- Katılım
- 2 Tem 2023
- Konular
- 66
- Mesajlar
- 3,706
- Beğeni sayısı
- 875
- PG Nakit
- 0
- Konum
- Maltepe
- Favori Güreşçi
- Adam Cole
- RPG Karakteri
- Jeff Hardy
Nelerden korkuyoruz? Tekrar etmesinden mi yoksa bilmediğimiz bir süreçten mi? Bazen kaybolma korkusundan ötürü rahat olduğun bir kaç metrekareden bile uzaklaşmak istemezsin. İnsanın zihni bir kandırmaca gibi, sana düşünmek istemediğin her şeyi hayal ettirebilir. Kafanda resmedemediğin görselleri bile.
Hatırlıyorum, en azından şüphe ettiğim korkuların benden uzak olduğunu görebiliyordum. Huzurluydum ve kendi parçalarımı söküp bu işe yeniden başlamış gibiydim. İyi ve kötüyü görmüştüm ve artık düz ve dar duvarlar arasında rahatlıkla nefes alabiliyordum. Semboller sadece bana yol gösteriyordu ve ben sadece sembolleri kırmak ile ilgileniyordum. Daha ne kadar mavi rengine sarılacaktım ki? Her detayı hatırlıyordum ve hiçbirini değiştirmek istemiyorum. Şimdi daha huzurlu muyum? Hayır ama en azından üzerimdeki kan rengini daha iyi görebiliyorum. Mavilerden kurtulup sanırım kendimi siyahların içinde bulmam gerekiyordur.
Silahın ateşlemiyor olması tehlikeli olmadığı anlamına gelmez.
"Bu klişe cümleler ile neyi ima etmek istiyorsun. Şimdi de umut veren kişiyi mi oynamaya başladın?"
Tek bir role sabit kalmak sıkıcı. Başarısız ve kendine ihanet eden tecrübelerini insanlar daha ne kadar dinlemek isteyecek? Posterlerinle dolu bir odada kolunda şırınga ile seni buldukları zaman cenazende kimse senin hakkında efsane diye bahsetmeyecek. KENDİNİ HATIRLATMAK İÇN ÇABA GÖSTERME, KİMSE SANA ATEŞ OLMAN İÇİN O KIVILCIMI VERMEYECEK.
Jeff Hardy bıçağı bıraktı ve derin bir burun çekişi ile masanın üzerini temizledi.
Yavaş olmalısın.
"Bana yardım etmeye mi çalışıyorsun?
Hayır, daha fazlasını istemediğini biliyorum.
"Daha fazlaya ihtiyacım var asıl. Daha çok rahatlamak istiyorum, daha çok nefes alıp daha çok kontrol sahibi olmak istiyorum."
Daha çok berbat etmek istiyorsun, istersen bu doz ile beraber bir ring performansı sergilemek de istersin diye düşünüyorum? Bu saçmalığı iki kez yapacak kadar aptal olduğun için sana alman dozu söylemek zorunda kalan insanlar var.
"Sen sadece her şeyi bildiğini sanan bir orospu çocuğusun."
Jeff Hardy konuşmaya başlar, öncekilerden ne farklıydı peki? Nasıl hissediyor anlaşılmıyordu. Mimikleri ve duyguları olmayan ama gözlerindeki hırsı kaybetmeyen birisi gibi duruyordu.

