RPG Mitya, Vanya, Alyosha & Sami


Sikiru

Long Time hissediyor
Katılım
2 Tem 2023
Konular
135
Mesajlar
4,050
Beğeni sayısı
2,088
PG Nakit
655
Kameralar arka alanda açılıyor, revirdeyiz. Royal Rumble'ın kahramanı ve kazananı Sami Zayn, omuzları öne düşük, artık bitap olmuş halde doktor muayenesinden geçiyor. Yüzünde de artık başardığına dair, belki buruk demeli, belki de yılların getirdiği yükü üzerinden atabilmenin ve "son"a erebilmenin tatminliğiyle, düşürmediği bir gülümseme var. Onu bu akşam hiçbir şey rahatsız edecek gibi durmuy-

Gnlynhp.png


Jack Perry: (kapıyı açınca Zayn onu yan gözle süzüp bir hışımla sedyeden kalkıyor) Biliyorum, biliyorum Sami. Şu an görmek isteyeceğin son adamım ama rahatl-

Zayn, Perry'nin cümlesini bitirmesine izin bile vermeden dediklerini onaylarcasına çıkışıyor ve odasından çıkması için bağırıyor ama Perry geri adım atmıyor. Keyfini kaçırmaya gelmediğine ikna etmek için mesafeyi uzakta tutsa da bu sefer Zayn ona yaklaşıp kafa tutuyor.

Jack Perry: (Zayn'in alnı alnına değerken o boynunu eğerek konuşmaya devam ediyor) Çok zamanını almayacağım, biliyorsun, (bu sefer biraz daha tehditvari bir tona geçiyor) bir şey yapmak istesem bu kadar dil dökmem.

Zayn nihayet biraz sakinleşip iki adım gerisine çıkıyor Perry'nin. Gerçi buna sakinleşmek denebilir mi? Veya en başından "sinirli" miydi ki? Perry'nin tekinsizliği veya Zayn'in karar verme anlarında, ne zaman "doğru olan"ı seçmeye kalksa yanılması, bir şekilde diken üstünde tutmuştu onu. Royal Rumble'ın ardından bile tümüyle rahatlayamıyor gibi duruyordu ve Perry bu postürü bir yerden çok iyi tanıyordu.

lmZYfn5.png


Jack Perry: Belki de formaliteden gitmeliyiz, yanlışım yoksa hiç yüz yüze konuşmamıştık değil mi? Daha doğrusu gözlerimin içine bakabileceğin basamaklara çıkamamıştın ama ne var ki, artık buna gerek yok. Sen kazanansın, seçecek olansın. Ve ben de sana akıl vermeye gelmedim hayır. Bir süredir içinde olduğun karamsar ruh halini izliyorum, Dom'dan arta kaldığı vakitte en azından. Ve hiç tereddüt etmeden ikimizi birden elemen? Neredeyse Santino'nun Royal Rumble'dan en hızlı elenme rekorunu kıracağım şekilde? İnanmanı beklemiyorum ama hoş bir sürprizdi, ya da "canlı" hissettirdi, böyle demeliyim belki de. (bir süre sessizlik oluyor ama Zayn'in ifadelerinde değişiklik yok, söze girecek gibi de durmuyor) Elbette, elbette şampiyon. Seninle konuşacak bir şeyim yok. Harika. Ama benim seninle konuşacaklarım var çünkü Survivor Series'te yaptığın şeyler, PGW'yu baştan aşağı etkilediği gibi beni ve benimle alakalı olan şeyleri de etkiledi. Royal Rumble'ı konudan bağımsız tutarak, benimle aynı ipin üzerinde yürüyorsun. Tıpkı benim de seninle aynı ipin üzerinde yürümeye çalıştığım gibi.

Jack Perry: Uzun zamandır tatile çıkmıyorsun değil mi? Tatil değil de, geriye yaslanıp olan biteni düşünmeye vakit ayıracak kadar kendini boş bırakmıyorsun daha doğru olur. Akışta görmediğin çok fazla şeyi görme fırsatın oluyor, ki benim buna çokça vaktim vardı ve farkında olduğumu sandığım şeylerle gerçekler arasında öylesine zıtlıklar vardı ki, haftalardır sadece bu geceyi bekledim. Kendim için değil, Dom için de değil. Senin için. (Zayn "noluyoruz" dercesine bir yüz ifadesi takınıyor ama Perry'nin nereye varacağını merak ederek konuşmayı bölmüyor) Şaşırtıcı mı geldi? Belki de içinden "Royal Rumble'ı kazandım diye yol yapmaya çalışıyor" diyorsundur, belki de saçmalıyorumdur. Fakat kazanmasan da, beni elemesen de, aynı anda ringde olmasak da maçtan sonra yapmayı düşündüğüm tek şey buydu. Seninle konuşmak ve neden bitmiş bir hikayenin peşini kovaladığımı anlatmak. Sen her zaman sonuçları bahane ederek istediklerini es geçen biriydin, yanılıyor muyum? Kaybettiysem, başka seçenek yok. Hayır Sami, en başından beri en basit noktayı kaçırdın. İstediğin şeyleri içine attın ve senden başka kimse bunları bilmedi. Ama artık bilecek çünkü WrestleMania rakibini seçeceksin. Kendin. Başkası senin için yapmayacak, başkası seni X veya Y yoluna sokmayacak. Yani, artık yol haritan dürtüsel değil planlı olacak.

B8XAPYe.png


Jack Perry: İçgüdülerinle hareket ederek yıllarını heba ettin ve içten içe "birileri de benim bedbahtlığımı görsün" dedin. Bunu biliyorum, seni tanıyorum Sami çünkü Dom'u da tanıyorum. Ve sen kendini o pochoyla aynı kefeye koymasan da, seni izlediğimde tek gördüğüm bu: Dom'un bir farklı versiyonu. O yüzden, aynı Dom'un November to Remember'da yaptığı gibi, kendin için bir şeyler yap. Venis'i senin eleyip elememenin hiçbir anlamı yoktu, Dom'la beni elemenin de. Ve başkasına eletmediğin Venis eğer finalde seni eleseydi, şu an dediğimi anlamayacaktın ama artık farkındasın: sadece sonuçların önemi var. Tüm bu elemeler seni daha rahat, daha tatminkar yapmayacak, sen tatminkarsın çünkü Royal Rumble'ı kazandın. Artık söylenenleri işine geldiği gibi anlama lüksün var çünkü kimse seninle aynı basamaktan bakmıyor, kalan 29 adamın bir seçme hakkı olmayacak, senin olacak. Ve Sami, bunu nasıl algılamak istediğini bilmiyorum ama yine de içimde tutmayacağım, burada olmadığım günlerde seni izlerken scapegoat lakabının sana daha çok yakışacağını düşünmüştüm. Umarım bu fikrim Royal Rumble'la beraber değişi-..... hayır...... değişmeli.

Perry biraz kaçamak şekilde konuşmasını bitiriyor ve Zayn'e bir şey deme payını bırakmadan Royal Rumble galibiyeti için onu kutlayarak odadan çıkıyor. Perry ne demek istedi? Dom varken, aylar sonra dönmüşken niye ilk işi Zayn'le konuşmak oldu? Bu konuşmadan Perry'nin ne gibi bir çıkarı var? "Scapegoat" Sami'yle ne kast etti? Cevaplardan çok sorular kaldı, Zayn'in de buna verebildiği tek tepki arkasından bakmak oldu.
 
Oynadığınız Karakterin Adı
Jack Perry

anti-hero

let us fall.
Katılım
3 Kas 2024
Konular
27
Mesajlar
3,589
Beğeni sayısı
988
PG Nakit
220
Konum
İstanbul
RPG Karakteri
Sami Zayn
Perry konuşmasının ardından kapıyı kapatmadan dışarı çıkıyor. Zayn kafasını öne eğip sırıtıyor ve ağır ama emin adımlarla sedyeden inerek etrafındaki eşyalara tutunarak kapıya kadar geliyor. Omzunu tutarken diğer yandan dengeyi bulmak için kapıya yaslanıyor. Bir süre Perry'nin adımlamalarını izliyor.

iw0hi47.png


''Jack.''

Perry, Zayn'i duysa da arkasını dönmüyor, adımlarını yavaşlatarak yürümeye devam ediyor.

Sami Zayn: Yıllarca insanlar benim için basmakalıp kelimeler kullandılar. Fazla iyi olduğumu, fazla duygusal olduğumu, fazla fedakar olduğumu haykırdılar. Ama... ama scapegoat, bunu daha önce duymamıştım. (Perry'nin ilgisini çekiyor son cümle, omuzları hafifçe geriliyor, adımları tamamen durduruyor. Zayn'e dönmeden söyleyeceklerini dinlemeye başlıyor) Yanlış değilsin. Yükler taşıdım. Bazılarını isteyerek, bazılarını istemeyerek. Hayatta herkesin dürtüsel olarak yaptığı gibi. Hatalarım oldu, başkalarının hatalarını da taşıdım. Sonuçları da taşıdım. Ama bir şeyi atlıyorsun. Kimse beni zorlamadı, ben seçtim, içgüdülerimle, bunu yapmayı ben seçtim. (Omzunu tutuyor, kısa bir acı geçiyor yüzünden) Bunu zayıflık olarak görebilirsin ama benim refleksim bu. Doğru olanı değil, yapmak istediğimi seçiyorum. Seni ve Dom'u aynı anda elerken plan yapmadım. Tereddüt de etmedim. Sadece yapmak istedim ve yaptım. Sen bunu kontrolsüzlük sanıyorsun. Belki öyledir. Ama bu benim kontrolüm. Royal Rumble’ı kazandım çünkü bir anlığına kimseyi düşünmedim. Ne geçmişi, ne borçları, ne yükleri. O ringde sadece ben vardım. Ve o an içimden ne geçiyorsa onu yaptım. (Omzunu sıkarak acısını bastırıyor) Scapegoat… Eğer bu, başkalarının taşıyamadığı şeyi taşıyan adamsa, evet. Şunu bil, ben başkalarının günahını sırtlanmıyorum. Kendi kararlarımın sorumluluğunu alıyorum. Ama insanlar yükü bana bırakıyorsa, bunun bir sebebi var. Çünkü ben senin aksine taşıyabiliyorum.

Jack Perry bu cümlelerin üstüne bıyık altından gülümsüyor ama dinleme sırasının kendinde olduğunu bildiğinden ne arkasını dönüyor ne de Sami'nin cümlelerini bölüyor.

4mnhz7m.png


Sami Zayn: Ama mesele artık taşımak değil Jack, mesele bırakmak. Yıllarca sırtımda gezdirdiğim ne varsa o ringe çıkarken kapının dışında bırakmayı öğrendim ben ve belki sen bunu anlayamıyorsun çünkü hala hesap yapıyorsun, hala kimin kimi ne zaman elediğini, kimin hangi gecede ne hissettiğini tartıyorsun ama ben o anın içinde yaşıyorum. Royal Rumble’da sizi elediğimde bir mesaj vermedim, bir satranç hamlesi yapmadım, sadece içimden geleni yaptım ve içimden gelen şey kazanmak istiyordu. (Sesini daha da netleştiriyor) İpin üzerinde yürümek sandığın kadar zahmetli bir iş değil. O ipte dengemi kaybedip düşersem, düşeceğim yer yine benim seçimim olacak. Kimsenin omzuna basarak yürümüyorum, kimsenin gölgesine saklanmıyorum ve WrestleMania’da kimi seçecek olursam olayım bu bir meydan okuma değil, bir hesaplaşma değil, sadece benim kararım olacak. Yapacağım şeyler büyük bir manifestonun parçası değil, sadece anlardan ibaret olacak. Ve ben o anlarda ne hissettiysem onu yapacağım. Bazen doğruydu, bazen yanlış, astaghfirullah… ben hatasız bir adam değilim. Ama etrafında olup bitenleri de görebilen bir adamım. Belki de senin ihtiyacın olan şey bir kurban. Birini işaret edip bütün karmaşayı onun üstüne yıkmak daha kolay çünkü. Ama ben senin kolay yolun olmayacağım Jack. (Kapıya biraz daha yaslanıyor, omzundaki acıyı bastırırken sesi sakinleşiyor) Sen hesap yapmaya devam edebilirsin. Bunların hepsi senin defterinde dursun. Benim defterim artık boş.

Sami Zayn: Çünkü bir noktadan sonra insan ya taşıdığı şeylerin altında eziliyor ya da onları indirip yürümeye devam ediyor. Ben yürümeyi seçtim Jack. Herkes bir hikaye anlatmayı ve rol biçmeyi seviyor. Kahraman, hain, kurban. Ama gerçek şu ki kimse sandığı kadar karmaşık değil. Hepimiz seçimlerimizin toplamıyız. Sen kontrol ederek ilerliyorsun, ben hissederek. Sen adımlarını ölçüyorsun, ben atıyorum. Bu seni haklı ya da beni üstün yapmıyor. Sadece farklı yapıyor. Ve belki de seni asıl rahatsız eden şey tam olarak bu, beni bir kalıba koyamaman. Çünkü bir gün duygusalım, bir gün acımasız, bir gün fedakarım, bir gün sadece kendimi düşünüyorum. Ama hepsi benim. Bir maske değil, bir plan değil. Sen düzen arıyorsun, ben akışta kalıyorum. O yüzden aramızdaki mesafe aslında sandığın kadar büyük değil, sadece bakış yönümüz farklı. Sen geriye dönüp anlam çıkarıyorsun, ben ileri bakıp hareket ediyorum. Eğer bir gün yollarımız kesişirse bu bir hesap günü olmayacak. Sadece iki farklı yaklaşımın aynı noktada buluşması olacak. O gün geldiğinde kim olduğumu açıklamaya çalışmayacağım. Çünkü ben artık açıklama yapmıyorum, sadece devam ediyorum. Ve bazı insanlar hikaye yazmaz Jack, sadece sonunu değiştirir.

Perry cevap vermek için arkasını dönüyor ama Zayn çoktan revire geri dönmüş. Perry bunun üzerine sırıtıyor ve söylediği son cümleyle kameralar kapanıyor.

''Ah şu Kanadalılar...''
 
Son düzenleme:
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi