Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Kullanıcılar
Aylık Konu İstatistikleri
Şu anki ziyaretçiler
Yeni profil mesajları
Profil mesajlarında ara
Ayın En Çok Mesaj Atanları
Rozetler
ELITE Efektleri
ELITE Üyelik
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Konuya cevap cer
Ana sayfa
Forumlar
RPG
Prestige Grand Wrestling: PGW
PGW.com
3. Sezon Değerlendirmesi & Teşekkür
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Mesaj
<blockquote data-quote="jaques" data-source="post: 442786" data-attributes="member: 59"><p style="text-align: center">Öyle masum durduğuna bakmayın… Boss’un kendisidir, sinsinin önde gidenidir o.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Bu işleri pek beceremiyorum. Başladım mı da kısa bir şeyler yazıp atmayı seven bir insan değilim.Bir çoğunuz oyunun başladığı ekipte olduğumu biliyordur. Bu sezonun başında olduğumu da bilen vardır, bilmeyen vardır -hazır sezon sonlanmışken aramızda bir duvar olmaması adına böyle bir konu açmak istedim. 1. Sezonun ardından bir daha ekibe yolumun düşeceğini düşünmezdim. 2. Sezonda sadece oyuncu olarak fazlasıyla eğlenmişken hele… Ekibe dönmek, hele de tek baş booker olarak yapmak aklımın ucunda yoktu. Geçtiğimiz Temmuz ayında, 2. Sezonu yazan arkadaşlarım ekipten ayrılınca RPG’nin istikbali biraz sıkıntıya düştü. [USER=38]@keka[/USER] da vakit dönüş vaktidir dedikten sonra beni ekip grubuna aldı. Yine ikimiz bir şekil yürütürüz diyip kabul ettim tabii işler hayal ettiğim gibi olmadı. Keka’nın mental patladığı için sezon daha tam başlayamadan ayrılmak zorunda kaldı. Bu muhabbetten kendisine takıldığıma bakmayın, mental olarak zor bir süreçteydi ve bence kendisi için en iyisini yaptı. Tek sıkıntı ise oyunun geleceğiydi çünkü benim girişimden önce de çoğu arkadaşa oyunu yazma teklifi gitmişti ancak kabul etmemişlerdi. Geriye iki seçenek kalıyordu: ya oyuna süresiz bir şekilde ara verecektik ya da tek baş booker olarak koca bir sezonu tasarlayacaktım. Amacım en başından beri bir fedakarlık hikayesi yazmak değildi aslında, ikinci seçeneği seçtim çünkü bu şirketin bende manevi bir değeri var. İlk sezonunda yazar olarak emek ettikten, ikinci sezonunda bir oyuncu olarak eğlenmemden dolayı burayı eski RPG’ler gibi görmüyorum. Ortada hevesli bir kitle de varken bir yola baş koydum. Şu an bu yazıyı yazdığıma göre de neredeyse 10 aylık bir maratonun sonuna geldik ve cidden garip hissettiriyor. RPG hepimizin ortak noktası ancak hiçbir serüvenle böyle bir bağ kurmamıştım. PGW her zaman ayrı bir yerde olacak.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Tabii komik şey şu ki oturup madde yazmadığım bir sezon oldu bu. Bu yüzden oyun sadece benim sayemde devam etmedi. Bu sezon şovları size sunan üç kişi vardı. İkisine zor zamanlarında bile her hafta ellerinden geleni yapmalarından dolayı çok teşekkür ediyorum. En çok da diğer arkadaşa, 1. Sezondan beri ekipten ayrılmamış ve resmen PGW ekibinin kendisi olmuş arkadaşıma teşekkür etmem gerekiyor. Kendisi 3 senedir öyle bir emek veriyor ki bu oyuna inanın o olmasaydı benim yazdığım senaryoların hiçbir anlamı olmayacaktı, çünkü maddeye dönüşmeyecekti. Yazdığım build-up’ları ve taslakları somut şov maddelerine dökecek zamanım çok olmadı. Haftalık şovların ve PPV’lerin abartısız söylüyorum ki yarısından fazlasının sadece bu arkadaşımın elinden çıkan, onun yazdığı maddelerden oluştuğuna emin olabilirsiniz. Zaten kendine has bir yazımı var, imzası belli de oluyor. Taslağın hepsini yazdığı, benim çözüm bulamadığım bazı feudlar için benden daha yaratıcı fikirler ürettiği çok oldu. Hepimiz onun bu emeğine çok şey borçlu olsak da iyi haber şu ki kendisi bu göreve devam edecek. Hatta direkt 4. Sezonun onun kaleminden çıkacağını söyleyebilirim. Bu yüzden önümüzdeki sezonda yabancılık hissetmeyeceğinize eminim. Ona buradan son bir defa daha teşekkür ediyorum, bu sezonun asıl kahramanı benim gözümde kendisi. O olmasa benim yazdığım tüm o upuzun build-upların ve hikayelerin bir anlamı olmayacaktı. Eline emeğine sağlık, çok seviliyorsun.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Sezonun kabataslağına gelecek olursak oyun başlarken, Temmuz-Ağustos döneminde hazırdı aslında. Zayn ve STG’nin çetrefilli yolu, MJF’in sezon boyu belindeki kemerlerin değişimi, Bray Wyatt’ın RPG tarihine geçecek saltanatı (ilk plana göre bu kadar uzun sürmeyecekti tabii)… Hepinizin karakterini say say bitiremem. Elbette karakter bırakmalar, inaktiflikler yüzünden çok şey değişti ancak sezonun ana odağına koyduğum karakterlerin sahiplerinin neredeyse tamamı beni hayal kırıklığına uğratmadı. Kendi karakterimin de geçen sezonda oyuncu olduğum dönemden kalan bir çantası vardı. Eski ekibin bana bu yadigarı çok da güzel oldu çünkü çanta serüvenini uzatıp cılkını çıkarma özgürlüğü vardı artık. Kendim ne kadar baş booker olsam da oyunculuğa da önem veriyorum. Genelde RPG yönetme sürecinde yer alanlar ya oyunculuk tarafını bırakırlar ya da kendi karakterini Tanrı yapıp oyuncuları harcarlar. Ben ise bu serüvende ilk sezonki sistemimi büyütmeyi amaçladım. Aktif şov takibi ve promo konusunda da bir oyuncudan farksız takılmaya çalışarak karakterimi joker olarak kullanmayı tercih ettim. Kısacası WHC için geçiş şampiyonuna ihtiyaç vardı, rövanş kovalamayacak ve rakibine katkı sağlayacak bir adam lazımdı o Dominik oldu. PUREC’yi Rumble kazanan Zayn’den koparıp mutsuz sonla Bray Wyatt’a uzatacak bir kurbana ihtiyaç vardı o da Dominik oldu. Bu süreçte çar Triple Crown falan yaptı tabii o güldürüyor halen ancak umuyorum ki hiçbiriniz karakterden memnuniyetsizlik duymamışsınızdır. Sami Zayn, John Cena, Finn Balor, Carlito, Dragon T, hatta PGWC kaybedip boşluğa düşebilecek Bray Wyatt gibi isimler hep yükseliş yaşamayı hak eden isimlerdi ve Dominik aslında onların yükselişi için basamaktı. İçimde şunu da yapsaydım dediğim bir ukte yok karakter bazında. Umarım hepinizin karakterine sadece bir yazar olarak değil, Dom karakteriyle oyun içinde de bir fayda sağlayabilmişimdir.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Bazılarınız için, hikaye bazında yer yer çok umutsuzluğa düştüğünüz dönemler olmuştur ama hikayelerinizin sonunda hepinizin buna değdiğini hissettirmek istedim. Özel teşekkür etmek istediğim iki oyuncu var, [USER=640]@anti-hero[/USER] ve [USER=145]@American Psycho[/USER]. Dark STG’nin çekmediği şey kalmadı bu sezon, onun üzerinden inanılmaz bir hikaye yaratmak istedim çünkü. Karakteri Bad Blood’da zirveye oturtmak ekipteki ilk günümdeki planımdı ama bunun çok basit kaçacağını düşündüm çünkü kesinlikle RTWM dönemine damga vurması gereken biriydi ve kurşunu erken sıkmak olurdu bu. Wyatt’ın tarihi saltanatını bitiren adam olarak tarihe geçmesi ve bunu PAYBACK100’de yapması bir nebze olsun karakter için amaçladığım vuruculuğa yakındı. Aynı şey Zayn için de geçerli. Sahibini kapanan forumda SOILED şirketindeki unutamadığım performansıyla hatırlıyorum. O oyun 2 ay sürdüğü için çok zaman geçirememiştik ama bu sezonu devralırken en büyük potansiyellerin başında geliyordu benim için. RPG yazıyorsam kesinlikle hayalini kurduğum bir transferdi yani… Summerslam’de Jack Perry inaktifken kemeri vermeyi düşündüm ama yine anlamlı bir hikayeyle bunu başaracakmış gibi hissettirmedi. Bu yüzden bu başarı hikayesini tüm sezona yaydım, yer yer umutsuz hissettiği olmuştur ama hiçbir zaman karakterlerinin momentum’unu katledecek derecede bir olay yaşamamasına özen gösterdim – STG VE MITB 2026’DAKİ CASH-IN'İ BU DEDİĞİMİ ÇÜRÜTÜYOR ELBETTE. O çok riskli bir booking kararıydı ama PAYBACK100’deki tarihi galibiyet ile buna değmiştir diye düşünüyorum. Doğruyu söyleyeyim, en yakın arkadaşlarıma bile o kadar uzun süreli hikaye yazsam oyunu bırakırlardı. Özgür’ü 2015’den beri RPG’lerde görürüm ancak hiç aynı dönemde denk gelmemiştik. Dark STG karakterinin tüm serüvenindeki sabrı nedeniyle gerçekten gördüğüm en kaliteli RPG oyuncularından birisi konumuna oturdu. Aynı şekilde adaşı, Özgür Başaran hakkında çok da bir şey demeye gerek yok. 2015’de, ilk defa RPG ekibine çaylak olarak girdiğimde bu oyunu yazmaya kafa patlatıyordu ve benim mentalimde olan nadir kişilerdendi. Yazar olsa da oyunculuk tarafını da kullanan ve karakterini joker olarak kullanan, bu sayede oyunculara Bray Wyatt olarak oyun içi de katkı sağlayan birisi olması bende hep güzel bir intiba bırakmıştı. Sanırım ilk defa bu kadar uzun bir süre ekip üyesi olmadan oyuncu oldu ve verdiği inanılmaz emekle kesinlikle tarih yazmayı hak etti. İki kuzene gelirsek çok da bir şey demeye gerek yok, Özer’siz RPG tuzsuz yemeğe benzer. Aynı karakter ile 3 koca senenin ardından, bu sezonun ortalarını monoton geçirse de son aylarla finali çok güzel yaptığını düşünüyorum. Venis’e yakışan bir veda turu oldu. Onun üstüne Furkan da bu sezon try hard oyunculuk yapınca her şey çok daha güzel oldu. John Cena’nın sezon başındaki haline ve sezon bitişindeki geldiği konuma bakınca gerçekten inanılmaz bir hikaye görüyorum. Mert Lakot’u es geçmeyelim … Rollins’i döndürme işiyle sezona çok ayrı bir seviye atlattırdı, bu kadar kısa bir sürede bence kariyer performansı verdi. Seattle’da bacak kırmak herkese nasip olmaz… Taha da sezon başı çok çekti benim uzun hikayelerimden ama yılmadı ve tarih yazdı. Bir oyuncu olarak, oyuna verdiği destek yadırganamaz. Main Event’de ana kemeri de aldı artık geçmiş olsun hepinize Wyatt tarzı bir reign’e hazır olun.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">-Ayrıca Dragon T & Rey dayısı vs. Lashley & Hammerstone feud’u olay oldu, hepsine şapka çıkarıp devam edeyim-</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Hikayesi iyi başlayıp, iyi bitmeyen karakterler de var elbette. Buruk sonlara rağmen karaktere bir şeyler katmayı seçtiklerim... MJF bu isimlerin başında geliyor. Sezon başı tarih yazmasını amaçladım, aynı gün hem TVC hem PUREC alarak bence egale edilmesi zor bir başarıya imza attı. Döndüğü gibi en tepeden giriş yaptı, ROH onun sayesinde anlam kazandı ancak genele vurduğunuzda PPV’lerden mağlup ayrılan bir karakterdi MJF. Kağıt üstünde beli gerçekten boş gezmese de hikayesi sona yaklaştıkça grileşti. Hacken ağabey eğer devam ederse önümüzdeki sezonda karakter gelişimi arşa çıkmış bir MJF ile inanılmaz bir dominasyon izletecek diye düşünüyorum. Bu dediğim aynı şekilde Jeff Hardy için de bu geçerlidir. Bu sezon TTC + TVC almış olmasına, Grand Slam yapmış olmasına rağmen Jeff karakteri bence tıkanmıştı. Aslında karakter Will Ospreay feud’u ile değişecekti ama orada karakter bırakma nedeniyle iptal olan çok şey oldu. Finalde Rollins hikayesiyle Jeff karakterini artık farklı bir hale getirmek, hastalıklı bir heel karaktere dönüştürmek istedim. Hiç ara vermeden devam eden bir karakter var ortada ama Seattle’da yaşayıp yaşattıklarından sonra bence en ilgi çekici hikayelerin başını çekecek. VE SON OLARAK UNDISPUTED KINGDOM’A GELELİM. Barış, Enes ve Alper çok yakın arkadaşlarımdır. GBB ile 12 yıllık bir arkadaşlığımız var ve bu dostluk tamamen 2014 senesinde RPG sayesinde doğdu. ECH ile de bir o kadar senedir tanışığız ama pandemi döneminde çok daha yakınlaştık ki uzun zamandır benim için bir abiden fazlası. Alper Söylemez lavuğunu saymıyorum zaten adamı 6 yıldır Dezin’den fazla denk geliyorum adama. Onları bu yüzden biraz yıpratmış olabilirim, özellikle Alper’in Del Rio/Grande’sini. Fakat finalde buruk da olsa hepsinin hikayesini anlamlı bitirmeye çalıştım. Barış'ın Finn'i için WM ME bence WHC almaktan daha önemliydi en azından 4. sezonda bunun verdiği ağırlıkla devam eder çar. ECH'nin de asker dönüşü yarım kalan bir hikayesi var. Söylemez'e x4 yaptıramadık ama TTC verdik kardesim... Hepsi anlamlı başarılar elde ettiler, yeri geldi kaybettiler ama hikayeleri anlamlı oldu diye umuyorum.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Önümüzdeki ay üniversiteden mezun oluyorum, aynı zamanda bir dergide çalışıyorum ve üstüne yüksek lisans kovaladığım bir döneme girdim. 4. Sezonda buralarda olmayacağım. Benim anlatacağım hikaye bu kadardı. Bu sezonun üstüne bir baş booker olarak RPG’ye fazlasını katmak gibi bir hedefim de kalmadı artık. Elbette RPG’yi bırakıyorum mesajı değil bu, sözde pandemi zamanında bırakıyorduk bu oyunu… Eminim ki yazar olarak dönmeyecek olsam da oyuncu olarak gün gelir tekrar aranızda olurum. ismailkartal – fb dinamiği gibi bir ardaelci-pgw dinamiği var bu hayatta.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">Hepinize bu güzel sezon için teşekkür ediyorum, seviliyorsunuz.</p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><img class="smilie smilie--emoji" loading="lazy" alt="🥾" title="Yürüyüş botu :hiking_boot:" src="https://cdn.jsdelivr.net/joypixels/assets/6.0/png/unicode/64/1f97e.png" width="22" height="22" data-shortname=":hiking_boot:" /><img class="smilie smilie--emoji" loading="lazy" alt="🥾" title="Yürüyüş botu :hiking_boot:" src="https://cdn.jsdelivr.net/joypixels/assets/6.0/png/unicode/64/1f97e.png" width="22" height="22" data-shortname=":hiking_boot:" /></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center">[MEDIA=youtube]veohBam4pik[/MEDIA]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="jaques, post: 442786, member: 59"] [CENTER]Öyle masum durduğuna bakmayın… Boss’un kendisidir, sinsinin önde gidenidir o. Bu işleri pek beceremiyorum. Başladım mı da kısa bir şeyler yazıp atmayı seven bir insan değilim.Bir çoğunuz oyunun başladığı ekipte olduğumu biliyordur. Bu sezonun başında olduğumu da bilen vardır, bilmeyen vardır -hazır sezon sonlanmışken aramızda bir duvar olmaması adına böyle bir konu açmak istedim. 1. Sezonun ardından bir daha ekibe yolumun düşeceğini düşünmezdim. 2. Sezonda sadece oyuncu olarak fazlasıyla eğlenmişken hele… Ekibe dönmek, hele de tek baş booker olarak yapmak aklımın ucunda yoktu. Geçtiğimiz Temmuz ayında, 2. Sezonu yazan arkadaşlarım ekipten ayrılınca RPG’nin istikbali biraz sıkıntıya düştü. [USER=38]@keka[/USER] da vakit dönüş vaktidir dedikten sonra beni ekip grubuna aldı. Yine ikimiz bir şekil yürütürüz diyip kabul ettim tabii işler hayal ettiğim gibi olmadı. Keka’nın mental patladığı için sezon daha tam başlayamadan ayrılmak zorunda kaldı. Bu muhabbetten kendisine takıldığıma bakmayın, mental olarak zor bir süreçteydi ve bence kendisi için en iyisini yaptı. Tek sıkıntı ise oyunun geleceğiydi çünkü benim girişimden önce de çoğu arkadaşa oyunu yazma teklifi gitmişti ancak kabul etmemişlerdi. Geriye iki seçenek kalıyordu: ya oyuna süresiz bir şekilde ara verecektik ya da tek baş booker olarak koca bir sezonu tasarlayacaktım. Amacım en başından beri bir fedakarlık hikayesi yazmak değildi aslında, ikinci seçeneği seçtim çünkü bu şirketin bende manevi bir değeri var. İlk sezonunda yazar olarak emek ettikten, ikinci sezonunda bir oyuncu olarak eğlenmemden dolayı burayı eski RPG’ler gibi görmüyorum. Ortada hevesli bir kitle de varken bir yola baş koydum. Şu an bu yazıyı yazdığıma göre de neredeyse 10 aylık bir maratonun sonuna geldik ve cidden garip hissettiriyor. RPG hepimizin ortak noktası ancak hiçbir serüvenle böyle bir bağ kurmamıştım. PGW her zaman ayrı bir yerde olacak. Tabii komik şey şu ki oturup madde yazmadığım bir sezon oldu bu. Bu yüzden oyun sadece benim sayemde devam etmedi. Bu sezon şovları size sunan üç kişi vardı. İkisine zor zamanlarında bile her hafta ellerinden geleni yapmalarından dolayı çok teşekkür ediyorum. En çok da diğer arkadaşa, 1. Sezondan beri ekipten ayrılmamış ve resmen PGW ekibinin kendisi olmuş arkadaşıma teşekkür etmem gerekiyor. Kendisi 3 senedir öyle bir emek veriyor ki bu oyuna inanın o olmasaydı benim yazdığım senaryoların hiçbir anlamı olmayacaktı, çünkü maddeye dönüşmeyecekti. Yazdığım build-up’ları ve taslakları somut şov maddelerine dökecek zamanım çok olmadı. Haftalık şovların ve PPV’lerin abartısız söylüyorum ki yarısından fazlasının sadece bu arkadaşımın elinden çıkan, onun yazdığı maddelerden oluştuğuna emin olabilirsiniz. Zaten kendine has bir yazımı var, imzası belli de oluyor. Taslağın hepsini yazdığı, benim çözüm bulamadığım bazı feudlar için benden daha yaratıcı fikirler ürettiği çok oldu. Hepimiz onun bu emeğine çok şey borçlu olsak da iyi haber şu ki kendisi bu göreve devam edecek. Hatta direkt 4. Sezonun onun kaleminden çıkacağını söyleyebilirim. Bu yüzden önümüzdeki sezonda yabancılık hissetmeyeceğinize eminim. Ona buradan son bir defa daha teşekkür ediyorum, bu sezonun asıl kahramanı benim gözümde kendisi. O olmasa benim yazdığım tüm o upuzun build-upların ve hikayelerin bir anlamı olmayacaktı. Eline emeğine sağlık, çok seviliyorsun. Sezonun kabataslağına gelecek olursak oyun başlarken, Temmuz-Ağustos döneminde hazırdı aslında. Zayn ve STG’nin çetrefilli yolu, MJF’in sezon boyu belindeki kemerlerin değişimi, Bray Wyatt’ın RPG tarihine geçecek saltanatı (ilk plana göre bu kadar uzun sürmeyecekti tabii)… Hepinizin karakterini say say bitiremem. Elbette karakter bırakmalar, inaktiflikler yüzünden çok şey değişti ancak sezonun ana odağına koyduğum karakterlerin sahiplerinin neredeyse tamamı beni hayal kırıklığına uğratmadı. Kendi karakterimin de geçen sezonda oyuncu olduğum dönemden kalan bir çantası vardı. Eski ekibin bana bu yadigarı çok da güzel oldu çünkü çanta serüvenini uzatıp cılkını çıkarma özgürlüğü vardı artık. Kendim ne kadar baş booker olsam da oyunculuğa da önem veriyorum. Genelde RPG yönetme sürecinde yer alanlar ya oyunculuk tarafını bırakırlar ya da kendi karakterini Tanrı yapıp oyuncuları harcarlar. Ben ise bu serüvende ilk sezonki sistemimi büyütmeyi amaçladım. Aktif şov takibi ve promo konusunda da bir oyuncudan farksız takılmaya çalışarak karakterimi joker olarak kullanmayı tercih ettim. Kısacası WHC için geçiş şampiyonuna ihtiyaç vardı, rövanş kovalamayacak ve rakibine katkı sağlayacak bir adam lazımdı o Dominik oldu. PUREC’yi Rumble kazanan Zayn’den koparıp mutsuz sonla Bray Wyatt’a uzatacak bir kurbana ihtiyaç vardı o da Dominik oldu. Bu süreçte çar Triple Crown falan yaptı tabii o güldürüyor halen ancak umuyorum ki hiçbiriniz karakterden memnuniyetsizlik duymamışsınızdır. Sami Zayn, John Cena, Finn Balor, Carlito, Dragon T, hatta PGWC kaybedip boşluğa düşebilecek Bray Wyatt gibi isimler hep yükseliş yaşamayı hak eden isimlerdi ve Dominik aslında onların yükselişi için basamaktı. İçimde şunu da yapsaydım dediğim bir ukte yok karakter bazında. Umarım hepinizin karakterine sadece bir yazar olarak değil, Dom karakteriyle oyun içinde de bir fayda sağlayabilmişimdir. Bazılarınız için, hikaye bazında yer yer çok umutsuzluğa düştüğünüz dönemler olmuştur ama hikayelerinizin sonunda hepinizin buna değdiğini hissettirmek istedim. Özel teşekkür etmek istediğim iki oyuncu var, [USER=640]@anti-hero[/USER] ve [USER=145]@American Psycho[/USER]. Dark STG’nin çekmediği şey kalmadı bu sezon, onun üzerinden inanılmaz bir hikaye yaratmak istedim çünkü. Karakteri Bad Blood’da zirveye oturtmak ekipteki ilk günümdeki planımdı ama bunun çok basit kaçacağını düşündüm çünkü kesinlikle RTWM dönemine damga vurması gereken biriydi ve kurşunu erken sıkmak olurdu bu. Wyatt’ın tarihi saltanatını bitiren adam olarak tarihe geçmesi ve bunu PAYBACK100’de yapması bir nebze olsun karakter için amaçladığım vuruculuğa yakındı. Aynı şey Zayn için de geçerli. Sahibini kapanan forumda SOILED şirketindeki unutamadığım performansıyla hatırlıyorum. O oyun 2 ay sürdüğü için çok zaman geçirememiştik ama bu sezonu devralırken en büyük potansiyellerin başında geliyordu benim için. RPG yazıyorsam kesinlikle hayalini kurduğum bir transferdi yani… Summerslam’de Jack Perry inaktifken kemeri vermeyi düşündüm ama yine anlamlı bir hikayeyle bunu başaracakmış gibi hissettirmedi. Bu yüzden bu başarı hikayesini tüm sezona yaydım, yer yer umutsuz hissettiği olmuştur ama hiçbir zaman karakterlerinin momentum’unu katledecek derecede bir olay yaşamamasına özen gösterdim – STG VE MITB 2026’DAKİ CASH-IN'İ BU DEDİĞİMİ ÇÜRÜTÜYOR ELBETTE. O çok riskli bir booking kararıydı ama PAYBACK100’deki tarihi galibiyet ile buna değmiştir diye düşünüyorum. Doğruyu söyleyeyim, en yakın arkadaşlarıma bile o kadar uzun süreli hikaye yazsam oyunu bırakırlardı. Özgür’ü 2015’den beri RPG’lerde görürüm ancak hiç aynı dönemde denk gelmemiştik. Dark STG karakterinin tüm serüvenindeki sabrı nedeniyle gerçekten gördüğüm en kaliteli RPG oyuncularından birisi konumuna oturdu. Aynı şekilde adaşı, Özgür Başaran hakkında çok da bir şey demeye gerek yok. 2015’de, ilk defa RPG ekibine çaylak olarak girdiğimde bu oyunu yazmaya kafa patlatıyordu ve benim mentalimde olan nadir kişilerdendi. Yazar olsa da oyunculuk tarafını da kullanan ve karakterini joker olarak kullanan, bu sayede oyunculara Bray Wyatt olarak oyun içi de katkı sağlayan birisi olması bende hep güzel bir intiba bırakmıştı. Sanırım ilk defa bu kadar uzun bir süre ekip üyesi olmadan oyuncu oldu ve verdiği inanılmaz emekle kesinlikle tarih yazmayı hak etti. İki kuzene gelirsek çok da bir şey demeye gerek yok, Özer’siz RPG tuzsuz yemeğe benzer. Aynı karakter ile 3 koca senenin ardından, bu sezonun ortalarını monoton geçirse de son aylarla finali çok güzel yaptığını düşünüyorum. Venis’e yakışan bir veda turu oldu. Onun üstüne Furkan da bu sezon try hard oyunculuk yapınca her şey çok daha güzel oldu. John Cena’nın sezon başındaki haline ve sezon bitişindeki geldiği konuma bakınca gerçekten inanılmaz bir hikaye görüyorum. Mert Lakot’u es geçmeyelim … Rollins’i döndürme işiyle sezona çok ayrı bir seviye atlattırdı, bu kadar kısa bir sürede bence kariyer performansı verdi. Seattle’da bacak kırmak herkese nasip olmaz… Taha da sezon başı çok çekti benim uzun hikayelerimden ama yılmadı ve tarih yazdı. Bir oyuncu olarak, oyuna verdiği destek yadırganamaz. Main Event’de ana kemeri de aldı artık geçmiş olsun hepinize Wyatt tarzı bir reign’e hazır olun. -Ayrıca Dragon T & Rey dayısı vs. Lashley & Hammerstone feud’u olay oldu, hepsine şapka çıkarıp devam edeyim- Hikayesi iyi başlayıp, iyi bitmeyen karakterler de var elbette. Buruk sonlara rağmen karaktere bir şeyler katmayı seçtiklerim... MJF bu isimlerin başında geliyor. Sezon başı tarih yazmasını amaçladım, aynı gün hem TVC hem PUREC alarak bence egale edilmesi zor bir başarıya imza attı. Döndüğü gibi en tepeden giriş yaptı, ROH onun sayesinde anlam kazandı ancak genele vurduğunuzda PPV’lerden mağlup ayrılan bir karakterdi MJF. Kağıt üstünde beli gerçekten boş gezmese de hikayesi sona yaklaştıkça grileşti. Hacken ağabey eğer devam ederse önümüzdeki sezonda karakter gelişimi arşa çıkmış bir MJF ile inanılmaz bir dominasyon izletecek diye düşünüyorum. Bu dediğim aynı şekilde Jeff Hardy için de bu geçerlidir. Bu sezon TTC + TVC almış olmasına, Grand Slam yapmış olmasına rağmen Jeff karakteri bence tıkanmıştı. Aslında karakter Will Ospreay feud’u ile değişecekti ama orada karakter bırakma nedeniyle iptal olan çok şey oldu. Finalde Rollins hikayesiyle Jeff karakterini artık farklı bir hale getirmek, hastalıklı bir heel karaktere dönüştürmek istedim. Hiç ara vermeden devam eden bir karakter var ortada ama Seattle’da yaşayıp yaşattıklarından sonra bence en ilgi çekici hikayelerin başını çekecek. VE SON OLARAK UNDISPUTED KINGDOM’A GELELİM. Barış, Enes ve Alper çok yakın arkadaşlarımdır. GBB ile 12 yıllık bir arkadaşlığımız var ve bu dostluk tamamen 2014 senesinde RPG sayesinde doğdu. ECH ile de bir o kadar senedir tanışığız ama pandemi döneminde çok daha yakınlaştık ki uzun zamandır benim için bir abiden fazlası. Alper Söylemez lavuğunu saymıyorum zaten adamı 6 yıldır Dezin’den fazla denk geliyorum adama. Onları bu yüzden biraz yıpratmış olabilirim, özellikle Alper’in Del Rio/Grande’sini. Fakat finalde buruk da olsa hepsinin hikayesini anlamlı bitirmeye çalıştım. Barış'ın Finn'i için WM ME bence WHC almaktan daha önemliydi en azından 4. sezonda bunun verdiği ağırlıkla devam eder çar. ECH'nin de asker dönüşü yarım kalan bir hikayesi var. Söylemez'e x4 yaptıramadık ama TTC verdik kardesim... Hepsi anlamlı başarılar elde ettiler, yeri geldi kaybettiler ama hikayeleri anlamlı oldu diye umuyorum. Önümüzdeki ay üniversiteden mezun oluyorum, aynı zamanda bir dergide çalışıyorum ve üstüne yüksek lisans kovaladığım bir döneme girdim. 4. Sezonda buralarda olmayacağım. Benim anlatacağım hikaye bu kadardı. Bu sezonun üstüne bir baş booker olarak RPG’ye fazlasını katmak gibi bir hedefim de kalmadı artık. Elbette RPG’yi bırakıyorum mesajı değil bu, sözde pandemi zamanında bırakıyorduk bu oyunu… Eminim ki yazar olarak dönmeyecek olsam da oyuncu olarak gün gelir tekrar aranızda olurum. ismailkartal – fb dinamiği gibi bir ardaelci-pgw dinamiği var bu hayatta. Hepinize bu güzel sezon için teşekkür ediyorum, seviliyorsunuz. 🥾🥾 [MEDIA=youtube]veohBam4pik[/MEDIA][/CENTER] [/QUOTE]
Yükleniyor…
Alıntı ekle…
İnsan doğrulaması
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
RPG
Prestige Grand Wrestling: PGW
PGW.com
3. Sezon Değerlendirmesi & Teşekkür
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Uygulamayı yükle
Yükle
Forumlar
Neler yeni
Giriş yap
Kayıt ol
Ara
Anasayfa
Üst
Alt
Tema Rengi
Sıfırla