PAYBACK #62
31 Ocak Cuma, 20:30 - C
UBS Arena
Elmont, New York
ŞOVU TAKİP ETMEK İÇİN NEDENLER
1- The Miz'in Görevlerine El Konuluyor!
2- Köyden Gelen Tatsız Haber
3- Karlı Bir Anlaşma Yapılıyor!
4- Debut Match
Kofi Kingston vs. ???
5- Yeşil Beyaz Meşale Gösterisi
EXCLUSIVE
Angel'in evi. Orton ve Angelico'yu kahvaltı masasında görüyoruz. Yıkık dökük bu eve göre fena sayılmayacak bir masa. Orton düşünceli. Angelico ise her zamanki gibi neşeli. Biraz sonra Orton konuşuyor. İç sıkıntısını anlatıyor.
Randy Orton: Leo Kruger'dan dayak yedim. Bu adam tam bir psikopat! Ama ben de zamanında öyleydim. Direncimin bu kadar azalması beni üzüyor Angel. Daha çok çalışmalıyım. Daha çok dövüşmeliyiz.
Angelico bir yanıt vermiyor. Kısa bir süre düşünürken yemeğini yiyor. Orton da sakince kahvaltısına devam ederken biraz sonra aklına bir fikir geliyor. İçeriye, odasına gidiyor. Hemen ardından hızla geliyor. Elinde bir şişe var. Kapağını açıyor.
Angelico: Bir zamanlar nehrin tepelerinde insanları kurban etmişler. Vücutlar yanmış, sular ağaçlara ve nehre sızıp kül suyu oluşturmuş.
Şişedeki tozu Orton'un elinin üstüne döküyor. Orton başta sakince Angel'e bakarken biraz sonra elini çekmeye çalışıyor! Çünkü bu kül suyu denen toz onun canını gerçekten yakıyor! Fakat bu sırada Angel onun kolundan tutuyor. Kahvaltılıklar ve tabaklar bir yana hareket ederken onlar da öteki tarafa hareket ediyor. Orton yerinde duramıyor! Çünkü bu gerçekten acı verici.
Angelico: Acı olmadan hiçbir şeyimiz olmaz.
Randy Orton: (can çekişerek) Yara bırakır mı bu meret?
Angelico: Bıraksın. Acı ve fedakarlık olmadan hiçbir şey elde edemeyiz. (Orton bağırmaya ve kaçmaya devam ediyor. Angel onu tutuyor. Bu hareketlerinden dolayı Orton'a öfkeleniyor). Bu hayatındaki en büyük an ve sen şu an onu kaçıyorsun. (Orton oldukça fazla acı çekiyor! Çoktan terledi bile. Yerinde durmaya çalışıyor). Babalarımız tanrı modelleriydi. Peki babalarımız bizi terk ederse tanrı hakkında ne düşünürsün? Tanrının seni sevmeme ihtimalini düşün. Seni istemedi hatta belki de nefret ediyor. Bu olabilecek en kötü şey değil. Ona ihtiyacımız yok. Biz tanrının istenmeyen çocuklarıysak bırak öyle kalsın.
Orton onu dinleyemiyor. Zaten konuyla da bir alakası olmadığını düşünüyor. Kaçmaya çalışıyor. Masadaki suyu görüyor ve ona dikkatle bakıyor.
Angelico: Su dökersen kötüleşir, ancak sirke ile iyileşir. Ama önce bir gün öleceğini kabul et. (Orton bağırmaya devam ediyor, acı çekiyor. Aynı zamanda korkuyor da. Hiç bitmeyecek bir acı gibi hissediyor). Korkma Randall, acı geçecek. (Sol elinin üstündeki izi gösteriyor Angelico. Kül suyundan kalma bir iz bu). Sadece her şeyi kaybettiğimizde her şeyi yapabilecek kadar özgür oluruz
Orton artık nefes alamayacak kıvama geliyor. Bu sırada Angelico onun kolunu bırakıp hızla sirkeyi getiriyor. Hızlıca elinin üstüne dökerken Randy Orton kendini yere bırakıyor. Sakince orada yatıyor.
Angelico: Dibe vurmaya bir adım daha yaklaştın, tebrikler.
Pyro gösterileri! Money in the Bank 2025 sonrası ilk PAYBACK şovu başlıyor, PAYBACK #62 BAŞLIYOR!
Müzikle beraber bazı izleyicilerin keyif kaçıyor. Alberto Del Rio bir pizza değil, herkesi mutlu edemiyor!
Başka birisi olamazdı! Şovu açan isim, PGW'nin yüzü, "La Cara", "El Patron", NEW PURE CHAMPION ALBERTO DEL RIO! Bunu Ricardo'nun anonsuyla da duyuyoruz. Bu sırada Alberto arabasının kornasını bağırtarak geliyor, sonra da ondan inip girişte tauntlarını atıyor.
Ricardo Rodriguez: ¡Damas y caballeros! Regresando a PAYBACK esta noche está el ex Campeón PGW, el Campeón PGW con el reinado más largo en la historia, la cara actual y eterna de PGW, el mejor de la historia, el orgullo de México, ¡el nuevo Campeón PURE! AAAALLLBEEEERTTOOOOOOOOOOOO!!!!! DEEEEEELLLLLLLL RRRRRIIIOOOOOOOOOOOOO!
Ricardo ile beraber ringe doğru ilerliyor Del Rio. Biraz sonra yan taraftan bir mikrofon alıyor. PURE kemerini şöyle bir omzunda gösteriyor. Sonra da kameraya göz kırpıyor. Seyirci tezahüratları da yavaşlarken Del Rio konuşmaya başlıyor. Hafifçe sırıtarak konuşuyor.
Alberto "La Cara" Del Rio: Karşınızda Meksika'nın Güreş Tanrısı var! Rindan homenaje, perros! Biat edin orospu çocukları! Çünkü ben ölümsüzüm! (seyircilerden karışık tepkiler geliyor. Alberto Del Rio gülüyor. Biraz sonra sakince devam ediyor). Büyük bir Money in the Bank gecesi geride kaldı. Dominik belki çantadaki parayı kaptı. Ama en iyi para cepteki paradır ergen çocuk! Baban sana bunu öğretmedi mi? Belki de başarılı bir rol model olmadığı için onu örnek de almamış olabilirsin. Bu konuda haklısın seni şımarık piç kurusu. Senin kadar olmasa da PGW kadrosunda şımarık bir adam daha var. Will Ospreay. Onu bir kez daha yenerek PURE kemeri ile paramı nakite çevirdim, cebimi cash ile doldurdum. Şu pislik Amerikalılar nasıl diyorlar? Easy peasy.
Alberto kameraya göz kırpıyor sonra da gülüyor.
Alberto "La Cara" Del Rio: Bu gece PAYBACK'in en tarihi gecesine tanıklık ediyor olacaksınız. Yayınlanan en iyi bölüm! Açıklamalarımı iyi dinleyin. Çünkü anlatacağım çok şey var. Öncelikle; bu gece itibarıyla kokuşmuş Mr. O'Neil yönetiminden kalma PURE Championship'i değiştiriyorum. Bu kemer, çoğu insanın kafasını karıştıracak cinsten birçok kurala sahip. IQ ortalamasının 50 olduğu Amerika halkı için maçı anlamak, atomu parçalamaktan daha zor. (Yuhalamalar geliyor). Kurallar dolayısıyla psikolojik baskının çok olduğu bir maç yerine anarşinin yoğunlukta olduğu işleri severim. "Baskının sonu anarşidir," diyerek kendi kurallarımı, yeni PURE Championship'i açıklıyorum. Artık kemer için hiçbir kural yok! 7 gün 24 saat savunulmaya hazır. Beni eğer bir yerlerde yakalayabilirseniz, götünüz de yiyorsa, bir de hakem bulabiliyorsanız kemeri almak için mücadele edebilirsiniz. Öldürülmek dışında her türlü işkenceye hazırım. Çünkü sizin de hazır olmanız gerekiyor.
Alberto Del Rio kahkahalar atıyor! Bu gülüş hiç hayırlı değil! PURE Championship'in kaderi resmen değişirken seyirciler heyecanlı. Alberto yeni kurallarıyla beraber yeniden doğan kemerini havaya kaldırıyor. Fakat bu adam kuralları nasıl olur da tek başına değiştirebilir?
Alberto "La Cara" Del Rio: Will Ospreay. Eğer bu kadar şımarıklık yapmasaydın belki de kemerin de kuralların da aynı şekilde kalabilirdi. Ama sen PGW'ye savaş açtın. Yönetime saygısızlık yaptın. Patron istiyorsa kemerini koruyacaksın. Patron istiyorsa şovlara geleceksin. Sen Patron'a bağlı, sözleşmeli bir PGW güreşçisisin. Benim gibi özel bir kontratın olduğunu zannetme. Bunlar affedilemez ese. Kemer için konulan onca kurala rağmen başıboş bir şampiyondun. Artık buna son verilmesi gerekiyordu. Cezanı kesmek için sömestr tatilimi yarıda bıraktım ve Money in the Bank gecesi senin için döndüm. Aynı zamanda kokuşmuş bu düzeni toparlamak için. PGW'de Liberal Era'dan bahsediliyor. Benimle beraber yükselen ve PGW'nin en büyük dönemi! Senin gibi, The Miz ve Roman Reigns gibi aptalların buraları kafasına göre yönetip benim yokluğumda bok edeceği bir dönem değil. Liberal Era, La Cara'nın yükselişi ve PGW'nin gerçek manada kaliteli bir şekilde yönetildiği eşsiz bir dönem olarak kalmalı. Bu gece bu yüzden buradayım. Fakat hepinizden farklı olarak bu düzeni toparlamak için yetkilerim var. Burada Dwayne "The Rock" Johnson, nam-ı diğer Boss'un vekili olarak aranızda yer alıyorum. Aynı zamanda PAYBACK 62 ve 63. bölümlerin General Manager'i! The Miz, buraya gel seni beyinsiz aptal orospu çocuğu! Ceza kesilecek sıradaki kişi sensin.
Seyircilerin karışık reaksiyonları eşliğinde Alberto Del Rio girişe doğru bakıyor. Biraz sonra The Miz, müziksiz bir şekilde orada beliriyor. Takım elbisesi ile ringe doğru ilerliyor. İçeriye giriyor. Alberto Del Rio'ya elini uzatıyor fakat La Cara o eli sıkmak istemiyor. Mikrofonu ağzına götürüyor ve konuşmaya başlıyor.
Alberto "La Cara" Del Rio: Perro. Büyük hatalar yaptığının sen de farkındasındır. Özel hayatındaki çalkantıları şova taşımana başta bir şey demek istemedik. Seni tolere etmeye çalıştık. Fakat Money in the Bank gecesi maça çıkmayan bir adamı, Sami Zayn'i şampiyon ilan ettin. Sırf Val Venis kaybetsin diye TV kemerinin prestijini beş paralık ettin. Dwayne'in sabrı artık taştı. Fight Club'a kadar görevlerine el koyuyoruz. (Seyircilerden karışık tepkiler geliyor). Psikolojik olarak zor bir dönem yaşadığını görüyoruz. Özel hayatın herkesin dilinde. Sana hak veriyorum amigo, Maryse ilik gibi bir karı. Onu hiçbir erkek kaybetmek istemez. Ama gerçek bir erkeğin yatak odası, o odadan başka bir yerde konuşuluyorsa sorunlar çok büyüktür ese. Seni Maryse gibi bir celsede silmek istemiyoruz. Sana bir fırsat veriyoruz. Problemlerini çöz. Özel hayatın ile işini karıştırmayı kes. Eğer bunları başarabilirsen yönetim kadrosuna geri döneceksin. Ama eğer Val Venis ile olan meseleni geride bırakamazsan sadece bir güreşçi olarak PGW'de yer alabilirsin. Kafanı toparla Mike. Ne yapmak istiyorsun? Kararını ver. Hatta ben sana yardımcı olayım. Birazdan Tyler Breeze ile karşılaşacaksın. Tüm nefretini kusabilmen için maçı No DQ olarak ayarlıyorum.
Ricardo ile beraber ringe doğru ilerliyor Del Rio. Biraz sonra yan taraftan bir mikrofon alıyor. PURE kemerini şöyle bir omzunda gösteriyor. Sonra da kameraya göz kırpıyor. Seyirci tezahüratları da yavaşlarken Del Rio konuşmaya başlıyor. Hafifçe sırıtarak konuşuyor.
Alberto "La Cara" Del Rio: Karşınızda Meksika'nın Güreş Tanrısı var! Rindan homenaje, perros! Biat edin orospu çocukları! Çünkü ben ölümsüzüm! (seyircilerden karışık tepkiler geliyor. Alberto Del Rio gülüyor. Biraz sonra sakince devam ediyor). Büyük bir Money in the Bank gecesi geride kaldı. Dominik belki çantadaki parayı kaptı. Ama en iyi para cepteki paradır ergen çocuk! Baban sana bunu öğretmedi mi? Belki de başarılı bir rol model olmadığı için onu örnek de almamış olabilirsin. Bu konuda haklısın seni şımarık piç kurusu. Senin kadar olmasa da PGW kadrosunda şımarık bir adam daha var. Will Ospreay. Onu bir kez daha yenerek PURE kemeri ile paramı nakite çevirdim, cebimi cash ile doldurdum. Şu pislik Amerikalılar nasıl diyorlar? Easy peasy.
Alberto kameraya göz kırpıyor sonra da gülüyor.
Alberto "La Cara" Del Rio: Bu gece PAYBACK'in en tarihi gecesine tanıklık ediyor olacaksınız. Yayınlanan en iyi bölüm! Açıklamalarımı iyi dinleyin. Çünkü anlatacağım çok şey var. Öncelikle; bu gece itibarıyla kokuşmuş Mr. O'Neil yönetiminden kalma PURE Championship'i değiştiriyorum. Bu kemer, çoğu insanın kafasını karıştıracak cinsten birçok kurala sahip. IQ ortalamasının 50 olduğu Amerika halkı için maçı anlamak, atomu parçalamaktan daha zor. (Yuhalamalar geliyor). Kurallar dolayısıyla psikolojik baskının çok olduğu bir maç yerine anarşinin yoğunlukta olduğu işleri severim. "Baskının sonu anarşidir," diyerek kendi kurallarımı, yeni PURE Championship'i açıklıyorum. Artık kemer için hiçbir kural yok! 7 gün 24 saat savunulmaya hazır. Beni eğer bir yerlerde yakalayabilirseniz, götünüz de yiyorsa, bir de hakem bulabiliyorsanız kemeri almak için mücadele edebilirsiniz. Öldürülmek dışında her türlü işkenceye hazırım. Çünkü sizin de hazır olmanız gerekiyor.
Alberto Del Rio kahkahalar atıyor! Bu gülüş hiç hayırlı değil! PURE Championship'in kaderi resmen değişirken seyirciler heyecanlı. Alberto yeni kurallarıyla beraber yeniden doğan kemerini havaya kaldırıyor. Fakat bu adam kuralları nasıl olur da tek başına değiştirebilir?
Alberto "La Cara" Del Rio: Will Ospreay. Eğer bu kadar şımarıklık yapmasaydın belki de kemerin de kuralların da aynı şekilde kalabilirdi. Ama sen PGW'ye savaş açtın. Yönetime saygısızlık yaptın. Patron istiyorsa kemerini koruyacaksın. Patron istiyorsa şovlara geleceksin. Sen Patron'a bağlı, sözleşmeli bir PGW güreşçisisin. Benim gibi özel bir kontratın olduğunu zannetme. Bunlar affedilemez ese. Kemer için konulan onca kurala rağmen başıboş bir şampiyondun. Artık buna son verilmesi gerekiyordu. Cezanı kesmek için sömestr tatilimi yarıda bıraktım ve Money in the Bank gecesi senin için döndüm. Aynı zamanda kokuşmuş bu düzeni toparlamak için. PGW'de Liberal Era'dan bahsediliyor. Benimle beraber yükselen ve PGW'nin en büyük dönemi! Senin gibi, The Miz ve Roman Reigns gibi aptalların buraları kafasına göre yönetip benim yokluğumda bok edeceği bir dönem değil. Liberal Era, La Cara'nın yükselişi ve PGW'nin gerçek manada kaliteli bir şekilde yönetildiği eşsiz bir dönem olarak kalmalı. Bu gece bu yüzden buradayım. Fakat hepinizden farklı olarak bu düzeni toparlamak için yetkilerim var. Burada Dwayne "The Rock" Johnson, nam-ı diğer Boss'un vekili olarak aranızda yer alıyorum. Aynı zamanda PAYBACK 62 ve 63. bölümlerin General Manager'i! The Miz, buraya gel seni beyinsiz aptal orospu çocuğu! Ceza kesilecek sıradaki kişi sensin.
Seyircilerin karışık reaksiyonları eşliğinde Alberto Del Rio girişe doğru bakıyor. Biraz sonra The Miz, müziksiz bir şekilde orada beliriyor. Takım elbisesi ile ringe doğru ilerliyor. İçeriye giriyor. Alberto Del Rio'ya elini uzatıyor fakat La Cara o eli sıkmak istemiyor. Mikrofonu ağzına götürüyor ve konuşmaya başlıyor.
Alberto "La Cara" Del Rio: Perro. Büyük hatalar yaptığının sen de farkındasındır. Özel hayatındaki çalkantıları şova taşımana başta bir şey demek istemedik. Seni tolere etmeye çalıştık. Fakat Money in the Bank gecesi maça çıkmayan bir adamı, Sami Zayn'i şampiyon ilan ettin. Sırf Val Venis kaybetsin diye TV kemerinin prestijini beş paralık ettin. Dwayne'in sabrı artık taştı. Fight Club'a kadar görevlerine el koyuyoruz. (Seyircilerden karışık tepkiler geliyor). Psikolojik olarak zor bir dönem yaşadığını görüyoruz. Özel hayatın herkesin dilinde. Sana hak veriyorum amigo, Maryse ilik gibi bir karı. Onu hiçbir erkek kaybetmek istemez. Ama gerçek bir erkeğin yatak odası, o odadan başka bir yerde konuşuluyorsa sorunlar çok büyüktür ese. Seni Maryse gibi bir celsede silmek istemiyoruz. Sana bir fırsat veriyoruz. Problemlerini çöz. Özel hayatın ile işini karıştırmayı kes. Eğer bunları başarabilirsen yönetim kadrosuna geri döneceksin. Ama eğer Val Venis ile olan meseleni geride bırakamazsan sadece bir güreşçi olarak PGW'de yer alabilirsin. Kafanı toparla Mike. Ne yapmak istiyorsun? Kararını ver. Hatta ben sana yardımcı olayım. Birazdan Tyler Breeze ile karşılaşacaksın. Tüm nefretini kusabilmen için maçı No DQ olarak ayarlıyorum.
Seyircilerden yoğun reaksiyonlar geliyor. Del Rio devam ediyor.
Alberto "La Cara" Del Rio: Yaptığın hatayı telafi etmesi için ise bu gece Sami Zayn'e bir çağrım var. The Miz'den sonra, ringe çıkacaksın ve o TV kemerini açık bir meydan okuma ile koruyacaksın. Ancak bu şekilde seni gerçek bir şampiyon olarak görebiliriz hermano. Haydi, Tyler Breeze gelsin ve şov başlasın!
Alberto "La Cara" Del Rio: Yaptığın hatayı telafi etmesi için ise bu gece Sami Zayn'e bir çağrım var. The Miz'den sonra, ringe çıkacaksın ve o TV kemerini açık bir meydan okuma ile koruyacaksın. Ancak bu şekilde seni gerçek bir şampiyon olarak görebiliriz hermano. Haydi, Tyler Breeze gelsin ve şov başlasın!
Bu sırada bir müzik duyuluyor.
YENİ DÜNYA AĞIRSİKLET ŞAMPİYONU! JACK PERRY BURADA! JACK PERRY GİRİŞTE GÖRÜNÜYOR. Karışık reaksiyonlar eşliğinde ringe ilerliyor. Alberto Del Rio'nun tam karşısına geçiyor. Sonra da gergin bir şekilde ona bakıyor. Del Rio da onu anlamaya çalışırcasına dikkatle Jack'i süzüyor. The Miz ise kenarda, yaşanacakları merakla bekliyor. Jack Perry müzik kesildikten sonra konuşmaya başlıyor.
YENİ DÜNYA AĞIRSİKLET ŞAMPİYONU! JACK PERRY BURADA! JACK PERRY GİRİŞTE GÖRÜNÜYOR. Karışık reaksiyonlar eşliğinde ringe ilerliyor. Alberto Del Rio'nun tam karşısına geçiyor. Sonra da gergin bir şekilde ona bakıyor. Del Rio da onu anlamaya çalışırcasına dikkatle Jack'i süzüyor. The Miz ise kenarda, yaşanacakları merakla bekliyor. Jack Perry müzik kesildikten sonra konuşmaya başlıyor.
Jack "Scapegoat" Perry: Aylardır PGW'nin anasını sikiyorsun. Bir de genel müdürlüğünü resmiyete döküp öyle mi sikmek istedin? Senin için PGW bir kerhane, domalacak göt de çok olabilir. Ama bu gece daha fazlasına müsaade edemem! Money in the Bank'te tarihi bu başarıyı elde ettikten sonra burada olmak benim hakkım. Bu gece için konuşmam gereken şeyler var. Belki de Dream Family'e katılacağımı duyuracağım. Ya da Wyatt'ın yanına yerleşip yeni bir aile de kurabilirim. Belki de sıradaki rakibimi ben seçeceğim. Ama bu arena senin koyduğun bar ile beraber sürekli meşguliyet içerisinde. Sikindirik bir meşguliyet! Tyler Breeze de kim amına koyayım ya? Derhal ringimden siktir olup gidin! Ne olduğunuz umrumda bile değil. Ben buranın Dünya Ağırsiklet Şampiyonu'yum! Bu şovu ben idame ettiriyorum. Benim sayemde seyirciler arenayı dolduruyor. (Seyirciler arasındaki küçük bir grubu gösteriyor. Yeşil ve beyaz renkli meşale yakıyor bu kişiler). Özellikle de şurada oturan ve bu gece sırf benim için uzak diyarlardan gelen şu seyirci grubu.
Alberto Del Rio mikrofonu ağzına götürüyor ama...
ÇIKTIM TAŞIN ÜSTÜNE
AÇTIM BACAKLARIMI
ÇIKTIM TAŞIN ÜSTÜNE
AÇTIM BACAKLARIMI
ALTIMDAN GEÇEN GM
YESİN TAŞAKLARIMI
AL BUNU ALAMAZ MISIN?
SEN NE BİÇİM DELİKANLISIN?
ÇIKTIM TAŞIN ÜSTÜNE
AÇTIM BACAKLARIMI
ÇIKTIM TAŞIN ÜSTÜNE
AÇTIM BACAKLARIMI
ALTIMDAN GEÇEN GM
YESİN TAŞAKLARIMI
AL BUNU ALAMAZ MISIN?
SEN NE BİÇİM DELİKANLISIN?
Alberto tezahüratı dinlerken konuşamıyor! Jack Perry onlara selam çakarken Del Rio sinirli. Jack Perry ise hafifçe sırıtıyor. Bu sırada...
MR. MONEY IN THE BANK GELİYOR! DOMINIK MYSTERIO BURADA! HEMEN YANINDA SEVGİLİSİ LIV MORGAN VAR. Ringe ilerliyorlar. İçeriye giren ikiliden Dominik, Perry'e de Alberto'ya da bakıyor. En sonunda Miz'i süzüyor. Sonra da çantasını sol eliyle herkese göstererek havaya kaldırıyor. Perry ters ters ona bakarken Dominik yavaşça Perry'e dönüyor ve konuşmaya başlıyor.
Dirty Dom: Biliyor musun hermano? CM Punk hakkında olan fikirlerin bana ne kadar paralel ise şu anki duruşun da o derece paralel. Liv'im, Barbie bebeğim eğer iki dakika hızlı hazırlanabilseydi buraya senden önce damlayacaktık. Fakat kimin geldiğinin bir önemi yok, artık Del Rio'yu birinin durdurması gerek. (Seyircilerden olumlu tepkiler geliyorken Dom Del Rio'ya dönüyor). Eğer böyle olacağını bilseydim, o gece sana narkozu köklerdim bastardo. İnan bana, zarı zoruna düzeltilmiş ama hala yamuk olan burnun bir yana; götü kalkık kişiliğin ve pislik karakterinle midemi bulandırıyorsun. Money in the Bank gecesini ayakta kapatan bu adama saygı gösterip ringi en başında ona vermen gerekirken kazandığın sikko PURE şampiyonluğu ile saatlerce kafa açıyorsun. JD McDonagh bu kemerin aynısını ROH'ta dakikalar içinde kazandı ve o kadar efendi bir adam ki, bu arenaya o kemeri bir kez dahi getirmek gibi bir hareket yapmadı. Seni de bomboş şatafatını da sikeyim Malberto.
Seyircilerden olumlu reaksiyonlar geliyor. Dom es veriyor ve hızlıca devam ediyor.
MR. MONEY IN THE BANK GELİYOR! DOMINIK MYSTERIO BURADA! HEMEN YANINDA SEVGİLİSİ LIV MORGAN VAR. Ringe ilerliyorlar. İçeriye giren ikiliden Dominik, Perry'e de Alberto'ya da bakıyor. En sonunda Miz'i süzüyor. Sonra da çantasını sol eliyle herkese göstererek havaya kaldırıyor. Perry ters ters ona bakarken Dominik yavaşça Perry'e dönüyor ve konuşmaya başlıyor.
Dirty Dom: Biliyor musun hermano? CM Punk hakkında olan fikirlerin bana ne kadar paralel ise şu anki duruşun da o derece paralel. Liv'im, Barbie bebeğim eğer iki dakika hızlı hazırlanabilseydi buraya senden önce damlayacaktık. Fakat kimin geldiğinin bir önemi yok, artık Del Rio'yu birinin durdurması gerek. (Seyircilerden olumlu tepkiler geliyorken Dom Del Rio'ya dönüyor). Eğer böyle olacağını bilseydim, o gece sana narkozu köklerdim bastardo. İnan bana, zarı zoruna düzeltilmiş ama hala yamuk olan burnun bir yana; götü kalkık kişiliğin ve pislik karakterinle midemi bulandırıyorsun. Money in the Bank gecesini ayakta kapatan bu adama saygı gösterip ringi en başında ona vermen gerekirken kazandığın sikko PURE şampiyonluğu ile saatlerce kafa açıyorsun. JD McDonagh bu kemerin aynısını ROH'ta dakikalar içinde kazandı ve o kadar efendi bir adam ki, bu arenaya o kemeri bir kez dahi getirmek gibi bir hareket yapmadı. Seni de bomboş şatafatını da sikeyim Malberto.
Seyircilerden olumlu reaksiyonlar geliyor. Dom es veriyor ve hızlıca devam ediyor.
Dirty Dom: Ben Mr. Money in the Bank olmuşum, bu gece tehditler savurmak benim hakkım! Artık PGW'deki tüm şampiyonlar birer suçlu ben ise her an onları cezaya çarptıracak bir yargıcım. Eğer babamdan bir şey öğrendiysem, o da senden daha başarılı olan kişilere biraz olsun saygı duymaktır. Eminim ki babam benimle şu an gurur duyuyordur. Eğer biraz daha burada kalırsan, senin kıçını tekmeleyip elindeki kemeri alacağım. Babam bu sayede bana daha da saygı duyacaktır. Belki de sana olan nefretimle beraber babamla aramız da düzelir perro, ne diyorsun?
Alberto konuşacakken Jack Perry araya giriyor.
Jack "Scapegoat" Perry: Hey, hey, hey! Dom, Z kuşağının gerçekten aptal olduğunu düşünen boomer'lar içine eşsiz bir örneksin. Eğer baban olsaydım seni her öğünden önce aç karnına döverdim. Çünkü şu an Alberto'dan bile daha başarısızsın ve bunu göremeyecek kadar kendini yüksekte görüyorsun. Çantayı ne için kazandın? Kemer alabilmek için. O zaman karşında kemeri ile burada duran Jack Perry'e, hatta hiç hak etmese de Alberto'ya saygı göster. Yerine geç, arkaya! HEMEN!
Seyirciler hareketleniyor. Dominik Mysterio çok öfkeli! Ona emir verilmesinden hiç hoşlanmadı. Perry'e sertçe bakıyor. Perry de ona yaklaşıyor. R yapmadı. Alberto Del Rio gülümsüyor. Kavga edilecek olması çok hoşuna gidiyor.
Dirty Dom: Jack. Söylesene, CM Punk'ı senin hayatından çıkartırsak geriye ne kalır? (Seyircilerden yoğun reaksiyon geliyor. Perry gergin bir şekilde ona bakıyor, bu cümleye kızdı). Ben söyleyeyim: ZERO! HİÇ! SIFIRSIN! BİR HİÇSİN JACK! Bu ringde saygıdan bahsedebilecek son adam sensin dostum. Her ne kadar onu pek sevmesem de, onu övmek bile hoşuma gitmese de CM Punk gerçek bir süperstar. Sen ise onun gölgesi altında filizlenmeye çalışan saygısız bir tohumcuksun. PAYBACK 50 gecesi bu arenaya adım attığında CM Punk'a sataşarak dikkat çektin. O gece Punk'tan yediğin GTS sonrası herkes seni konuşuyordu. Reklamın iyisi kötüsü olmaz. Değil mi? (Göz kırpıyor). Yetmedi, Slammy'de Jey Uso'nun ödülünü yine CM Punk'tan çaldın. Ona saldırıp intikamını aldın. Bu adamı sevmiyor olabilirsin. Ama eminim ki onunla yaratmaya çalıştığın hikayen olmasaydı PGW'de başarı elde etme ihtimalin yoktu. O yüzden kapat çeneni ve tırnaklarıyla kazıyarak bu seviyelere gelmeyi başaran Rey Mysterio'nun küçük oğluna selam dur. Çünkü bu ringde saygıyı hak edecek tek kişi benim!
Jack Perry Dominik'e bakıyor. Yaklaşıyor. Dominik de korkusuzca ona bakıyor. Mikrofonlar bırakılıyor. Bu sırada Alberto Del Rio nihayet konuşabiliyor.
Alberto konuşacakken Jack Perry araya giriyor.
Jack "Scapegoat" Perry: Hey, hey, hey! Dom, Z kuşağının gerçekten aptal olduğunu düşünen boomer'lar içine eşsiz bir örneksin. Eğer baban olsaydım seni her öğünden önce aç karnına döverdim. Çünkü şu an Alberto'dan bile daha başarısızsın ve bunu göremeyecek kadar kendini yüksekte görüyorsun. Çantayı ne için kazandın? Kemer alabilmek için. O zaman karşında kemeri ile burada duran Jack Perry'e, hatta hiç hak etmese de Alberto'ya saygı göster. Yerine geç, arkaya! HEMEN!
Seyirciler hareketleniyor. Dominik Mysterio çok öfkeli! Ona emir verilmesinden hiç hoşlanmadı. Perry'e sertçe bakıyor. Perry de ona yaklaşıyor. R yapmadı. Alberto Del Rio gülümsüyor. Kavga edilecek olması çok hoşuna gidiyor.
Dirty Dom: Jack. Söylesene, CM Punk'ı senin hayatından çıkartırsak geriye ne kalır? (Seyircilerden yoğun reaksiyon geliyor. Perry gergin bir şekilde ona bakıyor, bu cümleye kızdı). Ben söyleyeyim: ZERO! HİÇ! SIFIRSIN! BİR HİÇSİN JACK! Bu ringde saygıdan bahsedebilecek son adam sensin dostum. Her ne kadar onu pek sevmesem de, onu övmek bile hoşuma gitmese de CM Punk gerçek bir süperstar. Sen ise onun gölgesi altında filizlenmeye çalışan saygısız bir tohumcuksun. PAYBACK 50 gecesi bu arenaya adım attığında CM Punk'a sataşarak dikkat çektin. O gece Punk'tan yediğin GTS sonrası herkes seni konuşuyordu. Reklamın iyisi kötüsü olmaz. Değil mi? (Göz kırpıyor). Yetmedi, Slammy'de Jey Uso'nun ödülünü yine CM Punk'tan çaldın. Ona saldırıp intikamını aldın. Bu adamı sevmiyor olabilirsin. Ama eminim ki onunla yaratmaya çalıştığın hikayen olmasaydı PGW'de başarı elde etme ihtimalin yoktu. O yüzden kapat çeneni ve tırnaklarıyla kazıyarak bu seviyelere gelmeyi başaran Rey Mysterio'nun küçük oğluna selam dur. Çünkü bu ringde saygıyı hak edecek tek kişi benim!
Jack Perry Dominik'e bakıyor. Yaklaşıyor. Dominik de korkusuzca ona bakıyor. Mikrofonlar bırakılıyor. Bu sırada Alberto Del Rio nihayet konuşabiliyor.
Alberto "La Cara" Del Rio: Bazı meseleler konuşarak değil dövüşerek çözülür el niños. (Dominik'e bakıyor). Haydi Dom, o çantayı kullan ve bir avuç taraftara güvenerek dangaloz gibi konuşan şu serserinin façasını aşağıya indir.
Seyirciler çok heyecanlı! Herkes ayağa kalkıyor! CASH-IN! CASH-IN! CASH-IN! tezahüratları yankılanıyor. Dominik, Perry'e bakıyor. Perry de ona iddialı gözlerle bakıyor. İkisi de kendinden emin. Bir süre sonra...
DOMINIK MYSTERIO RİNGİN KENARINA GİDİYOR VE HAKEMİ ÇAĞIRIYOR! HAKEM GELİYOR! JACK PERRY ŞAŞIRIYOR! ŞİMDİ Mİ? BU MÜMKÜN DEĞİL! DOMINIK MYSTERIO SİNİRLİ BİR ŞEKİLDE HAKEME BAKIYOR! SONRA DA PERRY'E DÖNÜYOR! PERRY ÇOK GERGİN! HAKEM İÇERİYE GİRİYOR. DOM ÇANTAYI KULLANACAK! DOM ÇANTAYI KULLANACAK!
DERKEN ÇANTAYI KOŞARAK DEL RIO'YA GEÇİRİYOR! ALBERTO YERDE! THE MIZ GÜLÜMSÜYOR. JACK PERRY İSE SAKİNLEŞİYOR. DOMINIK SİNİRLİ BİR ŞEKİLDE YERDEKİ GENEL MÜDÜR'E BAKIYOR.
Seyirciler çok heyecanlı! Herkes ayağa kalkıyor! CASH-IN! CASH-IN! CASH-IN! tezahüratları yankılanıyor. Dominik, Perry'e bakıyor. Perry de ona iddialı gözlerle bakıyor. İkisi de kendinden emin. Bir süre sonra...
DOMINIK MYSTERIO RİNGİN KENARINA GİDİYOR VE HAKEMİ ÇAĞIRIYOR! HAKEM GELİYOR! JACK PERRY ŞAŞIRIYOR! ŞİMDİ Mİ? BU MÜMKÜN DEĞİL! DOMINIK MYSTERIO SİNİRLİ BİR ŞEKİLDE HAKEME BAKIYOR! SONRA DA PERRY'E DÖNÜYOR! PERRY ÇOK GERGİN! HAKEM İÇERİYE GİRİYOR. DOM ÇANTAYI KULLANACAK! DOM ÇANTAYI KULLANACAK!
DERKEN ÇANTAYI KOŞARAK DEL RIO'YA GEÇİRİYOR! ALBERTO YERDE! THE MIZ GÜLÜMSÜYOR. JACK PERRY İSE SAKİNLEŞİYOR. DOMINIK SİNİRLİ BİR ŞEKİLDE YERDEKİ GENEL MÜDÜR'E BAKIYOR.
The Miz orada, saksı gibi bekliyor. Perry ile Dom uzaktan bakışırlarken Alberto yattığı yerden kalkıyor, hızla kalkarken ikisine de yaklaşıyor ve konuşuyor.
Alberto "La Cara" Del Rio: Bu gece ikinizi de daha fazla görmek istemiyorum. Siktir olup gidin buradan.
Alberto ringi terk ederken Dom ile Perry, arkadan Del Rio'ya bakıyor. Kameralar bu görüntülerle kapanıyor.
Reklamlardan döndüğümüzde eski PGW Genel Menajeri The Miz'in takım elbisesinin üstünü çıkartmış şekilde rakibi beklediğini görüyoruz. Kısa sürede müzik çalıyor.
Tyler Breeze önden girişte gözüküyor. Ancak Breeze girişini yaparken bir anda The Miz koşuyor ve girişte kavga başlıyor. Allah ne verdiyse birbirlerine giriyorlar. Miz bir tekme atıyor ve Breeze'e karşı avantajı alıyor. Onu tutup bariyerlere fırlatıyor. Ancak o sırada Venis arkadan gelip Miz'e saldırıyor. Miz düşer gibi oluyor ama Venis'in ayaklarını kapıyor birden. Onu yere yapıştırıyor. Venis yerde kendini savunmaya çalışıyor ancak şansı yok. Miz ne var yok geçiriyor. Bu sırada Breeze geliyor ve aldığı kendo stick ile Miz'in sırtına vuruyor. Miz acıyla yerinden kalkıyor. Breeze bir hamle daha yapmak istiyor ama Breeze bu sefer de karnına geçiriyor. Miz kaçmak adına kendini ringe sokuyor. Peşinden Breeze giriyor ve hakem zili çalıyor.
No DQ Match
The Miz vs. Tyler Breeze
Breeze tekrar kendo stick ile vurmayı deniyor ringe girdiği gibi ancak Miz eline tekmeyi koyuyor ve kendo stick dışarı düşüyor. Breeze panikle bir şey yapmayı deniyor ama sadece Miz'den yumruk yiyerek kalıyor. Miz seri yumruklar atıyor. Breeze kendini köşeye çekiyor ancak Miz saldırısını kesmiyor. Breeze yüzünü savunmaya çalışıyor ancak bu sefer de Breeze'in karnı açıkta kalıyor ve Miz oraya tekmeyi geçiriyor. Breeze acıyla karnını tutarken, Miz onu yakalayıp karşı köşeye atıyor. Peşinden kendisi de koşuyor. Corner Elbow! Sonrasında Snapmare yaparak ringin ortasına alıyor Breeze'i. İplerden sekerek koşuyor ancak Venis iplerden sektiği gibi ayağını çekip onu yere düşürüyor. Bununla yetinmiyor. İkisi dışarıda kavga etmeye başlıyorlar. Miz avantajsız olmasına rağmen, Venis'te geçen hafta merdivenden düşmenin etkileri gözüküyor. Bu sayede Miz kısa sürede avantajı elde ediyor Venis'e karşı. Onu basamaklara yolluyor ve demir basamaklar dağılıyor. Miz ise timekeeper bölgesinden boştaki sandalyeyi alıyor ve Venis'e geçiriyor.
Son anda Pescado! Ringdeki Breeze son anda mentorunu korumayı başarıyor. Venis düştüğü yerde oturuyor ve bunu gülerek izliyor. Breeze hızla Miz'i kaldırıp, bariyerlere fırlatıyor. Miz çevirecek gibi oluyor ama Breeze de çeviriyor ve Miz bariyerlerde buluyor kendini. Sırtını vurmanın acısını suratında görüyoruz. Breeze koşarak Big Boot deniyor. Miz onun bacağını tutuyor ve Breeze'i bir anda kapıp Back Body Drop ile seyircilerin arasına fırlatıyor. Venis'e geri dönmek istiyor ancak fark etmediği şey, Breeze'in iki ayağı üstüne düştüğü. Breeze koşarak tek hareketle seyirci bariyerlerinin üstüne atlıyor ve oradan da Basement Dropkick! Miz'in ensesine yapıştırıyor tekmeyi. Miz yerde kaldı. Breeze, Miz ile ilgilenmek yerine, Venis'i kontrol etmeye gidiyor. Venis'i yerinden kaldırıyor ve yerdeki sandalyeyi eline veriyor. Yerde sürünüp uzaklaşmaya çalışan Miz'i gösteriyor. Miz ringin altına girmeye çalışıyor. Ancak Breeze hızla koşarak onu dışarı çıkarıyor. Venis de sırtına sandalyeyi geçiriyor.
Geçiremiyor çünkü Miz erişmek istediği şeye erişti. Yangın tüpüne erişti ve ne varsa ikilinin üstüne sıkıyor. Göz gözü görmüyor. Venis ve Breeze acıyla gözlerini tutarken, Miz ne kadar sıvı varsa yangın tüpünde, ikisinin üstüne boşaltıyor. Venis ayağı takılıp yere düşüyor. Breeze ise tutunmaya çalışıyor ancak Miz'in cephanesi bitince, yangın tüpünü Breeze'in kafasına geçiriyor. Breeze patates. Miz onu tutup ringe sokuyor. Peşinden kendi giriyor ve tuş deniyor. Maçtaki ilk tuş denemesi. 1... 2... Breeze atıyor. Miz bunun üstüne ringden çıkıyor ve Venis'in düşürdüğü sandalyeyi alıyor. Tekrar ringe girecekken, Venis ayağından tutuyor onu. Ama bu sefer o kadar gücü yok. Miz çok rahat kurtulup, sandalyenin ucu ile Venis'in sırtına vuruyor. Venis acıyla kıvranırken Miz ringe giriyor. Breeze'in kalktığını görüyor. Miz hazır. Breeze arkasını döndüğü gibi sandalyeyi kafasına yi- Breeze son anda eğiliyor ve Schoolboy Roll-Up! 1... 2...
İkisi de hızlıca yerlerinden kalkıyorlar. Miz koşarak yumruk deniyor ama Breeze kolunun altından geçiyor. İplerden sekerek Flying Forearm Smash! Miz düşüyor ama hemen kalkıyor. Bu Breeze'in işine geliyor. Breeze onu yakalayarak, köşeye yolluyor. Peşinden koşarak ikinci Flying Forearm Smash! Durmuyor. Miz'i tekrar yakalayıp, karşı köşeye yolluyor. Peşinden kendi de koşuyor ancak Miz'den Big Boot! Breeze çenesini tutarak geri çekiliyor. Miz koşarak geliyor, Discuss Back Elbow! Breeze'i yere sekiyor. İplerden sekerek koşuyor ve dışarıda kalkmaya çalışan Venis'e Baseball Slide! Venis tekrar yere düşerken, Miz aprondan köşeye tırmanıyor, Double Axe Hand- BREEZE HAVADA BEAUTY SHOT'LA KARŞILIK VERİYOR! MIZ İPTAL! BREEZE TUŞA GİDİYOR! 1... 2...
2.99!!! Miz bırakmıyor maçı. Breeze ise son çaresi olarak Miz'i kaldırıyor. Arkasına geçip kollarını yakalıyor ve UNPRITT- Miz son anda ittiriyor. Breeze kafasını köşeye çarpıyor! Miz seri bir şekilde SKULL CRUSHING FINALE! TUŞ! 1 ... 2 ...
VAL TUŞU BOZUYOR! MIZ'İ YERE YATIRIP SON SÜRAT YUMRUKLAMAYA BAŞLIYOR! Val, Miz'i Psikopat gibi yumrukluyor! Ardından saçından tutarak kaldırıyor ve üst üste yumruklarla Miz'i iplere dayıyor! Sonrasında lariatı gömerek Miz'i ring dışına postalıyor! Ardından sandalye alıyor! Miz'in suratına geçiriyor! Fakat Miz! Sandalyeyi havada tutup alıyor ve Val'ın karnına geçiriyor! Sonrasında sırtına vuruyor! Ardından bir kez daha! Sonrasında bir kez daha!! Vurmaya devam ediyor! Sandalyeyle perişan ediyor Val'ı! Val acıyla sırtını tutarak yerde kıvranıyor! Sonrasında Val'ı kel kafasından tutuyor fakat Val! Aniden bir LOW BLOWWWW!!
Miz yere yığılıyor! Val, Miz'in tepesine çıkıyor ve öfkeyle Miz'i yumrukluyor! Miz çaresizce yerde kıvranıyor! Val peşine bariyerlerin orada doğru Miz'i çekiyor ve üst üste stomplar atıyor! Kafasına kafasına arada tokatlar vuruyor. Miz acıyla yerde sürünürken Maryse'e doğru çaresizce bakıyor. İkili göz göze geliyorlar. Maryse ise ona acımasızca bakıyor. Resmen bakışlarıyla ezikliyor Miz'i. Val, bu sırada Miz'in saçına yapışıyor ve Miz'i kaldırıyor ve Miz'i ringposta doğru fırlatıyor! Fakat o da ne!? Miz aniden bunu tersine çeviriyor! Val kafasını ringposta toslayıp sersemliyor! Miz yerdeki sandalyeyi tekrardan alıyor ve öfkeyle Val'ın suratına çakıyor! Val kafasını tutarak acıyla kıvranıyor! VAL'IN KAFASINDAN KANLAR AKIYOR! MIZ ÖFKEYLE BAĞIRIYOR! RESMEN DELİRDİ! Val'ın sırtına sırtına sandalye darbeleri! Val acıyla yerde kıvranıyor! Miz vurmaya devam ediyor! Val'ı ensesinden tutarak çelik merdivene doğru taşıyor! Sonrasında Val'ın kafasından tutup çelik merdivene çakıyor! Ardından çelik merdivenin üst kısmını söküyor! Val'ın kalkmasını bekliyor ve Val'ın suratına basamağı geçiriyor! Ardından basamağı yere bırakıyor ve diğer parçanın basamağına Val Venis'i koyuyor! Ardından yere bıraktığı basamağı yerden tekrardan alıyor! HAVAYA KALDIRIYOR! VE VURUYOR! BU RESMEN CİNAYETE TEŞEBBÜS!
Fakat o da ne!? Maryse, Miz'in önüne geçiyor!
Maryse: Ne yapacaksın, öldürecek misin? Gel öldür. Ama önce beni geçmen gerekiyor.
The Miz elindeki basamağı düşürmüyor ve Venis'e doğru ilerliyor. Ancak Maryse önüne çıkıyor tekrar ve ona tokadı yapıştırıyor. Miz'in göz yuvaları yerinden çıkacak sinirden. DEMİR BASAMAKLARI MARYSE'E DOĞRU FIRLATIYOR!
Ancak son anda araya giren Tyler Breeze oluyor. Breeze yerde ölü gibi yatıyor. Maryse korkuyla Miz'i tutmaya çalışıyor ama Miz onu iplemeden Venis'e doğru ilerliyor. Maryse panikle Miz'i kendine çekiyor ve öpmeye çalışıyor durdurmak adına. Ama Miz ani bir hareketle onu itiyor ve Maryse, yerdeki Breeze takılıp yere düşüyor. Kafasını ringin kenarındaki direğe vuruyor. Hafiften kan geldiğini görüyoruz Maryse'in kafasından. Ama Miz için sanki diğer günlerden farksız bir günmüş gibi Venis'e dönüyor. Fakat Venis onu itiyor ve Miz yere düşüyor. Venis, Maryse'i kucakladığı gibi arka alana götürüyor.
Miz kalktığında ikinin çoktan rampadan arka alana doğru gittiklerini görüyor. Yerden bir sandalye alıp ringe atıyor ve ölüden farksız Tyler Breeze'i de ringe sokuyor. Miz arka alana gitmeden önce ringe bakıyor. Ringde Miz ile göz göze geliyorlar. Miz kalkmaya çalışan Breeze'i göstererek Venis'e işaret çakıyor. BREEZE'İ YAKALIYOR VE SANDALYENİN ÜSTÜNDE SKULL CRUSHING FINALE!!! Tek ayağını Breeze'in üstüne koyarak tuşa gidiyor. 1... 2...
Alberto "La Cara" Del Rio: Bu gece ikinizi de daha fazla görmek istemiyorum. Siktir olup gidin buradan.
Alberto ringi terk ederken Dom ile Perry, arkadan Del Rio'ya bakıyor. Kameralar bu görüntülerle kapanıyor.
Reklamlardan döndüğümüzde eski PGW Genel Menajeri The Miz'in takım elbisesinin üstünü çıkartmış şekilde rakibi beklediğini görüyoruz. Kısa sürede müzik çalıyor.
Tyler Breeze önden girişte gözüküyor. Ancak Breeze girişini yaparken bir anda The Miz koşuyor ve girişte kavga başlıyor. Allah ne verdiyse birbirlerine giriyorlar. Miz bir tekme atıyor ve Breeze'e karşı avantajı alıyor. Onu tutup bariyerlere fırlatıyor. Ancak o sırada Venis arkadan gelip Miz'e saldırıyor. Miz düşer gibi oluyor ama Venis'in ayaklarını kapıyor birden. Onu yere yapıştırıyor. Venis yerde kendini savunmaya çalışıyor ancak şansı yok. Miz ne var yok geçiriyor. Bu sırada Breeze geliyor ve aldığı kendo stick ile Miz'in sırtına vuruyor. Miz acıyla yerinden kalkıyor. Breeze bir hamle daha yapmak istiyor ama Breeze bu sefer de karnına geçiriyor. Miz kaçmak adına kendini ringe sokuyor. Peşinden Breeze giriyor ve hakem zili çalıyor.
No DQ Match
The Miz vs. Tyler Breeze
Breeze tekrar kendo stick ile vurmayı deniyor ringe girdiği gibi ancak Miz eline tekmeyi koyuyor ve kendo stick dışarı düşüyor. Breeze panikle bir şey yapmayı deniyor ama sadece Miz'den yumruk yiyerek kalıyor. Miz seri yumruklar atıyor. Breeze kendini köşeye çekiyor ancak Miz saldırısını kesmiyor. Breeze yüzünü savunmaya çalışıyor ancak bu sefer de Breeze'in karnı açıkta kalıyor ve Miz oraya tekmeyi geçiriyor. Breeze acıyla karnını tutarken, Miz onu yakalayıp karşı köşeye atıyor. Peşinden kendisi de koşuyor. Corner Elbow! Sonrasında Snapmare yaparak ringin ortasına alıyor Breeze'i. İplerden sekerek koşuyor ancak Venis iplerden sektiği gibi ayağını çekip onu yere düşürüyor. Bununla yetinmiyor. İkisi dışarıda kavga etmeye başlıyorlar. Miz avantajsız olmasına rağmen, Venis'te geçen hafta merdivenden düşmenin etkileri gözüküyor. Bu sayede Miz kısa sürede avantajı elde ediyor Venis'e karşı. Onu basamaklara yolluyor ve demir basamaklar dağılıyor. Miz ise timekeeper bölgesinden boştaki sandalyeyi alıyor ve Venis'e geçiriyor.
Son anda Pescado! Ringdeki Breeze son anda mentorunu korumayı başarıyor. Venis düştüğü yerde oturuyor ve bunu gülerek izliyor. Breeze hızla Miz'i kaldırıp, bariyerlere fırlatıyor. Miz çevirecek gibi oluyor ama Breeze de çeviriyor ve Miz bariyerlerde buluyor kendini. Sırtını vurmanın acısını suratında görüyoruz. Breeze koşarak Big Boot deniyor. Miz onun bacağını tutuyor ve Breeze'i bir anda kapıp Back Body Drop ile seyircilerin arasına fırlatıyor. Venis'e geri dönmek istiyor ancak fark etmediği şey, Breeze'in iki ayağı üstüne düştüğü. Breeze koşarak tek hareketle seyirci bariyerlerinin üstüne atlıyor ve oradan da Basement Dropkick! Miz'in ensesine yapıştırıyor tekmeyi. Miz yerde kaldı. Breeze, Miz ile ilgilenmek yerine, Venis'i kontrol etmeye gidiyor. Venis'i yerinden kaldırıyor ve yerdeki sandalyeyi eline veriyor. Yerde sürünüp uzaklaşmaya çalışan Miz'i gösteriyor. Miz ringin altına girmeye çalışıyor. Ancak Breeze hızla koşarak onu dışarı çıkarıyor. Venis de sırtına sandalyeyi geçiriyor.
Geçiremiyor çünkü Miz erişmek istediği şeye erişti. Yangın tüpüne erişti ve ne varsa ikilinin üstüne sıkıyor. Göz gözü görmüyor. Venis ve Breeze acıyla gözlerini tutarken, Miz ne kadar sıvı varsa yangın tüpünde, ikisinin üstüne boşaltıyor. Venis ayağı takılıp yere düşüyor. Breeze ise tutunmaya çalışıyor ancak Miz'in cephanesi bitince, yangın tüpünü Breeze'in kafasına geçiriyor. Breeze patates. Miz onu tutup ringe sokuyor. Peşinden kendi giriyor ve tuş deniyor. Maçtaki ilk tuş denemesi. 1... 2... Breeze atıyor. Miz bunun üstüne ringden çıkıyor ve Venis'in düşürdüğü sandalyeyi alıyor. Tekrar ringe girecekken, Venis ayağından tutuyor onu. Ama bu sefer o kadar gücü yok. Miz çok rahat kurtulup, sandalyenin ucu ile Venis'in sırtına vuruyor. Venis acıyla kıvranırken Miz ringe giriyor. Breeze'in kalktığını görüyor. Miz hazır. Breeze arkasını döndüğü gibi sandalyeyi kafasına yi- Breeze son anda eğiliyor ve Schoolboy Roll-Up! 1... 2...
İkisi de hızlıca yerlerinden kalkıyorlar. Miz koşarak yumruk deniyor ama Breeze kolunun altından geçiyor. İplerden sekerek Flying Forearm Smash! Miz düşüyor ama hemen kalkıyor. Bu Breeze'in işine geliyor. Breeze onu yakalayarak, köşeye yolluyor. Peşinden koşarak ikinci Flying Forearm Smash! Durmuyor. Miz'i tekrar yakalayıp, karşı köşeye yolluyor. Peşinden kendi de koşuyor ancak Miz'den Big Boot! Breeze çenesini tutarak geri çekiliyor. Miz koşarak geliyor, Discuss Back Elbow! Breeze'i yere sekiyor. İplerden sekerek koşuyor ve dışarıda kalkmaya çalışan Venis'e Baseball Slide! Venis tekrar yere düşerken, Miz aprondan köşeye tırmanıyor, Double Axe Hand- BREEZE HAVADA BEAUTY SHOT'LA KARŞILIK VERİYOR! MIZ İPTAL! BREEZE TUŞA GİDİYOR! 1... 2...
2.99!!! Miz bırakmıyor maçı. Breeze ise son çaresi olarak Miz'i kaldırıyor. Arkasına geçip kollarını yakalıyor ve UNPRITT- Miz son anda ittiriyor. Breeze kafasını köşeye çarpıyor! Miz seri bir şekilde SKULL CRUSHING FINALE! TUŞ! 1 ... 2 ...
VAL TUŞU BOZUYOR! MIZ'İ YERE YATIRIP SON SÜRAT YUMRUKLAMAYA BAŞLIYOR! Val, Miz'i Psikopat gibi yumrukluyor! Ardından saçından tutarak kaldırıyor ve üst üste yumruklarla Miz'i iplere dayıyor! Sonrasında lariatı gömerek Miz'i ring dışına postalıyor! Ardından sandalye alıyor! Miz'in suratına geçiriyor! Fakat Miz! Sandalyeyi havada tutup alıyor ve Val'ın karnına geçiriyor! Sonrasında sırtına vuruyor! Ardından bir kez daha! Sonrasında bir kez daha!! Vurmaya devam ediyor! Sandalyeyle perişan ediyor Val'ı! Val acıyla sırtını tutarak yerde kıvranıyor! Sonrasında Val'ı kel kafasından tutuyor fakat Val! Aniden bir LOW BLOWWWW!!
Miz yere yığılıyor! Val, Miz'in tepesine çıkıyor ve öfkeyle Miz'i yumrukluyor! Miz çaresizce yerde kıvranıyor! Val peşine bariyerlerin orada doğru Miz'i çekiyor ve üst üste stomplar atıyor! Kafasına kafasına arada tokatlar vuruyor. Miz acıyla yerde sürünürken Maryse'e doğru çaresizce bakıyor. İkili göz göze geliyorlar. Maryse ise ona acımasızca bakıyor. Resmen bakışlarıyla ezikliyor Miz'i. Val, bu sırada Miz'in saçına yapışıyor ve Miz'i kaldırıyor ve Miz'i ringposta doğru fırlatıyor! Fakat o da ne!? Miz aniden bunu tersine çeviriyor! Val kafasını ringposta toslayıp sersemliyor! Miz yerdeki sandalyeyi tekrardan alıyor ve öfkeyle Val'ın suratına çakıyor! Val kafasını tutarak acıyla kıvranıyor! VAL'IN KAFASINDAN KANLAR AKIYOR! MIZ ÖFKEYLE BAĞIRIYOR! RESMEN DELİRDİ! Val'ın sırtına sırtına sandalye darbeleri! Val acıyla yerde kıvranıyor! Miz vurmaya devam ediyor! Val'ı ensesinden tutarak çelik merdivene doğru taşıyor! Sonrasında Val'ın kafasından tutup çelik merdivene çakıyor! Ardından çelik merdivenin üst kısmını söküyor! Val'ın kalkmasını bekliyor ve Val'ın suratına basamağı geçiriyor! Ardından basamağı yere bırakıyor ve diğer parçanın basamağına Val Venis'i koyuyor! Ardından yere bıraktığı basamağı yerden tekrardan alıyor! HAVAYA KALDIRIYOR! VE VURUYOR! BU RESMEN CİNAYETE TEŞEBBÜS!
Fakat o da ne!? Maryse, Miz'in önüne geçiyor!
Maryse: Ne yapacaksın, öldürecek misin? Gel öldür. Ama önce beni geçmen gerekiyor.
The Miz elindeki basamağı düşürmüyor ve Venis'e doğru ilerliyor. Ancak Maryse önüne çıkıyor tekrar ve ona tokadı yapıştırıyor. Miz'in göz yuvaları yerinden çıkacak sinirden. DEMİR BASAMAKLARI MARYSE'E DOĞRU FIRLATIYOR!
Ancak son anda araya giren Tyler Breeze oluyor. Breeze yerde ölü gibi yatıyor. Maryse korkuyla Miz'i tutmaya çalışıyor ama Miz onu iplemeden Venis'e doğru ilerliyor. Maryse panikle Miz'i kendine çekiyor ve öpmeye çalışıyor durdurmak adına. Ama Miz ani bir hareketle onu itiyor ve Maryse, yerdeki Breeze takılıp yere düşüyor. Kafasını ringin kenarındaki direğe vuruyor. Hafiften kan geldiğini görüyoruz Maryse'in kafasından. Ama Miz için sanki diğer günlerden farksız bir günmüş gibi Venis'e dönüyor. Fakat Venis onu itiyor ve Miz yere düşüyor. Venis, Maryse'i kucakladığı gibi arka alana götürüyor.
Miz kalktığında ikinin çoktan rampadan arka alana doğru gittiklerini görüyor. Yerden bir sandalye alıp ringe atıyor ve ölüden farksız Tyler Breeze'i de ringe sokuyor. Miz arka alana gitmeden önce ringe bakıyor. Ringde Miz ile göz göze geliyorlar. Miz kalkmaya çalışan Breeze'i göstererek Venis'e işaret çakıyor. BREEZE'İ YAKALIYOR VE SANDALYENİN ÜSTÜNDE SKULL CRUSHING FINALE!!! Tek ayağını Breeze'in üstüne koyarak tuşa gidiyor. 1... 2...
3!
Kazanan: The Miz
The Miz kazanıyor ama göz temasını hiç kesmiyor. Venis ise üzgün bir şekilde ringde hareketsiz yatan arkadaşına ve kucağında hareketsiz kalan sevgilisine bakıyor. Miz ringde sıradaki sensin diye bağırırken, Venis arka alana doğru gidiyor. Biz de reklamlara gidiyoruz.
Reklamlardan döndüğümüzde The SEX'i yorgun argın soyunma odasına dönerken görüyoruz. Breeze çok kötü. Başını tutuyor. Maryse'in saç baş dağılmış. Koridorda ilerlerken birine denk geliyorlar.
BU SAMİ ZAYN! YENİ TELEVİZYON ŞAMPİYONU ONLARA DOĞRU YAKLAŞIYOR.
Kazanan: The Miz
The Miz kazanıyor ama göz temasını hiç kesmiyor. Venis ise üzgün bir şekilde ringde hareketsiz yatan arkadaşına ve kucağında hareketsiz kalan sevgilisine bakıyor. Miz ringde sıradaki sensin diye bağırırken, Venis arka alana doğru gidiyor. Biz de reklamlara gidiyoruz.
Reklamlardan döndüğümüzde The SEX'i yorgun argın soyunma odasına dönerken görüyoruz. Breeze çok kötü. Başını tutuyor. Maryse'in saç baş dağılmış. Koridorda ilerlerken birine denk geliyorlar.
BU SAMİ ZAYN! YENİ TELEVİZYON ŞAMPİYONU ONLARA DOĞRU YAKLAŞIYOR.
Tyler Breeze: Utanmadan o omzundakiyle beraber buralarda geziyorsun öyle mi? Sen bir hırsızsın. Onu elde etmek için kılını bile kıpırdatmadın. Bir damla ter dökmedin. Nasıl oluyor da yüzümüze bakabiliyorsun?
Sami Zayn mahcup bir tavra bürünüyor. Breeze susunca tekrar Venis'le bakışıyorlar. Venis'te ondan açıklama bekleyen bir tavır görünce lafa giriyor.
Sami Zayn: Ne diyebilirim bilmiyorum. Böyle olmasını ben de istemezdim. Televizyon Şampiyonluğu için oraya gelmedim Val. İnanması güç gelebilir ama- Ama oraya geçen seneki çılgınlığın bir farklısını yapmaya gelmemiştim. Miz'in adalet terazisi bir süredir sıkıntı çıkarıyordu. Maça doğrudan müdahale ettiğini görünce bir şeyler yapmam gerektiğini hissettim ve-
Sami Zayn mahcup bir tavra bürünüyor. Breeze susunca tekrar Venis'le bakışıyorlar. Venis'te ondan açıklama bekleyen bir tavır görünce lafa giriyor.
Sami Zayn: Ne diyebilirim bilmiyorum. Böyle olmasını ben de istemezdim. Televizyon Şampiyonluğu için oraya gelmedim Val. İnanması güç gelebilir ama- Ama oraya geçen seneki çılgınlığın bir farklısını yapmaya gelmemiştim. Miz'in adalet terazisi bir süredir sıkıntı çıkarıyordu. Maça doğrudan müdahale ettiğini görünce bir şeyler yapmam gerektiğini hissettim ve-
Tyler Breeze: Ve Venis merdivende tek başına kemeri geri alacakken onu ittirmeyi tercih ettin. Evet bu harika bir açıklamaydı. Teşekkürler.
Sami Zayn: Hayır, hayır tabii ki. Üzgünüm. Fakat maç içinde yaptıklarınla Brookes'un da sakatlanma ihtimali doğdu. Val, kuralların açık olduğu bir maça çıktınız ve sen bunu aşmaya yeltendin. Onu yenmeyi değil, sakatlamaya çalıştın. Yanlış mıyım?
Sami Zayn: Hayır, hayır tabii ki. Üzgünüm. Fakat maç içinde yaptıklarınla Brookes'un da sakatlanma ihtimali doğdu. Val, kuralların açık olduğu bir maça çıktınız ve sen bunu aşmaya yeltendin. Onu yenmeyi değil, sakatlamaya çalıştın. Yanlış mıyım?
Venis cevap vermiyor. Bunun evet anlamına geldiğini düşünen Sami devam ediyor.
Sami Zayn: Oraya hem Miz'i hem seni kendinize çeki düzen vermeniz gerektiğine dair uyarmak için geldim. Fakat- Fakat sonra- Miz yine beni hiç istemediğim bir duruma soktu. Bunu ben de istemezdim. Bunun için...
Sami Zayn Televizyon Şampiyonluğuna bakıp onu yavaşça Venis'e doğru uzatıyor. Venis'in surat ifadesi değişiyor. Sami'ye bakıyor.
Val Venis: Düşüncemi merak ediyorsan, seni 1 senedir falan becermek istiyorum. Ah o lanet olası gece... Kemerimi yaktığın ateşte seni yakmak için neler neler verirdim. Seni öldürmek istediğimi hatırlıyorum. Eğer o zamanlarda karşıma çıksaydın gözümü bile kırpmazdım.
Sami Zayn: Oraya hem Miz'i hem seni kendinize çeki düzen vermeniz gerektiğine dair uyarmak için geldim. Fakat- Fakat sonra- Miz yine beni hiç istemediğim bir duruma soktu. Bunu ben de istemezdim. Bunun için...
Sami Zayn Televizyon Şampiyonluğuna bakıp onu yavaşça Venis'e doğru uzatıyor. Venis'in surat ifadesi değişiyor. Sami'ye bakıyor.
Val Venis: Düşüncemi merak ediyorsan, seni 1 senedir falan becermek istiyorum. Ah o lanet olası gece... Kemerimi yaktığın ateşte seni yakmak için neler neler verirdim. Seni öldürmek istediğimi hatırlıyorum. Eğer o zamanlarda karşıma çıksaydın gözümü bile kırpmazdım.
Venis Televizyon Şampiyonluğuna elini uzatıyor. Ortasındaki tasarıma dokunuyor. "Sami Zayn" yazılı nameplate'e ve... Kemeri alıyor!
Val Venis: Sana güveniyorum Sami. Geldiğin günden beri gösterdiğin tavırlarla değiştiğini görüyorum. Belki de bizi kandırıyorsun. Belki hala aynı boksundur. Fakat şu anda niyeyse sana güveniyorum... Çözmem gereken daha büyük sorunlar var.
Venis kemere son kez yakından baktıktan sonra onu sert bir tavırla Sami'nin omzuna yerleştiriyor. Sami ve Breeze'nin şaşkınlığı yüzlerinden okunuyor.
Val Venis: Bu geceki maç için... Başarılar.
Venis ve Maryse el ele oradan ayrılırken Sami Zayn aynı mahcubiyetle arkalarından bakıyor. Sonra kemere bakıyor. Artık gerçekten kendisine ait hissettiği kemerine... Breeze'nin kendisine fokuslanışı dikkatini çekiyor. Kafasını kaldırıyor. Tyler Breeze ona birkaç saniye boyunca hiçbir şey demeden baktıktan sonra penisdaşının peşinden gidiyor. Biz de reklamlara.
Şık takım elbisesiyle Teoman, arenaya giriş yapıyor. Ciddiyetle koridorları dönüyor. Nereye varmak istediğini bilen tavırlarla ilerliyor.
WES LEE LOJİSTİK KOLİLERİNİN ÜZERİNDEN KURŞUN ASKER GİBİ TEOMAN'A ATLIYOR! SUICIDE DIVE!! Teoman neye uğradığını şaşırıyor. Wes nefes bile almadan üstüne çıkıp sert yumruklar indiriyor. Art arda hiç bırakmadan yumruk delisi yapıyor Teoman'ı. Karşı koymasına izin vermiyor. Headbutt, yumruk, dirsek ne varsa geçiriyor. Teoman'ın yere düşen fularını alıp boynuna geçiriyor ve sıkıyor! Teoman'ı boğuyor Wes. Birkaç saniye sürdürüyor bunu. Teoman nefes alamayıp debeleniyor. Karaya vurmuş balık gibi! Wes onu ayağa kaldırıp duvara çarptırıyor. Ardından diğer duvara. Teoman duvardan yavaşça düşerken başlayan kanama duvarda doğrusal bir leke oluşturuyor.
Wes Lee: Orospu çocuğu! OROSPU ÇOCUĞU!
Teoman'a bir tekme daha. Koridorda meraklı bakışlar eşliğinde ilerliyorlar. Wes ışıkçıların kullandığı ayaklı aydınlatmayı söküp Teoman'ın karnına geçiriyor. Sonra sırtına. Teoman can çekişirken Wes'ten kaçmanın derdinde. Wes'in savurduğu aydınlatma duvarda delik açıyor. Teoman o boşluğu değerlendirerek Lou Thesz'le üstüne uçuyor. Yumruk ve dirsek darbeleriyle Wes'e ilk saldırısını gerçekleştiriyor. Yerde debeleniyorlar. Teoman üstün çıkıyor. Wes'in yerde suratını tuttuğu bir anda yandaki en küçük merdivenin tepesinden Double Foot Stomp! Teoman Wes'i kaldırıp duvara vuruyor şimdi. Duvardan duvara vurma sırası onda. Seyircilerin seslerinin yaklaştığını duyuyoruz. Teoman bir koridoru daha döndükten sonra boy aynalarıyla dolu odada Wes'i aynaya fırlatmayı deniyor ama karnına bir dirsek yiyince sekteye uğruyor planı. Wes bir elbowla afallatıyor onu. Aynaya doğru ittiriyor Teoman'ı ve Hurricanrana! Teoman aynaya savrulup kafasıyla onu parçalamaktan kendini alıkoyamıyor!! Wes'teki enerji bitmiyor ama. Kaldırıp fırlatıyor Teoman'ı!
Koyu kırmızı perdelere takılarak seyircilerin önüne düşen Teoman ring tarafına geldiğini anlıyor. Perdelerin içinden büyük bir tutkuyla çıkan Wes Lee'ye destek geliyor. Haftalardır yaşadıkları seyircide karşılık bulmuş olmalı. Teoman'a karşı onu destekliyorlar. Wes tekmeleye tekmeleye Teoman'ı ringe doğru yaklaştırıyor. Köpek çekiyor ona. Teoman seyircilerin önündeki bariyerlere tutunarak kalktığında üzerine gelen Wes'e bir Elbow + Gut Kick vuruyor. Ardından Front Dropkick. Wes rampanın başladığı yere sırtını çarpıyor. Teoman çoktan yırtılmış olan gömleğini çıkarıp Wes'in suratına fırlatıyor. Forearm Smash'larla onu ringe yaklaştırıyor. Ön sıralarda oturan seyircilerin histerileri eşliğinde ringe doğru ilerliyorlar. Teoman, Wes'i çelik merdivene fırlatıyor. Wes kafasını fena halde vuruyor basamaklara. Teoman saçından tutup defalarca merdivene vurduruyor. En az on kere tekrarlıyor bunu. Artık seyirci de saymayı bırakıyor. Wes ölü gibi yavaşça yığıldığında Teoman ilk kez gülüyor. Seyircilerin olduğu bariyerlere çıkıp uzanıyor. SURATINDAKİ OROSPU ÇOCUĞU GÜLÜMSEMESİ DİLİ DIŞARIDA BİR ŞEKİLDE SEYİRCİLERİ ÇILDIRTIYOR!
Wes Lee'ye dinlenmesi için süre de vermemek adına hemen ringe sokuyor onu. Armbreaker! Ardından Tilt-A Whirl Cutter için iplere koşuyoooor... Başarılı! Teoman Wes'in başında dikilip ellerini yana açarak tauntunu atıyor şimdi. Wes'in eli botlarına değdiğinde gülüyor. Onun acizliğini seyretmekten haz alırcasına gülüyor. Wes, Teoman'ın bacaklarına tutunarak doğrulmaya çalışıyor. Bir yere kadar bunu başardığında Teoman onun suratını sıkıyor, aynı depoda yaptığı gibi. Wes'in çenesini sıkarak ona bir şeyler söylüyor. Gözlerindeki öfkeyi net bir şekilde görebiliyoruz. Söyleyecekleri bittiğinde Wes'in kafasını bacaklarının arasına sokuyor. Powerbomb! DEĞİL! Wes seri tokat ve tekmelerle afallatıyor onu. CUTTER! CUTTER!! Wes çıldırıyor! Haykırarak ringde bir tur atıyor. Teoman'ı köşe gönderine yüz üstü yapıştırıyor. Arkasına geçip Saito Suplex! Teoman yere sinek gibi yapışıyor. Wes şimdi köşe gönderine bakıyor. Seyirciler bunun ne anlama geldiğini iyi biliyorlar. Wes kafasını sallayarak köşe gönderine çıkıyor. Final Flash için hazırlıklarını tamamlıyor. FINAL FLASH!!
HUMBERTO? HUMBERTO GİRİŞTE BELİRİYOR! SEYİRCİLER ÇILDIRDI! YÜZÜNDE SİNİRLE KARIŞIK BİR ENDİŞE VAR. WES LEE'YE BAKARAK RİNGE İLERLİYOR. Onu gören Wes haliyle şaşırıyor. Onu kurtarmış olabilir ama burada görmeyi ummuyordu. Turnbuckle'a çökerek Humberto'nun hızla ringe girişini izliyor. Humberto ona öyle bakıyor ki Wes bile korkuyor. KORKMAKTA HAKLI! Humberto onu göğsünden sertçe ittiriyor! İttirmekle vurmak arası şekilde Wes'i sarsıyor. Bağırışlarını duyabiliyoruz.
Val Venis: Sana güveniyorum Sami. Geldiğin günden beri gösterdiğin tavırlarla değiştiğini görüyorum. Belki de bizi kandırıyorsun. Belki hala aynı boksundur. Fakat şu anda niyeyse sana güveniyorum... Çözmem gereken daha büyük sorunlar var.
Venis kemere son kez yakından baktıktan sonra onu sert bir tavırla Sami'nin omzuna yerleştiriyor. Sami ve Breeze'nin şaşkınlığı yüzlerinden okunuyor.
Val Venis: Bu geceki maç için... Başarılar.
Venis ve Maryse el ele oradan ayrılırken Sami Zayn aynı mahcubiyetle arkalarından bakıyor. Sonra kemere bakıyor. Artık gerçekten kendisine ait hissettiği kemerine... Breeze'nin kendisine fokuslanışı dikkatini çekiyor. Kafasını kaldırıyor. Tyler Breeze ona birkaç saniye boyunca hiçbir şey demeden baktıktan sonra penisdaşının peşinden gidiyor. Biz de reklamlara.
Şık takım elbisesiyle Teoman, arenaya giriş yapıyor. Ciddiyetle koridorları dönüyor. Nereye varmak istediğini bilen tavırlarla ilerliyor.
WES LEE LOJİSTİK KOLİLERİNİN ÜZERİNDEN KURŞUN ASKER GİBİ TEOMAN'A ATLIYOR! SUICIDE DIVE!! Teoman neye uğradığını şaşırıyor. Wes nefes bile almadan üstüne çıkıp sert yumruklar indiriyor. Art arda hiç bırakmadan yumruk delisi yapıyor Teoman'ı. Karşı koymasına izin vermiyor. Headbutt, yumruk, dirsek ne varsa geçiriyor. Teoman'ın yere düşen fularını alıp boynuna geçiriyor ve sıkıyor! Teoman'ı boğuyor Wes. Birkaç saniye sürdürüyor bunu. Teoman nefes alamayıp debeleniyor. Karaya vurmuş balık gibi! Wes onu ayağa kaldırıp duvara çarptırıyor. Ardından diğer duvara. Teoman duvardan yavaşça düşerken başlayan kanama duvarda doğrusal bir leke oluşturuyor.
Wes Lee: Orospu çocuğu! OROSPU ÇOCUĞU!
Teoman'a bir tekme daha. Koridorda meraklı bakışlar eşliğinde ilerliyorlar. Wes ışıkçıların kullandığı ayaklı aydınlatmayı söküp Teoman'ın karnına geçiriyor. Sonra sırtına. Teoman can çekişirken Wes'ten kaçmanın derdinde. Wes'in savurduğu aydınlatma duvarda delik açıyor. Teoman o boşluğu değerlendirerek Lou Thesz'le üstüne uçuyor. Yumruk ve dirsek darbeleriyle Wes'e ilk saldırısını gerçekleştiriyor. Yerde debeleniyorlar. Teoman üstün çıkıyor. Wes'in yerde suratını tuttuğu bir anda yandaki en küçük merdivenin tepesinden Double Foot Stomp! Teoman Wes'i kaldırıp duvara vuruyor şimdi. Duvardan duvara vurma sırası onda. Seyircilerin seslerinin yaklaştığını duyuyoruz. Teoman bir koridoru daha döndükten sonra boy aynalarıyla dolu odada Wes'i aynaya fırlatmayı deniyor ama karnına bir dirsek yiyince sekteye uğruyor planı. Wes bir elbowla afallatıyor onu. Aynaya doğru ittiriyor Teoman'ı ve Hurricanrana! Teoman aynaya savrulup kafasıyla onu parçalamaktan kendini alıkoyamıyor!! Wes'teki enerji bitmiyor ama. Kaldırıp fırlatıyor Teoman'ı!
Koyu kırmızı perdelere takılarak seyircilerin önüne düşen Teoman ring tarafına geldiğini anlıyor. Perdelerin içinden büyük bir tutkuyla çıkan Wes Lee'ye destek geliyor. Haftalardır yaşadıkları seyircide karşılık bulmuş olmalı. Teoman'a karşı onu destekliyorlar. Wes tekmeleye tekmeleye Teoman'ı ringe doğru yaklaştırıyor. Köpek çekiyor ona. Teoman seyircilerin önündeki bariyerlere tutunarak kalktığında üzerine gelen Wes'e bir Elbow + Gut Kick vuruyor. Ardından Front Dropkick. Wes rampanın başladığı yere sırtını çarpıyor. Teoman çoktan yırtılmış olan gömleğini çıkarıp Wes'in suratına fırlatıyor. Forearm Smash'larla onu ringe yaklaştırıyor. Ön sıralarda oturan seyircilerin histerileri eşliğinde ringe doğru ilerliyorlar. Teoman, Wes'i çelik merdivene fırlatıyor. Wes kafasını fena halde vuruyor basamaklara. Teoman saçından tutup defalarca merdivene vurduruyor. En az on kere tekrarlıyor bunu. Artık seyirci de saymayı bırakıyor. Wes ölü gibi yavaşça yığıldığında Teoman ilk kez gülüyor. Seyircilerin olduğu bariyerlere çıkıp uzanıyor. SURATINDAKİ OROSPU ÇOCUĞU GÜLÜMSEMESİ DİLİ DIŞARIDA BİR ŞEKİLDE SEYİRCİLERİ ÇILDIRTIYOR!
Wes Lee'ye dinlenmesi için süre de vermemek adına hemen ringe sokuyor onu. Armbreaker! Ardından Tilt-A Whirl Cutter için iplere koşuyoooor... Başarılı! Teoman Wes'in başında dikilip ellerini yana açarak tauntunu atıyor şimdi. Wes'in eli botlarına değdiğinde gülüyor. Onun acizliğini seyretmekten haz alırcasına gülüyor. Wes, Teoman'ın bacaklarına tutunarak doğrulmaya çalışıyor. Bir yere kadar bunu başardığında Teoman onun suratını sıkıyor, aynı depoda yaptığı gibi. Wes'in çenesini sıkarak ona bir şeyler söylüyor. Gözlerindeki öfkeyi net bir şekilde görebiliyoruz. Söyleyecekleri bittiğinde Wes'in kafasını bacaklarının arasına sokuyor. Powerbomb! DEĞİL! Wes seri tokat ve tekmelerle afallatıyor onu. CUTTER! CUTTER!! Wes çıldırıyor! Haykırarak ringde bir tur atıyor. Teoman'ı köşe gönderine yüz üstü yapıştırıyor. Arkasına geçip Saito Suplex! Teoman yere sinek gibi yapışıyor. Wes şimdi köşe gönderine bakıyor. Seyirciler bunun ne anlama geldiğini iyi biliyorlar. Wes kafasını sallayarak köşe gönderine çıkıyor. Final Flash için hazırlıklarını tamamlıyor. FINAL FLASH!!
HUMBERTO? HUMBERTO GİRİŞTE BELİRİYOR! SEYİRCİLER ÇILDIRDI! YÜZÜNDE SİNİRLE KARIŞIK BİR ENDİŞE VAR. WES LEE'YE BAKARAK RİNGE İLERLİYOR. Onu gören Wes haliyle şaşırıyor. Onu kurtarmış olabilir ama burada görmeyi ummuyordu. Turnbuckle'a çökerek Humberto'nun hızla ringe girişini izliyor. Humberto ona öyle bakıyor ki Wes bile korkuyor. KORKMAKTA HAKLI! Humberto onu göğsünden sertçe ittiriyor! İttirmekle vurmak arası şekilde Wes'i sarsıyor. Bağırışlarını duyabiliyoruz.
Humberto Garza: Seni bu yüzden mi kurtardım ha? Her şeyi daha da berbat edesin diye mi?... Söz vermiştin! Ortalık yatışana kadar görünmeyecektin.
Wes Lee: Onun bu gece arenaya armut toplamak için geldiğini mi düşünüyorsun? Beni arıyor Berto. Bulana kadar da rahat etmeyecek. ŞİMDİ KENARA ÇEKİL.
Humberto Garza: Yaptıklarının onun öfkesini arttırmak dışında bir etkisi yok. Onu haklı çıkarma!
Wes Lee: BU ADAM BENİM İÇİN AVRUPA'DAN GELDİ BERTO! AVRUPA'DAN! ONU ANASININ AMINA GERİ YOLLAYACAĞIM! KENARA ÇE-
Wes Lee: Onun bu gece arenaya armut toplamak için geldiğini mi düşünüyorsun? Beni arıyor Berto. Bulana kadar da rahat etmeyecek. ŞİMDİ KENARA ÇEKİL.
Humberto Garza: Yaptıklarının onun öfkesini arttırmak dışında bir etkisi yok. Onu haklı çıkarma!
Wes Lee: BU ADAM BENİM İÇİN AVRUPA'DAN GELDİ BERTO! AVRUPA'DAN! ONU ANASININ AMINA GERİ YOLLAYACAĞIM! KENARA ÇE-
Humberto'nun arkasında beliren Teoman birden Wes'in üzerine sıçrıyor. Wes darbenin etkisiyle turnbuckle'dan dışarıya çok ters bir şekilde düşüyor. Kafasının üzerine tehlikeli düştü. Umarız bir şeyi yoktur. Düştüğü gibi bilinci gidiyor. Herhangi bir kımıldama, titreme yok. Teoman, Humberto'nun çabasına rağmen ringden inip Wes'i bir kere daha bariyerlere çarpıyor. Ardından ringe sokuyor. Kendisi de ringe girdiğinde Humberto karşısında öfkeyle dikiliyor. WES'İ İKNA ETMEYE ÇALIŞSA DA BUNU BAŞARAMADI. ARTMIŞ ÖFKESİYLE TEOMAN'IN BURNUNUN DİBİNDE BİTİYOR! TEOMAN HUMBERTO'YU İTTİRİYOR!
Humberto söylenerek Teoman'ı hem sakinleştirmeye hem de araya girmeye çalışıyor. Bu davanın ortasına nasıl girdi kendi de bilmiyor ama tek yapmak istediği şey kapattığı bu defterin tekrar açılmasını engellemek. Teoman'ın ittirmelerine rağmen Humberto soğukkanlılığını koruyor. Pek alışık olmadığımız şekilde. Fakat Teoman son bir kez daha onu ittirdiğinde Humberto da onu ittiriyor! BİRBİRLERİNE VURMUYORLAR AMA BİTMEK TÜKENMEK BİLMEYEN BİR İTTİRMECE ÇIKMAZINA GİRİYORLAR. TEOMAN HUMBERTO'YA TÜRKÇE KÜFÜRLER ETMEYE BAŞLIYOR. HUMBERTO ANLAMIYOR NE DEDİĞİNİ. TEOMAN LANETLER OKUYARAK RİNGDEN İNİYOR VE KENARDAN BİR MİKROFON ALIYOR NEFES NEFESE.
Teoman Garza: Bana inanmıyor musun? Bir Garza olduğuma? Angel'in intikamı için burada olduğuma? KUZENİN OLDUĞUMA? O zaman git Berto! Hadi git buradan! Konforlu evine dön ve yeni bir travma yaşayana kadar oradan çıkma.... Ben sadece Wes'ten nefret eden herhangi biriysem... Hangi sebepten nefret ettiğimin ne anlamı var? Onun özel koruması değilsen bu yaptığın dünyanın en aptalca şeyi. Bir saniye dahi durma burada. Git!
Teoman Garza: Bana ihanet ettin. Bunu biliyorsun. Wes'i kaçırmak sana yakışmadı. Fakat bunu görmezden gelebilirim. Çünkü sen bilmesen de, kuzen olduğumuzu ben biliyorum. Büyük bir eşekliği affetmek için yeteri kadar sebebim var, ha? Peki ya Angel... Ah O, bu yaptıklarını bir görseydi seni perişan ederdi ama... Git Berto. Dilediğini yapmakta özgürsün ama ayaklarının dibinde bok gibi uzanan o şerefsize istediğimi yapmada bana engel olamazsın. Onu O'Neil'in yanına gömeceğim. Neydi orası: Orospu Evlatları Mezarlığı... Hah evet, işte tam oraya gömeceğim. FIGHT CLUB'TA... BURIED ALIVE MAÇINDA!
Humberto'nun heyecanı gözlerinden okunuyor. Duyguları piç olmuş durumda. Teoman'ın kararlılığı onun özgüvenini parçalıyor. Ringden çıkmak için bir adım geriye gidiyor. Wes dikkatini çekiyor hemen. Hala hareketsiz, yaşam belirtisi göstermeden, savunmasız yatıyor. Teoman'ın değişen ses tonu dikkatini dağıtıyor yine.
Humberto söylenerek Teoman'ı hem sakinleştirmeye hem de araya girmeye çalışıyor. Bu davanın ortasına nasıl girdi kendi de bilmiyor ama tek yapmak istediği şey kapattığı bu defterin tekrar açılmasını engellemek. Teoman'ın ittirmelerine rağmen Humberto soğukkanlılığını koruyor. Pek alışık olmadığımız şekilde. Fakat Teoman son bir kez daha onu ittirdiğinde Humberto da onu ittiriyor! BİRBİRLERİNE VURMUYORLAR AMA BİTMEK TÜKENMEK BİLMEYEN BİR İTTİRMECE ÇIKMAZINA GİRİYORLAR. TEOMAN HUMBERTO'YA TÜRKÇE KÜFÜRLER ETMEYE BAŞLIYOR. HUMBERTO ANLAMIYOR NE DEDİĞİNİ. TEOMAN LANETLER OKUYARAK RİNGDEN İNİYOR VE KENARDAN BİR MİKROFON ALIYOR NEFES NEFESE.
Teoman Garza: Bana inanmıyor musun? Bir Garza olduğuma? Angel'in intikamı için burada olduğuma? KUZENİN OLDUĞUMA? O zaman git Berto! Hadi git buradan! Konforlu evine dön ve yeni bir travma yaşayana kadar oradan çıkma.... Ben sadece Wes'ten nefret eden herhangi biriysem... Hangi sebepten nefret ettiğimin ne anlamı var? Onun özel koruması değilsen bu yaptığın dünyanın en aptalca şeyi. Bir saniye dahi durma burada. Git!
Teoman Garza: Bana ihanet ettin. Bunu biliyorsun. Wes'i kaçırmak sana yakışmadı. Fakat bunu görmezden gelebilirim. Çünkü sen bilmesen de, kuzen olduğumuzu ben biliyorum. Büyük bir eşekliği affetmek için yeteri kadar sebebim var, ha? Peki ya Angel... Ah O, bu yaptıklarını bir görseydi seni perişan ederdi ama... Git Berto. Dilediğini yapmakta özgürsün ama ayaklarının dibinde bok gibi uzanan o şerefsize istediğimi yapmada bana engel olamazsın. Onu O'Neil'in yanına gömeceğim. Neydi orası: Orospu Evlatları Mezarlığı... Hah evet, işte tam oraya gömeceğim. FIGHT CLUB'TA... BURIED ALIVE MAÇINDA!
Humberto'nun heyecanı gözlerinden okunuyor. Duyguları piç olmuş durumda. Teoman'ın kararlılığı onun özgüvenini parçalıyor. Ringden çıkmak için bir adım geriye gidiyor. Wes dikkatini çekiyor hemen. Hala hareketsiz, yaşam belirtisi göstermeden, savunmasız yatıyor. Teoman'ın değişen ses tonu dikkatini dağıtıyor yine.
Teoman Garza: O gece yanımda olmanı istediğimde çok mu şey istiyorum? Garza'nın kanını yerde bırakmak... Söyle bana, bize yakışır mı? Angel onu affetmezdi. Angel, kendisine bunu yapanı, eğer 9 canı olsaydı bile affetmezdi. Bunu biliyorsun değil mi? İntikam isterdi. Bir Garza'yı yok etmenin karşılıksız kalmayacağını herkese gösterirdi. Bu kadar basit: Bir Garza öldürürsen, artık ölüsündür. Yanımda ol Berto. Şu an en çok istediğim şey bu.
Humberto ve Teoman'ın bakışması Teoman'ın spiker masasına doğru hareketlenmesiyle son buluyor. Teoman spiker masasının yanındaki bölmeden bir alet çıkarıyor şimdi.
Bir levye... Teoman büyülenmiş gibi levyeye baktıktan sonra ağır adımlarla aprona yaklaşıyor. Humberto'nun gözlerinin içine bakarak, kendisi ringe de girmeden, iplerin altından fırlatıyor levyeyi ringin ortasına. Levye tam da Humberto'nun ayağında duruyor. Humberto biraz düşündükten sonra eğilip levyeyi alıyor ve inceliyor. O sırada Wes Lee'nin doğrulmaya başladığını görüyoruz. Humberto'ya sırtı dönük, onu görmüyor. İplere tutunarak kalkmaya çalışıyor. Humberto levyeyi sıkıca kavrıyor. Wes ayağa kalkıp arkasını dönüyor.
Ringin ortasında duran levyeyi görüyor. Humberto ise çoktan ringden inmiş. Girişe doğru yürüyor. Teoman ve Wes onun arkasından bakıyorlar. Ardından birbirlerine. Öfkeleri karşılıklı. Fakat artık yorgunlar. Neredeyse bir maç yaptılar. Humberto girişte durup arkasına dönüyor. En azından şimdi, ayırmaya çalıştığı ikilinin birbirine dalmadığını görüyor. Belki de Teoman'a hak veriyor. Bu onun davası değilse karışmasının da bir anlamı yok diye düşünüyor. Bunları tabii ki bilmiyoruz. Üç ismin bakışmalarıyla reklamlara gidiyoruz.
Bir yığın yıkıntı döküntünün ortasında, bu manzaranın faili gibi duran Bray Wyatt, düşüncelere dalmış halde sandalyesinde sallanıyor. Küçük sinek ve kelebekler suratını teğet geçiyor. Wyatt elleriyle savuşturuyor onları, kaçışıyorlar. Birden durup bakışlarını kameraya çeviriyor.
Humberto ve Teoman'ın bakışması Teoman'ın spiker masasına doğru hareketlenmesiyle son buluyor. Teoman spiker masasının yanındaki bölmeden bir alet çıkarıyor şimdi.
Bir levye... Teoman büyülenmiş gibi levyeye baktıktan sonra ağır adımlarla aprona yaklaşıyor. Humberto'nun gözlerinin içine bakarak, kendisi ringe de girmeden, iplerin altından fırlatıyor levyeyi ringin ortasına. Levye tam da Humberto'nun ayağında duruyor. Humberto biraz düşündükten sonra eğilip levyeyi alıyor ve inceliyor. O sırada Wes Lee'nin doğrulmaya başladığını görüyoruz. Humberto'ya sırtı dönük, onu görmüyor. İplere tutunarak kalkmaya çalışıyor. Humberto levyeyi sıkıca kavrıyor. Wes ayağa kalkıp arkasını dönüyor.
Ringin ortasında duran levyeyi görüyor. Humberto ise çoktan ringden inmiş. Girişe doğru yürüyor. Teoman ve Wes onun arkasından bakıyorlar. Ardından birbirlerine. Öfkeleri karşılıklı. Fakat artık yorgunlar. Neredeyse bir maç yaptılar. Humberto girişte durup arkasına dönüyor. En azından şimdi, ayırmaya çalıştığı ikilinin birbirine dalmadığını görüyor. Belki de Teoman'a hak veriyor. Bu onun davası değilse karışmasının da bir anlamı yok diye düşünüyor. Bunları tabii ki bilmiyoruz. Üç ismin bakışmalarıyla reklamlara gidiyoruz.
Bir yığın yıkıntı döküntünün ortasında, bu manzaranın faili gibi duran Bray Wyatt, düşüncelere dalmış halde sandalyesinde sallanıyor. Küçük sinek ve kelebekler suratını teğet geçiyor. Wyatt elleriyle savuşturuyor onları, kaçışıyorlar. Birden durup bakışlarını kameraya çeviriyor.
Bray Wyatt: Bray Wyatt, Wyatt Family'den kovuldu! Kulağa tuhaf geliyor. Bunu hiç tahmin etmezdim. Kendimi hor görülmüş hissediyorum. Dışlanmış... Arkamdaysa bir yıkıntı. Bana, yanmış bitmiş kül olmuş ailemi anımsatıyor. Bunu yapan yine bizden, aileden biri. Sahiden tuhaf. Başarısız olmuş gibi hissediyorum. Belki de gerçekten, denildiği gibi kötü bir aile reisiyimdir.
Wyatt cümleyi bitirdiğinde söyleyiş tarzından bunun bir tür ironi olduğunu anlıyoruz. Gülmemek için kendini zor tutar gibi bir hali var. Fakat nihayet, gülüyor artık.
Wyatt cümleyi bitirdiğinde söyleyiş tarzından bunun bir tür ironi olduğunu anlıyoruz. Gülmemek için kendini zor tutar gibi bir hali var. Fakat nihayet, gülüyor artık.
Bray Wyatt: Velveteen... Mor kelebeğim... Herkesi kendin gibi zayıf zannetmene bayılıyorum. Bray Wyatt'ı kovma düşüncesi... Tam olarak neye dayanıyor? Wyatt Family'nin, herkes gibi bir parçası olduğum yanılgısına mı? Tek başıma Wyatt Family olamayacağım sanrısına mı? Var olmak için daima bir evlada ihtiyacımın bulunduğu zannına mı? İşte bunlar, senin içten pazarlıklı kuruntularının berbat çarpıtmaları. Seninle hem düşman hem dost olduk Vel. Olmadık mı? Fakat üzülerek söylüyorum ki, Bray Wyatt'ı hala tanıyamamışsın. Ben bu ailenin zorunlu parçasıyım. Ben varsam Wyatt Family de vardır; yoksam yoktur.... Yanımda emirler yağdırıp durduğum evlatlarım yoksa, bir tür hezeyan içinde yollarını kaybetmişlerse... Ve hatta evimiz yakılmış, başımıza yıkılmışsa... Bunlar sadece göründüğü gibidirler. Altında derin bir mana aramam. Evlatların bir kusuru mu oldu? HATALARINI FARK EDİP DÖNERLER. Ev mi yandı? TEKRAR İNŞA EDİLİR. Rowan ve Braun'u çok iyi tanıyorum. Çünkü... Evlatlarımı nasıl olur da tanımam? Benim içli oğlum Rowan. Sadakatinden şüphem yok. Yakında soluğu yanımda alacaktır. Güçlü oğlum Braun. Senin en tutkulu hayallerin bile ona yavan gelecektir. Çünkü Vel, benim en boş vakitlerim, senin en zirve anlarından üstündür. Aynı kulvarda olduğumuza mı inanıyorsun? Yarıştığımıza? Biz birbirimizin ikamesi değiliz Vel. Ben kimseyi rakibim görmem. Ya evlatsındır ya hedef. Sen ise ailenin liderine isyan ettin. Köyün tek cambazının oyununu bozdun ve küstahça, yeni bir cambazlığa giriştin. Unutma Vel, iki cambaz bir ipte oynamaz. İkimizden biri buraya fazla. Becerilerin ve kanıtlarını topla, Güney'e in. Bir türlü evladı olamadığın köye... Bu köyde kovulanlar, yalnız yalan söyleyenlerdir.
Wyatt şapkayı önüne eğip tekrar derin düşüncelere dalıyor. Burnuna konan bir kelebek onu tekrar rahatsız ediyor. Wyatt kahkahalar atmaya başlarken kameralar birden başka bir görüntüye dönüyor.
Velveteen Dream, Erick Rowan ve Braun Strowman, yani Dream Family bu konuşmayı soyunma odalarındaki televizyondan canlı canlı izliyor! Velveteen, Bray'in konuşması bittiği gibi Braun'a bakıyor. Braun öküz gözlerini Wyatt'tan ayırmıyor. Fakat sonra Velveteen'le göz göze geliyorlar. Velveteen, kenarda huzursuz tavırlar içinde duran Rowan'a bakıyor.
Velveteen Dream: Hiçbir şey yapmıyoruz, anlaşıldı mı? Bilindik Bray, süslü sözler ve kelime oyunlarıyla bizim üzerimizde bir etki yaratmayı planlıyor. Boş sözlere karnımız tok. Yapmamız gereken tek şey, arena içinde kalıp başarıya odaklanmak.
Wyatt şapkayı önüne eğip tekrar derin düşüncelere dalıyor. Burnuna konan bir kelebek onu tekrar rahatsız ediyor. Wyatt kahkahalar atmaya başlarken kameralar birden başka bir görüntüye dönüyor.
Velveteen Dream, Erick Rowan ve Braun Strowman, yani Dream Family bu konuşmayı soyunma odalarındaki televizyondan canlı canlı izliyor! Velveteen, Bray'in konuşması bittiği gibi Braun'a bakıyor. Braun öküz gözlerini Wyatt'tan ayırmıyor. Fakat sonra Velveteen'le göz göze geliyorlar. Velveteen, kenarda huzursuz tavırlar içinde duran Rowan'a bakıyor.
Velveteen Dream: Hiçbir şey yapmıyoruz, anlaşıldı mı? Bilindik Bray, süslü sözler ve kelime oyunlarıyla bizim üzerimizde bir etki yaratmayı planlıyor. Boş sözlere karnımız tok. Yapmamız gereken tek şey, arena içinde kalıp başarıya odaklanmak.
Erick Rowan: Ne başarısı?
Velveteen Rowan'ın konuşmasına şaşırmış gibi dönüyor.
Erick Rowan: Money in the Bank'te bizi ikisinden ettiğin başarılar mı? Asıl yapmamız gereken neydi biliyor musun? Onları tutmak... Bile bile kaybedip, sonra tekrar kovalamak değil.
Velveteen Dream (Rahatsız olmuş bir şekilde gülümsüyor): Yapma Rowan... Her şeyi açıkladım. Zor geldiğini biliyorum. Fakat biz olması gerekeni yaptık. Başka çaremiz yoktu. Bray bize aileden biri gibi davranmıyordu.
Erick Rowan: Bunun çözümünün Wyatt'a saldırmak olduğunu düşünmüyorum. Ona saldırmamalıydık.
Velveteen Rowan'ın konuşmasına şaşırmış gibi dönüyor.
Erick Rowan: Money in the Bank'te bizi ikisinden ettiğin başarılar mı? Asıl yapmamız gereken neydi biliyor musun? Onları tutmak... Bile bile kaybedip, sonra tekrar kovalamak değil.
Velveteen Dream (Rahatsız olmuş bir şekilde gülümsüyor): Yapma Rowan... Her şeyi açıkladım. Zor geldiğini biliyorum. Fakat biz olması gerekeni yaptık. Başka çaremiz yoktu. Bray bize aileden biri gibi davranmıyordu.
Erick Rowan: Bunun çözümünün Wyatt'a saldırmak olduğunu düşünmüyorum. Ona saldırmamalıydık.
Velveteen Dream: Peki ya ne yapacaktık? Size karşı dürüst değil. Görmüyor musunuz? Hala bizle mi, yoksa aile dağıldı mı sorularıyla yaşamaktan bıktım. Bir problem varsa, eğer gerçekten aileysek, oturup tartışırız. Bir çocuk gibi küserek tavır alıp dikkat çekmeye çalışmayız. Bu sağlıklı değil, Rowan. O kıskanç, özgüvensiz, bencil çocuğun teki ve böyle birini ailede barındırıp ortamı toksikleştirmesine izin vermem. Ona haddinden fazla sabrettim.
Rowan ne diyeceğini bilemiyor. Fakat tatmin olmuş da değil. Burnundan soluyarak odadan çıkıyor. Kapıyı sertçe çarpmayı da ihmal etmeden. Keyfi kaçan Velveteen, Braun'a bakıyor. Ondan bir şeyler duymak veya bir şeyler yapmasını bekliyor. Braun-
Yavaşça, elini Velveteen'nin omzuna koyuyor ve sarılıyorlar. Şimdi, Velveteen biraz olsun rahatlıyor. En azından ona güvenen birisi var. Bir ailesi hala var. Her şeyi kaybetmeye çok yaklaştığından korkmuş ama sonra bir çeşit telafi bulmuş birinin yaşayabileceği bir rahatlamayla gözlerinin nemlendiğini görüyoruz.
Velveteen Dream (Fısıldayarak): Teşekkür ederim Braun.... Teşekkür ederim.
Rowan ne diyeceğini bilemiyor. Fakat tatmin olmuş da değil. Burnundan soluyarak odadan çıkıyor. Kapıyı sertçe çarpmayı da ihmal etmeden. Keyfi kaçan Velveteen, Braun'a bakıyor. Ondan bir şeyler duymak veya bir şeyler yapmasını bekliyor. Braun-
Yavaşça, elini Velveteen'nin omzuna koyuyor ve sarılıyorlar. Şimdi, Velveteen biraz olsun rahatlıyor. En azından ona güvenen birisi var. Bir ailesi hala var. Her şeyi kaybetmeye çok yaklaştığından korkmuş ama sonra bir çeşit telafi bulmuş birinin yaşayabileceği bir rahatlamayla gözlerinin nemlendiğini görüyoruz.
Velveteen Dream (Fısıldayarak): Teşekkür ederim Braun.... Teşekkür ederim.
Yeni PGW TV Şampiyonu Sami Zayn girişte gözüküyor. Zayn'in yüzünde neşeli ya da üzgün bir ifade yok. Sadece gözlerinde kararlılığın ateşi var. Zayn ringe girip kemerini kaldırıyor, sonrasında da hakeme teslim ediyor. Kendisi hazırlığını yaparken, open challenge için karşısına gelecek ismin müziği duyuluyor.
Eski PGW PURE Şampiyonu Will Ospreay girişte gözüküyor. Geçen haftaki yenilgisinden sonra, şirketten ayrılması gündemdeydi. Ancak kendisi burada ve geçen haftaya rağmen gülüyor. Zayn mücadeleye hazır. Ospreay rampadan ilerliyor ve ringin önünde duruyor. Alt ipleri tutuyor ve kendini içeriye çekiyor.
Ancak Ospreay ipi bırakıyor ve ringe girmiyor. Onun yerine ringin etrafını dolaşıyor ve spiker masasına doğru yöneliyor. Micheal Cole ve JBL'e elini uzatıyor ve el sıkışıyorlar. Sonrasında boş sandalyeye geçiyor ve kulaklığı takıyor.
Micheal Cole: Bayanlar baylar, bu gece yanımızda konuk spiker olarak Will Ospreay olacak. Will bu hoş sürprizi neye borçluyuz?
Will Ospreay: Sürpriz mi? Sizi bilgilendirmediler mi?
John Bradshaw Layfield: Hangi konuda bilgilendirilmemiz gerekiyordu ki?
Will Ospreay: Boş ver, kafanı yorma. Önümüzdeki maça bakalım.
O sırada bir müzik daha duyuluyor.
Micheal Cole: PGW'deki en büyük gizemlerden birisi, Leo Kruger mücadeleye cevap veriyor.
John Bradshaw Layfield: Şuna baksana Cole, Sami Zayn'i canlı canlı yer bu adam.
Will Ospreay: Bana o kadar da büyük gözükmedi.
Will Ospreay: Boş ver, kafanı yorma. Önümüzdeki maça bakalım.
O sırada bir müzik daha duyuluyor.
Micheal Cole: PGW'deki en büyük gizemlerden birisi, Leo Kruger mücadeleye cevap veriyor.
John Bradshaw Layfield: Şuna baksana Cole, Sami Zayn'i canlı canlı yer bu adam.
Will Ospreay: Bana o kadar da büyük gözükmedi.
Leo Kruger ağır adımlarla rampadan ilerliyor. Basamakları çıkıyor ve ipi bükerek ringe giriyor. Bu gizemli adam hakkında bir şey bilmesek de, tek bir his uyandırıyor. Tedirginlik. Kruger da bunun farkında. Sami'ye bakıp hafiften gülüyor. Sami bu korkuya kapılmadan kendini maça hazırlıyor. Hakem son kontrolleri yaptıktan sonra zili çalıyor.
PGW World Television Championship
"Challenger" Leo Kruger vs. "Champion" Sami Zayn
Sami tedbirli bir şekilde yaklaşıyor rakibine. Kruger ise ringin ortasında. Sadece onu izliyor. Zayn Collar and Elbow Tie Up ile maçı açmak istiyor. İkisi birbirini yakalıyor fakat Kruger basit bir şekilde onu tutup fırlatıyor. Zayn dizinin üstünde. Kruger gülerek bir daha gelmesini istiyor. Sami de tekrar geliyor gibi yapıyor ancak Kruger'ın kolunu tutup arkasına geçiyor. Hammerlock için bastırıyor. Kruger diğer koluyla Zayn'in kafasına yaklaşıyor ve hızlı bir hareketle Headlock Takedown. Zayn bir anda kendini yerde buluyor. Ancak Kruger, Side Headlock'u bastıramadan, Zayn bacaklarını Kruger'in kafasına sarıyor. Kolunu Arm-Bar'a alarak bacakları ile Kruger'ın omzunu yere yaslıyor. Hakem tuşu sayıyor. 1... 2... Kruger kurtuluyor ve ikili ayaklanıyor. Fakat Zayn hızlı bir hareketle, rakibine Schoolboy Roll-Up yapıyor. Zayn tuşa gidiyor. 1... 2... Kickout!
Micheal Cole: Zayn kazanmak için her an deniyor.
John Bradshaw Layfield: Deneyecek tabii ki de, Kruger tam bir makine.
Will Ospreay: Siz ya Kruger'ı fazla abartıyorsunuz ya da Sami'yi küçük görüyorsunuz. İki türlü de büyük hata.
İkili tekrardan kalkıyor. Kruger ani bir yumruğu geçirmeye çalışsa da Sami bundan eğiliyor ve hızla headlocka alıyor. Kruger, Zayn'i iplere dayıyor ve fırlatıyor. Sami iplerden sekiyor. Kruger gelişine bir Shoulder blocku geçiriyor. Ardından seri bir Tuş denemesi 1... direkt atıyor. Kruger tekrar ipten sekiyor fakat Sami gelişine bir Dropkicki çakıyor! Kruger iplere dayandı. Sami koşarak bir Clothesline'la Kruger'ı ring dışına postalıyor! Fakat hayır! Kruger Back Body drop şeklinde karşılıyor. Sami apronda Kruger'ı çeviriyor ve Hotshot yapıyor. Ardından hızla Top Rope'a yöneliyor fakat çıkamadan Kruger forearm'ı Sami'nin suratına geçiriyor! Sonrasında tutuyor ve aprondan Suplex'i çakıyor. Hemen Tuşa gidiyor. 1... 2... Kickout! Kruger chinlockla Sami'yi kıstırıyor. Sami ayaklanmaya çalışıyor. Bir süre sonra kalkmayı başarıyor. Kruger'ın boşluğuna boşluğuna yumruklar savuruyor ve kurtulmayı başarıyor. Ardından sağlam bir headbuttı çakıyor. Sonrasında iplerden sekiyor. Kruger gelişine bir Back Heel Kick! Sami'nin tam ağzının ortasına. Sami ağzını tutarak ring dışına çekiliyor. Kruger peşinden gidiyor.
John Bradshaw Layfield: Peki neden buradasın Will, bıraktığını söylüyordu herkes.
Will Ospreay: Buradayım işte, gerek var mı dahasına?
Micheal Cole: Ama neden spiker masasındasın? Senin ilk defa yaptığın bir şey.
Will Ospreay: Öyle olması gerekti diyelim.
Sami'yi kolundan tutuyor ve bariyerlere doğru çakıyor! Ardından koşarak Shoulder Chargela Sami'yi bariyerlere çarptırıyor! Sami acı içinde yere yığılıyor. Kruger üst üste stomplar vurarak Sami'yi etkisiz hale getiriyor. Ardından kafasından tutuyor ve Sami'nin kafasını çelik merdivene çakıyor! Sonrasında ensesinden tutup ringe sokuyor. Peşinden aprona çıkıp kendisi de girdiği sırada Sami aniden ayaklanıp bir Hot Shot! Sonrasında seri bir şekilde kalkıyor ve iplerden sekiyor. Top Con Hilo! Seyirciler Ole! chantleri atmaya başlıyor. Sami gazlı bir şekilde bariyerleri tokatlıyor! Kruger ringpostun oraya doğru çekiliyor. Sami koşuyor ve ringpostun arasından Suicide Divela uçup Tornado DDT'yle çakıyor! İkili bir süre yerde kalıyorlar. Sonrasında Sami kaldırıyor ve Kruger'ı ringe sokuyor. Ardından seri bir şekilde aprona oradan da Top Rope'a çıkıyor. Diving Crossbody! Tuş 1... 2... Kickout! üstüne de ters takla atıp oradan Powerslam pozisyonuna alıyor ve Scoop Slam'le yatırıyor. Ardından iplerden sekiyor ve bir Elbow Drop! Tuşa gidiyor. 1 ... 2 ... Kickout!
Micheal Cole: Neden spiker masasında olman gerekti ki? Bilmediğimiz bir sakatlık mı var?
Will Ospreay: Cole, konu ben değilim, konu maç. Onu yorumlamaya geri dönelim.
Kruger, Sami'yi kaldırıyor. Fakat Sami ani yumruklar! Kruger'ı sersemletiyor. Ardından iplerden sekiyor. Gelişine bir Frankensteiner! Kruger köşeye doğru çekiliyor. Sami köşeye doğru koşuyor fakat seri bir Big Bootla Kruger, Sami'yi yıkıyor! Ardından kaldırıyor ve Spinebuster! Hemen Tuşa gidiyor. 1 ... 2 ... Kickout! Kruger, Sami'yi boğazından tutarak kaldırıyor. KRUGER'S END'e alıyor. KRUGER'S END! Fakat hayır! Sami bunu reverseleyip arkasından kavrıyor ve BLUE THUNDERBOMBB! Tuş! 1 ... 2 ...
Micheal Cole: Sanırım Will'in dediğine çıkıyor yol, JBL. Sami maçı alacak gibi.
John Bradshaw Layfield: Atar.
KICKOUT! Sami, Kruger'ı kaldırıyor ve köşeye doğru taşıyor. Karşı köşeye doğru geçiyor. Hazırlanıyor ve koşuyor. HELLUVA KICK! Fakat o da ne!? Kruger SLICE! Sami yeri öpüyor! KRUGER BU İŞİ BİTİRMEK İÇİN TUŞA GİDİYOR! 1... 2...
KICKOUT! Kruger sinirleniyor. Sami'yi ensesinden tutuyor ve SLEEPER HOLD! SAMI ACIYLA KIVRANIYOR! SAMI PES Mİ EDECEK!? Hakem pes mi diye soruyor! Sami, Hayır diyerek kafasını sallıyor! Sami iplere yaklaşmaya çalışıyor. Fakat yetersiz! Kruger iplerden Sami'yi geri geri çekiyor! Sami pes etmek için elini havaya kaldırıyor! Ve Pes...
John Bradshaw Layfield: Senin oğlan tahtalı köyü boyladı Willie Boy.
Will Ospreay: Sami'nin gözlerine iyi bak JBL, pes edecek gibi bakmıyorlar.
ETMİYOR! Kruger'ın bileğini tutuyor ve kilidi var gücüyle çözmeyi başarıyor! Kruger engel olmaya kalksa da kafasının arkasıyla ona bir Headbutt'ı geçiriyor! Kruger sersemliyor! Sami, Kruger'ın kafasından tutarak ringposta doğru fırlatıyor! Kruger kafasını çok kötü çarpıyor! Sersemleyerek Sami'ye doğru geliyor. Sami sağlam bir Big Boot! Kruger sersemleyerek köşeye geçiyor! Ardından Zayn koşuyor ve HELLUVA KICK! BAŞARILI! SAMI TUŞA GİDİYOR! 1... 2...
PGW World Television Championship
"Challenger" Leo Kruger vs. "Champion" Sami Zayn
Sami tedbirli bir şekilde yaklaşıyor rakibine. Kruger ise ringin ortasında. Sadece onu izliyor. Zayn Collar and Elbow Tie Up ile maçı açmak istiyor. İkisi birbirini yakalıyor fakat Kruger basit bir şekilde onu tutup fırlatıyor. Zayn dizinin üstünde. Kruger gülerek bir daha gelmesini istiyor. Sami de tekrar geliyor gibi yapıyor ancak Kruger'ın kolunu tutup arkasına geçiyor. Hammerlock için bastırıyor. Kruger diğer koluyla Zayn'in kafasına yaklaşıyor ve hızlı bir hareketle Headlock Takedown. Zayn bir anda kendini yerde buluyor. Ancak Kruger, Side Headlock'u bastıramadan, Zayn bacaklarını Kruger'in kafasına sarıyor. Kolunu Arm-Bar'a alarak bacakları ile Kruger'ın omzunu yere yaslıyor. Hakem tuşu sayıyor. 1... 2... Kruger kurtuluyor ve ikili ayaklanıyor. Fakat Zayn hızlı bir hareketle, rakibine Schoolboy Roll-Up yapıyor. Zayn tuşa gidiyor. 1... 2... Kickout!
Micheal Cole: Zayn kazanmak için her an deniyor.
John Bradshaw Layfield: Deneyecek tabii ki de, Kruger tam bir makine.
Will Ospreay: Siz ya Kruger'ı fazla abartıyorsunuz ya da Sami'yi küçük görüyorsunuz. İki türlü de büyük hata.
İkili tekrardan kalkıyor. Kruger ani bir yumruğu geçirmeye çalışsa da Sami bundan eğiliyor ve hızla headlocka alıyor. Kruger, Zayn'i iplere dayıyor ve fırlatıyor. Sami iplerden sekiyor. Kruger gelişine bir Shoulder blocku geçiriyor. Ardından seri bir Tuş denemesi 1... direkt atıyor. Kruger tekrar ipten sekiyor fakat Sami gelişine bir Dropkicki çakıyor! Kruger iplere dayandı. Sami koşarak bir Clothesline'la Kruger'ı ring dışına postalıyor! Fakat hayır! Kruger Back Body drop şeklinde karşılıyor. Sami apronda Kruger'ı çeviriyor ve Hotshot yapıyor. Ardından hızla Top Rope'a yöneliyor fakat çıkamadan Kruger forearm'ı Sami'nin suratına geçiriyor! Sonrasında tutuyor ve aprondan Suplex'i çakıyor. Hemen Tuşa gidiyor. 1... 2... Kickout! Kruger chinlockla Sami'yi kıstırıyor. Sami ayaklanmaya çalışıyor. Bir süre sonra kalkmayı başarıyor. Kruger'ın boşluğuna boşluğuna yumruklar savuruyor ve kurtulmayı başarıyor. Ardından sağlam bir headbuttı çakıyor. Sonrasında iplerden sekiyor. Kruger gelişine bir Back Heel Kick! Sami'nin tam ağzının ortasına. Sami ağzını tutarak ring dışına çekiliyor. Kruger peşinden gidiyor.
John Bradshaw Layfield: Peki neden buradasın Will, bıraktığını söylüyordu herkes.
Will Ospreay: Buradayım işte, gerek var mı dahasına?
Micheal Cole: Ama neden spiker masasındasın? Senin ilk defa yaptığın bir şey.
Will Ospreay: Öyle olması gerekti diyelim.
Sami'yi kolundan tutuyor ve bariyerlere doğru çakıyor! Ardından koşarak Shoulder Chargela Sami'yi bariyerlere çarptırıyor! Sami acı içinde yere yığılıyor. Kruger üst üste stomplar vurarak Sami'yi etkisiz hale getiriyor. Ardından kafasından tutuyor ve Sami'nin kafasını çelik merdivene çakıyor! Sonrasında ensesinden tutup ringe sokuyor. Peşinden aprona çıkıp kendisi de girdiği sırada Sami aniden ayaklanıp bir Hot Shot! Sonrasında seri bir şekilde kalkıyor ve iplerden sekiyor. Top Con Hilo! Seyirciler Ole! chantleri atmaya başlıyor. Sami gazlı bir şekilde bariyerleri tokatlıyor! Kruger ringpostun oraya doğru çekiliyor. Sami koşuyor ve ringpostun arasından Suicide Divela uçup Tornado DDT'yle çakıyor! İkili bir süre yerde kalıyorlar. Sonrasında Sami kaldırıyor ve Kruger'ı ringe sokuyor. Ardından seri bir şekilde aprona oradan da Top Rope'a çıkıyor. Diving Crossbody! Tuş 1... 2... Kickout! üstüne de ters takla atıp oradan Powerslam pozisyonuna alıyor ve Scoop Slam'le yatırıyor. Ardından iplerden sekiyor ve bir Elbow Drop! Tuşa gidiyor. 1 ... 2 ... Kickout!
Micheal Cole: Neden spiker masasında olman gerekti ki? Bilmediğimiz bir sakatlık mı var?
Will Ospreay: Cole, konu ben değilim, konu maç. Onu yorumlamaya geri dönelim.
Kruger, Sami'yi kaldırıyor. Fakat Sami ani yumruklar! Kruger'ı sersemletiyor. Ardından iplerden sekiyor. Gelişine bir Frankensteiner! Kruger köşeye doğru çekiliyor. Sami köşeye doğru koşuyor fakat seri bir Big Bootla Kruger, Sami'yi yıkıyor! Ardından kaldırıyor ve Spinebuster! Hemen Tuşa gidiyor. 1 ... 2 ... Kickout! Kruger, Sami'yi boğazından tutarak kaldırıyor. KRUGER'S END'e alıyor. KRUGER'S END! Fakat hayır! Sami bunu reverseleyip arkasından kavrıyor ve BLUE THUNDERBOMBB! Tuş! 1 ... 2 ...
Micheal Cole: Sanırım Will'in dediğine çıkıyor yol, JBL. Sami maçı alacak gibi.
John Bradshaw Layfield: Atar.
KICKOUT! Sami, Kruger'ı kaldırıyor ve köşeye doğru taşıyor. Karşı köşeye doğru geçiyor. Hazırlanıyor ve koşuyor. HELLUVA KICK! Fakat o da ne!? Kruger SLICE! Sami yeri öpüyor! KRUGER BU İŞİ BİTİRMEK İÇİN TUŞA GİDİYOR! 1... 2...
KICKOUT! Kruger sinirleniyor. Sami'yi ensesinden tutuyor ve SLEEPER HOLD! SAMI ACIYLA KIVRANIYOR! SAMI PES Mİ EDECEK!? Hakem pes mi diye soruyor! Sami, Hayır diyerek kafasını sallıyor! Sami iplere yaklaşmaya çalışıyor. Fakat yetersiz! Kruger iplerden Sami'yi geri geri çekiyor! Sami pes etmek için elini havaya kaldırıyor! Ve Pes...
John Bradshaw Layfield: Senin oğlan tahtalı köyü boyladı Willie Boy.
Will Ospreay: Sami'nin gözlerine iyi bak JBL, pes edecek gibi bakmıyorlar.
ETMİYOR! Kruger'ın bileğini tutuyor ve kilidi var gücüyle çözmeyi başarıyor! Kruger engel olmaya kalksa da kafasının arkasıyla ona bir Headbutt'ı geçiriyor! Kruger sersemliyor! Sami, Kruger'ın kafasından tutarak ringposta doğru fırlatıyor! Kruger kafasını çok kötü çarpıyor! Sersemleyerek Sami'ye doğru geliyor. Sami sağlam bir Big Boot! Kruger sersemleyerek köşeye geçiyor! Ardından Zayn koşuyor ve HELLUVA KICK! BAŞARILI! SAMI TUŞA GİDİYOR! 1... 2...
3!
Kazanan ve Hâlâ PGW World Television Şampiyonu: Sami Zayn
Will Ospreay: Belki kazayla kazandı ama hakkıyla savundu.
Micheal Cole: Sami'yi fazla seviyorsun galiba Will.
Will Ospreay: Çünkü şu anki şampiyonlar arasındaki en iyi şampiyon. En azından Danielson'dan daha iyi bir şampiyon olduğu kesin.
Sami Zayn kemerini kaldırıyor. Artık gönül rahatlığıyla sevinebilir kemeri için çünkü bunu bu gece hak etti. Sami kutlama yaparken reklamlara gidiyoruz.
Lou'nun Barı! Birkaç haftadır Angel ile tam bu barın önünde kavga ediyoruz. Bu sefer en sert mücadelemizi gerçekleştirdik. Kazanan ilginç bir şekilde, direne direne ben oldum. Angel bile beni yürekten tebrik etti. O anı unutamıyorum. "Pes," dedi Angel. Maçı bıraktığını söyledi. Bu çok büyük bir sahneydi benim için. Kül suyundan sonra dibe vurduğumu hissediyordum. Artık daha da dibi göremezdim; yükselmek için hazırdım ve zıplayarak bu işi başardım. İnanamıyordum. Bizi seyreden 10-12 kişilik kadro da inanamıyor olacak ki onlar bile beni alkışladı. Ben Angel'in gururuyum.
Kazanan ve Hâlâ PGW World Television Şampiyonu: Sami Zayn
Will Ospreay: Belki kazayla kazandı ama hakkıyla savundu.
Micheal Cole: Sami'yi fazla seviyorsun galiba Will.
Will Ospreay: Çünkü şu anki şampiyonlar arasındaki en iyi şampiyon. En azından Danielson'dan daha iyi bir şampiyon olduğu kesin.
Sami Zayn kemerini kaldırıyor. Artık gönül rahatlığıyla sevinebilir kemeri için çünkü bunu bu gece hak etti. Sami kutlama yaparken reklamlara gidiyoruz.
Lou'nun Barı! Birkaç haftadır Angel ile tam bu barın önünde kavga ediyoruz. Bu sefer en sert mücadelemizi gerçekleştirdik. Kazanan ilginç bir şekilde, direne direne ben oldum. Angel bile beni yürekten tebrik etti. O anı unutamıyorum. "Pes," dedi Angel. Maçı bıraktığını söyledi. Bu çok büyük bir sahneydi benim için. Kül suyundan sonra dibe vurduğumu hissediyordum. Artık daha da dibi göremezdim; yükselmek için hazırdım ve zıplayarak bu işi başardım. İnanamıyordum. Bizi seyreden 10-12 kişilik kadro da inanamıyor olacak ki onlar bile beni alkışladı. Ben Angel'in gururuyum.
Büyük kavgamız sonrası Angelico ile birer bira içiyoruz. Kaldırıma oturup bira içmeyeli bayağı olmuştu. Angelico gülümsüyor. Suratıma baktığı zaman gülmesinin sebebi belki de dağılmış yüzüm. Belki de beni istediği kıvama nihayet getirebildiği için gülüyor. Bilmiyorum; ama Angel ile bir seviyeye gelebilmek beni mutlu ediyor. Ben de gülümsüyorum. Biramdan içmeye devam ediyorum. "Orton!" Bir ses geliyor. Angelico ile öylece otururken arkama dönüyorum. Tanıdık bir yüz ile karşılaşıyorum. Uzun süredir görmediğim iki adam. Bunlar...
Bryan Danielson ve William Regal. İkisi de takım elbise ile bara gelmiş. İkisinin de çoktan bu işleri bıraktığını bilmesem manitacılık kovalayacaklar diye düşünürdüm. Ama farklı bir amaçla burada oldukları kesin. Sebebini anlayamıyorum. Uzaktan el sallayan bu iki adama ben de el sallayıp selam veriyorum. Angelico istifini bozmadan otururken o da biraz sonra ayıp olmasın diye el ediyor. Gülümseyerek bana bakan ikili bu hareket sonrası bara giriyor. Ben de önüme dönüyorum. İlginç bir şekilde, burada da tanıdık yüzlerle karşılaşıyorum!
Matt Cardona ve Dario Cueto! PGW'ye henüz adımını atmış iki adam da beni tanıyor. Dario Cueto selam verip çok da samimi olmadan beni transit geçiyor. Matt Cardona ise geliyor ve özellikle elimi sıkıyor. Karşıma dikilip konuşuyor.
Matt Cardona: Randall. Ağzın yüzün dağılmış dostum. Berduşlarla falan mı kavga ediyorsun? (Kafasını sağa sola sallıyor). Seninle bir maç yapmak bu kadar bedava olmamalı, bro. Sokaklarda sürterek kendine yazık ediyorsun.
Angelico'yu görmezden geliyorlar. Onlara bu yüzden kızıyorum, fakat Angel kızmıyor. Çünkü onları umursamadığı ortada. Sigarasını yakıp etrafa bakıyor. Ben de sakinliyorum. Belki de adamların Angel'i tanımıyor olabileceğini düşünerek günahlarını almak istemiyorum. Matt'e her ne kadar istemesem de yanıt veriyorum.
Bryan Danielson ve William Regal. İkisi de takım elbise ile bara gelmiş. İkisinin de çoktan bu işleri bıraktığını bilmesem manitacılık kovalayacaklar diye düşünürdüm. Ama farklı bir amaçla burada oldukları kesin. Sebebini anlayamıyorum. Uzaktan el sallayan bu iki adama ben de el sallayıp selam veriyorum. Angelico istifini bozmadan otururken o da biraz sonra ayıp olmasın diye el ediyor. Gülümseyerek bana bakan ikili bu hareket sonrası bara giriyor. Ben de önüme dönüyorum. İlginç bir şekilde, burada da tanıdık yüzlerle karşılaşıyorum!
Matt Cardona ve Dario Cueto! PGW'ye henüz adımını atmış iki adam da beni tanıyor. Dario Cueto selam verip çok da samimi olmadan beni transit geçiyor. Matt Cardona ise geliyor ve özellikle elimi sıkıyor. Karşıma dikilip konuşuyor.
Matt Cardona: Randall. Ağzın yüzün dağılmış dostum. Berduşlarla falan mı kavga ediyorsun? (Kafasını sağa sola sallıyor). Seninle bir maç yapmak bu kadar bedava olmamalı, bro. Sokaklarda sürterek kendine yazık ediyorsun.
Angelico'yu görmezden geliyorlar. Onlara bu yüzden kızıyorum, fakat Angel kızmıyor. Çünkü onları umursamadığı ortada. Sigarasını yakıp etrafa bakıyor. Ben de sakinliyorum. Belki de adamların Angel'i tanımıyor olabileceğini düşünerek günahlarını almak istemiyorum. Matt'e her ne kadar istemesem de yanıt veriyorum.
Randy Orton: Profesyonel güreşten ziyade sokak kavgası artık daha çekici geliyor.
Dario Cueto (arkasını dönüyor ve yanıtlıyor): Doğru bir yönetim olmadığı sürece profesyonel güreş her daim ana akımın tanıttığı üzere sirk maymunlarının eğlencesi olarak anılacak. Oysa yaptığımız bu iş öyle aptalca bir şey değil! Eğer bir profesyonel güreş maçı yapıyorsan karşı tarafı öldürmekten beter edeceksin ki bir anlamı olsun. Aynı sokak dövüşü gibi! Çocuklar izlemesin. Çocuklara ait bir kitleye ihtiyacımız yok. Şiddeti satmaya çalıştığımız bir etkinlikte sırf çocuklar da izlesin diye şiddet ögelerinin minimal düzeyde sunulması tam olarak popüler kültürün oyuncağı haline gelmiş ve içi boşaltılmış bir sektöre sahip olduğumuzu gösteriyor. Biz bu oyunu değiştirmeye geliyoruz. Bu gece ideolojik ve karlı bir anlaşma için buradayız. Randall... Gecenin sonunda dünya eskisi gibi bir yer olmayabilir.
Tüm dikkatimle Cueto'yu dinliyorum. Angel'den farkı olmayan bir karakter gibi geliyor bana. En azından o da fikri olan bir konuda tirat atmak hususunda yetenekli diyebilirim. Bunu Angelico da fark ediyor olacak ki yeni bir dal sigara yakarken bana dönüyor.
Dario Cueto (arkasını dönüyor ve yanıtlıyor): Doğru bir yönetim olmadığı sürece profesyonel güreş her daim ana akımın tanıttığı üzere sirk maymunlarının eğlencesi olarak anılacak. Oysa yaptığımız bu iş öyle aptalca bir şey değil! Eğer bir profesyonel güreş maçı yapıyorsan karşı tarafı öldürmekten beter edeceksin ki bir anlamı olsun. Aynı sokak dövüşü gibi! Çocuklar izlemesin. Çocuklara ait bir kitleye ihtiyacımız yok. Şiddeti satmaya çalıştığımız bir etkinlikte sırf çocuklar da izlesin diye şiddet ögelerinin minimal düzeyde sunulması tam olarak popüler kültürün oyuncağı haline gelmiş ve içi boşaltılmış bir sektöre sahip olduğumuzu gösteriyor. Biz bu oyunu değiştirmeye geliyoruz. Bu gece ideolojik ve karlı bir anlaşma için buradayız. Randall... Gecenin sonunda dünya eskisi gibi bir yer olmayabilir.
Tüm dikkatimle Cueto'yu dinliyorum. Angel'den farkı olmayan bir karakter gibi geliyor bana. En azından o da fikri olan bir konuda tirat atmak hususunda yetenekli diyebilirim. Bunu Angelico da fark ediyor olacak ki yeni bir dal sigara yakarken bana dönüyor.
Angelico: İşte bu adam ile ölüme bile giderim Randall.
Cardona gülümseyerek Cueto'nun yanına giderken ikili bara doğru ilerliyorlar. Biz de Angel ile oturmaya devam ediyoruz.
Kofi Kingston girişte. Yanında Xavier Woods var. İkili gayet ciddi bir şekilde girişte gözüküyor. Kofi hızlı bir şekilde ringe girip tişörtünü çıkarıyor. PGW'nün yeni çaylağına karşı hazır. Yeni çaylak demişken girişte onun müziği duyuluyor.
Micheal Cole: O BURADA, RATED-R SUPERSTAR COPE BURADA.
John Bradshaw Layfield: Edge, olacak Cole.
Micheal Cole: Anlamadım, ne diyorsun JBL?
Will Ospreay: Cope dedin Cole. Ancak bir salak bu adama Cope der.
Rated-R Superstar Edge burada. Edge klasik girişini yaparken Pyrolar patlıyor. Şarkının eşliğinde Edge rampada ilerliyor.
Ancak daha Edge girişini yapamadan Kofi'den Suicide Dive! Edge yerde. Kofi onu tutuyor ve hızla ringe sokuyor. Hakem Edge'i kontrol ediyor. Edge devam edebileceğini söylüyor. Kalkmaya başlıyor. Kofi ise ringde tamamen hazır. Edge kalkıyor ve hakem zili çalıyor.
Edge vs. Kofi Kingston
KOFİ KOŞARAK GELİYOR VE TROUB- Edge eğiliyor. İplerden sekiyor. Kofi hızlıca kalkıyor. Edge iplerden sekerek Big Boot deniyor. Kofi eğiliyor ve bu sefer kendisi iplere koşuyor. Sekiyor ama dönüşünde Edge'in Running Crossbody'si ile karşılaşıyor. Fakat Kofi hemen onu La Magistral'e çeviriyor. Kofi tuşa gidiyor. 1... 2... Edge hızlıca atıyor. Kofi bırakmıyor, çabucak Chin Lock yapıyor. Edge kolu çekmeye çalışıyor ama Kofi sağlam bağladığı için çözemiyor. Edge de kalkıyor. Kofi'yi de sürükleyerek kalkıyor. Back Suplex için kaldıracak gibi oluyor ama Kofi ağırlığını basıyor ve Edge tek dizinin üstüne düşüyor. Kofi Side Headlock ile bastırmaya devam ediyor. Edge iplere yetişmeye çalışıyor.
John Bradshaw Layfield: Kofi rakibi yormak için elinden geliyor. Ama maçın daha başındayız, kurtulur.
Will Ospreay: Analiz şelalesi de inanılmaz ya.
Edge iplere yetişecek gibi oluyor ama Kofi bırakıp onu donundan yakalayıp çekiyor. Edge'den Back Elbow geliyor. Kofi çenesini tutarak geri çekiliyor. Edge bunu fark edip hemen Kofi'ye yöneliyor. Bir tane Gut Kick. Kofi tek dizinin üstüne düşüyor. Edge iplerden sekerek Running Knee Strike. Fakat Kofi dizi tutarak ters takla atıyor ve Edge'i yere düşürüp kendisi üstüne çıkarak Single Leg Boston Crap yapıyor. Edge iplere yaklaşmaya çalışıyor ama sonradan birden tüm gücüyle kendini döndürüyor ve hem Kofi hem kendi takla atıyor. Kofi üstünden düşüyor. Ama bu sefer Kofi'nin ayağı arada kalıyor. Edge onu yakalıyor, Sharpshooter'a çeviriyor. Kofi'nin bacağına bastırıyor. Kofi zorlanıyor. Hakem onu kontrol ediyor. Kofi direniyor.
Micheal Cole: Kanalı sakın değiştirmeyin çünkü küçük aradan sonra hemen buradayız.
Reklamlardan döndüğümüzde maçın seyri değişmiş durumda. Edge'i tope rope da otururken görüyoruz. Kofi ise onun yanına tırmanıyor. Kofi, Edge'i yakalıyor ve Superpl- Edge direniyor. Kofi tekrar bastırıyor ama olmuyor. Edge, Kofi'nin karnına yumruğu vuruyor. Kofi karnını tutarak eğiliyor. Edge ise onun kafasını yakalayıp, kafayı gömüyor. Kofi düşüyor. Edge köşede kendini toparlıyor. Kofi ayağa kalkıyor o sırada. Ancak Edge hazır, Kofi'nin üstüne Double Axe Handle yaparak atlıyor. Kofi darbenin etkisi ile kafasını tuta tuta geri geri koşuyor ve iplerden sekiyor. Dönüşte hızlanıyor ancak Edge dönüşünü yapıyor. Leapfrog ile Kofi'nin üstünden atlıyor. Kofi tekrar sekiyor ve bu sefer Edge'den Arm Drag! Kofi düştüğü gibi kalkıyor ve tekrar bir Arm Drag ile yerde! Kofi tekrar kalkıyor ve son olarak da Double Crossbody! Edge kalkıyor ve köşeye geçiyor. KOFI KALKTIĞI GİBİ SPEAR!!!
KOFI SON ANDA TEKMEYİ VURUYOR EDGE'İN SURATINA! EDGE NEYE UĞRADIĞINI ŞAŞIRIRKEN SMALL PACKAGE ROLL-UP! KOFI ZAFERE GİDİYOR! 1... 2...
EDGE SON ANDA ATIYOR. İKİSİ DE HIZLICA KALKIYOR. KOFI'DEN TROUB- EDGE BİR KERE DAHA EĞİLİYOR VE İPLERDEN SEKEREK SPEAR!!! EDGE TUŞA GİDİYOR! 1... 2...
Cardona gülümseyerek Cueto'nun yanına giderken ikili bara doğru ilerliyorlar. Biz de Angel ile oturmaya devam ediyoruz.
Kofi Kingston girişte. Yanında Xavier Woods var. İkili gayet ciddi bir şekilde girişte gözüküyor. Kofi hızlı bir şekilde ringe girip tişörtünü çıkarıyor. PGW'nün yeni çaylağına karşı hazır. Yeni çaylak demişken girişte onun müziği duyuluyor.
Micheal Cole: O BURADA, RATED-R SUPERSTAR COPE BURADA.
John Bradshaw Layfield: Edge, olacak Cole.
Micheal Cole: Anlamadım, ne diyorsun JBL?
Will Ospreay: Cope dedin Cole. Ancak bir salak bu adama Cope der.
Rated-R Superstar Edge burada. Edge klasik girişini yaparken Pyrolar patlıyor. Şarkının eşliğinde Edge rampada ilerliyor.
Ancak daha Edge girişini yapamadan Kofi'den Suicide Dive! Edge yerde. Kofi onu tutuyor ve hızla ringe sokuyor. Hakem Edge'i kontrol ediyor. Edge devam edebileceğini söylüyor. Kalkmaya başlıyor. Kofi ise ringde tamamen hazır. Edge kalkıyor ve hakem zili çalıyor.
Edge vs. Kofi Kingston
KOFİ KOŞARAK GELİYOR VE TROUB- Edge eğiliyor. İplerden sekiyor. Kofi hızlıca kalkıyor. Edge iplerden sekerek Big Boot deniyor. Kofi eğiliyor ve bu sefer kendisi iplere koşuyor. Sekiyor ama dönüşünde Edge'in Running Crossbody'si ile karşılaşıyor. Fakat Kofi hemen onu La Magistral'e çeviriyor. Kofi tuşa gidiyor. 1... 2... Edge hızlıca atıyor. Kofi bırakmıyor, çabucak Chin Lock yapıyor. Edge kolu çekmeye çalışıyor ama Kofi sağlam bağladığı için çözemiyor. Edge de kalkıyor. Kofi'yi de sürükleyerek kalkıyor. Back Suplex için kaldıracak gibi oluyor ama Kofi ağırlığını basıyor ve Edge tek dizinin üstüne düşüyor. Kofi Side Headlock ile bastırmaya devam ediyor. Edge iplere yetişmeye çalışıyor.
John Bradshaw Layfield: Kofi rakibi yormak için elinden geliyor. Ama maçın daha başındayız, kurtulur.
Will Ospreay: Analiz şelalesi de inanılmaz ya.
Edge iplere yetişecek gibi oluyor ama Kofi bırakıp onu donundan yakalayıp çekiyor. Edge'den Back Elbow geliyor. Kofi çenesini tutarak geri çekiliyor. Edge bunu fark edip hemen Kofi'ye yöneliyor. Bir tane Gut Kick. Kofi tek dizinin üstüne düşüyor. Edge iplerden sekerek Running Knee Strike. Fakat Kofi dizi tutarak ters takla atıyor ve Edge'i yere düşürüp kendisi üstüne çıkarak Single Leg Boston Crap yapıyor. Edge iplere yaklaşmaya çalışıyor ama sonradan birden tüm gücüyle kendini döndürüyor ve hem Kofi hem kendi takla atıyor. Kofi üstünden düşüyor. Ama bu sefer Kofi'nin ayağı arada kalıyor. Edge onu yakalıyor, Sharpshooter'a çeviriyor. Kofi'nin bacağına bastırıyor. Kofi zorlanıyor. Hakem onu kontrol ediyor. Kofi direniyor.
Micheal Cole: Kanalı sakın değiştirmeyin çünkü küçük aradan sonra hemen buradayız.
Reklamlardan döndüğümüzde maçın seyri değişmiş durumda. Edge'i tope rope da otururken görüyoruz. Kofi ise onun yanına tırmanıyor. Kofi, Edge'i yakalıyor ve Superpl- Edge direniyor. Kofi tekrar bastırıyor ama olmuyor. Edge, Kofi'nin karnına yumruğu vuruyor. Kofi karnını tutarak eğiliyor. Edge ise onun kafasını yakalayıp, kafayı gömüyor. Kofi düşüyor. Edge köşede kendini toparlıyor. Kofi ayağa kalkıyor o sırada. Ancak Edge hazır, Kofi'nin üstüne Double Axe Handle yaparak atlıyor. Kofi darbenin etkisi ile kafasını tuta tuta geri geri koşuyor ve iplerden sekiyor. Dönüşte hızlanıyor ancak Edge dönüşünü yapıyor. Leapfrog ile Kofi'nin üstünden atlıyor. Kofi tekrar sekiyor ve bu sefer Edge'den Arm Drag! Kofi düştüğü gibi kalkıyor ve tekrar bir Arm Drag ile yerde! Kofi tekrar kalkıyor ve son olarak da Double Crossbody! Edge kalkıyor ve köşeye geçiyor. KOFI KALKTIĞI GİBİ SPEAR!!!
KOFI SON ANDA TEKMEYİ VURUYOR EDGE'İN SURATINA! EDGE NEYE UĞRADIĞINI ŞAŞIRIRKEN SMALL PACKAGE ROLL-UP! KOFI ZAFERE GİDİYOR! 1... 2...
EDGE SON ANDA ATIYOR. İKİSİ DE HIZLICA KALKIYOR. KOFI'DEN TROUB- EDGE BİR KERE DAHA EĞİLİYOR VE İPLERDEN SEKEREK SPEAR!!! EDGE TUŞA GİDİYOR! 1... 2...
3!
Kazanan: Edge
Edge debut maçını kazanıyor. Hakem elini kaldırıyor. Ancak Edge elini kaldırdıktan sonra sevinmeye devam etmek yerine yerdeki Kofi'ye bakıyor. İyi maçtı diyerek elini uzatıyor. Kofi uzatılan ele bakıyor.
Kofi eli sıkmadan ringden dışarı yuvarlıyor kendini. Xaiver Woods ona destek oluyor. İkisi arka alana giderken, Edge zaferini kutluyor. Edge'in kutlamaları eşliğinde reklamlara gidiyoruz.
Kazanan: Edge
Edge debut maçını kazanıyor. Hakem elini kaldırıyor. Ancak Edge elini kaldırdıktan sonra sevinmeye devam etmek yerine yerdeki Kofi'ye bakıyor. İyi maçtı diyerek elini uzatıyor. Kofi uzatılan ele bakıyor.
Kofi eli sıkmadan ringden dışarı yuvarlıyor kendini. Xaiver Woods ona destek oluyor. İkisi arka alana giderken, Edge zaferini kutluyor. Edge'in kutlamaları eşliğinde reklamlara gidiyoruz.
Kameralar açıldığında kendimizi arka alanda buluyoruz, kadrajda an itibarıyla bulunmakta olan isim JD McDonagh! Elinde tuttuğu telefona bir çağrının geldiğini görüyor ve yanıtlama tuşuna tıklayarak görüşmeyi başlatıyor. Telefonu kulağına dayıyor, konuşuyor.
JD McDonagh: Alo?
X: Hey, Jordan... Sende her şey yolunda mı?
JD McDonagh: Evet, iyiyim Noah. Ya sen, iyi misin?
X: Hey, Jordan... Sende her şey yolunda mı?
JD McDonagh: Evet, iyiyim Noah. Ya sen, iyi misin?
Noah: (Bir müddet duraksıyor) Erm... İyiyim Jordan, sorduğun için teşekkür ederim.
JD McDonagh: Sesin iyi gelmiyor, iyi olduğuna emin misin?
Noah: Sorun benimle ilgili değil Jordan, annenle alakalı.
JD'nin renk değiştirdiğini görüyoruz, kendisini hiç iyi hissetmiyor. Bu bir şokun dışavurumu, öyle bir ruh halinin içerisinde ki; cevap bile veremiyor. Noah devam ediyor.
Noah: Bunu yapmak ve seninle paylaşan kişi olmak istemezdim ama bunu bilmek zorundasın Jordan, annen... Hastalığı çok ilerledi, doktorlar hiç iyi şeyler söylemiyorlar. Aldığı kemoterapi, hastalığının önünü kesemedi. Bu lanet gitgide büyüyor. Kanseri 3. evrede ve hekimleri fazla zamanının kalmadığını söylüyorlar. Bunu sana söylediğim için çok özür dilerim ama onu bir daha görmek istiyorsan bir an önce gelmelisin, bunu söylemek durumundayım. (Araya bir sessizlik giriyor) Hey, Jordan orada mısın?
JD McDonagh: Sesin iyi gelmiyor, iyi olduğuna emin misin?
Noah: Sorun benimle ilgili değil Jordan, annenle alakalı.
JD'nin renk değiştirdiğini görüyoruz, kendisini hiç iyi hissetmiyor. Bu bir şokun dışavurumu, öyle bir ruh halinin içerisinde ki; cevap bile veremiyor. Noah devam ediyor.
Noah: Bunu yapmak ve seninle paylaşan kişi olmak istemezdim ama bunu bilmek zorundasın Jordan, annen... Hastalığı çok ilerledi, doktorlar hiç iyi şeyler söylemiyorlar. Aldığı kemoterapi, hastalığının önünü kesemedi. Bu lanet gitgide büyüyor. Kanseri 3. evrede ve hekimleri fazla zamanının kalmadığını söylüyorlar. Bunu sana söylediğim için çok özür dilerim ama onu bir daha görmek istiyorsan bir an önce gelmelisin, bunu söylemek durumundayım. (Araya bir sessizlik giriyor) Hey, Jordan orada mısın?
O telefonun diğer ucunda ama dünyası durdu. Annesinin kötü haberini alan JD'nin, kalbi sıkıştı ve gözleri doldu. Telefonu an itibarıyla daha sıkı tutuyor, kan dolaşımı epey bir hızlandı ama cevap veremiyor. Bir süredir yanıt alamayan Noah, devam ediyor.
Noah: Alo, orada mısın Jordan? Lütfen iyi olacağına dair söz ver Jordan, burada onunla kalmaya devam edeceğiz.
JD McDonagh: (Sesi titreyerek konuşuyor) Geliyorum.
JD karşı taraftan gelecek yanıtı bile dinlemiyor, telefonu kapatıyor. Dünyası başına yıkıldı ve şimdi de bununla başa çıkmak zorunda. Geriye gidiyor kafasının içerisinde, annesinin ellerini, onu çocukken nasıl sardığını, hasta olduğu günlerde yanında oturup şefkatle başını okşadığını düşündü. Oraya dönmek, JD'nin alev almış kalbindeki ateşi iyice harlıyor. Bundan daha acı ne olabilirdi ki? Yıllarca üzerinden eksilmeyen o ellerin soğumaya başladığını öğrenmek... Akıl almazdı, dayanılmazdı...
Bu sırada JD'nin yanına bir ismin geldiğini görüyoruz, bu Carlito'nun ta kendisi! Orada olan biteni anlamak adına soru yöneltiyor.
Carlito: Hey, Pimpest One, nasıl gidiyor, huh?
Gözleri dolu olan JD, karşısına gelen Carlito'nun gözlerinin içerisine bakıyor. İşlerin yolunda gitmediğini anlayan Carlito, bir soru daha yöneltiyor.
Carlito: Yo, JD, sorun nedir, ese?
JD McDonagh: (Hüznünden kaynaklı sesi bile çıkmıyor, aşırı düşük ve titrek bir şekilde konuşuyor) Annem...
Noah: Alo, orada mısın Jordan? Lütfen iyi olacağına dair söz ver Jordan, burada onunla kalmaya devam edeceğiz.
JD McDonagh: (Sesi titreyerek konuşuyor) Geliyorum.
JD karşı taraftan gelecek yanıtı bile dinlemiyor, telefonu kapatıyor. Dünyası başına yıkıldı ve şimdi de bununla başa çıkmak zorunda. Geriye gidiyor kafasının içerisinde, annesinin ellerini, onu çocukken nasıl sardığını, hasta olduğu günlerde yanında oturup şefkatle başını okşadığını düşündü. Oraya dönmek, JD'nin alev almış kalbindeki ateşi iyice harlıyor. Bundan daha acı ne olabilirdi ki? Yıllarca üzerinden eksilmeyen o ellerin soğumaya başladığını öğrenmek... Akıl almazdı, dayanılmazdı...
Bu sırada JD'nin yanına bir ismin geldiğini görüyoruz, bu Carlito'nun ta kendisi! Orada olan biteni anlamak adına soru yöneltiyor.
Carlito: Hey, Pimpest One, nasıl gidiyor, huh?
Gözleri dolu olan JD, karşısına gelen Carlito'nun gözlerinin içerisine bakıyor. İşlerin yolunda gitmediğini anlayan Carlito, bir soru daha yöneltiyor.
Carlito: Yo, JD, sorun nedir, ese?
JD McDonagh: (Hüznünden kaynaklı sesi bile çıkmıyor, aşırı düşük ve titrek bir şekilde konuşuyor) Annem...
Carlito onun acısını anlıyor, hissediyor.
Carlito: Gel buraya. (Sarılıyor)
Bu şekilde kalıyorlar bir süre, onların sarılmaya devam ettikleri sırada Dirty Dom'un da orada olduğunu görüyoruz. O da sonradan aralarına katılıyor fakat onları sarılırken gördüğü için garipsiyor. Ne olduğunu sormaya yelteniyor ki, Carlito elini ağzına götürüyor ve bu acı hakkında hiçbir şey sormamasını istiyor. Bu sırada JD'nin bir şeyler söylediğini işitiyoruz.
JD McDonagh: Ben gidiyorum.
Carlito: Ben mi?
Carlito: Gel buraya. (Sarılıyor)
Bu şekilde kalıyorlar bir süre, onların sarılmaya devam ettikleri sırada Dirty Dom'un da orada olduğunu görüyoruz. O da sonradan aralarına katılıyor fakat onları sarılırken gördüğü için garipsiyor. Ne olduğunu sormaya yelteniyor ki, Carlito elini ağzına götürüyor ve bu acı hakkında hiçbir şey sormamasını istiyor. Bu sırada JD'nin bir şeyler söylediğini işitiyoruz.
JD McDonagh: Ben gidiyorum.
Carlito: Ben mi?
JD McDonagh: Bunu tek başıma yapacağım Carlito. Ne yani, benimle İrlanda'ya gelmek mi istiyorsun?
Carlito: Evet, tam olarak da istediğim bu! Seni yalnız bırakmak istemiyorum. Finn Bálor'un da Prestige Grand Wrestling'e ara vermesiyle kendini buralarda çok yalnız hissettiğini biliyorum. Arkadaş grubu küçülüyor, bu yüzden birbirimize daha sıkı sarılmalıyız.
JD McDonagh: Buna hiç gere...
Carlito: Gidiyoruz.
Carlito: Evet, tam olarak da istediğim bu! Seni yalnız bırakmak istemiyorum. Finn Bálor'un da Prestige Grand Wrestling'e ara vermesiyle kendini buralarda çok yalnız hissettiğini biliyorum. Arkadaş grubu küçülüyor, bu yüzden birbirimize daha sıkı sarılmalıyız.
JD McDonagh: Buna hiç gere...
Carlito: Gidiyoruz.
Carlito'nun kararlılığını gören JD, kafa sallayarak bunu kabul etme durumunda oluyor. Sonrasında gözler Dom'a dönüyor, gözlerin kendisine dönmesi ile Dom'un bir şeyler söylemeye başlaması bir oluyor. Ona kulak veriyorlar.
Dirty Dom: Bu olanları duyduğum için aşırı üzgünüm. Her şeyin çok iyi olacağına eminim JD, bundan eminim. Hey, Carlito, sen ona eşlik et ve köyüne birlikte git. Ben ise burada kalacağım ve ekibimiz için her şeyin nasıl daha iyi olacağını düşüneceğim, fırsatları kovalamaya devam edeceğim. Duygusal olmak bana bir şey kazandırmaz, öyle değil mi?
Dom sırıtıyor. Halihazırda acısı olan JD için onun gelmemeyi istemesi bir anlam ifade etmiyor fakat Carlito'nun ondan tiksinir bir bakış attığını görüyoruz. Bakışlarıyla dövüyor adeta, ''Ne cins adamsın.'' diyor gözleri. Dom'un bu itici hareketleri burada kalıyor çünkü fazla zamanları yok. Kısa bir vedalaşma faslının ardından, JD ile Carlito'nun şovun gerçekleştirildiği arenanın, UBS Arena'nın otoparkına doğru yol aldıklarını görüyoruz. Kamera tam olarak onların karşısında, geri adımlarla gidiyor. JD ile Carlito önleri kameraya dönük bir şekilde, kameranın olduğu yöne doğru yürüyorlar. Bu sırada ekran ikiye bölünüyor...
Ekranın diğer yarısında ise devasa bir ağacı görüyoruz. Ciddi bir bölgeyi gölgesi altına almış vaziyette, havanın soğuğundan çimler soluklaşmış. Sırtını ağaca yaslamış bir şekilde yan yana oturan iki isim var, bunlar Dark STG ile Dark JM! Dark STG'nin elinde Kara Kitap var, Dark JM ise gözlerini kapatmış halde. Dark STG, bu kitaptan okumalar yapıyor, Dark JM ise bir ayin gibi, onu içinde hissediyor. Maneviyatını genişletiyor. Dark STG'ye kulak veriyoruz, Dark JM ise gözlerini kocaman açıyor.
Dirty Dom: Bu olanları duyduğum için aşırı üzgünüm. Her şeyin çok iyi olacağına eminim JD, bundan eminim. Hey, Carlito, sen ona eşlik et ve köyüne birlikte git. Ben ise burada kalacağım ve ekibimiz için her şeyin nasıl daha iyi olacağını düşüneceğim, fırsatları kovalamaya devam edeceğim. Duygusal olmak bana bir şey kazandırmaz, öyle değil mi?
Dom sırıtıyor. Halihazırda acısı olan JD için onun gelmemeyi istemesi bir anlam ifade etmiyor fakat Carlito'nun ondan tiksinir bir bakış attığını görüyoruz. Bakışlarıyla dövüyor adeta, ''Ne cins adamsın.'' diyor gözleri. Dom'un bu itici hareketleri burada kalıyor çünkü fazla zamanları yok. Kısa bir vedalaşma faslının ardından, JD ile Carlito'nun şovun gerçekleştirildiği arenanın, UBS Arena'nın otoparkına doğru yol aldıklarını görüyoruz. Kamera tam olarak onların karşısında, geri adımlarla gidiyor. JD ile Carlito önleri kameraya dönük bir şekilde, kameranın olduğu yöne doğru yürüyorlar. Bu sırada ekran ikiye bölünüyor...
Ekranın diğer yarısında ise devasa bir ağacı görüyoruz. Ciddi bir bölgeyi gölgesi altına almış vaziyette, havanın soğuğundan çimler soluklaşmış. Sırtını ağaca yaslamış bir şekilde yan yana oturan iki isim var, bunlar Dark STG ile Dark JM! Dark STG'nin elinde Kara Kitap var, Dark JM ise gözlerini kapatmış halde. Dark STG, bu kitaptan okumalar yapıyor, Dark JM ise bir ayin gibi, onu içinde hissediyor. Maneviyatını genişletiyor. Dark STG'ye kulak veriyoruz, Dark JM ise gözlerini kocaman açıyor.
Dark STG: Faniler, İlk ışık söndüğünde, gökyüzü sessizce yas tuttu. Gecenin bağrında yankılanan fısıltılar, toprağın en eski lanetini çağırdı. Gölgeler içimizden geçtiğinde, içimizdeki ışık mühürlendi. İlk doğanlar çığlık attı, son doğanlar fısıltıyı duydu. Gölgelerin arasındaki yolu yürüyenler, geri dönemeyeceğini bilmelidir. Çünkü karanlık seni seçtiğinde, ışık seni unutmuştur. Gözlerini kapattığında duyduğun sesler, aslında hep oradaydı. Uykuya daldığında, karanlık seni kucaklar. Sabah asla gelmeyecek.
Dark STG, kendisini çeken kameraya dönüyor ve gözlerini dikerek o kelimeyi haykırıyor.
Dark STG: İNTİKAM!
Bunun akabinde kameralar kapanıyor, reklamlar giriyor.
Dark STG, kendisini çeken kameraya dönüyor ve gözlerini dikerek o kelimeyi haykırıyor.
Dark STG: İNTİKAM!
Bunun akabinde kameralar kapanıyor, reklamlar giriyor.
Şarkı çalıyor, uzun bir süre geçiyor ve gelen yok. Ha, şimdi göründü. Ne? Roman Reigns burada, Alberto Del Rio'yu tutarak getiriyor! Stage'de belirmelerinin ardından onu Biel ile yere vuruyor! Alberto acı içerisinde yerde uzanıyor, bu sırada arkalarından birisinin daha geldiğini görüyoruz. Bu Enzo Amore, elinde PGW Pure Championship ve Ula Fala bulunuyor. Roman, Alberto'yu kaldırıyor ve ona Powerbomb vuruyor! Alberto acı çekiyor, Roman ise onu kaldırdıktan sonra sırtına alıyor ve ringe götürüyor bu şekilde. Ringe varıyorlar, onu Apron'a indiriyor ve eliyle ittirerek ringe sokuyor. Kendisi de ringin içerisine giriyor ve ring dışarısındaki görevlilerden bir hakem getirilmesini istiyor. Kendisi PGW Pure Championship için meydan okuma yapıyormuş!
Arka alandan koşarak gelen bir hakem var, bu sırada maçın ve güreşçilerin anonsu gerçekleştiriliyor. Enzo, PGW Pure Championship'i hakeme teslim ediyor fakat Ula Fala hâlâ kendisinde! Roman kendi köşesinde yerini alıyor, hakem onu kontrol ediyor. Enzo onun köşesinde beklemekte. Diğer tarafta hakem yardımıyla köşeye yaslandırılan Alberto var, hakem onu da kontrol ettikten sonra ringin ortasına geçiyor. Her iki isme de son bir bakış attıktan sonra... Elini havaya kaldırıyor ve işareti veriyor, maç başlıyor ve zil çalıyor!
PGW Pure Championship
Alberto Del Rio (c) vs. Roman Reigns
Roman köşedeki rakibine doğru koşuyor ve ona Corner Clothesline vuruyor! Alberto çekiliyor ve Roman köşeye tosluyor, kendisi göğsünü tutarak geriye savruluyor ve Alberto Neckbreaker ile onu yere seriyor! Bu hareketin ardından iki isim de yerde, bir süre sonra eş zamanlı olarak ayağa kalkıyorlar ve Lock-up'a giriyorlar. Üstün gelen Alberto, rakibini Headlock'a bağlıyor. Roman çabalarına rağmen onu durduramıyor, bir müddet sonra ters adımlarla onu iplere götürüyor. Alberto'nun sırtı iplere değdikten sonra onu ittiriyor, karşı tarafa yolluyor. Alberto'nun döneceği süreçte, Roman ringin ortasına yerleşiyor ve Big Boot vuruyor! Alberto çekiliyor ve hızla kendisine dönen rakibine yumruğu atıyor! Kuralı kuralsızlık olan bir maçtan bahsediyoruz, bunun önü tamamen açık! Roman yüzünü tutarken, Alberto iplere koşuyor. İplerden sekiyor ve Bicycle Knee Strike yapıyor! Roman'ın bu hareketin etkisiyle iplere kadar savrulduğunu ve orada yaslandığını görüyoruz. Alberto ayağa kalktıktan sonra oraya gidiyor ve birkaç Knife Edge Chop vuruyor! Roman göğsünü tutarak kendisini yere bırakıyor, Alberto ise onu sırtüstü pozisyona çevirdikten sonra tuş denemesinde bulunuyor. Hakem sayıyor, 1...
KICKOUT! Alberto şimdi rakibini kaldırıyor ve ona Body Slam yapıyor! Hayır, Roman onun üstünden indi. Arkasından ittiriyor, iplere doğru. Alberto iplerden dönüyor ve Roman'dan Big Boot geliyor! Roman bir soluk alıyor, onunla birlikte gelen Enzo da Apron'a üst üste vurarak onu hırslandırmaya çalışıyor. Roman, Alberto'yu ayağa kaldırdıktan sonra onu köşeye gönderiyor. Alberto sert bir şekilde köşeye çarptıktan sonra oraya yaslanıyor, diğer taraftan Roman ona doğru koşmakta. Corner Clothesline geliyor fakat onu bu şekilde bırakmıyor elbette, Multiple Corner Clotheslines yapıyor! Seyirciler sayıyorlar, 1.. 2... 3... 4... 5... 6... 7... 8... 9... 10! Üstüne de... Biel! Biel geldi, Roman rakibinin üstüne geçiyor ve hakeme saydırıyor. 1... KICKOUT! Roman tempoyu kaçırmadan ayağa kalkıyor ve rakibini kaldırıyor. Onu iplere yolluyor, Alberto iplerden sekiyor ve bir tane de Samoan Drop geliyor! Bu hareketin ardından Roman oturur pozisyonda kalıyor, Alberto yuvarlanarak kendisini ringin dışarısına bırakıyor, Enzo ise alkışlıyor. Bir süre sonra Roman'ın da o noktaya gittiğini, Alberto'yu kaldırdığını ve onun kafasını Ring-post'una vurduğunu görüyoruz! Alberto bu hareketin etkisiyle kendisini yere bırakıyor, Roman ise agresif bir şekilde ona bakıyor; kalkmasını bekliyor.
Bir süre sonra Alberto ayaklanıyor, Roman onu bir kez daha tutuyor ve bu sefer de çelik basamaklara gönderiyor! Bir saniye, Alberto ayağının tabanını çelik basamağın yanına koyarak duruyor. Arkasını döndüğünde, Roman'ın kendisine doğru koşmakta olduğunu görüyor ve ani bir manevra ile çekiliyor! Roman korkunç bir şiddetle çelik basamaklara tosluyor, basamaklar dağılıyor! Alberto, hızla onu kaldırıyor ve iplerin altından ringe sokuyor. Kendisi de ringe giriyor ve onun ayaklanmasını bekliyor. Roman ayağa kalkıyor ve Alberto'dan Clothesline geliyor. Roman yere düştükten sonra hızla kalkıyor ve bir Clothesline daha geliyor. Roman bir kez daha kalkıyor, bu sefer kendisi Clothesline vuruyor. Hayır, Alberto eğildi. Roman iplere doğru devam ediyor. İplerden sekiyor ve Alberto'dan Titl-a-whirl Backbreaker geliyor! Roman acı içerisinde sırtını tutarken, Alberto tuşa gidiyor. Hakem sayıyor, 1... 2... KICKOUT! Alberto'nun sıradaki hamlesini bekliyor herkes, kendisi Roman'ın toparlanmasını bekliyor. Araya bir müddet giriyor, iplerden destek alan Roman kendisini köşeye atıyor. Gerilmiş bir şekilde bekleyen Alberto, onun yerleştiği köşeye doğru koşuyor ve Corner Enzuigiri vuruyor! Alberto bir kez daha tuşa gidecek, Roman'ı çevirmek üzere eğiliyor ki... Stage'de bir hareketlilik var, bir saniye, bir şarkı da işitir oluyoruz!
BU TYLER BREEZE! The SEX ekibinin üyesi olan Tyler Breeze burada! Bir saniye, kendisinin burada ne işi var! Kendisi gövde ya da imaj gösterisi için değil, maça katılmak için burada! Ringe doğru koşuyor, iplerin altından kayarak ringin içerisine giriyor, bu sırada kendisine ait anonsun ve maçın anonsu tekrardan gerçekleştiriliyor!
PGW Pure Championship
Alberto Del Rio (c) vs. Roman Reigns vs. Tyler Breeze
Alberto'ya üst üste yumruklar atarak başlıyor, bu yumruklar onu afallatmaya yetiyor, arkasına dönüyor ve iplere gidiyor. İplerden dönüyor ve Running Hurricarana vuruyor! Yere düşen Alberto hızla ayağa kalkıyor ve bir Hurricanrana daha! Alberto ayağa kalkıyor ve Supermodel Kick! Bunu hiç kimse beklemiyordu, hiç kimse! Şimdi, Alberto'nun ayağa kalkmasını bekliyor. Bir süre sonra Alberto ayağa kalkıyor ve... BEAUTTTYYYYYYYYY SHOOOOOOOOOOOOOOOOT! OLDU! OLDU! BÜTÜN ARENA AYAKTA, HERKES TUŞA GİTMESİ İÇİN BAĞIRIYOR. TYLER İSE TUŞA GİDİYOR, HAKEM SAYIYOR. BÜTÜN ARENA EŞLİK EDİYOR, 1... 2...
ROMAN BOZDU! Herkes hayal kırıklığı içerisinde, Roman'ı yuhalıyorlar. O ise öfkesi gizlemiyor, alttan bakıyor. Bu sırada, spiker masasına çevriliyor gözler.
Will Ospreay: Bu gerçekten güzel bir denemeydi, seyirciler tarafından karşılığı oldu.
Michael Cole: Buna katılıyorum Will, bu gayreti için onu tebrik etmek gerekiyor. Ama şunu sormak istiyorum, kendisi... Burada işi neydi?
John Bradshaw Layfield: İnan bunu bilmiyorum. Aslında, bir tahminim var. Yıldızların spot ışığından faydalanmak istedi.
Will Ospreay: Ya da sadece kemeri almak istediyse, John?
Michael Cole: Her neyse!
Roman, Tyler'i ayağa kaldırıyor ve ona bir Vertical Suplex vuruyor! Tyler acı içerisinde yerde yatarken, Roman köşeye yerleşiyor ve Taunt'unu yaparak Tyler'in kalkmasını bekliyor. Tyler ayağa kalkıyor ve Roman'dan Superman Punch geliyor! Tyler hareketsiz bir şekilde yerde, baygın bir şekilde uzanıyor. Roman ise tuşa gitmek yerine, bir spot daha peşinde. Tyler'e acı çektirmenin peşinde, onun kalkmasını bekliyor. Tyler ayağa kalkıyor ve bu sefer de Guillotine Choke yapıyor! Tyler acı içerisinde, çığlık atıyor! Kurtulmasına imkan yok, sadece ne kadar dayanıyor ona bakıyoruz. Fazla da dayanamıyor, an itibarıyla hareketsiz. Maç hakem kararıyla bitirilmeye yakın, hakem yanıt alamamasının üstüne, onun elini tutuyor ve havaya kaldırıyor...
ALBERTO, DOUBLE FOOT STOMP VURDU! Bu, Roman'a da etkidi! Tyler bitik halde, Alberto köşeye geçiyor ve onun doğrulmasını bekliyor. Araya oldukça uzun bir süre geçiyor, Tyler tek dizinin üstüne geçiyor ve Alberto'dan Low Superkick geliyor! Alberto tuşa gidiyor. 1... 2... Roman, Alberto'yu kendisine doğru çekerek bu tuşu bozuyor. Tyler baygın bir şekilde uzanırken, Roman ile Alberto ayağa kalkıyor ve Face to Face yapıyor. Roman'dan yumruk, Alberto'dan karşılık geliyor. Bu yumruklaşmalar üst üste, hızlı bir şekilde sürüyor. Bir o, bir o! Hızlandılar, kontrolden çıktılar. Yenişme söz konusu değil, karşılıklı iplere doğru koşuyorlar. İplerden dönüyorlar ve aynı anda birbirlerine Shoulder Tackle vuruyorlar. Bir daha iplere gidiyorlar, bir kez daha Shoulder Tackle yapmalarının ardından tekrardan yenişemiyorlar. Bir daha, bir daha iplere gidiyorlar ve iplerden dönüyorlar. Aynı anda iplerden dönüyorlar ve final Shoulder Tacklelerini vuruyorlar! İkisi de yerde, ikisi de ayağa kalkamıyor. Seyirciler alkışlıyorlar, Enzo da Apron'a vuruyor... İki isim de ayağa kalkmakta.
Will Ospreay: Ya da sadece kemeri almak istediyse, John?
Michael Cole: Her neyse!
Roman, Tyler'i ayağa kaldırıyor ve ona bir Vertical Suplex vuruyor! Tyler acı içerisinde yerde yatarken, Roman köşeye yerleşiyor ve Taunt'unu yaparak Tyler'in kalkmasını bekliyor. Tyler ayağa kalkıyor ve Roman'dan Superman Punch geliyor! Tyler hareketsiz bir şekilde yerde, baygın bir şekilde uzanıyor. Roman ise tuşa gitmek yerine, bir spot daha peşinde. Tyler'e acı çektirmenin peşinde, onun kalkmasını bekliyor. Tyler ayağa kalkıyor ve bu sefer de Guillotine Choke yapıyor! Tyler acı içerisinde, çığlık atıyor! Kurtulmasına imkan yok, sadece ne kadar dayanıyor ona bakıyoruz. Fazla da dayanamıyor, an itibarıyla hareketsiz. Maç hakem kararıyla bitirilmeye yakın, hakem yanıt alamamasının üstüne, onun elini tutuyor ve havaya kaldırıyor...
ALBERTO, DOUBLE FOOT STOMP VURDU! Bu, Roman'a da etkidi! Tyler bitik halde, Alberto köşeye geçiyor ve onun doğrulmasını bekliyor. Araya oldukça uzun bir süre geçiyor, Tyler tek dizinin üstüne geçiyor ve Alberto'dan Low Superkick geliyor! Alberto tuşa gidiyor. 1... 2... Roman, Alberto'yu kendisine doğru çekerek bu tuşu bozuyor. Tyler baygın bir şekilde uzanırken, Roman ile Alberto ayağa kalkıyor ve Face to Face yapıyor. Roman'dan yumruk, Alberto'dan karşılık geliyor. Bu yumruklaşmalar üst üste, hızlı bir şekilde sürüyor. Bir o, bir o! Hızlandılar, kontrolden çıktılar. Yenişme söz konusu değil, karşılıklı iplere doğru koşuyorlar. İplerden dönüyorlar ve aynı anda birbirlerine Shoulder Tackle vuruyorlar. Bir daha iplere gidiyorlar, bir kez daha Shoulder Tackle yapmalarının ardından tekrardan yenişemiyorlar. Bir daha, bir daha iplere gidiyorlar ve iplerden dönüyorlar. Aynı anda iplerden dönüyorlar ve final Shoulder Tacklelerini vuruyorlar! İkisi de yerde, ikisi de ayağa kalkamıyor. Seyirciler alkışlıyorlar, Enzo da Apron'a vuruyor... İki isim de ayağa kalkmakta.
Will Ospreay: Kendisine gelmesinin ardından hiçbir şey Tyler için eskisi gibi olmayacak.
John Bradshaw Layfield: Damn right.
Uzun süre birlikte ayağa kalkıyorlar. Roman rakibine doğru hareketleniyor ve Clothesline vuruyor. Alberto hızla ayağa kalkıyor ve bir Clothesline daha geliyor. Alberto bir kez daha ayağa kalkıyor ve Clothesline'yi bu kez kendisi vuruyor. Hayır, Roman eğiliyor ve iplere gidiyor. Bu sırada Alberto arkasına dönüyor ve Roman'dan Leaping Clothesline geliyor! Roman bu hareketin ardından köşeye geçiyor ve yumruğunu ring matına vurarak Taunt'unu gerçekleştiriyor. Aradan epey bir süre geçiyor, Alberto ayağa kalkıyor. Roman ona doğru koşuyor ve Superman Punch'u yerleştiriyor! Alberto çaresiz durumda! Roman köşeye geçiyor, bu sefer de böğürüyor! Alberto anca ayağa kalkıyor, Roman koşuyor ve SPEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEARRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR!! OLDU, OLDU, BAŞARILI! ROMAN TEK BACAĞINI KALDIRIYOR RAKİBİNİN, HAKEM SAYIYOR! 1... 2...
HAKEM BACAĞINDAN TUTULARAK RİNGİN DIŞARISINA ÇEKİLİYOR! 3 OLACAKTI AMA HAKEM RİNGİN DIŞARISINA ÇEKİLDİ! HERKES ŞOK İÇERİSİNDE! BUNU YAPAN DA KİM, İPLERİN ALTINDAN KAYARAK RİNGE GİRİYOR.
THE ROCK! THE ROCK BU! BUNU YAPAN ROCK! ROMAN TUŞU BIRAKIYOR, AYAĞA KALKIYOR VE ROCK'TAN ROCK BOTTTOOOOM!! ENZO RİNGE DALIYOR, RİNGE GİRİYOR VE CLOTHESLİNE VURUYOR. ROCK EĞİLİYOR FAKAT ONU BIRAKMIYOR. BİR ROCK BOTTOM DA ENZO AMORE'YE! ENZO YUVARLANARAK RİNGİN DIŞARISINA BIRAKIYOR KENDİSİNİ, ROCK İSE AYAĞA KALKTIKTAN SONRA ROMAN'IN BAŞINDA DİKİLİYOR. AYRI AYRI TARAFLARA DÖNEREK SEYİRCİLERE BAKTIKTAN SONRA İPLERE KOŞUYOR, İPLERDEN SEKİYOR VE ROMAN'A PEOPLE'S ELBOW VURUYOR!
John Bradshaw Layfield: Damn right.
Uzun süre birlikte ayağa kalkıyorlar. Roman rakibine doğru hareketleniyor ve Clothesline vuruyor. Alberto hızla ayağa kalkıyor ve bir Clothesline daha geliyor. Alberto bir kez daha ayağa kalkıyor ve Clothesline'yi bu kez kendisi vuruyor. Hayır, Roman eğiliyor ve iplere gidiyor. Bu sırada Alberto arkasına dönüyor ve Roman'dan Leaping Clothesline geliyor! Roman bu hareketin ardından köşeye geçiyor ve yumruğunu ring matına vurarak Taunt'unu gerçekleştiriyor. Aradan epey bir süre geçiyor, Alberto ayağa kalkıyor. Roman ona doğru koşuyor ve Superman Punch'u yerleştiriyor! Alberto çaresiz durumda! Roman köşeye geçiyor, bu sefer de böğürüyor! Alberto anca ayağa kalkıyor, Roman koşuyor ve SPEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEARRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR!! OLDU, OLDU, BAŞARILI! ROMAN TEK BACAĞINI KALDIRIYOR RAKİBİNİN, HAKEM SAYIYOR! 1... 2...
HAKEM BACAĞINDAN TUTULARAK RİNGİN DIŞARISINA ÇEKİLİYOR! 3 OLACAKTI AMA HAKEM RİNGİN DIŞARISINA ÇEKİLDİ! HERKES ŞOK İÇERİSİNDE! BUNU YAPAN DA KİM, İPLERİN ALTINDAN KAYARAK RİNGE GİRİYOR.
THE ROCK! THE ROCK BU! BUNU YAPAN ROCK! ROMAN TUŞU BIRAKIYOR, AYAĞA KALKIYOR VE ROCK'TAN ROCK BOTTTOOOOM!! ENZO RİNGE DALIYOR, RİNGE GİRİYOR VE CLOTHESLİNE VURUYOR. ROCK EĞİLİYOR FAKAT ONU BIRAKMIYOR. BİR ROCK BOTTOM DA ENZO AMORE'YE! ENZO YUVARLANARAK RİNGİN DIŞARISINA BIRAKIYOR KENDİSİNİ, ROCK İSE AYAĞA KALKTIKTAN SONRA ROMAN'IN BAŞINDA DİKİLİYOR. AYRI AYRI TARAFLARA DÖNEREK SEYİRCİLERE BAKTIKTAN SONRA İPLERE KOŞUYOR, İPLERDEN SEKİYOR VE ROMAN'A PEOPLE'S ELBOW VURUYOR!
SONRASINDA DÖNÜYOR VE MAÇIN BİTİRİLMESİNİ İSTİYOR, ZİLİ ÇALDIRIYOR. MAÇ BİTTİ!
Kazanan: No Contest
Hâlâ PGW Pure Şampiyonu: Alberto Del Rio
Kazanan: No Contest
Hâlâ PGW Pure Şampiyonu: Alberto Del Rio
Rock'a saldırmadan önce, Enzo Ula Fala'yı Apron'a bırakmıştı. Rock onu görüyor ve gidip alıyor. Ringin tam ortasına geçtikten sonra kafasını geçiriyor ve Ula Fala'yı takıyor. Herkes şaşkın bir şekilde bu olan bitenleri izliyor, Rock ise ciddiyetini ve istekli halini koruyor. Kendisinin söyleyeceği bir şeyler var, öyle ki ring dışarısına görev alan yetkililerin bir tanesinden mikrofon getirilmesini istiyor. İstediği mikrofon kısa süre içerisinde ulaştırılıyor, Rock mikrofonu ağzına doğru tuttuktan sonra konuşmasına başlıyor.
The Rock: İşte şimdi, gerçek şef burada! The Rock, OG TRIBAL CHIEF!
Mikrofonu yere fırlatıyor! Arenada karışık reaksiyonlar var, herkes olanları anlamaya çalışıyor. Roman yerdeki Alberto ile Roman'a bakarken, kameralar kapanıyor ve reklamlar giriyor. Böylelikle PAYBACK serisinin 62 numaralı şovu da son buluyor.
𝐏𝐆𝐖 𝐏𝐀𝐘𝐁𝐀𝐂𝐊 #𝟔𝟐: 𝖙𝖍𝖊 𝖋𝖎𝖓𝖆𝖑 𝖇𝖔𝖘𝖘
Prestige Grand Wrestling LLC ™ 2024
All Rights Reserved ©
The Rock: İşte şimdi, gerçek şef burada! The Rock, OG TRIBAL CHIEF!
Mikrofonu yere fırlatıyor! Arenada karışık reaksiyonlar var, herkes olanları anlamaya çalışıyor. Roman yerdeki Alberto ile Roman'a bakarken, kameralar kapanıyor ve reklamlar giriyor. Böylelikle PAYBACK serisinin 62 numaralı şovu da son buluyor.
𝐏𝐆𝐖 𝐏𝐀𝐘𝐁𝐀𝐂𝐊 #𝟔𝟐: 𝖙𝖍𝖊 𝖋𝖎𝖓𝖆𝖑 𝖇𝖔𝖘𝖘
Prestige Grand Wrestling LLC ™ 2024
All Rights Reserved ©
Son düzenleme:



