- Katılım
- 3 Kas 2024
- Konular
- 27
- Mesajlar
- 3,589
- Beğeni sayısı
- 988
- PG Nakit
- 220
- Konum
- İstanbul
- RPG Karakteri
- Sami Zayn
kanada, quebec
Yağmurlu bir havada Sami Zayn'i bir aracın içerisinde görüyoruz. Kendisi oldukça düşünceli ama bir yandan da çok iyi olmayan sürüş becerileriyle yola odaklanmaya çalışıyor.
Sami Zayn: Açık bir yol düşünmene yardımcı olur derler. Önümde uzanan bu asfalt, bana her şeyin mümkün olduğunu hissettiriyor. Ne bir duvar, ne de bir engel. Sadece benim, bu yol ve kararlarım. Bazen yollar seni istediğin yere götürmez. Bazen varış noktana ulaşmadan önce kaybolman gerekir. Ama kaybolmak kötü bir şey değildir. Kaybolmak, seni gerçekten kim olduğunu bulmaya zorlar. Ben kayboldum... Yıllarca. Nerede durmam gerektiğini bilmediğim, ileri mi gitmeliyim, geri mi dönmeliyim diye düşündüğüm zamanlar oldu. Ama şunu fark ettim… Yol bitmediği sürece, her zaman bir çıkış yolu vardır.
Sami hız göstergesine kısa bir bakış atıyor, sonra tekrar yola odaklanıyor. Bir tabela beliriyor, üzerinde bir yön işareti var. Sol tarafı Quebec City, sağ tarafı ise Montreal. Sami kısa bir tereddütten sonra sağa kırıyor. Gözlerinde kararlı bir ifade var.
Sami Zayn: Hayat bazen yol ayrımlarından ibarettir. Yanlış olanı seçtiğini sanırsın, ama yıllar sonra geriye dönüp baktığında, seni sen yapan şeyin tam da o karar olduğunu anlarsın. Şu an önümdeki yolun beni nereye götürdüğünü bilmiyorum. Ama bir şeyden eminim, buraya aitim ve bir insan kendini ait hissettiği yerde en güçlü haline ulaşır. Mücadele bitmedi. Yol devam ediyor. Bazen her şeyin yolunda gittiğini düşündüğünde bile, bir an gelir ve her şey değişir. Bir an, bir kelime, bir karar. O anda bir yol seçmek zorunda kalırsın. Geride bırakıp devam mı edersin, yoksa dönüp yüzleşir misin? Will Ospreay. PGW'nun başta gelen dövüşçülerinden, tarihte iki ana kemeri de taşıyan tek isim ve belki de öyle kalacak. Bunu daha fazla da uzatabilirim ama o gün bir şeylerin farkına vardım. Ben senin omzunda altın kemer taşıyan halinim. Tek farkımızsa ben bu şirkete ve endüstriye saygı duyuyorum, sen ise kendine bile saygı duymuyorsun. Senin aksine hayatım boyunca hep bir şeylerin peşinden koştum. Daha büyük olmak, daha iyi olmak, daha güçlü olmak... Ama bazen asıl mücadele, ileriye gitmek değil, durup kendini ve çevrendekileri anlamaktır. Belki de en büyük savaş, içindeki sesleri susturup sadece yolun tadını çıkarmayı öğrenmektir. Beni ben yapan şey, sadece kazandığım maçlar değil. Sadece omzumdaki kemer değil. Beni ben yapan, çıktığım yollar, yaptığım seçimler… Ve her seçim, bir anlam taşır. Bir şey ifade eder. Peki, ya bu sefer yolum bana ne anlatıyor? Yol bana ne anlatıyor, biliyor musun Will? Bana, kazanmanın tek başına bir anlam ifade etmediğini anlatıyor. Bana yalnızca başarıya ulaşmanın yetmediğini, bunun nasıl yapıldığının da önemli olduğunu anlatıyor. Senin gibi yetenekli biri için her şey hep kolay oldu, değil mi? Ama yetenek, saygı olmadan bir hiçtir. Yeteneğini nasıl kullandığın, seni tanımlayan şeydir. Ben, bu ringe olan sevgim ve inancım sayesinde buradayım. Sen ise sadece kendine inanıyorsun. Ve işte bu yüzden, bu savaşı sen kaybedeceksin.
Sami Zayn: Ama bu savaşın benimle ya da seninle bir ilgisi yok Will. Çünkü ben bir savaşa girmiyorum. En azından seninle. Bu artık sadece ikimizin arasında değil. Bu, artık ikimiz arasında değil. Bu daha büyük bir şeyin parçası. Ve o parça, Royal Rumble. Belki sen bunu umursamıyorsun, hatta orda bile olmayacaksın ama benim için bu, her şey demek. Hayatım boyunca bu anlar için çalıştım. Bu endüstrinin en iyileriyle yan yana durmak, en iyileri alt etmek ve sonra WrestleMania'ya adımı altın harflerle yazdırmak için. Bunu anlayamazsın, çünkü hiçbir zaman gerçekten mücadele etmek zorunda kalmadın. Ama ben, ben her anımı, her nefesimi bu iş için verdim. Belki insanların tahminlerinde yokum, hatta belki son dörde bile ismimi yazmayacaklar ama ben kendimi biliyorum. Ben bir sürpriz değilim. Ben bir şans eseri orada olmayacağım. İnsanlar beni küçümseyebilir, beni göz ardı edebilir ama ben bunu önceden de yaşadım. Daha önce de arka planda tutulduğum oldu. Son birkaç aydır onlara yanıldıklarını kanıtladım ve bu sefer de farklı olmayacak. Ben, ben bu maça sadece kazanmak için girmiyorum. Ben bu maça kim olduğumu göstermek için giriyorum. Bu benim için sadece bir zafer meselesi değil, bu benim mirasım. İnsanlar Royal Rumble’a favorilerle gelir. Büyük isimler, devler, en beklenenler. Ama bazen bir isim, o ringde tarih yazar. Bazen bir adam, herkesin unuttuğu, herkesin göz ardı ettiği bir adam, o geceyi kendi hikayesiyle mühürler. İşte ben o adam olacağım.
Sami Zayn yolda ilerlemeye devam ederken ekran kararak kapanıyor.
Yağmurlu bir havada Sami Zayn'i bir aracın içerisinde görüyoruz. Kendisi oldukça düşünceli ama bir yandan da çok iyi olmayan sürüş becerileriyle yola odaklanmaya çalışıyor.
Sami Zayn: Açık bir yol düşünmene yardımcı olur derler. Önümde uzanan bu asfalt, bana her şeyin mümkün olduğunu hissettiriyor. Ne bir duvar, ne de bir engel. Sadece benim, bu yol ve kararlarım. Bazen yollar seni istediğin yere götürmez. Bazen varış noktana ulaşmadan önce kaybolman gerekir. Ama kaybolmak kötü bir şey değildir. Kaybolmak, seni gerçekten kim olduğunu bulmaya zorlar. Ben kayboldum... Yıllarca. Nerede durmam gerektiğini bilmediğim, ileri mi gitmeliyim, geri mi dönmeliyim diye düşündüğüm zamanlar oldu. Ama şunu fark ettim… Yol bitmediği sürece, her zaman bir çıkış yolu vardır.
Sami hız göstergesine kısa bir bakış atıyor, sonra tekrar yola odaklanıyor. Bir tabela beliriyor, üzerinde bir yön işareti var. Sol tarafı Quebec City, sağ tarafı ise Montreal. Sami kısa bir tereddütten sonra sağa kırıyor. Gözlerinde kararlı bir ifade var.
Sami Zayn: Hayat bazen yol ayrımlarından ibarettir. Yanlış olanı seçtiğini sanırsın, ama yıllar sonra geriye dönüp baktığında, seni sen yapan şeyin tam da o karar olduğunu anlarsın. Şu an önümdeki yolun beni nereye götürdüğünü bilmiyorum. Ama bir şeyden eminim, buraya aitim ve bir insan kendini ait hissettiği yerde en güçlü haline ulaşır. Mücadele bitmedi. Yol devam ediyor. Bazen her şeyin yolunda gittiğini düşündüğünde bile, bir an gelir ve her şey değişir. Bir an, bir kelime, bir karar. O anda bir yol seçmek zorunda kalırsın. Geride bırakıp devam mı edersin, yoksa dönüp yüzleşir misin? Will Ospreay. PGW'nun başta gelen dövüşçülerinden, tarihte iki ana kemeri de taşıyan tek isim ve belki de öyle kalacak. Bunu daha fazla da uzatabilirim ama o gün bir şeylerin farkına vardım. Ben senin omzunda altın kemer taşıyan halinim. Tek farkımızsa ben bu şirkete ve endüstriye saygı duyuyorum, sen ise kendine bile saygı duymuyorsun. Senin aksine hayatım boyunca hep bir şeylerin peşinden koştum. Daha büyük olmak, daha iyi olmak, daha güçlü olmak... Ama bazen asıl mücadele, ileriye gitmek değil, durup kendini ve çevrendekileri anlamaktır. Belki de en büyük savaş, içindeki sesleri susturup sadece yolun tadını çıkarmayı öğrenmektir. Beni ben yapan şey, sadece kazandığım maçlar değil. Sadece omzumdaki kemer değil. Beni ben yapan, çıktığım yollar, yaptığım seçimler… Ve her seçim, bir anlam taşır. Bir şey ifade eder. Peki, ya bu sefer yolum bana ne anlatıyor? Yol bana ne anlatıyor, biliyor musun Will? Bana, kazanmanın tek başına bir anlam ifade etmediğini anlatıyor. Bana yalnızca başarıya ulaşmanın yetmediğini, bunun nasıl yapıldığının da önemli olduğunu anlatıyor. Senin gibi yetenekli biri için her şey hep kolay oldu, değil mi? Ama yetenek, saygı olmadan bir hiçtir. Yeteneğini nasıl kullandığın, seni tanımlayan şeydir. Ben, bu ringe olan sevgim ve inancım sayesinde buradayım. Sen ise sadece kendine inanıyorsun. Ve işte bu yüzden, bu savaşı sen kaybedeceksin.
Sami Zayn: Ama bu savaşın benimle ya da seninle bir ilgisi yok Will. Çünkü ben bir savaşa girmiyorum. En azından seninle. Bu artık sadece ikimizin arasında değil. Bu, artık ikimiz arasında değil. Bu daha büyük bir şeyin parçası. Ve o parça, Royal Rumble. Belki sen bunu umursamıyorsun, hatta orda bile olmayacaksın ama benim için bu, her şey demek. Hayatım boyunca bu anlar için çalıştım. Bu endüstrinin en iyileriyle yan yana durmak, en iyileri alt etmek ve sonra WrestleMania'ya adımı altın harflerle yazdırmak için. Bunu anlayamazsın, çünkü hiçbir zaman gerçekten mücadele etmek zorunda kalmadın. Ama ben, ben her anımı, her nefesimi bu iş için verdim. Belki insanların tahminlerinde yokum, hatta belki son dörde bile ismimi yazmayacaklar ama ben kendimi biliyorum. Ben bir sürpriz değilim. Ben bir şans eseri orada olmayacağım. İnsanlar beni küçümseyebilir, beni göz ardı edebilir ama ben bunu önceden de yaşadım. Daha önce de arka planda tutulduğum oldu. Son birkaç aydır onlara yanıldıklarını kanıtladım ve bu sefer de farklı olmayacak. Ben, ben bu maça sadece kazanmak için girmiyorum. Ben bu maça kim olduğumu göstermek için giriyorum. Bu benim için sadece bir zafer meselesi değil, bu benim mirasım. İnsanlar Royal Rumble’a favorilerle gelir. Büyük isimler, devler, en beklenenler. Ama bazen bir isim, o ringde tarih yazar. Bazen bir adam, herkesin unuttuğu, herkesin göz ardı ettiği bir adam, o geceyi kendi hikayesiyle mühürler. İşte ben o adam olacağım.
Sami Zayn yolda ilerlemeye devam ederken ekran kararak kapanıyor.
- Oynadığınız Karakterin Adı
- Sami Zayn
Son düzenleme:
