MAYHEM #18
02 Mayıs Cuma, 21.00 - C
INTRUST Bank Arena
Wichita, Kansas
ŞOVU TAKİP ETMEK İÇİN NEDENLER
1- Edge Kaldığı Yerden Devam Ediyor – Cutting Edge Geri Dönüyor!
2- ''Işık titrediğinde, senin içindeki ses konuşacak.''
3- Ana Olay:
OG Bloodline (Enzo Amore & Roman Reigns) vs. The Family (Channing "Stacks" Lorenzo & Luca Crusifino)
Pyro'lar falan patlamıyor. Kameralar açıldığı gibi Metalingus'u işitiyoruz. Ringde düzenek kurulmuş, sandalyeler karşılıklı dizilmiş. Cutting Edge'in bugünkü konukları Rey Mysterio ve CM Punk!
Edge: Bayanlar ve baylar, No Way Out öncesi son dönemece, MAYHEM'e hoş geldiniz. (Cheer.) PGW'ye adım attıktan sonra Cutting Edge'de daha fazla konuk ağırlamak istediğimi fark ettim. İlk program (eliyle Rey'i göstererek gülümser) Mr. MITB Dominik Mysterio'ylaydı. Bugün ise karşımda babası Rey Mysterio var. Ve tabii Royal Rumble'daki sükseli dönüşünden beri fırtınalar estiren CM... Punk!
Seyircilerden iki isme de destek geliyor. Özellikle Punk'a. Edge bunu fark edip gülümsüyor.
Edge: Kimle başlayalım? (İki isme de bakıyor.) Aramıza en son gelen sendin, Rey. Bizim için daha bilinmezsin. İnsanlar seni merak ediyor. Çünkü haftalardır ve şu an gördükleri Rey Mysterio, yıllardır alışık olduğumuz ring içi kıyafetlerinden giymiyor. Havalı bir tişört ve ceket, kot pantolon. Maça çıkmak için burada olmadığını biliyoruz ama... Niye buradasın? Seni buraya hangi rüzgar attı?
Rey Mysterio: Bunun cevabını aslında geçen haftalarda verdim. Evet, insanlar beni bu kıyafetlerle görmeye alışkın değiller. Çünkü ben bir güreşçiyim. Ben bir Süperstar'ım. Fakat aynı zamanda... Ben bir babayım... (Es veriyor.) Dominik'in asabi yaradılışlı, zor, bağımsız bir çocuk olduğunu biliyorum. Bunu değiştirmeye çalıştım, fark ettiğim ilk günden beri ama bazı şeyler de insanın özüdür. Dom'un karakteri bu... Beni seven, bana tezahüratlar yapan, beni alkışlayan insanların oğlumu yuhalayıp yargılamasını ben de istemezdim. Hatta beni geçmesini isterdim. Bugüne dek yaptığım her şey bunun içindi ama... Bazılarının törpülenmesi için tecrübeye ihtiyacı oluyor, Edge. Dom da o insanlardan biri.
Rey Mysterio: Fakat onu şeytanlaştıranlara da katılmıyorum. Tüm hırsına rağmen benim oğlum kötü bir insan değil. Jack Perry'yle onu bir yan yana getirin. Yok, hayır, benim oğlum o hadsizle aynı kefeye koyulamaz bile. Perry'nin hiçbir şeye saygısı olmadığını düşünüyorum. Hiçbir şeye... Bizi saymıyorum. Bence yaptığı işe de saygısı yok. PGW'ye ve hayranlara... Bir öfke objesi haline gelmekten utanmayan, tam tersine, bundan haz alan ve her seferinde vitesi arttırmaya çalışan bir vakadır Perry. Negatif ilgi budalası bir serseri... Onun spotunu çalmak istiyorum. Evet, bu benim tarzım değildir ama bu sefer... Oğluma yaptığının intikamını almak için, onun spotunu çalmak istiyorum ve bunun tek bir yolu var: Dünya Şampiyonluğu'nun ellerinden kayıp gitmesini sağlamak.
Edge: Peki bunu nasıl yapacaksın? Maçın tüm katılımcıları duyuruldu. (Aklına bir şey gelmiş gibi yapıp muzip bir gülüş atıyor.) Oh, bir dakika. Prince Nana'nın gizemli Koruyucu Meleği sen değilsin, değil mi?
Rey Mysterio: Bunun cevabını aslında geçen haftalarda verdim. Evet, insanlar beni bu kıyafetlerle görmeye alışkın değiller. Çünkü ben bir güreşçiyim. Ben bir Süperstar'ım. Fakat aynı zamanda... Ben bir babayım... (Es veriyor.) Dominik'in asabi yaradılışlı, zor, bağımsız bir çocuk olduğunu biliyorum. Bunu değiştirmeye çalıştım, fark ettiğim ilk günden beri ama bazı şeyler de insanın özüdür. Dom'un karakteri bu... Beni seven, bana tezahüratlar yapan, beni alkışlayan insanların oğlumu yuhalayıp yargılamasını ben de istemezdim. Hatta beni geçmesini isterdim. Bugüne dek yaptığım her şey bunun içindi ama... Bazılarının törpülenmesi için tecrübeye ihtiyacı oluyor, Edge. Dom da o insanlardan biri.
Rey Mysterio: Fakat onu şeytanlaştıranlara da katılmıyorum. Tüm hırsına rağmen benim oğlum kötü bir insan değil. Jack Perry'yle onu bir yan yana getirin. Yok, hayır, benim oğlum o hadsizle aynı kefeye koyulamaz bile. Perry'nin hiçbir şeye saygısı olmadığını düşünüyorum. Hiçbir şeye... Bizi saymıyorum. Bence yaptığı işe de saygısı yok. PGW'ye ve hayranlara... Bir öfke objesi haline gelmekten utanmayan, tam tersine, bundan haz alan ve her seferinde vitesi arttırmaya çalışan bir vakadır Perry. Negatif ilgi budalası bir serseri... Onun spotunu çalmak istiyorum. Evet, bu benim tarzım değildir ama bu sefer... Oğluma yaptığının intikamını almak için, onun spotunu çalmak istiyorum ve bunun tek bir yolu var: Dünya Şampiyonluğu'nun ellerinden kayıp gitmesini sağlamak.
Edge: Peki bunu nasıl yapacaksın? Maçın tüm katılımcıları duyuruldu. (Aklına bir şey gelmiş gibi yapıp muzip bir gülüş atıyor.) Oh, bir dakika. Prince Nana'nın gizemli Koruyucu Meleği sen değilsin, değil mi?
Rey Mysterio gülümseyerek kafasını olumsuz anlamda sallıyor. Sesli bir cevap vermeyi tercih etmiyor. Bakışlarını Punk'a çevirip ondan söze girmesini bekliyor. Beklediği özrü hala duyamadı. Edge, Rey'in Punk'tan bir adım atmasını beklediğini fark ettiğinde, cevapsız kalan sorusuna rağmen Punk'a dönüyor.
Edge: Rey'in Dominik hakkında söylediklerine katılıyor musun Punk? Yoksa bir baba olarak oğluna karşı objektif olamıyor mu?
CM Punk: Kısa cevap vereceğim: Dominik'le bir problemim yok ama evet, ondan haz etmiyorum. (Teselli babında eliyle Rey'e dokunur.) Melek olmadığı kesin ama şeytan mı? Belki de şeytanlığını göstermek için yeterince fırsatı olmamıştır? Jackie'nin şeytan olduğuna hemfikir miyiz? Peki buna ne zaman emin olduk? Arka alandaki herhangi bir tartışmadan prim yaptığında... Bu akıllıcaydı. Kabul ediyorum. Bay Hiçkimse için, CM Punk'ın onunla tartışıp kavga etmesi gururunu okşar. Bunu her yerde dillendirir. Jack Perry kim, Edge? Bana Jack Perry'nin tanımını yap... CM Punk düşmanı? Hmm, evet, bu lakap onun karakteri hakkında bana bazı ipuçları veriyor. Öyle karaktersiz biri ki, onu tanımlamaya "birinin antitezi" olarak başlıyoruz. Peki tez ne Edge? Jack Perry ne?... Buralarda olmayı hak etmeyen sik kafalı bir şeytan. (Rey'e döner.) Gönlün rahat olsun. No Way Out'ta o sikin kafasını ezeceğim. Bana köşemde bulunma teklifiyle ge-
Edge: Rey'in Dominik hakkında söylediklerine katılıyor musun Punk? Yoksa bir baba olarak oğluna karşı objektif olamıyor mu?
CM Punk: Kısa cevap vereceğim: Dominik'le bir problemim yok ama evet, ondan haz etmiyorum. (Teselli babında eliyle Rey'e dokunur.) Melek olmadığı kesin ama şeytan mı? Belki de şeytanlığını göstermek için yeterince fırsatı olmamıştır? Jackie'nin şeytan olduğuna hemfikir miyiz? Peki buna ne zaman emin olduk? Arka alandaki herhangi bir tartışmadan prim yaptığında... Bu akıllıcaydı. Kabul ediyorum. Bay Hiçkimse için, CM Punk'ın onunla tartışıp kavga etmesi gururunu okşar. Bunu her yerde dillendirir. Jack Perry kim, Edge? Bana Jack Perry'nin tanımını yap... CM Punk düşmanı? Hmm, evet, bu lakap onun karakteri hakkında bana bazı ipuçları veriyor. Öyle karaktersiz biri ki, onu tanımlamaya "birinin antitezi" olarak başlıyoruz. Peki tez ne Edge? Jack Perry ne?... Buralarda olmayı hak etmeyen sik kafalı bir şeytan. (Rey'e döner.) Gönlün rahat olsun. No Way Out'ta o sikin kafasını ezeceğim. Bana köşemde bulunma teklifiyle ge-
Edge: Bir dakika... Bunun için ondan özür dilemen gerektiğini söylemişti. Fakat, sen söylediğin hiçbir şeyden pişman değil gibi duruyorsun?
CM Punk: Pişman değilim?
Rey Mysterio: Pişman değil misin?
CM Punk: Doğru.
Rey, keyfinin kaçtığını belli etmek istercesine kafasını sağa sola sallamaya başlıyor. Punk'ın yapması gereken tek şey özür dilemek. Fakat bunu ona söyletmek imkansıza yakın.
Rey Mysterio: Punk, Punk, Punk... Yaşlanıyorsun ve bazen senin olgunlaştığını düşünüyorum. Ama sonra beni yine yanıltmayı başarıyorsun. Geçenlerde savurduğun hakaretleri anlık öfkene verdim. Fakat şimdi baktığımda... Sana böyle yaklaştığım halde beni görmezden gelmen... Bu gerçekten incitici. Jack Perry'den nefret etsem de, bu halde senin köşende bulunmak kendime yapacağım en büyük saygısızlık olur.
CM Punk: Pişman değilim?
Rey Mysterio: Pişman değil misin?
CM Punk: Doğru.
Rey, keyfinin kaçtığını belli etmek istercesine kafasını sağa sola sallamaya başlıyor. Punk'ın yapması gereken tek şey özür dilemek. Fakat bunu ona söyletmek imkansıza yakın.
Rey Mysterio: Punk, Punk, Punk... Yaşlanıyorsun ve bazen senin olgunlaştığını düşünüyorum. Ama sonra beni yine yanıltmayı başarıyorsun. Geçenlerde savurduğun hakaretleri anlık öfkene verdim. Fakat şimdi baktığımda... Sana böyle yaklaştığım halde beni görmezden gelmen... Bu gerçekten incitici. Jack Perry'den nefret etsem de, bu halde senin köşende bulunmak kendime yapacağım en büyük saygısızlık olur.
