- Katılım
- 2 Tem 2023
- Konular
- 253
- Mesajlar
- 5,378
- Beğeni sayısı
- 2,069
- PG Nakit
- 935
- RPG Karakteri
- Carlito
Tekli deri koltukta bir adam görüyoruz, önünde küçük bir Macbook yer alıyor. X’de farenin tekerliğini aşağı doğru kaydırırken aynı zamanda elinde küçük bir not defteri ve kalem var. İzlediği küçük kesitlerden ibaret olan videolardaki sözleri alt alta not alıyor. Videoda bir teknik direktör olduğunu düşündüğümüz, Türkçe konuşan kır saç ve sakallı bir adam var. İzlediği videoların etkisinden çıkmak adına derin bir nefes alıyor koltukta oturan kişi ve en sonunda Macbook’un ekranını aniden kapatarak ayağa bir hışımla kalkıp, kapıdan dışarı çıkıyor. Çıkarken de bir şeyler mırıldanıyor.
“Unutma Helms, esas kaybetmek vazgeçmek...”
It’s Time! Gregory Helms müzik duyulur duyulmaz girişte beliren isim, arenada ses soluk yok desek yeri, tepki sıfır adeta. Helms girişte bir süre duraksayıp, arenayı ve seyircileri süzüyor. Adımlarını bir tık hızlandırıp ringe giriyor ve direkt elindeki mikrofonu ağzına doğru götürüyor.
“Yaşanan ve yaşanacakların ciddiyetini kavradığınız için teşekkür ederim. Her şeyin o denli farkında olmalısınız ki, buraya yıllar sonra adım attığımda yani az evvel buna hiçbir tepkide bulunmadınız. Size bunun için minnettarım zira ben misyonunda ve vizyonunda ciddiliği esas alan, işini ciddiye alan ve her geride bıraktığı günün ardında doğan güneşe daha da ciddi bir bakışla yaklaşan birisi olarak kendimi tanımlarım. Her neyse sohbetimizin özüne dönmek gerekirse, klişelerden kaçmayarak baylar ve bayanlar ben Gregory Helms! Özellikle yaşı bir miktar olanlar beni iyi bilir. Kasırga gibi ortalıkta dolaştığım günleri iyi bilecek olan birkaç ak saçlı veya saçları dökülmüş birkaç ihtiyar kafadar görüyorum bile, hem de ön sıralarda... Beni tanımak ya da tanımamanız bir şey ifade etmiyor. Nedeni çok basit, çünkü beni yıllardır bu sektörü ve güreş evrenini takip eden kişiler beni ismen ve artık mazide kalan yaptığım maçlar ve içerisinde bulunduğum diyaloglar, başarıları bilse dahi beni tanımayanlardan an itibariyle hiçbir farkı yok. Dedim ya az önce, nedeni çok basit. Basit çünkü ben daha önce hiçbir dönem, hiçbir federasyon ve ring içinde yapmadıklarımı an itibariyle burada yapacağım. Gregory Helms! Kendi zamanını kendi yaratacak, geçmişte kalan kendi akrep ve yelkovanının tüm çehresini baştan aşağı değiştirecek olan o adam. Aynı zamanda kendi sikletinin ve haddinin en iyisi! Evet, yeri gelecek alçakgönüllü yeri de gelecek belki de benden beklenmeyecek kadar kibir vari sözlerle bu mikrofona bazı sözcükler dökülecek, koca arenanın ses sisteminde o sözler haykıracak ve en nihayetinde de bu kokteylin son güzel yudumu bu ayak bastığımız ringlerin tam da ortasında bazılarının genizlerini yakacak. Kasırganın esişi bir hayli eski olsa da tecrübesi ve o şiddetli, bir o kadar da korkutucu esişin emarelerinde o yakışın aslında bazılarının kaderinde yangın olacağını bilmemiz, bilmeniz gerekiyor.”
Seyircilerin kendi aralarındaki sohbetleri ve birkaç anlamsız bağırış dışında arenada hala somut bir tepki olduğunu söylememiz güç.
“Kasırganın gücünden doğan o korkudan ziyade başka bir şekilde düşünmenizi, bana kendi kulağınızı vermenizi istiyorum. Gregory Helms’in samimiyetinin gücü, asıl korkutucu olan da bu bence ha? Kesinlikle öyle! Ben yeniden bu ringlere, ellili yaşlarımın henüz başında ve itiraf etmeliyim ki adeta bu işin kaşarı olarak yeniden gelişimin sizlerin gözünde anlam ifade etmeyişini de sizden daha iyi bilen biri olarak benim realitedeki motivasyonum, burada kendini pişerek olgunlaştığını sanan müptezellere dünya... çok özür dilerim, kusura bakmayın... güreş evreninin kaç bucaktan oluştuğunu uygulamalı olarak göstermektir. Dediğim üzere, kendini pişti sanan adamlara bakıyorum. Bu adamlar güreşmenin dışındaki her alanda zirveyi oynayan isimler. Güreşmiyorsunuz, sadece kendinizi üzerilerinizde parıldayan ışık sayesinde kandırıyorsunuz. Siz pişmediniz, baştan aşağı güreşmek haricindeki tüm andavallıklarınızda, birbirinizle pişti oldunuz. Bu sayede de oyunun sonuna doğru yaklaştığınızın farkına dahi varamadınız, beyler üzgünüm en büyük kart artık elinizde, üstelik bunu kendiniz seçtiniz. Kare bir as! Elinizde tüm ihtişamı ile size bakmakta ve bu bakışın sonunda artık oyun piştiden ziyade bir anlamda dost kazığına dönüştü. Güreşmek benim işim, parçam ve tüm hayatım. Yaşım ilerlese de, bedenim hala zamanında olduğu gibi. Boşa demiyorum, Zamanı Geldi! Bu mikrofonu eski tarihlerde benim elimde pek göremez, sadece ringdeki meşguliyetim ile beni tanıyanlar tanırdı fakat zaman birçok şeyi, birçok kişiden aldığı gibi bana da birçok şey kazandırdı. En önemlisi de okkalı ve eskisinden daha da yırtık bir ses, bolca kelime, meraklısına etkileyici sözler ve anlatılacak bir yığın hikaye. Fakat bunların hepsini şu anda dile dökmeyeceğim, yavaş yavaş tadını çıkara çıkara bir o kadar da büyük bir zevkle gerçek olgusuyla tanıştıracağım. Sizler de merak edeceksiniz, şu an olduğunu sanmıyorum ama dedim ya zaman işte o zaman tam da içinde bulunduğumuz zaman... Bu sessizlik bir süre sonra ya uğultu ya da çığlık çığlığa bağıranlar kişilere evrilecek, garanticiliğin girdabına düştüğümden net biçimde eminim. Bayanlar ve baylar... Onlarca ürün, maç kartlarını süsleyen şaşalı mücadeleler, gününün gelmesini iple çektiğiniz iki haftalık şov ve heyecanından belki gözlerinize uyku girmeyen dev büyük şovlar. Bunlar güreş dünyasının ezelden beri olmazsa olmazları, elbette sizler de güreşin daimi hayranları olarak böyle bir beklentiye girmeniz, bekleyişte yani aslında daha da ötesi arayışta bulunmanız da doğal. Yalnızca bu ringde dönen mücadeleler, yine bu ringde mikrofondan çıkan olumlu olumsuz sizi memnun eden ya da sinkaflı tavırlarıyla sinir katsayınızı artıran şeyler veya arka alanda konuşulan onca geyik ya da ciddi meseleler değil. Diğerlerinden ziyade kendi zamanını kendi çizen, haritasını önüne çoktan açıp birtakım yeniden doğuş keşifleri arayan bu adamın yolunu izleyin, takip edin. Takip edin derken arkamdan ilerleyin demiyorum sadece dikkatlice izleyin. Safların ne kadar yapmacık, sevdiğiniz kişilerin ne derece beş para etmeyecek güreşçiler olduğunu hatta sevmediğiniz kişilerin de daha da nefret edilesi kişi, kişilikler olduğunu; yavaş yavaş platformun bertaraf konumunda oluşlarıyla karşılaşmanız an meselesi. Bunlar boktan bir güreşçinin eline mikrofon alıp boş sözlerle yaptığı bir vaad değil, beklentiye sokma hali de değil. Bir sonraki nefesimizi kendi kontrolümüz dışında alacağımız gerçeği kadar net bir ifade, bütün bu dediklerimi benimle birlikte sizler de keza burada ha keza da elektronik cihazlarınızda burada dönecek şeyleri izlerken an be an öğreneceksiniz. Bunun ilk adımı mı? Önce haftaya Tyler Bate ve sonrasında No Way Out gecesi, kara bir çemberin içinde görülecek o ışığın başlangıç süzmesi. Sami Zayn'in gözlerinin şimdiden bu ışığı sevmediğini ve o gözlerinin açılması zor bir vaziyette kamaştığını da biliyorum. Tyler, Sami ve burada muhatap olacağım herkese açık bir söylem, buraların kurallarına uygun bir açık çek! Beyler! Güreş bir oyun deryası ve dışarıda süren hayattan da zorlu hatta kahpece ve bu sonsuz derya bir cehennem figüründen ibaret ama en iyi bilmeniz gereken de bu cehennem ateşini bir çırpıda söndürecek olan da o ateşin en korkulu düşmanı, hiçbir gerçeklik ve dünyada bulunmayan kasırganın ta kendisi... Bu cehennemde bu kasırgaya doğru yürüyenlerin ise hiç şansı yok!”
Gregory Helms mikrofonu indiriyor. Kameraya özgüven dolu bir gülüş atıyor, kameralarımız ise bu esnada kapanıyor.
- Oynadığınız Karakterin Adı
- Gregory Helms
