- Katılım
- 4 Tem 2023
- Konular
- 140
- Mesajlar
- 9,349
- Beğeni sayısı
- 2,289
- PG Nakit
- 590
- RPG Karakteri
- Bray Wyatt
Kameralarımız çok yakın bir zamanda gördüğümüz harabenin önüne açılıyor. Harabeden alevler yükselirken önünde büyük bir kalabalık var. Bray Wyatt yüzü ve tişörtü kanlar içinde, omzunda asmış olduğu Hawaii gömleğiyle sallanan sandalyesine sallanırken kucağında PGW Şampiyonluğu var. Bray'in karşısında ise büyük bir güruh duruyor. Erkek, kadın, genç, yaşlı, hamile, yüzlerce siulet görüyoruz. Rosemary iki kutbun arasında harabeden yükselen alevlerin parıltısı altında kalabalığa bakarak konuşuyor.
Uzun zamandır beklediğimiz zafer günü geldi çattı. Sözünü verdiğimiz, işaret ettiğimiz altın dönemin eşiğindeyiz artık. Önümüzde yanan şey, bir zamanlar bu topraklarda bizim suyumuzu içen, bizim koyunlarımızı yiyen ve bizimle bir olduğunu iddia eden bir yalancıdan geriye kalanlardır. Bray Wyatt bağışlayıcıdır, Bray Wyatt koruyucudur ama O'nun bile göremediği hainlikler ve kötülükler bu topraklarda kol gezdi. Bizden olduğunu iddia eden hain, yüzümüze bakacak cesareti olmadığı için sırtımıza sapladı hançerini. Ve sonunda, ihanet ettiği topraklara geldi ve yaptığı şeylerin bedelini ödedi. Bray Wyatt'ın bile göremediği gerçekleri görmemizi sağlayan Bacı Abigail'e şükranlarınızı sunun. Ve unutmayın ki, önümüzde yanan şey yıkıntılar ve üzüntüden ibaret metruk bir harabe değil; O'nun büyüklüğünü gösteren bir şenlik ateşidir. Bir gün, bütün dünyayı bu şekilde ateşe verecek Wyatt Ailesi. Ve bizler, yanan ateşleri seyrederken şimdi olduğumuz gibi geceyi el ele izleyerek şarkılar söyleyeceğiz. Sister Abigail, ateşinin ışığı üzerimizden eksik olmasın; çünkü gece karanlık ve dehşet dolu!
Rosemary alevlere hayranlıkla bakarken Bray yeni unvanını sandalyesine bırakıp ayağa kalkıyor ve insanlarına dönüyor.
Biraderlerim ve bacılarım, gökyüzüne şöyle bir bakın. Günler uzuyor, geceler kısalıyor. Wyatt Family'nin topraklarında her daim hakim olan mevsim yeşeriyor. Yaz geliyor. Ve yaz gelirken, bizler her gün biraz daha büyüyor ve güçleniyoruz. Onların konuştukları lakırdılara kulak kabartmayın, sizin hakkınızda "garip" ve "ucube" demeye devam edecekler. İhtiyar Bray Wyatt'ı ise önüne koyun sürüsünü katmış bir ucubeye benzetecekler. Öyle olsun! Prestige Grand Wrestling bir köyse, ben de bu köyün delisi olmaya hazırım. Onların sözleri bizim kalbimizde yatan gerçeği değiştiremeyecek. Royal Rumble gecesi bittiğinde herkes benim güneşimin o akşam battığını düşündü, Wrestlemania hesapları yaparken beni tahtanın dışına yazanlar, benim çöküşümün başladığını düşünenler şimdi şirketin zirvesindeki tahttan siuletimi izlemek zorunda kalıyorlar. Ve bu seferki maceramız, diğerleri gibi değil. Bu kontrolümüzdeki altın da diğerleri gibi değil. Nehrin öteki tarafında saflar belirlendi ve masa kuruldu. Ama bizim tarafta bir poker döneceği kesin olmakla beraber ne krupiyerimi hazır, ne de destelerin başına kimin oturacağı belli. Ama bizim başka alemlerden farkımız, karşımıza çıkabilecek herkese ve her şeye hazır olmaktan geçer. Onlar, hepimizi bu dünyaya bağlayan yegane parçayı öldürüp kör bir kuyuya attıklarında, hepimiz dünyanın sonunun geldiğini düşündük. Gaz lambaları söndü ve Lafayette kırk gün, kırk gece süren bir yas tuttu. Ama uyandık, hepsinden güçlüyüz ve hepsini yenebilecek kudrete sahibiz. Sizlere dönüp baktığımda, genç, yaşlı, erkek, kadın görmüyorum. Sizlere baktığım zaman PGW'nin önüne çıkarabileceği bütün savaşları kazanabilecek bir ordu görüyorum. Biz, Güney'in kullarıyız. Ve her kim ki bizim güneşimizin doğduğu topraklara adım atıp meydan okumaya niyetleniyorsa, Temmuz'umuzun altında erimeyi göze almış demektir. Hain, cezalandırıldı. Randy Orton, artık dağılmış bir kabuktan ibaret. Güney'in üçüncü sınıf film karakterlerinin yardımıyla yenilemeyecek kadar kudretli olduğunu gösterdik. Ve şimdi, daha da Güney'e gidiyoruz. Meksika'ya. Mexico City'e gidecek ve Güney'i de beraberimizde götüreceğiz. Biraderlerim ve bacılarım, sizlere andım olsun ki Wrestlemania gecesi bittiğinde gece, yine Wyattların gecesi olacak. Ve takvimler hangi ayı işaret ederse etsin, bizim yazımız hiç bitmeyecek.
Wyatt sandalyesine kurulurken elinde yeni unvanıyla Braun Strowman açıklığa geliyor. Kalabalık hipnoz olmuş gibi gözlerle ona bakıyor.
Bray Wyatt bir söz verdiği zaman tutar. Ve No Way Out günü geldiğinde, gece bitiminde üç altının da bizim kontrolümüzde olacağı müjdelenmişti. Onun bizi soktuğu hiç bir patika izbe yollara çıkmadı, onun ışığını yansıttığı hiç bir çayırlık bugüne kadar karanlık yüzü görmedi. Yaptığımız her şeyi sizin için yapıyoruz, yapıyoruz ki bütün dünya bizim davamızın haklılığını görsün ve Lafayette'in hesap sormak için geldiğini bilsin. Aranızda ne fiziği ne zihni bizle bir olmayan, ama ortak yaralar taşıdığımız pek çok biraderimiz ve bacımız var. Buraya geldiniz, kiminiz hasta, kiminiz düşkün, kiminiz kumarbaz olarak geldiniz. Ve bizler, kenetlenerek Wyatt Ailesi olduk. Orada yansıttığımız hiç bir mesaj, sadece bir gaz lambası ya da sallanan sandalyeye indirgenecek kadar basit değil. Onlar bize kulak vermedikleri için, bizler onlara ait olan bir platforma el koyuyor ve yağmalarken gözlerini bizim dünyamızdaki pencereye çevirmeye zorluyoruz. Bizim çektiğimiz acılar bugüne kadar hiç bir şekilde tazmin edilmedi, hiç bir zaman gün yüzü görmedik. Ama No Way Out bize bir kez daha gösterdi ki, hiç görmediğimiz diyarları fethedecek cesaretimiz, bütün hasımlarımızı tarumar edecek gücümüz var. Ve bizim gücümüz, Mexico City'de karşımıza çıkabilecek her türlü oluşumu ezip geçmeye yeter. Sizler, bizim arkamızda bir dağ gibi yükseldiğiniz müddetçe bu savaşı sürdürmeye devam edeceğiz. Ve günü geldiğinde, bütün ölümlüleri ablamızın huzuruna götürerek hesap verdireceğiz. İsteseler de, istemeseler de.
Braun'un ardından Erick Rowan'ı görüyoruz. Rowan elindeki unvana bakıyor.
Kaç ay, kaç mevsim bu fırsat için bekledik. Kulübe köşelerinde takvim yapraklarını işaretlerken aklımızı kaybettik. Bize ait olan emanetler başkaları tarafından gasp edildikten sonra her günümüzü acı ve keder içerisinde yaşadık. Ve aylar süren hengame sonunda, altınlar ait oldukları topraklara geri döndü. Bazılarınızın, bunların anlamsız birer metal parçasından ibaret olduğunu düşündüğünüzün farkındayım. Bizler, onları temsil ettikleri şey için istedik. Savaştığımız o çöplükte, kuralları her zaman bayrağı taşıyan adamlar koyar. Ve dün gece bir kez daha gördük ki, diğerleri iç çatışmalarıyla birbirlerine kıyarlarken biz bir kez daha en iyi yaptığımız şeyi yaptık ve Bray Wyatt'la beraber sizleri de zirveye taşıdık. Bundan sonra karşımıza çıkabilecek hasımlardan, oluşabilecek çatışmalardan ve gireceğimiz hiç bir savaştan korkmuyoruz. Bu topraklara ilk geldiğim zaman kötü tabiatı gereği zincirlere vurulmuş ve ucube muamelesi gören toy bir delikanlıydım. Ancak O, benim içimdekini gördü ve ağabeyimizle beraber bizleri ayağa kaldırarak sahip olduğumuz kudreti bizlere gösterdi. Ve sonra onlar geldi. Şehirliler. Bir arazi için, bir taş yığını için O'nu bizden alarak katlettiler. Ve naaşını bile bizlere teslim etmeden adına "kent" dedikleri o mezbeleye götürdüler. Şimdi ise, onların ait olduğu arenada onları ezerken neden bu kadar merhametsiz olduğumuzu sorguluyorlar... Wyatt Family zalim değildir, ama hiç bir eziyetin intikamını da yarın bırakmaz. Bizlere rehberlik eden, gecemizi aydınlatan Rahibe Abigail bizlerden koparıldığından beri içimizde büyüttüğümüz öfke, günden güne deliliğe dönüştü. Ve geldiğimiz noktada, artık durup bir masanın etrafında diplomasi yapmanın bir yolu yok. Öz benliğimizi terk ederek oyunu onların kuralına göre oynamanın yolu yok. Tek bir yol var: Wyatt Family'nin yolu. Ve o yol da, içinde yaşadıkları çöplüğe girip ahlak kurallarıyla, gelecekleriyle ve benimsedikleri bütün kavramlarla bir paçavra gibi oynamak. (Rowan pis pis sırıtıyor) Mexico City'de de işler bundan farklı olmayacak. Sizlere bir kez daha ant içiyoruz: Wrestlemania bittiği zaman ayakta kalan Wyatt Family olacak, ya da PGW içindeki hiç kimse ayakta kalamayacak.
Rowan köşesine çekilirken Bray Wyatt ağır ağır ayağa kalkıyor ve ateşi izlerken halkı arkasında saf tutuyor. Kameralarımız harabe binanın diğer tarafına döndüğünde, yüzlerce koyunun çimenliğin üzerinde hipnoz olmuş gibi yanan binayı izlediğini görüyoruz. Koyunların gözlerinde ateşler parlarken kameralarımız kapanıyor.
Uzun zamandır beklediğimiz zafer günü geldi çattı. Sözünü verdiğimiz, işaret ettiğimiz altın dönemin eşiğindeyiz artık. Önümüzde yanan şey, bir zamanlar bu topraklarda bizim suyumuzu içen, bizim koyunlarımızı yiyen ve bizimle bir olduğunu iddia eden bir yalancıdan geriye kalanlardır. Bray Wyatt bağışlayıcıdır, Bray Wyatt koruyucudur ama O'nun bile göremediği hainlikler ve kötülükler bu topraklarda kol gezdi. Bizden olduğunu iddia eden hain, yüzümüze bakacak cesareti olmadığı için sırtımıza sapladı hançerini. Ve sonunda, ihanet ettiği topraklara geldi ve yaptığı şeylerin bedelini ödedi. Bray Wyatt'ın bile göremediği gerçekleri görmemizi sağlayan Bacı Abigail'e şükranlarınızı sunun. Ve unutmayın ki, önümüzde yanan şey yıkıntılar ve üzüntüden ibaret metruk bir harabe değil; O'nun büyüklüğünü gösteren bir şenlik ateşidir. Bir gün, bütün dünyayı bu şekilde ateşe verecek Wyatt Ailesi. Ve bizler, yanan ateşleri seyrederken şimdi olduğumuz gibi geceyi el ele izleyerek şarkılar söyleyeceğiz. Sister Abigail, ateşinin ışığı üzerimizden eksik olmasın; çünkü gece karanlık ve dehşet dolu!
Rosemary alevlere hayranlıkla bakarken Bray yeni unvanını sandalyesine bırakıp ayağa kalkıyor ve insanlarına dönüyor.
Biraderlerim ve bacılarım, gökyüzüne şöyle bir bakın. Günler uzuyor, geceler kısalıyor. Wyatt Family'nin topraklarında her daim hakim olan mevsim yeşeriyor. Yaz geliyor. Ve yaz gelirken, bizler her gün biraz daha büyüyor ve güçleniyoruz. Onların konuştukları lakırdılara kulak kabartmayın, sizin hakkınızda "garip" ve "ucube" demeye devam edecekler. İhtiyar Bray Wyatt'ı ise önüne koyun sürüsünü katmış bir ucubeye benzetecekler. Öyle olsun! Prestige Grand Wrestling bir köyse, ben de bu köyün delisi olmaya hazırım. Onların sözleri bizim kalbimizde yatan gerçeği değiştiremeyecek. Royal Rumble gecesi bittiğinde herkes benim güneşimin o akşam battığını düşündü, Wrestlemania hesapları yaparken beni tahtanın dışına yazanlar, benim çöküşümün başladığını düşünenler şimdi şirketin zirvesindeki tahttan siuletimi izlemek zorunda kalıyorlar. Ve bu seferki maceramız, diğerleri gibi değil. Bu kontrolümüzdeki altın da diğerleri gibi değil. Nehrin öteki tarafında saflar belirlendi ve masa kuruldu. Ama bizim tarafta bir poker döneceği kesin olmakla beraber ne krupiyerimi hazır, ne de destelerin başına kimin oturacağı belli. Ama bizim başka alemlerden farkımız, karşımıza çıkabilecek herkese ve her şeye hazır olmaktan geçer. Onlar, hepimizi bu dünyaya bağlayan yegane parçayı öldürüp kör bir kuyuya attıklarında, hepimiz dünyanın sonunun geldiğini düşündük. Gaz lambaları söndü ve Lafayette kırk gün, kırk gece süren bir yas tuttu. Ama uyandık, hepsinden güçlüyüz ve hepsini yenebilecek kudrete sahibiz. Sizlere dönüp baktığımda, genç, yaşlı, erkek, kadın görmüyorum. Sizlere baktığım zaman PGW'nin önüne çıkarabileceği bütün savaşları kazanabilecek bir ordu görüyorum. Biz, Güney'in kullarıyız. Ve her kim ki bizim güneşimizin doğduğu topraklara adım atıp meydan okumaya niyetleniyorsa, Temmuz'umuzun altında erimeyi göze almış demektir. Hain, cezalandırıldı. Randy Orton, artık dağılmış bir kabuktan ibaret. Güney'in üçüncü sınıf film karakterlerinin yardımıyla yenilemeyecek kadar kudretli olduğunu gösterdik. Ve şimdi, daha da Güney'e gidiyoruz. Meksika'ya. Mexico City'e gidecek ve Güney'i de beraberimizde götüreceğiz. Biraderlerim ve bacılarım, sizlere andım olsun ki Wrestlemania gecesi bittiğinde gece, yine Wyattların gecesi olacak. Ve takvimler hangi ayı işaret ederse etsin, bizim yazımız hiç bitmeyecek.
Wyatt sandalyesine kurulurken elinde yeni unvanıyla Braun Strowman açıklığa geliyor. Kalabalık hipnoz olmuş gibi gözlerle ona bakıyor.
Bray Wyatt bir söz verdiği zaman tutar. Ve No Way Out günü geldiğinde, gece bitiminde üç altının da bizim kontrolümüzde olacağı müjdelenmişti. Onun bizi soktuğu hiç bir patika izbe yollara çıkmadı, onun ışığını yansıttığı hiç bir çayırlık bugüne kadar karanlık yüzü görmedi. Yaptığımız her şeyi sizin için yapıyoruz, yapıyoruz ki bütün dünya bizim davamızın haklılığını görsün ve Lafayette'in hesap sormak için geldiğini bilsin. Aranızda ne fiziği ne zihni bizle bir olmayan, ama ortak yaralar taşıdığımız pek çok biraderimiz ve bacımız var. Buraya geldiniz, kiminiz hasta, kiminiz düşkün, kiminiz kumarbaz olarak geldiniz. Ve bizler, kenetlenerek Wyatt Ailesi olduk. Orada yansıttığımız hiç bir mesaj, sadece bir gaz lambası ya da sallanan sandalyeye indirgenecek kadar basit değil. Onlar bize kulak vermedikleri için, bizler onlara ait olan bir platforma el koyuyor ve yağmalarken gözlerini bizim dünyamızdaki pencereye çevirmeye zorluyoruz. Bizim çektiğimiz acılar bugüne kadar hiç bir şekilde tazmin edilmedi, hiç bir zaman gün yüzü görmedik. Ama No Way Out bize bir kez daha gösterdi ki, hiç görmediğimiz diyarları fethedecek cesaretimiz, bütün hasımlarımızı tarumar edecek gücümüz var. Ve bizim gücümüz, Mexico City'de karşımıza çıkabilecek her türlü oluşumu ezip geçmeye yeter. Sizler, bizim arkamızda bir dağ gibi yükseldiğiniz müddetçe bu savaşı sürdürmeye devam edeceğiz. Ve günü geldiğinde, bütün ölümlüleri ablamızın huzuruna götürerek hesap verdireceğiz. İsteseler de, istemeseler de.
Braun'un ardından Erick Rowan'ı görüyoruz. Rowan elindeki unvana bakıyor.
Kaç ay, kaç mevsim bu fırsat için bekledik. Kulübe köşelerinde takvim yapraklarını işaretlerken aklımızı kaybettik. Bize ait olan emanetler başkaları tarafından gasp edildikten sonra her günümüzü acı ve keder içerisinde yaşadık. Ve aylar süren hengame sonunda, altınlar ait oldukları topraklara geri döndü. Bazılarınızın, bunların anlamsız birer metal parçasından ibaret olduğunu düşündüğünüzün farkındayım. Bizler, onları temsil ettikleri şey için istedik. Savaştığımız o çöplükte, kuralları her zaman bayrağı taşıyan adamlar koyar. Ve dün gece bir kez daha gördük ki, diğerleri iç çatışmalarıyla birbirlerine kıyarlarken biz bir kez daha en iyi yaptığımız şeyi yaptık ve Bray Wyatt'la beraber sizleri de zirveye taşıdık. Bundan sonra karşımıza çıkabilecek hasımlardan, oluşabilecek çatışmalardan ve gireceğimiz hiç bir savaştan korkmuyoruz. Bu topraklara ilk geldiğim zaman kötü tabiatı gereği zincirlere vurulmuş ve ucube muamelesi gören toy bir delikanlıydım. Ancak O, benim içimdekini gördü ve ağabeyimizle beraber bizleri ayağa kaldırarak sahip olduğumuz kudreti bizlere gösterdi. Ve sonra onlar geldi. Şehirliler. Bir arazi için, bir taş yığını için O'nu bizden alarak katlettiler. Ve naaşını bile bizlere teslim etmeden adına "kent" dedikleri o mezbeleye götürdüler. Şimdi ise, onların ait olduğu arenada onları ezerken neden bu kadar merhametsiz olduğumuzu sorguluyorlar... Wyatt Family zalim değildir, ama hiç bir eziyetin intikamını da yarın bırakmaz. Bizlere rehberlik eden, gecemizi aydınlatan Rahibe Abigail bizlerden koparıldığından beri içimizde büyüttüğümüz öfke, günden güne deliliğe dönüştü. Ve geldiğimiz noktada, artık durup bir masanın etrafında diplomasi yapmanın bir yolu yok. Öz benliğimizi terk ederek oyunu onların kuralına göre oynamanın yolu yok. Tek bir yol var: Wyatt Family'nin yolu. Ve o yol da, içinde yaşadıkları çöplüğe girip ahlak kurallarıyla, gelecekleriyle ve benimsedikleri bütün kavramlarla bir paçavra gibi oynamak. (Rowan pis pis sırıtıyor) Mexico City'de de işler bundan farklı olmayacak. Sizlere bir kez daha ant içiyoruz: Wrestlemania bittiği zaman ayakta kalan Wyatt Family olacak, ya da PGW içindeki hiç kimse ayakta kalamayacak.
Rowan köşesine çekilirken Bray Wyatt ağır ağır ayağa kalkıyor ve ateşi izlerken halkı arkasında saf tutuyor. Kameralarımız harabe binanın diğer tarafına döndüğünde, yüzlerce koyunun çimenliğin üzerinde hipnoz olmuş gibi yanan binayı izlediğini görüyoruz. Koyunların gözlerinde ateşler parlarken kameralarımız kapanıyor.
- Oynadığınız Karakterin Adı
- Bray Wyatt
