediyordum. Bunu kötü anlamda söylemiyorum ama daha da yukarı gidebilmek için bir noktada bu unit’ten ayrılıp, kendi başıma bir şeyler yapmam gerektiğinin farkındaydım. Yani bu yıl içinde ya da belki gelecek yıl gibi bir zamanlamayla bunu planlıyordum kafamda.
— Tsuji, Young Lion döneminde yer aldığın ana kadro hariç tutulursa, bir unit’ten ayrılman bu sefer ilk kez oluyor değil mi?
Yota Tsuji: Evet, ilk defa.
— Takagi ise DRAGONGATE’deyken bunu defalarca deneyimlemişti, senin için bu tarz şeyler daha tanıdık diyebiliriz.
Shingo Takagi: Bu yüzden EVIL ya da SANADA ayrılmak için harekete geçtiğinde, dürüst olmak gerekirse içimden ''Ah, benden önce davrandılar!'' diye düşündüm (gülerek).
Yota Tsuji: Hahaha! Takagi-san, sen de zamanı kolluyordun demek?
Shingo Takagi: Ben de alışılmışın dışındaki durumları severim, işin güzel yerini yakalamak istiyordum. ''Ah, EVIL yaptı! Sırada ben mi varım, ne zaman giderim acaba...'' derken, ''Ah, SANADA da yaptı! Böylece Heavyweight sayısı azaldı, ben de elimden geleni yapayım'' falan diye düşünüyordum. Sonra Yota geldi ve sonunda bu unit, kariyerimin en uzun süren yer aldığı grubu oldu — tam 6 yıl 7 ay.
— Naito ve BUSHI’nin ayrılığı açıklandıktan sonra, hayranlar da ''Los Ingobernables de Japón'' isminin ne olacağına dair merak içindeydi. 5.4 Fukuoka’da Tsuji ''Belki de bir dönüm noktasıdır'' dedin, Takagi de ''Her şey bitti'' yorumu yaptı. Bundan sonra unit ismiyle ilgili nasıl bir konuşma geçti?
Shingo Takagi: Bu konuda Naito’yla bireysel düzeyde kısa bir sohbetim oldu ama herkesin bir araya gelip konuştuğu bir ortam hiç olmadı. O yüzden ''Ne olacak acaba?'' diye ben de düşündüm. Şahsen Los Ingobernables, Naito’nun Japonya’ya getirdiği bir şey olduğu için, ''Naito ortada yokken bizim bu ismi kullanmamız biraz tuhaf olur'' gibi bir düşüncem vardı. Tabii ki hayranların çeşitli fikirlerini de gördüm, ''Lütfen devam ettirin'' diyen sesler de geldi ama orada kendi düşüncemi ve stilimi korumak yönünde daha güçlü bir irade taşıdım.
— Tsuji, senin unit ismi konusundaki düşüncen nedir?
Yota Tsuji: Şu anda Takagi-san’ın söylediğiyle oldukça benzer düşünüyorum. Los Ingobernables de Japón denildiğinde, bu doğrudan ''Tetsuya Naito'' demek gibi bir şey. O yüzden, artık Tetsuya Naito yokken, bu ismi bizim ağzımıza almaya hakkımız var mı — bu soruyla başlıyoruz zaten. Bence biz bu ismi devralmamalıyız.
— Sonuç olarak BEST OF THE SUPER Jr. sırasında, New Japan’da kalan üyeler ''bağımsız'' olarak yer aldı. Ama ileriye dönük ne olacağı merak ediliyor.
Shingo Takagi: Naito ve BUSHI ayrıldı diye bizim de dağılıp gitmemiz, bana göre çok doğru bir şey değil. O yüzden şahsen birlikte çalışmaya devam edebilsek ne güzel olur diye düşünüyorum. Ama yeni bir unit ismi belirleme konusunda Yota’nın da, Hiromu’nun da görüşleri var, bunu birlikte konuşmamız gerekecek. Herkes farklı düşünüyor olabilir, zaten hepimizin kişiliği de çok baskın (gülerek).
Yota Tsuji: Fufufu.
— Takagi-san isim bulursa, bir anda çok Japonvari bir isim ortaya çıkabilir gibi.
Shingo Takagi: Aman aman, 43 yaşına gelmiş bir herifin çıkıp ''Ben yöneteceğim'' demesi hoş olmaz. Zaten geçmişte ''KAMIKAZE'' falan, ''AKATSUKI'' gibi her şeyi kendi kafama göre yapmışlığım var (gülerek).
Yota Tsuji: Öncelikle ben de Takagi-san’ın dediği gibi, Takagi-san’a ya da Hiromu-chan’a karşı bir düşmanlık taşımıyorum. Birlikte ilerleyebiliriz diye düşünüyorum. Elbette bir gün kendi unit’imi kurmak da isterim. Yeni unit ismiyle ilgili henüz hiçbir şey konuşulmuş değil, ama şu an ''bağımsız'' olmamız, bu hâlimizle de fena sayılmaz. Hatta bu biraz ilginç bile olabilir diye düşünüyorum.
■ Shingo Takagi: ''Bağımsız'' olmak şimdiye kadar kimsenin sahiplenmediği bir şeydi, o yüzden dikkat çekici bir yönü var ve ben de burada kendimi rahat hissediyorum.
— Hiromu, ''bağımsız'' olmanın verdiği özgürlüğü kullanarak hemen H.O.T’tan Yoshinobu Kanemaru'ya ve BC War Dogs’tan Gedo’ya birlikte hareket etme çağrısında bulundu. Bu da epey dikkat çekti.
Yota Tsuji: Evet, öyle gerçekten. Ben bu BEST OF THE SUPER Jr. boyunca sadece Hiromu-chan ve Titán’la takım oldum ama, Hiromu-chan gibi şeyler bağımsız olunca mümkün hâle geliyor. O yüzden bu hâlin de kendine göre eğlenceli bir tarafı var diye düşünüyorum.
— Mesela unit sınırlarını aşarak takım kurarsan ilginç olabileceğini düşündüğün bir isim var mı?
Yota Tsuji: Belki zamanı henüz değil ama Yota Tsuji & Yuya Uemura ikilisini, bir gün hayranlar görmek ister gibi hissediyorum. Bir de Gabe (Kidd) olabilir mesela...
— Bu epey ilgi çekecek bir şey olur gibi. Peki Takagi, senin bağımsız olduğun için kafanda canlandırdığın bir şey var mı?
Shingo Takagi: Bu ''bağımsız'' olayı şimdiye kadar kimsenin sahiplendiği bir kimlik değildi, o yüzden dikkat çekici ve rahat hissettiren bir tarafı var. Ayrıca biz hepimiz çok baskın karakterlere sahibiz, bu yüzden bir unit’in yönünü fazla katı biçimde belirlersek, o iş pek yürümez gibi geliyor. L.I.J de zaten oldukça serbest bir yapıdaydı — kostümden tut, her şey farklıydı. Şimdi geriye kalan bizler için de yine özgürlük daha iyi olabilir diye düşünüyorum.
— Yani herkesin bireysel karakterini öne çıkaracak bir yön çizmek daha iyi olur diyorsun.
Shingo Takagi: Şu anda Hiromu çok hareketli ama benim de farklı bağlantılarım var. Hatta sadece New Japan’la sınırlı kalmadan düşünmek bile biraz ilginç olabilir. Şöyle düşün; ''Bugün kim gelecek acaba?'' diye merak uyandıran, hayranların ilgisini çeken bir hareket başlatabilirsek, fena mı olur?
Yota Tsuji: Aslında son zamanlarda pek çok farklı isim New Japan’a katılmaya başladı. Benim yurt içindeki federasyonlarla çok bağlantım yok ama Takagi-san’ın pek çok yerle ilişkisi var. Benimse tam tersine, yurtdışında tanıştığım Zandokan Jr. (CMLL) gibi isimler var. Onları buraya getirip işin içine katmak da ilginç olabilir diye düşünüyorum.
— Bu arada, BEST OF THE SUPER Jr.'a Titán da katıldı. Bu L.I.J meselesiyle ilgili olarak onun tepkisi nasıldı?
Shingo Takagi: Titán’la arenanın tuvaletinde karşılaştığımızda ona ''Dónde, L.I.J?'' dedim, o da ''Hahahaha! Shingo-saaaan!'' diye kahkahayla güldü (gülerek). ''Dónde'' İspanyolcada ''Nerede?'' demek.
— Yani ''L.I.J nerelere gitti böyle?'' dedin ona.
Yota Tsuji: Titán için büyük bir sürpriz olmuştur bu tabii.
Shingo Takagi: Oysaki Titán, ''L.I.J'' logosu olan yepyeni bir maske bile yaptırmıştı ama olan biten hakkında kimse ona haber vermemişti (acı acı gülerek)... Ben bile -ki titiz biriyimdir- unutmuşum, özür borçluyum gerçekten. Ayrıca yakın zamanda vefat eden Sabu’yla ilgili de konuştuk. Titán’ın göğe işaret eden o pozu, aslında Sabu’ya duyduğu saygıdan kaynaklanıyor.
Yota Tsuji: Göğsündeki yara izi de öyle değil mi? Dışarıdan bakınca anlaşılmıyor ama hardcore maçlara da bayılıyor aslında.
Shingo Takagi: Ha, öyle miymiş? Japonya’ya tekrar geldiğinde, yine birlikte savaşmaya devam edelim isterim.
■ Yota Tsuji: Ben de açıkçası Ulitmo Guerrero’yla maç yapacağımı hiç düşünmezdim.
