RPG Ben Karanlık Mıyım?


Ensiferum

amcaoğlu
Katılım
4 Tem 2023
Konular
140
Mesajlar
9,348
Beğeni sayısı
2,289
PG Nakit
550
RPG Karakteri
Bray Wyatt
bray wyatt'ı her zamanki tabiatının içinde, elleri cebinde görüyoruz. wyatt, hafif çiseleyen yağmurun başına ne getireceğini merak edermişçesine yeni harlanmış bir kampa ateşini izliyor. sessizliği tek bozan şey çalılıkların arasındaki tozu sürükleyen rüzgarla ateşin çıtırtılarıyken, bray wyatt yavaşça söze giriyor.

g2br868.png


görüşüne göre fight club sirkine tam olarak bir hafta kaldı ve hainle olan hesabı görmek için artık uzun bekleyişlere mahal yok. ve bu konuda daha fazla nefes tüketmeye de gerek yok, haftaya bray amcanız en iyi yaptığı işi yapacak: ringe girip ruhen incinmiş olan velveteen'in işini bitirerek yaralı hayvanın acısına bir son verecek. size bugün pgw'den ya da o çöplüğün içerisinde olan bitenden değil, hayattan bahsedeceğim. kendimle alakalı duyduğum ya da gördüğüm şeyler benim umurumda değil adamım. kimi beni bir azrail olarak görür, yeterince şanslı olanlar ise bir iyilik meleği gibi. ama hangisi doğru? gerçekten de, "ben karanlık" mıyım? (wyatt sırıtıyor) şöyle düşünelim: bir kutup ayısını çölde gören bedeviler, onun büyüleyici bir yaratık olduğunu düşünüp onu muhafaza altına mı alır, yoksa daha önce hiç görmedikleri bu yaratıktan korkup onu öldürürler mi? ne pgw ne de ondan önceki örnekleri hiç bir zaman dışarıdan gelen bir "yabancı"ya iyi muamele etmediler öyle değil mi? o çok değerli ve kıymetli undertaker'ınız ile sirk hayvanı gibi iplerle gezdirildi. tabiatı gereği normalden uzun olan adamlar kostümlere sokulup soytarı muamelesine maruz kaldı. ve hepsi, para için bunu yaptılar. kim, ölüler vadisinden gelen ve ruhları toplayan doğaüstü bir varlık olduğunu iddia edebilir? sahiden de uzun bir kapıcı paltosu ve göz sürmeleri sizi öteki dünyadan gelen bir elçiye dönüştürmeye yeter mi? yahut bir vodoo maskesine boyanıp dumanlar salan bir asayla gezmek, sizi insanların vücuduna hiç dokunmadan acı verebilen ruhani bir güç mü yapar? hayır adamım, bunların hepsi birer illüzyon. benim yaşadığım yerde ne aptal kutularına, ne de internet dediğiniz şeytan icadına yer yok. ama yerine kulağı var, görebiliyor ve duyabiliyorum: hepsi mesaileri bittikten sonra bütün emanetleri bir kenara bıraktılar ve normal bir hayata başladılar. soytarıların programlarına katılıp o günlerden bahsederek geçmişleriyle tekrardan para kazanmanın peşine düştüler. çünkü o adamlar için bu bir meslekti. ama, bizim ufaklığa anlatmaya çalıştığım üzere, benim buradaki hayatım bir meslek ya da rolden ibaret değil. hayat sizi hiç bir zaman undertaker ve kane gibilerle karşılaştırmaz ama yolunuzu yeterince güneye düşürürseniz her zaman bir bray wyatt'a toslamanız mümkün. tabi ki bu bir tavsiye değil, zira bana ait olan topraklarda yabancıları sevmem ve uğrama zahmetine giren herkesten de haracımı alırım. kenny omega'ya sorarsanız, size güney misafirperverliğinin nasıl bir şey olduğunu anlatır.. (wyatt gülümsüyor tuhaf bir şekilde) bütün bu savaşı başlatmadan önce benim de diğerleri gibi bir ucube muamelesi göreceğimi biliyordum. ama hiç bir zaman dönüp de nasıl karşılanacağıma kafa yormadım. görüyorsunuz ya: misafir başka bir şeydir, kapınızı çalar ve sizin onu nasıl karşılayacağınızdan emin olamadığı için hoş hediyeler ve latifeler sunar. ama benim gibi adamlar, bizler doğuştan ev sahibiyiz. kapıyı çalmak yerine kırarız ve evin içinde olan adam da canımız sıkılana kadar bizim misafirimiz olmak zorundadır. pgw'de olduğu gibi, bu kapı benim yüzüme kendiliğinden açılmadı adamım. ben kilidi kırarak, demirleri zorlayarak içeri girdim ve şimdi beni dışarı çıkartmaya değil bir, bin tane velveteen dream gelse fayda etmez.

