RPG Yok (Av Mevsimi Vol.1)


god is an astronaut

anti evergreen luster
Katılım
3 Tem 2023
Konular
35
Mesajlar
6,437
Beğeni sayısı
998
PG Nakit
65
RPG Karakteri
Max Caster


Kameralar bir bodrum katında açılıyor, odanın kendisi karanlık aslında ama duvarlardan birisinde bir parmaklığın arasından dışarıyı görebiliyoruz. Güneş doğmak üzere, dolayısıyla dışarıdaki havada içeriyi nispeten aydınlatıyor. Odanın içerisinde bir eşya yok, sadece duvarda bir saat var. Bir de saatin tam karşısındaki duvarda çömmüş, uzun saçlı bir adam. Kafasını kaldırıp saate bakınca anlıyoruz ki bu Leo Kruger, kafasını saate çevirdikten sonra geri yere odaklanıyor ve bir yandan kendi kendine konuşmaya başlıyor:

Leo Kruger: Tik.. Tak.. Tik.. Tak.. Tik.. Tak.. Tik.. Tak.. 10.. 9.. 8.. 7.. 6.. 5.. 4.. 3.. 2.. 1.. 0! Ringe giren 23. isim! Yoksa 24 müydü? 22. Sırada olanı hatırlıyor muyum? Ya da tüm bunların bir önemi var mı?

YOK!

Leo Kruger:
O evcilik oyunlarının kölesini ringin ortasında gebertmeliydim. Şimdiki halime bak. Resmen benim için dizayn edilmiş bir gösteri var ortada; yolunu ormanda kaybetmiş onlarca çaresiz beden, ve o ormanın her kısa yolunu avucunun içi gibi bilen bir avcı. Avcı ormanın içerisinde çaresiz bedenleri avlayıp, onları ormanın dışına itiyor. Adeta burası benim evim diyor. Suyu taşmış misafirleri geldiği yere geri gönderiyor. Ev sahibi, yeniden evde yalnız kalmak için. Tıpkı şu önümdeki yelkovanın her defasında yakaladığı akrebi usanmadan yeniden kovalaması gibi. Ne kadar düzenli olabilecekse o kadar düzenli. Asla şaşmayan kanunlar misali, sanki geldiğim yerden saf bir köşe şu saate bakınca gördüğüm. Saniye ve salise, bir şeyleri değiştirmeye çalıştıklarında bile sadece kendi sarf ettikleri efordan oluyorlar. Karşımda durduklarında bir şeyleri değiştirebileceğini sanan diğer etkisiz elemanlar gibi. Onlar sayesinde, ve kendi başına var oluşu itibariyle benim çantamdaki kekliklerden herhangi birisiydi bu gösteri. Ama kendi kendime yaratabileceğim en büyük dezavantajı yarattım. Ürküyor muyum? Çekiniyor muyum? 29 tane adam beni geriyor mu? Tüm bunların bir önemi var mı?

YOK!

Leo Kruger: Ne olursa olsun o ormana gireceğim, ve son seferde ne kadar mücadele verdiysem bir fazlasını vereceğim. Devamlı daha fazlasına. Dezavantaj dediğim şey bile, herkes için koşulları eşitlemekten daha fazlası değil. Burada kendi kendime bunları anlatmamın bile çok bir önemi yok. Bu yeni popülasyonun içine girdiğimden beri fazlasıyla yadırgıyorum aslında, ormanımda gözlerime kesintisiz on saniye bakamayacak ceylanlar burada bana on saniyenin önemi varmış gibi bir şeyler anlatıyor. Başarabilecek gücün varsa başarırsın, başarabilecek gücün yoksa kaybedersin. Güçlü her daim zayıf olanı ezer, doğanın en değişmeyen kanunudur. Yerimi yadırgamam belki beni zayıflattı biraz, kaybetmeyeceğim şeyleri kaybettim. Zaten sahip olmam gereken şeyleri de kazanamadım. Ancak bunların bir önemi var mı?

YOK!



Leo Kruger: Çünkü gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Farkındayım ki zamanı geldiğinde burasının benim için ormanımdan farklı olmayacağını. Hissiyat olarak asla değil, uyum söz konusu. (Leo Kruger ayaklanıyor ve doğmakta olan güneşi izlemek için parmaklıklara doğru yaklaşıyor. Derin bir nefes alıyor.) Uyum sağlamama sebep olan aslında aldığım bu koku. Seviyorum bu kokuyu. Tam anlamıyla bilinmezliğin hakim olduğu bir gösteri; kaos, karmaşa, gürültü ve ormanda tanık olduğum ne varsa. Adeta, adeta av mevsimlerimizi hatırlatıyor bana. Sürümle birlikte yaptığım, geceler ve gündüzler boyu süren av mevsimlerimizi. Kan kokusunu soludukça iştahımın açıldığı, iştahım açıldıkça daha fazla kan kokusuna sebep olduğum biricik terapileri hatırlatıyor.. Ne kadar pürdü her şey, olanlar olur ve olmayanlar olmazdı. Karıştırıcı hiçbir değişken yoktu. Şimdi onların içinden çıkmak fazlasıyla zor. Aslında temelde, orada peşinden koştuğum onlarca ceylan.. Bir farkını göremiyorum buradakilerin onlardan. Üstelik.. Üstelik ceylanlara karşı her daim ilk hamleyi yapma şansına sahip olacağım. Devamlı benim için gelecekleri ringde, devamlı onları hazır bekliyor olacağım. Galibiyetin arzusuyla yanıp tutuşarak koşarken, kendi rüzgarlarıyla kendi yangınlarını söndürecekler. Onların ivmesini yine onları yok etmek için kullanıyor olacağım. Her şey ne kadar berrak görünüyor böyleyken, sanki ormanıma geri döndüm bir anda. Sadece kendime yaklaşmalıyım, ben mesafeyi kapattıkça; onlardan uzaklaşıyor olacağım. Ben ilerledikçe, gerimde kalacak ve yüzü tanınmayacak onlarca beden. Ben bunu yapabildiğim zaman, bana karşı bir şansları var mı?

Yok.

 
Oynadığınız Karakterin Adı
Leo Kruger
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi