- Katılım
- 4 Tem 2023
- Konular
- 140
- Mesajlar
- 9,348
- Beğeni sayısı
- 2,289
- PG Nakit
- 550
- RPG Karakteri
- Bray Wyatt
WYATT!
Işıklar sönüyor, girişte gaz lambasıyla Bray Wyatt görünüyor. Wyatt ağır ağır ringe ilerlerken ekranda Dominik Mysterio ve Liv Morgan'la yaşadığı olaya ilişkin özetleri izliyoruz. Wyatt iplerin arasından kayarak içeri giriyor ve sallanan sandalyesine kurulduktan sonra bir süre sallanıyor. Lambaya üflemek yerine yere bırakıyor ve kısık ışıkta konuşmaya başlıyor.
Büyük ideallere sahip delikanlıların ölümleri de büyük olur. PGW çöplüğünde tarih yazmaya niyetlenen cesur yürekler, eylemlerin bir sonucu olduğunu unutmamalı. Neticede hepimiz aynı denizde yüzüyoruz, ama bazılarımız dalgalarla daha iyi mücadele ederken, bazılarımız ilk ters akıntıda geberip gidiyor. (Wyatt elini sallıyor) Bu başarısızlık öykülerinden o kadar fazlasına şahit oldum ki artık gördüğüm hiç bir şeyin şaşırtmayacağını söyleyebilirdim. Ta ki minik Dom'la tanışana kadar. Tabi, buna bir tanışma diyebilirseniz. 1 seneye yakın süren bir hükümdarlık dönemine, aşağılıkça ve adice bir son yazmayı uygun bulan bu genç adamın gayesizliği ve ahmaklığı pek çok kişiye ibret. PGW'de yükselmeye çalışan genç adamlar, Dominik'in yaptığı ahmaklıkları bir kenara not ederek kendilerine daha sağlıklı bir patika oluşturabilirler. Normal şartlarda, Wrestlemania'ya ilerlerken PGW Şampiyonluğu üzerinden PGW ölümlülerine kabus olmam gerekirdi.. ancak buradayız. Ve Dominik'in her şeyden çok değer verdiği biricik aşkı Liv Morgan'ın da içinde bulunduğu bir sandalda ilerliyoruz... (Wyatt sakalını ovuşturuyor ve seyirciye bakıyor) Impure şampiyonluğuna talip olduğumdan bu yana ilerlediğim güzergah, bana Dominik ve Liv'in arasındaki telenovelaları andıran bu küçük öykünün çok da anlam ifade etmediğini gösterdi. Bana inanın adamım, bu yerkürede bir adamla bir kadını bir araya getirebilecek tek şey cinselliktir; yani hayvansal dürtüler. Kalan muhteviyat ise, bir araya gelmek istediği kadını elde edemeyen yaşlı bunakların şiir kitaplarındaki hezeyanlardan ibaret. Fakat burada alınacak bir ders var, küçük Liv'in sadece bir hafta içinde bizim ahmak Romeo'muzun sevgi sözcüklerine ve yalvarmalarına rağmen Wyatt Ailesi tabiatına sığınması, benim PGW içinde gerçekten bu dünyayı güzel hale getirmek isteyen tek adam olduğumun ispatı. Ve Liv, benim sancağımın altında savaşmak isteyen pek çok kişiden yalnızca birisi.
Wyatt ayağa kalkıp şapkasını düzeltiyor ve volta atmaya koyuluyor.
Bu dünyanın düzeni basittir madamlar ve mösyöler.. Kadınlar doğar, doğurur ve ölür. Erkekler doğar, mücadele eder ve ölür. Kimi gençken, kimi yaşlıyken ama nefes alan her canlı bir gün içinde istirahat edeceği taş yatağa daha rahat uzanma arayışındadır aslında. İnandığınız tanrılar ve dinler, sizlere görebilmeniz için gözler verdi. Duyabilmeniz için kulaklar verdi.. Ve üreyebilmeniz için de organlar verdi. Lakin üreme içgüdüsüne büyük anlamlar yükleyerek bunu bir felsefe haline getirebilecek kadar cahillik şu dünyada sadece insanlarda var.. Genç bir adam ve genç bir kadın bir araya gelir, kanları kaynar.. ve o şehvetlerden piçler doğar. Bizim cahil delikanlımız ile Liv Morgan arasındaki öykünün de yegane özeti budur. Ancak bu, bizi, Wyatt Ailesini ilgilendirmiyor. Liv Morgan'a el koyma sebebim, ona değer vermem yahut büyük eylemler başarabileceğini düşünmem değildi. Onun bana Dominik'i ve daha ileride Impure şampiyonluğunu getirecek anahtar olduğunu biliyordum. Fakat sorun şu, bu yol nereye ilerliyor ve tam olarak nerede bitiyor? Dominik, ben senin yerinde olsaydım üzerime düşeni yapar ve ihtiyar Bray amcana Impure unvanını altın bir tepside sunardım evlat. Zira senin adına "aşk" dediğin bu şeyi kontrol altına aldım, aşağıladım ve çiftliğimde zincire vurup bir mezat ürünü gibi sergiledim. Bir ahmak gibi ölümüne doğru koştun ve tek başına Wyatt Family'i kendi evinde yenebileceğini düşündün. Ve sonuç? Onurun ve insaniyet duyguna ek olarak, bir de kız arkadaşından oldun. Fakat sana onu geri verebilirim Dominik. Emin ol, onu hor kullanmadık. Fakat hangi seçimi yapacağını ikimiz de biliyoruz evlat, kız arkadaşını rehin tuttuğumuzu iddia edecek ve üzerime hücum etmeye devam edeceksin.. Peki gerçekten de gitmen gereken yolun bu olduğuna inanıyor musun?
Wyatt kafasını kaldırıp Wrestlemania logosuna bakıyor.
Bu alışverişi çok daha kolay halledebileceğimizi biliyorum. Benden bir şey çaldın.. şimdi çaldığın şeyin yerine yenisini koyup telafi etmeye başlayabilirsin evlat. Bana altınımı getir ve aşk hikayenin devam etmesine izin vereyim. Bana unvanımı teslim et ve senin tekrardan adına sevgi dediğin bu ahmaklığı sürdürmeni sağlayayım. Ya da bana kafa tut, Impure şampiyonluğunu da bir kenara bırakıp üzerime saldır ve herkese yaptığım şeyin aynısını sana da yapayım: Bir silindir gibi üzerinden geçeyim. Ve Wrestlemania'da seni bitirirken, Liv'i de her dediğimi yapacak bir köleye çevireyim. Dans etmek istediğini biliyorum oğlum, ama şeytanla valse kalktığında dansın ne zaman biteceğine şeytan karar verir. Eğer benim sana önerdiğim yolu izlersen, onurunu ve erkekliğini geri alamayacaksın; ama küçük dostuna tekrardan kavuşacaksın. Eğer ters şeritte devam etmek istersen de, Wrestlemania'da benden alacağın tek şey kelleni almak için indirdiğim kılıcın kenarı olacak. Seninle ilgilenmiyorum evlat, küçük arkadaşın Liv'le de öyle. Sizler birer alet edevatsınız, benim için bir kıymetiniz yok. Ancak Impure şampiyonluğu Güney'e gelmeli ve bunu yapmamı sen sağlamalısın. Eğil Dominik, eğil ki o küçük kafana basıp altınıma uzanayım. Ya da karşıma dikilmeyi dene... ve seni diğerleri gibi başsız bırakayım. Seçim seni-
Aniden bir müzik sesi duyuluyor ve Wyatt girişe dönüyor.
@jaques
Işıklar sönüyor, girişte gaz lambasıyla Bray Wyatt görünüyor. Wyatt ağır ağır ringe ilerlerken ekranda Dominik Mysterio ve Liv Morgan'la yaşadığı olaya ilişkin özetleri izliyoruz. Wyatt iplerin arasından kayarak içeri giriyor ve sallanan sandalyesine kurulduktan sonra bir süre sallanıyor. Lambaya üflemek yerine yere bırakıyor ve kısık ışıkta konuşmaya başlıyor.
Büyük ideallere sahip delikanlıların ölümleri de büyük olur. PGW çöplüğünde tarih yazmaya niyetlenen cesur yürekler, eylemlerin bir sonucu olduğunu unutmamalı. Neticede hepimiz aynı denizde yüzüyoruz, ama bazılarımız dalgalarla daha iyi mücadele ederken, bazılarımız ilk ters akıntıda geberip gidiyor. (Wyatt elini sallıyor) Bu başarısızlık öykülerinden o kadar fazlasına şahit oldum ki artık gördüğüm hiç bir şeyin şaşırtmayacağını söyleyebilirdim. Ta ki minik Dom'la tanışana kadar. Tabi, buna bir tanışma diyebilirseniz. 1 seneye yakın süren bir hükümdarlık dönemine, aşağılıkça ve adice bir son yazmayı uygun bulan bu genç adamın gayesizliği ve ahmaklığı pek çok kişiye ibret. PGW'de yükselmeye çalışan genç adamlar, Dominik'in yaptığı ahmaklıkları bir kenara not ederek kendilerine daha sağlıklı bir patika oluşturabilirler. Normal şartlarda, Wrestlemania'ya ilerlerken PGW Şampiyonluğu üzerinden PGW ölümlülerine kabus olmam gerekirdi.. ancak buradayız. Ve Dominik'in her şeyden çok değer verdiği biricik aşkı Liv Morgan'ın da içinde bulunduğu bir sandalda ilerliyoruz... (Wyatt sakalını ovuşturuyor ve seyirciye bakıyor) Impure şampiyonluğuna talip olduğumdan bu yana ilerlediğim güzergah, bana Dominik ve Liv'in arasındaki telenovelaları andıran bu küçük öykünün çok da anlam ifade etmediğini gösterdi. Bana inanın adamım, bu yerkürede bir adamla bir kadını bir araya getirebilecek tek şey cinselliktir; yani hayvansal dürtüler. Kalan muhteviyat ise, bir araya gelmek istediği kadını elde edemeyen yaşlı bunakların şiir kitaplarındaki hezeyanlardan ibaret. Fakat burada alınacak bir ders var, küçük Liv'in sadece bir hafta içinde bizim ahmak Romeo'muzun sevgi sözcüklerine ve yalvarmalarına rağmen Wyatt Ailesi tabiatına sığınması, benim PGW içinde gerçekten bu dünyayı güzel hale getirmek isteyen tek adam olduğumun ispatı. Ve Liv, benim sancağımın altında savaşmak isteyen pek çok kişiden yalnızca birisi.
