Kameralar açılıyor.. Edge bir anda kamera karşısında beliriyor. Etrafı kırmızı loş bir ışık aydınlatıyor ve Edge'in yüzünde sinsi ve korkunç bir gülümseme var.
Edge:
"Bugün, burada, bu ringde… bana ne yaptıysanız, ne hissettirdiyseniz hiçbir şey beni durduramaz. Yıllarca ben, her hamlede, her nefeste bu kemer için dövüştüm. Kanımı, terimi, ruhumu bu ringe verdim. Bugün Jack Perry’nin kirli oyunlarına, Keith Lee’nin devasa gücüne karşı bütün o mücadeleyi yaşadık. Her darbe, her Spear denemesi, her failed hamle, beni sadece daha da güçlendirdi. Ben, geçmişin acılarını, hatalarını ve zaferleriyle dolu bir hayatın evladı olarak, her zaman daha fazlasını isttim. Bugün, Perry’nin akıllara zarar planları karşısında, sadece o anın öfkesini değil; geçmişte, gelecek için dövüştüğüm tüm nedenleri hissettim. Perry, sen bu ringde bir hilebaz gibi oynadın. Hakemi ring dışına çekip, planlarını kurarken ben; her hamlede, her nefeste, ruhumun en derinlerinden gelerek bu kemerin bedelini ödemek istedim. Bu kemer… bu simge, sadece bir altın parça değil. Bu, fedakarlığın, terin, acının ve azmin bir sembolü. Ben, tüm karanlık günlerimde, yıkılan umutlarımda, yeniden ayağa kalkmak için bir ışık oldum. Bugün, Perry’nin kirli taktiklerine rağmen, ben hâlâ buradayım. Her ne kadar bedenim yaralı olsa da, ruhumda taşıdığım inanç, tutku ve hırsı asla kaybetmedim. Keith Lee, senin gücün gerçekten etkileyiciydi. O hamlelerin, o süzülen anlar… Hepsi bu kemer için savaşanların ortak dili. Ama Perry, sen… Sen bu ringde hile yaparak, aklımızı karıştırdın. Sen, şampiyonluk kemerini bir oyuncak gibi tutmaya çalıştın. Benim içinse bu kemer, her şeyden daha değerli. Ben, WrestleMania’ya giderken, sadece bu kemer için değil; her zaman hak ettiğim saygı ve onur için dövüşeceğim. Bugün belki kazanamadım; ama bu bir son değil. Bu, daha büyük bir hikayenin başlangıcı. Her başarısızlık, bir sonraki zaferin temelidir. Ben, geçmişte defalarca düştüm, kanadım kırıldı; ama her seferinde daha da güçlenerek ayağa kalktım. Bugün, Perry’nin aldığım darbeden sonra hissettiği öfkeyi gördüm; ama ben, yine de mücadeleyi bırakmayacağım. Siz, bu salonu dolduran dostlarım, her biriniz biliyorsunuz ki; ringde adalet, cesaret ve mücadele ruhu var. WrestleMania’da bu ruh, daha büyük, daha alevli bir şekilde parlayacak. Çünkü ben Edge’im. Yıllarca süren mücadeleler, gözyaşları ve acılar, beni bugün buraya getirdi. Ve şunu bilin; ben asla pes etmeyeceğim. Bu hikaye, bugünün ötesine uzanıyor. Ben, kaybetsem de; aslında en büyük galip, asla ruhunu yitirmeyen, her darbeden sonra daha da yükselen o adamım. Perry, bugün senin hilelerine boyun eğmedim. Gelecek, benimdir. WrestleMania’da, bu kemeri yeniden kazanmak için yeniden doğacağım. Ve o gün geldiğinde, hiçbir engel beni durduramayacak, hiçbir hile beni sarsamayacak. Ben Edge’im. Bu mücadele benim hayatım. Ve bu, sadece bir başlangıç. Gelecek benim…"
"Bu işi yirmi beş yıldır yapıyorum. Her seferinde ringe çıktığımda, her maçta, her adımda içimde aynı tutku vardı. Ama geçen gece her şey farklıydı. İlk olarak World Heavyweight Championship için ringe çıktım. Keith Lee ve Jack Perry’ye karşı belki son büyük fırsatımdı. O kemeri alıp WrestleMania’ya gitmek istiyordum. Elimden gelen her şeyi yaptım ama olmadı. Sonra Royal Rumble… Belki oradan bir umut çıkar diye girdim. Kalabalığın arasında, onlarca rakibin arasında bir yol aradım ama o da olmadı. İki büyük fırsat… İkisinde de başarısız oldum. Bazen hayatta en çok istediğiniz şeyler avuçlarınızın arasından kayıp gider. İşte ben bunu yaşadım. Ve şimdi herkesin aklında aynı soru var: "Bu Edge için son mu?" Belki de çoğu kişi bunu düşünüyor. Ama ben öyle düşünmüyorum. Bu bir son değil. Bu, sadece başka bir dönüm noktası. Çünkü ben ilk kez kaybetmiyorum. Boynum kırıldığında, beni izleyemeyeceksiniz dendiğinde, herkes Edge’in bittiğini düşündü. Ama ben hep geri döndüm. Her zaman o ringe adım atmanın bir yolunu buldum. Bu defa da farklı olmayacak. Ama şunu da biliyorum: artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Bu gece o ringde sadece bir maç kaybetmedim. O ringde bir parçam kaldı. Belki gençliğim, belki saflığım, belki de son umudum. Ama içimde hâlâ bir şey var. Bana “henüz bitmedi” diyen o ses var. Ve ben o sesi dinleyeceğim. Artık bu yolculuk bir kemer için değil, bir ana olayda yer almak için değil. Bu, kendi hikâyemi tamamlamak için. Son bir defa kendime, bu işi neden bu kadar sevdiğimi hatırlatmak için. Belki bu defa da kaybedeceğim. Belki bir daha asla zirveye çıkamayacağım. Ama herkes bilsin ki Edge hâlâ burada. Hâlâ ayakta. Hâlâ savaşacak gücü var. Bu yolculuk bitmedi. Çünkü ben Edge’im… ve hikâyem daha tamamlanmadı."
Edge hafifçe gülümser, sonra yüzü ciddileşir. Son sözlerini söylerken gözlerini kırpmadan kameraya bakar.
"Ve unutmayın… bir efsaneyi yıkabilirsiniz, ama onu asla susturamazsınız."
Kameraya son kez bakar ve hafifçe başını sallar. Ardından arkasını dönerek yavaşça uzaklaşır. Kamera onun gölgesini takip ederken sahne kararmaya başlar.
Edge:
"Bugün, burada, bu ringde… bana ne yaptıysanız, ne hissettirdiyseniz hiçbir şey beni durduramaz. Yıllarca ben, her hamlede, her nefeste bu kemer için dövüştüm. Kanımı, terimi, ruhumu bu ringe verdim. Bugün Jack Perry’nin kirli oyunlarına, Keith Lee’nin devasa gücüne karşı bütün o mücadeleyi yaşadık. Her darbe, her Spear denemesi, her failed hamle, beni sadece daha da güçlendirdi. Ben, geçmişin acılarını, hatalarını ve zaferleriyle dolu bir hayatın evladı olarak, her zaman daha fazlasını isttim. Bugün, Perry’nin akıllara zarar planları karşısında, sadece o anın öfkesini değil; geçmişte, gelecek için dövüştüğüm tüm nedenleri hissettim. Perry, sen bu ringde bir hilebaz gibi oynadın. Hakemi ring dışına çekip, planlarını kurarken ben; her hamlede, her nefeste, ruhumun en derinlerinden gelerek bu kemerin bedelini ödemek istedim. Bu kemer… bu simge, sadece bir altın parça değil. Bu, fedakarlığın, terin, acının ve azmin bir sembolü. Ben, tüm karanlık günlerimde, yıkılan umutlarımda, yeniden ayağa kalkmak için bir ışık oldum. Bugün, Perry’nin kirli taktiklerine rağmen, ben hâlâ buradayım. Her ne kadar bedenim yaralı olsa da, ruhumda taşıdığım inanç, tutku ve hırsı asla kaybetmedim. Keith Lee, senin gücün gerçekten etkileyiciydi. O hamlelerin, o süzülen anlar… Hepsi bu kemer için savaşanların ortak dili. Ama Perry, sen… Sen bu ringde hile yaparak, aklımızı karıştırdın. Sen, şampiyonluk kemerini bir oyuncak gibi tutmaya çalıştın. Benim içinse bu kemer, her şeyden daha değerli. Ben, WrestleMania’ya giderken, sadece bu kemer için değil; her zaman hak ettiğim saygı ve onur için dövüşeceğim. Bugün belki kazanamadım; ama bu bir son değil. Bu, daha büyük bir hikayenin başlangıcı. Her başarısızlık, bir sonraki zaferin temelidir. Ben, geçmişte defalarca düştüm, kanadım kırıldı; ama her seferinde daha da güçlenerek ayağa kalktım. Bugün, Perry’nin aldığım darbeden sonra hissettiği öfkeyi gördüm; ama ben, yine de mücadeleyi bırakmayacağım. Siz, bu salonu dolduran dostlarım, her biriniz biliyorsunuz ki; ringde adalet, cesaret ve mücadele ruhu var. WrestleMania’da bu ruh, daha büyük, daha alevli bir şekilde parlayacak. Çünkü ben Edge’im. Yıllarca süren mücadeleler, gözyaşları ve acılar, beni bugün buraya getirdi. Ve şunu bilin; ben asla pes etmeyeceğim. Bu hikaye, bugünün ötesine uzanıyor. Ben, kaybetsem de; aslında en büyük galip, asla ruhunu yitirmeyen, her darbeden sonra daha da yükselen o adamım. Perry, bugün senin hilelerine boyun eğmedim. Gelecek, benimdir. WrestleMania’da, bu kemeri yeniden kazanmak için yeniden doğacağım. Ve o gün geldiğinde, hiçbir engel beni durduramayacak, hiçbir hile beni sarsamayacak. Ben Edge’im. Bu mücadele benim hayatım. Ve bu, sadece bir başlangıç. Gelecek benim…"
"Bu işi yirmi beş yıldır yapıyorum. Her seferinde ringe çıktığımda, her maçta, her adımda içimde aynı tutku vardı. Ama geçen gece her şey farklıydı. İlk olarak World Heavyweight Championship için ringe çıktım. Keith Lee ve Jack Perry’ye karşı belki son büyük fırsatımdı. O kemeri alıp WrestleMania’ya gitmek istiyordum. Elimden gelen her şeyi yaptım ama olmadı. Sonra Royal Rumble… Belki oradan bir umut çıkar diye girdim. Kalabalığın arasında, onlarca rakibin arasında bir yol aradım ama o da olmadı. İki büyük fırsat… İkisinde de başarısız oldum. Bazen hayatta en çok istediğiniz şeyler avuçlarınızın arasından kayıp gider. İşte ben bunu yaşadım. Ve şimdi herkesin aklında aynı soru var: "Bu Edge için son mu?" Belki de çoğu kişi bunu düşünüyor. Ama ben öyle düşünmüyorum. Bu bir son değil. Bu, sadece başka bir dönüm noktası. Çünkü ben ilk kez kaybetmiyorum. Boynum kırıldığında, beni izleyemeyeceksiniz dendiğinde, herkes Edge’in bittiğini düşündü. Ama ben hep geri döndüm. Her zaman o ringe adım atmanın bir yolunu buldum. Bu defa da farklı olmayacak. Ama şunu da biliyorum: artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Bu gece o ringde sadece bir maç kaybetmedim. O ringde bir parçam kaldı. Belki gençliğim, belki saflığım, belki de son umudum. Ama içimde hâlâ bir şey var. Bana “henüz bitmedi” diyen o ses var. Ve ben o sesi dinleyeceğim. Artık bu yolculuk bir kemer için değil, bir ana olayda yer almak için değil. Bu, kendi hikâyemi tamamlamak için. Son bir defa kendime, bu işi neden bu kadar sevdiğimi hatırlatmak için. Belki bu defa da kaybedeceğim. Belki bir daha asla zirveye çıkamayacağım. Ama herkes bilsin ki Edge hâlâ burada. Hâlâ ayakta. Hâlâ savaşacak gücü var. Bu yolculuk bitmedi. Çünkü ben Edge’im… ve hikâyem daha tamamlanmadı."
Edge hafifçe gülümser, sonra yüzü ciddileşir. Son sözlerini söylerken gözlerini kırpmadan kameraya bakar.
"Ve unutmayın… bir efsaneyi yıkabilirsiniz, ama onu asla susturamazsınız."
Kameraya son kez bakar ve hafifçe başını sallar. Ardından arkasını dönerek yavaşça uzaklaşır. Kamera onun gölgesini takip ederken sahne kararmaya başlar.
- Oynadığınız Karakterin Adı
- Edge
