Cody Rhodes'unki şirketten ayrılarak yapılmış bir karakter evrimi. Uzun soluklu ve destansı bir hikayesi var.
LA Knight'ınki bu dörtlüden en zayıfı olabilir. Max Dupri zaten berbat bir denemeydi, nitekim tutmadı. Ama onun hikayesinde de Max Dupri döneminin ardından kovulmanın eşiğine gelip de bugün USC potasına dahil olabilmesi gibi bir tamamlanma var.
Jey Uso'nunki ise dünyada akla gelmeyecek cinsten, kendimizi bildik bileli ikiz biraderlerden oluşan The Usos'un tekli kariyer çizebileceğini asla düşünmemizden ötürü bu hususta ezberbozan bir hikaye.
Hepsinin kendi içinde çok kıymetli ve ilgi çekici yanları var. Ama benim cevabım Roman Reigns olacak. Roman Reigns'in yaptığı şey, diğerlerinin aksine evrilmeden önce de evrildiği gün de en tepeye oynayarak bunu gerçekleştirmesi. Aradaki tek fark, 2019'dan önce hayranların %90'ı bu adama nefret beslerken 2020 ile beraber bu durumu 180 derece çevirerek çok ciddi fanbase(ler) kazanabilecek noktaya gelmesi. Roman Reigns'in de 2019'da ara vermeden önce köpek maması yemeli dönemleri oldu tabii, ama diğer üç ismin durumuyla asla bir değil. The Shield dağıldığı günden beri 2014-2019 arasının toplam gün sayısına vurursak aşağı yukarı 3.5 yıl kadarını ana kemer/main event düzeyinde bulunarak geçirdi. 2020'den sonra ise zaten geçen seneye kadar kesintisiz bir ana kemer şampiyonluğu dönemi var. Bunu bu kadar bastırdım ve tasvir ettim, çünkü 5 senelik olumsuz bir birikimi birkaç ay içerisinde tam tersine çevirmek; bir de bunu yine main event potasında kalarak ve hatta oraya kazık çakarak yapabilmek her babayiğidin harcı değil bence. Roman Reigns'in 4 yıl boyunca anlattığı Bloodline hikayesinin WWE'de devir kapatıp devir açtığından falan hiç bahsetmeme gerek yok zaten artık. Roman Reigns'in karakter değişimi WWE'nin değişimine de gebe oldu ve tıpkı kendisinde olduğu gibi WWE'de de olumlu yönde bir değişimden bahsediyorum. Etki düzeyi bu kadar büyük bir karakter yapılanması bir daha kolay kolay görmeyiz herhalde. Tabii John Cena'nın geçen hafta itibariyle yaptığı ve yapmaya başlayacağı şeyi buna dahil etmiyorum. Kanuni'nin Pargalı'ya dediği gibi: "Sen kendini kimlerle mukayese ediyorsun Pargalı…"