Punk ve Rey'in ortalarında fırtınalar esen bakışmalarını çakal bakışlarla izleyen Edge, belli belirsiz gülümsüyor. Sonra aniden ciddileşiyor.
Edge: Belki de bulunduğun köşeyi değiştirmelisin. (Edge, Rey'e doğru eğiliyor.) Jack Perry'den nefret eden tek siz ikiniz misiniz sanıyorsun? O tough guy wannabe'i öyle bir dövmek istiyorum ki... Çemberin bir ucundan öbür tarafına fırlatmak... Demir parmaklıkların arasına kafasını sıkıştırıp onu orada bırakmak... Sonsuza dek. Yalnız değilsiniz Rey. Teklifimi kabul et, çemberde benim köşemde ol!
Edge: Belki de bulunduğun köşeyi değiştirmelisin. (Edge, Rey'e doğru eğiliyor.) Jack Perry'den nefret eden tek siz ikiniz misiniz sanıyorsun? O tough guy wannabe'i öyle bir dövmek istiyorum ki... Çemberin bir ucundan öbür tarafına fırlatmak... Demir parmaklıkların arasına kafasını sıkıştırıp onu orada bırakmak... Sonsuza dek. Yalnız değilsiniz Rey. Teklifimi kabul et, çemberde benim köşemde ol!
Rey Mysterio: A-
CM Punk: Aslında konunun Rey Mysterio olmadığını hatırlamalısın Edg-
Edge: Öyle mi? Peki ya konu ne? Ben çembere kazanarak girebilirken, senin "yaptım oldu" demen mi?
CM Punk: Vay demek kıskanılıyorum? Bu harika hissettiriyor. Ben de ne zaman içindeki fesadı ortaya çıkaracağını merak ediyordum... Konu Rey değil. Kusura bakma Rey. Ama evet öyle. Neden çember hakkında konuşmuyoruz? Çünkü biliyorsun Edge... Olacak olanı. Keşke Venis de burada olsaydı veya Humberto. Fakat değiller... "No Way Out", tutamayacağınız basit bir söz değil. Onu gerçekleştirmelisin. Geçen sene o çembere 5 kişiyi hapsettim. Şampiyon oldum ve WrestleMania ana gösterisine gittim.
CM Punk: Aslında konunun Rey Mysterio olmadığını hatırlamalısın Edg-
Edge: Öyle mi? Peki ya konu ne? Ben çembere kazanarak girebilirken, senin "yaptım oldu" demen mi?
CM Punk: Vay demek kıskanılıyorum? Bu harika hissettiriyor. Ben de ne zaman içindeki fesadı ortaya çıkaracağını merak ediyordum... Konu Rey değil. Kusura bakma Rey. Ama evet öyle. Neden çember hakkında konuşmuyoruz? Çünkü biliyorsun Edge... Olacak olanı. Keşke Venis de burada olsaydı veya Humberto. Fakat değiller... "No Way Out", tutamayacağınız basit bir söz değil. Onu gerçekleştirmelisin. Geçen sene o çembere 5 kişiyi hapsettim. Şampiyon oldum ve WrestleMania ana gösterisine gittim.
Edge: Ah, evet. Sonra kaybettin.
CM Punk cevap vermek için mikrofonu ağzına götürdüğünde...
S.O.S! Kofi Kingston ve menajeri Xavier Woods orijinal kıyafetleriyle ringe doğru ilerliyorlar. Bir yuhalama yayılıyor arenaya. Kofi bunu duyunca keyfi kaçıyor. Daha bir gerginleşiyor. Ringe girdikten sonra çoktan ayağa kalkmış olan isimlerle yüz yüze geliyor. Edge programı bölündüğü için sinirli.
CM Punk cevap vermek için mikrofonu ağzına götürdüğünde...
S.O.S! Kofi Kingston ve menajeri Xavier Woods orijinal kıyafetleriyle ringe doğru ilerliyorlar. Bir yuhalama yayılıyor arenaya. Kofi bunu duyunca keyfi kaçıyor. Daha bir gerginleşiyor. Ringe girdikten sonra çoktan ayağa kalkmış olan isimlerle yüz yüze geliyor. Edge programı bölündüğü için sinirli.
Kofi Kingston: Sakin ol, sakin ol Edge. Şampiyonluğa bir adım kala seni çemberden atmadım ya... Aslında buraya gelmek gibi bir niyetim yoktu dostum. Ciddiyim... Üç eski insan eskileri yad ediyor gibiydiniz. Hey Rey, senin ufaklık nasıl? Dersleri ne alemde? Punk, yaşlanmışsın adamım. Sakallarına aklar düşmüş. Bilirsiniz işte. Boktan yaşlı muhabbetleri... Fakat Chicago'lunun konuyu değiştirmesi beni buraya getiren şey oldu. Saçma sapan şeyler yerine çemberi mi konuşacaksanız Kofi Kingston burada bebeğim... Geçen sene en büyük hayalini gerçekleştirmiştin Punk. WrestleMania'da ana olaya çıktın. Bravo. Harika. KofiMania'yla arada kaç sene var, biliyor musun? Ah tamam tamam, hemen abaküsü çıkartma cebinden. Cevabı kendine versen yeter. Buraya niye geldim biliyor musunuz? Çünkü PGW'nin bir KofiMania'ya ihtiyacı var. Ne Meksika soslusuna, ne İtalyan işine... Sadece ve sadece KofiMania'ya... Onun yolu da çemberden geçiyor. Sizi fanuslarınıza kilitleyeceğim... Ve KofiMania'yı cehennemden izlemek zorunda kalacaksınız... Cuz Trouble In Paradise, baby.
???: KofiMania ne amına koyim çocuk bezi markası mı?
Wes Lee: Siz aptallar hala neyi tartışıyorsunuz? WrestleMania mı? Ben PGW'nin ilk WrestleMania'sını kapattım. Bunu aranızda yapan var mı? Punk o gece oradaydın adamım. Söyle onlara. Hadi! İkimizin de şampiyon çıkıp sadece benim şampiyon olarak ayrıldığımı söyle onlara. Seni yaşlı orospu çocuğu! Hahaha. Ringin yaş ortalaması 56. Tam da ortam gibi... Size ihtiyacımız var mı sanıyorsunuz? PGW'nin bilet satması için andropozun tam ortasında bu macera... Edge, Rey, Punk, Kofi... Günleriniz eskide kaldı baylar. Eski kötü birer şarkısınız artık. Son WrestleMania'larınız için hayal kurmayı bırakın. Cuz I'm motherfucker Wes Lee and I'm Dreamslayer!
Wes ringe girmiyor haliyle. Punk ciddiyetle iplere yaslanarak Wes'i ringe davet ediyor. Wes'ten tık yok. Punk iplere yaslanarak konuşmaya başlıyor.
???: KofiMania ne amına koyim çocuk bezi markası mı?
Wes Lee: Siz aptallar hala neyi tartışıyorsunuz? WrestleMania mı? Ben PGW'nin ilk WrestleMania'sını kapattım. Bunu aranızda yapan var mı? Punk o gece oradaydın adamım. Söyle onlara. Hadi! İkimizin de şampiyon çıkıp sadece benim şampiyon olarak ayrıldığımı söyle onlara. Seni yaşlı orospu çocuğu! Hahaha. Ringin yaş ortalaması 56. Tam da ortam gibi... Size ihtiyacımız var mı sanıyorsunuz? PGW'nin bilet satması için andropozun tam ortasında bu macera... Edge, Rey, Punk, Kofi... Günleriniz eskide kaldı baylar. Eski kötü birer şarkısınız artık. Son WrestleMania'larınız için hayal kurmayı bırakın. Cuz I'm motherfucker Wes Lee and I'm Dreamslayer!
Wes ringe girmiyor haliyle. Punk ciddiyetle iplere yaslanarak Wes'i ringe davet ediyor. Wes'ten tık yok. Punk iplere yaslanarak konuşmaya başlıyor.
CM Punk: Neden uzaktan konuşuyorsun çocuk? Yaşlıyım ve seni iyi duyamıyorum... Bir kere bile kendini sorgulamıyorsun değil mi? Evet, geçen sene WrestleMania'yı ayakta kapatan sendin Wes. Fakat bu iyi bir şey değil. Bu, lanet olası boktan bir şey. PGW adına bir utanç. İşte burada ringde, yaşıyla dalga geçip durduğun adamlar, neden hala buradalar sanıyorsun? İnsanlara Wes Lee'nin içinde olduğu bir WrestleMania ana gösterisi daha izletmemek için. Bu rezalet ve vasatlığın normalleştirilmemesi için.... Ve at ağzına rağmen konuşmayı beceremediğin için... Çembere son girecek olmak senin için avantaj olduğunu mu sanıyorsun? Eminim aynı duyguları Royal Rumble'da 30. sıradan giren Papa'n Drew McIntyre da yaşamıştı. Jack Perry'nin orospuluklarından seninkiler fark edilmiyor zannetme. Sana istediğin ilgiyi çemberde vereceğim Toy Poodle.
DERKEN SEYİRCİLERDEN BİR BAĞIRIŞ ÇAĞIRIŞ NOLUYOR DERKEN RİNGİN ARKA KISMINDA, SPİKER MASASININ ÖNÜNDE APRONA DÖNÜK OLAN KOFİ'YLE WOODS'UN KAFAYA TEK TEK SANDALYE İNİYOR!
Kofi'yle Woods kafalarını tutarak yere yığılıyorlar. Ringdekiler nolduğunu anlamak için arkalarına döndüklerinde Dünya Ağırsiklet Şampiyonu Jack Perry'nin sinsi gülüşüyle karşılaşıyorlar. Sandalye hala sapasağlam. Üzerinde "Scapegoat" yazıyor. Tehdit edici bir havayla sandalyeyi tutuyor Jack. Onu gören Punk'la Rey bakışıyorlar. Ringin iki farklı yanından iniyor ve Jack Perry'e kaçacak bir alan bırakmıyorlar. Jack ringe girse orada da Edge hazır bekliyor. Kendine en yakın olan, üzerine koşan Rey'in karnına yerleştiriyor sandalyeyi. Arkasına döndüğünde de Punk- Hayır o kadar hızlı değil. Punk büyük bir öfkeyle Jack'in üzerine çullanıp yumruklamaya başlıyor. Biraz sonra Rey de ona yardım ediyor. Şampiyonun zor durumda olduğunu gören Wes öteki tarafa geçmek için yer arıyor ama Edge, sinir hastası gözlerini ona kilitlemiş bile.
Rey Mysterio, Punk'la beraber Jack'i spiker masasına vurup bariyerlere çarptırıyor. Ardından ringe sokuyorlar. Punk Perry'nin pestili çıkmış haline iştahla bakıyor. Ellerini kulağında birleştirerek tauntunu attıktan sonra sırtlıyor onu. GO TO SLEEP!
Perry yere düşmüyor. Direniyor, çabalıyor ve iplere tutunmayı başarıyor. Rey bunu affeder mi? SIX - ONE - NINE!
YERE DÜŞMESİNE İZİN VERMEDEN, EDGE'TEN SPEAR!! SPEAR!!! JACK PERRY KOMA.
Apronun orada olan biteni izleyen Wes çaresiz. Elinden bir şey gelmiyor. Şok olmuş bir ifadeyle Perry'e bakarken Edge ve Punk onunla alay ediyorlar. Punk yerdeki bir mikrofonu alıp açık mı değil mi diye kontrol ediyor. Sağına soluna bakıp...
CM Punk: Çıkışta Pepsi?
Reklamlara gidiyor-
SPEAR!! SPEAR!!! WES'E UZAKTAN HAREKETLER YAPAN PUNK, BEKLEMEDİĞİ BİR ANDA MIZRAĞI YİYOR! SEYİRCİLERDEN İNANILMAZ BİR UĞULTU YÜKSELİYOR ŞİMDİ. EDGE PÖRTLEMİŞ GÖZLERİYLE NEFES NEFESE. REY MYSTERIO'NUN JESTLER İSE "NE GEREK VARDI" ŞEKLİNDE. Onun da tadı kaçıyor Edge'in yaptığı şeyden sonra. Edge ise hala çok sinirli. Saçlarını çekip duruyor öfkeden. O sırada bir kahkaha sesi işitiliyor. Titantrondan bir görüntü geliyor.
PRINCE NANA! Olan biteni büyük bir iştahla izliyor. Bu kaosu ve güvensizlik ortamını... Prince Nana ellerini ovuştururken bu sefer gerçekten reklamlara gidiyoruz.
DERKEN SEYİRCİLERDEN BİR BAĞIRIŞ ÇAĞIRIŞ NOLUYOR DERKEN RİNGİN ARKA KISMINDA, SPİKER MASASININ ÖNÜNDE APRONA DÖNÜK OLAN KOFİ'YLE WOODS'UN KAFAYA TEK TEK SANDALYE İNİYOR!
Kofi'yle Woods kafalarını tutarak yere yığılıyorlar. Ringdekiler nolduğunu anlamak için arkalarına döndüklerinde Dünya Ağırsiklet Şampiyonu Jack Perry'nin sinsi gülüşüyle karşılaşıyorlar. Sandalye hala sapasağlam. Üzerinde "Scapegoat" yazıyor. Tehdit edici bir havayla sandalyeyi tutuyor Jack. Onu gören Punk'la Rey bakışıyorlar. Ringin iki farklı yanından iniyor ve Jack Perry'e kaçacak bir alan bırakmıyorlar. Jack ringe girse orada da Edge hazır bekliyor. Kendine en yakın olan, üzerine koşan Rey'in karnına yerleştiriyor sandalyeyi. Arkasına döndüğünde de Punk- Hayır o kadar hızlı değil. Punk büyük bir öfkeyle Jack'in üzerine çullanıp yumruklamaya başlıyor. Biraz sonra Rey de ona yardım ediyor. Şampiyonun zor durumda olduğunu gören Wes öteki tarafa geçmek için yer arıyor ama Edge, sinir hastası gözlerini ona kilitlemiş bile.
Rey Mysterio, Punk'la beraber Jack'i spiker masasına vurup bariyerlere çarptırıyor. Ardından ringe sokuyorlar. Punk Perry'nin pestili çıkmış haline iştahla bakıyor. Ellerini kulağında birleştirerek tauntunu attıktan sonra sırtlıyor onu. GO TO SLEEP!
Perry yere düşmüyor. Direniyor, çabalıyor ve iplere tutunmayı başarıyor. Rey bunu affeder mi? SIX - ONE - NINE!
YERE DÜŞMESİNE İZİN VERMEDEN, EDGE'TEN SPEAR!! SPEAR!!! JACK PERRY KOMA.
Apronun orada olan biteni izleyen Wes çaresiz. Elinden bir şey gelmiyor. Şok olmuş bir ifadeyle Perry'e bakarken Edge ve Punk onunla alay ediyorlar. Punk yerdeki bir mikrofonu alıp açık mı değil mi diye kontrol ediyor. Sağına soluna bakıp...
CM Punk: Çıkışta Pepsi?
Reklamlara gidiyor-
SPEAR!! SPEAR!!! WES'E UZAKTAN HAREKETLER YAPAN PUNK, BEKLEMEDİĞİ BİR ANDA MIZRAĞI YİYOR! SEYİRCİLERDEN İNANILMAZ BİR UĞULTU YÜKSELİYOR ŞİMDİ. EDGE PÖRTLEMİŞ GÖZLERİYLE NEFES NEFESE. REY MYSTERIO'NUN JESTLER İSE "NE GEREK VARDI" ŞEKLİNDE. Onun da tadı kaçıyor Edge'in yaptığı şeyden sonra. Edge ise hala çok sinirli. Saçlarını çekip duruyor öfkeden. O sırada bir kahkaha sesi işitiliyor. Titantrondan bir görüntü geliyor.
PRINCE NANA! Olan biteni büyük bir iştahla izliyor. Bu kaosu ve güvensizlik ortamını... Prince Nana ellerini ovuştururken bu sefer gerçekten reklamlara gidiyoruz.
Gözlerimi araladığımda nerede olduğumu kestirememiştim. Başım dönüyordu. Kafama yediğim darbe sonrası rüya ile gerçeklik arasında bir yere sıkışmış gibiydim. Uzun bir süre böyle geçti. Çıt çıt sesleri ile birlikte usulca perde aralandı, yavaşça gerçekliğe adapte oldum. Angel üçüncü sigarasını içiyordu. Şişkonun kestane pişirdiğini söyledi. Biraz sonra babam olduğuna inanan adam yanıma yaklaştı ve kendine has ses tonuyla konuşmaya başladı.
Bray Wyatt: Baharın sırasını yaza savmak için şafak saydığı son günler olmasına karşın kış şartlarının lüzumsuzca kendini hatırlatıp kupkuru soğuğu suratımıza çarpması... Keyifli bir tiyatronun hevesleri kursakta bırakan üçüncü perdesinden farksız bir durum. Böyle günlerde fikriyatımı sen işgal ediyorsun Randy. Bana ve ailemize yaptıkların dün Luke'u toprağın altına uğurlamışız gibi aklımda. Ne zaman senin ismin PGW arenalarında yankılansa; sesler, baharın o keskin soğuğu gibi suratıma çarpar ve kafamın içine girerek saatlerce yankı yapar. Sanki Luke'un haberini almışım gibi bir hüzün ve onun erken vedası yüzünden hissettiğim o nefret duygusu dolar ciğerlerime. (Derin bir nefes veriyor). Keşkeler... (Bana bakıyor ve gülümsüyor.) Beni böyle tanımadığını gayet iyi biliyorum evlat. Bray Amca hiçbir zaman üzülmez! Fakat pratikte öyle değil. Hayat herkes için zorluklarla dolu bir serüven. Özellikle de evlatlarını kaybeden bir adam için.
Sakinleşiyor ve duraksıyor.
Bray Wyatt: Baharın sırasını yaza savmak için şafak saydığı son günler olmasına karşın kış şartlarının lüzumsuzca kendini hatırlatıp kupkuru soğuğu suratımıza çarpması... Keyifli bir tiyatronun hevesleri kursakta bırakan üçüncü perdesinden farksız bir durum. Böyle günlerde fikriyatımı sen işgal ediyorsun Randy. Bana ve ailemize yaptıkların dün Luke'u toprağın altına uğurlamışız gibi aklımda. Ne zaman senin ismin PGW arenalarında yankılansa; sesler, baharın o keskin soğuğu gibi suratıma çarpar ve kafamın içine girerek saatlerce yankı yapar. Sanki Luke'un haberini almışım gibi bir hüzün ve onun erken vedası yüzünden hissettiğim o nefret duygusu dolar ciğerlerime. (Derin bir nefes veriyor). Keşkeler... (Bana bakıyor ve gülümsüyor.) Beni böyle tanımadığını gayet iyi biliyorum evlat. Bray Amca hiçbir zaman üzülmez! Fakat pratikte öyle değil. Hayat herkes için zorluklarla dolu bir serüven. Özellikle de evlatlarını kaybeden bir adam için.
Sakinleşiyor ve duraksıyor.
Bray Wyatt: Biliyor musun Randy? Seni kaybetmeden önce baş başa konuşmak isterdim. Soğuk Nisan ayının hüzünlü rüzgarı etrafımızda dolanırken değil. Güneyliler böylesi kurak günlerde evde kalıp aile bağlarını kuvvetlendirmeyi hedefler ve hasbıhale yönelir. Bizim için çok geç! Yine de deneyemez miyiz? (Gülümsüyor Wyatt). Bir kez olsun anlaşmazlıkları konuşarak çözemez miyiz evlat? Bileklerimizi yormadan, kurşunlarımızı harcamadan; salt beyni ve az da olsa çeneyi kullanarak çatışmalardan kaçacağımız bir zafer mümkün değil midir? (Gülmeye devam ederken bir anda bıçak keskinliğinde bir ciddiyete bürünüyor). İnan bana evlat, o ibneden sonra bunları düşünme fırsatım çok oldu. Yeterince denediğimi fark ettim. Fakat olmuyordu. Velveteen'i bu topraklarla bir etmeyi ben istemedim. Kenny'e hayatının dersini vermeden önce onu defalarca uyaran yine bendim. Böylesine mistik bir dil dökme yeteneğiyle bezenmiş bir ütopya olmama rağmen üslubum sorunların çözülmesi için yeterli düzeyde teşvik edici değildi. (Duraksıyor ve düşünerek konuşuyor). Ben Güney'in adalet terazisiyim.
Wyatt gülüyordu. Alaya aldığı şeyi fark ettiğim zaman daha çok gülmeye başladı. Sinirleniyordum. Gidip bir kestane aldı ve kabuğunu yarıp yemeye başladı. Sessizce onu izlemeye devam ettim. Zaten elim kolum bir sandalyeye bağlıydı. Başka bir şey yapamazdım. Angel de oradaydı, dördüncü sigarasını tüttürürken olanları dinlemeye devam etti. Wyatt bir ara dönüp Angel'e baktı. Göz göze geldiklerine eminim. Sonra da bana odaklanmaya devam etti.
Bray Wyatt: Her şeye rağmen senin yerin bende ayrı, evlat. Geçmişte karşılaştığımız ilk yıllar olsun, geçen sene PGW'deki anılarımız olsun; tüm ihanetlerine rağmen beni ben yapan kişi sensin. Her şerde bir hayır vardır derler. Senin meşhur tekmen herkes için derin bir uyku iken benim için uyanış oldu. 2013 yılı... Zamanı durdurduğum sene. Hükümdarlığımı ilan etmeme sen yardımcı oldun. Sayende World Wrestling Entertainment'te tanınan ve dünyaya açılan bir marka haline geldim. Rahibe Abigail'in fikirlerini evrene saçmayı başardım. Güney'in uçsuz bucaksız bozkırlarını tüm fanilerle paylaştım. Emellerime en hızlı şekilde erişirken tarihler 2024'ü gösterdiğinde beni eski halime döndürmek istedin. Payback 48 numaralı bölümde aynı tekmeyi bir kez daha atarak tahtımı sallamaya çalıştın. İsmi Lazım Değil'i geri getirmeye uğraşan yine sen oldun. O pısırığı öyle bir yere gömdüm ki boynumu kopartsalar yine de ona ulaşamayacaksınız! Ben 2013'üm Randy. Benim adım Bray Wya-
Randy Orton: Bray. Bu safsataları dinlemekten yoruldum. Bu sohbeti daha fazla uzatmayalım. Konuşmanın işe yaramadığını söyleyen de zaten sendin. O halde güreşelim. 2009 vs. 2013. Randy Orton vs. Bray Wyatt. Beni serbest bırak, o ringe çıkalım ve istediğin gibi bir kemer maçı ayarlayalım. Hem de No Way Out'ta! Anlaştık mı?
Bray Wyatt kahkahalar atmaya başladı. Deli gibi gülüyordu. Bütün gün gülmesinden nefret ediyordum. Neyin bu kadar komik olduğunu anlamıyordum. Biraz sonra nefes nefese bir şekilde açıkladı.
Bray Wyatt: Tüm bu yolu seninle tekrar ringe girmek için çekmedim, Randy. Şu haline bir bak. KURTULUŞUN YOK. İNSAFIMA KALDIN. KAÇIŞIN YOK RANDY. Benimle evimde kapışacaksın. ESKİ EVİNDE! YAKTIĞIN O YERDE! TAM DA BURADA! Babayla oğul arasındaki tartışmalar dört duvar arasında kalmalı, öyle değil mi?
Ona bakıyordum. Bray gayet ciddiydi. En yeni kurbanı olarak beni kenara not etmişti. Bu maçı gerçekleştirmeden oradan kaçamayacağımı anladım. En azından ellerimi çözerse bir şekilde üstünlüğü ele alıp onu bu topraklara gömebileceğimi bile düşündüm. Bray gülümsüyordu. "Öyle kolay değil," dercesine bana baktı. Düşünmemeliydim. Angel ile de konuşmamalıydım. Sadece o ana odaklanmalıydım. Öyle yapmaya çalıştım.
Wyatt gülüyordu. Alaya aldığı şeyi fark ettiğim zaman daha çok gülmeye başladı. Sinirleniyordum. Gidip bir kestane aldı ve kabuğunu yarıp yemeye başladı. Sessizce onu izlemeye devam ettim. Zaten elim kolum bir sandalyeye bağlıydı. Başka bir şey yapamazdım. Angel de oradaydı, dördüncü sigarasını tüttürürken olanları dinlemeye devam etti. Wyatt bir ara dönüp Angel'e baktı. Göz göze geldiklerine eminim. Sonra da bana odaklanmaya devam etti.
Bray Wyatt: Her şeye rağmen senin yerin bende ayrı, evlat. Geçmişte karşılaştığımız ilk yıllar olsun, geçen sene PGW'deki anılarımız olsun; tüm ihanetlerine rağmen beni ben yapan kişi sensin. Her şerde bir hayır vardır derler. Senin meşhur tekmen herkes için derin bir uyku iken benim için uyanış oldu. 2013 yılı... Zamanı durdurduğum sene. Hükümdarlığımı ilan etmeme sen yardımcı oldun. Sayende World Wrestling Entertainment'te tanınan ve dünyaya açılan bir marka haline geldim. Rahibe Abigail'in fikirlerini evrene saçmayı başardım. Güney'in uçsuz bucaksız bozkırlarını tüm fanilerle paylaştım. Emellerime en hızlı şekilde erişirken tarihler 2024'ü gösterdiğinde beni eski halime döndürmek istedin. Payback 48 numaralı bölümde aynı tekmeyi bir kez daha atarak tahtımı sallamaya çalıştın. İsmi Lazım Değil'i geri getirmeye uğraşan yine sen oldun. O pısırığı öyle bir yere gömdüm ki boynumu kopartsalar yine de ona ulaşamayacaksınız! Ben 2013'üm Randy. Benim adım Bray Wya-
Randy Orton: Bray. Bu safsataları dinlemekten yoruldum. Bu sohbeti daha fazla uzatmayalım. Konuşmanın işe yaramadığını söyleyen de zaten sendin. O halde güreşelim. 2009 vs. 2013. Randy Orton vs. Bray Wyatt. Beni serbest bırak, o ringe çıkalım ve istediğin gibi bir kemer maçı ayarlayalım. Hem de No Way Out'ta! Anlaştık mı?
Bray Wyatt kahkahalar atmaya başladı. Deli gibi gülüyordu. Bütün gün gülmesinden nefret ediyordum. Neyin bu kadar komik olduğunu anlamıyordum. Biraz sonra nefes nefese bir şekilde açıkladı.
Bray Wyatt: Tüm bu yolu seninle tekrar ringe girmek için çekmedim, Randy. Şu haline bir bak. KURTULUŞUN YOK. İNSAFIMA KALDIN. KAÇIŞIN YOK RANDY. Benimle evimde kapışacaksın. ESKİ EVİNDE! YAKTIĞIN O YERDE! TAM DA BURADA! Babayla oğul arasındaki tartışmalar dört duvar arasında kalmalı, öyle değil mi?
Ona bakıyordum. Bray gayet ciddiydi. En yeni kurbanı olarak beni kenara not etmişti. Bu maçı gerçekleştirmeden oradan kaçamayacağımı anladım. En azından ellerimi çözerse bir şekilde üstünlüğü ele alıp onu bu topraklara gömebileceğimi bile düşündüm. Bray gülümsüyordu. "Öyle kolay değil," dercesine bana baktı. Düşünmemeliydim. Angel ile de konuşmamalıydım. Sadece o ana odaklanmalıydım. Öyle yapmaya çalıştım.
Bray Wyatt: Uyandığın zaman bu maçı başlatıyor olacağız. There is no way out from this house!
Biraz sonra Bray, son sözlerinin ardından arkama geçti. Eline her ne geçirdiyse, kafama sert bir darbe indirerek beni yere serdi. Yeniden uykuya daldım.
TV Şampiyonu Sami Zayn geliyor. Ringin önünde bir süre bekledikten sonra takım arkadaşlarını bekliyor.
Drew Mcintyre yavaş adımlarla stage'de beliriyor. Gözlerini Sami Zayn'in TV Şampiyonluk kemerine dikiyor ve ikili biraz bakıştıktan sonra bir müzik daha duyuluyor..
Jeff Hardy stage'de beliriyor. Tauntunu atıyor ve pyroları patlatıyor. Üçü birden birbirlerine aldırış etmeden ringe doğru yürüyorlar. Ringe giriyorlar ve rakiplerini beklemeye başlıyorlar.
Leo Kruger stage'de beliriyor. Yere çömeliyor ve takım arkadaşlarını beklemeye koyuluyor. Müziği kesiliyor.
Gregory Helms stage'de beliriyor. Etrafını süzüyor. Sonrasında üçüncü kişiyi beklemeye başlıyorlar.
Tyler Breeze stage'de beliriyor. Telefonunu açıp bir selfie çekiyor. Sonrasında telefonu cebe atıp yavaş adımlarla ringe doğru yürüyor. Peşinden Helms'le Kruger'da yürüyorlar. Breeze çelik merdivenden çıkıyor ve ringe giriyor. Ardından gözlerini kısa bir süre Sami'nin kemerine dikiyor. Sonrasında takım arkadaşlarının yanına çekiliyor. İki takım da aralarında kararlaştırıyorlar. Hakem Will Ospreay'de görüntüye geliyor. Sonrasında Ospreay zili çalıyor.
Drew McIntyre, Jeff Hardy & Sami Zayn vs. Gregory Helms, Leo Kruger & Tyler Breeze
Maç başladı. Jeff Hardy'le Leo Kruger içeride başlıyor. İkili birbirlerine yaklaşırken Kruger aniden Jeff'i saçlarından tutup çekip headlockla yakalıyor. Jeff, Kruger'ı ipe dayıyor ve üstünden fırlatıyor fakat Kruger gelişine bir Shoulder Blocku oturtuyor. Sonrasında Tuş deniyor fakat Jeff anında atıyor. Kruger hızla Jeff'i chinlocka alıyor. Jeff bundan kolaylıkla kalkıyor ve Kruger'ın karnına karnına yumruklar vuruyor. Kurtulmayı başarıyor. Ardından koşarak bir Forearm. Sonrasında bir tane daha. Hemen ardından bir gut kick sallıyor fakat Kruger bacağını tutuyor. Jeff ani bir Mule Kick! Fakat Kruger bundan eğilerek kaçıyor. Ardından hızla bir big boot vuruyor. Sonrasında Jeff'in kafasını kendi takım arkadaşlarının olduğu köşeye çarpıyor. Ardından Breeze'e tag veriyor. Breeze ringe giriyor. İkili Jeff'i tutup irish whipe yolluyor. Fakat Jeff ipleri tutarak kurtuluyor. Kruger hızla Jeff'e doğru koşuyor. Jeff onu bir Back Body Dropla ring dışına postalıyor. Breeze ani bir Gut Kick ve ardından hızla Jeff'i tutup irish whipe yolluyor fakat Jeff bunu tersine çeviriyor. Ardından gelişine bir Inverted Atomic Drop'la yatırıyor ve yere çekiyor. Fakat Breeze bacaklarıyla Jeff'i kendi köşesine ittiriyor. Drew aniden Jeff'in sırtından Tag'i alıyor ve ringe giriyor.
Breeze'i yerde yumruklamaya başlıyor. O sırada aniden Helms ringe dalıyor ve Drew'a sağlam bir tekme atıyor. Drew'u yerde stomplarken Jeff aniden Helms'i köşeye kıstırıyor ve Helms'e seri yumruklar sallıyor. O sırada Kruger aniden Jeff'i yere doğru çekiyor. Fakat o da ne!? Sami aniden Kruger'a bir forearm smash vuruyor. Sonrasında Breeze'i tutuyor ve yumruklayarak iplere doğru taşıyor. Ardından Clothesline'la Breeze'i ring dışına postalıyor! Sonrasında aprona geçiyor ve Arabian Press'le Breeze'in üstüne atlıyor! Ring ana baba günü! Sami, dışarıda Breeze'i kaldırdığı sırada Kruger aniden Top Rope'a çıkıyor ve Diving Crossbody'le ikisinin üstüne birden uçuyor! Sonrasında Breeze ile Kruger Sami'yi kaldırıyorlar. O sırada bir anda Jeff Hardy aprona dayanıyor ve Slingshot Crossbody'le üstlerine uçuyor! Hemen ardından dördü birden kalkıyor. Gregory Helms hızla iplerden sekiyor ve Top Con Hilo! Bu hareketten sonra hepsi ayaklanıyorlar ve yumruklaşıyorlar. Breeze'lerin taraf 3e 2 üstünken Drew Mcintyre iplerden sekiyor ve O da bir Top Con Hilo! Ospreay şaşkınca onları izliyor.
Hepsi birlikte ayaklanırlarken Ospreay'de seyirciye dönüyor ve gaza geliyor! Ospreay'de atlayacak! Noluyor ulan! İplerden sekiyor ve SASUKE SPECIALLL!!! SEYİRCİYE GERÇEK ATLAYIŞI GÖSTERİYOR! İŞTE ATLAYIŞ BU!
Dermişim çünkü atlamıyor. Seyirciye fake atıyor. Dizlerinin üstünde pis pis gülümsüyor ve yoğun boo'ya maruz kalıyor. Sonrasında ring dışına iniyor ve legal olan Mcintyre'la Breeze'i sıra sıra ringe atıyor.
Peşine Kruger aprona tutunarak kalktığı sırada Jeff Hardy aniden Leo Kruger'ı Ospreay'in üstüne itiyor!
Kruger, Ospreay'in bildiğin yere yığıyor! Yere yığılan Ospreay ne oluyor diye hafif sinirli ve şaşkınca Kruger'a bakıyor. Kruger soğukkanlı bakışlarla Ospreay'i süzdükten sonra arkasına dönüyor fakat Jeff aniden Clothesline'la Kruger'ın üstüne uçuyor! Ospreay yavaşça kalkıp ringe giriyor. Ringe girdiğindeyse Mcintyre ile Breeze birbirlerine karşılıklı yumruklar savuruyor. Mcintyre bir Glassgow Kiss sallayacakken Breeze ani bir enzuigiri oturtuyor. Drew köşeye doğru çekiliyor. Breeze üstüne koşuyor ve Forearm Smashi oturt.. hayır! Drew ani bir Big Boot geçiriyor. Sonrasında koşuyor ve bir Neckbreaker! Tuşa gidiyor. 1.........2....... KICKOUT! Drew ayaklanıyor ve üst üste stomplar vurarak Breeze'i sersemletiyor. Ardından Breeze'i kaldırıyor ve kendi köşesine doğru fırlatıyor. Sonrasında Superplex için Top Rope'a çıkartıyor. Peşine kendisi de çıkıyor fakat Breeze aniden Drew'u itiyor. Drew ayağa kalkıyor ve hızla Breeze'in üstüne koşuyor fakat Breeze oradan atlayarak kaçıyor. Drew kafasını köşeye tosluyor. O sırada Tag'i alan Jeff aniden ringe dalıyor ve Breeze'i bir Clothesline'la yere yıkıyor. Sonrasında kolundan tutuyor ve köşeye yolluyor fakat Breeze bunu tersine çeviriyor. Jeff'ten aniden bir Whisper In The Wind. Tuşa gidiyor. 1........2........ KICKOUT!
Jeff, Breeze'i kaldırıyor ve Twist Of Fate'e almak istiyor fakat Breeze, Jeff'i üstünden fırlatıyor ve gelişine bir Dropsault oturtuyor. Ardından Jeff'in tepesine çıkarak üst üste yumruklar savuruyor. Sonrasında Jeff'i tutuyor ve kendi köşesine taşıyor. Üst üste yumruklarla Jeff'i sersemlettikten sonra Tag'i Gregory Helms'e veriyor. Helms hızla top rope'a çıkıyor. Breeze tutuyor. Helms Crossbody'le atlıyor ve ardından Tuşa gidiyor. 1........2........ KICKOUT! Helms, Jeff'e yerde üstünlük kuruyor. Üst üste stomplar vuruyor. Ardından kaldırıyor ve sertçe köşeye doğru fırlatıyor. Hızla koşarak bir Clothesline! Ardından tutuyor ve Back Body Drop'la Jeff'i yere seriyor. Hızla tuşa gidiyor. 1.......2....... KICKOUT! Helms, Jeff'i irish whipe yolluyor ve gelişine bir Sleeper Hold bağlıyor! Jeff pes mi edecek!? Jeff direnmeye çalışıyor. Bir süre sonra kurtulmayı başarıyor. Helms'in karnına karnına yumruklar atıyor. Ardından Helms'i sersemletene kadar seri yumruklar sonrasında iplerden sekip hızla koşuyor ve Sleeper Slam'le yatırıyor! Jeff yerde Helms'te yerde! Sami ile Leo Hot Tag istiyorlar! Helms köşesi yakın olduğu için Tag'i veriyor! Jeff'te Tagi veriyor!
Fakat hayır! Jeff aniden eli açıkken Ospreay'e tag veriyor!
Will Ospreay: Yine ne çektin amına koyduğumun gerizekalısı! Uza.
Will Ospreay aniden Jeff Hardy'i kaldırıyor ve köşeye fırlatıyor. Oradan Sami tag'i alıyor! Sami ringe girecekken Ospreay aniden ipten sekiyor! Sami iplerin arasından ringe düşüyor. Ospreay, pardon üzgünüm yanlışlıkla oldu dercesine elini havaya kaldırıp açarken hafiften sırıtıyor. Kruger bunu fırsat bilerek hızla Sami'yi yerde stomplamaya başlıyor. Ardından kaldırıyor ve Spinebuster'la yere seriyor! Hızla Tuşa gidiyor. 1.........2... KICKOUT! Kruger hızla Sami'yi irish whipe yolluyor ve gelişine bir Big Boot fakat Sami bundan eğiliyor ve iplerden sekiyor. Ani bir Dropkick! Sonrasında hızla Blue Thunderbomb için kavrıyor fakat Kruger bundan kurtuluyor ve Sami'yi arkasından itiyor. Sami, Ospreay'e doğru uçuyor fakat çarpmamak için kendini zor tutuyor. Kruger arkasından ani bir yumruk sallıyor fakat Sami bundan eğiliyor! Kruger, Ospreay'in çenesine sağlam bir Forearm smashi geçiriyor! Ospreay çenesini tutuyor ve sinirle Kruger'a bakıyor. Kruger'ın arkasından Sami tutuyor ve Half & Half Suplex! Hızla tuşa gidiyor fakat o sırada Gregory Helms ile Tyler Breeze aniden ringe dalıyorlar ve Sami'yi yerde stomplarla pas pas ediyorlar! Helms yerde Sami'yi headlocka alıyor. Breeze'de karnına karnına stomplar atıyor. Will Ospreay'de maçı diskalifiye etmek yerine buna bile bile göz yumuyor. Sonrasında Breeze, Sami'yi kollarından tutuyor ve Helms'te Kruger'ı kaldırıyor. Kruger iplerden sekiyor ve koşarak bir Big Boot!
Fakat o da ne!? Aniden Jeff Hardy, Breeze'e saldırıyor ve Breeze'i ekarte ediyor! Drew'da Helms'e bir Glasgow Kiss vurarak onu ekarte ediyor! Breeze saf dışı kalınca Sami, Kruger'ın Big Boot'undan eğiliyor ve Big Boot Ospreay'e geliyor! Ospreay yere yığılıyor ve yüzünü tutuyor. İplere yakın olduğu için yüzünü tutarak sinirle kalkıyor. Sonrasında Bülent Uygun gibi kafasını sallıyor. O sırada Sami aniden bir Blue Thunderbomb! Sami Tuşa gidiyor! Ospreay sayıyor! 1........2......... KICKOUT! Sami yavaş saydığı gerekçesiyle Ospreay'e itiraz ediyor. Kruger aniden Sami'nin arkasından bir School Boy Roll Up! 1.......2....... Ospreay 3ü vuracak fakat vurmuyor! Sami bunu atıyor! İkili tekrardan birbirlerine doğru koşuyor. Sami'den ani bir Small Package! 1........2........ Kruger bunu tersine çeviriyor! 1.........2........ KICKOUT! İkili ayaklanıyor. Kruger, Sami'nin boşluğuna ani bir tekme ve KRUGER'S END! Tuşa gidiyor! 1........2........
Biraz sonra Bray, son sözlerinin ardından arkama geçti. Eline her ne geçirdiyse, kafama sert bir darbe indirerek beni yere serdi. Yeniden uykuya daldım.
TV Şampiyonu Sami Zayn geliyor. Ringin önünde bir süre bekledikten sonra takım arkadaşlarını bekliyor.
Drew Mcintyre yavaş adımlarla stage'de beliriyor. Gözlerini Sami Zayn'in TV Şampiyonluk kemerine dikiyor ve ikili biraz bakıştıktan sonra bir müzik daha duyuluyor..
Jeff Hardy stage'de beliriyor. Tauntunu atıyor ve pyroları patlatıyor. Üçü birden birbirlerine aldırış etmeden ringe doğru yürüyorlar. Ringe giriyorlar ve rakiplerini beklemeye başlıyorlar.
Leo Kruger stage'de beliriyor. Yere çömeliyor ve takım arkadaşlarını beklemeye koyuluyor. Müziği kesiliyor.
Gregory Helms stage'de beliriyor. Etrafını süzüyor. Sonrasında üçüncü kişiyi beklemeye başlıyorlar.
Tyler Breeze stage'de beliriyor. Telefonunu açıp bir selfie çekiyor. Sonrasında telefonu cebe atıp yavaş adımlarla ringe doğru yürüyor. Peşinden Helms'le Kruger'da yürüyorlar. Breeze çelik merdivenden çıkıyor ve ringe giriyor. Ardından gözlerini kısa bir süre Sami'nin kemerine dikiyor. Sonrasında takım arkadaşlarının yanına çekiliyor. İki takım da aralarında kararlaştırıyorlar. Hakem Will Ospreay'de görüntüye geliyor. Sonrasında Ospreay zili çalıyor.
Drew McIntyre, Jeff Hardy & Sami Zayn vs. Gregory Helms, Leo Kruger & Tyler Breeze
Maç başladı. Jeff Hardy'le Leo Kruger içeride başlıyor. İkili birbirlerine yaklaşırken Kruger aniden Jeff'i saçlarından tutup çekip headlockla yakalıyor. Jeff, Kruger'ı ipe dayıyor ve üstünden fırlatıyor fakat Kruger gelişine bir Shoulder Blocku oturtuyor. Sonrasında Tuş deniyor fakat Jeff anında atıyor. Kruger hızla Jeff'i chinlocka alıyor. Jeff bundan kolaylıkla kalkıyor ve Kruger'ın karnına karnına yumruklar vuruyor. Kurtulmayı başarıyor. Ardından koşarak bir Forearm. Sonrasında bir tane daha. Hemen ardından bir gut kick sallıyor fakat Kruger bacağını tutuyor. Jeff ani bir Mule Kick! Fakat Kruger bundan eğilerek kaçıyor. Ardından hızla bir big boot vuruyor. Sonrasında Jeff'in kafasını kendi takım arkadaşlarının olduğu köşeye çarpıyor. Ardından Breeze'e tag veriyor. Breeze ringe giriyor. İkili Jeff'i tutup irish whipe yolluyor. Fakat Jeff ipleri tutarak kurtuluyor. Kruger hızla Jeff'e doğru koşuyor. Jeff onu bir Back Body Dropla ring dışına postalıyor. Breeze ani bir Gut Kick ve ardından hızla Jeff'i tutup irish whipe yolluyor fakat Jeff bunu tersine çeviriyor. Ardından gelişine bir Inverted Atomic Drop'la yatırıyor ve yere çekiyor. Fakat Breeze bacaklarıyla Jeff'i kendi köşesine ittiriyor. Drew aniden Jeff'in sırtından Tag'i alıyor ve ringe giriyor.
Breeze'i yerde yumruklamaya başlıyor. O sırada aniden Helms ringe dalıyor ve Drew'a sağlam bir tekme atıyor. Drew'u yerde stomplarken Jeff aniden Helms'i köşeye kıstırıyor ve Helms'e seri yumruklar sallıyor. O sırada Kruger aniden Jeff'i yere doğru çekiyor. Fakat o da ne!? Sami aniden Kruger'a bir forearm smash vuruyor. Sonrasında Breeze'i tutuyor ve yumruklayarak iplere doğru taşıyor. Ardından Clothesline'la Breeze'i ring dışına postalıyor! Sonrasında aprona geçiyor ve Arabian Press'le Breeze'in üstüne atlıyor! Ring ana baba günü! Sami, dışarıda Breeze'i kaldırdığı sırada Kruger aniden Top Rope'a çıkıyor ve Diving Crossbody'le ikisinin üstüne birden uçuyor! Sonrasında Breeze ile Kruger Sami'yi kaldırıyorlar. O sırada bir anda Jeff Hardy aprona dayanıyor ve Slingshot Crossbody'le üstlerine uçuyor! Hemen ardından dördü birden kalkıyor. Gregory Helms hızla iplerden sekiyor ve Top Con Hilo! Bu hareketten sonra hepsi ayaklanıyorlar ve yumruklaşıyorlar. Breeze'lerin taraf 3e 2 üstünken Drew Mcintyre iplerden sekiyor ve O da bir Top Con Hilo! Ospreay şaşkınca onları izliyor.
Hepsi birlikte ayaklanırlarken Ospreay'de seyirciye dönüyor ve gaza geliyor! Ospreay'de atlayacak! Noluyor ulan! İplerden sekiyor ve SASUKE SPECIALLL!!! SEYİRCİYE GERÇEK ATLAYIŞI GÖSTERİYOR! İŞTE ATLAYIŞ BU!
Dermişim çünkü atlamıyor. Seyirciye fake atıyor. Dizlerinin üstünde pis pis gülümsüyor ve yoğun boo'ya maruz kalıyor. Sonrasında ring dışına iniyor ve legal olan Mcintyre'la Breeze'i sıra sıra ringe atıyor.
Peşine Kruger aprona tutunarak kalktığı sırada Jeff Hardy aniden Leo Kruger'ı Ospreay'in üstüne itiyor!
Kruger, Ospreay'in bildiğin yere yığıyor! Yere yığılan Ospreay ne oluyor diye hafif sinirli ve şaşkınca Kruger'a bakıyor. Kruger soğukkanlı bakışlarla Ospreay'i süzdükten sonra arkasına dönüyor fakat Jeff aniden Clothesline'la Kruger'ın üstüne uçuyor! Ospreay yavaşça kalkıp ringe giriyor. Ringe girdiğindeyse Mcintyre ile Breeze birbirlerine karşılıklı yumruklar savuruyor. Mcintyre bir Glassgow Kiss sallayacakken Breeze ani bir enzuigiri oturtuyor. Drew köşeye doğru çekiliyor. Breeze üstüne koşuyor ve Forearm Smashi oturt.. hayır! Drew ani bir Big Boot geçiriyor. Sonrasında koşuyor ve bir Neckbreaker! Tuşa gidiyor. 1.........2....... KICKOUT! Drew ayaklanıyor ve üst üste stomplar vurarak Breeze'i sersemletiyor. Ardından Breeze'i kaldırıyor ve kendi köşesine doğru fırlatıyor. Sonrasında Superplex için Top Rope'a çıkartıyor. Peşine kendisi de çıkıyor fakat Breeze aniden Drew'u itiyor. Drew ayağa kalkıyor ve hızla Breeze'in üstüne koşuyor fakat Breeze oradan atlayarak kaçıyor. Drew kafasını köşeye tosluyor. O sırada Tag'i alan Jeff aniden ringe dalıyor ve Breeze'i bir Clothesline'la yere yıkıyor. Sonrasında kolundan tutuyor ve köşeye yolluyor fakat Breeze bunu tersine çeviriyor. Jeff'ten aniden bir Whisper In The Wind. Tuşa gidiyor. 1........2........ KICKOUT!
Jeff, Breeze'i kaldırıyor ve Twist Of Fate'e almak istiyor fakat Breeze, Jeff'i üstünden fırlatıyor ve gelişine bir Dropsault oturtuyor. Ardından Jeff'in tepesine çıkarak üst üste yumruklar savuruyor. Sonrasında Jeff'i tutuyor ve kendi köşesine taşıyor. Üst üste yumruklarla Jeff'i sersemlettikten sonra Tag'i Gregory Helms'e veriyor. Helms hızla top rope'a çıkıyor. Breeze tutuyor. Helms Crossbody'le atlıyor ve ardından Tuşa gidiyor. 1........2........ KICKOUT! Helms, Jeff'e yerde üstünlük kuruyor. Üst üste stomplar vuruyor. Ardından kaldırıyor ve sertçe köşeye doğru fırlatıyor. Hızla koşarak bir Clothesline! Ardından tutuyor ve Back Body Drop'la Jeff'i yere seriyor. Hızla tuşa gidiyor. 1.......2....... KICKOUT! Helms, Jeff'i irish whipe yolluyor ve gelişine bir Sleeper Hold bağlıyor! Jeff pes mi edecek!? Jeff direnmeye çalışıyor. Bir süre sonra kurtulmayı başarıyor. Helms'in karnına karnına yumruklar atıyor. Ardından Helms'i sersemletene kadar seri yumruklar sonrasında iplerden sekip hızla koşuyor ve Sleeper Slam'le yatırıyor! Jeff yerde Helms'te yerde! Sami ile Leo Hot Tag istiyorlar! Helms köşesi yakın olduğu için Tag'i veriyor! Jeff'te Tagi veriyor!
Fakat hayır! Jeff aniden eli açıkken Ospreay'e tag veriyor!
Will Ospreay: Yine ne çektin amına koyduğumun gerizekalısı! Uza.
Will Ospreay aniden Jeff Hardy'i kaldırıyor ve köşeye fırlatıyor. Oradan Sami tag'i alıyor! Sami ringe girecekken Ospreay aniden ipten sekiyor! Sami iplerin arasından ringe düşüyor. Ospreay, pardon üzgünüm yanlışlıkla oldu dercesine elini havaya kaldırıp açarken hafiften sırıtıyor. Kruger bunu fırsat bilerek hızla Sami'yi yerde stomplamaya başlıyor. Ardından kaldırıyor ve Spinebuster'la yere seriyor! Hızla Tuşa gidiyor. 1.........2... KICKOUT! Kruger hızla Sami'yi irish whipe yolluyor ve gelişine bir Big Boot fakat Sami bundan eğiliyor ve iplerden sekiyor. Ani bir Dropkick! Sonrasında hızla Blue Thunderbomb için kavrıyor fakat Kruger bundan kurtuluyor ve Sami'yi arkasından itiyor. Sami, Ospreay'e doğru uçuyor fakat çarpmamak için kendini zor tutuyor. Kruger arkasından ani bir yumruk sallıyor fakat Sami bundan eğiliyor! Kruger, Ospreay'in çenesine sağlam bir Forearm smashi geçiriyor! Ospreay çenesini tutuyor ve sinirle Kruger'a bakıyor. Kruger'ın arkasından Sami tutuyor ve Half & Half Suplex! Hızla tuşa gidiyor fakat o sırada Gregory Helms ile Tyler Breeze aniden ringe dalıyorlar ve Sami'yi yerde stomplarla pas pas ediyorlar! Helms yerde Sami'yi headlocka alıyor. Breeze'de karnına karnına stomplar atıyor. Will Ospreay'de maçı diskalifiye etmek yerine buna bile bile göz yumuyor. Sonrasında Breeze, Sami'yi kollarından tutuyor ve Helms'te Kruger'ı kaldırıyor. Kruger iplerden sekiyor ve koşarak bir Big Boot!
Fakat o da ne!? Aniden Jeff Hardy, Breeze'e saldırıyor ve Breeze'i ekarte ediyor! Drew'da Helms'e bir Glasgow Kiss vurarak onu ekarte ediyor! Breeze saf dışı kalınca Sami, Kruger'ın Big Boot'undan eğiliyor ve Big Boot Ospreay'e geliyor! Ospreay yere yığılıyor ve yüzünü tutuyor. İplere yakın olduğu için yüzünü tutarak sinirle kalkıyor. Sonrasında Bülent Uygun gibi kafasını sallıyor. O sırada Sami aniden bir Blue Thunderbomb! Sami Tuşa gidiyor! Ospreay sayıyor! 1........2......... KICKOUT! Sami yavaş saydığı gerekçesiyle Ospreay'e itiraz ediyor. Kruger aniden Sami'nin arkasından bir School Boy Roll Up! 1.......2....... Ospreay 3ü vuracak fakat vurmuyor! Sami bunu atıyor! İkili tekrardan birbirlerine doğru koşuyor. Sami'den ani bir Small Package! 1........2........ Kruger bunu tersine çeviriyor! 1.........2........ KICKOUT! İkili ayaklanıyor. Kruger, Sami'nin boşluğuna ani bir tekme ve KRUGER'S END! Tuşa gidiyor! 1........2........
3!!!
Kazanan: Gregory Helms, Leo Kruger & Tyler Breeze
Leo Kruger galibiyetini kutlarken Will Ospreay aniden Kruger'ı kolundan tutup çeviriyor! İkili arasındaki ipler iyice geriliyor! Kruger, Ospreay'i itiyor! Ospreay kafasını tekrardan çeviriyor ve Kruger'a bakıyor.
İkili face to face atacakken Drew Mcintyre aniden Leo Kruger'a bir Claymore! Drew Mcintyre öfkeyle bağırıyor!
Tyler Breeze aniden Drew'a bir Beauty Shot!
Tyler Breeze saçlarını geriye atıyor ve telefonunu açıp selfie çekeceği sırada arkasında Jeff Hardy beliriyor! Breeze'i çeviriyor ve bir Twist Of Fate! Jeff Hardy taunt atıyor!
Taunt attığı sırada Gregory Helms arkasından Jeff'i tutuyor ve VERTEBREAKERR!! Gregory Helms, Top Rope'a çıkıyor ve taunt atıyor.
Ardından oradan indiği sırada SAMI ZAYN HELLUVA KICK! Sami kaslarını sıkarak bağırıyor!
Sami Zayn görevliden kemerini alıyor ve sonrasında arkasını dönüyor. Will Ospreay!!
Will Ospreay bir anda ringi terk edip gidiyor. Sami Zayn'in kemeri havaya kaldırışıyla kameralar kapanıyor.
Ring içerisinde yaşananların ardından kameraların çevrildiği yön arka alan oluyor, şovun gerçekleştirildiği arenanın arka alanı burası. Bizi karşılayan ve gülüşü ile içimizi ısıtan birisi var, bu bir süredir ekranlarda görmediğimiz Byron Saxton'dan başkası değil elbette! Kendisi bir gülümseme ile izleyicileri karşılıyor, kendisine arkadan verilen işaret ile birlikte. Sonrasında konuşmaya başladığını görüyoruz, açılışı gerçekleştiriyor. Bu arada belirtmek gerekir, yanında bir konuk var fakat an itibarıyla kendisinin kimliğini belirleyemiyoruz çünkü kendisi şu anda kadrajda değil.
Byron Saxton: Herkese merhaba, ben Bryon Saxton. Prestige Grand Wrestling'de yıllardır mikrofon tutuyorum ama son haftalarda yaşadıklarımız, belki de kariyerimin en karanlık, en belirsiz dönemine işaret ediyor. Hiç şüphesiz, Prestige Grand Wrestling Evreni; geçen hafta MAYHEM'de yaşananları unutmayacaktır. Karanlığın içinden gelen bir yüzleşme ve öfkeyle dolmuş savaşçılar... Bugün bu olayların merkezindeki isimlerden biriyle birlikteyiz ve eminim ki yaşananlara yönelik bize çok önemli şeyler açıklayacaktır. Lütfen karşılayın, Matt Cardona'nın menajeri olan Dario Cueto! Hoş geldin Dario!
Kamera biraz yana kayıyor, kadraja kendisinin yanında yer almakta olan Dario Cueto'yu da görüyoruz. Gözlerindeki ifade yorgun, yüzü ifadesiz. Kravatı biraz gevşemiş, sesi yavaş ve kontrollü ama içinde fırtınalar koptuğu her halinden belli.
Kazanan: Gregory Helms, Leo Kruger & Tyler Breeze
Leo Kruger galibiyetini kutlarken Will Ospreay aniden Kruger'ı kolundan tutup çeviriyor! İkili arasındaki ipler iyice geriliyor! Kruger, Ospreay'i itiyor! Ospreay kafasını tekrardan çeviriyor ve Kruger'a bakıyor.
İkili face to face atacakken Drew Mcintyre aniden Leo Kruger'a bir Claymore! Drew Mcintyre öfkeyle bağırıyor!
Tyler Breeze aniden Drew'a bir Beauty Shot!
Tyler Breeze saçlarını geriye atıyor ve telefonunu açıp selfie çekeceği sırada arkasında Jeff Hardy beliriyor! Breeze'i çeviriyor ve bir Twist Of Fate! Jeff Hardy taunt atıyor!
Taunt attığı sırada Gregory Helms arkasından Jeff'i tutuyor ve VERTEBREAKERR!! Gregory Helms, Top Rope'a çıkıyor ve taunt atıyor.
Ardından oradan indiği sırada SAMI ZAYN HELLUVA KICK! Sami kaslarını sıkarak bağırıyor!
Sami Zayn görevliden kemerini alıyor ve sonrasında arkasını dönüyor. Will Ospreay!!
Will Ospreay bir anda ringi terk edip gidiyor. Sami Zayn'in kemeri havaya kaldırışıyla kameralar kapanıyor.
Ring içerisinde yaşananların ardından kameraların çevrildiği yön arka alan oluyor, şovun gerçekleştirildiği arenanın arka alanı burası. Bizi karşılayan ve gülüşü ile içimizi ısıtan birisi var, bu bir süredir ekranlarda görmediğimiz Byron Saxton'dan başkası değil elbette! Kendisi bir gülümseme ile izleyicileri karşılıyor, kendisine arkadan verilen işaret ile birlikte. Sonrasında konuşmaya başladığını görüyoruz, açılışı gerçekleştiriyor. Bu arada belirtmek gerekir, yanında bir konuk var fakat an itibarıyla kendisinin kimliğini belirleyemiyoruz çünkü kendisi şu anda kadrajda değil.
Byron Saxton: Herkese merhaba, ben Bryon Saxton. Prestige Grand Wrestling'de yıllardır mikrofon tutuyorum ama son haftalarda yaşadıklarımız, belki de kariyerimin en karanlık, en belirsiz dönemine işaret ediyor. Hiç şüphesiz, Prestige Grand Wrestling Evreni; geçen hafta MAYHEM'de yaşananları unutmayacaktır. Karanlığın içinden gelen bir yüzleşme ve öfkeyle dolmuş savaşçılar... Bugün bu olayların merkezindeki isimlerden biriyle birlikteyiz ve eminim ki yaşananlara yönelik bize çok önemli şeyler açıklayacaktır. Lütfen karşılayın, Matt Cardona'nın menajeri olan Dario Cueto! Hoş geldin Dario!
Kamera biraz yana kayıyor, kadraja kendisinin yanında yer almakta olan Dario Cueto'yu da görüyoruz. Gözlerindeki ifade yorgun, yüzü ifadesiz. Kravatı biraz gevşemiş, sesi yavaş ve kontrollü ama içinde fırtınalar koptuğu her halinden belli.
Dario Cueto: (Derin bir nefes verdikten sonra yanıtlıyor) Teşekkürler Byron, selam olsun sana Prestige Grand Wrestling Evreni...
Byron Saxton: Dario geçen hafta Dark STG’nin, Matt Cardona’ya fiziksel olarak saldırdığı bir an yaşadık. Sen ise şoke olmuş bir vaziyetle birlikte oradaydın. O ana kadar yaşananlar zaten gergindi ama bu artık başka bir noktaya ulaştı. Bize o anda neler hissettiğini anlatır mısın?
Dario Cueto: Ne hissedilmesi gerekiyorsa, onu hissettim. Ama bunun öncesinde, Byron, ah... O an... Sadece bir patlama değil, sadece bir anda yaşanmış bir öfke nöbeti değildi. O an bir çözülmeydi, çözülme süreciydi. O an, Dark STG’nin karanlıktan çıkıp fiziksel olarak Matt Cardona’ya saldırdığı, onu sinsice ve ustalıkla yere serdiği andı. Herkes o saldırının şokunu yaşarken ben oradaydım, donup kalmıştım. O an her şey sustu, zaman durdu sanki. Matt’ın gözlerindeki ifade, sadece acı değildi, çok daha fazlasıydı çünkü o karanlığın onu en savunmasız anında yakalayabileceğine asla ihtimal vermemişti. Haftalardır taşıdığı yük, bastırdığı duygular, içinde birikmiş her korku... Hepsi o saldırının darbesiyle yüzeye çıktı. Gözümün önünde yere yıkıldı ama sadece bedeni değil, ruhu da çöktü o an. Ben... Ben sadece izledim, yardım edemedim, elimi uzatamadım. Belki de artık elim ona ulaşamıyordu, bunu hissetmek oldukça zor.
Byron Saxton: Orada yaşananların öncesinde, Matt'ın söyledikleri... Onlar hakkında ne söyleyeceksin?
Duraksıyor, bu soru onun canını yakmış olmalı. Yanıt veriyor, ortamda bir süreliğine oluşan sessizliğin ardından.
Dario Cueto: Matt'ı, sıradan bir destekçi, herhangi bir ekip üyesi ya da müşteri olarak görmüyorum Byron. İncindim, incindim çünkü o benim kardeşim gibiydi. Ben onun için savaşan, onu yukarıya taşıyan bir rehber oldum her zaman. Farkındayım, bir noktadan sonra işler onun kontrolünden çıktı. Bir anlık, onun gözünde artık ben de bir engel oldum. Fakat ben yaşananların onun gerçek duyguları olduğuna inanmıyorum. Bunu onun yaşadığı yoğun stresin, kaygının ve karanlık atmosferin bir sonucu olarak görüyorum. Onu en iyi ben bilirim Byron. Bu sözler, bu bakışlar, bu suçlamalar... Hepsi onun kırılganlığının yansıması. Kalbinde hâlâ bana güvenen bir Matt Cardona olduğunu biliyorum çünkü o hâlâ o çocuk, o hayalleri olan savaşçı. Tek bir şeyi düşünüyor: Matt Cardona gibi savaşarak, o kemeri yeniden almak. Eskisi gibi PGW Pure Şampiyonu olmak istiyor yalnızca. Onun içindeki o kıvılcımı hâlâ görüyorum. Bu süreç ne kadar çürümüş olursa olsun, Matt hâlâ kendini kurtarabilir ve ben, tüm bu karmaşaya rağmen, hâlâ onun yanında duruyorum çünkü onun yeniden yükselebileceğine inanıyorum.
Bryon Saxton: Onun ruh halini çok ele alıyorsun, bu konuda söyleyebileceğin şeyler var mı?
Dario Cueto: Son zamanlarda yaşadığı değişimi sadece dış etkenlere bağlamak kolay olurdu ama mesele bundan daha derin. Onunla konuştum, üzerinde bulunduğu noktadan itibaren sakinliğini koruyacak ve planlara bağlı kalarak bu işi sonuna ge...
Byron Saxton: Dario geçen hafta Dark STG’nin, Matt Cardona’ya fiziksel olarak saldırdığı bir an yaşadık. Sen ise şoke olmuş bir vaziyetle birlikte oradaydın. O ana kadar yaşananlar zaten gergindi ama bu artık başka bir noktaya ulaştı. Bize o anda neler hissettiğini anlatır mısın?
Dario Cueto: Ne hissedilmesi gerekiyorsa, onu hissettim. Ama bunun öncesinde, Byron, ah... O an... Sadece bir patlama değil, sadece bir anda yaşanmış bir öfke nöbeti değildi. O an bir çözülmeydi, çözülme süreciydi. O an, Dark STG’nin karanlıktan çıkıp fiziksel olarak Matt Cardona’ya saldırdığı, onu sinsice ve ustalıkla yere serdiği andı. Herkes o saldırının şokunu yaşarken ben oradaydım, donup kalmıştım. O an her şey sustu, zaman durdu sanki. Matt’ın gözlerindeki ifade, sadece acı değildi, çok daha fazlasıydı çünkü o karanlığın onu en savunmasız anında yakalayabileceğine asla ihtimal vermemişti. Haftalardır taşıdığı yük, bastırdığı duygular, içinde birikmiş her korku... Hepsi o saldırının darbesiyle yüzeye çıktı. Gözümün önünde yere yıkıldı ama sadece bedeni değil, ruhu da çöktü o an. Ben... Ben sadece izledim, yardım edemedim, elimi uzatamadım. Belki de artık elim ona ulaşamıyordu, bunu hissetmek oldukça zor.
Byron Saxton: Orada yaşananların öncesinde, Matt'ın söyledikleri... Onlar hakkında ne söyleyeceksin?
Duraksıyor, bu soru onun canını yakmış olmalı. Yanıt veriyor, ortamda bir süreliğine oluşan sessizliğin ardından.
Dario Cueto: Matt'ı, sıradan bir destekçi, herhangi bir ekip üyesi ya da müşteri olarak görmüyorum Byron. İncindim, incindim çünkü o benim kardeşim gibiydi. Ben onun için savaşan, onu yukarıya taşıyan bir rehber oldum her zaman. Farkındayım, bir noktadan sonra işler onun kontrolünden çıktı. Bir anlık, onun gözünde artık ben de bir engel oldum. Fakat ben yaşananların onun gerçek duyguları olduğuna inanmıyorum. Bunu onun yaşadığı yoğun stresin, kaygının ve karanlık atmosferin bir sonucu olarak görüyorum. Onu en iyi ben bilirim Byron. Bu sözler, bu bakışlar, bu suçlamalar... Hepsi onun kırılganlığının yansıması. Kalbinde hâlâ bana güvenen bir Matt Cardona olduğunu biliyorum çünkü o hâlâ o çocuk, o hayalleri olan savaşçı. Tek bir şeyi düşünüyor: Matt Cardona gibi savaşarak, o kemeri yeniden almak. Eskisi gibi PGW Pure Şampiyonu olmak istiyor yalnızca. Onun içindeki o kıvılcımı hâlâ görüyorum. Bu süreç ne kadar çürümüş olursa olsun, Matt hâlâ kendini kurtarabilir ve ben, tüm bu karmaşaya rağmen, hâlâ onun yanında duruyorum çünkü onun yeniden yükselebileceğine inanıyorum.
Bryon Saxton: Onun ruh halini çok ele alıyorsun, bu konuda söyleyebileceğin şeyler var mı?
Dario Cueto: Son zamanlarda yaşadığı değişimi sadece dış etkenlere bağlamak kolay olurdu ama mesele bundan daha derin. Onunla konuştum, üzerinde bulunduğu noktadan itibaren sakinliğini koruyacak ve planlara bağlı kalarak bu işi sonuna ge...
Dario'nun konuşmasının yarıda kalmasına neden olan bir gürültü meydana geliyor, sadece Byron ile Dario değil; arka alandaki herkes o tarafa yöneliyor çünkü bahsini yaptığımız, ele aldığımız bu gürültü görmezden gelinecek ya da hiçbir şey olmamış gibi ilgilenilmeyecek tarzdan bir gürültü değil. Arka alan titriyor adeta, öyle bir gürültü işitiyoruz. Bu gürültünün ardından şiddetli bir bağırma işitiyoruz.
X: BURAYA ACİLEN BİR HAKEM İSTİYORUM, HEMEN!
Herkes o tarafa gitmeye başlıyor, Byron ve Dario dahil. Kısa süre içerisinde olay yerine birçok kişi doluyor ve karşımızda yaşananları gördüğümüze inanamıyoruz!
Bu Matt Cardona ve Dark STG'den başkası değil! Matt'ın, arka alanda ilerlemekte olan Dark STG'ye arkadan saldırdığı ve onu metal sandıkların bir tanesine şiddetle fırlattığı anlar, tekrar olarak ekranlara veriliyor. Bu olanlar inanılır gibi değil, kemer yerde; Dark STG de. Matt ayakta, hakemin gelmesi için bağırıyor ve istediği kısa süre içerisinde gerçekleştiriliyor. An itibarıyla yanında bir hakem var, hakeme bu kemerin hiçbir kurala sahip olmadığını söylüyor ve ondan maçı başlatmasını istiyor. Hakem bu kuralları kafasını sallayarak onayladıktan sonra eliyle işareti veriyor ve maçı başlatıyor!
PGW Pure Championship
Dark STG (c) vs. Matt Cardona
Matt, yerde uzanmakta olan D-STG'ye tekmeler atmaya başlıyor! Bunu uzun bir süre gerçekleştiriyor fakat hırsını alamıyor, öyle ki; D-STG'nin seviyesine doğru eğiliyor ve onun kafasına kafasına yumruklar atmaya başlıyor! Şimdi ise rakibini kaldırdığını ve onu bir duvara çarptığını görüyoruz, D-STG acı içerisinde yerde uzanıyor... Matt onu kolundan çekerek, çekiştirerek duvara yaslıyor ve bir müddet geriye çekiliyor. Bunun akabinde koşmaya başladığını ve duvara yaslı D-STG'ye Broski Boot yaptığını görüyoruz! INSANE BROSKI BOOT! STG perişan halde... Matt'ın yerde sahipsiz bir şekilde duran kemere baktığını görüyoruz, eğiliyor ve o kemeri eline alıyor. Kemer ile birlikte, onu saçından çekiyor, bir taraftan da kemeri onun yüzüne yapıştırıyor, dayıyor. Ona bir şeyler söylemeye başladığını gözlemliyoruz.
Matt Cardona: Gerçek PGW Pure Championship nerede, huh? Bu kemeri ormanlıkta mı yaptın? Ağaçların arasında, yapayalnız ve karanlık içerisinde çevriliyken bunu mu tasarladın? Şehir ışıkları sana fazla mı parlıyordu yoksa medeniyet seni korkuttu da doğaya mı kaçtın? PGW Pure Championship'ime bu kötülüğü yapacağını bilseydim, kaybettikten sonra kendi acımla savaşmak yerine seni orada öldürürdüm, seni orospu çocuğu! Bu kemeri o lanetli ağaç köklerinin altında yeniden doğururken, hangi sapkın düşünceleri geçirdin aklından, söyle bana! Bu senin fetişin mi, cevap ver! Kemerle yalnız kalmak, ona şekil vermek, onu eğip bükmek senin 'bağlılık ritüelin' mi? İnan bana, sen karanlık değilsin... Sen sadece yalnızsın! Bunu önümüzdeki hafta geri alıp temizleyeceğim! Işık titrediğinde, benim içimdeki sesin konuşacağını söylemiştin. Evet, içimden gelen sesi dinliyorum!
Matt elindeki kemeri bırakmadan, D-STG'yi yere çarpıyor. Sonrasında onu sırtüstü yatacak şekle getiriyor ayağıyla onu ittirerek. Bunun sonrasında tek ayağını onun üstüne koyuyor, hakem de maçı bitirmek adına saymaya başlıyor. 1... 2...
KICKOUT! D-STG'yi bitirmek bu kadar kolay değil! Matt bozuntuya vermiyor ve elindeki kemer ile tetikte bir şekilde D-STG'nin ayağa kalkmasını bekliyor... D-STG neredeyse ayakta...
NE? DARIO BU, DARIO! DARIO O KEMERİ, MATT'IN ELİNDEN KAPIYOR VE BU İŞ EYLEME DÖKÜLMEDEN ÖNÜNÜ KESİYOR. ARALARINDA BİR TARTIŞMA MEYDANA GELİYOR!
Dario Cueto: Ne yaptığını zannediyorsun Matt, böyle anlaşmamıştık!
Matt Cardona: Asıl sen ne yaptığını zannediyorsun, delirdin mi sen? Bu, tekrardan PGW Pure Şampiyonu olmam için inanılmaz bir fırsat!
X: BURAYA ACİLEN BİR HAKEM İSTİYORUM, HEMEN!
Herkes o tarafa gitmeye başlıyor, Byron ve Dario dahil. Kısa süre içerisinde olay yerine birçok kişi doluyor ve karşımızda yaşananları gördüğümüze inanamıyoruz!
Bu Matt Cardona ve Dark STG'den başkası değil! Matt'ın, arka alanda ilerlemekte olan Dark STG'ye arkadan saldırdığı ve onu metal sandıkların bir tanesine şiddetle fırlattığı anlar, tekrar olarak ekranlara veriliyor. Bu olanlar inanılır gibi değil, kemer yerde; Dark STG de. Matt ayakta, hakemin gelmesi için bağırıyor ve istediği kısa süre içerisinde gerçekleştiriliyor. An itibarıyla yanında bir hakem var, hakeme bu kemerin hiçbir kurala sahip olmadığını söylüyor ve ondan maçı başlatmasını istiyor. Hakem bu kuralları kafasını sallayarak onayladıktan sonra eliyle işareti veriyor ve maçı başlatıyor!
PGW Pure Championship
Dark STG (c) vs. Matt Cardona
Matt, yerde uzanmakta olan D-STG'ye tekmeler atmaya başlıyor! Bunu uzun bir süre gerçekleştiriyor fakat hırsını alamıyor, öyle ki; D-STG'nin seviyesine doğru eğiliyor ve onun kafasına kafasına yumruklar atmaya başlıyor! Şimdi ise rakibini kaldırdığını ve onu bir duvara çarptığını görüyoruz, D-STG acı içerisinde yerde uzanıyor... Matt onu kolundan çekerek, çekiştirerek duvara yaslıyor ve bir müddet geriye çekiliyor. Bunun akabinde koşmaya başladığını ve duvara yaslı D-STG'ye Broski Boot yaptığını görüyoruz! INSANE BROSKI BOOT! STG perişan halde... Matt'ın yerde sahipsiz bir şekilde duran kemere baktığını görüyoruz, eğiliyor ve o kemeri eline alıyor. Kemer ile birlikte, onu saçından çekiyor, bir taraftan da kemeri onun yüzüne yapıştırıyor, dayıyor. Ona bir şeyler söylemeye başladığını gözlemliyoruz.
Matt Cardona: Gerçek PGW Pure Championship nerede, huh? Bu kemeri ormanlıkta mı yaptın? Ağaçların arasında, yapayalnız ve karanlık içerisinde çevriliyken bunu mu tasarladın? Şehir ışıkları sana fazla mı parlıyordu yoksa medeniyet seni korkuttu da doğaya mı kaçtın? PGW Pure Championship'ime bu kötülüğü yapacağını bilseydim, kaybettikten sonra kendi acımla savaşmak yerine seni orada öldürürdüm, seni orospu çocuğu! Bu kemeri o lanetli ağaç köklerinin altında yeniden doğururken, hangi sapkın düşünceleri geçirdin aklından, söyle bana! Bu senin fetişin mi, cevap ver! Kemerle yalnız kalmak, ona şekil vermek, onu eğip bükmek senin 'bağlılık ritüelin' mi? İnan bana, sen karanlık değilsin... Sen sadece yalnızsın! Bunu önümüzdeki hafta geri alıp temizleyeceğim! Işık titrediğinde, benim içimdeki sesin konuşacağını söylemiştin. Evet, içimden gelen sesi dinliyorum!
Matt elindeki kemeri bırakmadan, D-STG'yi yere çarpıyor. Sonrasında onu sırtüstü yatacak şekle getiriyor ayağıyla onu ittirerek. Bunun sonrasında tek ayağını onun üstüne koyuyor, hakem de maçı bitirmek adına saymaya başlıyor. 1... 2...
KICKOUT! D-STG'yi bitirmek bu kadar kolay değil! Matt bozuntuya vermiyor ve elindeki kemer ile tetikte bir şekilde D-STG'nin ayağa kalkmasını bekliyor... D-STG neredeyse ayakta...
NE? DARIO BU, DARIO! DARIO O KEMERİ, MATT'IN ELİNDEN KAPIYOR VE BU İŞ EYLEME DÖKÜLMEDEN ÖNÜNÜ KESİYOR. ARALARINDA BİR TARTIŞMA MEYDANA GELİYOR!
Dario Cueto: Ne yaptığını zannediyorsun Matt, böyle anlaşmamıştık!
Matt Cardona: Asıl sen ne yaptığını zannediyorsun, delirdin mi sen? Bu, tekrardan PGW Pure Şampiyonu olmam için inanılmaz bir fırsat!
Dario Cueto: Bu rezilliği hemen durduruyorsun ve benimle geliyorsun, hemen!
Matt arkasına dönüyor, bir D-STG'ye; bir Dario'ya bakıyor...
Onun kararsızlığını gören Dario, zorla onun koluna giriyor ve onu zorla da olsa götürüyor. Matt bu olandan hiç memnun değil gibi görünüyor çünkü maçın sonunu getiremiyor, belki de devam etseydi potansiyel bir kemer el değişimi meydana gelecekti.
Kazanan: No Contest
Dario, Matt'ı çekiştirerek oradan uzaklaştırırken, bir kendisini yere bırakan ve burnundan akan kanları kontrol eden D-STG'yi; bir de yerde durmakta olan PGW Pure Championship'i görüyoruz. Bu yaşananların ardından kameralar kapanıyor ve ringe geri dönüyoruz, şov kaldığı yerden devam ediyor.
Mark Henry geliyor. Val Venis arkasında omuzlarına masaj yapıyor. Sonrasında gazlıyor Mark'ı biraz. Mark Henry hızlı adımlarla ringe doğru yürüyor. Sonrasında çelik merdivenden çıkıp paralel iplerden ringe giriyor ve rakiplerini beklemeye başlıyor.
Braun Strowman ile Erick Rowan geliyor. Hızlı adımlarla ringe doğru yürüyorlar. Sonrasında Braun Strowman ringin altından kayıyor ve tauntunu atıyor. Köşesine geçiyor. Hakem son kontrolleri yapıyor ve işareti veriyor.
Braun Strowman vs. Mark Henry
Matt arkasına dönüyor, bir D-STG'ye; bir Dario'ya bakıyor...
Onun kararsızlığını gören Dario, zorla onun koluna giriyor ve onu zorla da olsa götürüyor. Matt bu olandan hiç memnun değil gibi görünüyor çünkü maçın sonunu getiremiyor, belki de devam etseydi potansiyel bir kemer el değişimi meydana gelecekti.
Kazanan: No Contest
Dario, Matt'ı çekiştirerek oradan uzaklaştırırken, bir kendisini yere bırakan ve burnundan akan kanları kontrol eden D-STG'yi; bir de yerde durmakta olan PGW Pure Championship'i görüyoruz. Bu yaşananların ardından kameralar kapanıyor ve ringe geri dönüyoruz, şov kaldığı yerden devam ediyor.
Mark Henry geliyor. Val Venis arkasında omuzlarına masaj yapıyor. Sonrasında gazlıyor Mark'ı biraz. Mark Henry hızlı adımlarla ringe doğru yürüyor. Sonrasında çelik merdivenden çıkıp paralel iplerden ringe giriyor ve rakiplerini beklemeye başlıyor.
Braun Strowman ile Erick Rowan geliyor. Hızlı adımlarla ringe doğru yürüyorlar. Sonrasında Braun Strowman ringin altından kayıyor ve tauntunu atıyor. Köşesine geçiyor. Hakem son kontrolleri yapıyor ve işareti veriyor.
Braun Strowman vs. Mark Henry