wyatt alevleri izliyor bir süre.


50mrex3.png


zaman içerisinde insanların benim yaymaya çalıştığım mesajı anlayabileceğini düşünmüştüm ama beklediğimden çok daha yavaş gidiyoruz. madamlar ve mösyöler, bilmenizi isterim ki ne bray wyatt ne de wyatt ailesi hiç bir zaman "karanlık" olmadı. burada ruhları çağırıp, hortlaklarla vals yapmadık. o paslı kameralar benim çiftliğime her döndüğünde, hayatın kendisinden daha gerçek enstantanelerle karşılaştı. goldust'ın attığı çığlıkları hatırlayın, sizce bunun metafizik bir yönü olabilir mi? kenny omega'nın, joe gacy'nin düştüğü vaziyetlere dönün de bir bakın: o adamların benim elimde çektiği acılar sizce de ruhani varlıkların ürünü müydü, yoksa çiviyi nereye saplayacağını bilen güneyli bir marangozun el işi miydi? (wyatt eline bakıyor) hayır adamım, ben sizleri ruhlar alemine ya da karanlıklar diyarına götürmem. sizler buraya kendi şeytanlarınızla gelirseniz, sadece içinizdekini uyandırırım. pgw'ye geldiğim günden beri bir an bile inzivaya çekilmedim, teke tek, ikiye iki, üçe üç ve gerektiği zaman beşe beş. ve tek bir gerçek her zaman baki kaldı: bray wyatt'ın bileğini hiç kimse bükemez. benim savaşlarımın hangisinde ringe bir yaratığın indiğini gördünüz? hangisinde ruhlar zuhur ederek benim galibiyetimi garantiye aldı? hayır adamım, birinci günden beri yumruğumun ve irademin kuvvetiyle önüme çıkan herkesi teker teker yere serdim ve bunu pgw'nin buhar olup uçacağı o son güne kadar yapmaya da devam edeceğim. artık bray amcanızı daha iyi tanıyın: ben, ringde "teknik" olarak adlandırdığınız adamlardan daha sert, daha gerçek bir örnek sunuyorum. ve onların hepsinden iyiyim, bu ormanın kralı benim! onlar sadece nöbetleşe benim altınlarımı ısıtmakla görevli olan buçukluklar, ve hainle olan hesabımı gördükten sonra hepsine sıra gelecek. sizlerden, fight club yaklaşırken sadece şunu iyi anlamanızı istiyorum: velveteen dream denen soytarıya yapacaklarımın tek suçlusu, kendisi. ve ben onun acuz bedenini güney mezarlığına gönderdiğim zaman arkasından ağlamayın. sevinin. çünkü sizin şampiyonunuz benim. sizin şampiyonunuz, onurdan bahsedip ring zeminlerinde rakipleriyle tokalaşan, sizlerin yüzüne gülümseyen ama tek yaptığı kendi hayat konforunu yükseltmek olan o soytarılar mı zannediyorsunuz? pgw'de siz insanları temsil etmeye yakın olan tek adam benim. ben karanlık değilim adamım, ben pgw'de güneş ışığının vurduğu tek kara parçasıyım. ve fight club sona erdiğinde, bray amcanızı bir baba gibi sevmeyi öğrenmeniz gerekecek.. zira sizleri pgw'den alacak, bir cennete götüreceğim. isteseniz de, istemeseniz de. follow…. the buzzards.

wyatt gökyüzüne bakarken ateşin çıtırtılarıyla kameralarımız tekrardan siyaha bürünüyor.
 
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi