RPG Ramazana Özel Mukbang


KAT

mr. iwgp
Katılım
2 Tem 2023
Konular
1,221
Mesajlar
9,641
Beğeni sayısı
1,472
PG Nakit
2,200
Favori Güreşçi
Yota Tsuji
RPG Karakteri
"Broken" Matt Hardy
1
Record
ramadan special mukbang

Xavier Woods: (Kofi'ye dönük bir şekilde konuşuyor) Benim bu odadaki en sevdiğim ses… Şu çatal bıçakların birbirine değme sesi, ya çıtır tavukların kıtır kıtırlığı... İnsan bazen bir senfoni arıyor ya, işte benim senfonim bu. Sanki her ısırık, bir savaş kazanmışım gibi hissettiriyor bana. (Kofi’ye bakarak başını sallıyor) Duyuyor musun Kofi?

Kofi Kingston: Duyuyorum Xavier, duyuyorum. Ama bir şey daha duyuyorum… Bu çok daha derinden gelen, sessizliğin içinden akan bir şey... Burada olmayanların suskunluğunu!

Xavier Woods: (Kameraya dönerek konuşuyor) Hepiniz bizi izliyorsunuz değil mi? Ekranlarınızın başında, karnınız aç, mideniz gurulduyor… Ama izliyorsunuz. (Başını iki yana sallıyor, dudaklarını büzerek küçümseyici bir bakış atıyor) Ben olsam bakmazdım ama siz bakıyorsunuz.

shp10tw.jpg


Kameraman: Bunun iyi bir fikir olduğuna emin misiniz?

Xavier Woods: (Kameramana sinirle bakarak konuşuyor) Yo, kapa çeneni ve görevini yap!

Kofi Kingston: Bir saniye adamım, bir saniye. Bu ayın olayı en iyi yemekleri yiyip, kutlamak değil mi? Ramazan dedikleri 30 günlük ziyafet serisi değil mi? Oruçları açınca, sofralar krallara layık olmuyor mu? E biz de aynısını yapıyoruz işte!

Xavier Woods: Erm... Tam olarak öyle diyemeyiz ama...

Kofi araya giriyor.

aubk37x.jpg


Kofi Kingston: Neyse ne, bu umurumda değil. Aldığım ısırıklarda, benim yiyişimi izleyenlerin ağızlarından akan salyaları düşünecek değilim. Kendi istekleri doğrultusunda bu içeriğe dahil oldular, şimdi de ben neyi uygun görürsem onu izleyecekler! (Xavier sinsice sırıtıyor, Kofi de kameraya dönerek devam ediyor) Bunu yapmam sizleri bir hayli öfkelendirmiş olabilir ama bunu bir kenara bırakmanızı istiyorum. Hareketlerimde sizlere yaklaşmaya, sizleri hissetmeye çalışıyorum. Söylesenize, bunu gerçekten hissedemiyor musunuz, ha? Sizin gibi olmaya çalıştım, evet, evet, tam olarak öyle yaptım. Bu gayretim şimdiyle sınırlı değil, bunu yıllar boyunca yaptım. O sahneye her çıktığımda, her maça girdiğimde, her an o gülümsememi takınıp sizlerin sevgisiyle motive olduğumu sanıyordum. Ama sonunda anladım… Sizden biri olmak bana hiçbir şey kazandırmadı. (Ağzına birkaç patates kızartması atıyor) Ah, dostum, bu kızartmalar gerçekten harika!

Xavier Woods: Durma, pizzayla devam et. (Kofi'ye doğru kutuyu ittiriyor) Merak ediyorum da, onlar gibi olmaya çalışarak elimize ne geçti Kofi? Eğer geçmişimize birçok kemer yazdırdık diyeceksen, onların varlığından epey bir zaman geride kaldı. Şampiyon değiliz, bizi boostlayacak bir troll kitlemiz de yok. İpler bizim elimizde olabilir ama yolun sonunu getirmek, geriye dönmekten daha kolay. Artık daha iyi olduğumuzu görüyorum, en azından olmadığımız kişiliklere bürünme buhranını üzerimizden attık. 11 yıl boyunca, 11 yıl boyunca profesyonel güreş endüstrisinin her köşesinde tırmaladık. Bizleri aldılar, mid-card’a attılar, orada savaştık. Bizi aldılar, takımlar divizyonuna koydular, orada savaştık. Ama ne zaman ki zirveye çıkmak istediysek... İşte o zaman gördüm, önümüzde aşamayacağımız engeller olduğunu... Sorun hiçbir zaman bizimle alakalı olmadı Kofi. Ten rengimiz... Bu onların sorunu oldu. Yeri gelmişken söylemem gerektiğini hissediyorum, bir hata yaptın. Her ne olursa olsun seni hor görmeye devam edecek bir ırka el verdin.

Kofi Kingston: Ah, Miz'den bahsediyorsun... Biliyorum dostum ama o anda içimde anlam veremediğim bir his oluştu. Belki de de bu işin içinde kalmak, ayakta durmak, adımızı hâlâ bir tabelada görmek için o hamleyi yapmam gerekiyordu.

oyhpa0a.jpg


Xavier Woods: Bunu Miz mi sağlayacak?

Kofi Kingston: Neden olmasın? Dinle, her gün aynaya baktığımda yüzümdeki o gülümsemenin sahte olmadığını kendime kanıtlamaya çalıştım. Sen bana bakarken sessiz kaldın ama ben gözlerinde o hayal kırıklığını gördüm. ''Neden?'' diye sordun bana içinden, ''Neden Kofi?''... Çünkü herkesin kendi yolunu çizdiği, herkesin birbirini sattığı bu çağda, ben bizim için bir pencere açmaya çalıştım Xavier... Bunu bizim için yaptım. Belirtmem gerekiyor ki, bu pencere bir umut ışığı değildi. Soğuk bir rüzgarla aralanan, geçmişimizin üzerine buz gibi üfleyen bir açıklıktı sadece. Miz, o el sıkışmasını samimiyet zannedecek kadar saf değil. O, o anın ne olduğunu biliyordu. Ben, biz ayakta kalalım diye bir adım attım. O adım doğru muydu, yanlış mıydı bilmiyorum ama niyetim asla seni arkada bırakmak değildi. Seni hayal kırıklığına uğrattıysam, beni affet kardeşim. Ama bil ki, ben o elimi uzatırken hâlâ senin elini hissediyordum. Bu hikayeyi birlikte yazdık ve birbirimizi sımsıkı bir şekilde sarmaya devam ettiğimiz sürece, bu defteri de birlikte kapatmak istiyorum. Ama bu kez, başkasının yazdığı sonla değil. Bizim kanımızla, terimizle, öfkemizle yazacağımız bir sonla!

Kofi kameraya dönerek devam ediyor.

7os75xf.jpg


Kofi Kingston: Eğer o tokalaşmanın ardından gerçekten dost olduğumuza ve hatta ailenin bir parçası olduğuna inandıysan... Hayır, öyle değildi. Ben senin gibi adamların sadece işine geldiğinde "Dost" olabildiğini biliyorum. O el… Bir güven işareti değildi. O, sadece oyun tahtasında yapılması gereken bir hamleydi. Beni tanıyorsan bilirsin, ben her adımı kalbimle atarım. Ama bazen kalbinin attığı yönle aklının götürdüğü yön aynı olmayabilir ve o gün, ben aklımla hareket ettim.

Xavier Woods: Yani bakacağız, göreceğiz...

İkili yemeklerini yiyerek konuşmalarına devam ediyorlar, şirket hakkında konuşma yaptıkları kesit de burada son buluyor.​
 
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi