Date: 18.04.2026
Broadcast Date: 19.04.2026
PAYBACK #103
19 Nisan Pazar, 21.00 - C
SAP Center at San Jose
San Jose, California
PAYBACK #103'Ü TAKİP ETMEK İÇİN 3 NEDEN!
1- WrestleMania: Seattle öncesindeki son PAYBACK şovu gerçekleştiriliyor olacak!
2- ROH World Championship
MJF vs. Tyler Black (c)
3- Ana Olay: "What you stole in the past… will drag you down tonight!"
Reklam arası sona ererken sahne bu kez California’nın teknolojiyle yoğrulmuş şehirlerinden San Jose’ye kayıyor— şehrin neon ışıklarıyla süslenmiş silüeti ve modern mimarisi, izleyiciyi büyüleyici bir kuş bakışıyla karşılıyor. Bu etkileyici manzaranın merkezinde ise tüm ihtişamıyla yükselen SAP Center at San Jose, adeta gecenin nabzını tutan dev bir yapı gibi karanlığı yararak dikkatleri üzerine çekiyor! Gecenin ev sahibi olan bu arena, birkaç saniye boyunca tüm görkemiyle ekranları domine ederken beklenti her geçen an daha da artıyor. Kameralar vakit kaybetmeden içeri akıyor- dış dünyanın sakinliği bir anda yerini binlerce fanın oluşturduğu o çılgın, kontrol edilemez enerjiye bırakıyor! Tribünleri dolduran kalabalığın uğultusu, dalga dalga yayılıp arenayı sarsarken San Jose sokakları bile bu coşkunun yankısıyla titriyor! Prestige Grand Wrestling’in büyük heyecanla beklenen şovu PAYBACK #103 için geri sayım artık sona ermiş durumda! Seyircilerin yarattığı o yoğun atmosfer, ekran başındaki herkesi anında bu kaosun ve adrenalinin içine çekiyor ve şimdi… Işıklar kısılıyor, lazerler tek bir noktaya kilitleniyor— tüm gözler, gecenin kaderini başlatacak o devasa Stage’e çevrilmiş durumda!
EVET, BEKLENEN PATLAMA GELİYOR— PAYBACK MAVİSİ OLARAK HAFIZALARA KAZINAN O EFSANEVİ TON, SAP CENTER AT SAN JOSE’NİN ÜZERİNİ DALGA DALGA SARARKEN PYROLAR PEŞ PEŞE ATEŞLENİYOR VE ARENA IŞIĞIN İÇİNDE KAYBOLUYOR! HER BİR PATLAMA, TRİBÜNLERDEKİ ON BİNLERCE İNSANIN COŞKUSUNU BİR SEVİYE DAHA YUKARI TAŞIRKEN ORTAYA ÇIKAN GÖRÜNTÜ TAM ANLAMIYLA BİR GÖRSEL ŞÖLENE DÖNÜŞÜYOR! MAVİ ALEVLERİN KARANLIKLA OLUŞTURDUĞU O KESKİN KONTRAST, BU GECENİN SIRADAN BİR ŞOV OLMADIĞINI DAHA İLK SANİYELERDEN İLAN EDİYOR! ADRENALİN ZİRVEDE, KALPLER GÖĞÜSLERDEN FIRLAYACAK GİBİ ATIYOR— NEFESLER TUTULMUŞ, TÜM BAKIŞLAR TEK BİR NOKTAYA KİLİTLENMİŞ DURUMDA! SPOT IŞIKLARI SAHNENİN ÜZERİNDE VURDUKÇA, ALEVLERİN RİTMİYLE SENKRONİZE OLAN BU IŞIK DANSI ATMOSFERİ DAHA DA YOĞUNLAŞTIRIYOR, DAHA DA VAHŞİ HALE GETİRİYOR! İŞTE TAM BU ANDA, PRESTIGE GRAND WRESTLING’İN EFSANE HAFTALIK ŞOVU PAYBACK’İN 103 NUMARALI ŞOVU, SAN JOSE’Yİ AYAĞA KALDIRAN O İNANILMAZ KALABALIĞIN YERİ GÖĞÜ SALLAYAN TEZAHÜRATLARI EŞLİĞİNDE RESMEN START ALIYOR!
Pyro gösterisinin sonrasında kameraların döndüğü ilk nokta, yorumcu ekibimizin yer aldığı masanın başı oluyor. Michael Cole ile Pat McAfee güzel bir şekilde şovun açılış konuşmalarını gerçekleştirerek seyircileri karşılıyorlar. Açılış konuşmasının takibinde Prestige Grand Wrestling heyecanının California'da sürdüğünü- bu sefer de San Jose'de olunduğundan söz ediyorlar. San Jose'den, SAP Center at San Jose'den ve buradaki seyircilerin inanılmaz olduğunu ele alıyorlar. Bunun peşinden gelen konuşmanın konusu ise PAYBACK #103 şovunun, WrestleMania: Seattle öncesindeki son şov olduğu ve bu şovun artık son durak olduğu oluyor. Bu bağlamda bugün olacaklar çok kıymetliymiş. Bu konunun da konuşulmasının sonrasında son olarak bu şova duyurulanları değerlendirmeye başlıyorlar. Bugün "Chief" Matt Morgan, kıymetli şov öncesinde son kez açıklama yapacakmış- ondan dinleyecekmişiz! Gecenin ilerleyen bölümünde MJF, ROH World Championship kemeri için rövanş hakkını kullanarak Prestige Grand Wrestling'de Seth Rollins olarak tanıdığımız şampiyon Tyler Black'le karşılaşacakmış! Gecenin sonunda ise... Sami Zayn ile World Heavyweight Şampiyonu olan Val Venis baş başa kalacaklarmış! Michael ile Pat, değerlendirmelerine devam ediyorlar ve bunun bir müddet devam etmesinin sonrasında ikisinin muhabbetini-değerlendirme halini sona erdirecek bir gelişme yaşanıyor— arenada bir tema müziği çalmaya başlıyor! Herkes ayakta, çığlıklar yükseliyor!
CHEER! CHEER!
CHEER! CHEER!
CHEER! CHEER!
Kazuchika Okada ile Gedo, Stage'e geliyorlar! Bütün arenanın destekleri arasında alana intikal ediyorlar! Kazuchika'nın hafif gergin ama bir o kadar da kendinden emin bakışlarla önden ilerlediğini görüyoruz. Arkasından takip eden Gedo da onu işaret ederek, gösterek ringe doğru yol alıyor. Kazuchika ringe vardıktan sonra direkt olarak çelik basamaklardan faydalanarak ringe girişini gerçekleştiriyor. Aynı esnada Gedo, kadraja girmeyen bir görevliden mikrofon alıyor- o da elindeki mikrofonla birlikte Kazuchika'yla aynı şekilde ringe giriyor. Kazuchika köşeye giderek Second-rope'a çıkıyor ve "Rainmaker" pozunu veriyor! Gedo bu süreçte onu sadece alkışlamakla meşguldü! Şimdi ise tema müziği kesiliyor, Gedo ile Kazuchika ringin merkezine geçiyorlar. Gedo elindeki mikrofonu ağzına götürerek konuşmaya başlıyor!
Gedo: Hey, hey, hey, San Jose! Look at this crowd! (Alkışlar ve sesler yükseliyor) Sesiniz, haftalardır kulaklarımızı tırmalayan karanlık felsefelerden ve kasvetli seslerden çok daha sahici geliyor! (Sırıtıyor) İki hafta öncesinde, Prestige Grand Wrestling'e geldiğimde yaptıklarımla o iki pisliğin sesini açacağımı hiç zannetmiyordum. Sahte bir zafer turu, Coin Drop'la sonlandırılmıştı. Bray'den kemeri alarak kendisini en üste attığını iddia eden o koca vücutlu adam, Okada-san'ın tek hamlesiyle kendisini yerden kalkamaz hâlde buldu! İşte o çaresizliği görmek, onun bu kadar nefret ettiriciliğiyle bir araya geldiğinde tamamen paha biçilemez oluyor! (Kazuchika'ya dönerek konuşuyor) Sen, evet, sen Okada-san, tek bir hareketle Dark STG ile Zio Zagan'ın ilmek ilmek işlediği hastalıklı fantezilerini tek seferde yerle bir ettin! (Seyirciler bir bütün olarak alkışlıyorlar) İşte senin o ütopyayı yerle bir etmenle, No Contact Clause'lu bir toplantıya anca gelebildiler! O, senin gözlerinin içerisine bile bakamadı. O, seni yıldıramayacağını bildiği için "mülteci" yakıştırmasını yaptı. O, profesyonel kalarak sana bir şey yapamadığı, yapamayacağı için sadece işini yapmakla ilgilenen Byron'a vurdu. Sen busun adamım; sen, erişilmesi zor bir değersin. Onlar, ancak senin bir adım geriye çekilmenle spot ışıklarından faydalanabilirler— bundan ötesi de yok!
Seyirciler var güçleriyle bu sözlere destek reaksiyonları gösteriyorlar. Bu sırada Kazuchika'nın teşekkür etme maksadıyla kafasını öne eğdiğini görüyoruz, Gedo da nezaket göstererek kafasını eğerek saygı gösteriyor. Bunun sonrasında Gedo'nun elindeki mikrofonu, Kazuchika'nın eline verdiğini gözlemliyoruz. Kazuchika mikrofonun sıkı bir şekilde tuttuktan sonra onu ağız seviyesine kadar kaldırıyor ve bunun sonrasında konuşmanın devamını üstleniyor- ondan dinliyoruz!
Kazuchika Okada: Arigato gozaimasu Gedo-san... (Alkışlanıyor) Oi, Dark STG, Zio Zagan— duyuyor musunuz, San Jose’nin sesini duyuyor musunuz? Sizin o kurai ve sıkıcı hikayeleriniz artık kimsenin umurunda değil. Maji de... Kendinizi bu Prestige Grand Wrestling ringinin efendileri mi sanıyorsunuz? (Gülümsüyor, alaycı bir tavırla) Kuso! Geçen hafta o odada ne yaptın STG? Byron’a vurdun... Sadece zayıf adamlar, kendinden daha güçsüz olanlara saldırır- sen bedeninin aksine bir hayli zayıfsın. Sen bir şampiyon değil, sadece gölgelerin arkasına saklanan ufak bir çocuksun! Benim gözlerimin içine bakacak cesaretin yok muydu? Omae wa mou, owatte iru! (Seyirciler var güçleriyle cheer'lıyorlar) Kara Kitap'ın, Seattle için bir şey söylüyor mu... Kelimeler ne derse desin, profesyonel güreşin gerçeği burada, bu ringin ortasındadır. WrestleMania: Seattle geldiğinde, gökyüzü gri olmayacak; O gökyüzünden sadece tek bir şey yağacak- kane no ame ga furu zo!
Kazuchika Okada: Arigato gozaimasu Gedo-san... (Alkışlanıyor) Oi, Dark STG, Zio Zagan— duyuyor musunuz, San Jose’nin sesini duyuyor musunuz? Sizin o kurai ve sıkıcı hikayeleriniz artık kimsenin umurunda değil. Maji de... Kendinizi bu Prestige Grand Wrestling ringinin efendileri mi sanıyorsunuz? (Gülümsüyor, alaycı bir tavırla) Kuso! Geçen hafta o odada ne yaptın STG? Byron’a vurdun... Sadece zayıf adamlar, kendinden daha güçsüz olanlara saldırır- sen bedeninin aksine bir hayli zayıfsın. Sen bir şampiyon değil, sadece gölgelerin arkasına saklanan ufak bir çocuksun! Benim gözlerimin içine bakacak cesaretin yok muydu? Omae wa mou, owatte iru! (Seyirciler var güçleriyle cheer'lıyorlar) Kara Kitap'ın, Seattle için bir şey söylüyor mu... Kelimeler ne derse desin, profesyonel güreşin gerçeği burada, bu ringin ortasındadır. WrestleMania: Seattle geldiğinde, gökyüzü gri olmayacak; O gökyüzünden sadece tek bir şey yağacak- kane no ame ga furu zo!
Bu sözlerin sarf edilmesinin sonrasında arenanın içerisinde yer alan binlerce seyircinin yerlerinden kalktığını ve arenayı çalkalandıracak seviyede bir pop oluşturduklarını görüyoruz. Bir kısmını anlamamış olmalarına rağmen, Kazuchika'nın bu ifadelerine tam anlamıyla iştirak ediyorlar ve ona desteklerini açık bir şekilde gösteriyorlar! Kazuchika kafasını hafifçe öne eğerek şükranını gösterirken, Gedo'nun ona doğru yaklaştığını ve mikrofonu aldığını görüyoruz. Şimdi ise onun elindeki mikrofonu ağzına götürdüğünü ve konuşmaya başladığını gözlemliyoruz!
Gedo: Biz PGW Championship'in ağırlığını, bu sporun onurunu biliyoruz. Biz bu ringin stresini ve o ışıkların altındaki baskıyı defalarca, dünyanın her yerinde göğüsledik! Sen ise sadece kaçıyorsun. Byron'a vurdun çünkü karşındaki bu adama vurarak savaşı başlatmaya cesaret edemedin! Byron'a saldırdın çünkü senin huzuru eksik karanlığın, "Rainmaker"ın parıltısı karşısında bir mum ışığı gibi söndü! (Alkışlanıyor) Şimdi, eğer biraz olsun onurun varsa, eğer o kemeri sadece bir süs gibi taşımıyorsan—
Gedo: Biz PGW Championship'in ağırlığını, bu sporun onurunu biliyoruz. Biz bu ringin stresini ve o ışıkların altındaki baskıyı defalarca, dünyanın her yerinde göğüsledik! Sen ise sadece kaçıyorsun. Byron'a vurdun çünkü karşındaki bu adama vurarak savaşı başlatmaya cesaret edemedin! Byron'a saldırdın çünkü senin huzuru eksik karanlığın, "Rainmaker"ın parıltısı karşısında bir mum ışığı gibi söndü! (Alkışlanıyor) Şimdi, eğer biraz olsun onurun varsa, eğer o kemeri sadece bir süs gibi taşımıyorsan—
LIGHTS-OUT
Gedo’nun cümlesi, arenanın aniden zifiri karanlığa bürünmesiyle yarıda kesiliyor! San Jose seyircisinden devasa bir yuhalama yükseliyor, nefretlerini gayet açık bir şekilde sergilemekten geri durmuyorlar! Bundan saniyeler sonra, arenanın dev ekranında Kara Kitap’ın sayfalarının hızla çevrildiği, Seattle sokaklarının karanlığa gömüldüğü o rahatsız edici görüntüler beliriyor. Bunun sonrasında ise, o beliriyor!
deity of affliction
Titantron görüntülerinin ve buna bağlı olarak tema müziğinin de bir müddet ilerlemesinin sonrasında, objektifimize giren isim Zio Zagan oluyor! Bir elinde buket haline getirilmemiş olan siyah renkteki güllerini tutarken, diğer elinde de Kara Kitap'ı tutuyor! Zio, bir süre boyunca objektifte yer alıyor ve zoom-in'le onu daha yakından seyrediyoruz- o, sadece donuk bakışlarla kameraya bakıyor! Şimdi ise arkasından Dark STG'nin geldiğini ve yanında durduğunu görüyoruz! Elinde PGW Championship kemeri duruyor! Bir süre beklemelerinin sonrasında spot ışıklarının tekrardan açılması suretiyle ışıkların eski haline getirildiğini görüyoruz, seyircilerin negatif reaksiyonları sürüyor. D-STG, üzerindekini çıkartıp yere bıraktıktan sonra yanında getirdiği ve an itibarıyla elinde olan mikrofonu ağzına doğru tutarak konuşmaya başlıyor, hem ilerliyorlar hem de o konuşuyor!
Dark STG: Gürültü, gürültü, gürültü... Bitmek bilmeyen, kimsenin anlamlandıramadığı bir gürültü. San Jose’nin bu kolektif sayıklaması, Gedo’nun kart sesinden dökülen 'onur' masalları... (Yuhalanıyorlar) Hepsi aslında tek bir şeyi örtbas etmek için- korkunç bir sessizliğin yaklaştığını biliyorsunuz. Gözlerinizi kapatıp kendinizi o sahte parıltıların, havada uçuşan o değersiz kağıt parçalarının huzuruna bırakmak istiyorsunuz ama nafile. Gerçek, o süslü robdöşambrların altına sığmayacak kadar çıplak ve bir o kadar da soğuktur! (Seyirciler onu yuhalarken, D-STG pis pis gülüyor) Sizin sığ dünyanızda kelimeler sadece birer silahken; benim dünyamda ise kelimeler birer mühür. Byron’a vurduğum o yumruk... Siz onu bir zayıflık olarak görüyorsunuz çünkü adaleti sadece kazananın elindeki kalemle yazılan bir kurgu sanıyorsunuz. Oysa o yumruk, gerçeğin ilk hecesiydi! (Boo'lanıyor) Bir insanın ruhundaki o boşluğun, bir interviewer'un etinde ve kemiğinde somutlaşmış haliydi. Siz o odada kurallardan, temas yasaklarından bahsederken; ben sadece o masanın altındaki derinliği gördüm— siz maddeleri okuyordunuz, bense sonunuzun yazıldığı o mürekkebin kurumasını bekliyordum! (İnanılmaz bir pop oluşuyor, negatif yönde) Kara Kitap’ta senin için ayrılmış olan sayfalar, altın işlemeli değil man... Onlar sessizliğin rengiyle kaplı. (Sesini yükselterek konuşuyor) Onur dediğin o ince cam, Seattle'da tuzla buz olacak çünkü orada sadece iki şey kalacak: Senin o kibrinin enkazı ve bu kemerin, gerçek sahibinin kollarındaki ağırlığı!
Gedo’nun cümlesi, arenanın aniden zifiri karanlığa bürünmesiyle yarıda kesiliyor! San Jose seyircisinden devasa bir yuhalama yükseliyor, nefretlerini gayet açık bir şekilde sergilemekten geri durmuyorlar! Bundan saniyeler sonra, arenanın dev ekranında Kara Kitap’ın sayfalarının hızla çevrildiği, Seattle sokaklarının karanlığa gömüldüğü o rahatsız edici görüntüler beliriyor. Bunun sonrasında ise, o beliriyor!
deity of affliction
Titantron görüntülerinin ve buna bağlı olarak tema müziğinin de bir müddet ilerlemesinin sonrasında, objektifimize giren isim Zio Zagan oluyor! Bir elinde buket haline getirilmemiş olan siyah renkteki güllerini tutarken, diğer elinde de Kara Kitap'ı tutuyor! Zio, bir süre boyunca objektifte yer alıyor ve zoom-in'le onu daha yakından seyrediyoruz- o, sadece donuk bakışlarla kameraya bakıyor! Şimdi ise arkasından Dark STG'nin geldiğini ve yanında durduğunu görüyoruz! Elinde PGW Championship kemeri duruyor! Bir süre beklemelerinin sonrasında spot ışıklarının tekrardan açılması suretiyle ışıkların eski haline getirildiğini görüyoruz, seyircilerin negatif reaksiyonları sürüyor. D-STG, üzerindekini çıkartıp yere bıraktıktan sonra yanında getirdiği ve an itibarıyla elinde olan mikrofonu ağzına doğru tutarak konuşmaya başlıyor, hem ilerliyorlar hem de o konuşuyor!
Dark STG: Gürültü, gürültü, gürültü... Bitmek bilmeyen, kimsenin anlamlandıramadığı bir gürültü. San Jose’nin bu kolektif sayıklaması, Gedo’nun kart sesinden dökülen 'onur' masalları... (Yuhalanıyorlar) Hepsi aslında tek bir şeyi örtbas etmek için- korkunç bir sessizliğin yaklaştığını biliyorsunuz. Gözlerinizi kapatıp kendinizi o sahte parıltıların, havada uçuşan o değersiz kağıt parçalarının huzuruna bırakmak istiyorsunuz ama nafile. Gerçek, o süslü robdöşambrların altına sığmayacak kadar çıplak ve bir o kadar da soğuktur! (Seyirciler onu yuhalarken, D-STG pis pis gülüyor) Sizin sığ dünyanızda kelimeler sadece birer silahken; benim dünyamda ise kelimeler birer mühür. Byron’a vurduğum o yumruk... Siz onu bir zayıflık olarak görüyorsunuz çünkü adaleti sadece kazananın elindeki kalemle yazılan bir kurgu sanıyorsunuz. Oysa o yumruk, gerçeğin ilk hecesiydi! (Boo'lanıyor) Bir insanın ruhundaki o boşluğun, bir interviewer'un etinde ve kemiğinde somutlaşmış haliydi. Siz o odada kurallardan, temas yasaklarından bahsederken; ben sadece o masanın altındaki derinliği gördüm— siz maddeleri okuyordunuz, bense sonunuzun yazıldığı o mürekkebin kurumasını bekliyordum! (İnanılmaz bir pop oluşuyor, negatif yönde) Kara Kitap’ta senin için ayrılmış olan sayfalar, altın işlemeli değil man... Onlar sessizliğin rengiyle kaplı. (Sesini yükselterek konuşuyor) Onur dediğin o ince cam, Seattle'da tuzla buz olacak çünkü orada sadece iki şey kalacak: Senin o kibrinin enkazı ve bu kemerin, gerçek sahibinin kollarındaki ağırlığı!
Seyirciler tamamen bu sözlerin karşısında konumlanarak yuhalamaya başlıyorlar. Onlar yuhalarken, ringin önünde konumlanmış olan ikilinin artık ringin içerisine giriş yaptıklarını görüyoruz. Önden D-STG çelik basamakları kullanmak suretiyle Apron'a çıkıyor. İplerin arasını genişleterek arkasından onu takip eden Zio'nun ringe girmesini kolaylaştırıyor. Bunun sonrasında da D-STG'nin de ringin içerisine girmesini seyrediyoruz. Zio tam Gedo'nun karşısına, D-STG de tam olarak Kazuchika'nın karşısına geçiyor ve bir müddet boyunca bu şekilde bakışmalar geçiyor. Bu Face-off halini, Zio'nun; D-STG'nin elindeki mikrofonu teslim alarak, onu ağzına götürerek konuşmaya başlaması bölüyor!
Zio Zagan: Söyleyin bana... Bu dünyanın her karışını parsellediğinizi, her ruhunu o değersiz kağıt parçalarıyla satın aldığınızı mı sanıyorsunuz? Madem açgözlülüğünüz bu kadar uçsuz bucaksız, elimde alıcısını bekleyen Marstan bir arsa var! Belki orayı da o sahte Okada Bucks'larınızla alırsınız, ne dersiniz? (Pis pis gülüşüyorlar) Sic transit gloria mundi— dünyanın görkemi işte böyle geçer gider! Ah, Gedo... Sen profesyonellikten, onurdan ve bu spordaki mirastan bahsetmekte ciddi olamazsın. Ama senin vizyonun, sadece o havada uçuşan sahte kağıt parçalarının kapsama alanı kadar geniş. Sen bu adamı bir ilah gibi pazarlamaktasın ama unuttuğun bir şey var- ilahlar, kurban edildikleri zaman sadece daha yüksek sesle çığlık atarlar— biz ise o feryatları duymak için sabırsızlanıyoruz! (Boo'lanıyor) Kazuchika... Senin "Rainmaker" pozun, aslında yaklaşan o büyük boşluğun önündeki son çırpınışın... Işığı arıyorsun, evet. Ama ışık sadece senin neyi kaybettiğini, Seattle’da elinden nelerin kayıp gideceğini daha net görmene yarar- biz, sizin o çok korktuğunuz sessizliğin ta kendisiyiz! (Çatlak sesiyle kahkahayı basıyor) Dark STG haklıydı... Siz o dar odada maddeleri, kuralları, yasakları okurken biz sadece ruhunuzdaki o doymak bilmeyen açlığı gördük. O taktığınız 'onur' maskesinin altında gizleyemediğiniz o titremeyi, o tereddütü iliklerimize kadar hissettik. Sizin dünyanız kağıtlar üzerine kurulu, bizimki ise ruhlardaki o kara delikler üzerine! Ve o delik, Seattle'da sizi yutmak için (Bastırıyor) sa-bır-sız-la-nı-yor!
Zio Zagan: Söyleyin bana... Bu dünyanın her karışını parsellediğinizi, her ruhunu o değersiz kağıt parçalarıyla satın aldığınızı mı sanıyorsunuz? Madem açgözlülüğünüz bu kadar uçsuz bucaksız, elimde alıcısını bekleyen Marstan bir arsa var! Belki orayı da o sahte Okada Bucks'larınızla alırsınız, ne dersiniz? (Pis pis gülüşüyorlar) Sic transit gloria mundi— dünyanın görkemi işte böyle geçer gider! Ah, Gedo... Sen profesyonellikten, onurdan ve bu spordaki mirastan bahsetmekte ciddi olamazsın. Ama senin vizyonun, sadece o havada uçuşan sahte kağıt parçalarının kapsama alanı kadar geniş. Sen bu adamı bir ilah gibi pazarlamaktasın ama unuttuğun bir şey var- ilahlar, kurban edildikleri zaman sadece daha yüksek sesle çığlık atarlar— biz ise o feryatları duymak için sabırsızlanıyoruz! (Boo'lanıyor) Kazuchika... Senin "Rainmaker" pozun, aslında yaklaşan o büyük boşluğun önündeki son çırpınışın... Işığı arıyorsun, evet. Ama ışık sadece senin neyi kaybettiğini, Seattle’da elinden nelerin kayıp gideceğini daha net görmene yarar- biz, sizin o çok korktuğunuz sessizliğin ta kendisiyiz! (Çatlak sesiyle kahkahayı basıyor) Dark STG haklıydı... Siz o dar odada maddeleri, kuralları, yasakları okurken biz sadece ruhunuzdaki o doymak bilmeyen açlığı gördük. O taktığınız 'onur' maskesinin altında gizleyemediğiniz o titremeyi, o tereddütü iliklerimize kadar hissettik. Sizin dünyanız kağıtlar üzerine kurulu, bizimki ise ruhlardaki o kara delikler üzerine! Ve o delik, Seattle'da sizi yutmak için (Bastırıyor) sa-bır-sız-la-nı-yor!
BOO! BOO!
BOO! BOO!
BOO! BOO!
Yanıt, Gedo'dan geliyor!
Gedo: Kara Kitap'ını al ve istediğin sayfasına bak- ama dikkatlice bak, orada sadece "Rainmaker"ın zaferi yazıyor! (Alkışlanıyor) Siz karanlıkta fısıldaşan yaratıklar… Siz çürümüş umutlardan beslenen sahte peygamberler… Kendinizi ne sanıyorsunuz, huh? Bu ringde kaderi yazan biziz ve o kader, her seferinde tek bir ismi haykırıyor! Sizin imdat çığlıklarınızı hiç ama hiç kimse duymayacak çünkü o gece San Jose’de olduğu gibi Seattle’da da her yer (Kazuchika'yı işaret ediyor) bu adamın adıyla inle—
BOO! BOO!
BOO! BOO!
Yanıt, Gedo'dan geliyor!
Gedo: Kara Kitap'ını al ve istediğin sayfasına bak- ama dikkatlice bak, orada sadece "Rainmaker"ın zaferi yazıyor! (Alkışlanıyor) Siz karanlıkta fısıldaşan yaratıklar… Siz çürümüş umutlardan beslenen sahte peygamberler… Kendinizi ne sanıyorsunuz, huh? Bu ringde kaderi yazan biziz ve o kader, her seferinde tek bir ismi haykırıyor! Sizin imdat çığlıklarınızı hiç ama hiç kimse duymayacak çünkü o gece San Jose’de olduğu gibi Seattle’da da her yer (Kazuchika'yı işaret ediyor) bu adamın adıyla inle—
Gedo'nun sözleri tamamlanmadan, D-STG'nin; Zio'dan edindiği mikrofonu ağzına kadar götürerek konuşmaya başladığını gözlemliyoruz!
Dark STG: Japon dostum benim, sesindeki güveni alabiliyorum. Gerçekten de kendini bu davaya adamışsın ve bunun gereği olarak var gücünle Okada'ya sahip çıkıyorsun— halbuki ben senin ilk görünümünde, bir çevirmen olarak burada boy göstereceğini zannediyordum! (Kahkahayı basıyor) İnsanların üzerine yağmur gibi yağan bir kurtuluş… Bir umut… Ama fark etmediğin bir şey var; her yağmur, sonunda toprağın altına karışır ve o toprağın altında… Biz varız. (Sırıtıyor) Ama... Bu kadar büyük bir iştahla gelen, bu kadar istekli görünen bir rakip... Belki de küçük bir teşvike, küçük bir ödüllendirmeye ihtiyaç duyuyordur. (Zio'ya dönerek konuşuyor) Ne dersin Zio? Bu kadar uzağa gelen bir misafire, ev sahibinin cömertliğini göstermenin vakti gelmedi mi?
Dark STG: Japon dostum benim, sesindeki güveni alabiliyorum. Gerçekten de kendini bu davaya adamışsın ve bunun gereği olarak var gücünle Okada'ya sahip çıkıyorsun— halbuki ben senin ilk görünümünde, bir çevirmen olarak burada boy göstereceğini zannediyordum! (Kahkahayı basıyor) İnsanların üzerine yağmur gibi yağan bir kurtuluş… Bir umut… Ama fark etmediğin bir şey var; her yağmur, sonunda toprağın altına karışır ve o toprağın altında… Biz varız. (Sırıtıyor) Ama... Bu kadar büyük bir iştahla gelen, bu kadar istekli görünen bir rakip... Belki de küçük bir teşvike, küçük bir ödüllendirmeye ihtiyaç duyuyordur. (Zio'ya dönerek konuşuyor) Ne dersin Zio? Bu kadar uzağa gelen bir misafire, ev sahibinin cömertliğini göstermenin vakti gelmedi mi?
Seyirciler daha reaksiyon vermeden, bir süredir sessiz kalan Kazuchika'nın artık daha fazla dayanamadığını ve Gedo'nun elinde yer almakta olan mikrofonu kapmak suretiyle konuşmaya girdiğini görüyoruz- ondan dinlemeye başlıyoruz!
Kazuchika Okada: (Bağırarak konuşuyor) Ev sahibi cömertliği mi? Küçük bir teşvik, küçük bir ödüllendirme mi— bunların hiçbirine ihtiyaç duymuyorum STG! Bunu ben kendim yapacağım, bir hafta sonra ödülümü kendim alacağım- bunu da böyle bilesin!
Kazuchika Okada: (Bağırarak konuşuyor) Ev sahibi cömertliği mi? Küçük bir teşvik, küçük bir ödüllendirme mi— bunların hiçbirine ihtiyaç duymuyorum STG! Bunu ben kendim yapacağım, bir hafta sonra ödülümü kendim alacağım- bunu da böyle bilesin!
Seyirciler bütünüyle onu cheer'lıyorlar, bu sırada D-STG lafa giriyor!
Dark STG: Hak etmek, almak, kendi kaderini tayin etmek... Kelimelerin ne kadar da iştah dolu Kazuchika. Ama iştah, bazen insanı kendi sonuna koşturan bir açlıktır. PAYBACK #101’de yaptıklarını hatırlıyorum. Ben ring matında uzanırken, sen o kemeri bir ganimet gibi havaya kaldırdın. Bir zafer mi sandın bunu— hayır. O sadece bir boşluktu; benim yokluğumun yarattığı geçici bir sessizlikten faydalandın. Gerçek bir hükümdar, ya en azından buna aday olan birey, rakibi yerdeyken düşen tacı yerden kaldırmaz; o tacın neden orada olduğunu sorgular. (Yuhalanıyor) Seattle’da ödülünü alacağından o kadar eminsin ki, aslında tam önünde duran uçurumu göremiyorsun. O zil çaldığında, bu altına uzanan ellerin sadece boşluğu kavrayacak. Bu senin son şansın Kazuchika. Çünkü o gece bittiğinde, bu mühre bir daha dokunma ihtimalin bile kalmayacak. Madem bu kadar yanıp tutuşuyorsun, madem bu metalin soğukluğu senin tek tesellin olacak... (Arenada inanılmaz bir pop yükseliyor) Al... Sadece yedi gün boyunca bu ağırlığın ruhunu nasıl kemirdiğini seyret. Tadını çıkar Kazuchika, tenine bu zehrin sana hissettireceği sahte kudretle uyu. Sana maçımıza kadar kemerimi veriyorum ve o gecenin başında geri alacağım... Tadına bak çünkü bu senin PGW Shop'tan Replica'sını almadığın sürece son kemere dokunuşun!
WHAT? WHAT?
WHAT? WHAT?
WHAT? WHAT?
D-STG, OMZUNDA DURAN PGW CHAMPIONSHIP’İNİ YAVAŞÇA KAVRIYOR— PARMAKLARI KEMERİN ALTIN PLAKASI ÜZERİNDE AĞIR AĞIR GEZİNİYOR. BİR AN DURAKSIYOR… SANKİ O METALİN İÇİNDEN BİR ŞEYLER DİNLİYORMUŞ GİBİ. ARDINDAN BAŞINI HAFİFÇE KALDIRIYOR, GÖZLERİ KAZUCHIKA’YA KİLİTLENMİŞ DURUMDA... AĞIR ADIMLARLA ONA DOĞRU İLERLİYOR, HER ADIMINDA ARENADAKİ UĞULTU BİRAZ DAHA YÜKSELİYOR. D-STG KEMERİ İKİ ELİYLE KAVRAYIP GÖĞSÜNÜN HİZASINA KALDIRIYOR VE BİR ANLIĞINA HAVADA TUTUYOR, SANKİ SON KEZ TARTIYORMUŞ GİBİ. SONRA… HİÇBİR ACELEYE KAPILMADAN, NEREDEYSE TÖRENSEL BİR CİDDİYETLE KEMERİ KAZUCHIKA’NIN OMZUNA DOĞRU UZATIYOR. KEMERİ, KAZUCHIKA'NIN OMZUNA KOYMUŞ OLMASINA RAĞMEN ELİ HÂLÂ KEMERİN ÜZERİNDE KALIYOR- BIRAKMIYOR. BUNUN SONRASINDA ELİNİ ONUN ÜZERİNDEN ÇEKİYOR VE GERİ ÇEKİLİYOR! ARENA YIKILACAK GİBİ OLUYOR ADETA!
GEDO BİR ADIM GERİ ÇEKİLİYOR VE GÜLÜMSEYEREK BU OLANLARI TAKİP EDİYOR— GÖZLERİNDEKİ İFADE, BU ANIN KONTROL ALTINDA OLDUĞUNU SÖYLÜYOR GİBİ. ŞİMDİ… TEKRARDAN HAREKETE GEÇİYOR. AĞIR AMA KARARLI ADIMLARLA KAZUCHIKA’YA YAKLAŞIYOR, OMZUNDAKİ PGW CHAMPIONSHIP’E KISA BİR BAKIŞ ATIYOR, ARDINDAN DOĞRUDAN KAZUCHIKA’NIN GÖZLERİNE KİLİTLENİYOR. YÜZÜNDEKİ O İNANÇ DOLU GÜLÜMSEME HİÇ KAYBOLMUYOR. BUNUNLA EŞ ZAMANLI OLARAK, İPLERE DOĞRU YÖNELEN ZIO VE D-STG İKİLİSİNİN YAVAŞ YAVAŞ RİNGDEN AYRILMAYA BAŞLADIKLARINI GÖRÜYORUZ. D-STG SON BİR KEZ GERİYE DÖNÜP KISA BİR BAKIŞ ATIYOR, O TANIDIK VE RAHATSIZ EDİCİ GÜLÜMSEMEYLE… ZIO İSE HİÇ DURAKSAMADAN İPLERE DOĞRU YÜRÜMEYE DEVAM EDİYOR!
O DA NE— ANİDEN ARKALARINA DÖNEREK SALDIRMAYA BAŞLIYORLAR! D-STG'NİN, KAZUCHIKA'YI BOĞAZINDAN YAKALADIĞINI GÖRÜYORUZ! VAE VICTIS DURACAK! AMA O DA NE, GEDO ONU KURTARIYOR... HAYIR! ZIO, GEDO'NUN SURATINA BLACK MIST ATIYOR! AĞZINDAN KARA BOYAYI ATIYOR VE GEDO'NUN SURATI BOYA İÇERİSİNDE KALIYOR! ZIO, ONU SAKALINDAN TUTARAK RİNGİN DIŞARISINA ATIYOR! ŞİMDİ İSE D-STG, KAZUCHIKA'YI İPLERE GÖNDERİYOR. KAZUCHIKA İPLERDEN DÖNÜYOR VE D-STG'DEN EN SERT HALİYLE BİR VAE VICTIS İZLİYORUZ! KAZUCHIKA'YI RİNG MATINA YAPIŞTIRIYOR ADETA!
D-STG İLE ZIO KAHKAHA ATARKEN BÜTÜN ARENA ONLARA KÜFÜRLER YAĞDIRIYOR! İNANILMAZ BİR NEFRET MEVCUT, İNANILMAZ! ONLAR İSE KENDİ ARALARINDA KAHKAHA ATMAKLA, ETRAFLA DALGA GEÇMEKLE MEŞGULLER! D-STG, YERDEKİ PGW CHAMPIONSHIP KEMERİNİ ALDIKTAN SONRA ONU HAVAYA KALDIRIYOR! BU ESNADA HEMEN BİTİŞİĞİNDEKİ ZIO'NUN DA SİYAH BİR GÜLÜ VE DİĞER ELİNDEKİ KARA KİTAP'I HAVAYA KALDIRDIĞINI GÖRÜYORUZ! EKRANLARA, KAZUCHIKA'NIN ACI İÇERİSİNDE RİNG MATINDA KALMASI GETİRİLİRKEN, BURADAKİ GÖRÜNTÜLERİN SONA GELDİĞİNİ FARK EDİYORUZ. KAMERA, EKRAN UFAK UFAK KARARTILARAK KAPATILIYOR VE REKLAMLARA GİDİLMEDEN ÖNCE EKRANLARI BAŞINDAN TAKİP EDENLER O YAZIYI KARŞILARINDA BULUYORLAR!
DARKNESS VS. RAIN
Bir hayli uzun süren reklamların sonrasında Prestige Grand Wrestling'in, WrestleMania: Seattle öncesindeki son şovu olan PAYBACK #103 şovu kaldığı yerden devam ediyor! Reklamların sonrasında bir sonraki olay için hazırlıkların halihazırda tamamlandığını fark edebiliyoruz- büyük bir masa ve ardında yer alan sandalyelerle birlikte kurulmuş ufak ekranlar... Kontrat imzalama törenini yönetmesi maksadıyla Prestige Grand Wrestling'in interviewer'larından bir tanesi olan Jackie Redmond'ı görüyoruz! Bunun haricinde kurulmuş masanın ayrı uçlarında oturmakta olan iki isim de dikkat çeker nitelikte; PGW Impure Şampiyonu olan Jack Perry ile ilgili kemere meydan okuma niyetindeki Bray Wyatt da alanda! PGW Impure Championship kemeri, hemen Jack'in önünde olan stantta durmakta. Jackie eline aldığı mikrofona doğru yapılan tören ve çeşitli prosedür bilgilendirmelerini gerçekleştirdikten sonra tarafların imzalarını atmasına geliyor sıra, ilk başta kontratın Jack'in önüne gittiğini görüyoruz. Jack önüne gelen kağıdı düzenledikten sonra, imza atmadan önce masanın üzerinde durmakta olan boştaki mikrofonu alıyor ve onu ağzına doğru götürerek bu törenin ilk konuşmasını gerçekleştiriyor!
Jack Perry: Öncelikle sana konuşmak istiyorum Jackie, aklında sadece birbiriyle savaşmak olan iki adamı November to Remember'dan önce olduğu gibi bir kontrat imzalama töreninde bir araya getirmek... Dahice. (Pis bir şekilde sırıtıyor) Bu sahne bana komik geliyor çünkü masalar, sandalyeler, özenle hazırlanmış kontratlar... Sanki şu kağıt parçası, WrestleMania Ⅲ’te yaşanacak olan kaçınılmaz sonu değiştirebilirmiş gibi. Karşımda oturan şu adama da bir bakın... Bray Wyatt. Kemerler kazandı, ailesini genişletti, rekorlar kırdı ve en önemlisi bir winner olarak kendisini gösterdi. (Sesini incelterek konuşuyor) 'Bray bir yolunu bulur ve mutlaka kazanır.' derler ya... (Normal sesiyle devam ediyor) Sana baktığımda prodüksiyon ekibinin ne kadar da etkileyici olduğunu söyleyebiliyorum, buna gerçekten de hiç şüphe yok. Ama Bray, en başından beri anlamadığın bir şey var- ben artık masallara inanmıyorum. Ben, Dominik'ten sonra mutlu sonlara inanmayı kestim. (Arenada yoğun bir pop oluşuyor) Şimdi ise senin bilmecelerin ve 'iyileştirme' vaatlerin, PGW Impure Championship kemerinin ağırlığı karşısında ve en önemlisi... Benim için hiçbir anlam ifade etmiyor! (Alkışlanıyor) İnsanlar seninle ringe çıktığında neyden korkacaklarını şaşırıyorlar ama ben sadece senin gerçeklerinle ilgileniyorum. Ve gerçek şu ki; WrestleMania’da spot ışıkları yandığında, o dumanlar dağıldığında ve sen o maskenin arkasından bana baktığında, karşında bir canavar değil, senin efsaneni bitirecek olan adamı göreceksin!
Dark STG: Hak etmek, almak, kendi kaderini tayin etmek... Kelimelerin ne kadar da iştah dolu Kazuchika. Ama iştah, bazen insanı kendi sonuna koşturan bir açlıktır. PAYBACK #101’de yaptıklarını hatırlıyorum. Ben ring matında uzanırken, sen o kemeri bir ganimet gibi havaya kaldırdın. Bir zafer mi sandın bunu— hayır. O sadece bir boşluktu; benim yokluğumun yarattığı geçici bir sessizlikten faydalandın. Gerçek bir hükümdar, ya en azından buna aday olan birey, rakibi yerdeyken düşen tacı yerden kaldırmaz; o tacın neden orada olduğunu sorgular. (Yuhalanıyor) Seattle’da ödülünü alacağından o kadar eminsin ki, aslında tam önünde duran uçurumu göremiyorsun. O zil çaldığında, bu altına uzanan ellerin sadece boşluğu kavrayacak. Bu senin son şansın Kazuchika. Çünkü o gece bittiğinde, bu mühre bir daha dokunma ihtimalin bile kalmayacak. Madem bu kadar yanıp tutuşuyorsun, madem bu metalin soğukluğu senin tek tesellin olacak... (Arenada inanılmaz bir pop yükseliyor) Al... Sadece yedi gün boyunca bu ağırlığın ruhunu nasıl kemirdiğini seyret. Tadını çıkar Kazuchika, tenine bu zehrin sana hissettireceği sahte kudretle uyu. Sana maçımıza kadar kemerimi veriyorum ve o gecenin başında geri alacağım... Tadına bak çünkü bu senin PGW Shop'tan Replica'sını almadığın sürece son kemere dokunuşun!
WHAT? WHAT?
WHAT? WHAT?
WHAT? WHAT?
D-STG, OMZUNDA DURAN PGW CHAMPIONSHIP’İNİ YAVAŞÇA KAVRIYOR— PARMAKLARI KEMERİN ALTIN PLAKASI ÜZERİNDE AĞIR AĞIR GEZİNİYOR. BİR AN DURAKSIYOR… SANKİ O METALİN İÇİNDEN BİR ŞEYLER DİNLİYORMUŞ GİBİ. ARDINDAN BAŞINI HAFİFÇE KALDIRIYOR, GÖZLERİ KAZUCHIKA’YA KİLİTLENMİŞ DURUMDA... AĞIR ADIMLARLA ONA DOĞRU İLERLİYOR, HER ADIMINDA ARENADAKİ UĞULTU BİRAZ DAHA YÜKSELİYOR. D-STG KEMERİ İKİ ELİYLE KAVRAYIP GÖĞSÜNÜN HİZASINA KALDIRIYOR VE BİR ANLIĞINA HAVADA TUTUYOR, SANKİ SON KEZ TARTIYORMUŞ GİBİ. SONRA… HİÇBİR ACELEYE KAPILMADAN, NEREDEYSE TÖRENSEL BİR CİDDİYETLE KEMERİ KAZUCHIKA’NIN OMZUNA DOĞRU UZATIYOR. KEMERİ, KAZUCHIKA'NIN OMZUNA KOYMUŞ OLMASINA RAĞMEN ELİ HÂLÂ KEMERİN ÜZERİNDE KALIYOR- BIRAKMIYOR. BUNUN SONRASINDA ELİNİ ONUN ÜZERİNDEN ÇEKİYOR VE GERİ ÇEKİLİYOR! ARENA YIKILACAK GİBİ OLUYOR ADETA!
GEDO BİR ADIM GERİ ÇEKİLİYOR VE GÜLÜMSEYEREK BU OLANLARI TAKİP EDİYOR— GÖZLERİNDEKİ İFADE, BU ANIN KONTROL ALTINDA OLDUĞUNU SÖYLÜYOR GİBİ. ŞİMDİ… TEKRARDAN HAREKETE GEÇİYOR. AĞIR AMA KARARLI ADIMLARLA KAZUCHIKA’YA YAKLAŞIYOR, OMZUNDAKİ PGW CHAMPIONSHIP’E KISA BİR BAKIŞ ATIYOR, ARDINDAN DOĞRUDAN KAZUCHIKA’NIN GÖZLERİNE KİLİTLENİYOR. YÜZÜNDEKİ O İNANÇ DOLU GÜLÜMSEME HİÇ KAYBOLMUYOR. BUNUNLA EŞ ZAMANLI OLARAK, İPLERE DOĞRU YÖNELEN ZIO VE D-STG İKİLİSİNİN YAVAŞ YAVAŞ RİNGDEN AYRILMAYA BAŞLADIKLARINI GÖRÜYORUZ. D-STG SON BİR KEZ GERİYE DÖNÜP KISA BİR BAKIŞ ATIYOR, O TANIDIK VE RAHATSIZ EDİCİ GÜLÜMSEMEYLE… ZIO İSE HİÇ DURAKSAMADAN İPLERE DOĞRU YÜRÜMEYE DEVAM EDİYOR!
O DA NE— ANİDEN ARKALARINA DÖNEREK SALDIRMAYA BAŞLIYORLAR! D-STG'NİN, KAZUCHIKA'YI BOĞAZINDAN YAKALADIĞINI GÖRÜYORUZ! VAE VICTIS DURACAK! AMA O DA NE, GEDO ONU KURTARIYOR... HAYIR! ZIO, GEDO'NUN SURATINA BLACK MIST ATIYOR! AĞZINDAN KARA BOYAYI ATIYOR VE GEDO'NUN SURATI BOYA İÇERİSİNDE KALIYOR! ZIO, ONU SAKALINDAN TUTARAK RİNGİN DIŞARISINA ATIYOR! ŞİMDİ İSE D-STG, KAZUCHIKA'YI İPLERE GÖNDERİYOR. KAZUCHIKA İPLERDEN DÖNÜYOR VE D-STG'DEN EN SERT HALİYLE BİR VAE VICTIS İZLİYORUZ! KAZUCHIKA'YI RİNG MATINA YAPIŞTIRIYOR ADETA!
D-STG İLE ZIO KAHKAHA ATARKEN BÜTÜN ARENA ONLARA KÜFÜRLER YAĞDIRIYOR! İNANILMAZ BİR NEFRET MEVCUT, İNANILMAZ! ONLAR İSE KENDİ ARALARINDA KAHKAHA ATMAKLA, ETRAFLA DALGA GEÇMEKLE MEŞGULLER! D-STG, YERDEKİ PGW CHAMPIONSHIP KEMERİNİ ALDIKTAN SONRA ONU HAVAYA KALDIRIYOR! BU ESNADA HEMEN BİTİŞİĞİNDEKİ ZIO'NUN DA SİYAH BİR GÜLÜ VE DİĞER ELİNDEKİ KARA KİTAP'I HAVAYA KALDIRDIĞINI GÖRÜYORUZ! EKRANLARA, KAZUCHIKA'NIN ACI İÇERİSİNDE RİNG MATINDA KALMASI GETİRİLİRKEN, BURADAKİ GÖRÜNTÜLERİN SONA GELDİĞİNİ FARK EDİYORUZ. KAMERA, EKRAN UFAK UFAK KARARTILARAK KAPATILIYOR VE REKLAMLARA GİDİLMEDEN ÖNCE EKRANLARI BAŞINDAN TAKİP EDENLER O YAZIYI KARŞILARINDA BULUYORLAR!
DARKNESS VS. RAIN
Bir hayli uzun süren reklamların sonrasında Prestige Grand Wrestling'in, WrestleMania: Seattle öncesindeki son şovu olan PAYBACK #103 şovu kaldığı yerden devam ediyor! Reklamların sonrasında bir sonraki olay için hazırlıkların halihazırda tamamlandığını fark edebiliyoruz- büyük bir masa ve ardında yer alan sandalyelerle birlikte kurulmuş ufak ekranlar... Kontrat imzalama törenini yönetmesi maksadıyla Prestige Grand Wrestling'in interviewer'larından bir tanesi olan Jackie Redmond'ı görüyoruz! Bunun haricinde kurulmuş masanın ayrı uçlarında oturmakta olan iki isim de dikkat çeker nitelikte; PGW Impure Şampiyonu olan Jack Perry ile ilgili kemere meydan okuma niyetindeki Bray Wyatt da alanda! PGW Impure Championship kemeri, hemen Jack'in önünde olan stantta durmakta. Jackie eline aldığı mikrofona doğru yapılan tören ve çeşitli prosedür bilgilendirmelerini gerçekleştirdikten sonra tarafların imzalarını atmasına geliyor sıra, ilk başta kontratın Jack'in önüne gittiğini görüyoruz. Jack önüne gelen kağıdı düzenledikten sonra, imza atmadan önce masanın üzerinde durmakta olan boştaki mikrofonu alıyor ve onu ağzına doğru götürerek bu törenin ilk konuşmasını gerçekleştiriyor!
Jack Perry: Öncelikle sana konuşmak istiyorum Jackie, aklında sadece birbiriyle savaşmak olan iki adamı November to Remember'dan önce olduğu gibi bir kontrat imzalama töreninde bir araya getirmek... Dahice. (Pis bir şekilde sırıtıyor) Bu sahne bana komik geliyor çünkü masalar, sandalyeler, özenle hazırlanmış kontratlar... Sanki şu kağıt parçası, WrestleMania Ⅲ’te yaşanacak olan kaçınılmaz sonu değiştirebilirmiş gibi. Karşımda oturan şu adama da bir bakın... Bray Wyatt. Kemerler kazandı, ailesini genişletti, rekorlar kırdı ve en önemlisi bir winner olarak kendisini gösterdi. (Sesini incelterek konuşuyor) 'Bray bir yolunu bulur ve mutlaka kazanır.' derler ya... (Normal sesiyle devam ediyor) Sana baktığımda prodüksiyon ekibinin ne kadar da etkileyici olduğunu söyleyebiliyorum, buna gerçekten de hiç şüphe yok. Ama Bray, en başından beri anlamadığın bir şey var- ben artık masallara inanmıyorum. Ben, Dominik'ten sonra mutlu sonlara inanmayı kestim. (Arenada yoğun bir pop oluşuyor) Şimdi ise senin bilmecelerin ve 'iyileştirme' vaatlerin, PGW Impure Championship kemerinin ağırlığı karşısında ve en önemlisi... Benim için hiçbir anlam ifade etmiyor! (Alkışlanıyor) İnsanlar seninle ringe çıktığında neyden korkacaklarını şaşırıyorlar ama ben sadece senin gerçeklerinle ilgileniyorum. Ve gerçek şu ki; WrestleMania’da spot ışıkları yandığında, o dumanlar dağıldığında ve sen o maskenin arkasından bana baktığında, karşında bir canavar değil, senin efsaneni bitirecek olan adamı göreceksin!
CHEER! CHEER!
CHEER! CHEER!
CHEER! CHEER!
Seyirciler bütünüyle ona destek gösteriyorlar, Jack kendisinden emin bir şekilde Jack'e bakarak kafasını sallıyor. Bray'e bakılacak olduğunda da, bozulduğunu ama bunu yansıtmamak maksadıyla kahkaha attığını görüyoruz. Seyircilerin sona ermesiyle, Bray'in kahkahalarının sona ermesi eş zamanlı oluyor ve an itibarıyla Bray'in konuşmayı devraldığını, Jack'e geciktirmeden yanıt vermeye başladığını görüyoruz!
Bray Wyatt: Sana gelen bu alkış tufanı, bana bir ölünün son kalp atışlarını hatırlatıyor. İnsanlar, sonun yaklaştığını hisseden bir canlının çırpınışlarını her zaman umut sanırlar. Ama biz biliyoruz, değil mi— karanlıkta fısıldaşanlar her zaman hakikati bilir! (Yuhalanıyor) Bana winner derler... Ne kadar sığ, öyle değil mi Jack, huh? Ben bir kazanan değilim. Ben bir neticeyim. Ben, senin kaçtığın o aynadaki puslu görüntüyüm. Masallara inanmayı bıraktığını söylüyorsun ama hâlâ omuzundaki o metal parçasının, o PGW Impure Championship kemerinin seni bu dünyada tutan bir çıpa olduğunu sanıyorsun. O bir çıpa değil Jack... O, senin boynuna geçirilmiş mücevherli bir ilmik! (Boo'landığı sırada kahkaha atıyor) O geceyi zihninin en kuytu köşesine gömdüğünü sanıyorsun ama her gözünü kapattığında o paslı hançerin soğukluğunu yeniden hissediyorsun. Dominik elinde o çantayla, o Cash-in fırsatıyla karşımda dururken aslında sana en büyük lütfu sundu. O, senin sahte cennetinin kapılarını ateşe verdi. Sadakat denilen o ince iplik koptuğunda, o kutsal partner'lık bağı bir prangaya dönüştüğünde, Dominik seni kurtardı kuzum. Seni, kendi zayıflığının kurbanı olmaktan kurtarıp bugüne hazırladı. (Küfürler yağıyor) İhanet, ruhun en saf halidir dostum benim- ancak her şeyini kaybettiğinde, geriye kalan tek şeyin nothing olduğunu anlarsın. Şimdi karşımda durmuş, WrestleMania’da spot ışıklarının altında bir devrim başlatacağını hayal ediyorsun. Yaralısın. İncinmişsin. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) Acı seni iyileştirecek Jack. Sadece... Canın biraz yanacak.
CHEER! CHEER!
CHEER! CHEER!
Seyirciler bütünüyle ona destek gösteriyorlar, Jack kendisinden emin bir şekilde Jack'e bakarak kafasını sallıyor. Bray'e bakılacak olduğunda da, bozulduğunu ama bunu yansıtmamak maksadıyla kahkaha attığını görüyoruz. Seyircilerin sona ermesiyle, Bray'in kahkahalarının sona ermesi eş zamanlı oluyor ve an itibarıyla Bray'in konuşmayı devraldığını, Jack'e geciktirmeden yanıt vermeye başladığını görüyoruz!
Bray Wyatt: Sana gelen bu alkış tufanı, bana bir ölünün son kalp atışlarını hatırlatıyor. İnsanlar, sonun yaklaştığını hisseden bir canlının çırpınışlarını her zaman umut sanırlar. Ama biz biliyoruz, değil mi— karanlıkta fısıldaşanlar her zaman hakikati bilir! (Yuhalanıyor) Bana winner derler... Ne kadar sığ, öyle değil mi Jack, huh? Ben bir kazanan değilim. Ben bir neticeyim. Ben, senin kaçtığın o aynadaki puslu görüntüyüm. Masallara inanmayı bıraktığını söylüyorsun ama hâlâ omuzundaki o metal parçasının, o PGW Impure Championship kemerinin seni bu dünyada tutan bir çıpa olduğunu sanıyorsun. O bir çıpa değil Jack... O, senin boynuna geçirilmiş mücevherli bir ilmik! (Boo'landığı sırada kahkaha atıyor) O geceyi zihninin en kuytu köşesine gömdüğünü sanıyorsun ama her gözünü kapattığında o paslı hançerin soğukluğunu yeniden hissediyorsun. Dominik elinde o çantayla, o Cash-in fırsatıyla karşımda dururken aslında sana en büyük lütfu sundu. O, senin sahte cennetinin kapılarını ateşe verdi. Sadakat denilen o ince iplik koptuğunda, o kutsal partner'lık bağı bir prangaya dönüştüğünde, Dominik seni kurtardı kuzum. Seni, kendi zayıflığının kurbanı olmaktan kurtarıp bugüne hazırladı. (Küfürler yağıyor) İhanet, ruhun en saf halidir dostum benim- ancak her şeyini kaybettiğinde, geriye kalan tek şeyin nothing olduğunu anlarsın. Şimdi karşımda durmuş, WrestleMania’da spot ışıklarının altında bir devrim başlatacağını hayal ediyorsun. Yaralısın. İncinmişsin. (Bir süre duraksadıktan sonra devam ediyor) Acı seni iyileştirecek Jack. Sadece... Canın biraz yanacak.
Seyirciler son güçleriyle negatif reaksiyonlar gösteriyorlar ama bu Bray tarafından pek de umursanıyormuş gibi görünmüyor! Söz sırası Jack'e geliyor, o masanın üzerine bırakmış olduğu mikrofonu tekrardan eline almak suretiyle mikrofonu ağzına doğru götürüyor ve Bray'e yanıt veriyor- ondan dinliyoruz!
Jack Perry: Biliyorum... (Derin bir nefes veriyor) Ve evet, bazen gözümü kapattığımda kendimi tekrardan Hammerstein Ballroom'da buluyorum. Ama senin sandığın gibi o yaranın içinde kaybolmuyorum. Dominik o gece bana hiçliği değil, gerçek özgürlüğü sağladı. Sırtımdaki o bıçak izi, senin karanlık masallarından çok daha gerçek bir pusula benim için. (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Senin karmaşık felsefelerin... Hepsi insanların korkularından beslenen birer parazit. Ama benim artık korkacak bir şeyim kalmadı. Dominik benden her şeyimi aldığında, geriye sadece bir tek şey bıraktı: Saf bir nefret ve durdurulamaz bir irade. Sen acının beni iyileştireceğini söylüyorsun ya? Ben zaten o eşiği çoktan geçtim. Ben acının ta kendisi oldum! (Alkışlanıyor) WrestleMania Ⅲ’te ne göreceğim biliyor musun? Bir tanrı değil, bir canavar değil... Sadece, bir adamın hırsına kurban giden ve kendi yalanlarında boğulan bir zavallı. Sen beni karanlığına çekmeye çalışıyorsun ama unuttuğun bir şey var Bray; ben o karanlığın içinden, sırtımda bir hançerle yürüyerek çıktım. Senin cehennemin, benim evim sayılır! (Cheer'lanıyor) Üzerinde durduğumuz noktaya gelene kadar çok şey yaşadım. Defalarca ihanet gördüm, sakatlık yaşadım! Felç kalma pahasına seninle maça çıkmaktan geri durmadım! Bir daha olsa bir daha- çünkü ben "Scapegoat" Jack Perry'im! Birkaç sözle mi korkutacaksın beni, bu şekilde mi canımı yakacaksın? Hell nah, şimdi... Canı yanma sırası sende.
Jack Perry: Biliyorum... (Derin bir nefes veriyor) Ve evet, bazen gözümü kapattığımda kendimi tekrardan Hammerstein Ballroom'da buluyorum. Ama senin sandığın gibi o yaranın içinde kaybolmuyorum. Dominik o gece bana hiçliği değil, gerçek özgürlüğü sağladı. Sırtımdaki o bıçak izi, senin karanlık masallarından çok daha gerçek bir pusula benim için. (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Senin karmaşık felsefelerin... Hepsi insanların korkularından beslenen birer parazit. Ama benim artık korkacak bir şeyim kalmadı. Dominik benden her şeyimi aldığında, geriye sadece bir tek şey bıraktı: Saf bir nefret ve durdurulamaz bir irade. Sen acının beni iyileştireceğini söylüyorsun ya? Ben zaten o eşiği çoktan geçtim. Ben acının ta kendisi oldum! (Alkışlanıyor) WrestleMania Ⅲ’te ne göreceğim biliyor musun? Bir tanrı değil, bir canavar değil... Sadece, bir adamın hırsına kurban giden ve kendi yalanlarında boğulan bir zavallı. Sen beni karanlığına çekmeye çalışıyorsun ama unuttuğun bir şey var Bray; ben o karanlığın içinden, sırtımda bir hançerle yürüyerek çıktım. Senin cehennemin, benim evim sayılır! (Cheer'lanıyor) Üzerinde durduğumuz noktaya gelene kadar çok şey yaşadım. Defalarca ihanet gördüm, sakatlık yaşadım! Felç kalma pahasına seninle maça çıkmaktan geri durmadım! Bir daha olsa bir daha- çünkü ben "Scapegoat" Jack Perry'im! Birkaç sözle mi korkutacaksın beni, bu şekilde mi canımı yakacaksın? Hell nah, şimdi... Canı yanma sırası sende.
Onun tarafından sarf edilen bu cümlelerin sonrasında tabiri caizse yer, yerinden oynuyor! Jack bu sözlerle, bütün arenanın desteğini bir kez daha ardına almayı başarıyor! Bray ise seyircilerin gürültüsüne rağmen konuşmaya giriyor, onları bastırmayı kendisine amaç olarak güdüyor!
Bray Wyatt: Özgürlük mü? Ah Jack... Sen zincirini kırdığını sanan bir tutsaksın, oysa sadece halkanın boyunu biraz uzattın. Kendine taktığın "Scapegoat" mahlasıyla, omuzlarında taşıdığın o ihanet yükünü bir onur madalyası gibi sergiliyorsun. Ama unuttuğun bir şey var- günah keçileri kurtulmak için değil, kurban edilmek için seçilirler. Sen acının kendisi olduğunu söylüyorsun ama aslında sadece acının içindeki o gürültülü sessizlikten korkuyorsun! (Boo'lanıyor) WrestleMania... Herkes orayı bir son, bir zirve, bir big stage olarak görüyor. Ama benim için orası sadece bir eşik. Seattle dindiğinde ve omuzundaki o PGW Impure Championship'ini kaybettiğinde, asıl yolculuğumuz başlayacak. Seni rehabilite edeceğim Jack. Seni parçalarına ayırıp, o içine hapsolduğun hate zırhından soyup çıkaracağım. O dumanlar dağıldığında geriye kalan o çıplak, yaralı ruhunla konuşmak için önümüzde sonsuz bir zaman olacak. O zaman bana freedom'dan tekrar bahsedersin... Eğer hâlâ bir dilin kalmış olursa! (Kahkaha atıyor, uzun bir süre boyunca) Şu anki öfken, karanlığın içindeki bir mumun son çırpınışı gibi. Parlıyor, evet... Ama ısıtmıyor. Sadece yaklaşan karanlığı daha belirgin kılıyor. (Jackie'ye dönerek konuşuyor) Görüyorum ki Jack’in hırsı, eline kalemi almasına bile engel oluyor. Korku, bazen kendini cesaret maskesiyle saklar. Jackie... En iyisi o kağıdı önce bana ver— bu karanlık akdin ilk mührünü ben vuracağım. Kaderin çizgilerini ben çizeceğim ki, Jack o çizgilerin üzerinde yürürken nereye düştüğünü bilsin. İlk imzayı ben atıyorum çünkü bu masalın sonunu ben yazdım!
Bray Wyatt: Özgürlük mü? Ah Jack... Sen zincirini kırdığını sanan bir tutsaksın, oysa sadece halkanın boyunu biraz uzattın. Kendine taktığın "Scapegoat" mahlasıyla, omuzlarında taşıdığın o ihanet yükünü bir onur madalyası gibi sergiliyorsun. Ama unuttuğun bir şey var- günah keçileri kurtulmak için değil, kurban edilmek için seçilirler. Sen acının kendisi olduğunu söylüyorsun ama aslında sadece acının içindeki o gürültülü sessizlikten korkuyorsun! (Boo'lanıyor) WrestleMania... Herkes orayı bir son, bir zirve, bir big stage olarak görüyor. Ama benim için orası sadece bir eşik. Seattle dindiğinde ve omuzundaki o PGW Impure Championship'ini kaybettiğinde, asıl yolculuğumuz başlayacak. Seni rehabilite edeceğim Jack. Seni parçalarına ayırıp, o içine hapsolduğun hate zırhından soyup çıkaracağım. O dumanlar dağıldığında geriye kalan o çıplak, yaralı ruhunla konuşmak için önümüzde sonsuz bir zaman olacak. O zaman bana freedom'dan tekrar bahsedersin... Eğer hâlâ bir dilin kalmış olursa! (Kahkaha atıyor, uzun bir süre boyunca) Şu anki öfken, karanlığın içindeki bir mumun son çırpınışı gibi. Parlıyor, evet... Ama ısıtmıyor. Sadece yaklaşan karanlığı daha belirgin kılıyor. (Jackie'ye dönerek konuşuyor) Görüyorum ki Jack’in hırsı, eline kalemi almasına bile engel oluyor. Korku, bazen kendini cesaret maskesiyle saklar. Jackie... En iyisi o kağıdı önce bana ver— bu karanlık akdin ilk mührünü ben vuracağım. Kaderin çizgilerini ben çizeceğim ki, Jack o çizgilerin üzerinde yürürken nereye düştüğünü bilsin. İlk imzayı ben atıyorum çünkü bu masalın sonunu ben yazdım!
Bu uygulanıyor— Jackie, Jack'in önündeki kontratı almasının sonrasında onunla masanın diğer ucuna kadar gidiyor ve onu Bray'in önüne koyuyor. Bray, masanın üzerinde durmakta olan kalemlerden bir tanesini belirleyerek eline almasının sonrasında kalemin ucunu açıyor ve kendisine ayrılan alana imzasını atarak maça olan katılımını netleştiriyor! Meydan okuyucu tarafından bu maçın gerçekleşmesine olan iştirak sağlanıyor! Bray kalemi masanın üzerine tekrardan bırakmasının sonrasında gülerek Jack'e bakmaya başlıyor. Bu esnada Jackie'nin kontratı alarak tekrardan Jack'in önüne götürmekte olduğunu görüyoruz. Eş zamanlı olarak da Jack konuşmaya giriyor!
Jack Perry: Bana bir kurban gözüyle bakmaya kalkma Bray; sen bu ringde arınma denen kavramı asla anlayamazsın, beni rehabilite edemezsin. Ben zaten kendi cehennemimde yandım ve içerisinden (Vurguluyor) sert bir metal olarak çıktım! Kendini bir cerrah olarak addetme çünkü sen sadece bir ceset toplayıcısısın. "Rehabilitasyon" dediğin şey, zayıf ruhlar için bir teselli ikramiyesi- ben o zayıflığı aylar önce, sırtımdaki hançerle birlikte toprağa gömdüm! (Cheer'lanıyor) Tek yaptığın insanları yabancılaştırmak, ben ise senin sarsamayacağın kadar kendimdeyim. Hiç olmadığım kadar çıplağım ve bu çıplaklığın getirdiği güçle seni Seattle’da yerin dibine sokacağım! (Gözü, önündeki kontrata çarpıyor. Dominik'e ayrılan bir bölüm olduğunu fark ediyor) Wait a second, what the fuck is that? (Jackie'ye dönerek konuşuyor) Dominik'in adının bu kontratın üzerinde ne işi var, Jackie bu da nedir böyle, cevap ver, huh? Bunun ne olduğunu bana söyleyin!
Jack Perry: Bana bir kurban gözüyle bakmaya kalkma Bray; sen bu ringde arınma denen kavramı asla anlayamazsın, beni rehabilite edemezsin. Ben zaten kendi cehennemimde yandım ve içerisinden (Vurguluyor) sert bir metal olarak çıktım! Kendini bir cerrah olarak addetme çünkü sen sadece bir ceset toplayıcısısın. "Rehabilitasyon" dediğin şey, zayıf ruhlar için bir teselli ikramiyesi- ben o zayıflığı aylar önce, sırtımdaki hançerle birlikte toprağa gömdüm! (Cheer'lanıyor) Tek yaptığın insanları yabancılaştırmak, ben ise senin sarsamayacağın kadar kendimdeyim. Hiç olmadığım kadar çıplağım ve bu çıplaklığın getirdiği güçle seni Seattle’da yerin dibine sokacağım! (Gözü, önündeki kontrata çarpıyor. Dominik'e ayrılan bir bölüm olduğunu fark ediyor) Wait a second, what the fuck is that? (Jackie'ye dönerek konuşuyor) Dominik'in adının bu kontratın üzerinde ne işi var, Jackie bu da nedir böyle, cevap ver, huh? Bunun ne olduğunu bana söyleyin!
BOO! BOO!
BOO! BOO!
BOO! BOO!
Bray Wyatt: Görüyor musun Jack? Kader, senin o 'sert metal' dediğin iradeni sadece bir başka çekiçle dövmekle yetinmiyor... O, ocağa bir odun daha atıyor. Sen "Scapegoat" olduğunu haykırırken, yanındaki o boşluğun sadece bir boşluk olduğunu mu sandın? (Yuhalanıyor) Hatırlıyor musun? Kendi rövanş hakkını, o küçük kız arkadaşını kurtarmak için bir sadaka gibi fırlatıp atmıştı. Bedelini ödemediği bir merhametin peşinden koştu. Ama intikam minik kuzum... İntikam, merhametten çok daha ağır bir yüktür! (Boo'lanıyor) Ona bir kapı araladım— bir avcı, avının sadece acı çekmesini değil, tamamen yok olmasını ister. Bana olan o nafile öfkesini dindirmek, seninle olan o yarım kalmış hesabını kapatmak için benden bir lütuf diledi. Ben de ona istediğini verdim; ama karanlığa giriş bileti asla bedelsiz değildir! (Gülüyor) Eğer o ringe, WrestleMania logosunun altına ayak basmak ve bizden bir parça koparmak istiyorsa, masaya ruhunu koymalıydı! Prestige Grand Wrestling kariyeri... O çocuğun varlığının tek kanıtı, artık bu kağıdın ucundaki bir iplikten ibaret. Eğer kaybederse, sadece maçı değil, ismini ve bu ringdeki nefesini de kaybedecek! (Çok yoğun bir yuhalama mevcut) İhanetinin kefareti, mutlak bir yok oluştur. Şimdi söyle bana Jack... Onu korumaya çalışırken aslında kimi kurtarıyorsun? Onu mu, yoksa hâlâ içinde bir yerlerde sızlayan o eski kardeşlik kırıntısını mı? (Küçümser bir şekilde gülüyor) Mühür basıldı- artık geri dönüş yok. O çocuk, kendi sonunu senin yanına, o kağıdın üzerine kazıdı! (Bir süre duraksadıktan sonra konuşmaya devam ediyor) İmzala Jack... İmzala ki bu trajedi tamamlanabilsin. The circle must be broken!
BOO! BOO!
BOO! BOO!
Bray Wyatt: Görüyor musun Jack? Kader, senin o 'sert metal' dediğin iradeni sadece bir başka çekiçle dövmekle yetinmiyor... O, ocağa bir odun daha atıyor. Sen "Scapegoat" olduğunu haykırırken, yanındaki o boşluğun sadece bir boşluk olduğunu mu sandın? (Yuhalanıyor) Hatırlıyor musun? Kendi rövanş hakkını, o küçük kız arkadaşını kurtarmak için bir sadaka gibi fırlatıp atmıştı. Bedelini ödemediği bir merhametin peşinden koştu. Ama intikam minik kuzum... İntikam, merhametten çok daha ağır bir yüktür! (Boo'lanıyor) Ona bir kapı araladım— bir avcı, avının sadece acı çekmesini değil, tamamen yok olmasını ister. Bana olan o nafile öfkesini dindirmek, seninle olan o yarım kalmış hesabını kapatmak için benden bir lütuf diledi. Ben de ona istediğini verdim; ama karanlığa giriş bileti asla bedelsiz değildir! (Gülüyor) Eğer o ringe, WrestleMania logosunun altına ayak basmak ve bizden bir parça koparmak istiyorsa, masaya ruhunu koymalıydı! Prestige Grand Wrestling kariyeri... O çocuğun varlığının tek kanıtı, artık bu kağıdın ucundaki bir iplikten ibaret. Eğer kaybederse, sadece maçı değil, ismini ve bu ringdeki nefesini de kaybedecek! (Çok yoğun bir yuhalama mevcut) İhanetinin kefareti, mutlak bir yok oluştur. Şimdi söyle bana Jack... Onu korumaya çalışırken aslında kimi kurtarıyorsun? Onu mu, yoksa hâlâ içinde bir yerlerde sızlayan o eski kardeşlik kırıntısını mı? (Küçümser bir şekilde gülüyor) Mühür basıldı- artık geri dönüş yok. O çocuk, kendi sonunu senin yanına, o kağıdın üzerine kazıdı! (Bir süre duraksadıktan sonra konuşmaya devam ediyor) İmzala Jack... İmzala ki bu trajedi tamamlanabilsin. The circle must be broken!
Jack masaya yumruk atıyor ve karşı tarafa doğru bağırarak konuşmaya başlıyor!
Jack Perry: Piçsin, biliyorsun değil mi?
Arenada inanılmaz bir nefret var; herkes Bray'e küfürler yağdırıyor! Jack ise kafasını sağa-sola sallayarak bunu kabullenmemeye çalışıyor fakat en sonunda lanet ederek masanın üzerinde duran sahipsiz kalemlerden bir tanesini eline alarak, kontratın üzerindeki kendi bölümünün altına imzasını atıyor! Jack bu maçı resmileştiriyor!
Jack Perry: Piçsin, biliyorsun değil mi?
Arenada inanılmaz bir nefret var; herkes Bray'e küfürler yağdırıyor! Jack ise kafasını sağa-sola sallayarak bunu kabullenmemeye çalışıyor fakat en sonunda lanet ederek masanın üzerinde duran sahipsiz kalemlerden bir tanesini eline alarak, kontratın üzerindeki kendi bölümünün altına imzasını atıyor! Jack bu maçı resmileştiriyor!
Jack, WrestleMania'daki büyük maç öncesindeki son Face-off için ayağa kalkıyor—
Arka alandan gelen isim Dominik Mysterio oluyor! Seyirciler onun arka alandan gelmesiyle birlikte bir klasiği gerçekleştirmiyorlar- onu yuhalamıyorlar! Dominik, oldukça kötü bir durumun içerisinde görüyor. Ruh hali, onun bedeninin bütününe yansımış durumda— dudaklarının yara-bere içerisinde olduğunu, gözlerinin altındaki torbaların iyice belirginleştiğini ve gözlerinin de uykusuzluktan kıpkırmızı olduğunu görüyoruz. Deyimi yerindeyse, yürüyen bir ölüymüşçesine alana intikal gerçekleştiriyor! O, ayaklarını yere süre süre ringin yolunu tutarken; Jack'in endişeli bir ifade ile bu olanları takip ettiğini görüyoruz. Bir süre sonra Dominik ringe varıyor, iplerin altından kayarak ringe girdikten sonra ayağa kalkıyor ve an itibarıyla Bray'in önündeki kontrata doğru gidiyor...
Arka alandan gelen isim Dominik Mysterio oluyor! Seyirciler onun arka alandan gelmesiyle birlikte bir klasiği gerçekleştirmiyorlar- onu yuhalamıyorlar! Dominik, oldukça kötü bir durumun içerisinde görüyor. Ruh hali, onun bedeninin bütününe yansımış durumda— dudaklarının yara-bere içerisinde olduğunu, gözlerinin altındaki torbaların iyice belirginleştiğini ve gözlerinin de uykusuzluktan kıpkırmızı olduğunu görüyoruz. Deyimi yerindeyse, yürüyen bir ölüymüşçesine alana intikal gerçekleştiriyor! O, ayaklarını yere süre süre ringin yolunu tutarken; Jack'in endişeli bir ifade ile bu olanları takip ettiğini görüyoruz. Bir süre sonra Dominik ringe varıyor, iplerin altından kayarak ringe girdikten sonra ayağa kalkıyor ve an itibarıyla Bray'in önündeki kontrata doğru gidiyor...
Bu sırada onun karşısına Jack'in çıktığını görebiliyoruz! Jack, Dominik'in; Bray'e doğru gitmesine engel olmak adına önüne geçiyor ve bir şeyler söylemeye başlıyor!
Jack Perry: Neden buradasın?
Dominik Mysterio: (Sesi titreyerek konuşuyor) Önümden... Çekil. (İtişip kakışıyorlar) Çekil. Çekil!
Jack Perry: Ne yaptığını zannediyorsun sen orospu çocuğu?
Dominik Mysterio: Bu seni ilgilendirmez, beni... (Jack'i kenara doğru ittiriyor) Rahat bırak!
Jack Perry: BUNU YAPAMAZSIN! (Dominik'i arkadan tutmaya çalışıyor) DUR DİYORUM SANA!
Bir anlık duraksamanın ardından Bray’in de artık yerinde oturamadığını görüyoruz! Yavaş ama kararlı bir şekilde oturduğu yerden doğruluyor, bakışlarında o tanıdık, rahatsız edici huzur var. Birkaç adımda araya girerek fiziksel olarak pozisyon alıyor ve Jack’e doğru hafifçe yaklaşarak onu geri çekilmeye zorluyor. Eliyle yaptığı küçük ama net bir hareket, 'bu kadarı yeter' der gibi… Jack’in, Dominik üzerindeki baskısını kesmesini istiyor ancak Jack kolay pes etmiyor- hâlâ ısrarcı, hâlâ müdahil olmak istiyor! Tam o anda gözlerini Jackie’ye çeviriyor, sanki son bir destek arar gibi. Fakat beklediğini bulamıyor. Jackie sakin ama kesin bir tonla Dominik’in kendi kararını verdiğini, bu seçimde tamamen özgür olduğunu vurguluyor. Bu sözler, Jack’in elindeki son dayanağı da alıp götürüyor. Jack’in yüzünde beliren o çaresizlik, durumu kabullendiğini açıkça ortaya koyuyor. Omuzları hafifçe düşüyor, derin bir nefes alıyor ve yapabileceği başka bir şey kalmadığını anlayarak geri çekiliyor. Ağır adımlarla kendisine ayrılan o deri koltuğa geri dönüyor ve otururken gözlerini bir an bile Dominik’ten ayırmıyor— içinde biriken hayal kırıklığı ve öfke hâlâ canlı. Bray ise tam tersine, sahnenin merkezinde kalmayı seçiyor. Masanın ortasında dimdik durarak Dominik’e dönüyor. Gözleri onun üzerinde kilitli… Ardından o ürpertici kahkahalar yükselmeye başlıyor! Sinsi, kontrolsüz ama bir o kadar da bilinçli bir gülüş... Adeta Dominik’in attığı adımı kutlar gibi! Başını hafifçe yana eğerek onu takip ediyor, her hareketini izliyor!
Dominik, sinsi bir şekilde olaya dahil olan Bray'in yardımıyla Jack engelini aşmayı biliyor ve Bray'in biraz önce oturmakta olduğu noktadaki kontratın başına dikiliyor. Elindeki kalemi sıkıca kavrayan Dominik’in bakışları, kontratın üzerinde kendisine ayrılmış olan o küçük ama kader belirleyici boşluğa kilitleniyor. En ufak bir tereddüt, en küçük bir titreme yok… Nefesini bile belli etmeden, masaya doğru eğilmiş bir şekildeyken gözünü kırpmadan imzasını atıyor! Böylelikle Dominik, kendisini de WrestleMania: Seattle'daki bu maçın bir parçası hâline getiriyor! Seyirciler şaşkınlıklarını hiçbir şekilde gizleyemiyorlar, çığlık çığlığa kalıyorlar! Arena, bütün San Jose şu anda resmen çalkalanıyor!
At WrestleMania Ⅲ...
Title vs. Streak vs. Career
Jack Perry (c) vs. Bray Wyatt vs. Dominik Mysterio
Dominik'in hızlı bir şekilde iplere yöneldiğini, iplerin arasından geçtikten sonra kendisini direkt zemine bıraktığını görüyoruz. Elini sert bir şekilde Apron'a vurmasının sonrasında başını yavaşça kaldırdığında yüzünde derin bir öfke okunuyor. Çatık kaşlarıyla gözlerini doğrudan Bray’e kilitliyor. Bray'in kendisine yönelen bu bakışlar karşısında zevkten kudurduğunu fark edebiliyoruz! Dominik daha fazla kalmıyor- ters adımlarla, gözlerini bir an bile Bray’den ayırmadan rampaya doğru ilerlemeye başlıyor. Jack şaşkın bir şekilde onun bu ruh haline anlam vermeye çalışıyor, bir taraftan da ona üzülüyor- bunu sezebiliyoruz. Bu yaşananların sonrasında ekranın ufak bir şekilde kararmaya başladığını görüyoruz. Bunun sonucunda da kameralar kapanıyor.
Tommaso Ciampa, Stage'de beliriyor! Çevresini şöyle bir süzüyor. Sonrasında hızla ringe doğru yürüyor. Ringe girmeden çevresine tekrar bakınıyor. Ardından çelik merdivenden çıkıyor. Paralel iplerden ringe giriyor. Sonrasında Top Rope'a çıkıyor ve seyirciyi şöyle bir süzdükten sonra ringden inip rakibini beklemeye başlıyor.
Edge, Stage'de beliriyor! Taunt'unu atıp pyroları patlatıyor! Sonrasında kendini tokatlayarak gaza geliyor. Hızlı adımlarla ringe doğru yürüyor. Ringe girmeden önce son bir ısınıyor ve ringin altından kayarak giriyor. Sonrasında ayaklanıp Top Rope'a çıkıyor. Top Rope'ta da tauntunu attıktan sonra iniyor ve hakem zili çalıyor.
Edge vs. Tommaso Ciampa
Maç başladı. İkili Collar And Elbow Tie Up'a girişiyor. Edge hızla headlock'a alıyor. Fakat Ciampa bir anda Back Suplex şeklinde kaldırıp atacakken Edge bundan kurtuluyor. İkili birbirleriyle bakışıyorlar. Sonrasında ringin etrafında dönüp tekrardan Collar And Elbow Tie Up! Ciampa hızla kolundan yakalayıp çeviriyor ve arkasına geçiyor. Ensesine bir tokat patlatacakken Edge bunu tersine çeviriyor. Ciampa'nın kolunu çeviriyor ve bir yumruk. Fakat Ciampa hızla eğilerek kaçıyor. Sonrasında Edge'in üstüne koşuyor. Edge aniden bir Arm Drag'le yatırıyor ve ardından Arm Lock'la Ciampa'yı kitliyor. Ciampa yavaşça ayaklanıyor. Sonrasında yavaşça kolundan çeviriyor ve Headlock'a alıyor. Edge iplere dayanıyor. Ciampa'yı üstünden fırlatıyor. Ciampa hızla bir High Knee sallıyor fakat Edge bundan kaçıyor ve Ciampa'yı Headlock'a alıyor. Ciampa, Edge'i iplere atıyor. Edge iplerden sekiyor ve gelişine bir Shoulder Block! Sonra tuş. 1... 2... KICKOUT! Edge, Ciampa'yı Chinlock'la kitliyor. Ciampa bir süre sonra ayaklanıyor. Edge'in karnına karnına yumruklar. Edge hızla bir Gut Kick ve sonrasında Irish Whipe yolluyor fakat Ciampa, Edge tam atarken tutunup aniden bir Big Boot! Edge sersemliyor.
Ciampa bunun ardından hızla bir Bicycle Knee sallıyor fakat Edge bundan kaçıyor ve Ciampa'ya bir Big Boot! Ciampa yeri öpüyor! Edge hızla Ciampa'yı kaldırıyor ve Edgecution'a alıyor fakat Ciampa aniden bundan kurtulup Shoulder Charge'la Edge'i köşeye doğru çarptırıyor! Sonrasında köşede seri yumruklar. Ardından Top Rope'a tepesine çıkıyor ve seri yumruklara devam ediyor. Edge aniden Powerbomb'a alıyor ve Ciampa'yı Powerbomb pozisyonunda yüzüstü Turnbuckle'a çakıyor! Ciampa sersemliyor. Edge, Top Rope'a çıkıyor. Sonrasında bir Missile Dropkick'le arkasından atlıyor. Ardından hızla Tuş deniyor. 1... 2... KICKOUT! Edge, Ciampa'yı hızla kaldırıyor ve Irish Whipe yolluyor fakat Ciampa bunu tersine çeviriyor. Gelişine Abdominal Stretch! Edge'i kitliyor! Edge pes mi edecek!? Tabi ki hayır! Bir süre sonra bundan kurtuluyor ve Hip Toss'la Ciampa'yı yere çakıyor! Ciampa hızla ayaklanıp Edge'e doğru koşuyor. Edge'ten bir Spinning Wheel Kick! Sonrasında Tuş deniyor. 1... 2... KICKOUT!
Edge, Ciampa'nın kafasına geldiği sırada Ciampa'dan Edge'in kafasına bir tekme! Edge sersemliyor. Ciampa hızla kalkıyor. Eğilmiş durumdayken Edge'in kafasına bir Knee Strike geçiriyor. Edge iplere çekiliyor. Ciampa bir Clothesline'la Edge'i ring dışına postalıyor. Edge yavaşça ayaklanırken Ciampa aprona geçiyor ve Double Axe Handle ile Edge'in kafasının arkasından atlıyor! Sonrasında bariyerlerin oraya kıstırıyor ve üst üste Stomplarla devam ediyor. Edge'i yerde deli gibi stompluyor! İyice sersemlettikten sonra kaldırıyor ve sertçe bariyerlere fırlatıyor! Sonrasında tekrar kaldırıyor ve bu seferde aprona doğru fırlatıyor! Edge kafasını çok sert bir şekilde led aprona tosluyor! Acıyla kafasını tutuyor! Edge orada kalktığı sırada Ciampa hızla Edge'in kafasına bir High Knee'yi oturtuyor! Sonrasında Edge'in kafasından tutarak çelik merdivenlere çakıyor! Hemen ardından hiç beklemeden ringe sokuyor. Peşine kendisi de giriyor. Edge'i boğazından tutarak kaldırıyor ve Rolling Forearm Smash! Fakat Edge bundan kaçıyor ve Edge-O-Matic! Tuş. 1... 2... KICKOUT! İkili hızla kalkıyor ve birbirlerine doğru koşuyor. Edge bir Clothesline sallıyor fakat Ciampa bundan eğiliyor. Sonrasında Edge'i çeviriyor ve Powerbomb'a alıyor. PROJECT CIAMPAAA!! TUŞ! 1...
Jack Perry: Neden buradasın?
Dominik Mysterio: (Sesi titreyerek konuşuyor) Önümden... Çekil. (İtişip kakışıyorlar) Çekil. Çekil!
Jack Perry: Ne yaptığını zannediyorsun sen orospu çocuğu?
Dominik Mysterio: Bu seni ilgilendirmez, beni... (Jack'i kenara doğru ittiriyor) Rahat bırak!
Jack Perry: BUNU YAPAMAZSIN! (Dominik'i arkadan tutmaya çalışıyor) DUR DİYORUM SANA!
Bir anlık duraksamanın ardından Bray’in de artık yerinde oturamadığını görüyoruz! Yavaş ama kararlı bir şekilde oturduğu yerden doğruluyor, bakışlarında o tanıdık, rahatsız edici huzur var. Birkaç adımda araya girerek fiziksel olarak pozisyon alıyor ve Jack’e doğru hafifçe yaklaşarak onu geri çekilmeye zorluyor. Eliyle yaptığı küçük ama net bir hareket, 'bu kadarı yeter' der gibi… Jack’in, Dominik üzerindeki baskısını kesmesini istiyor ancak Jack kolay pes etmiyor- hâlâ ısrarcı, hâlâ müdahil olmak istiyor! Tam o anda gözlerini Jackie’ye çeviriyor, sanki son bir destek arar gibi. Fakat beklediğini bulamıyor. Jackie sakin ama kesin bir tonla Dominik’in kendi kararını verdiğini, bu seçimde tamamen özgür olduğunu vurguluyor. Bu sözler, Jack’in elindeki son dayanağı da alıp götürüyor. Jack’in yüzünde beliren o çaresizlik, durumu kabullendiğini açıkça ortaya koyuyor. Omuzları hafifçe düşüyor, derin bir nefes alıyor ve yapabileceği başka bir şey kalmadığını anlayarak geri çekiliyor. Ağır adımlarla kendisine ayrılan o deri koltuğa geri dönüyor ve otururken gözlerini bir an bile Dominik’ten ayırmıyor— içinde biriken hayal kırıklığı ve öfke hâlâ canlı. Bray ise tam tersine, sahnenin merkezinde kalmayı seçiyor. Masanın ortasında dimdik durarak Dominik’e dönüyor. Gözleri onun üzerinde kilitli… Ardından o ürpertici kahkahalar yükselmeye başlıyor! Sinsi, kontrolsüz ama bir o kadar da bilinçli bir gülüş... Adeta Dominik’in attığı adımı kutlar gibi! Başını hafifçe yana eğerek onu takip ediyor, her hareketini izliyor!
Dominik, sinsi bir şekilde olaya dahil olan Bray'in yardımıyla Jack engelini aşmayı biliyor ve Bray'in biraz önce oturmakta olduğu noktadaki kontratın başına dikiliyor. Elindeki kalemi sıkıca kavrayan Dominik’in bakışları, kontratın üzerinde kendisine ayrılmış olan o küçük ama kader belirleyici boşluğa kilitleniyor. En ufak bir tereddüt, en küçük bir titreme yok… Nefesini bile belli etmeden, masaya doğru eğilmiş bir şekildeyken gözünü kırpmadan imzasını atıyor! Böylelikle Dominik, kendisini de WrestleMania: Seattle'daki bu maçın bir parçası hâline getiriyor! Seyirciler şaşkınlıklarını hiçbir şekilde gizleyemiyorlar, çığlık çığlığa kalıyorlar! Arena, bütün San Jose şu anda resmen çalkalanıyor!
At WrestleMania Ⅲ...
Title vs. Streak vs. Career
Jack Perry (c) vs. Bray Wyatt vs. Dominik Mysterio
Dominik'in hızlı bir şekilde iplere yöneldiğini, iplerin arasından geçtikten sonra kendisini direkt zemine bıraktığını görüyoruz. Elini sert bir şekilde Apron'a vurmasının sonrasında başını yavaşça kaldırdığında yüzünde derin bir öfke okunuyor. Çatık kaşlarıyla gözlerini doğrudan Bray’e kilitliyor. Bray'in kendisine yönelen bu bakışlar karşısında zevkten kudurduğunu fark edebiliyoruz! Dominik daha fazla kalmıyor- ters adımlarla, gözlerini bir an bile Bray’den ayırmadan rampaya doğru ilerlemeye başlıyor. Jack şaşkın bir şekilde onun bu ruh haline anlam vermeye çalışıyor, bir taraftan da ona üzülüyor- bunu sezebiliyoruz. Bu yaşananların sonrasında ekranın ufak bir şekilde kararmaya başladığını görüyoruz. Bunun sonucunda da kameralar kapanıyor.
Tommaso Ciampa, Stage'de beliriyor! Çevresini şöyle bir süzüyor. Sonrasında hızla ringe doğru yürüyor. Ringe girmeden çevresine tekrar bakınıyor. Ardından çelik merdivenden çıkıyor. Paralel iplerden ringe giriyor. Sonrasında Top Rope'a çıkıyor ve seyirciyi şöyle bir süzdükten sonra ringden inip rakibini beklemeye başlıyor.
Edge, Stage'de beliriyor! Taunt'unu atıp pyroları patlatıyor! Sonrasında kendini tokatlayarak gaza geliyor. Hızlı adımlarla ringe doğru yürüyor. Ringe girmeden önce son bir ısınıyor ve ringin altından kayarak giriyor. Sonrasında ayaklanıp Top Rope'a çıkıyor. Top Rope'ta da tauntunu attıktan sonra iniyor ve hakem zili çalıyor.
Edge vs. Tommaso Ciampa
Maç başladı. İkili Collar And Elbow Tie Up'a girişiyor. Edge hızla headlock'a alıyor. Fakat Ciampa bir anda Back Suplex şeklinde kaldırıp atacakken Edge bundan kurtuluyor. İkili birbirleriyle bakışıyorlar. Sonrasında ringin etrafında dönüp tekrardan Collar And Elbow Tie Up! Ciampa hızla kolundan yakalayıp çeviriyor ve arkasına geçiyor. Ensesine bir tokat patlatacakken Edge bunu tersine çeviriyor. Ciampa'nın kolunu çeviriyor ve bir yumruk. Fakat Ciampa hızla eğilerek kaçıyor. Sonrasında Edge'in üstüne koşuyor. Edge aniden bir Arm Drag'le yatırıyor ve ardından Arm Lock'la Ciampa'yı kitliyor. Ciampa yavaşça ayaklanıyor. Sonrasında yavaşça kolundan çeviriyor ve Headlock'a alıyor. Edge iplere dayanıyor. Ciampa'yı üstünden fırlatıyor. Ciampa hızla bir High Knee sallıyor fakat Edge bundan kaçıyor ve Ciampa'yı Headlock'a alıyor. Ciampa, Edge'i iplere atıyor. Edge iplerden sekiyor ve gelişine bir Shoulder Block! Sonra tuş. 1... 2... KICKOUT! Edge, Ciampa'yı Chinlock'la kitliyor. Ciampa bir süre sonra ayaklanıyor. Edge'in karnına karnına yumruklar. Edge hızla bir Gut Kick ve sonrasında Irish Whipe yolluyor fakat Ciampa, Edge tam atarken tutunup aniden bir Big Boot! Edge sersemliyor.
Ciampa bunun ardından hızla bir Bicycle Knee sallıyor fakat Edge bundan kaçıyor ve Ciampa'ya bir Big Boot! Ciampa yeri öpüyor! Edge hızla Ciampa'yı kaldırıyor ve Edgecution'a alıyor fakat Ciampa aniden bundan kurtulup Shoulder Charge'la Edge'i köşeye doğru çarptırıyor! Sonrasında köşede seri yumruklar. Ardından Top Rope'a tepesine çıkıyor ve seri yumruklara devam ediyor. Edge aniden Powerbomb'a alıyor ve Ciampa'yı Powerbomb pozisyonunda yüzüstü Turnbuckle'a çakıyor! Ciampa sersemliyor. Edge, Top Rope'a çıkıyor. Sonrasında bir Missile Dropkick'le arkasından atlıyor. Ardından hızla Tuş deniyor. 1... 2... KICKOUT! Edge, Ciampa'yı hızla kaldırıyor ve Irish Whipe yolluyor fakat Ciampa bunu tersine çeviriyor. Gelişine Abdominal Stretch! Edge'i kitliyor! Edge pes mi edecek!? Tabi ki hayır! Bir süre sonra bundan kurtuluyor ve Hip Toss'la Ciampa'yı yere çakıyor! Ciampa hızla ayaklanıp Edge'e doğru koşuyor. Edge'ten bir Spinning Wheel Kick! Sonrasında Tuş deniyor. 1... 2... KICKOUT!
Edge, Ciampa'nın kafasına geldiği sırada Ciampa'dan Edge'in kafasına bir tekme! Edge sersemliyor. Ciampa hızla kalkıyor. Eğilmiş durumdayken Edge'in kafasına bir Knee Strike geçiriyor. Edge iplere çekiliyor. Ciampa bir Clothesline'la Edge'i ring dışına postalıyor. Edge yavaşça ayaklanırken Ciampa aprona geçiyor ve Double Axe Handle ile Edge'in kafasının arkasından atlıyor! Sonrasında bariyerlerin oraya kıstırıyor ve üst üste Stomplarla devam ediyor. Edge'i yerde deli gibi stompluyor! İyice sersemlettikten sonra kaldırıyor ve sertçe bariyerlere fırlatıyor! Sonrasında tekrar kaldırıyor ve bu seferde aprona doğru fırlatıyor! Edge kafasını çok sert bir şekilde led aprona tosluyor! Acıyla kafasını tutuyor! Edge orada kalktığı sırada Ciampa hızla Edge'in kafasına bir High Knee'yi oturtuyor! Sonrasında Edge'in kafasından tutarak çelik merdivenlere çakıyor! Hemen ardından hiç beklemeden ringe sokuyor. Peşine kendisi de giriyor. Edge'i boğazından tutarak kaldırıyor ve Rolling Forearm Smash! Fakat Edge bundan kaçıyor ve Edge-O-Matic! Tuş. 1... 2... KICKOUT! İkili hızla kalkıyor ve birbirlerine doğru koşuyor. Edge bir Clothesline sallıyor fakat Ciampa bundan eğiliyor. Sonrasında Edge'i çeviriyor ve Powerbomb'a alıyor. PROJECT CIAMPAAA!! TUŞ! 1...
2...
KICKOUT! Ciampa ipleri tutarak kalkıyor. Edge'te yavaşça kalkıyor. Ciampa sinirle Edge'in kafasına bir Knee geçiriyor! Sonrasında kaldırıyor ve Fiarytale Ending'e alıyor fakat Edge bundan kurtuluyor! Hızla Ciampa'yı Ring Post'una yolluyor! Ciampa demire kafasını çarptıktan sonra oradan geliyor. Edge aniden bir Crossface ile Ciampa'yı yatırıyor! Ciampa pes mi edecek!? Ciampa direnmeye çalışıyor! İplere sürünüyor fakat Edge onu iplerden çekiyor. Tam çekerken Roll Up'a alıyor. 1... 2... KICKOUT! İkili hızla kalkıyor. Ciampa bir anda Bicycle Knee Strike! Edge sersemleyerek geri geri çekiliyor! Ciampa hızla iplerden sekiyor. Edge gelişine Flapjack'le rakibini yatırıyor! Ciampa sendeleyerek kalkıyor Edge'ten bir IMPALER DDT! Tuşa gidiyor! 1... 2... KICKOUT! Edge sinirleniyor ve köşeye geçiyor. Spear için hazırlık yapıyor! Ciampa kafasını tutarak yavaşça kalkıyor. Edge hızla koşuyor ve SPEARRRR!!!!
Hayır! CIAMPA BİR ANDA SPEAR'I YAPACAKKEN EDGE'İ KAVRIYOR VE FAIRYTALE ENDINGGGGGGG!!!! TUŞ! 1...
KICKOUT! Ciampa ipleri tutarak kalkıyor. Edge'te yavaşça kalkıyor. Ciampa sinirle Edge'in kafasına bir Knee geçiriyor! Sonrasında kaldırıyor ve Fiarytale Ending'e alıyor fakat Edge bundan kurtuluyor! Hızla Ciampa'yı Ring Post'una yolluyor! Ciampa demire kafasını çarptıktan sonra oradan geliyor. Edge aniden bir Crossface ile Ciampa'yı yatırıyor! Ciampa pes mi edecek!? Ciampa direnmeye çalışıyor! İplere sürünüyor fakat Edge onu iplerden çekiyor. Tam çekerken Roll Up'a alıyor. 1... 2... KICKOUT! İkili hızla kalkıyor. Ciampa bir anda Bicycle Knee Strike! Edge sersemleyerek geri geri çekiliyor! Ciampa hızla iplerden sekiyor. Edge gelişine Flapjack'le rakibini yatırıyor! Ciampa sendeleyerek kalkıyor Edge'ten bir IMPALER DDT! Tuşa gidiyor! 1... 2... KICKOUT! Edge sinirleniyor ve köşeye geçiyor. Spear için hazırlık yapıyor! Ciampa kafasını tutarak yavaşça kalkıyor. Edge hızla koşuyor ve SPEARRRR!!!!
Hayır! CIAMPA BİR ANDA SPEAR'I YAPACAKKEN EDGE'İ KAVRIYOR VE FAIRYTALE ENDINGGGGGGG!!!! TUŞ! 1...
2...
3!!!!
Kazanan: Tommaso Ciampa
Bu maçın galibi Tommaso Ciampa oluyor! Zil sesinin çalmasının sonrasında yavaşça kalkıyor, soğukkanlı bir bakışla çevresini süzüyor. Bunun sonrasında maçın hakemi, Ciampa'nın elini yavaya kaldırıyor. Bunun sonrasında o, Second-rope'a çıkıyor ve seyircileri süzerek galibiyetini kutlarken kameralar kapanıyor!
Kazanan: Tommaso Ciampa
Bu maçın galibi Tommaso Ciampa oluyor! Zil sesinin çalmasının sonrasında yavaşça kalkıyor, soğukkanlı bir bakışla çevresini süzüyor. Bunun sonrasında maçın hakemi, Ciampa'nın elini yavaya kaldırıyor. Bunun sonrasında o, Second-rope'a çıkıyor ve seyircileri süzerek galibiyetini kutlarken kameralar kapanıyor!
Bir süre boyunca izletilen video paketlerinin, tanıtımların sonrasında PAYBACK #103 şovu kaldığı yerden devam ediyor. Yorumcu masasındaki ikilinin kısa bir diyalog oluşturduğu sırada, birkaç farklı seyircinin ekrana getirildiğini görüyoruz. Birden bir tema müziği ile bütün arenadaki seyirciler ayağa kalkıyorlar ve olumlu reaksiyonlar atmaya başlıyorlar! Saniyeler içerisinde Prestige Grand Wrestling Backstage'inden, Stage'e gelen isim...
"Chief" Matt Morgan'dan başkası değil! Alana gelen "Chief" Morgan, adeta kendisine alkışlar yağdıran San Jose seyircisini gülümseyerek seyrediyor. Onlara doğru el salladıktan sonra hızlı adımlarla ringin yolunu tuttuğunu gözlemliyoruz. Kısa bir süre içerisinde kendisini ringin önünde bulan "Chief" Morgan'ın gülümseme ifadesini sonlandırdığını görüyoruz. Kendisine kadraja girmeyen bir kişi tarafından, sağ taraftan mikrofon uzatılıyor ve "Chief" Morgan, mikrofon edinmesinden sonra sol tarafına dönüyor ve çelik basamaklara doğru devam ediyor. Çelik basamaklar vasıtasıyla Apron'a çıktıktan sonra sağ elini en üstteki ipin üstüne atıyor ve bir müddet Apron üzerinde ilerliyor. Takibinde iplerin arasından geçerek ringe girişini gerçekleştiriyor. Ringe girdikten sonra hiçbir gösteri eyleminde bulunmuyor, direkt olarak ringin merkezine geçerek tema müziğinin sonlandırılmasını bekliyor. Bu isteği de yerine geldikten sonra başlaması icap ediyor, o da elindeki mikrofonu ağzına doğru götürerek konuşmaya başlıyor!
"Chief" Matt Morgan: Bana olan yaklaşımınıza göz attığımda, SAP Center at San Jose'nin çatısının altına yoğun bir kalabalığı değil; devasa bir aileyi bir araya getirdiğimizi görüyorum! (Alkışlanıyor) Dışarıda California’nın meşhur rüzgarı eserken, burada içeride yanan bu tutku ateşini hissetmemek imkansız. Sizin bu coşkunuz, bu sarsılmaz sadakatiniz, aslında bu işin neden yapıldığının tek kanıtı. Sizler sadece bilet alan seyirciler değilsiniz; sizler Prestige Grand Wrestling’in atan kalbi, gerçek sahiplerisiniz! (Yoğun cheer alıyor) Bakın, ben bu yollardan geçtim. Ben de sizin gibi o koltuklarda oturdum. O yüzden sizin ne hissettiğinizi, neyi özlediğinizi ve neyi hak ettiğinizi en iyi ben bilirim. Süslü kelimelerin arkasına saklanmayacağım çünkü "Chief" olarak benim görevim size yalan söylemek değil, sizin sesiniz olmak! San Jose’nin çalışkan insanları, Silicon Valley’in kalbinde ter döken o dürüst vatandaşlar... Sizler, en iyisini hak ediyorsunuz. Sizler, parasını ödediğiniz o koltuklarda otururken 'Acaba bu gece ne izleyeceğiz?' diye şüpheye düşmeyi hak etmiyorsunuz. (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Biliyorsunuz, yönetim kademelerinde oturan takım elbiseliler bazen gerçek dünyadan koparlar. Kapalı kapılar ardında, sizin ne istediğinizi umursamadan kararlar alırlar. Ama ben... Ben o kapıları ardına kadar açmaya geldim! Ben buraya, sizin adalet arayan çığlığınız olmaya geldim! Bu şov, PAYBACK #103, sadece benim değil— bu şov sizin de! (Alkışlanıyor) Sizin coşkunuz, sizin kararlılığınız olmasaydı... Bu ışıkların, bu kameraların hiçbir anlamı kalmazdı!
"Chief" Matt Morgan'dan başkası değil! Alana gelen "Chief" Morgan, adeta kendisine alkışlar yağdıran San Jose seyircisini gülümseyerek seyrediyor. Onlara doğru el salladıktan sonra hızlı adımlarla ringin yolunu tuttuğunu gözlemliyoruz. Kısa bir süre içerisinde kendisini ringin önünde bulan "Chief" Morgan'ın gülümseme ifadesini sonlandırdığını görüyoruz. Kendisine kadraja girmeyen bir kişi tarafından, sağ taraftan mikrofon uzatılıyor ve "Chief" Morgan, mikrofon edinmesinden sonra sol tarafına dönüyor ve çelik basamaklara doğru devam ediyor. Çelik basamaklar vasıtasıyla Apron'a çıktıktan sonra sağ elini en üstteki ipin üstüne atıyor ve bir müddet Apron üzerinde ilerliyor. Takibinde iplerin arasından geçerek ringe girişini gerçekleştiriyor. Ringe girdikten sonra hiçbir gösteri eyleminde bulunmuyor, direkt olarak ringin merkezine geçerek tema müziğinin sonlandırılmasını bekliyor. Bu isteği de yerine geldikten sonra başlaması icap ediyor, o da elindeki mikrofonu ağzına doğru götürerek konuşmaya başlıyor!
"Chief" Matt Morgan: Bana olan yaklaşımınıza göz attığımda, SAP Center at San Jose'nin çatısının altına yoğun bir kalabalığı değil; devasa bir aileyi bir araya getirdiğimizi görüyorum! (Alkışlanıyor) Dışarıda California’nın meşhur rüzgarı eserken, burada içeride yanan bu tutku ateşini hissetmemek imkansız. Sizin bu coşkunuz, bu sarsılmaz sadakatiniz, aslında bu işin neden yapıldığının tek kanıtı. Sizler sadece bilet alan seyirciler değilsiniz; sizler Prestige Grand Wrestling’in atan kalbi, gerçek sahiplerisiniz! (Yoğun cheer alıyor) Bakın, ben bu yollardan geçtim. Ben de sizin gibi o koltuklarda oturdum. O yüzden sizin ne hissettiğinizi, neyi özlediğinizi ve neyi hak ettiğinizi en iyi ben bilirim. Süslü kelimelerin arkasına saklanmayacağım çünkü "Chief" olarak benim görevim size yalan söylemek değil, sizin sesiniz olmak! San Jose’nin çalışkan insanları, Silicon Valley’in kalbinde ter döken o dürüst vatandaşlar... Sizler, en iyisini hak ediyorsunuz. Sizler, parasını ödediğiniz o koltuklarda otururken 'Acaba bu gece ne izleyeceğiz?' diye şüpheye düşmeyi hak etmiyorsunuz. (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) Biliyorsunuz, yönetim kademelerinde oturan takım elbiseliler bazen gerçek dünyadan koparlar. Kapalı kapılar ardında, sizin ne istediğinizi umursamadan kararlar alırlar. Ama ben... Ben o kapıları ardına kadar açmaya geldim! Ben buraya, sizin adalet arayan çığlığınız olmaya geldim! Bu şov, PAYBACK #103, sadece benim değil— bu şov sizin de! (Alkışlanıyor) Sizin coşkunuz, sizin kararlılığınız olmasaydı... Bu ışıkların, bu kameraların hiçbir anlamı kalmazdı!
Seyirciler var güçleriyle onu alkışlıyorlar, onu destekliyorlar! "Chief" Morgan ise gözleriyle karşısındaki kitleyi sessiz-sakin bir şekilde takip ediyor. Bunun sonrasında elini göğsünün üzerine koyuyor ve birkaç saniye bu şekilde kalarak teşekkürlerini seyircilere gösteriyor. Bunun sonrasında konuşmasına kaldığı yerden devam etmesi gereken bir durum söz konusu oluyor, o da konuşmasının ritminin kaçmaması adına elindeki mikrofonu ağzına doğru götürüyor ve konuşmasının devamını sağlıyor!
"Chief" Matt Morgan: Sadece güzel sözler söylemek, sadece bu atmosferin tadını çıkarmak yetmez. Hepimizin bildiği bir gerçek var (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) PGW Tag Team Championship kemerlerine çevirelim istiyorum, The Broken Hardys'e... Onların bu sektördeki yerini, efsanelerini kimse tartışamaz. Ancak PAYBACK100’den sonra, o büyük zaferlerinin ardından gelen No Way Out 2026 şovunda bir şeylerin eksik olduğunu hepimiz fark ettik. O gece Hardy’ler, PGW World Television Championship Elimination Chamber Match'e ayarlanmışlardı, bu sebeple PGW Tag Team Championship savunulmamıştı. Yarım kalmış bir hikaye var, değil mi, huh? WrestleMania gibi bir devasa organizasyonda ise böyle bir lüksümüz asla ama asla yok! (Alkışlanıyor) Madem No Way Out şovunda o kemerleri izleyemediniz, madem bir boşluk oluştu; o zaman ben de bu boşluğu tarihin en görkemli maçıyla dolduruyorum! WrestleMania: Seattle için resmi duyurumu yapıyorum: PGW Tag Team Championship, nefeslerinizi kesecek bir Four-Way Elimination Tag Team Match ile savunulacak! (Seyirciden yoğun destek geliyor) Dört takım, tek bir ring ve elemeli sistem... Ta ki gerçek şampiyonlar ayakta kalana dek!
"Chief" Matt Morgan: Sadece güzel sözler söylemek, sadece bu atmosferin tadını çıkarmak yetmez. Hepimizin bildiği bir gerçek var (Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ediyor) PGW Tag Team Championship kemerlerine çevirelim istiyorum, The Broken Hardys'e... Onların bu sektördeki yerini, efsanelerini kimse tartışamaz. Ancak PAYBACK100’den sonra, o büyük zaferlerinin ardından gelen No Way Out 2026 şovunda bir şeylerin eksik olduğunu hepimiz fark ettik. O gece Hardy’ler, PGW World Television Championship Elimination Chamber Match'e ayarlanmışlardı, bu sebeple PGW Tag Team Championship savunulmamıştı. Yarım kalmış bir hikaye var, değil mi, huh? WrestleMania gibi bir devasa organizasyonda ise böyle bir lüksümüz asla ama asla yok! (Alkışlanıyor) Madem No Way Out şovunda o kemerleri izleyemediniz, madem bir boşluk oluştu; o zaman ben de bu boşluğu tarihin en görkemli maçıyla dolduruyorum! WrestleMania: Seattle için resmi duyurumu yapıyorum: PGW Tag Team Championship, nefeslerinizi kesecek bir Four-Way Elimination Tag Team Match ile savunulacak! (Seyirciden yoğun destek geliyor) Dört takım, tek bir ring ve elemeli sistem... Ta ki gerçek şampiyonlar ayakta kalana dek!
Bu duyuru sonrasında arenada ciddi bir gürültü oluşuyor, herkes çığlık çığlığa! "Chief" Morgan, bir süre sonra seyircilerin dinmeleriyle anca konuşmasına devam edebiliyor!
"Chief" Matt Morgan: Ancak... Ben adaletli bir adamım. Ben, şampiyonlarının istikrarını koruyan ve onların her zaman zirvede olmasını isteyen bir Chief'im. The Broken Hardys’in bu devasa maça, bu kurtlar sofrasına üzerinde pasla çıkmasına gönlüm el vermez. Biliyorsunuz, son zamanlarda bireysel başarıların peşinden koştular, takım aksiyonlarından biraz uzak kaldılar. Onları seviyorum, onlara değer veriyorum... İşte tam da bu yüzden, WrestleMania öncesinde onlara küçük bir jest yapmaya karar verdim! Ring paslarını atmaları, eski formlarına kavuşmaları için onlara resmen bir maç ayarlıyorum. (Alkışlanıyor) Bu öyle bir 'formalite' olacak ki, hem onları WrestleMania’ya hazırlayacak hem de sizlerin özlediği o büyük aksiyonu ayaklarınıza getirecek. Bana büyük bir maç lazımdı ve ben de PAYBACK #103 için büyük maçımı buldum. Ben, onların işini kağıt üzerinde kolaylaştırıyorum ama karşılarına öyle rastgele isimleri de çıkarmıyorum. Şampiyonlara saygım sonsuz, bu yüzden rakiplerini bizzat en iyiler arasından seçtim. The Broken Hardys’in bu ısınma turundaki rakipleri... Alberto Del Rio ile John Cena olacak ve bugün, burada, o maça çıkaca—
"Chief" Matt Morgan: Ancak... Ben adaletli bir adamım. Ben, şampiyonlarının istikrarını koruyan ve onların her zaman zirvede olmasını isteyen bir Chief'im. The Broken Hardys’in bu devasa maça, bu kurtlar sofrasına üzerinde pasla çıkmasına gönlüm el vermez. Biliyorsunuz, son zamanlarda bireysel başarıların peşinden koştular, takım aksiyonlarından biraz uzak kaldılar. Onları seviyorum, onlara değer veriyorum... İşte tam da bu yüzden, WrestleMania öncesinde onlara küçük bir jest yapmaya karar verdim! Ring paslarını atmaları, eski formlarına kavuşmaları için onlara resmen bir maç ayarlıyorum. (Alkışlanıyor) Bu öyle bir 'formalite' olacak ki, hem onları WrestleMania’ya hazırlayacak hem de sizlerin özlediği o büyük aksiyonu ayaklarınıza getirecek. Bana büyük bir maç lazımdı ve ben de PAYBACK #103 için büyük maçımı buldum. Ben, onların işini kağıt üzerinde kolaylaştırıyorum ama karşılarına öyle rastgele isimleri de çıkarmıyorum. Şampiyonlara saygım sonsuz, bu yüzden rakiplerini bizzat en iyiler arasından seçtim. The Broken Hardys’in bu ısınma turundaki rakipleri... Alberto Del Rio ile John Cena olacak ve bugün, burada, o maça çıkaca—
Bir saniye! Seyirciler tarafından en başından beri destek toplayan bu konuşma yarım kalıyor çünkü konuşmanın daha sonuna bile gelinmeden, seyircileri yerinden kaldıran bir tema müziği çalınmaya başlıyor! Bununla eş zamanlı olarak objektifimizde yer alan "Chief" Morgan, gözlerini devirerek o tarafa dönüyor. Tema müziğinin ait olduğu profesyonel güreşçinin Prestige Grand Wrestling Backstage'inden geldiğini görüyoruz! Bu—
Whoop that Trick! (What?)
Whoop that Trick! (Yeah!)
Whoop that Trick! (Uh-huh!)
Whoop that Trick! (I like it.)
Whoop that Trick! (Oh, yeah, man!)
Whoop that Trick! (Oh, yeah, man!)
Whoop that Trick! (Oh, yeah, man!)
Whoop that Trick! (That's Trick!)
Whoop that Trick! (What?)
Whoop that Trick! (Yeah!)
Whoop that Trick! (Uh-huh!)
Whoop that Trick! (I like it.)
Whoop that Trick! (Oh, yeah, man!)
Whoop that Trick! (Oh, yeah, man!)
Whoop that Trick! (Oh, yeah, man!)
Whoop that Trick! (That's Trick!)
That's Trick, y'all! Trick Williams burada, "Hollywood" Trick alanda! Kendisi soğukkanlı bir ifade eşliğinde, bembeyaz giysilerinin içerisinde geliyor! Seyirciler onun şarkısına ritim tutuyorlar ve gerekli tezahüratları yapıyorlar; o ise, cool ifadesinden ödün vermeden bakışlarını "Chief" Morgan'ın üzerine dikerek yol alıyor! Mikrofonunu halihazırda yanında getiren Trick, kendisini bir süre sonra ringin önünde buluyor. Çelik basamaklara doğru yöneliyor ve onlardan faydalanarak Apron'a çıkmış oluyor. Apron üzerinde hiç ilerlemeden iplerin arasından geçiyor ve ringin içerisine girişini gerçekleştirmiş oluyor. Bunun sonrasında "Chief" Morgan'a doğru ağır adımlarla yaklaşıyor ve bir süre boyunca bir Face-off gerçekleştiriliyor. Seyircilerin "Chief" Morgan'a desteklerini sunduğunu görüyoruz, Trick ise öfkeli bir şekilde etrafına bakınıyor. Ortamda, Trick'in konuşması adına bir sessizliğin oluşmasıyla birlikte kendisinin elinde yer almakta olan mikrofonu ağzına doğru götürdüğünü ve konuşmaya başladığını görüyoruz!
Trick Williams: Just stop that Matt, I'm being serious. O mikrofonu indir çünkü Amerika Birleşik Devletleri'nin bir sonraki seçimine bir hayli zaman var, dolayısıyla seçim kampanyası yürütmek için bir hayli erken! (Yuhalanıyor) Buraya bir duyuru yapmak için gelmişken, neden bir masal anlatmaya başlıyorsun man? Konu PGW Tag Team Championship kemerleriyken, neden burada bir aile bağı kurulduğunu söylüyorsun, huh? Unutma dostum, sen sadece buradaki insanların gazını almak maksadıyla (Vurguluyor) kodlanmış bir booking robotusun- maçlar ayarlarsın, profesyonel güreş eğlendirisi yaratmanın yollarını ararsın! (Boo'lanıyor) Sakın bir daha adalet dağıttığından ve de insanların sesi olduğunu iddia etme çünkü göstermeye çalıştığın kadar önemli bir role sahip değilsin- iplerin arasından geçtikten sonra bütün bir işi biz üstleniyoruz çünkü! Herkes neler olduğunu gördü— senin bu tatlı dilin, arka taraftaki beceriksizliğini örtmeye yetmiyor Matt. Şimdi ise bu insanlar, senin kamufle maksatlı siyasi ağızla konuşmalarını dinlemeye gelmedi. Bu insanlar buraya gerçek bir aksiyon ve gerçek bir Hollywood Star'ını görmeye geldi. Ama sen... Sen sadece kelimelerin arkasına saklanan bir korkaksın!
Trick Williams: Just stop that Matt, I'm being serious. O mikrofonu indir çünkü Amerika Birleşik Devletleri'nin bir sonraki seçimine bir hayli zaman var, dolayısıyla seçim kampanyası yürütmek için bir hayli erken! (Yuhalanıyor) Buraya bir duyuru yapmak için gelmişken, neden bir masal anlatmaya başlıyorsun man? Konu PGW Tag Team Championship kemerleriyken, neden burada bir aile bağı kurulduğunu söylüyorsun, huh? Unutma dostum, sen sadece buradaki insanların gazını almak maksadıyla (Vurguluyor) kodlanmış bir booking robotusun- maçlar ayarlarsın, profesyonel güreş eğlendirisi yaratmanın yollarını ararsın! (Boo'lanıyor) Sakın bir daha adalet dağıttığından ve de insanların sesi olduğunu iddia etme çünkü göstermeye çalıştığın kadar önemli bir role sahip değilsin- iplerin arasından geçtikten sonra bütün bir işi biz üstleniyoruz çünkü! Herkes neler olduğunu gördü— senin bu tatlı dilin, arka taraftaki beceriksizliğini örtmeye yetmiyor Matt. Şimdi ise bu insanlar, senin kamufle maksatlı siyasi ağızla konuşmalarını dinlemeye gelmedi. Bu insanlar buraya gerçek bir aksiyon ve gerçek bir Hollywood Star'ını görmeye geldi. Ama sen... Sen sadece kelimelerin arkasına saklanan bir korkaksın!
Bu konuşmaların sonrasında bütün seyircilerin var güçleriyle yuhalamaya başladıklarını gözlemliyoruz, Trick ise bakışlarının yönünü çevirmeden onlara kulak veriyor. "Chief" Morgan direkt olarak yanıt vermek istiyor fakat Trick eliyle, onun mikrofon tutan elini havaya kaldırmasına engel oluyor- "Chief" Morgan'ın kolunu sıkı bir şekilde tutuyor! Seyircilerin şaşırma sesleri üst üste binerken, Trick elindeki mikrofonu tekrardan ağzına doğru uzatıyor ve konuşmasına kaldığı noktadan devam ediyor!
Trick Williams: Let me talk, yo, "Chief"! Direkt olmakta fayda var; ben ise geçen hafta olanların üzerine buradayım. Geçen hafta... Geçen hafta kimliği belirgin olmayan korkak bir maskeli herifin bana ne yaptığını hepimiz gördük! (Trick bağırırken ses telleri zorlanıyor) Bana, hazırlıksız olduğum bir anda saldırdı! Beni, sinsi bir şekilde bekleyerek avlamaya çalıştı! Görevini en iyi şekliyle yaptığına gerçekten de inanıyor musun? Nasıl olur da hâlâ PAYBACK'in başındasın— haftalardır Masked Man elini kolunu sallayarak Prestige Grand Wrestling Backstage'ine giriyor, kafasına göre birilerine dalıyor, şovun altını üstüne getiriyor ve sen burada oturmuş San Jose halkına masallar anlatıyorsun! (Karışık reaksiyonlar geliyor) Eğer bu ringde benim güvenliğimi sağlayamıyorsan, eğer o maskeli kaçağın dışarıdan gelip Prestige Grand Wrestling'in Superstar'larına saldırmasına göz yumuyorsan, senin "Chief"liğin koca bir yalandır! Sen burayı yönetiyor musun, yoksa o maskeli herifin seninle kedi fare gibi oynamasına izin mi veriyorsun? Seyirciler, senin tatlı dilli yalanlarını değil; Masked Man neden hâlâ dışarıda olduğunu bilmek istiyor! Eğer bir parça otoriten varsa, bu işin perdesini aralarsın; yoksa o "Chief" rozetini masaya bırak ve def—
Trick Williams: Let me talk, yo, "Chief"! Direkt olmakta fayda var; ben ise geçen hafta olanların üzerine buradayım. Geçen hafta... Geçen hafta kimliği belirgin olmayan korkak bir maskeli herifin bana ne yaptığını hepimiz gördük! (Trick bağırırken ses telleri zorlanıyor) Bana, hazırlıksız olduğum bir anda saldırdı! Beni, sinsi bir şekilde bekleyerek avlamaya çalıştı! Görevini en iyi şekliyle yaptığına gerçekten de inanıyor musun? Nasıl olur da hâlâ PAYBACK'in başındasın— haftalardır Masked Man elini kolunu sallayarak Prestige Grand Wrestling Backstage'ine giriyor, kafasına göre birilerine dalıyor, şovun altını üstüne getiriyor ve sen burada oturmuş San Jose halkına masallar anlatıyorsun! (Karışık reaksiyonlar geliyor) Eğer bu ringde benim güvenliğimi sağlayamıyorsan, eğer o maskeli kaçağın dışarıdan gelip Prestige Grand Wrestling'in Superstar'larına saldırmasına göz yumuyorsan, senin "Chief"liğin koca bir yalandır! Sen burayı yönetiyor musun, yoksa o maskeli herifin seninle kedi fare gibi oynamasına izin mi veriyorsun? Seyirciler, senin tatlı dilli yalanlarını değil; Masked Man neden hâlâ dışarıda olduğunu bilmek istiyor! Eğer bir parça otoriten varsa, bu işin perdesini aralarsın; yoksa o "Chief" rozetini masaya bırak ve def—
Trick'in tansiyonu her geçen saniye yükselirken bu konuşmanın daha ilerleyeceğini gören "Chief" Morgan, elindeki mikrofona doğru konuşarak onun sözlerini bölüyor!
"Chief" Matt Morgan: Haddini bil Trick! (Arenada çok yoğun bir cheer'lama oluşuyor) Bana bak Trick... Eğer bu çatı altında, Prestige Grand Wrestling içerisinde kendine sağlıklı ve uzun bir gelecek inşa etmek istiyorsan, benimle konuşurken kelimelerini çok daha dikkatli seçmelisin! Karşında hayalini kurduğun Hollywood'un senaryolarındaki figüranlardan biri yok, karşında PAYBACK'in düzenini sağlayan adam var! (Alkışlanıyor) Masked Man'den şikayet ediyorsun ve bunda haklı olduğun noktalar var. Ama onu ele geçirmek adına sarf ettiğimiz çabayı görmezden geliyorsun. 'Bana saldırdı, güvenliğim yok, o bir korkak' diye burada kudurmuş bir köpek gibi tükürük saçmak kolay. (Trick'in bakışları iyice sertleşiyor) Ama madem dürüstlükten bahsediyoruz, sana kalbimin içerisinden gelen bir "Chief" gerçeği vereyim... Ben o maskeli adamda, senin çoktan kaybettiğin bir şeyi görüyorum- açlık! O adam; bir sözleşmeye bile sahip olmadan, arkasında herhangi bir destek olmadan, sadece bu ringe etkimek-etki gösterebilmek için her şeyini riske atıyor, bu her ne kadar şirket protokollerine uymasa da. Belki de o adam, burada olmayı; mızmızlanan senin gibi birinden çok daha fazla hak ediyordur Trick!
"Chief" Matt Morgan: Haddini bil Trick! (Arenada çok yoğun bir cheer'lama oluşuyor) Bana bak Trick... Eğer bu çatı altında, Prestige Grand Wrestling içerisinde kendine sağlıklı ve uzun bir gelecek inşa etmek istiyorsan, benimle konuşurken kelimelerini çok daha dikkatli seçmelisin! Karşında hayalini kurduğun Hollywood'un senaryolarındaki figüranlardan biri yok, karşında PAYBACK'in düzenini sağlayan adam var! (Alkışlanıyor) Masked Man'den şikayet ediyorsun ve bunda haklı olduğun noktalar var. Ama onu ele geçirmek adına sarf ettiğimiz çabayı görmezden geliyorsun. 'Bana saldırdı, güvenliğim yok, o bir korkak' diye burada kudurmuş bir köpek gibi tükürük saçmak kolay. (Trick'in bakışları iyice sertleşiyor) Ama madem dürüstlükten bahsediyoruz, sana kalbimin içerisinden gelen bir "Chief" gerçeği vereyim... Ben o maskeli adamda, senin çoktan kaybettiğin bir şeyi görüyorum- açlık! O adam; bir sözleşmeye bile sahip olmadan, arkasında herhangi bir destek olmadan, sadece bu ringe etkimek-etki gösterebilmek için her şeyini riske atıyor, bu her ne kadar şirket protokollerine uymasa da. Belki de o adam, burada olmayı; mızmızlanan senin gibi birinden çok daha fazla hak ediyordur Trick!
HOLY SHIT! HOLY SHIT!
HOLY SHIT! HOLY SHIT!
HOLY SHIT! HOLY SHIT!
Seyircilerin reaksiyonlarının içerisinde konuşmaya devam ediyor.
"Chief" Matt Morgan: Madem bu durum senin uykularını kaçırıyor, madem maskeli kaçağı bu kadar çok istiyorsun... Al sana şans- otoriteyi çok istiyorsun, sana aradığın adaleti bizzat ben sunuyorum. WrestleMania: Seattle için resmi duyurumu yapıyorum: Masked Man vs. Trick Williams! (Arenada inanılmaz bir pop oluşuyor) Ama bu maçın bedeli ağır olacak— eğer sen kazanırsan Trick, o herifin maskesini tüm dünyanın önünde indireceksin ve o gizemi sonsuza dek bitireceksin! Ancak... Eğer o Masked Man seni yenerse, o çok arzuladığı, senin her gün cebinde taşıdığın o resmi Prestige Grand Wrestling kontratını alacak ve aramıza resmen katılacak! Şimdi git ve Seattle'a kadar aynaya bakıp düşün; bakalım o gece bir maskeyi mi düşüreceksin, yoksa kendi ellerinle bu şirketteki sonunun başlangıcını mı imzalayacaksın? Konuşma bitmiştir!
Maçın grafiği direkt olarak ekranın bir bölümüne getiriliyor!
HOLY SHIT! HOLY SHIT!
HOLY SHIT! HOLY SHIT!
Seyircilerin reaksiyonlarının içerisinde konuşmaya devam ediyor.
"Chief" Matt Morgan: Madem bu durum senin uykularını kaçırıyor, madem maskeli kaçağı bu kadar çok istiyorsun... Al sana şans- otoriteyi çok istiyorsun, sana aradığın adaleti bizzat ben sunuyorum. WrestleMania: Seattle için resmi duyurumu yapıyorum: Masked Man vs. Trick Williams! (Arenada inanılmaz bir pop oluşuyor) Ama bu maçın bedeli ağır olacak— eğer sen kazanırsan Trick, o herifin maskesini tüm dünyanın önünde indireceksin ve o gizemi sonsuza dek bitireceksin! Ancak... Eğer o Masked Man seni yenerse, o çok arzuladığı, senin her gün cebinde taşıdığın o resmi Prestige Grand Wrestling kontratını alacak ve aramıza resmen katılacak! Şimdi git ve Seattle'a kadar aynaya bakıp düşün; bakalım o gece bir maskeyi mi düşüreceksin, yoksa kendi ellerinle bu şirketteki sonunun başlangıcını mı imzalayacaksın? Konuşma bitmiştir!
Maçın grafiği direkt olarak ekranın bir bölümüne getiriliyor!
At WrestleMania Ⅲ...
Special Singles Match
Masked Man vs. Trick Williams
*If Masked Man wins, he earns a Prestige Grand Wrestling contract, and if Trick Williams wins, he will unmask Masked Man
"Chief" Morgan elindeki mikrofonu havada serbest bırakıyor ve serbest salınım yapan mikrofon, saniyeler içerisinde hızlanarak sert bir şekilde ring matına çarpıyor! Bunun sonrasında "Chief" Morgan'ın karşısındaki isme bir adım daha yaklaştığını görüyoruz, Trick ise gözlüğünü çıkartıyor ve kocaman açtığı gözleriyle ona bakıyor. Ringin içerisinde gerilimi yüksek bir Face-to-Face gerçekleştiriliyor. Onlar bu hâllerini sürdürürken, yavaş yavaş ekran kararıyor ve bunun sonunda da kameralar tamamen kapanıyor. Bunun akabinde Prestige Grand Wrestling'in haftalık serisi olan PAYBACK'in 103 numaralı şovu kaldığı yerden devam ediyor elbette, ama bu büyük gösteriye devam sağlanan yer ringimiz değil; farklı bir nokta- Prestige Grand Wrestling Backstage'i.
The following contest is scheduled for one fall— and it is for the PGW Tag Team Championship!
İlk olarak Alberto Del Rio, Stage'e gelen isim oluyor! Kendisinin arka alandan gelmesiyle birlikte, bütün arena tarafından yuhalanmasına şahit oluyoruz! O ise bütün bu negatif reaksiyonlarla ilgilenmeden ringin yolunu tutuyor. Ringe ilerlediği sırada kendisinin anonsu gerçekleştiriliyor. Ringe varan Alberto, çelik basamakları kullanarak Apron'a tırmanmasının sonrasında iplerin arasından geçerek ringe giriyor ve direkt olarak köşeye hareket ediyor. Second-rope'a çıkmasının sonrasında içli içli seyircileri süzen Alberto, yoğun bir sinerji toplamayı sürdürüyor! Bir müddet boyunca o noktada kalmasının sonrasında ring matına geri dönüyor ve hakemin gösterdiği köşeye geçiyor. Maçın bir diğer katılımcısının tema müziği çalmaya başlarken, maçın hakeminin Alberto üzerinde kontroller gerçekleştirdiğini görüyoruz!
Evet, "Big Match John" burada! Kendisi yoğun bir destekle birlikte görünen alana geliyor! Ring içerisindeki partnerini görmezden geliyor, hiç oralı olmuyor. Kendisine doğru yaklaşan kameraya doğru elindeki bez parçasını göstermesinin sonrasında ringe doğru koşmaya başlıyor. John Cena ringe doğru yol alırken, anonsu da gerçekleştirilmiş oluyor. Ringe vardığında koşmayı kesmiyor, iplerin altından kayarak ringe giriyor ve sonrasında ringin içerisinde koşuşturmacaya başlıyor. O ipten, ipte; ringin içerisinde iplerden bir diğer ipe gidiyor! Bu, biraz böyle devam ediyor fakat en sonunda John'ın şapkasını çıkartarak seyircilere fırlattığını ve en sonunda da Taunt'unu yaptığını görüyoruz! Böylelikle o da girişini gerçekleştirmiş oluyor, Alberto'yu ghost'layarak kendi takım köşelerine geçiyor. Üzerindekileri çıkarttıktan sonra hakem onun üzerindeki kontrollerini gerçekleştiriyor!
PGW Tag Team Şampiyonları olan The Broken Hardys fertleri de burada! Jeff kemerini beline sarmış, "Broken" Matt de aynı şekilde. Ekstra olarak "Broken" Matt'in, eğik bir gövdesine PGW World Television Championship kemerini de taktığını görüyoruz. Jeff ile "Broken" Matt birlikte Stage'imize geliyor ve Taunt'larını yapıyorlar! Bütün arena, "Broken" Matt'le birlikte delete'liyor! Bunun sonrasında bu iki isim, ringe doğru ilerliyor. Kısa süre içerisinde ringe ilerliyorlar, bu sırada onların anonsu da gerçekleştiriliyor. Bu iki isim, ringe vardıktan sonra Apron'a sıçrıyorlar. İpi tutarak ayağa kalkmalarının sonrasında iplerin arasından geçerek ringe giriyorlar ve farklı köşelere gidiyorlar. "Broken" Matt elindeki kemeriyle delete'lemeye devam ederken, Jeff ise seyirci kitlesini seyrediyor. Bir süre sonra o noktadan iniyorlar, kemerlerini hakeme teslim ediyorlar. Hakem kemerleri meydan okuyanlara gösterdikten sonra bir de ringin güneyine dönerek havaya kaldırıyor ve ringin dışarısındaki görevlilere teslim ediyor!
Special Singles Match
Masked Man vs. Trick Williams
*If Masked Man wins, he earns a Prestige Grand Wrestling contract, and if Trick Williams wins, he will unmask Masked Man
"Chief" Morgan elindeki mikrofonu havada serbest bırakıyor ve serbest salınım yapan mikrofon, saniyeler içerisinde hızlanarak sert bir şekilde ring matına çarpıyor! Bunun sonrasında "Chief" Morgan'ın karşısındaki isme bir adım daha yaklaştığını görüyoruz, Trick ise gözlüğünü çıkartıyor ve kocaman açtığı gözleriyle ona bakıyor. Ringin içerisinde gerilimi yüksek bir Face-to-Face gerçekleştiriliyor. Onlar bu hâllerini sürdürürken, yavaş yavaş ekran kararıyor ve bunun sonunda da kameralar tamamen kapanıyor. Bunun akabinde Prestige Grand Wrestling'in haftalık serisi olan PAYBACK'in 103 numaralı şovu kaldığı yerden devam ediyor elbette, ama bu büyük gösteriye devam sağlanan yer ringimiz değil; farklı bir nokta- Prestige Grand Wrestling Backstage'i.
The following contest is scheduled for one fall— and it is for the PGW Tag Team Championship!
İlk olarak Alberto Del Rio, Stage'e gelen isim oluyor! Kendisinin arka alandan gelmesiyle birlikte, bütün arena tarafından yuhalanmasına şahit oluyoruz! O ise bütün bu negatif reaksiyonlarla ilgilenmeden ringin yolunu tutuyor. Ringe ilerlediği sırada kendisinin anonsu gerçekleştiriliyor. Ringe varan Alberto, çelik basamakları kullanarak Apron'a tırmanmasının sonrasında iplerin arasından geçerek ringe giriyor ve direkt olarak köşeye hareket ediyor. Second-rope'a çıkmasının sonrasında içli içli seyircileri süzen Alberto, yoğun bir sinerji toplamayı sürdürüyor! Bir müddet boyunca o noktada kalmasının sonrasında ring matına geri dönüyor ve hakemin gösterdiği köşeye geçiyor. Maçın bir diğer katılımcısının tema müziği çalmaya başlarken, maçın hakeminin Alberto üzerinde kontroller gerçekleştirdiğini görüyoruz!
Evet, "Big Match John" burada! Kendisi yoğun bir destekle birlikte görünen alana geliyor! Ring içerisindeki partnerini görmezden geliyor, hiç oralı olmuyor. Kendisine doğru yaklaşan kameraya doğru elindeki bez parçasını göstermesinin sonrasında ringe doğru koşmaya başlıyor. John Cena ringe doğru yol alırken, anonsu da gerçekleştirilmiş oluyor. Ringe vardığında koşmayı kesmiyor, iplerin altından kayarak ringe giriyor ve sonrasında ringin içerisinde koşuşturmacaya başlıyor. O ipten, ipte; ringin içerisinde iplerden bir diğer ipe gidiyor! Bu, biraz böyle devam ediyor fakat en sonunda John'ın şapkasını çıkartarak seyircilere fırlattığını ve en sonunda da Taunt'unu yaptığını görüyoruz! Böylelikle o da girişini gerçekleştirmiş oluyor, Alberto'yu ghost'layarak kendi takım köşelerine geçiyor. Üzerindekileri çıkarttıktan sonra hakem onun üzerindeki kontrollerini gerçekleştiriyor!
PGW Tag Team Şampiyonları olan The Broken Hardys fertleri de burada! Jeff kemerini beline sarmış, "Broken" Matt de aynı şekilde. Ekstra olarak "Broken" Matt'in, eğik bir gövdesine PGW World Television Championship kemerini de taktığını görüyoruz. Jeff ile "Broken" Matt birlikte Stage'imize geliyor ve Taunt'larını yapıyorlar! Bütün arena, "Broken" Matt'le birlikte delete'liyor! Bunun sonrasında bu iki isim, ringe doğru ilerliyor. Kısa süre içerisinde ringe ilerliyorlar, bu sırada onların anonsu da gerçekleştiriliyor. Bu iki isim, ringe vardıktan sonra Apron'a sıçrıyorlar. İpi tutarak ayağa kalkmalarının sonrasında iplerin arasından geçerek ringe giriyorlar ve farklı köşelere gidiyorlar. "Broken" Matt elindeki kemeriyle delete'lemeye devam ederken, Jeff ise seyirci kitlesini seyrediyor. Bir süre sonra o noktadan iniyorlar, kemerlerini hakeme teslim ediyorlar. Hakem kemerleri meydan okuyanlara gösterdikten sonra bir de ringin güneyine dönerek havaya kaldırıyor ve ringin dışarısındaki görevlilere teslim ediyor!
Evet, PGW Tag Team Şampiyonları da yerini alıyorlar ve artık maçın başlaması için hiçbir engel kalmıyor! Hakem, başlangıç yapmayacak güreşçilerin Apron'a geçmesini istiyor. Jeff ile "Broken" Matt'in yumruk tokuşturduklarını ve Jeff'in Apron'a geçtiğini görüyoruz. Diğer cephede ise Alberto'nun hiçbir şey demeden Apron'a geçtiğini, John'ın ringde kaldığını ve bunun da onun başlaması anlamına geldiğini gözlemliyoruz! Hakem ringin merkezine geçtikten sonra eliyle işareti veriyor ve bununla eş zamanlı olarak maçın başlangıcını ifade eden zilin sesi bütün arena boyunca yankılanıyor!
PGW Tag Team Championship
Alberto Del Rio & John Cena vs. The Broken Hardys (Jeff Hardy & "Broken" Matt Hardy) (c)
"Broken" Matt ile John'ın bir süre ring merkezinde dönmelerinin sonrasında Lock-up'a girdiklerini görüyoruz. Bir süre boyunca Chain Wrestling'i sürdürmelerinin sonrasında gelinen nokta, "Broken" Matt'in rakibini Headlock'a alması oluyor. Bir süre boyunca bu şekilde rakibini sıkıştırmasının sonrasında John'ın rakibini iplere kadar götürmesi ve onun sırtını iplerle temas ettirmesinin sonrasında karşı tarafa doğru ittirmesi gecikmiyor. "Broken" Matt iplere doğru yol alırken John'ın ringin merkezine doğru ilerlediğini görüyoruz ve o da ne— "Broken" Matt'ten rakibine harikulade bir Big Boot geliyor! Bu hareketin sonrasında John'ın iplere kadar savrulduğunu görüyoruz, iplerden geri dönüyor ve ani bir şekilde Lariat'ını koyuyor! Bu da başarılı olmadı, "Broken" Matt'in eğilerek bundan kurtulduğunu ve bulundukları pozisyonu Side Effect'e çevirdiğini görüyoruz! Bu hareket tam da gerçekleştirilecekken John'ın rakibinin kafasına birkaç Back Elbow darbesi veriyor ve kurtulmayı başarıyor. "Broken" Matt kafasını tutarak eğiliyorken John iplere doğru koşuyor. Şimdi iplerden dönüyor ve hızlı bir Clothesline vuruyor! Bir reversal daha geldi- "Broken" Matt'ten çok iyi bir Arm Drag alıyoruz! John sırtını tutarak ayağa kalktıktan sonra rakibi tarafından gerçekleştirilen bir Body Slam'le daha karşılaşıyor. Bu hareketin sonrasında "Broken" Matt'in rakibinin üzerine geçmek suretiyle tuşa gittiğini görüyoruz. Hakem elini ring matına vurarak saymak üzere eğiliyor! 1...
PGW Tag Team Championship
Alberto Del Rio & John Cena vs. The Broken Hardys (Jeff Hardy & "Broken" Matt Hardy) (c)
"Broken" Matt ile John'ın bir süre ring merkezinde dönmelerinin sonrasında Lock-up'a girdiklerini görüyoruz. Bir süre boyunca Chain Wrestling'i sürdürmelerinin sonrasında gelinen nokta, "Broken" Matt'in rakibini Headlock'a alması oluyor. Bir süre boyunca bu şekilde rakibini sıkıştırmasının sonrasında John'ın rakibini iplere kadar götürmesi ve onun sırtını iplerle temas ettirmesinin sonrasında karşı tarafa doğru ittirmesi gecikmiyor. "Broken" Matt iplere doğru yol alırken John'ın ringin merkezine doğru ilerlediğini görüyoruz ve o da ne— "Broken" Matt'ten rakibine harikulade bir Big Boot geliyor! Bu hareketin sonrasında John'ın iplere kadar savrulduğunu görüyoruz, iplerden geri dönüyor ve ani bir şekilde Lariat'ını koyuyor! Bu da başarılı olmadı, "Broken" Matt'in eğilerek bundan kurtulduğunu ve bulundukları pozisyonu Side Effect'e çevirdiğini görüyoruz! Bu hareket tam da gerçekleştirilecekken John'ın rakibinin kafasına birkaç Back Elbow darbesi veriyor ve kurtulmayı başarıyor. "Broken" Matt kafasını tutarak eğiliyorken John iplere doğru koşuyor. Şimdi iplerden dönüyor ve hızlı bir Clothesline vuruyor! Bir reversal daha geldi- "Broken" Matt'ten çok iyi bir Arm Drag alıyoruz! John sırtını tutarak ayağa kalktıktan sonra rakibi tarafından gerçekleştirilen bir Body Slam'le daha karşılaşıyor. Bu hareketin sonrasında "Broken" Matt'in rakibinin üzerine geçmek suretiyle tuşa gittiğini görüyoruz. Hakem elini ring matına vurarak saymak üzere eğiliyor! 1...
