RPG Deniz Üstü Copeürür


Sikiru

Long Time hissediyor
Katılım
2 Tem 2023
Konular
135
Mesajlar
4,050
Beğeni sayısı
2,088
PG Nakit
655
Bir odada açılıyor kameralar. Tabureye kambur şekilde oturan biri multiscan monitörden verdiği çizgi filmi izliyor.

f0918z3.png
dr0zk3l.png


Bu isim dizlerinin üzerine koyduğu big gold belt ile Jack Perry'den başkası değil. Aynı çocuk heyecanıyla izlediği Gunsmith Cats'in mangaları da masasının hemen yanında.

Jack Perry: Burayı diyorum işte! (manganın 3. ciltine uzanıyor) Yolunu siktiğimin stüdyosu en güzel yeri kırpmış. (rastgele bir sayfadan açtığı araba patlama sahnesini tutuyor işaret parmağıyla) Rally burada çok havalı ya aşkım benim, Minny bir siktir git valla. (araba kovalama sahnesi bitiyor) İşte böyle kızım! Hala en iyisi sensin. (bölüm sonu geliyor) Sikerler ama ya hemen bitiyor bu da. Hafıza kaybı yaşasak da şunu baştan ağzımızın tadıyla izlesek, 20 yıldır her karesine kadar ezberledik. (derin bir iç çekiyor) Rally keşke gerçek olsa.

Perry izlerkenki neşesini kaybetti, monitörü kapamadan son kez internete bakıyor. Kısaca gündeme göz attıktan sonra aklına bir şey geliyor ve arama çubuğuna yazıyor. Sol tabda çıkan takip edilenler bölgesi kadraja giriyor.

kick.tv/ospreaytaklaatiyor CANLI
kick.tv/prestigegrand ÇEVRİMDIŞI

28fm6xz.jpg
rpvxtqe.png


Taze yayıncı, ex-pro güreşçi Ospreay'in yayınına giriyor Perry. Oynadığı oyunu anlamaya çalışıyor ama Battlefront II'yi bırak Star Wars evrenine dair bile bilgisi çok kısıtlı.

cmpunksiken: selamun aleyküm hayırlı yayınlar hades yayını olur mu?

Fakat chatteki mesaj akışı çok hızlı olduğu için yazdığı mesajı daha kendisi okuyamadan ekrandan kayboluyor. Yayını kapatmaya yeltenecekken 12 aylık sub'ı @ospic'in mesajıyla konu oyun arkasında RR konuşmaya geliyor. Perry merak edip dinlemeye karar veriyor.

Will Ospreay: Sikeyim, bruv. Sami'nin düştüğü durumu gördünüz değil mi? Son bir kez güreşecekmişim. Göt göbek yapar grindlarım bruv, bizde de böyle işine gelirse. (yan gözle chati okuyor) RR'yi kim mi kazanacak? Bulunduğum her yerin en iyisiyim, Pavlov o ihtiyaçlar hiyerarşisini boşuna yapmamış değil mi? Meydan second bestlere kaldı bruv, hahahah! (oyundan çıkıp yayını kapamadan önce biraz daha chat okuyor) Kemer maçları ne mi olur? Part-time, spiker ve yayıncı halimle hepsinden daha aktifim. İnan bana sikimde olmaz. @crymeariver 1.99$ bağış atmış, "sami zayn siksin seni spastik oe oe" demiş. Tamamdır kardeşim benim. (chatte emoji spamleniyor) Chat sen salaksın valla, neyse ben gidiyorum. Bir sonraki yayın sikimin keyfi günü sikimin keyfi saatte. H-

Perry monitörü kapayıp saati kontrol ediyor, tabureden kalkıp açma germe hareketleri yapıyor. Telefonuna uzanıp Herno'yu çaldırıyor.

Jack Perry: Sana dediğimi yaptın mı?

Bay Hernesikimsen: Evet bay Perry fakat kendisi size güvenmiyor.

Jack Perry: Zeki ağabeye uzat telefonu. (biraz bekliyor) Ağabey haklı- evet, e- haklısın ağabey. Başım gözüm üstüne. Bu sefer yanımda iki ergen sevgili olmayacak merak etme. (telefon Herno'ya geri uzatılıyor) Bende telefonu yok, ona ulaş. Niyetimi anlat ve aracı olacağını söyle. Sen de bizimle birlikte olacaksın, aynen böyle ilet.

Bay Hernesikimsen: Emin misi-

Perry telefonu Hernesikimsen'in yüzüne kapatıyor. Masadan anahtarlığı ve askılıktan ceketini alıp odadan çıkıyor.

bs.jpg
Screenshot-11.jpg


Taburede iki tanıdık sima var, biri bay Hernesikimsen. Diğerini tanımayan yok. Aracıyla fazla şov yapmadan Zeki ağabeyine selam verip yandan tabure çekiyor masaya Perry.

Jack Perry: Sezon da bitiyor amk, son uskumruları yiyelim.

@Hellraiser


 
Oynadığınız Karakterin Adı
Jack Perry

Hellraiser

STONE COLD SAID SO!
Katılım
5 Mar 2024
Konular
75
Mesajlar
5,199
Beğeni sayısı
1,323
PG Nakit
610
Konum
İstanbul
Favori Güreşçi
"Macho Man" Randy Savage
RPG Karakteri
VACANT
Kameralar açılıyor Edge, bir odada, sandalyeye yaslanmış halde oturuyor. Önündeki masada birkaç eski güreş dergisi, bir kahve kupası ve izlediği eski maç kayıtları duruyor. Kameraya hafifçe gülümseyerek dönüyor.

39.png


Edge:
Bakıyorum ki zamanı geri almak istiyorsun. Çocukluk heyecanına, o eski sayfalara, çizgi film karelerine... Ama gerçek dünyada geri sarma tuşu yoktur. Bunu bilmen gerek. Özellikle de bizim işimizde, hayat hep ileri akar. Ben bu sporu senin daha çocuk yaşta hayranlıkla izlediğin zamanlarda domine ediyordum. Ve şimdi? Hâlâ buradayım. Senin "hafıza kaybı yaşasak" diye iç geçirdiğin o anları ben yaşadım, Jack. Defalarca ringe çıktım, defalarca yıkıldım, defalarca geri döndüm. Ama bakıyorum ki sen, gençlik hezeyanı içinde kaybolmuşsun. Elinde o büyük altın kemerle, bir ekrana yapışmış şekilde, geçmişe saplanmışsın. O kemer ağır Jack, kaldırmak için sadece bilek gücü yetmez. O kemer bir duruş ister. O kemer, omuzlarında sadece fiziksel bir yük değil, bir sorumluluk taşır. Ve sen hâlâ bir çocuk gibi hayaller kurarken, ben bu ringde gerçekleri yazıyorum. Senin gibi biri, "sezon bitiyor, son uskumruları yiyelim" diye dalgasını geçerken... Ben sezonları yaratıyorum, Jack. Benim için bu işin sezonu yoktur. Çünkü ben sadece bir sezonluk değil, ömürlük bir miras yarattım. Ve şimdi, 5 Nisan'a, Royal Rumble'a geliyoruz. O ringde Sen ve Keith Lee ile karşılaşacağım. PGW World Heavyweight Championship için. İşte burası gerçeklerin yazıldığı yer. Keith Lee... Seninle yollarımız kesişti, kaç kez çarpıştık. Sen gücün ve kudretin sembolüsün, ama ben zekâyım, ben stratejiyim, ben bu işin kitabını yazan adamım. Jack, sen ise sadece bir çocukluk kahramanı yaratmaya çalışıyorsun. Ama o kemer, hayallere değil gerçeklere ait. O gece, Keith'in gücü, senin gençliğin... Hiçbiri beni durduramayacak. Ben bu işin en iyisiydim ve hâlâ en iyisiyim. 5 Nisan'da size kim olduğumu bir kez daha hatırlatacağım. Sen son uskumrunu yemeye devam et. Çünkü yakında aç kalacaksın, Jack. Ve Keith? Sen de. Çünkü o gece, sadece bir kişi o kemeri alacak. Ve o kişi... benim.

Edge, köşedeki eski güreş dergilerinden birini açar, içinde kendi gençlik fotoğraflarına göz atar, sonra gülümser ve kameraya döner.


47.png


Jack Perry... Ah, dostum. Yaptıklarına şöyle bir göz attım ve sana tek bir şey söylemek istiyorum: Sen kimsin lan? Cidden, sen kimsin? Kendini dünyanın en büyük yıldızı mı sanıyorsun? Bir şampiyon olduğunu zannediyorsun değil mi? O kemeri taşıyorsun, etrafa bakıp 'Ben her şeyin sahibiyim' diye geziniyorsun. Ama Jack, bir şey söyleyeyim mi? SEN bir hiçsin! Şampiyon olmak seni adam yapmaz. Şampiyon olmak, altın bir kemeri omzuna asmakla olmuyor. O kemeri hak etmek için savaşman gerekir. Ama senin gibi, maskesi düşmek üzere olan adamlar, sahte kahramanlar... Sizler o kemeri bir kalkan olarak kullanırsınız. Seni bir süredir izliyorum, Jack. Bir gün dostlarını yüzüstü bırakıyorsun, bir gün saldırıya uğramış gibi yapıyorsun, bir gün de gidip kendinden daha küçük insanlara saldırıyorsun. Dominik’in üzerine böyle gitmek? Liv Morgan’a vurmak? Sen nasıl bir adamsın? Şampiyon dediğin, HERKESİN karşısına çıkabilendir. Senin gibilerse ancak saldıracakları insanları seçerler. Sen bir çakalın bile olmak isteyeceği türden biri değilsin, Jack! Beni yanlış anlama, Dominik'e üzülmüyorum. O da bazen burnunun dikine gitmeyi seviyor. Ama senin gibi biriyle karşı karşıya geldiğinde bir şey netleşiyor: Sen burada olmaması gereken birisin! Sen kendini ölümsüz sanıyorsun, değil mi? Sanki her şey senin kontrolünde, her şey istediğin gibi olacak... Ama Jack, bu dünya öyle işlemiyor! Çünkü senin gibiler için bir gerçek var: HERKESİN BİR SONU VARDIR! Ve o sonu getirecek kişi de benim! Sen, Jack Perry... Sen ise şu an yoluma çıkan bir engele dönüştün. Ama bir hatırlatma yapayım: Ben o engelleri parçalayıp geçmesini çok iyi bilirim! Senin gibi çocuklara ders vermek benim için yeni bir şey değil. Sen de farkında olsan iyi olur: Bu iş burada bitmeyecek. Sen ne kadar kaçarsan kaç, ben peşinden geleceğim! Ve seni, en iyi yaptığım şeyle bitireceğim: BİR SPEAR!
 

Sikiru

Long Time hissediyor
Katılım
2 Tem 2023
Konular
135
Mesajlar
4,050
Beğeni sayısı
2,088
PG Nakit
655
Tabureyi masaya iyice yaklaştırırken kamera da açısını değiştiriyor. Bay Hernesikimsen kadrajdan çıkarken Perry ve konuğu sonunda meydana çıkıyor,

1cjhbbr.png
b37dhwe.png


Jack Perry: Geldiğin için teşekkür ederim, sana balığı yedirmeseydim benim ayıbım olurdu.

Perry'nin karşısında Edge cosplayi yapmış biri var, ağzını bıçak açmıyor ve sadece Edge'in hareketlerini tekrar edip duruyor.

Jack Perry: Siparişi vermiş miydiniz? (Herno başını hayır diyecek şekilde yana sallıyor) Tamam o halde, her zamankinden? (Cosplay yapan arkadaş aynı el hareketini yapıyor) Belki de porsiyon istersin? (Aynı el hareketi) Tamamdır.

Perry Zeki ustanın mangal başında meşguliyetten kendisini bile fark etmediğini anlayınca tezgaha gidiyor. Soğuk hava deposunun önünde balıkları temizlemekle uğraşan tanıdıklara siparişi verip sezonun son mahsullerine göz ucuyla bakıyor. Mangal başına gidip Zeki ustaya geçen gün için yaşananlardan özür dilemeye giderken ayak üstü sohbet ediyorlar.

Zeki Usta: Evlat yalan yok, çevrede adımız çıktı ama popülaritemiz de arttı. Menüye bile yeni spesiyellerimizi ekledik sayende reklamı oldu. Dom Dom diye mönü yaptık, kötü balıkları kitliyoruz ne istediğini bilmeyen müşteriye. Bizim yeni miçonun kafa zehir zehir, Yusufeli'nden Hatçe ananın yeni fırlaması bu da. Üniversiteye gitmem diyor ama az cebine para koyayım okutacam bunu, Zeki abini firençays mıdır nedir ondan yapçak daha. Çağırayım da tanış bir.

15acoz7.png
7tndx2r.png


Miço: Baş göz ağabey, hoşgeldin. Siparişi bıraktım masaya. (Perry kontrol amacıyla masaya dönüyor, Herno balık ekmeğe bodoslama dalarken cosplayci arkadaşın önüne de koca hamsi buğlama gitmiş) Habu sezon hamsiler piç çıktı piç. Et yok bişey yok. Masadaki ağebeye şeyettim de el kol yapıp durdu valla misafir diye bir şey demiyoruz.

Jack Perry: Canımsın... (ismini sorar gibi el yapıyor, Yusuf cevabını alıyor) Yusuf... kaç yaşındasın bu arada?

Miço Yusuf: Bu ayın 23'ünde 19 olacağım ağabey. (Perry dudağını büzüp kaşlarını kaldırıyor) Baba ocağından kopup hayatı bir görmek lazım, sağ olsun Zeki ağabey de babam kadar var. Babam beni "eti senin kemiği benim" diye bıraktı da Zeki ağabey bana gürcü hamsisi diyor. Hala anlamadım valla, piç miyiz biz abi?

Zeki Usta: Miq varkhar Yusuf, Hatçe ana öyle derdi. Git masayla ilgilen.

Miço Yusuf Perry'lerin masaya gidip ikiliyi canhıraş bir şekilde Hernesikimsen ve Edge cosplayi yapan adamı oradan kovuyor?? Perry dümenden bir tepki koyar gibi peşine koşuyor ve o sırada miçonun cebine 200'lük 3 banknot sıkıştırıyor. Zeki usta tepki koymaya gelecekken Perry kolunu Yusuf'un omzuna atıyor ve "dediğin kadar var, kafa zehir" diyip ortamı yumuşatıyor. Zeki usta hiçbir şey anlamasa da Yusuf'u çay söyletmeye yolluyor. O sırada Perry de arkada kalan kamerayı alıp boğaza doğru ayaklarını uzatıyor ve kendi başına konuşmaya başlıyor.

8u3ejxe.png
g5y8atw.png


Jack Perry: Cope, inan bana taşşak geçmeye çalışmıyorum ama seni burada görmek isteyen ben değildim, PGW yönetimiydi. Herno'nun burada olmasının ve telefonunu defalarca çaldırmasına rağmen ulaşamamasının sebebi de bu. Peki bu dublör niye biliyor musun? Her şeyi isteyip her şeyde hak talep eden senin kıçıkırık bir balıkçıya bile götünü kaldırıp gelemeyecek kadar ukala olmanı gözüne sokmak istemem. Evet (imalı bir şekilde) Cope, konuşacağım hiçbir şey yok. Benden ne istediklerini bile bilmiyorum. Dom bana kendimden 3 kat cüsseli, çıplak ve boklu bir adama müdahil olamadığım için ömürlük hasım muamelesi gösteriyor, diğer yağ yığını durduk yere benim yatırımımı sıfırlayıp ödemelerimi zora sokuyor ve sen de bana babalık yapmaya çalışıyorsun? sanırım? Senin ne yaptığını bile anlayamıyorum fakat yapabildiğim tek kıyas şu: geçmişimin geleceğime yönlendirmesine izin vermiyorum. Ki Cope, eğer senin yerinde olsaydım, bir zamanlar halihazırda başardığım şeyler için dönüp yeni maceralara girişmezdim. Tabi yine senin yerinde olsaydım, castlık kariyerim Ketill Flatnose'den fazlasını da kapsardı ki 50 yaşına geldiğinde geçmişe dönüp baktığında tek başarıların ringin içinde, o da üst yöneticilerin istediği bu diye olan senin için bunlar kulakarkası ettiğin gerçekler. (Miço çayı getiriyor, Perry ona paketinden bir dal uzatıp miçoyu yolluyor) Panini'nin Euro 2008 sticker dergisi için 25 kuruşa aldığımız paketten çıkan dandik kartlar, ne dediğimi anlaman için kafanın hala bir şeyleri algılayabildiği yıllardan örnek veriyorum, işte "burnunun dikine" giden insanların değeri de o kadar, Flatnose. Bir şeyi sürekli tekrar edersen sonunda gerçekleşir derler, burada olmamam gerektiğini söyleyerek yapmaya çalıştığın şey de bir umut benim buradan gitmemi beklemek mi bilmiyorum ama burada olmamam gerektiğini söyleyen BİR YIĞIN insanın üstüne basarak tepeye çıktım Cope. Bu kemer ağır geliyor, aynen dediğin gibi, altın külçeler kadar ağır. Çünkü bu bana omzuma süs olsun diye verilen bir şey değil, dayak yiyerek dayak atarak ve sonunda ayakta kalan olarak taşıdığım bir apolet. Ne senin fikir babalığın, ne Dom'un 27 yaş sendromu, ne de bir başkasının süslü cümleleri benim durumumu özetlemeye yeterli değil. Ama madem vaktimiz var, Royal Rumble'dan sonra da karşılaşmayacağımıza göre, assolistliğimi yapayım.

Jack Perry: Ağzından bir şeyler çıkarken dönüp 2 yıl sonra pişman olmayacağından emin olman gerekiyor Cope. Bana, beni "ultimate opportunist"lik yaptığım için nasıl yargılayabilirsin ki? Üstelik tüm kariyerini bunun üstünden inşa etmiş bir adam? "Steril", "püripak" bir şampiyon öyle mi? Bak sana ne diyeceğim, bir şey fazla temizse orada hayat yoktur Cope. Üremeye müsait olmayan bir gelecek mümkün mü? O halde steril, veya kafandaki adalet terazisine uygun bir dünya mümkün mü? Justitia bile gerçeğe karşı gözlerini kapamış, elindeki terazi sadece ahlak anlayışına göre karar veriyor. Peki senin ahlakının doğru olduğunu kim söylüyor? Asıl sen kimsin Cope? Sayın amına koyduğum? Sen istinafsan ben temyizim, işte sana bir gerçek. Royal Rumble gecesine şampiyon girdiğim gibi şampiyon çıkacağım, işte sana bir gerçek daha. Sen anlattığın hikayeden değil, o hikayeyi yaşayan kişiden rahatsızsın, bu gerçeği de dürüp götüne sokarsın, bay adalet.

Perry çayına tek atıp sigarasından da son fırtı çekiyor. Zeki ustaya selam verip aracına doğru yönelirken şarkı mırılandanıyor.

Jack Perry: Dıdıdıdıııı... Fuu fuu fuuuu..... Gunsmith Caaaaats.....


 

Hellraiser

STONE COLD SAID SO!
Katılım
5 Mar 2024
Konular
75
Mesajlar
5,199
Beğeni sayısı
1,323
PG Nakit
610
Konum
İstanbul
Favori Güreşçi
"Macho Man" Randy Savage
RPG Karakteri
VACANT
Kameralar tekrar'dan Edge dönüyor ve kendisine sürekli "COPE" denilmesinden dolayı çok sinirli görünüyor. Gözleri öfkeyle palıyor. Derin bir nefes alıp, sonra doğrudan kameraya bakarak konuşmaya başlıyor.

57.png


Edge:
Öncelikle, benim adım Edge. Cope değil. Etrafında şaklabanlar dolaştırarak beni kızdırmaya çalışıyorsun ama bu iş böyle yürümez. Adımı bilerek eğip bükmen, kendi kimliğini benim adımın gölgesinde var etmeye çalışmandan başka bir şey değil, Perry, adım Edge. Bunu iyi belle.

Ve senin gibi bir çocuk bana neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlatamaz. Yani, Perry, bu ‘dublör’ numarası, bu süslü kelimeler, bu ucuz felsefe... hepsi bir şeyi gizlemek için: Korkuyorsun. Beni burada görmek istemediğini söylüyorsun, ama gerçek şu ki, beni görmekten korkuyorsun. Çünkü sen benimle aynı ringi paylaşacak seviyede değilsin. Daha pabuçlarını bağlarken ben bu işi domine ediyordum. Sen sadece bir yan karaktersin ve bunun farkındasın. ‘Kendi geçmişimin geleceğimi yönlendirmesine izin vermiyorum’ diyorsun. Perry, geçmişi olmayanın geleceği de olmaz. Sen bu endüstrinin tarihini bilmeden, bu işin çilesini çekmeden, kendini bir şey sanıyorsun. O kemer, omuzlarında sadece bir aksesuar gibi duruyor, çünkü sen onu kazandığını değil, şansa eriştiğini biliyorsun. O kemerin ağırlığını hissettiğini söylüyorsun, ama o ağırlık senin taşıyamayacağın kadar büyük. Sen, büyük konuşmalar yapan ama gerçek savaşları hiç bilmeyen, sığ bir çaylak olarak kalacaksın. Beni ‘ultimate opportunist’ olarak tanımlıyorsun, haklısın. Ama unutma, ben bu oyunu oynadım, kazandım ve tarihe geçtim. Sen ise sadece gölgemde dans eden bir figüransın. Senin için en büyük başarı ‘ben Edge’e laf soktum’ demek olacak, ama ben bunları umursamam. Benim mirasım senin gibilerin varlığıyla sarsılmaz. Ama senin anlamadığın bir şey var, Perry. Ultimate Opportunist olmak demek, her fırsatı kullanmak değil, fırsatı kendin yaratmak demektir. Ben 30 yıl önce bu sektöre adım attığımda kimse bana altın tepsiyle bir şey sunmadı. Ben her şeyi kazıyarak, sökerek, tırmalayarak aldım. MITB çantasını kaldırdığımda, o ana gelene kadar kaç kez yere serildiğimi biliyor musun? Royal Rumble kazandığımda, ringde kaç saat geçirdiğimi saydın mı? WrestleMania’da ana etkinlikte yer aldığımda, kaç yıl süren mücadeleden geçtiğimi düşündün mü? Sen Ultimate Opportunist olmanın ne demek olduğunu bilmiyorsun, Perry. Ben sıfırdan zirveye tırmandım. Sen ise zirveye oturup aşağıya bakıyorsun, çünkü gerçek mücadeleyi hiç tatmadın.


55.png


Ama madem iş oyunculuğa geldi, o zaman biraz gerçeklerden bahsedelim, Perry. Ketill Flatnose karakterine laf atarak beni küçümseye çalıştın, peki. Ama en azından ben rol aldığım her yapımda ciddiye alındım. Ben rol aldığım dizide sadece bir yüz değildim, karakterin ruhunu verdim. Peki ya senin baban? 90’ların gençlik dizilerinde sahte gözyaşları dökmekle mi büyük bir oyuncu oldu sanıyorsun? Riverdale’de ‘efsane’ olarak gösterilip senaryoda ancak bir sezonluk ağırlık taşıyabilmesi mi oyunculuk? Yoksa televizyon dünyasında ancak nostalji unsuru olarak hatırlanmak mı? Benim oyunculuk kariyerime laf atmadan önce, kendi kan bağınla olan mirası bir sorgula. Gerçi, kendi yetenekleriyle var olamayanlar için başkasının mirasıyla övünmek de bir gelenek, değil mi? Oyunculuktan bu kadar anlıyorsun, Perry, neden güreşmeyi seçtin? Hadi diyelim, bana laf atacak kadar oyunculuktan anlıyorsun, neden bir dizide ya da filmde başrol değilsin? Çünkü sen de biliyorsun ki orada parlayacak yeteneğin yok. Senin oyunculukla ilgili tek mirasın baban. Güreşteysen, bunun tek sebebi burada kendini bir şekilde gösterebileceğini düşünmen. Ama asıl sorun şu: Burada da bir gölgeden ibaretsin. Güreşte de, oyunculukta da, sen sadece bir yan rolsün.

Senin gibiler benim için sadece bir basamaktır. Ve Royal Rumble’da, adımı lekelemeye çalışan herkesin yaptığı gibi, SEN DE yere düşeceksin. O gece, ben şampiyon olacağım. Senin bütün süslü cümlelerin, bütün ukala tavırların, hiçbir anlam ifade etmeyecek. Çünkü o ringe girdiğinde geriye sadece gerçek kalır. Ve gerçek şu ki, Jack Perry, sen benim seviyemde değilsin. O gece, Royal Rumble’da, benim adımın hakkını vereceğim. Ve tekrar söylüyorum: Benim adım Edge. Sakın unutma.


Kamera Edge’in sert bakışıyla kararır.
 
Anasayfa Üst Alt
Tema Rengi