— Titán denince akla tabii ki Meksika geliyor. 20 Haziran yerel saatle Arena México’da düzenlenecek olan CMLL Presenta NJPW FANTASTICA MANIA Mexico 2025 etkinliğinde sen, Hiromu ve ek olarak Tsuji’nin de yer alacağı açıklandı. Bu zamanlamada L.I.J’nin köklerinin bulunduğu topraklara ayak basmanız biraz da kader gibi. Sanki bir anlamda bu, L.I.J’nin son bölümü havasını da taşıyor.
Yota Tsuji: Bu yüzden ben de sonradan kadroya eklendim zaten.
Shingo Takagi: Yota’nın, patron (Último Guerrero) ile tekli maça çıkacak olması da beni şaşırttı.
Yota Tsuji: Ben de açıkçası Último Guerrero’yla karşılaşacağımı hiç düşünmezdim.
— Takagi için bu, çok beklenen ilk Meksika çıkışı oluyor.
Shingo Takagi: Sonuçta L.I.J üyesiyim ama hiç Meksika’ya gitmemiş olmam hep içimde kalmıştı. Ayrıca orası, eski yuvam Tōryūmon’un da köklerinin bulunduğu yer. Henüz kesinleşmemiş maç kartları da var ama hepsi için heyecanlıyım. Bu dönemde Meksika’da vereceğimiz mücadeleyi, Japonya’daki hayranların da mutlaka takip etmesini isterim.
■ Shingo Takagi: Başka spor dallarında 40 yaş üstü bir sporcunun Main Event’te çıkıp şampiyonluk maçı yapması pek görülmez. Ama bu, profesyonel güreşin ne kadar derin bir spor olduğunu gösteriyor.
— 15 Haziran (Pazar) Osaka-jō Hall’da yapılacak şovda, Main Event’te Takagi, Hirooki Goto’nun IWGP World Heavyweight Championship'ine meydan okuyacak; Semi-final’de ise Tsuji, Gabe Kidd’e karşı IWGP Global Heavyweight Championship'ini savunacak. L.I.J’nin dağılmasının ardından bağımsız kalan bu iki isim, şovun ana ve yarı ana maçlarında yer alacak.
Shingo Takagi: Tabii ki benim için bir numaralı rakip Hirooki Goto ama bir yandan da semi-final’le olan rekabeti de kafamda taşıyorum. 20’li yaşlarımdayken, hep 30’larındaki ya da 40’larındaki adamların üst sıralarda maç yapıyor olması beni deli ediyordu. Büyük ihtimalle şu anki genç güreşçiler de aynı şeyi hissediyordur.
— Yani, gençliğindeki seninle aynı duygular.
Shingo Takagi: Profesyonel güreş dışında hiçbir spor dalında, 40’larındaki bir sporcunun Main Event’te çıkıp unvan maçı yapması kolay kolay görülmez. Ama işte bu, güreşin derinliğini yansıtıyor bence. ''Bu ikili ana maçta olmalı'' dedirtecek bir performans sergilemek istiyorum. Semi’yle olan bu iç rekabet açısından, geçen seneki G1 CLIMAX açılış maçı (20 Temmuz, Osaka Prefectural) gibi bir durum bu. O zaman ben Main’de Naito’yla karşılaşmıştım, Yota ise (KONOSUKE) Takeshita’yla değil mi?
Yota Tsuji: Evet, öyleydi.
Shingo Takagi: Maçtan önce bekleme alanındayken, Semi-final’de salon coşkuyla patlıyordu. O an ''Yooooshi!'' diye gaza geldim ama fazla yüklendiğim için maçın içeriği ne kadar iyi oldu emin değilim… Onu da Naito’nun üzerine atayım bari (gülerek). O herif yavaş ısınan bir tiptir. Neyse, bu maçta da aynı o anlamda, içsel bir motivasyonum yüksek yani.
— Tsuji, sen ne düşünüyorsun?
Yota Tsuji: Ben de Takagi-san gibi bir rekabet duygusu taşıyorum. Biz Semi-final’iz, yani Main’i gölgede bırakma niyetimiz var. Ama Gabe’le karşılaşıyor olduğum için, ''Takagi-san’dan daha ilginç bir maç yapacağım'' düşüncesinden çok, ''şu anki New Japan Pro-Wrestling’i göstereceğim'' düşüncesi daha ağır basıyor. Bu duygu, geçen sefer Osaka’da Gabe’le karşılaştığımda da aynıydı.
— 11 Şubat’ta Osaka Prefectural Gymnasium’daki IWGP Global Championship maçından söz ediyorsun. Sonuçta kıran kırana geçen mücadelenin ardından iki taraf da KO oldu ve Tsuji unvanını beraberlikle korudu.
Yota Tsuji: Orada ben ve Gabe’nin New Japan Pro-Wrestling’in zirvesinde yer alan iki isim olduğumuzu kanıtladığımızı düşünüyorum. Şimdi ise bu rövanşta o iki ismin nereye kadar gidebileceğini göstermek istiyorum. Üstelik yine Osaka’da, ama bu sefer iki katından da büyük bir arenada.
— Buradan itibaren her birinizin unvan maçlarına ayrı ayrı değinmek istiyorum. Takagi, senin 4 Mayıs Fukuoka’da Goto’ya meydan okuduğun mikrofon konuşman salonda büyük bir coşku yarattı. ''Omae wa ii yo na... Kemeri var, karısı var, çocuğu var, bir de Hon-tai gibi birUnit’i var. Peki ya ben? Ne kemerim var, ne karım ne çocuğum! Ve bugünle beraber artık unit’im de kalmadı!'' Sözlerin, içten gelen bir çaresizlikle yankılanmıştı...
Shingo Takagi: Yani, o konuşma biraz da salonun havasını çekmek için yaptığım bir şaka gibiydi aslında (gülerek).
Yota Tsuji: Ben de o konuşmayı duyunca ''Aslında doğru söylüyor'' diye düşündüm (gülerek).
Shingo Takagi: Hirooki Goto bu yıl Şubat’ta kemeri aldıktan sonra salonda hep ''Goto! Goto!'' tezahüratları yükseliyor. Ben de buna biraz olsun karşı durmak istedim, ''Bu böyle devam edemez'' dedim içimden. Mikrofon konuşmam da bu duygudan doğdu ama beklediğimden fazla yankı buldu.
Yota Tsuji: Hahahaha!
Shingo Takagi: Aslında orada asıl söylemek istediğim şey şuydu: ''Ne ailem var, ne unit’im… Ama benim en çok istediğim şey, New Japan’ın zirvesindeki kemer!'' Bir de şu var — önceki sefer World Heavyweight kemerini taktığımda 3. şampiyondum. Bu kez kazanırsam 13. olacağım. Yani tam 10 jenerasyon sonra tekrar almak gibi bir hedefim de var.
— Bu arada, Goto’yla da bu unvan maçı hakkında konuştuk. Senin mikrofon konuşmanla ilgili olarak şöyle dedi: ''Doğru kişiyi bulduğunda Takagi daha da güçlü olacak. Erkek, koruyacak bir şeyi olduğunda gerçek gücüne ulaşır.''
Shingo Takagi: Fufufu. Bu, kulağa mantıklı geliyor tabii. Ama ben DRAGONGATE’deyken, evlenince daha yumuşak, daha temkinli hâle gelen birçok ağabey gördüm. Ben öyle olmak istemiyorum. Hani ''yalnızlık güç verir'' derler ya — bana göre, illa ki birini koruyor olmak = güçlü olmak demek değil. Tam tersine, şu an kemerim yok, ailem yok, unit’im yok… Her şeyi geride bırakmış bir hâlde olduğum için, tüm gücümle saldırabilirim.
Yota Tsuji: Ben de şu anda Takagi-san’a oldukça yakın düşünüyorum.
Shingo Takagi: Oooh!
Yota Tsuji: Evlenen arkadaşlarımın hepsi de eski vahşetini kaybetti mesela (gülerek). Koruyacak şeylerin artması, bazen saldırgan olmayı da zorlaştırıyor.
Shingo Takagi: Osaka-jō’da tam da bu yüzden, hiçbir şeyi kaybedecek olmayan bir adamın gücünü göstermek istiyorum.
■ Shingo Takagi: Geçen yıl Eylül’de, kendi 20. yılımdan hemen önce Nagabuchi-san’la bizzat tanışma fırsatım oldu.
— Bu Goto maçı, NEW JAPAN CUP 2021'de 2. Tur’da (13 Mart, Aichi) Takagi’nin kazandığı maçtan bu yana yaklaşık 4 yıl 3 ay sonra gerçekleşecek. O zamana kadar olan karşılaşmalarda Takagi, 3 galibiyet ve 1 mağlubiyetle önde.
Shingo Takagi: Goto daha çok doğrudan gelen bir tiptir. Ben ise ilk bakışta doğrudan gibi görünüp aslında araya küçük sürprizler serpiştiren bir yapıya sahibim. Bu yüzden bana uygun bir rakip olduğunu düşünüyorum. Ama onun IWGP World Heavyweight Şampiyonu olduktan sonraki unvan maçlarına bakınca, dövüş perspektifinin ve çeşitliliğinin epey genişlediğini görüyorum, bu da onu hafife alınamayacak biri yapıyor. Tabii ben de bu 4 yılda kendi versiyonumu yükselttim. Kaybetmeyi hiç mi hiç düşünmüyorum.
— Goto, senin ağır sıklet olarak yükselişe geçtiğin dönemde kendisinin dışarıda bırakıldığını hissettiğini söylüyor. Bunu simgeleyen maçın da G1 CLIMAX 2019’un son resmi karşılaşması olduğunu belirtiyor. O maçta sen, açık sıklet kimliğiyle turnuvaya katılmıştın ve Goto’nun final şansını elinden almış, ardından da ağır sıklete resmen geçişini duyurmuştun.
Shingo Takagi: Vay be, her şeyi yattıktan sonra unutan Hirooki Goto’nun o maçı hatırlıyor olması şaşırtıcı.
— Doğrusu şu: Biz o maçı Goto’ya hatırlattık, o da ''Demek bu yüzden dışlanmış gibi hissetmişim hep!'' diyerek bir şeyleri yerine oturmuş gibi hissetti.
Shingo Takagi: Hahaha! Gördün mü, gördün mü?
Yota Tsuji: Detayları hatırlamasa da, bir iz olarak aklında kalmış demek ki (gülerek).
— Ama Goto, o maçtan sonra ''O herifin Japon ruhu sadece süs olsun diye var'' dediğini hâlâ hatırladığını söylüyor.
Shingo Takagi: Ama bak o zaman gerçekten ne kadar saf olduğunu düşünmüştüm. Çünkü o G1'den sonraki rövanşta (22 Eylül 2019, Kobe) ben ona yenildim. Ama maçtan sonra Backstage’de Goto elinde bir şişe Fransız şarabıyla kutlama yapıyordu!
— Fransa’nın en üst düzey şaraplarından biriymiş, o gün için özel getirtmiş.
Yota Tsuji: Hiç de ''Wa (Japon ruhu)'' değilmiş yani (gülerek).
Shingo Takagi: Yani o sahnede resmen şaşırdım, ''Orada Japon sake’si içilir be!'' dedim içimden (gülerek).
— Takagi ve Goto arasında Japon kültürü havasının dışında, ikinizin de dindar olması ve Tsuyoshi Nagabuchi hayranı olmanız gibi ortak noktalar da var.
Shingo Takagi: Aman canım, o adam konser falan izlememiştir. Ben senede bir kere falan mutlaka giderim.
— Yok yok, Goto da konsere gidiyormuş.
Shingo Takagi: Eeeeh? Gidiyor muymuş!?
— Goto çok ''Ben Nagabuchi hayranıyım'' diye ortalığa çıkmıyor ama, okul yıllarında Tonbo gibi şarkıları gitarla söyleyerek çalarmış. Hem de ağız armonikası eşliğinde! (gülerek)
Shingo Takagi: Eeeeh! Oha, bu bayağı iyiymiş.
Yota Tsuji: Hahahahaha!
Shingo Takagi: Ama ben geçen yıl Eylül’de, kendi 20. yıl dönümümden hemen önce Nagabuchi-san’la bizzat tanışma fırsatı buldum. O sırada Nagabuchi-san sağ koluma bakıp ''Güzel kas yapmışsın!'' dedi bana (gururla)!
— Resmen bir ''Nagabuchi üstünlük yarışı'' bu (gülerek).
Shingo Takagi: Tsuyoshi Nagabuchi’nin dokunduğu bu sağ kolu, Hirooki Goto’nun boynuna geçireceğim! ''Pumping Bomber with Tsuyoshi Nagabuchi'' gibi bir şey olacak bu (gülerek). Belki de ''STAY DREAM'', ''HOLD YOUR LAST CHANCE''den sonra üçüncü bir hareket de gelir ha? (sırıtış) Rakibi tamamen KO eden bir hareket olarak adını ''CLOSE YOUR EYES'' koyarım belki (gülerek).
— Goto’nun şu anki çıkışının başlangıç noktası, geçen yıl NEW JAPAN CUP finalinde Tsuji’yle yaptığı destansı mücadeleydi diyebiliriz.
Yota Tsuji: Kesinlikle öyle. O maç Pro-Wrestling Awards’ta yılın en iyi maçı (Best Bout) ödülünü de aldı zaten.
— Peki, Tsuji olarak Takagi ile Goto’nun bu IWGP World Heavyweight Şampiyonluk maçı hakkında ne düşünüyorsun?
Yota Tsuji: Her şeyden önce, IWGP World Heavyweight kemerinin Main Event’te yer alacak olması beni mutlu ediyor. Bu yıl iki Amerika şovunda (11 Nisan Chicago – Shota Umino, 9 Mayıs Ontario – Zack Sabre Jr.) bu kemer her defasında Semi-final’e ''düşürülmüştü''. Bu kez Takagi-san’ın meydan okuyucu olması sayesinde asıl yeri olan Main Event’e taşındı diyebiliriz.
Shingo Takagi: Peki Yota, sence benle Goto’nun maçı nasıl bir mücadele olacak?
Yota Tsuji: Gözümde şöyle bir görüntü canlanıyor; maçın başından itibaren Takagi-san’ın tek taraflı baskın olduğu bir senaryo. Goto-san belli anlarda karşılık verir ama Takagi-san’ın ivmesi karşısında sürekli geride kalan bir yapı olur gibi geliyor bana.
Shingo Takagi: … Bunu böyle dinleyince, son anda ben kaybedecekmişim gibi bir his geliyor (acı acı gülerek). Ama güzel bir tavsiye oldu bu. Hımm…
Yota Tsuji: Goto’nun karşılık verdiği o ''nokta atışı anlar'' bastırılabilirse, sen onu tamamen ezip geçebilirsin gibi duruyor.
Shingo Takagi: Anladım. İkimiz de deneyimliyiz ama kısa sürecek bir savaşta Hirooki Goto avantajlı olabilir. Ne kadar uzarsa, o kadar benim lehime döner gibi hissediyorum.
■ Yota Tsuji: Gabe’le Young Lion günlerinden gelen bir hesaplaşmamız da var. Bu yüzden önceki maçtan daha üst düzey bir mücadele verip, New Japan’ın dünyaya gururla sunabileceği en iyi karşılaşmalardan birine imza atmak istiyorum.
— Peki, Tsuji ile Gabe’in IWGP Global Heavweight Şampiyonluk maçına gelirsek, şu anki Gabe hakkında ne düşünüyorsun?
Yota Tsuji: Önceki Osaka maçımıza kıyasla, Gabe’nin şu anki durumu biraz farklı bence. AEW’de de sahne aldı ve adını biraz daha duyurdu diyebiliriz. Ama bu tür detayları bir kenara koyarsak, onunla aramızda Young Lion döneminden gelen bir hesap var. O yüzden önceki maçtan da daha iyi bir karşılaşma çıkarıp, New Japan’ın dünyaya gururla sunabileceği en üst düzey kartlardan birini oluşturmak istiyorum.
— Gabe deyince, 3 Mayıs Fukuoka’da BC War Dogs ile H.O.T arasında yapılan Dog Pound Cage Match’te sergilediği o vahşi yön tekrar ön plana çıktı.
Yota Tsuji: Açıkçası ben o tarz hardcore maçları pek sevmem. Yapılmamalı demiyorum ama, IWGP gibi bir kemerin olduğu maçta masa, sandalye gibi şeylerin işin içine girmesini istemem. Gabe’yi kontrol etmek kolay değil ama, yine de o tür şeylerden uzak durmasını isterim.
— Tsuji ile Gabe’nin gerçekten kafa kafaya bir rekabeti var. Young Lion döneminde aranızda 9 galibiyet, 9 mağlubiyet ve 1 beraberlik var. Sonrasında sen geri döndükten sonra G1 CLIMAX 2023’teki resmi maçta (5 Ağustos, Osaka) galip gelen taraf sen olmuştun.
Yota Tsuji: ''Yerine geçen'' olarak ağabeyim Shota sahneye çıkmıştı o zaman (gülerek). Ardından Osaka’daki son maçta berabere kaldık. Şimdi Gabe’le olan istatistikleri duyunca ''Vay be, gerçekten bu kadar başa baş gitmişiz'' diye yeniden fark ettim.
— Gençlik döneminden beri, Yuya Uemura ile birlikte seninle en çok uyuşan rakiplerden biri de Gabe miydi?
Yota Tsuji: Evet, öyle denebilir. Uemura’nın güreş temelli bir altyapısı var, bense hiç güreş geçmişi olmayan biriyim. Bu yüzden onunla karşılaştığımda başlangıçta zorlanmıştım. Ama Gabe’le karşılaştığımda, onunla daha serbestçe ve içten mücadele edebiliyordum. Ayrıca onun İngiltere’den Japonya’ya gelip sıfırdan Young Lion olarak yeniden debut yapmasını da dürüstçe takdir ediyorum.
— Sonrasında senin geri dönüş yaptığın döneme yakın bir zamanlamayla Gabe, BC War Dogs çatısı altında vahşi bir dövüş stiline geçiş yaptı ve ön plana çıkmaya başladı. Bu dönüşümünü nasıl karşıladın?
Yota Tsuji: Eskiden teknik bir güreşçiydi, şimdi ise bambaşka bir profile büründü. Böyle biriyle pek dövüşmek istemezdim açıkçası. Ama benle karşı karşıya geldiğinde biraz farklı bir karakter çıkıyor ortaya. Temeli sağlam olduğu için, şu anki stiline de o geçmişi yansıyor gibi hissediyorum.
— Takagi, sen de Gabe’le 2024’te NEW JAPAN CUP, NEVER Openweight Şampiyonluk maçı ve G1 CLIMAX’te üç kez teke tek karşılaştın. Hepsi sert geçen savaşlardı. Gabe hakkındaki izlenimin nedir?
Shingo Takagi: Bence şu anda yabancı güreşçiler arasında en formda olanı kesinlikle Gabe.
Yota Tsuji: Ben Gabe’le dövüşürken hep şu hissi alıyorum: ''Bu adam Takagi-san’dan bayağı etkilenmiş.''.
Shingo Takagi: Hmm… Evet, Gabe olsun, Henare olsun — benimle çarpışıp delicesine savaştıktan sonra mutlaka bir şeyler almışlardır diye düşünüyorum. Şimdi geriye dönüp bakınca, Gabe daha Young Lion dönemindeyken bana karşı çıktığında inanılmaz motive görünüyordu. O zaman ''Acaba bu herif beni sevmiyor mu?'' diye bile düşündüm (acı acı gülerek).
Yota Tsuji: Hahahaha!
Shingo Takagi: Doğruya doğru, Gabe’ye bakınca ''bana benziyor'' dediğim anlar oluyor. Ama her şeyi bir araya getirip kendine has bir güreşçi profili oluşturarak bugün geldiği noktaya ulaşmış belli ki.
— Takagi, sen sadece Gabe’le değil, Shota Umino, Yuya Uemura, Oleg Boltin ve Takeshita gibi yeni nesil olarak anılan pek çok isimle de teke tek maç yaptın. Bu yeni jenerasyondan Gabe ile Tsuji arasında olacak IWGP Global şampiyonluk maçını nasıl görüyorsun?
Shingo Takagi: Main Event’te olan biri olarak söyleyeyim: Bu kart bizim için bir tehdit. Çünkü biz sadece rakiplerimize değil, seyircinin tepkisine de bakıyoruz. O açıdan bakarsan, 4 Mayıs Fukuoka’da Shota’yla yaptığım maçta, seyirciyle bağlantı kurmakta zorlandık. ''Bu ben değilim'' dediğim bir andı. Bu kez Main ve Semi-final birbirinden tamamen farklı tarzlarda maçlar olacak gibi hissediyorum.
Yota Tsuji: Muhtemelen öyle olacak. Semi-final daha gergin bir atmosferde geçecek gibi geliyor bana.
Shingo Takagi: Kin, nefret gibi duygular açısından bakarsak, sizin maç daha sert, daha çatışmalı olacak.
■ Yota Tsuji: Eğer üçümüz de sonuç alırsak, herkes ''Ben de bağımsız olmak istiyorum'' diyebilir. Gerçi bağımsız dediğin bir gruba katılmak gibi bir şey değil tabii (gülerek).
— Eğer bu noktada Takagi kemeri kazanır ve Tsuji de unvanını korursa, bağımsız olan iki isim birden şampiyon olacak demektir.
Yota Tsuji: ''Bağımsızlar en güçlüdür'' teorisi olur bu (gülerek).
Shingo Takagi: Bu gerçekten eğlenceli bir fikir! O yüzden de bunu başarmak istiyorum. Hiromu BEST OF THE SUPER Jr.’u kazanamadı ama onun böyle kolayca havlu atacak biri olmadığını biliyoruz. Naito ve BUSHI gittikten sonra, bizim gücümüz ya da aldığımız ilgi azaldı gibi görünmesini istemem.
Yota Tsuji: Eğer üçümüz de başarı elde edersek, herkes ''Ben de bağımsız olmak istiyorum'' diyebilir. Gerçi bağımsızlık dediğin bir gruba katılmak değil ya (gülerek). Şahsen ikimizin de şampiyon olarak G1 CLIMAX’a katılmasını isterim. Bloklara göre ayarlanırsa, şampiyonlar arası bir maçın gerçekleşme ihtimali de olur.
— Zaten siz daha önce sadece Tsuji’nin Young Lion olduğu dönemde karşılaştınız. İkiniz de kemerle ringe çıktığında gerçekleşecek bir maç, kesinlikle büyük ilgi çeker.
Shingo Takagi: Harika olur! Sadece doğrudan karşılaşmada değil, diğer resmi maçlarda da şampiyonlar olarak sürekli karşılaştırılacağız. Eğlenceli bir rekabet çıkar ortaya.
— Takagi için Tsuji’nin varlığı ne ifade ediyor?
Shingo Takagi: Güven veren bir adam. Yaş olarak aramızda neredeyse bir kuşak farkı var ama sanki aynı jenerasyondan gibiyiz. Onun maçlarını izlerken ben de birçok şey öğreniyorum, bana ilham veriyor. Fiziksel olarak güçlü olması bir yana, güreşe ve genel hayata dair düşünceleri de ilginç geliyor bana.
— Tersine, Tsuji için Takagi ne anlam ifade ediyor?
Yota Tsuji: Tabii ki güvenilir bir ağabey figürü. Naito-san hep ''Takagi gürültücü, çok konuşur'' derdi ama ben Backstage'de Takagi-san oradaysa daha rahat hissediyorum (gülerek). Maçlarda da seyircinin atmosferini oluşturma konusunda en iyi isimlerden biri. Ama aynı zamanda benim mutlaka aşmam gereken bir isim olduğunu da düşünüyorum.
— Aranızdaki ilişki, kuşak farkını aşmış ama karşılıklı saygı ve rekabet üzerine kurulu bir bağ gibi görünüyor. Bu arada, Osaka-jō denince akla şu geliyor: Takagi DOMINION 2021'de ilk kez şampiyon olduğunda, kemeri beline takan kişi o dönem genç isim olan Tsuji’ydi, değil mi?
Shingo Takagi: Evet, evet. Red Shoes Unno hakem bana kemeri taktığında gevşek kalmıştı, bu yüzden mikrofonla konuşmamı yarıda kestim ve sekonderde olan Yota’yı çağırıp tekrar taktırmıştım...
Yota Tsuji: Öyle bir şey olmuştu gerçekten (gülerek).
Shingo Takagi: İşte o olaydan dört yıl sonra, ikimiz de IWGP ismini taşıyan kemerler için ringe çıkıp galip gelirsek, harika olur! Ayrıca, ben World Heavyweight kemerini ilk kez taktığımda pandemi dönemiydi ve oldukça sessiz, sade bir şampiyonluktu. Bu kez ortamın iyice ısınmış olduğu bir atmosferde o kemeri kazanmak istiyorum, içimde güçlü bir istek var.
— Finalde, ikinizin de kemerleriyle birlikte yan yana durduğu bir kapanış görmemiz de mümkün olabilir yani?
Shingo Takagi: O zaman ben Yota’nın beline kemeri takarım artık.
Yota Tsuji: Gerçekten mi, kemeri sen mi bağlayacaksın? O zaman karşılıklı birbirimize kemerleri takalım (gülerek)!
(Bitti)
Kaynak
■ Shingo Takagi: ''(Dağıldığımızı) En çok hissettiğim an, Los Ingobernables LINE grubundan çıktığım andı galiba.''
— 5.4 Fukuoka’da Los Ingobernables de Japón fiilen dağıldı ve o günden bu yana biraz zaman geçti. Bu konuda bir şeyler hissetmeye başladınız mı?
Shingo Takagi: En çok hissettiğim an, Los Ingobernables’ın LINE grubundan çıkmak oldu galiba. “Artık tamamdır herhalde” diye düşündüm (gülerek).
Yota Tsuji: Ben hâlâ gruptan çıkmadım. Açıkçası sadece üşendiğim için (gülerek).
Shingo Takagi: Ben titiz bir adamımdır (gülerek). LINE’yi düzenlerken düşündüm ki, artık Naito (Tetsuya) ya da BUSHI’ye bir şey diyeceksem bireysel olarak yazabilirim. Yani çok da derin düşünmeden çıktım o gruptan.
— Peki Tsuji, sen L.I.J’nin dağılmasını ne kadar hissettin?
Yota Tsuji: Açıkçası pek hissetmedim. BEST OF THE SUPER Jr. sırasında maçlara çıktığımda, Hiromu-chan ya da Titán’la takım olmaya devam ettim. Zaten eskiden de özel hayatımda üyelerle çok vakit geçiren biri değildim. O yüzden hâlâ ''Los Ingobernables dağılmış ha'' hissine sahip değilim.
— BEST OF THE SUPER Jr. daha çok Junior’ların katıldığı bir seriydi. Belki de ilerideki turnelerde soyunma odasında her zaman yanında olan isimleri görmeyince bunu daha çok hissedersin.
Yota Tsuji: Belki öyle olur. BEST OF THE SUPER Jr.’da bir de ''bağımsızlar'' için özel bir soyunma odası hazırlanmıştı bu arada.
Shingo Takagi: Diğer unit’lerde bizden daha kıdemli güreşçiler oluyor ya da yabancı güreşçilere konuk gibi davranıldığından mıdır nedir, Los Ingobernables’in soyunma odası hep garip bir yerde olurdu. Salonun en ücra köşesinde, depo gibi bir yerde falan mesela (acı acı gülerek).
Yota Tsuji: Evet evet, Los Ingobernables’ın soyunma odası genelde böyle kenara atılmış olurdu (gülerek).
— Bu arada, 5.4 Fukuoka’da Naito ve BUSHI’nin New Japan’daki son maçından bu röportajın yapıldığı tarihe (30 Mayıs) kadar, o ikisiyle herhangi bir iletişiminiz oldu mu?
Yota Tsuji: Hayır, olmadı. Takagi-san, sen iletişime geçtin mi?
Takagi: Yok. Aslında ''Son kez hep birlikte Wrestling Dontaku’dan önce bir yemek yiyelim'' gibi bir muhabbet olmuştu ama bir türlü fırsat olmadı. Sonra da ''O zaman Dontaku bittikten sonra görüşürüz'' gibi oldu ama buraya kadar gelince artık o da olmayacak gibi.
Yota Tsuji: Şu saatten sonra ne konuşacağımızı da pek bilmiyorum açıkçası.
Shingo Takagi: Güncel durum paylaşsak bile bir anlamı olmaz gibi. Tabii ki ikisinin de durumunu önemsiyorum, sosyal medyadan takip ediyorum da.
— 5.4 Fukuoka’da ring dışında son bir etkileşim oldu mu?
Yota Tsuji: Hep birlikte fotoğraf çektirdik.
Shingo Takagi: Ben de zaten Animal Hamaguchi Dojo’dan bağlantım olan Naito ve BUSHI oradaydı, L.I.J’ye girmemin sebeplerinden biri de oydu. O yüzden maçtan önce ''Hep birlikte bir fotoğraf çekilelim'' diye rica ettim. Başta Naito’nun böyle şeylerden hoşlanmayacağını düşündüğüm için farklı bir bahaneyle çağırdım, o arada da… Böyle denk geldi işte (gülerek).
Yota Tsuji: Ahahahah!
— Maç öncesi ve sonrası, BUSHI daha duygusal görünüyordu.
Yota Tsuji: Evet, BUSHI-san’ın o kadar kolay gözyaşı dökeceğini hiç düşünmemiştim.
Shingo Takagi: Değil mi? Ben de onu daha soğukkanlı biri sanıyordum. Aklıma geldi şimdi, dağılma hissini gerçekten yaşadığım anlardan biri de buydu: 11 Mayıs’ta Iwanuma’da Hiromu’yla takım olduğumuzda, gong çalmadan önce eskiden yaptığımız rutini refleksle yapacak gibi oldum (göğsünü işaret ediyor), sonra ''Ha, doğrudan köşeye geçmem yeterli'' diye fark ettim (gülerek).
— Yumrukları tokuşturma pozundan bahsediyorsunuz.
Shingo Takagi: Evet. Taraftarlar bile çıkarken yumruğunu uzatıyor hâlâ ama ben özellikle karşılık vermemeyi tercih ettim. Gerçi ''asla yapmam'' gibi bir şey değil ama yani…
■ Yota Tsuji: ''Naito-san’ın olduğu Los Ingobernables’te kalsam, artık bundan daha yukarı çıkmamın zor olacağını bir şekilde hissediyordum...''
— Bazı medya organlarında da yer aldı, Naito ve BUSHI’nin ayrılık kararına dair L.I.J içinde geçen yılın sonlarından itibaren görüşmelerin yapıldığı söyleniyor. Sizin New Japan’da kalma nedeniniz neydi?
Shingo Takagi: Kendi 20 yıllık kariyerime baktığımda, bu kadar uzun süre yer aldığım başka bir unit hiç olmadı. Dürüst olmak gerekirse, ''Acaba hep L.I.J’de kalmak iyi mi?'' diye birkaç yıl öncesinden beri düşünüyordum. O yüzden bu unit'e çok sıkı sıkıya bağlı değildim. Ayrıca, ayrılsak bile ''bir gün, bir şekilde tekrar bir araya geliriz'' diye de düşünüyordum.
— Ne de olsa yollar ayrılsa bile, profesyonel güreş dünyasında ''yeniden buluşma'' pek de nadir bir şey değil.
Shingo Takagi: BUSHI konusunda da şöyle düşünüyorum; ''Eğer Naito bırakıyorsa, ben de bırakırım'' gibi onun kendince bir bağlılığı vardı herhalde. Çünkü Tetsuya Naito ile ringe çıkmadan önceki dönemlerden beri arkadaşlıkları vardı ve ona karşı özel bir bağlılığı olduğunu hissediyorum.
— Tsuji’nin de eninde sonunda L.I.J’den ayrılmayı düşündüğü söyleniyordu.
Yota Tsuji: Evet, doğru. Naito-san’ın olduğu Los Ingobernables’te kalsam, artık buradan daha yukarı çıkmamın zor olacağını hissediyordum. Bunu kötü anlamda söylemiyorum ama daha da yukarı gidebilmek için bir noktada bu unit’ten ayrılıp, kendi başıma bir şeyler yapmam gerektiğinin farkındaydım. Yani bu yıl içinde ya da belki gelecek yıl gibi bir zamanlamayla bunu planlıyordum kafamda.
— Tsuji, Young Lion döneminde yer aldığın ana kadro hariç tutulursa, bir unit’ten ayrılman bu sefer ilk kez oluyor değil mi?
Yota Tsuji: Evet, ilk defa.
— Takagi ise DRAGONGATE’deyken bunu defalarca deneyimlemişti, senin için bu tarz şeyler daha tanıdık diyebiliriz.
Shingo Takagi: Bu yüzden EVIL ya da SANADA ayrılmak için harekete geçtiğinde, dürüst olmak gerekirse içimden ''Ah, benden önce davrandılar!'' diye düşündüm (gülerek).
Yota Tsuji: Hahaha! Takagi-san, sen de zamanı kolluyordun demek?
Shingo Takagi: Ben de alışılmışın dışındaki durumları severim, işin güzel yerini yakalamak istiyordum. ''Ah, EVIL yaptı! Sırada ben mi varım, ne zaman giderim acaba...'' derken, ''Ah, SANADA da yaptı! Böylece Heavyweight sayısı azaldı, ben de elimden geleni yapayım'' falan diye düşünüyordum. Sonra Yota geldi ve sonunda bu unit, kariyerimin en uzun süren yer aldığı grubu oldu — tam 6 yıl 7 ay.
— Naito ve BUSHI’nin ayrılığı açıklandıktan sonra, hayranlar da ''Los Ingobernables de Japón'' isminin ne olacağına dair merak içindeydi. 5.4 Fukuoka’da Tsuji ''Belki de bir dönüm noktasıdır'' dedin, Takagi de ''Her şey bitti'' yorumu yaptı. Bundan sonra unit ismiyle ilgili nasıl bir konuşma geçti?
Shingo Takagi: Bu konuda Naito’yla bireysel düzeyde kısa bir sohbetim oldu ama herkesin bir araya gelip konuştuğu bir ortam hiç olmadı. O yüzden ''Ne olacak acaba?'' diye ben de düşündüm. Şahsen Los Ingobernables, Naito’nun Japonya’ya getirdiği bir şey olduğu için, ''Naito ortada yokken bizim bu ismi kullanmamız biraz tuhaf olur'' gibi bir düşüncem vardı. Tabii ki hayranların çeşitli fikirlerini de gördüm, ''Lütfen devam ettirin'' diyen sesler de geldi ama orada kendi düşüncemi ve stilimi korumak yönünde daha güçlü bir irade taşıdım.
— Tsuji, senin unit ismi konusundaki düşüncen nedir?
Yota Tsuji: Şu anda Takagi-san’ın söylediğiyle oldukça benzer düşünüyorum. Los Ingobernables de Japón denildiğinde, bu doğrudan ''Tetsuya Naito'' demek gibi bir şey. O yüzden, artık Tetsuya Naito yokken, bu ismi bizim ağzımıza almaya hakkımız var mı — bu soruyla başlıyoruz zaten. Bence biz bu ismi devralmamalıyız.
— Sonuç olarak BEST OF THE SUPER Jr. sırasında, New Japan’da kalan üyeler ''bağımsız'' olarak yer aldı. Ama ileriye dönük ne olacağı merak ediliyor.
Shingo Takagi: Naito ve BUSHI ayrıldı diye bizim de dağılıp gitmemiz, bana göre çok doğru bir şey değil. O yüzden şahsen birlikte çalışmaya devam edebilsek ne güzel olur diye düşünüyorum. Ama yeni bir unit ismi belirleme konusunda Yota’nın da, Hiromu’nun da görüşleri var, bunu birlikte konuşmamız gerekecek. Herkes farklı düşünüyor olabilir, zaten hepimizin kişiliği de çok baskın (gülerek).
Yota Tsuji: Fufufu.
— Takagi-san isim bulursa, bir anda çok Japonvari bir isim ortaya çıkabilir gibi.
Shingo Takagi: Aman aman, 43 yaşına gelmiş bir herifin çıkıp ''Ben yöneteceğim'' demesi hoş olmaz. Zaten geçmişte ''KAMIKAZE'' falan, ''AKATSUKI'' gibi her şeyi kendi kafama göre yapmışlığım var (gülerek).
Yota Tsuji: Öncelikle ben de Takagi-san’ın dediği gibi, Takagi-san’a ya da Hiromu-chan’a karşı bir düşmanlık taşımıyorum. Birlikte ilerleyebiliriz diye düşünüyorum. Elbette bir gün kendi unit’imi kurmak da isterim. Yeni unit ismiyle ilgili henüz hiçbir şey konuşulmuş değil, ama şu an ''bağımsız'' olmamız, bu hâlimizle de fena sayılmaz. Hatta bu biraz ilginç bile olabilir diye düşünüyorum.
■ Shingo Takagi: ''Bağımsız'' olmak şimdiye kadar kimsenin sahiplenmediği bir şeydi, o yüzden dikkat çekici bir yönü var ve ben de burada kendimi rahat hissediyorum.
— Hiromu, ''bağımsız'' olmanın verdiği özgürlüğü kullanarak hemen H.O.T’tan Yoshinobu Kanemaru'ya ve BC War Dogs’tan Gedo’ya birlikte hareket etme çağrısında bulundu. Bu da epey dikkat çekti.
Yota Tsuji: Evet, öyle gerçekten. Ben bu BEST OF THE SUPER Jr. boyunca sadece Hiromu-chan ve Titán’la takım oldum ama, Hiromu-chan gibi şeyler bağımsız olunca mümkün hâle geliyor. O yüzden bu hâlin de kendine göre eğlenceli bir tarafı var diye düşünüyorum.
— Mesela unit sınırlarını aşarak takım kurarsan ilginç olabileceğini düşündüğün bir isim var mı?
Yota Tsuji: Belki zamanı henüz değil ama Yota Tsuji & Yuya Uemura ikilisini, bir gün hayranlar görmek ister gibi hissediyorum. Bir de Gabe (Kidd) olabilir mesela...
