- Katılım
- 4 Tem 2023
- Konular
- 140
- Mesajlar
- 9,348
- Beğeni sayısı
- 2,289
- PG Nakit
- 550
- RPG Karakteri
- Bray Wyatt
Seattle'da arenayı tepeden gören noktada Impure Şampiyonu Bray Wyatt'ı kırmızı paslı pikaba sırtını yaslamış vaziyette görüyoruz. Wyatt pikabın kasasına yatırdığı kemere vurarak sırıtıyor, ardından kameraya dönüyor.
Piyangonun kime ne zaman vuracağı belli olmaz derler. Bazı adamlar, seneler boyu çalışıp didinmelerine rağmen iki adım öteye gidemez, bazıları ise sadece altı rakamla beraber hayatını kurtarır. Peki kader bunu neye göre seçiyor evlatlarım? Kader, nasıl karar veriyor da bazı adamları şah, bazılarını ise şahbaz ilan ediyor? Ona yön veren adamlar sayesinde, elbette. Genç Dominik buralarda uzun süre daha at koşturabilirdi. Biricik aşkına kavuşabilir, hayalini kurduğu başarı serüvenlerini sürdürebilir ve adını "efsaneler" adı verilen soytarı kumpanyasının arasına yazdırabilirdi.. Ne oldu da makus talih, Dominik'in yüzüne gülmedi. Piyango belki biraz şans işidir ama yanlış ata oynamak insanın kendi yapacağı bir tercihten ibarettir. Kendinden çok daha büyük kavgalara bulaşırsan, hak ettiğinden çok daha acı sonlara da razı olmalısın. O gece ihtiyar Bray amcanızı ringden muzaffer olarak çıkan şey sadece bilek gücü değil, insanoğlunun doğasının üzerine atılmış doğru bir zardan ibaret. İki aptal aşık, birbirlerinin kariyerine de, şampiyonluğuna da bir son yazamayacak kadar çelimsiz ve zayıflardı. Nitekim Perry, iş seçme şansına geldiğinde dostunun kariyerine mani olmak yerine arkadaşlığı seçti. Şimdi arkadaşını en ön sıradan uğurlama şansına sahip oluyor. Ve Wrestlemania her zaman izlediğimiz meçhul sonla bitiyor: Akbabaların ziyafet çığlıkları ve yıkıntıların arasında ayakta kalan bir Wyatt Family.
Wyatt hasır şapkasını düzeltiyor ve unvanını omzuna atıyor.
Önümüzdeki dönem, geçmiş dönemlerin daha acı dolu bir tekrarı olacak korkarım. Sesleri duyabiliyorum adamım, benim daha ne istediğimi soruyorlar. Artık defolup gitmemi istiyorlar, zira benden menüyü istedikleri zaman bu kadar ağır porsiyonlar servis edebileceğimi tahmin etmiyorlardı. Fakat bu çağ, Wyatt Family için söylev değil icraat çağı. Ve biz gittiğimiz her şehirde, çıktığımız her dövüşte karşımızda kim olursa olsun dozer gibi ezip geçmeye devam edeceğiz. Yeni dönemde, evlatlarım Erick ve Braun da onlardan çalınan altınlar için ava yeniden başlayacaklar. Ve sizler, unvan unvan, maç maç, mağlubiyet mağlubiyet hayatı benim dudaklarım arasından çıkan sözlerle öğrenmeye devam edeceksiniz. Sizleri tımar ediyorum adamım. Sizler, olmayan illüzyonların peşinde koşuyorsunuz. Hiç bir zaman hayalini kurduğunuz o altın saçlı kız gelip sizin hayatınızı bir cennete çevirmeyecek. Hiç bir zaman ihtiyar babanızın ayakçılığını yaptığı spor arabalı adamların banka hesabında görebildikleri rakamları göremeyeceksiniz. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, otuz ya da kırk yaşınıza geldiğiniz zaman geçirdiğiniz bu eziyet sizi hasta edecek ve o noktadan sonra da her şey hastane tahlillerinden ve mezar huzurundan ibaret olacak. Bunları söylüyorum, zira sevin veya sevmeyin ben sizin amcanızım ve amcaların birincil öncelikleri cahil yeğenlerini eğitmektir. Impure Şampiyonu Bray Wyatt için Wrestlemania sadece bir dinlenme molasıydı, bir ara öğün. Devam ediyoruz yola ve yine, her zamanki gibi kimin kellesini istediğimizi sır olarak saklamıyoruz.
Wyatt boştaki elini öne doğru çıkarıyor, gördüğümüz şey bir maske. Gaz lambasının ışığında bunun Rey Mysterio'ya ait, kırmızı renkte bir maske olduğunu görüyoruz.
Sister Abigail hiçliğe doğru gittiğinde bir şey yapamadık, zira hepimiz altı yedi yaşında çocuklardık. Onun kutsal bedenini bir çöp poşeti gibi kenara attıklarında ağlamak dışında bir seçenek, gözyaşı dışında bir çözüm yoktu. Eğer bir yaratıcı varsa, babaları da oğullarını korumaları için meydana getirir. Ne çeşit bir adam, kendi kanı ve canı acılar içinde sürünürken ortalarda gezinerek kendini erkek diye çağırabilir? (Wyatt maskeye bakıyor) Her zaman bir şansın vardı, oğlun çiftliğimize gelip esir düştüğünde, Wrestlemania gecesi ve Bray Wyatt'ın küçük Dominik'e musallat olduğu her lanet akşam... Ama hiç birini kullanmadın. Sana baktığım zaman, kendi kanını korumaktan aciz ve bir baba olmanın en temel fonksiyonunu bile yerine getiremeyen bir soytarı görüyorum. Ve sinirleniyorum adamım.. Sana sinirlenmesi gereken oğlunun yerine senin babalığını sorguluyorum. Şunu unutma Rey, ben PGW'nin beyaz meleğiyim. Ve meleklerin günlük rutinlerini bilirsin: Biraz şundan, biraz bundan.. ama günün sonunda muhakkak bir hesap listesi tutarlar öyle değil mi? Ve senin listene o kadar çok çizik attım ki, hesabın düşündüğünden daha ağır olacak evlat. Senin göründüğünden daha tehlikeli bir adam olduğunu biliyorum, bir adamın canına mal olduğunu da biliyorum. Vazifeşinas evlatlar, babalarının borçlarını öderler. Ama bu kez roller değişti. Sana kestiğim piyango bileti omzumda duruyor Rey (Wyatt omzundaki kemeri gösterip sırıtıyor) soru şu: Sana sunduğum şeyi kabul edecek kadar cesur musun? Hala çocukların süper kahramanı olmak istiyor musun oğlum? Öyleyse bir ara Bray amcana merhaba de! Follow… the buzzards.
Wyatt maskeye bakıp kahkahalar atarken kameralar aniden dönüyor ve Erick Rowan'ın ürkütücü siületiyle kapanıyor.
Piyangonun kime ne zaman vuracağı belli olmaz derler. Bazı adamlar, seneler boyu çalışıp didinmelerine rağmen iki adım öteye gidemez, bazıları ise sadece altı rakamla beraber hayatını kurtarır. Peki kader bunu neye göre seçiyor evlatlarım? Kader, nasıl karar veriyor da bazı adamları şah, bazılarını ise şahbaz ilan ediyor? Ona yön veren adamlar sayesinde, elbette. Genç Dominik buralarda uzun süre daha at koşturabilirdi. Biricik aşkına kavuşabilir, hayalini kurduğu başarı serüvenlerini sürdürebilir ve adını "efsaneler" adı verilen soytarı kumpanyasının arasına yazdırabilirdi.. Ne oldu da makus talih, Dominik'in yüzüne gülmedi. Piyango belki biraz şans işidir ama yanlış ata oynamak insanın kendi yapacağı bir tercihten ibarettir. Kendinden çok daha büyük kavgalara bulaşırsan, hak ettiğinden çok daha acı sonlara da razı olmalısın. O gece ihtiyar Bray amcanızı ringden muzaffer olarak çıkan şey sadece bilek gücü değil, insanoğlunun doğasının üzerine atılmış doğru bir zardan ibaret. İki aptal aşık, birbirlerinin kariyerine de, şampiyonluğuna da bir son yazamayacak kadar çelimsiz ve zayıflardı. Nitekim Perry, iş seçme şansına geldiğinde dostunun kariyerine mani olmak yerine arkadaşlığı seçti. Şimdi arkadaşını en ön sıradan uğurlama şansına sahip oluyor. Ve Wrestlemania her zaman izlediğimiz meçhul sonla bitiyor: Akbabaların ziyafet çığlıkları ve yıkıntıların arasında ayakta kalan bir Wyatt Family.
Wyatt hasır şapkasını düzeltiyor ve unvanını omzuna atıyor.
Önümüzdeki dönem, geçmiş dönemlerin daha acı dolu bir tekrarı olacak korkarım. Sesleri duyabiliyorum adamım, benim daha ne istediğimi soruyorlar. Artık defolup gitmemi istiyorlar, zira benden menüyü istedikleri zaman bu kadar ağır porsiyonlar servis edebileceğimi tahmin etmiyorlardı. Fakat bu çağ, Wyatt Family için söylev değil icraat çağı. Ve biz gittiğimiz her şehirde, çıktığımız her dövüşte karşımızda kim olursa olsun dozer gibi ezip geçmeye devam edeceğiz. Yeni dönemde, evlatlarım Erick ve Braun da onlardan çalınan altınlar için ava yeniden başlayacaklar. Ve sizler, unvan unvan, maç maç, mağlubiyet mağlubiyet hayatı benim dudaklarım arasından çıkan sözlerle öğrenmeye devam edeceksiniz. Sizleri tımar ediyorum adamım. Sizler, olmayan illüzyonların peşinde koşuyorsunuz. Hiç bir zaman hayalini kurduğunuz o altın saçlı kız gelip sizin hayatınızı bir cennete çevirmeyecek. Hiç bir zaman ihtiyar babanızın ayakçılığını yaptığı spor arabalı adamların banka hesabında görebildikleri rakamları göremeyeceksiniz. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, otuz ya da kırk yaşınıza geldiğiniz zaman geçirdiğiniz bu eziyet sizi hasta edecek ve o noktadan sonra da her şey hastane tahlillerinden ve mezar huzurundan ibaret olacak. Bunları söylüyorum, zira sevin veya sevmeyin ben sizin amcanızım ve amcaların birincil öncelikleri cahil yeğenlerini eğitmektir. Impure Şampiyonu Bray Wyatt için Wrestlemania sadece bir dinlenme molasıydı, bir ara öğün. Devam ediyoruz yola ve yine, her zamanki gibi kimin kellesini istediğimizi sır olarak saklamıyoruz.
Wyatt boştaki elini öne doğru çıkarıyor, gördüğümüz şey bir maske. Gaz lambasının ışığında bunun Rey Mysterio'ya ait, kırmızı renkte bir maske olduğunu görüyoruz.
Sister Abigail hiçliğe doğru gittiğinde bir şey yapamadık, zira hepimiz altı yedi yaşında çocuklardık. Onun kutsal bedenini bir çöp poşeti gibi kenara attıklarında ağlamak dışında bir seçenek, gözyaşı dışında bir çözüm yoktu. Eğer bir yaratıcı varsa, babaları da oğullarını korumaları için meydana getirir. Ne çeşit bir adam, kendi kanı ve canı acılar içinde sürünürken ortalarda gezinerek kendini erkek diye çağırabilir? (Wyatt maskeye bakıyor) Her zaman bir şansın vardı, oğlun çiftliğimize gelip esir düştüğünde, Wrestlemania gecesi ve Bray Wyatt'ın küçük Dominik'e musallat olduğu her lanet akşam... Ama hiç birini kullanmadın. Sana baktığım zaman, kendi kanını korumaktan aciz ve bir baba olmanın en temel fonksiyonunu bile yerine getiremeyen bir soytarı görüyorum. Ve sinirleniyorum adamım.. Sana sinirlenmesi gereken oğlunun yerine senin babalığını sorguluyorum. Şunu unutma Rey, ben PGW'nin beyaz meleğiyim. Ve meleklerin günlük rutinlerini bilirsin: Biraz şundan, biraz bundan.. ama günün sonunda muhakkak bir hesap listesi tutarlar öyle değil mi? Ve senin listene o kadar çok çizik attım ki, hesabın düşündüğünden daha ağır olacak evlat. Senin göründüğünden daha tehlikeli bir adam olduğunu biliyorum, bir adamın canına mal olduğunu da biliyorum. Vazifeşinas evlatlar, babalarının borçlarını öderler. Ama bu kez roller değişti. Sana kestiğim piyango bileti omzumda duruyor Rey (Wyatt omzundaki kemeri gösterip sırıtıyor) soru şu: Sana sunduğum şeyi kabul edecek kadar cesur musun? Hala çocukların süper kahramanı olmak istiyor musun oğlum? Öyleyse bir ara Bray amcana merhaba de! Follow… the buzzards.
Wyatt maskeye bakıp kahkahalar atarken kameralar aniden dönüyor ve Erick Rowan'ın ürkütücü siületiyle kapanıyor.
- Oynadığınız Karakterin Adı
- Bray Wyatt
