Val Venis: Dibe vurmak mı? (Alaycı bir nefes veriyor) Sami, sen hâlâ aynı hatayı yapıyorsun. Sen acı çekmeyi, masaların üzerine çakılmayı ve enkazlardan doğmayı bir şeref madalyası gibi boynunda taşıyorsun. Ama gerçek şu ki dostum- kimse senin ne kadar acı çektiğinle ilgilenmiyor. İnsanlar sadece kimin elinde o kemerle merdivenin tepesinde durduğuna bakıyor. Sen o gece o masaya çakıldığında insanlar "Vay canına, Sami ne kadar dirençli!" dememişlerdi; "Sami yine başaramadı!" dediler. Sen acını kutsallaştırıyorsun çünkü elinde kalan tek şey bu! Başarısızlığını bir dava gibi pazarlıyorsun çünkü bir şampiyon olmanın ağırlığını taşıyacak kadar omurgalı değilsin- anca onu kovaladığında ilgileri toplayabilecek kadar kaybolmuşsun! (Sesini yükselterek devam ediyor) Beni de yanında aşağı çekeceksin, huh? Look Sami, ben senin rutubetli ve depresif dünyana ait değilim. Ben ışıklar için yaratıldım, sen ise o ışıkların altındaki gölgelerde debelenmek için. (Sırıtıyor) Senin ruhun kazanmaya değil, (Vurguluyor) güzel kaybetmeye programlanmış. Sen bir savaşçı değilsin, sen sadece seyirciye (Bastırıyor) ACI PORNOSU izleten bir kurbansın. Ve dürüst olalım... Sen aslında o merdivenden düşmeyi, o kemeri kazanmaya tercih ediyorsun çünkü kazanırsan, artık sığınacağın bir mağduriyetin kalmayacak! Sen şampiyon olmaktan korkuyorsun Sami Zayn, sen o zirvedeki yalnızlıktan, o sahte dediğin ama aslında boyunu aşan o sorumluluktan ödün kopuyor! Altına sıçıyorsun! Git şimdi. Git ve WrestleMania’ya kadar hangi masanın üzerine daha estetik düşerim diye çalış- şimdi in bu merdivenden ve o çok sevdiğin yuvana geri dön. Zirve, yetişkinlerin oyun alanıdır... Senin gibi travmalarına aşık olanların değil!
başyapıt