"Koşmaya çalışıyorum ve elimde kaybettiklerimi hatırlatan bir manzarayı görmemek için tempoda kaybolmaya çalışıyorum. Yorgunluk dışında bir sonuca ulaşamıyorum, bu sefer parçalarımı toplamayı unutmuş ve herhangi bir sonuca varmaktan uzak olan ruhsuz bir et parçası gibi hissediyorum. Pahalı ayakkabılara ve lüks bir arabaya sahip olmak için düştüğüm durumu düşünüyorum. Örnek aldığım ünlüler gibi 27 yaşında ölmüş olmayı hak etmiştim oysa. Güreşmek nereden çıkmıştı? Çocukluktan gelen bir heves için canımı bu kadar yakmaya göze alır mıydım? Elbette o lüks arabaların içinde paparazzileri yok sayıp kendimi bir bokmuş gibi hissetmeye ihtiyacım vardı.En güzel kadınların ertesi gün ismini hatırlamayıp ışıklardan dolayı acıyan gözlerimi Oakley'im ile örtüp kahvaltı yapmak içindi (hafif sırıtarak konuşur). Ağrı kesiciler ile ve bir kaç dumanın beni seyirciler arasında bir kahraman yapacağını düşünmemiştim. Sonra bu adamı oynamaya devam mı ettim bir de? Kendimden ne bekliyordum? Biraz daha fazla Kol bandı sattığım için kendimi süperstar mı zannetmiştim?"
Yine kendinle çelişiyorsun, Uyan amına koyayım. Dümdüz bağımlısın, kalıp uydurma kendine.
"Hayır. Bilmiyorum. Ne düşünüyorum? Yine mi kendimi bu boktan döngüde buluyorum. Daha fazla ileriye gitmek için ağrıdan uyuşan kollarımı acı içinde uzattığımda duvarın soğuk olduğunu anlayabiliyorum. Sanırım kendime söylediğim yalanlar ayağa kalkmam için yeterince umut verici değil. Galiba karanlığa alışıyorum. Veya belki de ışığın ne kadar parlak olduğunu unutmuşumdur. Sırtımdaki yara izleri beni alkışlayan insanların arasında bir savaşçı gibi yürüyüp köpeğimi ateşlerin içinden kurtarmak istiyorum. Her yerde olup, her şeyi yapamıyorum. Muhtemelen tuttuğum basamakların kırılmaya başladığı an buydu. Herkes beni gördüğüne mutluydu ama ben acı içinde ölen köpeğimi yıllar sonra borçlardan dolayı satmak zorunda kalacağım villamın bahçesinin en güzel yerine gömmekten başka bir şey yapamadım. Hiçbir şeyi geri getiremeyecektim, ben de bir kaç duman daha almaya başladım. Ve evet, hepsinde de bunun son olduğunu söyleyerek aptal gülümsememi sürdürmeye devam ettim. Masamın üstündeki boyalarla da çocuklara Jeff Hardycilik oynamaya devam ettim. Kahraman olduğuma artık ben bile inanmıştım ki hatta bu nedenle tedaviler bile gördüm. Duvarlar arasında geçen bir detokstan başka bir şey değildi. Çıktığımda muhtemelen tüm sahte arkadaşlarımın kabuslarına Mercedes ve BMW girmiş olmalı ki kart hareketlerimi ayıkken bile anlayamıyordum."
"Yorucu bir günün bitişi daha ve ben şarkımdaki riff'i bile tamamlamaktan çok uzaktayım."
"Not defterim neredeydi ki? Albüm için güreşçi ismimden faydalanmayacak birini bulmaktan daha zor olan bir benzetme bile düşünemiyorum şu an."
"Güreş berbat bir spor ve spor denilmesini anlamıyorum. İstersem ideal kilomun çok üzerine çıkabiliyorum ve insanlar beni bunun için eleştirmiyor bile."
"Gerçi bundan dolayı öz abimin kovulduğunu hatırladım ama neyse onu siktir edin zaten bok gibi güreşiyordu."
"Val Venis ve Mayhem piçini ben ünlü ettim amına koyayım."
"Wes Lee maalesef bir drama elçisi."
Jeff saçmalamaya devam eder ve yavaşça koltuğunda uyuya kalır ve kamera kapanır.
Jeff Hardy önceki konuşmasından tamamen farklı bir konuşma yapmıştı. Farklı iki insan değildi elbette, seçimlerin bize yaptırdıklarıydı o kadar.
