- Katılım
- 2 Tem 2023
- Konular
- 69
- Mesajlar
- 6,951
- Beğeni sayısı
- 2,728
- PG Nakit
- 320
- Konum
- Antalya
- RPG Karakteri
- Dirty Dom
sana her zaman soruyorum
ne zaman, nerede ve nasıl?
bana hep aynı cevabı veriyorsun...
belki, belki, belki...
"Ölüm bazen sadece bir son değildir. Bazen bir duraktır... Eski benliğini gömdüğün, nefes aldığın ama yaşamadığın bir yer... Huzurlu gibi duruyor, çok iyi biliyorum. Kendi adıma pek keyifli olduğunu söyleyemem. Yaşarken asla kafanın içine girmesine izin vermediğin düşüncelerin esiri olursun burada. Kendi varlığını sorgularsın... Ne garip değil mi? İnsan doğduğunda ismini alır, peki ne zaman bu ismi taşımayı hak eder? Babalarının gölgesinde büyüyenler bu dediklerimi iyi bilir... Babandan sana geçen bu isim aslında bir lanettir ve bazı lanetler hiç kolay silinmez. Bazen rüyalarında çığlık atarsın, kurtulduğunu sanarsın ama kafanı kaldırdığın anda korktuğun o şeyle karşı karşıyasındır... Sessizlik. En çok acıyan yerindir aslında. Tıpkı sahibi olacağına emin olduğun bir şehirin lağımına biri tarafından ittirilip düşmüşsün gibi... Taht sana aitken sen sadece üstünden geçen insanları dinlemekle yetinir kalırsın… Peki en çok nefret ettiğin adam yokluğunda tahta oturursa... Bu kader değil midir? Ve senin kavgan başka birinin mücadelesine yem olduysa bu da bir çeşit lanet değil midir? Día de los Muertos... Biz ölülerimizi unutmamak için bunu kutlarız. Çünkü onlar hiçbir zaman bizi terk etmezler. Ruhları, gözlerini devirmiş olanlara musallat olur. Peki ya ben? Ya gerçekten yanımdaki bu şeyle unutulmuşsam... Sakatken bile, nefes alırken bile… onunla birlikte gömülmüşsem- gerçekten birilerine musallat olmuş muyumdur? Belki..."
günler böyle akıp gidiyor
ben acılar içindeyken
bana hep aynı cevabı veriyorsun
belki, belki, belki...
"Bu "belki"ler... Bir ömrü yiyip bitiriyor. Bir ömrü... Aslında ben bekledim. Durmadan kendime bu soruları sordum... Ne zaman eskisi gibi olacağım? Nerede olacağım? Nasıl hatırlanacağım? Ve her seferinde aynı yanıtla karşılaştım... Belki. Ama ne zaman "belki" diyorsa birisi aslında çoktan kararını vermiştir. Yalnız cesareti yoktur söylemeye... Sadece her şeyin yıkılışını izlemek ister... sessizce. Ve sen tüm benliğinle cevabı olmayan soruların içinde çürürsün. Ben de çürüdüm. Çünkü cevap vermeyen herkes gibi diğerleri de benim yok oluşumu izlemeyi seçti. CM Punk tahta çıkarken… Jack Perry bana ait olan o spot ışığında yıkanırken… Ben çürümeye terk edildim. Quizás… quizás… quizás… Belki iyileşirim. Belki acıyı unuturum. Belki geri dönerim. Artık o “belki”ler başka anlam taşıyor... Başka bir anlam taşımalı..."
vaktin boşa geçiyor böyle
düşüne, düşüne
bana hala aynı cevabı veriyorsun
ne zamana kadar? ne zamana kadar?
"Ölmüş bir adamı tekrar öldüremezsin. Artık kendi ismimin lanetiyle barış içindeyim. Bu ismi taşımanın ne demek olduğunu biliyorum artık. Bir laneti miras almanın ne demek olduğunu da... Bu kez mezarı kazan ben olmalıyım. Çünkü bazı günler vardır... O günlerde ölüm dans etmeyi ister. Ve o gün... çok yakın. Belki o gün geldiğinde geri dönerim… Belki tek bir saniyede iyileşirim… Belki babamın istediği o evlat olurum... Belki tüm bu insanlar beni ciddiye alır… Belki… elimde paslanan bu şey halen bir işe yarar.. Ne kadar tanıdık değil mi? Emin olun ki görüyorum o tahttaki yaşlı kralı. Oturduğu tahtanın dört bacağı da benim kırık kemiklerimden yapıldı ama o bunun farkında değil. Herkes unuttu... Ama hatırlayacağız, hem de hep beraber hatırlayacağız. O gün size zaman diye sormayacağım. Nerede olduğunuzu söylemenize de hiç gerek olmayacak. Çünkü artık ben de kendime sormuyorum: "Ne zaman, nerede, nasıl?" diye... Artık cevabım hazır. Ve bu sefer… Belki değil."
- Oynadığınız Karakterin Adı
- ?