— Bu epey ilgi çekecek bir şey olur gibi. Peki Takagi, senin bağımsız olduğun için kafanda canlandırdığın bir şey var mı?
Shingo Takagi: Bu ''bağımsız'' olayı şimdiye kadar kimsenin sahiplendiği bir kimlik değildi, o yüzden dikkat çekici ve rahat hissettiren bir tarafı var. Ayrıca biz hepimiz çok baskın karakterlere sahibiz, bu yüzden bir unit’in yönünü fazla katı biçimde belirlersek, o iş pek yürümez gibi geliyor. L.I.J de zaten oldukça serbest bir yapıdaydı — kostümden tut, her şey farklıydı. Şimdi geriye kalan bizler için de yine özgürlük daha iyi olabilir diye düşünüyorum.
— Yani herkesin bireysel karakterini öne çıkaracak bir yön çizmek daha iyi olur diyorsun.
Shingo Takagi: Şu anda Hiromu çok hareketli ama benim de farklı bağlantılarım var. Hatta sadece New Japan’la sınırlı kalmadan düşünmek bile biraz ilginç olabilir. Şöyle düşün; ''Bugün kim gelecek acaba?'' diye merak uyandıran, hayranların ilgisini çeken bir hareket başlatabilirsek, fena mı olur?
Yota Tsuji: Aslında son zamanlarda pek çok farklı isim New Japan’a katılmaya başladı. Benim yurt içindeki federasyonlarla çok bağlantım yok ama Takagi-san’ın pek çok yerle ilişkisi var. Benimse tam tersine, yurtdışında tanıştığım Zandokan Jr. (CMLL) gibi isimler var. Onları buraya getirip işin içine katmak da ilginç olabilir diye düşünüyorum.
— Bu arada, BEST OF THE SUPER Jr.'a Titán da katıldı. Bu L.I.J meselesiyle ilgili olarak onun tepkisi nasıldı?
Shingo Takagi: Titán’la arenanın tuvaletinde karşılaştığımızda ona ''Dónde, L.I.J?'' dedim, o da ''Hahahaha! Shingo-saaaan!'' diye kahkahayla güldü (gülerek). ''Dónde'' İspanyolcada ''Nerede?'' demek.
— Yani ''L.I.J nerelere gitti böyle?'' dedin ona.
Yota Tsuji: Titán için büyük bir sürpriz olmuştur bu tabii.
Shingo Takagi: Oysaki Titán, ''L.I.J'' logosu olan yepyeni bir maske bile yaptırmıştı ama olan biten hakkında kimse ona haber vermemişti (acı acı gülerek)... Ben bile -ki titiz biriyimdir- unutmuşum, özür borçluyum gerçekten. Ayrıca yakın zamanda vefat eden Sabu’yla ilgili de konuştuk. Titán’ın göğe işaret eden o pozu, aslında Sabu’ya duyduğu saygıdan kaynaklanıyor.
Yota Tsuji: Göğsündeki yara izi de öyle değil mi? Dışarıdan bakınca anlaşılmıyor ama hardcore maçlara da bayılıyor aslında.
Shingo Takagi: Ha, öyle miymiş? Japonya’ya tekrar geldiğinde, yine birlikte savaşmaya devam edelim isterim.
■ Yota Tsuji: Ben de açıkçası Ulitmo Guerrero’yla maç yapacağımı hiç düşünmezdim.
— Titán denince akla tabii ki Meksika geliyor. 20 Haziran yerel saatle Arena México’da düzenlenecek olan CMLL Presenta NJPW FANTASTICA MANIA Mexico 2025 etkinliğinde sen, Hiromu ve ek olarak Tsuji’nin de yer alacağı açıklandı. Bu zamanlamada L.I.J’nin köklerinin bulunduğu topraklara ayak basmanız biraz da kader gibi. Sanki bir anlamda bu, L.I.J’nin son bölümü havasını da taşıyor.
Yota Tsuji: Bu yüzden ben de sonradan kadroya eklendim zaten.
Shingo Takagi: Yota’nın, patron (Último Guerrero) ile tekli maça çıkacak olması da beni şaşırttı.
Yota Tsuji: Ben de açıkçası Último Guerrero’yla karşılaşacağımı hiç düşünmezdim.
— Takagi için bu, çok beklenen ilk Meksika çıkışı oluyor.
Shingo Takagi: Sonuçta L.I.J üyesiyim ama hiç Meksika’ya gitmemiş olmam hep içimde kalmıştı. Ayrıca orası, eski yuvam Tōryūmon’un da köklerinin bulunduğu yer. Henüz kesinleşmemiş maç kartları da var ama hepsi için heyecanlıyım. Bu dönemde Meksika’da vereceğimiz mücadeleyi, Japonya’daki hayranların da mutlaka takip etmesini isterim.
■ Shingo Takagi: Başka spor dallarında 40 yaş üstü bir sporcunun Main Event’te çıkıp şampiyonluk maçı yapması pek görülmez. Ama bu, profesyonel güreşin ne kadar derin bir spor olduğunu gösteriyor.
— 15 Haziran (Pazar) Osaka-jō Hall’da yapılacak şovda, Main Event’te Takagi, Hirooki Goto’nun IWGP World Heavyweight Championship'ine meydan okuyacak; Semi-final’de ise Tsuji, Gabe Kidd’e karşı IWGP Global Heavyweight Championship'ini savunacak. L.I.J’nin dağılmasının ardından bağımsız kalan bu iki isim, şovun ana ve yarı ana maçlarında yer alacak.
Shingo Takagi: Tabii ki benim için bir numaralı rakip Hirooki Goto ama bir yandan da semi-final’le olan rekabeti de kafamda taşıyorum. 20’li yaşlarımdayken, hep 30’larındaki ya da 40’larındaki adamların üst sıralarda maç yapıyor olması beni deli ediyordu. Büyük ihtimalle şu anki genç güreşçiler de aynı şeyi hissediyordur.
— Yani, gençliğindeki seninle aynı duygular.
Shingo Takagi: Profesyonel güreş dışında hiçbir spor dalında, 40’larındaki bir sporcunun Main Event’te çıkıp unvan maçı yapması kolay kolay görülmez. Ama işte bu, güreşin derinliğini yansıtıyor bence. ''Bu ikili ana maçta olmalı'' dedirtecek bir performans sergilemek istiyorum. Semi’yle olan bu iç rekabet açısından, geçen seneki G1 CLIMAX açılış maçı (20 Temmuz, Osaka Prefectural) gibi bir durum bu. O zaman ben Main’de Naito’yla karşılaşmıştım, Yota ise (KONOSUKE) Takeshita’yla değil mi?
Yota Tsuji: Evet, öyleydi.
Shingo Takagi: Maçtan önce bekleme alanındayken, Semi-final’de salon coşkuyla patlıyordu. O an ''Yooooshi!'' diye gaza geldim ama fazla yüklendiğim için maçın içeriği ne kadar iyi oldu emin değilim… Onu da Naito’nun üzerine atayım bari (gülerek). O herif yavaş ısınan bir tiptir. Neyse, bu maçta da aynı o anlamda, içsel bir motivasyonum yüksek yani.
— Tsuji, sen ne düşünüyorsun?
Yota Tsuji: Ben de Takagi-san gibi bir rekabet duygusu taşıyorum. Biz Semi-final’iz, yani Main’i gölgede bırakma niyetimiz var. Ama Gabe’le karşılaşıyor olduğum için, ''Takagi-san’dan daha ilginç bir maç yapacağım'' düşüncesinden çok, ''şu anki New Japan Pro-Wrestling’i göstereceğim'' düşüncesi daha ağır basıyor. Bu duygu, geçen sefer Osaka’da Gabe’le karşılaştığımda da aynıydı.
— 11 Şubat’ta Osaka Prefectural Gymnasium’daki IWGP Global Championship maçından söz ediyorsun. Sonuçta kıran kırana geçen mücadelenin ardından iki taraf da KO oldu ve Tsuji unvanını beraberlikle korudu.
Yota Tsuji: Orada ben ve Gabe’nin New Japan Pro-Wrestling’in zirvesinde yer alan iki isim olduğumuzu kanıtladığımızı düşünüyorum. Şimdi ise bu rövanşta o iki ismin nereye kadar gidebileceğini göstermek istiyorum. Üstelik yine Osaka’da, ama bu sefer iki katından da büyük bir arenada.
— Buradan itibaren her birinizin unvan maçlarına ayrı ayrı değinmek istiyorum. Takagi, senin 4 Mayıs Fukuoka’da Goto’ya meydan okuduğun mikrofon konuşman salonda büyük bir coşku yarattı. ''Omae wa ii yo na... Kemeri var, karısı var, çocuğu var, bir de Hon-tai gibi birUnit’i var. Peki ya ben? Ne kemerim var, ne karım ne çocuğum! Ve bugünle beraber artık unit’im de kalmadı!'' Sözlerin, içten gelen bir çaresizlikle yankılanmıştı...
Shingo Takagi: Yani, o konuşma biraz da salonun havasını çekmek için yaptığım bir şaka gibiydi aslında (gülerek).
Yota Tsuji: Ben de o konuşmayı duyunca ''Aslında doğru söylüyor'' diye düşündüm (gülerek).
Shingo Takagi: Hirooki Goto bu yıl Şubat’ta kemeri aldıktan sonra salonda hep ''Goto! Goto!'' tezahüratları yükseliyor. Ben de buna biraz olsun karşı durmak istedim, ''Bu böyle devam edemez'' dedim içimden. Mikrofon konuşmam da bu duygudan doğdu ama beklediğimden fazla yankı buldu.
Yota Tsuji: Hahahaha!