Wyatt ayağa kalkıp şapkasını düzeltiyor ve volta atmaya koyuluyor.
Bu dünyanın düzeni basittir madamlar ve mösyöler.. Kadınlar doğar, doğurur ve ölür. Erkekler doğar, mücadele eder ve ölür. Kimi gençken, kimi yaşlıyken ama nefes alan her canlı bir gün içinde istirahat edeceği taş yatağa daha rahat uzanma arayışındadır aslında. İnandığınız tanrılar ve dinler, sizlere görebilmeniz için gözler verdi. Duyabilmeniz için kulaklar verdi.. Ve üreyebilmeniz için de organlar verdi. Lakin üreme içgüdüsüne büyük anlamlar yükleyerek bunu bir felsefe haline getirebilecek kadar cahillik şu dünyada sadece insanlarda var.. Genç bir adam ve genç bir kadın bir araya gelir, kanları kaynar.. ve o şehvetlerden piçler doğar. Bizim cahil delikanlımız ile Liv Morgan arasındaki öykünün de yegane özeti budur. Ancak bu, bizi, Wyatt Ailesini ilgilendirmiyor. Liv Morgan'a el koyma sebebim, ona değer vermem yahut büyük eylemler başarabileceğini düşünmem değildi. Onun bana Dominik'i ve daha ileride Impure şampiyonluğunu getirecek anahtar olduğunu biliyordum. Fakat sorun şu, bu yol nereye ilerliyor ve tam olarak nerede bitiyor? Dominik, ben senin yerinde olsaydım üzerime düşeni yapar ve ihtiyar Bray amcana Impure unvanını altın bir tepside sunardım evlat. Zira senin adına "aşk" dediğin bu şeyi kontrol altına aldım, aşağıladım ve çiftliğimde zincire vurup bir mezat ürünü gibi sergiledim. Bir ahmak gibi ölümüne doğru koştun ve tek başına Wyatt Family'i kendi evinde yenebileceğini düşündün. Ve sonuç? Onurun ve insaniyet duyguna ek olarak, bir de kız arkadaşından oldun. Fakat sana onu geri verebilirim Dominik. Emin ol, onu hor kullanmadık. Fakat hangi seçimi yapacağını ikimiz de biliyoruz evlat, kız arkadaşını rehin tuttuğumuzu iddia edecek ve üzerime hücum etmeye devam edeceksin.. Peki gerçekten de gitmen gereken yolun bu olduğuna inanıyor musun?
Wyatt kafasını kaldırıp Wrestlemania logosuna bakıyor.
Bu alışverişi çok daha kolay halledebileceğimizi biliyorum. Benden bir şey çaldın.. şimdi çaldığın şeyin yerine yenisini koyup telafi etmeye başlayabilirsin evlat. Bana altınımı getir ve aşk hikayenin devam etmesine izin vereyim. Bana unvanımı teslim et ve senin tekrardan adına sevgi dediğin bu ahmaklığı sürdürmeni sağlayayım. Ya da bana kafa tut, Impure şampiyonluğunu da bir kenara bırakıp üzerime saldır ve herkese yaptığım şeyin aynısını sana da yapayım: Bir silindir gibi üzerinden geçeyim. Ve Wrestlemania'da seni bitirirken, Liv'i de her dediğimi yapacak bir köleye çevireyim. Dans etmek istediğini biliyorum oğlum, ama şeytanla valse kalktığında dansın ne zaman biteceğine şeytan karar verir. Eğer benim sana önerdiğim yolu izlersen, onurunu ve erkekliğini geri alamayacaksın; ama küçük dostuna tekrardan kavuşacaksın. Eğer ters şeritte devam etmek istersen de, Wrestlemania'da benden alacağın tek şey kelleni almak için indirdiğim kılıcın kenarı olacak. Seninle ilgilenmiyorum evlat, küçük arkadaşın Liv'le de öyle. Sizler birer alet edevatsınız, benim için bir kıymetiniz yok. Ancak Impure şampiyonluğu Güney'e gelmeli ve bunu yapmamı sen sağlamalısın. Eğil Dominik, eğil ki o küçük kafana basıp altınıma uzanayım. Ya da karşıma dikilmeyi dene... ve seni diğerleri gibi başsız bırakayım. Seçim seni-
Aniden bir müzik sesi duyuluyor ve Wyatt girişe dönüyor.
@jaques
- Oynadığınız Karakterin Adı
- Bray Wyatt

