MAYHEM #19
23 Mayıs Cuma, 21.00 - C
Thomas & Mack Center
Las Vegas, Nevada
ŞOVU TAKİP ETMEK İÇİN NEDENLER
1- PGW World Television Championship
Jeff Hardy vs. Sami Zayn (c)
2- Mexico City Cup Elemeleri Devam Ediyor!
3- Bir Robottan Daha Fazlası
4- Evde Neler Olacak?
5- Pipebomb!
PYROLAR PATLIYOR VE MAYHEM #19 BAŞLIYOR!
Şov başladıktan sonra kamera direkt ringe dönüyor, kameralar birkaç farklı seyirciyi görüntülüyor. Herkes oldukça heyecanlı bir biçimde şovun başlamasını, aksiyonların gelmesini bekliyor. Bu sırada bir şarkı çalmaya başlıyor, herkes ayağa kalkıyor ve kimin geldiğini görmek üzere Stage'ye dönüyorlar.
Jeff Hardy stage'de beliriyor. Kendinden emin bir şekilde taunt atıyor ve pyroları patlatıyor. Bugün onun gecesi! TV Şampiyonluğu için bir fırsat daha yakalamışken bu fırsatı harcamak istemiyor. Bugün onun için mücadele edecek! Yavaş ve emin adımlarla ringe doğru yürüyor. Sonrasında ringi bir süre süzdükten sonra koşarak çelik merdivene sıçrıyor ve ardından aprona geçip paralel iplerden ringe giriyor. Sonrasında hızla Top Rope'a çıkıyor ve Top Rope'ta tauntunu atıyor. Ardından oradan iniyor ve hızla iplerden sekip ısınırken rakibini bekliyor.
TV Şampiyonu Sami Zayn burada! Stage'de beliriyor! Jeff Hardy, kemeri çok istese de bugün karşısındaki rakip çok dişli bir rakip! Televizyon kemerine bir kere konup bir daha bırakmamış bir adam! Sami Zayn! Kemeri için kanının son damlasına kadar savaşmaya hazır bir adam! Yavaş adımlarla ringe yürüyor. Ardından hızla koşarak çelik merdivene çıkıyor. Kemerini seyircilere doğru havaya kaldırıyor. Ardından ringe giriyor.
Sami, kemerini Jeff'e doğru kaldırıyor. Jeff ona yaklaşıyor. İkili face to face atıyor. Peşine anonslar yapılıyor. Sonrasında Sami Zayn kemerini hakeme veriyor. Hakem kemeri havaya kaldırıyor. Son kontroller yapılıyor. Her şey hazır. Hakem işaretini veriyor ve..
PGW World Television Championship
Jeff Hardy vs. Sami Zayn (c)
Maç başladı. İkili bir süre ringin etrafını dönüyor ve ardından Collar And Elbow Tie Up'a gitmek için birbirine yaklaşıyor. Jeff daha temkinli yaklaşırken Sami daha çok rakibini kavrama eğilimine gidiyor derken Jeff'ten ani bir tokat! Jeff etrafına bakarak pis pis sırıttığı sırada Sami aniden Shoulder Charge'la Jeff'i köşeye çarpıyor! Ardından köşede Jeff'i kıstırıyor ve yumruklarla karışık choplar savuruyor. Bir süre sonra kafasını hedef alıyor ve seri yumruklarla kafasına vuruyor. Ardından tepesine çıkıyor ve yumruklara başlıyor. Seyircilerin sayımıyla Jeff'i yumrukluyor. 1-2-3-4-5-6-7.. Jeff bir anda kurtuluyor ve Inverted Atomic Drop! Ardından Sami'yi yere çekiyor ve Leg Dr.. hayır! Sami bacaklarıyla Jeff'i köşeye doğru ittiriyor. Sonrasında hızla ayaklanıyor. Jeff aniden Sami'nin üstüne koşuyor fakat Sami hızla bir Arm Drag. Jeff ayaklanıyor bir kez daha koşuyor fakat Sami bir Arm Drag'le daha Jeff'i yatırıyor. Yerde Arm Lock'la Jeff'i kitliyor. Jeff kurtulmaya çalışıyor. Bir süre sonra başarılı da oluyor. Sami'nin karnına üst üste yumruklar. Peşine Sami'ye doğru seri yumruklarla öylece Sami'yi iplere taşıyor. Ardından hızla karşı ipten sekiyor. Fakat Sami'den bir Back Body Drop geliyor. Hayır! Jeff apronda kalıyor. Sami hızla Jeff'e doğru koşuyor fakat Jeff aniden ipi çekiyor. Sami kendini ring dışında buluyor. Jeff hızla üstüne Running Clothesline'la uçuyor.
Fakat Sami bir anda ringe giriyor. Jeff boşluğa düşmekten kendini son anda kurtarıyor ve takla atarak kendini sağlama alıyor. Sami hızla ipten sekiyor. Top Con Hil.. hayır! Fake atıyor! Fakat Jeff aniden bacağına asılıyor ve iplerin arasından Sami'yi tutup ring dışına çekiyor. Hızla bariyere fırlatıyor! Sami'ye üst üste yumruklar savuruyor. Fakat Sami bir anda Jeff'i yakalayıp aprona doğru itiyor. Jeff sırtını aprona çarpıyor! Sami hızla kafasından tutuyor ve Jeff'i ringposta fırlatıyor. Fakat Jeff bunu tersine çeviriyor. Sami kafasını ringposta tosluyor! Jeff hızla Sami'yi ringe sokuyor. Ardından arkasını dönüyor ve bir şeye bakmaya başlıyor. Seyircilerin arasına dönüp odaklı bir şekilde bakıyor. Sanki birisini görmüş gibi. Bir süre süzdükten sonrasında seri bir şekilde ringe giriyor. Sami'yi kaldırıyor fakat Sami hızla seri yumruklar vurarak Jeff'i ipe taşıyor. Sonrasında irish whipe yolluyor fakat Jeff bunu tersine çeviriyor. Sami gelişine bir Pop Up Dropkick! Ardından Jeff'i saçından tutarak Turnbuckle'a vuruyor. Kafasını birkaç defa vurduktan sonra hızla Exploder Suplex'le kavrıyor. Fakat hayır! Jeff seri dirsek darbeleri vuruyor. Ardından hızla WHISPER IN THE WIND! HIZLA TUŞA GİDİYOR! 1........2........
KICKOUT! Sami atmayı başarıyor. Fakat o da ne!? Jeff bunun sonrasında hızla ring dışına fırlıyor! Spikerlerin arasına gidiyor. Boş bir koltuk var ve orayı süzüyor! Koltuğa doğru "Willie! Kapat şu aptal çeneni!" diye bağırıyor! Jeff Hardy'nin bu yaptığına kimse anlam veremezken Jeff hızla ringe giriyor. Daha bir agresifleşmiş gözüküyor. Sami'yi yerde öfkeyle yumruklamaya başlıyor. Fakat Sami bunu tersine çeviriyor! Jeff'in tepesine çıkıyor ve hızla onu yumrukluyor! Jeff, Sami'yi üstünden itiyor. İkili ayaklandı. Karşılıklı ipten sekiyorlar. Sami ani bir Big Boot! Fakat Jeff bundan eğiliyor ve iplerden sekip Sleeper Slam'le Sami'yi yere vuruyor! Ardından bir süre hunharca Sami'yi yerde yumrukladıktan sonra hızla saçlarından tutarak kaldırıyor ve Twist Of Fate'e alıyor. Fakat hayır! Sami bunu bir anda O'Connor Roll'a çeviriyor! 1.........2........ KICKOUT! İkili tekrar ayaklanıyor! Jeff hızla bir Gut Kick! Peşine de bir TWIST OF FA... SAMI BUNU BLUE THUNDERBOMB'LA REVERSELÜYOR! TUŞ! 1........2........
KICKOUT! Sami, Jeff'i kaldırıyor ve Helluva Kick için köşeye koyuyor. Fakat o da ne!? Jeff sağlam bir tokadı oturtuyor! Ardından seri yumruklarla Sami'yi ringin ortasına taşıyor! Fakat o da ne!? Sami'den seri bir blok ve üstüne de çok sert bir tokat! Ardından sağlam bir headbutt! Ardından Jeff hafif geri çekiliyor fakat sonrasında ikili birbirlerine son sürat yumruklarla girişiyor! Bir Sami bir Jeff! İkisinin de durmaya niyeti yok! Karşılıklı bir süre yumruklaşıyorlar! Fakat yumruklaşma yarışında Sami üstünlük kuruyor! Üst üste yumruklarla Jeff'i ipe taşıyor. Ardından geri geri çekiliyor ve hızla Jeff'in üstüne koşuyor. Fakat Jeff hızla buna dodge atıp Sami'yi iplerin ring dışına fırlatıyor. Hayır! Sami aprona geçiyor ve oradan hızla Top Rope'a çıkıp Crossbody'le Jeff'in üstüne atlıyor! Hayır! Jeff bunu tersine çeviriyor ve hızla Tuş! 1........2........ KICKOUT! Sami oradan Small Package'e alıyor! 1........2........ Jeff tersine çeviriyor! 1.........2........ KICKOUT! İkili hızla ayaklanıyor. Jeff hızla Sami'nin üstüne koşuyor ve bir Clothesline sallıyor! Fakat Sami bundan eğiliyor ve bir BLUE THUNDERBOMB DAHA! Hayır! Jeff bundan sağlam bir dirsek vurarak kurtuluyor ve Sami'yi seri yumruklarla köşeye doğru taşıyor! Köşede Allah ne verdiyse Sami'yi yumrukluyor! Hakem sayıyor! 1.....2....3....4.... Jeff'i tutup ayırıyor! Jeff'i tutup ayırdığı sırada..
Jeff hakemin göt cebindeki sigara paketini fark ediyor! Sigara paketini hemen cebinden alıyor ve sonrasında hakemin yakasına yapışarak hakeme bağırmaya başlıyor!
Jeff Hardy: Seni Ospreay yolladı değil mi!? Sen onun ajanısın biliyorum!
Hakem: Çek elini üstümden yoksa seni diskalifiye ederim Jeff! Will Ospreay'le alakam yok! Sigaramı arka cebimde unutmuşum!
Hakem Jeff'in ellerini üstünden çekiyor. Jeff saldırmak istese de saldıramıyor ve ekşi bir suratla Sami'ye kafasını çevirmekle yetiniyor. Fakat o da ne!? Sami aniden Jeff'i tutuyor ve Exploder Suplex'le köşeye vuruyor! Sami ayaklanıyor! Seyirci Sami'yi ayakta alkışlıyor! Sami, Helluva Kick hazırlığı için karşı köşeye geçiyor ve Jeff'in kalkmasını bekliyor! Hızla Jeff'in üstüne koşuyor! Fakat o da ne!? Jeff, Sami'nin bacağını havada yakalıyor! Sonrasında hızla Powerbomba alıyor ve Alley Oop Facesbuster'la Sami'nin kafasını köşeye çarpıyor! Hemen ardından bir Gut Kick ve TWIST OF FATEEEE!!!! TUŞ! 1.......2...... KICKOUT! Jeff hızla hakeme yöneliyor!
Jeff Hardy: Seri say Ospreay'in kaltağı!
Hakem sinirle Jeff'e bakıyor ama bir şey yapmıyor. Jeff, hızla Sami'yi kaldırıyor fakat o da ne!? Sami bir anda Jeff'i bacaklarından çekiyor ve Roll Up! 1........2........
KICKOUT! Jeff son anda atıyor! İkili ayaklanıyor. Sami köşede. Jeff hızla Sami'nin üstüne koşuyor! Sami aniden dodge atıyor! Jeff kafasını turnbuckle'a çarpıyor! Sami sağlam bir BIG BOOT! JEFF SERSEMLEYEREK KÖŞEYE ÇEKİLİYOR! SAMI İÇİN MAÇI BİTİRME ŞANSI! SAMI GAZLI BİR ŞEKİLDE KARŞI KÖŞEYE GEÇİYOR! HIZLA JEFF'E KOŞUYOR! HELLUVA KICKKKKKK!!!!!!
JEFF BUNDAN EĞİLİYOR! SAMI BOŞA VURUYOR! HAYALARINI ÇOK KÖTÜ ÇARPIYOR! JEFF İÇİN FIRSAT! HIZLA TUTUYOR VE BİR TWIST OF FATE DAHA! SONRASINDA TİŞÖRTÜNÜ ÇIKARTIYOR VE ÖFKEYLE BAĞIRIYOR! HIZLA APRONA GEÇİYOR! JEFF HAZIRLANIYOR VE SWANTON BOMBBBB!!! BİTTİ BU İŞ!!!
HAYIR! Çünkü Jeff bir anda köşeden çekirge gibi sıçrıyor! Sanki biri bacağına asılıp saldırmış gibi! Hızla aprona bakıyor! Ardından sinirle hakeme bir tane geçiriyor! Hakem yere yığılıyor ve maçı diskalifiye ediyor! SAMI ZAYN KORUDU! SAMI ZAYN HALA ŞAMPİYON!
Kazanan ve Hâlâ PGW World Television Şampiyonu: Sami Zayn (DQ)
Jeff Hardy sinirle bariyerlerin oraya geçiyor ve bir sigara tüttürüyor. O sırada seyircileri cheerları eşliğinde Led Ekran açılıyor..
??: Hey Jeff!
Jeff Hardy, kafasını yavaşça led ekrana doğru çeviriyor. Bu Will Ospreay!!!
Will Ospreay: Naber zavallı keş eski dostum! Biliyor musun? Bugün ringde kendini bir kez daha rezil edişini izlemekten inanılmaz keyif aldım!(Sırıtır) TV Kemeri için son şansını da şizofren taklidi yaparak piç ettin ve onlara ne kadar gerizekalı, yaşamayı hak etmeyen bir budala olduğunu gösterdin! Tebrikler dostum! Palyaçomuz olarak bizi güzel eğlendirdin! Şaklabanlık kariyerinde başarılarının devamını diliyorum. Umarım bu işin sonunda tımarhanede kendine güzel bir koğuş kaparsın..
Will Ospreay dalga geçerce bir ifadeyle Jeff Hardy'i alkışlarken Led Ekran kapanıyor. Jeff Hardy pişman bir şekilde arka alanın yolunu tutuyor.
Ringde Sami Zayn kalıyor. Yorgun bir şekilde dizlerinin üstünde kalkıyor. Öfkeyle mat'a vurmaya başlıyor! Mat'ı tokatlıyor! Sami Zayn, öfkesini kusarken kameralar kapanıyor.
Akşamüzeri... Batmakta olan güneş bile Randy Orton'ın evini cazibeli göstermeye yetmiyor. Ahşapları çürük, camları kırık, yüzeyine temas edeni tetanoz aşısının bile kurtarmayacağı evin önünde Randy Orton tedirgin bir ifadeyle etrafı kolaçan ediyor. "Seni de evini de yakacağım Randy!" Wyatt'ın geçen haftaki tehdidi Randy'nin kafasında bir haftadır yankılanıyor. Etrafta rahatsız edici bir sakinlik hakim. Bu sakinliği bozan yine Randy'nin kafasındaki sesler oluyor.
Jeff Hardy stage'de beliriyor. Kendinden emin bir şekilde taunt atıyor ve pyroları patlatıyor. Bugün onun gecesi! TV Şampiyonluğu için bir fırsat daha yakalamışken bu fırsatı harcamak istemiyor. Bugün onun için mücadele edecek! Yavaş ve emin adımlarla ringe doğru yürüyor. Sonrasında ringi bir süre süzdükten sonra koşarak çelik merdivene sıçrıyor ve ardından aprona geçip paralel iplerden ringe giriyor. Sonrasında hızla Top Rope'a çıkıyor ve Top Rope'ta tauntunu atıyor. Ardından oradan iniyor ve hızla iplerden sekip ısınırken rakibini bekliyor.
TV Şampiyonu Sami Zayn burada! Stage'de beliriyor! Jeff Hardy, kemeri çok istese de bugün karşısındaki rakip çok dişli bir rakip! Televizyon kemerine bir kere konup bir daha bırakmamış bir adam! Sami Zayn! Kemeri için kanının son damlasına kadar savaşmaya hazır bir adam! Yavaş adımlarla ringe yürüyor. Ardından hızla koşarak çelik merdivene çıkıyor. Kemerini seyircilere doğru havaya kaldırıyor. Ardından ringe giriyor.
Sami, kemerini Jeff'e doğru kaldırıyor. Jeff ona yaklaşıyor. İkili face to face atıyor. Peşine anonslar yapılıyor. Sonrasında Sami Zayn kemerini hakeme veriyor. Hakem kemeri havaya kaldırıyor. Son kontroller yapılıyor. Her şey hazır. Hakem işaretini veriyor ve..
PGW World Television Championship
Jeff Hardy vs. Sami Zayn (c)
Maç başladı. İkili bir süre ringin etrafını dönüyor ve ardından Collar And Elbow Tie Up'a gitmek için birbirine yaklaşıyor. Jeff daha temkinli yaklaşırken Sami daha çok rakibini kavrama eğilimine gidiyor derken Jeff'ten ani bir tokat! Jeff etrafına bakarak pis pis sırıttığı sırada Sami aniden Shoulder Charge'la Jeff'i köşeye çarpıyor! Ardından köşede Jeff'i kıstırıyor ve yumruklarla karışık choplar savuruyor. Bir süre sonra kafasını hedef alıyor ve seri yumruklarla kafasına vuruyor. Ardından tepesine çıkıyor ve yumruklara başlıyor. Seyircilerin sayımıyla Jeff'i yumrukluyor. 1-2-3-4-5-6-7.. Jeff bir anda kurtuluyor ve Inverted Atomic Drop! Ardından Sami'yi yere çekiyor ve Leg Dr.. hayır! Sami bacaklarıyla Jeff'i köşeye doğru ittiriyor. Sonrasında hızla ayaklanıyor. Jeff aniden Sami'nin üstüne koşuyor fakat Sami hızla bir Arm Drag. Jeff ayaklanıyor bir kez daha koşuyor fakat Sami bir Arm Drag'le daha Jeff'i yatırıyor. Yerde Arm Lock'la Jeff'i kitliyor. Jeff kurtulmaya çalışıyor. Bir süre sonra başarılı da oluyor. Sami'nin karnına üst üste yumruklar. Peşine Sami'ye doğru seri yumruklarla öylece Sami'yi iplere taşıyor. Ardından hızla karşı ipten sekiyor. Fakat Sami'den bir Back Body Drop geliyor. Hayır! Jeff apronda kalıyor. Sami hızla Jeff'e doğru koşuyor fakat Jeff aniden ipi çekiyor. Sami kendini ring dışında buluyor. Jeff hızla üstüne Running Clothesline'la uçuyor.
Fakat Sami bir anda ringe giriyor. Jeff boşluğa düşmekten kendini son anda kurtarıyor ve takla atarak kendini sağlama alıyor. Sami hızla ipten sekiyor. Top Con Hil.. hayır! Fake atıyor! Fakat Jeff aniden bacağına asılıyor ve iplerin arasından Sami'yi tutup ring dışına çekiyor. Hızla bariyere fırlatıyor! Sami'ye üst üste yumruklar savuruyor. Fakat Sami bir anda Jeff'i yakalayıp aprona doğru itiyor. Jeff sırtını aprona çarpıyor! Sami hızla kafasından tutuyor ve Jeff'i ringposta fırlatıyor. Fakat Jeff bunu tersine çeviriyor. Sami kafasını ringposta tosluyor! Jeff hızla Sami'yi ringe sokuyor. Ardından arkasını dönüyor ve bir şeye bakmaya başlıyor. Seyircilerin arasına dönüp odaklı bir şekilde bakıyor. Sanki birisini görmüş gibi. Bir süre süzdükten sonrasında seri bir şekilde ringe giriyor. Sami'yi kaldırıyor fakat Sami hızla seri yumruklar vurarak Jeff'i ipe taşıyor. Sonrasında irish whipe yolluyor fakat Jeff bunu tersine çeviriyor. Sami gelişine bir Pop Up Dropkick! Ardından Jeff'i saçından tutarak Turnbuckle'a vuruyor. Kafasını birkaç defa vurduktan sonra hızla Exploder Suplex'le kavrıyor. Fakat hayır! Jeff seri dirsek darbeleri vuruyor. Ardından hızla WHISPER IN THE WIND! HIZLA TUŞA GİDİYOR! 1........2........
KICKOUT! Sami atmayı başarıyor. Fakat o da ne!? Jeff bunun sonrasında hızla ring dışına fırlıyor! Spikerlerin arasına gidiyor. Boş bir koltuk var ve orayı süzüyor! Koltuğa doğru "Willie! Kapat şu aptal çeneni!" diye bağırıyor! Jeff Hardy'nin bu yaptığına kimse anlam veremezken Jeff hızla ringe giriyor. Daha bir agresifleşmiş gözüküyor. Sami'yi yerde öfkeyle yumruklamaya başlıyor. Fakat Sami bunu tersine çeviriyor! Jeff'in tepesine çıkıyor ve hızla onu yumrukluyor! Jeff, Sami'yi üstünden itiyor. İkili ayaklandı. Karşılıklı ipten sekiyorlar. Sami ani bir Big Boot! Fakat Jeff bundan eğiliyor ve iplerden sekip Sleeper Slam'le Sami'yi yere vuruyor! Ardından bir süre hunharca Sami'yi yerde yumrukladıktan sonra hızla saçlarından tutarak kaldırıyor ve Twist Of Fate'e alıyor. Fakat hayır! Sami bunu bir anda O'Connor Roll'a çeviriyor! 1.........2........ KICKOUT! İkili tekrar ayaklanıyor! Jeff hızla bir Gut Kick! Peşine de bir TWIST OF FA... SAMI BUNU BLUE THUNDERBOMB'LA REVERSELÜYOR! TUŞ! 1........2........
KICKOUT! Sami, Jeff'i kaldırıyor ve Helluva Kick için köşeye koyuyor. Fakat o da ne!? Jeff sağlam bir tokadı oturtuyor! Ardından seri yumruklarla Sami'yi ringin ortasına taşıyor! Fakat o da ne!? Sami'den seri bir blok ve üstüne de çok sert bir tokat! Ardından sağlam bir headbutt! Ardından Jeff hafif geri çekiliyor fakat sonrasında ikili birbirlerine son sürat yumruklarla girişiyor! Bir Sami bir Jeff! İkisinin de durmaya niyeti yok! Karşılıklı bir süre yumruklaşıyorlar! Fakat yumruklaşma yarışında Sami üstünlük kuruyor! Üst üste yumruklarla Jeff'i ipe taşıyor. Ardından geri geri çekiliyor ve hızla Jeff'in üstüne koşuyor. Fakat Jeff hızla buna dodge atıp Sami'yi iplerin ring dışına fırlatıyor. Hayır! Sami aprona geçiyor ve oradan hızla Top Rope'a çıkıp Crossbody'le Jeff'in üstüne atlıyor! Hayır! Jeff bunu tersine çeviriyor ve hızla Tuş! 1........2........ KICKOUT! Sami oradan Small Package'e alıyor! 1........2........ Jeff tersine çeviriyor! 1.........2........ KICKOUT! İkili hızla ayaklanıyor. Jeff hızla Sami'nin üstüne koşuyor ve bir Clothesline sallıyor! Fakat Sami bundan eğiliyor ve bir BLUE THUNDERBOMB DAHA! Hayır! Jeff bundan sağlam bir dirsek vurarak kurtuluyor ve Sami'yi seri yumruklarla köşeye doğru taşıyor! Köşede Allah ne verdiyse Sami'yi yumrukluyor! Hakem sayıyor! 1.....2....3....4.... Jeff'i tutup ayırıyor! Jeff'i tutup ayırdığı sırada..
Jeff hakemin göt cebindeki sigara paketini fark ediyor! Sigara paketini hemen cebinden alıyor ve sonrasında hakemin yakasına yapışarak hakeme bağırmaya başlıyor!
Jeff Hardy: Seni Ospreay yolladı değil mi!? Sen onun ajanısın biliyorum!
Hakem: Çek elini üstümden yoksa seni diskalifiye ederim Jeff! Will Ospreay'le alakam yok! Sigaramı arka cebimde unutmuşum!
Hakem Jeff'in ellerini üstünden çekiyor. Jeff saldırmak istese de saldıramıyor ve ekşi bir suratla Sami'ye kafasını çevirmekle yetiniyor. Fakat o da ne!? Sami aniden Jeff'i tutuyor ve Exploder Suplex'le köşeye vuruyor! Sami ayaklanıyor! Seyirci Sami'yi ayakta alkışlıyor! Sami, Helluva Kick hazırlığı için karşı köşeye geçiyor ve Jeff'in kalkmasını bekliyor! Hızla Jeff'in üstüne koşuyor! Fakat o da ne!? Jeff, Sami'nin bacağını havada yakalıyor! Sonrasında hızla Powerbomba alıyor ve Alley Oop Facesbuster'la Sami'nin kafasını köşeye çarpıyor! Hemen ardından bir Gut Kick ve TWIST OF FATEEEE!!!! TUŞ! 1.......2...... KICKOUT! Jeff hızla hakeme yöneliyor!
Jeff Hardy: Seri say Ospreay'in kaltağı!
Hakem sinirle Jeff'e bakıyor ama bir şey yapmıyor. Jeff, hızla Sami'yi kaldırıyor fakat o da ne!? Sami bir anda Jeff'i bacaklarından çekiyor ve Roll Up! 1........2........
KICKOUT! Jeff son anda atıyor! İkili ayaklanıyor. Sami köşede. Jeff hızla Sami'nin üstüne koşuyor! Sami aniden dodge atıyor! Jeff kafasını turnbuckle'a çarpıyor! Sami sağlam bir BIG BOOT! JEFF SERSEMLEYEREK KÖŞEYE ÇEKİLİYOR! SAMI İÇİN MAÇI BİTİRME ŞANSI! SAMI GAZLI BİR ŞEKİLDE KARŞI KÖŞEYE GEÇİYOR! HIZLA JEFF'E KOŞUYOR! HELLUVA KICKKKKKK!!!!!!
JEFF BUNDAN EĞİLİYOR! SAMI BOŞA VURUYOR! HAYALARINI ÇOK KÖTÜ ÇARPIYOR! JEFF İÇİN FIRSAT! HIZLA TUTUYOR VE BİR TWIST OF FATE DAHA! SONRASINDA TİŞÖRTÜNÜ ÇIKARTIYOR VE ÖFKEYLE BAĞIRIYOR! HIZLA APRONA GEÇİYOR! JEFF HAZIRLANIYOR VE SWANTON BOMBBBB!!! BİTTİ BU İŞ!!!
HAYIR! Çünkü Jeff bir anda köşeden çekirge gibi sıçrıyor! Sanki biri bacağına asılıp saldırmış gibi! Hızla aprona bakıyor! Ardından sinirle hakeme bir tane geçiriyor! Hakem yere yığılıyor ve maçı diskalifiye ediyor! SAMI ZAYN KORUDU! SAMI ZAYN HALA ŞAMPİYON!
Kazanan ve Hâlâ PGW World Television Şampiyonu: Sami Zayn (DQ)
Jeff Hardy sinirle bariyerlerin oraya geçiyor ve bir sigara tüttürüyor. O sırada seyircileri cheerları eşliğinde Led Ekran açılıyor..
??: Hey Jeff!
Jeff Hardy, kafasını yavaşça led ekrana doğru çeviriyor. Bu Will Ospreay!!!
Will Ospreay: Naber zavallı keş eski dostum! Biliyor musun? Bugün ringde kendini bir kez daha rezil edişini izlemekten inanılmaz keyif aldım!(Sırıtır) TV Kemeri için son şansını da şizofren taklidi yaparak piç ettin ve onlara ne kadar gerizekalı, yaşamayı hak etmeyen bir budala olduğunu gösterdin! Tebrikler dostum! Palyaçomuz olarak bizi güzel eğlendirdin! Şaklabanlık kariyerinde başarılarının devamını diliyorum. Umarım bu işin sonunda tımarhanede kendine güzel bir koğuş kaparsın..
Will Ospreay dalga geçerce bir ifadeyle Jeff Hardy'i alkışlarken Led Ekran kapanıyor. Jeff Hardy pişman bir şekilde arka alanın yolunu tutuyor.
Ringde Sami Zayn kalıyor. Yorgun bir şekilde dizlerinin üstünde kalkıyor. Öfkeyle mat'a vurmaya başlıyor! Mat'ı tokatlıyor! Sami Zayn, öfkesini kusarken kameralar kapanıyor.
Akşamüzeri... Batmakta olan güneş bile Randy Orton'ın evini cazibeli göstermeye yetmiyor. Ahşapları çürük, camları kırık, yüzeyine temas edeni tetanoz aşısının bile kurtarmayacağı evin önünde Randy Orton tedirgin bir ifadeyle etrafı kolaçan ediyor. "Seni de evini de yakacağım Randy!" Wyatt'ın geçen haftaki tehdidi Randy'nin kafasında bir haftadır yankılanıyor. Etrafta rahatsız edici bir sakinlik hakim. Bu sakinliği bozan yine Randy'nin kafasındaki sesler oluyor.
Angelico: Kendi evini yakan biri bu evi hayli hayli yakar.
Randy Orton: Ondan korkuyor gibisin.
Angelico: O'ndan değil, yapabileceklerinden... Sen de endişelensen iyi edersin... Kaçmanı söylemeseydim Velveteen'in mezar arkadaşı olacaktın.
Randy Orton: Ondan korkuyor gibisin.
Angelico: O'ndan değil, yapabileceklerinden... Sen de endişelensen iyi edersin... Kaçmanı söylemeseydim Velveteen'in mezar arkadaşı olacaktın.
Randy Orton: Bana tavsiyeler vermene alışığım, korkutmana değil. Çözümün nedir?
Angelico, biraz sonra ölebilme ihtimaline zıtlık oluşturacak şekilde rahat. Elleri cebinde, güneş gözlükleri ve yanmakta olan sigarasıyla omzunu kapıya dayamış. Başını sessizce çevredeki başı boş dolaşan heriflere çeviriyor. Ellerinde beyzbol sopaları olan tek tük adamlar... Randy de onun baktığı yerleri gözetliyor sırayla.
Angelico: Mayhem ruhu PGW çatısına tıkıştırılmadı. Dışarıda da yaşıyor. Barda yaptıklarımızdan sonra evini korumak isteyen birkaç gönüllü buldum. Evin etrafı genç dallamalarla dolu.
Angelico, biraz sonra ölebilme ihtimaline zıtlık oluşturacak şekilde rahat. Elleri cebinde, güneş gözlükleri ve yanmakta olan sigarasıyla omzunu kapıya dayamış. Başını sessizce çevredeki başı boş dolaşan heriflere çeviriyor. Ellerinde beyzbol sopaları olan tek tük adamlar... Randy de onun baktığı yerleri gözetliyor sırayla.
Angelico: Mayhem ruhu PGW çatısına tıkıştırılmadı. Dışarıda da yaşıyor. Barda yaptıklarımızdan sonra evini korumak isteyen birkaç gönüllü buldum. Evin etrafı genç dallamalarla dolu.
İki tanesi, onları görünce gergin ama gülümseyerek yanlarına geliyor. Yolda, onlara doğru yürürlerken idolleriyle tanışacak olmanın kısa bir gırgırını yapıyorlar belli ki. Gülümsemelerinden anlaşılıyor.
Angelico: Siz ikiniz... Adınız ne?
Sarışın Hippi Çocuk: Justin.
Angelico: Siz ikiniz... Adınız ne?
Sarışın Hippi Çocuk: Justin.
Kilolu Standart Çocuk: Luke.
Angelico: Luke demek? Soyadın Harper'sa sopayı kıçına sok ve evine dön evlat... Neden burada olduğunuzu biliyorsunuz. Muhtemelen biriniz fena halde dayak yiyecek. Eğer öbürü gözünü iyi açarsa, diğerini kurtarma şansı olur. O dazlakların nefesini ensenizde hissettiğinizde gür bağırın, anlaşıldı mı?
İkisi Birden: Anlaşıldı efendim.
Angelico: Luke demek? Soyadın Harper'sa sopayı kıçına sok ve evine dön evlat... Neden burada olduğunuzu biliyorsunuz. Muhtemelen biriniz fena halde dayak yiyecek. Eğer öbürü gözünü iyi açarsa, diğerini kurtarma şansı olur. O dazlakların nefesini ensenizde hissettiğinizde gür bağırın, anlaşıldı mı?
İkisi Birden: Anlaşıldı efendim.
Randy Orton: Burası sadece benim evim değil. MAYHEM ruhunun doğduğu, bizi taşaklarımızı hak eden erkekler yapan yer. Kanı kaynayan isimsizlerin sığınacağı bir tapınak. Burası rahipsiz bir kilise, sinagog... Onlardan da fazlası. Bu evin yanması taşaklarınızın elinizden alınması demek. Beynin olmadan yaşayabilir misin?
Justin: N- Ne? Nasıl? Sanırım hayır.
Randy Orton: Hayır, yaşıyorsun. Ben görüyorum. Fakat taşaksız yaşayamazsın... Kanınızın son damlasına kadar dövüşün, MAYHEM için!
Uzaklardan cılız bir feryat sesi geliyor. Bir de bir çift kanat çırpma sesi... Üçü birden havaya dönüyorlar. Saçaklı girişin ahşap zeminine iki büyük akbaba yerleşiyor şimdi. Randy onları görünce gözlerini pörtleterek onlara yaklaşıyor. Birkaç adım atıyor. Akbabalar ise ondan kaçmıyor. Randy, eliyle onları zaptedebilecekmiş gibi onlara yaklaştıkları esnada arkada bir patırtı gürültü kopuyor. Luke'un şarjı çoktan bitmiş. Asfaltta bayık durumda uzanıyor. Randy arkasını döndüğünde Justin'in Rowan tarafından bodruma açılan merdivenlere doğru Chokeslam'landığını görüyor.
Randy Orton kapıyla Wyatt'ın evlatları arasında sıkışıyor. Geçen hafta Randy'den yediği Punk Kick sonrası Braun boynunun ağrısına rağmen oraya gelmiş. Boynunu güzel bir kütlettikten sonra Randy'nin üzerine yürüyorlar. Fakat Randy'den sert bir uppercut. Braun savrulur gibi olurken Rowan üstünlüğü ele geçiriyor. Randy'i duvardan duvara fırlatıyor. Braun da yanına gelince ikisi birden tekme tokatla Randy'i yoruyorlar. Wyatt'ın evlatları Randy'nin üzerine akbaba gibi çökerken kameralarımız kapanıyor.
YOU THINK YOU KNOW ME! Metalingus çalıyor ve PGW'nün en büyük sinir hastası Edge girişte gözüküyor. Ringin Cutting Edge programı için hazırlanmış olduğunu görüyoruz. Edge'in girişine seyircilerden büyük destek var. Ana kemere bu kadar yakın olup da, parmaklarının ucundan kaçıran bu adam için sempatiyi anlamak zor değil. Edge No Way Out'dan sonraki ilk görünüşünü gerçekleştiriyor. Edge ringe giriyor ve köşeye çıkarak tauntunu attıktan sonra talk showu için kendisine ayrılan yere oturuyor.
Edge: Normalde, buraya birisini anlatmam ve onu çağırmam gerekir. Bir konuk olur, soru sormaya çalışırım, konuk illa bir dalyarraklık yapar ve kavgada ağzını yüzünü dağıtırım. Ancak bu programda arka alandan bir konuk çağırmayacağım çünkü konuklarım zaten burada. Bu gece konuklarım sizlersiniz. Burada bazı şeyleri konuşacağız. En büyükten başlayalım. WrestleMania'da PGW veya World Heavyweight Championship için maçlardan birine eklenmemim mümkün olmadığını söylediler. (Büyük bir "booo" chanti yükseliyor) Biliyorum biliyorum bunu ben de değiştirmek isterdim ancak elimden kayıp giden iki şansın ardından bu mümkün görünmüyor. Bu da bizi en büyük soruya itiyor. Edge bu sene WrestleMania'da ne yapacak? Edge bu sene WrestleMania'yı ıskalayacak mı? Bu sorunun cevabı ise...
Edge: Hayır! Bana Ultimate Opportunist denmesinin bir fırsatı var, bu da her türlü fırsatı en iyi değerlendiren kişi olmam. Elimdeki en büyük fırsat ise, Mexico Cup. Edge bu WrestleMania'da olacak. Edge bu sene Mexico Cup'ı kazanan kişi olacak ve SummerSlam 2025'de, hem PURE hem de Television Championship'i aynı anda taşıyan ilk kişi olacak. Size sö-
Justin: N- Ne? Nasıl? Sanırım hayır.
Randy Orton: Hayır, yaşıyorsun. Ben görüyorum. Fakat taşaksız yaşayamazsın... Kanınızın son damlasına kadar dövüşün, MAYHEM için!
Uzaklardan cılız bir feryat sesi geliyor. Bir de bir çift kanat çırpma sesi... Üçü birden havaya dönüyorlar. Saçaklı girişin ahşap zeminine iki büyük akbaba yerleşiyor şimdi. Randy onları görünce gözlerini pörtleterek onlara yaklaşıyor. Birkaç adım atıyor. Akbabalar ise ondan kaçmıyor. Randy, eliyle onları zaptedebilecekmiş gibi onlara yaklaştıkları esnada arkada bir patırtı gürültü kopuyor. Luke'un şarjı çoktan bitmiş. Asfaltta bayık durumda uzanıyor. Randy arkasını döndüğünde Justin'in Rowan tarafından bodruma açılan merdivenlere doğru Chokeslam'landığını görüyor.
Randy Orton kapıyla Wyatt'ın evlatları arasında sıkışıyor. Geçen hafta Randy'den yediği Punk Kick sonrası Braun boynunun ağrısına rağmen oraya gelmiş. Boynunu güzel bir kütlettikten sonra Randy'nin üzerine yürüyorlar. Fakat Randy'den sert bir uppercut. Braun savrulur gibi olurken Rowan üstünlüğü ele geçiriyor. Randy'i duvardan duvara fırlatıyor. Braun da yanına gelince ikisi birden tekme tokatla Randy'i yoruyorlar. Wyatt'ın evlatları Randy'nin üzerine akbaba gibi çökerken kameralarımız kapanıyor.
YOU THINK YOU KNOW ME! Metalingus çalıyor ve PGW'nün en büyük sinir hastası Edge girişte gözüküyor. Ringin Cutting Edge programı için hazırlanmış olduğunu görüyoruz. Edge'in girişine seyircilerden büyük destek var. Ana kemere bu kadar yakın olup da, parmaklarının ucundan kaçıran bu adam için sempatiyi anlamak zor değil. Edge No Way Out'dan sonraki ilk görünüşünü gerçekleştiriyor. Edge ringe giriyor ve köşeye çıkarak tauntunu attıktan sonra talk showu için kendisine ayrılan yere oturuyor.
Edge: Normalde, buraya birisini anlatmam ve onu çağırmam gerekir. Bir konuk olur, soru sormaya çalışırım, konuk illa bir dalyarraklık yapar ve kavgada ağzını yüzünü dağıtırım. Ancak bu programda arka alandan bir konuk çağırmayacağım çünkü konuklarım zaten burada. Bu gece konuklarım sizlersiniz. Burada bazı şeyleri konuşacağız. En büyükten başlayalım. WrestleMania'da PGW veya World Heavyweight Championship için maçlardan birine eklenmemim mümkün olmadığını söylediler. (Büyük bir "booo" chanti yükseliyor) Biliyorum biliyorum bunu ben de değiştirmek isterdim ancak elimden kayıp giden iki şansın ardından bu mümkün görünmüyor. Bu da bizi en büyük soruya itiyor. Edge bu sene WrestleMania'da ne yapacak? Edge bu sene WrestleMania'yı ıskalayacak mı? Bu sorunun cevabı ise...
Edge: Hayır! Bana Ultimate Opportunist denmesinin bir fırsatı var, bu da her türlü fırsatı en iyi değerlendiren kişi olmam. Elimdeki en büyük fırsat ise, Mexico Cup. Edge bu WrestleMania'da olacak. Edge bu sene Mexico Cup'ı kazanan kişi olacak ve SummerSlam 2025'de, hem PURE hem de Television Championship'i aynı anda taşıyan ilk kişi olacak. Size sö-
Edge konuşurken dikkati dağılıyor. Girişte bir hareketlilik var.
PGW arka alan çalışanları apar topar ringe doğru koşuyor. Edge ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Görevliler ringden sandalyeleri çıkartıyor. Ringin ipleri bile indiriliyor. Edge sinirle bir görevliyi tutarak bağırıyor.
Edge: SİZE BUNU YAPMANIZI KİM SÖYLEDİ AMINA KOYAYIM!
Maxwell Jacob Friedman a.k.a. MJF'in müziği duyuluyor. Bir süre girişte hiçbir hareketlilik yokken, sonrasında yavaş yavaş MJF görünüyor. Gülerek tahtında gözüküyor. MJF dönüşünün üçüncü haftasında, PGW'nün yeni kralının geldiğinin mesajını veriyor. Köleleri yani PGW çalışanları tahtını omuzlar üstünde taşıyor ve MJF omuzlar üstünde ringe doğru taşınıyor. MJF indirilmiş iplerin önüne kadar getiriliyor. İnmesini bekliyorlar ama MJF tahtının üstünde konuşmaya başlıyor.
MJF: Gelişmelerden haberin olmamasına şaşırdım Edge. Senin şovun iptal oldu. Anlaşılan Demans sana da vurmaya başlamış o yüzden seni güncele getireyim. Sen artık önemsizsin. Yıl 2025, 2005 değil. Sen kullanım tarihini 20 yıl önce doldurdun. Şimdi ise çürümüş biri olarak kokunla herkesi televizyonlardan kaçırıyorsun. Artık senin saçma sapan cumming edge şovuna kimse katlanmak zorunda kalmasın diye bu görev bana verildi. Ancak beni görüyorsun, ben son derece iyi bir adamım. Bu yüzden seni yeni şovumun ilk konuğu yapmaya karar verdim. Böylece gerçek bir şovun nasıl olduğunu görebilesin. Ancak senin bu kadar büyük bir fanboy olacağını tahmin etmemiştim. Ev sahibinden önce gelen konuğu da ilk kez görüyorum.
Edge: Bak çocuk, senin oyunlarına ayıracak vaktim yok. Kendi iyiliğini düşünüyorsan, arka alana gidip, diğerleri gibi saklan. Mexico Cup eleme maçını geçerek kendini büyük adam zannediyorsun ama yanılıyorsun. Sadece tüysıkletlere karşı zaferler edinebilecek birisin sen. Zaten WrestleMania'da karşı karşıya olacağız. Git belanı benden bulma.
MJF tahtından inip ringe giriyor. Edge ile karşı karşıya geliyorlar. Edge'in sinirleri çelik gibi. MJF ise tek eli cebinde, onu çok da iplemiyormuş gibi gözüküyor.
MJF: Çok iyi fikir kesinlikle hemen uygulamalıyım. Sonuçta nasıl anıldığın belli. Kendime saygı duyan biriyim sonuçta.
Edge: Nasıl anılıyormuşum?
PGW arka alan çalışanları apar topar ringe doğru koşuyor. Edge ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Görevliler ringden sandalyeleri çıkartıyor. Ringin ipleri bile indiriliyor. Edge sinirle bir görevliyi tutarak bağırıyor.
Edge: SİZE BUNU YAPMANIZI KİM SÖYLEDİ AMINA KOYAYIM!
Maxwell Jacob Friedman a.k.a. MJF'in müziği duyuluyor. Bir süre girişte hiçbir hareketlilik yokken, sonrasında yavaş yavaş MJF görünüyor. Gülerek tahtında gözüküyor. MJF dönüşünün üçüncü haftasında, PGW'nün yeni kralının geldiğinin mesajını veriyor. Köleleri yani PGW çalışanları tahtını omuzlar üstünde taşıyor ve MJF omuzlar üstünde ringe doğru taşınıyor. MJF indirilmiş iplerin önüne kadar getiriliyor. İnmesini bekliyorlar ama MJF tahtının üstünde konuşmaya başlıyor.
MJF: Gelişmelerden haberin olmamasına şaşırdım Edge. Senin şovun iptal oldu. Anlaşılan Demans sana da vurmaya başlamış o yüzden seni güncele getireyim. Sen artık önemsizsin. Yıl 2025, 2005 değil. Sen kullanım tarihini 20 yıl önce doldurdun. Şimdi ise çürümüş biri olarak kokunla herkesi televizyonlardan kaçırıyorsun. Artık senin saçma sapan cumming edge şovuna kimse katlanmak zorunda kalmasın diye bu görev bana verildi. Ancak beni görüyorsun, ben son derece iyi bir adamım. Bu yüzden seni yeni şovumun ilk konuğu yapmaya karar verdim. Böylece gerçek bir şovun nasıl olduğunu görebilesin. Ancak senin bu kadar büyük bir fanboy olacağını tahmin etmemiştim. Ev sahibinden önce gelen konuğu da ilk kez görüyorum.
Edge: Bak çocuk, senin oyunlarına ayıracak vaktim yok. Kendi iyiliğini düşünüyorsan, arka alana gidip, diğerleri gibi saklan. Mexico Cup eleme maçını geçerek kendini büyük adam zannediyorsun ama yanılıyorsun. Sadece tüysıkletlere karşı zaferler edinebilecek birisin sen. Zaten WrestleMania'da karşı karşıya olacağız. Git belanı benden bulma.
MJF tahtından inip ringe giriyor. Edge ile karşı karşıya geliyorlar. Edge'in sinirleri çelik gibi. MJF ise tek eli cebinde, onu çok da iplemiyormuş gibi gözüküyor.
MJF: Çok iyi fikir kesinlikle hemen uygulamalıyım. Sonuçta nasıl anıldığın belli. Kendime saygı duyan biriyim sonuçta.
Edge: Nasıl anılıyormuşum?
MJF: Senin en büyük penis hastası olduğunu söylüyorlar. Açıkçası soyumu devam ettirecek kıymetlimin, senin gibi birisine kurban gitmesini istemem.
Edge: Senin soyunu sikeyim Yahudi piç.
Bunu duyunca MJF'in yüzündeki gülümseme sinirleniyor. Edge hassas bir uca dokunmayı başardı. MJF'in yüzündeki değişimi görünce keyifleniyor.
Edge: Büyük MJF hemen de sinirleniverdi. Hoşuna gitmedi galiba. Ancak bir söze kırılıp üzülmeni istemem Maxwell. Çünkü Meksika'da, sadece sözler seni kırmayacak. Ellerim ile seni kıracağım. Bütün kemiklerini kıracağım. Benimle oyun olmayacağını birinci elden deneyimleyeceksin Maxwell.
MJF: Çok coşuyorsun. Ancak kaçırdığın bir şey var. Sen maçta değilsin. Elini kolunu sallayarak da o maça girmeyeceksin. Ben eleme maçına çıkıyorsam, sen de eleme maçına çıkacaksın. Ancak eleme maçında ani bir sürpriz olur, bir şekilde kaybedersen, buna şaşırma. Sonuçta yaşlısın. Ayağın kayar, düşersin. Ancak o kadar iddialı konuşan biri elbette düşmez, değil mi? Başarısız olmazsın. Aynı Royal Rumble'daki üçlü maçta başarısız olmadığın gibi. Aynı Royal Rumble maçında elenmediğin gibi. Aynı No Way Out'da kemer maçını tekrar kaybetmediğin gibi. Ah pardon, sen hepsini kaybettin. Beni iyi izle Edge. Senin başarısız olduğun her şeyi rahatlıkla başaracağım. Hatta o kadar rahat başaracağım ki, tek elim arkada bağlı şekilde bile yapabilirim. Her şey benim için bu kadar basit.
Edge: Ben de senin kıçını tekmeleyebilirim. Hemen şimdi. Bu kadar basit.
Edge ceketini çıkartıyor, kavga için hazır. MJF de durmaya niyetli değil. Önce atkısını çıkartıyor. Sonra saatini çıkartıp cebine koyuyor. Ceketini çıkarıyor ve yere koyuyor. Bileklerini sıyırıyor. Şimdi kavga başlıyor!
Başlamıyor. MJF ringin dışına yuvarlanıyor ve yere çıkarttığı ceketi ile atkısını kapıp arka alana doğru ilerliyor. Edge ringde kavga beklentisi ile kudurmuş halde. MJF ise WrestleMania logosunu gösteriyor. Bu görüntülerle birlikte reklamlara gidiyoruz.
"The Sexual Chocolate" Mark Henry girişte görünüyor. Oldukça neşeli bir hali var. Çünkü can dostu Val Venis de onunla birlikte. Önceki şovlara nazaran Venis biraz daha iyi görünüyor ama tam düzelmiş sayılmaz. İkili yüzleri güler bir şekilde ringe doğru ilerliyor. Henry ile Venis ringe girdikten sonra ikili sarılarak poz veriyorlar. Venis omzunu Henry'nin koluna atıyor. Venis ringten inerken başka bir müzik duyulmaya başlanıyor.
Tyler Bate girişte görünüyor. Mexico Cup'a katılma şansını kaybettikten sonra ilk maçına çıkıyor. Bate klasik tavırlarıyla ringe doğru ilerliyor. Bate köşeye çıkıp bıyıklarını burduktan sonra ringe iniyor ve hakem tarafları kontrol ediyor. Hakem maça başlamak için her şeyin hazır olduğunu düşünüyor ve işareti veriyor.
Mark Henry vs. Tyler Bate
Zil çalıyor ve maç başlıyor. Henry, Bate'i görüp sırıtıyor. Bate ise kendinden oldukça emin. Bate ile Henry birbirine yaklaşıyor. Henry, Bate'i yakalamaya çalışıyor fakat Bate sıyrılıyor. Henry tekrar yakalamak için hamle yapıyor ama yine yakalayamıyor. Üçüncü denemesinde Henry, Bate'i yakalamayı başarıyor ve onu yüklenip Bearhug bağlıyor. Bate, Henry'nin kafasına iki eliyle vurunca Henry kilidi bırakıyor ve Bate'i düşürüyor. Bate, Henry'nin bileğine bir tekme atıyor. Ardından kaval kemiğine doğru bir tekme atıyor. Sonrasında da kalçasına doğru bir tekme atıyor. Sonrasında iplerden sekip Henry'nin dizine doğru bir Dropkick atıyor. Sonrasında tekrardan iplerden sekiyor ve karnına doğru bir Dropkick atıyor. Yeniden iplerden sekiyor ve bu kez Henry'nin kafasına doğru bir Dropkick atıyor. Henry ayaklanıp karşı iplerden sekiyor. Bate de sekiyor ve Henry'nin üzerine atlıyor fakat Henry onu bir anda yakalıyor ve WORLD'S STRONGEST SLAM!
BAŞARISIZ! Henry, Slam'i vurmak için Bate'i havaya atarken Bate'i elinden kaçırıyor ve Bate, Henry'nin arkasına düşüyor. Bate'ten bir Chop Block geliyor. Ardından sırtına doğru bir Chop vuruyor. Tekrardan bir Chop vuruyor. Bate iplerden sekiyor ve bir Dropkick! Bate ayağa kalkıp köşeye çıkıyor. Bate'ten bir Missile Dropkick! Henry yere düşüyor ama ayaklanmaya başlıyor. O ayaklanamadan Bate iplerden sekiyor ve Running Headbutt! Mark Henry sarsılıyor ama hala yıkılmadı. Bate bu kez köşeye çıkıyor. Henry ayaklandiktan sonra Bate atlıyor ve DIVING HEADBUTT! Bate, Henry'i deviriyor ama kendisi de ringin ortasına yigiliyor. Seyircilerin duruma tepkisi pozitif. İki isim de yerde. Hakem önce Bate'in yanına geliyor. Bate durumunun iyi olduğunu hakeme belli ettikten sonra hakem onu bırakıyor. Hakem Henry'nin yanına giderken Bate iplere doğru kendisini yuvarliyor.
Venis bir anda Bate'in kafasını yakalıyor ve iplere doğru bastırıyor. Hakem, Henry ile ilgilendiği için farkında bile değil. Hakem, Henry'nin başından kalkarken Venis bir de yumruk atıyor Bate'e ve diğer tarafa çekiliyor. Hakem, Venis'i hiç görmüyor. Henry ile Bate hala ringin ortasında yerde. Henry iplere tutunuyor ve ayaklanmak için hamle yapıyor. Venis onu motive etmeye çalışıyor. Henry iplerden destek alarak ayağa kalkmayı başarıyor. Bate de iplere tutunarak ayaklanmaya çalışıyor. Henry ağır adımlarla iplere yaslanmış Bate'in yanına gidiyor. Henry, Bate'i tutuyor ama Bate bir yumruk atıyor. Ardından bir tane daha atıyor. Bate bu kez bir tokat atıyor Henry'nin göğsüne doğru. Bate'ten bir tekme geliyor Henry'nin karnına doğru. Bate'in bu hızlı hamleleri karşısında Henry çok ağır kalıyor. Bate, Henry'i yumruk ve tekmelerle ringin ortasına kadar itmeyi başarıyor. Ardından iplerden sekiyor ve Running Dropkick!
Hayır! Henry bir Clothesline ile yıkıyor Bate'i yere. Henry sırıtmaya başlıyor. Venis ise kenarda alkışlıyor onu. Henry, Bate'e yöneliyor. Onu ensesinden yakalayarak ayağa kaldırıyor. Ardından karnına bir yumruk atıyor. Bate karşılık vermek istiyor ama Henry onu köşeye atıyor. Ardından koşarak bir Corner Splash deniyor ama ıska geçiyor. Henry ringin ortasına doğru yürürken aprona geçen Bate iplerin üzerinden atlıyor ve Springboard Dropkick. Henry düşmüyor ama köşeye kadar gidiyor. Bate ayaklanıp koşuyor ve Corner Dropkick. Bate ringin ortasına kadar gerilip tekrar koşuyor ve Henry'nin karnına çıkıp onu yumruklamaya başlıyor. Henry onu itiyor ama Bate ayakları üzerine düşüp tekrar koşuyor ama Henry'den bir Crossbody! Henry tuşa gidiyor ama ayağını iplere atıyor! Hakem farketmiyor ve sayıyor. 1-2- Kickout! Bate tuşu attı ama hileyi o da farketmiyor. Henry hakeme Venis eşliğinde itiraz ederken Bate iplere doğru yuvarlanıyor. Bu esnada girişte bir hareketlilik var.
Tyler Breeze girişte görünüyor bir anda. Tyler ringe doğru koşuyor ve iplere yaslanmış olan Bate'in yanına gelip konuşmaya başlıyor.
Tyler Breeze: Tyler, yine aynısını yaşıyorsun yine ipleri tutuyordu. Hileyle kazanmaya çalışıyorlar. Dikkat etmen lazım.
Edge: Senin soyunu sikeyim Yahudi piç.
Bunu duyunca MJF'in yüzündeki gülümseme sinirleniyor. Edge hassas bir uca dokunmayı başardı. MJF'in yüzündeki değişimi görünce keyifleniyor.
Edge: Büyük MJF hemen de sinirleniverdi. Hoşuna gitmedi galiba. Ancak bir söze kırılıp üzülmeni istemem Maxwell. Çünkü Meksika'da, sadece sözler seni kırmayacak. Ellerim ile seni kıracağım. Bütün kemiklerini kıracağım. Benimle oyun olmayacağını birinci elden deneyimleyeceksin Maxwell.
MJF: Çok coşuyorsun. Ancak kaçırdığın bir şey var. Sen maçta değilsin. Elini kolunu sallayarak da o maça girmeyeceksin. Ben eleme maçına çıkıyorsam, sen de eleme maçına çıkacaksın. Ancak eleme maçında ani bir sürpriz olur, bir şekilde kaybedersen, buna şaşırma. Sonuçta yaşlısın. Ayağın kayar, düşersin. Ancak o kadar iddialı konuşan biri elbette düşmez, değil mi? Başarısız olmazsın. Aynı Royal Rumble'daki üçlü maçta başarısız olmadığın gibi. Aynı Royal Rumble maçında elenmediğin gibi. Aynı No Way Out'da kemer maçını tekrar kaybetmediğin gibi. Ah pardon, sen hepsini kaybettin. Beni iyi izle Edge. Senin başarısız olduğun her şeyi rahatlıkla başaracağım. Hatta o kadar rahat başaracağım ki, tek elim arkada bağlı şekilde bile yapabilirim. Her şey benim için bu kadar basit.
Edge: Ben de senin kıçını tekmeleyebilirim. Hemen şimdi. Bu kadar basit.
Edge ceketini çıkartıyor, kavga için hazır. MJF de durmaya niyetli değil. Önce atkısını çıkartıyor. Sonra saatini çıkartıp cebine koyuyor. Ceketini çıkarıyor ve yere koyuyor. Bileklerini sıyırıyor. Şimdi kavga başlıyor!
Başlamıyor. MJF ringin dışına yuvarlanıyor ve yere çıkarttığı ceketi ile atkısını kapıp arka alana doğru ilerliyor. Edge ringde kavga beklentisi ile kudurmuş halde. MJF ise WrestleMania logosunu gösteriyor. Bu görüntülerle birlikte reklamlara gidiyoruz.
"The Sexual Chocolate" Mark Henry girişte görünüyor. Oldukça neşeli bir hali var. Çünkü can dostu Val Venis de onunla birlikte. Önceki şovlara nazaran Venis biraz daha iyi görünüyor ama tam düzelmiş sayılmaz. İkili yüzleri güler bir şekilde ringe doğru ilerliyor. Henry ile Venis ringe girdikten sonra ikili sarılarak poz veriyorlar. Venis omzunu Henry'nin koluna atıyor. Venis ringten inerken başka bir müzik duyulmaya başlanıyor.
Tyler Bate girişte görünüyor. Mexico Cup'a katılma şansını kaybettikten sonra ilk maçına çıkıyor. Bate klasik tavırlarıyla ringe doğru ilerliyor. Bate köşeye çıkıp bıyıklarını burduktan sonra ringe iniyor ve hakem tarafları kontrol ediyor. Hakem maça başlamak için her şeyin hazır olduğunu düşünüyor ve işareti veriyor.
Mark Henry vs. Tyler Bate
Zil çalıyor ve maç başlıyor. Henry, Bate'i görüp sırıtıyor. Bate ise kendinden oldukça emin. Bate ile Henry birbirine yaklaşıyor. Henry, Bate'i yakalamaya çalışıyor fakat Bate sıyrılıyor. Henry tekrar yakalamak için hamle yapıyor ama yine yakalayamıyor. Üçüncü denemesinde Henry, Bate'i yakalamayı başarıyor ve onu yüklenip Bearhug bağlıyor. Bate, Henry'nin kafasına iki eliyle vurunca Henry kilidi bırakıyor ve Bate'i düşürüyor. Bate, Henry'nin bileğine bir tekme atıyor. Ardından kaval kemiğine doğru bir tekme atıyor. Sonrasında da kalçasına doğru bir tekme atıyor. Sonrasında iplerden sekip Henry'nin dizine doğru bir Dropkick atıyor. Sonrasında tekrardan iplerden sekiyor ve karnına doğru bir Dropkick atıyor. Yeniden iplerden sekiyor ve bu kez Henry'nin kafasına doğru bir Dropkick atıyor. Henry ayaklanıp karşı iplerden sekiyor. Bate de sekiyor ve Henry'nin üzerine atlıyor fakat Henry onu bir anda yakalıyor ve WORLD'S STRONGEST SLAM!
BAŞARISIZ! Henry, Slam'i vurmak için Bate'i havaya atarken Bate'i elinden kaçırıyor ve Bate, Henry'nin arkasına düşüyor. Bate'ten bir Chop Block geliyor. Ardından sırtına doğru bir Chop vuruyor. Tekrardan bir Chop vuruyor. Bate iplerden sekiyor ve bir Dropkick! Bate ayağa kalkıp köşeye çıkıyor. Bate'ten bir Missile Dropkick! Henry yere düşüyor ama ayaklanmaya başlıyor. O ayaklanamadan Bate iplerden sekiyor ve Running Headbutt! Mark Henry sarsılıyor ama hala yıkılmadı. Bate bu kez köşeye çıkıyor. Henry ayaklandiktan sonra Bate atlıyor ve DIVING HEADBUTT! Bate, Henry'i deviriyor ama kendisi de ringin ortasına yigiliyor. Seyircilerin duruma tepkisi pozitif. İki isim de yerde. Hakem önce Bate'in yanına geliyor. Bate durumunun iyi olduğunu hakeme belli ettikten sonra hakem onu bırakıyor. Hakem Henry'nin yanına giderken Bate iplere doğru kendisini yuvarliyor.
Venis bir anda Bate'in kafasını yakalıyor ve iplere doğru bastırıyor. Hakem, Henry ile ilgilendiği için farkında bile değil. Hakem, Henry'nin başından kalkarken Venis bir de yumruk atıyor Bate'e ve diğer tarafa çekiliyor. Hakem, Venis'i hiç görmüyor. Henry ile Bate hala ringin ortasında yerde. Henry iplere tutunuyor ve ayaklanmak için hamle yapıyor. Venis onu motive etmeye çalışıyor. Henry iplerden destek alarak ayağa kalkmayı başarıyor. Bate de iplere tutunarak ayaklanmaya çalışıyor. Henry ağır adımlarla iplere yaslanmış Bate'in yanına gidiyor. Henry, Bate'i tutuyor ama Bate bir yumruk atıyor. Ardından bir tane daha atıyor. Bate bu kez bir tokat atıyor Henry'nin göğsüne doğru. Bate'ten bir tekme geliyor Henry'nin karnına doğru. Bate'in bu hızlı hamleleri karşısında Henry çok ağır kalıyor. Bate, Henry'i yumruk ve tekmelerle ringin ortasına kadar itmeyi başarıyor. Ardından iplerden sekiyor ve Running Dropkick!
Hayır! Henry bir Clothesline ile yıkıyor Bate'i yere. Henry sırıtmaya başlıyor. Venis ise kenarda alkışlıyor onu. Henry, Bate'e yöneliyor. Onu ensesinden yakalayarak ayağa kaldırıyor. Ardından karnına bir yumruk atıyor. Bate karşılık vermek istiyor ama Henry onu köşeye atıyor. Ardından koşarak bir Corner Splash deniyor ama ıska geçiyor. Henry ringin ortasına doğru yürürken aprona geçen Bate iplerin üzerinden atlıyor ve Springboard Dropkick. Henry düşmüyor ama köşeye kadar gidiyor. Bate ayaklanıp koşuyor ve Corner Dropkick. Bate ringin ortasına kadar gerilip tekrar koşuyor ve Henry'nin karnına çıkıp onu yumruklamaya başlıyor. Henry onu itiyor ama Bate ayakları üzerine düşüp tekrar koşuyor ama Henry'den bir Crossbody! Henry tuşa gidiyor ama ayağını iplere atıyor! Hakem farketmiyor ve sayıyor. 1-2- Kickout! Bate tuşu attı ama hileyi o da farketmiyor. Henry hakeme Venis eşliğinde itiraz ederken Bate iplere doğru yuvarlanıyor. Bu esnada girişte bir hareketlilik var.
Tyler Breeze girişte görünüyor bir anda. Tyler ringe doğru koşuyor ve iplere yaslanmış olan Bate'in yanına gelip konuşmaya başlıyor.
Tyler Breeze: Tyler, yine aynısını yaşıyorsun yine ipleri tutuyordu. Hileyle kazanmaya çalışıyorlar. Dikkat etmen lazım.
Bate kafasıyla Breeze'i onaylıyor. Bate, Henry'e doğru koşuyor ve bir Dropkick atıyor. Henry yıkılmıyor ama sarsılıyor. Bate bu kez dizine doğru bir Dropkick atıyor ve Henry dizinin üzerine düşüyor. Bate iplerden sekip bir Dropkick daha atıyor ve Henry yerde! Bate köşeye çıkıyor. Venis engel olmak için hamle yapmak istiyor ama Breeze hemen orada bitiyor. Bate, Henry'e doğru düz bir Splash ile atlıyor ve Henry'nin üzerine düşüyor ama Henry etkilenmiyor bile. Henry bir eliyle Bate'i boğazlamış çünkü. Henry, Bate'i boğazından tutarak ayaklanmaya başlıyor. Henry ayaklandığında Bate'i havaya Chokeslam için kaldırıyor ama Bate, Henry'nin arkasına kendisini atmayı başarıyor ve bir Chop Block vuruyor. Henry dizi üzerine düşüyor. Bate iplerden sekiyor ama Henry bu esnada ayaklanıyor ve bir Clothesline sallıyor ama ıska geçiyor. Bate'ten Henry'nin bacağına bir tekme. Bir tekme daha. Bir tekme daha. Bate'ten bir de Enziguiri!
Henry'nin tam kafasına isabet ediyor. Bate bir anda Henry'i bacağından yakalıyor ve onu yüklenmeye çalışıyor. Bate başardı! Tyler Bate, Mark Henry'i tüm ağırlığıyla sırtına almayı başarıyor. Seyirciler aşırı iyi reaksiyon gösteriyorlar bu duruma. Ancak Bate'in gücü taşıdığı ağırlıktan ötürü çok çabuk tükeniyor. Bate, Henry sırtındayken ikinci adımını atamadan yere düşüyor. Henry tüm ağırlığıyla Bate'in sırtına düşüyor. İkili bir süre yerde kalıyor ve ilk ayaklanmaya çalışan isim Mark Henry oluyor. Henry, Bate'in üzerinden kalktıktan sonra iplere tutunarak ayağa kalkmayı başarıyor. Bate'i yerde bitik şekilde görüyor. Bate bir süre sonra ayaklanmaya çalışıyor ve dizleri üstüne kalkıyor ama Henry sırtına bir yumruk atıp onu yere düşürüyor. Henry, Big Splash için hareketlenmeye başlıyor ve iplere koşuyor fakat iplerden sektikten sonra bir ses dikkatini dağıtıyor.
Henry'nin tam kafasına isabet ediyor. Bate bir anda Henry'i bacağından yakalıyor ve onu yüklenmeye çalışıyor. Bate başardı! Tyler Bate, Mark Henry'i tüm ağırlığıyla sırtına almayı başarıyor. Seyirciler aşırı iyi reaksiyon gösteriyorlar bu duruma. Ancak Bate'in gücü taşıdığı ağırlıktan ötürü çok çabuk tükeniyor. Bate, Henry sırtındayken ikinci adımını atamadan yere düşüyor. Henry tüm ağırlığıyla Bate'in sırtına düşüyor. İkili bir süre yerde kalıyor ve ilk ayaklanmaya çalışan isim Mark Henry oluyor. Henry, Bate'in üzerinden kalktıktan sonra iplere tutunarak ayağa kalkmayı başarıyor. Bate'i yerde bitik şekilde görüyor. Bate bir süre sonra ayaklanmaya çalışıyor ve dizleri üstüne kalkıyor ama Henry sırtına bir yumruk atıp onu yere düşürüyor. Henry, Big Splash için hareketlenmeye başlıyor ve iplere koşuyor fakat iplerden sektikten sonra bir ses dikkatini dağıtıyor.
Tyler Breeze: Mark, Trish sana verecekmiş. Seni bekliyormuş.
Mark Henry, Breeze'i duyar duymaz aklı gidiyor. Trish'i elde etmek üzere ayaklanıyor ve var gücüyle arka alana gidebilmek için ringten çıkmaya çalışıyor. Bu sırada Bate ayaklanıyor. Henry iplerin arasından aprona geçeceği sırada Bate zıplayarak Henry'i yakalayıp yere yıkmayı başarıyor ve Roll-Up'a alıyor. 1-2-
Mark Henry, Breeze'i duyar duymaz aklı gidiyor. Trish'i elde etmek üzere ayaklanıyor ve var gücüyle arka alana gidebilmek için ringten çıkmaya çalışıyor. Bu sırada Bate ayaklanıyor. Henry iplerin arasından aprona geçeceği sırada Bate zıplayarak Henry'i yakalayıp yere yıkmayı başarıyor ve Roll-Up'a alıyor. 1-2-
3!
Kazanan: Tyler Bate
Tyler Bate maçı kazanıyor. Roll-Up ile Mark Henry'i tuş etmeyi başarıyor. Bate hemen köşeye çıkıp zaferini kutlarken Tyler Breeze de ringe girip Bate'in yanında yer alıyor. Henry ise sonuca inanamıyor. Aşırı garipsiyor. Venis de onun yanına gidiyor hemen. Breeze ile Venis, Bate ile Henry'i kontrol ettikten sonra Taraflar göz göze geliyor ve ringin ortasında birbirlerine yakınlaşmaya başlıyorlar. Bate ile Breeze, Venis ile Henry karşısında duruyorlar ringin ortasına. Ortamda gergin bir hava varken maçın son anlarının tekrarı ekranlara yansıyor. Bu sırada hakem tarafları ayırmaya çalışıyor ancak taraflar kavga etmekten ziyade birbirlerine bakmakla meşgul. Kameralarımız bu görüntülerle kapanıyor.
Kazanan: Tyler Bate
Tyler Bate maçı kazanıyor. Roll-Up ile Mark Henry'i tuş etmeyi başarıyor. Bate hemen köşeye çıkıp zaferini kutlarken Tyler Breeze de ringe girip Bate'in yanında yer alıyor. Henry ise sonuca inanamıyor. Aşırı garipsiyor. Venis de onun yanına gidiyor hemen. Breeze ile Venis, Bate ile Henry'i kontrol ettikten sonra Taraflar göz göze geliyor ve ringin ortasında birbirlerine yakınlaşmaya başlıyorlar. Bate ile Breeze, Venis ile Henry karşısında duruyorlar ringin ortasına. Ortamda gergin bir hava varken maçın son anlarının tekrarı ekranlara yansıyor. Bu sırada hakem tarafları ayırmaya çalışıyor ancak taraflar kavga etmekten ziyade birbirlerine bakmakla meşgul. Kameralarımız bu görüntülerle kapanıyor.
Ring içerisinde yaşananların ardından kameraların çevrildiği yön arka alan oluyor, şovun gerçekleştirildiği arenanın arka alanı burası. Bizi karşılayan ve gülüşü ile içimizi ısıtan birisi var, bu Byron Saxton'dan başkası değil elbette! Kendisi bir gülümseme ile izleyicileri karşılıyor, kendisine arkadan verilen işaret ile birlikte. Sonrasında konuşmaya başladığını görüyoruz, açılışı gerçekleştiriyor. Bu arada belirtmek gerekir, yanında konukları var fakat an itibarıyla kendilerinin kimliğini belirleyemiyoruz çünkü kendileri şu anda kadrajda değil.
Byron Saxton: Sayın seyirciler, ekran başındaki tüm Prestige Grand Wrestling tutkunları... İster yıllardır bu şirketin hikayesine tanıklık eden sadık hayranlar olun, ister yeni yeni bu heyecanı keşfedenlerden bir tanesi olun, ben Byron Saxton, hepinizi buradan selamlıyorum! (Kamera konuk olan isimleri de kadraja alacak şekilde kayıyor) Şu anda yanımda, geçtiğimiz hafta Drew McIntyre üzerinden hızlı bir galibiyet ile haftaya damga vuran Swerve Strickland ve bu çarpıcı geri dönüşe öncülük eden Prince Nana bulunuyor! Sormak istiyorum, geçen hafta olanları ne şekilde yorumluyorsun Nana?
Byron, mikrofonu sesi daha iyi alması nedeniyle Prince Nana'nın ağzına yaklaştırıyor. Swerve Strickland'ın sinirli ve kaşları çatık bir ifadeyle uzağa baktığını görüyoruz, pek oralı değil gibi. Bu sırada Prince Nana'nın verdiği yanıtı izliyoruz.
Prince Nana: Yo, Byron, Byron, Byron... Orada yaşananları sende izlemiş olmalısın, huh? Herkes o gece Swerve'nin ne anlam ifade ettiğini anladı, değil mi? Peki John Cena'nın oradaki işi neydi? Cevabını kendim vereceğim. John, Swerve'nin yıldız ışığından faydalanmak ve kendisini hatırlatmak istediği için oradaydı. Swerve'nin, Drew'i aşırı kısa bir süre içerisinde yenmesinin ardından; hiç beklenmedik bir anda John Cena belirdi. Neden? Neden o gece, o anda? Çünkü bu sektör bir şeyi asla affetmez: Bir siyah adamın hak ettiği yerde, ışığın tam merkezinde durmasını... O ışığı çalmak için oradaydı John. Bu her zaman böyle oldu ama artık buna izin vermeyeceğiz! Swerve'nin ışığı parlıyor ve biz bu ışığı korumaya geldik. Bu kez, o ışığı ne karanlık planlar, ne kibirli ikonlar, ne de sistemin düzeni karartamayacak!
Byron Saxton: Bu çok ciddi bir iddia.
Swerve de, Nana da aynı anda gözlerini Byron'un üstüne dikiyorlar. Ters ve kınar bakışlarla ona bakıyorlar, Byron'un da rahat imajı kayboluyor. Nana ona bir soru yöneltiyor.
Byron Saxton: Sayın seyirciler, ekran başındaki tüm Prestige Grand Wrestling tutkunları... İster yıllardır bu şirketin hikayesine tanıklık eden sadık hayranlar olun, ister yeni yeni bu heyecanı keşfedenlerden bir tanesi olun, ben Byron Saxton, hepinizi buradan selamlıyorum! (Kamera konuk olan isimleri de kadraja alacak şekilde kayıyor) Şu anda yanımda, geçtiğimiz hafta Drew McIntyre üzerinden hızlı bir galibiyet ile haftaya damga vuran Swerve Strickland ve bu çarpıcı geri dönüşe öncülük eden Prince Nana bulunuyor! Sormak istiyorum, geçen hafta olanları ne şekilde yorumluyorsun Nana?
Byron, mikrofonu sesi daha iyi alması nedeniyle Prince Nana'nın ağzına yaklaştırıyor. Swerve Strickland'ın sinirli ve kaşları çatık bir ifadeyle uzağa baktığını görüyoruz, pek oralı değil gibi. Bu sırada Prince Nana'nın verdiği yanıtı izliyoruz.
Prince Nana: Yo, Byron, Byron, Byron... Orada yaşananları sende izlemiş olmalısın, huh? Herkes o gece Swerve'nin ne anlam ifade ettiğini anladı, değil mi? Peki John Cena'nın oradaki işi neydi? Cevabını kendim vereceğim. John, Swerve'nin yıldız ışığından faydalanmak ve kendisini hatırlatmak istediği için oradaydı. Swerve'nin, Drew'i aşırı kısa bir süre içerisinde yenmesinin ardından; hiç beklenmedik bir anda John Cena belirdi. Neden? Neden o gece, o anda? Çünkü bu sektör bir şeyi asla affetmez: Bir siyah adamın hak ettiği yerde, ışığın tam merkezinde durmasını... O ışığı çalmak için oradaydı John. Bu her zaman böyle oldu ama artık buna izin vermeyeceğiz! Swerve'nin ışığı parlıyor ve biz bu ışığı korumaya geldik. Bu kez, o ışığı ne karanlık planlar, ne kibirli ikonlar, ne de sistemin düzeni karartamayacak!
Byron Saxton: Bu çok ciddi bir iddia.
Swerve de, Nana da aynı anda gözlerini Byron'un üstüne dikiyorlar. Ters ve kınar bakışlarla ona bakıyorlar, Byron'un da rahat imajı kayboluyor. Nana ona bir soru yöneltiyor.
Prince Nana: Yapma adamım! Böyle bir konuda tarafsız olacak lükse gerçekten sahip misin? Ciddi olamazsın, sen de bizdensin! Sana bir şey söyleyeyim, bu söyleyeceklerim senin sandığından daha da fazlası. Bu yalnızca bir iddia değil, bir gerçek. Göz göre göre, insanların tepkilerinden hiçbir şekilde çekinmeden bir oyun oynandı. Kofi Kingston gibi Royal Rumble maçında performansıyla kendisinden bahsettiren, beyazların tepkilerine rağmen savaşma gücünü bedeninde koruyarak Elimination Chamber Match'e katılma hakkı elde etmiş adamı keyiflerince geriye çektiler. Yorulmuş muydu? Neden gerçekten çıkarıldığını hepimiz biliyoruz. Çünkü Kofi gibi biri, duruşuyla ve temsil ettiğiyle rahatsız eder. Ve sonra? Yerine kim konuluyor? John Cena... Hep aynı hikaye Byron. Siyah bir yıldız parladığında, hemen gökyüzüne başka bir beyaz spot yerleştiriliyor.
Byron Saxton: Söylediklerin gerçekten çok güçlü. Ama gerçekten... John Cena'nın orada olmasının tek sebebi bu mu sizce? Hiç başka bir açıklama ihtimali yok mu?
Prince Nana: Hiç sanmıyorum. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) Haftaya Mexico Cup’ta olacağız. John da orada olacak ama biz onun aksine yalnızca bir maç için oraya gitmiyoruz. Biz oraya, bastırılmış sesleri haykırmaya, unutturulmuş gerçekleri yüzlerine vurmaya ve Swerve’nin bu yeni dönemini ilan etmeye gidiyoruz çünkü bu sadece bir gösteri değil, bu bir çağrı. Karanlıkta sesi duyulmayanların çığlığı olacaktır bu. Her köşesi sistemin çürümüşlüğüyle örülmüş bu yapıya karşı, Swerve bir başkaldırının sembolü olarak orada olacak. Işık sadece sahnede değil, hakikatin ta kendisinde parlar. Bu sistemin duvarlarını tekmelemek için oradayız. Bu bizim için bir maç değil, bu tarihe yazılacak bir meydan okuma ve bu meydan okuma, yalnızca rakiplerimize değil, bu düzenin ta kendisine karşı! Bu sistem yıllardır siyah bedenleri bastırarak, onların içindeki ateşi söndürmeye çalıştı ama ateş sönmedi Byron. O ateş küle döndü, kor haline geldi. Şimdi ise rüzgar bizimle. Şimdi o kor, alev almak üzere. Mexico Cup, yalnızca bir turnuva değil; bu ateşin göğe yükseldiği bir isyanın başlangıcı olacak! Swerve, yalnızca bir güreşçi değil; o, bu isyanın yankısı! Biz oraya tarih yazmaya gidiyoruz. Gözlerini dört aç çünkü yeni b...
Bir saniye, röportaj alanına yaklaşan birisi var. Prince Nana bu ismin oraya yaklaştığını gördükten sonra duraksıyor, affalıyor da diyebiliriz. Bu isim...
Byron Saxton: Söylediklerin gerçekten çok güçlü. Ama gerçekten... John Cena'nın orada olmasının tek sebebi bu mu sizce? Hiç başka bir açıklama ihtimali yok mu?
Prince Nana: Hiç sanmıyorum. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) Haftaya Mexico Cup’ta olacağız. John da orada olacak ama biz onun aksine yalnızca bir maç için oraya gitmiyoruz. Biz oraya, bastırılmış sesleri haykırmaya, unutturulmuş gerçekleri yüzlerine vurmaya ve Swerve’nin bu yeni dönemini ilan etmeye gidiyoruz çünkü bu sadece bir gösteri değil, bu bir çağrı. Karanlıkta sesi duyulmayanların çığlığı olacaktır bu. Her köşesi sistemin çürümüşlüğüyle örülmüş bu yapıya karşı, Swerve bir başkaldırının sembolü olarak orada olacak. Işık sadece sahnede değil, hakikatin ta kendisinde parlar. Bu sistemin duvarlarını tekmelemek için oradayız. Bu bizim için bir maç değil, bu tarihe yazılacak bir meydan okuma ve bu meydan okuma, yalnızca rakiplerimize değil, bu düzenin ta kendisine karşı! Bu sistem yıllardır siyah bedenleri bastırarak, onların içindeki ateşi söndürmeye çalıştı ama ateş sönmedi Byron. O ateş küle döndü, kor haline geldi. Şimdi ise rüzgar bizimle. Şimdi o kor, alev almak üzere. Mexico Cup, yalnızca bir turnuva değil; bu ateşin göğe yükseldiği bir isyanın başlangıcı olacak! Swerve, yalnızca bir güreşçi değil; o, bu isyanın yankısı! Biz oraya tarih yazmaya gidiyoruz. Gözlerini dört aç çünkü yeni b...
Bir saniye, röportaj alanına yaklaşan birisi var. Prince Nana bu ismin oraya yaklaştığını gördükten sonra duraksıyor, affalıyor da diyebiliriz. Bu isim...
LEO KRUGER! Leo, yavaş adımlarla oraya yaklaşıyor. Yüzündeki ifade son derece ciddi, Byron'un kolunu kendisine doğru çekiyor ve mikrofonun ağzına yaklaşmasını sağlıyor. Bunun akabinde, hem Nana'nın, hem de Swerve'nin gözlerinin içerisine dolu dolu bakarak bir şeyler anlatmaya başlıyor.
Leo Kruger: Ne güzel konuşuyorsun Nana. Sözlerin şiir gibi, mesajın sarsıcı. Ama ringde şiirle kazanılmaz. Bu senin küçük politik devrim manifeston değil. Bu bir turnuva. Bu bir mücadele, bu bir hesaplaşma, bu bir savaş alanı. Burada sadece sözlerin gücü yetmez. Böyle yaparak yalnızca yanında duran adamı, avcıların gözünde daha göz alıcı bir hale getiriyorsun. Dinle, ben bu turnuvayı kazanmak için geliyorum yani önümüzdeki hafta ben de orada olacağım, avlanmak üzere. Kırılmış kemiklerin, parçalanmış egoların, geçmişin gölgeleriyle yüzleştiği bir turnuva bensiz hayal edilemezdi! Swerve... (Swerve'ye dönüyor) Seninle işim var. Geçmişten gelen bir hesabımız var. Ya da gelecek hafta karşıma çıkacak olmandan ötürü ortaya çıkan bir hesap, fark etmez. (Sırıtıyor) Bu hesap, bu sefer yarım kalmayacak. Tamamlanacak. Acıyla, hınçla ve nihai bir sonla!
Leo Kruger: Ne güzel konuşuyorsun Nana. Sözlerin şiir gibi, mesajın sarsıcı. Ama ringde şiirle kazanılmaz. Bu senin küçük politik devrim manifeston değil. Bu bir turnuva. Bu bir mücadele, bu bir hesaplaşma, bu bir savaş alanı. Burada sadece sözlerin gücü yetmez. Böyle yaparak yalnızca yanında duran adamı, avcıların gözünde daha göz alıcı bir hale getiriyorsun. Dinle, ben bu turnuvayı kazanmak için geliyorum yani önümüzdeki hafta ben de orada olacağım, avlanmak üzere. Kırılmış kemiklerin, parçalanmış egoların, geçmişin gölgeleriyle yüzleştiği bir turnuva bensiz hayal edilemezdi! Swerve... (Swerve'ye dönüyor) Seninle işim var. Geçmişten gelen bir hesabımız var. Ya da gelecek hafta karşıma çıkacak olmandan ötürü ortaya çıkan bir hesap, fark etmez. (Sırıtıyor) Bu hesap, bu sefer yarım kalmayacak. Tamamlanacak. Acıyla, hınçla ve nihai bir sonla!
Swerve karşılık vermiyor, sinirli bir şekilde bakıyor. Nana onu arkasına alıyor ve yanıt veriyor.
Prince Nana: (Gülüyor) Ah, Leo… Senin gibi adamlar hep böyle gelir. Gözdağı, tehdit, geçmişten hikayeler... Ama biz geçmişte değiliz, bugündeyiz. Swerve döndü ve bu kez sahne onun.
Leo Kruger: Sahne, ışığı kaldırabilecek oyunculara aittir. Bu, sadece kameraların parladığı anlar için geçerli değil; baskının, belirsizliğin, kaosun içinde bile o ışığı taşıyabilenler içindir. Ve Swerve... O ışığı bir süre taşıdı, evet ama artık o ışık titriyor Nana. Çünkü ben, onu karanlığa gömmeye geliyorum. Sahneyi ondan alıp, ona en çok ihtiyaç duyanlara geri vereceğim; sessizliğin hüküm sürdüğü ve gerçeğin unutturulduğu yerlere. O ışık benimle yeniden doğacak ama önce Swerve o karanlığın içinde kaybolacak. Anladın mı? (Kahkaha atmaya başlıyor, delirmişçesine)
Leo, Swerve'ye omuz atıyor ve oradan uzaklaşıyor. Swerve'nin hamle yapmak için giriştiğini ama bunun önüne Nana'nın geçtiğini görüyoruz. Gerginliğe izin vermiyor. Ekrana önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek Mexico Cup Qualifying Match'in kartı getiriliyor. Bunun sonrasında kameralar ringe dönüyor, şov devam ediyor.
IT'S TIME! Gregory Helms mimik bile oynatmadan oldukça çabuk bir şekilde ringe doğru ilerliyor. Mexico Cup'a katılmak için elinde bir fırsat var. Son zamanlarda eline gelen fırsatları tepti. Bu fırsat için ise ne hissettiği yüzüne bakınca anlaşılmıyor ama ringe hızlıca girdiğine göre bunu bir an önce elde etmek istiyor gibi bir hali olduğu açık. Helms ringe girdikten sonra bu fırsat için önündeki engeli beklemeye başlıyor.
Wes Lee müziği eşliğinde ringe ağır adımlarla ilerliyor. O da Helms gibi bir çember maçından mağlubiyetle ayrıldı ve o da yeni fırsatlar kovalıyor. Mexico Cup'ta bir yeri olduğunu düşündüğünü belli eden mimiklerle ringe giriyor. Helms'e küçümseyici bir bakış attıktan sonra Helms'in eliyle burnunu sildiğini görüyoruz. İkili birbirini süzerken hakem maçın başlaması için işaretini veriyor.
Mexico Cup Qualifying Match
Gregory Helms vs. Wes Lee
Zil çalıyor ve Helms ile Lee arasındaki Mexico Cup eleme maçı başlıyor. Kazanan Mexico Cup'taki yerini ayırtmış olacak. İki isim birbirlerini süzerken ringin içinde dönmeye başlıyorlar. Bir süre sonra birbirlerine yaklaşıyorlar ve Collar & Elbow Tie Up yapıyorlar. İkili ringin ortasında birbirini kilitliyor ve güçlerini test ediyorlar ama ikili ringin ortasında tamamen kilitlenmiş gibi görünüyor. Derken Lee bir anda Helms'in koluna vuruyor ardından bir Arm Drag ile Helms'i köşeye doğru fırlatıyor. Helms ayaklanıyor ama hareketlenmiyor. Lee'ye bakıyor ve bekliyor. Lee ise Helms'in yapacağı koşuya hazırlanmıştı. İkili tekrardan yavaşça birbirlerine yaklaşıyor ve Collar & Elbow Tie Up yapıyorlar. Bu kez daha kısa sürüyor çünkü Helms'ten bir Arm Drag geliyor bu sefer. Lee köşeye doğru yuvarlandıktan sonra ayağa kalkıyor ve hemen Helms'in üzerine koşuyor ama Helms'ten bir Arm Drag daha! Lee tekrar ayaklanıp koşarken Helms, Dropkick için atlıyor fakat Lee, Helms'in ayağından tutup havaya doğru atıyor ve Helms takla atarak yere düşüyor ve ayaklanırken Lee'den bir Running Knee Strike geliyor! Helms yerdeyken Lee'nin seyirciyle etkileşime girdiğini görüyoruz. Onlara dönüp poz kesiyor.
Lee seyircilere poz keserken bir eliyle de Wrestlemania logosunu gösteriyor. Bu sırada Helms iplere tutunarak ayaklanıyor ve Lee'ye bakıyor. Lee arkasını döndüğünde gördüğü şey dimdik duran bir Gregory Helms oluyor. İkili bu sefer birbirlerine ağır adımlarla yaklaşmak yerine birbirlerinin üzerine koşuyorlar ve yumruklaşmaya başlıyorlar. İkilinin yumrukları eşit sayıda ve eşit hızda atılıyor. Birbirlerini yoruyorlar. Helms bir anda yumruk atmayı kesip eğiliyor ve Lee'nin karnına doğru bir kafa atıyor. Lee'nin nefesi kesiliyor adeta. Lee yere düşüyor. Helms ise ayağa kalkıyor ve Lee'nin sırtına doğru bir tekme sallıyor. Lee iplere tutunarak ayağa kalkmaya çalışıyor. Helms, Lee'yi kaldırıp iplere atıyor ve Lee iplerden sektikten sonra onun karnına doğru bir Kitchen Sink yapıyor ve Lee tekrar yerde. Helms ağır hareketlerle Lee'yi kaldırıp köşeye doğru götürüyor. Bu sırada Lee kendine geliyor ve Helms'e bir yumruk atıyor. Ardından bir yumruk daha. Lee, Helms'i ringin ortasına doğru ittikten sonra üzerine doğru koşuyor fakat Helms onun kolunu yakalıyor ve Arm Trap Neckbreaker! Helms tuşa gidiyor. 1-2-
Kickout! Lee tuşu atmayı başarıyor. Helms ise oldukça sakin gözüküyor. Helms ayağa kalkıyor ve hakemle konuşuyor ama oldukça sakin. Rahatsız edecek türden bir sakinliği var. Hakem de itiraz edilmesini beklerken böyle bir durumla karşılaştığı için garipsiyor. Lee köşeye doğru sürünmeye başlıyor. Helms görüyor ancak izliyor ve bir süre sonra Lee yetişemeden onu yakalıyor. Ayağa kaldırıyor ama Lee'den bir dirsek geliyor Helms'in karnına doğru. Lee iplerden sekiyor ve Kardiak Kick deniyor ama Helms son anda çekiliyor. Lee ayakları üzerine düştükten sonra Helms'e doğru koşuyor ve bir Superkick! Helms iplerden sekiyor ve Lee'den bu sefer de bir Enziguiri geliyor. Helms yerde. Lee de yerde ama kısa sürede ayağa kalkıyor o. Lee yerdeki Helms'e bakıyor önce. Ardından köşeye bakıyor. Lee bunun için hazır. Lee iplerin arasından aprona geçiyor. Ardından hızlı adımlarla köşeye tırmanıyor. Helms hala yerde. Lee köşeye çıktıktan sonra yerdeki Helms'e iyice bakıyor ardından hazırlanıp atlayışını yapıyor ve FALLEN DREAMSLAYER!
BAŞARISIZ! Helms son anda çekilip kendisini köşeye yuvarlıyor. Lee ise ring zeminine çakılıyor. Lee belini tutarak doğrulmaya çalışırken Helms ise köşeye tutunarak ayağa kalkmayı başarıyor. Lee ayaklanmadan ona doğru koşmak istiyor fakat Helms bunun için yavaş kalıyor ve Lee'den sert bir yumruk. Helms, Lee'nin dizine bir tekme sallıyor ve Lee yüzüstü yere kapaklanıyor. Helms iplerden sekiyor ve Low Dropkick. Helms ayağa kalkıyor ve Lee'yi ayaklandırmaya çalışıyor. Lee, Helms'in karnına bir yumruk atıyor. Sonrasında bir yumruk daha atıyor. Helms yumruk atmak için hamle yapıyor fakat Lee bu sefer yüzünün ortasına bir yumruk geçiriyor ve Helms arkaya doğru yalpalıyor. Lee, Helms'in üzerine koşuyor ve School Boy Roll-Up! Ama tuşa gitmek için değil. Lee, Helms'i önüne katıp yuvarlıyor. Helms ayaklanır ayaklanmaz Lee'den bir Superkick! Lee Superkick'i çaktıktan sonra dizlerinin üzerine düşüyor. Helms ise iplere doğru düşüyor ve iplerden sekiyor. SHINING WIZARD! HELMS'TEN BEKLENMEDİK BİR SHINING WIZARD GELİYOR! LEE'NİN FİŞİNİ ÇEKİYOR ADETA! HELMS TUŞA GİDİYOR! 1-2-
Prince Nana: (Gülüyor) Ah, Leo… Senin gibi adamlar hep böyle gelir. Gözdağı, tehdit, geçmişten hikayeler... Ama biz geçmişte değiliz, bugündeyiz. Swerve döndü ve bu kez sahne onun.
Leo Kruger: Sahne, ışığı kaldırabilecek oyunculara aittir. Bu, sadece kameraların parladığı anlar için geçerli değil; baskının, belirsizliğin, kaosun içinde bile o ışığı taşıyabilenler içindir. Ve Swerve... O ışığı bir süre taşıdı, evet ama artık o ışık titriyor Nana. Çünkü ben, onu karanlığa gömmeye geliyorum. Sahneyi ondan alıp, ona en çok ihtiyaç duyanlara geri vereceğim; sessizliğin hüküm sürdüğü ve gerçeğin unutturulduğu yerlere. O ışık benimle yeniden doğacak ama önce Swerve o karanlığın içinde kaybolacak. Anladın mı? (Kahkaha atmaya başlıyor, delirmişçesine)
Leo, Swerve'ye omuz atıyor ve oradan uzaklaşıyor. Swerve'nin hamle yapmak için giriştiğini ama bunun önüne Nana'nın geçtiğini görüyoruz. Gerginliğe izin vermiyor. Ekrana önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek Mexico Cup Qualifying Match'in kartı getiriliyor. Bunun sonrasında kameralar ringe dönüyor, şov devam ediyor.
IT'S TIME! Gregory Helms mimik bile oynatmadan oldukça çabuk bir şekilde ringe doğru ilerliyor. Mexico Cup'a katılmak için elinde bir fırsat var. Son zamanlarda eline gelen fırsatları tepti. Bu fırsat için ise ne hissettiği yüzüne bakınca anlaşılmıyor ama ringe hızlıca girdiğine göre bunu bir an önce elde etmek istiyor gibi bir hali olduğu açık. Helms ringe girdikten sonra bu fırsat için önündeki engeli beklemeye başlıyor.
Wes Lee müziği eşliğinde ringe ağır adımlarla ilerliyor. O da Helms gibi bir çember maçından mağlubiyetle ayrıldı ve o da yeni fırsatlar kovalıyor. Mexico Cup'ta bir yeri olduğunu düşündüğünü belli eden mimiklerle ringe giriyor. Helms'e küçümseyici bir bakış attıktan sonra Helms'in eliyle burnunu sildiğini görüyoruz. İkili birbirini süzerken hakem maçın başlaması için işaretini veriyor.
Mexico Cup Qualifying Match
Gregory Helms vs. Wes Lee
Zil çalıyor ve Helms ile Lee arasındaki Mexico Cup eleme maçı başlıyor. Kazanan Mexico Cup'taki yerini ayırtmış olacak. İki isim birbirlerini süzerken ringin içinde dönmeye başlıyorlar. Bir süre sonra birbirlerine yaklaşıyorlar ve Collar & Elbow Tie Up yapıyorlar. İkili ringin ortasında birbirini kilitliyor ve güçlerini test ediyorlar ama ikili ringin ortasında tamamen kilitlenmiş gibi görünüyor. Derken Lee bir anda Helms'in koluna vuruyor ardından bir Arm Drag ile Helms'i köşeye doğru fırlatıyor. Helms ayaklanıyor ama hareketlenmiyor. Lee'ye bakıyor ve bekliyor. Lee ise Helms'in yapacağı koşuya hazırlanmıştı. İkili tekrardan yavaşça birbirlerine yaklaşıyor ve Collar & Elbow Tie Up yapıyorlar. Bu kez daha kısa sürüyor çünkü Helms'ten bir Arm Drag geliyor bu sefer. Lee köşeye doğru yuvarlandıktan sonra ayağa kalkıyor ve hemen Helms'in üzerine koşuyor ama Helms'ten bir Arm Drag daha! Lee tekrar ayaklanıp koşarken Helms, Dropkick için atlıyor fakat Lee, Helms'in ayağından tutup havaya doğru atıyor ve Helms takla atarak yere düşüyor ve ayaklanırken Lee'den bir Running Knee Strike geliyor! Helms yerdeyken Lee'nin seyirciyle etkileşime girdiğini görüyoruz. Onlara dönüp poz kesiyor.
Lee seyircilere poz keserken bir eliyle de Wrestlemania logosunu gösteriyor. Bu sırada Helms iplere tutunarak ayaklanıyor ve Lee'ye bakıyor. Lee arkasını döndüğünde gördüğü şey dimdik duran bir Gregory Helms oluyor. İkili bu sefer birbirlerine ağır adımlarla yaklaşmak yerine birbirlerinin üzerine koşuyorlar ve yumruklaşmaya başlıyorlar. İkilinin yumrukları eşit sayıda ve eşit hızda atılıyor. Birbirlerini yoruyorlar. Helms bir anda yumruk atmayı kesip eğiliyor ve Lee'nin karnına doğru bir kafa atıyor. Lee'nin nefesi kesiliyor adeta. Lee yere düşüyor. Helms ise ayağa kalkıyor ve Lee'nin sırtına doğru bir tekme sallıyor. Lee iplere tutunarak ayağa kalkmaya çalışıyor. Helms, Lee'yi kaldırıp iplere atıyor ve Lee iplerden sektikten sonra onun karnına doğru bir Kitchen Sink yapıyor ve Lee tekrar yerde. Helms ağır hareketlerle Lee'yi kaldırıp köşeye doğru götürüyor. Bu sırada Lee kendine geliyor ve Helms'e bir yumruk atıyor. Ardından bir yumruk daha. Lee, Helms'i ringin ortasına doğru ittikten sonra üzerine doğru koşuyor fakat Helms onun kolunu yakalıyor ve Arm Trap Neckbreaker! Helms tuşa gidiyor. 1-2-
Kickout! Lee tuşu atmayı başarıyor. Helms ise oldukça sakin gözüküyor. Helms ayağa kalkıyor ve hakemle konuşuyor ama oldukça sakin. Rahatsız edecek türden bir sakinliği var. Hakem de itiraz edilmesini beklerken böyle bir durumla karşılaştığı için garipsiyor. Lee köşeye doğru sürünmeye başlıyor. Helms görüyor ancak izliyor ve bir süre sonra Lee yetişemeden onu yakalıyor. Ayağa kaldırıyor ama Lee'den bir dirsek geliyor Helms'in karnına doğru. Lee iplerden sekiyor ve Kardiak Kick deniyor ama Helms son anda çekiliyor. Lee ayakları üzerine düştükten sonra Helms'e doğru koşuyor ve bir Superkick! Helms iplerden sekiyor ve Lee'den bu sefer de bir Enziguiri geliyor. Helms yerde. Lee de yerde ama kısa sürede ayağa kalkıyor o. Lee yerdeki Helms'e bakıyor önce. Ardından köşeye bakıyor. Lee bunun için hazır. Lee iplerin arasından aprona geçiyor. Ardından hızlı adımlarla köşeye tırmanıyor. Helms hala yerde. Lee köşeye çıktıktan sonra yerdeki Helms'e iyice bakıyor ardından hazırlanıp atlayışını yapıyor ve FALLEN DREAMSLAYER!
BAŞARISIZ! Helms son anda çekilip kendisini köşeye yuvarlıyor. Lee ise ring zeminine çakılıyor. Lee belini tutarak doğrulmaya çalışırken Helms ise köşeye tutunarak ayağa kalkmayı başarıyor. Lee ayaklanmadan ona doğru koşmak istiyor fakat Helms bunun için yavaş kalıyor ve Lee'den sert bir yumruk. Helms, Lee'nin dizine bir tekme sallıyor ve Lee yüzüstü yere kapaklanıyor. Helms iplerden sekiyor ve Low Dropkick. Helms ayağa kalkıyor ve Lee'yi ayaklandırmaya çalışıyor. Lee, Helms'in karnına bir yumruk atıyor. Sonrasında bir yumruk daha atıyor. Helms yumruk atmak için hamle yapıyor fakat Lee bu sefer yüzünün ortasına bir yumruk geçiriyor ve Helms arkaya doğru yalpalıyor. Lee, Helms'in üzerine koşuyor ve School Boy Roll-Up! Ama tuşa gitmek için değil. Lee, Helms'i önüne katıp yuvarlıyor. Helms ayaklanır ayaklanmaz Lee'den bir Superkick! Lee Superkick'i çaktıktan sonra dizlerinin üzerine düşüyor. Helms ise iplere doğru düşüyor ve iplerden sekiyor. SHINING WIZARD! HELMS'TEN BEKLENMEDİK BİR SHINING WIZARD GELİYOR! LEE'NİN FİŞİNİ ÇEKİYOR ADETA! HELMS TUŞA GİDİYOR! 1-2-
3!
Kazanan: Gregory Helms
Kazanan: Gregory Helms