Shingo Takagi: Aslında orada asıl söylemek istediğim şey şuydu: ''Ne ailem var, ne unit’im… Ama benim en çok istediğim şey, New Japan’ın zirvesindeki kemer!'' Bir de şu var — önceki sefer World Heavyweight kemerini taktığımda 3. şampiyondum. Bu kez kazanırsam 13. olacağım. Yani tam 10 jenerasyon sonra tekrar almak gibi bir hedefim de var.
— Bu arada, Goto’yla da bu unvan maçı hakkında konuştuk. Senin mikrofon konuşmanla ilgili olarak şöyle dedi: ''Doğru kişiyi bulduğunda Takagi daha da güçlü olacak. Erkek, koruyacak bir şeyi olduğunda gerçek gücüne ulaşır.''
Shingo Takagi: Fufufu. Bu, kulağa mantıklı geliyor tabii. Ama ben DRAGONGATE’deyken, evlenince daha yumuşak, daha temkinli hâle gelen birçok ağabey gördüm. Ben öyle olmak istemiyorum. Hani ''yalnızlık güç verir'' derler ya — bana göre, illa ki birini koruyor olmak = güçlü olmak demek değil. Tam tersine, şu an kemerim yok, ailem yok, unit’im yok… Her şeyi geride bırakmış bir hâlde olduğum için, tüm gücümle saldırabilirim.
Yota Tsuji: Ben de şu anda Takagi-san’a oldukça yakın düşünüyorum.
Shingo Takagi: Oooh!
Yota Tsuji: Evlenen arkadaşlarımın hepsi de eski vahşetini kaybetti mesela (gülerek). Koruyacak şeylerin artması, bazen saldırgan olmayı da zorlaştırıyor.
Shingo Takagi: Osaka-jō’da tam da bu yüzden, hiçbir şeyi kaybedecek olmayan bir adamın gücünü göstermek istiyorum.
■ Shingo Takagi: Geçen yıl Eylül’de, kendi 20. yılımdan hemen önce Nagabuchi-san’la bizzat tanışma fırsatım oldu.
— Bu Goto maçı, NEW JAPAN CUP 2021'de 2. Tur’da (13 Mart, Aichi) Takagi’nin kazandığı maçtan bu yana yaklaşık 4 yıl 3 ay sonra gerçekleşecek. O zamana kadar olan karşılaşmalarda Takagi, 3 galibiyet ve 1 mağlubiyetle önde.
Shingo Takagi: Goto daha çok doğrudan gelen bir tiptir. Ben ise ilk bakışta doğrudan gibi görünüp aslında araya küçük sürprizler serpiştiren bir yapıya sahibim. Bu yüzden bana uygun bir rakip olduğunu düşünüyorum. Ama onun IWGP World Heavyweight Şampiyonu olduktan sonraki unvan maçlarına bakınca, dövüş perspektifinin ve çeşitliliğinin epey genişlediğini görüyorum, bu da onu hafife alınamayacak biri yapıyor. Tabii ben de bu 4 yılda kendi versiyonumu yükselttim. Kaybetmeyi hiç mi hiç düşünmüyorum.
— Goto, senin ağır sıklet olarak yükselişe geçtiğin dönemde kendisinin dışarıda bırakıldığını hissettiğini söylüyor. Bunu simgeleyen maçın da G1 CLIMAX 2019’un son resmi karşılaşması olduğunu belirtiyor. O maçta sen, açık sıklet kimliğiyle turnuvaya katılmıştın ve Goto’nun final şansını elinden almış, ardından da ağır sıklete resmen geçişini duyurmuştun.
Shingo Takagi: Vay be, her şeyi yattıktan sonra unutan Hirooki Goto’nun o maçı hatırlıyor olması şaşırtıcı.
— Doğrusu şu: Biz o maçı Goto’ya hatırlattık, o da ''Demek bu yüzden dışlanmış gibi hissetmişim hep!'' diyerek bir şeyleri yerine oturmuş gibi hissetti.
Shingo Takagi: Hahaha! Gördün mü, gördün mü?
Yota Tsuji: Detayları hatırlamasa da, bir iz olarak aklında kalmış demek ki (gülerek).
— Ama Goto, o maçtan sonra ''O herifin Japon ruhu sadece süs olsun diye var'' dediğini hâlâ hatırladığını söylüyor.
Shingo Takagi: Ama bak o zaman gerçekten ne kadar saf olduğunu düşünmüştüm. Çünkü o G1'den sonraki rövanşta (22 Eylül 2019, Kobe) ben ona yenildim. Ama maçtan sonra Backstage’de Goto elinde bir şişe Fransız şarabıyla kutlama yapıyordu!
— Fransa’nın en üst düzey şaraplarından biriymiş, o gün için özel getirtmiş.
Yota Tsuji: Hiç de ''Wa (Japon ruhu)'' değilmiş yani (gülerek).
Shingo Takagi: Yani o sahnede resmen şaşırdım, ''Orada Japon sake’si içilir be!'' dedim içimden (gülerek).
— Takagi ve Goto arasında Japon kültürü havasının dışında, ikinizin de dindar olması ve Tsuyoshi Nagabuchi hayranı olmanız gibi ortak noktalar da var.
Shingo Takagi: Aman canım, o adam konser falan izlememiştir. Ben senede bir kere falan mutlaka giderim.
— Yok yok, Goto da konsere gidiyormuş.
Shingo Takagi: Eeeeh? Gidiyor muymuş!?
— Goto çok ''Ben Nagabuchi hayranıyım'' diye ortalığa çıkmıyor ama, okul yıllarında Tonbo gibi şarkıları gitarla söyleyerek çalarmış. Hem de ağız armonikası eşliğinde! (gülerek)
Shingo Takagi: Eeeeh! Oha, bu bayağı iyiymiş.
Yota Tsuji: Hahahahaha!
Shingo Takagi: Ama ben geçen yıl Eylül’de, kendi 20. yıl dönümümden hemen önce Nagabuchi-san’la bizzat tanışma fırsatı buldum. O sırada Nagabuchi-san sağ koluma bakıp ''Güzel kas yapmışsın!'' dedi bana (gururla)!
— Resmen bir ''Nagabuchi üstünlük yarışı'' bu (gülerek).
Shingo Takagi: Tsuyoshi Nagabuchi’nin dokunduğu bu sağ kolu, Hirooki Goto’nun boynuna geçireceğim! ''Pumping Bomber with Tsuyoshi Nagabuchi'' gibi bir şey olacak bu (gülerek). Belki de ''STAY DREAM'', ''HOLD YOUR LAST CHANCE''den sonra üçüncü bir hareket de gelir ha? (sırıtış) Rakibi tamamen KO eden bir hareket olarak adını ''CLOSE YOUR EYES'' koyarım belki (gülerek).
— Goto’nun şu anki çıkışının başlangıç noktası, geçen yıl NEW JAPAN CUP finalinde Tsuji’yle yaptığı destansı mücadeleydi diyebiliriz.
Yota Tsuji: Kesinlikle öyle. O maç Pro-Wrestling Awards’ta yılın en iyi maçı (Best Bout) ödülünü de aldı zaten.
— Peki, Tsuji olarak Takagi ile Goto’nun bu IWGP World Heavyweight Şampiyonluk maçı hakkında ne düşünüyorsun?
Yota Tsuji: Her şeyden önce, IWGP World Heavyweight kemerinin Main Event’te yer alacak olması beni mutlu ediyor. Bu yıl iki Amerika şovunda (11 Nisan Chicago – Shota Umino, 9 Mayıs Ontario – Zack Sabre Jr.) bu kemer her defasında Semi-final’e ''düşürülmüştü''. Bu kez Takagi-san’ın meydan okuyucu olması sayesinde asıl yeri olan Main Event’e taşındı diyebiliriz.
Shingo Takagi: Peki Yota, sence benle Goto’nun maçı nasıl bir mücadele olacak?
Yota Tsuji: Gözümde şöyle bir görüntü canlanıyor; maçın başından itibaren Takagi-san’ın tek taraflı baskın olduğu bir senaryo. Goto-san belli anlarda karşılık verir ama Takagi-san’ın ivmesi karşısında sürekli geride kalan bir yapı olur gibi geliyor bana.
Shingo Takagi: … Bunu böyle dinleyince, son anda ben kaybedecekmişim gibi bir his geliyor (acı acı gülerek). Ama güzel bir tavsiye oldu bu. Hımm…
Yota Tsuji: Goto’nun karşılık verdiği o ''nokta atışı anlar'' bastırılabilirse, sen onu tamamen ezip geçebilirsin gibi duruyor.
Shingo Takagi: Anladım. İkimiz de deneyimliyiz ama kısa sürecek bir savaşta Hirooki Goto avantajlı olabilir. Ne kadar uzarsa, o kadar benim lehime döner gibi hissediyorum.
■ Yota Tsuji: Gabe’le Young Lion günlerinden gelen bir hesaplaşmamız da var. Bu yüzden önceki maçtan daha üst düzey bir mücadele verip, New Japan’ın dünyaya gururla sunabileceği en iyi karşılaşmalardan birine imza atmak istiyorum.
— Peki, Tsuji ile Gabe’in IWGP Global Heavweight Şampiyonluk maçına gelirsek, şu anki Gabe hakkında ne düşünüyorsun?
Yota Tsuji: Önceki Osaka maçımıza kıyasla, Gabe’nin şu anki durumu biraz farklı bence. AEW’de de sahne aldı ve adını biraz daha duyurdu diyebiliriz. Ama bu tür detayları bir kenara koyarsak, onunla aramızda Young Lion döneminden gelen bir hesap var. O yüzden önceki maçtan da daha iyi bir karşılaşma çıkarıp, New Japan’ın dünyaya gururla sunabileceği en üst düzey kartlardan birini oluşturmak istiyorum.
— Gabe deyince, 3 Mayıs Fukuoka’da BC War Dogs ile H.O.T arasında yapılan Dog Pound Cage Match’te sergilediği o vahşi yön tekrar ön plana çıktı.
Yota Tsuji: Açıkçası ben o tarz hardcore maçları pek sevmem. Yapılmamalı demiyorum ama, IWGP gibi bir kemerin olduğu maçta masa, sandalye gibi şeylerin işin içine girmesini istemem. Gabe’yi kontrol etmek kolay değil ama, yine de o tür şeylerden uzak durmasını isterim.
— Tsuji ile Gabe’nin gerçekten kafa kafaya bir rekabeti var. Young Lion döneminde aranızda 9 galibiyet, 9 mağlubiyet ve 1 beraberlik var. Sonrasında sen geri döndükten sonra G1 CLIMAX 2023’teki resmi maçta (5 Ağustos, Osaka) galip gelen taraf sen olmuştun.
Yota Tsuji: ''Yerine geçen'' olarak ağabeyim Shota sahneye çıkmıştı o zaman (gülerek). Ardından Osaka’daki son maçta berabere kaldık. Şimdi Gabe’le olan istatistikleri duyunca ''Vay be, gerçekten bu kadar başa baş gitmişiz'' diye yeniden fark ettim.
— Gençlik döneminden beri, Yuya Uemura ile birlikte seninle en çok uyuşan rakiplerden biri de Gabe miydi?
Yota Tsuji: Evet, öyle denebilir. Uemura’nın güreş temelli bir altyapısı var, bense hiç güreş geçmişi olmayan biriyim. Bu yüzden onunla karşılaştığımda başlangıçta zorlanmıştım. Ama Gabe’le karşılaştığımda, onunla daha serbestçe ve içten mücadele edebiliyordum. Ayrıca onun İngiltere’den Japonya’ya gelip sıfırdan Young Lion olarak yeniden debut yapmasını da dürüstçe takdir ediyorum.
— Sonrasında senin geri dönüş yaptığın döneme yakın bir zamanlamayla Gabe, BC War Dogs çatısı altında vahşi bir dövüş stiline geçiş yaptı ve ön plana çıkmaya başladı. Bu dönüşümünü nasıl karşıladın?
Yota Tsuji: Eskiden teknik bir güreşçiydi, şimdi ise bambaşka bir profile büründü. Böyle biriyle pek dövüşmek istemezdim açıkçası. Ama benle karşı karşıya geldiğinde biraz farklı bir karakter çıkıyor ortaya. Temeli sağlam olduğu için, şu anki stiline de o geçmişi yansıyor gibi hissediyorum.
— Takagi, sen de Gabe’le 2024’te NEW JAPAN CUP, NEVER Openweight Şampiyonluk maçı ve G1 CLIMAX’te üç kez teke tek karşılaştın. Hepsi sert geçen savaşlardı. Gabe hakkındaki izlenimin nedir?
Shingo Takagi: Bence şu anda yabancı güreşçiler arasında en formda olanı kesinlikle Gabe.
Yota Tsuji: Ben Gabe’le dövüşürken hep şu hissi alıyorum: ''Bu adam Takagi-san’dan bayağı etkilenmiş.''.
Shingo Takagi: Hmm… Evet, Gabe olsun, Henare olsun — benimle çarpışıp delicesine savaştıktan sonra mutlaka bir şeyler almışlardır diye düşünüyorum. Şimdi geriye dönüp bakınca, Gabe daha Young Lion dönemindeyken bana karşı çıktığında inanılmaz motive görünüyordu. O zaman ''Acaba bu herif beni sevmiyor mu?'' diye bile düşündüm (acı acı gülerek).
Yota Tsuji: Hahahaha!
Shingo Takagi: Doğruya doğru, Gabe’ye bakınca ''bana benziyor'' dediğim anlar oluyor. Ama her şeyi bir araya getirip kendine has bir güreşçi profili oluşturarak bugün geldiği noktaya ulaşmış belli ki.
— Takagi, sen sadece Gabe’le değil, Shota Umino, Yuya Uemura, Oleg Boltin ve Takeshita gibi yeni nesil olarak anılan pek çok isimle de teke tek maç yaptın. Bu yeni jenerasyondan Gabe ile Tsuji arasında olacak IWGP Global şampiyonluk maçını nasıl görüyorsun?
Shingo Takagi: Main Event’te olan biri olarak söyleyeyim: Bu kart bizim için bir tehdit. Çünkü biz sadece rakiplerimize değil, seyircinin tepkisine de bakıyoruz. O açıdan bakarsan, 4 Mayıs Fukuoka’da Shota’yla yaptığım maçta, seyirciyle bağlantı kurmakta zorlandık. ''Bu ben değilim'' dediğim bir andı. Bu kez Main ve Semi-final birbirinden tamamen farklı tarzlarda maçlar olacak gibi hissediyorum.
Yota Tsuji: Muhtemelen öyle olacak. Semi-final daha gergin bir atmosferde geçecek gibi geliyor bana.
Shingo Takagi: Kin, nefret gibi duygular açısından bakarsak, sizin maç daha sert, daha çatışmalı olacak.
■ Yota Tsuji: Eğer üçümüz de sonuç alırsak, herkes ''Ben de bağımsız olmak istiyorum'' diyebilir. Gerçi bağımsız dediğin bir gruba katılmak gibi bir şey değil tabii (gülerek).
— Eğer bu noktada Takagi kemeri kazanır ve Tsuji de unvanını korursa, bağımsız olan iki isim birden şampiyon olacak demektir.
Yota Tsuji: ''Bağımsızlar en güçlüdür'' teorisi olur bu (gülerek).
Shingo Takagi: Bu gerçekten eğlenceli bir fikir! O yüzden de bunu başarmak istiyorum. Hiromu BEST OF THE SUPER Jr.’u kazanamadı ama onun böyle kolayca havlu atacak biri olmadığını biliyoruz. Naito ve BUSHI gittikten sonra, bizim gücümüz ya da aldığımız ilgi azaldı gibi görünmesini istemem.
Yota Tsuji: Eğer üçümüz de başarı elde edersek, herkes ''Ben de bağımsız olmak istiyorum'' diyebilir. Gerçi bağımsızlık dediğin bir gruba katılmak değil ya (gülerek). Şahsen ikimizin de şampiyon olarak G1 CLIMAX’a katılmasını isterim. Bloklara göre ayarlanırsa, şampiyonlar arası bir maçın gerçekleşme ihtimali de olur.
— Zaten siz daha önce sadece Tsuji’nin Young Lion olduğu dönemde karşılaştınız. İkiniz de kemerle ringe çıktığında gerçekleşecek bir maç, kesinlikle büyük ilgi çeker.
Shingo Takagi: Harika olur! Sadece doğrudan karşılaşmada değil, diğer resmi maçlarda da şampiyonlar olarak sürekli karşılaştırılacağız. Eğlenceli bir rekabet çıkar ortaya.
— Takagi için Tsuji’nin varlığı ne ifade ediyor?
Shingo Takagi: Güven veren bir adam. Yaş olarak aramızda neredeyse bir kuşak farkı var ama sanki aynı jenerasyondan gibiyiz. Onun maçlarını izlerken ben de birçok şey öğreniyorum, bana ilham veriyor. Fiziksel olarak güçlü olması bir yana, güreşe ve genel hayata dair düşünceleri de ilginç geliyor bana.
— Tersine, Tsuji için Takagi ne anlam ifade ediyor?
Yota Tsuji: Tabii ki güvenilir bir ağabey figürü. Naito-san hep ''Takagi gürültücü, çok konuşur'' derdi ama ben Backstage'de Takagi-san oradaysa daha rahat hissediyorum (gülerek). Maçlarda da seyircinin atmosferini oluşturma konusunda en iyi isimlerden biri. Ama aynı zamanda benim mutlaka aşmam gereken bir isim olduğunu da düşünüyorum.
— Aranızdaki ilişki, kuşak farkını aşmış ama karşılıklı saygı ve rekabet üzerine kurulu bir bağ gibi görünüyor. Bu arada, Osaka-jō denince akla şu geliyor: Takagi DOMINION 2021'de ilk kez şampiyon olduğunda, kemeri beline takan kişi o dönem genç isim olan Tsuji’ydi, değil mi?
Shingo Takagi: Evet, evet. Red Shoes Unno hakem bana kemeri taktığında gevşek kalmıştı, bu yüzden mikrofonla konuşmamı yarıda kestim ve sekonderde olan Yota’yı çağırıp tekrar taktırmıştım...
Yota Tsuji: Öyle bir şey olmuştu gerçekten (gülerek).
Shingo Takagi: İşte o olaydan dört yıl sonra, ikimiz de IWGP ismini taşıyan kemerler için ringe çıkıp galip gelirsek, harika olur! Ayrıca, ben World Heavyweight kemerini ilk kez taktığımda pandemi dönemiydi ve oldukça sessiz, sade bir şampiyonluktu. Bu kez ortamın iyice ısınmış olduğu bir atmosferde o kemeri kazanmak istiyorum, içimde güçlü bir istek var.
— Finalde, ikinizin de kemerleriyle birlikte yan yana durduğu bir kapanış görmemiz de mümkün olabilir yani?
Shingo Takagi: O zaman ben Yota’nın beline kemeri takarım artık.
Yota Tsuji: Gerçekten mi, kemeri sen mi bağlayacaksın? O zaman karşılıklı birbirimize kemerleri takalım (gülerek)!
(Bitti)
Kaynak
