MAYHEM #17
22 Nisan Salı, 21.00 - C
DECC Arena
Duluth, Minnesota
ŞOVU TAKİP ETMEK İÇİN NEDENLER
1- Açılış:
5-Man Over the Top Rope Battle Royal Match - Winner Will Be Enter #6 in Elimination Chamber Match at No Way Out
CM Punk vs. Edge vs. "World Heavyweight Champion" Jack Perry vs. Kofi Kingston vs. Wes Lee
2- "Çemberde ben de olacağım!"
3- Jakuzi Keyfi Yapan İkili Kim?
PYROLAR PATLIYOR VE MAYHEM #17 BAŞLIYOR!
Şov başladıktan sonra kamera direkt ringe dönüyor, kameralar birkaç farklı seyirciyi görüntülüyor. Herkes oldukça heyecanlı bir biçimde şovun başlamasını, aksiyonların gelmesini bekliyor. Aradan fazla bir müddet geçmiyor, ışıkların şiddetinin azaldığını gözlemliyoruz. Bunun neticesinde arena biraz kararıyor ama göz gözü görecek bir durum var, tam karanlık yok arenanın içerisinde. Seyircilerden karışık reaksiyonlar gelirken, led ekranda bir görüntünün belirdiğini fark ediyoruz. Herkes yönünü o tarafa çeviriyor ve orada sergilenen görüntüyü izliyor. Ekranları başından şovu takip eden izleyiciler ise tam ekran şeklinde izliyorlar.
Matt Morgan'dan karşısında ürktüğü anlar... Bazen yalnızca bir bakış, bir adamın hazır olmadığını söyler. Belli ki o amatör, buna hiç de hazır değildi...
Ah, bu gerçekten inanılmaz! İlk altın, ilk sevinç... Üstelik yoldaşıyla birlikte! Yalnız bu sadece başlangıçtı.
İlk tekli kemeri... Sonunda kendi başına zirvedeydi. Artık birilerine yaslanmak zorunda değildi, bu kez alkışlar sadece onun içindi.
Basamak basamak, gerçekten de o merdivenlerin her bir basamağında bir savaş verdi. Her tarafından terler akarken, yukarı tırmandı… Sonunda tüm gözler onun üzerindeydi.
Ne? Bu bir şaka olmalı! 1 gün mü? Kıtalararası bir gururu, bir günde çaldılar elinden. Şaka değil, daha çok kabus gibi.
Kapı kapandı, ya da öyle sandı. Her neyse, o an; elinde bir fotoğraf vardı ve gülümsüyordu. 14 yıl boyunca bir hayalin içinde yaşamıştı. World Wrestling Entertainment'ten kovuluyordu ama kalbinde bir pişmanlık yoktu. O hazırdı, her zaman hazır...
All Elite Wrestling... Yeni bir sahne, aynı hırs. Bu kez kendi hikayesini yazacaktı. Artık başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olmaya niyeti yoktu. Şimdi, ringe her adımında kalem onun elindeydi.
Total Nonstop Action Wrestling... Orada geçirdiği zamanı asla unutamayacak olmalı. Yeni bir Matt doğmuştu orada; gözlerindeki ateşi ona inanmayanlar bile fark ettiler.
The Indy God ve Deathmatch King... Bu lakaplar boşuna verilmedi. Her bir darbe, her damla kan... Onun adını arenalarda yankılandırdı. O, bağımsız sahnelerin tanrısıydı artık. Çatısı altına girdiği yerlerde edindiği kemerler sayesinde, o arenalarda hüküm sürenin kim olduğunu herkes biliyordu. Ayrıca onun bünyesinde acı kelimesinin karşılığı yoktu.
Prestige Grand Wrestling... Yeni bir dünya, yeni kurallar... Ama aynı adam değil.
Prestige Grand Wrestling'deki ilk altını... Bu, Prestige Grand Wrestling'deki ilk adımının, ilk mücadelesinin, ilk karşılığını temsil ediyordu onun için.
Sonunda... Sessizlik. Yeni PGW Pure Şampiyonu, Dark STG'ydi. Matt yere serilmişti, gözlerinden yansıyan tek şey ise... Kendi sonuydu.
Matt Morgan'dan karşısında ürktüğü anlar... Bazen yalnızca bir bakış, bir adamın hazır olmadığını söyler. Belli ki o amatör, buna hiç de hazır değildi...
Ah, bu gerçekten inanılmaz! İlk altın, ilk sevinç... Üstelik yoldaşıyla birlikte! Yalnız bu sadece başlangıçtı.
İlk tekli kemeri... Sonunda kendi başına zirvedeydi. Artık birilerine yaslanmak zorunda değildi, bu kez alkışlar sadece onun içindi.
Basamak basamak, gerçekten de o merdivenlerin her bir basamağında bir savaş verdi. Her tarafından terler akarken, yukarı tırmandı… Sonunda tüm gözler onun üzerindeydi.
Ne? Bu bir şaka olmalı! 1 gün mü? Kıtalararası bir gururu, bir günde çaldılar elinden. Şaka değil, daha çok kabus gibi.
Kapı kapandı, ya da öyle sandı. Her neyse, o an; elinde bir fotoğraf vardı ve gülümsüyordu. 14 yıl boyunca bir hayalin içinde yaşamıştı. World Wrestling Entertainment'ten kovuluyordu ama kalbinde bir pişmanlık yoktu. O hazırdı, her zaman hazır...
All Elite Wrestling... Yeni bir sahne, aynı hırs. Bu kez kendi hikayesini yazacaktı. Artık başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olmaya niyeti yoktu. Şimdi, ringe her adımında kalem onun elindeydi.
Total Nonstop Action Wrestling... Orada geçirdiği zamanı asla unutamayacak olmalı. Yeni bir Matt doğmuştu orada; gözlerindeki ateşi ona inanmayanlar bile fark ettiler.
The Indy God ve Deathmatch King... Bu lakaplar boşuna verilmedi. Her bir darbe, her damla kan... Onun adını arenalarda yankılandırdı. O, bağımsız sahnelerin tanrısıydı artık. Çatısı altına girdiği yerlerde edindiği kemerler sayesinde, o arenalarda hüküm sürenin kim olduğunu herkes biliyordu. Ayrıca onun bünyesinde acı kelimesinin karşılığı yoktu.
Prestige Grand Wrestling... Yeni bir dünya, yeni kurallar... Ama aynı adam değil.
Prestige Grand Wrestling'deki ilk altını... Bu, Prestige Grand Wrestling'deki ilk adımının, ilk mücadelesinin, ilk karşılığını temsil ediyordu onun için.
Sonunda... Sessizlik. Yeni PGW Pure Şampiyonu, Dark STG'ydi. Matt yere serilmişti, gözlerinden yansıyan tek şey ise... Kendi sonuydu.
Bu izletilen görüntü ya da başka bir deyişle kolaj, Dark STG tarafındandı! Bu Dark STG, bu Dark STG'nin ta kendisi! Kendisi karanlığın içerisinde, bir odada ya da alanda ama karanlıklar içerisinde, bu nedenle tam olarak nerede olduğunu anlayamıyoruz. Dark STG, kolaj bittikten sonra karşımızda beliriyor. Kendisi konuşmaya başlıyor.
Dark STG: Sen... Hiçbir zaman o adam olmadın Matt. Bu başarılar, bu kemerler, bu anlar… Bunlar sadece bir maskeydi. Senin hayalini bile başkaları kurdu, sözde kendi yolunu çizdin ama her yol ayrımında seni yönlendiren bir senaryo vardı. Kendini defalarca yeniden yarattın ama aslında hiçbir zaman kim olduğunu bilmiyordun. World Wrestling Entertainment'ten kovulunca ağlamadın mı? Hani gülümsediğini söyledin ya o fotoğrafta… O gülümsemenin arkasında ne vardı? Kırık bir egonun, bastırılmış bir çığlığın ifadesiydi o. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) All Elite Wrestling'e adım attığında ''Hikayemi yazıyorum.'' dedin ama o kalemi sen tutmadın, senin eline tutuşturdular. Kalemi sen tutmadın çünkü asla yazmayı öğrenemedin. Senin hikayeni hep başkaları yazdı… Sen sadece imza attın çünkü sen asla gerçek olmadın.
Gözlerini kocaman açarak ve rahatsız edici bir şekilde kameraya dikerek devam ediyor konuşmasına.
Dark STG: Senin her zirven, yalan bir temelin üstüne kuruldu. Curt Hawkins mi tuttu elini? World Wrestling Entertainment'in arka kapısından kovulurken yanında kim vardı? Hiçbir zaman tek başına bir yıkım olmadın. Sadece hayatta kalmayı bildin, savaşmayı değil. Senin hikayen bitmek üzere çünkü bu sayfayı ben yazacağım. Bu ringde kim olduğunu bana değil, kendine kanıtlamak zorundasın... Ama korkarım Cardona... O cevap senden çoktan alınmış. (Bir süre duruyor, sonrasında devam ediyor) Ben acıyla doğdum, ben karanlıkla beslendim. Indy sahnelerinde akan kanın üstünde yükseldin diyorsun ya... Ben o kanı içerim. Sen ‘Indy God’sun, ben ise Tanrıların celladıyım!
Bu söylediklerinin ardından kameranın karşısından çekildiğini ve uzaklaştığını görüyoruz. Eskimiş ahşaplardan gelen sesler ile şiddetle esen rüzgarın sesi birbiriyle sevişirken kameralar kapanıyor ve biz de ringe dönüyoruz.
Şampiyon girişte görünüyor! Şovu açan isim Jack Perry. World Heavyweight Champion kemeri, "Scapegoat" yazan sandalyesi ve maskesiyle ringe doğru ilerliyor. Ağır adımlarla içeriye giriyor ve sonra da köşeye çıkıyor. Tauntlarını atan Perry rakiplerini bekliyor.
Michael Cole: Merhaba sevgili seyirciler, MAYHEM #17'e hepiniz hoş geldiniz! Harika bir maç ile geceyi açıyoruz!
JBL: Geçen haftalarda CM Punk'ın da dahil olduğu olaylı konuşmalar yaşadık. Wes Lee Jack Perry ile ittifak kurarken Rey Mysterio da CM Punk'ın yanında olmak istiyor gibi görünüyor. Saflar belli oldu Michael.
Dark STG: Sen... Hiçbir zaman o adam olmadın Matt. Bu başarılar, bu kemerler, bu anlar… Bunlar sadece bir maskeydi. Senin hayalini bile başkaları kurdu, sözde kendi yolunu çizdin ama her yol ayrımında seni yönlendiren bir senaryo vardı. Kendini defalarca yeniden yarattın ama aslında hiçbir zaman kim olduğunu bilmiyordun. World Wrestling Entertainment'ten kovulunca ağlamadın mı? Hani gülümsediğini söyledin ya o fotoğrafta… O gülümsemenin arkasında ne vardı? Kırık bir egonun, bastırılmış bir çığlığın ifadesiydi o. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) All Elite Wrestling'e adım attığında ''Hikayemi yazıyorum.'' dedin ama o kalemi sen tutmadın, senin eline tutuşturdular. Kalemi sen tutmadın çünkü asla yazmayı öğrenemedin. Senin hikayeni hep başkaları yazdı… Sen sadece imza attın çünkü sen asla gerçek olmadın.
Gözlerini kocaman açarak ve rahatsız edici bir şekilde kameraya dikerek devam ediyor konuşmasına.
Dark STG: Senin her zirven, yalan bir temelin üstüne kuruldu. Curt Hawkins mi tuttu elini? World Wrestling Entertainment'in arka kapısından kovulurken yanında kim vardı? Hiçbir zaman tek başına bir yıkım olmadın. Sadece hayatta kalmayı bildin, savaşmayı değil. Senin hikayen bitmek üzere çünkü bu sayfayı ben yazacağım. Bu ringde kim olduğunu bana değil, kendine kanıtlamak zorundasın... Ama korkarım Cardona... O cevap senden çoktan alınmış. (Bir süre duruyor, sonrasında devam ediyor) Ben acıyla doğdum, ben karanlıkla beslendim. Indy sahnelerinde akan kanın üstünde yükseldin diyorsun ya... Ben o kanı içerim. Sen ‘Indy God’sun, ben ise Tanrıların celladıyım!
Bu söylediklerinin ardından kameranın karşısından çekildiğini ve uzaklaştığını görüyoruz. Eskimiş ahşaplardan gelen sesler ile şiddetle esen rüzgarın sesi birbiriyle sevişirken kameralar kapanıyor ve biz de ringe dönüyoruz.
Şampiyon girişte görünüyor! Şovu açan isim Jack Perry. World Heavyweight Champion kemeri, "Scapegoat" yazan sandalyesi ve maskesiyle ringe doğru ilerliyor. Ağır adımlarla içeriye giriyor ve sonra da köşeye çıkıyor. Tauntlarını atan Perry rakiplerini bekliyor.
Michael Cole: Merhaba sevgili seyirciler, MAYHEM #17'e hepiniz hoş geldiniz! Harika bir maç ile geceyi açıyoruz!
JBL: Geçen haftalarda CM Punk'ın da dahil olduğu olaylı konuşmalar yaşadık. Wes Lee Jack Perry ile ittifak kurarken Rey Mysterio da CM Punk'ın yanında olmak istiyor gibi görünüyor. Saflar belli oldu Michael.
Michael Cole: Kofi Kingston ve Edge de bu çekişmeye yeni dahil olan iki isim. No Way Out'ta gerçekleşecek World Heavyweight Championship maçında onlar da yer alacak. Son dönemlerin en popüler adamları diyebiliriz John. Müthiş bir çember bizi bekliyor. Kimin kazanacağını tahmin bile edemiyorum. Çok heyecanlıyım.
JBL: Ben de Michael, özellikle 6.katılımcı henüz anons edilmediği için daha da heyecanlıyım. Son güreşçiyi merakla bekliyorum.
"Dreamslayer" ve geçen hafta "Scapegoat" olarak anılan isim, Wes Lee girişte. Jack Perry arkadaşını gördükten sonra gülümsüyor. Wes tauntlarını attıktan sonra Jack'e bakıyor ve hafif bir tebessüm ettikten sonra seyircilere dönüyor. Onlardan nefret edercesine bakarak ringe ilerliyor Wes. İçeriye giriyor ve Perry ile tokalaşıp köşesine çekiliyor.
Kofi Kingston girişte. Menajeri Woods yanında değil. Kofi tek başına geliyor, o da öfkeli bir şekilde kalabalığı süzdükten sonra içeriye giriyor. İki adamı da umursamadan üçüncü köşeye geçiyor. Rakiplerini bekliyor.
Rated-R Superstar, Edge burada! Yanında Lita da var. Metalingus ile seyirci çoşarken nihayet seyircinin sevdiği bir isim geliyor. Arenadaki herkes heyecanlı, büyük cheer ile Edge'i destekliyorlar. Pyroları bir kez daha patlatan Edge büyük bir enerji ile ringe giriyor. Dördüncü köşeye geçerken diğer üçlüyü süzüyor. Lita da bu sırada kenarda.
CM Punk burada! Seyircilerden yoğun cheer alan Punk, "It's Clobberin Time!" diye bağırıp tauntlarını atıyor. Sonra da neşeli bir şekilde ringe doğru ilerliyor. Kollarını iki yana açıyor ve seyirci ile güreşçilere selam veriyor. Sonra da içeriye giriyor Punk. Kendisi ringin tam ortasında. Bir süre orada bekliyor. Seyircilerden cheer gelirken bu özgüveni sebebiyle ringdeki güreşçiler tarafından antipati kazanıyor. Özellikle Wes ve Perry sinirleniyorlar.
JBL: Ben de Michael, özellikle 6.katılımcı henüz anons edilmediği için daha da heyecanlıyım. Son güreşçiyi merakla bekliyorum.
"Dreamslayer" ve geçen hafta "Scapegoat" olarak anılan isim, Wes Lee girişte. Jack Perry arkadaşını gördükten sonra gülümsüyor. Wes tauntlarını attıktan sonra Jack'e bakıyor ve hafif bir tebessüm ettikten sonra seyircilere dönüyor. Onlardan nefret edercesine bakarak ringe ilerliyor Wes. İçeriye giriyor ve Perry ile tokalaşıp köşesine çekiliyor.
Kofi Kingston girişte. Menajeri Woods yanında değil. Kofi tek başına geliyor, o da öfkeli bir şekilde kalabalığı süzdükten sonra içeriye giriyor. İki adamı da umursamadan üçüncü köşeye geçiyor. Rakiplerini bekliyor.
Rated-R Superstar, Edge burada! Yanında Lita da var. Metalingus ile seyirci çoşarken nihayet seyircinin sevdiği bir isim geliyor. Arenadaki herkes heyecanlı, büyük cheer ile Edge'i destekliyorlar. Pyroları bir kez daha patlatan Edge büyük bir enerji ile ringe giriyor. Dördüncü köşeye geçerken diğer üçlüyü süzüyor. Lita da bu sırada kenarda.
CM Punk burada! Seyircilerden yoğun cheer alan Punk, "It's Clobberin Time!" diye bağırıp tauntlarını atıyor. Sonra da neşeli bir şekilde ringe doğru ilerliyor. Kollarını iki yana açıyor ve seyirci ile güreşçilere selam veriyor. Sonra da içeriye giriyor Punk. Kendisi ringin tam ortasında. Bir süre orada bekliyor. Seyircilerden cheer gelirken bu özgüveni sebebiyle ringdeki güreşçiler tarafından antipati kazanıyor. Özellikle Wes ve Perry sinirleniyorlar.
Hakem tüm güreşçileri kontrol ediyor, Punk bu sırada ringin ortasında kalmaya devam ederken maç başlıyor!
5-Man Over the Top Rope Battle Royal Match - Winner Will Be Enter #6 in Elimination Chamber Match at No Way Out
CM Punk vs. Edge vs. "World Heavyweight Champion" Jack Perry vs. Kofi Kingston vs. Wes Lee
5-Man Over the Top Rope Battle Royal Match - Winner Will Be Enter #6 in Elimination Chamber Match at No Way Out
CM Punk vs. Edge vs. "World Heavyweight Champion" Jack Perry vs. Kofi Kingston vs. Wes Lee
Maç başladı. Punk, Perry'i hedef alırken Edge ve Kofi'de takım olarak Wes'i hedef alıyorlar! Punk, Perry'i köşeye sıkıştırıyor ve bir süre yumrukluyor. Peşine Edge ve Kofi'de kollarından tutarak Wes'i Perry'nin üstüne fırlatıyor. Ardından CM Punk hızla hazırlık yapıyor ve İkilinin üstüne koşuyor fakat Perry aniden üstündeki Wes'i itiyor. Wes, Punk'a enzuigiriyle uçuyor! Ardından Perry hızla Shoulder Charge'la Edge'i köşeye yapıştırıyor. Fakat Kofi, Edge'in arkasından geliyor ve Perry'nin kafasının arkasına vurarak onu elemeye çalışıyor. Edge'te ona yardım ediyor.
Fakat Wes aniden Perry'nin bacaklarından tutarak çekiyor. 2 v 2ler. Derken Punk aniden Wes'i tutarak ring dışına doğru fırlatıyor. Fakat Wes apronda kalıyor. Punk oradan Wes'i atmaya çalıştığı sırada Wes bunu blokluyor ve sağlam bir tekmeyi Punk'ın suratına geçiriyor. Ardından ringe giriyor ve Punk'ın üstüne koşuyor. Fakat Punk aniden Wes'i sırtlıyor. Hayır! Edge ile Kofi'nin arasından sıvışan Perry bir anda Punk'ın sırtındaki Wes'i çekiyor. Wes sağlam bir Superkicki Punk'a oturtuyor! Ardından Edge, Wes'e Spearla koşuyor fakat Wes aniden kafasına sağlam bir tekme! Perry'de bir anda Kofi'yi yumruklayarak iplere doğru götürüyor. İplerden elemeye çalışıyor.
Kofi bir süre sonra bundan kurtuluyor ve sağlam bir dirseği geçiriyor. Sonrasında iplerden sekiyor ve bir Leaping Clothesline. Ardından sağlam bir Dropkick. Sonrasında Perry yerdeyken iplerden sekiyor ve BOOM DROP! Fakat Perry bundan kaçıyor. GLASS JAW KNEE STRIKE sallıyor fakat Kofi'de bundan kurtuluyor! Bacağından tutuyor Perry'nin ve sağlam bir tokat! Perry sersemliyor. Kofi hızla Perry'i köşeye taşıyor ve köşede tepesine çıkıp Perry'e üst üste yumruklar savuruyor.
Fakat o da ne!? Perry bir anda altından eğilerek geçiyor ve Kofi'yi ring dışına itiyor! KOFI ELEND... HAYIR! APRONDA! Perry üstüne koşuyor. Kofi sağlam bir Enzuigiri gömüyor. Peşine hızla Top Rope'a çıkıyor ve Diving Crossbody'le atlıyor. Sonrasında hızla iplerden sekiyor. O sırada Edge, Wes üstünde üstünlük kurmuşken Wes ani bir manevrayla Edge'i üstünden Kofi'ye doğru itiyor! Ardından ikisine birden koşarak dropkicki oturtuyor. Perry'i kaldırıyor. İkiliyi yerde stomplayarak üstünlük kuruyorlar. Sonrasında arkalarını dönüyorlar. Fakat o da ne!? Punk aniden Springboard Clothesline'la ikisinin birden üstüne uçuyor!
Punk ayaklanıyor. Önce Wes'e sonra Perry'e Clothesline'lar. Ardından Arm Trap Swinging Neckbreaker'la Wes'i indiriyor! Sonrasında Perry'e de bir Scoop Slam! Ardından Wes'i kaldırıyor ve kolundan tutuyor. Köşeye doğru fırlatıyor. Hemen ardından köşeye koşuyor ve Shining Wizzard! Peşine Bulldog'a alıyor ve koşuyor fakat Wes aniden Punk'ı üstünden itiyor. Punk Perry'e doğru bodoslama koşuyor. Perry sağlam bir gut kick. Ardından Punk'ın kafaya tekme! Fakat Punk! Aniden bir Roundhouse Kick'i geçiriyor! Perry sersemleyerek iplere çekiliyor. Punk ona doğru koşacakken Wes bir anda Punk'ı çeviriyor fakat Edge'ten aniden Wes'e bir Edgecation!
Punk tekrardan Perry'e dönüyor ve üstüne koşuyor! İplerden Shining Wizzard! Yapıyor fakat Perry bir anda Punk'ı ringin dışına fırlatıyor! Punk iplere son anda tutunuyor! Apronda ayaklanıyor! Perry üstüne koşuyor ve bir Big Boot! Fakat Punk'ta bundan kurtulurken Perry'de bundan elenmekten son anda kurtuluyor! Perry'de yavaşça kalkıyor. İkili birbirlerine karşılıklı yumruklar atıyor! Yumruklar bir süre sonra yerlerini choplara bırakıyor! Fakat o da ne!? KOFI VE EDGE İKİLİYİ ARKALARINDAN İTEREK ELİYOR! KOFI, PUNK'I. PERRY, EDGE'İ. PUNK DELİYE DÖNÜYOR!
Elenen: CM Punk Eleyen: Kofi Kingston
Elenen: Jack Perry Eleyen: Edge
Elenen: CM Punk Eleyen: Kofi Kingston
Elenen: Jack Perry Eleyen: Edge
CM Punk'la Jack Perry elendi fakat ikili birbirlerine son sürat dalmaya devam ediyorlar! Punk üstünlük kuruyor ve Perry'nin kafasını çelik merdivene vuru.. hayır! Perry bunu tersine çeviriyor! Punk'ın kafasını çelik merdivene çakıyor. Daha sonrasında seri yumruklarla Punk'ı spiker masasına doğru taşıyor. Tam spiker masasını açtığı sırada REY MYSTERIO! Bir anda spiker masasının üstünde beliriyor ve oradan Jack Perry'nin üstüne atlıyor! Punk ise oradan yavaşça elini ayağını çekip Perry'i Rey'e bırakıyor ve maçı izliyor. Rey, yerde Perry'i yumrukluyor.
O sırada kameralarımız ringe dönüyor. Edge ile Wes, Kofi'yi atmaya çalışıyor fakat Kofi bundan kurtuluyor! Kurtulur kurtulmaz bir anda Edge'i Monkey Fliple yere vuruyor. Ardından Wes ile birbirlerine karşılıklı dropkick sallıyorlar! Sonrasında karşılıklı iplerden sekiyorlar ve karşılıklı Crossbody! Crossbody'ler çarpışıyor! O sırada Edge bir anda Wes'i kaldırıyor ve ring dışına fırlatıyor! Fakat Wes tutunuyor! Edge, Wes'i atmaya çalışıyor. Peşine Kofi'de geliyor o da atmaya çalışıyor fakat başarısız oluyorlar! Wes apronda yerde kalıyor.
O sırada Kofi aniden Edge'in ensesinden kavrıyor ve bir anda ring dışına fırlatıyor! Fakat hayır! Edge apronda kalıyor! Kofi hızla Edge'in üstüne koşuyor fakat Edge'den ani bir Big Boot! Hayır! Kofi ipi çekiyor! İkili aprondalar! Edge ile Kofi karşılıklı birbirlerini son sürat yumrukluyorlar! Kofi, Edge'i itiyor! Edge ani bir Big Boot! Kofi dengesini kaybediyor! Ve düşüyor! Fakat hayır! Düşmeden Punk onu havada sırtına alıyor! Kofi lütfen bırakma diye bağırıyor! CM Punk sırıtıyor! Ringposta doğru koşuyor ve Kofi'yi kafası ringposta doğru gelecek şekilde ringposta fırlatıyor! Ringpost GTS'te diyebiliriz buna! Kofi bu darbeden sonra yere düşüyor ve acıyla kafasını tutarak yerde kıvranıyor! KOFI ELENDİ!
Elenen: Kofi Kingston Eleyen: Edge (CM Punk)
Elenen: Kofi Kingston Eleyen: Edge (CM Punk)
Edge arkasını döndüğünde Wes bir anda Edge'e doğru koşuyor fakat Edge bir anda onu aprona doğru çekmeyi başarıyor! İkili apronda bakalım kim önce düşecek! Wes sağlam bir Bicycle Kick'i oturtuyor! Edge direniyor ve buna karşılık sağlam bir Clothesline'la Wes'i ringe atıyor! Peşinden Top Rope'a çıkıyor ve Missile Dropkick'le atlıyor! Ardından Wes'e ringde Crossface bağlıyor! Wes acı içinde kıvranıyor! Edge bir süre sıktıktan sonra Wes'i kaldırıyor ve atmak için hazırlanıyor. Fakat Wes bundan kurtuluyor ve sağlam bir dirseki oturtuyor! Sonrasında bir Bicycle Knee! Hemen ardından Edge'i atmaya çalışıyor!
Edge bundan kurtuluyor ve bir Eye Poke! Hızla Edgecution'a alıyor fakat Wes bundan kurtuluyor! Seri bir Frankensteiner! Sonrasında hızla köşeye geçiyor ve KARDIAK KICK Hazırlığı! Geri geri taklalar atarak Edge'e bir KARDIAK KICK! Fakat hayır! Edge bundan kaçıyor! Hızla iplerden sekiyor! Wes dengesini toparlayana kadar SPEARRRRR!!! EDGE WES'İ KALDIRIYOR VE RİNG DIŞINA POSTALIYORRRR!!!
Fakat hayır! Wes aniden yere çöküyor! Wes Lee kalkmamak için direnince Edge köşeye geçiyor ve tekrardan Spear hazırlığına girişiyor! Wes ipleri tutarak kalkıyor. Edge üstüne hızla koşuyor ve SPEARRRRR! HAYIR! WES BUNDAN KAÇIYOR VE EDGE'İ RİNG DIŞINA POSTALIYOR!!
Elenen: Edge Eleyen: Wes Lee
Kazanan ve No Way Out 2025'teki World Heavyweight Championship Elimination Chamber Match'a 6. Sıradan Girecek Olan: Wes Lee
Wes Lee kazanıyor! "Dreamslayer" diğer güreşçilerin hayalini çalıp maça 6.sıradan katılacak isim olmayı başarıyor. Wes'in eli hakem tarafından havaya kaldırılırken CM Punk kenarda ona bakıyor. Wes de ona dönüyor, ağızlarını oynatarak birbirlerine konuşuyorlar. Küfürleştikleri çok açık! Biraz sonra...
Kazanan ve No Way Out 2025'teki World Heavyweight Championship Elimination Chamber Match'a 6. Sıradan Girecek Olan: Wes Lee
Wes Lee kazanıyor! "Dreamslayer" diğer güreşçilerin hayalini çalıp maça 6.sıradan katılacak isim olmayı başarıyor. Wes'in eli hakem tarafından havaya kaldırılırken CM Punk kenarda ona bakıyor. Wes de ona dönüyor, ağızlarını oynatarak birbirlerine konuşuyorlar. Küfürleştikleri çok açık! Biraz sonra...
Girişte hiç beklenmeyen bir isim görünüyor.
Prince Nana burada! Prince Nana PGW'da! Kendisi girişte, neşeli bir şekilde seyirciyi selamlıyor. Ardından kocaman bir kahkaha atarak konuşmaya başlıyor. Kimse, onun neden bu kadar neşeli olduğunu anlamadı. Seyirciler şaşkın.
Prince Nana: Şaşırarak bana bakan o abuk yüzler için kısa bir özet: Ben Prince Nana. Ashanti Krallığı'nın varisiyim. Aynı zamanda PGW'yi feth ederek kendini Ashanti Krallığı gibi altın harflerle tarihe yazacak o güreşçinin menajeri ve çok yakın dostuyum. O isim kim? Bunu zamanı gelince öğreneceksiniz. Koruyucu Melek ben ne zaman çık dersem o zaman buraya gelecek. Nasıl ki bizim şanlı tarihimiz kitaplarda sayfalarca yer alıp 7'den 70'e herkesi etkilemeyi başarıyorsa o adam da PGW'da böyle bir çekiciliğe sahip olacak. Buna şüpheniz olmasın çünkü Prince Nana da burada olacak bebeğim.
Gülümsüyor Nana. Seyirciden pek reaksiyon gelmiyor. Punk ve Wes onu pür dikkat dinliyor.
Prince Nana burada! Prince Nana PGW'da! Kendisi girişte, neşeli bir şekilde seyirciyi selamlıyor. Ardından kocaman bir kahkaha atarak konuşmaya başlıyor. Kimse, onun neden bu kadar neşeli olduğunu anlamadı. Seyirciler şaşkın.
Prince Nana: Şaşırarak bana bakan o abuk yüzler için kısa bir özet: Ben Prince Nana. Ashanti Krallığı'nın varisiyim. Aynı zamanda PGW'yi feth ederek kendini Ashanti Krallığı gibi altın harflerle tarihe yazacak o güreşçinin menajeri ve çok yakın dostuyum. O isim kim? Bunu zamanı gelince öğreneceksiniz. Koruyucu Melek ben ne zaman çık dersem o zaman buraya gelecek. Nasıl ki bizim şanlı tarihimiz kitaplarda sayfalarca yer alıp 7'den 70'e herkesi etkilemeyi başarıyorsa o adam da PGW'da böyle bir çekiciliğe sahip olacak. Buna şüpheniz olmasın çünkü Prince Nana da burada olacak bebeğim.
Gülümsüyor Nana. Seyirciden pek reaksiyon gelmiyor. Punk ve Wes onu pür dikkat dinliyor.
Prince Nana: Soylu bir ailenin üyesi olarak kahramanlıklarla dolu topraklarımızın mirasını bugün PGW'ya taşıyorum. Müttefikimle birlikte bu şirkette bir zaferden başkasına koşacağız. Çünkü o büyük altına giden yol bu efsanevi ringi birbirine katmaktan geçer. Bunu eski bir güreşçi olarak iyi bildiğimi biliyor olmalısınız. O da bunun farkında ve her şeyini ortaya koymak için hazır. No Way Out! Kimse için kaçışın kolay olmayacağı en zor gece. Çembere hapsolmuş düşmanı en sıcak çatışmada indirmek için harika bir fırsat. Orada olacağız! Gizemli katılımcı olarak o maçta yer alıyoruz.
Seyircilerden yuhalamalar geliyor. Kimbusik?
Seyircilerden yuhalamalar geliyor. Kimbusik?
Prince Nana: Nana bu maçta yer alacak diğer adamların hepsini tanıyor. Kimse kolay lokma değil, bunun farkında. Fakat Koruyucu Melek bu oyunu oynayacak kişi ise Prince Nana bu çemberi yazan ve yöneten beyin olacaktır. Roller belli, sonuç ise oldukça aşikar. 9 Mayıs'tan sonra herkes biliyor olacak ki: Prince Nana geldiğinde tüm tahtlar sallanır, çünkü kralınız burada. Ve yanında gerçek bir imparator...
Nana karışık tepkiler alırken...
JACK PERRY ORADA! Dikkati dağılan CM Punk'a koşuyor ve GLASS JAW! GLASS JAW GELDİ! Şampiyon Punk'ı yere seriyor. Ardından yerde onu stomplamaya başlıyor. Bu sırada ringdeki Wes Lee de geliyor ve Punk'ı stomplamak için Perry'e yardım ediyor. İkili büyük bir assault ile CM Punk'ı yere seriyorlar. Bir iki dakika tekmeliyorlar. Büyük yuhalama geliyor. Ardından onu ayağa kaldırıyorlar. İkili, Punk'ı spiker masasına doğru götürüyor. Bu sırada Prince Nana da girişten olanları takip ediyor.
SPEEEARRRR!!! EDGE'DEN JACK PERRY'E SPEAR GELDİ! Arkasını dönen Perry, bir anda Edge'in gazabına uğruyor. Karnını tutarak yerde yatıyor. Wes şaşırarak arkasını dönerken Edge ona bakıyor. Wes, Edge'in yanına doğru gidecekken CM Punk'tan bir anda Roundhouse Kick! Son gücüyle tekmeyi vuruyor Punk. Ardından zar zor da olsa onu sırtlıyor ve Go To Sleep! Wes Lee bir kez daha yerde.
Punk kendini spiker masasının üstüne, yere bırakırken Wes ve Perry yerde. Edge ise ayaktaki tek isim. Arenada This Fire Burns yankılanırken Edge, CM Punk'a elini uzatıyor. Onu spiker masasından kaldırıyor ve sırtına vuruyor. İyi olup olmadığını soruyor. Punk ise iyi olduğunu dile getirirken kameralar bu görüntülerle kapanıyor.
Biraz önce gerçekleştirilen Battle Royal maçının ve sonrasında yaşananların ardından kameralar kapanmıştı, direkt olarak arka alana dönmüştü. Arka alanı inceliyor birkaç farklı perspektiften. Koridorlarda koşuşturmaca var, şovun en iyi ve doğru şekilde ilerlemesi için mücadele eden çalışanlar koşuşturmaca halindeler. Bu sırada yalnızca arkasından gördüğümüz ve hızlı adımlarla arka alanda ilerleyen birisi var. O ilerlemeye devam ederken, kameramanımız hızla önün önüne doğru koşuyor ve onun tam karşısına geçiyor. Bu hamle ile karşımızda yer alan kişinin kim olduğunu anlıyoruz.
Nana karışık tepkiler alırken...
JACK PERRY ORADA! Dikkati dağılan CM Punk'a koşuyor ve GLASS JAW! GLASS JAW GELDİ! Şampiyon Punk'ı yere seriyor. Ardından yerde onu stomplamaya başlıyor. Bu sırada ringdeki Wes Lee de geliyor ve Punk'ı stomplamak için Perry'e yardım ediyor. İkili büyük bir assault ile CM Punk'ı yere seriyorlar. Bir iki dakika tekmeliyorlar. Büyük yuhalama geliyor. Ardından onu ayağa kaldırıyorlar. İkili, Punk'ı spiker masasına doğru götürüyor. Bu sırada Prince Nana da girişten olanları takip ediyor.
SPEEEARRRR!!! EDGE'DEN JACK PERRY'E SPEAR GELDİ! Arkasını dönen Perry, bir anda Edge'in gazabına uğruyor. Karnını tutarak yerde yatıyor. Wes şaşırarak arkasını dönerken Edge ona bakıyor. Wes, Edge'in yanına doğru gidecekken CM Punk'tan bir anda Roundhouse Kick! Son gücüyle tekmeyi vuruyor Punk. Ardından zar zor da olsa onu sırtlıyor ve Go To Sleep! Wes Lee bir kez daha yerde.
Punk kendini spiker masasının üstüne, yere bırakırken Wes ve Perry yerde. Edge ise ayaktaki tek isim. Arenada This Fire Burns yankılanırken Edge, CM Punk'a elini uzatıyor. Onu spiker masasından kaldırıyor ve sırtına vuruyor. İyi olup olmadığını soruyor. Punk ise iyi olduğunu dile getirirken kameralar bu görüntülerle kapanıyor.
Biraz önce gerçekleştirilen Battle Royal maçının ve sonrasında yaşananların ardından kameralar kapanmıştı, direkt olarak arka alana dönmüştü. Arka alanı inceliyor birkaç farklı perspektiften. Koridorlarda koşuşturmaca var, şovun en iyi ve doğru şekilde ilerlemesi için mücadele eden çalışanlar koşuşturmaca halindeler. Bu sırada yalnızca arkasından gördüğümüz ve hızlı adımlarla arka alanda ilerleyen birisi var. O ilerlemeye devam ederken, kameramanımız hızla önün önüne doğru koşuyor ve onun tam karşısına geçiyor. Bu hamle ile karşımızda yer alan kişinin kim olduğunu anlıyoruz.
Bu Sami Zayn! Göğsünün üzerinde duran PGW World Television Championship eşliğinde ilerliyor arka alanda. Bir süre ilerlemeye devam ediyor lakin kendisinin adımlarının yavaşlamasına sebep olan bir gelişme yaşanıyor. Will Ospreay ile karşılaşıyor. Sami onunla göz teması kurmamaya ve onunla hiçbir etkileşim kurmadan uzaklaşmayı amaçlıyor gibi görünüyor. Sami, onu umursamadan yanından geçiyor.
Will Ospreay: (Bağırarak konuşuyor) Beni gördüğüne pek sevinmemiş gibi görünüyorsun. Karşılaşacağımızı önceden bilseydim, belki saçlarımı jöleler, üstüme de pahalı bir parfüm sıkardım. Senin gibi efsaneler karşısında insan kendini hazırlamalı, dikkatli ve saygılı olmalı.
Sami ilerlemesini kesiyor, olduğu yerde duruyor. Arkasını dönmüyor, sadece duruyor. Will ise ona seslenmeye devam ediyor.
Will Ospreay: (Bağırarak konuşuyor) Beni gördüğüne pek sevinmemiş gibi görünüyorsun. Karşılaşacağımızı önceden bilseydim, belki saçlarımı jöleler, üstüme de pahalı bir parfüm sıkardım. Senin gibi efsaneler karşısında insan kendini hazırlamalı, dikkatli ve saygılı olmalı.
Sami ilerlemesini kesiyor, olduğu yerde duruyor. Arkasını dönmüyor, sadece duruyor. Will ise ona seslenmeye devam ediyor.
Will Ospreay: Ne oldu, kulakların mı tıkalı? Yoksa... Korkudan mı duymuyorsun beni?
Sami derin bir nefes verdikten sonra arkasına dönüyor ve ona doğru ilerliyor. Bir taraftan da bir şeyler söylüyor.
Sami Zayn: Seninle uğraşacak vaktim yok Will. Zaten kafamda bin bir şey varken bir de seninle uğraşamam. Her gördüğümde içimden bir şeyler eksiliyor, nefesim daralıyor. Acı çekmeden, en hızlı şekilde can vermeni o kadar çok istiyorum ki... Sadece varlığın bile insanın enerjisini emiyor. Daha fazla uzatma ve gideyim.
Will Ospreay: (Kollarını yana açarak konuşuyor) Vaktin yok mu? Ah, ne tesadüf... Ben de tam bu anı kolluyordum Sami. Bütün gün bekledim, sabırla, heyecanla. Biliyor musun neden? Çünkü sana bir... Öyle böyle değil, kariyerini değiştirecek kadar büyük bir müjde getirdim. Hazır mısın? Yoksa bu da mı sana fazla gelecek?
Sami gözlerini kısarak, merak ve tiskinme duygularını karıştırarak Will'e bakıyor. Will ise kendisinden geçmiş bir şekilde devam ediyor.
Will Ospreay: BEN DE PGW WORLD TELEVISION CHAMPIONSHIP ÇEMBERİNE GİRECEĞİM SAMI!
Ne, ne? Will Ospreay PGW World Television Championship Elimination Chamber Match'a mı katılacak? Bu gerçekten inanılmaz! Sami anlık bir şaşırıyor, bunu gizleyemiyor. Sonrasında öfkeli bir şekilde kaşlarını çatıyor ve ona yanıt veriyor.
Sami Zayn: Bir saniye, bekle, ne diyorsun sen?
Elini, Sami'nin omzunda duran PGW World Television Championship'in üzerine koyuyor ve yanıtlıyor.
Sami derin bir nefes verdikten sonra arkasına dönüyor ve ona doğru ilerliyor. Bir taraftan da bir şeyler söylüyor.
Sami Zayn: Seninle uğraşacak vaktim yok Will. Zaten kafamda bin bir şey varken bir de seninle uğraşamam. Her gördüğümde içimden bir şeyler eksiliyor, nefesim daralıyor. Acı çekmeden, en hızlı şekilde can vermeni o kadar çok istiyorum ki... Sadece varlığın bile insanın enerjisini emiyor. Daha fazla uzatma ve gideyim.
Will Ospreay: (Kollarını yana açarak konuşuyor) Vaktin yok mu? Ah, ne tesadüf... Ben de tam bu anı kolluyordum Sami. Bütün gün bekledim, sabırla, heyecanla. Biliyor musun neden? Çünkü sana bir... Öyle böyle değil, kariyerini değiştirecek kadar büyük bir müjde getirdim. Hazır mısın? Yoksa bu da mı sana fazla gelecek?
Sami gözlerini kısarak, merak ve tiskinme duygularını karıştırarak Will'e bakıyor. Will ise kendisinden geçmiş bir şekilde devam ediyor.
Will Ospreay: BEN DE PGW WORLD TELEVISION CHAMPIONSHIP ÇEMBERİNE GİRECEĞİM SAMI!
Ne, ne? Will Ospreay PGW World Television Championship Elimination Chamber Match'a mı katılacak? Bu gerçekten inanılmaz! Sami anlık bir şaşırıyor, bunu gizleyemiyor. Sonrasında öfkeli bir şekilde kaşlarını çatıyor ve ona yanıt veriyor.
Sami Zayn: Bir saniye, bekle, ne diyorsun sen?
Elini, Sami'nin omzunda duran PGW World Television Championship'in üzerine koyuyor ve yanıtlıyor.
Will Ospreay: Doğru duydun, ben de o kafesin içerisinde olacağım.
Ortamda bir süre sessizlik oluşuyor.
Will Ospreay: AMA HAKEM OLARAK!
Will kahkaha atmaya başlıyor, Sami'nin yüzü tamamen düşüyor. Ne bir tepki verir, ne de bir laf. Sadece başını sallıyor ve arkasını dönüp yürümeye devam ediyor. Oradan uzaklaştığı sırada sözlerini söylüyor.
Sami Zayn: Ah, piçsin biliyorsun değil mi?
Sami yavaş yavaş görünür alandan kayboluyor. Kamera Will'in hala kahkaha atan, zevkten dört köşe olmuş yüzünde sabitleniyor. Will çılgın kahkahalarına devam ederken kameralar kapanıyor.
''I Came To Play'' arena boyunca yankılanıyor! Downstait'in en akılda kalan eseri çalarken The Miz de girişte görünüyor. Pozunu kestikten sonra ringe doğru ilerlemeye başlıyor. Seyircilerin tepkileri karışık. Miz ise seyirci reaksiyonlarını umursar vaziyette değil. Miz ringe girdikten sonra ceketini çıkarıp rakibini beklemeye başlıyor.
When The Lights Go Down! Downstait'in başka bir parçası arena boyunca yankılanırken Matt Cardona girişte beliriyor. Kısa bir süre sonra da menajeri Dario Cueto arkasında beliriyor. İkili göz göze geldikten sonra ringe doğru ilerlemeye başlıyor. Cardona, PURE şampiyonluğunu kaybetmenin verdiği üzüntü ve sinirle birlikte aşırı hızlı bir şekilde ringe dalıyor. Hızlıca ceketini çıkarıp dışarı atıyor. Cueto koşarak aprona çıkıyor ve Cardona'yı sakinleştirmeye çalışıyor. Bu esnada hakem maçın başlaması için gerekli işareti veriyor. Cueto da Cardona'yı sakinleştirmeyi başarıyor.
Zil çalıyor ve maç başlıyor!
Matt Cardona vs. The Miz
Cardona hızlıca Miz'in üzerine koşuyor fakat Miz kenara çekildikten sonra Cardona'dan uzaklaşıyor. Cardona iplerden sekip tekrardan Miz'e doğru koşuyor fakat Miz tekrardan çekiliyor ve uzaklaşıyor. Cardona iplere tutunurken Cueto'nun kenardan kendisine ciddi bir şekilde baktığını görüyoruz. Sakinleşmesini söylüyor. Cardona da buna uyduktan sonra yavaşlıyor ve yüzünü Miz'e döndükten sonra ağır adımlarla ona doğru yaklaştığını görüyoruz. Miz de Cardona'ya yaklaşıyor. İkili ağır adımlarla birbirlerine yaklaştıktan sonra el ense yapıp birbirlerini yakalıyorlar. İkili güçlerini birbirlerinin üzerinde test etmeye çalışıyor. Cardona, Miz'i köşeye doğru ittirmeye çalışıyor. Miz direnmeye çalışsa da bir süre sonra adımları geri geri gitmeye başlıyor. Miz köşeye yapıştıktan sonra Cardona, Miz'i iyice köşeye yerleştiriyor. Ardından bir yumruk sallıyor fakat ıska geçiyor. Miz sıyrılıp ringin ortasına doğru gitmeye çalışıyor fakat Cardona izin vermeyip onu donundan tutup tekrar köşeye yapıştırıyor ve sert bir diz darbesi. Miz yere düşüyor.
Miz yere düştükten sonra Cardona yere yöneliyor ve Miz'i yerde yumruklamaya başlıyor. Cardona çok sert yumruklar atıyor. Cardona bir süre sonra yumruk atmayı bırakıyor. Miz erken tükenmiş gibi gözüküyor. Cardona ayağa kalktıktan sonra yerdeki Miz'e bakıyor. Sonrasında dışarıdaki Cueto'ya bakıyor. Cueto, Cardona'ya iyi gittiğini jest ve mimikleriyle belirtiyor. Sonrasında köşeyi işaret ediyor. Cardona ağır adımlarla köşeye çıkıyor. Alnındaki teri sildikten sonra atlamak için hamle yapmaya hazırlanıyor fakat Miz aprona doğru kendisini yuvarlamaya başlıyor. Cardona köşeden inip Miz'in yanına gidiyor ve Miz'i saçlarından tuttuğu gibi ayağa kaldırıyor. Bu esnada Miz'den bir yumruk geliyor. Cardona bu beklenmedik yumruk karşısında sendeleyip arkaya doğru gidiyor. Miz tekrardan bir yumruk sallıyor ve yine isabet alıyor. Cardona iplere doğru gidiyor. Miz tekrardan Cardona'nın üzerine gitmek istiyor fakat Cardona bir anda kendine geliyor ve sağlam bir BIG BOOT!
Miz bu Big Boot'un etkisiyle iplere kadar gidiyor. Cardona üzerine doğru koşuyor ve bir Clothesline ile birlikte Miz'i dışarı atıyor. Miz dışarıya zemine çakılıyor. Cardona hemen dışarı çıkmak için hamle yapıyor fakat hakem kendisine engel oluyor. Cueto ise Cardona'nın bu acelesinden pek memnun değil. Cardona hakemi dinleyip dışarı çıkma girişimini sonlandırıyor. Miz ise bariyerlere tutunarak ayağa kalkmaya çalışıyor. Miz ayağa kalktıktan sonra ağır adımlarla ringe doğru yöneliyor fakat Cardona bu esnada iplerden sekiyor ve bir Slingshot Dropkick ile kendisini dışarı atıyor, Miz'i de bariyerlere yapıştırıyor. Cardona yere başarılı bir şekilde indikten sonra eliyle aprona bir kez vurduktan sonra Miz'i ayağa kaldırıyor ve bir kez daha bariyere vuruyor. Ardından tutup kafasını aprona vuruyor. Bu esnada hakem sayıyor. 1-2-3- Cardona, Miz'i tutup ring direğine vurmak istiyor fakat Miz ayağını direğe koyup buna engel olduktan sonra Cardona'nın karnına bir dirsek atıyor. Ardından onu tutup kafasını aprona vuruyor ve ringe doğru atıyor. Miz de ağır adımlarla basamaklara doğru yöneliyor.
Miz basamaklardan çıkarken Cueto ile göz göze geliyor fakat Cueto, Cardona'ya odaklı. Biraz da düşünceli. Miz ringe girdikten sonra Cardona'nın da iplere tutunarak ayaklandığını görüyoruz. Miz, Cardona'yı tutup karşı iplere doğru atmak istiyor fakat Cardona onu iplere atıyor ve ringin ortasında bekliyor. Miz iplerden sekiyor ve koşarak bir Kitchen Sink vuruyor. Cardona takla atarak yere düşüyor. Cardona ayağa kalktıktan sonra Miz onu iplere atıyor. Cardona iplerden sekerken Miz altından geçiyor. Cardona tekrardan iplerden sekiyor Miz bu kez de üstünden atlıyor. Cardona tekrar iplerden sekiyor ve Miz bu kez Dropkick ile Cardona'yı indiriyor. Cardona yuvarlanarak köşeye doğru gidiyor. Miz ayağa kalktıktan sonra karşı köşeye yerleşiyor ve Cardona'nın ayağa kalkmasını bekliyor. Cardona iplere tutunarak ayağa kalktıktan sonra köşeye yerleşince Miz koşmaya başlıyor ve JUMPING CORNER CLOTHESLINE!
Başarılı! Cardona iptal fakat Miz kendisini tuttuğu için yere düşmüyor. Miz iplerin arasından aprona geçiyor ve Cardona'nın kafasını tuttuktan sonra ringin dışına atlıyor. Cardona'nın ensesi iplere çarptıktan sonra Cardona ringin ortasında yere düşüyor. Miz kısa bir nefeslenmenin ardından yuvarlanarak ringe giriyor. Cardona ensesini tutarak ayağa kalkmaya çalışırken Miz buna müsaade etmiyor ve Cardona'nın göğsüne doğru bir tekme atıyor. Seyircilerden bir gümbürtü kopuyor. "BOOM" diye bağırıyorlar. Miz aynı tekmeden bir tane daha atıyor. Seyircilerden yine aynı ses geliyor. Miz bir tane daha vuruyor. Seyircilerden yine aynı ses. Miz bu kez birkaç adım geri çekiliyor ve iyice bekliyor. Bu kez Cardona'nın kafasına bir tekme sallıyor fakat ıska geçiyor. Cardona ayaklanıp bir Clothesline sallıyor ancak o da ıska geçiyor ve Miz, Cardona'yı arkası dönük bir şekilde yakalıyor ve SKULL CRUSHING FINALE!
BAŞARISIZ! CARDONA SON ANDA MIZ'DEN KURTULUYOR VE MIZ'İ ROLL-UP'A ALIP ÖNÜNE KATIYOR! Ardından hızlıca ayağa kalkıyor ve Miz'e bir Big Boot deniyor fakat ıska geçiyor. Miz son anda sıyrılıyor. Miz ayağa kalktıktan sonra bir yumruk sallıyor fakat Cardona sıyrılıp kendisi bir yumruk atıyor. Miz yere düşüp hemen ayağa kalkıyor. Cardona bir yumruk daha atıyor. Miz aynı şekilde yere düşüp hızlı bir şekilde ayağa kalkıyor. Cardona, Miz'in karnına bir tekme attıktan sonra sırtına da bir yumruk atıyor. Ardından kafasına doğru bir diz atıyor. Miz köşeye doğru sendeliyor. Cardona koşarak bir Shoulder Tackle yapıyor ve Miz'i köşeye yapıştırıyor. Ardından sert bir yumruk vuruyor. Üzerine de bir Dropkick vuruyor ve Miz yere düşüyor. Miz köşede yerde beklerken Cardona oldukça sinirli bir şekilde kameraya baktıktan sonra koşarak iplerden sekiyor ve BROSKI BOOT! Miz bitiyor.
Fakat Cardona tuşa gitmek yerine Miz'i ringin ortasına çekiyor ve onu yerde yumruklamaya başlıyor. Cardona, Miz'i yumruklarken Cueto ile göz göze geliyor. Cueto maçı bitirmesi gerektiğini düşünüyor. Cardona biraz daha devam ediyor yumruklamaya. Sonrasında ayağa kalkıyor. Köşeye doğru çekiliyor fakat Miz'den pek bir hareketlenme yok. Miz zar zor kolunu havaya kaldırabiliyor. Cardona bir süre daha bekledikten sonra Miz'e yöneliyor ve onu tutup ayağa kaldırıyor. Ardından iplerden sekiyor ve RADIO SILENCE! CARDONA BELKİ DE SON HAMLEYİ YAPIYOR! MIZ YERDE! CARDONA TUŞA GİDİYOR! 1-2-
Ortamda bir süre sessizlik oluşuyor.
Will Ospreay: AMA HAKEM OLARAK!
Will kahkaha atmaya başlıyor, Sami'nin yüzü tamamen düşüyor. Ne bir tepki verir, ne de bir laf. Sadece başını sallıyor ve arkasını dönüp yürümeye devam ediyor. Oradan uzaklaştığı sırada sözlerini söylüyor.
Sami Zayn: Ah, piçsin biliyorsun değil mi?
Sami yavaş yavaş görünür alandan kayboluyor. Kamera Will'in hala kahkaha atan, zevkten dört köşe olmuş yüzünde sabitleniyor. Will çılgın kahkahalarına devam ederken kameralar kapanıyor.
''I Came To Play'' arena boyunca yankılanıyor! Downstait'in en akılda kalan eseri çalarken The Miz de girişte görünüyor. Pozunu kestikten sonra ringe doğru ilerlemeye başlıyor. Seyircilerin tepkileri karışık. Miz ise seyirci reaksiyonlarını umursar vaziyette değil. Miz ringe girdikten sonra ceketini çıkarıp rakibini beklemeye başlıyor.
When The Lights Go Down! Downstait'in başka bir parçası arena boyunca yankılanırken Matt Cardona girişte beliriyor. Kısa bir süre sonra da menajeri Dario Cueto arkasında beliriyor. İkili göz göze geldikten sonra ringe doğru ilerlemeye başlıyor. Cardona, PURE şampiyonluğunu kaybetmenin verdiği üzüntü ve sinirle birlikte aşırı hızlı bir şekilde ringe dalıyor. Hızlıca ceketini çıkarıp dışarı atıyor. Cueto koşarak aprona çıkıyor ve Cardona'yı sakinleştirmeye çalışıyor. Bu esnada hakem maçın başlaması için gerekli işareti veriyor. Cueto da Cardona'yı sakinleştirmeyi başarıyor.
Zil çalıyor ve maç başlıyor!
Matt Cardona vs. The Miz
Cardona hızlıca Miz'in üzerine koşuyor fakat Miz kenara çekildikten sonra Cardona'dan uzaklaşıyor. Cardona iplerden sekip tekrardan Miz'e doğru koşuyor fakat Miz tekrardan çekiliyor ve uzaklaşıyor. Cardona iplere tutunurken Cueto'nun kenardan kendisine ciddi bir şekilde baktığını görüyoruz. Sakinleşmesini söylüyor. Cardona da buna uyduktan sonra yavaşlıyor ve yüzünü Miz'e döndükten sonra ağır adımlarla ona doğru yaklaştığını görüyoruz. Miz de Cardona'ya yaklaşıyor. İkili ağır adımlarla birbirlerine yaklaştıktan sonra el ense yapıp birbirlerini yakalıyorlar. İkili güçlerini birbirlerinin üzerinde test etmeye çalışıyor. Cardona, Miz'i köşeye doğru ittirmeye çalışıyor. Miz direnmeye çalışsa da bir süre sonra adımları geri geri gitmeye başlıyor. Miz köşeye yapıştıktan sonra Cardona, Miz'i iyice köşeye yerleştiriyor. Ardından bir yumruk sallıyor fakat ıska geçiyor. Miz sıyrılıp ringin ortasına doğru gitmeye çalışıyor fakat Cardona izin vermeyip onu donundan tutup tekrar köşeye yapıştırıyor ve sert bir diz darbesi. Miz yere düşüyor.
Miz yere düştükten sonra Cardona yere yöneliyor ve Miz'i yerde yumruklamaya başlıyor. Cardona çok sert yumruklar atıyor. Cardona bir süre sonra yumruk atmayı bırakıyor. Miz erken tükenmiş gibi gözüküyor. Cardona ayağa kalktıktan sonra yerdeki Miz'e bakıyor. Sonrasında dışarıdaki Cueto'ya bakıyor. Cueto, Cardona'ya iyi gittiğini jest ve mimikleriyle belirtiyor. Sonrasında köşeyi işaret ediyor. Cardona ağır adımlarla köşeye çıkıyor. Alnındaki teri sildikten sonra atlamak için hamle yapmaya hazırlanıyor fakat Miz aprona doğru kendisini yuvarlamaya başlıyor. Cardona köşeden inip Miz'in yanına gidiyor ve Miz'i saçlarından tuttuğu gibi ayağa kaldırıyor. Bu esnada Miz'den bir yumruk geliyor. Cardona bu beklenmedik yumruk karşısında sendeleyip arkaya doğru gidiyor. Miz tekrardan bir yumruk sallıyor ve yine isabet alıyor. Cardona iplere doğru gidiyor. Miz tekrardan Cardona'nın üzerine gitmek istiyor fakat Cardona bir anda kendine geliyor ve sağlam bir BIG BOOT!
Miz bu Big Boot'un etkisiyle iplere kadar gidiyor. Cardona üzerine doğru koşuyor ve bir Clothesline ile birlikte Miz'i dışarı atıyor. Miz dışarıya zemine çakılıyor. Cardona hemen dışarı çıkmak için hamle yapıyor fakat hakem kendisine engel oluyor. Cueto ise Cardona'nın bu acelesinden pek memnun değil. Cardona hakemi dinleyip dışarı çıkma girişimini sonlandırıyor. Miz ise bariyerlere tutunarak ayağa kalkmaya çalışıyor. Miz ayağa kalktıktan sonra ağır adımlarla ringe doğru yöneliyor fakat Cardona bu esnada iplerden sekiyor ve bir Slingshot Dropkick ile kendisini dışarı atıyor, Miz'i de bariyerlere yapıştırıyor. Cardona yere başarılı bir şekilde indikten sonra eliyle aprona bir kez vurduktan sonra Miz'i ayağa kaldırıyor ve bir kez daha bariyere vuruyor. Ardından tutup kafasını aprona vuruyor. Bu esnada hakem sayıyor. 1-2-3- Cardona, Miz'i tutup ring direğine vurmak istiyor fakat Miz ayağını direğe koyup buna engel olduktan sonra Cardona'nın karnına bir dirsek atıyor. Ardından onu tutup kafasını aprona vuruyor ve ringe doğru atıyor. Miz de ağır adımlarla basamaklara doğru yöneliyor.
Miz basamaklardan çıkarken Cueto ile göz göze geliyor fakat Cueto, Cardona'ya odaklı. Biraz da düşünceli. Miz ringe girdikten sonra Cardona'nın da iplere tutunarak ayaklandığını görüyoruz. Miz, Cardona'yı tutup karşı iplere doğru atmak istiyor fakat Cardona onu iplere atıyor ve ringin ortasında bekliyor. Miz iplerden sekiyor ve koşarak bir Kitchen Sink vuruyor. Cardona takla atarak yere düşüyor. Cardona ayağa kalktıktan sonra Miz onu iplere atıyor. Cardona iplerden sekerken Miz altından geçiyor. Cardona tekrardan iplerden sekiyor Miz bu kez de üstünden atlıyor. Cardona tekrar iplerden sekiyor ve Miz bu kez Dropkick ile Cardona'yı indiriyor. Cardona yuvarlanarak köşeye doğru gidiyor. Miz ayağa kalktıktan sonra karşı köşeye yerleşiyor ve Cardona'nın ayağa kalkmasını bekliyor. Cardona iplere tutunarak ayağa kalktıktan sonra köşeye yerleşince Miz koşmaya başlıyor ve JUMPING CORNER CLOTHESLINE!
Başarılı! Cardona iptal fakat Miz kendisini tuttuğu için yere düşmüyor. Miz iplerin arasından aprona geçiyor ve Cardona'nın kafasını tuttuktan sonra ringin dışına atlıyor. Cardona'nın ensesi iplere çarptıktan sonra Cardona ringin ortasında yere düşüyor. Miz kısa bir nefeslenmenin ardından yuvarlanarak ringe giriyor. Cardona ensesini tutarak ayağa kalkmaya çalışırken Miz buna müsaade etmiyor ve Cardona'nın göğsüne doğru bir tekme atıyor. Seyircilerden bir gümbürtü kopuyor. "BOOM" diye bağırıyorlar. Miz aynı tekmeden bir tane daha atıyor. Seyircilerden yine aynı ses geliyor. Miz bir tane daha vuruyor. Seyircilerden yine aynı ses. Miz bu kez birkaç adım geri çekiliyor ve iyice bekliyor. Bu kez Cardona'nın kafasına bir tekme sallıyor fakat ıska geçiyor. Cardona ayaklanıp bir Clothesline sallıyor ancak o da ıska geçiyor ve Miz, Cardona'yı arkası dönük bir şekilde yakalıyor ve SKULL CRUSHING FINALE!
BAŞARISIZ! CARDONA SON ANDA MIZ'DEN KURTULUYOR VE MIZ'İ ROLL-UP'A ALIP ÖNÜNE KATIYOR! Ardından hızlıca ayağa kalkıyor ve Miz'e bir Big Boot deniyor fakat ıska geçiyor. Miz son anda sıyrılıyor. Miz ayağa kalktıktan sonra bir yumruk sallıyor fakat Cardona sıyrılıp kendisi bir yumruk atıyor. Miz yere düşüp hemen ayağa kalkıyor. Cardona bir yumruk daha atıyor. Miz aynı şekilde yere düşüp hızlı bir şekilde ayağa kalkıyor. Cardona, Miz'in karnına bir tekme attıktan sonra sırtına da bir yumruk atıyor. Ardından kafasına doğru bir diz atıyor. Miz köşeye doğru sendeliyor. Cardona koşarak bir Shoulder Tackle yapıyor ve Miz'i köşeye yapıştırıyor. Ardından sert bir yumruk vuruyor. Üzerine de bir Dropkick vuruyor ve Miz yere düşüyor. Miz köşede yerde beklerken Cardona oldukça sinirli bir şekilde kameraya baktıktan sonra koşarak iplerden sekiyor ve BROSKI BOOT! Miz bitiyor.
Fakat Cardona tuşa gitmek yerine Miz'i ringin ortasına çekiyor ve onu yerde yumruklamaya başlıyor. Cardona, Miz'i yumruklarken Cueto ile göz göze geliyor. Cueto maçı bitirmesi gerektiğini düşünüyor. Cardona biraz daha devam ediyor yumruklamaya. Sonrasında ayağa kalkıyor. Köşeye doğru çekiliyor fakat Miz'den pek bir hareketlenme yok. Miz zar zor kolunu havaya kaldırabiliyor. Cardona bir süre daha bekledikten sonra Miz'e yöneliyor ve onu tutup ayağa kaldırıyor. Ardından iplerden sekiyor ve RADIO SILENCE! CARDONA BELKİ DE SON HAMLEYİ YAPIYOR! MIZ YERDE! CARDONA TUŞA GİDİYOR! 1-2-
3!
Kazanan: Matt Cardona
Bu maçı kazandı, Matt Cardona bu maçı kazandı! Matt, elini yumruk yaparak havaya kaldırıyor. Elini yumruk yaparken, bir taraftan da ayağa kalkıyor ve öfkeli bir ifade ile bakınıyor. Kendisinin maçı kazandığının anonsu yapılıyor ve şarkısının çalmaya başladığını gözlemliyoruz. Hakem ona temkinli bir şekilde yaklaşıyor ve elini havaya kaldırmaya yelteniyor. Matt bunu öfke ile karşılıyor ve hakemi kolunun tersi ile ittiriyor. Hakem bunu yapacağına pişman oluyor ve yerde uzanmakta olan Miz ile ilgilenmeye başlıyor. Onu doğrultuyor, onunla ilgileniyor. Miz arka alana gitmeden önce iki dizinin üstüne geçiyor ve altı dolu bir bakış atıyor Matt'a. Sonrasında koluna girilen hakem tarafından arka alana götürülüyor. Aynı sırada, Dario'nun çelik basamakları kullanarak Apron'a çıktığını görüyoruz.
Hız kesmeden iplerin arasından geçiyor ve ringe giriyor. Miz'in arka alana götürülüşünü izleyen Matt'a yaklaştığında, Matt onu fark ediyor ve dönüyor. Dario onun elini tutup havaya kaldırmak için hamle yapıyor ama Matt oralı olmadan iplere yöneliyor. İplerin arasından geçiyor ve ringden iniyor, anonsörün olduğu noktaya gidiyor oradan bir mikrofon almak için. Bu sırada Dario'yu yakından görüyoruz, yine buruk kalıyor fakat bozuntuya vermiyor. Matt elindeki mikrofon ile ringe geri dönüyor, iplerin altından kayarak girerek. Ringin ortasına geçtikten sonra hararetli bir konuşma gerçekleştiriyor, elinde duran mikrofonu ağzına doğru tutarak.
Matt Cardona: Kara kitaplara sığınanların, ritüellere tutunanların aksine; kulisten, sokaktan, ihanetlerden, kayıplardan, terden, kandan öğrendim bu sektörü, herkesin hor gördüğü ringlere çıktım ve tozlarını yuttum. Yıllarımı bu ringe vermişken, kimse bana ne yapmam gerektiğini söyleyemez çünkü ben kendi yolumu çizebilecek ve ona yönelebilecek kadar deneyime sahibim! Her darbeyi inkâr etmeyen, her düşüşten bir şey öğrenen adamım ben. Ne yaptığını gördüm, o ağaca sakladığın unvan... Artık senin mezar taşın olacak ve Matt Cardona? Matt Cardona ışıkla doğmadı, o en karanlığın içinde parlamayı öğrendi. (Siniri iyice tavan yapıyor) Yani beni o karanlığa sürüklemeye çalışıyorsan, bir uyarım var: Dikkat et çünkü seni orada ilk kim karşılayacak biliyor musun? Ben olacağım, ben! SENİ ÖLDÜRESİYE Sİ...
Kazanan: Matt Cardona
Bu maçı kazandı, Matt Cardona bu maçı kazandı! Matt, elini yumruk yaparak havaya kaldırıyor. Elini yumruk yaparken, bir taraftan da ayağa kalkıyor ve öfkeli bir ifade ile bakınıyor. Kendisinin maçı kazandığının anonsu yapılıyor ve şarkısının çalmaya başladığını gözlemliyoruz. Hakem ona temkinli bir şekilde yaklaşıyor ve elini havaya kaldırmaya yelteniyor. Matt bunu öfke ile karşılıyor ve hakemi kolunun tersi ile ittiriyor. Hakem bunu yapacağına pişman oluyor ve yerde uzanmakta olan Miz ile ilgilenmeye başlıyor. Onu doğrultuyor, onunla ilgileniyor. Miz arka alana gitmeden önce iki dizinin üstüne geçiyor ve altı dolu bir bakış atıyor Matt'a. Sonrasında koluna girilen hakem tarafından arka alana götürülüyor. Aynı sırada, Dario'nun çelik basamakları kullanarak Apron'a çıktığını görüyoruz.
Hız kesmeden iplerin arasından geçiyor ve ringe giriyor. Miz'in arka alana götürülüşünü izleyen Matt'a yaklaştığında, Matt onu fark ediyor ve dönüyor. Dario onun elini tutup havaya kaldırmak için hamle yapıyor ama Matt oralı olmadan iplere yöneliyor. İplerin arasından geçiyor ve ringden iniyor, anonsörün olduğu noktaya gidiyor oradan bir mikrofon almak için. Bu sırada Dario'yu yakından görüyoruz, yine buruk kalıyor fakat bozuntuya vermiyor. Matt elindeki mikrofon ile ringe geri dönüyor, iplerin altından kayarak girerek. Ringin ortasına geçtikten sonra hararetli bir konuşma gerçekleştiriyor, elinde duran mikrofonu ağzına doğru tutarak.
Matt Cardona: Kara kitaplara sığınanların, ritüellere tutunanların aksine; kulisten, sokaktan, ihanetlerden, kayıplardan, terden, kandan öğrendim bu sektörü, herkesin hor gördüğü ringlere çıktım ve tozlarını yuttum. Yıllarımı bu ringe vermişken, kimse bana ne yapmam gerektiğini söyleyemez çünkü ben kendi yolumu çizebilecek ve ona yönelebilecek kadar deneyime sahibim! Her darbeyi inkâr etmeyen, her düşüşten bir şey öğrenen adamım ben. Ne yaptığını gördüm, o ağaca sakladığın unvan... Artık senin mezar taşın olacak ve Matt Cardona? Matt Cardona ışıkla doğmadı, o en karanlığın içinde parlamayı öğrendi. (Siniri iyice tavan yapıyor) Yani beni o karanlığa sürüklemeye çalışıyorsan, bir uyarım var: Dikkat et çünkü seni orada ilk kim karşılayacak biliyor musun? Ben olacağım, ben! SENİ ÖLDÜRESİYE Sİ...
X: BU KADARI YETER!
Matt arkasına dönüyor bu duyduğu haykırmanın ardından. Bu ses mikrofondan değildi, Dario'nun kendisinden geldi! İnsanlar şaşkınlıkla karşılıyorlar onun kendisini daha fazla tutamamasını. Dario, kendisini daha fazla tutamadı ve bağırdı! Matt gözlerini büyüterek ona bakıyor, Dario ise sesinin mikrofona gideceği bir yakınlığa geçip konuşuyor.
Dario Cueto: Matt, beni dinle. Seni böyle görmek, beni cidden yaralıyor. Bu kadar öfkeye bürünmen, kontrolünü kaybetmiş olman... Artık senin iyiliğinden ve kısa bir ara vermeden bunu yapmaya devam etmenin doğru olduğundan emin olamıyorum. Bu öfke seni içten içe kemiriyor, kalbini karartıyor. Bunu göremiyor musun Matt, huh? Biliyorum, haklı olduğunu düşündüğün şeyler var ama her yol seni o kemerine geri götürmez. Belki de başka bir yol vardır, belki sabırla, belki stratejiyle... Kendini bu kadar baskı altına sokarsan, sonunda tekrar kazansan bile içinde bir şeyler eksik kalacak. Lütfen, bu kadar derinlere düşmeden önce bir kez daha düşün.
Matt kendince bu konuşmalardan bir anlam çıkarmış olmalı, bakışları değişiyor ve kendi kendisine kafasını sallıyor. Ortamda kısa süreli bir sessizlik oluşuyor. Mikrofonu ağzına doğru tutuyor ve sanki tükürüyormuş gibi konuşmaya başlıyor.
Matt Cardona: Ancak bu şekilde olur Dario, ancak bu şekilde geri alabilirim çünkü bundan başka hiçbir yol kalmadı. İçimdeki ses her geçen gün daha da yükseliyor, bana fısıldıyor. ''Kazanmadan dönme.'' diyor bana. Beni yargılayan herkes... Dostum sandıklarım, arkamda durması gerekenler, sen... Hepsi birer hayal kırıklığına dönüştü. Herkes bir şeyler söylüyor, herkes bir yol çiziyor bana ama kimse benim bu kemeri neden bu kadar çok istediğimi, ne uğruna savaş verdiğimi bilmiyor. Toz pembe bir şekilde bakarak benden sakinleşmemi mi isteyeceksin? Hayır. Herkesin şüphe ettiği şeyi yapacağım çünkü artık başka çarem yok. Bu dünyada sana sunulmayan şeyleri sen zorla alırsın ve ben de o kemeri söke söke geri alacağım! Ne pahasına olursa olsun, karşıma kim çıkarsa çıksın ve hangi engelleri aşmam gerekirse gereksin... Alt edeceğim, onu aşacağım! (Bir süre duruyor) Bu savaş sadece Dark STG’ye karşı değil. Bu savaş, bana inanmayan, bana sırt çeviren, beni yönlendirmeye çalışan herkese karşı ve ben yalnız da kalsam, yanan bir yıkıntının içinden de geçsem, o kemerle buradan çıkacağım! Kanım dökülse bile, ruhum kararsa bile çünkü o kemer, benim kim olduğumu dünyaya haykıran tek şey. O benim sesim ve kimse artık beni susturamayacak! Önümdeki tüm engelleri kaldıracağım, gerekirse senin koyduklarını da.
Seyirciler hayretler içerisinde kalarak dinlediler bu konuşmayı, Dario buna onaylamıyor ve kafasını sağa sola sallayarak yere bakıyor. Kendisi yaşadığı stres haliyle ne söylediğinin farkında değil, böyle bir görüntü veriyor dışarıya. Matt devam ediyor ama Dario'nun karşısından çekiliyor, seyircilere de bakarak değil; kameraya doğrudan bakarak konuşuyor.
Matt Cardona: Hakem hazır, ben de. Sen... Sen ortalıkta yoksun Steve... Seninle karşılaşmayı dört gözle bekliyorum orospu çocuğu!
Matt bu sözleri söylemesinin ardından mikrofonu yere fırlatıyor. Dario üzgün görünüyor ama bu yola birlikte çıktıkları için onu tek bırakmama konusunda kararlı. Matt onu pek umursamıyor, öyle ki direkt olarak iplerin arasından geçiyor ve ringden çıkıyor. Eskiden olsa, iplerin arasını genişletir; Dario'ya yardım ederdi. Ama öyle yapmadı.
Bir saniye, Matt rinden çıkarken, ışıkların titrediğini görüyoruz. Matt bunu görüyor ve iplerin arasından çıkarak ringi terk etmiyor. Yaşananı tuhafsayarak havaya bakıyor. Işıklar titremeye, hızlı hızlı gitgeller yaşamaya devam ediyor. Matt ring dışarısındaki görevlilere bir aksiliğin olduğunu söylüyor, onlar aksiyon alacaklarını bildiriyorlar derken... Işıklar kesiliyor, şalter atması gibi, arenadaki bütün ışıklar bir anda kesiliyor. Seyirciler prodüksiyon ekibinden kaynaklı hayal kırıklığı yaşıyorlar ve yuhalıyorlar.
Dario Cueto: Matt, beni dinle. Seni böyle görmek, beni cidden yaralıyor. Bu kadar öfkeye bürünmen, kontrolünü kaybetmiş olman... Artık senin iyiliğinden ve kısa bir ara vermeden bunu yapmaya devam etmenin doğru olduğundan emin olamıyorum. Bu öfke seni içten içe kemiriyor, kalbini karartıyor. Bunu göremiyor musun Matt, huh? Biliyorum, haklı olduğunu düşündüğün şeyler var ama her yol seni o kemerine geri götürmez. Belki de başka bir yol vardır, belki sabırla, belki stratejiyle... Kendini bu kadar baskı altına sokarsan, sonunda tekrar kazansan bile içinde bir şeyler eksik kalacak. Lütfen, bu kadar derinlere düşmeden önce bir kez daha düşün.
Matt kendince bu konuşmalardan bir anlam çıkarmış olmalı, bakışları değişiyor ve kendi kendisine kafasını sallıyor. Ortamda kısa süreli bir sessizlik oluşuyor. Mikrofonu ağzına doğru tutuyor ve sanki tükürüyormuş gibi konuşmaya başlıyor.
Matt Cardona: Ancak bu şekilde olur Dario, ancak bu şekilde geri alabilirim çünkü bundan başka hiçbir yol kalmadı. İçimdeki ses her geçen gün daha da yükseliyor, bana fısıldıyor. ''Kazanmadan dönme.'' diyor bana. Beni yargılayan herkes... Dostum sandıklarım, arkamda durması gerekenler, sen... Hepsi birer hayal kırıklığına dönüştü. Herkes bir şeyler söylüyor, herkes bir yol çiziyor bana ama kimse benim bu kemeri neden bu kadar çok istediğimi, ne uğruna savaş verdiğimi bilmiyor. Toz pembe bir şekilde bakarak benden sakinleşmemi mi isteyeceksin? Hayır. Herkesin şüphe ettiği şeyi yapacağım çünkü artık başka çarem yok. Bu dünyada sana sunulmayan şeyleri sen zorla alırsın ve ben de o kemeri söke söke geri alacağım! Ne pahasına olursa olsun, karşıma kim çıkarsa çıksın ve hangi engelleri aşmam gerekirse gereksin... Alt edeceğim, onu aşacağım! (Bir süre duruyor) Bu savaş sadece Dark STG’ye karşı değil. Bu savaş, bana inanmayan, bana sırt çeviren, beni yönlendirmeye çalışan herkese karşı ve ben yalnız da kalsam, yanan bir yıkıntının içinden de geçsem, o kemerle buradan çıkacağım! Kanım dökülse bile, ruhum kararsa bile çünkü o kemer, benim kim olduğumu dünyaya haykıran tek şey. O benim sesim ve kimse artık beni susturamayacak! Önümdeki tüm engelleri kaldıracağım, gerekirse senin koyduklarını da.
Seyirciler hayretler içerisinde kalarak dinlediler bu konuşmayı, Dario buna onaylamıyor ve kafasını sağa sola sallayarak yere bakıyor. Kendisi yaşadığı stres haliyle ne söylediğinin farkında değil, böyle bir görüntü veriyor dışarıya. Matt devam ediyor ama Dario'nun karşısından çekiliyor, seyircilere de bakarak değil; kameraya doğrudan bakarak konuşuyor.
Matt Cardona: Hakem hazır, ben de. Sen... Sen ortalıkta yoksun Steve... Seninle karşılaşmayı dört gözle bekliyorum orospu çocuğu!
Matt bu sözleri söylemesinin ardından mikrofonu yere fırlatıyor. Dario üzgün görünüyor ama bu yola birlikte çıktıkları için onu tek bırakmama konusunda kararlı. Matt onu pek umursamıyor, öyle ki direkt olarak iplerin arasından geçiyor ve ringden çıkıyor. Eskiden olsa, iplerin arasını genişletir; Dario'ya yardım ederdi. Ama öyle yapmadı.
Bir saniye, Matt rinden çıkarken, ışıkların titrediğini görüyoruz. Matt bunu görüyor ve iplerin arasından çıkarak ringi terk etmiyor. Yaşananı tuhafsayarak havaya bakıyor. Işıklar titremeye, hızlı hızlı gitgeller yaşamaya devam ediyor. Matt ring dışarısındaki görevlilere bir aksiliğin olduğunu söylüyor, onlar aksiyon alacaklarını bildiriyorlar derken... Işıklar kesiliyor, şalter atması gibi, arenadaki bütün ışıklar bir anda kesiliyor. Seyirciler prodüksiyon ekibinden kaynaklı hayal kırıklığı yaşıyorlar ve yuhalıyorlar.
Işık vuruyor tepeden, ring matına doğru! Bir silüet... Bu yüz, bu Dark STG'nin yüzü! Matt şoke olmuş bir şekilde ring matına bakıyor, Dario kenara çekiliyor korkmuş bir şekilde. Matt öfkesiyle ring matına tükürüyor ve tekme atıyor!
